Çiğdem Toker

Toker has been a journalist since 1986. She graduated from the Faculty of Law at Ankara University.

She began her journalism career in Anka Agency. She worked for the Günaydın Newspaper, Nokta Magazine, Anatolian Agency, Hürriyet newspaper and then she became the Ankara correspondent of the Akşam newspaper. After working as a columnist for the Cumhuriyet newspaper, she became a columnist for the Sözcü newspaper.

Due to her column titled, “Tomatoes to Russia are from Bayburt, too” published on Oct. 15, 2017, she was sued for 1.5 million Turkish liras for non-pecuniary damages by the Agrobay Greenhousing of Bayburt Group. The company claimed it was insulted by Toker’s columns. Yet both the lawsuit and the demand for compensation were rejected.

Another company of the Bayburt Group, Şenbay Mining also made a complaint about Toker and sued her for 1.5 million Turkish liras for non-pecuniary damages. On the hearing at October 17th, the case was dropped.

Moreover, the Postal and Telegraph Service (PTT) sued Toker due to one of her columns titled, “The privileged company of PTT,” published in the Cumhuriyet newspaper on April 22, 2018. PTT demanded compensation for the non-pecuniary damages and the court rejected it.

Sözcü Newspaper columnist Çiğdem Toker published an article titled “İBB’den Vakıflara Hizmet Raporu” (“İstanbul Metropolitan Municipality Publishes Report on its Services to Foundations), concerning the donations by the municipality to foundations managed by President Erdoğan’s relatives. A lawsuit for damages was filed against her by Turkish Technology Team Foundation (T3 Foundation), where President Erdoğan’s son-in-law Selçuk Bayraktar has a managerial position. The foundation demands 80 thousand TL in compensation for alleged “violation of personal rights.”

This trial against Toker still continues.

Çiğdem Toker - Agrobay Seracılık/ “Suit for Damage”

The Agrobay Greenhousing Company prepared a petition for redress regarding Toker’s column published in the Cumhuriyet newspaper on Nov. 15, 2017, titled “Tomatoes to Russia are from Bayburt, too.”

Toker was examining the period when the tomato trade restarted between Russia and Turkey after a Russian plane was shot down and created a crisis in Russian-Turkish realations. Briefly, Toker was using these expressions in her column:

Those who are concerned will remember the Russian Agency of Agricultural Product Control’s permission about Turkey’s shipping tomatoes to Russia a couple of weeks ago. On the official side, a committee was sent to Russia, made research there and chose three companies who have a complete production chain. These companies were Özaltın, Süral and Agrobay. Behind the scenes, what is spoken about is that those companies which were officially announced by Russia, are indeed chosen by the Turkish authorities. The reaction, which arose from ‘inside’ after the official announcement of Russia, confirms this oddness. The profile of one of those companies may give an idea about the ‘ambiguity.’

Agrobay Greenhousing, one of the three companies that will export tomatoes, is incorporated in the Bayburt Group, which currently gets a high price in the bids. It is notable that there are a lot of other companies that can export tomatoes. (…) After a long period of prohibition, there arise questions about the exportation of 50,000 tons of tomatoes by a company within the body of a lately dearest entrepreneur named Bayburt Group.

In the petition for redress, the company used the following terms:

“With her remarks, the defendant claims that the tomatoes produced by our company are not good in quality and that the products are sent to Russia in unjust and unlawful ways. These expressions influenced our company’s sales in both Turkey and abroad. (…) She made falsified news by giving fake information, used expressions that exceed the limits of criticism as well as insulting and damaging the company which has a good reputation in trade.”

In the petition for redress, it was also stated that, “While making accusations through the press, the basic events should be true, or at least, should be regarded as true only after a good-willed and serious examination is made. A journalist should investigate what she writes. (…) On the other hand, even when a journalist covers news about the truths, she should act within the limits of objectivity and pay attention to the rules of honesty.”

Agrobay Greenhousing’s petition for redress, which was issued on Nov. 29, 2017 with the demand of 1.5 million TL compensation for non-pecuniary damages, was accepted by the Ankara 1st Civil Court in Jan. 2018.

In the trials in which compensation is demanded, the civil courts are entrusted. The cases start by a petition for redress; the prosecutors do not prepare an indictment and do not attend the hearings.

The first hearing of the trial was held on June 19, 2018, at the Ankara 1st Civil Court. Judge, decided to demand information from the Ministry of Food, Agriculture and Livestock about the trading of tomatoes with Russia. The second hearing was set for Dec. 6, 2018. The judge explained this long postponement with the multitude of files they have on issue.

At the second hearing of trial on Dec. 6, 2018, the lawyer of the Agrobay Greenhousing Company, Neslihan Şentürk claimed that Russia chose three companies out of 20 for the exportation of tomatoes and the Turkish authorities did not have any influence on the decision.

Toker talked about the demand of 1.5 million TL and said that “the main aim behind this large fine is to threaten the freedom of press implicitly. She added that this price is not demanded even by the president or the prime minister in the similar trials and claimed that the company aims to have privilege through it.” Toker said, “I reject this trial and this fine.”

At the end of the second hearing, Judge ruled to reject the trial.

