Faruk Eren

Eren, Işık, Mavioğlu et. al. - Solidarity with Özgür Gündem Trial

İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi kararıyla 16 Ağustos 2016’da “geçici” olanak kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’ne yönelik baskılardan dolayı 3 Mayıs 2016’da Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği kampanyası başlatıldı. Kampanyaya başlanılmasının sebebi gazetenin eş genel yayın yönetmenleri Eren Keskin ve Hüseyin Aykol ile birlikte gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya hakkında açılan davalardı.

Kampanya 7 Ağustos 2016’da sona erdi. Özgür Gündem 675 sayılı KHK ile 29 Ekim 2016’da tamamen kapatıldı.

Kampanyaya katılan 56 nöbetçi yayın yönetmeninden 49’una soruşturma açıldı. Soruşturmaların 11’i takipsizlikle sonuçlandı. 37 dava açıldı. Deniz Türkali hakkındaki dava ise soruşturma süresinin zamanaşımına uğramasından ötürü düştü.

Davalar İstanbul 13., 14. ve 22. Ağır Ceza Mahkemelerinde görüldü.

Dava açılanlar

Hakkında dava açılan 37 isim şöyle: A. Kumru Başer, Ahmet Nesin, Ayşe Batumlu, Ayşe Düzkan, Beyza Üstün, Can Dündar, Celal Başlangıç, Celalettin Can, Cengiz Baysoy, Çilem Küçükkkeleş, Derya Okatan, Dicle Anter, Erol Önderoğlu, Ertuğrul Mavioğlu, Faruk Balıkçı, Faruk Eren, Fehim Işık, Hüseyin Tahmaz, Hakkı Boltan, Hasan Cemal, Hasan Hayri Şanlı, İbrahim Bodur, İhsan Çaralan, Julide Kural, Murat Çelikkan, Murat Uyurkulak, Nadire Mater, Necmiye Alpay, Nevin Erdemir, Öncü Akgül, Ragıp Duran, Said Sefa, Şanar Yurdatapan, Şebnem Korur Fincancı, Tuğrul Eryılmaz, Veysi Altay, Yıldırım Türker.

Takipsiz kararı verilenler

Kampanyaya katıldıkları için hakkında soruşturma açılıp takipsizlik verilen 11 isim şöyle: İhsan Eliaçık, Sebahat Tuncel, Ahmet Abakay, Eşber Yağmurdereli, Hasip Kaplan, Işın Eliçin, Kemal Can, Mustafa Sönmez, Melda Onur, Uğur Karadaş, Nurcan Baysal.

27 Nöbetçi Yayın Yönetmeni ceza aldı

Kampanyaya katılan Şanar Yurdatapan, İbrahim Bodur, Cengiz Baysoy, İmam Canpolat, Çilem Küçükkeleş, Nadire Mater, Yıldırım Türker, Hasan Cemal, Faruk Balıkçı, Dicle Anter, Derya Okatan, Kumru Başer, Ayşe Batumlu, Jülide Kural, İlham Bakır, Murat Uyurkulak, Murat Çelikkan, Beyza Üstün, Nevin Erdemir, Hakkı Boltan, Hasan Hayri Şanlı ve Tuğrul Eryılmaz, Hüseyin Aykol, Ayşe Düzkan, Ragıp Duran, Mehmet Ali Çelebi ve Hüseyin Bektaş davaları olmak üzere 27 kişi hakkında toplamda 352 ay 15 gün hapis ve 68 bin TL para cezası verildi.

Çelikkan ve Düzkan hapis yattı

Cezası ertelenmeyen nöbetçi genel yayın yönetmenlerinden Murat Çelikkan, 14 Ağustos 2017’de Kırklareli Cezaevi’ne girdi, 14 Ekim 2017’de açık cezaevine alındı, 21 Ekim 2017’de tahliye edildi.

Cezası ertelenmeyen diğer nöbetçi genel yayın yönetmeni Ayşe Düzkan ise, İstinaf Mahkemesi’nin 1 yıl 6 aylık hapis cezasını onamasının ardından cezasının infazı için 29 Ocak’ta teslim olarak Bakırköy Kadın Cezaevi’ne konuldu. Daha sonra nakledildiği Eskişehir Açık Cezaevi’nden 12 Haziran 2019’da tahliye oldu.

Tutuklanan ilk üç Nöbetçi Yayın Yönetmeni beraat etti

Bu soruşturmada ilk tutuklamalar Erol Önderoğlu, Ahmet Nesin ve Şebnem Korur Fincancı’ya uygulanmıştı. 20 Haziran 2016’da tutuklanan üç isim 10 gün sonra serbest bırakıldı. Bu üç isim 17 Temmuz 2019’da görülen 11. duruşmada tüm suçlamalardan beraat etti. Bu dosya istinaf aşamasında.

