Çiğdem Toker

Toker has been a journalist since 1986. She graduated from the Faculty of Law at Ankara University.

She began her journalism career in Anka Agency. She worked for the Günaydın Newspaper, Nokta Magazine, Anatolian Agency, Hürriyet newspaper and then she became the Ankara correspondent of the Akşam newspaper. After working as a columnist for the Cumhuriyet newspaper, she became a columnist for the Sözcü newspaper.

Due to her column titled, “Tomatoes to Russia are from Bayburt, too” published on Oct. 15, 2017, she was sued for 1.5 million Turkish liras for non-pecuniary damages by the Agrobay Greenhousing of Bayburt Group. The company claimed it was insulted by Toker’s columns. Yet both the lawsuit and the demand for compensation were rejected.

Another company of the Bayburt Group, Şenbay Mining also made a complaint about Toker and sued her for 1.5 million Turkish liras for non-pecuniary damages. The trial continues.

Moreover, the Postal and Telegraph Service (PTT) sued Toker due to one of her columns titled, “The privileged company of PTT,” published in the Cumhuriyet newspaper on April 22, 2018. PTT demanded compensation for the non-pecuniary damages and the court rejected it.

Çiğdem Toker - Agrobay Trial

The Agrobay Greenhousing Company prepared a petition for redress regarding Toker’s column published in the Cumhuriyet newspaper on Nov. 15, 2017, titled “Tomatoes to Russia are from Bayburt, too.”

Toker was examining the period when the tomato trade restarted between Russia and Turkey after a Russian plane was shot down and created a crisis in Russian-Turkish realations. Briefly, Toker was using these expressions in her column:

Those who are concerned will remember the Russian Agency of Agricultural Product Control’s permission about Turkey’s shipping tomatoes to Russia a couple of weeks ago. On the official side, a committee was sent to Russia, made research there and chose three companies who have a complete production chain. These companies were Özaltın, Süral and Agrobay. Behind the scenes, what is spoken about is that those companies which were officially announced by Russia, are indeed chosen by the Turkish authorities. The reaction, which arose from ‘inside’ after the official announcement of Russia, confirms this oddness. The profile of one of those companies may give an idea about the ‘ambiguity.’

Agrobay Greenhousing, one of the three companies that will export tomatoes, is incorporated in the Bayburt Group, which currently gets a high price in the bids. It is notable that there are a lot of other companies that can export tomatoes. (…) After a long period of prohibition, there arise questions about the exportation of 50,000 tons of tomatoes by a company within the body of a lately dearest entrepreneur named Bayburt Group.

In the petition for redress, the company used the following terms:

“With her remarks, the defendant claims that the tomatoes produced by our company are not good in quality and that the products are sent to Russia in unjust and unlawful ways. These expressions influenced our company’s sales in both Turkey and abroad. (…) She made falsified news by giving fake information, used expressions that exceed the limits of criticism as well as insulting and damaging the company which has a good reputation in trade.”

In the petition for redress, it was also stated that, “While making accusations through the press, the basic events should be true, or at least, should be regarded as true only after a good-willed and serious examination is made. A journalist should investigate what she writes. (…) On the other hand, even when a journalist covers news about the truths, she should act within the limits of objectivity and pay attention to the rules of honesty.”

Agrobay Greenhousing’s petition for redress, which was issued on Nov. 29, 2017 with the demand of 1.5 million TL compensation for non-pecuniary damages, was accepted by the Ankara 1st Civil Court in Jan. 2018.

In the trials in which compensation is demanded, the civil courts are entrusted. The cases start by a petition for redress; the prosecutors do not prepare an indictment and do not attend the hearings.

The first hearing of the trial was held on June 19, 2018, at the Ankara 1st Civil Court. Judge Mustafa Kara decided to demand information from the Ministry of Food, Agriculture and Livestock about the trading of tomatoes with Russia. The second hearing was set for Dec. 6, 2018. The judge explained this long postponement with the multitude of files they have on issue.

At the second hearing of trial on Dec. 6, 2018, the lawyer of the Agrobay Greenhousing Company, Neslihan Şentürk claimed that Russia chose three companies out of 20 for the exportation of tomatoes and the Turkish authorities did not have any influence on the decision.

Toker talked about the demand of 1.5 million TL and said that “the main aim behind this large fine is to threaten the freedom of press implicitly. She added that this price is not demanded even by the president or the prime minister in the similar trials and claimed that the company aims to have privilege through it.” Toker said, “I reject this trial and this fine.”

At the end of the second hearing, Judge Mustafa Kara ruled to reject the trial.

