Havva Cuştan

Havva Cuştan is a correspondent for the ETHA News Agency. The prosecutor demanded a sentence of up to 22.5 years imprisonment for “being a member of a terrorist organization” and “making propaganda for a terrorist organization.” She was held in custody for 7 days. She was jailed pending trial for almost 8.5 months. She is currently pending trial.

Havva Cuştan, İsminaz Temel - ETHA Trial

Cuştan was taken into custody on Oct. 18, 2017 upon the decision of the Istanbul 8th Penal Court of Peace. Along with her, the ETHA’s editor İsminaz Temel and 13 other people, who were not journalists, were taken into custody.

Cuştan was charged for being a member of the Marxist–Leninist Communist Party (MLKP). The court issued a confidentiality order on her file. Thus, Cuştan could not learn about what she was charged for during the custody process.

She was held in custody for 7 days. As she demanded the right of silence, her testimony could not be taken in the Istanbul Police Department. She was taken to the court on Oct. 25 in the Çağlayan Courthouse. After the hearing before the public prosecution, she was arrested for “making propaganda for a terrorist organization” and “being a member of a terrorist organization” upon the decision of the Istanbul 1st Magistrates Judge.

She was brought to the Bakırköy Women’s Prison. The indictment about her and the other 22 people -13 of whom were arrested - was completed by the Istanbul Public Prosecutor Kenan Zurnacı on March 3, 2018. The indictment was accepted by the Istanbul 27th Criminal Court. The hearings of trials started upon the charges of “being a member of a terrorist organization” and “making propaganda for a terrorist organization.”

The 277-page indictment was completed on March 3, 2018 by the Istanbul Public Prosecutor Kenan Zurnacı. Prosecutor Zurnacı noted in the indictment that the investigation was about MLKP.

Twenty-four pages of the indictment included evaluations about the history, aim and strategy of the MLKP. This section was similar to those of other indictments. Within this context, 10 witnesses’ statements in the direction of the claim that there was an organic bond between the Socialist Party of the Oppressed (ESP) and the MLKP were included in the indictment.

Four social media posts on the Twitter account of the Oppressed’s Bureau of Law regarding the raid and the custody of Cuştan were also mentioned as subjects of crime.

In the indictment, the section about Cuştan was composed of 9 pages. She was accused of being in the Istanbul Galatasaray Square during the commemoration for Hasan Ocak who died in 1995. She was also accused of taking part in similar commemorations.

Additional evidence mentioned in the indictment was Cuştan’s Facebook post including a photo of Ayşe Deniz Karacagil (known as the girl with the red foulard by the Turkish public) and a note saying “My fellow countrywomen, my nomad sister.”

Six books that were found at her home during the raid were also presented as evidence. It was stated that those books were removed from the market by law.

On all these grounds, Prosecutor Zurnacı demanded a sentence of up to 22.5 years imprisonment for “being a member of a terrorist organization” and “making propaganda for a terrorist organization.”

The first hearing of the trial was held on July 16, 2018. Cuştan had been in jail for almost 9 months when she first appeared in court. In her first defense, she talked about the censorship against the press. She said:

“The journalists who unveiled the relationship between the state and the ISIS are nearly sentenced to a civic death penalty. During such a process, if you are an oppositional socialist journalist, things get worse.”

Cuştan said her house was raided at 2:00 a.m and they were forced to lay on the floor, she was brought to her room by her hair, dragged and she was kept on the floor with handcuffs behind her back for 2 hours. She also added that the police hit her with the books found in her house.

At the first day of the hearing, there has been a change of the court committee. The head of the committee Abdurrahman Orkun Dağ’s appointment to the Court of Cassation was announced during the hearing. There was a break in the hearing. Dağ was then replaced by Halit İçdemir .

The prosecutor demanded a continuation of detention of Cuştan’s and the others. The court decided that Cuştan would be released.

The second hearing of the trial was held on Nov. 29, 2018. The court removed signatory judicial control on all the defendants.

The third hearing was held on Feb. 14, 2019. The court members decided that İsminaz Temel, the other journalist having been on trial within the scope of the case, be released under judicial control.

The next hearing of trial was held on Sept. 4, 2019. İsminaz Temel and other 11 defendants attended the hearing while Havva Cuştan did not. The court committee had been changed. The chief judge was Tamer Keskin and the 26th Penal Court’s member judges, Fatih Akgün and Kürşad Bektaş were on duty. The prosecutor was Adnan Ok.

Ömer Çakırgöz, the lawyer of İsminaz Temel presented the expert’s (Article 19’s) opinion about İsminaz Temel to the court.
The court committee ruled to the continuation of the judicial control measure of travel ban. The next hearing was set for Nov. 26, 2019 at 10:15.

6. Standing - Sept. 3, 2019


Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabirleri İsminaz Temel ve Havva Cuştan ile Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHB) avukatlarının da aralarında olduğu 20 kişinin evine 9 Ekim 2017’de baskın yapıldı. Baskın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında düzenlendi.

Yapılan baskınlar sonrası Temel ve Cuştan ile birlikte 16 kişi gözaltına alındı. Temel ile Cuştan’ın içerisinde yer aldığı 13 kişi 25 Ekim 2017’de tutuklandı. Kadın tutuklular Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne, erkek tutuklular ise Silivri 9 No’lu Kapalı Cezaevi’ne götürüldü.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 22 Mart 2018 tarihinde 13’ü tutuklu 23 kişi hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Cumhuriyet Savcısı Kenan Zurnacı’nın hazırladığı iddianamede, gazeteciler İsminaz Temel ve Havva Cuştan’ın takibini yaptıkları bütün haberler için, “eyleme katıldığı tespit edilmiştir” denilmesi dikkat çekti. Dosyada yine gizli tanık beyanları yer aldı. Tüm suçlamalar ise 2014 yılı öncesine dayandı.

