İhsan Çaralan

Aykol-Kızılkaya Trial for Insulting the President
9. Standing - Oct. 25, 2018


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Murat İnam tarafından, 11 Ağustos 2016 tarihinde Özgür Gündem gazetesinin Eş Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykol ve gazetenin Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya hakkında iddianame hazırlandı. İddianameye konu ise Özgür Gündem gazetesinin 08 Nisan 2016 tarihli 1. sayfasında “Şahsı İçin Ülkeyi Yıkıyor” başlığıyla yayımlanan haber oldu. Haberde “Erdoğan’ın ‘binaları yıkın’ emri sonrası Silopiya’da biri 70 yaşındaki bir nine, diğeri 2 yaşındaki bir bebek 9 kişi katledildi…”, “Ya ben ya ülke diyor Bahçeli ve Ergenekon’la başkanlık karşılığında soykırım anlaşması yapan Erdoğan katliam emirlerine devam etti” cümleleri soruşturmanın dayanağını oluşturdu. Soruşturma konu olan diğer haberler ise gazetenin 7.sayfasında yayınlanan “Erdoğan Kelle Avcılığına Soyundu” ve yine gazetenin 8.sayfasında yayınlanan “2 Yaşındaki Bebeği Katlettiler” haberleri oldu.
İddianamede haberler için savcı, “…söz konusu yazılarda Şırnak ve Silopi’de yaşanan olaylarla ilgili olarak Cumhurbaşkanı aleyhinde açıklamalarda bulunulduğu, bu açıklamaların eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarını aşarak Cumhurbaşkanı’nı aşağılayacak boyuta ulaştığı, haberin eleştiri sınırları içinde verilmesi mümkünken, katliam emirleri veren, tehditlerde bulunan, soykırım emirleri verip kelle avcılığı yapan tabirleriyle Cumhurbaşkanı’nın anılmasının hakaret suçunu oluşturacağı kanaatine varılmıştır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şikayetçi olarak yer alan iddianame İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Umut Tepe tarafından hazırlanan 23 Ağustos 2016 tarihinde aynı mahkemeye birleştirme talepli gönderildi. Aykol ve Kızılkaya’nın şüpheli olarak yer aldığı iddianamede Cumhurbaşkanı Erdoğan şikayetçi olarak yer aldı. Gazetenin 15 Nisan 2016 tarihli 1. iayfasında yayımlanan “Fitnenin başı bu zirvededir” başlıklı haberde kullanılan “…’Mezhepçilik fitnedir’ diyen Erdoğan’ın bir yandan DAİŞ’i desteklemesi bir yandan da Kürt düşmanlığı yapması ‘fitnenin başı zirvede’ dedirtti” ifadeleri iddianamede “Cumhrubaşkanı’na hakaret“ olarak yer aldı.

Savcı Murat İnam tarafından 20 Eylül 2016 tarihinde hazırlanan iddianamede ise bu defa gazetenin Eş Genel Yayın Yönetmeni Eren Keskin ile gazetenin Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya şüpheli olarak yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise iddianamede şikayetçi konumundaydı. Suçlama konusu ise gazetenin 23 Mart 2016 tarihli nüshasının 1. sayfasında yer alan “Erdoğan’ın Dediği Oldu” başlıklı haber oldu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Davut Zerman tarafından 7 Ekim 2016 tarihinde hazırlanan iddianame, Kızılkaya ve Aykol hakkında “Cumhurbaşkanı’na hakaret” iddiasıyla iddianame hazırlandı. 25 Nisan 2016 tarihli nüshasının 1. sayfasında yayımlanan “Vahşete Saray ödülü” başlıklı haber iddianameye suçlama konusu oldu. İddianamede aynı mahkemeye birleştirme talepli olarak gönderildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Umut Tepe tarafından 26 Ekim 2016 tarihinde hazırlanan iddianame de ise gazetenin yazarı İhsan Çaralan ve gazetenin Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya şüpheli, Cumhurbaşkanı Erdoğan ise şikayetçi konumu ile yer aldı. Gazetenin 31 Mayıs 2016 tarihli nüshasının 1.sayfasında yer alan “aynı yer aynı katil“ haberi suçlama konusu yapıldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Ahmet Dalgalı tarafından da 21 Aralık 2016 tarihinde İnan Kızılkaya hakkında gazetede 04 Ağustos 2016 tarihinde yayınlanan “Tarihi Uyarı” haber gerekçesi ile “cumhurbaşkanı’na hakaret”ten iddianame hazırlandı. Bu iddianamede de şikayetçi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan yer aldı.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilen 6 ayrı iddianame birleştirildi. Davanın ilk duruşması ise Ocak 2017’de görülmeye başlandı.

Davanın 25 Ekim 2018’de görülen 9’uncu duruşmasında karar çıktı.

Aykol ve Kızılkaya’ya “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla 1 yıl 6’ar ay hapis cezası verdi. Mahkeme hakimi, gazetecilerin eylemlerini alenen gerçekleştirdiğini iddia ederek, 1 yıl 9’ar ay hapis cezasına yükselti.

Gazetecilerin aynı suçu değişik zamanlarda birden fazla defa işlediğini ileri süren mahkeme hakimi, cezayı 2 yıl 2 ay 8’er güne çıkardı. Gazetecilerin yargılama sürecindeki davranışlarına atıfta bulunan mahkeme hakimi, cezayı 1 yıl 10 ay 26’ar güne indirdi. Mahkeme hakimi, Kızılkaya için hükmün açıklanmasını geriye bırakılmasına karar vererek, 5 yıl süre ile denetimli serbestlik verdi.

Mahkeme hakimi, İhsan Çaralan içinde aynı suçtan 1 yıl hapis cezası verdi. Çaralan’ın eylemini alenen gerçekleştirdiğini ileri süren mahkeme hakimi, cezayı 1 yıl 2 aya çıkardı. Çaralan’ın yargılamada ki davranışlarını göz önünde bulunduran mahkeme hakimi, cezayı 11 ay 20 güne indirdi. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veren mahkeme hakimi, 5 yıl süre ile denetimli serbestlik kararı verdi.

