Fatih Polat

Fatih Polat - Trial for Insulting the President of the Republic

Gazeteci Craig Shaw’ın “Erdoğan ailesi Man Adası ve Malta’daki offshore şirketleri aracılığıyla milyonlarca dolar değerindeki Agdash adlı petrol tankerinin sahibi olmuş” ifadelerine yer verilen “Erdoğan Ailesinin Gizli Offshore Anlaşması” başlıklı haberi 26 Mayıs 2017’de theblacksea.eu’da yayınlandı.

28 Kasım 2017’de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndepartisinin haftalık grup toplantısında Erdoğan’ın kardeşi, oğlu, eniştesi, dünürü ve özel kalem müdürünün Man Adası’na gönderdiği iddia edilen 15 milyon dolara ait swift kodlarını ve transfer dekontlarını kamuoyuyla paylaşmıytı. Craig Shaw’un haberi bu belgeler üzerine yazılmıştı. Shaw yazısında dünyanın farklı ülkelerinde siyasetçilerin ve iş insanlarının uluslararası para transferlerini ortaya koyan Mayıs 2017’de kamuoyuyla paylaşılan Malta Belgeleri’nde Erdoğan ailesinin şirketleri Man Adası ve malta’daki şirketleri hakkında bilgiler olduğunu yazmıştı. Malta Belgeleri TheBlackSea.eu, Der Spiegel, Le Soir, Mediapart, NRC, El Mundo, Dagens Nyheter, Expresso, L’Espresso, Falter ve Politiken gibi medya kuruluşlarının kurduğu European Investigative Collaborations (EIC) gazetecilik ağının bir projesiydi ve Mayıs 2017’de kamuoyuyla paylaşılmıştı.

Fatih Polat, 28 Mayıs 2017’de evrensel.net’teki köşe yazısında bu haberi “Erdoğan ailesiyle ilgili bu iddialara muhatapları ne diyor?” başlığıyla aynen yayınladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatının şikayeti üzerine, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Fatih Polat hakkında “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla soruşturma başlattı.

Fatih Polat, soruşturma kapsamında 4 Ağustos 2017’de savcılığa ifade verdi. Polat, Craig Shaw’in haberinde herhangi bir hakaret ifadesi bulunmadığını, yazısının başlığındaki sorusunun da hakaret içermediğini belirterek, “Soru sormayı bıraktığınız zaman, gazeteciliği de bırakmış oluyorsunuz. Sorumun arkasındayım” dedi.

Cumhuriyet Savcısı Aykut Çelik’in hazırladığı 24 Ekim 2018 tarihli iddianamede Recep Tayyip Erdoğan müşteki olarak yer alıyor.

Savcı, Fatih Polat’a “Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret” (Türk Ceza Kanunu 299/1,2 ve 53/1) suçlamasını yöneltiyor.

Altı sayfalık iddianame Erdoğan’ın avukatı aracılığı ile yaptığı şikayet üzerine evrensel.net’te 29 Mayıs 2017’de yayımlanan haberin incelendiği ifadesiyle başlıyor.

Fatih Polat’ın aslında 28 Mayıs 2017’de internet sitesinde yayımlanan “Erdoğan ailesiyle ilgili bu iddialara muhatapları ne diyor?” başlıklı yazısı iddianameye kopyalanmış.

Yazının sonunda yer alan Craig Shaw’a ait “Haberde adı geçenlere konuyla ilgili sorduğumuz sorulara yanıt verilmedi” cümlesi ile Fatih Polat’ın “Haber böyle. Acaba muhatapları bu iddialara ne diyor?” şeklindeki son cümlesi ise iddianamede yok.

Yaklaşık beş sayfanın ayrıldığı yazının sonunda savcı, Fatih Polat’ın “elinde somut belge olmadığı halde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kamu imkanları karşılığında bazı yakınlarının üzerinden Azeri işadamı Mübariz Mansimov’dan para, mal veya mülk gibi menfaat algdığını iddia ettiğini” öne sürüyor.

Fatih Polat, iddianamede yer verilen savunmasında yazının dış medyada yayımlandığını anlatarak “Bir gazeteci olarak cumhurbaşkanı ve ailesi ile ilgili olarak dış basında çıkan haberle ilgili soru sorma hakkımı kullandım, hakaret etmedim, iftirada bulunmadım, sadece habercilik yaptığımı düşünüyorum” diyor.

Savcı, “iftira ve hakaret niteliğindeki yazıların başka bir haberden alınmasının önemli olmadığını” söylerken “iddiaları mesnetsiz olarak aynen yayınlayanlar da aynı iftirayı ya da hakareti yapmış gibidir” iddiasında bulunuyor.

Haberde “somut belgenin gösterilmediğini” öne sürüyor. Fatih Polat’ın üzerine atılı suçu” alenen işlediği” iddiasıyla yargılanmasını ve cezalandırılmasını talep ediyor.

Yargılama Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başladı.

7 Şubat 2019’daki ilk duruşmada Fatih Polat’ın avukatı Devrim Avcı Özkurt, söz konusu yazının Günlük Evrensel Gazetesi’nin internet sitesinde yayınlandığını, bu nedenle Polat’ın basın kanunu kapsamında yargılanması gerektiğini, bu konuda görevli mahkemenin Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi olduğunu belirtti. Görevsizlik kararı verilerek dosyanın Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etti.

