Ayşegül Doğan

Ayşegül Doğan - Trial for Leading a Terrorist Organization

Diyarbakır’da faaliyet gösteren Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) faaliyetleri gerekçe gösterilerek 2015 yılından sonra birçok gazeteci ve siyasetçi hakkında soruşturmalar açıldı. Gazeteci Ayşegül Doğan da hakkında soruşturma açılan gazetecilerden birisiydi. Doğan hakkındaki soruşturma 2018 yılında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütüldü.

Cumhuriyet Savcısı Şahsuvar Yıldız’ın “silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek” suçlamasıyla iddianame hazırladığı Doğan hakkında 23 Mayıs 2018’de dava açıldı.

Gazeteci Ayşegül Doğan hakkında DTK’nin faaliyetleri gerekçe gösterilerek açılan soruşturmada iddianameyi savcı Şahsuvar Yıldız hazırlandı. 23 Mayıs 2018’de tamamlanan iddianame, 86 sayfadan oluşuyordu. Doğan ile ilgili tespitler ise iddianamenin 70-76 sayfalarında yer aldı.

İddianamenin geri kalan bölümünde Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) Abdullah Öcalan’ın “dört ayaklı paradigmasının üçüncü ayağını” oluşturan bir örgütlenme ve sözde kurucu meclis işlevi gören bir yapılanma olduğuna dair değerlendirmeler yer aldı. Bu bölümde DTK’nin “Demokratik Özerklik stratejisini hayata geçirmek” amacıyla Abdullah Öcalan’ın talimatlarıyla kurulduğu ve yapılandığı, yasama organı olduğu ve faaliyetlerini bir meclis gibi yürüttüğü belirtiliyor. DTK ile ilgili Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla yaptığı görüşmelere dair notlara yer veriliyor.

Gazeteci Doğan ile ilgili bölümde ise yapmış olduğu dört telefon görüşmesinin tape kayıtları yer alıyor. Bu telefon görüşmelerinden ikisi haber mahiyetinde; diğer ikisi Demokratik Toplum Kongresi (DTK) tarafından düzenlenecek çalıştaylara Doğan’ın davet edilmesiyle ilgili.

İddianameye konu 15 Kasım 2011 tarihli telefon görüşmesinde Doğan’ın G. isimli şahısla yaptığı konuşmada sanık Abdullah Öcalan’ın durumuna ilişkin olarak yapılacak haberlere ilişkin “çok iyi formüle edilmesi gerektiğini” söylüyor. Bir başka telefon görüşmesinde ise Doğan, DTK’dan arayan kişiye bir gazeteci olarak DTK’nin faili meçhul cinayetler ve kayıplarla ilgili çalıştayına davet edilmediğine dair sitemde bulunuyor.

8 Mayıs 2012 tarihli bir diğer telefon görüşmesi ise yine DTK tarafından düzenlenmesi planlanan Demokratik Özerklik Çalıştayı isimli toplantıya moderatör olarak davet edilmesiyle ilgili yapılan görüşme.

İddianamedeki dördüncü telefon görüşmesi ise Doğan’ın bir milletvekili danışmanıyla Erbil Kürt Kadın Konferansı ismiyle düzenlenecek bir toplantıya katılacak kişilerle ilgili görüşmeye ait kayıt.

Ayrıca Doğan’ın DTK’nin Daimi Meclisi’nde yer alması ve DTK komisyonlarında görev alması da suçlama konusu yapılıyor.

Bu deliller kapsamında savcı Yıldız, Doğan’ın Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 314. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen “Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek” suçunu işlediğinden bahisle ve Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesi ile yarı oranında artırılarak 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapis istemiyle cezalandırılmasını talep ediyor.

Doğan hakkındaki iddianame Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilerek dava açıldı. Davanın ilk duruşması 21 Kasım 2018 günü görüldü.

Duruşmada savunma yapan Doğan, Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) giriş çıkışlarının tamamen haber yapma amacıyla olduğu, bunun da o dönemki arşiv kayıtlarındaki yayınlardan anlaşılacağını belirtti. İddianamedeki söz konusu telefon kayıtlarının gazetecilik faaliyetlerine ilişkin olduğunu söyleyen Ayşegül Doğan, iddianamedeki üzerine atılı suçlamalara ilişkin tek tek açıklamada bulunarak yaptı.

