Celal Başlangıç

Eren, Işık, Mavioğlu et. al. - Solidarity with Özgür Gündem Trial

İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi kararıyla 16 Ağustos 2016’da “geçici” olanak kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’ne yönelik baskılardan dolayı 3 Mayıs 2016’da Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği kampanyası başlatıldı. Kampanyaya başlanılmasının sebebi gazetenin eş genel yayın yönetmenleri Eren Keskin ve Hüseyin Aykol ile birlikte gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya hakkında açılan davalardı.

Kampanya 7 Ağustos 2016’da sona erdi. Özgür Gündem 675 sayılı KHK ile 29 Ekim 2016’da tamamen kapatıldı.

Kampanyaya katılan 56 nöbetçi yayın yönetmeninden 49’una soruşturma açıldı. Soruşturmaların 11’i takipsizlikle sonuçlandı. 37 dava açıldı. Deniz Türkali hakkındaki dava ise soruşturma süresinin zamanaşımına uğramasından ötürü düştü.

Davalar İstanbul 13., 14. ve 22. Ağır Ceza Mahkemelerinde görüldü.

Dava açılanlar

Hakkında dava açılan 37 isim şöyle: A. Kumru Başer, Ahmet Nesin, Ayşe Batumlu, Ayşe Düzkan, Beyza Üstün, Can Dündar, Celal Başlangıç, Celalettin Can, Cengiz Baysoy, Çilem Küçükkkeleş, Derya Okatan, Dicle Anter, Erol Önderoğlu, Ertuğrul Mavioğlu, Faruk Balıkçı, Faruk Eren, Fehim Işık, Hüseyin Tahmaz, Hakkı Boltan, Hasan Cemal, Hasan Hayri Şanlı, İbrahim Bodur, İhsan Çaralan, Julide Kural, Murat Çelikkan, Murat Uyurkulak, Nadire Mater, Necmiye Alpay, Nevin Erdemir, Öncü Akgül, Ragıp Duran, Said Sefa, Şanar Yurdatapan, Şebnem Korur Fincancı, Tuğrul Eryılmaz, Veysi Altay, Yıldırım Türker.

Takipsiz kararı verilenler

Kampanyaya katıldıkları için hakkında soruşturma açılıp takipsizlik verilen 11 isim şöyle: İhsan Eliaçık, Sebahat Tuncel, Ahmet Abakay, Eşber Yağmurdereli, Hasip Kaplan, Işın Eliçin, Kemal Can, Mustafa Sönmez, Melda Onur, Uğur Karadaş, Nurcan Baysal.

27 Nöbetçi Yayın Yönetmeni ceza aldı

Kampanyaya katılan Şanar Yurdatapan, İbrahim Bodur, Cengiz Baysoy, İmam Canpolat, Çilem Küçükkeleş, Nadire Mater, Yıldırım Türker, Hasan Cemal, Faruk Balıkçı, Dicle Anter, Derya Okatan, Kumru Başer, Ayşe Batumlu, Jülide Kural, İlham Bakır, Murat Uyurkulak, Murat Çelikkan, Beyza Üstün, Nevin Erdemir, Hakkı Boltan, Hasan Hayri Şanlı ve Tuğrul Eryılmaz, Hüseyin Aykol, Ayşe Düzkan, Ragıp Duran, Mehmet Ali Çelebi ve Hüseyin Bektaş davaları olmak üzere 27 kişi hakkında toplamda 352 ay 15 gün hapis ve 68 bin TL para cezası verildi.

Çelikkan ve Düzkan hapis yattı

Cezası ertelenmeyen nöbetçi genel yayın yönetmenlerinden Murat Çelikkan, 14 Ağustos 2017’de Kırklareli Cezaevi’ne girdi, 14 Ekim 2017’de açık cezaevine alındı, 21 Ekim 2017’de tahliye edildi.

Cezası ertelenmeyen diğer nöbetçi genel yayın yönetmeni Ayşe Düzkan ise, İstinaf Mahkemesi’nin 1 yıl 6 aylık hapis cezasını onamasının ardından cezasının infazı için 29 Ocak’ta teslim olarak Bakırköy Kadın Cezaevi’ne konuldu. Daha sonra nakledildiği Eskişehir Açık Cezaevi’nden 12 Haziran 2019’da tahliye oldu.

Tutuklanan ilk üç Nöbetçi Yayın Yönetmeni beraat etti

Bu soruşturmada ilk tutuklamalar Erol Önderoğlu, Ahmet Nesin ve Şebnem Korur Fincancı’ya uygulanmıştı. 20 Haziran 2016’da tutuklanan üç isim 10 gün sonra serbest bırakıldı. Bu üç isim 17 Temmuz 2019’da görülen 11. duruşmada tüm suçlamalardan beraat etti. Bu dosya istinaf aşamasında.

