Harun Çümen

Harun Çümen - FETÖ Trial

Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan uygulamada 4 Mart 2018 günü saat 12:30 sıralarında Edirne ili Keşan ilçesinde aracındayken gözaltına alındı.

7 Mart 2018’de tutuklanarak Balıkesir Cezaevi’ne götürüldü.

Cumhuriyet Savcısı Ahmet Gezgin Çam’ın hazırladığı 1 Ekim 2018 tarihli iddianamede Harun Çümen ile birlikte üç kişi daha şüpheli olarak yer alıyor. Söz konusu diğer isimler Keşan’da araçlarından gözaltına alınan kişiler.

Harun Çümen’e “Silahlı terör örgütüne üye olma” (3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu 3 ve 5, Türk Ceza Kanunu 314/2, Türk Ceza Kanunu 58/9, 53/1, 54, 63, Ceza Muhakemesi Kanunu 231/11) suçlaması yöneltiliyor.

25 sayfalık iddianamenin 17 sayfası “Fetullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanması” ve “ByLock programı” hakkında.

Soruşturma konusu olayın özetlendiği kısımda 4 Mart 2019’de Edirne Keşan ilçesinde Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin dört aracı durdurduğu belirtiliyor. Bu uygulamanın nedeni “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan yasal işlem yapılan şahısların yasadışı yollardan sahte belgeler düzenleyerek, gümrük kapılarından illegal biçimde yurtdışına kaçmaya çalışmaları” şeklinde açıklanıyor.

İddianameye göre Harun Çümen’in tek başına bulunduğu araçta iki cep telefonu, Zaman Gazetesi basın kartı ve nakit para vardı.

Harun Çümen’in eylemleri, Bank Asya’da hesabı olması, Pak Medya İşçileri Sendikası (PAK Medya İş) üyeliği, Zaman Gazetesi’nin de bünyesinde faaliyet gösterdiği Feza Gazetecilik A.Ş. isimli işyerinde Sosyal Güvenlik Kurumu kaydı bulunması ve “örgütün tepe yöneticisi” olarak bilindiği söylenen bir kişiyle yapılan telefon görüşmesi şeklinde sıralanıyor.

İddianamede Sendika’nın “FETÖ/PDY kapsamında değerlendirilerek” 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatıldığı, Feza Gazetecilik A.Ş.’nin de “FETÖ/PDY kapsamında tedbir uygulanan şirketlerden olduğu” belirtiliyor.

Çümen, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “FETÖ/PDY ana çatı soruşturması” kapsamında belirlenen ve “örgütün tepe yöneticisi olarak bilindiği söylenen” listedeki yöneticilerden A.A. ile telefonla görüşmekle suçlanıyor. İddianameye göre Çümen A.A. ile toplamda dört kez görüşmüş. İddianamede görüşmeler “110 sn. aradı, 238 saniye arandı” şeklinde ifade ediliyor.

Harun Çümen’in Keşan Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Grup Amirliği’nde 6 Mart 2018’de alınan bir buçuk sayfalık ifadesi de iddianamede.

Çümen, gazetecilik sürecini anlatıp, hakkındaki suçlamaları yanıtlıyor. Zaman Gazetesi’nde çalıştığı 1996-2016 yılları arasında Vakıfbank, Yap Kredi ve Bank Asya’da maaş hesaplarının olduğunu söylüyor. Eşiyle birlikte Bank Asya’da birikim hesapları olduğunu aktarıyor.

Çümen “FETÖ/PDY’ye ait evlerde veya yurtlarda sohbet adı altında yapılan görüşmelere katılmadım. Ancak işyerimde yapılan sohbetlere Zaman gazetesinde çalışıyor olmam nedeniyle katıldım. Bu sohbetlerde hükümet ve devlet büyükleri aleyhine herhangi bir konuşmaya tanık olmadım ve böyle bir konuşma yapmadım. Ben bu yapılanmanın 15 Temmuz darbe girişimi ile birlikte illegal bir yapılanma olduğunu fark ettim” diyor.

Sendika üyeliğine dair ise “Benim bu sendikaya (PAK Medya İş Sendikası) üyeliğim vardır. Zaman Gazetesi’nde çalışmış olmam nedeniyle bu sendikaya zorunlu üyelik gibi bir durum olmuştu. Sendika üyelik aidatı da maaşımızdan kesilmekteydi” şeklinde konuşuyor.

