Dindar Karataş

Dindar Karataş - “Membership of an Armed Organization” Trial

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Mezopotamya Ajansı Van muhabiri Dindar Karataş hakkında soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında, Karataş’ın telefonu; Erzurum 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin 13 Aralık 2019 tarihinde verdiği karar üzerine, emniyet tarafından dinlenmeye başlandı. Karataş’ın telefonu altı ay boyunca dinlendi. Daha sonra, Karataş’ın; Mezopotamya Ajansı’nda yayınladığı haberler takip edildi. Haberler tutanak altına alındı. Soruşturma yaklaşık bir yıl boyunca, bu işlemlerle devam etti.

Karataş’ın muhabirlik yaptığı Mezopotamya Ajansı, 13 Eylül 2020 tarihide, “Gözaltına alındıktan iki gün sonra hastanede çıktılar” başlıklı bir haber yayınladı. Haber, Van’ın Çatak ilçesinde Servet Turgut ve Osman Şiban’ın gözaltına alındıktan sonra kaybolması ile ilgiliydi.

Ajans; 16 ve 17 Eylül 2020 tarihlerinde “Şiban’ın gözaltında gördüğü işkence rapora yansıdı” ve “Helikopterden atıldı denilen kişinin darp raporu: Yüksekten Düştü” başlıkları ile yayımlanan haberlerde; Turgut ve Şiban’ın bir helikopterden atıldıkları iddiasını hastane raporu ile birlikte gündeme getirmişti.

20 Eylül 2020 tarihinde, “Hastane raporuyla doğrulandı: Helikopterden atıldılar” başlığı ile yayımlanan haberde, hastane raporunda “Şiban’ın helikopterden düşme sonrası yaralanma şikayetiyle Van Eğitim Araştırma Hastanesi’ne getirildiğinin belirtildiği” aktarıldı.

23 Eylül 2020 tarihinde, “Helikopterden atılan Turgut’un ilk fotoğrafı” başlıklı haberde; “Turgut’un yoğun bakımda çekilen fotoğrafında, solunum cihazına bağlı olduğu, yüzünün kan ve morluklar içinde olduğu görüldü” ifadeleri kullanıldı.

Turgut, yoğun bakım servisindeki tedavisi sürerken, yaşamını yitirdi.

Haberler, Mezopotamya Ajansı muhabiri Cemil Uğur tarafından yapılmıştı. Uğur ile ajans muhabiri Adnan Bilen ve JinNews kadın haber ajansı Şehriban Abi ve gazeteci Nazan Sala, 6 Ekim 2020 tarihinde, evleri polis tarafından gözaltına alınarak gözaltına alındı. Dört gazeteci 10 Ekim 2020 tarihinde, “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlaması ile tutuklandı. Van 3. Sulh Ceza Hakimliği’nin tutuklama kararında, gazetecilerin; “devlet aleyhine, toplumsal olayları haber yaparak kamuoyunda ajite ve propaganda yaptıkları” iddia edildi.

Tüm bunlar yaşanırken, gazetecilerin tutuklandığı Mezopotamya Ajansı Van bürosu muhabiri Karataş hakkındaki soruşturma sürüyordu.

Soruşturma kapsamında, Karataş’ın; “Terör örgütünün ülkemizdeki yapılanmalarını bir araya getirmek ve koordine etmek amacıyla hayata geçirilen KCK yapılanması adına Basın Komitesi içerisinde Ağrı, Diyarbakır, Mardin, Kars, Hakkari, Muş ve Van illerinde faaliyet gösteren gazeteci/muhabirler ile irtibat halinde olduğu” belirtildi. Karataş ile ilgili şu iddia ise, çalıştığı Van bürosunun yayınladığı haberlerle ilgiliydi:

“Güvenlik güçlerimizce terör örgütüne karşı yürütülen başarılı operasyonları, ‘sözde bölge halkına işkence ve zulüm yapılıyor’ şeklinde lanse ederek, örgütün yayın organı olan Mezopotamya Haber Ajansı’nda haber yaptığı…”

Karataş hakkındaki soruşturmanın bu iddialarla başlatıldığı belirtilse de telefonlarının dinlenmesine ilişkin kararın, Mezopotamya Ajansı’nın yayınlanan haberlerden yaklaşık 10 ay önce verildiği görüldü.

