Ender İmrek

Ender İmrek - “Publicy Insulting” Trial

Evrensel Gazetesi yazarı Ender İmrek, 29 Haziran 2019’da “Parıl parıl parlıyordu Hermes çanta” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Yazı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın kullandığı ve 50 bin dolar değerinde olduğu iddia edilen çantasını konu alıyordu.

Yazıda aynı günlerde yargılanan Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile Emine Erdoğan’ın karşılaştırması yapılıyordu.

Yazının yayımlanmasının ardından Emine Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel tarafından şikâyette bulunuldu.

İmrek, şikâyet üzerine 7 Ekim 2019’da İstanbul Yenibosna Polis Karakolu’na ifade vermeye çağrıldı.

İmrek hakkındaki iddianame 4 Aralık 2019’da tamamlandı.

Evrensel Gazetesi yazarı Ender İmrek hakkındaki iddianame Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4 Aralık 2019’da tamamlandı. Üç sayfadan oluşan iddianamede, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan “şikayetçi” olarak yer aldı.

İddianamede aktarılan soruşturma sürecine göre; Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, gazetede yayımlanan yazıdan şikayetçi oldu. Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özer tarafından savcılığa sunulan şikayet dilekçesinde, yazının; Emine Erdoğan’ın “itibarını zedelediği,” “kişilik haklarına saldırı içerdiği” iddia edildi. Yazının, “hakaret etme ve halkı müvekkile karşı kışkırtmak” maksadıyla yayınlandığı ileri sürüldü. Yazıyla, “ithamlar ile kamuoyunda Emine Erdoğan’a karşı aleyhte algı oluşturmanın amaçlandığı” öne sürüldü.

İddianamede, yazıda; “alakasız iki olayda, Emine Erdoğan arasında bir bağlantı bulunmayan üçüncü bir kişi (Canan Kaftancıoğlu) karşılaştırılarak, diğer tarafta bulunan iyi ve güzel vasıfların Emine Erdoğan’da bulunmadığı şeklinde kinayeli anlatımlarda bulunulduğu” ileri sürüldü. Yazıdaki ifadelerin, “Emine Erdoğan’ı küçümseyici nitelikte olduğu” iddia edildi.

İddianamede, İmrek; Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca “sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle alenen hakaret etmekle” suçlandı. Hakkında üç ay 15 günden 2 yıl dört aya kadar hapis cezası istendi.

İmrek’in ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” da talep edildi.

İmrek hakkındaki iddianame, İstanbul Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Evrensel Gazetesi yazarı Ender İmrek’in yargılanmasına, 29 Nisan 2020 tarihinde İstanbul Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek ilk duruşma ile başlanacaktı. Ancak, duruşma; “koronavirüs” pandemisi karşısında Türkiye’de alınan önlemler kapsamında, görülmeden ertelendi.

Yargılamanın ikinci duruşması, 24 Haziran 2020 tarihinde görüldü. İmrek, duruşmaya katıldı. Ancak, “şikayetçi” Emine Erdoğan’ın avukatları duruşmaya katılmadı. İmrek, savunmasında; özetle şunları söyledi:

“21. yüzyılın Türkiye’sinde, ne yazık ki bugünün Sarayından gelen bir talepname ile mahkeme karşısında bulunuyorum. Sarayın avukatlarının sunduğu dosyaların, savcılar tarafından hiçbir hukuki süzgeçten geçirilmeden iddianamelere dönüştürülmesi artık olağan bir durum halini aldı.

Çocuğuna okul kıyafetleri, okul çantası alamadığından dolayı intihar eden babaların, kucağındaki bebeği açlıktan ölen annelerin, çöplerde ekmek arayanların, pazar sonu atıkları arasında meyve sebze ayıklayanların bulunduğu bir ülkede, Cumhurbaşkanı eşinin 50 bin dolarlık bir çanta taşıyor olmasının haber ve eleştiri konusu olmasından daha doğal ne olabilir ki!