İddianamede 23 kişiye, Türk Ceza Kanunu’nun 314/2. maddesi ile Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1. maddesi kapsamında “silahlı terör örgütüne üyelik” [Marksist-Leninist Komünist Parti -MLKP] ve Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2. maddesi kapsamında “örgüt propagandası” suçlaması yöneltildi. İstenen cezalar TCK 312/2’ye göre 10 yıldan 15 yıla kadar ve TMK 7/2’ye göre 1 yıldan 5 yıla kadar hapis; yani toplamda 11 yıldan 20 yıla kadar habips cezası oldu.

Davanın ilk duruşması 17 Temmuz 2018 tarihinde görüldü. İki gün süren davanın ilk günkü duruşmasında mahkeme başkanı Abdurrahman Orkun Dağ’ın, Hakim Savcılar Kurulu (HSK) tarafından Yargıtay üyeliğine atanması üzerine duruşmanın mahkeme heyeti değişti. Mahkeme başkanlığına, heyetin kıdemli üyesi Halit İçdemir getirildi. Heyete dışardan geçici üye hakim atandı.

Davanın ikinci gününde ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, gazeteci Havva Cuştan’ın aralarında bulunduğu beş sanığın tahliyesine karar verdi. Aralarında ETHA muhabiri İsminaz Temel’in bulunduğu yedi kişinin ise tutukluluğunun devamına karar verdi.

5 Ekim 2018 tarihinde yapılan aylık tutukluluk hali incelemesinde iki sanığın daha tahliyesine karar verildi.

Davanın üçüncü duruşması 29 Kasım 2018’de görüldü. Bu duruşmada da üç tahliye kararı çıktı. Gazeteci İsminaz Temel ile iki kişinin tutukluluğuna devam kararı verildi.

İsminaz Temel davanın 14 Şubat 2019’daki dördüncü duruşmasında yurtdışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol uygulaması ile tahliye edildi. Davanın 24 Nisan 2019’daki duruşmasında da tutuklu son iki sanık tahliye edildi.



Next Trial: Nov. 26, 2019, 10:15 a.m.


Duruşma sanık ve avukatların tespiti ile başladı. İsminaz Temel ve 11 sanık duruşmaya katıldı. Havva Cuştan duruşmaya katılmadı.

Mahkeme heyetinde değişiklik olduğu görüldü. Tamer Keskin başkanlığındaki 27. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti üye hakimler Fatih Akgün ve Kürşad Bektaş’tan oluştu. Duruşma savcısı Adnan Ok’tu.

Mahkeme başkanı gelen belgeleri okudu. Tanıkların zorla getirilmesi için yazılan yazılara ve gizli tanıkların hazır edilmeleri için yazılan yazıya cevap gelmediğini belirtti.

Mahkeme başkanı tanık S.K.’nın talimat yoluyla alınan ifadesini okudu. Tanık, Havva Cuştan’ı öğrencilik zamanında tanıdığını belirtiyordu. Mahkeme başkanı avukat ve sanıklara talepleri ve tanık ifadesine karşı beyanları için söz verdi.

Sanık avukatları tanık ifadesine karşı söz aldı. Avukatlar özet olarak tanığın ifadesi alınırken sanıklar ve avukatların hazır bulunmasının usul gereği olduğunu hatırlattılar. Tanık beyanının tamamının da dosyada yer almadığını belirttiler. Beyanlarda aleyhte husus olmasa da tanıkla yüzleşmenin yapılmasını talep ettiler

Mahkeme başkanının “Aleyhe beyanı olmayan tanığın beyanını dinlemeye gerek var mı?” dediği duyuldu.

Ardından avukatlar yurtdışı yasağının kaldırılması yönünde taleplerini dile getirdi.

İsminaz Temel’in avukatı Ömer Çakırgöz, Article 19’un İsminaz Temel hakkındaki uzman mütalaasını mahkemeye sundu. Article 19 ifade özgürlüğünü ve bilgiye erişim özgürlüğünü korumak ve desteklemek için faaliyet gösteren uluslararası bağımsız bir insan hakları kuruluşu.

Article 19’un 30 Temmuz 2019 tarihli uzman mütalaasında İsminaz Temel’in ceza devasının ifade özgürlüğü ihlal ettiği görüşü yer alıyor. Mütalaada ayıca savcının suçlamaları “gizli tanık” ifadelerine dayandırmasını “savunmanın zayıflatılmasına” neden olduğunun altını çiziyor. Ayrıca savcının “kanıt” olarak gösterdiği unsurların sadece ifade eylemleri olduğunu belirtiyor.

15 sayfalık mütalaayı kısaca özetleyen Çakırgöz “Yurt dışı yasağının kaldırılmasını ve beraat kararı verilmesini talep ediyoruz” dedi.

Avukat Çakırkgöz’ün taleplerinin ardından mahkeme başkanı karar açıkladı.

Article 19 Uzman Mütalaası’nı okumak için tıklayın .


Mahkeme heyeti, tanıkların dinlenilmek üzere zorla getirilmelerine, gizli tanıkların hazır edilmesi için yazı yazılmasına karar verdi.

