Esra Solin Dal

Esra Solin Dal - Trial for Membership of a Terrorist Organization

Mezopotamya Ajansı muhabiri Esra Solin Dal, 2018 yılı içerisinde iki kez gözaltına alındı. İlk gözaltı sürecine dair soruşturma henüz tamamlanmadı.

9 Ekim 2018 tarihinde ise ikinci kez gözaltına alındı. KCK/TM adı altında 9 Ekim 2018’de Diyarbakır merkezli 9 ilde 142 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Esra Solin Dal da bu kapsamda gözaltına alınanlar arasındaydı.

Evine yapılan baskınla gözaltına alınan Dal’ın kamerasına, cep telefonuna ve ağabeyine ait bilgisayarına el konuldu. Üç gün gözaltında tutulduktan sonra “adli kontrol şartı” ile serbest bırakıldı.

Soruşturma 6 Aralık 2018 tamamlandı. Soruşturma kapsamında 142 kişi gözaltına alındı. Ancak soruşturma sonunda tüm sanıklar için ayrı ayrı iddianame hazırlandı.

Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı Şahsuvar Yıldız’ın hazırlandığı iddianame 6 Aralık 2018’de tamamlandı. “Örgüt üyesi olmak” suçlaması yöneltildiği iddianame Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek dava açıldı.

36 sayfalık iddianamede Dal’ın haber amaçlı yaptığı telefon kayıtları gerekçe gösterildi. Savcı Yıldız, iddianamenin 12 sayfasında PKK’nin örgütlenmesi ve faaliyetlerine ilişkin benzer davalarda da kullanılan metne yer verdi.

İddianamenin geri kalan 24 sayfasının büyük bölümü Dal’ın haber amacıyla yaptığı telefon görüşmelerinin dökümlerinden oluştu. Görüşme dökümlerine de yansıdığı üzere Dal’ın kimi haber kaynaklarından randevu talep etmesi “örgütsel faaliyet” olarak değerlendirildi. Türkiye’nin Ocak 2018’de Suriye’nin kuzeyindeki Afrin kentine dönük operasyonda çocuk ve kadın ölümlerinin gündeme gelmesiyle ilgili çevrelerle röportaj yapmak için randevu talep ettiği de görüşmelerine yansıdı.

Dal’ın “Afrin’de öldürülen çocuk ve kadın ölümleriyle ilgili bir röportaj almak istiyorum da sizden” ifadesini içeren randevu talebi iddianamede, “Türk Silahlı Kuvvetlerine ağır itham” olarak değerlendirildi.

Suçlamalar şu ifadelerle anlatıldı: “Röportaj ile ilgili olarak yapılan açık kaynak araştırması neticesinde, şüphelinin, Suriye ülkesinin Afrin bölgesinde bulunan PKK/PYD/YPG ve DAEŞ terör örgütü mensuplarına yönelik Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan Zeytin Dalı Harekatına yönelik ağır ithamlarda bulunarak, terör örgütü lehinde paylaşımlara yer verdiği, yaptığı röportaj ile halkı devlete karşı kışkırtmak amacıyla hareket ettiği ve PKK/KCK terör örgütünü sahiplendiği…”

İddianameye konulan telefon görüşmelerinden birisi de Ermeni sanatçı Udi Yervant ile yaptığı telefon görüşmesiydi. ABD’den Diyarbakır’a yerleşen Ermeni sanatçı Udi Yervant Bostancı’yla Ermeni tehcirine ilişkin röportaj yapma isteği iddianamede, “19 numaralı görüşme” olarak geçti. Bu telefon görüşmesi “devlete karşı gazetecilik” olarak değerlendirildi: “Sözde Ermeni soykırımı konusunda Ermeni bir sanatçıyla röportaj yapmak istediği, şüphelinin, PKK/KCK terör örgütünün ideolojisi doğrultusunda devlet aleyhinde gazetecilik faaliyeti yürüttüğü…”

Dal’ın Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesindeki sağlık hizmeti sağlık ocağının yıkılarak yerine polis karakolu yapılması haberine ilişkin tuttuğu notları kendi telefonuna kısa mesaj olarak göndermesi “keşif amaçlı” olduğu savunularak “istihbarat toplama” kapsamında değerlendirildi. Habere konu olan tutulan notlar, iddianamede şöyle yorumlandı: “Şüphelinin kendi numarasına attığı sms içerikleri, bir bütün olarak incelendiğinde, şüphelinin yukarıda belirtilen keşif amaçlı notları üst düzey örgüt mensuplarına sunmak üzere tuttuğu değerlendirilmektedir.”

