İhsan Çaralan

Çaralan is the lead writer of Evrensel newspaper. İhsan Çaralan also acted as the editor-in-chief of Evrensel newspaper.

He is the author of the book Memur ve Memur Sendikaları [Public Officials and Public Officials’ Unions].

Çaralan participated in the Editors-In-Chiefs on Watch campaign organised in solidarity with the now-closed Özgür Gündem newspaper and acted as the newspaper’s editor-in-chief on 31 May 2016 for a day. He was charged with “terrorist organisation propaganda”, “praising offences and offenders” and “publicly inciting others to commit crime” over the articles and news items published on the day he assumed the duty of acting editor-in-chief. The prosecution demanded that Çaralan be sentenced to imprisonment of eighteen months and 12 years. Çaralan was put on trial with Faruk Eren, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu, Celalettin Can, Celal Başlangıç, Ömer Ağın, Öncü Akgül and Hüseyin Aykol, the newspaper’s co-editor-in-chief.

Çaralan was sentenced to imprisonment of fifteen months on the charge of “terrorist organisation propaganda by means of the media” in the final hearing of the trial on 3 April 2019. The pronouncement of the judgment was delayed.

Çaralan was also charged with “public defamation of the president” over a single news item published on the newspaper on the day he acted as the newspaper’s editor-in-chief. The prosecution demanded him to be sentenced to imprisonment of between fourteen months and four years, eight months. Çaralan was put on trial with Hüseyin Aykol, Eren Keskin and İnan Kızılkaya, the newspaper’s managing editor.

Çaralan was sentenced to imprisonment of 11 months, 20 days the on charge of “public defamation of the president” at the end of the trial process on 25 October 2018. The pronouncement of the judgment was delayed.

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, İhsan Çaralan, İnan Kızılkaya - “Publicly Insulting the President” Trial

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’ne destek için düzenlenen “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına destek veren yazar İhsan Çaralan hakkında soruşturma başlattı.

Özgür Gündem Gazetesi, ilk olarak İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 16 Ağustos 2016 tarihli kararıyla, ardından Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında 29 Ekim 2016 tarihinde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatıldı.

Soruşturmaya; gazetenin eş genel yayın yönetmenleri Eren Keskin ve Hüseyin Aykol ile birlikte gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya da dahil edildi.

Çaralan, gazetenin nöbetçi genel yayın yönetmenliği görevini üstlendiği 31 Mayıs 2016 tarihinde yayımlanan bir haber üzerinden, ‘Cumhurbaşkanına hakaretle” suçlandı. Kızılkaya ile Aykol ve Keskin’e ise gazetenin; Mart ve Nisan 2016 tarihinde yayımlanan üç sayısındaki haberler üzerinden aynı suçlama yöneltildi. Kızılkaya, açılan tüm soruşturmalarda “şüpheli” olarak yer aldı.

Çaralan ile Aykol, Keskin ve Kızılkaya; haklarında açılan soruşturma kapsamında gözaltına alınmadı. Gazeteciler, ifade vermek için savcılığa davet edildiler.

Çaralan savcılık savunmasında, eser sahibinin belli olmadığını, haberin daha sonra kapatılan Dicle Haber Ajansı’ndan (DİHA) alındığını söyledi. Gazetenin genel yayın yönetmenliği görevini, dayanışmak amacıyla, sembolik olarak bir günlüğüne üstlendiğini ifade eden Çaralan, haberlerin içeriklerine müdahale etmediğini dile getirdi. Suçlanmasına konu olan haberin, güncel ve kamuoyunun yakından takip ettiği bir haber olduğunu belirtti. Haberde, Cumhurbaşkanı’na hakaret kastının olmadığını söyledi.

Kızılkaya ise farklı tarihlerde verdiği savunmalarda; haberlerin eser sahibinin belli olmadığını, çeşitli ajanslardan alındığını belirtti. Gazetecilik sınırları içinde yorum ve eleştiri içerir nitelikte haber yaptıklarını söyleyen Kızılkaya, haberlerin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Haberlerde Cumhurbaşkanına hakaret kast ve niyetinin olmadığını söyledi. Suçlamaları reddetti.

Türk Ceza Kanunu’na göre, bir kişi hakkında “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlaması ile dava açılabilmesi için Adalet Bakanı’nın izni gerekiyor.

İhsan Çaralan ve Kızılkaya için gereken bakanlık onayının 6 Ekim 2016 tarihinde verildiği görüldü. Eren Keskin ve Kızılkaya hakkında dava açılabilmesi için gereken onayının ise 31 Ağustos 2016 tarihinde savcılığa ulaştırıldığı anlaşıldı. Aykol ve Kızılkaya için gereken bakanlık onayı ise 29 Temmuz 2016 ve 5 Eylül 2016 tarihlerinde verildi.

Çaralan ile Aykol, Keskin ve Kızılkaya hakkında; Ağustos, Eylül ve Ekim 2016 tarihlerinde altı ayrı iddianame hazırlandı.

