Fatih Polat

Fatih Polat - Trial for Insulting the President of the Republic

Gazeteci Craig Shaw’ın “Erdoğan ailesi Man Adası ve Malta’daki offshore şirketleri aracılığıyla milyonlarca dolar değerindeki Agdash adlı petrol tankerinin sahibi olmuş” ifadelerine yer verilen “Erdoğan Ailesinin Gizli Offshore Anlaşması” başlıklı haberi, 26 Mayıs 2017’de theblacksea.eu’da yayınlandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 28 Kasım 2017’de, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin haftalık grup toplantısında Erdoğan’ın kardeşi, oğlu, eniştesi, dünürü ve özel kalem müdürünün Man Adası’na gönderdiği iddia edilen 15 milyon dolara ait swift kodlarını ve transfer dekontlarını kamuoyuyla paylaşmıştı.

Craig Shaw’un haberi bu belgeler üzerine yazılmıştı. Shaw, yazısında dünyanın farklı ülkelerinde siyasetçilerin ve iş insanlarının uluslararası para transferlerini ortaya koyan Mayıs 2017’de kamuoyuyla paylaşılan Malta Belgeleri’nde Erdoğan ailesinin şirketleri Man Adası ve malta’daki şirketleri hakkında bilgiler olduğunu yazmıştı. Malta Belgeleri, TheBlackSea.eu, Der Spiegel, Le Soir, Mediapart, NRC, El Mundo, Dagens Nyheter, Expresso, L’Espresso, Falter ve Politiken gibi medya kuruluşlarının kurduğu European Investigative Collaborations (EIC) gazetecilik ağının bir projesiydi ve Mayıs 2017’de kamuoyuyla paylaşılmıştı.

Evrnsel Gazetesi’nin genel yayın yönetmeni Fatih Polat, 28 Mayıs 2017’de; köşe yazısında, bu haberi, “Erdoğan ailesiyle ilgili bu iddialara muhatapları ne diyor?” başlığıyla aynen yayınladı.

Yazının yayımlanmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatları tarafından şikayette bulunuldu. Şikayeti üzerine, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Fatih Polat hakkında “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla soruşturma başlattı.

Polat, soruşturma kapsamında 4 Ağustos 2017’de savcılığa ifade verdi. Polat, Craig Shaw’in haberinde herhangi bir hakaret ifadesi bulunmadığını, yazısının başlığındaki sorusunun da hakaret içermediğini belirtti. “Soru sormayı bıraktığınız zaman, gazeteciliği de bırakmış oluyorsunuz. Sorumun arkasındayım” dedi.

Soruşturma sonunda Polat hakkındaki iddianamede 24 Ekim 2018 tamamlandı.

Gazeteci Fatih Polat hakkında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatları tarafından yapılan şikayet sonrası “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla iddianame hazırlandı. İddianame İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlandı. 24 Ekim 2018 tarihli iddianamede Recep Tayyip Erdoğan “şikayetçi” olarak yer aldı.

Altı sayfalık iddianame Erdoğan’ın avukatı aracılığı ile yaptığı şikayet üzerine Evrensel Gazetesi’nin internet sitesinde 29 Mayıs 2017’de yayımlanan yazının incelendiği ifadesiyle başladı.

Polat’ın aslında 28 Mayıs 2017’de internet sitesinde yayımlanan “Erdoğan ailesiyle ilgili bu iddialara muhatapları ne diyor?” başlıklı yazısı iddianameye konuldu. Yazının sonunda yer alan Craig Shaw’a ait “Haberde adı geçenlere konuyla ilgili sorduğumuz sorulara yanıt verilmedi” cümlesi ile Fatih Polat’ın “Haber böyle. Acaba muhatapları bu iddialara ne diyor?” şeklindeki son cümlesi ise iddianamede yer alamdı.

Yaklaşık beş sayfanın ayrıldığı yazının sonunda savcı, Polat’ın “elinde somut belge olmadığı halde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kamu imkanları karşılığında bazı yakınlarının üzerinden Azeri işadamı Mübariz Mansimov’dan para, mal veya mülk gibi menfaat aldığını iddia ettiğini” öne sürdü.

Polat, iddianamede yer verilen savunmasında yazının dış medyada yayımlandığını anlatarak, “Bir gazeteci olarak cumhurbaşkanı ve ailesi ile ilgili olarak dış basında çıkan haberle ilgili soru sorma hakkımı kullandım, hakaret etmedim, iftirada bulunmadım, sadece habercilik yaptığımı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

İddianamede, “iftira ve hakaret niteliğindeki yazıların başka bir haberden alınmasının önemli olmadığı” iddia edildi. “İddiaları mesnetsiz olarak aynen yayınlayanlar da aynı iftirayı ya da hakareti yapmış gibidir” iddiasında bulunuldu.

Yazıda, “somut belgenin gösterilmediği” öne sürüldü.

Polat’ın Türk Ceza Kanunu’nun 299/1,2 maddesince düzenlenen “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçunu işlediği ileri sürüldü. Bu kapsamda 1 yıl iki aydan 4 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi. Ayrıca hakkında Türk Ceza Kanunu 53/1 kapsamındaki “belirli haklardan yoksun bırakma” yaptırımın uygulanması istendi.

Gazeteci Fatih Polat hakkındaki “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla açılan davanın yargılaması Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başladı.

Yargılamanın ilk duruşması, 7 Şubat 2019’da görüldü.

Fatih Polat’ın avukatı Devrim Avcı Özkurt, söz konusu yazının Günlük Evrensel Gazetesi’nin internet sitesinde yayınlandığını, bu nedenle Polat’ın basın kanunu kapsamında yargılanması gerektiğini, bu konuda görevli mahkemenin Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi olduğunu belirtti. Görevsizlik kararı verilerek, dosyanın Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etti.

Mahkeme başkanı, Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin sadece basın ile ilgili suçlarla görevli olduğunu, dava konusu yazının gazetede değil internet sitesinde yayınladığını belirtti. Bu nedenle talebi reddetti.

Fatih Polat, bu duruşmadaki savunmasında “Köşemde yer verdiğim yazı, bir haberdir ve hakaret içermemektedir. Benim bu habere yer verdiğim köşemin başlığı da, hakaret içermeyen bir sorudan ibarettir” dedi. Polat’ın savunmasında öne çıkan başlıklar şöyleydi:

“Yüzlerce yıllık basın tarihinde gazeteciliğe dair çok şey değişti. Ama şu gerçek, dün de, bugün de, yarın da kulağımıza küpedir.