3 Nöbetçi Yayın Yönetmeni’nin yargılanması sürüyor

Davaları ayrı ayrı görülen nöbetçi yayın yönetmenlerinden Can Dündar, Said Sefa, Veysi Altay’ın davaları devam ediyor.

Kızılkaya 37 davada da sanık

Açılan 37 davanın hepsinde gazetenin Sorumlu Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya da sanık olarak yargılandı. Kızılkaya hakkında açılan davaların büyük bir bölümü özgür Gündem Ana Davası ile birleştirildi.

İstenen cezalar

37 nöbetçi yayın yönetmeni 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 7/2 maddesi doğrultusunda “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” ve 6/2 maddesi doğrultusunda “Terör Örgütlerinin Bildiri veya Açıklamalarını Basma veya Yayınlamak”, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 215/1 maddesi doğrultusunda “Suç İşlemeye Alenen Tahrik” ve TCK 214/1 maddesi doğrultusunda “Suçu ve Suçluyu Övme” ile suçlandı.

TMK 7/2 için 1 yıldan 5 yıla hapis. TMK 6/2 için 1 yıldan 3 yıla kadar hapis, TCK 215/1 için 2 yıla kadar hapis ve TCK 214/1 için ise altı aydan 5 yıla kadar hapis öngörülüyor. Toplamda 37 Nöbetçi Yayın Yönetmeni için ayrı ayrı 2,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.

Celal Başlangıç’ın dosyası birleştirildi

Celal Başlangıç, Nöbetçi Eş Genel Yayın Yönetmenliği kampanyasında 12 Mayıs 2016’da bir günlüğüne nöbetçi yayın yönetmenliği görevini üstlendi. Bu tarihte yayımlanan haberler nedeniyle hakkında soruşturma başlatıldı. Mayıs ayıda soruşturma kapsamında savcılığa ifade verdi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi ayrı ayrı yürüyen DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren, gazeteciler İhsan Çaralan, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Öncü Akgül, Ömer Ağın, Celalettin Can ve Hüseyin Aykol’un dosyalarını birleştirdi. Birleştirilen davada Dilşah Kocakaya, Mehmet Şirin Taşdemir, Veysel Kemer, Yüksel Oğuz ise kaldıkları cezaevlerinden gazetede yayınlanmak üzere gönderdikleri yazılardan kaynaklı suçlanıyor.

Birleştirilen davanın 7 Mayıs 2018 tarihli7’nci duruşmasında savcı Ercan Gümüş, esas hakkındaki mütalaasını mahkeme heyetine sundu. Savcı gazetenin eski Eş Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykol’un zincirleme şekilde “örgüt propagandası” yaptığını iddia ederek 13 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.

Savcı Gümüş, kampanyaya katılan DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren, Evrensel yazarları İhsan Çaralan ve Fehim Işık, gazeteciler Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Celalettin Can, Öncü Akgül, Ömer Ağın, Dilşah Kocakaya, Mehmet Şirin Taşdemir, Veysel Kemer ve Yüksel Oğuz’un da 7,5 yılla kadar cezalandırılmalarını talep etti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’ndan savcı Gökhan Yolasığmaz’ın hazırladığı 31 Mayıs 2016 tarihli iddianamede Celal Başlangıç ile Özgür Gündem Gazetesi sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya ve yazarı Ömer Ağın şüpheli olarak yer alıyor.

Savcı, her üç isme de Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 7/2 maddesi doğrultusunda “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” ve 6/2 maddesi doğrultusunda “Terör Örgütlerinin Bildiri veya Açıklamalarını Basma veya Yayınlamak”, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 215/1 maddesi doğrultusunda “Suç İşlemeye Alenen Tahrik” ve TCK 214/1 maddesi doğrultusunda “Suçu ve Suçluyu Övme” suçlamaları yöneltiyor.

İddianame, 12 Mayıs 2016 tarihli Özgür Gündem Gazetesi’nden dokuz yazının başlığının sıralanması ile başlıyor. Bu yazılardan biri Ömer Ağın’ın “Savaşlar Kaybedilebilir Ama Savaşmayanlar Baştan Kaybetmiştir” başlıklı yazı. İmzasız olan diğer yazıların başlıkları şöyle:

• “Direnen Kadının Mücadelesi Sürüyor”
• “Ceyla, Mizgin ve Şirin Kürdistan’ı Birleştirdi”
• “Biz Kaybedersek Dirilir Tekrar Savaşırız”
• “Nisebin’de Zırhlı Araca Saldırı”
• “HPG; Eylemde 9 Polis Öldürüldü”
• “Devlet Kaybettiği Mehmet Tunç’u arıyor”
• “Ekmeğim Suyum Dediği Özgürlüğe Kavuştu”
• “Sürece Sahip Çıkmak Gerekiyor”

Savcı, bu yazılarda ve alıntılamadığı diğer yazı ve görsellerde “PKK/KCK mensuplarının eylemlerinin propagandasının yapıldığı, suçların övüldüğü, halkın bir kesiminin suç işlemek üzere tahrik edildiği tespiti” ile soruşturma başlatıldığını aktarıyor.