2. Standing - Dec. 6, 2018


Bayburt Gruba ait Agrobay Seracılık şirketi, Çiğdem Toker’in Cumhuriyet Gazetesi’nde “Rusya’ya Domatesler de Bayburt’tan” başlığı ile yayımlanan yazısı nedeniyle Toker’den 1,5 milyon TL tazminat talep etti.

Şirket, Toker’in yazısı ile şirketi “kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü” iddia etti. İlk duruşmada; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan Rusya ile domates ticaretine ilişkin bilgi talep edilmişti. İlk duruşma 6 Aralık 2018 tarihine ertelenmişti.


Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşma kimlik tespiti ile başladı. Mahkeme başkanı Mustafa Kara’ydı.

Agrobay Seracılık şirketinin avukatı Neslihan Şentürk, Rusya’nın 20 ayrı domates üreticisi şirketi incelediğini ve sadece 3 ayrı firmaya Rusya’ya domates ihracı için izin verdiğini belirtti. Şentürk bu nedenle Rusya’ya domates ihraç edecek firmaların seçiminde Türk makamlarının etkisinin olmadığını iddia etti. Şentürk, bu işlemde “herhangi bir kayırmanın bulunmadığını” öne sürdü.

Çiğdem Toker’in avukatı Evrim İnal ise, Rusya’ya domates ihracına ilişkin kotanın kaldırılması üzerine Toker’in sektör temsilcileri ile görüştüğünü, bunların kamuya açık açıklamalarını da incelediğini belirrti. İnal; Toker’in tüm bunlardan edindiği izlenemi köşe yazısında aktardığını ifade etti. İnal, davanın reddedilmesini talep etti.

Toker ise tazminat talebinin 1.5 milyon TL olmasını değerlendirdi. Toker, “Miktarın yüksek tutulmasının asıl amacı, basın özgürlüğüne yönelik örtülü bir tehditte bulunmaktır” dedi. 1.5 milyon TL’lik tazminatın benzer davalarda Cumhurbaşkanı ve Başbakan tarafından bile talep edilmediğini ifade eden Toker, şirketin bu yolla bir nevi dokunulmazlık elde etmek istediğini belirtti. Toker, “Bu davayı ve bu miktarı kabul etmiyorum” dedi.


Hakim Mustafa Kara, tazminat talebinin ve davanın reddine karar verdi.


Duruşma Öncesi

Ankara Dışkapı’daki Adliye ek binasına, x-ray cihazından kemerler ve çantalar ayrı ayrı olmak üzere yoğun bir güvenlik aramasından geçilerek girildi. Duruşma ilan edildiği saatte gecikmeden başladı. Yaklaşık 10 dakika sürdü.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonu küçüktü. İzleyiciler için yeterli sıra yoktu, izleyicilere 5-6 kişilik bir oturma alanı ayrılmıştı. Ancak Hakim Mustafa Kara izleyicilerin duruşmayı ayakta takip etmesine izin verdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya Toker ve avukatı Evrim İnal ile Agrobay Seracılık şirketinin avukatları katıldı. CHP Eski Milletvekili Atilla Kart, CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan ve Disk Basın İş adına Osman Köse katıldı.

Genel Gözlemler

Duruşma sırasında herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı. Duruşma yaklaşık 7 dakika sürdü.
Öte yandan mahkeme tarafından yazılan duruşma tutanağında davanın reddedildiği celsenin numarasına “2” yerine “1” yazılması dikkat çekti.

1. Standing - June 19, 2018


Çiğdem Toker hakkında 15 Ekim 2017 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanan “Rusya’ya Domatesler de Bayburt’tan” başlıklı köşe yazısı nedeniyle, Bayburt Gruba ait Agrobay Seracılık Şirketi tarafından 1.5 milyon TL’lik manevi tazminat davası açıldı.

Toker; şirketin avukatları tarafından 29 Kasım 2017’de Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği’ne şikayet edildi.

Dilekçede, gazeteci Toker’in yazısı ile şirketin “kamuoyu önünde küçük düşürüldüğü” iddia edildi. Dilekçe Ocak 2018’de Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından kabul edildi.

19 Haziran 2018 günü görülen ilk duruşmanın ardından dava 6 Aralık 2018’e ertelendi.



Next Trial: Dec. 6, 2018, 10 a.m.


Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Çiğdem Toker’in yargılandığı davanın ilk duruşması hem delil sunulması yönündeki talep, hem de adli tatilin başlayacak olması nedeniyle 6 Aralık 2018 tarihine bırakıldı.

