Cansu Pişkin

Cansu Pişkin worked for the Evrensel newspaper. She wrote a story about the change of the prosecutor who was assigned to the investigation of a group of Boğaziçi University students [a group of students from Boğaziçi University that protested the Afrin invasion of the Turkish Army and were prosecuted]. Her report, titled “Boğaziçililere özel savcı” [“A special prosecutor assigned just for the Boğaziçi students”] was published on April 5, 2018, both in the newspaper and the newspaper’s news portal.

The report was about the change of the prosecutor who worked on the investigation and reiterated that this particular prosecutor defined the Peoples’ Democratic Party [HDP, a pro-Kurdish party in parliament] as “a political party that works under the influence of the PKK” [the Kurdistan Workers’ Party, a militant Kurdish group].

A prosecution against Pişkin with the allegation of “disclosing or publishing the identities of state officials assigned in the fight against terrorism” started at the Istanbul 36th High Criminal Court. The court reached a verdict on May 7, 2019, and sentenced Pişkin to 10 months in prison in accordance with the applicable article. The court deferred the announcement of the verdict.

Cansu Pişkin - Afrin News Trial

A group of students from the Boğaziçi University handed out doughnuts in support of the Turkish Army’s Afrin invasion. In response, another group of students protested this act and carried a banner titled “Doughnuts cannot be in support of an invasion or a massacre” [“İşgalin katliamın lokumu olmaz”] on March 19, 2018.

After Turkish President Recep Tayyip Erdoğan’s statement on these students as “We will find these terrorist students in video recordings and do the necessary,” the aforementioned students were arrested by police raids on their homes and dorms. The investigation against the students was run by prosecutor Onur Rıfat Atılgan.

Then a reporter for the Evrensel newspaper, Cansu Pişkin reported on the change of the prosecutor on the same day the students were sent to the prosecutor’s office. The report was published in the Evrensel newspaper and its news website on April 5, 2018, with the title, “A special prosecutor, assigned just for the Boğaizçi students.” In the report, it was stated the newly assigned prosecutor Ergün Güçlü “defined the HDP, the third largest party in parliament as ‘a political party that works under the influence of the PKK’ in one of his previous indictments.”

The Istanbul Public Prosecutor launched an investigation against Pişkin. In her testimony, Pişkin said the prosecutor’s assignment to the investigation is, on its own, newsworthy. Noting the prosecutor’s statement on the HDP was published in different open sources, Pişkin said she “didn’t have the intention to point out the prosecutor as a target to the terrorist organizations.”

Yavuz Şahin, a prosecutor from the Istanbul Public Prosecutor’s Press Offence Bureau issued an indictment against Cansu Pişkin.

In the two-page indictment, Pişkin was charged for “disclosing or publishing the identities of state officials assigned in the fight against terrorism” (Law on the Fight Against Terrorism, Article 6). The report itself was included in the indictment as evidence.

In the indictment, the report was cited as “Ergün Güçlü ‘defined the HDP, the third largest party in parliament as ‘a political party that works under the influence of the PKK’ in one of his previous indictments.”

Pişkin’s testimony, in which she refused all the accusations, was summarized in the indictment. In the analysis regarding Article 6/1, it was stated “the disclosure of the indictment must have an intention to point out the subject as a target.”

Stating that “by commenting on the public prosecutors who were assigned in the investigation, Pişkin disclosed the identities of the prosecutors, therefore committed the aforementioned crime.” The prosecutor then recommended sentencing Pişkin.

The prosecutor claimed that because it was published online, the time limit for the statute of limitations wouldn’t be applied to the report.

The first hearing of the trial was held in the Istanbul 36th High Criminal Court on March 6, 2019. The court didn’t accept the lack of jurisdiction request from Pişkin’s lawyers.

In the second hearing of the trial, which was held on March 25, 2019, Pişkin defended herself. Emphasizing her report was an act of journalism, Pişkin said she will continue to pursue such work. She denied the accusation of pointing out the aforementioned prosecutor as target and demanded to be acquitted.

Pişkin’s lawyers noted that according to the case file, it was revealed that another prosecutor, Yasemin Baba decided for non-prosecution in the investigation against the report. Stating that there was no appeal to this decision and the indictment was issued without additional evidence, Pişkin’s lawyers emphasized the procedure was a violation of the law of criminal procedure (CMK). The lawyers demanded the immediate acquittal for Pişkin, adding that in scenarios where the immediate acquittal verdict was available, abatement couldn’t be applied.