Eren Keskin hakkında ise aynı suçlama ile İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başka davaların devam ettiğini ve suçlama tarihini kapsadığı gerekçesi ile açılan davanın reddine karar verdi.


Duruşma, duruşmaya gelenlerin tespiti ile başladı. İlk olarak mahkeme hakimi Nursel Bedir, Erdoğan’ın avukatı Hatice Özay’a talepleri olup olmadığını sordu. Özay, şikayetlerinin devam ettiğini ve gazetecilerin cezalandırılmasını istedi.

Yargılanan gazeteciler müdafi Devrim Avcı Özkurt söz alarak, TCK 299 maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğunu ve bu kapsamda Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılmasını istedi.

Özkurt: “Cumhurbaşkanı artık tarafsız değildir. Bir siyasi partinin genel başkanı olduğunu hatırlatmak isterim. Nasıl ki CHP Genel Başkanı ile ilgili özel bir kanun bulunmuyorsa AKP Genel Başkanı içinde özel bir kanun bulunmaması gerekir. Bu durumda TCK 299 maddesi Anayasa’nın eşitlik maddesine aykırıdır.”

Sonrasında söz alan yargılanan gazeteciler müdafi avukatı Özcan Kılıç, Özkurt ile aynı taleplerde bulundu.
Mahkeme hakimi Nursel Bedir, talepler üzerine Erdoğan’ın avukatı Hatice Özbay’a söz verdi. Özbay, Anayasa Mahkemesi’nin daha önce yargılamaya ilişkin verdiği ret kararını hatırlatarak, başvurunun dosyayı sürüncemede bırakacağını ileri sürerek, talebin reddi yönünde talepte bulundu.

Mahkeme hakimi Bedir, bunun üzerine Anayasa Mahkemesi’ne aykırılık yönünden dosyanın gönderilmesi talebinin dosyaya bir katkı sunmayacağı görüşü ile talebi reddederek, yargılamaya son verip kararını açıkladı.


Duruşma Öncesi

Duruşma, saati olan 11.00’da başladı. Duruşma salonu önünde bir araya gelen izleyiciler hiçbir engel ile karşılaşmadan salona geçti. Ağır Ceza Mahkemelerinin aksine, güvenlik bariyerlerinin olmadığı bir duruşma salonu. Avukatlar, gazeteciler, sendika temsilcileri duruşmaya geldi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin görüleceği duruşma diğer salonlara göre çok daha küçük bir yerdi. Avukatlar ve sanıklar için ön tarafta, izleyici ve gazeteciler için ise arka kısımda oturma yeri ayarlandı. Duruşma salonunda ki sesler duruşmayı bazen böldüğü söylenebilir.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya yargılanan gazeteciler katılmazken, müdafi avukatları Özcan Kılıç ile Devrim Avcı Özkurt hazır bulundu. TGS, P24, DİSK Basın-İş temcileri, Evrensel ve Yeni Yaşam gazeteci çalışanları duruşmayı izledi.

Genel Gözlemler

Duruşmada olağanüstü herhangi bir gelişme yaşanmadı.


Aykol ve Kızılkaya’ya “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla 1 yıl 6’ar ay hapis cezası verdi. Mahkeme hakimi, gazetecilerin eylemlerini alenen gerçekleştirdiğini iddia ederek, 1 yıl 9’ar ay hapis cezasına yükselti.

Gazetecilerin aynı suçu değişik zamanlarda birden fazla defa işlediğini ileri süren mahkeme hakimi, cezayı 2 yıl 2 ay 8’er güne çıkardı. Gazetecilerin yargılama sürecindeki davranışlarına atıfta bulunan mahkeme hakimi, cezayı 1 yıl 10 ay 26’ar güne indirdi. Mahkeme hakimi, Kızılkaya için hükmün açıklanmasını geriye bırakılmasına karar vererek, 5 yıl süre ile denetimli serbestlik verdi.

Mahkeme hakimi, İhsan Çaralan içinde aynı suçtan 1 yıl hapis cezası verdi. Çaralan’ın eylemini alenen gerçekleştirdiğini ileri süren mahkeme hakimi, cezayı 1 yıl 2 aya çıkardı. Çaralan’ın yargılamada ki davranışlarını göz önünde bulunduran mahkeme hakimi, cezayı 11 ay 20 güne indirdi. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veren mahkeme hakimi, 5 yıl süre ile denetimli serbestlik kararı verdi.

Eren Keskin hakkında ise aynı suçlama ile İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başka davaların devam ettiğini ve suçlama tarihini kapsadığı gerekçesi ile açılan davanın reddine karar verdi.

Eren, Işık, Mavioğlu et. al. - Solidarity with Özgür Gündem Trial

İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi kararıyla 16 Ağustos 2016’da “geçici” olanak kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’ne yönelik baskılardan dolayı 3 Mayıs 2016’da Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği kampanyası başlatıldı. Kampanyaya başlanılmasının sebebi gazetenin eş genel yayın yönetmenleri Eren Keskin ve Hüseyin Aykol ile birlikte gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya hakkında açılan davalardı.

Kampanya 7 Ağustos 2016’da sona erdi. Özgür Gündem 675 sayılı KHK ile 29 Ekim 2016’da tamamen kapatıldı.

Kampanyaya katılan 56 nöbetçi yayın yönetmeninden 49’una soruşturma açıldı. Soruşturmaların 11’i takipsizlikle sonuçlandı. 37 dava açıldı. Deniz Türkali hakkındaki dava ise soruşturma süresinin zamanaşımına uğramasından ötürü düştü.

Davalar İstanbul 13., 14. ve 22. Ağır Ceza Mahkemelerinde görüldü.