Tanık S.K.’nın yeniden dinlenmesi ve dosyaya ifadesinin tamamının getirtilmesi talebini, esasa etkili olmayacağı gerekçesiyle reddetti.

Yurtdışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin devamına karar verdi.

Bir sonraki duruşma için 26 Kasım 2019 saat 10:15’i belirledi.


Duruşma Öncesi:

Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne girişte sıra yoktu. Arama noktalarından geçerek adliyeye girildi. Duruşma salonu önündeki koridor başında barikat vardı. Duruşma saatinden önce seyirciler ve sanıklar barikattan içeri alınmadı. Güvenlik görevlileri kibardı. Duruşma salonuna girişte arama yapılmadı.

Sanık ve seyirciler 12:29’da salona alındı. 12:40’ta duruşma başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları:

Mahkeme salonu adliyedeki büyük salonlardandı. Seyircilere 65 kişilik yer ayrılmıştı. Sanık alanı 70 kişilikti. Salonda klima açıktı, serindi. Penceresizdi.

Duruşmaya Katılım:

Duruşmayı 12 sanık, 13 avukat, yedi seyirci, Medya ve Hukuk Araştırmaları Derneği, P24, Mezopotamya Ajansı ve pressinarrest’ten olmak üzere dört gazeteci ve Türkiye Gazeteciler Sendikası temsilcisi takip etti.

Genel Gözlemler:

Duruşma yaklaşık yarım saat sürdü. Mahkeme başkanı avukat ve sanıklara talepleri olup olmadığını sordu. Talepler kabul edilmedi. Gergin bir hava yoktu.

5. Standing - April 24, 2019


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 9 Ekim 2017 tarihinde Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabirleri İsminaz Temel ve Havva Cuştan ile Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHB) avukatlarının da aralarında olduğu 20 kişinin evine baskın yapıldı.

Yapılan baskınlar sonrası Temel ve Cuştan ile birlikte 16 kişi gözaltına alındı. 25 Ekim 2017 tarihinde ise Temel ile Cuştan’ın içerisinde yer aldığı 13 kişi tutuklandı. Kadın tutuklular Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne, erkek tutuklular ise Silivri 9 No’lu Kapalı Cezaevi’ne götürüldü.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 22 Mart 2018 tarihinde 13’ü tutuklu 23 kişi hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Cumpuriyet Savcısı Kenan Zurnacı’nın hazırladığı iddianamede, gazeteciler İsminaz Temel ve Havva Cuştan’ın takibini yaptıkları bütün haberler için, “eyleme katıldığı tespit edilmiştir” denilmesi dikkat çekti. Dosyada yine gizli tanık beyanları yer aldı. Tüm suçlamalar ise 2014 yılı öncesine dayandı.

İddianamede 23 kişiye, Türk Ceza Kanunu’nun 314/2., Maddesi ile Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1. maddesi kapsamında “Marksist-Leninist Komünist Parti [MLKP] silahlı terör örgütüne üyelik” ve yine TMK’nın 7/2. maddesi kapsamında “örgüt propagandası” suçlaması yöneltildi.

Davanın ilk duruşması 17 Temmuz 2018 tarihinde görüldü. İki gün süren davanın ilk günkü duruşmasında mahkeme başkanı Abdurrahman Orkun Dağ’ın Hakim Savcılar Kurulu (HSK) tarafından Yargıtay üyeliğine atanması üzerine duruşmanın mahkeme heyeti değişti. Mahkeme başkanlığına, heyetin kıdemli üyesi Halit İçdemir getirildi. Heyete dışardan geçici üye hakim atandı.

Davanın ikinci gününde ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, gazeteci Havva Cuştan’ın aralarında bulunduğu beş sanığın tahliyesine karar verdi. Aralarında ETHA muhabiri İsminaz Temel’in bulunduğu yedi kişinin ise tutukluluğunun devamına karar verdi.

5 Ekim 2018 tarihinde yapılan aylık tutukluluk hali incelemesinde iki sanığın daha tahliyesine karar verildi.

Davanın üçüncü duruşması 29 Kasım 2018’de görüldü. Bu duruşmada da üç tahliye kararı çıktı. Gazeteci İsminaz Temel ile iki kişinin tutukluluğuna devam kararı verildi.

İsminaz Temel davanın 14 Şubat 2019’daki dördüncü duruşmasında yurtdışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol uygulaması ile tahliye edildi. Davanın 24 Nisan 2019’daki duruşmasında da tutuklu son iki sanık tahliye edildi.



Next Trial: Sept. 3, 2019, 11:30 a.m.


Davanın 5. duruşmasında heyet değişikliği oldu. Yeni heyet Tamer Keskin (Başkan), Ebru Altun Ergül ve Talip Ergen’den oluştu. Tanık ve gizli tanıkların hazır değildi.

Savcı ara mütalaasında eksik hususların tamamlanmasını, tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamını, tutuksuz sanıkların ise yurt dışına çıkamama şeklinde adli kontrolün devamını talep etti.

Savcı mütalaasından sonra söz alan tutuksuz sanıklar ve avukatları tahliye taleplerini iletti.

