Beritan Canözer

Beritan Canözer was born in Diyarbakır in 1994. She started her journalism career in 2013 with the first women-oriented news agency in Turkey, JİNHA.

On Dec. 16, 2015 she was taken into custody while following a demonstration to protest “the curfew” in Diyarbakır’s Sur district. She was taken into custody under a “reasonable doubt” for “seeming enthusiastic and excited” and then arrested because of her social media posts and news notes. After 123 days in prison, she was released on March 26, 2016. She was sentenced to 1 year and 3 months in prison. However, she was acquitted by the Court of Appeal.

In 2018, another investigation was launched against Canözer by the Diyarbakır Chief Public Prosecutor’s Office and the lawsuit continues with the charge of “being a member of a terrorist organization.”

She is currently pending trial for this case.

After the closing of JİNHA by a decree law in 2016, she started working for JinNews. She still works there as a correspondent.

Beritan Canözer - Trial for Membership of a Terrorist Organization

At the beginning of 2018, an investigation was launched against Canözer by the Diyarbakır Chief Public Prosecutor’s Office due to four non-confidential witness testimonies against her.

At the end of the investigation, a three page indictment was prepared by prosecutor Ayhan Ataman, who was working for the Diyarbakır Chief Public Prosecutor’s Office’s Bureau for the Investigation of Terror Crimes. The indictment was completed on Dec. 5, 2018 and accepted by the Diyarbakır 9th Criminal Court.

In the indictment, it was claimed that the investigation against her was launched with regards to “the information about her being a member of a terrorist organization, acting within the hierarchical structure of the organization and following the commands and instructions of the executives of it.”

Moreover, the testimonies of the witnesses C.C., R.İ., M. S. A., and B.A. against her were included in the indictment.

The non-confidential witness C.C. said, “She was tasked to work for the JİN News Agency. She conducted interviews with members of the terrorist organization in the Sur district during the building of trenches and barricades …”

The other witness, R. İ. said, “I know the news reportings of JİNHA News Agency are all against the state. They were making propaganda in favor of the terrorist organization by conducting interviews with the residents of Sur district and claiming that the state forced people to vacate their houses and tortured them. They were provoking the public and making their best effort to start a revolt.”

The witnesses B.A. and M.S.A. stated that she “was conducting interviews and taking photographs during the curfew” in the Sur district in 2015.

In the indictment, Canözer’s attendance of a funeral and memorial service for a PKK [the Kurdistan Workers’ Party, a militant Kurdish group] member M. Y. in order to make news was included as “an element of a crime.”

The prosecutor Ataman was convinced that the testimonies of the four witnesses “were consistent and there was no enmity between Canözer and the witnesses to slander her,” thus, these statements were enough for her “to be a member of a terrorist organization.”

After the approval of the indictment by the Diyarbakır 9th Criminal Court, Canözer’s trial hearings began. The first hearing of trial was on March 20, 2019.

Canözer attended the hearing and said she was a journalist, so she denied all the accusations. The non-confidential witness M.S.A. also attended the hearing from Elazığ T Type Prison through Voice and Image System (SEGBİS). In his statement, he said he did not personally know Canözer and he signed the official report of a testimony by force.

Another witness B.A. also said he did not personally know Canözer and signed the official report of a testimony “under torture and by force.”

After the statements of the witnesses, Canözer’s attorney Resul Tamur said the testimonies of witnesses were contradictory, and one of the witnesses mentioned he knew 182 people he was shown by the judges just to benefit from “the effective remorse law.”

For the verification of C.C.’s testimony, it was decided that a formal letter be sent to the Van 4th Criminal Court.

The next hearing of trial was settled for June 26, 2019.

3. Standing - Oct. 16, 2019


Jin News Muhabiri Beritan Canözer hakkında açık kimlikle tanıklık yapanların verdikleri ifade üzerine dava açıldı. Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan 5 Aralık 2018 tarihli iddianamede; Beritan Canözer’in PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesi olduğu, örgüt içerisinde faaliyet gösterdiği, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde üst kademe yöneticilerinin emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği yönünde bilgilerin temin edilmesi üzerine şüpheli şahıs hakkında soruşturmaya başlanıldığı belirtildi.

Hakkında PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ayrıca soruşturma yürütülen Canan Ceylan, Rifayi İpek, Mehmet Salih Ateş Baran Aslan’ın verdikleri ifadede Canözer’in örgüte mensup olduğu iddia edildi.