5187 sayılı Basın Kanunu’nun cezai sorumluluğu düzenleyen maddesine göre yayın ile işlenen suçlarda eser sahibinin, eser sahibi belli olmayan durumlarda sorumlu yazı işleri müdürü ile bağlı olduğu kişinin cezai sorumluluğu olduğunu açıklıyor.

İnan Kızılkaya’nın 23 Mayıs 2016’da verdiği savcılık ifadesi iddianamede özetleniyor. Bu bölümde soruşturmaya konu edilen Özgür Gündem sayısının yayın tarihi 7 Nisan 2016 olarak yer alıyor. Kızılkaya, suçlama konusu nüshanın yayımlandığında sorumlu yazı işleri müdürü görevini yürüttüğünü ve nihai sorumluluğun kendisinde olduğunu söylüyor. Diğer basın ve yayın organlarının vermediği haberleri yayımladıklarını belirterek suçlamaları reddediyor.

Celal Başlangıç, iddianamede özetlenen savcılık ifadesinde “basın özgürlüğünün varoluş sebebi olduğunu, halkın haber alma hakkını savunduklarını, özgür Gündem için sembolik bir dayanışma içinde olduğunu, toplantıya katılarak önüne gelen gündeme baktığını” aktarıyor.
Ömer Ağın’a ait bir ifade iddianamede yer almıyor.

Savcı Gökhan Yolasığmaz, ifade özetlerinin ardından diğer nöbetçi yayın yönetmenleri için hazırlanan iddianamelerdeki sonuç ve talep bölümünü yineliyor.

Burada, suçlama konusu yapılan içeriklerde “PKK/KCK mensuplarının eylemlerinin övüldüğünü”, içeriklerin “bu eylemleri meşrulaştırma ve övme amacında ve PKK propagandası mahiyetinde olduğunu” iddia ediyor. Bu içeriklerin yayımlanmasının “Düşünce ve ifade hürriyeti veya basın hürriyeti kapsamında değerlendirilmeyeceğini” öne sürüyor.

Üç ismin de Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 7/2 maddesi doğrultusunda “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” ve 6/2 maddesi doğrultusunda “Terör Örgütlerinin Bildiri veya Açıklamalarını Basma veya Yayınlamak”, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 215/1 maddesi doğrultusunda “Suç İşlemeye Alenen Tahrik” ve TCK 214/1 maddesi doğrultusunda “Suçu ve Suçluyu Övme” suçlarından 2,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını talep ediyor.

Dava İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Celal Başlangıç, 4 Ekim 2016’daki duruşmada savunmasını yaptı. Başlangıç’ın savunması özetle şöyle:

“41 yıllık gazeteciyim. 30 yılı aşkın bir süre Kürt sorunuyla ilgili yazdığım binlerce yazıyla, yayınladığım dört kitapla ilgili tek bir mahkumiyetim olmadı.

“Bir kitabıma soruşturma açıldı, takipsizlikle sonuçlandı. Bir kitabıma da dava açıldı, ondan da beraat ettim.

“Yani demem o ki, bütün meslek hayatımda binlerce yazıyla, dört kitap, verdiğim onca röportajla, yaptığım konuşmalarla, katıldığım televizyon programlarıyla işleyemediğim bütün suçları, bir tek gün Özgür Gündem gazetesinde nöbetçi genel yayın müdürü olunca işlemişim.

“Neler yapmışım o bir tek günde?

“Suç işlemeye alenen tahrik etmişim, suçu ve suçluyu övmüşüm, Terör örgütü propagandası yapmışım.

“Boşuna 41 yıl gazetecilik yapmışım aslında, bütün bu suçların hepsini bir gün Özgür Gündem Gazetesi’nde nöbetçi genel yayın yönetmeni olarak işleyebilirmişim.

“Buraya kadar anlatmaya çalıştığım, bu suçlamaların konjonktürel, yani siyasi olduğudur.

“Elbette bütün bu suçlamaları reddediyorum.

“Gazeteciliğin temelinde savaşa ve çatışmalara karşı çıkmak yatar.

“Çünkü bir savaşta, bir çatışmada önce gerçekler ölür. Gerçeğin öldüğü yerde gazetecilik de ölmüş demektir.

“Ben Özgür Gündem’e mesleki dayanışma için gitmiştim. Meslek hayal boyunca editoryal bağımsızlığı savunan bir gazeteci olarak her sayfadaki editörünün başına bir sansür memuru olarak dikilmem anlayışım gereği mümkün değildir.

“Hem de fiziken bunu başarabilen genel yayın yönetmenine bugüne dek rastlanmamıştır.

