Halil İbrahim Özdabak

Güleçyüz, Özdabak - Trial for Spreading Propaganda for a Terrorist Organization

Yeni Asya Gazetesi’nin karikatüristi Halil İbrahim Özdabak hakkındaki soruşturma, gazetenin genel yayın yönetmeni Kazım Güleçyüz ile birlikte ihbar üzerine başlatıldı. İhbarda, Özdabak’ın “FETÖ’nün eylemlerini meşru gösterecek şekilde propaganda yapmak” iddiasında bulunuldu. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, ihbar üzerine Özdabak ile birlikte Güleçyüz hakkında “terör örgütü propagandası yaptığı” iddiasıyla soruşturma başlattı.

Soruşturma kapsamında Yeni Asya Gazetesi’nin 1 Ocak 2014’ten itibaren yayınlanan manşetlerine ve haberlerine yönelik inceleme yapıldı.

Özdabak, savcılıkta verdiği ifadede, suçlamaları kabul etmedi. 15 Temmuz askeri darbe girişiminden sonra anneleri ile birlikte cezaevinde kalan bebeklerin ve küçük çocukların yaşadığı sıkıntıları belirtmek amacıyla karikatürler çizdiğini ifade etti. Karikatürleriyle “çocukların yerinin cezaevi olmadığını, başka bir çözüm bulunması gerektiğini” belirtmek istediğini dile getirdi.

Özdabak hakkındaki iddianame, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu savcısı Yavuz Şahin tarafından 7 Aralık 2018 tarihinde tamamlandı.

Yeni Asya Gazetesi’nin karikatüristi Halil İbrahim Özdabak ve gazetenin genel yayın yönetmeni Kazım Güleçyüz hakkındaki iddianame, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu savcısı Yavuz Şahin tarafında hazırlandı. İddianame 7 Aralık 2018’de tamamlandı. İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

İddianamede, Özbadak’ın Yeni Asya Gazetesi’nde yayımlanmış 18 karikatürü suçlama konusu yapıldı. Karikatürlerde; “Samanyolu TV’nin kapatılması”, “Tutuklu ve hamile bir kadının ikiz bebeklerini kaybetmesi”, “İhraç edilen kadın savcının evlere temizliğe gitmesi”, “1 günlük bebeği ile hastaneden adliyeye sevk edilen anne” gibi konuların işlendiği görüldü.

İddianamede Özdabak’ın “FETÖ silahlı terör örgütünü ve bu örgüte yönetici veya üye olan şahısları masum veya mağdur göstermeye çalıştığı” iddia edildi. Özdabak’ın, “FETÖ silahlı terör örgütüne ilişkin soruşturma veya kovuşturmaları mağdur şahıslara yönelik zulüm olarak göstermeye çalıştığı” öne sürüldü.

FETÖ’ye yönelik soruşturma ve kovuşturmaları, “sulandırma girişimlerine yardımcı olmakla” suçlandı. Özdabak’a yöneltilen bir diğer suçlama ise “Örgüt lideri Fetullah Gülen’i, onun sözlerine ve açıklamalarına yer vererek, dini bir cemaat gibi kamuoyuna lanse etmek” oldu.

İddianamede Özdabak’ın “FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün şiddet, tehdit ve cebir içerikli eylemlerini meşru göstermeye yönelik eylemlerde bulunduğu ve terör örgütü propagandasını yapma suçunu işlediği” öne sürüldü.

İddianamede Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi dolayısıyla “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla 1 yıldan 5 yıla hapisle cezalandırması istendi. Bu suçu birden çok kez işlediği iddiasıyla Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde düzenlenen “zincirleme suç” kapsamında olduğu gerekçesiyle artırılarak 1 yıl 3 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi. Ayrıca TCK’nin 53’üncü maddesi kapsamındaki “belirli haklardan yoksun bırakma” yaptırımın da uygulanması istendi.

Özdabak ile birlikte Güleçyüz hakkındaki iddianame önce İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile reddedildi ve savcılığa geri gönderildi. Savcılık iade kararına itiraz etti. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, 16 Ocak 2019’da itirazı yerinde bularak iade kararını kaldırdı. Ardından İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi, daha önce reddettiği iddianameyi kabul etti.