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’ne destek için düzenlenen “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına katılan Evrensel Gazetesi yazarı İhsan Çaralan ile birlikte gazetenin eş genel yayın yönetmenleri Eren Keskin ve Hüseyin Aykol ile gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya hakkındaki iddianameler, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ağustos, Eylül ve Ekim 2016 tarihlerinde tamamlandı. İnan Kızılkaya hakkındaki bir iddianame ise yine Ağustos 2016 tarihinde, ancak bu kez Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlandı.

İnan Kızılkaya; Hüseyin Aykol, İhsan Çaralan ve Eren Keskin hakkında ayrı ayrı hazırlanan toplam altı iddianamenin hepsinde “sanık” olarak yer aldı. Keskin ve Çaralan hakkında ayrı ayrı bir iddianame, tamamlanarak mahkemeye sunuldu. Hüseyin Aykol’un hazırlanan üç iddianamede “sanık” olarak yer aldığı görüldü.

İddianameleri kabul eden İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi; hazırlanan altı iddianamenin birleştirilmesine karar verdi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İnan Kızılkaya ile Hüseyin Aykol hakkında hazırlanan iki iddianamede “mağdur” olarak yer aldı.

26 Ekim 2016 tarihli iddianamede, İhsan Çaralan ile birlikte İnan Kızılkaya “sanık” olarak yer aldı. İddianamede, gazetenin; 31 Mayıs 2016 tarihinde yayımlanan sayısındaki “Aynı Yer, Aynı Katil” başlıklı haberine yer verildi. Haberde, “Erdoğan’ın emriyle 34 Kürdün savaş uçaklarıyla katledildiği Roboski’de ikinci katliam” ifadelerinin kullanıldığı belirtildi.

Suçlamaya konu haberin yayınlandığı gün, İhsan Çaralan; Özgür Gündem Gazetesi’ne destek için düzenlenen “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyası kapsamında gazetenin yayın yönetimi görevini üstlenmişti.

Özgür Gündem Gazetesi; İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararıyla, 16 Ağustos 2016’da önce “geçici olarak” kapatıldı. Ardından, gazetenin eş genel yayın yönetmenleri Eren Keskin ve Hüseyin Aykol ile gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya hakkında dava açıldı. 3 Mayıs 2016 ile 7 Ağustos 2016 tarihleri arasında, gazeteye destek için; “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyası yürütüldü.

İddianamede, Çaralan ve Kızılkaya hakkındaki soruşturmanın Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’nin suç duyurusu üzerine açıldığı belirtildi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise iddianamede “mağdur” olarak yer aldı.

İddianamede, gazetenin; 31 Mayıs 2016 tarihinde yayımlanan sayısındaki “Aynı Yer, Aynı Katil” başlıklı haberine yer verildi. Haberde, “Erdoğan’ın emriyle 34 Kürdün savaş uçaklarıyla katledildiği Roboski’de ikinci katliam” ifadelerinin kullanıldığı belirtildi.

İddianamede, haberin “düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği” iddia edildi. “Cumhurbaşkanı olan mağdurun talimatıyla, katılma maruz kaldığı şeklinde asılsız iddialarla hakaret suçunun işlendiği” öne sürüldü. Haberin, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Yargıtay içtihadına göre hakaret suçu kapsamında kaldığı” ileri sürüldü.

Birleştirilen iddianamelerde Hüseyin Aykol, Eren Keskin ile İnan Kızılkaya da gazetenin farklı tarihlerinde yayımlanan haberler üzerinden “Cumhurbaşkanına alenen hakaret etmekle” suçlandı.

Birleştirilen iddianamelerde; suçlama konusu yapılan haberlerin, kimin tarafından yazıldığının belli olmadığı belirtildi. İddianamede, Basın Kanunu’nun 11. maddesine göre, haberden; “nöbetçi genel yayın yönetmeni olarak” İhsan Çaralan ile eş genel yayın yönetmenleri Eren Keskin ve Hüseyin Aykol ile birlikte İnan Kızılkaya’nın sorumlu olduğu ileri sürüldü.

Birleştirilen iddianamelerde, İhsan Çaralan; Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesi uyarınca “Cumhurbaşkanı’na hakaret etmekle” suçlandı. Hakkında, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası talep edildi. Ancak, iddianamelerde Çaralan’ın; söz konusu “suçu alenen işlediği” iddia edildi. Bu nedenle, hakkında istenen cezanın, Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırılması talep edildi. Buna göre, Çaralan hakkında; bir yıl iki aydan dört yıl sekiz aya kadar hapis cezası istendi.

İddianamelerde, Çaralan ile birlikte; Hüseyin Aykol, Eren Keskin ve İnan Kızılkaya hakkında da aynı suçlamalar karşısında aynı hapis cezaları talep edildi.

Gazetecilerin ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” da talep edildi.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi, gazeteciler hakkında hazırlanan altı iddianamenin birleştirilmesine istendi.

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’ne destek için düzenlenen “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına katılan Evrensel Gazetesi yazarı İhsan Çaralan ile birlikte gazetenin eş genel yayın yönetmenleri Eren Keskin ve Hüseyin Aykol ile gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya’nın yargılanmasına, Ocak 2017’de, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı.