İddianamede “tepe yöneticisi” olduğu söylenen A.A.’nın Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği yaptığını, söz konusu görüşmelerin de gazete ile ilgili yapılan görüşmeler olduğunu açıklıyor.

2016’da işsiz kaldıktan sonra ticaret yaptığını, Keşan’a zeytin ve zeytinyağı satışı yapmak için geldiğini söylüyor. Aracında el konulan parayı ticari işlerinden kazandığını aktarıyor.

Üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini söyleyen Çümen, “Ben sadece geçimimi sağlayabilmek için bu yapının basın gurubu olan Zaman Gazetesi’nde çalıştım. İlişkilerim bu gazete çalışmam nedeniyledir. Zaten bu gazetenin kapanması ile birlikte hizmet ettiğim dönemin tazminatını da alamadım. Bu sebeple mağdurum” diyor.

Kendisi ile aynı gün gözaltına alınan kişilerle ilgili bilgisi olmadığını, birlikte yakalanmalarının tesadüf olduğunu belirtiyor.

Savcı, Harun Çümen’ne dair iddianamede sıralanan eylemler nedeniyle “şüphelinin üzerine atılı FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği anlaşılmıştır” diyerek cezalandırma talep ediyor.

Savcı suçlama maddelerini Terörle Mücadele Kanunu’nun “Terör Suçlarını Tanımlayan” 3. maddesi ve bu suçlara tayin edilecek cezayı yarı oranda artıran 5. maddesi üzerinden yöneltiyor. Türk Ceza Kanunu’nun “Silahlı Örgüt Üyesi Olma” suçunu düzenleyen 314/2 maddesi gereği istediği 5 yıldan 10 yıla hapis cezasını arttırarak Çümen için 7,5 yıldan 15 yıla hapis cezası istiyor.

İlk duruşma 8 Ocak 2019’da İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Harun Çümen duruşmaya Balıkesir Cezaevi’nden SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile bağlandı. Hakkındaki suçlamaları reddetti.

Zaman Gazetesi’nde 21 yıl çalıştığını ardından da “Sorumlu yazı işleri müdürü yapılarak ‘ateşe atıldığını’” söyledi.

“17 Aralık’tan sonra bu görevi bırakmak için çok uğraştım. İşim sadece habercilikti. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesiyim. Hakkımda ByLock iddiası bulunmaması örgüt üyesi olmadığımın en büyük delilidir.”

Yunanistan’a kaçma iddialarını da reddeden Çümen, “Hakkımda tek bir soruşturma yoktu, neden kaçayım?” diye sordu. Gazeteci olarak çalışamadığından, geçinebilmek için tarım ve hayvancılık ürünleri ticareti yapmaya başladığını ve gözaltına alındığı sırada zeytinyağı satışı için bölgede bulunduğunu, arabasında da çok sayıda zeytinyağı olduğunu söyledi.

Harun Çümen 28 Mart 2019’daki duruşmaya da SEGBİS ile katıldı.

Çümen, 390 gündür tutuklu olduğunu, gizli tanık ifadesi olmadığını, dijital materyal incelemesinde suç unsuruna rastlanmadığını belirterek tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesini talep etti.

Avukatı, müvekkili hakkında “Yunanistan’a kaçma şüphesi” iddiası olsa da yakalandığında hakkında soruşturma olmadığını, kendi arabasıyla Keşan’da yakalandığını belirtti. Müvekkilinin kaçma şüphesi olmadığını, zeytin ticareti nedeniyle oradan geçtiğini belirtti. Üzerinde bulunan paranın da bu ticaretle ilgili olduğunu belirtti.

Başkaca bir delil olmadığını, bir tek Kayseri’den gelen bir evrağın dosyaya girdiğini söyledi. Tutuklu yargılanmasına gerek olmadığını belirterek tahliye talep etti.

Hakim o evraka dair “Sözde hoca efendinin selamlarını göndermişti” diye yanıt verdi. Avukat, söz konusu tarihte herkesin öyle ifade ettiğini söyledi.

