Celalettin Can

Faruk Eren, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu vd. – “Özgür Gündem Newspaper Solidarity” Trial

Özgür Gündem Gazetesi; İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararıyla, 16 Ağustos 2016’da önce “geçici olarak” kapatıldı. Ardından, gazetenin eş genel yayın yönetmenleri Eren Keskin ve Hüseyin Aykol ile gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya hakkında dava açıldı. 3 Mayıs 2016 ile 7 Ağustos 2016 tarihleri arasında, gazeteye destek için; “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyası yürütüldü.

Gazete; 15 Temmuz 2016’daki askeri darbe girişiminin ardından ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) yönetimi kapsamında 29 Ekim 2016’da çıkarılan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile bu kez “tamamen” kapatıldı. Hükümet, Meclis onayına başvurmadan yürürlüğe koyduğu KHK’ler ile çok sayıda basın yayın kuruluşunu kapattı.

Özgür Gündem Gazetesi için başlatılan nöbetçi genel yayın yönetmenliği kampanyasına 56 gazeteci destek verdi. Bunlardan 49’u hakkında soruşturma başlatıldı. Soruşturmalardan 11’i hakkında takipsizlik kararı verildi. Deniz Türkali hakkındaki dava ise soruşturma süresinin zamanaşımına uğraması nedeniyle düştü.

Takipsizlik kararı verilenler

Kampanyaya katıldıkları için hakkında soruşturma açılıp takipsizlik kararı verilen 11 isim şöyle:

İhsan Eliaçık, Sebahat Tuncel, Ahmet Abakay, Eşber Yağmurdereli, Hasip Kaplan, Işın Eliçin, Kemal Can, Mustafa Sönmez, Melda Onur, Uğur Karadaş, Nurcan Baysal.

Nöbetçi Genel Yayın Yönetmeni kampanyasına destek veren gazeteciler hakkında 37 dava açıldı. Yargılamalar; İstanbul 13., 14. ve 22. Ağır Ceza mahkemelerinde görüldü.

Dava açılanlar

Hakkında dava açılan 37 isim şöyle:

A. Kumru Başer, Ahmet Nesin, Ayşe Batumlu, Ayşe Düzkan, Beyza Üstün, Can Dündar, Celal Başlangıç, Celalettin Can, Cengiz Baysoy, Çilem Küçükkeleş, Derya Okatan, Dicle Anter, Erol Önderoğlu, Ertuğrul Mavioğlu, Faruk Balıkçı, Faruk Eren, Fehim Işık, Hüseyin Tahmaz, Hakkı Boltan, Hasan Cemal, Hasan Hayri Şanlı, İbrahim Bodur, İhsan Çaralan, Julide Kural, Murat Çelikkan, Murat Uyurkulak, Nadire Mater, Necmiye Alpay, Nevin Erdemir, Öncü Akgül, Ragıp Duran, Said Sefa, Şanar Yurdatapan, Şebnem Korur Fincancı, Tuğrul Eryılmaz, Veysi Altay, Yıldırım Türker.

Kızılkaya 37 davada da sanık

Özgür Gündem Gazetesi’nin nöbetçi genel yayın yönetmenleri hakkında açılan 37 davanın tek ortak sanığı, gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya oldu. Kızılkaya hakkında açılan davaların büyük bir bölümü, kamuoyunda “Özgür Gündem Ana Davası” olarak bilinen yargılama dosyası ile birleştirildi.

İstenen cezalar

Nöbetçi genel yayın yönetmeni olarak Özgür Gündem Gazetesi’ne destek veren gazeteciler, Türk Ceza Kanunu’nun ve Terörle Mücadele Kanunu’nun hapis cezası öngörülen maddeleri üzerinden suçlandı. Suçlamalar ve öngörülen hapis cezaları şöyle:

. Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinde düzenlenen “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla bir yıldan beş yıla kadar hapis.
. Terörle Mücadele Kanunu’nun 6. maddesinde düzenlenen “terör örgütlerinin bildiri ve açıklamalarını basmak veya yayınlamak” suçlamasıyla bir yıldan üç yıla kadar hapis.
. Türk Ceza Kanunu’nun 215/1 maddesinde düzenlenen “suç işlemeye alenen tahrik” suçlamasıyla iki yıla kadar hapis.
. Türk Ceza Kanunu’nun 213/1 maddesinde düzenlenen “suçu ve suçluyu övmek” suçlamasıyla altı aydan beş yıla kadar hapis.

27 Nöbetçi Yayın Yönetmeni ceza aldı

Kampanyaya katılan 27 kişi, yargılama sürecinin sonunda toplamda 352 ay 15 gün hapis ve 68 bin TL para cezasına çarptırıldı. Bu isimler, şöyle:

Şanar Yurdatapan, İbrahim Bodur, Cengiz Baysoy, İmam Canpolat, Çilem Küçükkeleş, Nadire Mater, Yıldırım Türker, Hasan Cemal, Faruk Balıkçı, Dicle Anter, Derya Okatan, Kumru Başer, Ayşe Batumlu, Jülide Kural, İlham Bakır, Murat Uyurkulak, Murat Çelikkan, Beyza Üstün, Nevin Erdemir, Hakkı Boltan, Hasan Hayri Şanlı ve Tuğrul Eryılmaz, Hüseyin Aykol, Ayşe Düzkan, Ragıp Duran, Mehmet Ali Çelebi ve Hüseyin Bektaş.

Çelikkan ve Düzkan hapis yattı

Cezası ertelenmeyen nöbetçi genel yayın yönetmenlerinden Murat Çelikkan, 14 Ağustos 2017’de Kırklareli Cezaevi’ne girdi, 14 Ekim 2017’de açık cezaevine alındı, 21 Ekim 2017’de tahliye edildi.

Cezası ertelenmeyen diğer nöbetçi genel yayın yönetmeni Ayşe Düzkan ise, İstinaf Mahkemesi’nin bir yıl altı aylık hapis cezasını onamasının ardından cezasının infazı için 29 Ocak’ta teslim olarak Bakırköy Kadın Cezaevi’ne konuldu. Daha sonra nakledildiği Eskişehir Açık Cezaevi’nden 12 Haziran 2019’da tahliye oldu.