Yeni Asya Gazetesi’nin karikatüristi Halil İbrahim Özdabak ve gazetenin genel yayın yönetmeni Kazım Güleçyüz hakkındaki yargılama, İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.

Yargılamanın ilk duruşması 2 Mayıs 2019 tarihinde görüldü. Mahkeme, esas hakkında mütalaanın hazırlanması için ileri tarihe bırakıldı.

Yargılamanın ikinci duruşması 24 Eylül 2019’da görüldü. Mahkeme heyeti Barış Öztürk başkanlığında üye hakimler Ferhat Akdoğan ve Harun Bayram’dan oluştu. Duruşma savcısı, dosyada ki eksik hususların giderilmesini talep etti.

Yargılamanın üçüncü ve karar duruşması 23 Ocak 2020’de görüldü. Duruşmada Mustafa Çakar başkanlığında üye hakimler Barış Öztürk ve Berhan Hamdi Şefkatlioğlu’dan oluşan mahkeme heyeti görev aldı. Özbadak, birlikte yargılandığı Kazım Güleçyüz ve avukatlarıyla birlikte duruşmada hazır bulundu. Savcı Arif Kaplan, önceki duruşmada esas hakkında verdiği mütalaasını tekrar ettiğini belirtti.

Ardından söz alan Halil İbrahim Özdabak, mütalaaya karşı savunma yaptı. Özdabak, karikatür çizdiğini, herhangi bir örgütle ilişkisi olmadığını ifade ederek, beraatini istedi.

Özdabak ve Güleçyüz, ceza verilmesi durumunda “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını (HAGB) ve erteleme talep etmediklerini beyan etti. Ardından Özdabak ve Güleçyüz’ün müdafileri esasa dair savunma yaptı. Avukat Mustafa Özbek, mütalaayı kabul etmediklerini belirterek, müvekkilleri hakkında tahliye talebinde bulundu.

Son sözü sorulan Özdabak ve Güleçyüz, “beraatimi istiyorum” dedi.

Duruşmaya verilen aranın ardından karar açıklandı. Mahkeme heyeti kararında, Özdabak’ın atılı suçlamadan 1 yıl 6 ay 22 gün hapisle cezalandırılmasına hükmetti.

Mahkeme heyeti, hapis cezasına ilişkin karar için “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” (HAGB) ve ceza ertelemeye yer olmadığına karar verdi.

İstinaf Süreci

Karar, avukatlarca itirazla İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne (İstinaf) taşındı. Mahkeme süreci devam ediyor.

3. Standing - Jan. 23, 2020


Yeni Asya Gazetesi’nin genel yayın yönetmeni Kazım Güleçyüz ile gazetenin karikatüristi Halil İbrahim Özdabak hakkındaki iddianame 7 Aralık 2018’de tamamlandı. İddianame, İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Güleçyüz twitter hesabından paylaştığı ve birçoğu 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yaşananları eleştiren 14 tweet; Özdabak ise Yeni Asya’da yayımlanan 18 karikatürü nedeniyle yargılanıyor. Suçlama konusu yapılan karikatürlerde; “Samanyolu TV’nin kapatılması”, “Tutuklu bir kadının ikiz bebeklerini kaybetmesi”, “İhraç edilen bir kadın savcının evlere temizliğe gitmesi”, “1 günlük bebeği ile hastaneden adliyeye sevk edilen anne” gibi konular ele alınıyor.

Yargılamanın ilk duruşması 2 Mayıs 2019 tarihinde görüldü.

Gülezyüz 41 yıldır yayıncılık, 27 senedir de aktif gazetecilik yaptığını dile getirdi. Bütün yazı, kitap ve konuşmalarında hukuku, adaleti, demokrasiyi, hak ve özgürlükleri, barışı savunduğunu, darbelere ve teröre karşı kararlı bir duruş ortaya koyduğunu belirtti. İddianamede bu çizgisinin tam tersi bir suçlamaya muhatap olduğunu belirtti. Suçlamaları reddetti.