Mahkeme başkanı Aysel Sevcan, Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin sadece basın ile ilgili suçlarla görevli olduğunu, dava konusu yazının gazetede değil internet sitesinde yayınladığını belirtti. Bu nedenle talebi reddetti.

Fatih Polat, bu duruşmadaki savunmasında 1Köşemde yer verdiğim yazı, bir haberdir ve hakaret içermemektedir. Benim bu habere yer verdiğim köşemin başlığı da, hakaret içermeyen bir sorudan ibarettir” dedi.

“Yüzlerce yıllık basın tarihinde gazeteciliğe dair çok şey değişti. Ama şu gerçek, dün de, bugün de, yarın da kulağımıza küpedir.

“Gazetecilik soru sormakla başlıyor. Soru sormayı bıraktığınız zaman gazeteciliği de bırakmış oluyorsunuz. Soru sormaya devam edeceğim.”

Savunmanın ardından söz verilen avukat Devrim Avcı Özkurt, “Makaleyi yazan kişi sorular sormakta. Makalenin hiçbir yerinde Recep Tayyip Erdoğan ismi geçmiyor, ‘Erdoğan ailesi’, ‘Türkiye’nin en güçlü ailesi’ ifadeleri yer alıyor. Bu bir eleştiridir” dedi.

Erdoğan’ın avukatı Abdulsamet Aydın’ın sunduğu davaya katılma talebi kabul edildi.

14 Mayıs 2019’daki ikinci duruşmada Fatih Polat’ın avukatı Devrim Avcı Özkurt, theblacksea.eu sitesine, Craig Shaw’ın yazısının Türkiye’den erişebilir olduğuna dair belgeleri ve Article 19’un sunduğu uzman mütalaasını mahkemeye sundu.

Craig Shaw’ın, Fatih Polat’ın yargılanmasına konu olan haberi ile 2018 Avrupa Basın Ödülü ve İngiltere Gazetecilik Ödülü’ne aday gösterildiğini belirtti.

Mahkeme başkanı, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’na müzekkere yazılarak Polat’ın yazısına konu olan haberin yayınlandığı theblacksea.eu sitesinin uluslararası gazetecilik yapan yasal bir site olup olmadığının ve Craig Shaw’ın gazeteci olup olmadığının sorulmasına dair mahkemeye görüş bildirmesinin istenmesine karar verdi.

17 Eylül 2019’deki 3. duruşmada, mahkemenin Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’ndan (TGS) Polat’ın yazısında alıntığı yaptığı haberin yayınlandığı theblacksea.eu sitesinin uluslararası gazetecilik yapan yasal bir site olup olmadığı ve Craig Shaw’ın gazeteci olup olmadığına dair istediği görüş geldi. Her iki kurum da theblacksea.eu’nun yasal bir haber sitesi ve Shaw’un gazeteci olduğunu teyit etti.

3. Standing - Sept. 17, 2019


Gazeteci Craig Shaw’ın “Erdoğan ailesi Man Adası ve Malta’daki offshore şirketleri aracılığıyla milyonlarca dolar değerindeki Agdash adlı petrol tankerinin sahibi olmuş” ifadelerine yer verilen “Erdoğan Ailesinin Gizli Offshore Anlaşması” başlıklı haberi 26 Mayıs 2017’de theblacksea.eu’da yayınlandı.

28 Kasım 2017’de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin haftalık grup toplantısında Erdoğan’ın kardeşi, oğlu, eniştesi, dünürü ve özel kalem müdürünün Man Adası’na gönderdiği iddia edilen 15 milyon dolara ait swift kodlarını ve transfer dekontlarını kamuoyuyla paylaşmıştı. Craig Shaw’un haberi bu belgeler üzerine yazılmıştı.

Shaw yazısında dünyanın farklı ülkelerinde siyasetçilerin ve iş insanlarının uluslararası para transferlerini ortaya koyan Malta Belgeleri’nde Erdoğan ailesinin şirketleri Man Adası ve Malta’daki şirketleri hakkında bilgiler olduğunu yazmıştı. Malta Belgeleri TheBlackSea.eu, Der Spiegel, Le Soir, Mediapart, NRC, El Mundo, Dagens Nyheter, Expresso, L’Espresso, Falter ve Politiken gibi medya kuruluşlarının kurduğu European Investigative Collaborations (EIC) gazetecilik ağının bir projesiydi ve Mayıs 2017’de kamuoyuyla paylaşılmıştı.

Fatih Polat, 28 Mayıs 2017’de Evrensel gazetezinin haber sitesindeki köşe yazısında bu haberi “Erdoğan ailesiyle ilgili bu iddialara muhatapları ne diyor?” başlığıyla aynen yayınladı.

Fatih Polat, savcı Aykut Çelik’in hazırladığı 24 Ekim 2018 tarihli iddianameyle bu yazı nedeniyle “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla yargılanıyor.

Davanın 3. duruşması 14 Kasım 2019 günü saat 9.30’ görülecek.



Next Trial: Nov. 14, 2019, 9:30 a.m.


Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma, başlama saati olarak duyurulan 09:40’da başladı.

Mahkeme başkanı Aysel Sevcan seri bir şekilde önceki celse ara kararında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’ndan (TGS) istenmesine karar verdiği görüşlerin dosyaya geldiğini söyledi. Katılan vekilinin UYAP üzerinden mazeret dilekçesi verdiğini açıkladı.

Mahkeme başkanı, TGC ve TGS’den Polat’ın yazısına konu olan haberin yayınlandığı theblacksea.eu sitesinin uluslararası gazetecilik yapan yasal bir site olup olmadığının ve Craig Shaw’ın gazeteci olup olmadığına dair görüş istemişti.