Tutuklanan ilk üç Nöbetçi Yayın Yönetmeni beraat etti

Soruşturma kapsamında, ilk olarak; Erol Önderoğlu, Ahmet Nesin ve Şebnem Korur Fincancı tutuklandı. 20 Haziran 2016’da tutuklanan üç isim 10 gün sonra serbest bırakıldı. Bu üç isim, yargılamanın 17 Temmuz 2019’da görülen 11. duruşmasında beraat etti.

Kampanyaya katılan DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren, Evrensel yazarları İhsan Çaralan ve Fehim Işık; gazeteciler Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Celalettin Can ve Öncü Akgül, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı. Yargılama sonunda bu isimlerin nöbetçi genel yayın yönetmenliği yaptığı gün yayınlanan yazıları nedeniyle yargılanan altı kişinin davaları birleştirildi. Söz konusu altı isim arasında; Özgür Gündem Gazetesi’nin Eş Genel Yayın Yönetmeni ve yazarı Hüseyin Aykol ile yazarlarından Ömer Ağın da bulunuyordu. Yargılama sonunda Hüseyin Aykol, basın yoluyla propaganda suçundan çeşitli indirim ve artırmalarla birlikte 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Faruk Eren, Ertuğrul Mavioğlu, Fehim Işık, Celal Başlangıç, Öncü Akgül ve İhsan Çaralan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılırken, cezalar ertelendi. Celalettin Can’a verilen 1 yıl 3 ay hapis cezası ise ertelenmedi. Ömer Ağın ise beraat etti.

Yargılamaları ayrı ayrı görülen nöbetçi genel yayın yönetmenlerinden; Can Dündar, Said Sefa, Veysi Altay’ın davaları görülmeye devam ediyor.

Sivil toplum kurucusu Celalettin Can, “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına destek veren gazetecilerden biriydi. Can, 20 Mayıs 2016 günü gazetenin genel yayın yönetmenliği görevini üstlendi. Hakkında, soruşturma başlatıldı. Yayın yönetmenliğini yürüttüğü gün Özgür Gündem Gazetesi’nde yayımlanan haberler ve yazılar üzerinden suçlandı.

Can, ayrıca; gazetenin nöbetçi genel yayın yönetmenliği yürüttüğü gün gazetede yayımlanan ve “Mayıs’ta Toprağa Düşen Devrimcileri Unutmayalım” başlıklı yazısı üzerinden de suçlandı.

İddianameye göre, Eren, soruşturma aşamasında, 31 Mayıs 2016’da verdiği ifadesinde, suçlandığı yazıyı; “geçmiş dönemlerde hayatını kaybetmiş devrimci insanları anma mahiyetinde yazdığı, bu konuda görüşlerini ifade etmesinin, ifade özgürlüğü kapsamında olduğu” ifadeleri ile savundu.

Hakkındaki iddianame, 20 Mayıs 2016’da tamamlandı.

Sivil toplum kurucusu Celalettin Can hakkındaki iddianame, 20 Mayıs 2016’da, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlandı.

Özgür Gündem Gazetesi’nin eş genel yayın yönetmeni Hüseyin Aykol ve sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya da iddianamede şüpheli olarak yer aldı.

İddianamede, Can’ın, gazetenin nöbetçi genel yayın yönetmenliği görevini yürüttüğü 20 Mayıs 2016 tarihli sayısında yer alan haberler sıralandı. “Görüntü Olmasaydı Kazaydı,” “Ne Girebiliyorlar Ne Çıkabiliyorlar,” “YPJ’ye Katılımlar Sürüyor,” “Devrimci Gençlik İnisiyatifleri Kuruldu,” “Terolar Direnişini Yaygınlaştırmak,” “TSK: Düştü Ama Nasıl Düştü,” “Kırdan Kente Şiddetli Çatışma,” “Gerilla Eylemleri Sürüyor” başlıklı haberlere, delil olarak yer verildi.

İddianamede, Hüseyin Aykol tarafından aynı gün kaleme alınan; “Sürgünlere Doyamadınız” başlıklı yazı da yer aldı.

İddianamede, Can ise; “Mayıs’ta Toprağa Düşen Devrimcileri Unutmayalım” başlıklı yazısı üzerinden suçlandı.

İddianamede, Can; gazetenin o günkü yayınları ve kaleme aldığı yazı üzerinden, ““PKK/KCK terör örgütü mensuplarının gerçekleştirdikleri eylemlerin propagandasının yapmakla” suçlandı. “İşlenen suçları övmek,” “halkın bir kesimini suç işlemek üzere tahrik etmek” suçlamaları yöneltildi.

İddianamede, Celalettin Can; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Bu kapsamda hakkında, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası istendi.

Can hakkında, ayrıca; Türk Ceza Kanunu’nun 214/1 maddesi uyarınca “suç işlemeye tahrik etmekle” suçlandı. Bu kapsamda da hakkında, altı aydan beş yıla hapis cezası talep edildi.

İddianamede, Can bir de; Türk Ceza Kanunu’nun 215/1 maddesi uyarınca “suçu ve suçluyu övmekle” suçlandı. Buna göre de hakkında iki yıla kadar hapis cezası istendi.

Can hakkında toplamda, bir yıl altı aydan 12 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Can’ın, ayrıca; Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” da istendi.

Can, Aykol ile Kızılkaya hakkındaki iddianame İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi eş genel yayın yönetmeni Hüseyin Aykol, nöbetçi genel yayın yönetmeni Celalettin Can ve gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya’nın yargılanmasına İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı.

Can, Aykol ve Kızılkaya hakkındaki yargılama dosyası, 21 Şubat 2017’de; nöbetçi yayın yönetmenliği kampanyasına katılan İhsan Çaralan, Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Fehim Işık, Ömer Ağın, Faruk Eren ve Öncü Akgül hakkında açılan yargılama dosyaları ile birleştirildi.

Gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya’nın yargılama dosyası ise yine 21 Şubat 2017’de, bu dosyadan ayrılarak, kamuoyunda “Özgür Gündem Gazetesi Davası” olarak bilinen yargılama dosyası ile birleştirildi.

