Gülsün Altan

Van TV - Propaganda Trial

Gazeteci Gülsün Altan’ın haber sunucusu olarak çalıştığı Van TV hakkında, G. D. isimli şahıs tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarda bulunuldu.

D., dilekçesinde; Van TV ile birlikte daha sonra kapatılan IMC TV, K24 TV, Hayat TV, Denge TV, MED Nuçe TV, Sterk TV, Newroz TV ve Ronahi TV isimli televizyon kanallarındaki yayın içeriklerini ihbar etti.

İhbar dilekçesinde; kanallarda “terör örgütü propagandası yapıldığı” ve “yalan haber yayınlandığını” iddia edildi.

İhbar dilekçesinde ismi geçen televizyon kanallarından IMC TV, Hayat TV ve Denge TV, Türkiye’de yayın yapan televizyon kanallarıydı. Bu yayın organlarının tamamı daha sonra Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler ile kapatıldı.

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, ihbarın ardından Van TV ile ilgili soruşturma başlattı.

Altan’ın da dahil olduğu 8 Van TV çalışanı soruşturmaya dahil edildi. Haklarında soruşturma yürütülenlerden beşi gazeteci, ikisi kanalın yöneticisiydi.

Soruşturma kapsamında, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden kanalın yayınları ile ilgili rapor alındı.

Altan’ın de aralarında olduğu kanal çalışanları hakkındaki iddianame 13 Haziran 2018’de tamamlandı.

Gazeteci Gülsün Altan’ın da aralarında olduğu altısı gazeteci sekiz Van TV çalışanı hakkındaki iddianame, 13 Haziran 2018’de tamamlandı. İddianame beş sayfadan oluşuyordu.

İddianamede, G.D. isimli şahsın TV kanalları ile ilgili ihbar dilekçesine yer verildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen dilekçesinde; Van TV ile birlikte IMC TV, K24 TV, Hayat TV, Denge TV, MED Nuçe TV, Sterk TV, Newroz TV ve Ronahi TV’nin, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ ne karşı tehdit, düşmanlık dolu yayınlar yaptığı” ileri sürüldü. Dilekçede, “halkı yalan haberlerle isyan ve etnik bir kökene karşı kışkırtıp”, “terör örgütü propagandası yapıldığı” öne sürüldü.

İddianamede, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden Van TV’nin yayınlarına dair raporuna da yer verildi. Bu bölümde, Van TV’de; çeşitli tarihlerde yayımlanan sekiz haber bülteni ve açık oturum programında kullanılan bazı ifadeler suçlama konusu yapıldı.

20 Mart 2016’da yayınlanan ana haber bülteninde İstanbul’da yaşanan bombalı saldırıya dair görüntülerin yayınlanması Altan aleyhine delil olarak kullanıldı. İddianamede, 5 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırı ile ilgili “yayın yasağı” getirildiği belirtildi.

İddianameye göre Altan, soruşturma aşamasında verdiği ifadede, televizyon kanalında ana haber sunucusu olduğunu ve suçlamayı kabul etmediğini belirti.

İddianamede, Altan’a; bunların dışında tekil bir suçlama yöneltilmedi. Altan ile ilgili suçlamalar; diğer sanık gazeteciler Sibel Eres, Kadir Cesur ve Nahide Aslan için yazılan “ortak değerlendirmeler” bölümünde yer aldı.

Bu bölümde, gazetecilerin; “Van TV’de çıkmış oldukları yayınlarda bölücü terör örgütünün sözcülüğü niteliğinde yayınlar yaptıkları; yine PKK/KCK terör örgütünü eylemlerinin ve mensuplarının, sembollerinin, elebaşının meşru, özendirici ve sempatik bir şekilde gösterildiği, özellikle Doğu illerine yerel yayın yaparak PKK/KCK terör örgütünün ideolojisini, halk arasında yayıp örgüte yeni katılımlara neden oldukları” iddia edildi.

