Arif Aslan

Selman Keleş, Arif Aslan - Trial for Membership of a Terrorist Organization

Van İpekyol Belediyesi çalışanı gazeteci Arif Aslan, kapatılan Dihaber Ajansı’nın muhabiri Selman Keleş ile birlikte 20 Mart 2017’de kayyum atanan Van Büyükşehir Belediyesi binası önündeki beton bariyerlerin fotoğraflarını çekerken polislerce alıkonuldu. Zabıta idari para cezası kesti. Selman Keleş, Arif Aslan ile birlikte gözaltına alındı. Fotoğraf makinesine el kondu.

Gazeteciler 31 Mart 2017’de tutuklandılar. Keleş’in çalıştığı Dihaber Ajansı 25 Ağustos 2017’de yayınlanan 693 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaptıldı.

Haklarında “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla Van Cumhuriyet Savcısı Emrah Güngör tarafından iddianame hazırlandı. 21 Kasım 2017’deki ilk duruşmada tahliye edildiler. Savcının itirazı üzerine hakkında yeniden tutuklamaya dönük yakalama emri çıkartıldı.

Arif Aslan 31 Aralık 2017 günü Van’da yeniden gözaltına alındı. İfadesi alındıktan sonra yeniden serbest bırakıldı. Hakkında imza atma zorunluluğu ve yurtdışına çıkış yasağı kondu.

Cumhuriyet Savcısı Emrah Güngör’ün yazdığı 9 Ekim 2017 tarihli iddianamede Arif Aslan ve Selam Keleş’e “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçlaması yöneltiliyor.

İddianame PKK’nin kuruluşuna dair paragraf ile başlıyor. Arif Aslan ve Selman Keleş’in Van Büyükşehir Belediyesi binasının önündeki beton bariyerlerin fotoğraflarını çektikleri için gözaltına alındıkları anlatılıp, bu sırada alınan hafıza kartlarından çıkan fotoğraflar ile ilgili de suçlama oluşturuluyor.

20 Mart 2017’de Arif Aslan ve Selman Keleş’in Van Büyükşehir Belediyesi binasının önündeki beton bariyerlerin fotoğraflarını çekmelerinin ardından “Örgüt tarafından gerçekleştirilebilecek eylemler için kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili ön çalışma yapıyor olabileceklerinin değerlendirilmesi” üzerine gözaltına alındıkları söyleniyor.

Savcı, Arif Aslan’a ait hafıza kartındaki fotoğraflarda “ilde gerçekleşen çok sayıda saldırının faili olarak aranan PKK yöneticileri ve mensuplarının” bulunduğunu belirtiyor.

2016’daki dört saldırı olayını sıralayarak “Van Eyalet Komutanı, Eyalet Komutan Yardımcısı, Maliye Sorumlusu ve Van YPS Sorumlusu gibi sıfatlarla bu örgüt mensuplarına emir ve talimat veren örgüt mensuplarının bir arada çekilmiş oldukları fotoğrafların” bulunduğu tespitini sıralıyor.

Fotoğraflarda bulunan bazı isimlerin ödüllendirme yönetmeliği kapsamında arananlardan olduğu, fotoğraflardaki diğer isimlerin de “birçok mahkeme kararıyla devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, Silahlı Terör örgütüne üye olma vb. suçlardan aranma kayıtları bulunan, aleyhlerinde ifade ve teşhisler bulunan, birçok silahlı eylemde yer alan ve bir kısmı etkisiz hale getirilmiş olan örgüt mensupları” olduklarını söylüyor. Bu kişilerden ikisinin Arif Aslan’ın kardeşi olduklarını belirtiyor.