Avukat, delil olarak dosyaya giren maildeki hitaba dair “devlet erkanından da kişilerin Fethullah Gülen’e benzer şekilde hitap ettiğini, bunun sadece müvekkili açısından gerçekleşen bir durum olmadığını” söyledi. Çümen’in mail atarak yardım topladığı kurumun “halen açık olduğunu, cemaatle direk bağlantılı olmadığını” belirtti. “O süreçte malum şahsın adını zikretmesi makul olabilir” dedi. Dijital materyal dökümü geldiğini, Bylock kullanmadığını, “kurumda mesleği gereği çalıştığının ortada olduğunu, bu nedenle üyelikle değerlendirilmemesi gerektiğini” belirterek tahliye talep etti.

Mahkeme Harun Çümen’in tutukluluğunun devamına karar verdi. 19 Haziran 2019’daki üçüncü duruşmada tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Davanın karar duruşması 18 Temmuz 2019’a görüldü. Duruşmada, Çümen’e “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla 7 yıl 6 ay hapis cezası verilmesine ve tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

Çümen’in avukatları gerekçeli kararın yazılmasının ardından kararı temyiz için istinaf mahkemesine taşıyacak.

4. Standing - July 18, 2019


Kapatılan Zaman Gazetesi eski sorumlu yazı işleri müdürü Harun Çümen 4 Mart 2018’de gözaltına alındı, 7 Mart 2018’de tutuklandı. Balıkesir Cezaevi’nde tutuklu. Çümen ile birlikte üç kişi hakkında hazırlanan 1 Ekim 2018 tarihli iddianameyi Ahmet Gezgin Çam hazırladı. İddianame İstanbul 32.Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

İddianamede Çümen’in “Bank Asya’da hesabı olması, PAK MEDYA İŞ SENDİKASI isimli sendika üyesi olduğunu, FETÖ/ODY tepe yöneticisi” olduğu öne sürülen bir kişi ile dört telefon görüşmesi yapması, “FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü kapsamında tedbir uygulanan” şeklinde tanımlanan Feza Gazetecilik A.Ş. isimli iş yerinde SGK kaydı olduğu” tespit olarak yer aldı.

Çümen, İddianamede yer alan savunmasında 1996 yılında İstanbul Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Zaman Gazetesi’nde stajyer muhabir olarak işe başladığı, 2016 yılına dek çalıştığı gazetede son görevinin sorumlu yazı işleri müdürlüğü olduğunu anlattı. Tespitlerde yer alan sendikaya “Zaman Gazetesi’nde çalışması nedeniyle zorunlu üyelik gibi durumu olduğunu” söyledi. Telefonda görüştüğü kişinin Zaman Gazetesi genel yayın yönetmeni olduğunu anlattı. 4 Mart 2018’de Keşan’a zeytin ve zeytinyağı satışı için geldiğini belirtti.

“Ben sadece geçimimi sağlayabilmek için bu yapının basın gurubu olan Zaman gazetesinde çalıştım. İlişkilerim bu gazete çalışmam nedeniyledir. Zaten bu gazetenin kapanması ile birlikte hizmet ettiğim dönemin tazminatını da alamadım. Bu sebeple mağdurum” dedi. Keşan’da aynı gün bir başka araçta gözaltına alınan ve iddianamede yasadışı şekilde yurtdışına çıkmaya çalıştıkları öne sürülen kişilerle ilgili bilgi sahibi olmadığını belirtti. İddianame üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini belirtti.

İlk duruşma 8 Ocak 2019’da görüldü. 18 Temmuz 2019’de görülen son duruşmada Çümen “örgüt üyeliği” suçlamasıyla 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Zaman Gazetesi, Temmuz 2016’da 668 sayılı “Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler İle Bazı Kurum Ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” ile kapatılmıştı.


Davanın dördüncü duruşmasında Gazeteci Harun Çümen, Balıkesir’de tutulduğu cezaevinden SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile mahkemeye bağlandı.

Duruşma savcısı İkram Coşkun, geçen celsede açıkladığı esas hakkında mütalaayı tekrar ettiğini söyledi.

Mahkeme başkanı Ömer Günaydın, Çümen’e esas hakkındaki savunmasını sordu.

Çümen, kendisine yöneltilen suçlamada bahsedilen örgütün, terör örgütü olduğunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaptığı açıklamayla ortaya çıktığını söylerken, “Benim bunun bir örgüt olduğunu, Sayın Cumhurbaşkanının bile bilmediği bir şeyi, bir vatandaş olarak bilmem beklenemez” dedi.