İkinci duruşma için ileri bir tarihin belirlenmesi mahkeme salonunu dolduran gazetciler ve basın meslek örgütleri üyeleri tarafnıdan tepki ile karşılandı. Bunun üzerine hakim Mustafa Kara, “Bu kadar gazeteci bir aradayken söyleyeyim. Bunu da yazın. Önümüzde bir sürü dosya var. 25 tane de Asliye Hukuk Mahkemesi var. 75 tane olması gerekir. 50 tane eksiğimiz var” dedi.


Duruşmada hakim Mustafa Kara; Rusya ile domates ticaretine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan bilgi istenmesine karar verdi.

Hakim Kara, yargılamanın ikinci duruşması için 6 Aralık 2018 tarihini belirledi.


Duruşma Öncesi

Ankara Dışkapı’daki Adliye ek binasına, x-ray cihazından kemerler ve çantalar ayrı ayrı olmak üzere yoğun bir güvenlik aramasından geçilerek girildi. Duruşmanın 10.00’da başlaması planlanmıştı, ancak yaklaşık 50 dakika geç başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonu küçüktü. İzleyiciler için yeterli sıra yoktu, izleyicilere 5-6 kişilik bir oturma alanı ayrılmıştı. Ancak Hakim Mustafa Kara izleyicilerin duruşmayı ayakta takip etmesine izin verdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Toker ve şikayetçi şirketin avukatları, Toker’in gazeteci ve avukat arkadaşları; Türkiye Gazeteciler er Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Ankara Temsilcisi Taylan Erten, Türkiye Tabipler Birliği (TTB) Başkanı Sinan Adıyaman, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan izledi.

Genel Gözlemler

Duruşma sırasında herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı. Duruşma yaklaşık 7 dakika sürdü.

Çiğdem Toker - Agrobay Trial (Şikayet Dilekçesi)

Çiğdem Toker - Agrobay Trial 2. Standing (Minutes of the Hearing)

Çiğdem Toker - PTT News Trial

PTT wrote a petition for redress to the Ankara Civil Court about Toker’s column titled “The privileged company of PTT” Published in the Cumnuriyet newspaper on April 22, 2018.

According to Toker’s column, PTT had made some changes in a file of a public bid about purchasing cameras in favor of a company named STM.

In PTT’s petition for redress, it was stated that Toker’s article had an insulting style and had an aim to shake the trustworthiness of the company. It was also claimed that the information in the article were not true. In the petition, PTT’s past, brand value and trade prestige have been listed. It was claimed that the freedom of the press is not limitless and it should comply with “the personal rights and the realities.”

It was also claimed that through her column, Toker made false charges and presented the company as if it made a contract with some people whom it never signed any. She presented the company as if it made an unlawful bid and infringed on the rules.

The petition was presented to the Presidency of the Ankara Civil Court on Duty and 50,000 Turkish liras was demanded from the Cumhuriyet Newspaper for non-pecuniary damages.

In the trials in which a compensation is demanded, the civil courts are entrusted. The cases start by a petition for redress; the prosecutors do not prepare an indictment and do not attend the hearings.

The hearing of the trial started on Oct. 30, 2018 at the Ankara 20th Civil Court. Ali Çörten, the judge, demanded that the information and documents about the public bid of PTT that Toker criticized, should be added to the file. Moreover, the judge demanded an inquiry about the masthead and copy of the Cumhuriyet newspaper on the date the article was published. Judge Çörten demanded an inquiry about Toker’s socio-economic status. The demanded documents were completed on the second and third hearings of Jan. 31, 2019 and April 25, 2019.

In the final hearing on June 11, 2019, the court ruled to reject the case on the grounds there was a “lack of conditions for compensation.”

4. Standing - June 11, 2019


Cumhuriyet gazetesinde 22 Nisan 2018’de “PTT’nin ayrıcalıklı şirketi” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yazıda, Posta ve Telgraf Teşkilatı’nın (PTT) “davet” usülüyle 70 milyon TL’lik kamera alım ihalesini STM adlı şirkete verdiği, şirketin henüz hiçbir iş yapmadan 42 milyon TL’lik ödeme aldığı, ticaret sicil gazetesinde şirketin yönetim kurulu üyeleri arasında eski AKP milletvekili ve halen Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Reha Denemeç’in olduğu anlatıldı. PTT, bu yazı üzerine Çiğdem Toker ile dönemin Cumhuriyet gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Yazı İşleri Müdürü Farun Eren ve gazete aleyhinde 50 bin TL tazminat davası açtı.

