Ferhat Parlak

Ferhat Parlak - Silvan Mücadele Newspaper Trial

Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde yayın yapan Silvan Mücadele Gazetesi sahibi ve muhabiri Ferhat Parlak, 11 Nisan 2018’de evine yapılan baskın sonrasında gözaltına alındı. Parlak ile birlikte aynı soruşturma kapsamında dört kişi daha gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesi emniyet işlemleri sırasında avukatlarına tebliğ edildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından 13 Nisan günü adliyeye çıkartıldı. Savcılık işlemlerinin ardından Parlak tutuklama talebiyle, diğer dört kişiyle birlikte adli kontrol talebiyle mahkemeye sevk edildi. Silvan Ceza Hakimliği’ndeki sorgusunun ardından “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla hakkında tutuklama kararı verildi.

İddianamesinin hazırlanması sürecinde ihraç ve atamalar nedeniyle görevli savcılarda üç kez değişiklik oldu.

Parlak hakkındaki iddianame 19 Nisan 2019’da tamamlandı. Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Gazeteci Ferhat Parlak hakkındaki iddianame Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. İddianame yedi sayfadan oluşurken, ilk sayfada Parlak’ın kimlik ve adres bilgileri ile suçlama ve sevk maddeleri yer aldı.

Parlak’a “örgüt üyesi olmak” suçlaması yöneltilirken, Türk Ceza Kanunu’ndaki TCK 53 (Belli Haklardan Yoksun Bırakma), 58/9 (Mükerrer Suçlar için Denetimli Serbestlik Koşulu) ve 63’üncü (Alınan Cezanın Tutukluluk Süresi ile Mahsubu) maddelerin de uygulanması talep edildi.

Parlak için Türk Ceza Kanunu’nun “Silahlı Örgüt Üyesi Olmak” suçlamasıyla 5 yıldan 10 yıla hapsi talep edildi. Savcılık ayrıca Terörle Mücadele Kanunu madde 5 gereğince bu cezada yarı oranında artırım istedi. Böylece Parlak için 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenmiş oldu.

İddianameye “Takvim”, “Akın, “Çaylak”, “Akya” ve “Veda” kod isimli gizli tanıklar ile birlikte B.C. isimli tanığın Parlak aleyhine verdiği beyanlar ve ev aramasında el konulan dijital materyalleri üzerinden hazırlandı.

2017 yılında Silvan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren “Takvim” isimli gizli tanık Parlak’ın ilçedeki eylemlere katıldığını, bunlara ait görüntüler çekerek yayınladığını söyledi. “Akın” kod isimli diğer tanık da Parlak’ın ilçedeki gösterilerin görüntülerini çekerek yayınladığını söyledi.

“Akya” isimli gizli tanık ise Parlak’ın kaleme aldığı “Şehitler Şehri Silvan” isimli kitabı için “örgütsel kitap” ifadesi kullanarak, Parlak’ın ailesinden PKK’ye katılan yakınlarının olduğu yönündeki ifadesi de iddianamede yer alıyor.

(Gizli tanığın “örgütsel kitap” olarak değerlendirdiği “Şehitler Şehri Silvan” isimli kitap ilçede 1990’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetlerde hayatını kaybedenlerin hikayeleri bulunuyor. Kitap hakkında ise herhangi bir soruşturma ya da toplatma kararı bulunmuyor.)

“Çaylak” isimli gizliğin iddianameye konulan beyanları ise şu şekildeydi: ‘Bu örgüt mensubu 2015 yılında gerçekleşen Silvan olaylarında gazetecilik kimliği altında Silvan’da yaşanan olayların videolarını ve fotoğraflarını çekip örgüt yanlısı basın ve yayın organlarına göndermekteydi. Eylemleri gerçekleştiren örgüt mensuplarının yüzleri açık olan görüntüleri, örgüt mensuplarının deşifre olmaması adına paylaşmamaktaydı’, beyan ederek şüpheliyi açık ve net bir şekilde teşhis ettiği,”

“Veda” isimli gizli tanık ise Parlak’ın ilçedeki gösteriler döneminde örgüt mensuplarının fotoğraf çektiğini ve “Birebir konuşup onlara moral verdiğini” gördüğü yönünde beyanlarda bulundu.

