Erdoğan Alayumat

Nuri Akman, Erdoğan Alayumat - "Procure of Information Relating to the Security and Political Interests of the State” and “Membership of Terrorist Organization” Trial

DiHaber Ajansı muhabiri Erdoğan Alayumat, ajansın diğer muhabiri Nuri Akman ile birlikte, 13 Temmuz 2017’de, Gaziantep’in Islahiye ilçesinde, Suriye sınırındaki gelişmeleri takip ederken gözaltına alındı.

Gazeteciler hakkındaki gözaltı kararı, “makul şüphe” ve “haklarında şikâyet olduğu” iddialarına dayandırıldı. Bilgisayar, kamera ve fotoğraf makinalarına el kondu.

Islahiye Emniyet Müdürlüğü’nde iki gün boyunca gözaltında tutuldu. Ardından Hatay’a götürüldü. Hatay Emniyet Müdürlüğü’nde de 12 gün boyunca gözaltında tutuldu. Gözaltı işlemleri toplamda 14 gün sürdü. Gözaltı sürecinin ardından 27 Temmuz 2017’de, adliyeye çıkarıldı.

İddianameye göre, soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde; kendisine gösterilen fotoğraflardan bazılarını kendisinin çekmediğini, haber sitelerinden alındığını dile getirdi. Sorulan bazı fotoğrafların ise çalıştığı ajans çalışanları tarafından kurulan Whatsapp grubuna gönderildiğini, bu nedenle fotoğrafın telefonuna otomatik olarak kaydedildiğini belirtti. Yine kendisine sorulan, sınırda yapılan duvar ile ilgili fotoğrafları ise “sınır duvarının ne aşamada olduğu, bitip bitmediği ile ilgili haber hazırlama amacıyla çektiğini” ifade etti.

Bilgisayarında bulunan ve “MİT karargahında gece sevkiyat gündüz eğitim veriliyor” başlıklı haber metni ile ilgili soruya da Alayumat, haberin yayımlanmadığı yanıtını verdi. Alayumat, şunları söyledi:

“Yaptığım her şey tamamın gazetecilik faaliyetleri çerçevesinde yaptığım haberlerdir. Bu haberlerin bazıları yayınlandı, bazıları yayınlanmadı. Sınırda çektiğim fotoğrafların birçoğu DHA (Doğan Haber Ajansı) ve AA (Anadolu Ajansı) gibi çok değişik haber ajanslarında yayınlanıyor. Google’a ‘sınır duvarı’ yazıldığında sayısız fotoğraf çıktığı görülecektir.”

Savcılık sorgusunun ardından, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. “Casusluk yapmak” ve “silahlı terör örgütü üyesi olmakla” suçlamasıyla tutuklandı. Önce Mersin Tarsus T Tipi Kapalı Cezaevi’ne götürüldü, bir süre sonra da Samsun Bafra T Tipi Kapalı Cezaevi’ne götürüldü. Birlikte gözaltına alındığı Nuri Akman ise tutuksuz yargılanmak ve haftada üç gün karakolda imza vermek şeklinde adli kontrol şartı ile tahliye edildi.

Gazeteciler hakkındaki iddianame 3 Kasım 2017’de tamamlandı.

DiHaber ajansı muhabirleri Erdoğan Alayumat ile Nuri Akman hakkındaki iddianame, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 3 Kasım 2017’de hazırlandı.

23 sayfadan oluşan iddianamenin ilk dört sayfasında, “PKK ile ilgili kuruluş amacı, stratejisi, tarihçesi” ile ilgili iddialara yer verildi.

İddianamede, Alayumat ve Akman’ın, gözaltına alındıkları sırada çalıştıkları ajansa ait tanıtım kartlarını gösterdikleri belirtildi.

İddianamede, Akman ve Alayumat’ın bilgisayar ve fotoğraf makinalarında yapılan incelemenin sonuçlarına yer verildi. Akman ve Alayumat’ın, “Suriye sınır hattında bulunan askeri birlik, sınır karakolu, sınır güvenliği için yapılan beton duvarlar ile Milli İstihbarat Teşkilatı, emniyet ve jandarmaya ait binaların fotoğraf ve videolarını çektikleri” iddia edildi.