2. Standing - Dec. 6, 2018


Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşma kimlik tespiti ile başladı.

Agrobay Seracılık şirketinin avukatı Neslihan Şentürk, Rusya’nın 20 ayrı domates üreticisi şirketi incelediğini ve sadece 3 ayrı firmaya Rusya’ya domates ihracı için izin verdiğini belirtti.

Şentürk, bu nedenle Rusya’ya domates ihraç edecek firmaların seçiminde Türk makamlarının etkisinin olmadığını iddia etti. Şentürk, bu işlemde “herhangi bir kayırmanın bulunmadığını” öne sürdü.

Çiğdem Toker’in avukatı Evrim İnal ise, Rusya’ya domates ihracına ilişkin kotanın kaldırılması üzerine Toker’in sektör temsilcileri ile görüştüğünü, bunların kamuya açık açıklamalarını da incelediğini belirrti. İnal; Toker’in tüm bunlardan edindiği izlenemi köşe yazısında aktardığını ifade etti. İnal, davanın reddedilmesini talep etti.

Toker ise tazminat talebinin 1.5 milyon TL olmasını değerlendirdi. Toker, “Miktarın yüksek tutulmasının asıl amacı, basın özgürlüğüne yönelik örtülü bir tehditte bulunmaktır” dedi. 1.5 milyon TL’lik tazminatın benzer davalarda Cumhurbaşkanı ve Başbakan tarafından bile talep edilmediğini ifade eden Toker, şirketin bu yolla bir nevi dokunulmazlık elde etmek istediğini belirtti. Toker, “Bu davayı ve bu miktarı kabul etmiyorum” dedi.


Hakim, tazminat talebinin ve davanın reddine karar verdi.


Duruşma Öncesi

Ankara Dışkapı’daki Adliye ek binasına, x-ray cihazından kemerler ve çantalar ayrı ayrı olmak üzere yoğun bir güvenlik aramasından geçilerek girildi. Duruşma ilan edildiği saatte, gecikmeden başladı. Yaklaşık 10 dakika sürdü.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonu küçüktü. İzleyiciler için yeterli sıra yoktu, izleyicilere 5-6 kişilik bir oturma alanı ayrılmıştı. Ancak hakim, izleyicilerin duruşmayı ayakta takip etmesine izin verdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya Toker ve avukatı Evrim İnal ile Agrobay Seracılık şirketinin avukatları katıldı. CHP Eski Milletvekili Atilla Kart, CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan ve Disk Basın İş adına Osman Köse katıldı.

Genel Gözlemler

Duruşma sırasında herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı. Duruşma yaklaşık 7 dakika sürdü.
Öte yandan mahkeme tarafından yazılan duruşma tutanağında davanın reddedildiği celsenin numarasına “2” yerine “1” yazılması dikkat çekti.

1. Standing - June 19, 2018


Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Çiğdem Toker’in yargılandığı davanın ilk duruşması hem delil sunulması yönündeki talep, hem de adli tatilin başlayacak olması nedeniyle 6 Aralık 2018 tarihine bırakıldı.

İkinci duruşma için ileri bir tarihin belirlenmesi mahkeme salonunu dolduran gazetciler ve basın meslek örgütleri üyeleri tarafnıdan tepki ile karşılandı. Bunun üzerine hakim, “Bu kadar gazeteci bir aradayken söyleyeyim. Bunu da yazın. Önümüzde bir sürü dosya var. 25 tane de Asliye Hukuk Mahkemesi var. 75 tane olması gerekir. 50 tane eksiğimiz var” dedi.


Duruşmada hakim; Rusya ile domates ticaretine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan bilgi istenmesine karar verdi.

Hakim, yargılamanın ikinci duruşması için 6 Aralık 2018 tarihini belirledi.


Duruşma Öncesi

Ankara Dışkapı’daki Adliye ek binasına, x-ray cihazından kemerler ve çantalar ayrı ayrı olmak üzere yoğun bir güvenlik aramasından geçilerek girildi. Duruşmanın 10.00’da başlaması planlanmıştı. Ancak, duruşma; yaklaşık 50 dakika geç başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonu küçüktü. İzleyiciler için yeterli sıra yoktu, izleyicilere 5-6 kişilik bir oturma alanı ayrılmıştı. Ancak hakim, izleyicilerin duruşmayı ayakta takip etmesine izin verdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Toker ve şikayetçi şirketin avukatları, Toker’in gazeteci ve avukat arkadaşları; Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Ankara Temsilcisi Taylan Erten, Türkiye Tabipler Birliği (TTB) Başkanı Sinan Adıyaman, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan izledi.

Genel Gözlemler

Duruşma sırasında herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı. Duruşma yaklaşık 7 dakika sürdü.

Çiğdem Toker - Agrobay Seracılık/ “Suit for Damage” (Şikayet Dilekçesi)

Çiğdem Toker - Agrobay Seracılık/ “Suit for Damage” (The Court of Appeal's Judgement)

Çiğdem Toker - Agrobay Seracılık/ “Suit for Damage” 2. Standing (Minutes of the Hearing)

Çiğdem Toker - PTT / “Suit for Damage”

PTT wrote a petition for redress to the Ankara Civil Court about Toker’s column titled “The privileged company of PTT” Published in the Cumnuriyet newspaper on April 22, 2018.