Parlak hakkında açık kimlikle beyanda bulunan B.C. ise farklı bir soruşturma kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak Parlak hakkında beyanlarda bulundu. B.C.’nin Parlak hakkındaki beyanları ilçede sokağa çıkma yasakları dönemindeki hendekler sürecine ait. B.C.’nin beyanlarında kullandığı ifadeler de iddianameye geniş bir şekilde konu edildi: “…Alanda bulunan örgüt mensuplarının fotoğraflarını çekerek örgütsel propaganda amaçlı kullandığını biliyorum. Alana bundan başka gazetecinin girmesine izin verilmiyordu. Alanda bulunan örgüt mensuplarının bu şahsın örgütün gazete biriminde çalıştığını söylediler. Hendeklerin kazıldığı mahallelerde çocukların eline kalaşnikof marka silah vererek resimlerini çekmekte ve sonrasında eğer örgüte katılmazsanız bu resimleri örgüte veririm ömür boyu hapiste yatarsınız diyerek şantaj yapmaktaydı… Bu örgüt mensubunun Murat Karayılan isimli örgüt mensubu ile röportajı vardır.”

(B.C.’nin ifadesinde beyan ettiği Murat Karayılan (PKK üst düzey yöneticisi) röportajı çözüm süreci döneminde PKK’lilerin geri çekilme süreci sırasında Kandil’de yapılan bir röportajdı.)

Beyanların ardından Parlak’ın evinde yapılan aramada el konulan materyal ve kitaplara dair tespitler yer alıyor. Parlak’ın kaleme aldığı “Şehitler Şehri Silvan” isimli kitabın içerik bölümündekileri de iddianameye konuldu.

Ayrıca iddianamede Parlak’ın gözaltına alındıktan sonra mahkeme kararıyla kan örneğinin alındığı ve Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nce yapılan incelemele de uyumlu DNA profilinin bulunmadığı bilgisine de yer verildi.

Parlak’ın sosyal medya hesabında yapmış olduğu “Efrine saldırı kürt düşmanlığıdır, insanlık ölmesin diye savaşa hayır” şeklinde paylaşımı da suç unsuru olarak iddianameye konuldu.

Parlak’ın Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki bir davada “örgüt propagandası yapmak”tan hüküm aldığı haber metinleri, fotoğrafları da iddianamede Parlak hakkındaki aleyhte deliller arasında gösterildi. Yine Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinde “örgüt propagandası yapmak”tan açılan davanın düşürüldüğü, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 2017’de başlattığı soruşturmada takipsizlik kararı verdiği, Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 1 yıl 6 ay hapis cezasına gerekçe gösterilen Parlak’ın “Mahsum Korkmaz’ın Biyografisi ve Günlükleri – Fermandar Egid” adlı kitabı da delil olarak gösterildi.

Parlak’ın soruşturma aşamasındaki beyanları da iddianamede özetlenerek yer alıyor. İddianamenin geri kalan bölümünde ilçede sokağa çıkma yasakları döneminde yaşanılanlara kapsamlı olarak yer veriliyor.

Bu tespitlerin ardından Parlak’ın üzerine atılı “örgüt üyesi olmak” suçunu işlediği ve bu kapsamda cezalandırılması talep edildi.

İddianamenin Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından yargılama süreci başladı. Davanın ilk duruşması ise Parlak’ın tutuklanmasının üzerinden 451 gün geçtikten sonra 8 Temmuz 2019 olarak belirlendi.

Duruşmada mahkemeyi heyeti Erdal Genç (Başkan), Meryem Taş ve Ahmet Ozan Suakıncı (üyeler) ile savcı Mehmet Kilis yerini aldı. Parlak duruşma salonunda hazır edildi.