3 Nöbetçi Yayın Yönetmeni’nin yargılanması sürüyor

Davaları ayrı ayrı görülen nöbetçi yayın yönetmenlerinden Can Dündar, Said Sefa, Veysi Altay’ın davaları devam ediyor.

Kızılkaya 37 davada da sanık

Açılan 37 davanın hepsinde gazetenin Sorumlu Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya da sanık olarak yargılandı. Kızılkaya hakkında açılan davaların büyük bir bölümü özgür Gündem Ana Davası ile birleştirildi.

İstenen cezalar

37 nöbetçi yayın yönetmeni 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 7/2 maddesi doğrultusunda “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” ve 6/2 maddesi doğrultusunda “Terör Örgütlerinin Bildiri veya Açıklamalarını Basma veya Yayınlamak”, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 215/1 maddesi doğrultusunda “Suç İşlemeye Alenen Tahrik” ve TCK 214/1 maddesi doğrultusunda “Suçu ve Suçluyu Övme” ile suçlandı.

TMK 7/2 için 1 yıldan 5 yıla hapis. TMK 6/2 için 1 yıldan 3 yıla kadar hapis, TCK 215/1 için 2 yıla kadar hapis ve TCK 214/1 için ise altı aydan 5 yıla kadar hapis öngörülüyor. Toplamda 37 Nöbetçi Yayın Yönetmeni için 2,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.

Faruk Eren’in dosyası birleştirildi

Faruk Eren kampanya kapsamında 5 Mayıs 2016’da bir günlüğüne nöbetçi yayın yönetmenliği görevini üstlendi. Bu tarihte yayımlanan haberler nedeniyle hakkında soruşturma başlatıldı.

Soruşturma kapsamında 23 Mayıs 2016’da savcılığa ifade verdi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi ayrı ayrı yürüyen DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren, gazeteciler İhsan Çaralan, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Öncü Akgül, Ömer Ağın, Celalettin Can ve Hüseyin Aykol’un dosyalarını birleştirdi. Birleştirilen davada Dilşah Kocakaya, Mehmet Şirin Taşdemir, Veysel Kemer, Yüksel Oğuz ise kaldıkları cezaevlerinden gazetede yayınlanmak üzere gönderdikleri yazılardan kaynaklı suçlanıyor.

Birleştirilen davanın 7 Mayıs 2018 tarihli7’nci duruşmasında savcı Ercan Gümüş, esas hakkındaki mütalaasını mahkeme heyetine sundu. Savcı gazetenin eski Eş Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykol’un zincirleme şekilde “örgüt propagandası” yaptığını iddia ederek 13 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.

Savcı Gümüş, kampanyaya katılan DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren, Evrensel yazarları İhsan Çaralan ve Fehim Işık, gazeteciler Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Celalettin Can, Öncü Akgül, Ömer Ağın, Dilşah Kocakaya, Mehmet Şirin Taşdemir, Veysel Kemer ve Yüksel Oğuz’un da 7,5 yılla kadar cezalandırılmalarını talep etti.

Cumhuriyet Savcısı Eşref Durmuş’un hazırladığı 24 Mayıs 2016 tarihli iddianamede Faruk Eren ile birlikte Sorumlu Yazıişleri Müdürü İ İnan Kızılkaya şüpheli olarak yer alıyor.

Savcı, her iki isme de Türk Ceza Kanunu’nun 214 /1 maddesi gereğince “Suç İşlemeye Alenen Tahrik Etme”, 215/1 maddesi uyarınca “Suçu ve Suçluyu Övmek” ve Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 7/2 maddesi gereğince “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçlamalarını yöneltiyor.
Delil olarak Özgür Gündem Gazetesi’nin Faruk Eren’in nöbetçi yayın yönetmenliği yaptığı 5 Mayıs 2016 tarihli baskısı gösteriliyor.

Savcı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu’na teslim edilen 5 Mayıs 2016 tarihli Özgür Gündem Gazetesi’nin incelendiğini belirtiyor. Bu nüshadan üç haberi alıntılıyor. Bu haberlerin başlık ve alıntılanan içerikleri şöyle;

  • “Şirnex’te PÖH’ler Enkaz Altında”: “Özyönetim direnişinin 52’nci gününe girdiği Şirnex’te şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Bahçelievler Mahallesi’nde 2 evi karargâha çevirmek isteyen 15 JÖH ve PÖH, evin YPS’liler tarafından patlatılmasının ardından 10 JÖH/PÖH enkaz altında kalarak öldü.”

  • “Gerilla Eylemleri Sürüyor”: “4 Mayıs günü saat 08:00 ‘da Gerilla güçlerimiz ile TC ordusu askeri alanda karşılaşmış ve çatışma yaşanmıştır. Gerilla güçlerimiz burada askerleri 2 ayrı koldan etkili bir şekilde vurmuştur.”

