Aslı Ceren Aslan

Aslı Ceren Aslan – Özgür Gelecek Gazetesi Davası

Gazeteci Aslı Ceren Aslan, hakkında sorumlu yazıişleri müdürlüğü yaptığı Özgür Gelecek Gazetesi’nde yayımlanan haber ve yazılar gerekçe gösterilerek, soruşturma başlatıldı. Soruşturma Aslan’ın yayımlanan içeriklerden görevi gereği sorumlu olması nedeniyle başlatıldı.

Soruşturmalar, gazetenin 10-16 Mart 2016, 17- 23 Mart 2016, 24 - 30 Mart 2016, 7 - 13 Nisan 2016, 20-26 Nisan 2016, 27 Nisan - 3 Mayıs 2016, 18-24 Mayıs 2016, 25-31 Mayıs 2016 1-7 Haziran 2016 ve 26 Ekim-1 Kasım 2016 tarihlerinde yayımlanan yazılar gerekçesiyle yürütüldü. Soruşturmalar, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu’nca yürütüldü.

Soruşturmalar sonunda Aslan hakkında çeşitli tarihlerde 11 ayrı iddianame hazırlanarak, mahkeme sunuldu. Yargılama, iddianameler birleştirilerek sürdürüldü.

Aslan, hakkındaki bu soruşturma ve davalar nedeniyle Şubat 2017’de yurtdışına çıkmak istedi. Suriye’ye geçmek isteyen Aslan, 9 Şubat 2017’de Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde polislerce sınırı geçmeye çalıştığı sırada yakalanarak, gözaltına alındı. Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde gözaltında tutuldu. 13 Şubat 2017’de savcılığa çıkarıldı.

Aslan, savcılıktaki sorgusu sırasından emniyetteki gözaltındayken “işkence” ve “kötü muamele” ve “çıplak aramaya” maruz bırakıldığını söyledi. Aslan, hakkındaki davalar nedeniyle Suriye’ye geçmeyi ve orada gazetecilik yapmaya devam etmeyi planladığını belirtti.

Aslan, sevk edildiği mahkemece “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla tutuklandı. Urfa 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’ne götürüldü. Bu soruşturmayla ilgili iddianame ise Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 3 Ekim 2017’de tamamlanarak, mahkemeye sunuldu.

Özgür Gelecek Gazetesi Sorumlu Yazıişleri Müdürü Aslı Ceren Aslan hakkında gazetede yayımlanan yazı ve haberler gerekçe gösterilerek başlatılan soruşmalar kapsamında 11 ayrı iddianame hazırlandı.

24 Ocak 2017 tarihinde hazırlanan iddianamede; gazetenin 26 Ekim-1 Kasım 2016 tarihli sayısındaki “Dersim’de 13 gerilla şehit düştü”, “Militanlar Şahverdi şehitlerini andı” ve “Kavgada ölümsüzleşenler” başlıklı yazı ve haberler suçlama konusu yapıldı.

7 Haziran 2016 tarihli iddianamede gazetenin 7-13 Nisan 2016 tarihli sayısındaki içerikler suçlamaya konu edildi. Gazetenin bu sayısında yayımlanan “Yasakları Tanımıyoruz Sokaklar Halkındır”, “Sur ve Cizir’de Savaş Şantiyesi Olarak Kamulaştırma”, “Anın Devrimci Hamlesi; Birleşik Eylem Birliği”, “Rojhat Ali Ezidi Halkımız İçin Mücadele Eden Devrimci Yoldaşımızdır”, “Bizi Bombalar Değil Yılgınlık Yenilgiye Uğratır”, “Habur’un Öfkesi Büyüyor”, “Direnişimizin de Hafızamızın da Yok Edilmesine İzin Vermeyeceğiz” ve “Onur Polat Ölümsüzlüğe Uğurlandı” başlıklı içerikler suçlamaya gerekçe yapıldı.

