Emrah Direk

Karşı Newspaper Trial

Emrah Direk hakkında Nisan 2016’da, Karşı Gazetesi davası kapsamında hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Hakkında gözaltı kararı verildiğinde Direk yurtdışındaydı. Bu yüzden savcılıkta ifade vermedi.

Soruşturma 4 Nisan 2016’da hakkında Karşı gazetesinin sahibi Turan Ababey, sorumlu yazı işleri müdürü Mehmet Bozkurt, muhabirleri Ufuk Emin Köroğlu, Emre Erciş ile Millet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Değer Özergün, Zaman Gazetesi muhabiri Bayram Kaya ile birlikte “FETÖ soruşturması” kapsamında gözaltı kararı çıkarılmasıyla başladı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Murat Çağlak 7 Haziran 2018’de aralarında Emrah Direk’in de bulunduğu 11 medya çalışanı hakkında iddianame hazırladı. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi 2 Ağustos 2018’de iddianameyi kabul etti. İddianamede Emrah Direk’in, “örgüt üyeliği”nden 15 yıla kadar hapsi istendi.

İddianamede Karşı Gazete, Fetullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) medya alanındaki faaliyeti olduğu ve özellikle 17-25 Aralık soruşturmaları sonrası örgütünün amacı doğrultusunda algı faaliyetlerini yürütmek amacıyla kurulduğu iddia ediliyor. Daha sonra FETÖ/PYD mensubu olmakla suçlanacak savcıların yürüttüğü 17-25 Aralık soruşturmaları aralarında iş adamları, bürokratlar, banka müdürü, çeşitli düzeyde kamu görevlileri ve siyasetçilerin yakınları hakkında “rüşvet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve kaçakçılık” suçlarını işledikleri iddiasıyla yürütülmüştü.

İddianamenin kabulüyle birlikte İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi 2 Ağustos 2018’de Özergün, Alaaddin Akkaşoğlu, Mehmet Aydoğmuş, Onur Kala ve Murat Kazancı hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkardı.

Dava 17 Eylül 2018’de gazetenin eski genel yayın yönetmeni ve eski CHP milletvekili Eren Erdem’e açılan dava dosyasıyla birleştirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Murat Çağlak, Emrah Direk ve Karşı Gazetesi yazar ve yöneticileri hakkındaki 81 sayfalık iddianamesini 7 Haziran 2018’de tamamladı.

İddianamede, 7 sayfa boyunca, “Fethullahçı Terör Örgütü’nün” strateji ve yöntemleri özetlendi. Bu bölümde benzer yargılamalarda hazırlanan iddianamelerlerle aynı ifadeler kullanıldı. İddianamede “Mevzuat” başlığı altında basın özgürlüğüne ilişkin düzenlemeler sıralandı. Bu bölümde, “Basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü yasal ve anayasal koruma altına alınmasına rağmen sınırsız değildir” ifadelerinin koyu harflerle yazılması dikkat çekti.

İddianamede, Karşı Gazetesi ile birlikte Emrah Direk’in yöneticisi olduğu gazetenin internet sitesinde “örgüt adına yoğun algı faaliyetlerinde bulunulduğu” iddia edildi. İddianamede, gazatede, gazetenin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında yayımlanan haberler başlıkları ile sıralandı. İddianamede, 1 Ekim 2014 tarihinde yayımlanan bir bildiri de suçlama konusu yapıldı. Bildiri, gazetenin polis tarafından basılması ve gazetenin internet sitesinin erişime engellenmesi ile ilgiliydi. Bildiride, şu ifadeler kullanılıyordu:

“Dün dediğimiz gibi eşkıyalar gibi ofis bassanız da, bizi kukla hukukçularınıza yargılatsanız da, üzerimize demir parmaklıklar kapatsanız da, fark etmez. Herkesi susturmayı başarsanız da gerçeğin sesini kesemeyeceksiniz. Gerçek ve gerçeği haykıranlar sonsuza dek Karşı’nızda olacak.”