According to Toker’s column, PTT had made some changes in a file of a public bid about purchasing cameras in favor of a company named STM.

In PTT’s petition for redress, it was stated that Toker’s article had an insulting style and had an aim to shake the trustworthiness of the company. It was also claimed that the information in the article were not true. In the petition, PTT’s past, brand value and trade prestige have been listed. It was claimed that the freedom of the press is not limitless and it should comply with “the personal rights and the realities.”

It was also claimed that through her column, Toker made false charges and presented the company as if it made a contract with some people whom it never signed any. She presented the company as if it made an unlawful bid and infringed on the rules.

The petition was presented to the Presidency of the Ankara Civil Court on Duty and 50,000 Turkish liras was demanded from the Cumhuriyet Newspaper for non-pecuniary damages.

In the trials in which a compensation is demanded, the civil courts are entrusted. The cases start by a petition for redress; the prosecutors do not prepare an indictment and do not attend the hearings.

The hearing of the trial started on Oct. 30, 2018 at the Ankara 20th Civil Court.

The judge, demanded that the information and documents about the public bid of PTT that Toker criticized, should be added to the file. Moreover, the judge demanded an inquiry about the masthead and copy of the Cumhuriyet newspaper on the date the article was published. Judge, demanded an inquiry about Toker’s socio-economic status. The demanded documents were completed on the second and third hearings of Jan. 31, 2019 and April 25, 2019.

In the final hearing on June 11, 2019, the court ruled to reject the case on the grounds there was a “lack of conditions for compensation.”

4. Standing - June 11, 2019


Duruşma 12:30 olarak belirlenen saatinde başladı.

Duruşmada ilk olarak Çiğdem Toker için sosyal ekonomik durum araştırmasına dair gelen yazılar okundu.

Şikayetçi şirketin avukatı Çağıl Özağır, beyan edilen miktarın kendilerine göre düşük olduğunu ve traji yüksek bir gazetede gazetecilik yapan Toker’in gelir durumun daha yüksek olması gerektiğini savundu.

Toker, ekonomik durum araştırmasına dair beyanlarını görevlilere beyan ettiğini söyledi.

Daha sonra söz alan avukat Özağır, “Yasaya aykırı olarak ihale gerçekleştirilmiş bir şirketmiş gibi kamuoyuna lanse edilmiş olup, bu durum şirket saygınlığını ve itibarını zedelemiştir. Tazminat talebinin kabulünü gerektirecek şartlar oluşmuştur” dedi.

Toker’in avukatı Evrim İnal ise “Dava konusu yayın resmi tutanak olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi tutanakalrından alınarak yayınlanmıştır. Görünür gerçekliğe uygun olarak haber yapılmıştır. Kişilik haklarının ihlali söz konusu olmayıp davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Çiğdem Toker ise şunları söyledi:

“Ben kamu yararı gözeterek TBMM’de KİT komisyonu görüşmeleri sırasında PTT hesapları denetlenirken komisyonda görev alan milletvekillerinin gündeme getirdiği konularla ilgili olarak resmi tutanaklara uygun şekilde haber yaptım. Hakkımda açılan dava haksız ve yersizdir. Reddine karar verilmesini talep ediyorum.”


Hakim, duruşmaya ara vermeden kararını açıkladı. “Manevi tazminatı gerektirecek yasal şartlar oluşmadığından” açılan davanın ispat edilememiş olması nedeniyle reddine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüleceği 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin bulunduğu Dışkap Adliyesi daha önceki dönemlerde bir dershane olarak kullanılan bir binaydı.

15 Temmuz 2016’daki askeri darbe girişimi sonrasında adliyeye çevrilen binanın salonları küçüktü.

Binaya X-Ray arama cihazından geçildikten sonra girildi. Herhangi bir kimlik sorgulaması yapılmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu oldukça ufaktı. İzleyiciler için sadece beş kişilik bir yer ayrılmıştı. Bazı izleyiciler ayakta izlemek zorunda kaldı. Hakim, “Lütfen oturun” demesine rağmen oturacak yer yoktu. Mahkemenin asliye ceza mahkemesi olması ve iş yoğunluğu nedeniyle salonun birçok yerinde davalara ait klasörler bulunuyordu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya Toker’e destek olmak amacıyla Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Ankara Şubesi yöneticisi Sibel Hürtaş ve gazeteciler katıldı.

Genel Gözlemler

Hakim oldukça nazik yaklaştı. Toker sözlerini olduğu gibi tutanağı aktardı. Duruşmanın başında salondaki kalabalığı görünce “Hayırdır, bu kadar kalabalık izleyici var” şeklinde tebessüm ederek soru sordu. İzleyiciler de “Yargılanan gazetecilik, dolayısıyla gazeteciler de burada” diye yanıt verdi. Duruşma esnasındaki yanıtlarına bakıldığın dosyaya hakim olduğu gözlendi.

3. Standing - April 25, 2019


Hakimin bir önceki duruşmalarda talep ettiği belgelerin dosyaya girdiği görüldü.