Aslan hakkında hazırlanan 7 Haziran 2016 tarihli ikinci bir iddianamede ise gazetenin 24-30 Mart tarihli sayısındaki yayımlanan yazı ve içerikler suçlamaya gerekçe yapıldı. Gazetede yayımlanan, “Diz Çöktüremeyecekler”, “Kürt Ulusunun Savaşı Meşrudur! Bu Meşruluğa Gölge Düşürülmemelidir”, “Halkların Birleşik Devrimci Hareketi’ne Yaklaşımımız!” ve “T.Kürdistanı’ndaki Öz Savunma Direnişi Selamlandı” başlıklı içerikler delil olarak gösterildi.

Gazetenin 17-23 Mart 2016 tarihli sayısındaki içerikler gerekçe gösterilerek yürütülen soruşturma sonundaki iddianamede 7 Haziran 2016’da tamamlandı. Gazetedeki “Gücümüz Birleşik Direnişimiz”, “Bilincimiz, İnancımız ve Yoldaşça Dayanışmamız Güç Kaynağımızdır” ve “Kürt Halkının Direniş Çizgisi; Yaz Özgürlük Ya Özgürlük!” başlıklı içerikler suçlama konusu yapıldı.

10-16 Mart 2016 tarihli sayıda yayımlanan “Aslolan direniş çizgisidir”, “Saldırılara barikat, katliamlara hendek olalım” ve “Berna Yılmaz ve Çiğdem Yakşi ölümsüzlüğe uğurlandı” başlıklı içerikler suçlama konusu yapıldı.

21 Haziran 2016 tarihli altıncı iddianamede; gazetenin 20-26 Nisan 2016 tarihli sayısındaki içerikler suçlamaya delil olarak gösterildi. Söz konusu sayıda yayımlanan “Silopiya, Gever, Nisebin… kuşatma ve katliamlara karşı direniyor” ve “T.Kürdistanı’nı anlama rehberi; Cizir’e 3 gidiş!” başlıklı iki yazı suçlamaya delil gösterildi.

Gazetenin 27 Nisan-3 Mayıs 2016 tarihli sayısındaki içeriklerle ilgili olarak ise 21 Haziran 2016’da iddianame hazırlandı. Gazetenin bu sayısında yayımlanan “Cizir halkı yaralarını sarıyor” ve “44 yazında hesap sorma bilinci ve zafere inançla” başlıklı iki ayrı yazı suçlama konusu yapıldı.

21 Ekim 2016 tarihli iddianame, gazetenin 18-24 Mayıs 2016 tarihli sayısındaki içerikler gerekçe gösterilerek hazırlandı. Gazetede yayımlanan, “ÖZGÜR GELECEK’ten”, “AB ve TC kendi yolunu belirlerken: Son Zılgıt Çekilmedi henüz!”, “Geyiksuyu şehitleri teslim alınamayan irade, bitmeyen devrim özlemidir” ve “Kaypakkaya devrimin kutup yıldızı, direnişimizin meşalesidir” başlıklı yazılar suçlamaya delil gösterildi.

8 Kasım 2016 tarihinde tamamlanan bir başka iddianamede ise gazetenin 1-7 Haziran 2016 tarihli sayısındaki içerikler suçlamaya dayanak yapıldı. Suçlama konusu yapılan yazılar, “Birlik, Mücadele, Zafer!”, “Kavgada Ölümsüzleşenler”, “Yine Bir Mayıs Günü” ve “Günbatımı gibi kızıl bayrağı taşıdılar göğe” başlıklarıyla yayımlanmıştı.
Gazetenin 25-31 Mayıs 2016 tarihli sayısındaki içerikler gerekçesiyle de 8 Kasım 2016’da iddianame hazırlandı. İddianamede; “YPS:Nisebin ve Şirnex’te Kimyasal Gaz Kullanılıyor” ve “18 Mayıs Direnişi ve Dayanışmayı Büyütme Günü” başlıklı iki yazı delil olarak gösterildi.