  • “Cizir’de Yıkım Sürüyor”: “Şirnex’in Cizir ilçesinde devlet güçlerinin özyönetim direnişine yönelik 80 gün süren soykırım saldırıları ardından kentte başlayan yıkım devam ediyor.”

Savcı, bu içerikler ile ve açıklamadığı diğer içeriklerde “PKK/KCK mensuplarının eylemlerinin propagandasının yapıldığı, suçların övüldüğü, halkın bir kesiminin suç işlemek üzere tahrik edildiğinin tespiti” ile soruşturma başlatıldığını aktarıyor.

5187 sayılı Basın Kanunu’nun cezai sorumluluğu düzenleyen maddesine göre eser sahibi belli olmayan durumlarda sorumlu yazı işleri müdürü ile bağlı olduğu kişinin cezai sorumluluğu olduğunu açıklıyor. İnan Kızılkaya ve Faruk Eren’in savcılık ifadelerini özetliyor.

İnan Kızılkaya 23 Mayıs 2016 tarihli ifadesinde 5 Mayıs 2016’daki baskı yayımlandığında gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü olduğunu, baskıda yer alan ve soruşturmaya konu edilen haber ve görsellerin gazeteye alınmasında nihai sorumluluğun kendisine ait olduğunu, gazetenin hazırlanması ve yayına konulması, içeriğin temin edilmesi konusunda bağlı bulunduğu herhangi bir kimsenin olmadığını, farklı bir bakış açısına sahip olduklarını, diğer basın ve yayın organlarının yer vermediği haberleri temin edip yayınladıklarını anlatıyor. Propaganda yapıldığı, suçun övüldüğü veya suç işlenmesine tahrik edildiği yönündeki iddiaları kabul etmiyor. Son günlerde gazetede dayanışma amacıyla günlük genel yayın yönetmenlerinin görev yaptığını, bu kişilerin editoryal toplantılara da katıldığını aktarıyor.

Faruk Eren 23 Mayıs 2016 tarihli savcılık ifadesinde Özgür Gündem Gazetesi’nin baskı altında bulunmasından dolayı dayanışma maksadıyla bir günlüğüne genel yayın yönetmenliğini üstlendiğini anlatıyor. 5 Mayıs 2016 tarihli sayı için gerçekleştirilen editoryal toplantıya katıldığını, soruşturmaya konu yazı ve içeriklerinin haber değeri taşıdığı kanaatine varıldığından yayımlanmaya karar verildiğini söylüyor. Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğünün sorunlu olduğunu düşündüğünden nöbetçi yayın yönetmenliğini bir tepki olarak üstlendiğini belirtiyor.
Savcı Ekrem Durmuş, birer paragraflık ifade özetlerinin ardından diğer nöbetçi yayın yönetmenleri için hazırlanan iddianamelerdeki sonuç ve talep bölümünü yineliyor.

Burada, suçlama konusu yapılan içeriklerde “PKK/KCK mensuplarının eylemlerinin övüldüğünü”, içeriklerin “bu eylemleri meşrulaştırma ve övme amacında ve PKK propagandası mahiyetinde olduğunu” iddia ediyor. Bu içeriklerin yayımlanmasının “Düşünce ve ifade hürriyeti veya basın hürriyeti kapsamında değerlendirilmeyeceğini” öne sürüyor.

Basın Kanunu’na göre Faruk Eren ve İnan Kızılkaya’nın cezai sorumluluğunu belirterek, iki ismin suçlama maddelerince cezalandırılmalarını talep ediyor.

Dava, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

22 Eylül 2016’daki duruşmada savunma yapan Faruk Eren “Basın ve ifade özgürlüğü sefil durumda” dedi.

“Ben gazeteciyim aynı zamanda DİSK Basın-İş başkanıyım. 100’ün üzerinde gazeteci cezaevinde sayısız gazeteci hakkında dava açıldı.

“Hrant Dink, Abdi İpekçi gazetecilik yaptıkları için öldürülmüştür. Ama en çok Özgür Gündem acı yaşamıştır. Gazeteye dayanışmaya gittiğimde duvarlarda öldürülmüş gazete çalışanlarının resmi vardı. Bu nedenle desteğe gittim. İşlendiği söylenen suçları işlediğimiz kanaatinde değilim.”

Eren’in avukatı Erkut Kılıç da “Bir günlük genel yayın yönetmenliği destek eyleminde tüm gazetenin haberlerine hakim olmak mümkün değildir” dedi.

25 Ekim 2016’da 2., 24 Ocak 2017’de 3. duruşma görüldü.

Dosya daha sonra, nöbetçi yayın yönetmenliği kampanyasına katılan Ertuğrul Mavioğlu, İhsan Çaralan, Celal Başlangıç, Fehim Işık, Öncü Akgül, Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykol ve köşe yazarı Ömer Ağın ile cezaevinden yazı yollayan 5 kişi hakkında açılan dosyalarla birleştirildi.
Faruk Eren, birleşen davanın 21 Şubat 2017’de görülen 3. duruşmasına katıldı. Bu duruşmada İnan Kızılkaya’nın dosyasının ayrılmasına karar verildi.