Duruşma Parlak’ın kimlik tespitiyle başladı. Elinde savunma dosyası için belgelerle gelen Parlak’ın dosyaları üzerine koymak için sandalye talebi yerine getirildi. Parlak, dosyaları tek tek açıklayarak savunmasına başladı. Mahkeme Başkanı söz konusu bilgilerin zaten yazılı savunma olarak mahkemeye sunulduğunu söyleyerek, özetle genel bir ifade kullanmasını istedi. Hakkındaki suçlamaları reddederek, tahliyesini isteyen Parlak, “İki küçük kızım var, onlarla kahvaltı yapmayı özledim” dedi. Ardından Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile açık tanık B.C.’nin ifadesi alındı.

B.C. Parlak’ı tanımadığını, gazeteci olarak fotoğraf çektiğini, herhangi bir örgütle ilgisinin olmadığını söyledi. Mahkeme Başkanı B.C.’ye daha önceki ifadesini hatırlatarak aradaki çelişkinin nedenini sordu. B.C. ise “Sadece fotoğraf çekiyordu. Silahlı olarak görmedim. Örgütsel bir faaliyetine tanık olmadım. Hendek olaylarında da görmedim. Şimdiki beyanım doğrudur” yanıtı verdi.

Parlak’ın avukatı avukat Mehdi Özdemir de Parlak’ın gizli tanık ifadelerine dayanılarak tutuklu bulunduğunu anımsatıp iddianamenin çelişkilerle dolu olduğunu söyledi.

Karar duruşmaya verilen aranın ardından açıklandı. Mahkeme heyeti delillerin önemli ölçüde toplanmış olması, tutuklu kaldığı süre itibariyle kaçma, gizlenme ya da delilleri karartma ihtimalinin olmayacağını göz önünde bulundurarak tahliyesine karar verdi.

Davanın bir sonraki duruşması 8 Kasım 2019 tarihinde görüldü. Duruşmada Parlak hakkında tanıklık yapanlar isimler dinlendi. Duruşma sonunda Parlak hakkındaki adli kontrol denetiminin devamına karar verildi.

Bir sonraki duruşma 17 Şubat 2020’e bırakıldı.

2. Standing - Nov. 6, 2019


Silvan Mücadele Gazetesi imtiyaz sahibi ve muhabiri Ferhat Parlak Diyarbakır’ın Silvan ilçesindeki evine yapılan polis baskını ile 11 Nisan 2018 günü gözaltına alındı. Üç gün gözaltında kaldıktan sonra savcılığa sevk edildi.

Savcılık işlemlerinin ardından gözaltındakilerden üç kişi adlî kontrol tedbiri talebiyle, Parlak ve Ercan Aşıcı isimli bir diğer kişi ise tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edildi.

Mahkeme, savcılığın talebi doğrultusunda karar vererek Parlak ve Aşıcı’nın, “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla tutuklanmasına diğer üç kişinin ise adlî kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına hükmetti.

Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderilen Parlak, gazetecilik faaliyetinden dolayı tutuklandığını ifade ederek, “Bölgede gazetecilik yapmak suç haline getiriliyor. Ben bu suçu kabul etmiyorum. Her şeye rağmen moralim iyi” demişti. Parlak hakkındaki iddianame tamamlandı ve duruşma için 8 Temmuz 2019 günü belirlendi. 450 gün sonra hâkim karşısına çıkan Parlak hakkında hazırlanan iddianame, Parlak’ın daha önce beraat ettiği ve yine ceza aldığı başka dosyadaki suçlamalar üzerinden hazırlandı. İddianamede bir başka soruşturma dosyasında, Silvan Cumhuriyet Savcılığı’nın kararıyla el konulan ancak soruşturma kapsamında takipsizlik kararı verildikten sonra, Parlak’a iade edilen cd, dvd, flash bellek, hard disk, cep telefonu, kitap, dergi ve bazı gazeteler dava dosyasında deliller arasında sayıldı.