İsminaz Temel’in avukatı Ömer Çakırgöz, iddia konusu eylemlerin 2013-2015 yılına ilişkin olduğunu hatırlattı. Aradan geçen süreye rağmen adli kontrolün uygulanmasının seyahat özgürlüğü ve adil yargılanmayı ihlal haline dönüştüğünü söyledi. İsminaz Temel’in gazeteci olduğunu, gazeteci örgütlerinin düzenlediği etkinliklere katılmasının söz konusu olduğunu anlattı. Gazetecinin çalışma alanının tüm dünya olduğunu ve adli kontrol nedeniyle mesleğini icra edemez hale geldiğini söyledi. İsminaz Temel’e suçlama olarak yönlendirilen eylemlere gazeteci olarak katıldığını yineledi. Kuvvetli suçşüphesi olmadığı için tutuklama nedeni olmadığını, tutuklama nedeni olmadığı için de adli kontrol uygulamasına gerek olmadığını söyledi. İsminaz Temel’in duruşmalarda vareste olmadığını belirtti. Adli kontrolün kaldırılmasını talep etti.

Havva Cuştan’ın da aralarında olduğu diğer sanıkların avukatları da yurtdışına çıkış yasağının kaldırılmasını talep ettiği tutanağa geçirildi.


Mahkeme heyeti 12.18’de verdiği on dakikalık aranın ardından kararını açıkladı. Tutuklu iki sanığın adli kontrol ile tahliyesine, yurtdışına çıkış yasaklarının kaldırılması taleplerinin reddine, tanıkların dinlenilmek üzere zorla getirilmelerine, gizli tanıkların dinlenilmek üere hazır edilmeleri için yazı yazılmasına, dijital materyallerin İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nden istenilmesine karar verdi.

Üye hakim Talip Ergen “tutuklamanın gerekli olduğunu belirterek” adli kontrol ile tahliye kararına şerh düştü.


Duruşma Öncesi

10.30’da başlaması beklenen duruşma 11.50’de başladı. Duruşma salonuna girişte bir sorun yaşanmadı. Seyirciler ve basın salona alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu İstanbul Adliyesi’ndeki büyük salonlardandı. Seyirciler için 70 kişiye yakın yer, avukatlar için 20 kişiye yakın bölüm vardı. Sanık alanı genişti.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya önceki duruşmalarda tahliye edilen gazeteciler Havva Cuştan ve İsminaz Temel’in de aralarında olduğu 15 tutuksuz sanık, 18 avukat, iki tutuklu sanık katıldı. 45 seyirci ve dört gazeteci duruşmayı izledi. Tutuklu sanıkların yanında üç jandarma, seyircilerin alanında ise 3 özel güvenlik görevlisi bulunuyordu.

Genel Gözlemler

Mahkeme başkanı önceki duruşmalarda belirtilen ifadelerin tekrarlanmasına gerek olmadığını söyledi. “Sizleri de yormayalım” dediği duyuldu. Ara karar açıklanırken seyircilerin hepsi salona alınmadı. Karar alkışla karşılandı.

4. Standing - Feb. 14, 2019


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 9 Ekim 2017 tarihinde Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabirleri İsminaz Temel ve Havva Cuştan ile Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHB) avukatlarının da aralarında olduğu 20 kişinin evine baskın yapıldı. Yapılan baskınlar sonrası Temel ve Cuştan ile birlikte 16 kişi gözaltına alındı. 25 Ekim 2017 tarihinde ise Temel, Cuştan, Gümüştaş ve Uçar’ında içerisinde yer aldığı 13 kişi tutuklandı. Kadın tutuklular Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne, erkek tutuklular ise Silivri 9 No’lu Kapalı Cezaevi’ne götürüldü.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 22 Mart 2018 tarihinde 13’ü tutuklu 23 kişi hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, Gazeteci İsminaz Temel ve Havva Cuştan’ın takibini yaptıkları bütün haberler için, “eyleme katıldığı tespit edilmiştir” denilmesi dikkat çekti. Dosyada yine gizli tanık beyanları yer aldı. Tüm suçlamalar ise 2014 yılı öncesine dayandı.

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Kenan zurnacı’nın hazırladığı iddianamede 23 kişiye, Türk Ceza Kanunu’nun 314/2. Maddesi ile Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1. Maddesi kapsamında “Marksist-Leninist Komünist Parti [MLKP] silahlı terör örgütüne üyelik” ve yine TMK’nın 7/2. maddesi kapsamında “örgüt propagandası” suçlaması yöneltildi.

Davanın ilk duruşması 17 Temmuz 2018 tarihinde görüldü. İki gün süren davanın ilk günkü duruşmasında Mahkeme Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ’ın Hakim Savcılar Kurulu (HSK) tarafından Yargıtay üyeliğine atanması üzerine duruşmanın mahkeme heyeti değişti. Mahkeme başkanlığına, heyetin kıdemli üyesi Halit İçdemir getirildi. Heyete dışardan geçici üye hakim atandı.

Davanın ikinci gününde ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, gazeteci Havva Cuştan’ın aralarında bulunduğu beş sanığın tahliyesine karar verdi. Aralarında ETHA muhabiri İsminaz’ın bulunduğu yedi kişinin ise tutukluluğunun devamına karar verdi.
5 Ekim 2018 tarihinde yapılan aylık tutukluluk hali incelemesinde iki sanığın daha tahliyesine karar verildi.

Davanın üçüncü duruşması 29 Kasım 2018’de görüldü. Bu duruşmada da üç tahliye kararı çıktı. Gazeteci İsminaz Temel ile iki kişinin tutukluluğuna devam kararı verildi.



Next Trial: April 24, 2019, 10:30 a.m.


Duruşma Tamer Keskin başkanlığında üye hakimler Ebru Altun Ergül ve Simge Özcedal’dan oluşan mahkeme heyetinin salonda yerini almasıyla başladı.