Yargılamanın yedinci duruşması 7 Mayıs 2018’de görüldü. Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını, bu duruşmada açıkladı.

Mütalaada, Can; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Mütalaada, Can’ın; “terör örgütü propagandası” suçunu “basın ve yayın yoluyla işlediği” iddia edildi. Böylece, hakkında istenen hapis cezasının; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranında arttırılması talep edildi. Oysa, Can; hakkındaki iddianamede, sadece “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Mütalaada, Can hakkında; bir yıl altı aydan yedi yıl altı aya kadar hapis cezası talep edildi.

Savcı mütalaasında, Can’ın; “suçu ve suçluyu övmek” ve “suç işlemeye tahrik etmek” suçlamalarından cezalandırılmasını istemedi. Oysa, iddianamede Eren’e bu suçlamalar da yöneltilmişti.

Yargılamanın 10. duruşması 28 Mart 2019 tarihinde görüldü. Mahkeme, daha önceki duruşmalarda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı basın bürosundan Özgür Gündem Gazetesi’nin künye bilgilerini talep etmişti. Savcılığın, bu duruşmada, istenen belgeleri gönderdiği açıklandı. Buna göre, nöbetçi genel yayın yönetmenlerinin isimleri bir günlüğüne gazetenin künyesine de basılmıştı.

Yargılamanın 11. duruşması 3 Nisan 2019’da görüldü.

Mahkeme, Celalettin Can’ın; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasından bir yıl hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Ancak, mahkeme; “terör örgütü propagandası suçunun basın ve yayın yoluyla işlendiğine” karar verdi. Bu nedenle, Can hakkındaki ceza, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırıldı. Can bir yıl altı ay hapis cezasına çarptırıldı.

Hakkındaki ceza, “yargılama sürecindeki iyi hal, tutum ve davranışları” göz önünde bulundurularak, altıda bir oranında indirildi.

Sonuç olarak, Can; “basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla bir yıl üç ay hapis cezasına çarptırıldı. Hükmün açıklanması geri bırakılmadı, ceza ertelenmedi.

Can, “Mayıs Ayında Toprağa Düşen Devrimcileri Unutmayalım” başlığıyla yayımlanan yazısı üzerinden kendisine yöneltilen suçlamalardan beraat etti.

Mahkeme, Can hakkında; “suç işlemeye alenen tahrik etmek” ve “suç ve suçluyu övmek” suçlamalarından hüküm verilmesine yer olmadığına karar verdi.

Hapis cezasına yönelik karara ilişkin istinaf mahkemesi incelemesi sürüyor.

11. Standing - April 3, 2019


Duruşma, mahkeme heyetinin salondaki yerini almasıyla, yarım saat gecikmeli olarak başladı.

Avukat Özcan Kılıç; yargılanan gazetecilerin, daha sonra kapatılan Özgür Gündem Gazetesi için “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği Kampanyasına” gazete ile dayanışmak amacıyla ve gönüllülük esası ile bir günlüğüne katıldıklarını dile getirdi. Gazetecilerin isimlerinin, gazetenin künyesine, bu nedenle bir günlüğüne yazıldığını aktardı. Gazetecilerin, Basın Kanunu’na göre cezai sorumluluklarının olmadığını belirtti, bu nedenle yargılanmalarının da doğru olmadığını ifade etti.

Avukat Kılıç, dava dosyasının çok özensiz hazırlandığını söyledi.

Savcılığın, esas hakkındaki mütalaada iddianameyi tekrar ettiğini dile getiren Özcan Kılıç, yargılama süreci boyunca yapılan savunmaların ve dosyaya eklenen belgelerin de dikkate alınmadığını vurguladı.

Avukatlar Devrim Avcı, Yıldız İmrek, Rozerin Seda Kip, Yeşinil Yeşilyurt, Fikret İlkiz ve Ekin Güneş Saygılı nöbetçi yayın yönetmenliğinin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Basın Kanunu’na göre bu davada yargılanan gazetecilerin cezai sorumluluklarının olmadığını tekrar eden avukatlar, iddianamede neyin propaganda olduğunun dahi belirtilmediğinin altını çizdi.

Tutuksuz olarak yargılanan gazeteci Faruk Eren ise duruşmada şu savunmayı yaptı:

“30 yıldan fazladır gazetecilik yapıyorum, DİSK Basın-İş Sendikasının genel başkanıyım. Eğer Özgür Gündem’i koruyamazsak basın ve ifade özgürlüğünü savunamayacağımızı biliyordum. O nedenle ilk nöbetçi yayın yönetmenlerinden biri oldum. Ne yazık ki başarılı olamadık. Özgür Gündem artık yok. Biz aslında mesleğimizi savunuyoruz. Sizden de talebim mesleğinizi, hukuku ve adaleti savunmanızdır.”

Duruşmaya, karar için 20 dakika ara verildi. Duruşma salonu boşaltıldı.


Aranın ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı.

Mahkeme Başkanı, kararında önce; gazetecilerin ve avukatlarının “nöbetçi yayın yönetmenliğinin Basın Kanunu kapsamında sorumluluk doğurmadığı” yönündeki savunmalarına karşılık verdi.

Mahkeme Başkanı, “Geçici olarak sorumlu yayın yönetmenliği yapan sanıkların sorumluluğunu biz kabul ettik” dedi.

Mahkeme, Faruk Eren, İhsan Çaralan, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Celalettin Can, Ömer Ağın ve Öncü Akgül’ün; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasından bir yıl hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Ancak, mahkeme; “terör örgütü propagandası suçunun basın ve yayın yoluyla işlendiğine” karar verdi. Bu nedenle, gazeteciler hakkındaki ceza, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırıldı, gazeteciler bir yıl üç ay hapis cezasına çıkarıldı.

Mahkeme, gazeteciler hakkında; “suç işlemeye alenen tahrik etmek” ve “suç ve suçluyu övmek” suçlamalarından hüküm verilmesine yer olmadığına karar verdi.

Ömer Ağın ise hakkındaki tüm suçlamalardan beraat ettirildi.

Eren, Işık, Mavioğlu, Başlangıç, Can ve Akgül hakkında verilen hükmün açıklanmasını geri bırakılmadı; ancak hapis cezasının ertelenmesine karar verildi. İhsan Çaralan hakkında verilen hükmün ise açıklanması geri bırakıldı.