In his opinion on the accusations, the prosecutor recommended sentencing Pişkin. The lawyers demanded additional time to prepare the defense. The court accepted the lawyers’ demand.

The court reached a verdict on May 7, 2019. The court ruled to charge Pişkin for Turkish Anti-Terror Law’s Article 6/1 and sentenced her for 10 months in prison. The court deferred the announcement of the verdict.

The court decided to reduce the one-year in prison sentence “considering possible effects on the defendant’s future.”

3. Standing - May 7, 2019


Cansu Pişkin’in gözaltına alınan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin soruşturmasını yürüten savcının değişikliğine dair “Boğaziçililere özel savcı” başlıklı haberi Evrensel Gazetesi’nin 5 Nisan 2018 tarihli üshasında ve gazetenin internet sitesinde yayınlandı.

Haberde şu ifadeler yer alıyordu:

“…soruşturmayı yürüten Savcı Onur Rıfat Atılgan’dan alınarak, öğrencilerin adliyeye çıkarıldığı gün savcı Ergün Güçlü’ye verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu savcılarından Ergün Güçlü, hazırladığı bir iddianamede Meclis’in üçüncü büyük partisi olan HDP’yi, ‘Terör örgütünün güdümünde siyaset yapan parti’ olarak nitelendirmişti.”

Savcı Yavuz Şahin’in 14 Kasım 2018 tarihli iddianamesiyle bu haber ile “Cumhuriyet savcıları hakkında yorumda bulunarak, kimliklerini açıkça belirterek üzerine atılı suçu işlediği” suçlamasıyla yargılandı.

Davanın 7 Mayıs 2019’da görülen karar duruşmasında Pişkin’in 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 6/1 maddesinde yer alan suç nedeniyle 10 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Hükmün açıklanmasını geri bıraktı.

Kararı, 1 yıl hapis cezasını “sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alarak” 1/6 oranında indirerek belirledi.


Savcı, önceki duruşmada verdiği esas hakkındaki mütalaasını tekrar ettiğini söyledi. Cansu Pişkin önceki beyanlarını tekrar ettiğini belirterek “Suç işleme gayesiyle değil kamuyuu bilgilendirmek için haber yaptım. Gazetecilik suç değildir” dedi. Ardından avukatları söz aldı.

Avukat Levent Pişkin suçun unsurları oluşmadığından derhal beraat kararı verilmesi gerektiğini söyledi. Savcıların kamu görevlisi olmadığını anlattı. Atılı suçun manevi unsurunun kasıt varlığına bağlı olduğunu, Cansu Pişkin de kasıt olmadığını dile getirdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin benzer durumlardaki kararlarından örnekler verdi. Haberde adı geçen savcının başka gazetelerde adı geçtiğinde bir işlem yapılmadığını belirtti.

Avukat Mustafa Söğütlü, suçun unsurları oluşmadığından beraat istedi. Mahkemeni aksi kanaatte olması halinde usuli itirazlarını sundu. Avukat Söğütlü, dosyada soruşturmaya yer olmadığına dair karar bulunduğunu hatırlattı. Bu karara itiraz ya da bu karar karşı sulh ceza hakimliği kararı olmadıkça tekrar aynı suçlama ile soruşturma açılamayacağını söyledi. İlk soruşturmanın Basın Kanunu’nda belirtilen sürede açılmasına karşın bu soruşturmanın kovuşturmaya yer yok kararı ile bittiğini anlattı. Hak düşürücü sürenin uygulanması gerektiğini belirtti. Mahkemenin, haberin internet sitesinde de yayımlandığı için bu sürenin uygulanmayacağına dair gerekçesine katılmadıklarını aktardı. Bu itirazlarının değerlendirilmesini istedi. Mahkeme başkanı, avukat sözünü bitirir bitirmez “reddedildi” dedi.

Avukat Söğütlü, dosyanın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesini istediklerini, görevlendirmeye dair itirazlarına yönelik mahkemenin ret gerekçesini doğru görmediklerini söyledi. Tekrar itiraz ettiklerini belirtti. Mahkeme başkanı aynı şekilde “reddediyoruz” dedi.