Ayrıca barış sürecinde aralarında Anadolu Ajansı muhabirinin de bulunduğu bir grup gazeteciyle Kandil’e giderek, Murat Karayılan’la yaptığı röportaj da suç delilleri arasında yer alıyor. İddianamede Parlak’ın yazdığı “Şehitler Şehri Silvan” adlı kitabın içindekiler kısmı da da tek tek yazılarak verilmiş. Kitap, 1990’lı yıllarda faili meçhul cinayetleri konu alıyor. Hayatını kaybedenlerin hikayeleriyle birlikte. Parlak ifadesinde, “Kitap hakkında bir soruşturma açılmamış, toplatma kararı verilmemiştir. TBMM’nin kütüphanesinde de bulunan yasal bir kitaptır.90’lı yılları yaşatanlar değil, yazanlar cezalandırılmak isteniyor” diyor.

Gizli tanık ifadesinde, Parlak’ın akrep tabir edilen polis aracına molotof attığı iddiası da yer alıyor. Bu iddia araştırılsın istiyor Parlak. Söz konusu aracın kamerasındaki görüntüler ile çevredeki MOBESE görüntüler incelensin, herhangi bir eylemde parmak izi var mı, araştırılsın istiyor.

İddianamede bazı isimler yer alıyor ve Ferhat Parlak’ın isimleri verilen bu kişilerin örgüte katılmasını sağladığı belirtiliyor. Ama Parlak, ifadesinde, bu kişilerin nerede yaşadığını ve ne iş yaptıklarını anlatıyor. Söz konusu isimler uydurma değil ama örgütle de bir ilgilerinin olmadığı anlaşılıyor. Parlak, tanımadığı bu kişilerin mahkemeye gelerek ifade vermesini istiyor.

Parlak’ın örgüt adına görüntü çektiği, gazetesinde ve sosyal medya hesaplarında bunları propaganda amacıyla paylaştığı da iddia ediliyor. Parlak ise sadece habercilik yaptığını savunuyor. Silvan’da çatışmalar sırasında birçok gazetecinin bulunduğunu ve büyük gazetelerde de benzer görüntüler yayınlandığını kanıtlıyor. İddianamede Parlak hakkında 5237 sayılı yasanın 314/2, 3713 sayılı yasanın 5, 5237 sayılı yasanın 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan yargılanması istendi. . Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Parlak 8 Temmuz’daki ilk duruşmasında tahliye edildi. Bir sonraki duruşma 6 Kasım tarihine bırakıldı.

Bu duruşmada tanıkların dinlendi. Parlak hakkınki adli kontrol denetiminin devamına karar verildi. Davaya 17 Şubat 2020’de görülecek 3. duruşma ile devam edilecek.



Next Trial: Feb. 17, 2020, 10:25 a.m.


Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 2. Duruşmasında Erdal Genç başkanlığında üye hakimler Ahmet Ozan Suakıncı ve Meryem Taş’tan oluşan mahkeme heyeti görev yaptı. Duruşma savcısı Mehmet Kilis idi.

Duruşmaya tutuksuz yargılanan Ferhat Parlak katıldı. Celse arasında gizli tanıkların ifadelerinin alınmadığı belirtildi.

Tanıklardan Silivri Cezaevi’nde bulunan Eyüp Batı’nın cezaevine ifadesinin alınması için cezaevine müzekkere yazılmasına rağmen cevap veren olmadığı aktarıldı.