Selman Keleş’in kullandığı fotoğraf makinasındaki hafıza kartında bulunan fotoğraflar da iddianamede ayrıca yer alıyor. Askeri alana iniş ve kalkış yapan helikopterlerin, park halinde bulunan bir askeri kobra aracının, yol kenarında güvenlik güçlerine ait zırhlı bir araca ait kaporta ve motor parçalarının, Dilucu gümrük kapısının, Karabulak Jandarma Karakoluna yapılan bombalı saldırının sonrasında çekilen olay yerinin, Gürbulak gümrük kapısındaki şüpheli bir çantanın imha çalışmasının, Demokratik Bölgeler Partisi’nin toplantısında PKK bayrağı ve Abdullah Öcalan’ın posterinin fotoğrafları iddianemeye alındı.

Ayrıca Van’da çatışmalarda öldürülen örgüt üyesi olduğu söylenen kişilerin de yer aldığı örgüt mensuplarının kırsaldaki günlük yaşamına dair fotoğraflar da iddianamede yer aldı.

Bu fotoğrafların öldürülen örgüt mensubunun üzerinden çıkan flash bellekteki fotoğraflarla aynı alana ait olduğun söyleniyor. Arif Aslan’dan elde edilen fotoğrafların 23’ünün ise PKK/KCK mensubunun dijital materyalinden çıkan fotoğraflarla aynı olduğu iddia ediliyor.

İddianamenin sonuç bölümünde fotoğraflar ile Arif Aslan’ın Fırat Haber Ajansı’na (ANF) haber göndermesi suçlama konusu yapılıyor. Bu bölümde “terör örgütü PKK’nın güdümünde bulunan ANF isimli kuruluşa haber nitelikli olduğunu beyan ettiği bilgi akışı sağlaması” cümlesi dikkat çekiyor. Savcı, fotoğraflar ve ANF’ye haber göndermeyi dikkate alarak iki gazetecinin “PKK’nin eylemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla keşif faaliyetinde bulundukları, örgütün kırsalda bulunan silahlı militanlarıyla yakın temas halinde oldukları ve bu faaliyetlerini belirli bir hiyerarşi dışında gerçekleştirmelerinin mümkün olmadığını” iddia ediyor. İki ismin de “silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği” iddiasıyla cezalandırılmalarını istiyor.

Davanın ilk duruşması 21 Kasım 2017’de Van 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Selman Keleş ve Arif Aslan tercüman aracılığıyla Kürtçe savunmalarını yaptı.

Selman Keleş, Van Büyükşehir Belediyesi önünde fotoğraf çektiği anı şöyle anlattı:

“Ben ve arkadaşım Newroz alanında çekimlerimizi yapıp arkadaşımın babasının dükkanına doğru yola çıktık. Dükkana doğru giderken Van Büyükşehir belediyesinin önünde bulunan büyük beton bariyerlerinin de fotoğrafını çektik. Büyükşehir belediyesine yakalandığımız günden yaklaşık bir ay kadar önce kayyum atanmıştı, kayyum atandığından haberim vardı. Büyükşehir belediyesinin önündeki beton bariyerlerin fotoğrafını çekerek sonraki süreçte bunları haber yapmak amacındaydık.”

Selman Keleş, iddianamenin aksine fotoğrafları açık açık çektiğini, yanlarına gelen polis memurlarının görüntü almanın yasak olduğunu söylediğini, zabıtaların idari işlem başlattığını ve gözaltına alındıklarını söyledi.

Üzerindeki iki fotoğraf makinesinden birinin kendisine, diğerinin Dicle Haber Ajansı (DİHA) çalışanı arkadaşına ait olduğunu söyledi.

İddianamede geçen fotoğrafların kendisinden alınan makinelerden ya da başka bir dijital materyalden elde edilmediğini belirtti. Kendi çektiği fotoğrafların bir sayfayı oluşturduğunu, üç sayfanın ajanstaki arkadaşına ait makinede bulunduğunu anlattı. Bu fotoğrafların geri kurtarma yöntemiyle tespit edildiğini düşündüğünü söyledi. Bazı fotoğraflara dair ise bilgi sahibi olmadığını aktardı.

2011 yılından beri gazetecilik yaptığını, yakalanmadan önce Dicle Haber Ajansı’nın kapatılması üzerine serbest çalışarak haberlerini bu ajansa sattığını belirtti.