Gazete içerikleri gerekçe gösterilerek hazırlanan son iddianame; gazetenin 18-24 Mayıs 2016 tarihli sayısıyla ilgili olarak 8 Kasım 2016’da hazırlandı. Gazetede yayımlanan, “Geyiksuyu Şehitleri Teslim Alınamayan İrade, Bitmeyen Devrim Özlemidir” başlıklı yazı iddianamede suçlama konusu yapıldı.

Gazete içerikleri gerekçe gösterilerek hazırlanan iddianamelerde, Aslan’ın Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinde düzenlenen “terör örgütü propagandası yapmak”, yine TMK’nin 6/2 maddesi uyarınca “terör örgütlerinin yayınlarını basmak veya yayınlamak”, Türk Ceza Kanunu’nun 215’inci maddesindeki “suçu ve suçluyu övmek” ve 214/1 maddesinde düzenlenen “suç işlemeye alenen tahrik” suçlamalarından cezalandırılması talep edildi. Hakkında atılı dört ayrı suçlamadan toplamda 2 yıl 9 aydan 10 yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Ayrıca TCK’nin 53’üncü maddesinde düzenlenen “belirli haklardan yoksun bırakma” yaptırımının uygulanması da talep edildi.

Aslan’ın hakkındaki davalar nedeniyle Suriye’ye geçmek isterken sınırda yakalanmasıyla ilgili olarak yürütülen soruşturma sonunda ise 3 Ekim 2017 tarihinde bir başka iddianame daha hazırlandı. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunuldu. Ancak; bu iddianame, daha sonra İstanbul’da süren yargılama dosyası ile birleştirildi.

İddianamede Aslan’ın gözaltına alındıktan sonra sosyal medya hesabında yapılan araştırma sonrası “suç unsuru olduğu” iddiasıyla kimi paylaşımlarına yer verildi. Paylaşımlardan biri ise Kürtçe yayın yapan Azadiya Welat Gazetesi Yazı İşleri Müdürü’ne verilen 2 yıl 4 aylık hapis cezasıyla ilgili başka bir sosyal medya hesabından yapılan paylaşımı retweet (tekrar paylaşma) yapmasıydı. Aslan’ın altı ayrı paylaşımı suçlama konusu yapıldı.

Aslan’ın savcılık aşamasındaki ifadesi kapsamlı olarak yer aldı. Aslan, ifadesinde hakkında açılan davalar nedeniyle yurtdışına çıkmaya karar verdiğini belirtti. Bu nedenle Suriye’ye geçmek için Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesine geldiğini sınırı geçmek isterken gözaltına alındığı aktardı. Aslan, gözaltına alındıktan sonra götürüldüğü Ceylanpınar İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde yaşadıklarını da aktardı. Aslan, savcılık huzurundaki ifadesinde; gözaltındayken “işkence” gördüğünü aktardı. İddianamede, Aslan’ın bu ifadesinden sonra kendisine “Şüpheliye işkence ile ne anlatmak istediği soruldu.” ifadesi yer alıyor. İfadesinin devamında Aslan, savcının bu sorusu üzerine şunları dile getiriyor: “Ceylanpınar ilçesinde yakalandığım gece kolluk güçleri beni tekme ve yumrukla darp ettiler. Ceylanpınar’da olay gecesi hem Jandarma hem Emniyete götürüldüm, her iki yerde de darp edildim. Ayrıca şu anda söylemek istemediğim şekilde bana cinsiyetçi bir yaklaşımla küfürler edildi. Bu eylemleri yapan görevlilerin açık kimliklerini bilmiyorum. Yine ayrıca Ceylanpınar ilçesinde ve Şanlıurfa merkez TEM Şube Müdürlüğünde çıplak aramaya tabi tutuldum. Çıplak aramada sadece bayan polis görevlileri vardı. İşkenceden kastettiğim yukarıda anlattıklarımdır.”

