Çınar Ayser

Çınar Ayser – “Propaganda of Terrorist Organization Propaganda” Trial

Gazeteci Çınar Ayser hakkında, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek soruşturma başlatıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma 12 Temmuz 2019 tarihli bir “ihbara” dayandırıldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, hakkında soruşturma başlattı. Ayser’in, sosyal medya hesabının; “Afrin Zeytin Dalı Operasyonu’nu provoke eden sosyal medya kullanıcılarının tespitine yönelik çalışmalar kapsamında” incelendiği belirtildi.

İhbar üzerine, Ayser hakkında gözaltı kararı verildi. Ayser, Ankara’da 18 Şubat 2020 günü evine yapılan baskınla gözaltına alındı. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Şube Müdürlüğü’ne götürüldü.

Emniyetteki ifadesinde, sosyal medya hesabından 2018 yılında yaptığı dokuz ayrı paylaşıma ilişkin sorular yöneltildi. Paylaşımların tamamı; Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki Afrin’e yönelik “Zeytin Dalı Harekatı” adıyla başlattığı askeri operasyonla ilgiliydi.

18 Şubat 2020 tarihinde, Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde ifade verdi. İfadesinde; paylaşımlarının Türkiye karşıtı değil savaş karşıtı paylaşımlar olduğunu dile getirdi. Herhangi bir terör örgütü ile bağlantısının olmadığını, devlet bursuyla okuduğunu söyledi.

Ayser, ifadesinin ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Yurtdışına çıkışına yasak kondu. Ancak bir hafta sonra Ankara Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde tekrar gözaltına alındı. Hakkında yakalama kararı olduğu söylendi. Daha önce gözaltına alınmasına karşın ikinci kez gözaltına alındı.

Ardından, ilk gözaltı kararına ilişkin işlemin polis sistemine girilmediği belirtildi. Savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Hakkındaki iddianame 28 Şubat 2020’de tamamlandı.

Gazeteci Çınar Ayser hakkındaki iddianame 28 Şubat 2020’de tamamlanarak mahkemeye sunuldu. İddianame iki sayfadan oluştu.

Kimlik bilgileri ve Ayser’in emniyette verdiği ifadesinin yer aldığı iddianamede suçlama konusu dokuz sosyal medya paylaşımına yer verildi. 2018 yılında yapılan paylaşımlar, Türkiye’nin 20 Ocak 2018’de Suriye’nin kuzeyindeki Afrin’e yönelik “Zeytin Dalı Harekâtı” adıyla başlattığı askeri operasyonla ilgiliydi.

İddianamede, Ayser hakkındaki soruşturmanın; 12 Temmuz 2019 yılında yapılan ihbarın ardından başlatıldığı” iddia edildi. Soruşturmanın, “Afrin Zeytin Dalı Operasyonunu provoke eden sosyal medya kullanıcılarının tespitine yönelik olduğu” öne sürüldü.

Ayser’in paylaşımları ise 16-18 Mart 2018 tarihlerinde yaptığı paylaşımlar, iddianamede şöyle sıralandı:

• “YPG: #Efrin’i savunmaya devam edeceğiz. Sivilleri korumak için yeni bir taktik uygulayacağız.”
• “YPG: Uluslararası güçler artık sessizliğini bozsun! Bugün Efrin’in başına gelenler yarın diğer toplumların da başına gelebilir.”
• “YPG: Türkiye, Efrin’in demografisini değiştirmek ve buranın kimliğini yok etmek istiyor.”
• “Türk savaş uçlarının bu akşam Efrin’deki en büyük hastane olan Afrin Hastanesi’ni bombaladığı ifade ediliyor.”
• “Kürt Kızılayı Kamışlo Şubesi’nden #Rudaw’a bilgi veren yetkililer, bombardıman sonucu 15 kişini hayatını kaybettiğini söyledi.”
• “AFP’ye konuşan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin Müdürü Rami Abdel Rahman ise aralarında 2 hamile kadının da olduğu 16 sivilin hayatını kaybettiğini söyledi.”

Ayser’in, “YPG terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren eylemlerini meşru gösterdiği” iddia edildi.

İddianamede, Ayser’e; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçlaması yöneltildi. Hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası istendi. Ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesi kapsamındaki “belirli haklardan yoksun bırakılması” da talep edildi.