Yargılamaya konu olan köşe yazısının yayımlandığı gün Cumhuriyet Gazetesi’nin bir nüshası, aynı gün geçerli olan gazete künyesi talep edilmişti.

PTT’nin avukatı Salihanur İldeniz, tazminat taleplerinin kabul edilmesini istedi. Bunun için emsal teşkil edebileceği düşünülen Yargıtay kararları sunuldu.

Toker’in avukatı Evrim İnal ise davanın reddedilmesini talep etti.


Mahkeme Başkanı, emniyet müdürlüğünden Toker’in sosyo-ekonomik durum araştırmasının yapılmasını talep etti.

Hakim, yargılamanın dördüncü duruşmasının 11 Haziran 2019 tarihine bırakılmasına karar verdi.


Duruşma Öncesi

Duruşma tam olarak daha önce belirlenen saatte başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonu küçüktü, ancak havadar ve ışık alıyordu. İzleyici sırası azdı. Ancak solanda, asliye hukuk ve asliye ceza davaları görüldüğünden bu eksiklik sorun oluşturmadı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya Toker’in avukatı Evrim İnal ve PTT avukatı Salihanur İldeniz katıldı.

Genel Gözlemler

Duruşmada herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

2. Standing - Jan. 31, 2019


Duruşmada, hakim; bir önceki duruşmada talep ettiği tutanakların henüz ulaşmadığını belirledi.


Mahkeme, yargılamanın ikinci duruşmasının 25 Nisan 2019 saat 09:45’te yapılmasına karar verdi.


Duruşma Öncesi

Ankara Dışkapı’daki Adliye’ye x-ray cihazından kemerler ve çantalar ayrı ayrı olmak üzere yoğun bir güvenlik aramasından geçilerek girildi. Duruşmada, Toker’i; avukatı temsil etti.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu küçük ancak havadar ve aydınlıktı. Her mahkeme salonunda olduğu gibi görülmeyi bekleyen dosyalar, pencere kenarlarında, koltukların altında birikmişti.

Duruşmaya Katılım

Çiğdem Toker duruşmada avukatı tarafından temsil edildi. Duruşmanın başka bir katılımcısı olmadı.

Genel Gözlemler

Duruşmada herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

Çiğdem Toker - PTT / “Suit for Damage” (Şikayet Dilekçesi)

Çiğdem Toker - PTT / “Suit for Damage” 2. Standing (Minutes of the Hearing)

Çiğdem Toker - PTT / “Suit for Damage” 3. Standing (Minutes of the Hearing)

Çiğdem Toker - PTT / “Suit for Damage” 4. Standing (Minutes of the Hearing)

Çiğdem Toker - Şenbay Madencilik / “Suit for Damage”

Şenbay Mining Company filed and official complaint against Çiğdem Toker at November 29th, 2017, for her article, published in Cumhuriyet Daily at October 22nd, 2017 with the title of “If you are searching for savings, look at Metro tenders” .

Coker in the article had said the following:

“And there’s the metro line ‘given’ by Ministry of Transpor. Gayrettepe - New Airport line, with a great delay, was given to Şenbay-Kolin Association for 1 billion euros at the end of the year. We say given because there was no sign of a tender. (…) Kolin, that runs the line, is one of the 5-sided-group that does the construction of the New Airport. The other partner in Şenbay from Bayburt Group. The question ‘is being close to the Prime Minister Yıldırım, a criteria?’, which is being asked more and more within both the markets and the politics, is famous throughout the process of this line being given to Şenbay.”

Company’s complaint file was as follows:

“The article that is the subject of the case includes incorrect information, and has statements beyond the criticism limits, belittles my client and the, who have an important place in business life and harms his reputation.

(…) The accusations of “winning the tender by committing Fraud During Tender and by being close to the Prime Minister and the job being given without a tender” are incorrect. These accusations are extremely serious and don’t reflect the truth in any way.”

It was eye-catching that the complaint file included statements such as, “It is necessary that while accusing someone of something through media, the foundation of the incident must be correct or at least made with good intent and after serious investigation. A journalist has a duty of checking the truth of an incident that he/she is publishing. (…) On the other hand when a journalist publishes, even correct incidents, it is necessary to be objective and within the lines of honesty.”

Şenbay Mining Company’s request for a lawsuit for mental anguish, was approved at May 2018, by Ankara 1st Civil Court of First Instance.

Civil Courts of First Instance deal with lawsuits for mental anguish. Cases are held according to the complaint file; a prosecutor does not prepare an indictment and does not attend the hearings.

First hearing of the lawsuit for mental anguish was held at December 11th, 2018 at Ankara 13th Civil Court of First Instance. Hearing was adjourned to April 4th, 2019 due to the judge being excused. In the second hearing at April 4th, 2019, it was ruled to ask Ministry of Transportation and Infrastructure regarding the files that were the subject of Toker’s article. Next hearing was set to July 9th, 2019.

In the hearing at July 9th, it was seen that the requested files from the Ministry of Transportation and Infrastructure had been included in the files. Both Toker and Şenbay Mining, the complainant, have asked for time to analyse the files. 4th hearing of the case was set to October 17th, 2019.