Yargılamanın dokuzuncu duruşması 25 Ekim 2018’de görüldü.

Mahkeme, İhsan Çaralan’ın; “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla bir yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Ancak, mahkeme; “suçun alenen işlendiğini” kararlaştırıldı. Bu nedenle, Çaralan hakkındaki ceza, bir yıl iki aya çıkarıldı. Çaralan’ın, yargılama sürecindeki “iyi hali” göz önünde bulundurularak, hakkında verilen cezada indirime gidildi.

Sonuç olarak, İhsan Çaralan; “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

Mahkeme, Çaralan ile birlikte yargılanan, İnan Kızılkaya’nın ise “zincirleme şekilde, Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla bir yıl 10 ay 26 gün hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Kızılkaya hakkında da verilen hükmün açıklanması geri bırakıldı.

Kızılkaya ile birlikte yargılanan Hüseyin Aykol da aynı gerekçelerle aynı hapis cezasına çarptırıldı. Ancak Aykol hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılmadı.

Hakkında hazırlanan bir iddianameyle, Kızılkaya ile birlikte yargılamaya dahil edilen Eren Keskin için ise mahkeme, bu dosyadaki “suç tarihinin” Keskin hakkındaki diğer yargılamaların kapsamı içine girdiğini belirledi. Mahkeme, Keskin hakkında açılan bu davanın reddine karar verdi.

Hüseyin Aykol açısından verilen hapis cezası kararına ilişkin istinaf mahkemesi incelemesi sürüyor.

9. Standing - Oct. 25, 2018


Duruşma, gazetecilerin kimliklerinin tespiti ile başladı.

Hakim; yargılamaya “mağdur” olarak katılan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Hatice Özay’a talepleri olup olmadığını sordu. Özay, şikayetlerinin devam ettiğini söyledi ve gazetecilerin cezalandırılmasını istedi.

Avukat Devrim Avcı Özkurt; Türk Ceza Kanunun’nun, gazetecilerin yargılandığı ve “Cumhurbaşkanına hakaret suçunu” düzenleyen 299. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğunu söyledi ve bu nedenle Anayasa Mahkemesi’ne başvurusu yapılması gerektiğini dile getirdi.

Türkiye’de parlamenter sistemin sona ermesi ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne (Başkanlık Sistemi) geçiş yapılması ile Cumhurbaşkanı’nın bir siyasi partiye üye olabilmesinin önünün açıldığını anımsatan Avukat Özkurt, “Cumhurbaşkanı artık tarafsız değildir. Bir siyasi partinin genel başkanı olduğunu hatırlatmak isterim. Nasıl ki CHP Genel Başkanı ile ilgili özel bir kanun bulunmuyorsa, AKP Genel Başkanı için de özel bir kanun bulunmaması gerekir. Bu durumda Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesi Anayasa’nın eşitlik maddesine aykırıdır” dedi.

Avukat Özcan Kılıç, Özkurt ile aynı taleplerde bulundu.

Mahkeme hakimi, sözü; Erdoğan’ın avukatı Hatice Özbay’a söz verdi. Özbay, Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesine yönelik iptal talebi karşısında, daha önce, Anayasa Mahkemesi tarafından ret kararı verildiğini söyledi. Mahkemenin, Anayasa Mahkemesi’ne olası bir başvurusunun; bu yargılamayı sürüncemede bırakacağını ileri sürdü. Avukat Özbay, Anayasa Mahkemesi’ne başvuru talebinin reddini istedi.


Hakim; Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne yapılacak bir iptal başvurusunun, bu yargılama dosyasına bir katkısının olmayacağına karar verdi.

Hakim, yargılamaya son verdi. Kararını açıkladı.

Mahkeme İnan Kızılkaya ve Hüseyin Aykol’u; “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla bir yıl altı ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, “suçun alenen işlendiğine” karar vererek, cezayı bir yıl dokuz ay hapis cezasına çıkardı. Mahkeme, bir de; “suçun zincirleme şekilde işlendiği” değerlendirmesini yaptı. Böylece gazeteciler hakkındaki ceza, iki yıl iki ay sekiz gün hapis cezasına çıkarılmış oldu. Gazetecilerin yargılama sürecindeki “iyi halini” göz önünde bulunduran mahkeme, cezada indirim yaptı.

Sonuç olarak, Aykol ve Kızılkaya; “zincirleme şekilde, Cumhurbaşkanına alenen hakaret ettiği” iddiasıyla bir yıl 10 ay 26 gün hapis cezasına çarptırıldı. Kızılkaya hakkında verilen hükmün açıklanması geri bırakıldı. Ancak, Aykol hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılmadı.

Mahkeme, İhsan Çaralan’ın ise; “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla bir yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Ancak, mahkeme; “suçun alenen işlendiğini” kararlaştırıldı. Bu nedenle, Çaralan hakkındaki ceza, bir yıl iki aya çıkarıldı. Çaralan’ın, yargılama sürecindeki “iyi hali” göz önünde bulundurularak, hakkında verilen cezada indirime gidildi.