Akman ve Alayumat’ın, “bu fotoğraf ve videoları PKK/KCK terör örgütü güdümünde faaliyet gösteren yayın organlarına gönderdikleri” ileri sürüldü. Gazetecilerin, “güvenlik güçlerinin çalışmalarını ifşa ettiği” iddia edildi. Alayumat’a fotoğraflar ve videolar üzerinden şu suçlamalar yöneltildi:

“Türkiye Cumhuriyeti devletine karşı ajanlık, güvenlik güçlerimizin ve MİT görevlilerinin faaliyetleri ve binaları hakkında terör örgütüne bilgi sızdırmak, bunları gazetecilik faaliyeti adı altında aktarmak, PKK/KCK terör örgütünün amacı ve faaliyetleri doğrultusunda hareket etmek.”

Alayumat’ın bilgisayarında bulunan, “MİT karargahında gece sevkiyat gündüz eğitim veriliyor” başlıklı haber metni de tüm bu iddialara dayanak olarak gösterildi. Oysa, Alayumat, soruşturma aşamasındaki ifadesinde söz konusu haberin yayımlanmadığını belirtmişti. İddianamede, Alayumat hakkında şu iddialara yer verilmesi dikkat çekti:

“İstanbul’da ikamet ettiği ancak gazetecilik yaptığı için ilimizde de çok bulunduğu ve açık adresi tespit edilemeyen sol kesime müzahir arkadaşlarının yanında veya günü birlik apartlarda kaldığı yönünde bilgiler elde edilmiştir.”

İddianamede, fotoğraf makinası ve bilgisayarındaki 30 ayrı fotoğrafa yer verildi. Alayumat’ın, “MİT’in bulunduğu bina ve eklentilerindeki faaliyetleri takip etmeye çalıştığı” öne sürüldü.

İddianamede, Alayumat; Türk Ceza Kanunu’nun 328/1 maddesi uyarınca, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etmekle” suçlandı. Bu kapsamda, 15 yıldan 20 yıla kadar hapsi istendi.

Alayumat ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca “silahlı terör örgütünü üye olmakla” suçlandı. Buna göre de yedi yıl altı aydan 15 yıla kadar hapsi istendi.

Alayumat hakkında toplamda, 22 yıl altı aydan 35 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede, Nuri Akman hakkında da aynı suçlamalar karşısında aynı hapis cezası istendi.

Gazetecilerin ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılmaları” da talep edildi.

Alayumat ve Akman hakkındaki iddianame Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi; 15 Aralık 2017, 15 Ocak 2018 tarihlerinde, Erdoğan Alayumat’ın tutukluluk halinin devam ettirilmesine karar verdi. Tutukluluğun devam ettirilmesine ilişkin kararlar karşısındaki itirazlar, Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi.

DiHaber ajansı muhabirleri Erdoğan Alayumat ve Nuri Akman hakkındaki yargılama, 2 Şubat 2018’de Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma ile başladı.

Bafra T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Alayumat duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden bağlandı. Tutuksuz yargılanan Nuri Akman da duruşmaya katıldı. Duruşmada, gazetecileri; avukatları Tugay Bek temsil etti.

Alayumat, tutuklanması kararına gerekçe gösterilen iddiaların habercilik faaliyeti olduğunu belirterek, “Gazeteci olduğum için haber değeri gördüğüm her şeyin haberini yaptım. Ayrıca ajanstan yaptığım haber başına ücret alıyorum” dedi.

Alayumat ayrıca, iddianamede delil olarak gösterilen “kamyon konvoyu” ve “Suriye sınırındaki duvar” gibi konuları bulunduğu bölgedeki önemli gelişmeler oldukları için haberleştirdiğini, ancak bunun dışında da ekoloji ya da sosyal haberler de dahil olmak üzere pek çok farklı alanda muhabirlik yaptığını anlattı.