İddianame ile Altan’a; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinde düzenlenen “basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasını yöneltildi. Altan hakkında toplamda 1 yıl 6 aydan 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.

Ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, “belirli haklardan yoksun bırakılması” da talep edildi.

Altan ile birlikte altısı gazeteci sekiz kişi hakkında hazırlanan iddianame Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Gazeteci Gülsün Altan’ın da aralarında olduğu altısı gazeteci sekiz Van TV çalışanı hakkındaki yargılama, 17 Ekim 2018’de Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma ile başladı.

Altan, yargılamanın ilk duruşmasına Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.

Altan, haberin yayımlandığı tarihte “yayın yasağı” olmadığını belirterek, yasağın yayın haber akışı sırasında getirildiğini belirtti. Altan, şu savunmayı yaptı:

“Ayrıca görüntü yukarıda haber merkezinden aktarılırdı. Onlar da ajanslardan geçen görüntülerdi, suç kastım yoktur. Örgüt propagandası yapmadım.”

Avukat Serdar Çelebi, gazeteci Altan’ın sadece bir haberden dolayı yargılandığını belirterek, “Müvekkilim kendisi de izah etti. Sadece haberi sunmuştur. Görüntülerden haberi yoktur. Kişisel yorumu da yoktur. Söz konusu görüntülerde propaganda olup olmadığına ilişkin iddianamede bir değerlendirme yoktur. Bu müvekkil yönünden derhal beraat kararı verilmesini talep ederiz” dedi.

Mahkeme heyeti, sanıkların duruşmalardan vareste tutulmasına, yani duruşmalara katılma zorunluluklarının kaldırılmasına karar verdi. Mahkeme ayrıca, Van TV’nin yayıncı şirketinin sorumluları, yönetim kurulu üyeleri, sorumlu müdür ve yöneticilerinin kim olduğunun bildirilmesi için Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) yazı yazılmasına karar verdi.

Yargılamanın ikinci duruşması 13 Şubat 2019’da görüldü. Duruşma, RTÜK’ten beklenen yazının gelmemesi nedeniyle ertelendi.

Yargılamanın üçüncü duruşması, 20 Mart 2019’da görüldü. Duruşma, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için 10 Temmuz 2019’a bırakıldı.

Yargılamanın dördüncü duruşması, 10 Temmuz 2019’da görüldü. Avukatlar, bilirkişi raporları üzerinde inceleme yapabilmek için ek süre istedi. Talep kabul edildi. Mahkeme; esas hakkında mütalaanın hazırlanması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar verdi.

Yargılamanın beşinci duruşması 25 Ekim 2019’da görüldü. Duruşma, mahkeme heyetinin değişmesi ve duruşma savcısının da izinde olması nedeniyle ertelendi.

Yargılamanın altıncı duruşması 11 Şubat 2020’de görüldü. Duruşma savcısı, bu duruşmada, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Altan’ın “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla cezalandırılması talep edildi. Avukatlar, mütalaa karşısında savunma için ek süre istedi. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılama, 7 Mayıs 2020’de görülecek yedinci duruşma ile devam edecekti. Ancak, duruşma; pandemi ilan edilen “coronavirüs” karşısında Türkiye’de alınan tedbirler kapsamında görülmeden, 15 Eylül 2020 tarihine ertelendi.

7. Standing - May 7, 2020


Kapatılan Van TV çalışanlarına ilişkin soruşturma; G.D. isimli bir şahsın 2016 yılında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı şikâyetle başladı.

D., dilekçesinde; Van TV ile birlikte daha sonra kapatılan IMC TV, K24 TV, Hayat TV, Denge TV, MED Nuçe TV, Sterk TV, Newroz TV ve Ronahi TV isimli televizyon kanallarındaki yayın içeriklerini ihbar etti.

İhbar dilekçesinde; kanallarda “terör örgütü propagandası yapıldığı” ve “yalan haber yayınlandığını” iddia edildi.