4 Temmuz 2017’deki 4. ve 26 Ekim 2017’deki 5. duruşmaya, 15 Mart 2018’deki 6. duruşmaya Faruk Eren ve mazeret sunan avukatı katılmadı. Dosya, esas hakkında mütalaasını hazırlaması için savcılığa verildi.

Faruk Eren 7 Mayıs 2018’deki 7. duruşmaya katıldı. Savcı Ercan Gümüş esas hakkındaki mütalaasını mahkeme heyetine sundu. Faruk Eren’in “yayın yoluyla silahlı terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasından (3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 7/2, 7/2-2.cümle) cezalandırılmasını talep etti.

Faruk Eren, esas hakkında savunma hazırlamak için süre talep etti. Mahkeme Eren’e süre verdi.

16 Temmuz 2018’deki 8. Duruşmaya Faruk Eren ve avukatı katılmazken, avukatının yazılı olarak sunduğu savunma dilekçesi dosyadaydı.

Faruk Eren, 10 Ekim 2018’deki 9. Duruşmaya katıldı. Savunmasını hazırlamak üzere süre talep etti, mahkeme talebi kabul etti. Faruk Eren, 28 Mart 2019’daki 10. duruşmaya katılmadı.

Faruk Eren, 3 Nisan 2019’daki 11. duruşmaya katılarak söz aldı:

“30 yıldan fazladır gazetecilik yapıyorum, DİSK Basın-İş Sendikasının genel başkanıyım. Eğer Özgür Gündem’i koruyamazsak basın ve ifade özgürlüğünü savunamayacağımızı biliyordum. O nedenle ilk nöbetçi yayın yönetmenlerinden biri oldum. Ne yazık ki başarılı olamadık. Özgür Gündem artık yok. Biz aslında mesleğimizi savunuyoruz. Sizden de talebim mesleğinizi, hukuku ve adaleti savunmanızdır.”

Avukatı Yeşinil Yeşilyurt, müvekkilinin terör örgütü propagandası yapma kastı olmadığını, Basın Kanunu 11. Maddesi gereğince sorumluluğunun da bulunmadığını söyledi. Beraat talep etti.

Son sözü sorulan Faruk Eren “Basın ve ifade özgürlüğünü savunmuştuk, tekrar ediyorum, beraatimi talep ediyorum” dedi.

Murat Özer başkanlığında Mücteba Akkaya ve Abdullah Şükrü Arslan’dan oluşan mahkeme heyeti kararını açıkladı. “Suç işlemeye alenen tahrik” ve “suç ve suçluyu övmek” suçlarından ceza tayini ve hüküm tesisine yer olmadığına karar verdi.

Faruk Eren’e “basın- yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” (TMK 7/2 2. Cümle) maddesince 1 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Cezayı erteledi.

11. Standing - April 3, 2019


Özgür Gündem nöbetçi yayın yönetmenliği yapan 8 kişi ve cezaevinden yazı yollayan 5 kişiye açılan davaların birleştirildiği dosya. Davada gazeteciler Celal Başlangıç, Ertuğrul Mavioğlu, Faruk Eren, Fehim Işık, Hüseyin Aykol, İhsan Çaralan, Ömer Ağın ve Öncü Akgül yargılanıyor. Gazeteciler “suç işlemeye alenen tahrik” (TCK 214/1) ve “suçu ve suçluyu övme” (TCK 215/1), “terör örgütü propagandası” (TMK 7/2) ile suçlandı.


Murat Özer başkanlığında Mücteba Akkaya ve Abdullah Şükrü Arslan’dan oluşan mahkeme heyetinin salonda yerini almasının ardından önce avukat Özcan Kılıç söz aldı. Sanıkların “Nöbetçi Yayın Yönetmenliği kampanyası” kapsamında dayanışma amacıyla ve gönüllülük esasıyla sadece bir günlüğüne künyeye isimlerini yazdırdıklarını ve Basın Kanunu’na göre cezai sorumlulukları olmadığı için yargılanmalarının doğru olmadığını belirtti. Dava dosyasının çok özensiz hazırlandığını söyledi. İddia makamınca yargılama sürecinde verilen ifadelerin dosyaya eklenen belgelerin dikkate alınmadığını ve savcının mütalaasında iddianameyi tekrar ettiğini söyledi.

Kılıç’tan sonra avukatlar Devrim Avcı, Yıldız İmrek, Ruken Gülağacı, Rozerin Seda Kip, Yeşinil Yeşilyurt, Fikret İlkiz ve Ekin Güneş Saygılı sırayla söz aldı ve nöbetçi yayın yönetmenliği eyleminin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Basın Kanunu’na göre sanıkların cezai sorumluluğu olmadığını tekrar eden avukatlar, iddianamede neyin propaganda olduğunun dahi belirtilmediğinin altını çizdi.