At the last hearing of the case, judge, stated that Sedat Aksakallı, attorney of the complainant Şenbay Mining, was absent at the hearing without an excuse, even though he was aware of the date and time of the hearing. Tower’s attorney Evrim İnal said “We are not following this case”.

Judge, ruled to “to cancel the case until renewed within the legal limitations”. With that decision the case has dropped.

4. Standing - Oct. 17, 2019


Yargılamanın dördüncü duruşması Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü.

Gazeteci Çiğdem Toker’den şikayetçi olan Şenbay Madencilik Şirketi’nin avukatı Sedat Aksakallı’nın duruşmaya katılmadı. Toker ve avukatı Evrim İnal duruşmaya katıldı.

Yargılamananın önceki duruşmalarında Şenbay Madencilik Şirketi’nin avukatları, Toker’in yazısında işaret ettiği metro ihalelerine ilişkin evrakların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan istenmesini talep etmişti. İhale dosyasının ve şirketin evraka ilişkin beyanlarının dosyaya girdiği görüldü.


Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi Başkanı, Çiğdem Toker’den şikayetçi olan Şenbay Madencilik Şirketi’nin avukatı Sedat Aksakallı’nın gün ve saatini bildiği halde duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığını söyledi.

Toker’in avukatı Evrim İnal da “Biz açılan davayı takip etmiyoruz” dedi.

Hakim, “taraflarca takip edilmeyen dosyanın süreci içinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına” karar verdi.

Bu durumda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150. maddesi uyarınca, taraflardan birinin üç ay içinde dosyanın yeniden işleme alınması için mahkemeye başvurması gerekiyordu. Üç ay içinde bu başvuru yapılmadığı için yargılama düşmüş sayıldı.


Duruşma Öncesi

Ankara Dışkapı’daki Adliye ek binasına, x-ray cihazından kemerler ve çantalar ayrı ayrı olmak üzere yoğun bir güvenlik aramasından geçilerek girildi. Duruşmanın 9:25’te başlaması planlanmıştı, ancak yaklaşık 20 dakika geç başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonu küçüktü. İzleyiciler için yeterli sıra yoktu, izleyicilere 5-6 kişilik bir oturma alanı ayrılmıştı. Ancak, hakim; izleyicilerin duruşmayı ayakta takip etmesine izin verdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Toker ve avukatı Evrim İnal katıldı. Toker’den şikayetçi olan Şenbay Madencilik Şirketi’nin avukatı Sedat Aksakallı duruşmaya katılmadı.

Duruşmaya ayrıca Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın avukatı Ülkü Şahin, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Ankara Temsilcisi Taylan Erten, DİSK Basın İş adına Osman Köse, CHP milletvekili Ali Şeker, CHP eski milletvekili İlhan Cihaner, HDP milletvekili Oya Ersoy katıldı.

Genel Gözlemler

Duruşma sırasında herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı. Duruşma yaklaşık üç dakika sürdü.

3. Standing - July 9, 2019


Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen üçüncü duruşmada, bir önceki duruşmada Ulaştırma ve Altyapı Bakanlğı’ndan talep edilen ihale belgelerinin dosyaya girdiği görüldü.

Şenbay Madencilik firmasının avukatı Handan Çalık, bakanlıktan gelen belgelerin incelenmesi için süre istedi.


Hakim, şirket avukatının talebini kabul etti ve yargılamanın dördüncü duruşmasını 17 Ekim 2019 tarihine erteledi.


Duruşma Öncesi

Ankara Dışkapı’daki Adliye ek binasına, x-ray cihazından kemerler ve çantalar ayrı ayrı olmak üzere yoğun bir güvenlik aramasından geçilerek girildi.

Duruşmanın 11.10’da başlaması planlanmıştı. Ancak Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yoğun duruşma programı Toker’in duruşmasının geç başlayacağını gösteriyordu. Duruşmayı izlemek için gelen ve aynı zamanda avukat olan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, ilgililerle görüşerek, duruşmanın saatinde başlamasını sağladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonu küçüktü. İzleyiciler için yeterli sıra yoktu, izleyicilere 5-6 kişilik bir oturma alanı ayrılmıştı. Ancak hakim, izleyicilerin duruşmayı ayakta takip etmesine izin verdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Toker ve şikayetçi şirketin avukatlarının yanısıra, Toker’in gazeteci ve avukat arkadaşları katıldı. Ayrıca Disk Basın İş adına Osman Köse de katıldı. CHP milletvekilleri Utku Çakırözer ve Sezgin Tanrıkulu ile birlikte HDP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık da duruşmayı izledi.

Genel Gözlemler

Duruşma sırasında herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı. Duruşma yaklaşık 5 dakika sürdü.

2. Standing - April 4, 2019


Şenbay Madencilik avukatı, Toker’in yazısındaki metro ihalesinin evraklarının Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan istenmesini talep etti.

Toker’in avukatı Evrim İnal ise davanın reddedilmesini talep etti.


Hakim, duruşmanın 9 Temmuz 2019 saat 11.10’a ertelenmesine karar verdi.