Davanın bir sonraki duruşması 3 Nisan 2019’da görüldü. Doğan bu duruşmaya katılmadı. Mahkeme heyeti Doğan’dan alınan ses kayıtlarının dava dosyasında suç unsuru olarak gösterilen ses kayıtlarıyla eşleştirilerek Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) bu konuda rapor hazırlanmasına karar verdi.

Davanın 3. duruşması 11 Eylül 2019’da görüldü. Duruşmada Enver Akman (başkan), Abdullah Kılıç (savcı) ve Ramazan Dündar ile Mehmet Tur (üyeler) görev aldı. Doğan bu duruşmaya da katılmadı. Avukatı Ahmet Özmen, Doğan’ın ameliyat olduğu için duruşmaya katılamadığını söyledi. Mahkeme Başkanı, Doğan’a ait dosyada bulunan ortam dinlemelerine ilişkin ses kayıtlarının incelenmek üzere İstanbul ATK’ya gönderildiği ancak henüz raporun gelmemiş olduğu belirtti.

Davanın bir sonraki duruşması 25 Aralık 2019 gününe bırakıldı. Duruşmada mahkeme heyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na müzekkere yazılarak, Doğan’ın basın mensubu olup olmadığı, basın kartının bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihleri kapsadığının mahkemeye bildirilmesine karar verdi. Ayrıca dosyanın mütalaa hazırlığı için iddia makamına tevdiine karar verilerek bir sonraki duruşma 18 Mart 2010 tarihine bırakıldı.

4. Standing - Dec. 25, 2019


Diyarbakır’da faaliyet gösteren Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) faaliyetleri gerekçe gösterilerek 2015 yılından sonra birçok gazeteci ve siyasetçi hakkında soruşturmalar açıldı. Gazeteci Ayşegül Doğan da hakkında soruşturma açılan gazetecilerden birisiydi. Doğan hakkındaki soruşturma 2018 yılında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütüldü.

Gazeteci Ayşegül Doğan hakkında DTK’nin faaliyetleri gerekçe gösterilerek açılan soruşturmada iddianame savcı Şahsuvar Yıldız tarafından hazırlandı. 23 Mayıs 2018’de tamamlanan iddianame 86 sayfadan oluşuyordu. Doğan ile ilgili tespitler ise iddianamenin 70-76 sayfalarında yer aldı.

İddianamenin geri kalan bölümünde ise Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) Abdullah Öcalan’ın “dört ayaklı paradigmasının üçüncü ayağını” oluşturan bir örgütlenme ve sözde kurucu meclis işlevi gören bir yapılanma olduğuna dair değerlendirmeler yer aldı. DTK’nin örgütün hedefi olan “Demokratik Özerklik stratejisini hayata geçirmek” amacıyla Abdullah Öcalan’ın talimatlarıyla kurulduğu ve yapılandığı, yasama organı olduğu ve faaliyetlerini bir meclis gibi yürüttüğü belirtiliyor. DTK ile ilgili Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla yaptığı görüşmelere dair notlara yer veriliyor.

Gazeteci Doğan ile ilgili bölümde ise yapmış olduğu dört telefon görüşmesinin tape kayıtları yer alıyor. Bu telefon görüşmelerinden ikisi haber mahiyetinde görüşmeler olurken, diğer ikisi DTK tarafından düzenlenecek çalıştaylara Doğan’ın davet edilmesiyle ilgili olarak yapılan görüşmeler olduğu anlaşılıyor. İddianameye konu 15 Kasım 2011 tarihli telefon görüşmesinde Doğan’ın G. isimli şahısla yaptığı konuşmada sanık Abdullah Öcalan’ın durumuna ilişkin olarak yapılacak haberlerlere ilişkin “çok iyi formüle edilmesi gerektiği” söylüyor. Bir başka telefon görüşmesinde ise Doğan, DTK’dan arayan kişiye bir gazeteci olarak DTK’nin faili meçhul cinayetler ve kayıplarla ilgili çalıştayına davet edilmediğine dair sitemde bulunuyor.