“Gazetecilik suç değildir. Sadece nöbetçi genel yayın yönetmeni eylemimden dolayı iddianamede ileri sürüldüğü gibi kimseyi suç işlemeye tahrik etmiş, suçu ve suçluyu övmüş veya terör örgütü propagandası yapmış değilim ve suçlamaların tümünü reddediyorum; çünkü gazeteciyim. Bu nedenle beraat kararı verilmesini talep ederim.”

Başlangıç, duruşmadan 1 gün sonra 5 Ekim 2016’da yurtdışına çıkmak üzere Atatürk Havalimanı’na gittiğinde pasaportunun iptal edildiğini öğrendi. Başlangıç, yaptığı açıklamada Emniyet Müdürlüğü’nün pasaport iptali talebini 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin reddettiğini ancak havalimanında pasaport iptali ile karşılaştıklarını anlattı.

Başlangıç, 24 Kasım 2016’daki duruşmaya katılmadı.

Başlangıç’ın dosyası daha sonra, nöbetçi yayın yönetmenliği kampanyasına katılan Ertuğrul Mavioğlu, İhsan Çaralan, Faruk Eren, Fehim Işık, Öncü Akgül, eski Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykol ve köşe yazarı Ömer Ağın ile cezaevinden yazı yollayan beş kişi hakkında açılan dosyalarla birleştirildi.

Birleşen davanın 4 Temmuz 2017’deki 4., 26 Ekim 2017’deki 5. , 15 Mart 2018’deki 6. Duruşmalarına Celal Başlangıç katılmazken, avukatı Fikret İlkiz salondaydı.

7 Mayıs 2018’deki 7. duruşmada savcı Ercan Gümüş esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Celal Başlangıç’ın “yayın yoluyla silahlı terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasından (3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 7/2, 7/2-2. cümle) cezalandırılmasını talep etti. Avukat Fikret İlkiz savunma için süre talep etti.

16 Temmuz 2018’deki 8. duruşmada Celal Başlangıç’ın avukat Fikret İlkiz söz aldı. İlkiz, Basın Kanunu’nda yer alan yayın yönetmenlerinin sorumluğuna dair maddenin, Anayasa’ya aykırılık iddialarının değerlendirilmesini istedi. “Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçunun unsurları oluşmamıştır. Şiddet çağrısı bulunmamaktadır” dedi. Ayrıca suçlama konusu yapılan haberlerin ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu belirterek beraat kararı verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti talepleri reddetti.

Davanın 9. duruşması 10 Ekim 2018’de, 10. duruşma ise 28 Mart 2019’da görüldü.

3 Nisan 2019’daki 11. duruşmada avukat Fikret İlkiz beraat kararı verilmesi talebini yineledi.

Murat Özer başkanlığında Mücteba Akkaya ve Abdullah Şükrü Arslan’dan oluşan mahkeme heyeti kararını açıkladı. Celal Başlangıç hakkında “Suç işlemeye alenen tahrik” ve “suç ve suçluyu övmek” suçlarından beraat kararı verdi.

Celal Başlangıç’a “basın- yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” (TMK 7/2 2. Cümle) maddesince 1 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Cezayı erteledi.

Celal Başlangıç’ın beyanının tümünü okumak için tıklayın .

11. Standing - April 3, 2019


Özgür Gündem nöbetçi yayın yönetmenliği yapan 8 kişi ve cezaevinden yazı yollayan 5 kişiye açılan davaların birleştirildiği dosya. Davada gazeteciler Celal Başlangıç, Ertuğrul Mavioğlu, Faruk Eren, Fehim Işık, Hüseyin Aykol, İhsan Çaralan, Ömer Ağın ve Öncü Akgül yargılanıyor. Gazeteciler “suç işlemeye alenen tahrik” (TCK 214/1) ve “suçu ve suçluyu övme” (TCK 215/1), “terör örgütü propagandası” (TMK 7/2) ile suçlandı.


Murat Özer başkanlığında Mücteba Akkaya ve Abdullah Şükrü Arslan’dan oluşan mahkeme heyetinin salonda yerini almasının ardından önce avukat Özcan Kılıç söz aldı. Sanıkların “Nöbetçi Yayın Yönetmenliği kampanyası” kapsamında dayanışma amacıyla ve gönüllülük esasıyla sadece bir günlüğüne künyeye isimlerini yazdırdıklarını ve Basın Kanunu’na göre cezai sorumlulukları olmadığı için yargılanmalarının doğru olmadığını belirtti. Dava dosyasının çok özensiz hazırlandığını söyledi. İddia makamınca yargılama sürecinde verilen ifadelerin dosyaya eklenen belgelerin dikkate alınmadığını ve savcının mütalaasında iddianameyi tekrar ettiğini söyledi.

Kılıç’tan sonra avukatlar Devrim Avcı, Yıldız İmrek, Ruken Gülağacı, Rozerin Seda Kip, Yeşinil Yeşilyurt, Fikret İlkiz ve Ekin Güneş Saygılı sırayla söz aldı ve nöbetçi yayın yönetmenliği eyleminin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Basın Kanunu’na göre sanıkların cezai sorumluluğu olmadığını tekrar eden avukatlar, iddianamede neyin propaganda olduğunun dahi belirtilmediğinin altını çizdi.