Avukat Söğütlü son olarak suçun unsurları oluşmadığından beraat, mahkeme aksi takdirdeyse kovuşturmaya yer olmadığı kararı nedeniyle davanın reddine, mahkeme yine aksi kanaatteyse usuli sebeplerden davanın düşmesini istedi.

Avukat Devrim Avcı Özkurt ve Gülşah Kaya beyanlara katılarak beraat talebini yineledi. Cansu Pişkin son sözünde “Beraatimi talep ediyorum. Gazetecilik suç değildir” dedi.


Duruşma Öncesi

Duruşma 16.00’da başlayacağı belirtilen duruşma 16.19’da başladı. Duruşma salonuna girişte bir sıkıntı yaşanmadı..

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda seyircilere 30 kişilik yer ayrılmıştı. Salon büyüklüğü yeterliydi. Penceresizdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı aralarında Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) ve Article 19’dan temsilciler, meslektaşları ve ailesi takip etti.

Genel Gözlemler

Mahkeme başkanı, avukatların itirazlarını sözleri biter bitmez “reddedildi” diyerek reddetti. Heyet üyeleri ile görüşme olmadı. Karar için verilen arada sanık, avukat ve seyirciler salondan çıkarıldı. Karar açıklanırken tekrar salona alındı.


Mahkeme Cansu Pişkin’in 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 6/1 maddesinde yer alan suç nedeniyle 10 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Hükmün açıklanmasını geri bıraktı.

Kararı, 1 yıl hapis cezasını “sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alarak” 1/6 oranında indirerek belirledi.

2. Standing - March 25, 2019


Cansu Pişkin’in gözaltına alınan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin soruşturmasını yürüten savcının değişikliğine dair “Boğaziçililere özel savcı” başlıklı haberi Evrensel Gazetesi’nin 5 Nisan 2018 tarihli üshasında ve gazetenin internet sitesinde yayınlandı.

Haberde şu ifadeler yer alıyordu:

“…soruşturmayı yürüten Savcı Onur Rıfat Atılgan’dan alınarak, öğrencilerin adliyeye çıkarıldığı gün savcı Ergün Güçlü’ye verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu savcılarından Ergün Güçlü, hazırladığı bir iddianamede Meclis’in üçüncü büyük partisi olan HDP’yi, ‘Terör örgütünün güdümünde siyaset yapan parti’ olarak nitelendirmişti.”

Savcı Yavuz Şahin’in 14 Kasım 2018 tarihli iddianamesiyle bu haber ile “Cumhuriyet savcıları hakkında yorumda bulunarak, kimliklerini açıkça belirterek üzerine atılı suçu işlediği” suçlamasıyla yargılanıyor.

İlk duruşma 6 Mart 2019’da İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Bu duruşmanın ardından dosyayı inceleyen avukatları, soruşturmaya dair savcı Yasemin Baba’nın kavuşturmaya yer olmadığına dair kararına rağmen iddianame hazırlandığını öğrendi.

Davanın 25 Mart 2019’daki ikinci duruşmasında savcı mütalaasını açıklayarak Pişkin’in cezalandırılmasını talep etti. Bir sonraki duruşma 7 Mayıs 2019’da.



Next Trial: May 7, 2019, 4 p.m.


Hakan Özer başkanlığında üye hakimler Merve Akyüz ve Sümeyye Nur Özparlak’tan oluşan mahkeme heyetinin yerini almasıyla ikinci duruşma başladı.

Cansu Pişkin savunmasını okudu. Yaptığının bir gazetecilik faaliyeti olduğunu vurgulayarak mesleğini savunacağını söyledi. Haberinde adı geçen savcıyı hedef gösterdiği yönündeki suçlamayı kabul etmeyip ve beraatini talep etti.