Sonuç olarak, İhsan Çaralan; “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

Hakkında hazırlanan bir iddianameyle, Kızılkaya ile birlikte yargılamaya dahil edilen Eren Keskin için ise mahkeme, bu dosyadaki “suç tarihinin” Keskin hakkındaki diğer yargılamaların kapsamı içine girdiğini belirledi. Mahkeme, Keskin hakkında açılan bu davanın reddine karar verdi.

Hüseyin Aykol açısından verilen hapis cezası kararına ilişkin istinaf mahkemesi incelemesi sürüyor.


Duruşma Öncesi

Duruşma, daha önce belirlenen saatinde, saat 11.00’da başladı.

Duruşma salonu önünde bir araya gelen gazeteciler ve gözlemciler hiçbir engel ile karşılaşmadan, salona girebildi.

Ağır Ceza Mahkemeleri’nin aksine, Asliye Ceza Mahkemesi’nin bu salonunda; güvenlik bariyerleri yoktu.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu, Ağır Ceza Mahkemesi salonlarına göre çok daha küçüktü.

Avukatlar ve sanıklar için, solunan ön tarafından, izleyici ve gazeteciler için ise salonun arka kısımda oturma yeri ayrılmıştı

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya katılmayan yargılanan gazetecileri, duruşma salonunda, avukatları temsil etti.

Duruşmayı, ayrıca; Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24), Disk Basın-İş gözlemcileri ile Evrensel ve Yeni Yaşam Gazetesi çalışanları takip etti.

Genel Gözlemler

Duruşmada olağanüstü herhangi bir gelişme yaşanmadı.

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, İhsan Çaralan, İnan Kızılkaya - “Publicly Insulting the President” Trial (Indictment)

Faruk Eren, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu vd. – “Özgür Gündem Newspaper Solidarity” Trial

Özgür Gündem Newspaper was “temporarily” shut down on 16 August 2016 by the ruling of 8th Criminal Court of Peace of Istanbul. Following the ruling, the prosecutor’s office filed a lawsuit concerning Eren Kesin and Hüseyin Aykol, co-chief editors of the newspaper and İnan Kızılkaya, managing editor. Between 3 May 2016 and 7 August 2016, a campaign named Editors-in-Chief on Watch was carried out to support the journalists. The newspaper was “fully” shut down by Statutory Decree 675 of 29 October 2016 issued as part of the State of Emergency rule declared following the military coup attempt on 15 July 2016.

Following the coup attempt on 15 July 2016, the government shut down many media outlets by statutory decrees that were put into effect without the parliament’s approval.

56 journalists participated in the Editors-in-Chief on Watch campaign that was initiated to support Özgür Gündem newspaper. Investigations commenced concerning 49 of the journalists. A decision not to prosecute was in 11 of the investigations. The case against Deniz Türkali lapsed due to statute of limitations of the investigation.

Journalist and writer İhsan Çaralan was one of the journalists who supported the campaign Editors-in-Chief on Watch. Çaralan acted as the newspaper’s editor-in-chief on 31 May 2016. An investigation was launched concerning him. Çaralan was charged over the news items and articles published in Özgür Gündem newspaper on the day he was the acting editor-in-chief.

According to the indictment, Çaralan stated in his testimony during the investigation process on 13 June 2016 that he was a retired journalist and he occasionally wrote articles for Evrensel newspaper. Çaralan stated that he acted as the editor-in-chief of Özgür Gündem newspaper for one day, that the news articles mentioned in the investigation were discussed during the editors meeting, however since his position at the newspaper was symbolic, he had not intervened in any the content.

The indictment concerning Çaralan was completed on 14 June 2016.

The indictment concerning journalist İhsan Çaralan was completed by the Chief Public Prosecutor’s Office of Istanbul on 14 June 2016.

İnan Kızılkaya, the managing editor of the Özgür Gündem newspaper, was also listed as a suspect in the indictment.

The indictment charged İhsan Çaralan over three news items published on 31 May 2016 when he was the acting editor-in-chief of Özgür Gündem newspaper. The indictment listed the titles and content of the news items as follows:

• “Emancipation through the Gezi Spirit”: “The United Revolutionary Movement of Peoples (HBDH) has issued a written statement on the 3rd anniversary of the Gezi Resistance and said: “20 days that were worth 20 years, it was a united people’s resistance; it was a move to establish a revolutionary authority and create emancipated zones. This resistance and uprising went down in history as the outburst of those who were marginalised, those who were deprived of their rights in the pendulum of despair, millions of labourers and the oppressed.”
• “Our Resistance is for all Humanity”: “Tuncel, who was elected co-chair with Kamuran Yüksek in the DBP 4th Ordinary Congress, stated that they will both democratise Turkey and continue their struggle to establish Democratic-Autonomous Kurdistan and said: ‘To be human, it is necessary to resist’.”
• “HPG: Eight of Our Guerrillas Were Martyred by Conspiracy”: “… HPG’s statement included the following: ‘Our forces destroyed eight positions and 22 soldiers were killed. In addition, a tank was targeted and destroyed by medium and heavy weaponry, killing the four soldiers in the vehicle…”

The indictment asserted that the news items “propagandised the acts of PKK/KCK members, praised the offence and incited a certain segment of society to commit crime”.