Sanıklardan Faruk Eren de duruşmada beyanda bulundu. Eren, kısa savunmasında şu ifadelere yer verdi:

“30 yıldan fazladır gazetecilik yapıyorum, DİSK Basın-İş Sendikasının genel başkanıyım. Eğer Özgür Gündem’i koruyamazsak basın ve ifade özgürlüğünü savunamayacağımızı biliyordum. O nedenle ilk nöbetçi yayın yönetmenlerinden biri oldum. Ne yazık ki başarılı olamadık. Özgür Gündem artık yok. Biz aslında mesleğimizi savunuyoruz. Sizden de talebim mesleğinizi, hukuku ve adaleti savunmanızdır.”

Sanıklardan Eren’e ve avukatlara son sözlerini soran mahkeme başkanı karar için salonu boşalttı. Yaklaşık 20 dakikalık aradan sonra, mahkeme başkanı kararı okumaya başlamadan önce, sanıkların cezai sorumluluğu konusunda yapılan tartışmaya referansla ““Geçici olarak sorumlu yayın yönetmenliği yapan sanıkların sorumluluğunu biz kabul ettik” dedi.


Sanıkların tamamı “suç işlemeye alenen tahrik” (TCK 214/1) ve “suçu ve suçluyu övme” (TCK 215/1) suçlamalarından beraat etti. Dokuz kişiye ise “terör örgütü propagandası” (TMK 7/2) suçlamasından ceza verildi.

Hüseyin Aykol, basın yoluyla propaganda suçundan çeşitli indirim ve artırmalarla birlikte 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Nöbetçi yayın yönetmenliği nedeniyle yargılanan Faruk Eren, Ertuğrul Mavioğlu, Fehim Işık, Celal Başlangıç, Öncü Akgül ve İhsan Çaralan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılırken, cezalar ertelendi. Celalettin Can’a verilen 1 yıl 3 ay hapis cezası ise ertelenmedi.

Gazetenin yazarlarından Ömer Ağın beraat etti.

Cezaevinden gönderdikleri mektup nedeniyle yargılanan Mehmet Şirin Taşdemir, Veysel Kemer, Yüksel Oğuz beraat ederken, Dilşah Kocakaya 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı ve cezası ertelenmedi.


Duruşma Öncesi

Duruşma öncesi gazeteciler ve gözlemciler mahkeme salonu önünde beklerken, mübaşir yanlarına gelerek “Sessiz olmalarını, mahkeme başkanının rahatsız olduğunu” söyledi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride bir güvenlik görevlisi oturuyordu. Mahkeme başkanı ve savcı mikrofon kullanmadığı için söyledikleri duyulmuyordu. Karar okunurken bir taraftan tutanağın bastırılması için yazıcı çalıştırıldı ve mahkeme başkanının söylediklerini duymak tamamen imkansız hale geldi.

Duruşmaya Katılım

Karar duruşması olması nedeniyle, duruşmayı 20 kadar gazeteci izledi. Sanıklardan ise sadece Faruk Eren katıldı.

10. Standing - March 28, 2019


Özgür Gündem nöbetçi yayın yönetmenliği yapan 8 kişi ve cezaevinden yazı yollayan 5 kişiye açılan davaların birleştirildiği dosya. Davada gazeteciler Celal Başlangıç, Ertuğrul Mavioğlu, Faruk Eren, Fehim Işık, Hüseyin Aykol, İhsan Çaralan, Ömer Ağın ve Öncü Akgül yargılanıyor. Gazeteciler “suç işlemeye alenen tahrik” (TCK 214/1) ve “suçu ve suçluyu övme” (TCK 215/1), “terör örgütü propagandası” (TMK 7/2) ile suçlandı.



Next Trial: April 3, 2019, 9:30 a.m.


Duruşma gelen evrakların (İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’na Özgür Gündem Gazetesi’ne ait mevkute beyannamelerinin gönderilmesi için yazılan müzekkerenin cevabı, başka bir dosyadan tutuklu sanık Veysel Kemer’in Kürtçe savunma yapması için Kürtöe tercüman görevlendirilmesi ile ilgili yazı) dosyaya eklenmesiyle başladı.

Mahkeme heyeti Murat Özer başkanlığında, Abdullah Şükrü Arslan ile Ünal Altınöz’den oluştu.

Savcı Ercan Gümüş 7 Mayıs 2018’de verdiği esas hakkındaki mütalaasını tekrar etti.