“Mesleki faaliyetimin suçlama konusu yapıldığı iddianameye karşı kendimi değil mesleğimi savunacağım. Gazeteci kamusal sorumlulukla kamuoyunu ilgilendiren haberleri tarafsız bir biçimde yapmaya çalışan kişidir. Gazeteci bireysel değil kamusal düşünür. Gazetecinin yaptığı haberden bireysel bir çıkarı ya da bireysel bir faydası olamaz. Kamuoyunun yakından takip ettiği Boğaziçili öğrencilerin adliyeye çıkarıldıkları gün soruşturma savcısının değiştirilmesi haber değeri taşıyan bir gelişmeydi. Soruşturmanın başına getirilen savcının daha önce yazdığı bir iddianamede HDP’yi terör örgütü güdümünde siyasi faaliyet yürüten parti olarak tanımlaması da kamuoyunu ilgilendiren bir hadisedir. Çünkü hukuki değerleri temsil eden bir savcının böyle bir yorumda bulunması meslek ilkeleriyle bağdaşmamakta ve haber değeri taşımaktadır.

Gazetecilik, meslek etik ve ilkeleri gereği habere konu olan kişi veya kişileri hedef göstermek ya da zan altında bırakmak için değil hakikatin ışığından ayrılmadan kamuoyunu bilgilendirmek için icra edilir. Ben de mesleğimi bu etik ve ilkelere bağlı olarak devam ettiriyorum. Haberimde adı geçen savcıyı hedef gösterdiğim yönündeki suçlamayı kabul etmiyor ve beraatimi talep ediyorum.”

Ardından avukatları söz aldı. SEGBİS sistemi açıldı.

Avukatı Levent Pişkin, kast unsurunun oluşmadığını, hedef göstermenin söz konusu olmadığını anlattı. Soruşturmayı yürüten ve kovuşturmaya yer yok kararı veren savcı Yasemin Baba’nın da kararında bu hususlara dikkat çekildiğini söyledi. İki haftalık gözaltı sürecinde soruşturmanın başında olan savcının değişmesinin haber niteliği olduğunu aktardı. Hakim ve savcıların kanuna göre kamu görevlisi değil, yargı görevlisi olarak nitelendirildiğini belirtti. AİHM ve Yargıtay’ın benzer durumlarda gazetecilerin lehine verdiği kararlarını aktardı. Haberde adı geçen savcının daha önce de başka gazetelerde özellikle “FETÖ” operasyonlarına yönelik soruşturmalarda adının geçtiğini belirterek bu haberleri sundu. Suçun maddi ve manevi unsurları oluşmadığı gerekçesiyle derhal beraat talep etti.

Avukat Devrim Avcı Özkurt, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin benzer durumlardaki beraat kararlarını sundu. Haber övücü iken işlem yapılmazken eleştirel haberle ilgili işlem yapılmasını “hakkın kötüye kullanılması örneği” olarak tanımladı. Suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat talep etti.

Avukat Mustafa Söğütlü, dosyada dava konusu olan soruşturmaya dair kovuşturmaya yer olmadığı kararı olduğunu belirtti. Bu karara itiraz olmadan ve yeni bir delil eklenmeden iddianame hazırlandığını anlattı ve bunun “CMK ihlali” anlamına geldiğini söyledi.

Hakim, “Başsavcının kovuşturmaya yer olmadığı kararını iade yetkisi olduğunu” söyledi. Avukat Söğütlü, böyle bir usul olmadığını, yeni delil elde edilmedikçe aynı suçtan iddianamede hazırlanamayacağını savundu. Konuyla ilgili “Müvekkile gönderilmediği için kesinleşmemiştir” cevabı aldıkların ancak bunun da kanunda yeri olmadığını söyledi. Bu nedenle dosyada düşme kararı verilmesi gerektiğini savundu. Ancak derhal beraat kararı verilebilecek durumlarda düşme kararı verilemeyeceğini, verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararındaki gibi suçun unsurları oluşmadığından derhal beraat kararı verilmesini talep etti.


Heyet 16.31’de ara verdi. 16.45’te yeniden başlayan duruşmada savcı, Cansu Pişkin’in cezalandırılmasını talep etti. Avukatlar savunma için süre istedi.

Mahkeme, esas hakkında mütalaaya karşı savunma için gazetecinin avukatlarına süre verdi. Duruşmanın bitiminde taleplerle ilgili değerlendirmelerini soran avukatlar mahkeme başkanından taleplerin esasla birlikte değerlendirileceği yanıtını aldı.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın saat 16.30’da başlayacağı belirtilmişti. Heyetin önceki duruşmalarının bittiğini belirtmesi üzerine Cansu Pişkin ve avukatları hazır olduğunda saat 16.10’da duruşma başladı.
Duruşma salonuna girişte bir sorun yaşanmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu seyircilere otuz sandalye ayrılmış, penceresiz, İstanbul Adliyesi’ndeki standart salonlardandı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, ile Pişkin’in gazeteci arkadaşları ve yakınlarından oluşan 15 kişi takip etti. Cansu Pişkin ve dört avukatı salondaydı.