The indictment grounded the investigation concerning Çaralan and İnan Kızılkaya over the news articles in the third clause of Article 11 of the Press Law. The indictment stated that the legislation contained the provision: “If the owner of a periodical is not specified or he/she does not hold criminal liability during the publication or he/she could not be tried due to being abroad, the responsible manager, editor or editor-in-chief shall be held responsible”. The indictment accordingly stated that “if the author of the news article is not known, the responsible editor-in-chief or executive director shall be held responsible”.

The indictment charged İhsan Çaralan with “terrorist organisation propaganda” in accordance with Article 7/2 of the Law on Anti-Terrorism. The prosecution demanded that Çaralan be sentenced to imprisonment of between one year and five years within this scope.

In addition, Çaralan was charged with “inciting others to commit crime” according to Article 214/1 of the Turkish Penal Code. The prosecution demanded that Çaralan be sentenced to an additional imprisonment of six months and five years.

The indictment also charged Çaralan with “praising offences and offenders” according to Article 215/1 of the Turkish Penal Code. The prosecution demanded Çaralan be sentenced to an additional imprisonment of two years over this charge.

In total, the prosecution demanded that Çaralan be sentenced to imprisonment of between eighteen months and 12 years.

It was also demanded that Çaralan “be deprived of the enjoyment of certain rights” in accordance with Article 53 of the Turkish Penal Code.

The indictment concerning Çaralan and Kızılkaya was accepted by the 14th High Criminal Court of Istanbul.

The trial concerning journalist and writer İhsan Çaralan and İnan Kızılkaya, the managing editor of Özgür Gündem newspaper, was held at the 14th High Criminal Court of Istanbul.

The third hearing of the trial took place on 21 February 2017.

The case file concerning Çaralan was merged with the case files of Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Fehim Işık, Ömer Ağın, Faruk Eren, Öncü Akgül and Hüseyin Aykol, who participated in the Editors-in-Chief on Watch campaign.

The case file of İnan Kızılkaya, the managing editor-in-chief of the newspaper was separated from this file and was merged with the case file publicly known as the “Özgür Gündem Newspaper Court Case” at this hearing.

The sixth hearing of the trial took place on 15 March 2018. Çaralan’s attorney Yıldız İmrek said, “We think that the factors that formed the basis of the accusations fall under freedom of speech”. Attorney İmrek presented precedent rulings of the Constitutional Court and the European Court of Human Rights.

The seventh hearing of the trial took place on 7 May 2018. The prosecutor for the hearing presented the opinion of the prosecution as to the accusations at this hearing.

The opinion of the prosecution charged İhsan Çaralan with “terrorist organisation propaganda” in accordance with Article 7/2 of the Law on Anti-Terrorism. The opinion of the prosecution asserted that Çaralan committed the crime of “terrorist organisation propaganda by means of the media”. The prosecution thus demanded that the imprisonment sentence be increased by half in accordance with the second clause of Article 7/2 of the Law on Anti-Terrorism. However, the indictment had charged Çaralan with “terrorist organisation propaganda”. The opinion of the prosecution demanded that Çaralan be sentenced to imprisonment of between eighteen months and seven years and six months.

The opinion of the prosecution did not demand Çaralan to be sentenced on the charges of “praising offences and offenders” and “inciting others to commit crime”. However, the indictment had charged Çaralan with these crimes.

Çaralan’s attorneys Devrim Avcı Özkurt and Yıldız İmrek demanded additional time to prepare defensive statements against the opinion of the prosecution as to the accusations.

The eighth hearing of the trial took place on 16 July 2018. Çaralan’s attorney Devrim Avcı Özkurt stated that Çaralan was being held responsible as “responsible manager”. She demanded publication and copyright records of Özgür Gündem newspaper from the Press Bureau of the Chief Public Prosecutor’s Office of Istanbul.

Attorney Özkurt also raised an objection of unconstitutionality due to the principle of “individual criminal responsibility”. However, the court rejected the objection of unconstitutionality.

The ninth hearing of the trial took place on 10 October 2018. Çaralan’s attorney presented the defensive statement against the opinion of the prosecution as to the accusations as an eight-page written document.

The tenth hearing of the trial took place on 28 March 2019. The court had demanded the publication and copyright records of Özgür Gündem newspaper in previous hearings from the Press Office of the Chief Public Prosecutor’s Office of Istanbul. It was announced at this hearing that the prosecutor’s office had sent the requested documents. According to documentation, the names of “editors-in-chief on watch” were included in the newspaper’s publication and copyright records for one day.

Çaralan’s attorney Devrim Avcı Özkurt demanded additional time to decide in the event of delaying of the pronouncement of the judgment. Her demand was accepted.