Sanıklardan Faruk Eren de duruşmada beyanda bulundu. Eren, kısa savunmasında şu ifadelere yer verdi:

“30 yıldan fazladır gazetecilik yapıyorum, DİSK Basın-İş Sendikasının genel başkanıyım. Eğer Özgür Gündem’i koruyamazsak basın ve ifade özgürlüğünü savunamayacağımızı biliyordum. O nedenle ilk nöbetçi yayın yönetmenlerinden biri oldum. Ne yazık ki başarılı olamadık. Özgür Gündem artık yok. Biz aslında mesleğimizi savunuyoruz. Sizden de talebim mesleğinizi, hukuku ve adaleti savunmanızdır.”

Sanıklardan Eren’e ve avukatlara son sözlerini soran mahkeme başkanı karar için salonu boşalttı. Yaklaşık 20 dakikalık aradan sonra, mahkeme başkanı kararı okumaya başlamadan önce, sanıkların cezai sorumluluğu konusunda yapılan tartışmaya referansla ““Geçici olarak sorumlu yayın yönetmenliği yapan sanıkların sorumluluğunu biz kabul ettik” dedi.


Sanıkların tamamı “suç işlemeye alenen tahrik” (TCK 214/1) ve “suçu ve suçluyu övme” (TCK 215/1) suçlamalarından beraat etti. Dokuz kişiye ise “terör örgütü propagandası” (TMK 7/2) suçlamasından ceza verildi.

Hüseyin Aykol, basın yoluyla propaganda suçundan çeşitli indirim ve artırmalarla birlikte 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Nöbetçi yayın yönetmenliği nedeniyle yargılanan Faruk Eren, Ertuğrul Mavioğlu, Fehim Işık, Celal Başlangıç, Öncü Akgül ve İhsan Çaralan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılırken, cezalar ertelendi. Celalettin Can’a verilen 1 yıl 3 ay hapis cezası ise ertelenmedi.

Gazetenin yazarlarından Ömer Ağın beraat etti.

Cezaevinden gönderdikleri mektup nedeniyle yargılanan Mehmet Şirin Taşdemir, Veysel Kemer, Yüksel Oğuz beraat ederken, Dilşah Kocakaya 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı ve cezası ertelenmedi.


Duruşma Öncesi

Duruşma öncesi gazeteciler ve gözlemciler mahkeme salonu önünde beklerken, mübaşir yanlarına gelerek “Sessiz olmalarını, mahkeme başkanının rahatsız olduğunu” söyledi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride bir güvenlik görevlisi oturuyordu. Mahkeme başkanı ve savcı mikrofon kullanmadığı için söyledikleri duyulmuyordu. Karar okunurken bir taraftan tutanağın bastırılması için yazıcı çalıştırıldı ve mahkeme başkanının söylediklerini duymak tamamen imkansız hale geldi.

Duruşmaya Katılım

Karar duruşması olması nedeniyle, duruşmayı 20 kadar gazeteci izledi. Sanıklardan ise sadece Faruk Eren katıldı.

10. Standing - March 28, 2019


Özgür Gündem nöbetçi yayın yönetmenliği yapan 8 kişi ve cezaevinden yazı yollayan 5 kişiye açılan davaların birleştirildiği dosya. Davada gazeteciler Celal Başlangıç, Ertuğrul Mavioğlu, Faruk Eren, Fehim Işık, Hüseyin Aykol, İhsan Çaralan, Ömer Ağın ve Öncü Akgül yargılanıyor. Gazeteciler “suç işlemeye alenen tahrik” (TCK 214/1) ve “suçu ve suçluyu övme” (TCK 215/1), “terör örgütü propagandası” (TMK 7/2) ile suçlandı.



Next Trial: April 3, 2019, 9:30 a.m.


Duruşma gelen evrakların (İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’na Özgür Gündem Gazetesi’ne ait mevkute beyannamelerinin gönderilmesi için yazılan müzekkerenin cevabı, başka bir dosyadan tutuklu sanık Veysel Kemer’in Kürtçe savunma yapması için Kürtöe tercüman görevlendirilmesi ile ilgili yazı) dosyaya eklenmesiyle başladı.

Mahkeme heyeti Murat Özer başkanlığında, Abdullah Şükrü Arslan ile Ünal Altınöz’den oluştu.

Savcı Ercan Gümüş 7 Mayıs 2018’de verdiği esas hakkındaki mütalaasını tekrar etti.