Mahkeme, esas hakkında mütalaanın hazırlanması için ertelendi. Davanın ikinci duruşması öncesi iddia makamı tarafından mahkeme heyetine UYAP üzerinden iddianame gönderildiği belirtildi.

Davanın ikinci duruşması 24 Eylül 2019’da görüldü. Güleçyüz, iddianameye konu olan sosyal medya paylaşımlarının bağlamından koparıldığını ve kendisinin hiçbir şekilde örgüt propagandası yapmadığını belirtti.

Sanık avukatı Mustafa Özbek de esas hakkında mütalaaya karşı beyanlarını hazırlamak üzere mahkemeden ek süre talep etti. Bu talebi kabul eden mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmayı 23 Ocak 2020 tarihine bırakmıştı.

Davanın 3. duruşmasında Mustafa Çakar başkanlığında üye hakimler Barış Öztürk ve Berhan Hamdi Şefkatlioğlu’dan oluşan mahkeme heyetinin yerini almasıyla başladı. Sanık gazeteciler Kazım Güleçyüz ve Halil İbrahim Özdabak ile müdafileri hazır bulundu. Savcı Arif Kaplan, önceki duruşma esas hakkında verdiği mütalaasını tekrar ettiğini belirtti.

Ardından söz alan Halil İbrahim Özdabak, mütalaaya karşı savunma yaptı. Özdabak, karikatür çizdiğini, her hangi bir örgütle ilişkisi olmadığını ifade ederek, beraatini istedi.

Ardından esasa dair söz alan Kazım Güleçyüz’de, herhangi bir örgüt ile ilişkisinin olmadığını, yaptığının sadece gazetecilik olduğunu belirtti. Güleçyüz, “Ben her hangi bir örgütün propagandasını yapmadım. Beraatimi talep ediyorum. Savcının mütalaasına katılmıyorum” dedi.

Özdabak ve Güleçyüz, ceza verilmesi durumunda “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını (HAGB) ve erteleme talep etmediklerini beyan etti. Ardından Özdabak ve Güleçyüz’ün müdafileri esasa dair savunma yaptı. Avukat Mustafa Özbek, mütalaayı kabul etmediklerini belirterek, müvekkilleri hakkında tahliye talebinde bulundu.

Son sözü sorulan Özdabak ve Güleçyüz, “beraatimi istiyorum” dedi.

Duruşmaya verilen aranın ardından karar açıklandı. Mahkeme heyeti kararında, Kazım Güleçyüz için “FETÖ” propagandası yapmak suçundan 1 yıl hapis cezası verdi. Twitter hesabından paylaşım yaptığını ve bunun basın ve yayın yolu olarak değerlendiren mahkeme heyeti, yarı oranında artırım yaparak, cezayı 1 yıl 6 aya çıkardı. Güleçyüz’ün suçu işleme icrası olduğunu ileri süren heyet, 1/3 oranında artırım yaparak, cezayı 1 yıl 12’ya çıkardı. Cezanın sanık üzerindeki etkisini göz önünde bulunduran heyet, 1/6 oranında indirim yaparak, cezayı 1 yıl 8 aya indirdi.

Özdabak için ,ise “FETÖ” propagandası yapmak gerekçesiyle 1 yıl hapis cezası verdi. Suçun basın yoluyla işlendiği gerekçesiyle cezayı, 1/2 oranında arttırdı ve 1 yıl 6 ay ceza verdi. Suçun yeniden icrasını göz önünde bulunduran heyet, 1/4 oranında arttırım yaparak, cezayı 1 yıl 10 ay 15 güne çıkardı. Cezanın sanık üzerindeki etkisini göz önünde bulunduran heyet, 1/6 oranında indirim yaparak cezayı 1 yıl 6 ay 22 güne indirdi.

Mahkeme heyeti, Özdabak ve Güleçyüz için “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” (HAGB) ve ceza ertelemeye yer olmadığına karar verdi.
Karar, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi (İstinaf) ve Yargıtay’a götürülecek.