“Gazetecilik soru sormakla başlıyor. Soru sormayı bıraktığınız zaman gazeteciliği de bırakmış oluyorsunuz. Soru sormaya devam edeceğim.”

Savunmanın ardından söz verilen avukat Devrim Avcı Özkurt, “Makaleyi yazan kişi sorular sormakta. Makalenin hiçbir yerinde Recep Tayyip Erdoğan ismi geçmiyor, ‘Erdoğan ailesi’, ‘Türkiye’nin en güçlü ailesi’ ifadeleri yer alıyor. Bu bir eleştiridir” dedi.

Erdoğan’ın avukatı Abdulsamet Aydın’ın sunduğu davaya katılma talebi kabul edildi.

Yargılamanın ikinci duruşması, 14 Mayıs 2019’da görüldü. Polat’ın avukatı Devrim Avcı Özkurt, theblacksea.eu sitesine, Craig Shaw’ın yazısının Türkiye’den erişebilir olduğuna dair belgeleri ve Article 19’un sunduğu uzman mütalaasını mahkemeye sundu.

Craig Shaw’ın, Fatih Polat’ın yargılanmasına konu olan haberi ile 2018 Avrupa Basın Ödülü ve İngiltere Gazetecilik Ödülü’ne aday gösterildiğini belirtti.

Mahkeme başkanı, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’na müzekkere yazılarak Polat’ın yazısına konu olan haberin yayınlandığı “theblacksea eu” sitesinin uluslararası gazetecilik yapan yasal bir site olup olmadığının ve Craig Shaw’ın gazeteci olup olmadığının sorulmasına dair mahkemeye görüş bildirmesinin istenmesine karar verdi.

Yargılamanın üçüncü duruşması, 17 Eylül 2019’de görüldü. Mahkemenin Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’ndan (TGS) Polat’ın yazısında alıntı yaptığı haberin yayınlandığı “theblacksea eu” sitesinin uluslararası gazetecilik yapan yasal bir site olup olmadığı ve Craig Shaw’ın gazeteci olup olmadığına dair istediği görüş geldi. Her iki kurum da “theblacksea eu” internet sitesinin yasal bir haber sitesi ve Shaw’un gazeteci olduğunu teyit etti.

Yargılamanın dördüncü ve karar duruşması 14 Kasım 2019’da görüldü. Duruşma sonunda Polat hakkında beraat kararı verildi. Polat’ın, Craig Shaw’ın yazısını yorum katmadan Evrensel Gazetesi internet sitesinde yayımlama eyleminin “haber verme özgürlüğü kapsamında olduğu” belirtildi.

4. Standing - Nov. 14, 2019


Gazeteci Craig Shaw’ın “Erdoğan ailesi Man Adası ve Malta’daki offshore şirketleri aracılığıyla milyonlarca dolar değerindeki Agdash adlı petrol tankerinin sahibi olmuş” ifadelerine yer verilen “Erdoğan Ailesinin Gizli Offshore Anlaşması” başlıklı haberi 26 Mayıs 2017’de “theblacksea eu” internet sitesinde yayınlandı.

28 Kasım 2017’de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin haftalık grup toplantısında Erdoğan’ın kardeşi, oğlu, eniştesi, dünürü ve özel kalem müdürünün Man Adası’na gönderdiği iddia edilen 15 milyon dolara ait swift kodlarını ve transfer dekontlarını kamuoyuyla paylaşmıştı. Craig Shaw’un haberi bu belgeler üzerine yazılmıştı.

Shaw yazısında dünyanın farklı ülkelerinde siyasetçilerin ve iş insanlarının uluslararası para transferlerini ortaya koyan Malta Belgeleri’nde Erdoğan ailesinin şirketleri Man Adası ve Malta’daki şirketleri hakkında bilgiler olduğunu yazmıştı. Malta Belgeleri; “TheBlackSea eu,” Der Spiegel, Le Soir, Mediapart, NRC, El Mundo, Dagens Nyheter, Expresso, L’Espresso, Falter ve Politiken gibi medya kuruluşlarının kurduğu European Investigative Collaborations (EIC) gazetecilik ağının bir projesiydi ve Mayıs 2017’de kamuoyuyla paylaşılmıştı.

Evrensel Gazetesi’nin genel yayın yönetmeni Fatih Polat, 28 Mayıs 2017’de Evrensel Gazetesi haber sitesindeki köşe yazısında bu haberi “Erdoğan ailesiyle ilgili bu iddialara muhatapları ne diyor?” başlığıyla aynen yayınladı.

Fatih Polat, 24 Ekim 2018 tarihli iddianameyle bu yazı üzerinden “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla yargılandı.

Yargılamanın dördüncü duruşması 14 Kasım 2019’da görüldü.


Mahkeme başkanı ve gazeteci Fatih Polat, avukatları Devrim Avcı Özkurt, Mustafa Söğütlü ve duruşmayı takibe gelen kişiler duruşma saati olan 09.30’da salonda yerini aldı.

Recep Tayyip Erdoğan avukatı Gökhan Yılmaz’ın 15 dakika bekletme istemesi üzerine salon boşaltıldı. Duruşma 09.55’de devam etti.

Katılan vekilinin uzman raporuna karşı dilekçesi dosyaya girmişti. Mahkeme başkanının sorusu üzerine dilekçesini tekrar ettiğini, soruşturmanın genişletilmesi talebinde bulunmadığını belirtti. Cezalandırma talep ettiğini söyledi.

Mahkeme başkanının söz verdiği Fatih Polat’ı avukatı Devrim Avcı Özkurt, söz konusu haberin “theblacksea eu” internet sitesinde Craig Shaw imzasıyla yayımlandığını hatırlattı. Müvekkilinin yazdığı bir makale olmadığını, Fatih Polat’ın kendisine ait tek cümlenin “Bakalım muhatapları iddialara karşı ne diyecek?” olduğunu söyledi.

Avukat Özkurt sözlerini şöyle sürdürdü: “Sadece bu husus dahi ifade özgürlüğünün engellenmesine yöneliktir. Haberi yurtdışında herkes okuyabiliyor ancak Türkiye’de ceza ile karşı karşıya kalınıyor.”

Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ifade özgürlüğüne dair kararlarını hatırlatan avukat Özkurt, siyasetçilerin sert eleştirilere katlanmak zorunda olduğunu söyledi. Müvekkilinin beraatını talep etti.

Mahkeme başkanının son sözünü sorduğu Fatih Polat, önceki savunmalarını tekrar ettiğini belirtti, birkaç ekleme yapacağını söyledi.

