Bülent Ceyhan

FETÖ Media Organization

15 Temmuz darbe girişiminin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Fetullah Terör Örgütü – Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PYD) medya yapılanması içerisinde yer aldıkları” iddiasıyla çoğunluğu gazeteci 35 kişi hakkında gözaltı kararı verdi. Hakkında gözaltı kararı verilenlerin isimleri, ilk olarak hükümete yakın basın organlarında yayımlandı. Anadolu Ajansı gözaltı kararını “FETÖ’nün medya yapılanmasına operasyon” şeklinde duyurdu.

Soruşturma talimatı İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili Fuzuli Aydoğdu tarafından verildi. Soruşturma kapsamında Ceyhan hakkında da gözaltı kararı verildi. Ancak 15 Temmuz 2015’ten önce yurtdışına çıktığı için gözaltına alınamadı.

Aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler arasında Nazlı Ilıcak, Seyit Kılıç, Abdullah Kılıç, Yakup Sağlam, Cihan Acar, Bünyamin Köseli, Emre Soncan, Mustafa Erkan Acar, Cemal Azmi Kalyoncu, Habip Güler, Mehmet Gündem, Cuma Ulus, Hanım Büşra Erdal, Hüseyin Aydın, Haşim Söylemez, Ali Akkuş, Yakup Çetin ve Ufuk Şanlı gibi isimler de vardı. Bu isimler de çeşitli tarihlerde sevk edildikleri mahkemece tutuklandı.

Hakkındaki iddianame savcı Murat Çağlak tarafından hazırlanarak, dava açıldı.

Bülent Ceyhan’nın da aralarında bulunduğu 27’sı gazeteci 29 kişi hakkındaki iddianame İstanbul Cumhuriyet Savcısı Murat Çağlak tarafından hazırlandı. 196 sayfadan oluşan iddianame 16 Ocak 2017’de tamamlanarak, mahkemeye sunuldu.

Savcı Çağlak, iddianamenin 112 sayfasında “Fetullah Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ-PYD)” ile ilgili yapılanmasına, kuruluş dönemine dair kapsamlı bir değerlendirmede bulunuyor. Benzer davalarda da böylesi değerlendirmeler kullanılıyor.

Ceyhan ile ilgili değerlendirme ve tespitler iddianamenin 128’inci sayfasında başlıyor. Burada Ceyhan’ın üniversiteden mezun olduktan sonra 27 Temmuz 2016’da yayınlanan 668 sayılı KHK ile kapatılan Aksiyon Dergisi’nde çalıştığı ardından Millet Gazetesi’nde haber müdürlüğü yaptığı buranın da kapatılmasının ardından Özgür Düşünce gazetesinde çalıştığı belirtiliyor. Açık kaynak araştırmaları dayanak gösterilerek, “kamuoyunda 17/25 aralık darbe girişimi olarak bilinen soruşturmalardan sonra, açık bir şekilde FETÖ/PDY amaçları doğrultusunda faaliyet gösteren basın yayın kuruluşlarında görev aldığı, FETÖ/PDY’ye ait TV’lerde programlara katıldığı ve Türkiye Cumhuriyeti aleyhine kamuoyu oluşturacak şekilde açıklamalarda bulunduğu” değerlendirmesi yapılıyor..

Ardından Ceyhan’ın sosyal medya hesaplarındaki kimi paylaşımlara yer veriliyor. Ceyhan’ın 15 Temmuz ile alakalı olarak “Bayramdan sonra yeni bir dalgalanma var. Bu Davutoğlu’nun gidişi gibi sessiz olmayacak, pislikler, ihanetler, hırsızlıklar ortaya dökülecek” şeklindeki bir paylaşımı retweet yaptığı, “fuatavni” hesabından yapılan kimi paylaşımları de paylaştığı belirtiliyor.

Ceyhan hakkında beyanlarda bulunan altı tanığın ifadelerine de veriliyor. Savcı Ceyhan’ın tanıkların beyanına göre “FETÖ [Fetullahçı Terör Örgütü] içerisinde olduğunun bilindiğini” belirtiyor. Tanıklara göre “ 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonları” sürecinde Ceyhan Habertürk TV’de ‘FETÖ mensuplarının “Bülent Ceyhan bir son dakika bilgisi veriyorsa mutlaka girin o doğrusunu verir’ şeklinde talimat vermişti. 17-25 Aralık operasyonları 2013 yılında Cumhuriyet Savcısı Celal Kara ve Mehmet Yüzgeç’in talimatıyla başlamış ve bazı bürokratlar, siyasiler ve iş insanları “rüşvet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve kaçakçılık” gibi suçlamalarla soruşturulmuştu. Daha sonra soruşturmayı yürüten savcılar “FETÖ üyesi” olmakla suçlanmıştı. Ceyhan, tanıklar tarafından bu soruşturmaları yürüten savcılardan biri olan Celal Kara ile “fezleke ve görüntü” alışverişi yapmakla da itham edildi.

Savcı Çağlak, diğer sanıklar da olduğu gibi Ceyhan’ın da Bank Asya’daki banka hesabındaki para akışlarına iddianamede yer veriyor. Bu bölümde Ekim 2014’e kadar para bulunmayan hesabına bu tarihten sonra 34 bin 586 TL yatırıldığı bilgisine yer veriliyor. Bu para hareketinin suçlamaya konu edilme nedeni ise Bank Asya’ya dair soruşturma başlatılması sonrası Fetullah Gülen’in çağrısıyla para yatırılması olarak gösteriliyor.

Ev aramasında el konulan materyallere ilişkin kısımlarda; “Seçim sonrası Türkiye’nin terörle imtihanı ve Erdoğan’ın kaos planı ibareli̇” bir kağıttaki seçim analizlerine dair bir yazı da deliller arasında gösteriliyor. Ceyhan’ın Türk Hava Kuvvetleri’ne ait üniformayı giymiş̧ olduğu yüzbaşı rütbeli fotoğrafının yanı sıra çok sayıda CD de deliler arasında gösteriliyor. Yine Gülen’e ait iki ayrı kitap da deliler arasında yer alıyor.

Savcı Çağlak, değerlendirme bölümünde “örgütün yayın organlarında çeşitli görevlerde bulunması”nı, “örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Bank Asya’ya kayda değer miktarda para yatırmış̧ olması”nı Ceyhan için suçlama için gösteriyor. Ayrıca FETÖ davalarında sıklıkla görülen “örgüt üyelerinin 1 dolarlık banknot bulundurdukları” tespitini Ceyhan için de yapıyor.

Bu kapsamda savcı Çağlak, Ceyhan’ın Türk Ceza Kanunu’ndaki 314/2 maddesi kapsamında “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis ve TCK’nin 53/1 maddesi kapsamında “belirli haklardan yoksun bırakılma” kapsamında cezalandırılmasını talep ediyor.

Bülent Ceyhan yurtdışında olduğu için duruşmalara katılmadı, savunma yapmadı.

Savcı 6 Şubat 2018’de İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sundu.

Mütalaada Ceyhan’ın yakalanmadığı için dosyasının ayrılması talep edildi.

Dosyada yargılanan 27’si gazeteci 29 kişi hakkında dava ise 7-8 Mart 2018’de sonuçlandı. 23 sanığın “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla cezalandırılmalarına karar verildi.

Bu duruşmada hakkında yakalama kararı bulunan Bülent Ceyhan ile Said Sefa’nın dosyasının ayrılması da karara bağlandı.

Yakalama kararının infazı durumunda yargılaması devam edecek.

FETÖ Media Organization (Indictment)

FETÖ Media Organization (Reasoned Judgement)