O çantanın gündem olduğu dönem; çantanın fiyatı, asgari ücretle çalışan 144 işçinin ailesiyle birlikte geçinebileceği aylık ücrete denk geliyordu. Dolayısıyla konuşulacak ve tartışılacaktır. Dolayısıyla benim Evrensel gazetesindeki köşe yazısında yazdığım gerçeğin dile getirilmesidir. Hakaret yoktur. Bu bir suç değil, kendi değer yargılarıma uygun bir davranıştır.”

İmrek; Ekşi Sözlük internet sitesinde açılan “Emine Erdoğan’ın çantası” başlığına erişimin mahkeme kararı ile engellendiği anımsattı. İmrek, “Ayrıca 50 bin dolarlık çantayı konu eden yalnız ben değilim. TBMM’de de konuşuldu bu çanta. Google’da Emine Erdoğan Hermes çanta yazdığınızda 231 bin haber çıkıyor karşınıza. Çantayla ilgili haberlere birkaç gün önce erişim yasağı konulsa da milyonlar bundan haberdardır” dedi.

Ekşi Sözlük; her türlü konu ve kavram hakkında, siteye kayıtlı olan yazarların yorumlarını içeren bir blogtur.

İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliği, bu duruşmadan beş gün önce, 19 Haziran 2020’de, altı Ekşi Sözlük başlığındaki içeriğe erişimi engellemişti.

İmrek; iddianamedeki, “iyi ve güzel vasıfların Emine Erdoğan’da bulunmadığı şeklinde kinayeli anlatımlarda bulunulduğu” yönündeki suçlamayı eleştirdi. İmrek, “Zaten savcı da bir tek sözcük ya da bir cümle gösterememiştir. Bundan dolayıdır ki savcı ‘Emine Erdoğan’a güzel vasıflar atfetmeyerek hakaret’ diye bir suç yaratmıştır. Yasada olmayan, savcının ürettiği bir suç! Yani Emine Erdoğan’la ilgili övgü dolu sözler sarf etmemek bizatihi hakaret oluyor iddianameye göre” dedi.

(Gazeteci Ender İmrek’in mahkemeye de sunduğu yazılı savunmasının tamamına ulaşmak için TIKLAYINIZ.)

İmrek’in avukatı Yıldız İmrek ise “Bu değerlendirme düşünce ve ifade özgürlüğü kap-samındadır. Aynı zamanda basın özgürlüğü kapsamındadır. Bu hak Birleşmiş Milletler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından güvence altına alınmıştır” dedi.

İmrek’in avukatı Devrim Avcı ise “Müvekkilimizin yazısı gerçektir, böyle bir çanta vardır, fiyatı budur. Yazıda hakaret yoktur, eleştiri vardır” diyerek beraat talep etti.

Hakim; Emine Erdoğan’ın, yargılamaya katılma talebini, “suçtan doğrudan zarar görme ihtimali” gerekçesiyle, kabul etti.

İmrek duruşmalardan vareste tutuldu, yani duruşmalara katılma zorunluluğunun kaldırılmasına karar verildi.

Yargılamanın, 8 Ekim 2020 tarihli üçüncü duruşma ile devam etmesine karar verildi.

2. Standing - June 25, 2020


Evrensel Gazetesi yazarı Ender İmrek, 29 Haziran 2019’da “Parıl parıl parlıyordu Hermes çanta” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Yazı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın kullandığı ve 50 bin dolar değerinde olduğu iddia edilen çantasını konu alıyordu.

Yazıda aynı günlerde yargılanan Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile Emine Erdoğan’ın karşılaştırması yapılıyordu.

Yazının yayımlanmasının ardından Emine Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel tarafından şikâyette bulunuldu.

İmrek, şikâyet üzerine 7 Ekim 2019’da İstanbul Yenibosna Polis Karakolu’na ifade vermeye çağrıldı.

İmrek hakkındaki iddianame Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4 Aralık 2019’da tamamlandı. Üç sayfadan oluşan iddianamede, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan “şikayetçi” olarak yer aldı.