17 Aralık 2013 öncesi attığı ve Fetullah Gülen’den “hocaefendi” olarak bahsettiği bir e-postanın daha önceki duruşmalarda kendisine sorulduğunu hatırlatan Çümen, bu e-postanın mütalaada yer almadığını da belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski Başbakan Binali Yıldırım gibi siyasetçilerin 15 Temmuz darbe girişimi öncesi Gülen’le ilgili “merhum hoca”, “hocaefendinin ülkemize katkıları” gibi sözlerini mahkemeye okudu. “Bazıları için suç olmayan bir şeyin bana suçlama olarak yöneltilmesi ayrımcılıktır” dedi.

Örgüt üyeliği suçuyla ilgili kriterlerin belirlendiği Yargıtay içtihatını mahkemeye hatırlattı. Mütalaada kendisine bu suçlama yöneltilirken kiminle hareket ettiği, kimden talimat aldığı, kime bağlı olduğu gibi somut bilgilere yer verilmediğini söyledi ve suçlamanın Yargıtay içtihatıyla uyuşmadığını ifade etti.

Bank Asya’daki hesabının maaş hesabı olduğunu ve bu hesabı yatırım gibi faaliyetler için kullanmadığını söyledi. “Maaş hesabım, sendika üyeliğim, sigortalı çalıştığım işim gibi hayatın olağan akışındaki şeyler önüme suç unsuru olarak konuldu. Yargıtay’ın örgüt üyeliği kriterleri taşımıyorum, hakkımda gizli tanık beyanı yok, ByLock kullanmıyorum. Zaman gazetesinin her çalışanı FETÖ’cü, örgüt üyesi olarak değerlendirilemez. Birçok insan geçimini sağlamak için çalışıyor. Bir kurumda çalışmak, o kurumun sahiplerinin görüşlerini benimsemek, desteklemek anlamına gelmez” dedi.

Çümen’in avukatı Gökçen Yaşar, sözlerine savcılık mütalaasına katılmadıklarını söyleyerek başladı. Mütalaanın, Çümen’i davanın diğer 2 sanığıyla “göçmen kaçakçılığı” suçlamasıyla bağladığını ve örgüt üyeliğiyle suçladığını söyledi. “Mütalaada sanıkların FETÖ mensuplarını yurtdışına kaçırmak eylemine karıştığı iddia ediliyor. Ancak bize şimdiye kadar buna ilişkin hiçbir soru sorulmadı. Sanki müvekkilim kendisi yurtdışına kaçacakmış gibi sorular soruldu. Böyle bir durum olmadığını açıkladık. Savcı ikna olmuş ki, kaçma suçlamasını değiştirip, kaçırma eylemi iddiasını ortaya atmıştır. Bu ilk defa karşılaştığımız bir iddia. Kabul etmiyoruz” diye konuştu.

Yaşar, Bank Asya’daki hesabın çalıştığı işyeri tarafından maaş hesabı olarak açıldığını ve talimatla para yatırma eyleminin söz konusu olmadığını söyledi. Zaman gazetesinin bağlı olduğu Feza A.Ş.’de çalışmanın doğrudan örgüt üyeliği olarak değerlendirilemeyeceğine dair verilen emsal kararları mahkemeye sundu.
Çümen ve avukatının ardından diğer sanıklar ve avukatları beraat taleplerini mahkemeye iletti.

Son sözü sorulan Çümen, “Suçsuzum, beraatimi istiyorum” dedi.

Mahkeme heyeti 25 dakikalık aranın ardından Çümen ve diğer sanıklar hakkındaki hükmünü açıkladı.


Duruşma Öncesi

Mahkeme heyeti, öğle arası vermeden o gün görülmesi planlanan 15 duruşmayı bitireceğini söyledi. Çümen’in duruşması 10. sırada olmasına rağmen, tutuksuz sanıkların olduğu ve “kısa süreceği tahmin edilen” diğer duruşmalar öne alındı. Saat 11.15’te başlaması öngörülen duruşma saat 13.00’da başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

30 kişilik izleyici alanı bulunan salonda sanık yakınları ve diğer duruşmaları bekleyen 15 kişi vardı. İzleyiciler arasında kucağında büyük bir peluş oyuncak olan 4-5 yaşlarında bir kız çocuğu da bulunuyordu.