Duruşma 10:00’da başlayacağı duyurulmuştu; ancak 10:50’de başladı. Mustafa Çakar başkanlığında üye hakimler Barış Öztürk ve Berhan Hamdi Şefkatlioğlu’dan oluşan mahkeme heyeti görev aldı. Sanık gazeteciler Kazım Güleçyüz ve Halil İbrahim Özdabak ile müdafileri hazır bulundu.

Duruşmada ilk olarak söz alan savcı Arif Kaplan, önceki duruşma esas hakkında verdiği mütalaasını tekrar ettiğini belirtti.

Ardından söz alan Halil İbrahim Özdabak, mütalaaya karşı savunma yaptı. Özdabak, karikatür çizdiğini, her hangi bir örgütle ilişkisi olmadığını ifade ederek, beraatini istedi.

Ardından esasa dair söz alan Kazım Güleçyüz’de, herhangi bir örgüt ile ilişkisinin olmadığını, yaptığının sadece gazetecilik olduğunu belirtti. Güleçyüz, “Ben her hangi bir örgütün propagandasını yapmadım. Beraatimi talep ediyorum. Savcının mütalaasına katılmıyorum” dedi.

Özdabak ve Güleçyüz, ceza verilmesi durumunda “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını (HAGB) ve erteleme talep etmediklerini beyan etti.

Ardından Özdabak ve Güleçyüz’ün müdafileri esasa dair savunma yaptı. Avukat Mustafa Özbek, mütalaayı kabul etmediklerini belirterek, müvekkilleri hakkında tahliye talebinde bulundu.

Son sözü sorulan Özdabak ve Güleçyüz, “beraatimi istiyorum” dedi.

Son sözlerinin sorulması ardından Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) kaydını kapatan mahkeme heyeti, nihai kararını açıklamak için duruşmaya 10 dakika ara verdi.


Duruşma Öncesi

Adliye girişinde ciddi yoğunluk vardı. Adliyenin B, C ve D kapılarında uzun kuyruklar oluştu. Adliye girişinde gazeteciler ve izleyiciler X-ray cihazından geçirildi. Duruşmanın görüleceği koridorda güvenlik bariyerleri bulunuyordu. Ancak, duruşma öncesi gazeteci ve izleyecilerin bariyerlerde beklemesi yönünde bir zorunluluk getirilmedi. Gazetecilerin duruşma salonu önüne geçmesine izin verildi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu, İstanbul Adliyesi’ndeki standart salonlardandı. Seyircilere 30 kişilik yer ayrılmıştı. Salonda Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) için iki ayrı ekran kuruluydu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) izledi.

Genel Gözlemler

Duruşmada olağanüstü bir durum yaşanmadı.


Mahkeme heyeti kararında, Kazım Güleçyüz için “FETÖ” propagandası yapmak suçundan 1 yıl hapis cezası verdi. Twitter hesabından paylaşım yaptığını ve bunun basın ve yayın yolu olarak değerlendiren mahkeme heyeti, yarı oranında arttırım yaparak, cezayı 1 yıl 6 aya çıkardı. Güleçyüz’ün suçu işleme icrası olduğunu ileri süren heyet, 1/3 oranında arttırım yaparak, cezayı 1 yıl 12’ya çıkardı.

Cezanın sanık üzerindeki etkisini göz önünde bulunduran heyet, 1/6 oranında indirim yaparak, cezayı 1 yıl 8 aya indirdi.

Mahkeme heyeti Halil İbrahim Özdabak için “FETÖ” propagansı yapmak gerekçesiyle 1 yıl hapis cezası verdi. Suçun basın yoluyla işlendiği gerekçesiyle cezayı, 1/2 oranında arttırdı ve 1 yıl 6 ay ceza verdi. Suçun yeniden icrasını göz önünde bulunduran heyet, 1/4 oranında arttırım yaparak, cezayı 1 yıl 10 ay 15 güne çıkardı. Cezanın sanık üzerindeki etkisini göz önünde bulunduran heyet, 1/6 oranında indirim yaparak cezayı 1 yıl 6 ay 22 güne indirdi.