İddinamade, Emrah Direk’in “FETÖ’nün haberleşme programı” olduğu iddia edilen Bylock programının kullanıcıs olduğu öne sürüldü. Direk’in “örgüt adına algı faaliyetleri yapmak için kurulan Karşı Gazetesi’nde çalıştığı” gerekçesiyle “örgüt üyesi” olduğu iddia edildi.

Karşı Gazete çalışanlarına, gazetenin FETÖ’nün aracı olduğu iddiasıyla açılan dava dosyası, 17 Eylül 2018’de gazetenin eski genel yayın yönetmeni ve eski CHP milletvekili Eren Erdem’e açılan dava dosyasıyla birleştirildi. Çalışanlara açılan davanın iddianamesini Murat Çağlak hazırlamıştı. Eren Erdem için iddianameyi Fahri Mutlu Tosun hazırladı. Davanın İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nden alınıp, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine karar verildi.

17 Eylül 2018’de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, Eren Erdem’in dosyasının Karşı gazetesi çalışanlarının yargılanacağı İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesine karar verdi. Davanın ilk duruşması 27 Eylül 2018’de görüldü.

İlk duruşmada Karşı davası sanıklarından Alaaddin Akkaşoğlu hakkındaki tutuklamaya yönelik yakalama kararı görüşüldü. Akkaşoğlu başka bir dosyadan hapiste olduğu için duruşma resen görüldü.

Davanın ikinci duruşması 31 Ekim 2018’de görüldü.

Davanın üçüncü duruşması 7 Ocak 2019’da görüldü. Duruşmada tanık olarak Ercan Gün (FOX TV eski Haber Müdürü, Hrant Dink cinayeti davasında yargılanıyor), Furkan Haykır (Sabah muhabiri), Alpdeğer Tanrıverdi (Adana ve Hatay’da MİT’e ait TIR’ların durdurulmasına yönelik soruşturma kapsamında yargılanan avukat), Tunay Şentürk (Eren Erdem’in belge verdiği iddia edilen twtter kullanıcısı), Levent Üzümcü (Karşı Gazete köşe yazarı, tiyatrocu) ve İhsan Eliaçık (Karşı Gazete köşe yazarı, ilahiyatçı) tanık olarak ifade verdi.

Duruşmada savcı Aydın Boztaş esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. 10 sayfalık mütalaada Karşı gazetesi hakkında “…Karşı gazetesinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından oluşturulan bir medya projesi olduğunu kanıtlayacak bilgi ve belge bulunmadığı ancak örgüt unsurlarınca gazeteye sızma faaliyetinde bulunulduğu sonucuna varılmıştır” değerlendirmesi yer aldı.

Savcı Boztaş mütalaasında Değer Özergün, Ufuk Emin Köroğlu, Mehmet Aydoğmuş, Murat Kazancı ile Emrah Direk’in firari olmaları sorgularının yapılamamış olması nedeniyle dosyalarının ayrılmasını talep etti.

Davanın dördüncü duruşması Davanın dördüncü duruşması 18 Ocak 2019’da görüldü.

Davanın karar duruşması 1 Mart 2019’da görüldü.

Karar

1 Mart 2019’da görülen karar duruşmasında mahkeme hakkında yakalama kararı bulunan ve henüz yakalama kararları infaz edilmeyen Emrah Direk ile birlikte Emin Köroğlu, Değer Özergün, Mehmet Aydoğmuş ve Murat Kazancı’nın dosyalarını ayrılmasına hükmetti.

5. Standing - March 1, 2019


Karşı Gazete çalışanlarına, gazetenin FETÖ’nün aracı olduğu iddiasıyla açılan dava dosyası, gazetenin eski genel yayın yönetmeni ve eski CHP milletvekili Eren Erdem’e açılan dava dosyasıyla birleştirildi. Çalışanlara açıan davanın iddianamesini Murat Çağlak hazırlamıştı. Eren Erdem için iddianameyi Fahri Mutlu Tosun hazırladı.

