Faruk Arhan

Faruk Arhan 'Hakaret' Davası

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya paylaşımları nedeniyle gazeteci Faruk Arhan hakkında soruşturma başlattı. Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü, Arhan’ın sosyal medya hesapları üzerinde inceleme yaptı. Arhan’ın, sosyal medya paylaşımlarında, “Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiği” iddia edildi. Savcılık, yetkisizlik kararı vererek soruşturma dosyasını İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.

Arhan, savcılığa verdiği ifadede; paylaşımlarının ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını, suç teşkil etmediğini söyledi.

Arhan hakkındaki iddianame, 9 Ağustos 2017’de tamamlandı.

Gazeteci Faruk Arhan hakkındaki iddianame, İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığı savcılarından Ahmet Aslan tarafından hazırlandı. İddianame 9 Ağustos 2017 tarihinde hazırlanarak mahkemeye sunuldu. İddianame iki sayfadan oluştu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, iddianamede, “mağdur” sıfatıyla yed aldı.

İddianamede; Arhan’ın, sosyal medya paylaşımı üzerinden yaptığı üç paylaşım aktarıldı. Paylaşımların, sırasıyla; 20 Ağustos 2015, 25 Aralık 2015 ve 17 Temmuz 2016 tarihlerinde yapıldığı belirtildi. Paylaşımlar şu ifadeleri içeriyordu:

• “Bu dansöz uğruna gençler ölüyor, kentler yıkılıyor. Hesabı er geç sorulur. Çaresi yok. Ya kaçar, ya yargılanır. Ya da intihar eder. Ne olacaksa, dilerim uzun sürmez. Yoksa iç savaş çıkartacak.”
• “Taybet İnan. Silopili. Kürt kadını. 11 çocuk annesi. Torun sahibi bir nene. Cenazesi 7 gün sonra bugün vurulduğu yerden kaldırıldı. Haber bültenlerinde Recep Tayyip Erdoğan’ın köprüde intihar eden birinin hayatını kurtardığı söyleniyor. ‘Köprüde oturduğu araba koltuğundan hayat kurtaran, Silopi’de katil’ demiyorlar.”
• “Hala tiyatro, kurgu diyenler var. Değil. 16 Temmuz sabahı operasyon yiyecek cemaatle ilgili (Ahmet Şık böyle diyor) olduğu iddia edilen askerlerin erken davranmak istemesiyle ellerine yüzlerine bulaştırdıkları ve memleketi dünya aleme rezil ettikleri bir darbe girişimiydi. Bu gelişmeyi çok önceden RTE ve ekibi biliyordu. Tiyatro olan darbe girişimi değil, darbe istihbaratına (kuşku) rağmen bekleyen (Allah lütfu) AKP ve RTE. Çünkü darbe girişiminin başarılı olamayacağını öngördüler ve bu karşı koşulları lehte kullanmak istediler. Bunda da başarılı oldular. Fiilen kaybeden cuntacı faşistler. Fiilen kazanan RTE faşizmi. Kısa, orta ve uzun vadede kaybeden yine halk”

Savcı Aslan, iddianamesinde; paylaşımların “hakaret kastı içerdiğini ve bu sebeple ifade özgürlüğü sınırları kapsamında değerlendirilemeyeceğini” iddia etti.

Arhan; Türk Ceza Kanunu’nun 299. ve 43. maddelerinde düzenlenen, zincirleme şekilde “Cumhurbaşkanı’na alenen hakaret etmekle” suçlandı. Hakkında 1 yıl 5 ay 15 günden 8 yıl 2 aya hapis cezası istendi.

Ayrıca Arhan’ın, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesiyle düzenlenen belirli haklardan yoksun bırakılması da talep edildi.

Gazeteci Faruk Arhan hakkındaki yargılama, İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesi’nde, 26 Haziran 2018’de görülen ilk duruşma ile başladı.

Arhan, ilk duruşmada yaptığı savunmada; toplumda yaşanan olaylarla ilgili düşünce ve yorumlarını, gazeteci olarak, düşünce özgürlüğü kapsamında paylaştığını dile getirdi. Arhan; anlık olarak yazması nedeniyle, editoryal süzgeçten geçirilmeden, sohbet ortamında paylaştığını, bu yüzden zaman zaman yanlış anlaşılmaya sebep olarak, kastını aşmış olabileceğini belirtti. Hakkındaki suçlamayı reddetti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel ise yazılı beyanda bulundu. Arhan’ın; “Erdoğan’a karşı onur, şeref ve saygınlığını rencide edici ifadeler kullandığını” öne sürdü. Arhan’ın; Erdoğan’ın “kişiliğini, saygınlığını ve itibarını hedef aldığını” iddia etti.

Arhan, ilk duruşmada beraat etti. İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararında şu ifadeler kullanıldı:

“Yazılanların tümü birlikte değerlendirildiğinde, düşünce hürriyeti kapsamında kaldığı (…)
Küçük düşürücü; sosyal değeri konusunda kendisinin veya toplumun sahip olduğu düşünce ve duyguları sarsacak fiil veya sıfatlar isnat edilmediği, şeref ve itibarını ihlal edici sıfatlarda bulunmadığı…”

Ancak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatları, beraat kararına karşı itiraz etti. Dosya, istinaf mahkemesine taşındı.

İstinaf yargılamasının ilk duruşması; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nde 22 Ocak 2020’de görüldü. Gazeteci Faruk Arhan, duruşmaya katılmadı. Arhan, duruşmaya; Antalya’dan, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden bağlandı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı mazeret bildirerek duruşmaya katılmadı.

Arhan, paylaşımlarının “ifade ve eleştiri özgürlüğü” kapsamında olduğunu söyledi.

Arhan’ın avukatı Bülent Aşa ise paylaşımlardaki “dansöz” ifadesinin, eleştiri sınırlarında olduğunu söyledi. Aşa, ilk derece mahkemesinin beraat kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek, Erdoğan’ın avukatlarının istinaf başvurusunun reddedilmesini talep etti.

Mütalaasını açıklayan savcılık makamı istinaf başvurusunun reddini talep etti.

İstinaf yargılamasının ikinci duruşması, 26 Şubat 2020 tarihinde görüldü. Arhan, duruşmaya katılmadı. Savcılık, Erdoğan’ın avukatlarının itirazının reddi yönündeki talebini yineledi.

Kararda; İstanbul Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen beraat kararı kaldırıldı.

Arhan; Türk Ceza Kanunu’nun 299 ve 43. maddelerinde düzenlenen, zincirleme şekilde “Cumhurbaşkanı’na alenen hakaret etme” suçunu işlediği iddiasıyla 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına çarptırıldı. Cezaya ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verildi.

Faruk Arhan 'Hakaret' Davası (Indictment)

Faruk Arhan 'Hakaret' Davası (Reasoned Judgement)