Polat önceki gün ABD Başkanı Trump ile Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın düzenlediği basın toplantısından söz etti. Trump’un Türkiye’den giden bir gazeteciye yönelik “Kendi Cumhurbaşkanınıza sorunuz yok mu, muhabir değil misiniz, Türk hükümeti için çalışıyor olmayasınız” dediğini hatırlattı.

Bu sırada Erdoğan’ın avukatı, “Gazetecilik ile ne alakası var?” diyerek araya girince mahkeme başkanı savunma hakkı olduğunu vurguladı.

Fatih Polat, “Soru soranlara dava açıp sormayanları geziye götürmenin böyle trajik sonuçları oluyor” dedi. Gazeteciliğin soru sormaktan geçtiğini belirtti. Beraatını talep etti.


Mahkeme başkanı, savunmaların ardından beraat kararı verdiğini açıkladı. Duruşma 10.03’te sona erdi.

Kararda Fatih Polat’ın, Craig Shaw’ın yazısını yorum katmadan Evrensel Gazetesi internet sitesinde yayımlama eyleminin haber verme özgürlüğü kapsamında olduğu belirtildi. Hukuka uygunluk nedeni olmadığından beraat kararı verildi.


Duruşma Öncesi

Bakırköy’deki adliyeye girişte uzun kuyruk vardı. Yaklaşık 10 dakika bekleme süresinin ardından adliyeye girilebildi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu küçüktü, seyircilere üç sandalye ayrılmıştı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, P24 ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’ndan temsilciler takip etti.

Genel Gözlemler

Mahkeme başkanı, savunma hakkının kısıtlanmasına izin vermedi.

3. Standing - Sept. 17, 2019


Gazeteci Craig Shaw’ın “Erdoğan ailesi Man Adası ve Malta’daki offshore şirketleri aracılığıyla milyonlarca dolar değerindeki Agdash adlı petrol tankerinin sahibi olmuş” ifadelerine yer verilen “Erdoğan Ailesinin Gizli Offshore Anlaşması” başlıklı haberi 26 Mayıs 2017’de “theblacksea eu” internet sitesinde yayınlandı.

28 Kasım 2017’de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin haftalık grup toplantısında Erdoğan’ın kardeşi, oğlu, eniştesi, dünürü ve özel kalem müdürünün Man Adası’na gönderdiği iddia edilen 15 milyon dolara ait swift kodlarını ve transfer dekontlarını kamuoyuyla paylaşmıştı. Craig Shaw’un haberi bu belgeler üzerine yazılmıştı.

Shaw yazısında dünyanın farklı ülkelerinde siyasetçilerin ve iş insanlarının uluslararası para transferlerini ortaya koyan Malta Belgeleri’nde Erdoğan ailesinin şirketleri Man Adası ve Malta’daki şirketleri hakkında bilgiler olduğunu yazmıştı. Malta Belgeleri; “TheBlackSea eu,” Der Spiegel, Le Soir, Mediapart, NRC, El Mundo, Dagens Nyheter, Expresso, L’Espresso, Falter ve Politiken gibi medya kuruluşlarının kurduğu European Investigative Collaborations (EIC) gazetecilik ağının bir projesiydi ve Mayıs 2017’de kamuoyuyla paylaşılmıştı.

Evrensel Gazetesi’nin genel yayın yönetmeni Fatih Polat, 28 Mayıs 2017’de Evrensel Gazetesi haber sitesindeki köşe yazısında bu haberi “Erdoğan ailesiyle ilgili bu iddialara muhatapları ne diyor?” başlığıyla aynen yayınladı.

Fatih Polat, 24 Ekim 2018 tarihli iddianameyle bu yazı üzerinden “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla yargılandı.

Yargılamanın üçüncü duruşması 17 Eylül 2019’da görüldü.



Next Trial: Nov. 14, 2019, 9:30 a.m.


Duruşma, başlama saati olarak duyurulan 09:40’da başladı.

Mahkeme başkanı, seri bir şekilde önceki celse ara kararında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’ndan (TGS) istenmesine karar verdiği görüşlerin dosyaya geldiğini söyledi. Katılan vekilinin UYAP üzerinden mazeret dilekçesi verdiğini açıkladı.

Mahkeme başkanı, TGC ve TGS’den Polat’ın yazısına konu olan haberin yayınlandığı theblacksea.eu sitesinin uluslararası gazetecilik yapan yasal bir site olup olmadığının ve Craig Shaw’ın gazeteci olup olmadığına dair görüş istemişti.

İki kurum da Craig Shaw’un gazeteci olduğuna ve blacksea.eu sitesinin uluslararası gazetecilik kriterlerine uygun bir yayın yaptığına dair yazı gönderdi.

Ardından söz alan Fatih Polat’ın avukatı Devim Avcı, “Bizim araştırmamızı istediğimiz başka bir durum yoktur. Yazılı savunma hazırlamamız için süre talep ediyoruz” dedi.

Fatih Polat ise “Eski savunmalarımı tekrar ediyorum. Bir dahaki celse ayrıntılı savunmamı yapacağım” dedi.


Yargılamanın ikinci duruşmasında Fatih Polat’ın avukatı Devrim Avcı Özkurt, “theblacksea eu” sitesine ve Craig Shaw’un yazısının Türkiye’den erişebilir olduğuna dair belgeleri ve bu konuda Article 19’un(1) sunduğu uzman mütalaasını mahkemeye sunmuştu. Mahkeme uzman mütalaasını kabul etti ve dosyaya ekleme kararı verdi.

Bir sonraki duruşmanın 14 Kasım 2019 günü saat 09:30’da yapılmasına karar verildi.

(1) Article 19 ifade özgürlüğünü ve bilgiye erişim özgürlüğünü korumak ve desteklemek için faaliyet gösteren uluslararası bağımsız bir insan hakları kuruluşu.


Duruşma Öncesi

Bakırköy Adliyesi diğer adliye binalarına göre kolay bir bina. Girişteki güvenlik bariyerlerinden sorunsuz bir şekilde geçilebiliyor. Aynı şekilde Çağlayan Adliyesi’nde olduğu gibi salon önlerinde ikinci güvenlik bariyerleri bulunmuyor. Bu yüzden salon önündeki bekleyişlerde gerginlikler yaşanmıyor.

Duruşma öncesi, tutuksuz yargılanan Evrensel gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat ve davayı izlemek isteyen basın mensupları salon önünde sohbet ediyorlardı. 09:40’da başlayacağı bildirilen duruşma tam saatinde başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin görüleceği duruşma salonu yargılamanın yapılabileceği bir duruşma salonuna benzemiyordu. Salonun dört bir tarafı mutfak dolaplarını andıran mobilyalarla kaplı olup, gelişigüzel şekilde klasörler her yerdeydi. Sanıkların, izleyenlerin ve avukatların oturduğu sandalyeler dahi içiçe geçmiş durumdaydı. Duruşma salonuna benzemeyen karmakarışık bir salonda dava görüldü.