Karataş, hakkındaki soruşturma sürerken, 24 Kasım 2020 tarihinde Van’ın İpekyolu ilçesindeki evinde, sabah saat 05.30’da gözaltına alındı. Özel harekat polisleri tarafından Van Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Telefonu ve fotoğraf makinesinde bulunan hafıza kartına el kondu. Aynı gün, Karataş’ın çalıştığı Mezopotamya Ajansı’nın Van bürosuna da operasyon düzenlendi. Büroda arama yapıldı.

Karataş, aynı gün Van Emniyet Müdürlüğü’nden Erzurum’a götürüldü. 26 Kasım 2020 tarihinde, savcılıkta savunma yaptı. “Doğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan tüm il ve ilçeleri kapsayacak şekilde yerel halk ile de irtibatlı olarak haber arayışı içinde olduğunu” dile getirdi. “KCK Basın Komitesi içerisinde faaliyet göstermediğini” belirtti ve “Böyle bir yapılanmanın ismini ilk defa duyuyorum” dedi. “Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve güvenlik güçleri aleyhine haber yapmayı düşünmedim” dedi. Karataş, şunları söyledi:

“Yaptığım haberlerin objektif olup olmadığına gazetecinin kendisi ve gazeteci meslek örgütleri karar verir. Başka herhangi bir kimse veremez. Ben bir çok alanda haberler yapıyorum. Sadece belirli konularda haber yapmıyorum. Bu nedenle örgütün basın komitesi içinde yer almıyorum.”

Gözaltı işlemleri üç gün sürdü. “Silahlı örgüt üyesi olmak” suçlaması ve tutuklanması talebiyle Erzurum 1. Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldı. Soruşturma dosyasında, hakkındaki suçlamalara delil olarak gösterilen haberleri; “Yaptığım haberler, devlet aleyhine haberler değildir. Yaptığım haberlerden bazıları seçilerek dosyaya konmuştur” dedi Ödemesi gereken kredi borcu olduğunu belirterek, serbest bırakılmasını talep etti.

Avukatı İrfan Sarı ise Karataş’ın bir yıl boyunca takip edildiğini ve yaptığı 10-15 haberin soruşturma dosyasına konduğunu söyledi. “Kendisi bir yıl içinde, çeşitli konularda 100’e yakın haber yapmıştır. Bunlar içerisinde bir kısmının seçilerek, sanki bir terör propagandası yapılıyormuş gibi düşünülmesi yanlıştır” dedi.

Karataş, 26 Kasım 2020 tarihinde, “silahlı terör örgütüne üyelik” suçlaması ile tutuklandı. Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi’ne götürüldü. Koronavirüs pandemisi karşısında alınan önlemler kapsamında, tek kişilik karantina koğuşuna kondu. Önlemler kapsamında, iki hafta boyunca tek kişilik karantina koğuşunda tutulacağı belirtildi. 17 Aralık 2020 tarihinde, karantina koğuşundan çıkarılarak tek kişilik koğuşa alındı. Karataş’ın tutukluluğuna, avukatı İrfan Sarı tarafından itiraz edildi. İtirazlar, reddedildi.

Hakkındaki iddianame, tutuklandıktan dört gün sonra, 30 Kasım 2020 tarihinde tamamlandı.

Mezopotamya Ajansı muhabiri Dindar Karataş hakkındaki iddianame, 30 Kasım 2020 tarihinde, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlandı.

İddianamenin girişinde, “PKK terör örgütünün kuruluşu ve amaçlarına” ilişkin iddialar sıralandı.