Yargılamanın ilk üç duruşması, yazışmamaların tamamlanması ile geçti. Örneğin mahkeme, Cumhuriyet Gazetesi’nin davaya konu yazının yayınlandığı günkü nüshasını veya Toker’in sosyo-ekonomik durum araştırması talep edildi.


Duruşma 12:30 olarak belirlenen saatinde başladı.

Duruşmada ilk olarak Çiğdem Toker için sosyal ekonomik durum araştırmasına dair gelen yazılar okundu.

Davacı avukatı Çağıl Özağır, beyan edilen miktarın kendilerine göre düşük olduğunu ve traji yüksek bir gazetede gazetecilik yapan Toker’in gelir durumun daha yüksek olması gerektiğini savundu.

Toker, ekonomik durum araştırmasına dair beyanlarını görevlilere beyan ettiğini söyledi.

Daha sonra söz alan davalı avukatı Özağır, “Yasaya aykırı olarak ihale gerçekleştirilmiş bir şirketmiş gibi kamuoyuna lanse edilmiş olup, bu durum şirket saygınlığını ve itibarını zedelemiştir. Tazminat talebinin kabulünü gerektirecek şartlar oluşmuştur” dedi.

Davalı avukatı Evrim İnal ise “Dava konusu yayın resmi tutanak olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi tutanakalrından alınarak yayınlanmıştır. Görünür gerçekliğe uygun olarak haber yapılmıştır. Kişilik haklarının ihlali söz konusu olmayıp davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Çiğdem Toker ise şu beyanlarda bulundu:

“Ben kamu yararı gözeterek TBMM’de KİT komisyonu görüşmeleri sırasında PTT hesapları denetlenirken komisyonda görev alan milletvekillerinin gündeme getirdiği konularla ilgili olarak resmi tutanaklara uygun şekilde haber yaptım. Hakkımda açılan dava haksız ve yersizdir. Reddine karar verilmesini talep ediyorum.”


Hakim Ali Çörten, duruşmaya ara vermeden kararını açıkladı. “Manevi tazminatı gerektirecek yasal şartlar oluşmadığından” açılan davanın ispat edilememiş olması nedeniyle reddine karar verildi.

Toker hakkında bu dava yerel mahkemede düşerken, davacı avukatlarının temyiz için istinaf mahkemesine başvurması bekleniyor.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüleceği 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin bulunduğu Dışkap Adliyesi daha önceki dönemlerde bir dershane olarak kullanılan bir binaydı. Darbe girişimi sonrasında adliyeye çevrilen binanın duruşma salonları oldukça ufaktı. Binaya X-Ray arama cihazından geçildikten sonra girildi. Herhangi bir kimlik sorgulaması yapılmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu oldukça ufaktı. İzleyiciler için sadece beş kişilik bir yer ayrılmıştı. Kimi izleyiciler ayakta izlemek zorunda kaldı. Hakim Çörten, “Lütfen oturun” demesine rağmen oturacak yer yoktu. Mahkemenin asliye ceza mahkemesi olması ve iş yoğunluğu nedeniyle salonun birçok yerinde davalara ait klasörler bulunuyordu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya Toker’e destek olmak amacıyla Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Ankara Şubesi yöneticisi Sibel Hürtaş ve az sayıda gazeteci katıldı.

Genel Gözlemler

Hakim oldukça nazik yaklaştı. Toker sözlerini olduğu gibi tutanağı aktardı. Duruşmanın başında salondaki kalabalığı görünce “Hayırdır, bu kadar kalabalık izleyici var” şeklinde tebessüm ederek soru sordu. İzleyiciler de “Yargılanan gazetecilik, dolayısıyla gazeteciler de burada” diye yanıt verdi. Duruşma esnasındaki yanıtlarına bakıldığın dosyaya hakim olduğu gözlendi.

3. Standing - April 25, 2019


Cumhuriyet gazetesinde 22 Nisan 2018’de “PTT’nin ayrıcalıklı şirketi” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yazıda, Posta ve Telgraf Teşkilatı’nın (PTT) “davet” usülüyle 70 milyon TL’lik kamera alım ihalesini STM adlı şirkete verdiği, şirketin henüz hiçbir iş yapmadan 42 milyon TL’lik ödeme aldığı, ticaret sicil gazetesinde şirketin yönetim kurulu üyeleri arasında eski AKP milletvekili ve halen Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Reha Denemeç’in olduğu anlatıldı. PTT, bu yazı üzerine Çiğdem Toker ile dönemin Cumhuriyet gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Yazı İşleri Müdürü Farun Eren ve gazete aleyhinde 50 bin TL tazminat davası açtı.