The eleventh and final hearing of the trial took place on 3 April 2019. Çaralan’s attorneys Devrim Avcı Özkurt and Yıldız İmrek stated that they accepted a possible delaying of the pronouncement of the judgment. Attorney Özkurt demanded Çaralan’s acquittal. Attorney Yıldız İmrek made the following defensive statement:

“The title of editor-in-chief duty was assumed symbolically in order to ensure freedom of press, which was under periodic pressure. According to the Press Law, acts carried out in support do not constitute a crime. We demand that the acts of my client be evaluated within the scope of freedom of speech and society’s right to information on various subjects and demand his acquittal.”

The court ruled that Çaralan be sentenced to imprisonment of one year on the charge of “terrorist organisation propaganda” in accordance with Article 7/2 of the Law on Anti-Terrorism. However, the court ruled that the crime “terrorist organisation propaganda was committed by means of the media”. Çaralan’s sentence was then increased in accordance with the second clause of Article 7/2 of the Law on Anti-Terrorism, and he was sentenced to imprisonment of fifteen months.

The court did not rule Çaralan to be sentenced on the charges of “inciting others to commit crime” and “praising offences and offenders”.

It was ruled that the pronouncement of the judgment concerning the imprisonment be delayed.

11. Standing - April 3, 2019


Duruşma, mahkeme heyetinin salondaki yerini almasıyla, yarım saat gecikmeli olarak başladı.

Avukat Özcan Kılıç; yargılanan gazetecilerin, daha sonra kapatılan Özgür Gündem Gazetesi için “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği Kampanyasına” gazete ile dayanışmak amacıyla ve gönüllülük esası ile bir günlüğüne katıldıklarını dile getirdi. Gazetecilerin isimlerinin, gazetenin künyesine, bu nedenle bir günlüğüne yazıldığını aktardı. Gazetecilerin, Basın Kanunu’na göre cezai sorumluluklarının olmadığını belirtti, bu nedenle yargılanmalarının da doğru olmadığını ifade etti.

Avukat Kılıç, dava dosyasının çok özensiz hazırlandığını söyledi.

Savcılığın, esas hakkındaki mütalaada iddianameyi tekrar ettiğini dile getiren Özcan Kılıç, yargılama süreci boyunca yapılan savunmaların ve dosyaya eklenen belgelerin de dikkate alınmadığını vurguladı.

Avukatlar Devrim Avcı, Yıldız İmrek, Rozerin Seda Kip, Yeşinil Yeşilyurt, Fikret İlkiz ve Ekin Güneş Saygılı nöbetçi yayın yönetmenliğinin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Basın Kanunu’na göre bu davada yargılanan gazetecilerin cezai sorumluluklarının olmadığını tekrar eden avukatlar, iddianamede neyin propaganda olduğunun dahi belirtilmediğinin altını çizdi.

Tutuksuz olarak yargılanan gazeteci Faruk Eren ise duruşmada şu savunmayı yaptı:

“30 yıldan fazladır gazetecilik yapıyorum, DİSK Basın-İş Sendikasının genel başkanıyım. Eğer Özgür Gündem’i koruyamazsak basın ve ifade özgürlüğünü savunamayacağımızı biliyordum. O nedenle ilk nöbetçi yayın yönetmenlerinden biri oldum. Ne yazık ki başarılı olamadık. Özgür Gündem artık yok. Biz aslında mesleğimizi savunuyoruz. Sizden de talebim mesleğinizi, hukuku ve adaleti savunmanızdır.”

Duruşmaya, karar için 20 dakika ara verildi. Duruşma salonu boşaltıldı.


Aranın ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı.

Mahkeme Başkanı, kararında önce; gazetecilerin ve avukatlarının “nöbetçi yayın yönetmenliğinin Basın Kanunu kapsamında sorumluluk doğurmadığı” yönündeki savunmalarına karşılık verdi.

Mahkeme Başkanı, “Geçici olarak sorumlu yayın yönetmenliği yapan sanıkların sorumluluğunu biz kabul ettik” dedi.

Mahkeme, Faruk Eren, İhsan Çaralan, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Celalettin Can, Ömer Ağın ve Öncü Akgül’ün; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasından bir yıl hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Ancak, mahkeme; “terör örgütü propagandası suçunun basın ve yayın yoluyla işlendiğine” karar verdi. Bu nedenle, gazeteciler hakkındaki ceza, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırıldı, gazeteciler bir yıl üç ay hapis cezasına çıkarıldı.

Mahkeme, gazeteciler hakkında; “suç işlemeye alenen tahrik etmek” ve “suç ve suçluyu övmek” suçlamalarından hüküm verilmesine yer olmadığına karar verdi.

Ömer Ağın ise hakkındaki tüm suçlamalardan beraat ettirildi.

Eren, Işık, Mavioğlu, Başlangıç, Can ve Akgül hakkında verilen hükmün açıklanmasını geri bırakılmadı; ancak hapis cezasının ertelenmesine karar verildi. İhsan Çaralan hakkında verilen hükmün ise açıklanması geri bırakıldı.