İzleyenler olarak içerde 7-8 kişi vardı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya dava kapsamında tutuksuz yargılanan Fatih Polat, vekili Devrim Avcı Özkurt ve avukat Gamze Gökoğlu Şimşek katıldı.

Basın mensubu olarak Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24), Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) duruşmayı izledi.

2. Standing - May 14, 2019


Gazeteci Craig Shaw’ın “Erdoğan ailesi Man Adası ve Malta’daki offshore şirketleri aracılığıyla milyonlarca dolar değerindeki Agdash adlı petrol tankerinin sahibi olmuş” ifadelerine yer verilen “Erdoğan Ailesinin Gizli Offshore Anlaşması” başlıklı haberi 26 Mayıs 2017’de “theblacksea eu” internet sitesinde yayınlandı.

28 Kasım 2017’de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin haftalık grup toplantısında Erdoğan’ın kardeşi, oğlu, eniştesi, dünürü ve özel kalem müdürünün Man Adası’na gönderdiği iddia edilen 15 milyon dolara ait swift kodlarını ve transfer dekontlarını kamuoyuyla paylaşmıştı. Craig Shaw’un haberi bu belgeler üzerine yazılmıştı.

Shaw yazısında dünyanın farklı ülkelerinde siyasetçilerin ve iş insanlarının uluslararası para transferlerini ortaya koyan Malta Belgeleri’nde Erdoğan ailesinin şirketleri Man Adası ve Malta’daki şirketleri hakkında bilgiler olduğunu yazmıştı. Malta Belgeleri; “TheBlackSea eu,” Der Spiegel, Le Soir, Mediapart, NRC, El Mundo, Dagens Nyheter, Expresso, L’Espresso, Falter ve Politiken gibi medya kuruluşlarının kurduğu European Investigative Collaborations (EIC) gazetecilik ağının bir projesiydi ve Mayıs 2017’de kamuoyuyla paylaşılmıştı.

Evrensel Gazetesi’nin genel yayın yönetmeni Fatih Polat, 28 Mayıs 2017’de Evrensel Gazetesi haber sitesindeki köşe yazısında bu haberi “Erdoğan ailesiyle ilgili bu iddialara muhatapları ne diyor?” başlığıyla aynen yayınladı.

Fatih Polat, 24 Ekim 2018 tarihli iddianameyle bu yazı üzerinden “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla yargılandı.

Yargılamanın ikinci duruşması 14 Mayıs 2019’da görüldü.



Next Trial: Sept. 17, 2019, 9:40 a.m.


Duruşma belirlenen saatte başladı.

Fatih Polat’ın avukatı Devrim Avcı Özkurt, “theblacksea eu” internet sitesine, Craig Shaw’ın yazısının Türkiye’den erişebilir olduğuna dair belgeleri ve Article 19’un sunduğu uzman mütalaasını mahkemeye sundu.

Craig Shaw’ın, Fatih Polat’ın yargılanmasına konu olan haberi ile 2018 Avrupa Basın Ödülü ve İngiltere Gazetecilik Ödülü’ne aday gösterildiğini belirtti.


Hakim Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’na müzekkere yazılarak Polat’ın yazısına konu olan haberin yayınlandığı “theblacksea eu” internet sitesinin uluslararası gazetecilik yapan yasal bir site olup olmadığının ve Craig Shaw’ın gazeteci olup olmadığının sorulmasına dair mahkemeye görüş bildirmesinin istenmesine karar verdi.

Bir sonraki duruşma, 17 Eylül 2019 gününe bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Duruşma salonuna girişte bir bariyer yoktu. Hepsi gazeteci olan izleyicilerin salona girişinde sorun yaşanmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu küçük bir oda şeklindeydi. Seyirciler için ayrılan üç sandalye yeterli olmadı. İzleyiciler odadaki diğer sandalyelere oturdu.

Duruşmaya Katılım

Fatih Polat iki avukatı ile duruşmaya katıldı. Katılan vekili mazeret bildirerek duruşmaya katılmadı. Duruşmayı Sınır Tanımayan Gazeteciler, Türkiye Gazeteciler Sendikası’ndan temsilciler ile gazeteci meslektaşlarından oluşan 12 kişi takip etti.

Genel Gözlemler

Duruşma kısa sürdü. Mahkeme başkanı avukatları dinledi.

1. Standing - Feb. 7, 2019


Gazeteci Craig Shaw’ın “Erdoğan ailesi Man Adası ve Malta’daki offshore şirketleri aracılığıyla milyonlarca dolar değerindeki Agdash adlı petrol tankerinin sahibi olmuş” ifadelerine yer verilen “Erdoğan Ailesinin Gizli Offshore Anlaşması” başlıklı haberi 26 Mayıs 2017’de “theblacksea eu” internet sitesinde yayınlandı.

28 Kasım 2017’de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin haftalık grup toplantısında Erdoğan’ın kardeşi, oğlu, eniştesi, dünürü ve özel kalem müdürünün Man Adası’na gönderdiği iddia edilen 15 milyon dolara ait swift kodlarını ve transfer dekontlarını kamuoyuyla paylaşmıştı. Craig Shaw’un haberi bu belgeler üzerine yazılmıştı.

Shaw yazısında dünyanın farklı ülkelerinde siyasetçilerin ve iş insanlarının uluslararası para transferlerini ortaya koyan Malta Belgeleri’nde Erdoğan ailesinin şirketleri Man Adası ve Malta’daki şirketleri hakkında bilgiler olduğunu yazmıştı. Malta Belgeleri; “TheBlackSea eu,” Der Spiegel, Le Soir, Mediapart, NRC, El Mundo, Dagens Nyheter, Expresso, L’Espresso, Falter ve Politiken gibi medya kuruluşlarının kurduğu European Investigative Collaborations (EIC) gazetecilik ağının bir projesiydi ve Mayıs 2017’de kamuoyuyla paylaşılmıştı.

Evrensel Gazetesi’nin genel yayın yönetmeni Fatih Polat, 28 Mayıs 2017’de Evrensel Gazetesi haber sitesindeki köşe yazısında bu haberi “Erdoğan ailesiyle ilgili bu iddialara muhatapları ne diyor?” başlığıyla aynen yayınladı.

Fatih Polat, 24 Ekim 2018 tarihli iddianameyle bu yazı üzerinden “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla yargılandı.