İddianamede aktarılan soruşturma sürecine göre; Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, gazetede yayımlanan yazıdan şikayetçi oldu. Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özer tarafından savcılığa sunulan şikayet dilekçesinde, yazının; Emine Erdoğan’ın “itibarını zedelediği,” “kişilik haklarına saldırı içerdiği” iddia edildi. Yazının, “hakaret etme ve halkı müvekkile karşı kışkırtmak” maksadıyla yayınlandığı ileri sürüldü. Yazıyla, “ithamlar ile kamuoyunda Emine Erdoğan’a karşı aleyhte algı oluşturmanın amaçlandığı” öne sürüldü.

İddianamede, yazıda; “alakasız iki olayda, Emine Erdoğan arasında bir bağlantı bulunmayan üçüncü bir kişi (Canan Kaftancıoğlu) karşılaştırılarak, diğer tarafta bulunan iyi ve güzel vasıfların Emine Erdoğan’da bulunmadığı şeklinde kinayeli anlatımlarda bulunulduğu” ileri sürüldü. Yazıdaki ifadelerin, “Emine Erdoğan’ı küçümseyici nitelikte olduğu” iddia edildi.

İddianamede, İmrek; Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca “sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle alenen hakaret etmekle” suçlandı. Hakkında üç ay 15 günden 2 yıl dört aya kadar hapis cezası istendi.

İmrek’in yargılanmasına, 29 Nisan 2020 tarihinde İstanbul Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek ilk duruşma ile başlanacaktı. Ancak, duruşma; “koronavirüs” pandemisi karşısında Türkiye’de alınan önlemler kapsamında, görülmeden ertelendi.

Yargılamanın ikinci duruşması, 24 Haziran 2020 tarihinde görüldü.



Next Trial: Oct. 8, 2020, 9:35 a.m.


Saat 10.10’da başlaması gereken duruşma, gecikmeli olarak, saat 10:40’ta başladı.

Emine Erdoğan’ın avukatları, mazeret dilekçesi vererek, duruşmaya katılmadı.

Kimlik tespitinin ardından Ender İmrek söz aldı. Savunmasını hazırlamış olduğu metinden okuyan İmrek‘in sözleri mahkeme başkanı tarafından sık sık kesildi.

Mahkeme başkanı, İmrek’e; savunmasını kısa tutmasını, savunma metninin bu haliyle dosyaya sunulacağını, sırada bekleyen duruşmalar olduğunu söyledi.

İmrek, savunmasına “Aslında neden burada olduğum sorusuna yanıt arıyorum” diyerek başladı ve şöyle devam etti:

“21. yüzyılın Türkiye’sinde, ne yazık ki bugünün Sarayından gelen bir talepname ile mah-keme karşısında bulunuyorum. Sarayın avukatlarının sunduğu dosyaların, savcılar taraf-ından hiçbir hukuki süzgeçten geçirilmeden iddianamelere dönüştürülmesi artık olağan bir durum halini aldı. Bugün aynı zamanda İstanbul Çağlayan Adliyesinde de gazeteciler, yazarlar yargılanıyor. Yüzden fazla tutuklu gazeteci var. Türkiye’nin hemen tüm adliyele-rinde sadece gazetede veya sosyal medyadaki bir yazısı nedeniyle binlerce insan yargılanıyor.

Çocuğuna okul kıyafetleri, okul çantası alamadığından dolayı intihar eden babaların, kucağındaki bebeği açlıktan ölen annelerin, çöplerde ekmek arayanların, pazar sonu atıkları arasında meyve sebze ayıklayanların bulunduğu bir ül-kede, Cumhurbaşkanı eşinin 50 bin dolarlık bir çanta taşıyor olmasının haber ve eleştiri konusu olmasından daha doğal ne olabilir ki!

O çantanın gündem olduğu dönem; çantanın fiyatı, asgari ücretle çalışan 144 işçinin ailesiyle birlikte geçinebileceği aylık ücrete denk geliyordu. Dolayısıyla konuşulacak ve tartışılacaktır. Dolayısıyla benim Evrensel gazete-sindeki köşe yazısında yazdığım gerçeğin dile getirilmesidir. Hakaret yoktur. Bu bir suç değil, kendi değer yargılarıma uygun bir davranıştır. Ayrıca 50 bin dolarlık çantayı konu eden yalnız ben değilim. TBMM’de de konuşuldu bu çanta. Google’da Emine Erdoğan Hermes çanta yazdığınızda 231 bin haber çıkıyor karşınıza. Çantayla ilgili haberlere birkaç gün önce erişim yasağı konulsa da milyonlar bundan haberdardır.