İddianame, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Gazeteci Çınar Ayser’in yargılanmasına; 22 Mayıs 2020’de, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek ilk duruşma ile başlayacaktı. Ancak, duruşma; pandemi ilan edilen “coronavirüs” salgını karşısında alınan tedbirler kapsamında, görülmeden ertelendi.

Yargılamanın ikinci duruşması 8 Ekim 2020 tarihinde görüldü. Çınar, duruşmaya avukatları Zelal Pelin Doğan ve Erselan Aktan ile birlikte katıldı. Çınar, savunmasını; bu duruşmada yaptı.

Yaptığı ve suçlandığı paylaşımların “son dakika” niteliğinde haberler olduğunu dile getirdi. Hiçbirinin kişisel paylaşımlar olmadığını, yorum içermediğini, tamamının resmi açıklamalar olduğunu belirtti. Yurtdışına çıkış yasağının kaldırılmasını ve beraatini talep etti.

Avukatı Zelal Pelin Doğan, paylaşımların tamamının “ifade etti,” “bildirdi” gibi kelimelerle bittiğini, bunun da paylaşımların haber içerikli olduğunu gösterdiğini dile getirdi. Anayasa Mahkemesi’nin, Erdem Gül ve Can Dündar ile ilgili hak ihlali kararlarında; “salt haber verme amacı güden paylaşımlara müdahalenin gazeteciler üzerinde caydırıcı etki yaratacağının” belirtildiğini aktardı. Beraat kararı verilmesini, mahkemenin aksi bir karar vermesi durumunda karara ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep etti.

Avukat Erselan Aktan ise “Hükümet, yürüttüğü politikalardan keskin bir dönüş yapabiliyor. Döndüğü politikayı büyük bir güçle savunuyor. Politik olarak karşı olduğu şeyin ise suç olduğunu kabul ettirmeye çalışıyor. Ama bu yargı dünyasını ilgilendiren bir şey değil” dedi.

Aktan, soruşturma makamlarının bazı anahtar sözcükler üzerinden sosyal medya hesapları üzerinde araştırma yaptığını, araştırmada tek bir kelimeye odaklanıldığını, paylaşımın içeriğine bakılmadığını belirtti.

Suçlama konusu olan paylaşımlarda yorumun bile söz konusu olmadığını ifade eden Aktan, “Aktarım söz konusudur. Gazeteciliğin görevi de aktarımdır. Türkiye’nin dahil olduğu bir savaş hakkında haber aktarımı, kamu yararı içerir” dedi. Beraat talep etti.

Duruşma savcısı, Ayser’e; basın kartı olup olmadığını sordu. Ayser, suçlama konusu paylaşımları yaptığı sırada basın kartının olduğunu ancak daha sonra iş yerinden ayrıldığı için basın kartının iptal edildiğini dile getirdi. Mahkemeye, basın mensubu olduğunu ilişkin sigorta kayıtlarını sundu.

Duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Mütalaada, “basının hür olduğunu” belirtildi. Ayser’in suçlandığı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesine, “haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz” cümlesinin eklendiğini anımsatıldı. Mütalaada; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin gazetecilerin korunmasına ilişkin kararlarının olduğu belirtildi.

Ayser’in suçlama konusu paylaşımlarının “haber niteliğinde” olduğu ifade edildi. Ayser’in beraati istendi.

Son sözü sorulan Ayser, beraatini talep etti. Avukatlar da mütalaaya katıldıklarını dile getirdi.

Mahkeme, Ayser’in beraatine karar verdi. Ayser hakkındaki yurtdışına çıkış yasağı da kaldırıldı.

2. Standing - Oct. 8, 2020


Duruşma belirlenen saatte başladı.

Gazeteci Çınar Ayser, duruşmaya; avukatları Erselan Aktan ve Zelal Pelin Doğan ile birlikte katıldı.

Yaptığı ve suçlandığı paylaşımların “son dakika” niteliğinde haberler olduğunu dile getirdi. Hiçbirinin kişisel paylaşımlar olmadığını, yorum içermediğini, tamamının resmi açıklamalar olduğunu belirtti. Yurtdışına çıkış yasağının kaldırılmasını ve beraatini talep etti.