Cumhuriyet Savcısı Ayhan Ataman’ın hazırladığı iddianamede, Canözer’in verdiği ifadede; PKK/KCK Silahlı Terör Örgütü ile irtibatının olmadığını, bu örgüt içerisinde bulunmadığını, hakkında beyanda bulunan tanıkları tanımadığını, tanık beyanlarını kabul etmediğini beyan ettiği belirtildi. Canözer hakkında Türk Ceza Kanunu 314/2, Türk Ceza Kanunu 53, 58/9, Terörle Mücadele Kanunu 5. Maddeleri gereğince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dava açıldı.

Davanın ilk duruşması 20 Mart 2019 günü Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS)le bağlantı yapılan Tanıklardan Mehmet Salih Ateş ve Baran Aslan ifadeleri işkence altında verdiklerini söyleyerek Canözer’i tanımadıklarını söylediler. Davanın 26 Haziran’daki ikinci duruşmasında Savcı, Canözer’in 7 buçuk yıldan 15 yıla kadar cezalandırılmasını istedi. Avukatı ek süre istedi ve bir sonraki duruşma 16 Ekim 2019 tarihine ertelendi.

Canözer, davanın karar duruşmasında hakkındaki tüm suçlamalardan beraat etti.


Duruşmada geçen celse tanık Canan Ceylan’ın tespiti için Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen talimata yanıt geldiği belirtilerek, Canan Ceylan’ın verdiği ifade okunarak, dosyaya eklendi. Savcı gelen talimata bir diyeceğinin olmadığını ve esas hakkında mütalaa vereceğini söylerken, Beritan Canözer, suçlamaları kabul etmediğini ve basın mensubu olduğunu söyleyerek “Haber yapmak benim görevim. Haber faaliyeti dışında hiçbir ifadeyi kabul etmiyorum” dedi.
Mütalaa
Savcı, önceki mütalaayı tekrar ederek; haklarında PKK-KCK silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ayrıca soruşturma yürütülen Canan Ceylan, Mehmet Salih Şimşek, Rifai İpek ve Baran Aslan’ın alınan ifadelerinde: terör örgütünün hiyerarşik yapısı içinde bulunduğu ve bu talimatlar doğrultusunda hareket ettiklerini belirtti. Tanıkların beyanlarının birbiriyle tutarlı olduğunu ve sanıkla ilgili bir iftira niteliği teşkil etmediğinden Canözer’in silahlı örgüt üyesi olduğu, örgüt içerisinde faaliyet yürüttüğü ve hiyerarşik yapısı içinde üst kademe yöneticiler tarafından emir ve talimatla hareket ettiğini ifade eden Savcı, Canözer’in 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ile 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. Maddesi gereğince cezalandırılmasına sanık hakkında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5. Maddesinde yer alan hak yoksunluklarının ve 58/9 maddesinde yer alan mükerrerlere özgü infaz rejimlerinin uygulanmasına, sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin 5237 Sayılı TCK’nın63. Maddesi uyarınca mahkum olacağı cezadan mahsubuna karar verilmesini talep etti.

Mütalaanın ardından söz alan Av. Resul Temur, mütaalayı kabul etmediklerini söyledi. Dosyanın 4 tanığın vermiş olduğu beyanlarla açıldığını ve tanık uadelerini kabul a-etmediklerini belirtti. Tanık Canan Ceylan’ın örgüt üyeliğinden 3 yıl cezaevinde kaldığını ve bu esnada etkin pişmanlık yasasından faydalandığını kaydetti. Resul, “Canan Ceylan Sur ilçesindeki olaylara katıldıktan sonra Van’a gittiğini, daha sonra Hakkari7de yakalanarak aklının başına geldiğini söylüyor. Müvekkilim gazetecidir. Ofis semtinde meydana gelen olaylarda haber yaparken gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır.

Rıfai İpek’in de müvekkil hakkında beyanları vardır. Müvekkilin örgüt üyeleriyle röportaj yaptığı ifade ediliyor. Ancak ortada yaptığı röportajlar yok. Beyanlar hakkaniyete aykırıdır. Dosyada röportaja ilişkin delil yok” dedi. Temur, tanık beyanları hakkındaki emsal kararları dosyaya sunarak, gazetecilik faaliyetlerinden dolayı yargılanan Canözer’in beraatini talep etti.


Duruşma Öncesi

Duruşma Diyarbakır Adliyesi’ndeki 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Genel olarak Diyarbakır adliyesinde Çarşamba günleri yoğun olduğundan koridorlar çok kalabalıktı. Girişte yapılan aramaların daha sıkı olduğu gözlendi. Duruşma 10;20 olarak belirlenen saatinde başladı.