Genel Gözlemler
Harun Çümen duruşması için izleyiciler içeri alındı ancak önce başka bir duruşma görüldü. O duruşma da “FETÖ üyeliği” suçlamasıyla açılan bir davaydı. Duruşma bittikten sonra mahkeme heyeti, SEGBİS bağlanana kadar “3 dakika” ara verildiğini söyleyerek salondan çıktı.

Az sayıda gazeteci/gözlemci ve sanık yakınlarının katıldığı duruşma toplam bir saat sürdü.


Kararda, Harun Çümen’e “FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla 7 yıl 6 ay hapis cezasına ve tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

3. Standing - June 19, 2019


Kapatılan Zaman Gazetesi eski sorumlu yazı işleri müdürü Harun Çümen 4 Mart 2018’de gözaltına alındı, 7 Mart 2018’de tutuklandı. Balıkesir Cezaevi’nde tutuklu. Harun Çümen ile birlikte üç kişi hakkında Cumhuriyet Savcısı Ahmet Gezgin Çam tarafından hazırlanan 1 Ekim 2018 tarihli iddianame, İstanbul 32.Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

İddianamede Çümen’in “Bank Asya’da hesabı olması, PAK MEDYA İŞ SENDİKASI isimli sendika üyesi olduğunu, FETÖ/ODY tepe yöneticisi” olduğu öne sürülen bir kişi ile dört telefon görüşmesi yapması, “FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü kapsamında tedbir uygulanan” şeklinde tanımlanan Feza Gazetecilik A.Ş. isimli iş yerinde SGK kaydı olduğu” tespit olarak yer aldı.

Çümen, İddianamede yer alan savunmasında 1996 yılında İstanbul Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Zaman Gazetesi’nde stajyer muhabir olarak işe başladığı, 2016 yılına dek çalıştığı gazetede son görevinin sorumlu yazı işleri müdürlüğü olduğunu anlattı. Tespitlerde yer alan sendikaya “Zaman Gazetesi’nde çalışması nedeniyle zorunlu üyelik gibi durumu olduğunu” söyledi. Telefonda görüştüğü kişinin Zaman Gazetesi genel yayın yönetmeni olduğunu anlattı. 4 Mart 2018’de Keşan’a zeytin ve zeytinyağı satışı için geldiğini belirtti.

“Ben sadece geçimimi sağlayabilmek için bu yapının basın gurubu olan Zaman gazetesinde çalşıtım. İlişkilerim bu gazete çalışmam nedeniyledir. Zaten bu gazetenin kapanması ile birlikte hizmek ettiğim dönemin tazminatını da alamadım. Bu sebeple mağdurum” dedi. Keşan’da aynı gün bir başka araçta gözaltına alınan ve iddianamede yasadışı şekilde yurtdışına çıkmaya çalıştıkları öne sürülen kişilerle ilgili bilgi sahibi olmadığını belirtti. İddianame üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini belirtti.

İlk duruşma 8 Ocak 2019’da görüldü.

Zaman Gazetesi, Temmuz 2016’da 668 sayılı “Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler İle Bazı Kurum Ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” ile kapatılmıştı.

Davanın bu duruşmasında tutukluluk halinin devamına karar verildi. Bir sonraki duruşmas 18 Temmuz 2019 saat 11:15’e bırakıldı.



Next Trial: July 18, 2019, 11:15 a.m.


11.30’da başlaması beklenen duruşma 15.15’te başladı. Duruşma SEGBİS sistemi ile kayıt altına alındı. İlk olarak Harun Reşit Çümen, söz aldı ve kriminal bürodan gelen kendisine ait olduğu ileri sürülen 2 telefona ait dijital çözümlemelere dair beyanda bulundu.

Çümen: Ben ilk duruşmada da söylemişti İphone marka telefon benim ama Samsung marka telefon benim değil. Bir kafede gözaltın alındık ve karakola götürüldük. Telefonlar gelişi güzel toplandı. Karakolda telefonlar önümüze döküldü ve alın dediler.
Başkan: Telefondaki mesajlardan kaçma planı yapıldığı açıkça anlaşılıyor. Benim değil diyorsun yani

Çümen: Samsung marka telefon bana ait değil. Tam 473 gündür tutukluyum. FETÖ üyeliği ile suçlanıyorum. Sadece gazetecilik yaptım. Banka Asya hesabım Zaman gazetesinde çalışmamın sonucunda açıldı. AİHM yargıcı Işıl Karakaş, Türkiye’deki uzun tutukluluk sürelerini eleştirdi. Yargı Reformu paketinden de tutukluluğa dair düzenlemeler yapıldı. Ünlü hukukçu Adam Sözer, yazılarında ‘Türkiye’nin reformları ne kadar hayata geçirdiği önemli, sorun yasal olarak değil. Söz konusu yasalar mevcut. İstenirse tutuklamaların önüne geçilebilir’ diyor.