Mahkeme, Aykol’un; “Sürgünlere Doyamadılar” başlıklı yazısı nedeniyle “terör örgütü propagandası yapmak,” “suçu ve suçluyu övmek” ve “suç işlemeye alenen tahrik etmek” suçlamalarından beraatine karar verdi.

Mahkeme, Aykol hakkında; birleştirilen dosyalarda yöneltilen suçlamalar açısından kararını da bu duruşmada verdi.

Buna göre, mahkeme, Aykol hakkında; başka iddianamelerde yöneltilen “terör örgütü propagandası yapmak,” “suçu ve suçluyu övmek” ve “suç işlemeye alenen tahrik etmek” suçlamaları üzerinden hüküm verilmesine yer olmadığına karar verdi.

Yine, Aykol’un; başka bir iddianame ile yöneltilen “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlamasından beraatine karar verildi.

Ancak, mahkeme, Hüseyin Aykol’un; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla iki yıl hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Mahkeme, “suçun basın ve yayın yoluyla işlendiğini” değerlendirdi. Bu yüzden, verilen hapis cezası, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca üç yıl hapis cezasına çıkarıldı. Yine, “suçun zincirleme şekilde işlendiğine” karar verildi. Bu nedenle, verilen hapis cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca dört yıl altı ay hapis cezasına çıkarıldı. Bu hapis cezası da Aykol’un; “yargılama sürecindeki iyi hal, tutum ve davranışları” gerekçe gösterilerek üç yıl dokuz ay hapis cezasına indirildi. Hükmün açıklanması geri bırakılması, hapis cezası ertelenmedi.


Duruşma Öncesi

Mahkeme mübaşiri, duruşma öncesinde mahkeme salonu önünde bekleyen gazeteciler ve gözlemcilere, “Sessiz olmalarını, mahkeme başkanının rahatsız olduğunu” söyledi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride bir güvenlik görevlisi oturuyordu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya, tutuksuz olarak yargılanan gazeteci Faruk Eren katıldı.

Karar duruşması olması nedeniyle, duruşmayı; aralarında gazetecilerin de olduğu yaklaşık 20 kişi izledi.

Genel Gözlemler

Mahkeme başkanı ve duruşma savcısı mikrofon kullanmadığı için söyledikleri zor duyuldu. Karar okunurken, kararın yazıldığı bilgisayara bağlı olan yazıcı çalıştırıldı. Bu nedenle, kararın duyulması daha da zorlaştı.

10. Standing - March 28, 2019


Duruşma, önceki duruşmada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’ndan talep edilen bilginin dosyaya eklenmesi ile başladı.

Mahkeme, önceki duruşmada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’ndan; Özgür Gündem Gazetesi’nin künye bilgilerini talep etmişti.

Savcılığın, dosyaya eklenen yanıta göre, nöbetçi genel yayın yönetmenlerinin isimleri bir günlüğüne gazetenin künyesine de basılmıştı.

Duruşma savcısı, daha önce açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar etti.

Avukat Özcan Kılıç, dosyada özensizlikler olduğunu söyledi.

Sanıklardan Fehim Işık’ın sorumlu yayın yönetmeni olduğuna dair bir belge olmadığını belirten Kılıç, savcılıktan gelen belgenin de bunu desteklediğini ifade etti.

Avukat Kılıç, Basın Kanunu’nun 11. maddesinin de ihlal edildiğini dile getirdi.

Özcan Kılıç, Ömer Ağın’ın suçlanmasına konu olan yazının başlığındaki “Savaşanlar kaybedebilir ancak savaşmayanlar baştan kaybetmiştir” sözünün ünlü şair ve tiyatro yazarı Bertolt Brecht’e ait olduğunu dile getirdi. Kılıç, alıntının, iddianameye; “terör örgütü propagandası” olarak yansıtıldığını belirtti.

Kılıç; savcılığın esas hakkındaki mütalaasını gözden geçirmesi ve sanıkların cezai sorumluluğuna dair yeni bir inceleme yapılması gerektiğini ifade etti.

Avukatlar Hatice Ezgi Güngördü, Fikret İlkiz, Rozerin Seda Kip ve Devrim Avcı, dosyaya eklenen evrakları incelemek için süre talep etti.


Sanıklar ve avukatlarına evrakları incelemesi için süre verilmesine ve bir sonraki duruşmanın bir hafta sonra görülmesine karar verildi.

Buna göre, yargılamanın; 3 Nisan 2019 tarihinde görülecek 11. duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride kolluk kuvveti yoktu. Mahkeme başkanı ve savcı mikrofon kullanmadığı için söyledikleri zor duyuldu.

Duruşmaya Katılım

Yargılanan gazeteciler duruşmaya katılmadı. Celal Başlangıç’ı avukatı Fikret İlkiz, Ertuğrul Mavioğlu’nu avukatı Rozerin Seda Kip, İhsan Çaralan’ı avukatı Devrim Avcı Özkurt temsil etti.

Ayrıca, duruşmayı; Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24) ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) gözlemcileri takip etti.

Genel Gözlemler

Mahkeme başkanı, bu duruşmada karar vermek istediğini söyledi, avukatlar dosyaya eklenen evrakları incelemek için süre istedi. Mahkeme başkanı buna gerek olmadığını ifade etti. Avukatlar, taleplerinde ısrarcı olunca duruşma bir hafta sonraya ertelendi.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) gözlemcisi; mahkeme başkanının duruşma başladıktan sonra salona giriş yapılmasını istemediği için duruşma salonuna alınmadı.

9. Standing - Oct. 10, 2018


Yargılamanın dokuzuncu duruşması, duruşma savcısının, daha önce açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar etmesi ile başladı. Mahkeme heyetinin değiştiği görüldü.

Avukat Özcan Kılıç, “Mütalaada çok ciddi hatalar var” dedi. Mahkeme Başkanı, “Maddi hata olma olasılığı olabilir. Zaten savcı mütalaayı yenileyeceğini mütalaa etti” yanıtı verdi. Avukat Kılıç ise “Biz mütalaanın savcıya iadesini istiyoruz” karşılığını verdi.