İddianamede, Karataş’ın muhabirlik yaptığı Mezopotamya Ajansı’nın “terör örgütünün yayın organı olduğu” iddia edildi. Haberlerinde, “PKK/KCK’nin terör örgütü olarak değerlendirilmediği,” “PKK/KCK terör örgütü lire ilan Abdullah Öcalan ile ilgili olan haberlerde terör örgütü ibaresinin kullanılmadığı” iddia edildi. Ajansı ile ilgili şu iddialar sıralandı:

“PKK/KCK terör örgütüyle iltisaklı olan ve ülkemizde erişimi bulunmayan ANF (Fırat Haber Ajansı) isimli internet sitesinde yer alan haber içeriklerinin paylaşılarak örgüte müzahir kişilere ulaşmasının sağlandığı; PKK/KCK sözde üst düzey yöneticileri tarafından yapılan açıklamaların kamuoyuna duyurulmasına olanak sağladığı; terör örgütünün yapılanmalarının haberlerinin paylaşarak örgüte müzahir kitlelere ulaşmasında rol oynadığı…”

İddianamede, Karataş hakkındaki soruşturmanın, Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nün, “PKK/KCK terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik sürdürülen çalışmaları” sırasında başlatıldığı aktarıldı.

İddianamede, Karataş’ın; “geçmiş dönemde Erzurum’da, PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması içerisinde aktif olarak faaliyet gösterdiği” iddia edildi. “KCK yapılanması adına Basın Komitesi içerisinde faaliyet gösterdiği” ileri sürüldü. Çalıştığı ajansın Van bürosunun haberleri ile ilgili olarak, iddianamede; şu ifadelere yer verildi:

“Güvenlik güçlerimizce terör örgütüne karşı yürütülen başarı operasyonları ‘sözde bölge halkına işkence ve zulüm yapılıyor’ şeklinde lanse ederek, örgütün yayın organı olan Mezopotamya Ajansı’nda haber yaptığı, ayrıca söz konusu haberde, Türkiye Cumhuriyeti’ni ve güvenlik güçlerini aşağılayıcı ve küçük düşünce söylemlerin yer aldığı…”

Karataş hakkındaki soruşturmanın bu iddialar üzerine başlatıldığı ifade edildi. Ancak, Karataş’ın telefonlarının Erzurum 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararı ile dinlenmeye başladığı ve mahkeme kararının 13 Aralık 2019 olduğu görüldü. İddianamede, Karataş’ın telefonunun altı ay boyunca dinlendiği belirtildi.

Karataş’ın telefonda konuştuğu kişilerden birinin, “Mezopotamya Ajansı’nda sorumlu düzeyde faaliyet gösteren sözde basın-yayın personeli olduğu” iddia edildi. Görüşmede, Karataş’ın Ağrı’nın bir köyüne haber yapmak üzere gideceğini söylediği; konuştuğu kişinin de kendisinin gözaltına alınmasından endişe ettiğini söylediği görüldü. İddianamede, görüşmeden iki gün sonra, 16 Aralık 2019 tarihinde; Mezopotamya Ajansı’nın internet sitesinde “Tutak’ta öldürülen Murat Kaya’nın eşi: DAİŞ babamı, devlet eşimi öldürdü” başlığı ile bir haberin yayınlandığı ifade edildi. Bu haber ile ilgili fotoğrafları yine ajansta çalışan bir başka kişiye yönlendirmesi de delil olarak gösterildi.

İddianamede, Karataş’ın, görüşmelerinde, bu haberin devamı niteliğinde “haber yapmak istediğini” söylediği görüldü. Karataş’ın, “terör örgütü yanlısı haber yapma arayışı içerisinde olduğu” ileri sürüldü. İddianamede, devam eden görüşmelerin ardından, yine Mezopotamya Ajansı’nın internet sitesinde “Kaya’nın öldürüldüğüne tanık olan köylüler tehdit ediliyor” başlıklı haber yayınlandığı ifade edildi.