Dava açılanlar

Hakkında dava açılan 37 isim şöyle: A. Kumru Başer, Ahmet Nesin, Ayşe Batumlu, Ayşe Düzkan, Beyza Üstün, Can Dündar, Celal Başlangıç, Celalettin Can, Cengiz Baysoy, Çilem Küçükkkeleş, Derya Okatan, Dicle Anter, Erol Önderoğlu, Ertuğrul Mavioğlu, Faruk Balıkçı, Faruk Eren, Fehim Işık, Hüseyin Tahmaz, Hakkı Boltan, Hasan Cemal, Hasan Hayri Şanlı, İbrahim Bodur, İhsan Çaralan, Julide Kural, Murat Çelikkan, Murat Uyurkulak, Nadire Mater, Necmiye Alpay, Nevin Erdemir, Öncü Akgül, Ragıp Duran, Said Sefa, Şanar Yurdatapan, Şebnem Korur Fincancı, Tuğrul Eryılmaz, Veysi Altay, Yıldırım Türker.

Takipsiz kararı verilenler

Kampanyaya katıldıkları için hakkında soruşturma açılıp takipsizlik verilen 11 isim şöyle: İhsan Eliaçık, Sebahat Tuncel, Ahmet Abakay, Eşber Yağmurdereli, Hasip Kaplan, Işın Eliçin, Kemal Can, Mustafa Sönmez, Melda Onur, Uğur Karadaş, Nurcan Baysal.

27 Nöbetçi Yayın Yönetmeni ceza aldı

Kampanyaya katılan Şanar Yurdatapan, İbrahim Bodur, Cengiz Baysoy, İmam Canpolat, Çilem Küçükkeleş, Nadire Mater, Yıldırım Türker, Hasan Cemal, Faruk Balıkçı, Dicle Anter, Derya Okatan, Kumru Başer, Ayşe Batumlu, Jülide Kural, İlham Bakır, Murat Uyurkulak, Murat Çelikkan, Beyza Üstün, Nevin Erdemir, Hakkı Boltan, Hasan Hayri Şanlı ve Tuğrul Eryılmaz, Hüseyin Aykol, Ayşe Düzkan, Ragıp Duran, Mehmet Ali Çelebi ve Hüseyin Bektaş davaları olmak üzere 27 kişi hakkında toplamda 352 ay 15 gün hapis ve 68 bin TL para cezası verildi.

Çelikkan ve Düzkan hapis yattı

Cezası ertelenmeyen nöbetçi genel yayın yönetmenlerinden Murat Çelikkan, 14 Ağustos 2017’de Kırklareli Cezaevi’ne girdi, 14 Ekim 2017’de açık cezaevine alındı, 21 Ekim 2017’de tahliye edildi.

Cezası ertelenmeyen diğer nöbetçi genel yayın yönetmeni Ayşe Düzkan ise, İstinaf Mahkemesi’nin 1 yıl 6 aylık hapis cezasını onamasının ardından cezasının infazı için 29 Ocak’ta teslim olarak Bakırköy Kadın Cezaevi’ne konuldu. Daha sonra nakledildiği Eskişehir Açık Cezaevi’nden 12 Haziran 2019’da tahliye oldu.

Tutuklanan ilk üç Nöbetçi Yayın Yönetmeni beraat etti

Bu soruşturmada ilk tutuklamalar Erol Önderoğlu, Ahmet Nesin ve Şebnem Korur Fincancı’ya uygulanmıştı. 20 Haziran 2016’da tutuklanan üç isim 10 gün sonra serbest bırakıldı. Bu üç isim 17 Temmuz 2019’da görülen 11. duruşmada tüm suçlamalardan beraat etti. Bu dosya istinaf aşamasında.

3 Nöbetçi Yayın Yönetmeni’nin yargılanması sürüyor

Davaları ayrı ayrı görülen nöbetçi yayın yönetmenlerinden Can Dündar, Said Sefa, Veysi Altay’ın davaları devam ediyor.

Kızılkaya 37 davada da sanık

Açılan 37 davanın hepsinde gazetenin Sorumlu Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya da sanık olarak yargılandı. Kızılkaya hakkında açılan davaların büyük bir bölümü özgür Gündem Ana Davası ile birleştirildi.

İstenen cezalar

37 nöbetçi yayın yönetmeni 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 7/2 maddesi doğrultusunda “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” ve 6/2 maddesi doğrultusunda “Terör Örgütlerinin Bildiri veya Açıklamalarını Basma veya Yayınlamak”, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 215/1 maddesi doğrultusunda “Suç İşlemeye Alenen Tahrik” ve TCK 214/1 maddesi doğrultusunda “Suçu ve Suçluyu Övme” ile suçlandı.

TMK 7/2 için 1 yıldan 5 yıla hapis. TMK 6/2 için 1 yıldan 3 yıla kadar hapis, TCK 215/1 için 2 yıla kadar hapis ve TCK 214/1 için ise altı aydan 5 yıla kadar hapis öngörülüyor. Toplamda 37 Nöbetçi Yayın Yönetmeni için 2,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.

İhsan Çaralan’ın dosyası birleştirildi

İhsan Çaralan Özgür Gündem Gazetesi’ne destek için düzenlenen Nöbetçi Yayın Yönetmenliği kampanyasına katılan gazetecilerdendi.

İhsan Çaralan kampanya kapsamında 31 Mayıs 2016’da bir günlüğüne nöbetçi yayın yönetmenliği görevini üstlendi. Bu tarihte yayımlanan haberler nedeniyle hakkında soruşturma başlatıldı. İhsan Çaralan, soruşturma kapsamında 13 Haziran 2016’da savcılığa ifade verdi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi ayrı ayrı yürüyen DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren, gazeteciler İhsan Çaralan, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Öncü Akgül, Ömer Ağın, Celalettin Can ve Hüseyin Aykol’un osyalarını birleştirdi. Birleştirilen davada Dilşah Kocakaya, Mehmet Şirin Taşdemir, Veysel Kemer, Yüksel Oğuz ise kaldıkları cezaevlerinden gazetede yayınlanmak üzere gönderdikleri yazılardan kaynaklı suçlanıyor.

Birleştirilen davanın 7 Mayıs 2018 tarihli7’nci duruşmasında savcı Ercan Gümüş, esas hakkındaki mütalaasını mahkeme heyetine sundu. Savcı gazetenin eski Eş Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykol’un zincirleme şekilde “örgüt propagandası” yaptığını iddia ederek 13 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.