İki kurum da Craig Shaw’un gazeteci olduğuna ve blacksea.eu sitesinin uluslararası gazetecilik kriterlerine uygun bir yayın yaptığına dair yazı gönderdi.

Ardından söz alan Fatih Polat’ın avukatı Devim Avcı, “Bizim araştırmamızı istediğimiz başka bir durum yoktur. Yazılı savunma hazırlamamız için süre talep ediyoruz” dedi.

Fatih Polat ise “Eski savunmalarımı tekrar ediyorum. Bir dahaki celse ayrıntılı savunmamı yapacağım” dedi.


Davanın 2. duruşmasında Fatih Polat’ın avukatı Devrim Avcı Özkurt, theblacksea.eu sitesine ve Craig Shaw’un yazısının Türkiye’den erişebilir olduğuna dair belgeleri ve bu konuda Article 19’un(1) sunduğu uzman mütalaasını mahkemeye sunmuştu. Mahkeme uzman mütalaasını kabul etti ve dosyaya ekleme kararı verdi.

Bir sonraki duruşmanın 14 Kasım 2019 günü saat 09:30’da yapılmasına karar verildi.

(1) Article 19 ifade özgürlüğünü ve bilgiye erişim özgürlüğünü korumak ve desteklemek için faaliyet gösteren uluslararası bağımsız bir insan hakları kuruluşu.


Duruşma Öncesi

Bakırköy Adliyesi diğer adliye binalarına göre kolay bir bina. Girişteki güvenlik bariyerlerinden sorunsuz bir şekilde geçilebiliyor. Aynı şekilde Çağlayan Adliyesi’nde olduğu gibi salon önlerinde ikinci güvenlik bariyerleri bulunmuyor. Bu yüzden salon önündeki bekleyişlerde gerginlikler yaşanmıyor.

Duruşma öncesi, tutuksuz yargılanan Evrensel gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat ve davayı izlemek isteyen basın mensupları salon önünde sohbet ediyorlardı. 09:40’da başlayacağı bildirilen duruşma tam saatinde başladı.

Mahkeme salonu koşulları

Mahkemenin görüleceği duruşma salonu yargılamanın yapılabileceği bir duruşma salonuna benzemiyordu. Salonun dört bir tarafı mutfak dolaplarını andıran mobilyalarla kaplı olup, gelişigüzel şekilde klasörler her yerdeydi. Sanıkların, izleyenlerin ve avukatların oturduğu sandalyeler dahi içiçe geçmiş durumdaydı. Duruşma salonuna benzemeyen karmakarışık bir salonda dava görüldü.

İzleyenler olarak içerde 7-8 kişi vardı.

Duruşmaya katılım

Duruşmaya dava kapsamında tutuksuz yargılanan Fatih Polat, vekili Devrim Avcı Özkurt ve avukat Gamze Gökoğlu Şimşek katıldı.

Basın mensubu olarak Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24), Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) duruşmayı izledi.

2. Standing - May 14, 2019


Gazeteci Craig Shaw’ın “Erdoğan ailesi Man Adası ve Malta’daki offshore şirketleri aracılığıyla milyonlarca dolar değerindeki Agdash adlı petrol tankerinin sahibi olmuş” ifadelerine yer verilen “Erdoğan Ailesinin Gizli Offshore Anlaşması” başlıklı haberi 26 Mayıs 2017’de theblacksea.eu’da yayınlandı.

28 Kasım 2017’de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin haftalık grup toplantısında Erdoğan’ın kardeşi, oğlu, eniştesi, dünürü ve özel kalem müdürünün Man Adası’na gönderdiği iddia edilen 15 milyon dolara ait swift kodlarını ve transfer dekontlarını kamuoyuyla paylaşmıştı. Craig Shaw’un haberi bu belgeler üzerine yazılmıştı.

Shaw yazısında dünyanın farklı ülkelerinde siyasetçilerin ve iş insanlarının uluslararası para transferlerini ortaya koyan Malta Belgeleri’nde Erdoğan ailesinin şirketleri Man Adası ve Malta’daki şirketleri hakkında bilgiler olduğunu yazmıştı. Malta Belgeleri TheBlackSea.eu, Der Spiegel, Le Soir, Mediapart, NRC, El Mundo, Dagens Nyheter, Expresso, L’Espresso, Falter ve Politiken gibi medya kuruluşlarının kurduğu European Investigative Collaborations (EIC) gazetecilik ağının bir projesiydi ve Mayıs 2017’de kamuoyuyla paylaşılmıştı.

Fatih Polat, 28 Mayıs 2017’de Evrensel gazetezinin haber sitesindeki köşe yazısında bu haberi “Erdoğan ailesiyle ilgili bu iddialara muhatapları ne diyor?” başlığıyla aynen yayınladı.

Fatih Polat, savcı Aykut Çelik’in hazırladığı 24 Ekim 2018 tarihli iddianameyle bu yazı nedeniyle “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla yargılanıyor.

Davanın bir sonraki duruşması 17 Eylül 2019’da görülecek.



Next Trial: Sept. 17, 2019, 9:40 a.m.


Fatih Polat’ın avukatı Devrim Avcı Özkurt, theblacksea.eu sitesine, Craig Shaw’ın yazısının Türkiye’den erişebilir olduğuna dair belgeleri ve Article 19’un sunduğu uzman mütalaasını mahkemeye sundu.

