İdris Sayılğan

İdris Sayılğan - DİHA Trial

Muş Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci İdris Sayılğan hakkında soruşturma başlattı. Savcılık, Sayılğan’ın gözaltına alınmasına karar verdi.

Sayılğan’ın evine, 16 Ekim 2019’da, polis tarafından baskın düzenlendi. Sayılğan, evde uzun süren aramanın ardından gözaltına alındı. Ailesi, daha sonra; gözaltına alındığı sırada darp edildiğini açıkladı. Sayılğan ile birlikte, aynı soruşturma kapsamında beş kişi daha gözaltına alındı.

Sayılğan’ın Muş Emniyet Müdürlüğü’ndeki gözaltı işlemleri bir hafta sürdü. “Gözaltındayken, karanlık bir hücrede tek başına tutulduğu” bildirildi.

Savcılıkta, “Neden örgüt mensuplarının cenazelerini haber yapıyorsun?” sorusu yöneltildi. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nın (SES) Muş Şube Başkanı ile yaptığı söyleşi de soruldu. Söyleşi, Ankara Tren Garı’nın önünde 100 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırısı karşısında düzenlenen protesto yürüyüşüne katılan şube başkanı hakkında soruşturma açılması ile ilgiliydi.

Sayılğan, savcılık sorgusunun ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Muş Sulh Ceza Hakimliği’nce “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla, 24 Ekim 2016’da tutuklandı. Muş E Tipi Kapalı Cezaevi’ne götürüldü. İki hafta burada kaldıktan sonra Trabzon E Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edildi. Sayılğan ile aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınan beş kişi de aynı suçlamayla tutuklandı.

Hakkındaki iddianame 11 Temmuz 2017’de tamamlandı. Hakkındaki iddianame tamamlandığında Sayılğan, yaklaşık 9 aydır tutukluydu.

Gazeteci İdris Sayılğan hakkındaki iddianame, Muş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Temmuz 2017’de tamamlandı. Sayılğan ile birlikte gözaltına alınan beş kişi de aynı iddianamede, sanık olarak yer aldı.

436 sayfalık iddianamenin Sayılğan ile ilgili bölümü 240. sayfada başladı. Sayılğan, “Dicle Haber Ajansı’nda (DİHA) çalışarak PKK’nın mücadelesinin haklı gösterilmesi amacına hizmet eden yayınlar yapmakla” suçlandı.

Sayılğan’ın çeşitli tarihlerde haber kaynakları ve çalıştığı ajansın muhabirleriyle yaptığı 65 farklı telefon görüşmesine ait tape kayıtları da suçlamalara delil olarak gösterildi. Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 19 Nisan 2016 tarihinde verilen kararla Sayılğan’ın telefonlarının dinlendiği ve kayda alındığı ortaya çıkmıştı.
Söz konusu telefon görüşmelerinden biri, 10 Ekim 2015’te Ankara’da 100 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırıyı protesto yürüyüşüne katıldığı için hakkında soruşturma başlatılan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Muş Şube Başkanı İdris Gürkan ile yaptığı söyleşiydi.

Sayılğan’ın, Brüksel’den yayın yapan Med Nuçe TV’de yayımlanan haber bültenine bağlanarak Ağrı’da düzenlenen 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarına ilişkin izlenimlerini aktarmasına dair görüşmesi de deliller arasına konuldu.

Bir haber kaynağının, Sayılğan’a; haberin yayınlanıp yayınlamadığını sorduğu kısa mesajı da iddianamedeki delil arasında yer aldı.

Deliller arasında gösterilen bir başka telefon görüşmesi ise çalıştığı haber ajansının bürosunu arayarak, yazdığı haberin ulaşıp ulaşmadığını sormasıydı. Delil olarak konulan telefon görüşmelerinden birisine “yanlı haber arayışı” suçlaması yöneltildi.

Cezaevlerinde yaşanan sorunlarla ilgili olarak haber kaynağı ile yaptığı görüşme üzerinden de suçlandı. İddianamede, bu görüşme için şu suçlama yöneltildi:

“…görüştüğü; bölge cezaevleri üzerine bir haber yaptığını, Muş Cezaevi’ndeki sorunları da derleyip haber konusu yapmak istediğini ifade ettiği ve Ş. K. tarafından yanlı bilgilerin aktarıldığı içeriğin özetle bunun üzerine olduğu ve bu konunun şüpheli tarafından haber konusu yapıldığı…”

Bazı telefon görüşmelerinin, içeriğinde “suç unsuru olmadığı” belirtilse de iddianamede yer alması dikkat çekti. Telefon görüşmelerinin tamamının “örgütsel faaliyet” olduğu ileri sürüldü.

İddianamede, Sayılğan’ın hazırladığı beş habere de yer verildi. Haberlerin başlıkları iddianamede şöyle yer aldı:

. “HPG gerillalarının kontrolü ele geçirdiği Varto’dan görüntüler”
. “Askerden ‘sarı mekap giydiği için öldürdük’ itirafı”
. “Hasta tutsak Bobilik’in durumu günden güne ağırlaşıyor”
. “Kürdistan insansızlaştırılmak isteniyor”
. “Halkını ve sanatını hiçbir şeye değişmedi”
. “HES mağdurları: Özyönetim olsaydı bunlar olmazdı”
. “Osmanlı’yı Viyana seferi bitirdi AKP’yi Kürdistan Seferi Bitirecek”
. “Vanlılar sisteme karşı yeni yaşamı örgütlüyor”
. “Unutulmayan misafir!”
. “Özyönetim Kürt tarihinin köklerinde var”

Sayılğan’ın; “topluma yönelik, yapıcı birleştirici haberlere yer vermediği” ve “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin uluslararası arenada itibarının zedelenmesine yönelik örgütsel yayınlar için haber takibi yaptığı” iddia edildi.