Savcı Gümüş, kampanyaya katılan DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren, Evrensel yazarları İhsan Çaralan ve Fehim Işık, gazeteciler Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Celalettin Can, Öncü Akgül, Ömer Ağın, Dilşah Kocakaya, Mehmet Şirin Taşdemir, Veysel Kemer ve Yüksel Oğuz’un da 7,5 yılla kadar cezalandırılmalarını talep etti.

Savcı Eşref Durmuş’un hazırladığı 14 Haziran 2016 tarihli iddianamede iki sayfa ve bir paragraftan ibaret. İhsan Çaralan ile Özgür Gündem Gazetesi sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya şüpheli olarak yer alıyor.

Savcı, her iki isme de “Suç İşlemeye Alenen Tahrik Etme, Suçu ve Suçluyu Övmek, Terör Örgütü Propagandası Yapmak” (5187 Sayılı Basın Kanunu’nun 11/3 maddesi delaletiyle Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi, Türk Ceza Kanunu’nun 214 /1,215/1, 44, 53. Maddesi) suçlamalarını yöneltiyor.

İddianame, nöbetçi yayın yönetmenlerine yönelik hazırlanan diğer iddianameler ile aynı şekilde. Girişte gazetenin suçlama konusu yapılan sayısındaki haberler alıntılanıyor. Sanıkların savcılık ifadeleri özetleniyor ve diğer iddianamelerde de yer alan sonuç ve talep kısmı kopyalanıyor.

Bu iddianamede de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu’na teslim edilen 31 Mayıs 2016 tarihli Özgür Gündem Gazetesi’nin incelenmesi sonucu üç yazı alıntılanıyor. Bu yazılar ve içerikleri şöyle:

  • “Gezi Ruhuyla Özgürleşmeye”: “Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH), Gezi direnişinin 3’üncü yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yaparak, ‘20 yıla bedel 20 gün, birleşik bir halk direnişiydi; devrimci otorite kurma ve özgür alanlar yaratma hamlesiydi. Bu direniş ve ayaklanma, ötekileştirilenlerin, umutsuzluk sarkacında haklarından mahrum bırakılanların, hiçleştirilenlerin, yani milyonlarca emekçinin ve ezilenin öfke patlaması olarak tarihe geçti’ dedi.”

  • “Direnişimiz Bütün İnsanlık İçin”: “DBP 4. Olağan Kongresinde Kamuran Yüksek’le birlikte Eşbaşkan seçilen Tuncel, hem Türkiye’yi demokratikleştireceklerini hem de Demokratik-Özerk Kürdistan’ı inşa Özerk Kürdistan’ı inşa etmek için mücadelelerini yürüteceklerini belirterek, ‘Direnmek insan olmanın gereğidir’ diye konuştu.

  • “HPG; 8 Gerillamız Komplo İle Şehit Edildi”: “…HPG açıklamasında şunlar belirtildi: ‘Güçlerimiz 8 mevziiyi imha ederken 22 asker de öldürülmüştür. Ayrıca bir tank da hedef alınarak orta ve ağır silahlarla vurulup imha edilmiş ve içinde bulunan 4 asker öldürülmüştür…”
    Savcı, bu içerikler ile “diğer içerik ve görseller” dediği ve açıklamadığı içeriklerde “PKK/KCK mensuplarının eylemlerinin propagandasının yapıldığı, suçların övüldüğü, halkın bir kesiminin suç işlemek üzere tahrik edildiğinin tespiti” ile soruşturma başlatıldığını aktarıyor.
    5187 sayılı Basın Kanunu’nun cezai sorumluluğu düzenleyen maddesine göre eser sahibi belli olmayan durumlarda sorumlu yazı işleri müdürü ile bağlı olduğu kişinin cezai sorumluluğu olduğunu açıklıyor. İnan Kızılkaya ve İhsan Çaralan’ın savcılık ifadelerini özetliyor.

İnan Kızılkaya, 13 Haziran 2016’da verdiği ifadesinde 31 Mayıs 2016 tarihli baskı yayımlandığında sorumlu yazı işleri müdürü olduğunu, soruşturmaya konu edilen haber ve görsellerin gazeteye alınmasında nihai sorumluluğun kendisine ait olduğunu, diğer basın ve yayın organlarının yer vermediği haberleri temin edip yayınladıklarını anlatıyor. Propaganda yapıldığı, suçun övüldüğü veya suç işlenmesine tahrik edildiği yönündeki iddiaları kabul etmiyor. Son günlerde gazetede dayanışma amacıyla günlük genel yayın yönetmenlerinin görev yaptığını, bu kişilerin editoryal toplantılara da katıldığını aktarıyor.

İhsan Çaralan, 13 Haziran 2016’da verdiği ifadesinde emekli gazeteci olduğunu, hala ara sıra Evrensel Gazetesi’ne yazılar yazdığını belirtiyor. Özgür Gündem Gazetesi’nde bir günlüğüne genel yayın yönetmenliği görevini üstlendiğini, soruşturmaya konu haberlerin editörler toplantısında konuşulduğunu, ancak sembolik amaçla orada bulunduğundan, hiçbir içeriğe müdahil olmadığını, itiraz da etmediğini belirtiyor.
Savcı Ekrem Durmuş, birer paragraflık ifade özetlerinin ardından diğer nöbetçi yayın yönetmenleri için hazırlanan iddianamelerdeki sonuç ve talep bölümünü yineliyor.

Burada, suçlama konusu yapılan içeriklerde “PKK/KCK mensuplarının eylemlerinin övüldüğünü”, içeriklerin “bu eylemleri meşrulaştırma ve övme amacında ve PKK propagandası mahiyetinde olduğunu” iddia ediyor. Bu içeriklerin yayımlanmasının “Düşünce ve ifade hürriyeti veya basın hürriyeti kapsamında değerlendirilmeyeceğini” öne sürüyor.

Basın Kanunu’na göre İhsan Çaralan ve İnan Kızılkaya’nın cezai sorumluluğunu belirterek, iki ismin suçlama maddelerince cezalandırılmalarını talep ediyor.

Yargılama İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Dosya daha sonra, nöbetçi yayın yönetmenliği kampanyasına katılan Ertuğrul Mavioğlu, İhsan Çaralan, Celal Başlangıç, Fehim Işık, Öncü Akgül, Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykol ve köşe yazarı Ömer Ağın ile cezaevinden yazı yollayan beş kişi hakkında açılan dosyalarla birleştirildi.