İzleyicilerin duruşma salonunun bulunduğu koridora geçişine izin verildi. Duruşma salona girişte herhangi bir üst araması yapılmadı. Basın mensuplarına basın kartı sorulmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü mahkeme salonu, Diyarbakır Adliyesi’ndeki standart salonlardan birisiydi. Duruşma salonunun bulunduğu koridorda iki ayrı yere bariyer konulmuştu. Av. Resul Temur’un yanı sıra baro avukatlarından Feride Laçin de duruşmayı izledi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Beritan Canözer katılmazken, Canözer’in ailesinin yanı sıra TGS Diyarbakır Şube Başkanı Mahmut Oral, Susma 24 Platformu’ndan Özkan Küçük ve aralarında basın mensuplarının da olduğu 18 kişi izledi.

Genel Gözlemler

Duruşma sırasında öncesinde içtikleri çay bardaklarını toplamaya gelen görevli. Tepsiyi devirince mahkeme başkanı çıkan gürültüden rahatsız olarak görevliye dışarı çıkması için bağırdı. Duruşma 10 dakika sürdü. Beraat kararı kapıda bekleyen Canözer’in yakınları tarafından sevinçle karşılandı.


Verilen kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, her ne kadar Canözer hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan dava açılmışsa da sanığın üzerine atılı suçu işlediğini gösterir mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, yeterli kesin delil elde edilemediğinden 5271 Sayılı CMK’nın 223/2 maddesi uyarınca beraatine karar verildi.

2. Standing - June 26, 2019


Jin News Muhabiri Beritan Canözer hakkında açık kimlikle tanıklık yapanların verdikleri ifade üzerine dava açıldı. Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan 5 Aralık 2018 tarihli iddianamede; Beritan Canözer’in PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesi olduğu, örgüt içerisinde faaliyet gösterdiği, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde üst kademe yöneticilerinin emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği yönünde bilgilerin temin edilmesi üzerine şüpheli şahıs hakkında soruşturmaya başlanıldığı belirtildi.

Hakkında PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ayrıca soruşturma yürütülen Canan Ceylan, Rifayi İpek, Mehmet Salih Ateş Baran Aslan’ın verdikleri ifadede Canözer’in örgüte mensup olduğu iddia edildi.

Cumhuriyet Savcısı Ayhan Ataman’ın hazırladığı iddianamede, Canözer’in verdiği ifadede; PKK/KCK Silahlı Terör Örgütü ile irtibatının olmadığını, bu örgüt içerisinde bulunmadığını, hakkında beyanda bulunan tanıkları tanımadığını, tanık beyanlarını kabul etmediğini beyan ettiği belirtildi. Canözer hakkında Türk Ceza Kanunu 314/2, Türk Ceza Kanunu 53, 58/9, Terörle Mücadele Kanunu 5. Maddeleri gereğince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dava açıldı.

Davanın ilk duruşması 20 Mart 2019 günü Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS)le bağlantı yapılan Tanıklardan Mehmet Salih Ateş ve Baran Aslan ifadeleri işkence altında verdiklerini söyleyerek Canözer’i tanımadıklarını söylediler. Davanın 26 Haziran’daki ikinci duruşmasında Savcı, Canözer’in 7 buçuk yıldan 15 yıla kadar cezalandırılmasını istedi. Avukatı ek süre istedi ve bir sonraki duruşma 16 Ekim 2019 tarihine ertelendi.



Next Trial: Oct. 16, 2019, 9 a.m.


Duruşmada geçen celse tanık Canan Ceylan’ın tespiti için Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen talimata yanıt geldiği belirtilerek, Canan Ceylan’ın verdiği ifade okunarak, dosyaya eklendi. Savcı gelen talimata bir diyeceğinin olmadığını ve esas hakkında mütalaa vereceğini söylerken, Beritan Canözer, suçlamaları kabul etmediğini ve basın mensubu olduğunu söyleyerek “Haber yapmak benim görevim. Haber faaliyeti dışında hiçbir ifadeyi kabul etmiyorum” dedi.

Mütalaa

Savcı Ahmet Faruk Karakuş, haklarında PKK-KCK silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ayrıca soruşturma yürütülen Canan Ceylan, Mehmet Salih Şimşek, Rifai İpek ve Baran Aslan’ın alınan ifadelerinde: terör örgütünün hiyerarşik yapısı içinde bulunduğu ve bu talimatlar doğrultusunda hareket ettiklerini belirtti.