Yargılamanın ilk duruşması 7 Şubat 2019’da görüldü.



Next Trial: May 14, 2019, 9:35 a.m.


Duruşma başında Fatih Polat’ın avukatı Devrim Avcı Özkurt, söz konusu yazının Günlük Evrensel Gazetesi’nin internet sitesinde yayınlandığını, bu nedenle Polat’ın basın kanunu kapsamında yargılanması gerektiğini, bu konuda görevli mahkemenin Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi olduğunu belirtti.

Görevsizlik kararı verilerek dosyanın Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etti.

Mahkeme başkanı, Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin sadece basın ile ilgili suçlarla görevli olduğunu, dava konusu yazının gazetede değil internet sitesinde yayınladığını belirtti. Bu nedenle talebi reddetti.

Fatih Polat, yazılı olarak da sunduğu savunmasını okudu ayrıca söz konusu habere dair 121 sayfalık 13 delilden oluşan dosyayı da hakime sundu.

Fatih Polat’ın beyanında şu ifadeler yer aldı:

“Davaya konu, Evrensel gazetesinin internet sitesinde, ‘Erdoğan ailesiyle ilgili bu iddialara muhatapları ne diyor?’ başlığıyla 28 Mayıs 2017 tarihinde yayınlanan köşe yazımın girişi şöyleydi: “’theblacksea.eu sitesinde önceki gün Erdoğan ailesiyle ilgili önemli iddiaların yer aldığı bir haber yayınlandı. Craig Shaw’ın imzasını taşıyan haberi, Türkiye’deki okurlar açısından da önemini dikkate alarak köşemde olduğu gibi yayınlıyorum.’

“Ardından da, Shaw’in ‘Erdoğan Ailesinin Gizli Offshore Anlaşması’ başlıklı haberine yorumsuz olarak yer vermiştim.

“Yazımın başlığında, hakaret içermediği açık olan bir soru vardı ve yanıt önce savcılıktan sonra da, iddianamenin kabulüyle mahkemeden geldi.
Köşemde yer verdiğim haber görece uzun olduğu için, beyanım bağlamında özet olarak hatırlatacağım.

“26 Mayıs 2017 tarihini taşıyan haber, ‘Malta Files, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ailesi ile Sıtkı Ayan ve Azeri iş adamı Mübariz Mansimov arasındaki milyon dolarlık petrol tankeri ortaklığını ortaya çıkarıyor’ spotuyla başlıyor ve şöyle devam ediyor:

‘Erdoğan ailesi, Man Adası ve Malta’daki offshore şirketleri aracılığıyla milyonlarca dolar değerindeki Agdash adlı petrol tankerinin sahibi olmuş. Petrol tankeri için yapılan anlaşmaya aracılık edenler ise İstanbul’da kurulu Palmali Group’un sahibi Azeri-Türk iş adamı Mübariz Mansimov Gurbanoğlu ve Erdoğan’ın yakın dostu SOM Petrol’ün sahibi iş adamı Sıtkı Ayan. Malta Files belgelerine göre Ayan 2008’de yedi milyon, Mansimov ise 2008’den beri Erdoğan ailesine gemi için yaklaşık 23 milyon dolar ödemiş.’

“Haberde, ‘Ekim 2008’de Erdoğanlar Man Adası’nda kurulu ‘Bumerz Limited’ adlı aile şirketleri üzerinden Mübariz Mansimov’un petrol tankeri Agdash’ı aldı. ‘Bumerz’ şirketinin adı, Tayyip Erdoğan’ın oğlu Burak Erdoğan, kardeşi Mustafa Erdoğan ve eniştesi Ziya İlgen’in adlarının bir araya getirilmesiyle oluşuyor’ deniliyor.

“Haberde, Mansimov, 2007 yılında petrol tankeri Agdash’ı Rusya devletinin iştiraki olan United Denizcilik’e sipariş ettiği ve inşaat masraflarının bir kısmını ödemek için de Letonya’da bulunan Parex Bank’tan 18,4 milyon dolarlık kredi istediği belirtiliyor.

“Aynı dönemde Erdoğan’ın eniştesi Ziya İlgen’in, Man Adası’nda Bumerz Limited adlı şirketi kayıt ettirdiği, Agdash’ın da 2007’nin sonbaharında Mansimov’a teslim edildiği ifade ediliyor. Ekim 2008’de ise Erdoğan ailesi, Bumerz Limited şirketi üzerinden Agdash’ın kayıtlı olduğu Malta’da kurulu ‘Pal Shipping Trader One’ adlı şirketin tüm hisselerini aldığı ve böylece inşa edildiğinde değeri 25 milyon dolar olan tankerin gerçek sahibi haline geldiği dile getiriliyor.

Man Adası sicil kayıtlarına göre, hisselerin Erdoğanlar’a transferinden bir gün sonra, 24 Ekim 2008’de Parex Bank Mansimov’un Agdash için bir sene önce istediği 18,4 milyon dolarlık krediyi Bumerz şirketine vermeye karar verdiği, ancak Erdoğan ailesinin bu kredinin tek kuruşunu bile bankaya geri ödemediği; çünkü Mansimov’un, Erdoğan ailesinden gemiyi yedi yıllığına kiralayıp krediyi onlar adına geri ödediği ifade ediliyor.’

“Ve haberin altında, belgeleri de İngilizce olarak yer alıyor. Toplam 121 sayfalık, 13 İngilizce belgeyi size ekte numaralandırılmış olarak sunuyorum. Hangi numaralı belgenin, ne anlama geldiğinin, Türkçe açıklamasını da yine savunmamın ekinde bulacaksınız.

“Buradan iddianameye dönüyorum. İddianame savcısı, haberin tamamını aktardıktan sonra, ‘İftira ve hakaret niteliğindeki yazıların başka bir haberden alınmış olup olmaması önemli değildir. İçindeki iddiaları mesnetsiz olarak aynen yayınlayanlar da, aynı iftirayı ya da hakareti yapmış gibidir. Aksi halde herkes beğenmediği kişiler aleyhine böyle bir yazıyı kendisi yazar, ya da tanıdığı birisine yazdırır, sonra da dışarıdaki bir yerde yayınlattırabilir’ diyor.

“5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/2. maddesi şöyle diyor: ‘Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.’

