Ahmet Kanbal

Ahmet Kanbal - Social Media Trial

Mezopotamya Ajansı’nın İzmir muhabiri Ahmet Kanbal, 7 Şubat 2018’de, İzmir’in Hatay İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden arandı. Kanbal’a, telefonda; “asker kaçağı” olduğu aktarıldı. Kanbal, telefon üzerine, Hatay İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne gitti.

Kanbal, hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını emniyette öğrendi. Buna göre Kanbal hakkında, “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla soruşturma başlatılmış ve gözaltı kararı verilmişti.

Kanbal, bir gün gözaltında tutuldu. Buradan, hakkındaki soruşturmayı yürüten Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi üzerinden ifade verdi. İfadesinde, suçlandığı sosyal medya paylaşımlarında “propaganda amacının olmadığını” belirtti.

Kanbal, savcılık ifadesinin ardından, 9 Şubat 2018’de serbest bırakıldı. Hakkındaki iddianame 26 Mart 2018’de tamamlandı.

Gazeteci Ahmet Kanbal hakkındaki iddianame, İzmir Cumhuriyet Savcısı Erol Sümer tarafından 26 Mart 2018’de tamamlandı. İddianame üç sayfadan oluştu.

Kanbal’ın, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde yer alan Afrin’e yönelik askeri operasyonuna ilişkin 33 sosyal medya paylaşımı, iddianamede tek tek sıralandı. Aralarında, Kanbal’ın muhabirliğini yaptığı Mezopotamya Ajansı’nın haberlerinin de bulunduğu paylaşımlardan bazıları şöyleydi:

. “Afrin’i işgal girişimine hava saldırısı ile devam ediliyor. AKP, Kürtlere savaş açarak kendi sonunu getirecek”
. “Afrin saldırısının adını marifetmiş gibi Zeytin Dalı harekatı koymuşlar, isminden anlaşılacağı kadarıyla, AKP-MHP ittifakının barış sembolünden başka bir şey anlaması beklenemezdi.”
. “Ortada Efrin savaşı yok ki Afrin savaşına hayır diyorsunuz, ortada bildiğin saldırı var, şu ana kadar sivil yerleşim alanlarına yapılan hava saldırılarında 5 sivil hastanelere kaldırıldı.”
. “Afrin’i kimse öyle El Bab gibi altın tepside sunmaz. Eğer Türkiye durmazsa en az 40 yıl sürecek bir savaştır Afrin’e saldırmak.”
. “Bu arada panik yapmaya gerek yok Afrin’de istedikleri kadar hava saldırısı düzenlesinler, hava saldırısından elde edecekleri bir şey yok ama kaybedecekleri çok şey var. En başta Kürt halkını kaybettikleri gibi bu saatten sonra birlikte yaşama arzularını da yok etmişlerdir.”
. “TSK: PKK/PYD sivilleri kalkan olarak kullanıyor, şehir merkezini de PKK bombalıyor zaten, her zamanki terane.”
. “Rusya Afrin’de sorumluluğu ABD’ye atıyor, ABD ise sessiz. Lavrov ve Tillerson görüşüyor muhtemelen pazarlık yapıyorlar. Rusya pazarlık sonucunda ABD’den istediğini alırsa Efrin saldırısına ara verilecek, Kürtler ise iki güce de minnet etmeden kendi öz güçleri ile Efrin’i savunuyor.”
. “Latuff, Afrin operasyonunu çizdi. İsrail’in Filistinlilere saldırısı gibi.”
. “Mısır’dan Efrin tepkisi: Saldırılar kabul edilemez.”
. Kıbrıs Afrika Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni @MAturkce’ye konuştu: Onlar için fetih benim için işgaldir.

İddianamede, Kanbal; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 ve Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddelerinde düzenlenen “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Hakkında 1 yıl 3 aydan 8 yıl 9 aya hapis cezası istendi.

Ayrıca, Kanbal’ın; Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde düzenlenen “belirli haklardan yoksun bırakılması” da talep edildi.

Gazeteci Ahmet Kanbal’ın yargılanmasına, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 20 Kasım 2018’de görülen ilk duruşma ile başlandı.