8 Mayıs 2012 tarihli bir diğer telefon görüşmesi ise yine DTK tarafından düzenlenmesi planlanan Demokratik Özerklik Çalıştayı isimli toplantıya moderatör olarak davet edilmesiyle ilgili yapılan görüşme.

İddianamedeki dördüncü telefon görüşmesi ise Doğan’ın bir milletvekili danışmanıyla Erbil Kürt Kadın Konferansı ismiyle düzenlenecek bir toplantıya katılacak kişilerle ilgili görüşmeye ait kayıt.

Ayrıca Doğan’ın DTK’nin Daimi Meclisi’nde yer alması ve DTK komisyonlarında görev alması suçlama konusu yapılıyor.

Bu deliller kapsamında savcı Yıldız, Doğan’ın Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 314. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen “silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek” suçunu işlediğinden bahisle 22,5 yıla kadar hapis istemiyle cezalandırılmasını talep edildi.

Doğan hakkındaki iddianame Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilerek dava açıldı. Davanın ilk duruşması 21 Kasım 2018 günü görüldü. Duruşmada savunma yapan Doğan, DTK’ya giriş çıkışlarının tamamen haber yapma amacıyla olduğu, bunun da o dönemki arşiv kayıtlarındaki yayınlardan anlaşılacağını belirtti. İddianamedeki söz konusu telefon kayıtlarının gazetecilik faaliyetlerine ilişkin olduğunu söyleyen Ayşegül Doğan, iddianamedeki üzerine atılı suçlamalara ilişkin tek tek açıklamada bulunarak, yaptı. Davanın bir sonraki duruşması ise 3 Nisan 2019 da görüldü. Doğan bu duruşmaya katılmadı. Mahkeme heyeti Doğan’dan alınan ses kayıtlarının dava dosyasında suç unsuru olarak gösterilen ses kayıtlarıyla eşleştirilerek Adli Tıp Kurumu’ndan bu konuda rapor hazırlanmasına karar verdi.

Davanın 3. duruşması 11 Eylül 2019’da görüldü. Duruşmada Enver Akman (başkan), Abdullah Kılıç (savcı) ve Ramazan Dündar ile Mehmet Tur (üyeler) görev aldı. Doğan bu duruşmaya katılmadı. Avukatı Ahmet Özmen, Doğan’ın ameliyat olduğu için mahkemeye katılamadığını söyledi. Mahkeme Başkanı, Doğan’a ait dosyada bulunan ortam dinlemelerine ilişkin ses kayıtlarının incelenmek üzere İstanbul ATK’ya gönderildiği ancak henüz raporun gelmemiş olduğu belirtti.

Davanın bir sonraki duruşması 25 Aralık 2019 gününe bırakıldı. Duruşmada mahkeme heyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na müzekkere yazılarak, Doğan’ın basın mensubu olup olmadığı, basın kartının bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihleri kapsadığının mahkemeye bildirilmesine karar verdi. Ayrıca dosyanın mütalaa hazırlığı için iddia makamına tevdiine karar verilerek bir sonraki duruşma 18 Mart 2010 tarihine bırakıldı.



Next Trial: March 18, 2019, 9:35 a.m.


Duruşma için 09:10 saati belirlenmişti, ancak 20 dakika gecikmeli başladı. Başkan Enver Akman, savcı Nazım Tüzün ve üyeler Öykü Nesipoğulları ile Mehmet Tur yerini aldı. Gazeteci Ayşegül Doğan ve avukatları hazır bulundu.

Hakim Enver Akman, Doğan’a ait dosyada bulunan ortam dinlemelerine ilişkin ses kayıtlarının incelenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilen raporun sonucunu okuyarak dosyasına konuldu. ancak henüz raporun gelmemiş olduğu belirtildi.

Savcı Abdullah Kılıç, gelen belgelere ve ATK raporlarına bir diyeceklerinin olmadığını söyledi. Esas hakkındaki mütaalayı hazırlamak üzere dosyanın kendilerine iletilmesine karar verilmesini talep etti.