Mahkeme heyeti, Özdabak ve Güleçyüz için “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” (HAGB) ve ceza ertelemeye yer olmadığına karar verdi.

Karar, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi (İstinaf) ve Yargıtay’a götürülecek.

2. Standing - Sept. 24, 2019


Yeni Asya Gazetesi’nin genel yayın yönetmeni Kazım Güleçyüz ile gazetenin karikatüristi Halil İbrahim Özdabak hakkındaki iddianame 7 Aralık 2018’de tamamlandı. İddianame, İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Yargılamanın ilk duruşması 2 Mayıs 2019 tarihinde görüldü.

Gülezyüz 41 yıldır yayıncılık, 27 senedir de aktif gazetecilik yaptığını dile getirdi. Bütün yazı, kitap ve konuşmalarında hukuku, adaleti, demokrasiyi, hak ve özgürlükleri, barışı savunduğunu, darbelere ve teröre karşı kararlı bir duruş ortaya koyduğunu belirtti. İddianamede bu çizgisinin tam tersi bir suçlamaya muhatap olduğunu belirtti. Suçlamaları reddetti.

Mahkeme, esas hakkında mütalaanın hazırlanması için ertelendi. Davanın ikinci duruşması öncesi iddia makamı tarafından mahkeme heyetine UYAP üzerinden iddianame gönderildiği belirtildi.

Davanın ikinci duruşması 24 Eylül 2019’da görüldü. Güleçyüz, iddianameye konu olan sosyal medya paylaşımlarının bağlamından koparıldığını ve kendisinin hiçbir şekilde örgüt propagandası yapmadığını belirtti.

Sanık avukatı Mustafa Özbelk de esas hakkında mütalaaya karşı beyanlarını hazırlamak üzere mahkemeden ek süre talep etti. Bu talebi kabul eden mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmayı 23 Ocak 2020 tarihine bıraktı.



Next Trial: Jan. 23, 2020, 10 a.m.


İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 2. duruşması saat 12:55’de başladı. Mahkeme heyeti Barış Öztürk başkanlığında üye hakimler Ferhat Akdoğan ve Harun Bayram’dan oluştu. Duruşma savcısı Arif Kaplan idi.

Duruşma yaklaşık olarak 5 dakika sürdü. Sanık Güleçyüz ve avukatı hazır bulundu. Duruşma savcısı, dosyada ki eksik hususların giderilmesini talep etti.

Güleçyüz, iddianameye konu olan sosyal medya paylaşımlarının bağlamından koparıldığını ve kendisinin hiçbir şekilde örgüt propagandası yapmadığını belirtti.

Sanık avukatı Mustafa Özbelk de esas hakkında mütalaaya karşı beyanlarını hazırlamak üzere mahkemeden ek süre talep etti.


Mahkeme heyeti ara vermeden kararını açıkladı. Sanık avukatı Mustafa Özbelk de esas hakkında mütalaaya karşı beyanlarını hazırlamak üzere mahkemeden ek süre talebi kabul edildi.

Bir sonraki duruşma 23 Ocak 2020 tarihine bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Duruşma öncesinde herhangi bir basın açıklaması ya da destek gösterisi gerçekleşmedi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü salon ufak bir salondu. Salonda, izleyiciler için 25 kişilik oturma yeri ayrılmıştı. Avukat ve sanıklar için de ayrı ayrı yerler hazırlanmıştı. 15 kişi tutuklu yakını ve sivil toplum örgütü temsilcisi salona alındı. Kalan beş kişilik yere de gazeteci alındı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı, bazı haber ajansları takip etti.

Genel Gözlemler

Yaklaşık 5 dakika süren duruşmada, mahkeme heyeti duruşma zaptını yazmasına rağmen avukatlara vermedi.

Güleçyüz, Özdabak - Trial for Spreading Propaganda for a Terrorist Organization (Indictment)

Güleçyüz, Özdabak - Trial for Spreading Propaganda for a Terrorist Organization 3. Standing (Minutes of the Hearing)