Tanıkların beyanlarının birbiriyle tutarlı olduğunu ve sanıkla ilgili bir iftira niteliği teşkil etmediğinden Canözer’in silahlı örgüt üyesi olduğu, örgüt içerisinde faaliyet yürüttüğü ve hiyerarşik yapısı içinde üst kademe yöneticiler tarafından emir ve talimatla hareket ettiğini ifade eden Savcı, Canözer’in 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ile 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. Maddesi gereğince cezalandırılmasına sanık hakkında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5. Maddesinde yer alan hak yoksunluklarının ve 58/9 maddesinde yer alan mükerrerlere özgü infaz rejimlerinin uygulanmasına karar verilmesini talep etti. Buna göre Canözer’in 7 buçuk yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

Mütalaanın ardından söz alan Av. Resul Temur, tanık Canan Ceylan’ın örgüt üyeliğinden 3 yıl cezaevinde kaldığını ve bu esnada etkin pişmanlık yasasından faydalandığını kaydetti. Resul, “Canan Ceylan 186 kişi hakkında beyanda bulundu. Rıfai İpek’in de müvekkil hakkında beyanları vardır. Mahkumiyet istenildiğine göre iki tanığın yapmış olduğu tüm teşhislerin ve vermiş oldukları ifadelerin dosya arasına alınmasını istiyoruz. Dosya maktülsüz cinayet dosyalarına benziyor. Müvekkilin örgüt üyeleriyle röportaj yaptığı ifade ediliyor. Ancak ortada yaptığı röportajlar yok. Beyanlar hakkaniyete aykırıdır. Dosyada röportaja ilişkin delil yok” dedi.


Verilen kısa aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, tanıkların tüm teşhis ve beyanlarının dosya arasına alınmasına ilişkin talebin dosyaya yenilik katmayacağı gerekçesiyle reddederek mütalaaya karşı savunmaların yapılması kapsamında ek süre vererek duruşmayı 16 Ekim 2019’a bıraktı.


Duruşma Öncesi

Duruşma Diyarbakır Adliyesi’ndeki 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Genel olarak Diyarbakır adliyesinde Çarşamba günleri yoğun olduğundan koridorlar çok kalabalıktı. Girişte yapılan aramaların daha sıkı olduğu gözlendi. Duruşma saati 10: 15 olmasına rağmen 09:45’te başladı.

İzleyicilerin duruşma salonunun bulunduğu koridora geçişine izin verildi. Duruşma salona girişte herhangi bir üst araması yapılmadı. Basın mensuplarına basın kartı sorulmadı.

Tutuksuz yargılanan Beritan Canözer salona avukatı Resul Temur ile birlikte geldi. Duruşmayı izleyenler ise oturma yerlerinin diğer bölümüne yönlendirildi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü mahkeme salonu, Diyarbakır Adliyesi’ndeki standart salonlardan birisiydi. Duruşma salonunun bulunduğu koridorda iki ayrı yere bariyer konulmuştu. Salon sıcak ve boğucuydu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Beritan Canözer’in ailesinin yanısıra aralarında basın mensuplarının da olduğu 16 kişi izledi.

Genel Gözlemler

Duruşmada savunma yapan Av. Resul Temur’un “Bu dava maktülsüz cinayet dosyalarına benziyor” cümlesi tutanaklara geçmedi. Savcının tutumu sertti. Sanıkla göz teması kurmamaya özen gösterdi. Salonda ayrıca iki üniformalı polis de hazır bulundu.

1. Standing - March 20, 2019


Jin News Muhabiri Beritan Canözer hakkında açık kimlikle tanıklık yapanların verdikleri ifade üzerine dava açıldı. Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan 5 Aralık 2018 tarihli iddianamede; Beritan Canözer’in PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesi olduğu, örgüt içerisinde faaliyet gösterdiği, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde üst kademe yöneticilerinin emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği yönünde bilgilerin temin edilmesi üzerine şüpheli şahıs hakkında soruşturmaya başlanıldığı belirtildi.

Hakkında PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ayrıca soruşturma yürütülen Canan Ceylan, Rifayi İpek, Mehmet Salih Ateş Baran Aslan’ın verdikleri ifadelerde Canözer’in örgüte mensup olduğu iddia ettiler.

Diyarbakır Vumhuriyet Savcısı Ayhan Ataman’ın hazırladığı iddianamede, Canözer’in verdiği ifadede; PKK/KCK Silahlı Terör Örgütü ile irtibatının olmadığını, bu örgüt içerisinde bulunmadığını, hakkında beyanda bulunan tanıkları tanımadığını, tanık beyanlarını kabul etmediğini beyan ettiği belirtildi. Canözer hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dava açıldı. Davanın ilk duruşması 20 Mart 2019 günü Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İ

İkinci duruşması 26 Haziran 2019 tarihine bırakıldı.