İhbar dilekçesinde ismi geçen televizyon kanallarından IMC TV, Hayat TV ve Denge TV, Türkiye’de yayın yapan televizyon kanallarıydı. Bu yayın organlarının tamamı daha sonra Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler ile kapatıldı.

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, ihbarın ardından Van TV ile ilgili soruşturma başlattı. Altısı gazeteci sekiz Van TV çalışanı soruşturmaya dahil edildi.

Soruşturma kapsamında, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden kanalın yayınları ile ilgili rapor alındı.

Sekiz Van TV çalışanı hakkındaki iddianame, 13 Haziran 2018’de tamamlandı. İddianame beş sayfadan oluşuyordu.

İddianamede, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden Van TV’nin yayınlarına dair raporuna da yer verildi. Bu bölümde, Van TV’de; çeşitli tarihlerde yayımlanan sekiz haber bülteni ve açık oturum programında kullanılan bazı ifadeler suçlama konusu yapıldı.

İddianamede televizyon kanalının çalışanları Serdar Altan, Gülsün Altan, Kadir Cesur, Koçali Özipek, Nahide Aslan ve Sibel Özcan ile iki şirket ortağı sanık olarak yer aldı.

Gazeteciler hakkında, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçlaması yöneltildi. Gazeteciler hakkında 1 yıl 6 aydan 13 yıl 1 ay 15 güne kadar farklı hapis cezaları talep edildi.

İddianame Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Yargılamanın ilk duruşması, 17 Ekim 2018 tarihinde görüldü. Bu duruşmada gazetecilerin duruşmalardan vareste tutulmasına, yani duruşmalara katılma zorunluluklarının kaldırılmasına karar verildi.

Yargılamanın ikinci duruşması, 13 Şubat 2019’da görüldü. RTÜK’ün Van TV yayınlarını içeren altı adet CD’nin incelenmek üzere mahkemeye göndermesine karar verildi. .

Yargılamın üçüncü duruşması 20 Mart 2019’ta görüldü. Sanık avukatları, CD’lerin incelenmek üzere kendilerine verilmesini talep etti. Duruşma sonunda suçlamaya dayanak gösterilen yayınların yer aldığı CD’lerin iki bilirkişiden oluşan bir heyete gönderilmesine karar verildi.

Yargılamanın dördüncü duruşması, 10 Temmuz 2019’da görüldü. Avukatlar, bilirkişi raporları üzerinde inceleme yapabilmek için ek süre istedi. Talep kabul edildi. Mahkeme; esas hakkında mütalaanın hazırlanması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar verdi.

Yargılamanın beşinci duruşması, 25 Ekim 2019’da görüldü. Duruşma, mahkeme heyetinin değişmesi ve duruşma savcısının da izinde olması nedeniyle ertelendi.

Yargılamanın altıncı duruşması 11 Şubat 2020’de görüldü.

Duruşma savcısı, bu duruşmada, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Gazetecilerin, “zincirleme şekilde terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla cezalandırılmaları talep edildi. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılama, 7 Mayıs 2020’de görülecek yedinci duruşma ile devam etti.



Next Trial: Sept. 15, 2020, 11:10 a.m.


Duruşma, pandemi ilan edilen “coronavirüs” karşısında alınan tedbirler kapsamında görülmeden ertelendi.

Yargılama 15 Eylül 2020 tarihine bırakıldı.

6. Standing - Feb. 11, 2020


Kapatılan Van TV çalışanlarına ilişkin soruşturma; G.D. isimli bir şahsın 2016 yılında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı şikâyetle başladı.

D., dilekçesinde; Van TV ile birlikte daha sonra kapatılan IMC TV, K24 TV, Hayat TV, Denge TV, MED Nuçe TV, Sterk TV, Newroz TV ve Ronahi TV isimli televizyon kanallarındaki yayın içeriklerini ihbar etti.