Yargılamanın ilk iki duruşması, yazışmamaların tamamlanması ile geçti. Örneğin mahkeme, Cumhuriyet Gazetesi’nin davaya konu yazının yayınlandığı günkü nüshasını istedi. Veya Toker’in sosyo-ekonomik durum araştırması talep edildi.



Next Trial: June 11, 2019, 12:30 p.m.


Hakikm Ali Çörten’in bir önceki duruşmalarda talep ettiği belgelerin dosyaya girdiği görüldü.

Yargılamaya konu olan köşe yazısının yayımlandığı gün Cumhuriyet Gazetesi’nin bir nüshası, aynı gün geçerli olan gazete künyesi talep edilmişti.

PTT’nin avukatı Salihanur İldeniz, tazminat taleplerinin kabul edilmesini istedi. Bunun için emsal teşkil edebileceği düşünülen Yargıtay kararları sunuldu.

Toker’in avukatı Evrim İnal ise davanın reddedilmesini talep etti.


Mahkeme Başkanı Ali Çörten, emniyet müdürlüğünden Toker’in sosyo-ekonomik durum araştırmasının yapılmasını talep etti.

Hakim Çörten, yargılamanın 4. duruşmasının 11 Haziran 2019 tarihine bırakılmasına ikarar verdi.


Duruşma Öncesi

Duruşma tam olarak daha önce belirlenen saatte başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonu küçüktü, ancak havadar ve ışık alıyordu. İzleyici sırası azdı. Ancak solanda, asliye hukuk ve asliye ceza davaları görüldüğünden bu eksiklik sorun oluşturmadı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya Toker’in avukatı Evrim İnal ve PTT avukatı Salihanur İldeniz katıldı.

Genel Gözlemler

Duruşmada herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

2. Standing - Jan. 31, 2019


Cumhuriyet gazetesinde 22 Nisan 2018’de “PTT’nin ayrıcalıklı şirketi” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yazıda, Posta ve Telgraf Teşkilatı’nın (PTT) “davet” usülüyle 70 milyon TL’lik kamera alım ihalesini STM adlı şirkete verdiği, şirketin henüz hiçbir iş yapmadan 42 milyon TL’lik ödeme aldığı, ticaret sicil gazetesinde şirketin yönetim kurulu üyeleri arasında eski AKP milletvekili ve halen Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Reha Denemeç’in olduğu anlatıldı. PTT, bu yazı üzerine Çiğdem Toker ile dönemin Cumhuriyet gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Yazı İşleri Müdürü Farun Eren ve gazete aleyhinde 50 bin TL tazminat davası açtı.

Yargılamanın 30 Ekim 2018 tarihinde görülen ilk duruşmasında hakim Ali Çörten, taraflara uyuşmazlık konularını sordu.

PTT avukatı Emel Kalkan Doğan, Toker’in köşe yazısında, gerçekleri yansıtmadığını, asılsız ve çarpıtma ifadeler kullandığını iddia etti. Yazı üzerinden PTT’nin itibarının zarara uğradığını öne sürdü.

Toker’in avukatı Evrim İnal ise köşe yazısının resmi belgelere dayandırıldığını söyledi. Yazının PTT’yi küçük düşürmek amacıyla yazılmadığını belirtti. Tazminat talebinin reddedilmesini istedi.

İlk duruşmada mahkeme başkanı Ali Çörten, Toker’in sosyo-ekonomik durumunun araştırılmasını talep etti. Ayrıca, köşe yazısının yayımlandığı gün geçerli olan künyesini ve yayımlanan nüshasını istedi.



Next Trial: April 25, 2019, 9:50 a.m.


Duruşmada, hakim Ali Çörten, bir önceki duruşmada talep ettiği tutanakların henüz ulaşmadığını tespit etti.


Mahkeme, yargılamanın ikinci duruşmasının 25 Nisan 2019 saat 09:45’te yapılmasına karar verdi.


Duruşma Öncesi

Ankara Dışkapı’daki Adliye’ye x-ray cihazından kemerler ve çantalar ayrı ayrı olmak üzere yoğun bir güvenlik aramasından geçilerek girildi. Toker’in avukatı duruşmaya katıldı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu küçük ancak havadar ve aydınlıktı. Her mahkeme salonunda olduğu gibi görülmeyi bekleyen dosyalar, pencere kenarlarında, koltukların altında birikmişti.

Duruşmaya Katılım

Çiğdem Toker duruşmada avukatı tarafından temsil edildi. Duruşmanın başka bir katılımcısı olmadı.

