Halil İbrahim Balta

FETÖ Media Organization

15 Temmuz darbe girişiminin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “Fetullah Terör Örgütü – Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PYD) medya yapılanması içerisinde yer aldıkları” iddiasıyla çoğunluğu gazeteci 35 kişi hakkında gözaltı kararı verdi. Hakkında gözaltı kararı verilenlerin isimleri, ilk olarak hükümete yakın basın organlarında yayımlandı.

Soruşturma talimatı İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili Fuzuli Aydoğdu tarafından verildi.

Halil İbrahim Balta da soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen gazetecilerden birisiydi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından 2 Ağustos 2016’da adliyeye çıkartıldı. Savcılık sorgusu sonrası tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Aynı gün nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanmasına karar verildi. Silivri Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ne götürüldü.

Tutuklu olarak yargılandığı davanın görülmesine sekiz ay sonra başlandı. Balta ile birlikte 27’si gazeteci 29 kişi hakkında dava açıldı. Davanın ilk duruşması 31 Mart 2017’de İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada mahkeme heyeti Balta ile birlikte 21 kişinin tahliyesine karar verdi. Ancak duruşma savcısı tarafından sekiz ismin tahliyesine itiraz edildi. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi itirazı kabul etti. Balta henüz tahliye olmadan yeniden tutuklanmış oldu.

Balta, 8 Şubat 2018’de görülen yedinci duruşmada sağlık problemleri nedeniyle “adli kontrol şartı” ile tahliye oldu.

Dava 7-8 Mart 2018’deki duruşmada karara bağlandı. Balta’ya “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Karar avukatlar tarafından önce istinaf mahkemesine, ardından da Yargıtay’a taşındı. Yargıtay Balta ile birlikte beş yılın üzerinde ceza alan 27 gazetecinin temyiz başvurusunu henüz karara bağlamadı.

Dosyanın Yargıtay’da karara bağlanıp onaylanması durumunda Balta, kalan cezasının infazı için yeniden cezaevine girecek.

Gazeteci Halil İbrahim Balta’nın da aralarında bulunduğu 27’si gazeteci 29 sanık hakkındaki iddianame İstanbul Cumhuriyet Savcısı Murat Çağlak tarafından hazırlandı. İddianame 196 sayfadan oluşuyordu.

Savcı Çağlak, iddianamenin 112 sayfasında “Fetullah Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ-PDY)” ile ilgili yapılanmasına, kuruluş dönemine dair kapsamlı bir değerlendirmede bulunuyor. Benzer davalarda da (FETÖ Ana Medya Davası gibi) böylesi değerlendirmeler kullanılıyor.

İddianamenin Balta ile ilgili bölümü 155’inci sayfada başlıyor. Bu bölüm Balta ile ilgili internet ortamında yapılan açık kaynak araştırması sonunda Zaman Gazetesi’nde (Daha sonra FETÖ iddiasıyla KHK ile kapatıldı) çalıştığı bilgisine yer verilerek başlıyor. İddianamede diğer sanık gazetecilerle ilgili olduğu gibi Balta’nın da sosyal medya paylaşımları, banka hesaplarındaki hareketlilik de deliller arasında gösteriliyor.

Savcı Çağlak Gazeteci Balta’nın “İbrahim_balta” adıyla kayıtlı sosyal medya hesabındaki paylaşımlarına yer verdi. Bu paylaşımlarda “FETÖ/PDY adına yurt içi ve yurt dışında Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine gündem oluşturduğunu” iddia etti. Savcı Balta’nın “FETÖ/PDY’nin eylemleri ve 15 Temmuz 2016 gecesi gerçekleştirilen darbe girişimine zemin oluşturmak için oluşturulduğunu” iddia ettiği “Fuat Avni” adlı twitter isimli profilden yapılan paylaşımları retweet (yeniden paylaşım) ettiğini belirtti.
Ayrıca kamuoyunda MİT Tırları davası olarak bilinen (Adana’da Suriye’ye götürüldüğü iddia edilen silahları taşıyan MİT’e ait araçların durdurulması) soruşturmaya dair Balta’nın kamuoyu oluşturma için paylaşımlarda bulunduğu savunuluyor. Bazı sosyal medya paylaşımlarının ise daha sonra silindiği savcı Çağlak tarafından iddianamede dile getiriliyor.