İhbar dilekçesinde; kanallarda “terör örgütü propagandası yapıldığı” ve “yalan haber yayınlandığını” iddia edildi.

İhbar dilekçesinde ismi geçen televizyon kanallarından IMC TV, Hayat TV ve Denge TV, Türkiye’de yayın yapan televizyon kanallarıydı. Bu yayın organlarının tamamı daha sonra Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler ile kapatıldı.

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, ihbarın ardından Van TV ile ilgili soruşturma başlattı. Altısı gazeteci sekiz Van TV çalışanı soruşturmaya dahil edildi.

Soruşturma kapsamında, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden kanalın yayınları ile ilgili rapor alındı.

Sekiz Van TV çalışanı hakkındaki iddianame, 13 Haziran 2018’de tamamlandı. İddianame beş sayfadan oluşuyordu.

İddianamede, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden Van TV’nin yayınlarına dair raporuna da yer verildi. Bu bölümde, Van TV’de; çeşitli tarihlerde yayımlanan sekiz haber bülteni ve açık oturum programında kullanılan bazı ifadeler suçlama konusu yapıldı.

İddianamede televizyon kanalının çalışanları Serdar Altan, Gülsün Altan, Kadir Cesur, Koçali Özipek, Nahide Aslan ve Sibel Özcan ile iki şirket ortağı sanık olarak yer aldı.

Gazeteciler hakkında, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçlaması yöneltildi. Gazeteciler hakkında 1 yıl 6 aydan 13 yıl 1 ay 15 güne kadar farklı hapis cezaları talep edildi.

İddianame Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Yargılamanın ilk duruşması, 17 Ekim 2018 tarihinde görüldü. Bu duruşmada gazetecilerin duruşmalardan vareste tutulmasına, yani duruşmalara katılma zorunluluklarının kaldırılmasına karar verildi.

Yargılamanın ikinci duruşması, 13 Şubat 2019’da görüldü. RTÜK’ün Van TV yayınlarını içeren altı adet CD’nin incelenmek üzere mahkemeye göndermesine karar verildi. .

Yargılamın üçüncü duruşması 20 Mart 2019’ta görüldü. Sanık avukatları, CD’lerin incelenmek üzere kendilerine verilmesini talep etti. Duruşma sonunda suçlamaya dayanak gösterilen yayınların yer aldığı CD’lerin iki bilirkişiden oluşan bir heyete gönderilmesine karar verildi.

Yargılamanın dördüncü duruşması, 10 Temmuz 2019’da görüldü. Avukatlar, bilirkişi raporları üzerinde inceleme yapabilmek için ek süre istedi. Talep kabul edildi. Mahkeme; esas hakkında mütalaanın hazırlanması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar verdi.

Yargılamanın beşinci duruşması, 25 Ekim 2019’da görüldü. Duruşma, mahkeme heyetinin değişmesi ve duruşma savcısının da izinde olması nedeniyle ertelendi.

Yargılamanın altıncı duruşması 11 Şubat 2020’de görüldü.

Duruşma savcısı, bu duruşmada, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Gazetecilerin, “zincirleme şekilde terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla cezalandırılmaları talep edildi. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılama, 7 Mayıs 2020’de görülecek yedinci duruşma ile devam edecek.



Next Trial: May 7, 2020, 10:30 a.m.


Duruşmanın saat 09:00’da başlaması gerekiyordu. Ancak, duruşama; bir saat yedi dakika gecikmeli olarak, 10:07’de başladı.

Duruşmaya, yargılanın gazetecilerden hiçbiri katılmadı. Avukatlardan ise sadece gazeteci Kadir Cesur’un avukatı Savaş Avcı katıldı. Diğer sanık avukatları ise mazeret bildirdi.

Esas hakkındaki mütaalasını açıklayan savcı, gazeteciler Sibel Eres (Özcan) ve Gülsün Altan’ın “terör örgütü propagandası yapmak”, diğer sanık gazeteciler Nahide Altan, Serdar Altan, Kadir Cesur ve Koçali Özipek’in “zincirleme şekilde terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla cezalandırılmalarını talep etti.