Ayrıca Dal’ın aleyhinde ifade veren bir “gizli tanık” beyanlarına iddianamede yer verildi. “Gizli tanık” olarak iddianameye konulan beyanlarda şu ifadeler vardı: “Bu şahıs terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan’ın ve terör örgütünün ideolojisi doğrultusunda ve örgütün menfaatlerine yönelik basın çalışmalarında bulunur. Basın sayesinde halkı devlete karşı kışkırttığı gibi terör örgütüne halkın sempati duymasını sağlar.”

İddianamede Dal’ın yaptığı 29 telefon ve mesajlaşma dökümü suçlamalara dayanak olarak gösterildi.

Savcı Yıldız, Dal’ın hakkındaki bu gerekçelerle birlikte şu değerlendirmeyi yaptı: “Kamuoyunda Kürt kökenli vatandaşların devlet eliyle sözde katledildiği, ezildiği, sömürüldüğü ve evsiz bırakıldığı yönünde algı oluşturmak, terör örgütü faaliyetlerinin sözde meşru olduğuna inandırmak, vatandaşların devlete karşı kin ve nefret duyguları beslemesini sağlayarak devlete küskün kitleler oluşturmak ve bu kitleyi terör örgütü saflarına çekmek maksadıyla röportaj içerikli haber yaptığı değerlendirilmiştir.”

Dal’ın bir basın açıklaması ve PKK üyesi birinin cenazesini gazeteci olarak takip ettiği sırada çekilen fotoğrafları “eyleme katılmış gibi” gösterildi. İddianamede ayrıca Dal’ın teknik araçla takip edilmesi sonucu herhangi bir delil elde edilemediği belirtildi.

Dal’ın KCK yapılanmasında örgütün hiyerarşik yapısına dahil olarak üzerine atılı suçu işlediği ileri sürülerek, Dal’ın “örgüt üyesi olmak” (TCK 314/2) iddiasıyla beş yıldan on yıla kadar hapsi istendi.

İddianamenin Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından dava açıldı. Davanın ilk duruşması için 20 Mart 2019 günü belirlendi.

Duruşmada hazır bulunan Dal, gazetecilik faaliyeti yürüttüğünü, yapılan görüşmelerin tamamen haber yapma amaçlı olduğunu söyledi. “Eyleme katılmış gibi” iddianameye konulan cenaze ve basın açıklamasına haber amaçlı gittiğini söyleyen Dal, telefon görüşmelerinin tamamının da gazetecilik faaliyeti olduğunu kaydetti.

Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı Mehmet Karababa, Dal hakkında her ne kadar “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla dava açılmış olsa bile “suçun unsurlarının sabit olmadığı” gerekçesiyle beraat kararı verilmesini talep etti. Mütalaada iddianameye konu telefon görüşmelerine ilişkin “örgütsel nitelikli konuşmalar olmadığı”, yalnızca gizli tanık beyanına dayanılarak hüküm verilemeyeceği ifade edildi.

Mahkeme ilk duruşmada Dal hakkında mütalaa yönünde beraatine karar verdi. Gözaltı sırasında el konulan materyallerinin de iadesine karar verildi.