Craig Shaw’ın, Fatih Polat’ın yargılanmasına konu olan haberi ile 2018 Avrupa Basın Ödülü ve İngiltere Gazetecilik Ödülü’ne aday gösterildiğini belirtti.


Mahkeme başkanı, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’na müzekkere yazılarak Polat’ın yazısına konu olan haberin yayınlandığı theblacksea.eu sitesinin uluslararası gazetecilik yapan yasal bir site olup olmadığının ve Craig Shaw’ın gazeteci olup olmadığının sorulmasına dair mahkemeye görüş bildirmesinin istenmesine karar verdi.

Katılan Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatının vekilinin mazeretini kabul etti.

Davaya 17 Eylül 2019 günü saat 9:40’ta devam edilecek.


Duruşma Öncesi

Duruşma salonuna girişte bir bariyer yoktu. Hepsi gazeteci olan izleyicilerin salona girişinde sorun yaşanmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu küçük bir oda şeklindeydi. Seyirciler için ayrılan üç sandalye yeterli olmadı. İzleyiciler odadaki diğer sandalyelere oturdu.

Duruşmaya Katılım

Fatih Polat iki avukatı ile duruşmaya katıldı. Katılan vekili mazeret bildirerek duruşmaya katılmadı. Duruşmayı Sınır Tanımayan Gazeteciler, Türkiye Gazeteciler Sendikası’ndan temsilciler ile gazeteci meslektaşlarından oluşan 12 kişi takip etti.

Genel Gözlemler

Duruşma kısa sürdü. Mahkeme başkanı avukatları dinledi.

1. Standing - Feb. 7, 2019


Gazeteci Craig Shaw’ın “Erdoğan milyonlarca dolar değerindeki Agdash adlı petrol tankerinin sahibi olmuş” ifadelerine yer verilen ailesi Man Adası ve Malta’daki offshore şirketleri aracılığıyla “Erdoğan Ailesinin Gizli Offshore Anlaşması” başlıklı haberi 26 Mayıs 2017’de theblacksea.eu’da yayınlandı.

Fatih Polat, 28 Mayıs 2017’de evrensel.net’teki köşe yazısında bu haberi “Erdoğan ailesiyle ilgili bu iddialara muhatapları ne diyor?” başlığıyla aynen yayınladı.

Fatih Polat, savcı Aykut Çelik’in hazırladığı 24 Ekim 2018 tarihli iddianameyle bu yazı nedeniyle “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla yargılanıyor.



Next Trial: May 14, 2019, 9:35 a.m.


Duruşma başında Fatih Polat’ın avukatı Devrim Avcı Özkurt, söz konusu yazının Günlük Evrensel Gazetesi’nin internet sitesinde yayınlandığını, bu nedenle Polat’ın basın kanunu kapsamında yargılanması gerektiğini, bu konuda görevli mahkemenin Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi olduğunu belirtti. Görevsizlik kararı verilerek dosyanın Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etti.

Mahkeme başkanı, Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin sadece basın ile ilgili suçlarla görevli olduğunu, dava konusu yazının gazetede değil internet sitesinde yayınladığını belirtti. Bu nedenle talebi reddetti.

Fatih Polat, yazılı olarak da sunduğu savunmasını okudu ayrıca söz konusu habere dair 121 sayfalık 13 delilden oluşan dosyayı da hakime sundu.

Fatih Polat’ın beyanında şu ifadeler yer aldı:

“Davaya konu, Evrensel gazetesinin internet sitesinde, ‘Erdoğan ailesiyle ilgili bu iddialara muhatapları ne diyor?’ başlığıyla 28 Mayıs 2017 tarihinde yayınlanan köşe yazımın girişi şöyleydi: “’theblacksea.eu sitesinde önceki gün Erdoğan ailesiyle ilgili önemli iddiaların yer aldığı bir haber yayınlandı. Craig Shaw’ın imzasını taşıyan haberi, Türkiye’deki okurlar açısından da önemini dikkate alarak köşemde olduğu gibi yayınlıyorum.’

“Ardından da, Shaw’in ‘Erdoğan Ailesinin Gizli Offshore Anlaşması’ başlıklı haberine yorumsuz olarak yer vermiştim.

“Yazımın başlığında, hakaret içermediği açık olan bir soru vardı ve yanıt önce savcılıktan sonra da, iddianamenin kabulüyle mahkemeden geldi.
Köşemde yer verdiğim haber görece uzun olduğu için, beyanım bağlamında özet olarak hatırlatacağım.

“26 Mayıs 2017 tarihini taşıyan haber, ‘Malta Files, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ailesi ile Sıtkı Ayan ve Azeri iş adamı Mübariz Mansimov arasındaki milyon dolarlık petrol tankeri ortaklığını ortaya çıkarıyor’ spotuyla başlıyor ve şöyle devam ediyor:

‘Erdoğan ailesi, Man Adası ve Malta’daki offshore şirketleri aracılığıyla milyonlarca dolar değerindeki Agdash adlı petrol tankerinin sahibi olmuş. Petrol tankeri için yapılan anlaşmaya aracılık edenler ise İstanbul’da kurulu Palmali Group’un sahibi Azeri-Türk iş adamı Mübariz Mansimov Gurbanoğlu ve Erdoğan’ın yakın dostu SOM Petrol’ün sahibi iş adamı Sıtkı Ayan. Malta Files belgelerine göre Ayan 2008’de yedi milyon, Mansimov ise 2008’den beri Erdoğan ailesine gemi için yaklaşık 23 milyon dolar ödemiş.’