Genel Gözlemler

Duruşmada herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

Çiğdem Toker - PTT News Trial (Şikayet Dilekçesi)

Çiğdem Toker - PTT News Trial 2. Standing (Minutes of the Hearing)

Çiğdem Toker - PTT News Trial 3. Standing (Minutes of the Hearing)

Çiğdem Toker - PTT News Trial 4. Standing (Minutes of the Hearing)

Çiğdem Toker - Şenbay News Trial

Şenbay Madencilik şirketi, Çiğdem Toker’in Cumhuriyet Gazetesi’nde 22 Ekim 2017’de yayımlanan “Tasarruf Arıyorsanız Metro İhalelerine Bakın” başlıklı yazısını 29 Kasım 2017’de şikayet etti.

Toker yazısında özetle şu ifadeleri kullanmıştı:

“Bir de Ulaştırma Bakanlığı’nın “verdiği” bir metro hattı var. Gayrettepe- Yeni havalimanı hattı epey bir gecikmeyle, geçen yıl sonu 1 milyar Avro’ya Şenbay-Kolin ortaklığına verilmişti. Verilmişti diyoruz çünkü ortada bir ihale emaresi yok. (…) Hattı yürüten ikiliden biri olan Kolin, 3. Havalimanı’nı yapan beşli grupta. Diğeri Bayburt Grup bünyesindeki Şenbay. Şenbay’a bu hattın verilmesinde; gerek piyasa gerekse siyaset arenasında giderek daha çok konuşulmaya başlanan ‘Başbakan Yıldırım’a yakınlık kriter midir?” sorusu meşhurdur.”

Firmanın şikayet dilekçesinde şu ifadeler kullanıldı:

“Dava konusu köşe yazısında yer verilen haberlerin içeriğinde gerçeğe aykırı bilgilere yer verilmiş, eleştiri boyutunu aşan ifadeler kullanılmış, ticaret hayatında önemli bir yere sahip olan müvekkilim şirket kamuoyu gözünde küçük düşürülmüş ve itibarı sarsılmıştır.

”(…) Müvekkilime atfedilen ihaleye fesat karıştırmak suretiyle ve Başbakan’a yakın olduğu gerekçesiyle ihalenin üzerinde bırakıldığı ve işin ihalesiz verildiği iddiaları doğru değildir. Bu iddialar aşırı derecede ağır ithamlar olup hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamaktadır.”

Şikayet dilekçesinde, “Basın yolu ile bir kimseye karşı ithamlar ileri sürülürken dayanılan olayların doğru olması ya da hiç olmazsa, iyi inançla ve ciddiyetle inceleme yapıldıktan sonra doğru sayılabilmesi gerekir. Gazetecinin yayınladığı olayların doğru olduğunu araştırma ödevi vardır. (…) Öte yandan gazetecinin doğru olayları bile yayınlarken objektif sınırlar içerisinde ve dürüstlük kurallarına uygun olarak açığa vurulmasına dikkat etmesi gerekir” ifadelerinin kullanılması dikkat çekti.

Toker’in yazısında işaret ettiği Şenbay Madencilik firmasının 29 Kasım 2017’de verdiği 1.5 milyon TL manevi tazminat talepli dilekçesi Mayıs 2018’de Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Tazminat talepli davalarda asliye hukuk mahkemeleri görevlendirilir. Dava şikayet dilekçesi ile görülür; savcı iddianame hazırlamaz ve bu duruşmalara girmez.

Tazminat davasının birinci duruşması 11 Aralık 2018’de Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Hakimin izinli olması gerekçesiyle yargılama 4 Nisan 2019 tarihine ertelendi. 4 Nisan 2019 tarihli ikinci duruşmada, Toker’in yazısına konu belgeler ile ilgili olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na yazı yazılmasına karar verildi. Duruşma 9 Temmuz 2019 tarihine bırakıldı.

9 Temmuz tarihli duruşmada, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan talep edilen yazının dosyaya girdiği görüldü. Hem Toker hem de Toker’den şikayetçi olan Şenbay Madencilik, bakanlıktan gelen yazının incelenmesi için süre talep etti. Yargılamanın 4. duruşması 17 Ekim 2019 tarihine bırakıldı.

Davanın son duruşmasında hakim Funda Baştımar, Çiğdem Toker’den şikayetçi olan Şenbay Madencilik Şirketi’nin avukatı Sedat Aksakallı’nın gün ve saatini bildiği halde duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığını söyledi. Toker’in avukatı Evrim İnal da “Biz açılan davayı takip etmiyoruz” dedi.

Hakim Baştımar, “taraflarca takip edilmeyen dosyanın süreci içinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına” karar verdi. Kararla birlikte dava düştü.