İhsan Çaralan birleşen dosyanın 21 Şubat 2017’de görülen 3. Duruşmasına katıldı. 4 Temmuz 2017’de 4., 26 Ekim 2017’de 5. duruşma görüldü.
15 Mart 2018’deki 6. duruşmada İhsan Çaralan’ın avukatları söz aldı. Avukat Yıldız İmrek “Suçlamaya konu hususların ifade özgürlüğüne ilişkin olduğunu düşünüyoruz” dedi. Yazılı beyanlarını ve Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu konuda emsal kararlarını yazılı olarak heyete sundu.

7 Mayıs 2018’deki 7. duruşmada savcı Ercan Gümüş esas hakkındaki mütalaasını verdi. İhsan Çaralan’ın “yayın yoluyla silahlı terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasından (3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 7/2, 7/2-2. cümle) cezalandırılmasını talep etti. Çaralan’ın avukatları Devrim Avcı Özkurt ve Yıldız İmrek esas hakkındaki savunmalarını hazırlamak için süre talep etti.

16 Temmuz 2018’deki 8. duruşmada İhsan Çaralan’ın avukatı Devrim Avcı Özkurt, Çaralan’ın sorumlu müdürün bağlı olduğu amir sıfatıyla sorumlu tutulduğunu söyledi. Basın bürosundan söz konusu beyannamenin istenerek sorumlu kişinin tespit edilmesini talep etti. Cezaların şahsiliği ilkesi gereği Anayasa’ya aykırılık itirazında bulundu. “Müvekkilimin sorumlu müdürün bağlı olduğu amir sıfatıyla cezai sorumluluk altında kalması cezaların şahsiliği prensibine aykırıdır” dedi. Mahkeme heyeti “Anayasa’ya aykırılık itirazları usul ve yasaya uygun görülmediği” kararına vardı.

Davanın 9. duruşması 10 Ekim 2018’de, 10. Duruşma 28 Mart 2019’da görüldü.

3 Nisan 2019’daki 11. duruşmada, İhsan Çaralan’ın avukatları Devrim Avcı Özkurt ve Yıldız İmrek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiklerini belirtti.

Devrim Avcı Özkurt beraat talebinde bulundu. Yıldız İmrek de “dönemsel baskılar nedeniyle basın özgürlüğünün sağlanması için sembolik olarak, genel yayın yönetmeleri sorumluluğu üstlenilmiştir. Basın Kanunu gereğince de destek olma amacıyla yapılan eylemler suç oluşturmamaktadır. Ayrıca müvekkilin eylemlerinin ifade özgürlüğü kapsamında toplumun farklı konularda bilgi edinme kapsamında değerlendirilerek beraatine karar verilmesini talep ederiz” dedi.

Murat Özer başkanlığında Mücteba Akkaya ve Abdullah Şükrü Arslan’dan oluşan mahkeme heyeti kararını açıkladı. İhsan Çaralan hakkında “Suç işlemeye alenen tahrik” ve “suç ve suçluyu övmek” suçlarından ceza tayini ve hüküm tesisine yer olmadığına karar verdi.

İhsan Çaralan’a “basın- yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” (TMK 7/2 2. Cümle) maddesince 1 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Hükmün açıklanmasını geri bıraktı.

11. Standing - April 3, 2019


Özgür Gündem nöbetçi yayın yönetmenliği yapan 8 kişi ve cezaevinden yazı yollayan 5 kişiye açılan davaların birleştirildiği dosya. Davada gazeteciler Celal Başlangıç, Ertuğrul Mavioğlu, Faruk Eren, Fehim Işık, Hüseyin Aykol, İhsan Çaralan, Ömer Ağın ve Öncü Akgül yargılanıyor. Gazeteciler “suç işlemeye alenen tahrik” (TCK 214/1) ve “suçu ve suçluyu övme” (TCK 215/1), “terör örgütü propagandası” (TMK 7/2) ile suçlandı.


Murat Özer başkanlığında Mücteba Akkaya ve Abdullah Şükrü Arslan’dan oluşan mahkeme heyetinin salonda yerini almasının ardından önce avukat Özcan Kılıç söz aldı. Sanıkların “Nöbetçi Yayın Yönetmenliği kampanyası” kapsamında dayanışma amacıyla ve gönüllülük esasıyla sadece bir günlüğüne künyeye isimlerini yazdırdıklarını ve Basın Kanunu’na göre cezai sorumlulukları olmadığı için yargılanmalarının doğru olmadığını belirtti. Dava dosyasının çok özensiz hazırlandığını söyledi. İddia makamınca yargılama sürecinde verilen ifadelerin dosyaya eklenen belgelerin dikkate alınmadığını ve savcının mütalaasında iddianameyi tekrar ettiğini söyledi.

Kılıç’tan sonra avukatlar Devrim Avcı, Yıldız İmrek, Ruken Gülağacı, Rozerin Seda Kip, Yeşinil Yeşilyurt, Fikret İlkiz ve Ekin Güneş Saygılı sırayla söz aldı ve nöbetçi yayın yönetmenliği eyleminin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Basın Kanunu’na göre sanıkların cezai sorumluluğu olmadığını tekrar eden avukatlar, iddianamede neyin propaganda olduğunun dahi belirtilmediğinin altını çizdi.

Sanıklardan Faruk Eren de duruşmada beyanda bulundu. Eren, kısa savunmasında şu ifadelere yer verdi:

“30 yıldan fazladır gazetecilik yapıyorum, DİSK Basın-İş Sendikasının genel başkanıyım. Eğer Özgür Gündem’i koruyamazsak basın ve ifade özgürlüğünü savunamayacağımızı biliyordum. O nedenle ilk nöbetçi yayın yönetmenlerinden biri oldum. Ne yazık ki başarılı olamadık. Özgür Gündem artık yok. Biz aslında mesleğimizi savunuyoruz. Sizden de talebim mesleğinizi, hukuku ve adaleti savunmanızdır.”