1. Standing - March 20, 2019


Mezopotamya Haber Ajansı Muhabiri Esra Solin Dal’ın evine ihbar gerekçesiyle 9 Ekim 2018 tarihinde gece yarısı baskın yapıldı. Dal’ın kamerasına, cep telefonuna ve ağabeyine ait bilgisayarına el konuldu. Üç gün gözaltında tutulduktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

6 Aralık 2018 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı Şahsuvar Yıldız hakkında iddianame hazırladı. 36 sayfalık iddianamede Dal’ın haber amaçlı yaptığı telefon kayıtları gerekçe gösterildi. İddianamede “Gizli tanık beyanı ve bu beyanı doğrular nitelikte olan tape kayıtları ile açık kaynak araştırma tutanakları, görüntü inceleme ve fotoğraftan tespit tutanakları, şüphelinin savunması ve tüm dosya kapsamı incelenmesi sonucunda” silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında dava açılmasına karar verildi.

Davanın 20 Mart 2019’da görülen ilk duruşmasında Dal beraat etti.


Mahkeme heyeti Şükrü Altunay (Başkan), Haşim Taştan ve Nuray Yalçın Erk’ten oluştu. İlk duruşma olduğu için Dal’ın kimlik bilgileri doğrulandı. İddianameyi okuyup okumadığı soruldu.

Esra Solin Dal, Mezopotamya Haber Ajansı’nda muhabirlik yaptığını, daha önce soruşturma aşamasında da verdiği ifadede olduğu gibi gazetecilik faaliyeti yürüttüğünü, yapılan görüşmelerin tamamen haber yapma amaçlı olduğunu söyledi. Toplumsal olaylara haber amaçlı gittiğini söyleyen Dal herhangi bir eyleme katılmadığını belirtti. Gizli tanığın beyanlarını kabul etmediğini söyleyen Dal, hiçbir illegal örgütle bir ilişkisinin olmadığını ve berattini talep etti.

Avukat Resul Temur ise müvekkilinin beyanlarına katıldığını belirterek, “Firar” adlı gizli tanığın verdiği ifadelerden dolayı birden fazla kişiye aynı suçun yüklendiğini anımsattı. Temur, “Bunun herhangi bir gerçekliği yoktur. Herkesi bir örgütsel faaliyet çerçevesinde gösteriyor. Firar’ın verdiği ifadeden dolayı beraat eden de olmuştur. Müvekkilim gazetecilik yapıyor. Müvekkilimin beraatını istiyorum” ifadelerini kullandı.


Mahkeme Başkanı, savcı mütalasını vermeden mahkemeye kısa bir ara verilmesini istedi.

Mahkeme heyeti 5 dakika sonra avukatı içeri alarak kararı açıkladı. Esra Solin Dal’ın eyleminin sait olmaması gerekçesiyle beraatine karar verilerek elde edilen materyallerin iadesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşma Diyarbakır Adliyesi’ndeki 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma saati 10.10 olarak belirlenmesine rağmen diğer duruşmaların uzun sürmesi nedeniyle öğleden sonraya kaldı. Saat 14:15’te duruşma yapıldı.

İzleyicilerin duruşma salonunun bulunduğu koridora geçişine izin verildi. Duruşma salona girişte herhangi bir üst araması yapılmadı. Basın mensuplarına basın kartı sorulmadı.

Tutuksuz yargılanan Esra Solin Dal salona avukatı Resul Temur ile birlikte geldi. Duruşmayı izleyenler ise oturma yerlerinin diğer bölümüne yönlendirildi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü mahkeme salonu, Diyarbakır Adliyesi’ndeki standart salonlardan birisiydi. Duruşma salonunun bulunduğu koridorda iki ayrı yere bariyer konulmuştu. Salon havalandırılmış ve temizdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya aralarında basın mensuplarının da olduğu dört kişi izledi.

Genel Gözlemler

Mahkeme Başkanı oldukça ılımlı bir biçimde yaklaştı. Esra Solin Dal hakkında savcının mütala vermesini istemedi. Ancak tutanakta mütalaya ve sanığın son sözlerine yer verildiği görüldü.

Esra Solin Dal - Trial for Membership of a Terrorist Organization (Indictment)

Esra Solin Dal - Trial for Membership of a Terrorist Organization 1. Standing (Minutes of the Hearing)