Öncü Akgül’ün avukatı Ekin Güneş Saygılı ise ek süre talebinde bulundu.

İhsan Çaralan’ın avukatı Devrim Avcı Özkurt, esas hakkındaki mütalaa karısındaki dokuz sayfadan oluşan savunma metnini, mahkemeye sundu.

Ertuğrul Mavioğlu’nun avukatı Rozerin Seda Kip, “Celse arasında, tevsii tahkikat (yargılamanın genişletilmesi) taleplerimizi içeren dosyayı mahkemenize sunmuştuk. Taleplerimizi tekrarladık. Önceki heyet tarafından değerlendirilmeyen taleplerimizin değerlendirilmesini istiyoruz. Esas hakkındaki savunmamızı yeni mütalaa sunulduğunda yapacağız” dedi.


Mahkeme; karar için, duruşmaya beş dakika ara verdi.

Mahkeme, gazetecilerin ve avukatların savunma için ek süre taleplerini kabul etti. Mavioğlu ve avukatının yargılamanın genişletilmesi talebi ise “yargılamanın geldiği aşama göz önünde bulundurularak” reddedildi.

Mahkeme; İstanbul CUmhuriyet Başsavcılığı basın bürosundan Özgür Gündem Gazetesi’nin künye bilgilerini talep etmişti.

Yargılamanın, 28 Mart 2019 tarihinde görülecek 11. duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Saat 11.12’de başlaması gereken duruşma 10 dakika gecikmeli olarak başladı.

Duruşmanın başlaması ile gazeteciler, avukatları ve izleyiciler duruşma salonuna alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin görüldüğü duruşma salonu orta büyüklükte bir salondu.

Yargılamanın gazeteciler için farklı, izleyiciler ve gazeteciler için farklı oturma yerleri ayrılmıştı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya, tutuksuz olarak yargılanan gazeteciler Faruk Eren ve Ertuğrul Mavioğlu katıldı.

Duruşmayı; Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Ahmet Şık ve çok sayıda gazeteci takip etti.
Genel Gözlemler

Mahkeme heyeti yargılanan gazetecileri ve avukatlarını dikkatle dinledi. Bir sonraki duruşmanın tarihi ve başlama saati avukatların taleplerine göre belirlendi.

Avukatlar ile heyet üyeleri arasında şakalaşmalar bile oldu.

Ancak duruşmaya, ara karar için ara verildiğinde; avukatlar, izleyiciler ve gazeteciler; duruşma salonundan çıkarıldı. Aranın bitmesi beklenilirken, bir gazeteci duruşma salonu önünde bekleyenlerin fotoğrafını çekmek istedi. Özel güvenlik görevlileri, gazeteciye engel oldu. Özel güvenlik görevlileri ile gazeteciler ile izleyiciler arasında tartışma yaşandı.

Ara kararın açıklanması için duruşma salonunun kapısı açıldı. Özel güvenlik görevlileri, duruşma salonuna, avukatların dışında kimsenin alınmayacağını duyurdu. Kararın, mahkeme heyeti tarafından verildiği açıklandı. Ancak, mahkeme heyetinin bu yönde bir kararının olmadığı görüldü.

Özel güvenlik görevlilerinin uyarına rağmen, duruşma salonu önündeki tüm bekleyenler salona girdi.

Faruk Eren, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu vd. – “Özgür Gündem Newspaper Solidarity” Trial (Indictment)

Faruk Eren, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu vd. – “Özgür Gündem Newspaper Solidarity” Trial 10. Standing (Minutes of the Hearing)

Faruk Eren, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu vd. – “Özgür Gündem Newspaper Solidarity” Trial 11. Standing (Minutes of the Hearing)

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial

Özgür Gündem Gazetesi; İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararıyla, 16 Ağustos 2016’da önce “geçici olarak” kapatıldı.

Ardından, gazetenin eş genel yayın yönetmenleri Eren Keskin ve Hüseyin Aykol ile gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya hakkında dava açıldı. 3 Mayıs 2016 ile 7 Ağustos 2016 tarihleri arasında, gazeteye destek için; “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyası yürütüldü.

Gazete; 15 Temmuz 2016’daki askeri darbe girişiminin ardından ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) yönetimi kapsamında 29 Ekim 2016’da çıkarılan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile bu kez “tamamen” kapatıldı. Hükümet, Meclis onayına başvurmadan yürürlüğe koyduğu KHK’ler ile çok sayıda basın yayın kuruluşunu kapattı.

Gazetenin eş genel yayın yönetmenleri, yöneticileri ve yazarları hakkında çok sayıda soruşturma açıldı. Hakkında soruşturma açılan yazarlardan biri de Celalettin Can oldu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Can hakkında; 7 Şubat 2016 tarihinde, “Gün Direnme, Hakkını Kullanma Günü” başlığı ile yayımlanan yazısı üzerinden soruşturma başlattı.

Can, hakkındaki soruşturma kapsamında, gözaltına alınmadı. Savcılığa, ifade vermeye davet edildi. Ancak, Can; savcılığa gidip ifade vermedi.

Celalettin Can ile birlikte, gazetenin eş genel yayın yönetmeni Eren Keskin ile gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü Reyhan Çapan hakkındaki iddianame 25 Nisan 2016 tarihinde tamamlandı.

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin yazarı Celalettin Can ile birlikte, gazetenin eş genel yayın yönetmeni Eren Keskin ile gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü Reyhan Çapan hakkındaki iddianame, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 25 Nisan 2016 tarihinde tamamlandı.

İddianamede, gazetenin 7 Şubat 2016 tarihinde yayımlanan sayısındaki haber ve yazılara yer verildi. “Şeref Yolunda Şehit Düştüler,” “Cizir 56 Gündür Direniyor,” “YPS: 22 Çeteci Öldürüldü,” “Her Yer Kürdistan Her Yer Barikat” başlıklı haber ve yazılara yer verildi.

İddianamede, Celalettin Can; “Gün Direnme, Hakkını Kullanma Günü” başlıklı yazısı üzerinden suçlandı.