Savcı, Sayılğan’ı; “Bin yıldır bu coğrafyada birlikte yaşamış, kız alıp kız vermiş ve bir olmuş iki toplumu tam ortadan bölmek ve düşman etmek amacıyla bilinçli haber takipleri yapmakla” suçladı.

Sayılğan’a bazı sosyal medya paylaşımları da suçlama konusu yapıldı.

İddianamede, Sayılğan; Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 düzenlemesi üzerinden “silahlı örgüte üye olmakla” suçlandı. Hakkında 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istendi. Ancak cezanın, Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesi kapsamında yarı oranında arttırılması talep edildi. Böylece hakkında “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla yedi yıl altı aydan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.

Sayılğan, hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi kapsamında “belli haklarından yoksun bırakılması” yaptırımın uygulanması da talep edildi.

Hakkındaki iddianame, Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Gazeteci İdris Sayılğan’ın yargılanmasına Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 8 Kasım 2017’de görülen ilk duruşma ile başlandı. Sayılğan ilk kez hakim karşısına çıktığında 13 aydır tutukluydu.

Sayılğan, duruşmada Kürtçe savunma yaptı. 117 sayfalık iddianamenin 60 sayfasının haber içerikli telefon görüşmelerinin kayıtlarından oluştuğunu söyledi. Sadece “örgütle ilgili değil” binlerce haber yaptığını söyledi.

Avukat Barış Oflas, Sayılğan’a ait telefon görüşmelerinin dinlenilmesinin usulsüz olduğunu söyleyerek, tahliye talep etti. Ancak mahkeme heyeti, Sayılğan ve beraberindekilerin tutukluluklarının devamına karar verdi.

Yargılamanın ikinci duruşması 19 Şubat 2018’de görüldü. Sayılğan, savunmasını bu kez Türkçe yaptı. İlk savunmadaki Kürtçe savunmasının iyi çevrilmediğini dile getirdi. Haber kaynakları ve haber müdürü ile arasındaki görüşmelerdeki “haber geldi mi” sorusunun, “talimat” olarak değerlendirilerek, suçlama konusu yapıldığını belirtti. Sadece “örgüt üyelerine ait cenazeleri değil”, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun mitinglerini de takip ettiğini söyledi. Suçlama konusu yapılan haberler için yayınlandıkları dönemde soruşturma açılmadığını belirtti.

Yargılamanın üçüncü duruşması 23 Mayıs 2018’de görüldü. Sayılğan’ın beyanlarının, yargılamanın ilk iki duruşmasında olduğu gibi üçüncü duruşmasında da tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla alınması kararlaştırıldı. Ancak Sayılğan, sistemdeki arıza nedeniyle savunmasını yapamadı.

Yargılamanın dördüncü duruşması, 5 Ekim 2018 tarihine görüldü. Sayılğan, bu duruşmada da SEGBİS aracılığıyla savunma yaptı. “Kimden nasıl, hangi talimatı almışım. Hukukta iddialar söylentiler üzerinden değil, deliller üzerinden ispatlanmalı” dedi. Mahkeme heyeti Sayılğan ile birlikte tüm sanıkların tutukluluklarının devamına karar verdi.

Yargılamanın beşinci duruşması 24 Aralık 2018’de görüldü. Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını sundu. Mütalaada, Sayılğan’ın; “PKK’nin eylemlerini meşru göstermek amacıyla haberler yaptığını, KCK çağrısı sonrası aynı doğrultuda paralellik gösteren paylaşım ve haberler yayınladığını, bu haberlere yorumlar katarak ‘Kürdistan, özgürlük mücadelesi, öz yönetim’ kavramlarına ağırlık verdiğini” iddia etti. Sayılğan’ın, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlaması ile cezalandırılması talep edildi. Sayılğan ve diğer tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Yargılamanın altıncı ve karar duruşması 25 Ocak 2019’da görüldü. Sayılğan, yargılama sürecinde ilk kez Muş’taki duruşma salonunda hazır edildi. Sayılğan, ilk kez mahkeme huzurunda yaptığı savunmasında, gazeteciliğe 2014 yılında yapmaya başladığını belirterek, şunları söyledi:

“Muş’ta 10 ay çalıştıktan sonra Van’a, oradan Ağrı’ya geçtim. Muş ve Van’da çalışmalarımda telefon dinleme takibi yapılmazken Ağrı’da iken hukuksuz bir şekilde telefonlarım dinlenildi. Telefon dinlemelerimle birlikte haber kaynaklarım deşifre edildi. Basın hukukunda bulunan haber kaynağının saklı kalma ilkesi hukuka aykırı bir şekilde çiğnenmiştir. İddianamede bana yönelik suçlamalar gerçeği yansıtmıyor. Gazetecilik faaliyetleri çerçevesinde yaptıklarımın suç sayılmasını kabul etmiyorum.”