Belediye binasının fotoğrafını çeken ilk kişi olmadığını, kendine ait olmayan fotoğrafların ise her yerde bulunduğunu, geri kurtarma yöntemiyle kartlardan yüz binlere yakın fotoğraf alınabilecekken cımbızlama yöntemiyle birkaçının tutanak altına alındığını söyledi.

“Benim tutuklanmamdaki neden 2 nedendir. Bunlardan bir tanesi Kürt olmam, ikincisi ise iktidara muhalif bir gazeteci olmamdır. Sadece ben değil tüm bölgede çalışan gazetelerde olabilecek fotoğraflardır diyerek tahliye ve beraatını talep etti.

Arif Aslan, orada haber yapmak amacıyla bulunduğunu söyledi. Kendisinin fotoğraf çekmediğini, fotoğrafların polislerin hemen karşısında, açık şekilde çekildiğini belirtti. 2014 yılında İpekyolu Belediyesi bünyesinde gazeteci olarak çalıştığını, kayyum atandıktan sonra bölümü tasfiye edilince garaja bağlı çalışmaya devam ettiğini söyledi. Yakalandığı gün izinli olduğunu belirtti. Cep telefonunda suç içerikli fotoğraf olmadığını, yanındaki kartı ise evde boş olarak bulduğunu söyledi. Kartın kardeşine ait olabileceğini, iddianamede adı geçen ve karttaki fotoğraflarla eşleşen fotoğrafların bulunduğu kişinin de kardeşiyle bağlantısı olabileceğini söyledi. Tahliyesini ve beraatını talep etti.

Selman Keleş’in avukatı Barış Oflas, gözaltına alınma sürecini şöyle aktardı:

“Arif Aslan beni arayarak emniyette olduklarını polislerin onları alıkoyduklarını söyledi. Ben de gittiğimde herhangi bir alıkoyma, gözaltı kararı olmadan alınmışlardı. Selman ve Arif’i bireysel mülakata alıyorlar ve Arif’in kardeşlerinin yakalaması olduğunu öğrenince onlar hakkında gözaltı yaptılar.”

Oflas, fotoğrafların cımbızlanarak çekildiğini, hangi fotoğrafın kime ait olup nereden çıktığını belli olmadığını söyledi. Tutuklu gazeteciler, Türkiye’de basının durumu ve basın ve ifade özgürlüğünden söz etti. Müvekkilinin sadece gazeteci olduğunu belirtti.

Arif Aslan’ın avukatı Cihat Durmaz, haber değeri olduğu için beton blokların fotoğraflarının çekilmek istendiğini söyledi. Müvekkilinin ağabeyinin örgüte katıldığını kardeşinin ise arandığını belirtti. Alınan kartın Aslan’ın kardeşine ait olduğunu belirtti. Beraat talep etti. Arif Aslan’ın diğer avukatı Ümit Dede, belediye binasının fotoğraflarını çekip idari para cezası verilen iki gazetecinin gözaltına alınıp fotoğraf makinalarına el konulmasını anlamadıklarını belirtti. İddianamenin kabul edilmemesi gerektiğini belirtti. Suçlama konusu SD kartın müzik çalmak için takılı olduğu araçta iken alıkonulduğunu söyledi. “Fotoğraflarda müvekkilin kendisi bulunsa dahi bu örgüt üyesi olduğunu göstermez hatta propaganda bile oluşmaz” diyerek tahliye ve beraat talep etti.

Savcı, tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Mahkeme, “Sanıkların üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti mevcut delil durumu, tutuklu kaldığı süre, suçun vasfının değişme ihtimali dikkate alınarak” derhal tahliyesine, yurtdışına çıkış yasağı ve imza atmak şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Davanın 22 Şubat 2018’deki ikinci duruşmasında Selman Keleş ile ilgili açılan başka dosyalar birleştirildi. Bunlar arasında Selman Keleş’in sosyal medyada paylaştığı haberler nedeniyle terör örgütü propagandası suçlamasıyla karşılaştığı iddianame de bulunuyor.