Doğan da daha önceki savunmalarını tekrar ettiğini belirterek, ses kaydı analizinden ve ortam dinlemelerinden elde edilen incelemelerde netlik olmayışının savunmasını doğrular nitelikte olduğunu belirtti. Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) toplantılarına haber amaçlı gittiğini, daimi meclis üyeliğine gıyabında seçildiğini ve daimi üye olarak herhangi bir faaliyete katılmadığını tekrar etti.
Avukat Emel Ataktürk, ortam dinlemeleri, tape kayıtları ve telefon dinlemeleriyle elde edilen delillerin hukuka aykırı biçimde toplandığını söyleyerek bu delillerin, hükme esas alınmaması gerektiğini belirtti. Bu delilleri elde eden kamu görevlilerinin “Paralel devlet yapılanması” suçlamasıyla haklarında işlem yapıldığını anımsatan avukat Ataktürk, “Bu delillerde tahrifat yapılmıştır. Ortam dinlemesine ilişkin kayıtlar ve sanığın karşılaştırmalı olarak alınan ses incelemesi sonucunda farklılıklar olduğu, bir kayıtta ise ses kayıtlarının değerlendirilmesinin yetersiz olduğu belirtilmiştir” dedi.

İddianamede geçen fotoğraf kayıtlarının Doğan tarafından kabul edildiğini söyleyen Ataktürk, “Bu fotoğraflar DTK’nın bulunduğu konukevine giriş çıkışlar esnasında çekilmiştir. Müvekkilim gazetecilik mesleği nedeniyle belediye konukevine girip çıktığı için elde edilmiştir” dedi.

Avukat Ataktürk ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tarafından DTK’ya davetiye gönderildiğini, bu davetiyenin bulunup bulunmadığının sorulmasını isteyerek, “Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na müzekkere yazılarak Doğan’ın AK Parti toplantısına katıldığına ilişkin kayıtların da gönderilmesini talep ediyoruz” dedi.


Mahkeme Heyeti duruşmaya 10 dakika ara verdikten sonra avukatları çağırarak, kararını verdi. Heyet kararında; Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na müzekkere yazılarak, sanığın basın mensubu olup olmadığı, basın kartının bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihleri kapsadığının mahkemeye bildirilmesine ve dosyanın mütalaa hazırlığı için iddia makamına tevdiine karar vererek gelecek duruşma için 18 Mart 2010 tarihini belirledi.


Duruşma Öncesi

Duruşma Diyarbakır Adliyesi’ndeki 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 9:10’da yapılması beklenen duruşma 9:30’ta başladı ve 10 dakika sürdü.

İzleyicilerin duruşma salonunun bulunduğu koridora geçişine izin verildi. Duruşma salona girişte herhangi bir üst araması yapılmadı. Basın mensuplarına basın kartı sorulmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü mahkeme salonu, Diyarbakır Adliyesi’ndeki standart salonlardan birisiydi. Duruşma salonunun bulunduğu koridorda iki ayrı yere bariyer konulmuştu. Salon havalandırılmış ve temizdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya tutuksuz yargılanan Ayşegül Doğan, avukatları Emel Ataktürk, Mehmet Emin Aktar ve Ahmet Özmen ile birlikte katıldı. İzleyici sırasında ise Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Diyarbakır Şube Başkanı Mahmut Oral, TGS avukatı Ülkü Şahin, Susma 24 Platformu’ndan Özkan Küçük, iki ajans muhabiri ve beş kişi hazır bulundu.

Gözlemler

Adliye çevresinde görevden alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı’nın duruşması nedeniyle yoğun güvenlik önlemleri vardı. Duruşmayı izlemeye gelenlerden dolayı arama noktalarında uzun kuyruklar oluştu. İki kez yapılan arama kontrolü bu kez daha sıkıydı. İzleyiciler ayakkabıları çıkarttırılarak X-ray cihazından geçirildi.

3. Standing - Sept. 11, 2019


Diyarbakır’da faaliyet gösteren Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) faaliyetleri gerekçe gösterilerek 2015 yılından sonra birçok gazeteci ve siyasetçi hakkında soruşturmalar açıldı. Gazeteci Ayşegül Doğan da hakkında soruşturma açılan gazetecilerden birisiydi. Doğan hakkındaki soruşturma 2018 yılında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütüldü.