İddianamede; Mezopotamya Ajansı’nın Van’da iki kişinin gözaltına alındıkları sırasında “helikopterden atıldıklarına” ilişkin haberi yayınlamasının ardından gözaltına alınan gazetecilerden biri olan Nazan Sala ile yaptığı telefon görüşmesinin tape kaydı da sıralandı. İki gazeteci arasındaki bu konuşma da iddianamede, “terör örgütü yanlısı haber yapma arayışı içerisinde oldukları” ifadeleriyle değerlendirildi.

Karataş’ın Mezopotamya Ajansı’nın internet sitesinde yayınlanan haberleri de iddianameye eklendi. Örneğin; “Anne Diler Kaya: Oğluma Terörist Diyerek Kendilerini Aklamaya Çalışıyorlar” başlıklı röportaj haberde öldüğü belirtilen kişi için iddianamede, “terör örgütü mensuplarına milis/işbirlikçilik faaliyetlerinde bulunduğu” ileri sürüldü. İddianamede, Karataş’a ait olduğu belirtilen haberlerin başlıkları şöyle sıralandı:

Karataş’ın, beş adet kısa mesajı da iddianamede değerlendirildi. İçeriklerinin aktarılmadığı mesajların; “Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin Covid-19 salgını ile ilgili yeterli tedbir almadığını belirtir haber yapılmasını sağlamaya yönelik, yine Covid-19 salgını dolayısıyla cezaevlerinde tutuklu/hükümlü şahıslar ile ilgili haber yapılmasını sağlamaya yönelik olduğu” iddia edildi.

. “İmralı Cezaevi’ne Denetleme Yapılsın.”
. “Şeyh Sait’in Torunu Fırat: Bölgedeki Sorunlar Ancak Ulusal Kongreyle Çözülür.”
. “Gençliğin kararlı duruşu tecridi kıracak.”
. “Barış Grubu üyesi Turgut: Türkiye istiyor, KDP uyguluyor.”
. “Gencer’in mektubu aileye verilmiyor: İntihar ettiğine inanmıyoruz.”

Karataş’ın, soruşturma aşamasında verdiği “örgütün basın komitesi içerisinde yer almadığı, haberlerinin örgütsel faaliyet niteliğinde olmadığı” yönündeki savunmasının “suçtan kurtulmaya yönelik olduğu” iddia edildi.

İddianamede, Karataş’ın; “terör örgütü güdümünde haber yapan haber ajansı Mezopotamya Ajansı içinde çalıştığı” iddia edildi. “PKK/KCK terör örgütüne müzahir kitle üzerinde algı oluşturmayı amaçlayarak örgüt lehine haber yaptığı” ileri sürüldü.

İddianamede, Karataş; Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 maddesi uyarınca “silahlı örgüt üyesi olmakla” suçlandı. Hakkında beş yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istendi. Ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” da talep edildi.

İddianame, Erzurum Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Karataş, hakkındaki iddianame kabul edildiğinde hapishanedeydi.

İddianamenin, Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmesiyle soruşturma davaya dönüştü. Davanın ilk duruşması 9 Şubat 2021 tarihinde görüldü.

Duruşmaya, Erzurum TEM Şube Müdürlüğü tarafından Dindar Karataş’a ait dijital materyal inceleme raporunun gönderildi.

Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katılan Karataş yaptığı savunmada 2019 yılından bu yana Mezopotamya Ajansı’nda muhabirlik yaptığını kaydederek, iddianamede kendisine yöneltilen suçlamalara yanıt verdi. Karataş, iddianamede yer alan bir kısım konuşmanın kendisine ait olmadığını dile getirdi.

Karataş, gazetecilik bölümü mezunu olduğunu ifade ederek, “Bu haber ajansa ülkede legal olarak habercilik yapan bir haber ajansıdır. Bu şirkette şuanda çalışan onlarca kişiden biriyim. Ben bir gazeteciyim. Konuşmalar tamamıyla haber alma amaçlıdır. Editör kişilerle yaptığım görüşmelerdir. Bunun dışında örgütsel amaçlarla veya örgütün haberini yapmak amacıyla yapılmış görüşmeler değildir. Görüştüğüm kişiler editörler veya haber kaynaklarıdır” dedi.