Duruşma Öncesi

Ankara Dışkapı’daki Adliye ek binasına, x-ray cihazından kemerler ve çantalar ayrı ayrı olmak üzere yoğun bir güvenlik aramasından geçilerek girildi. Duruşma belirlenen saatte başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonu küçüktü. İzleyiciler için yeterli sıra yoktu, izleyicilere 5-6 kişilik bir oturma alanı ayrılmıştı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya Toker ve avukatının yanısıra, Toker’in meslektaşları katıldı. Duruşmayı Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Disk Basın İş Sendikası adına Osman Köse izledi. Ayrıca eski CHP Milletvekili Aylin Nazlıaka da duruşmaya katıldı.

Çiğdem Toker - Şenbay Madencilik / “Suit for Damage” (Şikayet Dilekçesi)

Çiğdem Toker - Şenbay Madencilik / “Suit for Damage” 2. Standing (Minutes of the Hearing)

Çiğdem Toker - Şenbay Madencilik / “Suit for Damage” 3. Standing (Minutes of the Hearing)

Çiğdem Toker - Şenbay Madencilik / “Suit for Damage” 4. Standing (Minutes of the Hearing)

Çiğdem Toker - Turkish Technology Team Foundation / "Suit for Damage"

Sözcü Newspaper columnist Çiğdem Toker published an article titled “İBB’den Vakıflara Hizmet Raporu” (“İstanbul Metropolitan Municipality Publishes Report on its Services to Foundations) on January 28th, 2019. In her article, Toker shared the details of the municipality’s report titled “Sivil Toplum Kuruluşları - Okul - Yurt Faaliyet Raporu” (Annual Report: Non-Governmental Organizations - Schools - Dormitories.)

According to the article, in the said report, the municipality provided a balance sheet of its cash and in-kind support up until the year 2018 to NGOs such as Ensar Foundation, Turkey Youth and Education Service Foundation (TÜRGEV), Turkish Youth Foundation (TÜGVA) and Turkish Technology Team Foundation (T3 Foundation), all known to be close to the government and some of which are managed by the President’s relatives.

Based on this report, Toker indicated in her article that “up until 2018, the municipality provided 74.3 million TL in support to TÜGVA, 51.6 million TL to TÜRGEV, 41.4 million TL to T3 Foundation, 29.8 million TL to Ensar Foundation.”

Toker added that the Archers Foundation -where President Tayyip Erdoğan’s son Bilal Erdoğan holds a managerial position- received 16.6 million TL of support from the municipality, and that “4.4 million TL of this total was paid in cash.”

Following the publication of the article, on February 12th, 2019, T3 Foundation’s lawyers Abdullah Demircan and Serkan Kaya submitted a petition of complaint to İstanbul Küçükçekmece Civil Court of First Instance.

The petition quoted Toker’s article about the payment of “4.4 million TL in cash to Archers Foundation”. However, the lawyers stated, “The journalist claims that İstanbul Metropolitan Municipality has made a donation in cash to our client. This claim is based on totally misleading allegations, and an analysis of the municipality’s ledgers will show that no such transaction has taken place”. That is, in their petition of complaint submitted to the court, the lawyers of T3 Foundation quoted a phrase from Toker’s article about the Archers Foundation, and not T3 Foundation, as an evidence for their claim for damages. The foundation suing Toker is managed by President Tayyip Erdoğan’s son-in-law; whereas the Archers Foundation -mistakenly mentioned in the petition of complaint- is run by Erdoğan’s son Bilal Erdoğan.

The petition also remarked, “It is necessary to question the patriotism of the journalist who penned this article and the editors who published her article.”

In the petition, it was claimed that Toker and Sözcü Newspaper “breached the limits of the freedom of journalism and press to publish false news and articles, thus humiliating Turkish Technology Team Foundation, its executives and activities, and the benefits it offers to the society at large” and that “the Foundation’s rights were violated, its honor and dignity were denigrated, and activities and reputation were belittled”.
In the petition, T3 Foundation demanded 80 thousand TL in moral compensation from Çiğdem Toker and the publishing company of Sözcü Newspaper.

In Turkey, civil courts of first instance are assigned to lawsuits for damages. Such lawsuits are based on a petition of complaint; the prosecutor does not draft an indictment and does not attend the hearings.

The lawsuit filed by Turkish Technology Team Foundation (T3 Foundation) against Sözcü Newspaper columnist Çiğdem Toker began on January 16th, 2020 with the first hearing held at Istanbul Küçükçekmece 3rd Civil Court of First Instance.

Toker did not attend the first hearing. Sözcü Newspaper was represented by lawyer Zülbiye Şahin at the hearing. Lawyer Serkan Kaya represented T3 Foundation. The parties did not request arbitration. They also refused the settling of disputes. The parties also requested the onset of the investigation phase in the trial.

The second hearing of the trial was to be held on June 15th, 2020. However, the hearing was postponed due to the measures taken against the coronavirus pandemic.

The third hearing of the trial took place on September 24th, 2020. The judge had not changed. The judge did not allow any observers to the courtroom citing the measures against the coronavirus pandemic.

Journalist Çiğdem Toker did not attend the hearing, and was represented by her lawyer Fahri Emeksiz.

The complainant T3 Foundation submitted to court a petition and a flash disk. Serkan Kaya, their lawyer, stated that they wanted to invite a witnesses.