Duruşmada tutuklu gazeteci İsminaz Temel ile tutuklu Coşkun Yiğit ile Erkan Kakça ile avukatları hazır bulundu. Tutuksuz gazeteci Havva Cuştan ile diğer tutuksuz sanıklarda duruşmada yerini aldı. Duruşma dinlenilmeyen gizli tanığın beyanlarının okunması ile başladı. Gizli tanık F. K., yazılı olarak mahkemeye gönderdiği beyanında, önceki beyanlarını reddettiğini dile getirdi. F.K, Temel’i gazeteci olarak bildiğini dile getirdi.

Duruşma savcısı Adnan Ok, gelmeyen tanıkların zorla getirilmesini ve dijital metaryellerinin incelemesinin beklenilmesini talep etti. Savcı Ok’un tutukluk yönündeki mütalaasını mahkeme başkanı Tamer Keskin’in uyarması sonrası vermesi dikkat çekti. Savcı Ok, yargılamanın geldiği aşama ve delillerin toplanmamış olmasını ve kaçma şüphesini ileri sürerek Temel ve 2 kişinin tutukluluk halinin devamını istedi.

Savcı Kenan Zurnacı’nın ardından gazeteci İsminaz Temel söz alarak, savcının mütalaasına karşı savunma yaptı. Temel savunmaya başladığı sırada mahkeme başkanının “Sadece tutukluluk haline karşı beyanda bulun” uyarısı ile karşılaştı.

Temel, “Bir buçuk yıldır yargılanıyoruz. Sayın Savcı kaçma şüphesi olduğunu ileri sürdü. Gizli tanıkların var olup olmadığı da belli değil. Dosyaya konulan artı bir delil, bir tanık yok. Dosyaya konulan beyanlar gazeteci olduğumu söylüyor. Evet, bende diyorum gazeteciyim. Yıllarca ETHA’da çalıştım. Yapılan eylemler var ama ben katılmadım. Bu eylemleri gazeteci olarak takip ettim. Uzun zamandır gazetecilik yapıyorum. TGS üyesiyim” dedi.

Temel’in avukatı Ömer Çakırköz söz alarak, “Müvekkilim İsminaz Temel yönünden dosyadaki tek tespit ATHA’da çalışıyor olmasıdır. Siz ETHA ile örgüt arasında nasıl bir somut bağ kuruyorsunuz. Varsa somut bağınız bizde görelim. Örgütlerin haberlerinin internet sitesinde haber olarak yer alması örgüt ile somut ilişkiye kanıt olamaz. Müvekkilim gazeteci kimliği ile eylem ve etkinlikleri takip ediyor. Tanıklar soruşturmadan üç yıl önce dinlenmiş ve bugün bu tanıkların beyanları üzerinden yargılama yapılıyor, bunu da geçelim bir buçuk yıllık bir tutuklamaya gerekçe olmuş durumda. Benim müvekkilim bir buçuk yıldır tutukludur. Zaten çağırdığınız tanıklarda gelmiyor. Bu durumda yapmanız gereken müvekkilim Temel başta olmak üzere diğer iki sanığı tahliye etmeniz gerekiyor” dedi.

Temel’in avukatı Özcan Kılıç da “beklenen ara kararlar davayı uzatmaktan başka bir amaç taşımıyor. Gazeteci hangi haberi yapacağına kendisi karar verir. O gazetecinin kararıdır. Seversiniz, sevmezsiniz orada yapılan gazeteciliktir. Gazeteci polisin, hükümetin talimatı ile haber yapmaz. Gazetecilik vicdan işidir. Yapılan gazeteciliğe saygı duymak zorundasınız” dedi.

Tutuklu sanık Erkan Kakça da söz alarak, “HDP’de siyaset yapmak suçsa Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunsun savcı. HDP yöneticisi olduğum için birçok eylem ve etkinliğe katıldım. Uzun süredir tutukluyum. Uzun tutukluluğum dikkate alınarak tahliye edilmeme karar verilmesini istiyorum” diye konuştu. Tutuklu Coşkun Yiğit’te tahliye talebinde bulundu.

Avukatların, mahkeme heyetinin ara kararlarında ki gizli tanıkların dinlenilmesi yönündeki ara kararlarından vazgeçmesini talep etmesi üzerine, mahkeme başkanı Tamer Keskin “Bir kaç duruşma daha karar oluştururuz. Gelmezlerse zaten artık vazgeçeriz” dedi.

Avukat Ruken Gülağacı da yurt dışından gelen heyetlerin isimlerinin tutanaklarda yer almasını talep etti. Mahkeme başkanı Tamer Keskin, “Bizim için yurt dışından, yurt içinden gelmesinin bir anlamı yok. Bizim ülkemiz zaten kocaman bir ülke. Dışarıdan kimseye ihtiyacımız yok. Bizim avukatlarımız yurt dışındaki avukatlardan daha iyi” dedi. Avukatların itiraz etmesi üzerine mahkeme başkanı “Üç tutuklu sanık var nereye getirdiniz olayı. Üç tutuklu sanık var siz siyasi olaya getirdiniz. Çok ayıp. En ufak bir siyasi değerlendirme yaptığımda gazeteler yazıyor. Ben de artık siyasi değerlendirmelere girmeme kararı aldım” dedi.