Hakkımda gözaltına alınana kadar hiçbir soruşturma yokken, karakolun yolunu bilmezken hain darbe girişimi ile suçlandım. Büyük bir mağduriyet yaşıyorum. Yaklaşık 500 gündür demir parmaklıklar arkasındayım. En kötü ihtimal adli kontrol ile tahliyemi istiyorum.

Avukat Gökçen Yaşar: Söz konusu telefona ilişkin iddialara dair Keşan’da bir soruşturması var zaten müvekkilimin. Varsayalım telefon bize ait, ama bu soruşturma bu mahkemenin konusu değildir.

Savcı, Çümen’in tutukluluğunun devamını talep etti.


Mahkeme, duruşmaya ara vermeden yaptığı heyet üyeleri ile yaptığı müzakerede tutukluluk halinin devamına karar verdi. Davanın bir sonraki duruşması 18 Temmuz 2019’a bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Duruşma öncesi basın mensuplarının girişinde bir sorun yaşanmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda seyirciler için otuz sandalyelik yer ayrılmıştı. Standart büyüklükteki bir salonda duruşma yapıldı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Çümen’in ailesi izledi. Ayrıca 4’ü avukat, 8 kişi duruşmayı izledi. Duruşmayı 3 gazeteci takip etti.

Harun Reşit Çümen duruşma salonuna getirilmedi. Tutuklu bulunduğu cezaevinden Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı.

Genel Gözlemler

11.30 başlaması ilan edilen duruşma, mahkeme heyetini duruşmalara geç başlamasından kaynaklı 15.15’te başladı.

Duruşma yaklaşık olarak 25 dakika sürdü. Karar açıklandığında kimse duruşma salonundan çıkarılmadı. Duruşma zaptı avukatlara elden değil, UYAP üzerinden tebliğ edileceği belirtildi.

2. Standing - March 28, 2019


Kapatılan Zaman Gazetesi eski sorumlu yazı işleri müdürü Harun Çümen 4 Mart 2018’de gözaltına alındı, 7 Mart 2018’de tutuklandı. Bakırköy Cezaevi’nde tutuklu.

Çümen ile birlikte üç kişi hakkında hazırlanan 1 Ekim 2018 tarihli iddianame İstanbul 32.Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ahmet Gezgin Çam’ın hazırladığı iddianamede Çümen’in “Bank Asya’da hesabı olması, PAK MEDYA İŞ SENDİKASI isimli sendika üyesi olması, FETÖ/ODY tepe yöneticisi” olduğu öne sürülen bir kişi ile dört telefon görüşmesi yapması, ‘FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü kapsamında tedbir uygulanan’ şeklinde tanımlanan Feza Gazetecilik A.Ş. isimli iş yerinde SGK kaydı olması” tespit olarak yer aldı.

Çümen, iddianamede yer alan savunmasında 1996 yılında İstanbul Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Zaman Gazetesi’nde stajyer muhabir olarak işe başladığı, 2016 yılına dek çalıştığı gazetede son görevinin sorumlu yazı işleri müdürlüğü olduğunu anlattı. Tespitlerde yer alan sendikaya “Zaman Gazetesi’nde çalışması nedeniyle zorunlu üyelik gibi durumu olduğunu” söyledi. Telefonda görüştüğü kişinin Zaman Gazetesi genel yayın yönetmeni olduğunu anlattı. 4 Mart 2018’de Keşan’a zeytin ve zeytinyağı satışı için geldiğini belirtti.

“Ben sadece geçimimi sağlayabilmek için bu yapının basın gurubu olan Zaman gazetesinde çalşıtım. İlişkilerim bu gazete çalışmam nedeniyledir. Zaten bu gazetenin kapanması ile birlikte hizmek ettiğim dönemin tazminatını da alamadım. Bu sebeple mağdurum” dedi. Keşan’da aynı gün bir başka araçta gözaltına alınan ve iddianamede yasadışı şekilde yurtdışına çıkmaya çalıştıkları öne sürülen kişilerle ilgili bilgi sahibi olmadığını belirtti. İddianame üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini belirtti.