Sayılğan; “cezaevinden duruşmaya getirilirken ‘çıplak arama’ ve ‘işkence’ gördüğünü belirterek,” sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu.

Duruşma sonunda Sayılğan’a “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla sekiz yıl üç ay hapis cezası verildi. Sayılğan’ın tutukluluk halinin de devam etmesine karar verildi.

İstinaf Mahkemesi Süreci

Sayılğan’ın avukatları, karara karşı istinaf mahkemesinde itiraz etti. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nce yapılan inceleme sonrası Sayılğan, istinaf incelemesinde tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.

Sayılğan’ın yurtdışına çıkışına yasak kondu. Sayılğan, 27 Kasım 2019’da; bin 130 gün tutukluluktan sonra tahliye edildi.

Dosya üzerindeki istinaf incelemesi sürüyor.

İkinci Tutuklu Yargılama Süreci

Sayılğan, tahliye edildikten bir süre sonra Mezopotamya Ajansı’nda muhabir olarak çalışmaya başladı. Mülteci geçişini haberleştirmek için gittiği Edirne’de jandarma tarafından gözaltına alındı. Sayılğan, hakkında istinaf mahkemesi tarafından verilen “yurtdışına çıkış yasağı yaptırımına uymamakla” suçlandı.

29 Şubat 2020’de mahkemeye sevk edildi. Erzurum Bölge Adliyesi 2. Ceza Dairesi’ne Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden bağlandı. İstinaf mahkemesi, tutuklanmasına karar verdi. Mahkeme heyeti; eldeki delillere göre karar verdiklerini, bölgeden geçtiği haberlerin delil olarak sunulması halinde yeniden değerlendirme yapılacağını bildirdi. Sayılğan, Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’ne götürüldü.

Avukatlar; Sayılğan’ın tutukluluğuna; haber için sınır bölgesinde olduğunu kanıtlamak adına yayımlanan haberlerle birlikte itiraz etti. Sayılğan, itiraz üzerine tahliye edildi.

Anayasa Mahkemesi Süreci

Sayılğan’ın tutukluluğu devam ederken, 18 Temmuz 2018’de Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. “Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı” ile “adil yargılanma hakkının” ihlal edildiğinin tespit edilmesini talep etti.

Anayasa Mahkemesi, kararını 5 Mayıs 2020’de verdi. Yüksek Mahkeme, kararını verdiğinde, Sayılğan; hapis cezasına çarptırılmış ve tahliye edilmişti.

Anayasa Mahkemesi, Sayılğan’ın haklarının ihlal edilmediğine karar verdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Süreci

Sayılğan, ayrıca; 11 Ekim 2018’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. Aralık 2018’de başvuruyu öncelikli olarak inceleyeceğini açıklayan AİHM, Haziran 2019’da, başvuru kapsamında Türkiye’den savunma istedi. AİHM incelemesi sürüyor.

5. Standing - Dec. 24, 2018


Muş Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci İdris Sayılğan hakkında soruşturma başlattı. Savcılık, Sayılğan hakkında gözaltına alınması kararı verdi. Sayılğan’ın evine, 16 Ekim 2019’da, polis tarafından baskın düzenlendi. Evde uzun süren aramanın ardından gözaltına alındı.

Sayılğan’ın Muş Emniyet Müdürlüğü’ndeki gözaltı işlemleri bir hafta sürdü. “Silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla tutuklandı. Muş E Tipi Kapalı Cezaevi’ne götürüldü. İki hafta burada kaldıktan sonra Trabzon E Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edildi.

Hakkındaki iddianame 11 Temmuz 2017’de tamamlandı. Hakkındaki iddianame tamamlandığında Sayılğan, yaklaşık 9 aydır tutukluydu. Sayılğan, “Dicle Haber Ajansı’nda (DİHA) çalışarak PKK’nın mücadelesinin haklı gösterilmesi amacına hizmet eden yayınlar yapmakla” suçlandı.

Sayılğan’ın çeşitli tarihlerde haber kaynakları ve çalıştığı ajansın muhabirleriyle yaptığı 65 farklı telefon görüşmesine ait tape kayıtları da suçlamaya delil olarak gösterildi.

Söz konusu telefon görüşmelerinden biri, 10 Ekim 2015’te Ankara 100 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı terör saldırısını protesto yürüyüşüne katıldığı için hakkında soruşturma başlatılan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Muş Şube Başkanı İdris Gürkan ile yaptığı söyleşiydi.

Sayılğan’ın merkezi Brüksel’den yayın yapan Med Nuçe TV’de haber bültenine bağlanarak Ağrı’da düzenlenen 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarına ilişkin izlenimlerini aktarmasına dair görüşmesi de deliller arasına konuldu.

Telefon görüşmelerinin tamamının “örgütsel faaliyet” olduğu ileri sürüldü.

Sayılğan; “Bin yıldır bu coğrafyada birlikte yaşamış, kız alıp kız vermiş ve bir olmuş iki toplumu tam ortadan bölmek ve düşman etmek amacıyla bilinçli haber takipleri yapmakla” suçlandı.

Sayılğan’a bazı sosyal medya paylaşımları da suçlama konusu yapıldı.

İddianamede, Sayılğan; Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 düzenlemesi üzerinden “silahlı örgüte üye olmakla” suçlandı. Hakkında 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istendi. Ancak cezanın, Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesi kapsamında yarı oranında arttırılması talep edildi. Böylece hakkında “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.