Avukat Özcan Kılıç, dosyada özensizlikler olduğunu söyledi. Sanıklardan Fehim Işık’ın sorumlu yayın yönetmeni olduğuna dair bir belge olmadığını belirten Kılıç, savcılığın basın bürosundan gelen belgenin de bunu desteklediğini ifade etti. Bunun yanısıra dosyada Basın Kanunu’nun 11. Maddesinin de ihlal edildiğini söyledi; kanuna göre sanıklardan başka dosyada tutuklu olan Taşdemir, Temel ve Kocakaya’nın cezaevinden gazeteye yazdıkları mektuplar nedeniyle yargılanmaması gerektiğini ifade etti. Sanıklardan Ömer Ağın’ın Bertolt Brecht’ten yaptığı alıntının iddianameye “örgüt propagandası” olarak yansıdığını da hatırlattı.

Kılıç, tüm bu hususlar ışığında savcılığın esas hakkındaki mütalaasını gözden geçirmesi gerektiğini ve dosyadaki sanıkların cezai sorumluluğuna dair inceleme yapılması gerektiğini ifade etti.

Avukatlar Hatice Ezgi Güngördü, Fikret İlkiz, Rozerin Seda Kip ve Devrim Avcı, dosyaya eklenen evrakları incelemek için süre talep etti.


Sanıklar ve avukatlarına evrakları incelemesi için süre verilmesine ve bir sonraki duruşmanın bir hafta sonra görülmesine karar verildi.


Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride kolluk kuvveti yoktu. Mahkeme başkanı ve savcı mikrofon kullanmadığı için söyledikleri duyulmuyordu.

Duruşmaya Katılım

Sadece gazeteciler katıldı.

Genel Gözlemler

Duruşma saatinde başladı. Mahkeme başkanı bu celse karar vermek istediğini söyledi, avukatlar dosyaya eklenen evrakları incelemek için süre istedi. Mahkeme başkanı buna gerek olmadığını ifade etti. Avukatların bu evrakları incelemek istediklerini söylemesi üzerine, duruşma bir hafta sonraya ertelendi.

Mahkeme başkanının, duruşma başladıktan sonra salona giriş istemediği söylenerek RSF gözlemcisi salona alınmadı.

9. Standing - Oct. 10, 2018


Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Özgür Gündem gazetesinin Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği kampanyası 3 Mayıs 2016’da başlayıp, 7 Ağustos 2016’da sona erdi. Kampanyaya katılan 56 nöbetçi yayın yönetmeninden 49’una soruşturma açıldı. Yayın yönetmenleri İhsan Eliaçık, Melda Onur, Sabahat Tuncel, Ahmet Abakay, Eşber Yağmurdereli, Hasip Kaplan, Işın Eliçin, Kemal Can, Mustafa Sönmez, Uğur Karadaş, Nurcan Baysal hakkında ise takipsizlik kararı verildi.

38 kişi hakkında, TMK 7/2 maddesini içeren “Terör örgütü propagandası yapmak” ve 6/2 maddesini içeren “Terör örgütlerinin bildiri veya açıklamalarını basma veya yayınlamak” iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Savcılığı Basın Suçlarını Soruşturma Bürosu tarafından soruşturma başlatıldı. Açılan soruşturmalardan bir tek oyuncu Deniz Türkali’nin davası zaman aşımı gözetilerek, hakkında düşürme kararı verildi.

İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davalar

İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Şanar Yurdatapan, İbrahim Bodur, Cengiz Baysoy, Hüseyin Tahmaz, Çilem Küçükkeleş, Nadire Mater, Yıldırım Türker, Hasan Cemal, Faruk Balıkçı, Dicle Anter, Derya Okatan, Kumru Başer, Ayşe Batumlu, Jülide Kural, Murat Uyurkulak, Murat Çelikkan, Beyza Üstün, Nevin Erdemir, Hakkı Boltan, Hasan Hayri Şanlı, Tuğrul Eryılmaz, Hüseyin Aykol, Ayşe Düzkan, Ragıp Duran hakkında karar verildi. 24 kişiye toplamda 188 ay 15 gün hapis ve 67 bin TL para cezası verildi. Verilen cezalardan büyük büyük çoğunluğu ertelendi.

Murat Çelikkan dışındaki tüm cezalarda ertelenmeye gitti. Çelikkan 14 Ağustos 2017’de Kırklareli Cezaevi’ne girdi ve 21 Ekim 2017’de tahliye edildi.

Hapis yatan diğer isim ise Ayşe Düzkan oldu. Düzkan İstinaf Mahkemesi’nin 1 yıl 6 aylık hapis cezasını onamasının ardından cezasının infazı için 29 Ocak’ta teslim olarak Bakırköy Kadın Cezaevi’ne konuldu. Daha sonra nakledildiği Eskişehir Açık Cezaevi’nden 12 Haziran 2019’da tahliye oldu.

Yargılananlardan Hasan Hayri Şanlı, Nevin Erdemir, Hüseyin Tahmaz ve Hakkı Boltan hakkında ise beraat kararı verildi.