12 sanıklı davanın iki tutuklu sanığından biri gazeteci Eren Erdem, diğeri ise bir internet haber sitesi sahibi olan ve mesajları nedeniyle suçlanan bir sosyal medya kullanıcısı.

Davanın ikinci duruşmasında Erdem hakkında tahliye kararı verildi, ancak savcının itirazı üzerine Erdem hakkında yeniden yakalama kararı çıkartıldı. Cezaevinden çıkan Erdem, geceyi jandarma karakolunda geçirdikten sonra bir üst mahkemeye getirildi ve tutuklandı.

1 Mart 2019’daki son duruşmada mahkeme, “Silahlı Terör Örgütü Hiyerarşisine Dahil Olmamakla Beraber Bilerek ve İsteyerek Örgüte Yardım Etmek” suçlamasından Eren Erdem’in 4 yıl 2 ay, Emre Erçiş’İn 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ile cezalandırılmasına, Mehmet Bozkurt ve Kutlu Esendemir’in beraatine karar verdi.


Ahmet Uğuz başkanlığında üye hakimler Abdullah Ok ve Emine Çakır’dan oluşan heyetin yerini almasıyla duruşma saat 11.30 civarında başladı. Saat 13.00’da verilen öğle arasının ardından 14.00’da duruşmaya devam edildi. Saat 15.42’de karar için ara verildi. Saat 18.45’te karar açıklandı.

Tutuklu sanıklar Eren Erdem ve O.K’nin salona alınmasının ardından izleyiciler salona girdi.

Duruşmaya tutuksuz sanıklardan Emre Erciş, T. A., Kutlu Esendemir katıldı.

Yoklamanın alınmasının tutuklu sanık O.K’nin etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak amacı ile celse arasında verdiği beyan dosyaya eklendi.

Duruşma, Avrasya Araştırma Başkanı Kemal Özkiraz’ın Eren Erdem’in tanığı olarak dinlenmesiyle başladı. Özkiraz, dosyadaki sanıklardan Emre Erciş’in “Erdem’le husumeti olduğunu ve ona iftira attığını” dile getirdiğine iki kez şahit olduğunu anlattı. “Erciş ile ortak bir arkadaşımız vasıtasıyla aynı ortamdayken, ortak arkadaşımız Erciş’e ‘Yaptığın yazık, günah’ dedi. Erciş de dedi ki, ‘Benim onunla (Eren Erdem) hesabım bitmedi. FETÖ’cü olmadığını ben de biliyorum ama tutuklanana kadar elimden geleni yapacağım’ dedi. Bu olay 30 Ağustos’ta oldu. Bir kere de benim arabama bindiğinde aynı şeyi söyledi” diye konuştu.

Tanık Özkiraz’ın beyanı sırasında salonda bulunan Erciş müdahale ederek “Bu kişiyi ilk defa gördüm. Gazeteden ayrılmamın Erdem’le husumetten olduğunu söylüyor, bu yalan. Husumetimiz yoktu. Ben ‘Eren Erdem FETÖ’cü değildir’ diye tweet attım” dedi.
Mahkeme başkanı Uğuz, Erciş’e “sataşmayın” şeklinde uyarıda bulundu.

Ardından Erdem’e söz verdi. Erdem, Özkiraz’ın bahsettiği “ortak arkadaş”ın ismini sorarak, bu ismin tutanaklara geçmesini istedi.

Tanığın dinlenmesinin ardından mütalaası sorulan savcı Uçan, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamını ve mahkeme aracılığıyla Eren Erdem hakkında MİT TIR’ları belgelerini usulsüz temin ederek ifşa etme suçlamasıyla suç duyurusunda bulunulmasını istedi.

Mahkeme suç duyurusu kararına yer olmadığına karar verdi. Mahkeme başkanı “tahliye taleplerini alalım” diyerek sanıklara sırayla söz vereceğini ifade etti.

Etkin pişmanlıktan yararlanan tutuklu sanık O.K, kendini açıklamak istediğini söyledi. Mahkeme başkanı Uğuz, savunma aşamasının sona erdiğini, varsa tahliye talebinde bulunmasını söyleyerek konuşmasına izin vermedi. Kısa bir konuşma yapan O.K., tahliyesini istedi, söz konusu davayla alakası olmadığını söyledi.