Aslan, suçlama konusu yapılan paylaşımlarla ilgili olarak da paylaşımların kendisi tarafından yapıldığını belirterek, “Bu paylaşımları yapmamdaki amaç bu paylaşımlar zaten daha önce çalıştığım gazetede haber yapılan paylaşımlardır. Propaganda amacı taşımamaktadır” şeklinde beyanda bulundu.

İddianamede Aslan, Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddelerinde uyarınca “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2-2 maddesi uyarında “basın yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Hakkında yedi yıl altı aydan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Hakkında 9 yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezası istendi. Ayrıca TCK’nin 53’üncü maddesi kapsamında düzenlenen “belirli haklardan yoksun bırakma” yaptırımın da uygulanması talep edildi.

Özgür Gelecek Gazetesi Sorumlu Yazıişleri Müdürü Aslı Ceren Aslan, hakkında gazete içerikleri gerekçe gösterilerek hazırlanan iddianameler, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek, yargılamasına başlandı.

Yargılamanın ilk duruşması 20 Ekim 2016’da görüldü. Aslan, duruşmaya katılmadı. Hakkında zorla getirme kararı çıkarılmasına karar verilerek, duruşma ertelendi.

Yargılamanın ikinci duruşması, 27 Aralık 2016’da görüldü. Aslan, duruşmaya katıldı. Aslan, savunmasını avukatla yapmak istediğini belirterek, süre talep etti. Mahkeme talebi kabul ederek, duruşmayı erteledi.

Yargılamanın üçüncü duruşması, 16 Mart 2017’de görüldü. Aslan, üç duruşmaya katılmadı. Aslan’ı avukatı Aylin Kırıkçu temsil etti. Bu duruşma görüldüğünde Aslan, Suriye’ye geçmek isterken gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Mahkeme, Aslan’ın bir sonraki duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılması için tutuklu bulunduğu Şanlıurfa 2 Nolu Tipi Kapalı Cezaevi’ne yazı yazılmasına karar vererek, duruşmayı erteledi.

Yargılamanın dördüncü duruşması, 28 Haziran 2017’de götürüldü. Aslan, duruşmaya cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Aslan, savunmasını yazılı olarak mahkemeye sundu. Savunmasında, çalıştığı Özgür Gelecek Gazetesi’nin yayın politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazetenin 2014 yılında yayın hayatına başladığını ifade etti. 7 Haziran 2015 seçimlerine kadar gazete hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma açılmadığını belirten Aslan’ın savunmasında öne çıkan başlıklar şöyleydi:

“Özellikle bu tarihten sonra siyasi iktidarın basın özgürlüğü üzerinde kurmuş olduğu tahakküm, sair temel hak ve özgürlüklere uyguladığı kısıtlamalar çerçevesinde gazetemize yönelik baskılar, soruşturmalar da başlamış, bu tarihten sonra yoğunlaşmıştır. Bu tarih maalesef temel hak ve özgürlüklerin adeta ortadan kaldırıldığı, gazetecilere yönelik gözaltı tutuklama ve baskıların başladığı adeta bir milat olmuştur.

“Haftalık Özgür Gelecek isimli politik, güncel gelişmelerin konu edildiği gazetede çıkan ve yayınlanan haber ve makaleler de bu tablo içerisinde değerlendirilmelidir. Bizim bu davaya konu edilen haber ve makalelerde vermiş olduğumuz haber, bilgi ve yapılan yorumlar tamamen Türkiye’nin özellikle güney doğusunda Nusaybin ve Cizre gibi yerleşim birimlerinde 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra yoğunlaşan ve yaşanan sivil ölüm ve katliamlara ilişkin AİHS raporlarındaki bilgilere dayanmaktadır.