Next Trial: June 26, 2019, midnight


Mahkeme heyeti Galip Akpınar başkanlığında üye hakimler Birsen Özgümüş ve Gülcan Onbaşı’dan oluştu. İlk duruşma olduğu için kimlik bilgileri soruldu.

Daha sonra savunması alının Beritan Canözer, üzerine atılı suçların hiçbirini kabul etmediğini, hazırlık aşamasındaki ifadelerinde belirttiğini hatırlattı. Tamamen gazetecilik faaliyeti yürüttüğünü söyleyen Canözer, gizli tanık beyanlarını kesinlikle kabul etmiyorum. Zaten kendi aralarında da tursızlıkları var” dedi.

Açık kimlikle tanıklık yapan Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mehmet Salih Ateş’e SEGBİS yöntemiyle bağlanıldı. Ateş, “Ben sanığı tanımıyorum. Burası MİT yeri değil, siz MİT başkanı değilsiniz, ben de MİT mensubu değilim. Siz bir entrika çeviriyorsunuz. Ben parmak basmadım.Bundan sonra her seferinde aklınıza Mehmet Salih Ateş aklınıza gelmesin. Beni unutun” dedi.

Ardından Diyarbakır Cezaevi’nde bulunan diğer tanık Baran Aslan’la bağlantı kuruldu. Aslan sanığı tanımadığını, imza ve parmak basmayı işkence altında yaptığını söyleyerek, sözkonusu ifadenin kendisine ait olmadığını söyledi.

Av. Resul Temur söz konusu tanıkların hazırlık aşamasında da beyanlarını kabul etmediklerini anımsattı. Ayrıca Rifai İpek adlı tanığın beyanlarının zaten çelişkili olduğunu söyledi. Geriye kalan tanık Canan Ceylan’ın ise 2015’te Sur’da yasaklar başladığında Van’a gittiğini, etkin pişmanlıktan faydalanmak için 182 kişi hakkında tek seferde ifade verdiğini ve bunun da güvenilir olmadığının açıkça ortada olduğunu söyledi.

Av. Temur, müvekkilinin beraatini istedi.


Mahkeme heyeti ara kararı duruşmaya ara vermeden açıkladı. Tanık Canan Ceylan’ın beyanının tespiti için Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazılan talimatın cevabının beklenmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

Davanın ikinci duruşması 26 Haziran 2019 tarihine ertelendi.


Duruşma Öncesi

Duruşma Diyarbakır Adliyesi’ndeki 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma saati 11.20 olarak belirlenen saatte yapıldı.

İzleyicilerin duruşma salonunun bulunduğu koridora geçişine izin verildi. Duruşma salona girişte herhangi bir üst araması yapılmadı. Basın mensuplarına basın kartı sorulmadı.

Tutuksuz yargılanan Beritan Canözer salona avukatı Resul Temur ile birlikte geldi. Duruşmayı izleyenler ise oturma yerlerinin diğer bölümüne yönlendirildi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü mahkeme salonu, Diyarbakır Adliyesi’ndeki standart salonlardan birisiydi. Duruşma salonunun bulunduğu koridorda iki ayrı yere bariyer konulmuştu. Salon havalandırılmış ve temizdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya Beritan Canözer’in ailesinin yanısıra aralarında basın mensuplarının da olduğu 40 kişi izledi.

Genel Gözlemler

Tanık Mehmet Salih Ateş sesini yükselterek gergin bir biçimde ifade verince Mahkeme Başkanı da ona “Kes sesini, konuşma artık” diyerek, bağırdı. Ateş’in “Burası MİT yeri değil, siz MİT başkanı değilsiniz, ben de MİT mensubu değilim. Siz bir entrika çeviriyorsunuz. Bundan sonra her seferinde aklınıza Mehmet Salih Ateş gelmesin” sözlerini tutanağa geçirmedi. Aynı şekilde Baran Aslan’ın işkence gördüğüne ilişkin beyanı da “İfadeleri zorla imzalattırdılar” şeklinde tutanağa geçirildi.

Beritan Canözer - Trial for Membership of a Terrorist Organization (Indictment)

Beritan Canözer - Trial for Membership of a Terrorist Organization 1. Standing (Minutes of the Hearing)

Beritan Canözer - Trial for Membership of a Terrorist Organization 2. Standing (Minutes of the Hearing)