Alayumat, iddianamede; “çantasından üç tane hafıza kartının çıktığının” iddia edildiğini ancak yapılan aramada çantasından hafıza kartı çıkmadığını gördüğünü dile getirdi. İddianamede sıralanan hafıza kartlarının kendisine ait olmadığını söyledi. Çektiği fotoğrafların tamamını haber amacıyla çektiğini söyledi. Sınır hattındaki çalışmaları haberleştiren ilk gazetecinin de kendisi olmadığını belirtti. Askeri konvoy fotoğrafının da kendisine ait olmadığını, fotoğrafı internet sitelerinden aldığını ifade etti.

Nuri Akman ise; Dicle Üniversitesi’nde hukuk okuduğunu ve DiHaber için muhabirlik yaptığını, hem gezmek hem de haber yapmak isteyince ajansın kendisini Alayumat’ın yanına göndermeyi teklif ettiğini anlattı. Akman, Suriye’deki savaşın Hatay’ın ilçelerinde yaşayan halk üzerindeki etkileri hakkında bir haber yapma amacıyla Reyhanlı’ya giderek burada görüş aldıklarını, ancak haberin yayınlanmadığını söyledi.

Akman, savunmasında; gözaltına alındıktan sonra polisten şiddet gördüğünü iddia etti. Polislere gözaltının hukuk dışı yapıldığına dair tepki gösterdiğini, ardından da ısrarla avukatını aramak için telefonunu talep ettiğini anlatan Akman, devamında şunları söyledi:

“Bunun üzerine 9-10 polis beni darp etti. Daha sonra da Hatay’da ölen iki polisi öldürdüğümü kabul ettirmek istediler. Bir insanın canına kastına karşı olduğumu ve anti-militarist bir düşünceye sahip olduğumu belirtince yine fiziksel şiddete maruz kaldım.”

Avukat Tugay Bek ise gazetecilerin haber yapmalarından huzursuzluk duyulduğunu, ancak delil bulunmayınca bilgisayar ve telefonda yer alan fotoğrafların delil olarak sunulduğunu söyledi. Soruşturma sırasında tüm cihazlara emniyet tarafından el konulduğunu hatırlatan Bek, “Eğer ajanlık faaliyeti varsa bunun bir alıcısı olması gerekir. E-posta, Whatsapp yazışmaları emniyetin elinde ama, bilgilerin kime ulaştırıldığına dair kanıt yok. Delillendirme gereği duyulmuyor” dedi.

İddianamede yer alan ve Alayumat’ın MİT’in kullandığı iddia edilen bir depo hakkında “MİT’in karargâhında gece sevkiyat, gündüz eğitim veriliyor” başlıklı haberine ve fotoğraflarına da atıf yapan Bek, “Yoldan geçen arabaların bile rahatlıkla gördüğü bir binanın fotoğrafını çekmiş. Ayrıca binanın MİT tarafından kullanılıp kullanılmadığı da bilmiyoruz, dolayısıyla suç olup olmadığı da belli değil” dedi.

Mahkeme, iddianamedeki deliller arasında yer alan fotoğraf ve görüntülerin “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgi olup olmadığının” Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliği’ne sorulmasına karar verdi.

Mahkeme, Alayumat’ın ise tutukluluğunun devamına karar verdi. Mahkeme; 2 Mart 2018 ve 30 Mart 2018 tarihlerinde Alayumat’ın tutukluluk halinin deva ettirilmesini kararlaştırdı.

Yargılamanın ikinci duruşması 25 Nisan 2018’de görüldü. Bafra T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Alayumat duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Tutuksuz yargılanan Akman ise duruşmaya katılmadı. Duruşmada, gazetecileri; avukatları Tugay Bek temsil etti.

Mahkeme heyetinin değiştiği görüldü. İddianamedeki fotoğrafların “gizli bilgi içerip içermediğine” ilişkin yazının Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliği’nden Genelkurmay Başkanlığı Harekat Başkanlığı’na gönderildiği, ancak istenen bilginin henüz gelmediği açıklandı. Genelkurmay Başkanlığı’ndan talep edilen yazının beklenmesine karar verildi.