“Basın ve ifade özgürlüğüne ilişkin davaların iddianamelerinde ‘lehte’ delil olgusu artık bir nostalji haline geldiği için, hakkımda açılan bu davanın iddianamesinde de bunun olmamasını pek yadırgamadım. Ancak iddianame savcısı, aleyhte tek bir delil de sunmuyor. Köşemde yer verdiğim haberi aktardıktan sonra, ‘mesnetsiz’ iddialar diyor. Bunu hangi somut delile dayalı olarak söylüyor, savcı haberdeki hangi cümleyi çürütüyor da, bu ifadeyi kullanıyor anlayamıyoruz. Aleyhte tek bir delil de sunmamış olan savcı, onun yerine şüphe uyandırmaya yönelik bir ihtimal senaryosunu önümüze koyma yoluna giderek, ‘herkes beğenmediği kişiler aleyhine böyle bir yazıyı kendisi yazar, ya da tanıdığı birisine yazdırır, sonra da dışarıdaki bir yerde yayınlattırabilir’ diyor.

“Bir savcı, mahkum ettirmek istediği bir gazeteci karşısında, böyle tuhaf bir senaryo kuramaz, bunu ancak gerçek ise, kanıtı ile birlikte ortaya koymalıdır.
Craig Shaw, benzer araştırma haberlerine imza atmış, bilinen bir gazetecidir. Benim davamın gerekçesi yapılan haberi de, hala online olarak yayında ve 7-8 Avrupa gazetesinde de aynı anda olduğu gibi yayınlandı.

“Bağlıyorum. Köşemde yer verdiğim yazı, bir haberdir ve hakaret içermemektedir. Benim bu habere yer verdiğim köşemin başlığı da, hakaret içermeyen bir sorudan ibarettir.

“Yüzlerce yıllık basın tarihinde gazeteciliğe dair çok şey değişti. Ama şu gerçek, dün de, bugün de, yarın da kulağımıza küpedir.

“Gazetecilik soru sormakla başlıyor. Soru sormayı bıraktığınız zaman gazeteciliği de bırakmış oluyorsunuz. Soru sormaya devam edeceğim.”

Savunmanın ardından söz verilen avukat Devrim Avcı Özkurt, Polat’ın savunmasına katıldığını belirtti. Esas hakkındaki beyanlarını yazılı sunacaklarını belirterek şöyle konuştu:

“Söz konusu haber Avrupa’da 7-8 ülkede yayınlanmış, yurtdışında okunmuş durumda. Hala internet sitesinde görülebiliyor. Ancak Türkiye’de yayınlanması durumunda müvekkilim böyle bir dava ile karşı karşıya kaldı. Dolayısıyla haberin yurtdışında okunabilmesi ancak Türkiye’de okunanamaması hali bir nevi sansürdür.

Makaleyi yazan kişi sorular sormakta. Makalenin hiçbir yerinde Recep Tayyip Erdoğan ismi geçmiyor, ‘Erdoğan ailesi’, ‘Türkiye’nin en güçlü ailesi’ ifadeleri yer alıyor. Bu bir eleştiridir.

“Örneğin Cumhurbaşkanı Erdoğan, Times dergisinin ‘Dünyadaki güçlü liderler’ kapağına çıkmıştı. Bu haberler medyada yer aldı. Övgü olanlar yayınlanıyor ancak eleştirel bir haber olduğunda hemen hakaret sıfatı yapıştırılıyor. Bu durum Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları ile Yargıtay içtihatlarına aykırıdır. Zira Yargıtay’ın ifadesiyle, siyasiler kendilerine yönelen alkışlar kadar sert eleştirilere de katlanmak zorundadır.

“Siyasilere yönelik eleştirilerin daha acımasız, daha sert olacağına dair sayısız mahkeme kararı var.”

Avukat, Fatih Polat’ın beraatını talep etti.

Erdoğan’ın avukatı Abdulsamet Aydın, davaya katılma talebini iletti. Fatih Polat ve avukatlarının savunmalarını kabul etmediğini söyledi.

“Haber, yazı ve röportajın aynen aktarılması durumunda da ilk söyleyen kişi kadar aktaran kişinin de sorumluluğu bulunmaktadır. Doktrin ve Yargıyay kararlarında da bu açık şekilde görülmekte. Söz konusu yazı müvekkilim kişilik haklarına saldırdı mahiyetinde olup, bu nedenlerle sanığın TCK 299/2 gereğince cezalandırılmasını talep ediyorum.”

Fatih Polat’ın avukatlarından Gülşah Kaya, “Türkiye’nin en güçlü ailesi sözünde hakaret kastı olmadığını, fiilden zarar görme durumunun da bulunmadığını belirterek katılma talebini kabul etmediklerini söyledi.

Mahkeme başkanı, “Müştekinin suçtan zarar görmesi ihtimaline binaen” katılma talebini kabul etti.

Avukat Gülşah Kaya, Fatih Polat’ın aynen yayınladığı yazının orijinal sitede Türkçe olarak halen ulaşılabilir olduğunu belirtti. Siteye erişim olmadığını vurgulayarak cep telefonundan ulaştığı yazıyı hakime gösterdi.

Hakim, iddianamede yazının orijinalinin Türkçe olduğunun anlaşılmadığını belirtti. theblacksea.eu sitesinin gazetecilik sitesi olduğuna dair belge olup olmadığını sorarken “Fuat Avni gibi mesele olmasın” dedi. Fatih Polat’ın avukatları, sitenin uluslararası gazeteci platformu olduğunu belirterek belgeyi sunacaklarını söyledi.


Mahkeme, sanık müdafilerine sunacaklarını belirttikleri belge ve kararları sunmaları için süre verilmesine, sanığın sunduğu İngilizce belgelerin mahkemece incelenmesine, çeviri yapılması konusunda diğer belgeler geldikten sonra karar verilmesine karar verdi.

Sanık avukatlarının görevsizlik konusundaki talebinin reddine dair itiraz hakkı bulunduğunun ihtarına karar verdi.

Bir sonraki duruşma 14 Mayıs 2019 gününe bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Duruşma salonuna çıkan koridorda ya da duruşma salonu önünde barikat ya da engel yoktu. Duruşmayı izlemeye gelenler salon önünde bekledi. Duruşma sırası geldiğinde, salonun küçük olması nedeniyle mübaşir hakim ile görüştü, bekleyen herkes duruşma salonuna alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu küçük, etrafta dosyaların yer aldığı dolaplar olan bir salondu. Seyirciler için üç sandalye ayrılmıştı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Günlük Evrensel Gazetesi yazarları Nuray Sancar, Ceren Sözeri ve Ercüment Akdeniz, gazeteciler Mehveş Evin, Tunca Öğreten, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan, EMEP Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi Levent Tüzel, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş ve duruşmayı haberleştirmek üzere iki gazeteci ile Polat’ın üç avukatı takip etti. Müşteki Recep Tayyip Erdoğan’ın katılmadığı duruşmada avukatı olarak Abdulsamet Aydın vardı.

