Doğan Akın

Doğan Akın Davası

T24 Genel Yayın Yönetmeni Doğan Akın, hakkında Fuat Avni hesabından yapılan paylaşımların haberleştirilmesi nedeniyle hakkında soruşturma başlattı. Söz konusu hesap 15 Temmuz darbe girişimi öncesine kadar hükümet ve AKP içerisinden bilgilerin paylaşıldığı bir sosyal medya hesabıydı.

Doğan Akın, 2019 yılında soruşturma kapsamında ifade verdi. Akın ile birlikte sitenin yedi çalışanı daha ifadeye çağrıldı. Soruşturma sonunda yedi çalışan hakkında “kovuşturmaya yer olmadığın” dair karar verildi. Ancak Akın hakkında “örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım” suçlamasıyla iddianame hazırlandı.

Gazeteci Akın hakkındaki iddianame savcı Murat Çağlak tarafından hazırlandı ve 7 Kasım 2019’da tamamlandı. İddianamede 14 sayfadan oluşuyordu.

Kimlik tespitiyle başlayan iddianamenin ilk dört bölümünde “Fetullah Terör Örgütü – FETÖ” ile ilgili bilgiler ve “medya yapılanması” başlığıyla “medyayı nasıl kullandığına” dair değerlendirmelerden oluşuyordu. Bu bölümde ayrıca suçlamaya dayanak olarak gösterilen “Fuat Avni” isimli sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlara yer veriliyor. Bu hesaptan yapılan paylaşımlarla ilgili olarak “algı oluşturmak amacıyla örgütün propaganda tarzını belirmek” değerlendirmesi yapılıyor.

İddianamenin devamında “T24 sitesi hakkında yapılan açık kaynak taraması” başlıklı bölümde Akın’ın genel yayın yönetmenliğini yaptığı sitenin künye bilgilerine yer veriliyor. Sitenin resmi Twitter hesabı olan “@t24comtr” isimli hesaptan Mart 2014-Nisan2016 tarihleri arasında “Fuat Avni” içerikli 108 adet paylaşım yapıldığı tespitine yer veriliyor. “Fuat Avni” hesabından yapılan paylaşımların internet sitesinde yayımlanarak, sosyal medya hesabı üzerinden de paylaşıldığı belirtiliyor.

Ayrıca, internet sitesinde 9 Mart 2014’te “Fuat Avni” ile yapıldığı belirtilen bir röportajda suç unsurları arasında sıralanıyor.

Savcı Çağlak, “Fuat Avni” hesabından yapılan paylaşımları ve buna dair T24’te yayımlanan haberlere atıf yaparak, “örgütün kara propaganda hesabı olan Fuat Avni ve türevlerinden örgüt hedefine uygun atılmış tweetler hiçbir teyide ihtiyaç hissedilmeksizin topluma duyurulmuş, örgütün kara propaganda hesabının sosyal medyada popülaritesi artırılmıştır” değerlendirmesi yapıyor.

Akın ile ilgili yapılan tespitlerle ilgili bölümde Akın’ın dönemin Cihan Haber Ajansı Genel Müdürü Abdulhamit Bilici ve Today’s Zaman Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Bülent Keneş ile sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı yazışmaya yer veriliyor. Ancak söz konusu yazışmaların yayımlanan haberlerle ilgili olduğu anlaşılmasına rağmen savcılıkça, “örgüt mensubiyeti nedeni ile haklarında soruşturmalar olan” değerlendirmesiyle suç unsuru olarak gösteriliyor.

İddianamede, Akın hakkında yapılan “araştırmanın sonunda örgüt bağına ilişkin veriye ulaşılamadığı” belirtiliyor:

“İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 20/05/2019 tarihli yazısı ekinde gönderilen rapora göre; Bylock, Bank Asya hesap hareketleri, örgütün tepe yönetimi ile irtibat, örgüt ile iltisaklı vakıf, dernek üyelikleri, SGK kayıtları gibi hususlar ile ilgili yapılan sorgulamada şüphelinin FETÖ/PDY hiyerarşik yapısına dahil olarak faaliyet gösterdiğine dair herhangi bir veriye ulaşılamamıştır.”

Ayrıca banka hesapları da incelenen Akın hakkında Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) gönderdiği CD ve rapora dayanılarak örgütle iltisaklı kişilerle mali ilişki içinde olmadığı” tespitine yer veriliyor.

Ardından Akın’ın savcılık ifadesinin özetine ve avukatlarının yazılı olarak sunduğu savunmaya yer veriliyor. Akın, suçlama konusu yapılan “Fuat Avni” hesabından paylaşılan tweetlerle ilgili olarak bunları haberleştirilmede özel bir amacının olmadığını, bu iddiaların ülke gündemine geldiğini ve yoğun bir tartışma konusu olması nedeniyle haber değeri taşıdığı için haberleştirdiğini belirtiyor. Akın, aynı zamanda bu paylaşımlara karşı yapılan açıklamaları da haberleştirdiğini anımsatıyor.

Akın, suçlama konusu yapılan iki yazışmasına dair de söz konusu iki ismin gazeteci olduğunu bu isimlerin çalıştığı gazetelere kayyum ataması sonrasında T24 genel yayın yönetmeni olması vesilesi ile kendisine mesajların gönderildiğini ve bu kişiler ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını belirtiyor.

Savcı Çağlak, iddianamenin sonunda “Netice ve Talep” bölümünde şu ifadeleri kullanılıyor.

“İnternet sitesinde yukarıdaki yayınlar devam ederken şüpheli Ahmet Doğan Akın’ın Genel Yayın Yönetmeni ve sitenin sahibi olduğu, şüphelinin konumu itibarıyla bilgisi dışında örgüt hesabının yukarıda belirtilen paylaşımlarının sitede yayımlanamayacağı, bu haliyle internet sitesindeki örgüt hesabının paylaşımlarının yayınlanmasından şüphelinin sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.”

İddianamede “Akın’ın örgüt ile hiyerarşik bağı olmadığının tespit edildiği, geçmişte örgüt aleyhine çok sayıda haber ve yazı yayımladığı” da kaydedildi.

Ancak savcı, Doğan Akın’ın Türk Ceza Kanunu (TCK) 220/7 maddesi atfıyla TCK 314/2’e istinaden, “kast unsurunun takdiri mahkemeye ait olmak üzere, örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgüte yardım etmek suçundan yargılama yapılması”nı talep etti. Suçlama kapsamında Akın’ın 5 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılanması ayrıca, belirli haklardan yoksun bırakma yaptırımın da uygulanması talep ediliyor. Ayrıca TCK 53 maddesi gereği belirli haklardan yoksun bırakma yaptırımının da uygulanması talep ediliyor.

Gazeteci Akın hakkında hazırlanan iddianame İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilerek, dava açıldı.

Davanın ilk duruşmasının görüleceği gün mahkemece henüz belirlenmedi.

Doğan Akın Davası (Indictment)