Gazeteci İdris Sayılğan’ın yargılanmasına Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 8 Kasım 2017’de görülen ilk duruşma ile başlandı.

Yargılamanın ikinci duruşması 19 Şubat 2018’de görüldü.

Anayasa Mahkemesi Süreci

Sayılğan’ın tutukluluğu devam ederken, Temmuz 2018’de Anayasa Mahkemesi’ne, Ekim 2018’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru yapıldı. İki yüksek mahkeme, başvuruları henüz görüşüp karara bağlamadı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Sayılgan’ın tutukluluğu ile ilgili olarak Türkiye hükümetinden savunma istedi.

Yargılamanın dördüncü duruşması, 5 Ekim 2018 tarihine görüldü. Sayılğan, “Kimden nasıl, hangi talimatı almışım. Hukukta iddialar söylentiler üzerinden değil, deliller üzerinden ispatlanmalı” dedi.

Yargılamanın beşinci duruşması 24 Aralık 2018’de görüldü.



Next Trial: Jan. 25, 2019, 9 a.m.


Duruşma, ahkeme heyetinin yerini almasıyla başladı.

Yargılamanın beşinci duruşması 24 Aralık 2018’de görüldü. Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını sundu.

Mütalaada, Sayılğan’ın; “PKK’nin eylemlerini meşru göstermek amacıyla haberler yaptığını, KCK çağrısı sonrası aynı doğrultuda paralellik gösteren paylaşım ve haberler yayınladığını, bu haberlere yorumlar katarak ‘Kürdistan, özgürlük mücadelesi, öz yönetim’ kavramlarına ağırlık verdiğini” iddia etti. Sayılğan’ın, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlaması ile cezalandırılması talep edildi.

Tercüman aracılığıyla Kürtçe savunma yapan Sayılğan, tutuklu bulunduğu süre içerisinde halen hakim karşısına çıkartılmadığını hatırlatarak, “Mahkemeye çıkma talebim önceleri OHAL koşulları gerekçe gösterilerek reddediliyordu. Şimdi de ‘getiremeyiz’ diyorlar.” dedi.

Daha önce yaptığı savunmayı anımsatan Sayılğan, şöyle konuştu:

“Benim illegal bir yapılanmayla ilgim yoktur. İddianamede de görüldüğü üzere yapılan telefon konuşmaları sadece haberlerle ilgilidir. Kimseden talimat almamışım. Mahkeme heyetine soruyorum: Ben PKK’nin hangi hiyerarşik yapılanması içerisinde yer alıyorum? Kiminle ilişki kurmuşum? İddia makamı iddiasını ispat etmelidir. Bunlar soyut ve boş delillerdir. Doğrusu bu heyeti nasıl ikna edebiliriz bilmiyorum. Biz ne konuşsak boşa gidiyor, dikkate alınmıyor. Ben savunma için hazırlık yapmıştım ama artık bunu yapmaya bile gerek duymuyorum. Bizi burada tiyatrocu gibi oynatıyorlar. Heyetten hiçbir beklentim yok. Tahliye talebim de yok. Heyetin görüşü siyasidir. Ne ahlaki, ne hukuki ne de vicdanidir. AKP herkesi mahkum etmek istiyor. Biz hiçbir zaman baş eğmedik, eğmeyeceğiz! Yaşasın basın özgürlüğü!”

Sayılğan’ın avukatı Barış Oflas, iddia makamının esas hakkındaki mütalasını kabul etmediklerini belirterek, mütalaya karşı savunma için ek süre talebinde bulundu. Sayılğan’ın 26 aydır tutuklu bulunduğunu belirten Oflas, bir kez bile hakim karşısında savunma veremediğini belirtti.

Oflas, “Bu duruşmada da SEGBİS ile savunması alınmıştır. Müvekkilim geçen celse savunması bile alınmadan tutukluluğun devamına karar verilmiştir. Müvekkilim bizzat mahkeme huzuruna getirilmemesi yüz yüzelik ilkesine ve adli yargılanma hakkına aykırılık oluşturmaktadır” dedi.

Hak ihlalinin oluştuğuna ilişkin olarak AİHM’e başvuru yaptıklarını söyleyen Oflas, “Bu celse mahkemenize sunmuş olduğumuz belgeden de anlaşılacağı üzere AİHM tarafından başvurumuz öne alınmıştır. Bu da mahkeme tarafından hak ihlali kararı verileceğinin güçlü bir göstergesidir. Dolayısıyla biz bekletici mesele yapılması noktasında talepte bulunmuştuk. Ancak talebimiz reddedilmiştir. Müvekkilin savunmasının önüne geçerek beyanda bulunmak istemiyoruz, dolayısıyla tahliyeye ilişkin takdir mahkemenindir. Ancak biz bu aşamada müvekkilin önümüzdeki celse huzura getirilerek esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasının huzurda alınmasını talep ediyoruz” dedi.


Mahkeme, İdris Sayılğan’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi

Duruşma, 25 Ocak 2019 tarihine bırakıldı.

Sanıkların duruşma salonunda bizzat hazır edilmeleri konusunda cezaevi idarelerine yazı yazılması da kararlaştırıldı.