Mütalaaya karşı beyanda bulunan avukat Savaş Avcı, “Mütalaaya katılmamakla birlikte mütalaanın hazırlanış yöntemini de kabul etmiyoruz. Savcı bey mütalaayı duruşma sırasında iddianameden kopyala yapıştır yöntemiyle hazırladı. Bu bile tek başına yargılamayı etkisiz hale getirmektedir” dedi.

Ardından karar verildi.


Mahkeme heyeti, duruşmaya ara vermeden kararını açıkladı.

Duruşmaya katılmayan avukatların mazereti kabul edildi. Mütalaaya karşı savunma yapmak üzere ek süre verildi.

Yargılamanın bir sonraki duruşması 7 Mayıs 2020 saat 10:30’aa bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüleceği Van Adliyesi’ne girişler X-ray cihazları ile yapılıyor. Ana kapı girişinde tek X-ray cihazı sebebiyle girişler yoğun ve sıkışık.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu havalandırılmış, temiz ve aydınlıktı. İzleyiciler için yeteri kadar oturma yeri vardı. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) sistemi için iki büyük TV ekranından biri izleyicileri diğeri hakim heyetine dönük olarak salonda asılı bir şekilde hazırdı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya, tutuklu gazetecilerden hiçbiri katılmadı. Avukatlardan ise gazeteci Kadir Cesur’un avukatı Ersin Biricik yerine yetkilendirilen avukat Savaş Avcı katıldı. Duruşmayı, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği izledi.

Genel Gözlemler

Mütalaa sonrası savunma yapan avukat Savaş Avcı’nın, “Savcı bey mütalaayı duruşma sırasında iddianameden kopyala yapıştır yöntemiyle hazırladı. Bu bile tek başına yargılamayı etkisiz hale getirmektedir” ifadeleri dikkat çekti. Duruşmada olağanüstü bir durum yaşanmadı.

5. Standing - Oct. 25, 2019


Kapatılan Van TV çalışanlarına ilişkin soruşturma; G.D. isimli bir şahsın 2016 yılında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı şikâyetle başladı.

D., dilekçesinde; Van TV ile birlikte daha sonra kapatılan IMC TV, K24 TV, Hayat TV, Denge TV, MED Nuçe TV, Sterk TV, Newroz TV ve Ronahi TV isimli televizyon kanallarındaki yayın içeriklerini ihbar etti.

İhbar dilekçesinde; kanallarda “terör örgütü propagandası yapıldığı” ve “yalan haber yayınlandığını” iddia edildi.

İhbar dilekçesinde ismi geçen televizyon kanallarından IMC TV, Hayat TV ve Denge TV, Türkiye’de yayın yapan televizyon kanallarıydı. Bu yayın organlarının tamamı daha sonra Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler ile kapatıldı.

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, ihbarın ardından Van TV ile ilgili soruşturma başlattı. Altısı gazeteci sekiz Van TV çalışanı soruşturmaya dahil edildi.

Soruşturma kapsamında, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden kanalın yayınları ile ilgili rapor alındı.

Sekiz Van TV çalışanı hakkındaki iddianame, 13 Haziran 2018’de tamamlandı. İddianame beş sayfadan oluşuyordu.

İddianamede, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden Van TV’nin yayınlarına dair raporuna da yer verildi. Bu bölümde, Van TV’de; çeşitli tarihlerde yayımlanan sekiz haber bülteni ve açık oturum programında kullanılan bazı ifadeler suçlama konusu yapıldı.

İddianamede televizyon kanalının çalışanları Serdar Altan, Gülsün Altan, Kadir Cesur, Koçali Özipek, Nahide Aslan ve Sibel Özcan ile şirketin ortakları Gürcan Bayrakçı ve Nedim Dalga sanık olarak yer aldı.