Kanbal, yaptığı paylaşımların “gazetecilik faaliyeti kapsamında” olduğunu belirtti. “Bunlar suç olarak görülemez. İddianameyi hazırlayan savcı tweet’lerdeki haberleri okusa, bunların haber olduklarını görürdü” dedi.

Kanbal, “Yargılansam da barış gazeteciliği yapmaya devam edeceğim. Gazetecilik korku değil, cesaret işidir” ifadelerini kullandı.

Savcılık, ilk duruşmada; esas hakkındaki mütalaasını sundu. Kanbal’ın “zincirleme terör örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla cezalandırılmasını istedi.

Yargılamanın ikinci duruşması, 26 Şubat 2019’da görüldü. Kanbal, esas hakkındaki mütalaanın kendisine ulaşmadığını belirtti. Duruşma ertelendi.

Yargılamanın üçüncü duruşması 19 Mart 2019’da görüldü. Duruşmada, mahkeme heyeti; Kenan Arslanboğan’ın başkanlığında, üyeler Burçin Sağlam Aykaç ve Canan Çetinkaya’dan oluştu. Duruşma savcılığı görevini ise Fehmi Gedik yürüttü.

Heyet, Kanbal’ın; Türk Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesiyle düzenlenen “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılamak” suçu kapsamında yargılanmasını talep etti. Bunun için Adalet Bakanlığı’na yazı yazıldı.

Bir kişinin bu suçlama ile soruşturulabilmesi için Adalet Bakanlığı’nın izni gerekiyor. Duruşma, bakanlık yanıtının beklenmesi için ertelendi.

Yargılamanın dördüncü duruşması 13 Aralık 2019’da görüldü. Mahkeme heyeti değişmedi. Ancak duruşma savcılığı görevini, Kanbal hakkındaki iddianameyi yazan savcı Erol Sümer yürüttü.

Adalet Bakanlığı, Kanbal hakkında bu iddiayla soruşturma açılmasına izin vermedi.

Hazırladığı iddianame ile Kanbal’ın 8 yıl 9 aya kadar hapsini isteyen duruşma savcısı Sümer, Kanbal’ın beraatini istedi. Kanbal’ın sosyal medya paylaşımları ve yaptığı haberlerin gazetecilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kanbal da savcının talebine katıldığını belirterek beraatını istedi.

Mahkeme, Kanbal’ın beraatına karar verdi.

4. Standing - Dec. 13, 2019


Mezopotamya Ajansı muhabiri Ahmet Kanbal, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında, 8 Şubat 2018’de, İzmir’de gözaltına alındı. “Terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. 9 Şubat 2018’de serbest bırakıldı.

Gazeteci Ahmet Kanbal hakkındaki iddianame, İzmir Cumhuriyet Savcısı Erol Sümer tarafından 26 Mart 2018’de tamamlandı. Kanbal’ın, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde yer alan Afrin’e yönelik askeri operasyonuna ilişkin 33 sosyal medya paylaşımı, iddianamede tek tek sıralandı.

İddianamede, Kanbal; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 ve Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddelerinde düzenlenen “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Hakkında 1 yıl 3 aydan 8 yıl 9 aya hapis cezası istendi.

Gazeteci Ahmet Kanbal’ın yargılanmasına, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 20 Kasım 2018’de görülen ilk duruşma ile başlandı.

Kanbal, yaptığı paylaşımların “gazetecilik faaliyeti kapsamında” olduğunu belirtti. “Bunlar suç olarak görülemez. İddianameyi hazırlayan savcı tweet’lerdeki haberleri okusa, bunların haber olduklarını görürdü” dedi.

Kanbal, “Yargılansam da barış gazeteciliği yapmaya devam edeceğim. Gazetecilik korku değil, cesaret işidir” ifadelerini kullandı.

Savcılık, ilk duruşmada; esas hakkındaki mütalaasını sundu. Kanbal’ın “zincirleme terör örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla cezalandırılmasını istedi.

Yargılamanın ikinci duruşması, 26 Şubat 2019’da görüldü. Kanbal, esas hakkındaki mütalaanın kendisine ulaşmadığını belirtti.

Yargılamanın üçüncü duruşması 19 Mart 2019’da görüldü. Heyet, Kanbal’ın; Türk Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesiyle düzenlenen “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılamak” suçu kapsamında yargılanmasını talep etti. Bunun için Adalet Bakanlığı’na yazı yazıldı.