İddianamede hakkında somut bir delil bulunmadığını söyleyen Karataş, “Ben bir gazeteciyim. İddianameye baktığımda hayatım boyunca okumadığım bir sözleşmeye tabi tutularak suçlanıyorum. Tüm faaliyetlerimi gazeteci olarak yürüttüm. Devleti aşağılayacak veya zan altında bırakacak bir şey yapmadım. Bunlar bir gazetecinin yapması gereken haberlerdir. Suçsuzum. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum” diye konuştu.

Duruşma savcısı da Karataş’ın kaçma ve saklanma şüphesinin bulunması ve bu aşamada bu gerekçe ile adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı göz önüne alınarak, tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.
Mahkeme heyeti, Karataş’ın tutuklulukta geçirdiği süreyi, sabit ikametgah sahibi oluşunu ve sorgusunun yapılmış olmasını göz önünde bulundurarak tahliyesine karar verdi.

Mahkeme, Karataş hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanmasına kararı verdi. Mahkeme heyeti, Karataş’ın PKK/KCK ile ilişkisini gösteren başka dosya olup olmadığının araştırılması için ikametgahının bulunduğu ilin TEM büro amirliğine talimat yazılmasına karar verdi.

Mahkeme heyeti, Mezopotamya Ajansı’nın PKK/KCK örgütüne müzahir bir kuruluş olup olmadığının, Ajansın halen faaliyetlerine devam edip etmediğinin, hakkında kapatılmasına ilişkin herhangi bir kararın veya tedbirin bulunup bulunmadığının araştırılması için Erzurum Tem Şube Müdürlüğü’ne talimat yazılmasına karar verdi.

Duruşmanın sonraki duruşması 27 Mayıs 2021 tarihinde görülecek.

1. Standing - Feb. 9, 2021


Mahkeme heyetinin yerini alması ile birlikte duruşma 20 dakika gecikme ile 13.50’de başladı. Yargılanan tutuklu gazeteci Dindar Karataş, tutuklu bulunduğu Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevinden Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı. Karataş’ın bazı avukatları Erzurum’daki duruşma salonunda hazır bulunurken, bazı avukatları da İstanbul’daki SEGBİS aracılığı ile duruşmaya katıldı.

Duruşmanın başında gelen belgeler okundu. Mahkeme heyeti, Erzurum Tem Şube Müdürlüğü tarafından Dindar Karataş’a ait dijital materyal inceleme raporunun gönderildiği belirtildi. Dindar Karataş için “terör araştırması” yapılmasına ilişkin ara karara dair her hangi bir yanıtın verilmediği belirtildi.

Yapılan kimlik tespitinin ardından Karataş savunma yaptı. Karataş, 2019 yılından bu yana Mezopotamya Ajansı’nda muhabirlik yaptığını kaydederek, iddianamede kendisine yöneltilen suçlamalara yanıt verdi. Karataş, iddianamede yer alan bir kısım konuşmanın kendisine ait olmadığını dile getirdi.

Karataş, gazetecilik bölümü mezunu olduğunu ifade ederek, “Bu haber ajansa ülkede legal olarak habercilik yapan bir haber ajansıdır. Bu şirkette şuanda çalışan onlarca kişiden biriyim. Ben bir gazeteciyim. KCK Sözleşmesi’ni duydum ancak bu sözleşmeyi okumadım ve bundan dolayı şuanda suçlanıyorum. Bu sözleşmede bir basın metni geçtiği, bunun basıldığı iddia ediliyor. Ben kesinlikle KCK’ye bağlı şekilde herhangi bir eylemde bulunmadım. Bağımsız bir gazeteci olarak mesleğimi icra etmeye çalıştım. Kolluk aşamasında tape kayıtlarına dair yaptığım açıklamalar doğrudur, aynen tekrar ederim. Konuşmalar tamamıyla haber alma amaçlıdır. Editör kişilerle yaptığım görüşmelerdir. Bunun dışında örgütsel amaçlarla veya örgütün haberini yapmak amacıyla yapılmış görüşmeler değildir. Görüştüğüm kişiler editörler veya haber kaynaklarıdır” dedi.