Zaten savcı da bir tek sözcük ya da bir cümle gösterememiştir. Bundan dolayıdır ki savcı ‘Emine Erdoğan’a güzel vasıflar atfetmeyerek hakaret’ diye bir suç yaratmıştır. Yasada olmayan, savcının ürettiği bir suç! Yani Emine Erdoğan’la ilgili övgü dolu sözler sarf et-memek bizatihi hakaret oluyor iddianameye göre. O halde bu iddianame, bize aslında basın özgürlüğünün, kanaat özgürlüğünün olmadığını anlatıyor. İddianamenin verdiği mesaj; Saray efradı hakkında eleştiri yapamayacağımız, sadece övme özgürlüğümüz olduğu, aksi halde cezalandırılacağımız üzerinedir. Bu takdirde demokratik hukuk devle-tinden söz etmek de mümkün değildir.”

(Gazeteci Ender İmrek’in mahkemeye de sunduğu yazılı savunmasının tamamına ulaşmak için TIKLAYINIZ. )

İrmek’in savunmasının ardından avukatı Yıldız İmrek söz alarak, beyanlarda bulundu. İmrek’in beyanlarında öne çıkan başlıklar şöyleydi:

“Yargılama konusu olan bir gazete yazısı. Bu gazete yazısında yazar kendi görüş açısın-dan bir değerlendirme yapmıştır. Bu değerlendirme düşünce ve ifade özgürlüğü kap-samındadır. Aynı zamanda basın özgürlüğü kapsamındadır. Bu hak Birleşmiş Milletler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından güvence altına alınmıştır.

Savcı yazıyı okuyup yazarın karşısına kendi değer yargısını koymuştur. Savcının suç tipini somut olarak tarif etmesi gerekirdi, bu yorumdur kişisel yargıdır. İddianame ayrıca usule aykırıdır basın davası olduğu takdir edilememiştir. Taraflara eşit mesafede olmak olayı kişiyi olgusal olarak değerlendirme savcılık makamının görevidir. Suçun ne olduğu eylemin ne olduğu tarif edilmediği için derhal beraat talep ediyoruz.”

Ardından avukat Devrim Avcı söz aldı. Söz konusu yazının kanaat özgürlüğü kapsamında olduğuna dikkat çeken Avcı, “Müvekkilimizin yazısı gerçektir, böyle bir çanta vardır, fiyatı budur. Canan Kaftancıoğlu da hakim karşısına çıkmıştır. Bu da doğrudur. Savcı karşılaştırmayı beğenmeyebilir, ama gazeteciler bunları yapar. Yani bir başbakanın işe bi-sikletle gitmesi ile bir başkasının namaza büyük konvoylarla gitmesi karşılaştırılabilir. Savcı bunu beğenmese de bu habercilik gereğidir. Müvekkilimiz de yazısını öyle kaleme almıştır, yazıda hakaret yoktur, eleştiri vardır” dedi. Beraat talep etti.

Avukat Muhammet Taner Avşar da Ender İmrek’in beraatını talep etti.


Mahkeme hakimi, duruşmaya ara vermeden, kararını açıkladı.

Emine Erdoğan’ın yargılamaya katılma talebi, “suçtan doğrudan zarar görme ihtimali” gerekçesiyle kabul edildi.

Ender İmrek’in duruşmalardan vareste tutulmasına, yani duruşmalara katılma zorunluluğunun kaldırılmasına karar verildi.

Yargılamanın, 8 Ekim 2020 tarihinde görülecek üçüncü duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

İstanbul Bakırköy Adliyesi’nin girişinde uzun bir kuyruk vardı. Duruşma salonunun önü kalabalıktı. Yaklaşık 20 kişi duruşmanın başlamasını bekliyordu.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu küçüktü. “Şikayetçi” Emine Erdoğan’ın avukatları, mazeret bildirdiği için duruşmaya katılmadı. Bu yüzden, duruşmayı takip eden iki gazeteci, şikayetçi avukatları için ayrılan yere oturdu.