The court decided to hear that witness, and ruled to send the flash disk to an expert for examination.

The court also ruled to request a copy of the report by Istanbul Metropolitan Municipality, which was cited in Toker’s article.

The fourth hearing took place on October 15th, 2020. The president of the court had not changed. The president of the court did not allow observers to enter the courtroom on the pretext of the coronavirus pandemic.

The court stated that the expert report requested earlier had been received. Toker attended the hearing with her lawyer Fahri Emeksiz.

In the hearing, Ömer Kökçam, founding manager of the complainant Turkish Technology Team Foundation (T3 Foundation) was heard as witness.

Kökçam stated that İstanbul Metropolitan Municipality (İBB) did not make any donations to their foundation: “We did not receive any assistance from İstanbul Metropolitan Municipality (İBB). We did everything on a voluntary basis. Finally, in March, we unilaterally terminated our protocol with İBB. We have returned all the equipment in the municipal facilities to İBB.” Indicting that T3 Foundation did not receive any donation or real estate from any public institution, Kökçam said “Mrs. Toker wrote about this in her column, and after reading it, we launched a lawsuit against this defamation, since it was based on a fabrication, and there were no official documents to that effect.”

Journalist Toker said, this supposedly “fabricated” news story was based on a document found in a municipal computer after the municipality changed hands in the local elections.

Toker added, “The complainant foundation is cited among the foundations supported by İBB. T3 is mentioned in this supposedly ‘fabricated’ document. However, nowhere in my article did I state that the foundation received cash or donations from İBB.”

Toker’s lawyer Emeksiz said that the supposed witness was in fact a party to the trial, not an impartial witness. He demanded that his statements be crossed out. Emeksiz stated that they wanted to invite witnesses, and requested time to draft a statement against the expert report submitted to court.

The court gave both parties two weeks to draft written statements against the witness statements. Furthermore, additional time was given to both parties for drafting a statement as regards the expert report. The court ruled that Toker’s lawyer’s request to invite a witnesses shall be evaluated at the next hearing.

The trial was adjourned until the fifth hearing on February 18th, 2021.

4. Standing - Oct. 15, 2020


Saat 14.18’de başlaması gereken duruşma, yaklaşık 10 dakika gecikmeyle, saat 14.28’de başladı. Mahkeme başkanı, değişmedi. Mahkeme başkanı, gözlemcilerin duruşma salonuna girmesine, koro-navirüs pandemisi karşısında alınan tedbirler kapsamında izin vermedi. Yargılanan gazeteci Çiğdem Toker, duruşmaya; avukatı Fahri Emeksiz ile birlikte katıldı.

Mahkeme, daha önce talep edilen bilirkişi raporunun ulaştığını açıkladı.

Duruşmada, Toker’den davacı olan Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) kurucu müdürü Ömer Kökçam, tanık olarak dinlendi.

Kökçam, ifadesinde; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) vakfa herhangi bir bağış yapmadığını söyledi. “İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden herhangi bir yardım almadık. Tüm bunların hepsini gönüllü olarak yaptık. En son, geçtiğimiz Mart ayında, biz İBB ile olan protokolü, tek taraflı olarak feshettik. Belediyeye ait olan yerlerdeki bütün ekipmanlar belediyeye bırakılmıştır” dedi.

T3 Vakfı’na, hiçbir kurumdan ne bağış ne de gayrı menkul verilmediğini belirten Kökçam, “Çiğdem hanım bunu köşesinde yazmıştı, bunu gördükten sonra yalan olduğunu, resmi bir evrak hüviyeti taşı-madığını, dolayısıyla vakfımıza yapılan bu iftira karşısında davamızı açtık” dedi.

Gazeteci Toker ise “gerçek dışı olduğu” söylenen haberin, dava konusu yazının dayanağı olan belgenin; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yönetimin değişmesinin ardından yapılan teftişlerde, belediye bilgisayarında olduğunun belirlendiği söyledi.

Toker, “Davacı vakfın adı, hizmet sağlanan vakıflar arasında yer almaktadır. Gerçek dışı olduğu söy-lenen bu belgede adı yer almaktadır. Dava konusu yazımın hiçbir yerinde davacı vakfın nakit yardım veya bağış aldığına ilişkin bir ifade bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı.

Toker’in avukatı Emeksiz; tanığın, tanık sıfatında değil, taraf sıfatında olduğunu söyledi. Beyanlarının da yok sayılmasını talep etti. Emeksiz, ayrıca; kendilerinin de tanık dinletmek istediklerini dile getirdi.

Avukat Emeksiz, sunulan bilirkişi raporu karşısında beyanda bulunmak için süre istedi.


Mahkeme; tanık beyanlarına karşı yazılı beyanda bulunulması için her iki tarafa da iki hafta süre tanıdı.

Ayrıca, bilirkişi raporuna karşı beyan için de her iki tarafa ek süre verildi.

Toker’in avukatının, tanık dinleme talebinin ise bir sonraki duruşmada değerlendirilmesine karar verildi.

Yargılamanın, 18 Şubat 2021 tarihinde görülecek beşinci duruşma ile devam etmesi kararlaştırıldı.