21 Mayıs 2019 tarihindeki 5. duruşmada, Arif Arslan hakkındaki imza atma yükümlülüğü kaldırıldı. Ancak yurtdışı çıkış yasağının sürdürülmesine karar verildi. Mahkeme ayrıca, Arslan hakkında Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen başka bir soruşturma hakkında savcılıktan bilgi istenmesine karar verdi.

Yargılamanın 6. duruşması 5 Eylül 2019 saat 09.00’a ertelendi.

5 Eylül 2019 tarihinde görülen duruşma 3 dakika sürdü. Mahkeme heyeti, İsviçre’ye iltica eden Selman Keleş’in ifadesi alınamadığı gerekçesiyle davayı 16 Ocak 2020 tarihine bıraktı.

6. Standing - Sept. 5, 2019


Dihaber Ajansı muhabiri Selman Keleş ve Van İpekyolu Belediyesi çalışanı gazeteci Arif Arslan 20 Mart 2017’de kayyum atanan Van Büyükşehir Belediyesi binası önündeki beton bariyerlerin fotoğraflarını çekerken gözaltına alındı. 31 Mart 2017’de tutuklandılar. Keleş’in çalıştığı Dihaber Ajansı 25 Ağustos 2017’de yayınlanan 693 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaptıldı.

Haklarında “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla Van Cumhuriyet Savcısı Emrah Güngör tarafından iddianame hazırlandı. 21 Kasım 2017’deki ilk duruşmada tahliye edildiler. Savcının itirazı üzerine hakkında yeniden tutuklamaya dönük yakalama emri çıkartıldı.

Selman Keleş 12 Aralık 2017’de Diyarbakır’da gözaltına alındı, 13 Aralık 2017’de serbest bırakıldı. Türkiye’den ayrılarak İsviçre’ye iltica başvurusunda bulundu.

Arif Aslan hakkında ise imza atma zorunluluğu ve yurtdışına çıkış yasağı kondu.

5 Eylül 2019 tarihinde görülen duruşma 3 dakika sürdü. Mahkeme heyeti İsviçre’ye iltica eden Selman Keleş’in ifadesini alamadığı gerekçesiyle davayı 16 Ocak 2020 tarihine bıraktı.



Next Trial: Jan. 16, 2020, 9 a.m.


Arif Aslan ve Selman Keleş’in duruşması sabah saat 9:00 olarak belirlenmişti.

Arif Aslan ve ona destek olmak için gelen meslektaşları duruşmanın görüleceği salona girmek için saat 10:35’e kadar bekledi.

Duruşmanın başlamaması üzerine Aslan’ın avukatı Cihat Durmaz, bilgi almak için mahkeme salonuna girdi. Avukat Durmaz salondan 3 dakika sonra çıktı. Verdiği bilgiye göre duruşmanın 16 Ocak 2020 gününe bırakılmıştı.

Aslan duruşma salonunun kapısında bekliyor olmasına rağmen salona girmesi ve savunması istenmedi.


Selman Keleş hakkında çıkarılan yakalama emrinin infazının beklenmesine ve Arif Aslan’ın dosyasının ise Selman Keleş’in dava dosyasından ayrılma talebinin reddine karar verildi.

Duruşma 16 Ocak 2020 saat 9:00’a bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüleceği Van Adliyesine girişler X-Ray cihazları ile yapılıyor. Ana kapı girişinde tek X-Ray cihazı sebebiyle girişler yoğun ve sıkışık. X-Ray cihazından geçilmesine rağmen bir polis memuru seçtiği kişiler arasında el yordamı ile bir arama daha gerçekleştiriyor. Adliyeye fotoğraf makinesi ile girmek yasak. Fotoğraf makinesi polis kontrol noktasında alınıyor ve adliye çıkışında tekrar geri veriliyor.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonuna Avukat Cihat Durmaz’ın dışında hiç bir sanığın ve izleyicinin girmesine fırsat kalmadan, duruşmanın ileri tarihe bırakılması sebebiyle salon hakkında gözlem bildirilemedi.