Eren Erdem, yaklaşık 45 dakikalık bir beyanda bulundu. 24. ACM’nin davaya bakan bu mahkemenin değerlendirmelerini gözardı ederek Ocak 2019’da verilen tahliye kararını bozmasını eleştirdi. Tahliyeye itiraz hakkının KHK ile yasalaştığını da vurguladı.
İddianamede hakkında delil olarak gösterilen hususlara değinen Erdem,“TUSKON’dan Yusuf” adlı bir kişinin gazeteye gelip kendisine CD bıraktığına dair iddiaya konu olan Yusuf’un varolmadığının kanıtlandığını söyledi. Beyaz TV’ye gizli tanık olarak çıkan bir sanığın “gazeteye çikolata kutularında CD geldiği” iddiasını mahkemede dile getirmediğinin altını çizdi.

Aleyhine delil olarak gösterilen tüm iddiaların arkasında gizli tanık beyanlarının olduğunu dile getiren Erdem şöyle konuştu:

“Aleyhime bir şey yok. İddianamedeki her şey ortaya çıkarıldı. Cevaplanacak bir şey kalmadı. Bana siyaseten bir ceza verilecekse, FETÖ dışında bir suçlamadan kesilsin. Beni bu ithamdan kurtarın. Başka örgütlere sokun, o örgütlerden olmadığımı kanıtlayayım. Ben hayatımda sadece iki örgütün üyesiyim; CHP ve Beşiktaş.

“Benim için tahliye kararı verdiğinizde sizin (mahkeme heyetine hitaben) için de FETÖ’cü dediler. İşte bu suçlamayı yapmak bu kadar kolay.

“Dünya Türkiye’nin yargıda hata yapmasını bekliyor. Ben bu dosyayı AİHM önünde koymak istemiyorum, ben bundan utanç duyarım.

“Mütalaada bazı sanıklar için beraat isteniyor. Buna katılıyorum. Hepsi gazetecidir. Bazıları için ise ceza isteniyor. Bu davada eylem yargılansaydı, böyle olmazdı. Benim de yargılanan bir eylemim yok.

“İddianamede gizli tanık olarak yer alan kişi, buraya gelip ‘Furkan Haykır bana telkin yaptı, bana FETÖ iftirası atmamı söylediler’ dediği halde mütalaada savcılık beyanının esas alınması isteniyor. Bu nasıl olabilir? Herkes FETÖ’ye ‘Hoca Efendi’ derken, ben terör örgütü demiştim.

“İddianamede fiziki takip, SMS vs gibi bir delil yok. Ne yapmışım? Haber yapmışım. Bu ülkenin 1 numarası, Cumhurbaşkanı CHP’ye ‘terörist’ diyor, savcıların da böyle davranması normal. MİT TIR’ları davasında casusluğu yapanlar tahliye oldu! Aydınlık gazetesi davasında beraat verilmiş çünkü Basın Kanunu’nun belirlediği 4 aylık zaman aşımı dolmuş. Gizli tanığın ifşasının da benimle bir ilgisi yok. Ben ifşa olmuş gizli tanığı haber yaparım. Bunu haber yapana değil, deşifre edene dava açılır.

“İddia makamının esas hakkında mütalaası kafa yapıyor, okudukça kafayı buluyorum. Kantinden peynir söyleyip bunu okuyorum. Ve özellikle tecrit altında tutuluyorum. Cezaevinde beni yanına çağıran bir savcı bana ‘Tecrit de zordur ha… Bu CHP’nin FETÖ’yle ilişkileri var” diyor. Bana aslında partini sat, diyor. Kimseyi satmadığım için 9 aydır içerideyim. Etkin pişmanlık safsatasından yararlanmam, ceza çıksa da gidip yatarım. Ben adalet talep ediyorum, beraatimi talep ediyorum.