Bir kişinin bu suçlama ile soruşturulabilmesi için Adalet Bakanlığı’nın izni gerekiyor. Duruşma, bakanlık yanıtının beklenmesi için ertelendi.

Yargılamanın dördüncü duruşması 13 Aralık 2019’da görüldü.


Hakim Kenan Arslanboğan, ilk sözü iddia makamına verdi.

Savcı Erol Sümer, Adalet Bakanlığı’nın, Kanbal hakkında; Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesinde düzenlenen “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılamak” iddiasıyla soruşturma açılmasına izin vermediğini anımsattı.

Savcı Sümer, Kanbal’ın sosyal medya paylaşımları ve yaptığı haberlerin gazetecilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmesini ve davadan beraat etmesi yönünde görüş bildirdi.

Ardından söz alan Kanbal, paylaşımlarının gazetecilik faaliyeti kapsamında ele alınması gerektiğini savunarak dosya savcısına katıldığını ve beratini istediğini söyledi.

Avukat Erdal Kuzu, savcıya katılarak Kanbal’ın beraat talep etti.


Mahkeme heyeti karar vermek için 2-3 dakika süren bir toplantı gerçekleştirdi.

Toplantı sonrasında hakim, Kanbal’ın beraatına karar verdi.


Duruşma Öncesi

Saat 11.30’da başlaması öngörülen duruşma, 13.40’da başladı. Gecikme sebebi açıklanmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonunun kapısına asılan bilgi notuna göre aynı gün 14 dava görüldü. Yaklaşık 200 metrekarelik bir salonda duruşma yapıldı. Mahkeme heyeti, avukat ve izleyiciler için ayrılan alanlar yeterliydi. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBIS) kullanılan salonda bağlantı sırasında problem yaşanmadı.

Duruşmaya Katılım

Davanın 3. duruşmasına Kanbal ve avukatları Erdal Kuzu, Tahar Erdem Mardin’den Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBIS) marifetiyle katıldılar. Duruşmayı, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nden bir temsilci takip etti.

3. Standing - March 19, 2019


Mezopotamya Ajansı muhabiri Ahmet Kanbal, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında, 8 Şubat 2018’de, İzmir’de gözaltına alındı. “Terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. 9 Şubat 2018’de serbest bırakıldı.

Gazeteci Ahmet Kanbal hakkındaki iddianame, İzmir Cumhuriyet Savcısı Erol Sümer tarafından 26 Mart 2018’de tamamlandı. Kanbal’ın, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde yer alan Afrin’e yönelik askeri operasyonuna ilişkin 33 sosyal medya paylaşımı, iddianamede tek tek sıralandı.

İddianamede, Kanbal; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 ve Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddelerinde düzenlenen “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Hakkında 1 yıl 3 aydan 8 yıl 9 aya hapis cezası istendi.

Gazeteci Ahmet Kanbal’ın yargılanmasına, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 20 Kasım 2018’de görülen ilk duruşma ile başlandı.

Kanbal, yaptığı paylaşımların “gazetecilik faaliyeti kapsamında” olduğunu belirtti. “Bunlar suç olarak görülemez. İddianameyi hazırlayan savcı tweet’lerdeki haberleri okusa, bunların haber olduklarını görürdü” dedi.

Kanbal, “Yargılansam da barış gazeteciliği yapmaya devam edeceğim. Gazetecilik korku değil, cesaret işidir” ifadelerini kullandı.

Savcılık, ilk duruşmada; esas hakkındaki mütalaasını sundu. Kanbal’ın “zincirleme terör örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla cezalandırılmasını istedi.

Yargılamanın ikinci duruşması, 26 Şubat 2019’da görüldü. Kanbal, esas hakkındaki mütalaanın kendisine ulaşmadığını belirtti. Duruşma ertelendi.

Yargılamanın üçüncü duruşması 19 Mart 2019’da görüldü.


Mahkeme heyeti; Kenan Arslanboğan başkanlığında, üye hakimler Burçin Sağlam Aykaç ve Canan Çetinkaya’dan oluştu.

Mahkeme başkanı, ilk sözü iddia makamına verdi. Savcı, yazılı olarak verdiği mütalaayı tekrar ettiğini ifade etti.