Sonrasında duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme heyeti, İsminaz Temel’in adli kontrol ile tahliyesine karar verdi. Coşkun Yiğit ve Erkan Kakça’nın tutukluluğunun devamına karar vermesi üzerine Erkan Kakça, karara “Beni diğer sanıklardan ayıran ne. Benim tutukluluğuma neden devam kararı verildi” diye sordu. Mahkeme Başkanı da “O’nun (İsminaz Temel) suçunun propagandaya dönüşme durumu var. Senin farklı. Tanık beyanları var” diyerek yanıt verdi. Kakça’nın “O zaman gidin tanıkları getirin. Kaç duruşmadır gelmeyen tanıklar sonraki duruşmada gelmezse ne olacak” diye sordu bu defa. Mahkeme başkanı da “Bir sonraki duruşmada tanık gelmezse ona göre değerlendirme yapacağız” dedi.


Duruşma Öncesi

10:30’da başlaması beklenen duruşma 11:30’da başladı. Duruşma yaklaşık olarak bir saat sürdü.

Mahkeme Salonu Koşullaru

Duruşma, adliyenin en büyük salonunda görüldü. İzleyiciler için yaklaşık 60 kişilik oturma yeri bulunuyordu. Avukat ve sanıklar için ayrı ayrı yerler ayrılsa da avukat ve sanıkların birlikte oturmasına izin verildi. İzleyici yerlerinin yetersiz kalması üzerine izleyicilerin sanık sıralarından duruşmayı izlemesine imkan verildi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı izlemeye gazeteciler ve yurt dışından ve yurt içinden bazı insan hakları savunucuları ile aileler izledi.

Genel Gözlemler

Mahkeme heyeti avukatlarla tartışmaya girmekten sürekli sakındı. Onun haricinde duruşma oldukça sakindi. Karar açıklanınca mahkeme başkanının kararı tartışmaya neden oldu. Gelmeyen tanıklar, dosyadaki iki tutukluğunun tek gerekçesi.

3. Standing - Nov. 29, 2018


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 9 Ekim 2017 tarihinde Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabirleri İsminaz Temel ve Havva Cuştan ile Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHB) avukatlarının da aralarında olduğu 20 kişinin evine baskın yapıldı. Yapılan baskınlar sonrası Temel ve Cuştan ile birlikte 16 kişi gözaltına alındı. 25 Ekim 2017 tarihinde ise Temel, Cuştan, Gümüştaş ve Uçar’ında içerisinde yer aldığı 13 kişi tutuklandı. Kadın tutuklular Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne, erkek tutuklular ise Silivri 9 No’lu Kapalı Cezaevi’ne götürüldü.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı savcılarından Kenan Zurnacı, 13’ü tutuklu 23 kişi hakkındaki iddianameyi 22 Mart 2018 tarihinde tamamladı. İddianame İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, Gazeteci İsminaz Temel ve Havva Cuştan’ın takibini yaptıkları bütün haberler için, “eyleme katıldığı tespit edilmiştir” denilmesi dikkat çekti. Dosyada yine gizli tanık beyanları yer aldı. Tüm suçlamalar ise 2014 yılı öncesine dayandı.

İddianamede 23 kişiye, Türk Ceza Kanunu’nun 314/2. Maddesi ile Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1. Maddesi kapsamında “Marksist-Leninist Komünist Parti [MLKP] silahlı terör örgütüne üyelik” ve yine TMK’nın 7/2. maddesi kapsamında “örgüt propagandası” suçlaması yöneltildi.

Davanın ilk duruşması 17 Temmuz 2018 tarihinde görüldü. İki gün süren davanın ilk günkü duruşmasında Mahkeme Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ’ın Hakim Savcılar Kurulu (HSK) tarafından Yargıtay üyeliğine atanması üzerine duruşmanın mahkeme heyeti değişti. Mahkeme başkanlığına, heyetin kıdemli üyesi Halit İçdemir getirildi. Heyete dışardan geçici üye hakim atandı.

Davanın ikinci gününde ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, gazeteci Havva Cuştan’ın aralarında bulunduğu beş sanığın tahliyesine karar verdi. Aralarında ETHA muhabiri İsminaz’ın bulunduğu yedi kişinin ise tutukluluğunun devamına karar verdi.
5 Ekim 2018 tarihinde yapılan aylık tutukluluk hali incelemesinde iki sanığın daha tahliyesine karar verildi.

Davanın üçüncü duruşması 29 Kasım 2018’de görüldü. Bu duruşmada da üç tahliye kararı çıktı. Gazeteci İsminaz Temel ile iki kişinin tutukluluğuna devam kararı verildi.



Next Trial: Feb. 14, 2019, 10:30 a.m.


İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma, isim tespiti ile başladı. Mahkeme heyeti Tamer Keskin (Başkan), Ramazan Çiçek ve Talip Ergen’den oluştu.

Mahkeme başkanı savunmalara geçilmeden önce “Sadece suçlama neyse onun için konuşsunlar. Çok fazla uzatmaya gerek yok. Zaten bir çoğu savunma yapmıştı” dedi.

Sonrasında tutuksuz Avukat Ali Haydar Doğan beyanda bulundu.

Ardından İsminaz Temel savunma yaptı:

“Bir yıl oldu tutukluyum. Meslektaşlarım burada, haber takip ediyorlar. Onlar bir yıldır beni yalnız bırakmadılar. 2006 yılından beri gazetecilik yapıyorum. Sosyalist bir gazeteciyim. Dosyada yer alan tüm deliller gazetecilik yaptığımı kanıtlıyor zaten. Fotoğraflar delil olarak gösteriliyor, suç olarak gösteriliyor. Bunların hepsi yasal, bende öyle görüyorum. Bütün suçlamaların yanına konulan fotoğraflara bakıldığı zaman boynumda kamera, elimde kalem ve defter olduğu görülüyor.