“Sanıklardan Emre Erciş’e bir şey söyleyeceğim. Aramızda husumet vardır. Husumetin sebepleri de vardır.

“Bunu bir helalleşme celsesi olarak görüyorum. Beraat edersem, içeride yattığım süre için tazminat davası açmayacağımı da söylemek istiyorum. Biliyorum, birçok dosyada bunu dikkate alıyorlar. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum.”

Erdem’in beyanının bitmesinin ardından salondaki izleyicilerin yarısı duruşmadan ayrıldı.
Erdem’in avukatı Onur Cingil söz aldı.

Erdem hakkındaki tek delilin gizli tanık beyanları olduğunu, ifşa olan gizli tanığın da bu beyanlarını inkar ettiğini vurgulayan Cingil, Erdem’in FETÖ’ye ilişkin kitabını, makalelerini ve tweetlerini mahkemeye sundu.

Saat 13.00’da Erdem’in pansumanının yapılması ve öğle yemeği için duruşmaya bir saat ara verildi. Saat 14.00’da duruşma tekrar başladı.

Avukat Onur Cingil, Erdem’in gizli tanığın ifşası suçunu işlemediğini söyledi.
Anayasa Mahkemesi’nin tek delil olarak gizli tanık beyanıyla yargılama yapılamayacağına dair Serdar Batur kararını (2014/15652); AİHM’in “dolaylı örgüt üyeliği” suçlamasının aşırı geniş yorumlandığına dair İmret v. Türkiye (Başvuru no. 57316/10); Castells v. İspanya (Başvuru No. 11798/85) ve Atilla Kart v. Türkiye kararlarını (Başvuru No. 8917/05) mahkemeye sundu.

Avukat Zeynel Öztürk, soruşturmanın basın savcılığında başlayıp daha sonra ağır ceza mahkemesine geldiğini belirtti, Basın Kanunu’na göre zaman aşımı dolduğu için davayla ilgili düşme kararı alınmasını talep etti.

Avukat Gülsüm Öner Yetgin, Erdem’in yengesi olduğunu söyleyerek, duygusal bir konuşma yaptı; yaşananların hukuksuz olduğunu söyledi.

Kutlu Esendemir’in avukatları Taylan Tanay, Aslı Kazan ve Serdar Laçin, Basın Kanunu’nun işletilmesi ve davanın düşmesi gerektiğini söylerken, müvekkilleri hakkında hiçbir suçlama olmadığını sadece gazete çalışanı olduğu için yargılandığını ifade etti.

Mehmet Bozkurt’un avukatı Cihan Öztugay, müvekkili hakkındaki ByLock iddiasının açığa kavuştuğunu, hakkındaki diğer iddiaları oluşturan haberlere ise müvekkilinin zaten karşı çıktığını söyledi. Müvekkilinin beraatini isterken, beraatin 253-2/B maddesinden verilmesi gerektiğini vurguladı.

Ardından tutuklu sanık O.K.’nin müdafiileri Behzat Polat, Metin Öner, Gül Simge Yılmaz sırayla söz aldı. O.K’nin gazeteci olmadığını ve bu davayla alakası olmadığını söylerken, dosyasının ayrılmasını ve tahliyesini istedi.

T.A’nın avukatı Cihat Duman, müvekkilin suç işlediği sabit olmaması yönünden beraat talep etti.
Emre Erciş müdafii Nejat Özdemir de beraat talep eti.

Ardından mahkeme başkanı tüm sanıklara son sözünü sordu. Hepsi beraat talep etti.
Kutlu Esendemir’in son söz olarak “Mahkemeden hiçbir talebim yoktur” demesi üzerine, mahkeme başkanı Uğuz da “Bizim de size bir diyeceğimiz yok” dedi.

Son sözlerin alınmasının ardından, karar için mahkemeye ara verildi.