Baktığı tüm davalarda hızla karar veren İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’si başkanı Fikret Demir, son HSK kararnamesi ile Yargıtay 16. Ceza Dairesi üyeliğine atandı.

Celal Başlangıç’ın yayın yönetmeni olduğu gün yayımlanan bir yazıdan dolayı Ömer Ağın, Cengiz Baysoy’un yayın yönetmenliği yaptığı gün yayımlanan bir yazıdan dolayı İmam Canpolat, Jülide Kural’ın yayın yönetmenliği yaptığı gün yayımlanan yazıdan dolayı İlham Bakır hakkında da dava açıldı. “Örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla yargılanan dava da Canpolat ve Bakır’a 1 yıl 3’er ay hapis cezası verildi. Bakır’ın cezası ertelenirken Canpolat’ın cezasında ertelemeye gidilmedi.

Gazetenin yazarları Mehmet Ali Çelebi ve Hüseyin Bektaş’a da 1 yıl 6’ar ay hapis cezası verildi. Bu cezalarda ertelenmedi.

Özgür Gündem soruşturması kapsamında açılan 37 davanın hepsinde gazetenin Sorumlu Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya da sanık olarak yargılandı. Avukatların talepleri doğrultusunda Kızılkaya’nın dosyaları nöbetçi genel yayın yönetmenlerinin davalarından ayrılarak, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve Özgür Gündem gazetesi ana davası ile birleştirildi.

Bu soruşturmada ilk tutuklamalar Erol Önderoğlu, Ahmet Nesin ve Şebnem Korur Fincancı’ya uygulanmıştı. 20 Haziran 2016’da tutuklanan üç isim 10 gün sonra serbest bırakıldı. Bu üç isim 17 Temmuz 2019’da görülen 11. duruşmada tüm suçlamalardan beraat etti.

Yargılanan nöbetçi yayın yönetmenlerinden Can Dündar, Said Sefa, Veysi Altay’ın davaları devam ediyor.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davalar

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ayrı ayrı görülen DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren, gazeteciler İhsan Çaralan, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Öncü Akgül, Hüseyin Aykol, Ömer Ağın, Celalettin Can’ın duruşmaları mahkeme heyeti tarafından birleştirildi.

Dilşah Kocakaya, Mehmet Şirin Taşdemir, Veysel Kemer, Yüksel Oğuz ise kaldıkları cezaevlerinden gazetede yayınlanmak üzere gönderdikleri yazılardan kaynaklı haklarında dava açıldı. Açılan bu dava da yayın yönetmenleri davası ile birleştirildi.

7 Mayıs 2018 tarihli duruşmada savcı, esas hakkındaki mütalaasını mahkeme heyetine sundu. Davanın 7’nci duruşmasında esas hakkındaki mütalaasını açıklayan duruşma savcısı Ercan Gümüş, gazetenin eski Eş Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykol’un zincirleme şekilde “örgüt propagandası” yaptığını iddia ederek 13 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istemişti.

Savcı Gümüş, kampanyaya katılan Nöbetçi Yayın Yönetmeni olarak katılan DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren, Evrensel yazarları İhsan Çaralan ve Fehim Işık, gazeteciler Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Celalettin Can, Öncü Akgül ile gazetede mektup ve yazıları yayınlanan Ömer Ağın, Dilşah Kocakaya, Mehmet Şirin Taşdemir, Veysel Kemer ve Yüksel Oğuz’un da 7 buçuk yıla kadar cezalandırılmalarını talep etti.



Next Trial: March 28, 2019, 11 a.m.


İstanbul 14. Ağır ceza mahkemesi’nde görülen davanın 9. duruşmasında mahkeme heyeti Murat Özer başkanlığında üye hakimler Mücteba Akkaya ve Ünal Altınöz’den oluştu. Duruşma, gelenlerin isim tespiti ile başladı. Duruşmada ilk olarak Cumhuriyet Savcısı Gümüş söz alarak, mütalaa sundu.

Savcı Gümüş: 7 Mayıs 2018 tarihindeki mütalaamızı tekrar etmekle birlikte sanık sanık Veysel Kemer yönünden ise sanığın savunmasından sonra mütalaa hususunun tekrar değerlendirileceği, bu nedenle eksik hususların giderilmesini mütalaa olunur.

Sanık Ertuğrul Mavioğlu: Önceki celse mütalaaya ilişkin tevsii tahkikat talebimiz vardı. Bu taleplerimizi tekrar ediyorum. Bu taleplerimizin yeniden değerlendirilmesini istiyoruz.

Sanık Faruk Eren: Mütalaaya karşı savunma yapmak için süre talep ediyorum.

Tüm sanıklar müdafii Avukat Özcan Kılıç: Önceki beyanlarımızı tekrar ederiz. Mütalaada çok ciddi hatalar var.

Mahkeme başkanı Özer: Maddi hata olma olasılığı olabilir. Zaten savcı mütalaayı yenileyeceğini mütalaa etti.