“Bunlar haber değeri ve niteliği taşıdığı için gazeteye taşınmıştır, sonuç itibariyle bizler gazetecilik yaptık. Burada yargılanan da gazetecilik sıfatımız ve gazetecilik faaliyetimizdir. Dava konusu haber ve yayınlarda suç unsuru, herhangi bir silahlı terör örgütünün propagandası mahiyetinde değerlendirilebilecek bir yorum, görüş ve ibare bulunmamaktadır. Aynı şekilde halkı suç işlemeye alenen tahrik etme, suçu ve suçluyu övme gibi bir yönü de yoktur, bu itibarla üzerime atılı tüm suçlamaları reddediyorum.”

Daha sonra avukat Aylin Kırıkçu, beyanlarda bulundu. Kırıkçu, Aslan’ın yargılandığı dava konusu haber ve yazıların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kırıkçu, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ifade özgürlüğüne ancak açık ve yakın tehlike halinde kısıtlama getirilebileceğini içtihat etmiştir, oysaki dava konusu haber ve yazılarda şiddete dönük bir dil kullanıldığını, açık ve yakın tehlike halinin mevcut olduğuna dair somut bir kanıt bulunmamaktadır” dedi.

Mahkeme heyeti, duruşmayı 26 Ekim 2017 tarihine erteledi.

Yargılamanın beşinci duruşmasında iddia makamı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Mütaalada Aslan’ın “zincirleme şekilde basın yayın yoluyla silahlı terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasından cezalandırılması talep edildi. Mahkeme heyeti, avukat Aylin Kırıkçu’nun esas hakkındaki savunmalarını hazırlamak için süre talebini kabul ederek, duruşmayı erteledi.

Yargılamanın altıncı duruşması 14 Aralık 2017’de görüldü. Aslan, tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı. Avukatı Kemal Toraman, İstanbul’daki duruşma salonundaydı. Duruşma sonunda Aslan’ın Suriye’ye geçerken yakalanıp tutuklanmasıyla ilgili olarak “silahlı terör örgütü üyesi olmak” ve “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamalarıyla hazırlanan iddianameyle ilgili de birleştirme kararı verildi.

Birleştirme kararı sonrası yedinci duruşma 13 Mart 2018’de görüldü. Aslan, duruşmaya Şanlıurfa 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’nden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Mahkeme, birleştirmeyle ilgili uyuşmazlığın giderilmesi için Yargıtay’a yazı yazıldığını ve yanıtın beklenmesi için duruşmayı erteledi.

Bir sonraki duruşma, 3 Nisan 2018’de görüldü. Yargıtay, Aslan hakkında birleştirme kararı verilen dosyalarla ilgili yargılamanın İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine karar verdiği yazısı dosyaya girdi. Kararla birlikte Aslan’ın tutukluluk incelemesi yapıldı. Aslan’ın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Yargılamanın dokuzuncu duruşması, 17 Mayıs 2018’de görüldü. Aslan, cezaevinden SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı. Duruşmada Aslan’ın tutukluluk halinin devamına karar verilerek, duruşma ertelendi.

Yargılamanın onuncu duruşması, 18 Temmuz 2018’de görüldü. Aslan, SEGBİS aracılığıyla savunma yaptı.

Aslan, savunmasında şu hususları dile getirdi:

“Gazetecilik mesleğini yapmam engellenmiştir. Siyasi kişileri eleştiren gazeteciler OHAL KHK’leriyle gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Gazeteler kapatılmış basın sansürlenmiştir. Halkın haber alma hakkı engellenmiştir. Siyasi süreci eleştirme hakkımız vardır. OHAL şartlarında bu hakta elimizden alınmıştır. Sosyal medya paylaşımları nedeniyle propaganda suçundan hakkımda dava açılmıştır. Yaptığım paylaşımlar yayın yasağı bulunmayan haberlere ilişkindir. Bunları paylaşmak suç teşkil etmez. Söz konusu haberlerde güncel ve toplumu ilgilendiren haberlerdir. Gazetecilik yapmak için yurtdışına çıkmak istememde aleyhime delil olarak gösterilmiştir. Gazetecilik suç değildir. Yasal sınırlar içerisinde gazetecilik yapmamız engellendiği için bu yöntemle yurt dışına çıkmak istedim.”