Avukat Özcan Kılıç, dosyada özensizlikler olduğunu söyledi. Sanıklardan Fehim Işık’ın sorumlu yayın yönetmeni olduğuna dair bir belge olmadığını belirten Kılıç, savcılığın basın bürosundan gelen belgenin de bunu desteklediğini ifade etti. Bunun yanısıra dosyada Basın Kanunu’nun 11. Maddesinin de ihlal edildiğini söyledi; kanuna göre sanıklardan başka dosyada tutuklu olan Taşdemir, Temel ve Kocakaya’nın cezaevinden gazeteye yazdıkları mektuplar nedeniyle yargılanmaması gerektiğini ifade etti. Sanıklardan Ömer Ağın’ın Bertolt Brecht’ten yaptığı alıntının iddianameye “örgüt propagandası” olarak yansıdığını da hatırlattı.

Kılıç, tüm bu hususlar ışığında savcılığın esas hakkındaki mütalaasını gözden geçirmesi gerektiğini ve dosyadaki sanıkların cezai sorumluluğuna dair inceleme yapılması gerektiğini ifade etti.

Avukatlar Hatice Ezgi Güngördü, Fikret İlkiz, Rozerin Seda Kip ve Devrim Avcı, dosyaya eklenen evrakları incelemek için süre talep etti.


Sanıklar ve avukatlarına evrakları incelemesi için süre verilmesine ve bir sonraki duruşmanın bir hafta sonra görülmesine karar verildi.


Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride kolluk kuvveti yoktu. Mahkeme başkanı ve savcı mikrofon kullanmadığı için söyledikleri duyulmuyordu.

Duruşmaya Katılım

Sadece gazeteciler katıldı.

Genel Gözlemler

Duruşma saatinde başladı. Mahkeme başkanı bu celse karar vermek istediğini söyledi, avukatlar dosyaya eklenen evrakları incelemek için süre istedi. Mahkeme başkanı buna gerek olmadığını ifade etti. Avukatların bu evrakları incelemek istediklerini söylemesi üzerine, duruşma bir hafta sonraya ertelendi.

Mahkeme başkanının, duruşma başladıktan sonra salona giriş istemediği söylenerek RSF gözlemcisi salona alınmadı.

9. Standing - Oct. 10, 2018


Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Özgür Gündem gazetesinin Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği kampanyası 3 Mayıs 2016’da başlayıp, 7 Ağustos 2016’da sona erdi. Kampanyaya katılan 56 nöbetçi yayın yönetmeninden 49’una soruşturma açıldı. Yayın yönetmenleri İhsan Eliaçık, Melda Onur, Sabahat Tuncel, Ahmet Abakay, Eşber Yağmurdereli, Hasip Kaplan, Işın Eliçin, Kemal Can, Mustafa Sönmez, Uğur Karadaş, Nurcan Baysal hakkında ise takipsizlik kararı verildi.

38 kişi hakkında, TMK 7/2 maddesini içeren “Terör örgütü propagandası yapmak” ve 6/2 maddesini içeren “Terör örgütlerinin bildiri veya açıklamalarını basma veya yayınlamak” iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Savcılığı Basın Suçlarını Soruşturma Bürosu tarafından soruşturma başlatıldı. Açılan soruşturmalardan bir tek oyuncu Deniz Türkali’nin davası zaman aşımı gözetilerek, hakkında düşürme kararı verildi.

İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davalar

İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Şanar Yurdatapan, İbrahim Bodur, Cengiz Baysoy, Hüseyin Tahmaz, Çilem Küçükkeleş, Nadire Mater, Yıldırım Türker, Hasan Cemal, Faruk Balıkçı, Dicle Anter, Derya Okatan, Kumru Başer, Ayşe Batumlu, Jülide Kural, Murat Uyurkulak, Murat Çelikkan, Beyza Üstün, Nevin Erdemir, Hakkı Boltan, Hasan Hayri Şanlı, Tuğrul Eryılmaz, Hüseyin Aykol, Ayşe Düzkan, Ragıp Duran hakkında karar verildi. 24 kişiye toplamda 188 ay 15 gün hapis ve 67 bin TL para cezası verildi. Verilen cezalardan büyük büyük çoğunluğu ertelendi.

Murat Çelikkan dışındaki tüm cezalarda ertelenmeye gitti. Çelikkan 14 Ağustos 2017’de Kırklareli Cezaevi’ne girdi ve 21 Ekim 2017’de tahliye edildi.

Hapis yatan diğer isim ise Ayşe Düzkan oldu. Düzkan İstinaf Mahkemesi’nin 1 yıl 6 aylık hapis cezasını onamasının ardından cezasının infazı için 29 Ocak’ta teslim olarak Bakırköy Kadın Cezaevi’ne konuldu. Daha sonra nakledildiği Eskişehir Açık Cezaevi’nden 12 Haziran 2019’da tahliye oldu.

Yargılananlardan Hasan Hayri Şanlı, Nevin Erdemir, Hüseyin Tahmaz ve Hakkı Boltan hakkında ise beraat kararı verildi.