Ayrıca Balta’nın evinde yapılan aramada Fettullah Gülen tarafından yazılan 22 ayrı kitaba da el konulduğu bilgisi veriliyor.

Balta’nın kolluk ve savcılık sorgusu aşamasında verdiği ifadesi de özetlenerek iddianamede yer alıyor:

“1993 yılında itibaren yaklaşık 23 yıl Zaman gazetesinde ekonomi muhabiri olarak çalıştığını, iletişim fakültesi mezunu olduğunu, Zaman gazetesi kapanınca 1 ay işsiz kaldığını, sonra Yarına Bakış gazetesinde ekonomi muhabiri olarak çalışmaya başladığını, fuatavni’ni twetlerini retweet yapmakta özel bir amacı olmadığını, çalıştığı dönemde Zaman gazatesi içerisinde veya Yarına Bakış Gazetesi içerisinde örgütsel bir faaliyet olduğunun farkında olmadığını, 15 Temmuz’da öğrendiğinde ayrılmak istediğini, çalıştığı dönemde teşvikler olmasına rağmen cemaatle toplantılara gitmek gibi burs vermek gibi hiçbir organik bağa girmediğini suçsuz olduğunu beyan etmiştir.”

Ardından savcı Çağlak, Balta ile ilgili cezalandırılması talebine ilişkin şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Paylaşımları, MİT Tırları ile ilgili paylaşımlarının mahkeme kararı ile yasaklanması, örgütle mücadele kapsamındaki soruşturmaları gasp olarak nitelendirmesi ve itibarsızlaştırması, evinde örgüt liderine ait çok sayıda kitabın bulunması ve Bankasya’ya örgüt liderinin talimatı sonrasında kaydadeğer miktarda para yatırması gibi hususlar dikkate alındığında şüphelinin örgüt adına algı faaliyetlerine bulunduğu ve örgüt üyesi olduğu kanaatine varılmıştır.”

Çağlak, bu kapsamda Balta’nın Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 maddesi gereği “Silahlı Örgüt Üyesi Olmak” suçlamasıyla 5 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. İddianame İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

Gazeteci Halil İbrahim Balta ile birlikte 27’si gazeteci 29 sanıklı dava hakkındaki iddianame İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilerek, yargılanmaya başlandı. Davanın ilk duruşması için 27-31 Mart 2017 tarihi belirlendi.

İlk duruşmaya Balta’nın da aralarında bulunduğu 26 tutuklu, bir tutuksuz sanık katıldı. Sanıklardan yokluğundan yargılanan gazeteci Said Sefa ile Bülent Ceyhan ise katılmadı. Duruşmaya tek tutuksuz sanık gazeteci Ünal Tanık’ın eşi M.T. de katıldı. Duruşma sanık ve izleyici sayısının çok olması nedeniyle Çağlayan Adliyesi’nin zemin katındaki büyük salonda görüldü.

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada ilk olarak tutuklu sanıklardan gazeteciler Atilla Taş ve Murat Aksoy’un avukatı Ali Deniz Ceylan, mahkeme başkanı İbrahim Lorasdağı’nın İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimi iken Atilla Taş, Murat Aksoy, Mutlu Çölgeçen ve Gökçe Fırat Çulhaoğlu hakkında tutuklama kararı verdiğini hatırlattı. Mevcut kanunlara göre soruşturmada görev yapan hakimin kovuşturmada görev yapamayacağını söyleyen avukat Ceylan, mahkeme başkanı İbrahim Lorasdağı’dan dosyadan el çekmesini, el çekmediği takdirde reddi hakim talebinde bulundu. Mahkeme, reddi hakim talebini “usule uygun” olmadığı gerekçesiyle “oy birliği” ile reddetti.