İddia makamı, esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için dosyanın kendilerine gönderilmesini ve Aslan’ın tutukluluk halinin devamını talep etti.

Mahkeme heyeti, Aslan’ın bu yargılamasıyla ilgili tahliye kararı verildi. Ancak, Aslan tutukluyken başka dava kapsamında “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla ceza almış ve cezası onandığı için hükümlü olarak cezaevinde bulunduğundan tahliye olamadı.

Yargılamanın 11’inci duruşması 2 Ekim 2018’de görüldü. İddia makamı esas hakkındaki mütalaasını hazırlayamadığı için duruşma ertelendi.

Yargılamanın 12’inci duruşması 28 Şubat 2019’da görüldü.

Yargılamanın 13’üncü duruşması 2 Mayıs 2019’da görüldü. Aslan, bu duruşmaya da SEGBİS aracılığıyla katıldı.

Yargılamanın 14’üncü duruşması, 20 Haziran 2019’da görüldü. İddia makamı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Aslan’ın “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasından beraatının talep edildiği mütalaada, “zincirleme şekilde basın yayın yoluyla silahlı terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasından cezalandırılması talep edildi.

Mahkeme heyeti, Aslan ve avukatının mütalaaya karşı savunma için süre talebini kabul ederek, duruşmayı erteledi.

Yargılamanın 15’inci ve son duruşması, 2 Temmuz 2019’da görüldü. Aslan, bu duruşmaya da SEGBİS aracılığıyla katıldı. Avukatı Kemal Toraman, İstanbul’daki duruşma salonundaydı. Aslan, daha önceki celselerde yapmış olduğu savunmasını tekrarladı. Ardından avukatı Kemal Toraman, savunma yaptı.

Mahkeme heyeti, Aslan’a son sözünü sordu. Aslan, beraat talebinde bulunarak, “gazetecilik suç değildir” dedi.

Mahkeme heyeti, daha sonra kararını açıkladı.

Aslan’ın “silahlı terör örgütü üyesi olmak”, “terör örgütünün açıklamalarını yayınlamak”, “suç ve suçluyu övmek” ve “suç işlemeye alenen tahrik etmek” suçlamalarından beraatine karar verildi. “Zincirleme şekilde basın yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasından ise toplamda 6 yıl 10 ay 15 gün hapisle cezalandırılmasına karar verildi.

Aslan’ın daha önce almış olduğu hapis cezasının mahsup edilmesiyle birlikte 12 Ağustos 2019’da cezaevinden tahliye oldu.

İstinaf Süreci

Aslan’ın avukatları 6 yıl 10 ay 15 günlük hapis cezasıyla ilgili olarak istinaf başvurusunda bulundu. İstanbul Bölge Adliyesi 3. Ceza Dairesi 2 Temmuz 2020’de başvuruyu reddederek, kararı onadı.

İstinaf kararı sonrası Yargıtay’a temyiz başvurusu yapıldı. Temyiz süreci devam ediyor.

Aslı Ceren Aslan – Özgür Gelecek Gazetesi Davası (Indictment)

Aslı Ceren Aslan – Özgür Gelecek Gazetesi Davası (Reasoned Judgement)

Aslı Ceren Aslan – Özgür Gelecek Gazetesi Davası (Minutes of the Hearing)

Aslı Ceren Aslan – Özgür Gelecek Gazetesi Davası (The Court of Appeal's Judgement)

Press in Arrest is a database, monitoring, documentation and collective memory study of Press Research Association.
+90 (312) 945 15 56 | pressinarrest@gmail.com