Gazeteci Ayşegül Doğan hakkında DTK’nin faaliyetleri gerekçe gösterilerek açılan soruşturmada iddianame savcı Şahsuvar Yıldız tarafından hazırlandı. 23 Mayıs 2018’de tamamlanan iddianame 86 sayfadan oluşuyordu. Doğan ile ilgili tespitler ise iddianamenin 70-76 sayfalarında yer aldı.

İddianamenin geri kalan bölümünde ise Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) Abdullah Öcalan’ın “dört ayaklı paradigmasının üçüncü ayağını” oluşturan bir örgütlenme ve sözde kurucu meclis işlevi gören bir yapılanma olduğuna dair değerlendirmeler yer aldı. DTK’nin örgütün hedefi olan “Demokratik Özerklik stratejisini hayata geçirmek” amacıyla Abdullah Öcalan’ın talimatlarıyla kurulduğu ve yapılandığı, yasama organı olduğu ve faaliyetlerini bir meclis gibi yürüttüğü belirtiliyor. DTK ile ilgili Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla yaptığı görüşmelere dair notlara yer veriliyor.

Gazeteci Doğan ile ilgili bölümde ise yapmış olduğu dört telefon görüşmesinin tape kayıtları yer alıyor. Bu telefon görüşmelerinden ikisi haber mahiyetinde görüşmeler olurken, diğer ikisi DTK tarafından düzenlenecek çalıştaylara Doğan’ın davet edilmesiyle ilgili olarak yapılan görüşmeler olduğu anlaşılıyor. İddianameye konu 15 Kasım 2011 tarihli telefon görüşmesinde Doğan’ın G. isimli şahısla yaptığı konuşmada sanık Abdullah Öcalan’ın durumuna ilişkin olarak yapılacak haberlerlere ilişkin “çok iyi formüle edilmesi gerektiği” söylüyor. Bir başka telefon görüşmesinde ise Doğan, DTK’dan arayan kişiye bir gazeteci olarak DTK’nin faili meçhul cinayetler ve kayıplarla ilgili çalıştayına davet edilmediğine dair sitemde bulunuyor.

8 Mayıs 2012 tarihli bir diğer telefon görüşmesi ise yine DTK tarafından düzenlenenmesi planlanan Demokratik Özerklik Çalıştayı isimli toplantıya moderatör olarak davet edilmesiyle ilgili yapılan görüşme.

İddianamedeki dördüncü telefon görüşmesi ise Doğan’ın bir milletvekili danışmanıyla Erbil Kürt Kadın Konferansı ismiyle düzenlenecek bir toplantıya katılacak kişilerle ilgili görüşmeye ait kayıt.

Ayrıca Doğan’ın DTK’nin Daimi Meclisi’nde yer alması ve DTK komisyonlarında görev alması suçlama konusu yapılıyor.

Bu deliller kapsamında savcı Yıldız, Doğan’ın Türk Ceza Kanunu’ nun (TCK) 314. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen “silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek” suçunu işlediğinden bahisle 22,5 yıla kadar hapis istemiyle cezalandırılmasını talep eddildi.

Doğan hakkındaki iddianame Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilerek dava açıldı. Davanın ilk duruşması 21 Kasım 2018 günü görüldü. Duruşmada savunma yapan Doğan, DTK’ya giriş çıkışlarının tamamen haber yapma amacıyla olduğu, bunun da o dönemki arşiv kayıtlarındaki yayınlardan anlaşılacağını belirttti. İddianamedeki söz konusu telefon kayıtlarının gazetecilik faaliyetlerine ilişkin olduğunu söyleyen Ayşegül Doğan, iddianamedeki üzerine atılı suçlamalara ilişkin tek tek açıklamada bulunarak, yaptı. Davanın bir sonraki duruşması ise 3 Nisan 2019 da görüldü. Doğan bu duruşmaya katılmadı. Mahkeme heyeti Doğan’dan alınan ses kayıtlarının dava dosyasında suç unsuru olarak gösterilen ses kayıtlarıyla eşleştirilerek Adli Tıp Kurumu’ndan bu konuda rapor hazırlanmasına karar verdi.