Duruşma Katılım

İsviçre’ye iltica eden ve yaşamını orada sürdüren Selman Keleş bu sebeple duruşmaya katılmadı. Keleş’in aile bireylerinden de duruşmayı takip eden olmadı. Arif Aslan ve gazeteci meslektaşları ile birlikte aile bireyleri davanın görüldüğü 5. Ağır Ceza Mahkemesi önünde mahkemenin görüleceği saati bekledi.

Genel Gözlemler

Arif Aslan’ın 5. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonun önünde bekliyor olmasına rağmen mübaşir tarafından çağırılmaması ve davada savunması istenmemesi üzerine Arif Aslan ve duruşma salonu önünde bekleyen yakınları, duruşmaya katılamadan geri döndü.

5. Standing - March 21, 2019


Arif Arslan ve Selman Keleş, 20 Mart 2017’de kayyum atanan Van Büyükşehir Belediyesi binası önündeki beton bariyerlerin fotoğraflarını çekerkekn gözaltına alındı. 31 Mart 2017’de tutuklandılar. Haklarında “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla Van Cumhuriyet Savcısı Emrah Güngör tarafından iddianame hazırlandı. 21 Kasım 2017’deki ilk duruşmada tahliye edildiler. Savcının itirazı üzerine hakkında yeniden tutuklamaya dönük yakalama emri çıkartıldı.

Selman Keleş 12 Aralık 2017’de Diyarbakır’da gözaltına alındı, 13 Aralık 2017’de serbest bırakıldı. Türkiye’den ayrılarak İsviçre’ye iltica başvurusunda bulundu.

Arif Arslan hakkında ise imza atma zorunluluğu ve yurtdışına çıkış yasağı kondu.



Next Trial: Sept. 5, 2019, 9 a.m.


Van Ağır Ceza’da görülen davada Saliha Safa Ekti başkanlığında üye hakimler Koray Kocatürk ve İlhan Sarıtürk’ten oluşan mahkeme heyeti duruşmayı bir buçuk saat gecikmeli başlattı. Duruşma, Selman Keleş hakkındaki yakalama kararının infaz edilmediğinin okunması ile başladı. Duruşmaya Arif Arslan yerine avukatı Cihat Durmaz katıldı.

Avukat Durmaz, Keleş hakkındaki yakalama kararını gerekçe göstererek dosyanın ayrılması talebini yineledi. Avukat Durmaz, Arslan’ın adli kontrol hükümlerine uzun zamandır uyarak imza attığını belirtti ve adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep etti.


Mahkeme heyeti, Selman Keleş hakkındaki yakalam emrinin infazının beklenmesine karar verdi.
Arif Arslan’ın imza atma yükümlülüğüne dair adli kontrol tedbiri kaldırıldı. Arslan’ın yurtdışına çıkış yasağının ise devam etmesine karar verildi.

Mahkeme, Arif Arslan hakkında açılan bir başka soruşturmanın akıbetinin Van Cumhuriyet Başsavcılığı’na sorulmasına da karar verdi.

Bir sonraki duruşma 5 Eylül 2019 tarihine bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Yargılama Van Adliyesi’nde görüldü. Adliye binasına çanta ve üst aramasının ardından girildi. 09.00 saati verilen duruşma bir buçuk saat geç başadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Yargılama büyük ve havalandırılmış bir salonda görüldü.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya bir tek Arif Arslan’ın avukatı Cihat Durmaz katıldı.

Genel Gözlemler

Duruşma geç başlamasına karşılık yaklaşık 10 dakikada tamamlandı. Ara kararın verilmesinin ardından avukat Durmaz’ın duruşma tutanağını alamadığı görüldü.

Selman Keleş, Arif Aslan - Trial for Membership of a Terrorist Organization (Indictment)

Selman Keleş, Arif Aslan - Trial for Membership of a Terrorist Organization 5. Standing (Minutes of the Hearing)

Selman Keleş, Arif Aslan - Trial for Membership of a Terrorist Organization 6. Standing (Minutes of the Hearing)