“Haberde, ‘Ekim 2008’de Erdoğanlar Man Adası’nda kurulu ‘Bumerz Limited’ adlı aile şirketleri üzerinden Mübariz Mansimov’un petrol tankeri Agdash’ı aldı. ‘Bumerz’ şirketinin adı, Tayyip Erdoğan’ın oğlu Burak Erdoğan, kardeşi Mustafa Erdoğan ve eniştesi Ziya İlgen’in adlarının bir araya getirilmesiyle oluşuyor’ deniliyor.

“Haberde, Mansimov, 2007 yılında petrol tankeri Agdash’ı Rusya devletinin iştiraki olan United Denizcilik’e sipariş ettiği ve inşaat masraflarının bir kısmını ödemek için de Letonya’da bulunan Parex Bank’tan 18,4 milyon dolarlık kredi istediği belirtiliyor.

“Aynı dönemde Erdoğan’ın eniştesi Ziya İlgen’in, Man Adası’nda Bumerz Limited adlı şirketi kayıt ettirdiği, Agdash’ın da 2007’nin sonbaharında Mansimov’a teslim edildiği ifade ediliyor. Ekim 2008’de ise Erdoğan ailesi, Bumerz Limited şirketi üzerinden Agdash’ın kayıtlı olduğu Malta’da kurulu ‘Pal Shipping Trader One’ adlı şirketin tüm hisselerini aldığı ve böylece inşa edildiğinde değeri 25 milyon dolar olan tankerin gerçek sahibi haline geldiği dile getiriliyor.

Man Adası sicil kayıtlarına göre, hisselerin Erdoğanlar’a transferinden bir gün sonra, 24 Ekim 2008’de Parex Bank Mansimov’un Agdash için bir sene önce istediği 18,4 milyon dolarlık krediyi Bumerz şirketine vermeye karar verdiği, ancak Erdoğan ailesinin bu kredinin tek kuruşunu bile bankaya geri ödemediği; çünkü Mansimov’un, Erdoğan ailesinden gemiyi yedi yıllığına kiralayıp krediyi onlar adına geri ödediği ifade ediliyor.’

“Ve haberin altında, belgeleri de İngilizce olarak yer alıyor. Toplam 121 sayfalık, 13 İngilizce belgeyi size ekte numaralandırılmış olarak sunuyorum. Hangi numaralı belgenin, ne anlama geldiğinin, Türkçe açıklamasını da yine savunmamın ekinde bulacaksınız.

“Buradan iddianameye dönüyorum. İddianame savcısı, haberin tamamını aktardıktan sonra, ‘İftira ve hakaret niteliğindeki yazıların başka bir haberden alınmış olup olmaması önemli değildir. İçindeki iddiaları mesnetsiz olarak aynen yayınlayanlar da, aynı iftirayı ya da hakareti yapmış gibidir. Aksi halde herkes beğenmediği kişiler aleyhine böyle bir yazıyı kendisi yazar, ya da tanıdığı birisine yazdırır, sonra da dışarıdaki bir yerde yayınlattırabilir’ diyor.

“5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/2. maddesi şöyle diyor: ‘Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.’

“Basın ve ifade özgürlüğüne ilişkin davaların iddianamelerinde ‘lehte’ delil olgusu artık bir nostalji haline geldiği için, hakkımda açılan bu davanın iddianamesinde de bunun olmamasını pek yadırgamadım. Ancak iddianame savcısı, aleyhte tek bir delil de sunmuyor. Köşemde yer verdiğim haberi aktardıktan sonra, ‘mesnetsiz’ iddialar diyor. Bunu hangi somut delile dayalı olarak söylüyor, savcı haberdeki hangi cümleyi çürütüyor da, bu ifadeyi kullanıyor anlayamıyoruz. Aleyhte tek bir delil de sunmamış olan savcı, onun yerine şüphe uyandırmaya yönelik bir ihtimal senaryosunu önümüze koyma yoluna giderek, ‘herkes beğenmediği kişiler aleyhine böyle bir yazıyı kendisi yazar, ya da tanıdığı birisine yazdırır, sonra da dışarıdaki bir yerde yayınlattırabilir’ diyor.

“Bir savcı, mahkum ettirmek istediği bir gazeteci karşısında, böyle tuhaf bir senaryo kuramaz, bunu ancak gerçek ise, kanıtı ile birlikte ortaya koymalıdır.
Craig Shaw, benzer araştırma haberlerine imza atmış, bilinen bir gazetecidir. Benim davamın gerekçesi yapılan haberi de, hala online olarak yayında ve 7-8 Avrupa gazetesinde de aynı anda olduğu gibi yayınlandı.

“Bağlıyorum. Köşemde yer verdiğim yazı, bir haberdir ve hakaret içermemektedir. Benim bu habere yer verdiğim köşemin başlığı da, hakaret içermeyen bir sorudan ibarettir.

“Yüzlerce yıllık basın tarihinde gazeteciliğe dair çok şey değişti. Ama şu gerçek, dün de, bugün de, yarın da kulağımıza küpedir.

“Gazetecilik soru sormakla başlıyor. Soru sormayı bıraktığınız zaman gazeteciliği de bırakmış oluyorsunuz. Soru sormaya devam edeceğim.”