“Eylemci olduğuma dair tek bir kanıt yok. Ama gazeteci olduğuma dair kanıtlar çok fazla. 2014 yılındaki suçlama için ilk olarak konuşacağım. Bostancı Gösteri merkezindeki bir salon etkinliği. Selahattin Demirtaş’ın arkasında olduğum görülüyor fotoğrafta. Üzerimde ESP yeleği var olduğu iddia ediliyor. Yelek varsa üzerimde neden o fotoğraf yok. Evet, ben katıldım bu salon etkinliğine ama elimde kameram olduğu görülüyor ve haber takibi yapıyorum. Bir diğer suçlama ise Sevgililer gününde SKM’nin yapmış olduğu eylem. Burada da elimde fotoğraf makinem olduğu görülüyor.

“13 ay 10 gün oldu. Bir gece yarısı evimiz basıldı ve gözaltına alındık. Dosyanın kendisi 2013 ve 2016 yıllarına ait. İddialardan bir tanesi delilleri karartacağımız ve kaçacağımız şüphesi. Biz hangi delilleri karartacağız? Nereye kaçacağız? Buradayım ve bir yere gitmiyorum. Örgüt üyeliğini ortaya koyan hangi delil. Ben gazeteciyim. Benim yıllardır gazetecilik yapmam üyelik için gerekçe mi?

“Bu yargılama hukuk normları çerçevesinde yapılması durumunda bu dosyada tutuklu kimse kalmazdı.

İsminaz Temel’in avukatı Ömer Çakırgöz söz aldı:

“Tüm eylemlerde İsminaz, gazeteci kimliği ile orada duruyor. Kamerası, defteri, kalemi de bunun delilidir. Bunun yanında bir çok karar var. İnsanlar eylemlere katılabilir. İfade ve düşünce özgürlüğü var burada. Eyleme katıldığını varsayalım, eyleme katılmak tutuklama gerekçesi olamaz. AYM ve AİHM içtihatları var bu yönde. AİHM’in son Demirtaş kararı çok önemli vurgular yapıyor. Türkiye’nin içerisinde olduğu siyasal konjektör ve bunun yargıya etkisinden söz ediliyor. Bunları göz ardı etmemeliyiz. Benim müvekkilim orada gazetecilik faaliyeti için bulunmuştur. Bu suçlama konusu olamaz. Müvekkilimin tahliyesini talep ediyorum.”

Çakırgöz’ün savunması ardından gizli tanıklardan Deniz Gülhan SEGBİS ile duruşmaya bağlandı. Gizli Tanık Gülhan’ın görüntüsü verilmedi, sesi ise değiştirildi.

Mahkeme başkanı gizli tanık Gülhan’a kimleri tanıdığını sordu. Gizli tanık Gülhan Ali Haydar Doğan, Maksut Toprak ve Coşkun Yiğit’i bir tek tanıdığını söyledi. Gizli tanık Gülhan, “Üzerinden çok zaman geçti. O zaman olanları hatırlamıyorum” dedi.

Avukat Yasemin Gür, gizli tanık Gülhan’a “Müvekkilim Ali Haydar Doğan’ı nerden tanıyorsunuz?” diye sordu. Tanık Gülhan, soruya “Mahalleden tanıyorum. Eylemlerde fotoğraf çekerdi. Çektiği bu fotoğrafları sattığını bilirim” şeklinde yanıt verdi. Sorulara “hatırlamıyorum” şeklinde karşılık vermesi üzerine mahkeme başkanı, gizli tanık Gülhan’ın daha önce verdiği ifadesini okumak istedi. Avukatlar mahkeme başkanına itiraz etti.

Bunun üzerine mahkeme başkanı gizli tanık Gülhan’a “Deniz Gülhan başka hatırladığın bir şey var mı?” diye sordu. Gizli tanık Gülhan, “Olayların üzerinden çok zaman geçti. Hatırlamıyorum. Başka bir şey söylemiyorum” dedi. Mahkeme başkanı “İfadenin okunmasını istiyor musun?” şeklindeki sorusuna gizli tanık Gülhan “Evet” diyerek yanıt verdi.

Avukatlar duruma bir kez daha itiraz etti. Mahkeme Başkanı, “98’ten beri ceza hakimliği yapıyorum.”

Avukat Several Ballıkaya: “O bir tanık değil, hayal. Bir görüntü ile konuşuyoruz. Getirin sağlıklı ortamda soralım soracaklarımızı.”

Mahkeme Başkanı: “Beni zorluyorsunuz”

Avukat Sinan Zincir: “Eski ifadeyi okuyamazsınız. Siz burada tanığa beyanlarını hatırlatıyor olacaksınız. Siz o ifadeyi okuduktan sonra tanık ‘ben eski beyanlarıma katılıyorum. Benim beyanlarımdır’ diyecektir.”

Mahkeme Başkanı: “Okuyacağım.”

Mahkeme başkanı gizli tanık Gülhan’ın önceki beyanlarını okudu.

Gizli tanık Gülhan: “Evet, bu ifade bana ait.”

Başkan: “Şimdi başlayalım.”

Avukat Sinan Zincir: “Tanık hakkında bir soruşturma var mı?”

Gizli tanık Gülhan: “Cevap vermek istemiyorum.”