1. Standing - March 6, 2019


Cansu Pişkin’in gözaltına alınan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin soruşturmasını yürüten savcının değişikliğine dair “Boğaziçililere özel savcı” başlıklı haberi Evrensel Gazetesi’nin 5 Nisan 2018 tarihli üshasında ve gazetenin internet sitesinde yayınlandı.

Haberde şu ifadeler yer alıyordu:

“…soruşturmayı yürüten Savcı Onur Rıfat Atılgan’dan alınarak, öğrencilerin adliyeye çıkarıldığı gün savcı Ergün Güçlü’ye verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu savcılarından Ergün Güçlü, hazırladığı bir iddianamede Meclis’in üçüncü büyük partisi olan HDP’yi, ‘Terör örgütünün güdümünde siyaset yapan parti’ olarak nitelendirmişti.”

Savcı Yavuz Şahin’in 14 Kasım 2018 tarihli iddianamesiyle bu haber ile “Cumhuriyet savcıları hakkında yorumda bulunarak, kimliklerini açıkça belirterek üzerine atılı suçu işlediği” suçlamasıyla yargılanıyor.



Next Trial: March 25, 2019, 4:30 p.m.


Duruşma 09.20’de zamanında başladı. Cansu Pişkin’in avukatı Devrim Avcı Özkurt, davanın süresinde açılmadığını belirterek düşme kararı verilmesini talep etti. Talep üzerine heyet duruşmaya ara verdi.

Aranın ardından savcı Hasan Adalı, haberin gazetenin internet sitesinde de yayınlandığı gerekçesiyle bu süre sürelerin uygulanmayacağını belirterek bu talebin reddini istedi.

Hakan Özer başkanlığında üye hakimler Merve Akyüz ve Sümeyye Nur Özparlak’tan oluşan heyet, aynı gerekçe ile talebin oy birliği ile reddedildiğini açıkladı.

Pişkin’in avukatlarından Mustafa Söğütlü Basın Kanunu’nun 27. maddesine göre davanın 2. Nolu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğini belirterek görevsizlik kararı verilmesini talep etti.

Savcı, talebin reddini istedi. Heyet talebi reddetti.

Mahkeme başkanı iddianameyi okudu. Cansu Pişkin savunmasını hazırlamak için ek süre talep etti. Hakim, iddianamenin 12 Aralık 2018’de tebliğ edildiğini, yaklaşık üç ay süre geçtiğini belirtince Pişkin yoğun çalışma takvimi olduğu için savunma hazırlayamadığını söyledi.

Pişkin’in avukatları savunmaya başlamak üzere iken hakim, Pişkin’in savunmasının ardından avukatların savunmasını alacağını söyledi. Avukatlara avunma için ek süre talebinde bulunup bulunmadıklarını sordu. Avukatlar süre talep etti. Savcı süre talebinin kabulünü istedi.


Mahkeme heyeti sanık ve müdafilerine savunmalarını hazırlayabilmeleri için önümüzdeki celseye dek süre verilmesine, sanığın önümüzdeki duruşmada hazır bulunmasının ihtarına karar verdi.
Bir sonraki duruşma 25 Mart 2019 saat 16.30’da.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüleceği mahkemede Barış Akademisyenleri’nin yargılamaları da devam ediyordu. Akademisyenler ve gazeteciler Cansu Pişkin’in duruşmasını takip etti.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu seyircilere otuz sandalye ayrılmış, penceresiz, İstanbul Adliyesi’ndeki standart salonlardandı.

Genel Gözlemler

Cansu Pişkin’in avukatlarının düşme ve görevsizlik kararları reddedildi. Düşme kararına dair talep için heyet ara verirken görevsizlik kararına dair talepte ara vermeden karar verdi.

Cansu Pişkin - Afrin News Trial (Indictment)

Cansu Pişkin - Afrin News Trial 2. Standing (Minutes of the Hearing)

Cansu Pişkin - Afrin News Trial 3. Standing (Minutes of the Hearing)