Gazeteciler hakkında, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçlaması yöneltildi. Gazeteciler hakkında 1 yıl 6 aydan 13 yıl 1 ay 15 güne kadar farklı hapis cezaları talep edildi.

İddianame Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Yargılamanın ilk duruşması, 17 Ekim 2018 tarihinde görüldü. Bu duruşmada gazetecilerin duruşmalardan vareste tutulmasına, yani duruşmalara katılma zorunluluklarının kaldırılmasına karar verildi.

Yargılamanın ikinci duruşması, 13 Şubat 2019’da görüldü. RTÜK’ün Van TV yayınlarını içeren altı adet CD’nin incelenmek üzere mahkemeye göndermesine karar verildi. .

Yargılamın üçüncü duruşması 20 Mart 2019’ta görüldü. Sanık avukatları, CD’lerin incelenmek üzere kendilerine verilmesini talep etti. Duruşma sonunda suçlamaya dayanak gösterilen yayınların yer aldığı CD’lerin iki bilirkişiden oluşan bir heyete gönderilmesine karar verildi.

Yargılamanın dördüncü duruşması, 10 Temmuz 2019’da görüldü. Avukatlar, bilirkişi raporları üzerinde inceleme yapabilmek için ek süre istedi. Talep kabul edildi. Mahkeme; esas hakkında mütalaanın hazırlanması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar verdi.

Yargılamanın beşinci duruşması, 25 Ekim 2019’da görüldü.



Next Trial: Feb. 11, 2020, 9 a.m.


Duruşma 35 dakika gecikme ile 11:50’de başladı. Duruşmaya katılan tek sanık Kadir Cesur’un savunması alınmadı. Duruşma, mahkeme heyetinin değişmesi ve duruşma savcısının izinde olması sebebiyle 11 Şubat 2020 tarihine bırakıldı.


Mahkeme heyeti, kararını duruşmaya ara vermeden açıkladı.

Bilirkişi raporunun avukatların isteği doğrultusunda yeniden hazırlanmasına karar verildi.

Yargılamanın bir sonraki duruşması 11 Şubat 2020 tarihine bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüleceği Van Adliyesi’ne X-Ray cihazlarıyla yapılan aramadan sonra girildi. Ana kapı girişinde tek X-Ray cihazı olması nedeniyle girişler yoğun ve sıkışıktı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu havalandırılmış, temiz ve aydınlıktı. İzleyiciler için yeteri kadar oturma yeri vardı. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) için iki büyük ekrandan biri izleyicileri diğeri hakim heyetine dönük olarak hazırdı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya tutuksuz yargılanan altı gazeteciden dördünün avukatı katıldı. Kadir Cesur’u avukat Ersin Biricik, Koçali Özipek’i avukat Berken Özipek, Sibel Eres Özcan’ı avukat Erdem Yavuz Ekici ve Nedim Dalgay’ı avukat Şivan Cemil Özen temsil etti.

Genel Gözlemler

Avukatlar, izinde olan duruşma savcısı için hakim heyetine dönerek; “İddianameyi kopyala yapıştır yapmış” dedi. İzinde olan savcının yerine bakan savcı ise “Savcının arkadaşının yüzüne yüzüne söylemeyin bari, nihayetinde meslektaşım. Gidin arkada ne konuşursanız konuşun ama burada böyle yapmayın. Bu böyle olmuyor avukat beyler. Bu savunma değil” dedi.

Duruşmada yaşanan bu diyaloğun dışında olağanüstü bir durum yaşanmadı.

Van TV - Propaganda Trial (Indictment)

Van TV - Propaganda Trial 5. Standing (Minutes of the Hearing)

Van TV - Propaganda Trial 6. Standing (Minutes of the Hearing)

Press in Arrest is a database, monitoring, documentation and collective memory study of Press Research Association.
+90 (312) 945 15 56 | pressinarrest@gmail.com