Duruşmada hazır bulunan tanık Turgut Çelik’in kimlik tespiti yapılmak istenirken Türkçe bilmediğinin anlaşılması üzere yargılamanın uzamaması için tercümen talep etmekten vazgeçip mahkeme mübaşiri Sezai Karakaş’ın tercüman olarak atanmasına oy birliği ile karar verildi. Tanık ve mübaşirin doğruyu söyleyeceklerine dair ettikleri yeminin ardından tanık Turgut Çelik, tercüman aracılığıyla beyanda bulundu. Çelik, Ferhat Parlak’ı tanımadığını, bahsedilen eylemleri gerçekleştirdiğinden haberdar olmadığını söyledi. Çelik, “Ben ilk yakalandığımda bana işkence yapıldı. Üzerimde bulunan ve ‘Ferhat Parlak. Basıncı’ şeklinde yazılan nottan haberim yok. Muhtemelen emniyette cebime konulduğunu düşünüyorum” dedi.

Daha sonra diğer tanık Abdülkadir Hillez duruşma salonuna çağrıldı. Hillez de Silvan ilçesinde esnaf olduğunu ve Parlak’ı buradan tanıdığını söyleyerek, “Ben Ferhat’ı gazeteci ve matbaacı olarak bilirim. Bunun dışında yaptığı herhangi bir faaliyete tanık olmadım” dedi.

Ardından üçüncü tanık Selman Yıkılmaz duruşma salonuna alındı. Yıkılmaz da Parlak’ı gazeteci olarak tanıdığını örgütsel bir faaliyette bulunduğuna şahitlik etmediğini ifade ederek, “Kendisi ile çok samimiyetim yoktur. Daha önce tanıklık eden Bilal Cesur’u tanırım. Parlak’ın fotoğraf çekerek şantaj yaptığı iddiaları gerçeği yansıtmıyor. Cesur’un beyanlarını kabul etmiyorum” dedi.


Mahkeme heyeti Silivri Cezaevi’nde bulunan Eyüp Batı’nın tanık olarak dinlenmesi için cezaevine müzekkere yazılmasına, henüz gizli ve açık tanıkların ifadeleri tamamlanmadığı için Parlak hakkındaki adli kontrol tedbirinin devamına karar vererek duruşmayı 17 Şubat tarihine bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Duruşma belirlenen saatte başladı. 15 dakika sürdü.

Duruşma Salonu Koşulları

Salon Diyarbakır Adliyesi’nin standart salonlarından biriydi. Havalandırılmış ve temizdi

Duruşmaya Katılım

Parlak’ın avukatı Mehdi Özdemir, üç tanık ve dört gazeteci arkadaşı duruşmaya katıldı.

Genel Gözlemler

İlk duruşmada Ses Ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile tanık Bilal Cesur’un ifadesi alınmıştı ve Cesur, Parlak hakkındaki ilk söylediği ifadelerin aksini belirtmişti. Cesur, Parlak’ı tanımadığını, gazeteci olarak fotoğraf çektiğini, herhangi bir örgütle ilgisinin olmadığını söylemişti. Mahkeme Başkanı Cesur’a daha önceki ifadesini hatırlatarak aradaki çelişkinin nedenini sormuştu. Cesur, “Sadece fotoğraf çekiyordu. Silahlı olarak görmedim. Örgütsel bir faaliyetine tanık olmadım. Hendek olaylarında da görmedim. Şimdiki beyanım doğrudur ” demişti. Bugünkü tanık Selman Yıkılmaz, Cesur’un ilk beyanına göre tanıklık yaptığı halde mahkeme heyeti Cesur’un ifadesini değiştirdiğini hatırlatmadı.

1. Standing - July 8, 2019


Silvan Mücadele Gazetesi imtiyaz sahibi ve muhabiri Ferhat Parlak Diyarbakır’ın Silvan ilçesindeki evine yapılan polis baskını ile 11 Nisan 2018 günü gözaltına alındı. Üç gün gözaltında kaldıktan sonra savcılığa sevk edildi.

Savcılık işlemlerinin ardından gözaltındakilerden üç kişi adlî kontrol tedbiri talebiyle, Parlak ve Ercan Aşıcı isimli bir diğer kişi ise tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edildi.

Mahkeme, savcılığın talebi doğrultusunda karar vererek Parlak ve Aşıcı’nın, “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla tutuklanmasına diğer üç kişinin ise adlî kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına hükmetti.

Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderilen Parlak, gazetecilik faaliyetinden dolayı tutuklandığını ifade ederek, “Bölgede gazetecilik yapmak suç haline getiriliyor. Ben bu suçu kabul etmiyorum. Her şeye rağmen moralim iyi” demişti. Parlak hakkındaki iddianame tamamlandı ve duruşma için 8 Temmuz 2019 günü belirlendi. 450 gün sonra hâkim karşısına çıkan Parlak hakkında hazırlanan iddianame, Parlak’ın daha önce beraat ettiği ve yine ceza aldığı başka dosyadaki suçlamalar üzerinden hazırlandı. İddianamede bir başka soruşturma dosyasında, Silvan Cumhuriyet Savcılığı’nın kararıyla el konulan ancak soruşturma kapsamında takipsizlik kararı verildikten sonra, Parlak’a iade edilen cd, dvd, flash bellek, hard disk, cep telefonu, kitap, dergi ve bazı gazeteler dava dosyasında deliller arasında sayıldı.

Ayrıca barış sürecinde aralarında Anadolu Ajansı muhabirinin de bulunduğu bir grup gazeteciyle Kandil’e giderek, Murat Karayılan’la yaptığı röportaj da suç delilleri arasında yer alıyor. İddianamede Parlak’ın yazdığı “Şehitler Şehri Silvan” adlı kitabın içindekiler kısmı da da tek tek yazılarak verilmiş. Kitap, 1990’lı yıllarda faili meçhul cinayetleri konu alıyor. Hayatını kaybedenlerin hikayeleriyle birlikte. Parlak ifadesinde, “Kitap hakkında bir soruşturma açılmamış, toplatma kararı verilmemiştir. TBMM’nin kütüphanesinde de bulunan yasal bir kitaptır.90’lı yılları yaşatanlar değil, yazanlar cezalandırılmak isteniyor” diyor.

Gizli tanık ifadesinde, Parlak’ın akrep tabir edilen polis aracına molotof attığı iddiası da yer alıyor. Bu iddia araştırılsın istiyor Parlak. Söz konusu aracın kamerasındaki görüntüler ile çevredeki MOBESE görüntüler incelensin, herhangi bir eylemde parmak izi var mı, araştırılsın istiyor.

İddianamede bazı isimler yer alıyor ve Ferhat Parlak’ın isimleri verilen bu kişilerin örgüte katılmasını sağladığı belirtiliyor. Ama Parlak, ifadesinde, bu kişilerin nerede yaşadığını ve ne iş yaptıklarını anlatıyor. Söz konusu isimler uydurma değil ama örgütle de bir ilgilerinin olmadığı anlaşılıyor. Parlak, tanımadığı bu kişilerin mahkemeye gelerek ifade vermesini istiyor.

Parlak’ın örgüt adına görüntü çektiği, gazetesinde ve sosyal medya hesaplarında bunları propaganda amacıyla paylaştığı da iddia ediliyor. Parlak ise sadece habercilik yaptığını savunuyor. Silvan’da çatışmalar sırasında birçok gazetecinin bulunduğunu ve büyük gazetelerde de benzer görüntüler yayınlandığını kanıtlıyor. İddianamede Parlak hakkında 5237 sayılı yasanın 314/2, 3713 sayılı yasanın 5, 5237 sayılı yasanın 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan yargılanması istendi. . Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Parlak 8 Temmuz’daki ilk duruşmasında tahliye edildi. Bir sonraki duruşma 6 Kasım tarihine ertelendi.



Next Trial: Nov. 6, 2019, 9:50 a.m.