Ardından söz alan Ahmet Kanbal, paylaşımlarının gazetecilik faaliyeti kapsamında ele alınması gerektiğini savundu. Kanbal, davanın ifade özgürlüğüne yönelik bir saldırı olduğunu söyleyerek beraatını talep etti.

Avukat Erdal Kuzu, mahkemenin yetkisiz olduğunu ifade ederek Kanbal’ın adresinin Mersin’de olduğunu bu yüzden duruşmanın Mersin Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğini ifade etti. Mahkeme başkanı, bu itirazı reddetti.

Kuzu, Kanbal’ın paylaşımlarının ifade özgürlüğü kapsamında ve gazetecilik faaliyeti olduğunu söyledi. Paylaşımlarının şiddet ve cebir içermediğini belirtti. Mevcut siyasal iktidarı eleştiren paylaşımlarının ise suç olmadığını söyledi. Beraat talep etti.

Avukat Ali Kahraman ise gazetecilerin hükümeti öven paylaşımlar yapmak zorunda olmadığını ifade etti. Kanbal’ın paylaşımlarında suç teşkil eden her hangi bir açıklamanın olmadığını söyledi. Beraat talep etti.

Mahkeme heyeti, duruşmaya 10 dakika ara verdi.


Mahkeme heyeti, aranın ardından kararını açıkladı.

Heyet, Kanbal’ın; Türk Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesiyle düzenlenen “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılamak” suçu kapsamında yargılanmasını talep etti.

Bunun için Adalet Bakanlığı’na yazı yazıldı.

Bir kişinin bu suçlama ile soruşturulabilmesi için Adalet Bakanlığı’nın izni gerekiyor. Duruşma, bakanlık yanıtının beklenmesi için ertelendi.


Duruşma Öncesi

Saat 13.30’da başlaması öngörülen duruşma, 14.27’de başladı. Gecikme sebebi sorulduğunda mübaşir, iş yükünün arttığını söyledi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonunun kapısına asılan bilgi notuna göre mahkemede aynı gün 15 dava görüldü. Duruşma, yaklaşık 200 metrekarelik geniş bir salonda duruşma yapıldı. Mahkeme heyeti, avukat ve izleyiciler için ayrılan alanlar yeterliydi. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBIS) kullanılan salonda bağlantı sırasında problem yaşanmadı.

Duruşmaya Katılım

Kanbal’ın yargılandığı davanın üçüncü duruşmasına Kanbal ve avukatları Erdal Kuzu, Ali Kahraman katıldı. Kanbal ve avukatları, duruşmaya; Mardin’den Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBIS) marifetiyle katıldılar. Duruşmayı, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nden bir temsilci de takip etti.

Genel Gözlemler

Duruşma bir saat geç başladı. Daha önce görülen duruşmalarda savunmalar ve deliller toplandığı için duruşma da önceki savunmalar tekrarlandı. Duruşma sırasında gergin bir atmosfer yoktu. Hakim duruşma sonrasında gazeteci ve gözlemcilerin talebi olduğu halde duruşma tutanağını vermedi. Dava 35 dakika sürdü. Duruşma sonrasında tutanak, gözlemci ve gazetecilere verilmedi.

2. Standing - Feb. 26, 2019


Mezopotamya Ajansı muhabiri Ahmet Kanbal, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında, 8 Şubat 2018’de, İzmir’de gözaltına alındı. “Terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. 9 Şubat 2018’de serbest bırakıldı.

Gazeteci Ahmet Kanbal hakkındaki iddianame, İzmir Cumhuriyet Savcısı Erol Sümer tarafından 26 Mart 2018’de tamamlandı. Kanbal’ın, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde yer alan Afrin’e yönelik askeri operasyonuna ilişkin 33 sosyal medya paylaşımı, iddianamede tek tek sıralandı.

İddianamede, Kanbal; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 ve Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddelerinde düzenlenen “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Hakkında 1 yıl 3 aydan 8 yıl 9 aya hapis cezası istendi.

Gazeteci Ahmet Kanbal’ın yargılanmasına, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 20 Kasım 2018’de görülen ilk duruşma ile başlandı.

Kanbal, yaptığı paylaşımların “gazetecilik faaliyeti kapsamında” olduğunu belirtti. “Bunlar suç olarak görülemez. İddianameyi hazırlayan savcı tweet’lerdeki haberleri okusa, bunların haber olduklarını görürdü” dedi.