İlk duruşma 8 Ocak 2019’da görüldü.

Zaman Gazetesi, Temmuz 2016’da 668 sayılı “Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler İle Bazı Kurum Ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” ile kapatılmıştı.



Next Trial: June 19, 2019, 11:20 a.m.


10.30’da başlaması beklenen duruşma 12.17’de başladı. Duruşma SEGBİS sistemi ile kayıt altına alındı. Duruşma tanık ifadesinin alınması ile başladı. Dosyadaki diğer sanıkların yakını olan tanık, Harun Reşit Çümen’i tanımadığını belirtti. Üç sanık taleplerini dile getirdikten sonra SEGBİS sistemiyle duruşmaya tutuklu olduğu cezaevinden katılan Harun Reşit Çümen’e söz verildi.

Çümen, 390 gündür tutuklu olduğunu, gizli tanık ifadesi olmadığını, dijital materyal incelemesinde suç unsuruna rastlanmadığını belirterek tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesini talep etti.

Avukatı, müvekkili hakkında “Yunanistan’a kaçma şüphesi” iddiası olsa da yakalandığında hakkında soruşturma olmadığını, kendi arabasıyla Keşan’da yakalandığını belirtti. Müvekkilinin kaçma şüphesi olmadığını, zeytin ticareti nedeniyle oradan geçtiğini belirtti. Üzerinde bulunan 1500 Euro’nun da bu ticaretle ilgili olduğunu belirtti. Başkaca bir delil olmadığını, bir tek Kayseri’den gelen bir evrağın dosyaya girdiğini söyledi. Tutuklu yargılanmasına gerek olmadığını belirterek tahliye talep etti.

Hakim o evraka dair “Sözde hoca efendinin selamlarını göndermişti” diye yanıt verdi. Avukat, söz konusu tarihte herkesin öyle ifade ettiğini söyledi.

Avukat Gökçen Yaşar, şehir merkezinden gözaltına alınmasıyla kaçma şüphesine dair bir niyet okuma ile hareket edildiğini belirtti. Hakim, nereden gözaltına alınırsa alınsın aynı delillerin olacağını söyledi.

Yaşar, delil olarak dosyaya gire maildeki hitaba dair “devlet erkanından da kişilerin Fethullah Gülen’e benzer şekilde hitap ettiğini”, bunun sadece müvekkili açısından gerçekleşen bir durum olmadığını söyledi. Çümen’in mail atarak yardım topladığı kurumun “halen açık olduğunu,cemaatle direk bağlantılı olmadığını” belirtti. “O süreçte malum şahsın adını zikretmesi makul olabilir” dedi. Dijital materyal dökümü geldiğini, Bylock kullamadığını, “kurumda mesleği gereği çalıştığının ortada olduğunu, bu nedenle üyelikle değerlendirilmemesi gerektiğini” belirterek tahliye talep etti.

Savcı tutukluluğun devamını talep etti.


Mahkeme heyeti yaklaşık 10 dakika süren karar arasının ardından salona sadece avukatları ve sanıkları aldı. Tutukluluk halinin devamına karar verdi.


Duruşma Öncesi

Duruşma öncesi basın mensuplarının girişinde bir sorun yaşanmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda seyirciler için otuz sandalye ayrılmıştı. Penceresizdi. Standart büyüklükteydi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı başka bir dosyada yargılanan gazeteci Şirin Kabakçı’nın da aralarında olduğu 19 kişi ile iki gazeteci takip etti.

Harun Reşit Çümen duruşma salonuna getirilmedi. Tutuklu olduğu Balıkesir Cezaevi’nden SEGBİS sistemi ile duruşmaya bağlandı. İki avukatı salondaydı.

Genel Gözlemler

10.30’da başlayacağı ilan edilen duruşma, sanık avukatlarından birinin bekletme istemesi üzerine 12.17’de başladı. Duruşma bir saat sürdü. Harun Reşit Çümen, duruşmaya SEGBİS ile katıldı.

Mahkeme başkanı erkekti, üyelerden biri kadın biri erkekti. Savcı erkekti. Ara karar açıklanırken seyirciler salona alınmadı.

Harun Çümen - FETÖ Trial (Indictment)