Savunmanın ardından söz verilen avukat Devrim Avcı Özkurt, Polat’ın savunmasına katıldığını belirtti. Esas hakkındaki beyanlarını yazılı sunacaklarını belirterek şöyle konuştu:

“Söz konusu haber Avrupa’da 7-8 ülkede yayınlanmış, yurtdışında okunmuş durumda. Hala internet sitesinde görülebiliyor. Ancak Türkiye’de yayınlanması durumunda müvekkilim böyle bir dava ile karşı karşıya kaldı. Dolayısıyla haberin yurtdışında okunabilmesi ancak Türkiye’de okunanamaması hali bir nevi sansürdür.

Makaleyi yazan kişi sorular sormakta. Makalenin hiçbir yerinde Recep Tayyip Erdoğan ismi geçmiyor, ‘Erdoğan ailesi’, ‘Türkiye’nin en güçlü ailesi’ ifadeleri yer alıyor. Bu bir eleştiridir.

“Örneğin Cumhurbaşkanı Erdoğan, Times dergisinin ‘Dünyadaki güçlü liderler’ kapağına çıkmıştı. Bu haberler medyada yer aldı. Övgü olanlar yayınlanıyor ancak eleştirel bir haber olduğunda hemen hakaret sıfatı yapıştırılıyor. Bu durum Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları ile Yargıtay içtihatlarına aykırıdır. Zira Yargıtay’ın ifadesiyle, siyasiler kendilerine yönelen alkışlar kadar sert eleştirilere de katlanmak zorundadır.

“Siyasilere yönelik eleştirilerin daha acımasız, daha sert olacağına dair sayısız mahkeme kararı var.”

Avukat, Fatih Polat’ın beraatını talep etti.

Erdoğan’ın avukatı Abdulsamet Aydın, davaya katılma talebini iletti. Fatih Polat ve avukatlarının savunmalarını kabul etmediğini söyledi.

“Haber, yazı ve röportajın aynen aktarılması durumunda da ilk söyleyen kişi kadar aktaran kişinin de sorumluluğu bulunmaktadır. Doktrin ve Yargıyay kararlarında da bu açık şekilde görülmekte. Söz konusu yazı müvekkilim kişilik haklarına saldırdı mahiyetinde olup, bu nedenlerle sanığın TCK 299/2 gereğince cezalandırılmasını talep ediyorum.”
Fatih Polat’ın avukatlarından Gülşah Kaya, “Türkiye’nin en güçlü ailesi sözünde hakaret kastı olmadığını, fiilden zarar görme durumunun da bulunmadığını belirterek katılma talebini kabul etmediklerini söyledi.

Mahkeme başkanı, “Müştekinin suçtan zarar görmesi ihtimaline binaen” katılma talebini kabul etti.

Avukat Gülşah Kaya, Fatih Polat’ın aynen yayınladığı yazının orijinal sitede Türkçe olarak halen ulaşılabilir olduğunu belirtti. Siteye erişim olmadığını vurgulayarak cep telefonundan ulaştığı yazıyı hakime gösterdi.

Hakim, iddianamede yazının orijinalinin Türkçe olduğunun anlaşılmadığını belirtti. theblacksea.eu sitesinin gazetecilik sitesi olduğuna dair belge olup olmadığını sorarken “Fuat Avni gibi mesele olmasın” dedi. Fatih Polat’ın avukatları, sitenin uluslararası gazeteci platformu olduğunu belirterek belgeyi sunacaklarını söyledi.


Mahkeme, sanık müdafilerine sunacaklarını belirttikleri belge ve kararları sunmaları için süre verilmesine, sanığın sunduğu İngilizce belgelerin mahkemece incelenmesine, çeviri yapılması konusunda diğer belgeler geldikten sonra karar verilmesine, sanık avukatlarının görevsizlik konusundaki talebinin reddine dair itiraz hakkı bulunduğunun ihtarına karar verdi.
Bir sonraki duruşma 14 Mayıs 2019 saat 09:35’te.


Duruşma Öncesi

Duruşma salonuna çıkan koridorda ya da duruşma salonu önünde barikat ya da engel yoktu. Duruşmayı izlemeye gelenler salon önünde bekledi. Duruşma sırası geldiğinde, salonun küçük olması nedeniyle mübaşir hakim ile görüştü, bekleyen herkes duruşma salonuna alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu küçük, etrafta dosyaların yer aldığı dolaplar olan bir salondu. Seyirciler için üç sandalye ayrılmıştı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Günlük Evrensel Gazetesi yazarları Nuray Sancar, Ceren Sözeri ve Ercüment Akdeniz, gazeteciler Mehveş Evin, Tunca Öğreten, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan, EMEP Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi Levent Tüzel, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş ve duruşmayı haberleştirmek üzere iki gazeteci ile Polat’ın üç avukatı takip etti. Müşteki Recep Tayyip Erdoğan’ın katılmadığı duruşmada avukatı olarak Abdulsamet Aydın vardı.

Genel Gözlemler

Duruşma öncesi mübaşir, salonun küçük olması nedeniyle herkesin alınıp alınmaması hususunu hakime soracağını belirtti. Bekleyen herkes salona alındı. Mahkeme başkanı kadındı. Hakimin izleyicilere tavrı samimiydi. Duruşma salonunun kapısı açıktı.