Celalettin Can hakkında hazırlanan bu iddianame; gazetenin eş genel yayın yönetmenleri Eren Keskin ve Hüseyin Aykol, sorumlu yazı işleri müdürü Reyhan Çapan, gazetenin editörü Reyhan Hacıoğlu ile yazarlar Ayşe Berktay, Nuray Özdoğan, Ayşe Batumlu ve Filiz Koçali hakkında hazırlanan 15 ayrı iddianame ile birleştirildi.

Birleştirilen iddianamelerde, gazetenin yönetici ve yazarları; delil olarak gösterilen haberler ve yazılar üzerinden, “PKK/KCK terör örgütü mensuplarının eylem ve faaliyetlerini meşru göstermek ve övmekle,” “güvenlik görevlilerini rastgele kişi öldüren, asayişi bozan kişiler olarak göstermekle,” “açıkça şiddeti, isyanı, güvenlik görevlilerine ve kendileri ile aynı görüşü savunmayan diğer tüm kişi ve gruplara karşı silahlı saldırıyı, baskıyı övmek ve teşvik etmekle” suçlandı.

İddianamelerde, “bu içeriklerin yayımlanmasının düşünce ve ifade hürriyeti veya basın hürriyeti kapsamında değerlendirilemeyeceği” öne sürüldü.

İddianamelerin birkaçında, “basının, bilgiyi yayma ve eleştirme ve yorumlama haklarının kabulü için bilginin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamunun ilgi ve yararının bulunması gerektiği” öne sürüldü. Bazı iddianamelerde, şu iddialar öne sürüldü:

“Eleştirinin verilişinde gereksiz, yararlı olmayan beyan, niteleme ve değerlendirmelere gidilerek, içerik ile uygun düşmeyen tahrik edici, yalın bir okuyucuda husumet ve kuşku yaratıcı dil ve ifade kullanılır, seçilen sözcükler aşağılayıcı küçük düşürücü, incitici nitelikte olursa, konu ile ifade arasındaki denge bozulur. Haber veya eleştiri, hukuka aykırı hale gelir.”

İddianamede, Celalettin Can; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası istendi.

İddianamelerde Can, ayrıca; Türk Ceza Kanunu’nun 214/1 maddesi uyarınca, “suç işlemeye alenen tahrik etmekle” suçlandı. Bu kapsamda da hakkında, altı aydan beş yıla kadar hapsi istendi.

Can’a bir de, Türk Ceza Kanunu’nun 215/1 maddesi uyarınca “suçu ve suçluyu övmek” suçlaması yöneltildi. Bu kapsamda da hakkında iki yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Can hakkında, toplamda, bir yıl altı aydan 12 yıla kadar hapis cezası istendi.

Can’ın ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” talep edildi.

Can ile birlikte gazetenin eş yayın yönetmenleri ve yazarları hakkındaki 16 ayrı iddianame, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından birleştirilerek kabul edildi.

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin yazarı Celalettin Can ile birlikte gazetenin eş yayın yönetmenleri ve yazarlarının yargılanmasına , 26 Mayıs 2016 tarihinde, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma ile başlandı.

Can, duruşmaya katılmadı. Mahkeme, Ankara’da yaşayan Hüseyin Aykol’un savunmasının Ankara’da alınması için talimat yazılmasına karar verdi.

Yargılamanın ikinci duruşması 29 Eylül 2016 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinin değiştiği gözlendi. Mahkeme, Hüseyin Aykol ve Nuray Özdoğan’ın duruşmalardan vareste tutulmasına, yani duruşmalara katılma zorunluluklarının kaldırılmasına karar verdi.

Yargılamanın üçüncü duruşması 13 Ekim 2016 tarihinde görüldü. İkinci duruşmada görev alan mahkeme heyetinden bir üye hakimin değiştiği gözlendi. Duruşma savcısı, yargılama dosyasının, esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için savcılığa iletilmesini talep etti. Savcılığın talebi kabul edildi, duruşma ertelendi.

Can, hakkındaki yargılama dosyasının bu mahkemede görülen yargılama dosyası ile birleştirilmesinden önce 19 Ekim 2016 tarihinde savunma yaptı. Yazısında, düşüncelerini ifade ettiğini dile getirdi. Can, savunmasında şu ifadeleri kullandı:

“Ben ‘Akil İnsanlar Grubu’nda yer almıştım. Bizatihi orada bulundum. Çözüm Süreci’ne önayak olan insanlardan biriydim. Çoluk çocuk ayrım yapılmaksızın şiddet yapıldığını gördüm. Yaşanmışlıklar ile ilgili rapor hazırladım ve hükümete teslim ettim. Beni, sivil halkın ölümü ilgilendirmektedir. Dağda, PKK ve asker arasındaki çatışma beni aşan şeylerdir. Beni ilgilendirmemektedir. Orayı inceleme imkanım yoktur. Ben buna ilişkin durumları yazıma yazdım.”

Can’ın, savunmasında sözünü ettiği “Akil İnsanlar Grubu;” Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti tarafından, “Kürt sorununun” çözülmesi yönelik geliştirilen “demokratikleşme” ve “çözüm” süreçlerinde sanatçılar, aydınlar ve sivil toplumcular oluşturulan gruptu. Grup, Türkiye’nin tüm bölgelerinde toplantılar düzenlemiş ve raporlarını hükümete sunmuştu.

Can, hakkındaki olası hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etti.

Yargılamanın dördüncü duruşması, 1 Aralık 2016 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinin değiştiği gözlendi. Duruşma savcısı; gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü Reyhan Çapan hakkında, daha önce tamamlanan ve bu yargılama dosyasında yöneltilen suçlamalarla aynı iddiaları taşıyan iddianamelerin birleştirilmesini talep etti. Çapan’ın avukatı Sercan Korkmaz, birleştirilmesi talep edilen iddianameler karşısında savunma yapmak için süre istedi. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılamanın beşinci duruşması 9 Mart 2017 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinin yine değiştiği gözlendi. Sanıklar hakkındaki yargılama dosyalarının birleştirilme işleminin tamamlanmasının beklenmesine karar verildi. Duruşma ertelendi.