Salon; dolap, dosya, kürsü, yazıcı gibi eşyalarla doluydu. Bu nedenle, şikayetçi avukatlarının olduğu yerden sanık avukatları dahi görünmüyordu.

İzleyeciler için 7- 8 sandalye ayrılmıştı. Salonda, pek çok duruşma salonunda olanın aksine, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) için tek bir ekran kurulmuştu.

“Koronavirüs” pandemisi nedeniyle, hava akımını sağlamak amacıyla, salonun camları ve kapısı açık bırakıldı.

Duruşmaya Katılım

Bakırköy Adliyesi 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Ender İmrek ve avukatları ile Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros, gazeteciler ve çok sayıda izleyici katıldı.

Duruşmayı; Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ile Bağımsız Gazeteciler Platformu (P24) gözlemcileri ile çok sayıda gazeteci takip etti.

Genel Gözlemler

Duruşma, o gün çok fazla duruşma görüleceği gerekçesiyle, kısa tutulmaya çalışıldı.

1. Standing - April 29, 2020


Evrensel Gazetesi yazarı Ender İmrek, 29 Haziran 2019’da “Parıl parıl parlıyordu Hermes çanta” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Yazı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın kullandığı ve 50 bin dolar değerinde olduğu iddia edilen çantasını konu alıyordu.

Yazıda aynı günlerde yargılanan Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile Emine Erdoğan’ın karşılaştırması yapılıyordu.

Yazının yayımlanmasının ardından Emine Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel tarafından şikâyette bulunuldu.

İmrek, şikâyet üzerine 7 Ekim 2019’da İstanbul Yenibosna Polis Karakolu’na ifade vermeye çağrıldı.

İmrek hakkındaki iddianame Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4 Aralık 2019’da tamamlandı. Üç sayfadan oluşan iddianamede, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan “şikayetçi” olarak yer aldı.

İddianamede aktarılan soruşturma sürecine göre; Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, gazetede yayımlanan yazıdan şikayetçi oldu. Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özer tarafından savcılığa sunulan şikayet dilekçesinde, yazının; Emine Erdoğan’ın “itibarını zedelediği,” “kişilik haklarına saldırı içerdiği” iddia edildi. Yazının, “hakaret etme ve halkı müvekkile karşı kışkırtmak” maksadıyla yayınlandığı ileri sürüldü. Yazıyla, “ithamlar ile kamuoyunda Emine Erdoğan’a karşı aleyhte algı oluşturmanın amaçlandığı” öne sürüldü.

İddianamede, yazıda; “alakasız iki olayda, Emine Erdoğan arasında bir bağlantı bulunmayan üçüncü bir kişi (Canan Kaftancıoğlu) karşılaştırılarak, diğer tarafta bulunan iyi ve güzel vasıfların Emine Erdoğan’da bulunmadığı şeklinde kinayeli anlatımlarda bulunulduğu” ileri sürüldü. Yazıdaki ifadelerin, “Emine Erdoğan’ı küçümseyici nitelikte olduğu” iddia edildi.

İddianamede, İmrek; Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca “sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle alenen hakaret etmekle” suçlandı. Hakkında üç ay 15 günden 2 yıl dört aya kadar hapis cezası istendi.

İmrek hakkında hazırlanan iddianame İstanbul Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek, yargılaması başladı.

Yargılamanın ilk duruşması için 29 Nisan 2020 günü belirlendi.



Next Trial: June 24, 2020, 10:10 a.m.


Duruşma; pandemi ilan edilen coronavirüs salgını karşısında Türkiye’de alınan önlemler kapsamında ertelendi.

Yargılama, 24 Haziran 2020 tarihinde görülecek ikinci duruşma ile devam edecek.

Ender İmrek - “Publicy Insulting” Trial (Indictment)

Ender İmrek - “Publicy Insulting” Trial 2. Standing (Minutes of the Hearing)

Ender İmrek - “Publicy Insulting” Trial 2. Standing (Defense)

Press in Arrest is a database, monitoring, documentation and collective memory study of Press Research Association.
+90 (312) 945 15 56 | pressinarrest@gmail.com