Mahkeme, Aykol’un; “Sürgünlere Doyamadılar” başlıklı yazısı nedeniyle “terör örgütü propagandası yapmak,” “suçu ve suçluyu övmek” ve “suç işlemeye alenen tahrik etmek” suçlamalarından beraatine karar verdi.

Mahkeme, Aykol hakkında; birleştirilen dosyalarda yöneltilen suçlamalar açısından kararını da bu duruşmada verdi.

Buna göre, mahkeme, Aykol hakkında; başka iddianamelerde yöneltilen “terör örgütü propagandası yapmak,” “suçu ve suçluyu övmek” ve “suç işlemeye alenen tahrik etmek” suçlamaları üzerinden hüküm verilmesine yer olmadığına karar verdi.

Yine, Aykol’un; başka bir iddianame ile yöneltilen “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlamasından beraatine karar verildi.

Ancak, mahkeme, Hüseyin Aykol’un; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla iki yıl hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Mahkeme, “suçun basın ve yayın yoluyla işlendiğini” değerlendirdi. Bu yüzden, verilen hapis cezası, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca üç yıl hapis cezasına çıkarıldı. Yine, “suçun zincirleme şekilde işlendiğine” karar verildi. Bu nedenle, verilen hapis cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca dört yıl altı ay hapis cezasına çıkarıldı. Bu hapis cezası da Aykol’un; “yargılama sürecindeki iyi hal, tutum ve davranışları” gerekçe gösterilerek üç yıl dokuz ay hapis cezasına indirildi. Hükmün açıklanması geri bırakılması, hapis cezası ertelenmedi.


Duruşma Öncesi

Mahkeme mübaşiri, duruşma öncesinde mahkeme salonu önünde bekleyen gazeteciler ve gözlemcilere, “Sessiz olmalarını, mahkeme başkanının rahatsız olduğunu” söyledi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride bir güvenlik görevlisi oturuyordu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya, tutuksuz olarak yargılanan gazeteci Faruk Eren katıldı.

Karar duruşması olması nedeniyle, duruşmayı; aralarında gazetecilerin de olduğu yaklaşık 20 kişi izledi.

Genel Gözlemler

Mahkeme başkanı ve duruşma savcısı mikrofon kullanmadığı için söyledikleri zor duyuldu. Karar okunurken, kararın yazıldığı bilgisayara bağlı olan yazıcı çalıştırıldı. Bu nedenle, kararın duyulması daha da zorlaştı.

10. Standing - March 28, 2019


Duruşma, önceki duruşmada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’ndan talep edilen bilginin dosyaya eklenmesi ile başladı.

Mahkeme, önceki duruşmada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’ndan; Özgür Gündem Gazetesi’nin künye bilgilerini talep etmişti.

Savcılığın, dosyaya eklenen yanıta göre, nöbetçi genel yayın yönetmenlerinin isimleri bir günlüğüne gazetenin künyesine de basılmıştı.

Duruşma savcısı, daha önce açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar etti.

Avukat Özcan Kılıç, dosyada özensizlikler olduğunu söyledi.

Sanıklardan Fehim Işık’ın sorumlu yayın yönetmeni olduğuna dair bir belge olmadığını belirten Kılıç, savcılıktan gelen belgenin de bunu desteklediğini ifade etti.

Avukat Kılıç, Basın Kanunu’nun 11. maddesinin de ihlal edildiğini dile getirdi.

Özcan Kılıç, Ömer Ağın’ın suçlanmasına konu olan yazının başlığındaki “Savaşanlar kaybedebilir ancak savaşmayanlar baştan kaybetmiştir” sözünün ünlü şair ve tiyatro yazarı Bertolt Brecht’e ait olduğunu dile getirdi. Kılıç, alıntının, iddianameye; “terör örgütü propagandası” olarak yansıtıldığını belirtti.

Kılıç; savcılığın esas hakkındaki mütalaasını gözden geçirmesi ve sanıkların cezai sorumluluğuna dair yeni bir inceleme yapılması gerektiğini ifade etti.

Avukatlar Hatice Ezgi Güngördü, Fikret İlkiz, Rozerin Seda Kip ve Devrim Avcı, dosyaya eklenen evrakları incelemek için süre talep etti.


Sanıklar ve avukatlarına evrakları incelemesi için süre verilmesine ve bir sonraki duruşmanın bir hafta sonra görülmesine karar verildi.

Buna göre, yargılamanın; 3 Nisan 2019 tarihinde görülecek 11. duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride kolluk kuvveti yoktu. Mahkeme başkanı ve savcı mikrofon kullanmadığı için söyledikleri zor duyuldu.

Duruşmaya Katılım

Yargılanan gazeteciler duruşmaya katılmadı. Celal Başlangıç’ı avukatı Fikret İlkiz, Ertuğrul Mavioğlu’nu avukatı Rozerin Seda Kip, İhsan Çaralan’ı avukatı Devrim Avcı Özkurt temsil etti.

Ayrıca, duruşmayı; Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24) ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) gözlemcileri takip etti.