Avukat Ekin Baltaş: “Her hangi bir hüküm giydiniz mi?”

Gizli tanık Gülhan: Hayır

Avukat Yasemin Gür: “Müvekkilimin hangi eylemlerde fotoğraf çektiğini gördünüz?”

Gizli tanık Gülhan: “Bütün eylemlerde, bütün açıklamalarda, bütün yürüyüşlerde gördüm.”

Avukat Yasemin Gür: “Hangi sosyal medyadan yayınladı. Nerede ve ne zaman gördünüz? Somutlayın?”

Gizli tanık Gülhan soruya cevap vermedi.

Sonrasında savcı ara mütalaasını açıkladı. Tutuklu gazeteci İsminaz Temel ile diğer 5 k beş için adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağını öne sürerek, tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.


Mahkeme heyeti duruşmaya 25 dakika ara verdi. Aranın ardından mahkeme heyeti ara kararında tutuklu olan Hünkar Hüdayı Yurtsever, İlhan Aslan ve Mazlum Demirtaş’ı tahliye etti.

Aralarında gazeteci Temel’inde bulunduğu üç kişinin ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Mahkemenin tutukluluğa devam gerekçesi ise “adli kontrol hükümlerinin bu aşamada yetersiz” olması oldu. Mahkeme, tutuksuz tüm sanıkların imza adli kontrolünü kaldırdı.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüleceği İstanbul Çağlayan Adliyesi’nin ana girişinde Perşembe günü yoğunluğu nedeniyle uzun kuyruklar vardı. Sarı basın kartı olmayanlarda vatandaş girişinden binaya alındı. Çantalar ve meral tüm cihazlar, kemer, saat, gözlükler de X-Ray cihazından geçirildikten sonra binaya alındı.

Duruşma salonunun bulunduğu koridorun girişine konulan bariyerlerde iki özel güvenlik görevlisi konuşlandırıldı. Duruşma için gelen aileler ve izleyiciler bir süre bariyerde bekletildi. Basın çalışanları duruşmanın yapılacağı solana, hiçbir engel çıkarılmadan önce alındı. Sonrasında tutuksuz sanıklar, sanıkların yakınları, yabancı heyetler ve izleyiciler duruşma salonuna alındı.

10:30’da başlaması gereken duruşma 10:50’de başladı. Duruşma tutuksuz sanıklardan savunması alınmayanların savunmasının alınması ile başladı. Duruşma başladığı zaman tutuklu Temel ve diğer beş kişi getirilmediği görüldü. Kimlik tespiti ardından ilk olarak erkek tutuklu sanıklar, 10 dakika sonra da gazeteci İsminaz Temel duruşma salonuna getirildi. Tutuklular askerler eşliğinde duruşma salonuna alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonu, İstanbul Adliyesi’ndeki en büyük iki salondan birisiydi. SEGBİS bağlantıları için iki adet televizyon duruşma salonundan bulunuyordu. Duruşma salonunda sanıkları ve izleyicileri biri birinden ayıran tahta bir bariyer yer alıyordu. Duruşmayı izlemek için bazı kişiler duruşma salonuna giremedi. Özel güvenlikler salondaki izleyicileri sayarak, sayıya göre dışardan izleyici aldı. Bazı izleyicilerin salona alınmaması üzere bazen güvenlik ile izleyiciler arasında ufak gerginlikler yaşandı. Milletvekillerin araya girmesi ile salon dışında kalanlarda duruşma salonuna alındı.

Duruşma salonuna avukat, tutuksuz sanıklar, basın ile izleyiciler bir kapıdan, tutuklu sanıklar ise ayrı bir kapıdan giriş yaptı. Duruşmayı izlemek isteyenler için salonun arkasında üç bölüme ayrılmış 25 kişilik bir oturma sırası vardı. Duruşmayı takip eden gazeteciler ve izleyiciler duruşmayı bu sıradan takip etti. Bazı izleyicilerde duruşmayı ayakta izledi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya tutuklu yargılanan sanıkların avukatları ve yakınları katıldı. Salonda müdafii avukatları, heyet ve sanıklar dışında çok sayıda izleyici vardı. İzleyiciler arasından HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen’de vardı. Gazetecilik meslek örgütü temsilcileri de duruşmayı izledi. Hollanda’dan Lewyers For Lewyers örgütü, Amsterdam Baro Başkanı ve İsviçre’den gelen sivil bir heyet duruşmayı izleyenler arasında yer aldı.

Duruşma salonunun dışında yaklaşık yedi sivil polis yer aldı. Duruşma salonunda ise 11 jandarma yer aldı.

Genel Gözlemler

Davada mahkeme heyetinin sanık ve avukatları dinlediği, notlar aldığı görüldü. Mahkeme başkanı duruşma boyunca savunmalara müdahale etmedi. Duruşma salonu her ne kadar büyük olsa da yoğunluktan kaynaklı iyice havasız bir ortam oluştu.

Beyanlar SEGBİS sistemiyle kayıt altına alındığı için duruşma sonunda bu beyanlar, avukatlara verilen tutanaklara geçmedi.

Havva Cuştan, İsminaz Temel - ETHA Trial (Indictment)

Havva Cuştan, İsminaz Temel - ETHA Trial 3. Standing (Minutes of the Hearing)

Havva Cuştan, İsminaz Temel - ETHA Trial 5. Standing (Minutes of the Hearing)

Havva Cuştan, İsminaz Temel - ETHA Trial 6. Standing (Minutes of the Hearing)