Yargılamanın altıncı duruşması, 28 Haziran 2017 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinden bir üye hakimin değiştiği gözlendi. Duruşma savcısı; yargılama dosyasının, esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için savcılığa iletilmesini talep etti. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılamanın yedinci duruşması 26 Ekim 2017 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinden bir üye hakimin değiştiği gözlendi. Duruşma savcısı, bu duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.

Mütalaada, Celalettin Can hakkında; “Basın Kanunu kapsamında sorumluluğunun olmadığı” gerekçesiyle beraat talep edildi. Gazetenin yazarları Ayşe Berktay, Nuray Özdoğan, Ayşe Batumlu ile gazetenin editörü Reyhan Hacıoğlu hakkında da aynı gerekçeyle beraat kararının verilmesi istendi.

Mütalaada, gazetenin eş genel yayın yönetmenleri Eren Keskin ve Hüseyin Aykol ile gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü Reyhan Çapan hakkında “zincirleme şekilde, basın ve yayın yoluyla hapis cezası talep edildi.

Avukat Özcan Kılıç, esas hakkındaki mütalaa karşısında savunma hazırlamak için ek süre istedi. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılamanın sekizinci duruşması 15 Mart 2018 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinin değiştiği gözlendi. Avukat Özcan Kılıç, dosyanın kapsamlı olması nedeniyle, savunma için bir kez daha ek süre istedi. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılamanın dokuzuncu duruşması 7 Mayıs 2018 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinden bir üyenin değiştiği gözlendi. Avukat Özcan Kılıç, dosyanın kapsamlı olması nedeniyle, savunma için yeniden ek süre istedi. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılamanın 10. duruşması 9 Temmuz 2018 tarihinde görüldü. Mahkeme heyeti, bu kez değişmedi. Avukat Özcan Kılıç; suçlamalara konu içeriklerin, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına göre ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu” söyledi. Bu kararların bağlayıcı olduğunu dile getiren avukat Kılıç, beraat talep etti.

Yargılamanın 11. duruşması 9 Ekim 2018 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinin değiştiği gözlendi. Avukat Özcan Kılıç, gazetenin eş genel yayın yönetmeni Eren Keskin hakkındaki bu yargılama dosyasının, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın yargılama dosyası ile birleştirilmesini talep etti. Duruşma, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin birleştirme talebine karşı görüşünün alınması için ertelendi. Mahkeme ayrıca, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’ndan, kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin künyesine ilişkin bilgi istedi.

Yargılamanın 12. Duruşması 28 Mart 2019 tarihinde görüldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma Bürosu’ndan daha önce talep edilen künye bilgilerinin mahkemeye ulaştığı açıklandı. Duruşma, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin birleştirme talebine karşı görüşünün alınması için ertelendi.

Yargılamanın 13. duruşması 8 Mayıs 2019 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinin yine değiştiği görüldü. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Eren Keskin hakkındaki yargılama dosyasının birleştirilmesi talebini reddettiği açıklandı. Avukat Özcan Kılıç, son savunmaların hazırlanması için süre talep etti. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılamanın 14. duruşması 21 Mayıs 2019 tarihinde görüldü. Can, duruşmaya katılmadı.

Mahkeme, Celalettin Can’ın beraatine karar verdi. Can’a yöneltilen suçlamanın, kanunda suç olarak tanımlanmadığı belirtildi.

14. Standing - May 21, 2019


Duruşma bir saat on dakika gecikmeli başladı.

Duruşmaya, yargılanan gazetecilerden Eren Keskin ve Reyhan Çapan katıldı.

Son savunmalar, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi aracılığıyla kaydedildi.

Keskin ve Çapan, kısa birer savunma yaptı. Keskin ve Çapan; yargılanmalarına neden olan yazılarına basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu söylediler.

Avukatlar, daha önce yaptıkları savunlarını tekrarladılar. Sanıkların beraatlerini talep ettiler.

Daha önceki duruşmada, hakkındaki başka bir yargılama kapsamında İstanbul Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Reyhan Hacıoğlu’nun savunmasını yapmak üzere duruşmaya getirilmesine karar verilmişti.

Mahkeme Başkanı, Hacıoğlu’nun; duruşmanın görüldüğü İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne getirildiğini söyledi.

Oysa avukat Özcan Kılıç, Hacıoğlu’nun; “duruşmayı protesto ettiğini ve duruşmaya katılmayacağını yazılı ve sözlü olarak beyan ettiğini” belirtti. Buna yönelik dilekçesini de mahkemeye gönderdiğini belirtti.

Yaklaşık bir saatlik bir saatlik beklemenin ardından, Hacıoğlu’nun Bakırköy Cezaevi’nde olduğu ve adliyeye gelmediği anlaşıldı.

Hacıoğlu’nun, duruşmaya katılmayacağını beyan ettiği dilekçesi, yargılama dosyasına eklendi.

Mahkeme başkanı, karar için; duruşmaya 10 dakika ara verdi.


Verilen aranın ardından, kararın açıklanması için duruşma salonunun kapısı açıldı. Ancak, duruşmaya katılan gözlemciler, karar açıklanırken, salona alınmadı.

Eren Keskin ve Reyhan Çapan; “zincirleme şekilde, basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla üç yıl dokuz ay hapis cezasına çarptırıldı. Çapan hakkındaki ceza ertelenmedi, cezaya ilişkin hükmün açıklanması geri bırakılmadı.

Hüseyin Aykol, “zincirleme şekilde, basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla iki yıl bir ay hapis cezasına çarptırıldı. Aykol hakkındaki ceza ertelenmedi, cezaya ilişkin hükmün açıklanması geri bırakılmadı.

Keskin, Aykol ve Çapan hakkındaki kararlara ilişkin istinaf mahkemesi incelemesi sürüyor.

Ayşe Batumlu ve Reyhan Hacıoğlu “basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla bir yıl üç ay hapis cezasına çarptırıldı. Karara ilişkin hükmün açıklanması geri bırakılmadı. Ancak ceza ertelendi.

Mahkeme; Celalettin Can, Nuray Özdoğan, Ayşe Berktay’ın ise beraatine karar verdi.

Filiz Koçali hakkındaki yargılama dosyasının ise ayrılmasına karar verildi.