Duruşma Öncesi

Adliyeye girişte herkesin üst aramasından geçirildi. Koridorlarda bulunan sandalyelerde beklenildi. Duruşmanın başlama saatinin 10.30 olarak belirlenmesine rağmen duruşma öğleden sonra 13.30’a bırakıldı. Öğle arasında adliyede bulunanlar dışarı çıkartıldı.

Öğle arasından sonra izleyici bölümüne alınanlar kimlik ve üst aramasından geçirildi. Mahkeme heyetinin geç gelmesi nedeniyle duruşma 14:00’de başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma Muş Adliyesi’ndeki 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Yeteri sayıda penceresi olan ferah ve geniş bir salondu. Ön sıradaki sandalyeler boş bırakıldı.

Duruşmaya Katılım

Trabzon E Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan İdris Sayılğan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yöntemi ile duruşmaya katıldı.

Sayılğan’ın avukatı Barış Oflas ile diğer tutukluların avukatları duruşma salonunda hazırdı. Duruşmayı, sanık yakınları, Özgür Gazeteciler İnisiyatifi Sözcüsü Hakkı Bolkan ve bir gazeteci izledi.

Genel Gözlemler

Duruşmayı izlemek üzere Sayılğan ve diğer tutukluların yakınları gelmişti. Fakat her sanığın sadece üç yakınının içeri alınacağı belirtildi. “Öncelikle anne, baba ve eş olması tercih edilecek” denilerek, kimlik kontrolü ve üst araması yapıldı. Tutuksuz sanık yakınlarının alınmayacağı belirtildi. Dışarıdan izleyici olarak katılmak isteyen bir avukat bile kimlik göstermesine rağmen mübaşir tarafından engellendi. “Hakime sorup döneyim” dedi.

Polislerin tavrı çok kaba ve sertti. Üniformalı dokuz polis izleyici bölümünün her bir köşesinde otururken, diğer duruşmalara nazaran göre gergin bir hava hakimdi. İzleyicilere ön sıradaki koltuklara oturmalarına izin verilmedi. Kadın ve erkekleri ayrı ayrı yerleştiren polisler, kimin nerede oturacağına kendileri karar verdi. SEGBİS sistemiyle bağlantıda sorun yaşandığı için gecikme oldu. Mahkeme heyeti, sanıkları dikkatli dinledi.

İdris Sayılğan - DİHA Trial (Indictment)

İdris Sayılğan - DİHA Trial 5. Standing (Minutes of the Hearing)

İdris Sayılğan - “Zincirleme Şekilde; Basın, Yayın Yoluyla Terör Örgütü Propagandası Yapmak” İddiası

Gazeteci İdris Sayılğan hakkında, “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla tutuklu olarak yargılanırken, ikinci bir soruşturma açıldı. Bu kez, sosyal medya paylaşımları üzerinden suçlandı. Muş Cumhuriyet Başsavcılığı, Sayılğan’ı; “terör örgütü propagandası yapmakla” suçladı.

Soruşturmanın, “Sayılğan’ın Facebook hesabından yaptığı paylaşımlarla ilgili; terör örgütünün şiddet ve cebir unsurlarını övücü paylaşımlar yaptığının bildirilmesi üzerine başlatıldığı” belirtildi. Ancak bu “bildirimin” kim tarafından yapıldığı belirtilmedi.

Hakkındaki iddianame 5 Temmuz 2019’da tamamlandı. Sayılğan, hakkındaki iddianame tamamlandığında, başka bir yargılama kapsamında hakkında verilen sekiz yıl üç ay hapis cezası nedeniyle tutukluydu.

Gazeteci İdris Sayılğan hakkındaki iddianame, Muş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5 Temmuz 2019’da tamamlandı. İddianame mahkemeye sunulduğunda Sayılğan, hakkında verilen sekiz yıl üç ay hapis cezası nedeniyle tutukluydu.

İddianamede, Sayılğan’ın; kendisine ait Facebook hesabından yaptığı yedi paylaşım sıralandı. Paylaşımlardan ikisi Sayılğan’ın çalıştığı ve daha sonra Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Dicle Haber Ajansı’nda yayımlanan haberleriydi.

15 Şubat 2016’da, Van’da düzenlenen bir protesto yürüyüşünde çekip paylaştığı bir fotoğraf da aleyhindeki deliller arasında yer aldı. Sayılğan, fotoğrafı; “Van’da 15 Şubat komplosu yürüyüşünün ardından…” ifadeleriyle paylaşmıştı. İddianamede sıralanan paylaşımlardan bir tanesi de şu ifadeleri içeriyordu:

“Cenazesi 13 gündür Mürşitpınar Sınır Kapısı’nda bekletilen YPG savaşçısı Rıdvan Çelik için Muş’un Yeşilyurt Mahallesi’nde taziye çadırı kuruldu. Çelik’in babası Vahdettin Çelik 1993 yılında Zengok’ta askerler tarafından yakılarak katledilmişti.”

İddianamede, Sayılğan’ın soruşturma aşamasında alınan savunması da özetlendi. Sayılğan, 8 yıl 9 ay hapis ile cezalandırıldığı paylaşımlarının aynısının bu soruşturmanın da konusunu oluşturduğunu dile getirdi.

“Aynı paylaşımdan ikinci dava” savunması ile ilgili olarak, iddianamede; Sayılğan hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla ceza verilmediğini belirtti.