Duruşma başlangıcında genelde olanın aksine jandarma görevlilerinin tavırları dikkat çekiciydi. Jandarmalar sanıklar ile yakınların birbirlerini görmelerini engelleyecek şekilde ayağa kalktı, mahkeme başkanının müdahalesi üzerine yeniden oturdu. Mahkeme başkanının sanık savunmalarına geçme acelesi dikkat çekti. Çok sayıda dava olduğu yönünde açıklama yapan mahkeme başkanı Lorasdağı, avukatların reddi hakim talebini dinlemek istemedi.

Dosyada yargılanan gazeteci Cihan Acar’ın müdafii Gülşah Kaya, iddianame okunmadan savunmalara geçilmesi üzerine “İddianamenin okunmasını talep ediyorum. (Mahkeme başkanı tarafından sözünün kesilmesi üzerine) Duruşma böyle karşılıklı sürmez. Ben talepte bulunurum, siz karar veririsiniz. En azından iddianemeyi özetleme yükümlülüğünüz var” dedi, mahkeme cevap vermedi. İddianame okunmamasına rağmen tutanaklara “iddianame okundu” şeklinde geçmesine avukat Ömer Kavili “Yalan beyan olduğu kayıtlara geçsin” talebinde bulundu, mahkeme heyeti cevap vermezken izleyiciler Kavili’yi alkışladı. Alkışlar üzerine mahkeme başkanı “Kimi alkışlıyorsunuz?” diye tepki gösterdi.

Kimlik tespitiyle devam eden duruşmada sanıklar savunma yaptı. Davanın ilk günkü oturumunda tutuklu gazeteci ve yazarlardan Ahmet Memiş, Abdullah Kılıç, Atilla Taş, Ali Akkuş ve Bayram Kaya savunmalarını yaptı; tahliye ve beraat talep ettiler.

Beş gün süren duruşmanın ardından mahkeme heyeti aralarında Balta’nın da bulunduğu 21 tutuklu gazeteci hakkında tahliye kararı verildi. Ancak Balta ve yedi diğer sanık, savcının itirazının İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edilmesinin ardından cezaevini terk etmeden yeniden tutuklandı. Hakkında tahliye kararı verilen 13 kişi ise “darbeye teşebbüs” suçlamasıyla yeni bir soruşturma kapsamında gözaltna alındı. Cezaevinden tahliye olmadan gözaltına alınan 13 gazeteciden 12’si iki haftalık gözaltı sürecinden sonra yeniden tutuklandı.

Balta ile birlikte 21 kişi hakkında tahliye kararı veren 25. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı İbrahim Lorasdağı, hakimler Barış Cömert ve Necla Yeşilyurt Gülbiçim ise 3 Nisan 2017’de açığa alındı.

Davanın bir sonraki duruşması 27 Nisan 2017’de görüldü. Bu duruşmada gazeteciler önceki heyetin açığa alınması nedeniyle yeni bir mahkeme heyeti tarafından yargılandı. Duruşma sonunda 20 sanığın da tutukluluk halinin devamına karar verilerek, bir sonraki duruşma 6 Temmuz 2017 tarihine bırakıldı. Davanın üçüncü duruşmasında bir kez daha mahkeme heyeti değişti. Bu duruşmada da Erdal ve diğer sanıkların tutukluluklarına devam kararı verildi.