Duruşma tutuklu yargılanan Ferhat Parlak’ın kimlik tespitiyle başladı. Parlak, elinde savunmaya ilişkin dosyaların bulunduğu Parlak, mahkeme heyetinden dosyaları üzerine koymak için sandalye talep etti. Mübaşirin getirdiği sandalyenin üzerine dosyayı koyarak tek tek açıklayarak savunmasına devam etti. Mahkeme Başkanı söz konusu bilgilerin zaten yazılı savunma olarak mahkemeye sunulduğunu söyleyerek, özetle genel bir ifade kullanmasını istedi. Hakkındaki suçlamaları reddederek, tahliyesini isteyen Parlak, “İki küçük kızım var, onlarla kahvaltı yapmayı özledim” dedi.

Ardından Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile açık tanık Bilal Cesur’un ifadesi alındı. Cesur, Parlak’ı tanımadığını, gazeteci olarak fotoğraf çektiğini, herhangi bir örgütle ilgisinin olmadığını söyledi. Mahkeme Başkanı Cesur’a daha önceki ifadesini hatırlatarak aradaki çelişkinin nedenini sordu. Cesur, “Sadece fotoğraf çekiyordu. Silahlı olarak görmedim. Örgütsel bir faaliyetine tanık olmadım. Hendek olaylarında da görmedim. Şimdiki beyanım doğrudur” dedi.

Avukat Mehdi Özdemir de Parlak’ın gizli tanık ifadelerine dayanılarak tutuklu bulunduğunu anımsatıp, iddianamenin çelişkilerle dolu olduğunu söyleyerek, Parlak’ın tahliyesini talep etti. Mahkeme Başkanı “duruşmaya iki dakika ara verip değerlendireceğiz” dedi.


Mahkeme Heyeti; Parlak’ın üzerine atılı eylem nedeniyle delillerin önemli ölçüde toplanmış olması, sanığın tutuklu kaldığı süre, gelinen kovuşturma aşaması itibariyle kaçma, gizlenme ya da delilleri karartma hususunda somut olguların bulunmayışı dikkate alınarak tahliye edilmesine karar verdi. Duruşma 6 Kasım tarihine ertelendi.


Duruşma Öncesi

Adliye girişinde uzun kuyrukolduğundan uzun süre izleyiciler arama noktasından geçebilmek için dışarıda sıcakta beklemek zorunda kaldı.

Duruşma Salonu Koşulları

Diyarbakır Adliyesinin standart salonlarından biriydi. Klimalar çalıştığından aşırı sıcak olan hava hissedilmiyordu.

Duruşmaya Katılım

Parlak’ın avukatı Mehdi Özdemir, ailesi, gazeteci arkadaşları ve TGS Başkanı Mahmut Oral katıldı.

Genel Gözlemler

İzleyiciler salona alındıktan sonra Ferhat Parlak 4 jandarma arasında getirildi. Jandarmalardan ikisi Parlak’ın koluna girmişti. Sanık sandalyesinde oturtulduktan sonra da yakın temasta yüzleri Parlak’a dönük biçimde duruşma sonuna kadar durdular. Salonda 5 sivil polis bulunuyordu. Parlak savunma yaparken Silvan’dan geldiği için duruşmaya geciken ailesi salona girdi. Parlak, yakınlarını görünce iki küçük kızına el sallamak için savunmasına ara verdi. Ortamda gürültü olunca mahkeme başkanı sesini yükselterek müdahale etti. Tanık Bilal Cesur’un ifadesi öncesi yemin ettirilince salondakiler ayağa kaldırıldı. O esnada izleyicilerden birinin cep telefonu çaldı. Sivil polislerden biri “Kapat o telefonu” diyerek bağırdı. Mahkemeye karar için ara verilirken salonun kapısında bekleyen ailesi tahliye kararını gözyaşları ve alkışla karşılayarak birbirlerine sarıldı.

Ferhat Parlak - Silvan Mücadele Newspaper Trial (Indictment)

Ferhat Parlak - Silvan Mücadele Newspaper Trial 1. Standing (Minutes of the Hearing)

Ferhat Parlak - Silvan Mücadele Newspaper Trial 2. Standing (Minutes of the Hearing)