İddianamede hakkında somut bir delil bulunmadığını söyleyen Karataş, “Ben bir gazeteciyim. İddianameye baktığımda hayatım boyunca okumadığım bir sözleşmeye tabi tutularak suçlanıyorum. Tüm faaliyetlerimi gazeteci olarak yürüttüm. Devleti aşağılayacak veya zan altında bırakacak bir şey yapmadım. Bunlar bir gazetecinin yapması gereken haberlerdir. Suçsuzum. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum” diye konuştu.

Karataş’ın avukatı Erselan Aktan da savunmasında iddianameyi eleştirerek, “Farazi bir sözleşme ve üyelik iddiası bulunmaktadır. İddianamede halen yayın hayatına devam eden basın kuruluşuna örgüte hizmet eden bir yayın kuruluşudur deniliyor. Bu haber ajansında yapılan haberlerde PKK-KCK terör örgütü olarak değerlendirme yapılmadığı, Abdullah Öcalan için terör örgütü ile bağ kurulmadığı şeklinde ortaya iddialar atılıyor. Bunların hiçbiri atılı suça vücut verecek mahiyette değildir. Delil olarak da yok hükmündedirler” dedi.

Duruşma savcısı da Karataş’ın kaçma ve saklanma şüphesinin bulunması ve bu aşamada bu gerekçe ile adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı göz önüne alınarak, tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.


Mahkeme heyeti verdiği kısa bir aranın ardından kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, Karataş’ın tutuklulukta geçirdiği süreyi, sabit ikametgah sahibi oluşunu ve sorgusunun yapılmış olmasını göz önünde bulundurarak tahliyesine karar verdi.

Mahkeme, Karataş hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanmasına kararı verdi. Mahkeme heyeti, Karataş’ın PKK/KCK ile ilişkisini gösteren başka dosya olup olmadığının araştırılması için ikametgahının bulunduğu ilin TEM büro amirliğine talimat yazılmasına karar verdi.

Mahkeme heyeti, Mezopotamya Ajansı’nın PKK/KCK örgütüne müzahir bir kuruluş olup olmadığının, Ajansın halen faaliyetlerine devam edip etmediğinin, hakkında kapatılmasına ilişkin herhangi bir kararın veya tedbirin bulunup bulunmadığının araştırılması için Erzurum Tem Şube Müdürlüğü’ne talimat yazılmasına karar verdi.


Duruşma Öncesi

Duruşma iki ayrı mahkemede görüldü. Bir kısım Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonunda hazır bulunurken, bir kısım avukat da İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinde hazır bulundu. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinde hazır bulunan avukatlar duruşmaya SEGBİS ile katıldı.

İstanbul Adliyesi girişinde HES kodu sorgulaması yapıldı. Ardından adliyeye girişler X-Ray cihazından yapıldı. Duruşmanın yapıldığı salonun önünde her hangi bir bariyer bulunmuyordu ancak koridor bariyerlerle kapatılmıştı. Gazeteciler her hangi bir engel çıkarılmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

İstanbul’da avukatların duruşmaya katıldığı İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinde iki ayrı SEGBİS ekranı kuruluydu. SEGBİS’in ses ve görüntüsünde her hangi bir kesilme ya da donma yoktu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ve Mezopotamya Ajansı ile bazı gazeteciler izledi.

Dindar Karataş - “Membership of an Armed Organization” Trial (Indictment)

Dindar Karataş - “Membership of an Armed Organization” Trial 1. Standing (Minutes of the Hearing)

Contact: pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License

Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.