Özcan Kılıç: Biz mütalaanın savcıya iadesini istiyoruz.

Sanık Öncü Akgül’ün müdafii Avukatı Ekin Güneş Saygılı: Eksik hususlar giderilsin. Esas hakkında ki savunma yeniden verildiğinde esas hakkında savunma yapacağız. Şu anda bir şey söylemeyeceğim. Meslektaşlarımın beyanlarına katılıyorum.

İhsan Çaralan müdafii Avukat Devrim Avcı Özkurt: Esas hakkında mütalaa verildiğinde savunma yapacağız. (elindeki 9 sayfalık savunmayı ve AİHM içtihatlarını içeren dosyayı mahkeme heyetine sundu. Dosya mahkeme heyeti tarafından kabul edidi)

Ertuğrul Mavioğlu müdafii Avukatı Rozerin Seda Kip: Celse arasında tevsii tahkikat taleplerimizi içeren dosyayı mahkemenize sunmuştuk. Taleplerimizi tekrarladık. Önceki heyet tarafından değerlendirilmeyen taleplerimizin değerlendirilmesini istiyoruz. Esas hakkındaki savunmamızı yeni mütalaa sunulduğunda yapacağız.


Duruşmaya 5 dakikalık ara karar arası verildi. Arada sanık, avukat ve izleyiciler ile gazeteciler duruşma salonundan çıkarıldı.

Duruşma salonu önünde beklenildiği sırada özel güvenlikler duruşma salonunun kapısını çekmek isteyen gazeteciyi engellemek istedi. Güvenlikçiler ile gazeteciler ve izleyiciler arasında ufak tartışma çıktı. Ara karar açıklanmak üzere duruşma salonunun kapısı açıldığı özel güvenlikçiler, mahkeme heyetinin kararı olmamasına rağmen “Salona sadece avukatlar alınacak. Mahkeme heyetinin kararı bu şekilde” dedi. Ancak, uyarılara rağmen salon önünde bekleyen herkes duruşma salonuna girdi.

Herkesin salonda yerini alması üzerine mahkeme heyeti duruşma arasında yazdırdığı ara kararını açıkladı.

Mahkeme heyeti, verdiği kararında savunma için süre taleplerinin kabulüne, Mavioğlu ve avukatı Kip’in tevsii tahkikat talepleri duruşmanın geldiği aşama göz önünde bulundurularak, reddine karar verdi. Kararda, Veysel Kemer’in usulüne uygun alınmış bir savunmasının dosyada bulunmadığı, tercüman eşliğinde savunmasının alınmasına yer verildi. Mahkeme Başkanı Özer, avukatlara dönerek, “Savunma hakkının ihlal edilmesini istemiyoruz” dedi.

Mahkeme, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosuna müzakere yazılarak, her bir gazete hakkında suç tarihi belirtilmek suretiyle, suç tarihlerini kapsar şekilde Özgür Gündem gazetesine ait mevkute beyannamelerinin gönderilmesinin istenmesine, ayrıca gazetelerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu’na teslim tarihlerinin sorulmasına karar verdi.


Duruşma Öncesi

Duruşma için 11.12 saati belirlenmesine rağmen 10 dakika gecikmeli başladı.

Duruşmayı izlemek için HDP Milletvekili Ahmet Şık, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, gazeteciler ve bazı sivil toplum örgütü temsilcisi adliyeye geldi. Duruşma öncesi herhangi bir destek açıklaması yapılmadı.

Duruşmanın başlaması ile izleyiciler duruşma salonuna alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin görüldüğü duruşma salonu orta büyüklükte bir salondu. Sanık gazeteciler ile avukatlar ayrı, İzleyiciler ve gazeteciler için ise ayrı oturma yerleri vardı.

Duruşmaya Katılım

Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve HDP Milletvekili Ahmet Şık, çok sayıda gazeteci duruşmayı izledi. Duruşmaya tutuksuz sanıklar Faruk Eren ile Ertuğrul Mavioğlu katıldı. Duruşmada sanıkların avukatları da hazır bulundu.

Genel Gözlemler

Son HSK kararnamesi ile Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde ki ağır ceza mahkemelerinin başkan ve üyelerinin aksine, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkanı ve üyeleri sanıkları ve avukatları dinledi. Avukatların taleplerini dile getirmesini engellemedi. Ara karar açıklandığı zaman, duruşma günü ve saatini avukatlara göre belirledi. Yer yer avukatlar ve mahkeme başkanı arasında şakalaşmalar bile oldu.

Eren, Işık, Mavioğlu et. al. - Solidarity with Özgür Gündem Trial 10. Standing (Minutes of the Hearing)

Eren, Işık, Mavioğlu et. al. - Solidarity with Özgür Gündem Trial 10. Standing (Defense)

Eren, Işık, Mavioğlu et. al. - Solidarity with Özgür Gündem Trial 11. Standing (Minutes of the Hearing)