Avukat Tugay Bek, gazetecilerle aynı ajansta çalışan gazeteci Ahmet Kanbal’ın tanık olarak dinlenmesini istedi. Talep, kabul edildi. Kanbal, Alayumat’ın çektiği fotoğraflar ile ilgili olarak şunları söyledi:

“Sanığın çektiği fotoğraflar, tamamen gazetecilik faaliyeti kapsamında çekilmiştir. Askeri casusluk veya terör örgütü üyeliği kapsamında değerlendirilemez. Askeri bölgelerin fotoğrafının çekilmesi için izin gerekir. Askeri bölge olduğu, sınırlarında yer alan tabelalarında mevcut olması gerekir. Çekilen fotoğraflarda böyle bir uyarı levhası söz konusu değildir. Sanık tarafından çekilen fotoğraflar ajansımızda o tarihlerde yayınlanmıştır.”

Mahkeme, Alayumat’ın tutukluluk halinin devam ettirilmesine karar verdi.

Yargılamanın üçüncü duruşması, 23 Mayıs 2018’te görüldü. Genelkurmay Başkanlığı’ndan istenen bilginin henüz gelmediği görüldü.

Erdoğan Alayumat, tercüman aracılığıyla Kürtçe yaptığı savunmasında, “Uzun süredir tutukluyum, hiçbir suçum yoktur, tahliyemi talep ediyorum.

Avukatı Tugay Bek ise “Müvekkilimin eylemleri gazetecilik faaliyetleri kapsamında kalmaktadır. Çektiği fotoğrafların benzerleri, bugün internete girildiğinde, birçok yerde mevcuttur. Devletin güvenliği bakımından gizli kalması gereken belge olması mümkün değildir” dedi. Avukat Bek, Alayumat’ın yaklaşık bir yıldır tutuklu olduğunu belirterek, tahliyesini talep etti.

Duruşma savcısı, Alayumat’ın; tutukluluk halinin devam ettirilmesini istedi.

Mahkeme, Alayumat’ın yurtdışına çıkışını yasaklayarak, tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar verdi. Alayumat, 300 gün süren tutukluluğunun ardından hapishaneden çıktı.

Mahkeme, ayrıca; dosyadaki fotoğrafların “gizli bilgi içerip içermediğine ilişkin” Genelkurmay Başkanlığı’na sorulan sorunun yanıtının beklenmesine karar verdi.

Yargılamanın dördüncü duruşması, 19 Ekim 2018 tarihinde görüldü. Gazeteciler Erdoğan Alayumat ve Nuri Akman, duruşmaya katılmadı. Gazetecileri, avukatları da temsil etmedi.

Genelkurmay Başkanlığı’na sorulan, dosyadaki fotoğrafların “gizli bilgi içerip içermediği” yönündeki soruya yanıt verildiği görüldü. Yanıtta, “Bahse konu video, fotoğraf ve filmlerin incelenmeden, konuya yönelik değerlendirme yapılamayacağı” ifadelerinin kullanıldığı açıklandı. Buna göre, mahkeme; dosyada bulunan ve incelenmesini istediği fotoğraf ve videoları Genelkurmay Başkanlığı’na göndermemişti. Genelkurmay Başkanlığı’na yeniden yazı yazılmasına ve yazıya fotoğraf ve videoların da eklenmesine karar verildi.

Yargılamanın beşinci duruşması, 13 Şubat 2019’da görüldü. Gazeteciler Erdoğan Alayumat ve Nuri Akman, duruşmaya katılmadı. Gazetecileri, avukatları da temsil etmedi.

Yargılamanın altıncı ve karar duruşması 1 Mart 2019’da görüldü. Yargılama süreci boyunca Genelkurmay Başkanlığı’ndan beklenen yazının geldiği belirtildi. Yazıda, fotoğrafların devletin güvenliği bakımından gizli kalması gereken bilgiler içermediğinin ifade edildiği aktarıldı.