Bu yargılama devam ederken “darbeye teşebbüs” suçlamasıyla yeniden tutuklanan Balta ile birlikte 13 gazeteci hakkında ikinci bir iddianame daha hazırlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan tarafından hazırlanan iddianame, önceki yargılamanın sürdüğü İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İkinci iddianamenin kabülüyle birlikte Balta’nın da aralarında bulunduğu 13 kişi hakkındaki “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” ve “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması 16 Ağustos 2017’de görüldü. Tutuklu sanıkların tümünün hazır bulunduğu duruşmada Mahkeme Başkanı Taner Akıncı, üye hakimler Emre Efe Şimşek ve Özlem Atuk Şimşek yerlerini aldı. Bu duruşmada Balta’nın ile birlikte diğer sanıkların da yargılandığı “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla devam eden dava ile birleştirilmesine karar verildi. Bu duruşmada Bünyamin Köseli ve Cihan Acar’ın tahliyesine karar verildi.

Birleştirme kararı sonrası ilk duruşma ise 24 Ekim 2017’de görüldü. Bank Asya ve BYLOCK kullanımına dair raporlar okunduktan sonra sanık gazeteciler ve avukatlar kısa söz aldılar. Bank Asya raporuna göre altı kişinin Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, tutuklu dört sanığın Bank Asya’daki hesaplarının şüpheli olduğu, diğer sanıkların ise bankada hesabının bulunduğu ancak hayatın olağan akışına aykırı bir hareketin söz konusu olmadığı kaydedildi. Duruşmada savcının talebi doğrultusunda verilen ara kararla, Atilla Taş, Murat Aksoy ve D. A. tahliye edilirken, aralarında Balta’nın da bulunduğu diğer sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

Davanın bir sonraki duruşması ise 4 Aralık 2018’de görüldü. Duruşma sonunda mahkeme heyeti Balta ile birlikte tutuklu yargılanan 20 gazetecinin tümünün tutukluluklarının devamına karar verdi. Duruşmada sağlık sorunları nedeniyle tutukluluğun işkenceye dönüştüğünü söyleyen Balta, tahliyesini istedi. Bir sonraki duruşma ise 6-8 Şubat 2018 tarihine bırakıldı.

TAHLİYE EDİLDİ

Davanın 6-8 Şubat 2018’de görülen duruşmasında sanıkların, bilirkişi tarafından sanıklara ait dijital materyallere ilişkin hazırlamış olduğu rapora dair beyanları alındı. Savcı birleştirme kararıyla 13 sanık hakkında açılan “anayasal düzeni bozma” suçlamasının düşürülmesini talep etti. Savcı davada yargılanan Murat Aksoy ve Gökçe Fırat Çulhaoğlu ile M.T. dışında kalan Balta ve diğer tüm sanıkların “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla cezalandırılması talep edildi. Mütalaada ayrıca haklarında yakalama kararı bulunan firari sanıklar Said Sefa ve Bülent Ceyhan’ın dosyalarının ayrılması da talep edildi. Savcı mütalaasının ardından söz alan avukatlar, dijital rapor ve diğer delillerin müvekkillerinin lehine olmasına rağmen cezalandırma talep edilmesine tepki gösterdi. Avukatların büyük bölümü ayrıca müvekkillerine yönelik “örgüt üyeliği” iddialarını sabit kılacak somut delillerin yer almadığına dikkat çekti. Bu duruşmada tutuklu Halil İbrahim Balta’nın sağlık sorunları nedeniyle adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine karar verildi.

Soruşturmanın genişletilmesi taleplerini reddeden mahkeme, diğer taleplerin esas hükümle birlikte karara bağlanmasına kararlaştırdı. Avukatların savunma için ek süre talebini kabul eden mahkeme heyeti bir sonraki duruşmanın 22 Şubat 2018’de görülmesine karar verdi.

Mütalaaya ilişkin savunmaların alındığı duruşma 22-23 Şubat’ta devam etti. Balta ve bir grup gazetecinin savunmasının alınması ve dosyanın karara bağlanması için ise duruşma 7-8 Mart 2018 tarihine bırakıldı.

İki gün boyunca süren oturumlarda savcı mütalaasına karşı savunmalarını daha önce yapamayan sanıklar savunma yaptı. Daha sonra sanıkların son sözleri soruldu.