Duruşma Öncesi

Adliye girişinde, koronavirüs pandemisi karşısında önlem alınmıştı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma, büyük bir mahkeme salonunda görüldü. Ancak; gözlemcilerin duruşma salonuna girmesine, koronavirüs pandemisi karşısında alınan tedbirler kapsamında izin verilmedi. Bu nedenle, duruşma salonuna ilişkin gözlem yapılamadı.

Duruşmaya Katılım

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilciliği ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) gözlemcisi, duruşmayı takip etmek için adliyedeydi. Ancak, mahkeme başkanı; göz-lemcilerin duruşma salonuna girmesine, koronavirüs pandemisi karşısında alınan tedbirler kapsamında izin vermedi. Mahkeme başkanının gebe olması nedeniyle önlemlere çok daha fazla dikkat edildiği aktarıldı.

Gözlemciler, duruşmayı; salonun açık bırakılan kapısının önünden takip etmek zorunda kaldı.

Genel Gözlemler

Mahkeme başkanı; beyanları, eş zamanlı olarak tutanağa geçirdi. Bu yüzden, duruşma; uzun sürdü. Pek çok duruşmada, bu yöntem uygulanmıyor. Beyanlar bittikten sonra, hakim; söylenenlerin esasını oluşturacak ifadeleri tutanağa yazdırıyor.

Gebe olan mahkeme başkanı, doğumunun yaklaştığını ve bir sonraki duruşma tarihinde görevde olmayacağını dile getirdi.

3. Standing - Sept. 24, 2020


Saat 11:43’te başlaması gereken duruşma, 20 dakika gecikmeyle, saat 12:03’te başladı.

Hakim, değişmemişti. Hakim, koronavirüs pandemisi karşısında alınan önlemler kapsamında, gözlemcilerin salona girmesine izin vermedi.

Yargılanan gazeteci Çiğdem Toker, duruşmaya katılmadı. Toker’i, duruşmada; avukatı Fahri Emeksiz temsil etti.

Davacı T3 Vakfı, mahkeme; bir beyan dilekçesi ve bir flash disk sundu. Vakfın avukatı Serkan Kaya, tanık dinletmek istediklerini dile getirdi.


Mahkeme, vakfın dinletmek istediği tanığın davet edilmesine karar verdi. Vakfın sunduğu flash diskin de incelenmesi için bilirkişiye gönderilmesine karar verildi.

Mahkeme ayrıca, Toker’in yazısında aktardığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan raporun bir örneğinin belediyeden istenmesine karar verdi.

Yargılamanın, 15 Ekim 2020 günü görülecek dördüncü duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüleceği Küçükçekmece Adliyesi, İstanbul’daki diğer adliyeler gibi büyük bir binada değildi. İstanbul içinde olmasına karşın, bir kasaba adliyesini andırıyordu. Adliyede yoğunluk da yaşanmıyordu.

Duruşmanın görüleceği mahkeme salonu, adliye girişinin hemen solundaydı. Duruşmanın başlamasına 25 dakika kala, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, mahkeme salonunun önündeydi.

Duruşmanın saat 11.43’te başlaması gereken duruşma, Toker’in avukatı Fahri Emeksiz’in geç kalması nedeniyle, duruşma; 20 dakika gecikmeyle başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Hakim; koronavirüs pandemisi karşısında alınan önlemler kapsamında, gözlemcilerin salona girmesine izin vermedi. Bu yüzden mahkeme salonuna ilişkin gözlem yapılamadı. Ancak salonun küçük olduğu görüldü.

Duruşmaya Katılım

Duruşma; Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgünü Türkiye Temsilciliği gözlemcisi tarafından takip edildi. Ancak, hakim; koronavirüs pandemisi karşısında alınan önlemler kapsamında, gözlemcilerin salona girmesine izin vermedi.

Genel Gözlemler

Hakim, koronavirüs pandemisi karşısında alınan önlemler kapsamında, gözlemcilerin salona girmesine izin vermedi.

Çiğdem Toker’in avukatı Fahri Emeksiz, hakime; duruşmayı izlemek isteyen iki gazeteci olduğunu iletti. Ancak, hakimin kararı değişmedi.

Karar, duruşma tutanağına da yansıtıldı. “Covid 19 salgını nedeniyle adliyede alınan tedbirler kapsamında, duruşma salonunun küçük olduğu göz önüde bulundurularak, salona izleyici alınmadı” ifadeleri kullanıldı.

Bu yüzden bu duruşmaya dair genel bir gözlem yapılamadı.

Avukatlar salona 12:08’de alındı. Duruşma 19 dakika sürdü.

Çiğdem Toker - Turkish Technology Team Foundation / "Suit for Damage" (Minutes of the Hearing)

Çiğdem Toker - Turkish Technology Team Foundation / "Suit for Damage" (Şikayet Dilekçesi)

Çiğdem Toker - Turkish Technology Team Foundation / "Suit for Damage" 3. Standing (Minutes of the Hearing)

Çiğdem Toker - Turkish Technology Team Foundation / "Suit for Damage" 4. Standing (Minutes of the Hearing)

Contact: pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License

Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.