İddianame ile Sayılğan’a; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinde düzenlenen “terör örgütü propagandası yapmak” suçlaması yöneltildi. Bu suçun, “zincirleme şekilde” ve “basın ve yayın yoluyla” işlendiği iddia edildi. Sayılğan hakkında toplamda 1 yıl 10 ay 15 günden 13 yıl 1 ay 15 güne kadar hapis cezası talep edildi. Ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesinde yer alan “belirli haklardan yoksun bırakma” yaptırımının uygulanması da talep edildi.

İddianame; Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Aynı mahkeme, daha önce aynı paylaşımlar üzerinden Sayılğan’ı “silahlı terör örgütü üyeliği” iddiasıyla mahkum etmişti.

Gazeteci İdris Sayılğan’ın yargılanmasına, Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 8 Ocak 2020’de görülen ilk duruşma ile başlandı.

Sayılğan, ilk duruşmaya avukatı Murat Murtezaoğlu ile katıldı.

Sayılğan, savunmasını Kürtçe yapacağını bildirdi. Muş Adliyesi’nde görevli sadece bir Kürtçe tercüman olduğu, ancak onun da Adliye dışında olduğu belirtildi. Mahkeme Başkanı; Sayılğan’ın avukatı Murtezaoğlu’na, “O zaman biz de, siz de tercümanın gelmesini bekleyeceğiz” dedi. Avukat Murtezaoğlu, “Biz zaten savunma için ek süre talep edeceğiz. O yüzden duruşmayı ertelemenizi talep ediyoruz” yanıtını verince, hakim; “Ben ‘örgüt propagandası suçlamalarını’ ertelemiyorum” dedi. Bunun üzerine yeni bir tercüman bulundu ve duruşma salonuna getirildi.

Sayılğan savunmasında, “Şu an ceza aldığım iddianamede yer alan birçok paylaşım bu dosyada da yer almış. Şimdiki dosyanın 1. sayfasında yer alan paylaşım aynı zamanda ceza aldığım diğer dosyanın 77. sayfasında yer alıyor. Ben suça konu olan tüm paylaşımları, gazetecilik mesleği gereği ve haber alma - verme özgürlüğü kapsamında yaptım. Bu yüzden beraatimi talep ediyorum” dedi.

Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını ilk duruşmada açıkladı. Sayılğan’ın “zincirleme şekilde, basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yaptığı” suçlamasıyla cezalandırılmasını istedi.

Sayılğan’ın avukatı, mütalaaya karşı ek savunma yapmak için süre talebinde bulundu. Mahkeme talebi kabul etti.

Yargılamanın ikinci duruşması, 25 Mart 2020 tarihinde görülecekti. Ancak, duruşma; coronavirüs pandemisi karşısında alınan tedbirler nedeniyle görülmedi.

Yargılamanın üçüncü duruşması da 13 Mayıs 2020 tarihinde görülecekti. Ancak bu duruşma da aynı gerekçeyle, görülmeden ertelendi.

Yargılamanın 16 Eylül 2020 tarihinde görülecek dördüncü duruşma ile devam etmesine karar verildi.

3. Standing - May 13, 2020


Gazeteci İdris Sayılğan, “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla tutuklu olarak yargılanırken, hakkında ikinci bir soruşturma açıldı. Bu kez, sosyal medya paylaşımları üzerinden suçlandı. Muş Cumhuriyet Başsavcılığı, Sayılğan’ı; “terör örgütü propagandası yapmakla” suçladı.

Hakkındaki iddianame 5 Temmuz 2019’da tamamlandı. Sayılğan, hakkındaki iddianame tamamlandığında, başka bir yargılama kapsamında aldığı 8 yıl 3 ay hapis cezası nedeniyle tutukluydu.

İddianamede, Sayılğan’ın; Facebook hesabından yaptığı yedi paylaşım sıralandı. Paylaşımlardan ikisi Sayılğan’ın çalıştığı ve daha sonra Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Dicle Haber Ajansı’nda yayımlanan haberleriydi.

İddianamede, Sayılğan’ın soruşturma aşamasında alınan savunması da özetlendi. Sayılğan, 8 yıl 9 ay hapis ile cezalandırıldığı paylaşımlarının aynısının bu soruşturmanın da konusunu oluşturduğunu dile getirdi.

Savcı, “aynı paylaşımdan ikinci dava” konusu ile ilgili olarak, iddianamesinde; Sayılğan hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla ceza verilmediğini belirtti.

İddianame ile Sayılğan; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 ve Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddelerinde düzenlenen “zincirleme şekilde, basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Hakkında 1 yıl 10 ay 15 günden 13 yıl 1 ay 15 güne kadar hapis cezası talep edildi.

İddianame; Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Aynı mahkeme, daha önce aynı paylaşımlar üzerinden Sayılğan’ı “silahlı terör örgütü üyeliği” iddiasıyla mahkum etmişti.

Gazeteci İdris Sayılğan’ın yargılanmasına, Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 8 Ocak 2020’de görülen ilk duruşma ile başlandı.

Sayılğan savunmasında, “Şu an ceza aldığım iddianamede yer alan birçok paylaşım bu dosyada da yer almış. Şimdiki dosyanın 1.sayfasında yer alan paylaşım aynı zamanda ceza aldığım diğer dosyanın 77. sayfasında yer alıyor. Ben suça konu olan tüm paylaşımları, gazetecilik mesleği gereği ve haber alma - verme özgürlüğü kapsamında yaptım. Bu yüzden beraatimi talep ediyorum” dedi.

Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını ilk duruşmada açıkladı. Sayılğan’ın “zincirleme şekilde, basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yaptığı” suçlamasıyla cezalandırılmasını istedi.

Sayılğan’ın avukatı, mütalaaya karşı ek savunma yapmak için süre talebinde bulundu. Mahkeme talebi kabul etti.

Yargılamanın ikinci duruşması, 25 Mart 2020 tarihine bırakıldı. Duruşma pandemi ilan edilen coronavirüs tedbirleri nedeniyle görülmedi. Duruşma 13 Mayıs 2020 tarihine bırkaıldı. Ancak, bu duruşma da görülmeden ertelendi.



Next Trial: Sept. 16, 2020, 9 a.m.


Duruşma, “coronavirüs” pandemisi karşısında alınan tedbirler kapsamında, görülmeden ertelendi.

Bir sonraki duruşma için 16 Eylül 2020 tarihi belirlendi.

2. Standing - March 25, 2020


Gazeteci İdris Sayılğan, “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla tutuklu olarak yargılanırken, hakkında ikinci bir soruşturma açıldı. Bu kez, sosyal medya paylaşımları üzerinden suçlandı. Muş Cumhuriyet Başsavcılığı, Sayılğan’ı; “terör örgütü propagandası yapmakla” suçladı.

Hakkındaki iddianame 5 Temmuz 2019’da tamamlandı. Sayılğan, hakkındaki iddianame tamamlandığında, başka bir yargılama kapsamında aldığı 8 yıl 3 ay hapis cezası nedeniyle tutukluydu.

İddianamede, Sayılğan’ın; Facebook hesabından yaptığı yedi paylaşım sıralandı. Paylaşımlardan ikisi Sayılğan’ın çalıştığı ve daha sonra Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Dicle Haber Ajansı’nda yayımlanan haberleriydi.

İddianamede, Sayılğan’ın soruşturma aşamasında alınan savunması da özetlendi. Sayılğan, 8 yıl 9 ay hapis ile cezalandırıldığı paylaşımlarının aynısının bu soruşturmanın da konusunu oluşturduğunu dile getirdi.

Savcı, “aynı paylaşımdan ikinci dava” konusu ile ilgili olarak, iddianamesinde; Sayılğan hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla ceza verilmediğini belirtti.

İddianame ile Sayılğan; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 ve Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddelerinde düzenlenen “zincirleme şekilde, basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Hakkında 1 yıl 10 ay 15 günden 13 yıl 1 ay 15 güne kadar hapis cezası talep edildi.

İddianame; Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Aynı mahkeme, daha önce aynı paylaşımlar üzerinden Sayılğan’ı “silahlı terör örgütü üyeliği” iddiasıyla mahkum etmişti.

Gazeteci İdris Sayılğan’ın yargılanmasına, Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 8 Ocak 2020’de görülen ilk duruşma ile başlandı.

Sayılğan savunmasında, “Şu an ceza aldığım iddianamede yer alan birçok paylaşım bu dosyada da yer almış. Şimdiki dosyanın 1.sayfasında yer alan paylaşım aynı zamanda ceza aldığım diğer dosyanın 77. sayfasında yer alıyor. Ben suça konu olan tüm paylaşımları, gazetecilik mesleği gereği ve haber alma - verme özgürlüğü kapsamında yaptım. Bu yüzden beraatimi talep ediyorum” dedi.

Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını ilk duruşmada açıkladı. Sayılğan’ın “zincirleme şekilde, basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yaptığı” suçlamasıyla cezalandırılmasını istedi.

Sayılğan’ın avukatı, mütalaaya karşı ek savunma yapmak için süre talebinde bulundu. Mahkeme talebi kabul etti.

Yargılamanın ikinci duruşması, 25 Mart 2020 tarihine bırakıldı. Duruşma pandemi ilan edilen coronavirüs tedbirleri nedeniyle görülmedi.



Next Trial: May 13, 2020, 9 a.m.


Duruşma; pandemi ilan edilen coronavirüs tedbirleri kapsamında Türkiye’de de alınan önlemler nedeniyle görülmedi, 13 Mayıs 2020 tarihine ertelendi.

1. Standing - Jan. 8, 2020


Gazeteci İdris Sayılğan, “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla tutuklu olarak yargılanırken, hakkında ikinci bir soruşturma açıldı. Bu kez, sosyal medya paylaşımları üzerinden suçlandı. Muş Cumhuriyet Başsavcılığı, Sayılğan’ı; “terör örgütü propagandası yapmakla” suçladı.

Hakkındaki iddianame 5 Temmuz 2019’da tamamlandı. Sayılğan, hakkındaki iddianame tamamlandığında, başka bir yargılama kapsamında aldığı 8 yıl 3 ay hapis cezası nedeniyle tutukluydu.

İddianamede, Sayılğan’ın; Facebook hesabından yaptığı yedi paylaşım sıralandı. Paylaşımlardan ikisi Sayılğan’ın çalıştığı ve daha sonra Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Dicle Haber Ajansı’nda yayımlanan haberleriydi.

İddianamede, Sayılğan’ın soruşturma aşamasında alınan savunması da özetlendi. Sayılğan, 8 yıl 9 ay hapis ile cezalandırıldığı paylaşımlarının aynısının bu soruşturmanın da konusunu oluşturduğunu dile getirdi.