Sanıklardan Eren’e ve avukatlara son sözlerini soran mahkeme başkanı karar için salonu boşalttı. Yaklaşık 20 dakikalık aradan sonra, mahkeme başkanı kararı okumaya başlamadan önce, sanıkların cezai sorumluluğu konusunda yapılan tartışmaya referansla ““Geçici olarak sorumlu yayın yönetmenliği yapan sanıkların sorumluluğunu biz kabul ettik” dedi.


Sanıkların tamamı “suç işlemeye alenen tahrik” (TCK 214/1) ve “suçu ve suçluyu övme” (TCK 215/1) suçlamalarından beraat etti. Dokuz kişiye ise “terör örgütü propagandası” (TMK 7/2) suçlamasından ceza verildi.

Hüseyin Aykol, basın yoluyla propaganda suçundan çeşitli indirim ve artırmalarla birlikte 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Nöbetçi yayın yönetmenliği nedeniyle yargılanan Faruk Eren, Ertuğrul Mavioğlu, Fehim Işık, Celal Başlangıç, Öncü Akgül ve İhsan Çaralan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılırken, cezalar ertelendi. Celalettin Can’a verilen 1 yıl 3 ay hapis cezası ise ertelenmedi.

Gazetenin yazarlarından Ömer Ağın beraat etti.

Cezaevinden gönderdikleri mektup nedeniyle yargılanan Mehmet Şirin Taşdemir, Veysel Kemer, Yüksel Oğuz beraat ederken, Dilşah Kocakaya 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı ve cezası ertelenmedi.


Duruşma Öncesi

Duruşma öncesi gazeteciler ve gözlemciler mahkeme salonu önünde beklerken, mübaşir yanlarına gelerek “Sessiz olmalarını, mahkeme başkanının rahatsız olduğunu” söyledi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride bir güvenlik görevlisi oturuyordu. Mahkeme başkanı ve savcı mikrofon kullanmadığı için söyledikleri duyulmuyordu. Karar okunurken bir taraftan tutanağın bastırılması için yazıcı çalıştırıldı ve mahkeme başkanının söylediklerini duymak tamamen imkansız hale geldi.

Duruşmaya Katılım

Karar duruşması olması nedeniyle, duruşmayı 20 kadar gazeteci izledi. Sanıklardan ise sadece Faruk Eren katıldı.

10. Standing - March 28, 2019


Özgür Gündem nöbetçi yayın yönetmenliği yapan 8 kişi ve cezaevinden yazı yollayan 5 kişiye açılan davaların birleştirildiği dosya. Davada gazeteciler Celal Başlangıç, Ertuğrul Mavioğlu, Faruk Eren, Fehim Işık, Hüseyin Aykol, İhsan Çaralan, Ömer Ağın ve Öncü Akgül yargılanıyor. Gazeteciler “suç işlemeye alenen tahrik” (TCK 214/1) ve “suçu ve suçluyu övme” (TCK 215/1), “terör örgütü propagandası” (TMK 7/2) ile suçlandı.



Next Trial: April 3, 2019, 9:30 a.m.


Duruşma gelen evrakların (İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’na Özgür Gündem Gazetesi’ne ait mevkute beyannamelerinin gönderilmesi için yazılan müzekkerenin cevabı, başka bir dosyadan tutuklu sanık Veysel Kemer’in Kürtçe savunma yapması için Kürtöe tercüman görevlendirilmesi ile ilgili yazı) dosyaya eklenmesiyle başladı.

Mahkeme heyeti Murat Özer başkanlığında, Abdullah Şükrü Arslan ile Ünal Altınöz’den oluştu.

Savcı Ercan Gümüş 7 Mayıs 2018’de verdiği esas hakkındaki mütalaasını tekrar etti.

Avukat Özcan Kılıç, dosyada özensizlikler olduğunu söyledi. Sanıklardan Fehim Işık’ın sorumlu yayın yönetmeni olduğuna dair bir belge olmadığını belirten Kılıç, savcılığın basın bürosundan gelen belgenin de bunu desteklediğini ifade etti. Bunun yanısıra dosyada Basın Kanunu’nun 11. Maddesinin de ihlal edildiğini söyledi; kanuna göre sanıklardan başka dosyada tutuklu olan Taşdemir, Temel ve Kocakaya’nın cezaevinden gazeteye yazdıkları mektuplar nedeniyle yargılanmaması gerektiğini ifade etti. Sanıklardan Ömer Ağın’ın Bertolt Brecht’ten yaptığı alıntının iddianameye “örgüt propagandası” olarak yansıdığını da hatırlattı.

Kılıç, tüm bu hususlar ışığında savcılığın esas hakkındaki mütalaasını gözden geçirmesi gerektiğini ve dosyadaki sanıkların cezai sorumluluğuna dair inceleme yapılması gerektiğini ifade etti.

Avukatlar Hatice Ezgi Güngördü, Fikret İlkiz, Rozerin Seda Kip ve Devrim Avcı, dosyaya eklenen evrakları incelemek için süre talep etti.


Sanıklar ve avukatlarına evrakları incelemesi için süre verilmesine ve bir sonraki duruşmanın bir hafta sonra görülmesine karar verildi.


Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride kolluk kuvveti yoktu. Mahkeme başkanı ve savcı mikrofon kullanmadığı için söyledikleri duyulmuyordu.

Duruşmaya Katılım

Sadece gazeteciler katıldı.

Genel Gözlemler

Duruşma saatinde başladı. Mahkeme başkanı bu celse karar vermek istediğini söyledi, avukatlar dosyaya eklenen evrakları incelemek için süre istedi. Mahkeme başkanı buna gerek olmadığını ifade etti. Avukatların bu evrakları incelemek istediklerini söylemesi üzerine, duruşma bir hafta sonraya ertelendi.

Mahkeme başkanının, duruşma başladıktan sonra salona giriş istemediği söylenerek RSF gözlemcisi salona alınmadı.