4. Standing - Oct. 17, 2019


Gazeteci Çiğdem Toker hakkında, 22 Ekim 2017 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanan “Tasarruf Arıyorsanız Metro İhalelerine Bakın” başlıklı yazısı nedeniyle, yazısında işaret ettiği Şenbay Madencilik şirketi tarafından manevi tazminat davası açıldı.

Şirket tarafından Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği’ne 29 Kasım 2017’de şikayet dilekçesi verildi. Dilekçede yazı üzerinden Toker’in “küçük düşürücü beyanlarda bulunduğu” iddia edildi, şirketin “ticari itibarının saldırıya uğradığı” öne sürüldü. Dilekçe Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Mayıs 2018’de kabul edildi ve Toker hakkında 1,5 milyon TL değerinde manevi tazminat davası açıldı.

Davanın ilk duruşması 11 Aralık 2018’de Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Ancak ilk duruşması hakimin izinli olması nedeniyle ertelendi. Şenbay Madencilik ikinci ve üçünçü duruşmalarda Toker’in yazısındaki metro ihalesinin evraklarının Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan istenmesini talep etti.

Davanın dördüncü duruşması 17 Ekim 2019 tarihinde Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü.


Yargılamanın dördüncü duruşması Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde başladı.

Gazeteci Çiğdem Toker’den şikayetçi olan Şenbay Madencilik Şirketi’nin avukatı Sedat Aksakallı’nın duruşmaya katılmadı. Toker ve avukatı Evrim İnal duruşmaya katıldı.

Yargılamananın önceki duruşmalarında Şenbay Madencilik Şirketi’nin avukatları, Toker’in yazısında işaret ettiği metro ihalelerine ilişkin evrakların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan istenmesini talep etmişti. İhale dosyasının ve şirketin evraka ilişkin beyanlarının dosyaya girdiği görüldü.


Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi Başkanı Funda Baştımar, Çiğdem Toker’den şikayetçi olan Şenbay Madencilik Şirketi’nin avukatı Sedat Aksakallı’nın gün ve saatini bildiği halde duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığını söyledi.

Toker’in avukatı Evrim İnal da “Biz açılan davayı takip etmiyoruz” dedi.

Hakim Baştımar, “taraflarca takip edilmeyen dosyanın süreci içinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına” karar verdi.

Bu durumda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150. maddesi uyarınca, taraflardan birinin üç ay içinde dosyanın yeniden işleme alınması için mahkemeye başvurması gerekiyor. Üç ay içinde bu başvuru yapılmazsa 1,5 milyon TL tazminat talepli dava hiç açılmamış, dolayısıyla yargılama düşmüş sayılacak.


Duruşma Öncesi

Ankara Dışkapı’daki Adliye ek binasına, x-ray cihazından kemerler ve çantalar ayrı ayrı olmak üzere yoğun bir güvenlik aramasından geçilerek girildi. Duruşmanın 9:25’te başlaması planlanmıştı, ancak yaklaşık 20 dakika geç başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonu küçüktü. İzleyiciler için yeterli sıra yoktu, izleyicilere 5-6 kişilik bir oturma alanı ayrılmıştı. Ancak Hakim Funda Baştımar izleyicilerin duruşmayı ayakta takip etmesine izin verdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Toker ve avukatı Evrim İnal katıldı. Toker’den şikayetçi olan Şenbay Madencilik Şirketi’nin avukatı Sedat Aksakallı duruşmaya katılmadı.

Duruşmaya ayrıca Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın avukatı Ülkü Şahin, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Ankara Temsilcisi Taylan Erten, DİSK Basın İş adına Osman Köse, CHP milletvekili Ali Şeker, CHP eski milletvekili İlhan Cihaner, HDP milletvekili Oya Ersoy katıldı.

Genel Gözlemler

Duruşma sırasında herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı. Duruşma yaklaşık üç dakika sürdü.

3. Standing - July 9, 2019


Gazeteci Çiğdem Toker hakkında, 22 Ekim 2017 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanan “Tasarruf Arıyorsanız Metro İhalelerine Bakın” başlıklı yazısı nedeniyle, yazısında işaret ettiği Şenbay Madencilik şirketi tarafından manevi tazminat davası açıldı.

Şirket tarafından Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği’ne 29 Kasım 2017’de şikayet dilekçesi verildi. Dilekçede yazı üzerinden Toker’in “küçük düşürücü beyanlarda bulunduğu” iddia edildi, şirketin “ticari itibarının saldırıya uğradığı” öne sürüldü. Dilekçe Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Mayıs 2018’de kabul edildi ve Toker hakkında 1,5 milyon TL değerinde manevi tazminat davası açıldı.