Genel Gözlemler

Duruşma öncesi mübaşir, salonun küçük olması nedeniyle herkesin alınıp alınmaması hususunu hakime soracağını belirtti. Bekleyen herkes salona alındı. Mahkeme başkanı kadındı. Hakimin izleyicilere tavrı samimiydi. Duruşma salonunun kapısı açıktı.

Faith Polat’ın ek olarak sunduğu İngilizce belgeler ile ilgili çeviri yapılmasına dair karar verirken Fatih Polat belgelerin ne ile ilgili olduğuna dair Türkçe notların olduğunu söyledi. Bunun üzerine hakim Fatih Polat’ın yanına gelerek bu belgeleri göstermesini istedi. Avukat Gülşah Kaya, söz konusu haberin hala erişilebilir olduğunu da hakimin yanına gidip telefonundan haberi göstererek anlattı. Hakim, haberin yayınladığı sitenin ne olduğu, sitede hangi dile yayınlandığı gibi sorular yöneltti. Konuyu anlamak ister görünüyordu, yanıtları dinledi.

Bir sonraki duruşma tarihini belirlerken dosyayı incelemesi gerektiğini, yoğun olduğunu belirterek, ileri bir tarih vermeyi önerdi, seçimlerden sonraya bir tarih verdi.

Fatih Polat - Trial for Insulting the President of the Republic (Indictment)

Fatih Polat - Trial for Insulting the President of the Republic (Defense)

Fatih Polat - Trial for Insulting the President of the Republic 1. Standing (Minutes of the Hearing)

Fatih Polat - Trial for Insulting the President of the Republic 2. Standing (Minutes of the Hearing)

Fatih Polat - Trial for Insulting the President of the Republic 3. Standing (Minutes of the Hearing)

Fatih Polat - Trial for Insulting the President of the Republic 4. Standing (Minutes of the Hearing)

Fatih Polat - Trial for Phone Call Between Gökçek and Kuzu

Günlük Evrensel Gazetesi’nde dönemin Ankara Büyükşehir belediye Başkanı Melih Gökçek’in dönemin Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu arasında geçen telefon görüşmesine dair 22 Şubat 2010’da bir haber yayımlandı.

Telefon görüşmesinde Melih Gökçek karşı karşıya olduğu olası bir ceza için Burhan Kuzu’dan yardım istediği belirtildi. Sosyal medyaya ve yazılı basına yansıyan konuşmadan 2009 yılının Haziran ayında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Gökçek hakkında ABD Büyükelçiliği’ni çevreleyen yapılaşmaya ilişkin yargı kararını uygulamadığı için “görevini kötüye kullanma” gerekçesiyle soruşturma başlattığı anlaşılıyordu.

Gökçek, telefon görüşmesinde TCK’nın 240. maddesiyle yargılandığını ifade etti. Aslında 2005’te değiştirilen 765 sayılı TCK’daki maddeyi anımsattı. Yeni TCK’da bu suç 257. maddesinde düzenlenmişti. Bu maddede şöyle deniyor: “Yasada yazılı hallerden başka hangi nedenle olursa olsun görevini kötüye kullanan memur derecesine göre bir yıldan üç yıla kadar hapsolunur”.

Gökçek, Kuzu’dan kanunda değişiklik yaptırarak ceza miktarını 6 aya indirmesini istedi.

Evrensel’deki haber için Melih Gökçek’in şikayeti üzerine soruşturma başlatıldı. Soruşturma başlatıldığı sırada Polat, gazetenin sorumlu yazı işleri müdürüydü. Cumhuriyet Başsavcısı, 6 Nisan 2010 tarihinde hazırladığı iddianamesinde Türk Ceza Kanunu 132 2-4 “kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini alanen ifşa etme” suçlamasında bulundu.

5 Temmuz 2012’de çıkan basın affıyla Fatih Polat hakkında açılan kovuşturma ertelendi.

Ancak üç yıl içinde başka bir suçlama ile hakkında verilen karar kesinleştiği için bu yargılama da yeniden başladı.

Gazeteci Fatih Polat hakkındaki iddianame, İstanbul Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanarak 6 Nisan 2010’da tamamlandı. İddianamede dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, şikayetçi olarak yer aldı.

2 sayfalık iddianamede, Fatih Polat’ın sorumlu yazıişleri müdürü olduğu Günlük Evrensel gazetesinin 22 Şubat 2010 tarihinde çıkan yazının incelendiği kaydedildi.

Savcı, “Vekilleri fitiller bu işi çözerim” başlıklı yazının içeriğinin “haber verme ve ifade özgürlüğünün sınırlarını aştığı” iddiasında bulundu. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olan şikayetçi İbrahim Melih Gökçek ile TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu’nun yaptıkları telefon görüşmesinin kişiler arasındaki haberleşmeyi, içeriğinin izin alınmaksızın basın ve yayın yoluyla yayınlanarak haberleşmenin gizliliğinin ihlal edildiği iddia edildi.

Fatih Polat’ın bir paragrafta özetlenen beyanında ise, gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü olduğunu, bu telefon görüşmesini 21 Şubat 2010 tarihli Akşam Gazetesi’nde, internet gazetesinde ve birçok internet sitesinde önceki tarihlerle haber olarak yer aldığını belirtti. Gazetede de haber değeri olması nedeniyle kendisinin yayınladığı dile getirdi.

Savcı 5187 sayılı kanun gereğince eser sahibinin belli olmadığı durumlarda yazı işleri müdürünün cezai sorumluluğu olduğunu belirtti.

İddianamede Polat’ın Türk Ceza Kanunu’nun 132/2-4 maddesindeki “kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini alenen ifşa etmek” suçunu işlediği belirtildi. Bu kapsam iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Ayrıca hakkında TCK’nin 53/1-2 maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakma” yaptırımın da uygulanması istendi.

Gazeteci Fatih Polat hakkında “kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini alenen ifşa etmek” iddiasıyla açılan davanın yargılaması, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başladı.

Yargılamanın 13 Eylül 2018’deki ikinci duruşmasında savunma yapan Polat, haberin Evrensel Gazetesi’nde yayımlanmasından bir gün önce Akşam Gazetesi’nde de yayımlandığını söyledi. Söz konusu kayıtların daha pek çok yerde haber olduğuna dikkat çeken Polat, ABD’de Başkan Richard Nixon’un istifasıyla sonuçlanan Watergate Skandalını hatırlattı:

“Ses kayıtları kişilerin görüşme ve özel hayatına ilişkinse gazeteci bunu haberleştirmez. Ancak kayıtta, seçilmiş ve atanmış kişilerin kamuyu ilgilendiren iletişimi söz konusuysa gazeteci bunu haber yapar.”