Balta, “Hapiste değilim, ölsem de evde öleceğim. Beraatimi talep ediyorum” dedi.

KARAR

Ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Kararda Balta ile birlikte 13 sanığın “örgüt üyesi olmak” suçlamasına karar verildi. Balta ile birlikte “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla hapis cezası verilen 11 gazetecinin suçlamanın alt sınırdan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmalarına hükmedildi. Bu sanıklar şunlardı: Abdullah Kılıç, Bayram Kaya, Bünyamin Köseli, Cemal Azmi Kalyoncu, Cihan Acar, Habip Güler, Hanım Büşra Erdal, Hüseyin Aydın, Yakup Çetin ve Gökçe Fırat Çulhaoğlu. Mahkeme, diğer 12 sanığın ise “suçun işleniş özellikleri ve suça yönelik kastın yoğunluğu” nedeniyle yine “örgüt üyesi olmak” suçlamasından 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Bu grupta yer alanlar şunlar: Ahmet Memiş, Ali Akkuş, Muhammed Sait Kuloğlu, Mustafa Erkan Acar, Mutlu Çölgeçen, Oğuz Usluer, Seyid Kılıç, Ufuk Şanlı, Ünal Tanık, Yetkin Yıldız, Cuma Ulus ve D. A..

Gazeteci Murat Aksoy “örgütün hiyerarşik yapısına dâhil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Aksoy ile birlikte Atilla Taş’a da aynı suçlamadan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verildi. Mahkeme, her iki sanığın da tutuksuzluğunun devamına hükmetti. Mahkeme heyeti Rotahaber’in genel yayın yönetmeni Ünal Tanık’ın eşi M. T.’nın da beraatine karar verdi.

Mahkeme ayrıca tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin “hükmen tutuklu” olarak devamına karar verirdi. Daha önce tahliye edilen sanıklardan Ali Akkuş’un da yeniden tutuklanmasına hükmedildi. Önceden tahliye olan Balta ile birlikte Bünyamin Köseli ve Cihan Acar’ın ise temyiz süresince tutuksuz hâlleri devam etti. Kararda hakkında yakalama kararı bulunan firari sanıklar Said Sefa ile Bülent Ceyhan’ın dosyasının ayrılmasını kararlaştırdı. Eski Zaman gazetesi çalışanı Emre Soncan’ın da dosyasının hakkındaki bir başka dava ile birleştirilmesi üzerine davada yargılaması yapılan sanık sayısı 26’ya düştü.

İSTİNAF SÜRECİ

Davanın gerekçeli kararının açıklanmasının ardından istinaf mahkemesine temyiz başvurusunu yapıldı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 22 Ekim 2018 tarihinde vermiş olduğu kararında temyiz talebini reddederek, cezaları onadı. Mahkeme tutuklu sanıkların tutukluluk hâllerinin de devamına hükmetti. Avukatların duruşma taleplerine karşın duruşmasız olarak verilen istinaf kararında, dosyada mevcut delillerin suçun ispatı bakımından yerinde ve yeterli olduğu ve yerel mahkemenin kararının hukuka uygun olduğu ifade edildi.

YARGITAY SÜRECİ

Balta ve 22 gazetecinin cezalarının beş yıl sınırın üzerinde olması nedeniyle bu kez Yargıtay’a temyiz başvurusu yapıldı. Yargıtay Başsavcılığı, temyiz başvurusuna dair verdiği tebliğnamede temyize taşınan davanın reddedilmesini talep etti. Yargıtay Başsavcılığı, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığını öne sürerek temyiz davasının esastan reddedilmesini ve gazetecilerin hükümlerinin onanmasını talep etti.

Dosya Yargıtay’da henüz karara bağlanmayı bekliyor. Yargıtay’ın cezayı onaylaması durumunda Balta, yeniden cezaevine girecek.

FETÖ Media Organization (Indictment)

FETÖ Media Organization (Reasoned Judgement)