Baktığı tüm davalarda hızla karar veren İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’si başkanı Fikret Demir, son HSK kararnamesi ile Yargıtay 16. Ceza Dairesi üyeliğine atandı.

Celal Başlangıç’ın yayın yönetmeni olduğu gün yayımlanan bir yazıdan dolayı Ömer Ağın, Cengiz Baysoy’un yayın yönetmenliği yaptığı gün yayımlanan bir yazıdan dolayı İmam Canpolat, Jülide Kural’ın yayın yönetmenliği yaptığı gün yayımlanan yazıdan dolayı İlham Bakır hakkında da dava açıldı. “Örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla yargılanan dava da Canpolat ve Bakır’a 1 yıl 3’er ay hapis cezası verildi. Bakır’ın cezası ertelenirken Canpolat’ın cezasında ertelemeye gidilmedi.

Gazetenin yazarları Mehmet Ali Çelebi ve Hüseyin Bektaş’a da 1 yıl 6’ar ay hapis cezası verildi. Bu cezalarda ertelenmedi.

Özgür Gündem soruşturması kapsamında açılan 37 davanın hepsinde gazetenin Sorumlu Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya da sanık olarak yargılandı. Avukatların talepleri doğrultusunda Kızılkaya’nın dosyaları nöbetçi genel yayın yönetmenlerinin davalarından ayrılarak, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve Özgür Gündem gazetesi ana davası ile birleştirildi.

Bu soruşturmada ilk tutuklamalar Erol Önderoğlu, Ahmet Nesin ve Şebnem Korur Fincancı’ya uygulanmıştı. 20 Haziran 2016’da tutuklanan üç isim 10 gün sonra serbest bırakıldı. Bu üç isim 17 Temmuz 2019’da görülen 11. duruşmada tüm suçlamalardan beraat etti.

Yargılanan nöbetçi yayın yönetmenlerinden Can Dündar, Said Sefa, Veysi Altay’ın davaları devam ediyor.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davalar

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ayrı ayrı görülen DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren, gazeteciler İhsan Çaralan, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Öncü Akgül, Hüseyin Aykol, Ömer Ağın, Celalettin Can’ın duruşmaları mahkeme heyeti tarafından birleştirildi.

Dilşah Kocakaya, Mehmet Şirin Taşdemir, Veysel Kemer, Yüksel Oğuz ise kaldıkları cezaevlerinden gazetede yayınlanmak üzere gönderdikleri yazılardan kaynaklı haklarında dava açıldı. Açılan bu dava da yayın yönetmenleri davası ile birleştirildi.

7 Mayıs 2018 tarihli duruşmada savcı, esas hakkındaki mütalaasını mahkeme heyetine sundu. Davanın 7’nci duruşmasında esas hakkındaki mütalaasını açıklayan duruşma savcısı Ercan Gümüş, gazetenin eski Eş Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykol’un zincirleme şekilde “örgüt propagandası” yaptığını iddia ederek 13 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istemişti.

Savcı Gümüş, kampanyaya katılan Nöbetçi Yayın Yönetmeni olarak katılan DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren, Evrensel yazarları İhsan Çaralan ve Fehim Işık, gazeteciler Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Celalettin Can, Öncü Akgül ile gazetede mektup ve yazıları yayınlanan Ömer Ağın, Dilşah Kocakaya, Mehmet Şirin Taşdemir, Veysel Kemer ve Yüksel Oğuz’un da 7 buçuk yıla kadar cezalandırılmalarını talep etti.



Next Trial: March 28, 2019, 11 a.m.


İstanbul 14. Ağır ceza mahkemesi’nde görülen davanın 9. duruşmasında mahkeme heyeti Murat Özer başkanlığında üye hakimler Mücteba Akkaya ve Ünal Altınöz’den oluştu. Duruşma, gelenlerin isim tespiti ile başladı. Duruşmada ilk olarak Cumhuriyet Savcısı Gümüş söz alarak, mütalaa sundu.

Savcı Gümüş: 7 Mayıs 2018 tarihindeki mütalaamızı tekrar etmekle birlikte sanık sanık Veysel Kemer yönünden ise sanığın savunmasından sonra mütalaa hususunun tekrar değerlendirileceği, bu nedenle eksik hususların giderilmesini mütalaa olunur.

Sanık Ertuğrul Mavioğlu: Önceki celse mütalaaya ilişkin tevsii tahkikat talebimiz vardı. Bu taleplerimizi tekrar ediyorum. Bu taleplerimizin yeniden değerlendirilmesini istiyoruz.

Sanık Faruk Eren: Mütalaaya karşı savunma yapmak için süre talep ediyorum.

Tüm sanıklar müdafii Avukat Özcan Kılıç: Önceki beyanlarımızı tekrar ederiz. Mütalaada çok ciddi hatalar var.