Faith Polat’ın ek olarak sunduğu İngilizce belgeler ile ilgili çeviri yapılmasına dair karar verirken Fatih Polat belgelerin ne ile ilgili olduğuna dair Türkçe notların olduğunu söyledi. Bunun üzerine hakim Fatih Polat’ın yanına gelerek bu belgeleri göstermesini istedi. Avukat Gülşah Kaya, söz konusu haberin hala erişilebilir olduğunu da hakimin yanına gidip telefonundan haberi göstererek anlattı. Hakim, haberin yayınladığı sitenin ne olduğu, sitede hangi dile yayınlandığı gibi sorular yöneltti. Konuyu anlamak ister görünüyordu, yanıtları dinledi.

Bir sonraki duruşma tarihini belirlerken dosyayı incelemesi gerektiğini, yoğun olduğunu belirterek, ileri bir tarih vermeyi önerdi, seçimlerden sonraya bir tarih verdi.

Fatih Polat - Trial for Insulting the President of the Republic (Indictment)

Fatih Polat - Trial for Insulting the President of the Republic (Defense)

Fatih Polat - Trial for Insulting the President of the Republic 1. Standing (Minutes of the Hearing)

Fatih Polat - Trial for Insulting the President of the Republic 2. Standing (Minutes of the Hearing)

Fatih Polat - Trial for Insulting the President of the Republic 3. Standing (Minutes of the Hearing)

Fatih Polat - Trial for Phone Call Between Gökçek and Kuzu

Günlük Evrensel Gazetesi’nde dönemin Ankara Büyükşehir belediye Başkanı Melih Gökçek’in dönemin Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu arasında geçen telefon görüşmesine dair 22 Şubat 2010’da bir haber yayımlandı.

Bu telefon görüşmesinde Melih Gökçek karşı karşıya olduğu olası bir ceza için Burhan Kuzu’dan yardım istiyor. Sosyal medyaya ve yazılı basına yansıyan konuşmadan 2009 yılının Haziran ayında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Gökçek hakkında ABD Büyükelçiliği’ni çevreleyen yapılaşmaya ilişkin yargı kararını uygulamadığı için “görevini kötüye kullanma” gerekçesiyle soruşturma başlattığı anlaşılıyor. Gökçek, telefon görüşmesinde TCK’nın 240. maddesiyle yargılandığını ifade ediyor. Aslında 2005’te değiştirilen 765 sayılı TCK’daki maddeyi anıyor. Yeni TCK’da bu suç 257. Madde’de düzenlenmişti. Bu maddede şöyle deniyor: “Yasada yazılı hallerden başka hangi nedenle olursa olsun görevini kötüye kullanan memur derecesine göre bir yıldan üç yıla kadar hapsolunur”. Gökçek, Kuzu’dan kanunda değişiklik yaptırarak ceza miktarını 6 aya indirmesini rica ediyor.

Evrensel’deki haber için Melih Gökçek’in şikayeti üzerine soruşturma başlatıldı.

Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Ülgünar, 6 Nisan 2010 tarihinde hazırladığı iddianamesinde Türk Ceza Kanunu 132 2-4 “Kişiler Arasındaki Haberleşmenin Gizliliğini Alanen İfşa Etme” suçlamasında bulundu.

5 Temmuz 2012’de çıkan basın affıyla Fatih Polat hakkında açılan kovuşturma ertelendi. Ancak üç yıl içinde başka bir suç işlediği gerekçesiyle kovuşturma yeniden başladı.

Cumhuriyet Savcısı Hasan Ülgünar’ın hazırladığı 6 Nisan 2010 tarihli iddianamede dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek şikayetçi olarak yer alıyor.

İddianamede Fatih Polat’a “Kişiler Arasındaki Haberleşmenin Gizliliğini Alanen İfşa Etme” suçlaması yöneltiliyor. (Türk Ceza Kanunu 132/2-4, 53/1-2 Mad. Gereğince)

2 sayfalık iddianamede Fatih Polat’ın sorumlu yazıişleri müdürü olduğu Günlük Evrensel gazetesinin 22 Şubat 2010 tarihinde çıkan yazının incelendiği söyleniyor.

Savcı, “Vekilleri fitiller bu işi çözerim” başlıklı yazı bütün olarak okunup değerlendirildiğinde haber verme ve ifade özgürlüğünün sınırları aşılarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olan şikayetçi İbrahim Melih Gökçek ile TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan KUZU’nun yaptıkları telefon görüşmesinin kişiler arasındaki haberleşmeyi, içeriğinin izin alınmaksızın basın ve yayın yoluyla yayınlanarak haberleşmenin gizliliğinin ihlal edildiği saptanmıştır” kanaatinde bulunuyor.

Fatih Polat’ın bir paragrafta özetlenen beyanında ise, Gazete’nin sorumlu yazı işleri müdürü olduğunu, bu telefon görüşmesini 21 Şubat 2010 tarihli Akşam Gazetesi’nde, internet gazetesinde ve birçok internet sitesinde önceki tarihlerle haber olarak geçildiğini, haber değeri olması nedeniyle kendisinin yayınladığı açıklanıyor.

Savcı 5187 sayılı kanun gereğince eser sahibinin belli olmadığı durumlarda yazı işleri müdürünün cezai sorumluluğu olduğunu belirtiyor.
Fatih Polat’ın sevk maddelerince yargılanıp cezalandırılmasını istiyor.

Yargılama İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde gerçekleşti.