Avukatı Zelal Pelin Doğan, paylaşımların tamamının “ifade etti,” “bildirdi” gibi kelimelerle bittiğini, bunun da paylaşımların haber içerikli olduğunu gösterdiğini dile getirdi. Anayasa Mahkemesi’nin, Erdem Gül ve Can Dündar ile ilgili hak ihlali kararlarında; “salt haber verme amacı güden paylaşımlara müdahalenin gazeteciler üzerinde caydırıcı etki yaratacağının” belirtildiğini aktardı. Beraat kararı verilmesini, mahkemenin aksi bir karar vermesi durumunda karara ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep etti.

Avukat Erselan Aktan ise “Hükümet, yürüttüğü politikalardan keskin bir dönüş yapabiliyor. Döndüğü politikayı büyük bir güçle savunuyor. Politik olarak karşı olduğu şeyin ise suç olduğunu kabul ettirmeye çalışıyor. Ama bu yargı dünyasını ilgilendiren bir şey değil” dedi.

Aktan, soruşturma makamlarının bazı anahtar sözcükler üzerinden sosyal medya hesapları üzerinde araştırma yaptığını, araştırmada tek bir kelimeye odaklanıldığını, paylaşımın içeriğine bakılmadığını belirtti.

Suçlama konusu olan paylaşımlarda yorumun bile söz konusu olmadığını ifade eden Aktan, “Aktarım söz konusudur. Gazeteciliğin görevi de aktarımdır. Türkiye’nin dahil olduğu bir savaş hakkında haber aktarımı, kamu yararı içerir” dedi. Beraat talep etti.

Duruşma savcısı, Ayser’e; basın kartı olup olmadığını sordu. Ayser, suçlama konusu paylaşımları yaptığı sırada basın kartının olduğunu ancak daha sonra iş yerinden ayrıldığı için basın kartının iptal edildiğini dile getirdi. Mahkemeye, basın mensubu olduğunu ilişkin sigorta kayıtlarını sundu.

Duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Mütalaada, “basının hür olduğunu” belirtildi. Ayser’in suçlandığı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesine, “haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz” cümlesinin eklendiğini anımsatıldı. Mütalaada; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin gazetecilerin korunmasına ilişkin kararlarının olduğu belirtildi.

Ayser’in suçlama konusu paylaşımlarının “haber niteliğinde” olduğu ifade edildi. Ayser’in beraati istendi.

Son sözü sorulan Ayser, beraatini talep etti. Avukatlar da mütalaaya katıldıklarını dile getirdi.

Mahkeme, karar için duruşmaya ara vermedi.


Mahkeme, Çınar Ayser’in beraatine karar verdi.

Ayser hakkında uygulanan yurtdışına çıkış yasağı da kaldırıldı.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüleceği Ankara Adliyesi’nin bazı kapılarında, koronavirüs pandemisi karşısında alınan önlemler kapsamında gelenlerin ne için geldikleri sorgulanıyordu. Ancak, girişte pandemi nedeniyle ateş ölçümü yapılmıyordu. Adliyeye, X-Ray taramasından geçilerek girildi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nin salonunda görülmesi gereken duruşma, asliye ceza mahkemesi salonunda görüldü. Salon, büyük, havadar ve temizdi.

Salonda izleyiciler için beş kişilik yer ayrılmıştı. Çınar Ayser, sanıklar için ayrılan beş kişilik oturma yerinin ortasında oturdu.

Duruşmaya Katılım

Duruşma, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) gözlemcisi ve bir gazeteci takip etti.

Genel Gözlemler

Duruşma boyunca hakimin, nazik ancak gergin olduğu görüldü. Çınar Ayser ve bir gazetecinin duruşma sırasında kısa süreliğine avukatlarla konuşmasına, “İsterseniz siz sohbetinize devam eden, biz bir ara yargılama yaparız” tepkisini gösterdi.

Duruşma savcısının da Ayser’in basın kartını sorgulaması dikkat çekti.

1. Standing - May 20, 2020


Duruşma, pandemi ilan edilen “coronavirüs” salgını nedeniyle alınan tedbirler kapsamında görülmeden ertelendi.

Duruşma, 8 Ekim 2020 tarihine bırakıldı.

Çınar Ayser – “Propaganda of Terrorist Organization Propaganda” Trial (Indictment)

Press in Arrest is a database, monitoring, documentation and collective memory study of Press Research Association.
+90 (312) 945 15 56 | pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License
Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.