9. Standing - Oct. 10, 2018


Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Özgür Gündem gazetesinin Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği kampanyası 3 Mayıs 2016’da başlayıp, 7 Ağustos 2016’da sona erdi. Kampanyaya katılan 56 nöbetçi yayın yönetmeninden 49’una soruşturma açıldı. Yayın yönetmenleri İhsan Eliaçık, Melda Onur, Sabahat Tuncel, Ahmet Abakay, Eşber Yağmurdereli, Hasip Kaplan, Işın Eliçin, Kemal Can, Mustafa Sönmez, Uğur Karadaş, Nurcan Baysal hakkında ise takipsizlik kararı verildi.

38 kişi hakkında, TMK 7/2 maddesini içeren “Terör örgütü propagandası yapmak” ve 6/2 maddesini içeren “Terör örgütlerinin bildiri veya açıklamalarını basma veya yayınlamak” iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Savcılığı Basın Suçlarını Soruşturma Bürosu tarafından soruşturma başlatıldı. Açılan soruşturmalardan bir tek oyuncu Deniz Türkali’nin davası zaman aşımı gözetilerek, hakkında düşürme kararı verildi.

İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davalar

İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Şanar Yurdatapan, İbrahim Bodur, Cengiz Baysoy, Hüseyin Tahmaz, Çilem Küçükkeleş, Nadire Mater, Yıldırım Türker, Hasan Cemal, Faruk Balıkçı, Dicle Anter, Derya Okatan, Kumru Başer, Ayşe Batumlu, Jülide Kural, Murat Uyurkulak, Murat Çelikkan, Beyza Üstün, Nevin Erdemir, Hakkı Boltan, Hasan Hayri Şanlı, Tuğrul Eryılmaz, Hüseyin Aykol, Ayşe Düzkan, Ragıp Duran hakkında karar verildi. 24 kişiye toplamda 188 ay 15 gün hapis ve 67 bin TL para cezası verildi. Verilen cezalardan büyük büyük çoğunluğu ertelendi.

Murat Çelikkan dışındaki tüm cezalarda ertelenmeye gitti. Çelikkan 14 Ağustos 2017’de Kırklareli Cezaevi’ne girdi ve 21 Ekim 2017’de tahliye edildi.

Hapis yatan diğer isim ise Ayşe Düzkan oldu. Düzkan İstinaf Mahkemesi’nin 1 yıl 6 aylık hapis cezasını onamasının ardından cezasının infazı için 29 Ocak’ta teslim olarak Bakırköy Kadın Cezaevi’ne konuldu. Daha sonra nakledildiği Eskişehir Açık Cezaevi’nden 12 Haziran 2019’da tahliye oldu.

Yargılananlardan Hasan Hayri Şanlı, Nevin Erdemir, Hüseyin Tahmaz ve Hakkı Boltan hakkında ise beraat kararı verildi.

Baktığı tüm davalarda hızla karar veren İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’si başkanı Fikret Demir, son HSK kararnamesi ile Yargıtay 16. Ceza Dairesi üyeliğine atandı.

Celal Başlangıç’ın yayın yönetmeni olduğu gün yayımlanan bir yazıdan dolayı Ömer Ağın, Cengiz Baysoy’un yayın yönetmenliği yaptığı gün yayımlanan bir yazıdan dolayı İmam Canpolat, Jülide Kural’ın yayın yönetmenliği yaptığı gün yayımlanan yazıdan dolayı İlham Bakır hakkında da dava açıldı. “Örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla yargılanan dava da Canpolat ve Bakır’a 1 yıl 3’er ay hapis cezası verildi. Bakır’ın cezası ertelenirken Canpolat’ın cezasında ertelemeye gidilmedi.

Gazetenin yazarları Mehmet Ali Çelebi ve Hüseyin Bektaş’a da 1 yıl 6’ar ay hapis cezası verildi. Bu cezalarda ertelenmedi.

Özgür Gündem soruşturması kapsamında açılan 37 davanın hepsinde gazetenin Sorumlu Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya da sanık olarak yargılandı. Avukatların talepleri doğrultusunda Kızılkaya’nın dosyaları nöbetçi genel yayın yönetmenlerinin davalarından ayrılarak, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve Özgür Gündem gazetesi ana davası ile birleştirildi.

Bu soruşturmada ilk tutuklamalar Erol Önderoğlu, Ahmet Nesin ve Şebnem Korur Fincancı’ya uygulanmıştı. 20 Haziran 2016’da tutuklanan üç isim 10 gün sonra serbest bırakıldı. Bu üç isim 17 Temmuz 2019’da görülen 11. duruşmada tüm suçlamalardan beraat etti.

Yargılanan nöbetçi yayın yönetmenlerinden Can Dündar, Said Sefa, Veysi Altay’ın davaları devam ediyor.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davalar

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ayrı ayrı görülen DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren, gazeteciler İhsan Çaralan, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Öncü Akgül, Hüseyin Aykol, Ömer Ağın, Celalettin Can’ın duruşmaları mahkeme heyeti tarafından birleştirildi.

Dilşah Kocakaya, Mehmet Şirin Taşdemir, Veysel Kemer, Yüksel Oğuz ise kaldıkları cezaevlerinden gazetede yayınlanmak üzere gönderdikleri yazılardan kaynaklı haklarında dava açıldı. Açılan bu dava da yayın yönetmenleri davası ile birleştirildi.

7 Mayıs 2018 tarihli duruşmada savcı, esas hakkındaki mütalaasını mahkeme heyetine sundu. Davanın 7’nci duruşmasında esas hakkındaki mütalaasını açıklayan duruşma savcısı Ercan Gümüş, gazetenin eski Eş Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykol’un zincirleme şekilde “örgüt propagandası” yaptığını iddia ederek 13 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istemişti.

Savcı Gümüş, kampanyaya katılan Nöbetçi Yayın Yönetmeni olarak katılan DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren, Evrensel yazarları İhsan Çaralan ve Fehim Işık, gazeteciler Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Celalettin Can, Öncü Akgül ile gazetede mektup ve yazıları yayınlanan Ömer Ağın, Dilşah Kocakaya, Mehmet Şirin Taşdemir, Veysel Kemer ve Yüksel Oğuz’un da 7 buçuk yıla kadar cezalandırılmalarını talep etti.



Next Trial: March 28, 2019, 11 a.m.