13 Eylül 2018’deki ikinci duruşmada savunma yapan Polat, haberin Evrensel’de yayımlanmasından bir gün önce Akşam Gazetesi’nde de yayımlandığını söyledi. Söz konusu kayıtların daha pek çok yerde haber olduğuna dikkat çeken Polat, ABD’de Başkan Richard Nixon’un istifasıyla sonuçlanan Watergate Skandalını hatırlattı:

“Ses kayıtları kişilerin görüşme ve özel hayatına ilişkinse gazeteci bunu haberleştirmez. Ancak kayıtta, seçilmiş ve atanmış kişilerin kamuyu ilgilendiren iletişimi söz konusuysa gazeteci bunu haber yapar.”

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) bildirgesini de hatırlatan Polat, gazetecinin halkı ilgilendiren olayları aktarma hakkına sahip olduğunu söyledi, “Biz bunları mesleğimiz gereği yerine getiririz. Sonrasında başımıza ne gelirse eyvallah” diyerek savunmasını bitirdi.

Polat’ın avukatı Devrim Avcı da, “ifşa etme” ifadesinin “kamuya açıklama, aktarma” anlamına geldiğini belirterek, “Zaten Evrensel’in haberinden önce kamuoyunun bildiği bir şey yeniden kamuoyuna ifşa edilmez” dedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme, haberin çıktığı 22 Şubat 2010 tarihinden önce Evrensel gazetesinde davaya konu haberle ilgili yayın yapılıp yapılmadığı hususunda dosyanın bilişim uzmanı bilirkişiye gönderilmesine karar verdi.

6 Aralık 2018’deki üçüncü duruşmada bilirkişi raporu gelmediği görüldü.

7 Mart 2019’daki dördüncü duruşmaya gelen bilirkişi raporun, haberin 22 Şubat 2010’dan önce 8 ayrı web sayfasında paylaşıldığını gösterdi.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi başkanı Nursel Bedir kararını açıkladı. Sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle beraat kararı verdi.

4. Standing - March 7, 2019


Fatih Polat, yayın yönetmeni olduğu Günlük Evrensel Gazetesi’nde dönemin Ankara Büyükşehir belediye Başkanı Melih Gökçek’in dönemin Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu arasında geçtiği iddia edilen telefon görüşmesine dair 22 Şubat 2010 tarihli haberin yayınlanması nedeniyle yargılanıyor.

Bu telefon görüşmesinde Melih Gökçek karşı karşıya olduğu olası bir ceza için Burhan Kuzu’dan yardım istiyor. Sosyal medyaya ve yazılı basına yansıyan konuşmadan 2009 yılının Haziran ayında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Gökçek hakkında ABD Büyükelçiliği’ni çevreleyen yapılaşmaya ilişkin yargı kararını uygulamadığı için “görevini kötüye kullanma” gerekçesiyle soruşturma başlattığı anlaşılıyor. Gökçek, telefon görüşmesinde TCK’nın 240. maddesiyle yargılandığını ifade ediyor. Aslında 2005’te değiştirilen 765 sayılı TCK’daki maddeyi anıyor. Yeni TCK’da bu suç 257. Madde’de düzenlenmişti. Bu maddede şöyle deniyor: “Yasada yazılı hallerden başka hangi nedenle olursa olsun görevini kötüye kullanan memur derecesine göre bir yıldan üç yıla kadar hapsolunur”. Gökçek, Kuzu’dan kanunda değişiklik yaptırarak ceza miktarını 6 aya indirmesini rica ediyor.

Gökçek şikayetçi konumunda.

Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Ülgünar, 6 Nisan 2010 tarihinde hazırladığı iddianamesinde Türk Ceza Kanunu 132 2-4 “Kişiler Arasındaki Haberleşmenin Gizliliğini Alanen İfşa Etme” suçlamasında bulundu.

5 Temmuz 2012’de çıkan basın affıyla Polat hakkında açılan kovuşturma ertelendi. Ancak üç yıl içinde başka bir suç işlediği gerekçesiyle kovuşturma yeniden başladı.


Söz konusu haberin içeriğinin Evrensel Gazetesi’nde yayımlanmadan önce sekiz ayrı web sayfasında paylaşıldığına dair bilirkişi raporunun dosyaya ulaştığı görüldü. Hakimin sorusu üzerine Fatih Polat beraatını istediğini söyledi. Avukatı Devrim Avcı Özkurt da savunma dilekçelerini gönderdiklerini belirtti, bilirkişi raporunun Polat’ın savunmasını doğruladığını söyledi. Haber içeriğinin daha önce yayınlanmış olması nedeniyle ortada gizlilik unsuru içeren bir husus kalmadığını, suçun unsurlarının oluşmadığını söyleyerek beraat talep etti.


Mahkeme başkanı Nursel Bedir beş dakikalık aranın ardından kararını açıkladı. Sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle beraat kararı verdi.


Duruşma Öncesi

11:05’te başlayacağı bildirilen duruşma 11:30’da başladı. Fatih Polat, avukatı ve meslektaşları duruşma salonu önünde bekledi. Basın mensuplarına kimlik kartı sorulmadı. Girişte sorun yaşanmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Salon küçüktü. Penceresizdi. Sanıklar için altı sandalye vardı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı dört gazeteci ile International Press Institute (Uluslararası Basın Enstitüsü /IPI) Türkiye Savunuculuk Koordinatörü Caroline Stockford takip etti.

Genel Gözlemler

Duruşma 11.39’da sona erdi. Beraat kararı sevindirici oldu.

Fatih Polat - Trial for Phone Call Between Gökçek and Kuzu (Indictment)

Fatih Polat - Trial for Phone Call Between Gökçek and Kuzu 4. Standing (Minutes of the Hearing)