Can Ataklı

Can Ataklı 'Aşağılama' Davası

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Can Ataklı hakkında; Tele1 TV’de sunduğu “Gün Başlıyor” isimli programın 23 Mart 2020 tarihindeki bülteninde kullandığı ifadeler üzerinden soruşturma başlattı.

Ataklı, programında; pandemi ilan edilen “coranavirüs” karşısında alınan tedbirler kapsamında uzaktan eğitim amacıyla yayına başlayan Milli Eğitim Bakanlığı’na ait Eğitim Bilişim Ağı (EBA) TV’de eğitim veren bir öğretmenin başörtüsü takmasını eleştirmişti.

Ataklı hakkındaki soruşturma, Kardeşlik Derneği’nin şikayeti üzerine başlatıldı. Ataklı, soruşturma kapsamında; “halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılamakla” suçlandı.

Soruşturma aşamasında ifade veren Ataklı, “programında kullandığı sözlerin suç teşkil etmediğini, bu sözleri konuşmalarında sürekli olarak kullandığını” söyledi.

Hakkındaki iddianame 27 Nisan 2020’de tamamlandı.

Gazeteci Can Ataklı hakkındaki iddianame İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu tarafından 27 Nisan 2020 tarihinde tamamlandı. Ataklı’nın, Tele 1 TV’de sunduğu programda kullandığı ifadeler üzerine suç duyurusunda bulunan Kardeşlik Derneği, iddianamede “şikayetçi” olarak yer aldı.

İddianamede şikayet dilekçesinin özetine yer verildi. Burada, Ataklı’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nın pandemi ilan edilen “coronavirüs” karşısında alınan tedbirler kapsamında uzaktan eğitim için kullandığı EBA TV’de yayınlanan derse ilişkin suçlandığı ifadelere şöyle yer verildi:

“Bu birinci sınıflar için başlamış, şu anda da arkamda gördüğünüz öğretmen de türbanlı, anlatan da o. Bak mesela, bunu yapmaları bence yanlış. Çünkü şu anda okullarda türbanlı öğretmen var mı? Var. Ama milyonlarca öğrenciye rol model olarak türbanlı öğretmeni vermek çok yanlış. Yani bana bunu hele özgürlük ‘mözgürlük’ falan diye anlatmayın kardeşim. Öğretmenin görüntüsü türbanlı öğretmen değil…”

İddianamede, daha sonra, Ataklı’nın; soruşturma kapsamında verdiği ifadenin özetine yer verildi. Ataklı, sözlerin sürekli olarak konuşmalarında tekrarladığı hususlardan olduğunu, organize bir şekilde kendisi hakkında şikayetlerde bulunulduğunu ve beyanlarının suç teşkil etmediğini söyledi.

Ataklı’nın, programdaki; “…milyonlarca öğrenciye rol model olarak türbanlı öğretmeni vermek çok yanlış,” “… öğretmenin görüntüsü türbanlı öğretmen değil. Yani imaj olarak,” “Kardeşim o kafa yapamaz, sen ilk gün başlıyorsun ve imaj olarak türbanlı öğretmenle başlamak kadar bence facia bişey olmaz..” sözlerinin “suç teşkil ettiği” ileri sürüldü.

İddianamede, bu ifadelerin; “inançları gereği giyim tarzından dolayı toplumun bir kesimini aşağılayıcı nitelikte olduğu” iddia edildi.

İddianamede, Ataklı; Türk Ceza Kanunu’nun 216/2 ve 218/1 maddesi uyarınca “basın ve yayın yoluyla; halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılamakla” suçlandı. Bu kapsamda hakkında dokuz aydan bir yıl altı aya kadar hapis cezası istendi.

İddianamede Ataklı’nın suçlandığı Türk Ceza Kanunu’nun 216 ve 218. maddeleri, işlendiği iddia edilen suçun basın yayın yoluyla işlenmesi halinde istenen cezanın yarı oranında arttırılmasını öngörüyor. Ancak aynı maddede “haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamalarının suç oluşturmayacağı” yönünde hüküm de bulunuyor.

Ataklı’nın ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” talep edildi.

İddianame, İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Gazeteci Can Ataklı’nın yargılanmasına 7 Ekim 2020’de İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşma ile başlanacak.

Can Ataklı 'Aşağılama' Davası (Indictment)