Duruşma savcısı mütalaasında, Alayumat’ın; “Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal ve askeri casusluk amacıyla temin etmek” suçlamasından beraatini talep etti. Ancak, savcı, Alayumat’ın; “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlaması ile cezalandırılmasını istedi. Savcı, Nuri Akman’ın ise beraatini talep etti.

Mahkeme, Akman ve Alayumat’ın beraatine karar verdi.

Ancak mahkeme, Erdoğan Alayumat hakkında “askeri yasak bölgenin izinsiz fotoğrafını çektiği” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Mahkeme heyeti, Nuri Akman hakkında ise sosyal medya paylaşımları üzerinden “terör örgütü propagandası yaptığı” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

Soruşturma süreci devam ediyor.

4. Standing - Oct. 19, 2018


Gazeteciler Erdoğan Alayumat ve Nuri Akman, duruşmaya katılmadı. Gazetecileri, avukatları da temsil etmedi.

Genelkurmay Başkanlığı’na sorulan, dosyadaki fotoğrafların “gizli bilgi içerip içermediği” yönündeki soruya yanıt verildiği görüldü. Yanıtta, “Bahse konu video, fotoğraf ve filmlerin incelenmeden, konuya yönelik değerlendirme yapılamayacağı” ifadelerinin kullanıldığı açıklandı.

Buna göre, mahkeme; dosyada bulunan ve incelenmesini istediği fotoğraf ve videoları Genelkurmay Başkanlığı’na göndermemişti.


Mahkeme, Genelkurmay Başkanlığı’na yeniden yazı yazılmasına ve yazıya fotoğraf ve videoların da eklenmesine karar verdi.

Yargılamanın, 13 Şubat 2019’da görülecek beşinci duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Saat 14.10’da başlaması gereken duruşma, 45 dakika gecikmeli olarak başladı.

Duruşma salonuna girişte basın kartı ve kimlik kontrolü ve çanta ve üst araması yapıldı. Cep telefonları polis gözetiminde kapattırıldı.

Bilgisayar kullanımına izin verilmedi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma, 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin adliye binasının birinci katında bulunan salonu yerine; “FETÖ/PDY” ve “PKK/KCK” iddialarıyla açılan davaların görülmesi için yaptırılan bodrum kattaki salonda görüldü.

Duruşma salonu penceresizdi. Gün ışığının hiç görülmediği, aydınlatmanın elektrikle sağlandığı bir duruşma salonuydu.

İzleyici ve sanık sandalyeleri bir balkon, salonda ayrı bir yere yerleştirilmişti.

Duruşmaya Katılım

Gazeteciler Erdoğan Alayumat ve Nuri Akman, duruşmaya katılmadı. Gazetecileri, avukatları da temsil etmedi.

Genel Gözlemler

Duruşma için, mahkemenin kendi salonundan farklı bir salonun kullanılması dikkat çekti.

Duruşma salonu önündeki güvenlik önlemlerinin, diğer duruşma salonları önünde alınmadığı görüldü.

Gazeteciler Alayumat ve Akman ile avukatları mazeretli olduğu için duruşma sadece beş dakika sürdü.

Polislerin, duruşma sırasında solan kapısını kilitledikleri, duruşmanın tamamlanmasından kısa bir süre önce kilidi açtıkları görüldü.

Nuri Akman, Erdoğan Alayumat - "Procure of Information Relating to the Security and Political Interests of the State” and “Membership of Terrorist Organization” Trial (Minutes of the Hearing)

Nuri Akman, Erdoğan Alayumat - "Procure of Information Relating to the Security and Political Interests of the State” and “Membership of Terrorist Organization” Trial (Indictment)

Nuri Akman, Erdoğan Alayumat - "Procure of Information Relating to the Security and Political Interests of the State” and “Membership of Terrorist Organization” Trial 4. Standing (Minutes of the Hearing)

Contact: pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License

Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.