Mahkeme başkanı Özer: Maddi hata olma olasılığı olabilir. Zaten savcı mütalaayı yenileyeceğini mütalaa etti.

Özcan Kılıç: Biz mütalaanın savcıya iadesini istiyoruz.

Sanık Öncü Akgül’ün müdafii Avukatı Ekin Güneş Saygılı: Eksik hususlar giderilsin. Esas hakkında ki savunma yeniden verildiğinde esas hakkında savunma yapacağız. Şu anda bir şey söylemeyeceğim. Meslektaşlarımın beyanlarına katılıyorum.

İhsan Çaralan müdafii Avukat Devrim Avcı Özkurt: Esas hakkında mütalaa verildiğinde savunma yapacağız. (elindeki 9 sayfalık savunmayı ve AİHM içtihatlarını içeren dosyayı mahkeme heyetine sundu. Dosya mahkeme heyeti tarafından kabul edidi)

Ertuğrul Mavioğlu müdafii Avukatı Rozerin Seda Kip: Celse arasında tevsii tahkikat taleplerimizi içeren dosyayı mahkemenize sunmuştuk. Taleplerimizi tekrarladık. Önceki heyet tarafından değerlendirilmeyen taleplerimizin değerlendirilmesini istiyoruz. Esas hakkındaki savunmamızı yeni mütalaa sunulduğunda yapacağız.


Duruşmaya 5 dakikalık ara karar arası verildi. Arada sanık, avukat ve izleyiciler ile gazeteciler duruşma salonundan çıkarıldı.

Duruşma salonu önünde beklenildiği sırada özel güvenlikler duruşma salonunun kapısını çekmek isteyen gazeteciyi engellemek istedi. Güvenlikçiler ile gazeteciler ve izleyiciler arasında ufak tartışma çıktı. Ara karar açıklanmak üzere duruşma salonunun kapısı açıldığı özel güvenlikçiler, mahkeme heyetinin kararı olmamasına rağmen “Salona sadece avukatlar alınacak. Mahkeme heyetinin kararı bu şekilde” dedi. Ancak, uyarılara rağmen salon önünde bekleyen herkes duruşma salonuna girdi.

Herkesin salonda yerini alması üzerine mahkeme heyeti duruşma arasında yazdırdığı ara kararını açıkladı.

Mahkeme heyeti, verdiği kararında savunma için süre taleplerinin kabulüne, Mavioğlu ve avukatı Kip’in tevsii tahkikat talepleri duruşmanın geldiği aşama göz önünde bulundurularak, reddine karar verdi. Kararda, Veysel Kemer’in usulüne uygun alınmış bir savunmasının dosyada bulunmadığı, tercüman eşliğinde savunmasının alınmasına yer verildi. Mahkeme Başkanı Özer, avukatlara dönerek, “Savunma hakkının ihlal edilmesini istemiyoruz” dedi.

Mahkeme, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosuna müzakere yazılarak, her bir gazete hakkında suç tarihi belirtilmek suretiyle, suç tarihlerini kapsar şekilde Özgür Gündem gazetesine ait mevkute beyannamelerinin gönderilmesinin istenmesine, ayrıca gazetelerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu’na teslim tarihlerinin sorulmasına karar verdi.


Duruşma Öncesi

Duruşma için 11.12 saati belirlenmesine rağmen 10 dakika gecikmeli başladı.

Duruşmayı izlemek için HDP Milletvekili Ahmet Şık, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, gazeteciler ve bazı sivil toplum örgütü temsilcisi adliyeye geldi. Duruşma öncesi herhangi bir destek açıklaması yapılmadı.

Duruşmanın başlaması ile izleyiciler duruşma salonuna alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin görüldüğü duruşma salonu orta büyüklükte bir salondu. Sanık gazeteciler ile avukatlar ayrı, İzleyiciler ve gazeteciler için ise ayrı oturma yerleri vardı.

Duruşmaya Katılım

Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve HDP Milletvekili Ahmet Şık, çok sayıda gazeteci duruşmayı izledi. Duruşmaya tutuksuz sanıklar Faruk Eren ile Ertuğrul Mavioğlu katıldı. Duruşmada sanıkların avukatları da hazır bulundu.

Genel Gözlemler

Son HSK kararnamesi ile Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde ki ağır ceza mahkemelerinin başkan ve üyelerinin aksine, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkanı ve üyeleri sanıkları ve avukatları dinledi. Avukatların taleplerini dile getirmesini engellemedi. Ara karar açıklandığı zaman, duruşma günü ve saatini avukatlara göre belirledi. Yer yer avukatlar ve mahkeme başkanı arasında şakalaşmalar bile oldu.

Eren, Işık, Mavioğlu et. al. - Solidarity with Özgür Gündem Trial 10. Standing (Minutes of the Hearing)

Eren, Işık, Mavioğlu et. al. - Solidarity with Özgür Gündem Trial 11. Standing (Minutes of the Hearing)