Kanbal, “Yargılansam da barış gazeteciliği yapmaya devam edeceğim. Gazetecilik korku değil, cesaret işidir” ifadelerini kullandı.

Savcılık, ilk duruşmada; esas hakkındaki mütalaasını sundu. Kanbal’ın “zincirleme terör örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla cezalandırılmasını istedi.

Yargılamanın ikinci duruşması, 26 Şubat 2019’da görüldü.



Next Trial: March 19, 2019, 3 p.m.


Ahmet Kanbal’ın duruşması 16’ıncı sıradaydı ve 14.10 saati belirlenmişti. Ancak duruşma gecikmeli olarak saat 14:48’de başladı. Mahkemenin o gün görmesi gereken 17 duruşma vardı.

Mahkeme heyeti; Kenan Arslanboğan başkanlığında, üye hakimler Burçin Sağlam Aykaç ve Canan Çetinkaya’dan oluştu.

Duruşma, savcı Fehim Gedik’in önceki celsede sunduğu mütaalasını tekrar etmesiyle başladı.

Kanbal, mütaalanın kendisine ulaşmadığı gerekçesiyle savunmasını hazırlamak için yeniden ek süre talebinde bulundu:

“Yaptığım gazetecilik faaliyetidir. Yorumlar da gazetecilik kimliği gereği yaptığım paylaşımlardır. Bir suç olduğunu düşünmüyorum. Bu paylaşımların suçlama konusu yapılması konjonktüreldir. Mütalaaya ulaşamadım. Bu nedenle savunma yapmak için ek süre istiyorum.”

Mahkeme başkanının “UYAP’tan ulaşamadınız mı? Yazılıydı, taranmış olması gerekiyor” diyerek sözünü kesmesi üzerine avukat Erdal Kuzu, yeni vekalet sunacağını ve mütaalaya ulaşamadığını tekrar etti.

Mahkeme başkanı ek sürenin daha önce verildiğini, durumu kendilerine önceden bildirmesi gerektiğini söyledi.

Kuzu ek süre talebini yineledi.


Beş dakika süren duruşmanın sonunda mahkeme heyeti müzakere yapmadan ara kararını açıkladı.

Savunma için ek süre talebi kabul edildi.

Bir sonraki duruşma 19 Mart 2019 saat 15:00’e bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüleceği İzmir Adliyesi’ne, X-Ray cihazlarının konulduğu arama noktasından geçildikten sonra girildi. Duruşma salonu ağır ceza mahkemelerinin bulunduğu binanın üçüncü katındaydı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü 2. Ağır Ceza Mahkemesi, “terör” suçlamaları ile ilgili bir mahkemeydi. Salon büyüktü. 80 kişilik izleyicisi sırası vardı. Salonda Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) bağlantısı için iki adet ekran konulmuştu. Duruşma salonu havalandırılmış ve temiz bir salondu.

Duruşmaya Katılım

Kanbal, Mardin’de ikamet ettiği için duruşmaya kendi talebi doğrultusunda SEGBİS aracığıyla Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nden katıldı. Kanbal’a avukatı Erdal Kuzu da SEGBİS salonunda Kanbal’a eşlik etti.

İzmir’deki duruşma salonunda ise duruşmayı izlemek için katılan dört gazeteci dışında izleyici ve avukat yoktu. Salonda bir polis memur vardı.

Genel Gözlemler

Duruşma SEGBİS bağlantısı nedeniyle gecikmeli olarak başladı. Bilgisayar kullanımı için heyetten izin alınmak durumunda kalındı. Mahkeme başkanı da görüntü ve ses kaydı alınmaması uyarısında bulunarak, izin verdi. SEGBİS bağlantısını kurulması için beklenildiği sırada mahkeme başkanının salondaki gazetecilere dönerek, “Burada hangi basın var?” diyerek sorması dikkat çekti. Mahkeme heyeti ve duruşma savcısı bir önceki duruşmada görev alan isimlerdi.

Ahmet Kanbal - Social Media Trial (Indictment)

Ahmet Kanbal - Social Media Trial 3. Standing (Minutes of the Hearing)

Ahmet Kanbal - Social Media Trial 4. Standing (Minutes of the Hearing)