Davanın ilk duruşması 11 Aralık 2018’de Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Ancak ilk duruşması hakimin izinli olması nedeniyle ertelendi.

Yargılama sürüyor…



Next Trial: Oct. 17, 2019, 9:25 a.m.


Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen üçüncü duruşmada, bir önceki duruşmada Ulaştırma ve Altyapı Bakanlğı’ndan talep edilen ihale belgelerinin dosyaya girdiği görüldü.

Şenbay Madencilik firmasının avukatı Handan Çalık, bakanlıktan gelen belgelerin incelenmesi için süre istedi.


Hakim Funda Baştımar, şirket avukatının talebini kabul etti ve yargılamanın dördüncü duruşmasını 17 Ekim 2019 tarihine erteledi.


Duruşma Öncesi

Ankara Dışkapı’daki Adliye ek binasına, x-ray cihazından kemerler ve çantalar ayrı ayrı olmak üzere yoğun bir güvenlik aramasından geçilerek girildi. Duruşmanın 11.10’da başlaması planlanmıştı. Ancak Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yoğun duruşma programı Toker’in duruşmasının geç başlayacağını gösteriyordu. Duruşmayı izlemek için gelen ve aynı zamanda avukat olan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, ilgililerle görüşerek, duruşmanın saatinde başlamasını sağladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonu küçüktü. İzleyiciler için yeterli sıra yoktu, izleyicilere 5-6 kişilik bir oturma alanı ayrılmıştı. Ancak Hakim Funda Baştımar izleyicilerin duruşmayı ayakta takip etmesine izin verdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Toker ve şikayetçi şirketin avukatlarının yanısıra, Toker’in gazeteci ve avukat arkadaşları katıldı. Ayrıca Disk Basın İş adına Osman Köse de katıldı. CHP milletvekilleri Utku Çakırözer ve Sezgin Tanrıkulu ile birlikte HDP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık da duruşmayı izledi.

Genel Gözlemler

Duruşma sırasında herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı. Duruşma yaklaşık 5 dakika sürdü.

2. Standing - April 4, 2019


Gazeteci Çiğdem Toker hakkında, 22 Ekim 2017 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanan “Tasarruf Arıyorsanız Metro İhalelerine Bakın” başlıklı yazısı nedeniyle, yazısında işaret ettiği Şenbay Madencilik şirketi tarafından manevi tazminat davası açıldı.

Şirket tarafından Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği’ne 29 Kasım 2017’de şikayet dilekçesi verildi. Dilekçede yazı üzerinden Toker’in “küçük düşürücü beyanlarda bulunduğu” iddia edildi, şirketin “ticari itibarının saldırıya uğradığı” öne sürüldü. Dilekçe Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Mayıs 2018’de kabul edildi ve Toker hakkında 1,5 milyon TL değerinde manevi tazminat davası açıldı.

Davanın ilk duruşması 11 Aralık 2018’de Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Ancak ilk duruşması hakimin izinli olması nedeniyle görülemedi.



Next Trial: July 9, 2019, 11:10 a.m.


Şenbay Madencilik avukatı Çalık, Toker’in yazısındaki metro ihalesinin evraklarının Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan istenmesini talep etti.

Toker’in avukatı Evrim İnal ise davanın reddedilmesini talep etti.


Hakim Funda Baştımar, duruşmanın 9 Temmuz 2019 saat 11.10’a ertelenmesine karar verdi.


Duruşma Öncesi

Ankara Dışkapı’daki Adliye ek binasına, x-ray cihazından kemerler ve çantalar ayrı ayrı olmak üzere yoğun bir güvenlik aramasından geçilerek girildi. Duruşma belirlenen saatte başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonu küçüktü. İzleyiciler için yeterli sıra yoktu, izleyicilere 5-6 kişilik bir oturma alanı ayrılmıştı.
Duruşmaya Katılım

Duruşmaya Toker ve avukatının yanısıra, Toker’in meslektaşları katıldı. Duruşmayı Çağdaş Gazeteciler Derneği adına Gökhan Durmuş, Disk Basın İş Sendikası adına Osman Köse izledi. Ayrıca eski CHP Milletvekili Aylin Nazlıaka da duruşmaya katıldı.

Çiğdem Toker - Şenbay News Trial (Şikayet Dilekçesi)

Çiğdem Toker - Şenbay News Trial 2. Standing (Minutes of the Hearing)

Çiğdem Toker - Şenbay News Trial 3. Standing (Minutes of the Hearing)

Çiğdem Toker - Şenbay News Trial 4. Standing (Minutes of the Hearing)