Genel Gözlemler

Mahkeme başkanı, bu duruşmada karar vermek istediğini söyledi, avukatlar dosyaya eklenen evrakları incelemek için süre istedi. Mahkeme başkanı buna gerek olmadığını ifade etti. Avukatlar, taleplerinde ısrarcı olunca duruşma bir hafta sonraya ertelendi.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) gözlemcisi; mahkeme başkanının duruşma başladıktan sonra salona giriş yapılmasını istemediği için duruşma salonuna alınmadı.

9. Standing - Oct. 10, 2018


Yargılamanın dokuzuncu duruşması, duruşma savcısının, daha önce açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar etmesi ile başladı. Mahkeme heyetinin değiştiği görüldü.

Avukat Özcan Kılıç, “Mütalaada çok ciddi hatalar var” dedi. Mahkeme Başkanı, “Maddi hata olma olasılığı olabilir. Zaten savcı mütalaayı yenileyeceğini mütalaa etti” yanıtı verdi. Avukat Kılıç ise “Biz mütalaanın savcıya iadesini istiyoruz” karşılığını verdi.

Öncü Akgül’ün avukatı Ekin Güneş Saygılı ise ek süre talebinde bulundu.

İhsan Çaralan’ın avukatı Devrim Avcı Özkurt, esas hakkındaki mütalaa karısındaki dokuz sayfadan oluşan savunma metnini, mahkemeye sundu.

Ertuğrul Mavioğlu’nun avukatı Rozerin Seda Kip, “Celse arasında, tevsii tahkikat (yargılamanın genişletilmesi) taleplerimizi içeren dosyayı mahkemenize sunmuştuk. Taleplerimizi tekrarladık. Önceki heyet tarafından değerlendirilmeyen taleplerimizin değerlendirilmesini istiyoruz. Esas hakkındaki savunmamızı yeni mütalaa sunulduğunda yapacağız” dedi.


Mahkeme; karar için, duruşmaya beş dakika ara verdi.

Mahkeme, gazetecilerin ve avukatların savunma için ek süre taleplerini kabul etti. Mavioğlu ve avukatının yargılamanın genişletilmesi talebi ise “yargılamanın geldiği aşama göz önünde bulundurularak” reddedildi.

Mahkeme; İstanbul CUmhuriyet Başsavcılığı basın bürosundan Özgür Gündem Gazetesi’nin künye bilgilerini talep etmişti.

Yargılamanın, 28 Mart 2019 tarihinde görülecek 11. duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Saat 11.12’de başlaması gereken duruşma 10 dakika gecikmeli olarak başladı.

Duruşmanın başlaması ile gazeteciler, avukatları ve izleyiciler duruşma salonuna alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin görüldüğü duruşma salonu orta büyüklükte bir salondu.

Yargılamanın gazeteciler için farklı, izleyiciler ve gazeteciler için farklı oturma yerleri ayrılmıştı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya, tutuksuz olarak yargılanan gazeteciler Faruk Eren ve Ertuğrul Mavioğlu katıldı.

Duruşmayı; Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Ahmet Şık ve çok sayıda gazeteci takip etti.
Genel Gözlemler

Mahkeme heyeti yargılanan gazetecileri ve avukatlarını dikkatle dinledi. Bir sonraki duruşmanın tarihi ve başlama saati avukatların taleplerine göre belirlendi.

Avukatlar ile heyet üyeleri arasında şakalaşmalar bile oldu.

Ancak duruşmaya, ara karar için ara verildiğinde; avukatlar, izleyiciler ve gazeteciler; duruşma salonundan çıkarıldı. Aranın bitmesi beklenilirken, bir gazeteci duruşma salonu önünde bekleyenlerin fotoğrafını çekmek istedi. Özel güvenlik görevlileri, gazeteciye engel oldu. Özel güvenlik görevlileri ile gazeteciler ile izleyiciler arasında tartışma yaşandı.

Ara kararın açıklanması için duruşma salonunun kapısı açıldı. Özel güvenlik görevlileri, duruşma salonuna, avukatların dışında kimsenin alınmayacağını duyurdu. Kararın, mahkeme heyeti tarafından verildiği açıklandı. Ancak, mahkeme heyetinin bu yönde bir kararının olmadığı görüldü.

Özel güvenlik görevlilerinin uyarına rağmen, duruşma salonu önündeki tüm bekleyenler salona girdi.

Faruk Eren, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu vd. – “Özgür Gündem Newspaper Solidarity” Trial (Indictment)

Faruk Eren, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu vd. – “Özgür Gündem Newspaper Solidarity” Trial (The Court of Appeal's Judgement)

Faruk Eren, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu vd. – “Özgür Gündem Newspaper Solidarity” Trial (The Court of Appeal's Judgement)

Faruk Eren, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu vd. – “Özgür Gündem Newspaper Solidarity” Trial 10. Standing (Minutes of the Hearing)

Faruk Eren, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu vd. – “Özgür Gündem Newspaper Solidarity” Trial 11. Standing (Minutes of the Hearing)

Contact: pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License

Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.