İstanbul 14. Ağır ceza mahkemesi’nde görülen davanın 9. duruşmasında mahkeme heyeti Murat Özer başkanlığında üye hakimler Mücteba Akkaya ve Ünal Altınöz’den oluştu. Duruşma, gelenlerin isim tespiti ile başladı. Duruşmada ilk olarak Cumhuriyet Savcısı Gümüş söz alarak, mütalaa sundu.

Savcı Gümüş: 7 Mayıs 2018 tarihindeki mütalaamızı tekrar etmekle birlikte sanık sanık Veysel Kemer yönünden ise sanığın savunmasından sonra mütalaa hususunun tekrar değerlendirileceği, bu nedenle eksik hususların giderilmesini mütalaa olunur.

Sanık Ertuğrul Mavioğlu: Önceki celse mütalaaya ilişkin tevsii tahkikat talebimiz vardı. Bu taleplerimizi tekrar ediyorum. Bu taleplerimizin yeniden değerlendirilmesini istiyoruz.

Sanık Faruk Eren: Mütalaaya karşı savunma yapmak için süre talep ediyorum.

Tüm sanıklar müdafii Avukat Özcan Kılıç: Önceki beyanlarımızı tekrar ederiz. Mütalaada çok ciddi hatalar var.

Mahkeme başkanı Özer: Maddi hata olma olasılığı olabilir. Zaten savcı mütalaayı yenileyeceğini mütalaa etti.

Özcan Kılıç: Biz mütalaanın savcıya iadesini istiyoruz.

Sanık Öncü Akgül’ün müdafii Avukatı Ekin Güneş Saygılı: Eksik hususlar giderilsin. Esas hakkında ki savunma yeniden verildiğinde esas hakkında savunma yapacağız. Şu anda bir şey söylemeyeceğim. Meslektaşlarımın beyanlarına katılıyorum.

İhsan Çaralan müdafii Avukat Devrim Avcı Özkurt: Esas hakkında mütalaa verildiğinde savunma yapacağız. (elindeki 9 sayfalık savunmayı ve AİHM içtihatlarını içeren dosyayı mahkeme heyetine sundu. Dosya mahkeme heyeti tarafından kabul edidi)

Ertuğrul Mavioğlu müdafii Avukatı Rozerin Seda Kip: Celse arasında tevsii tahkikat taleplerimizi içeren dosyayı mahkemenize sunmuştuk. Taleplerimizi tekrarladık. Önceki heyet tarafından değerlendirilmeyen taleplerimizin değerlendirilmesini istiyoruz. Esas hakkındaki savunmamızı yeni mütalaa sunulduğunda yapacağız.


Duruşmaya 5 dakikalık ara karar arası verildi. Arada sanık, avukat ve izleyiciler ile gazeteciler duruşma salonundan çıkarıldı.

Duruşma salonu önünde beklenildiği sırada özel güvenlikler duruşma salonunun kapısını çekmek isteyen gazeteciyi engellemek istedi. Güvenlikçiler ile gazeteciler ve izleyiciler arasında ufak tartışma çıktı. Ara karar açıklanmak üzere duruşma salonunun kapısı açıldığı özel güvenlikçiler, mahkeme heyetinin kararı olmamasına rağmen “Salona sadece avukatlar alınacak. Mahkeme heyetinin kararı bu şekilde” dedi. Ancak, uyarılara rağmen salon önünde bekleyen herkes duruşma salonuna girdi.

Herkesin salonda yerini alması üzerine mahkeme heyeti duruşma arasında yazdırdığı ara kararını açıkladı.

Mahkeme heyeti, verdiği kararında savunma için süre taleplerinin kabulüne, Mavioğlu ve avukatı Kip’in tevsii tahkikat talepleri duruşmanın geldiği aşama göz önünde bulundurularak, reddine karar verdi. Kararda, Veysel Kemer’in usulüne uygun alınmış bir savunmasının dosyada bulunmadığı, tercüman eşliğinde savunmasının alınmasına yer verildi. Mahkeme Başkanı Özer, avukatlara dönerek, “Savunma hakkının ihlal edilmesini istemiyoruz” dedi.

Mahkeme, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosuna müzakere yazılarak, her bir gazete hakkında suç tarihi belirtilmek suretiyle, suç tarihlerini kapsar şekilde Özgür Gündem gazetesine ait mevkute beyannamelerinin gönderilmesinin istenmesine, ayrıca gazetelerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu’na teslim tarihlerinin sorulmasına karar verdi.


Duruşma Öncesi

Duruşma için 11.12 saati belirlenmesine rağmen 10 dakika gecikmeli başladı.

Duruşmayı izlemek için HDP Milletvekili Ahmet Şık, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, gazeteciler ve bazı sivil toplum örgütü temsilcisi adliyeye geldi. Duruşma öncesi herhangi bir destek açıklaması yapılmadı.

Duruşmanın başlaması ile izleyiciler duruşma salonuna alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin görüldüğü duruşma salonu orta büyüklükte bir salondu. Sanık gazeteciler ile avukatlar ayrı, İzleyiciler ve gazeteciler için ise ayrı oturma yerleri vardı.

Duruşmaya Katılım

Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve HDP Milletvekili Ahmet Şık, çok sayıda gazeteci duruşmayı izledi. Duruşmaya tutuksuz sanıklar Faruk Eren ile Ertuğrul Mavioğlu katıldı. Duruşmada sanıkların avukatları da hazır bulundu.

Genel Gözlemler

Son HSK kararnamesi ile Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde ki ağır ceza mahkemelerinin başkan ve üyelerinin aksine, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkanı ve üyeleri sanıkları ve avukatları dinledi. Avukatların taleplerini dile getirmesini engellemedi. Ara karar açıklandığı zaman, duruşma günü ve saatini avukatlara göre belirledi. Yer yer avukatlar ve mahkeme başkanı arasında şakalaşmalar bile oldu.

Eren, Işık, Mavioğlu et. al. - Solidarity with Özgür Gündem Trial 10. Standing (Minutes of the Hearing)

Eren, Işık, Mavioğlu et. al. - Solidarity with Özgür Gündem Trial 11. Standing (Minutes of the Hearing)