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) bildirgesini de hatırlatan Polat, gazetecinin halkı ilgilendiren olayları aktarma hakkına sahip olduğunu söyledi, “Biz bunları mesleğimiz gereği yerine getiririz. Sonrasında başımıza ne gelirse eyvallah” diyerek savunmasını bitirdi.

Polat’ın avukatı Devrim Avcı da, “ifşa etme” ifadesinin “kamuya açıklama, aktarma” anlamına geldiğini belirterek, “Zaten Evrensel’in haberinden önce kamuoyunun bildiği bir şey yeniden kamuoyuna ifşa edilmez” dedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme, haberin çıktığı 22 Şubat 2010 tarihinden önce Evrensel gazetesinde davaya konu haberle ilgili yayın yapılıp yapılmadığı hususunda dosyanın bilişim uzmanı bilirkişiye gönderilmesine karar verdi.

Yargılamanın üçüncü duruşmasının görüldüğü 6 Aralık 2018’de, bilirkişi raporu gelmediği görüldü.

Yargılamanın dördüncü duruşması 7 Mart 2019’da görüldü. Duruşmaya gelen bilirkişi raporunda, haberin 22 Şubat 2010’dan önce 8 ayrı web sayfasında paylaşıldığı kaydedildi. Duruşma sonunda hakim, kararını açıkladı. Polat hakkında beraat kararı verildi.

4. Standing - March 7, 2019


Fatih Polat, yayın yönetmeni olduğu Günlük Evrensel Gazetesi’nde dönemin Ankara Büyükşehir belediye Başkanı Melih Gökçek’in dönemin Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu arasında geçtiği iddia edilen telefon görüşmesine dair 22 Şubat 2010 tarihli haberin yayınlanması nedeniyle yargılanıyor.

Bu telefon görüşmesinde Melih Gökçek karşı karşıya olduğu olası bir ceza için Burhan Kuzu’dan yardım istiyor. Sosyal medyaya ve yazılı basına yansıyan konuşmadan 2009 yılının Haziran ayında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Gökçek hakkında ABD Büyükelçiliği’ni çevreleyen yapılaşmaya ilişkin yargı kararını uygulamadığı için “görevini kötüye kullanma” gerekçesiyle soruşturma başlattığı anlaşılıyor.

Gökçek, telefon görüşmesinde TCK’nın 240. maddesiyle yargılandığını ifade ediyor. Aslında 2005’te değiştirilen 765 sayılı TCK’daki maddeyi anıyor. Yeni TCK’da bu suç 257. Madde’de düzenlenmişti. Bu maddede şöyle deniyor: “Yasada yazılı hallerden başka hangi nedenle olursa olsun görevini kötüye kullanan memur derecesine göre bir yıldan üç yıla kadar hapsolunur”. Gökçek, Kuzu’dan kanunda değişiklik yaptırarak ceza miktarını 6 aya indirmesini rica ediyor.

6 Nisan 2010 tarihli iddianamede Türk Ceza Kanunu 132 2-4 “Kişiler Arasındaki Haberleşmenin Gizliliğini Alanen İfşa Etme” suçlamasında bulundu.

5 Temmuz 2012’de çıkan basın affıyla Polat hakkında açılan kovuşturma ertelendi. Ancak kovuşturma, üç yıl içinde başka bir suçlama ile hakkında verilen ceza kesinleştiği için yeniden başladı.

Gazeteci Fatih Polat hakkında “kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini alenen ifşa etmek” iddiasıyla açılan davanın yargılaması, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başladı.

Yargılamanın 13 Eylül 2018’deki ikinci duruşmasında savunma yapan Polat, haberin Evrensel Gazetesi’nde yayımlanmasından bir gün önce Akşam Gazetesi’nde de yayımlandığını söyledi. Söz konusu kayıtların daha pek çok yerde haber olduğuna dikkat çeken Polat, ABD’de Başkan Richard Nixon’un istifasıyla sonuçlanan Watergate Skandalını hatırlattı:

“Ses kayıtları kişilerin görüşme ve özel hayatına ilişkinse gazeteci bunu haberleştirmez. Ancak kayıtta, seçilmiş ve atanmış kişilerin kamuyu ilgilendiren iletişimi söz konusuysa gazeteci bunu haber yapar.”

Yargılamanın dördüncü duruşması 7 Mart 2019’da görüldü.


Duruşma saati için 11:05 saati belirlenmişti, ancak gecikmeli olarak 11:30’da başladı.

Söz konusu haberin içeriğinin Evrensel Gazetesi’nde yayımlanmadan önce sekiz ayrı web sayfasında paylaşıldığına dair bilirkişi raporunun dosyaya ulaştığı görüldü.

Hakimin sorusu üzerine Fatih Polat beraatını istediğini söyledi.

Avukatı Devrim Avcı Özkurt da savunma dilekçelerini gönderdiklerini belirtti, bilirkişi raporunun Polat’ın savunmasını doğruladığını söyledi. Haber içeriğinin daha önce yayınlanmış olması nedeniyle ortada gizlilik unsuru içeren bir husus kalmadığını, suçun unsurlarının oluşmadığını söyleyerek beraat talep etti.


Mahkeme başkanı, beş dakikalık aranın ardından kararını açıkladı.

Sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle beraat kararı verildi.


Duruşma Öncesi

11:05’te başlayacağı bildirilen duruşma 11:30’da başladı. Fatih Polat, avukatı ve meslektaşları duruşma salonu önünde bekledi. Basın mensuplarına kimlik kartı sorulmadı. Girişte sorun yaşanmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Salon küçüktü. Penceresizdi. Sanıklar için altı sandalye vardı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı dört gazeteci ile International Press Institute (Uluslararası Basın Enstitüsü /IPI) Türkiye Savunuculuk Koordinatörü Caroline Stockford takip etti.

Genel Gözlemler

Duruşma 11.39’da sona erdi. Beraat kararı sevindirici oldu.

Fatih Polat - Trial for Phone Call Between Gökçek and Kuzu (Indictment)

Fatih Polat - Trial for Phone Call Between Gökçek and Kuzu 4. Standing (Minutes of the Hearing)

Press in Arrest is a database, monitoring, documentation and collective memory study of Press Research Association.
+90 (312) 945 15 56 | pressinarrest@gmail.com