Duruşma Öncesi

Yargılanan gazeteciler ve gözlemciler, duruşma öncesinde, duruşmanın görüleceği salonun bulunduğu koridora alınmadı.

Gazeteciler ve gözlemciler, duruşma salonuna; ancak duruşma başladıktan sonra alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride kolluk kuvveti yoktu. İki avukatın bulunduğu yerin karşısında yer alan masada, tercüman oturuyordu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı; İrlanda Büyükelçiliği yetkilileri ile Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Bağımsız Gazeteciler Platformu (P24), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) gözlemcileri takip etti.

Genel Gözlemler

Mahkeme heyeti, o gün boyunca, 12 duruşma gördü.

Bu yargılamanın duruşmasının o günkü listeye göre 11. sırada görülmesi gerekiyordu. Ancak duruşma, o günün listesinin son sırasına alındı.

13. Standing - May 8, 2019


Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nde yazısı yayımlandığı için yargılanan H.G., duruşmaya; tutuklu bulunduğu hapishaneden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı.

Mahkeme Başkanı, H.G.’ye “ister Kürtçe ister Türkçe savunma yapabileceğini, mahkeme heyetinin anadilde savunma hakkına saygı duyduğunu, bu nedenle de mahkemede Kürtçe tercümanın hazır bulunduğunu” söyledi.

Cezaevinden yazdığı ve Özgür Gündem Gazetesi’nde, Mart 2016’da yayınlanan bir yazısı nedeniyle yargılanan H.G., savunmasını tercüman aracılığıyla Kürtçe verdi.

Duruşmaya, yargılanan gazetecilerden hiçbiri katılmadı.

Duruşma savcısı, daha önce açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar etti.

Avukat Özcan Kılıç, daha önceki duruşmalarda dile getirdiği; Eren Keskin hakkındaki yargılama dosyasının, kamuoyunda “Özgür Gündem Gazetesi Ana Davası” olarak bilinen ve İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen yargılama dosyası ile birleştirme talebini yineledi.

Avukat Kılıç’ın talebi, tutanaklara yansıtılmadı.

Mahkeme bir önceki duruşmada, Keskin hakkındaki yargılama dosyalarının birleştirilmesi karşısında İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin görüşünün alınmasına karar vermişti. Mahkeme Başkanı, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, birleştirme talebi karşısında olumsuz görüş bildirdiğini açıkladı.

Mahkeme Başkanı, avukat Özcan Kılıç’tan, esas hakkındaki mütalaa karşısındaki savunmasını yapmasını istedi. Mahkeme Başkanı, “savunma yapılırsa, bu duruşmada karar vermek istediğini” belirtti.

Avukat Kılıç ise birleştirme talebi konusunda, bu mahkemenin ısrarcı olabileceğini vurguladı.

Kılıç, savunma için ek süre talep etti. Ayşe Berktay’ın avukatı Sercan Korkmaz da savunma için ek süre istedi.

Mahkeme; karar için, duruşmaya beş dakika ara verdi.


Mahkeme, avukatların savunma için ek süre taleplerini kabul etti.

Hakkındaki bir başka yargılama kapsamında Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Reyhan Hacıoğlu’nun bir sonraki duruşmaya katılması ve hakkında hazırlanıp birleştirilen dosyalar karşısında savunmasını yapması için cezaevine yazı yazılmasına karar verildi.

Yargılamanın, 21 Mayıs 2019 tarihinde görülecek 14. duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Gözlemciler ve gazeteciler, duruşma öncesinde, duruşa salonunun bulunduğu koridora alınmadı. İzleyiciler, duruşma salonuna ancak duruşma başladıktan sonra alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride kolluk kuvveti yoktu. İki avukatın bulunduğu yerin karşısında yer alan masada ise tercüman oturuyordu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı; Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) gözlemcileri ile gazeteciler takip etti.

Genel Gözlemler

Mahkeme Başkanı; diğer yargılamalarda da yaptığı gibi, sanığa “sen” diye hitap etti.

Salonda Kürtçe tercümanın hazır bulunduğunu söylerken, “heyet olarak anadilde savunma hakkına saygı duyduklarını” birkaç kez vurguladı.

12. Standing - March 28, 2019


Duruşmaya, yargılanan gazetecilerden hiçbiri katılmadı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma Bürosu’ndan daha önce talep edilen gazeteye ait künye bilgilerinin, mahkemeye ulaştığı açıklandı. Duruşma savcısı, daha önce açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar etti. Ancak, savcı; künye bilgilerinin incelenmesinin ardından mütalaanın değişebileceğini ifade etti.

Avukat Özcan Kılıç, yargılanan gazeteci sayısı fazla olduğundan savunmalar için ek süre istedi. Avukat Kılıç, Eren Keskin’in bu davadaki yargılama dosyasının, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunda “Özgür Gündem Gazetesi Ana Davası” olarak bilinen yargılama dosyası ile birleştirilmesini talep etti.


Eren Keskin’in yargılama dosyaları ile ilgili birleştirme talebi karşısında, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin görüşünün alınmasına karar verildi.

Yargılamanın, 8 Mayıs 2019 tarihli 13. duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşma öncesinde gazeteciler, duruşmanın görüleceği mahkeme salonunun bulunduğu koridora alınmadı.

Duruşma başladıktan sonra sanıkların isimleri okunmaya başladı.

Gözlemciler, duruşma salonuna; duruşma başladıktan sonra alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride kolluk kuvveti yoktu. Mahkeme başkanı ve savcı mikrofon kullanmadığı için söyledikleri zor duyuldu.

Duruşmaya Katılım

Yargılanan gazetecilerden hiçbiri duruşmaya katılmadı.

Duruşmayı; Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ve Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24) gözlemcileri ile az sayıda gazeteci takip etti.

Genel Gözlemler

Duruşmada olağanüstü bir durum yaşanmadı.

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial (Indictment)

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial (Reasoned Judgement)

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial (Minutes of the Hearing)

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial 12. Standing (Minutes of the Hearing)

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial 13. Standing (Minutes of the Hearing)

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial 14. Standing (Minutes of the Hearing)

Press in Arrest is a database, monitoring, documentation and collective memory study of Press Research Association.
+90 (312) 945 15 56 | pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License
Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.