Savcı, “aynı paylaşımdan ikinci dava” konusu ile ilgili olarak, iddianamesinde; Sayılğan hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla ceza verilmediğini belirtti.

İddianame ile Sayılğan; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 ve Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddelerinde düzenlenen “zincirleme şekilde, basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Hakkında 1 yıl 10 ay 15 günden 13 yıl 1 ay 15 güne kadar hapis cezası talep edildi.

İddianame; Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Aynı mahkeme, daha önce aynı paylaşımlar üzerinden Sayılğan’ı “silahlı terör örgütü üyeliği” iddiasıyla mahkum etmişti.

Gazeteci İdris Sayılğan’ın yargılanmasına, Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 8 Ocak 2020’de görülen ilk duruşma ile başlandı.



Next Trial: March 25, 2020, 9 a.m.


Duruşmanın sabah saat 9:50’de başlayacağı açıklanmıştı. Fakat duruşma 23 dakika gecikmeli olarak saat 10:13’te başladı. Mahkeme başkanının kararıyla; Sayılğan’ın ailesi, kapıda bekleyen polisler tarafından duruşma salonuna alınmadı.

Sayılğan, savunmasını Kürtçe yapacağını bildirdi. Muş Adliyesi’nde görevli sadece bir Kürtçe tercüman olduğu, ancak onun da Adliye dışında olduğu belirtildi. Heyet Başkanı; Sayılğan’ın avukatı Murtezaoğlu’na, “O zaman biz de, siz de tercümanın gelmesini bekleyeceğiz” dedi. Avukat Murtezaoğlu, “Biz zaten savunma için ek süre talep edeceğiz. O yüzden duruşmayı ertelemenizi talep ediyoruz” yanıtını verince, hakim; “Ben ‘örgüt propagandası suçlamalarını’ ertelemiyorum” dedi. Bunun üzerine yeni bir Kürtçe tercüman bulundu ve salona getirildi.

Sayılğan savunmasında, “Şu an ceza aldığım iddianamede yer alan birçok paylaşım bu dosyada da yer almış. Şimdiki dosyanın 1. sayfasında yer alan paylaşım aynı zamanda ceza aldığım diğer dosyanın 77. sayfasında yer alıyor. Suça konu olan tüm paylaşımları, gazetecilik mesleği gereği ve haber alma, verme özgürlüğü kapsamında yaptım. Bu yüzden beraatimi talep ediyorum” dedi.

Duruşma savcısı mütalaasını sundu. Sayılğan’ın “Övdüğü örgüt eylemlerini, basın yoluyla; meşru, mağdur ve mahzun göstermeyi amaçladığı gerekçesiyle ‘terör örgütü propagandası’ suçundan artırımlı olarak cezalandırılmasını” istedi.

Daha sonra söz alan Sayılğan’ın avukatı Mustafa Mürtezaoğlu’nun savunma için ek süre talebi, kabul edildi.


Duruşma, avukatların savunma için ek süre talebinin kabul edilmesiyle 25 Mart 2020 tarihine bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüleceği Muş Adliyesi’nin bulunduğu yerleşkede Valilik binası ile birlikte Defterdarlık binası da bulunuyor. Bu yüzden Adliye’ye girmeden önce, yerleşke girişinde X-ray cihazlarından geçiliyor. Ardından iki dakikalık bir yürüyüş mesafesinde olan Adliye kapısına varılıyor. Burada bir kez daha X-ray cihazından geçtikten sonra binaya giriliyor. Adliye binası kapısında bulunan X-ray cihazının metal eşyalara uyarı verip vermemesine bakılmaksızın ayrıca elle arama da yapılıyor.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu havalandırılmış, geniş ve aydınlıktı. Salon kapısında dört üniformalı polis memuru bekliyordu. İçeride ayrıca bir polis memuru daha vardı. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) için iki büyük ekrandan biri izleyicilere diğeri hakim heyetine dönüktü.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya sanığın avukatı Mustafa Murtezaoğlu ile Medya Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) temsilcisi katıldı.

Genel Gözlemler

Duruşma başlamadan önce duruşma salonunda bulunan üniformalı polis memuru, kapıda bekleyen polis memurlarına heyet başkanının ‘tutuksuz yargılanan duruşmalara izleyici almadığını’ bildirdi. Sayılğan’ın yakınları, karara itiraz etti. İtiraz sonucu, heyet başkanının sadece iki izleyiciye izin vereceği açıklandı. Bu nedenle Sayılğan’ın ailesi duruşma salonuna alınmadı.

İzleyiciler ayrılan alanın arkasına, önüne, sağ ve sol yanlarına birer polis oturdu. Cep telefonlarının kapatılması gerektiği söylendi ve neden not alındığı soruldu.

İdris Sayılğan - “Zincirleme Şekilde; Basın, Yayın Yoluyla Terör Örgütü Propagandası Yapmak” İddiası (Indictment)

İdris Sayılğan - “Zincirleme Şekilde; Basın, Yayın Yoluyla Terör Örgütü Propagandası Yapmak” İddiası 1. Standing (Minutes of the Hearing)

Press in Arrest is a database, monitoring, documentation and collective memory study of Press Research Association.
+90 (312) 945 15 56 | pressinarrest@gmail.com