Davanın 3. duruşması 11 Eylül 2019’da görüldü. Duruşmada Enver Akman (başkan), Abdullah Kılıç (savcı) ve Ramazan Dündar ile Mehmet Tur (üyeler) görev aldı. Doğan bu duruşmaya katılmadı. Avukatı Ahmet Özmen, Doğan’ın ameliyat olduğu için mahkemeye katılamadığını söyledi. Mahkeme Başkanı, Doğan’a ait dosyada bulunan ortam dinlemelerine ilişkin ses kayıtlarının incelenmek üzere İstanbul ATK’ya gönderildiği ancak henüz raporun gelmemiş olduğu belirtti.

Davanın bir sonraki duruşması 25 Aralık 2019 gününe bırakıldı.



Next Trial: Dec. 25, 2019, 9 a.m.


Duruşmada heyet değişikliği nedeniyle zabıtlar okundu.

Av. Ahmet Özmen, Doğan’ın ameliyat olduğu için mahkemeye katılamadığını söyleyip, iş göremezlik raporunu mahkemeye sundu.

Heyet tarafından, Doğan’a ait dosyada bulunan ortam dinlemelerine ilişkin ses kayıtlarının incelenmek üzere İstanbul ATK’ya gönderildiği ancak henüz raporun gelmemiş olduğu belirtildi.

Avukat Mehmet Emin Aktar, Doğan’ın sağlık durumu nedeniyle ATK’ye başvuru yapamadığını ve bunu yapabilmesi için mahkemeden ek süre talep etti. Av. Aktar, dinlemelerin hukuka uygun yapılmadığını, DTK konulu soruşturma dosyasında müvekkilinin hangi tarihte şüpheli olarak kaydedildiğinin sorulmasını talep etti.


Mahkeme heyeti duruşmaya ara vermeden kararını verdi. Karara göre; Doğan’ın soruşturma dosyasında şüpheli olarak hangi tarihte kaydedildiği sorulacak , ATK’ya başvuru yapılması için süre verilecek. Bu nedenle duruşma 25 Aralık 2019 tarihine ertelendi.


Duruşma Öncesi

Duruşma Diyarbakır Adliyesi’ndeki 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma 09:40 ta yapılması beklenirken daha önce çok rastlanmaya biçimde erken başladı. 09:30’ta başlayan duruşma beş dakika sürdü.

İzleyicilerin duruşma salonunun bulunduğu koridora geçişine izin verildi. Duruşma salona girişte herhangi bir üst araması yapılmadı. Basın mensuplarına basın kartı sorulmadı.

Tutuksuz yargılanan Ayşegül Doğan mazeret bildirerek duruşmaya katılmazken, avukatları Mehmet Emin Aktar ve Ahmet Özmen duruma salonundaki yerini aldı. Duruşmayı izleyenler ise oturma yerlerinin diğer bölümüne yönlendirildi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü mahkeme salonu, Diyarbakır Adliyesi’ndeki standart salonlardan birisiydi. Duruşma salonunun bulunduğu koridorda iki ayrı yere bariyer konulmuştu. Salon havalandırılmış ve temizdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı TGS Diyarbakır Şube Başkanı Mahmut Oral, TGS avukatlarından İstanbul’dan gelen Ülkü Şahin ile aralarında basın mensuplarının olduğu 8 kişi takip etti.

Genel Gözlemler

Av. Mehmet Emin Aktar savunma yaparken dosyadaki ortam dinlemelerinin hukuka uygun yapılmadığını söylediğinde Mahkeme Başkanı Aktar’ın sözünü keserek, “Yok yanılıyorsunuz, gayet hukuka uygun” dedi. Ancak bu diyalog tutanağa yansımadı.

Ayşegül Doğan - Trial for Leading a Terrorist Organization 3. Standing (Minutes of the Hearing)

Ayşegül Doğan - Trial for Leading a Terrorist Organization 4. Standing (Minutes of the Hearing)