1- Hakkında yakalama kararı bulunan ve henüz yakalama kararları infaz edilmeyen sanıklar Ufuk Emin Köroğlu, Emrah Direk, Değer Özergün, Mehmet Aydoğmuş, Murat Kazancı hakkındaki yargılamanın yeni esas üzerinden yürütülmesine,

2- Tutuklu sanık O.K.hakkında yargılamanın yeni esas üzerinden yürütülmesine ve tutukluluk halinin devamına,

3- Mehmet Bozkurt ve Kutlu Esendemir’in beraatine ve haklarındaki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına,

4- Emre Erciş’in “Silahlı Terör Örgütü Hiyerarşisine Dahil Olmamakla Beraber Bilerek Ve İsteyerek Örgüte Yardım Etmek” suçundan alt sınırdan 5 yıl hapis ile cezalandırılmasına; cezada yapılan indirim ve arttırımlarla neticede 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ile cezalandırılmasına

5- T.A’nın “Silahlı Terör Örgütü Hiyerarşisine Dahil Olmamakla Beraber Bilerek Ve İsteyerek Örgüte Yardım Etmek” suçlamasından alt sınırdan 5 yıl hapis ile cezalandırılmasına; cezada yapılan indirim ve arttırımlarla neticede 4 yıl 2 ay hapis ile cezalandırılmasına ve hükümle birlikte tutuklanmasına

6- Eren Erdem’in “Soruşturmanın Gizliliğini ihlal Etmek” ve “Gizli Tanığın İfşası” suçlamalarından beraatine, “Silahlı Terör Örgütü Hiyerarşisine Dahil Olmamakla Beraber Bilerek Ve İsteyerek Örgüte Yardım Etmek” suçundan alt sınırdan 5 yıl hapis ile cezalandırılmasına; cezada yapılan indirim ve arttırımlarla neticede neticede 4 yıl 2 ay hapis ile cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına,

7- Tüm sanıklar bakımından elde edilen dijital materyallerin imajlarının dosyada delil olarak saklanılmasına, cihazların sanıklara iadesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşma öncesi mahkeme salonu önünde, avukatlar, sanık yakınları ve CHP’lilerden oluşan 30-40 kişilik bir kalabalık vardı.

Güvenlik, sadece milletvekillerinin ve avukatların turnikeyi geçerek mahkeme salonu önünde duruşmayı beklemesine izin verdi. Güvenlik görevlilerinden biri “mahkeme başkanının kimsenin alınmaması yönünde talimatı olduğunu, basın için özel bir uyarıda bulunmadığını ancak ‘basının alınmaması talimatının her zaman geçerli olduğunu’” söyledi.

Saat 11.00’da turnike açıldı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Salonda izleyiciler için yaklaşık 30-35 kişilik oturma alanı bulunuyordu. 10-15 kişi duruşmayı ayakta izledi.

Duruşmaya Katılım

Çeşitli dönemlerden CHP milletvekilleri Barış Yarkadaş, Mahmut Tanal, Melda Onur, Ali Şekerci, Sera Kadıgil duruşmayı takip etti.

Sanık yakınları ve CHP’lilerin yanısıra, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ve P24 gözlemcileri duruşmadaydı.

Genel Gözlemler

Mahkemede görülen tek duruşma olmasına rağmen, duruşma öngörülen saatten (10.00) 1,5 saat gecikmeli başladı.

İzleyiciler saat 11.10’da mahkeme salonuna alındı, heyet ise 11.25’te salona girdi.

Duruşma boyunca iki güvenlik görevlisi ve sekiz jandarma salonda bekledi.

Saat 15.45’te karar için ara veren heyet, 1,5-2 saat içinde kararı açıklayacağını belirtti. İki saat sonra kararın 18.45’te açıklanacağı duyuruldu.

Saat 16.30 civarında, üzerlerinde “polis” yazılı yelekler olan sekiz polis mahkeme salonunun önüne gelerek beklemeye başladı. Bu polisler, saat 19.00’da kararın açıklanmasının ardından T.A’i tutuklayarak cezaevine götürdü.

Karşı Newspaper Trial (Indictment)

Karşı Newspaper Trial (Reasoned Judgement)

Karşı Newspaper Trial 5. Standing (Minutes of the Hearing)