İnan Ketenciler

İnan Ketenciler - “Obtaining or Disseminating Personal Data” Trial

Artı TV televizyon kanalının dış haberler editörü İnan Ketenciler, 23 Haziran 2019 tarihinde, kendisine ait Twitter hesabından, bir vatandaş ile birkaç bekçinin tartışmasına ve vatandaşın bekçiler tarafından gözaltına alınmasına ilişkin görüntüleri paylaştı.

Olay, İstanbul’da belediye başkanı seçimlerinin düzenlendiği gün yaşandı. Yüksek Seçim Kurulu, 31 Mart 2019’da ülke genelinde gerçekleştirilen yerel seçimlerinden, İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerini iptal etmiş ve yenilenmesine karar vermişti. İstanbul’da seçimler 23 Haziran 2019 günü yenilenmişti.

Ketenciler, sosyal medya hesabından şu paylaşımı yaptı:

“İstanbul’un orasında bekçi terörü. Beyoğlu’nda Rock’n Rolla çalışanı, yoldan geçen bekçilere “AKP’nin bekçileri” dediği gerekçesiyle az önce gözaltına alındı.

İddia yalan, üstüne bekçiler ‘Kıvırma’ gibi bir ton hakarette bulundu.

Masaya müşteri oturuyor, personelden bira istiyor, personel de ‘adaletin bekçileri geçiyor, veremem’ dedi. Bekçiler gelip, ’sen bize AKP bekçisi’ dedin diye gözaltı yaptı, hem de bu şekilde.”

Türkiye’de, bekçiler; polis memurlarına benzer yetkilerle, kolluk güçlerine destek amacıyla İçişleri Bakanlığı’na bağlı olarak görev yapıyor. Bekçiler, “genel kolluk kuvvetlerinin derhal müdahalesine imkan bulunmayan acele ve zaruri hallerde’ silah taşıyabiliyor. 1966 tarihli yasa ile uzun süredir görev yapan çarşı ve mahalle bekçilerinin yetkilerinin, Şubat 2020’de yürürlüğe giren yasa ile genişletilmişti.

Görüntülerde yer alan bekçiler, gözaltına alınma işlemi sırasındaki yaşananları kaydeden ve sosyal medya hesabından paylaşan gazeteci İnan Ketenciler’den şikayetçi oldu.

Üç bekçi, dilekçelerinde; bir lokantada garson olarak çalışan bir kişinin, “kendilerine, ‘Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bekçilerisiniz, sizin yüzünüzden alkol yasağı uygulanıyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın bekçilerisiniz. Bunlara silah da vermişler. Siz namus bekçisisiniz. Siz teröristsiniz” dediğini iddia etti. Bekçiler, dilekçelerinde; “bunun üzerine takviye ekip istediklerini, birkaç şahsın da görüntüleri çektiğini, görüntülerin gazeteci Ketenciler tarafından paylaşıldığını” öne sürdü.

Şikayet üzerine, Ketenciler hakkında; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu tarafından soruşturma başlattı. Ketenciler’in görüntülerinde gözaltına alındığı görülen lokanta çalışanı da Ketenciler hakkındaki soruşturmaya dahil edildi.

Ketenciler, soruşturma kapsamında; “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve yaymakla” suçlandı.

Gazeteci Ketenciler ve lokanta çalışanları, haklarındaki soruşturma kapsamında gözaltına alınmadı. İddianameye göre, Ketenciler, soruşturma aşamasında verdiği savunmasında; “lokantada, seçim günü olması sebebiyle alkollü içki siparişi olmadığını, bir müşterinin içki siparişi vermek istediğini, o sırada yoldan iki-üç bekçinin geçtiğini ve çalışanın, müşteriye, şaka ile karışık; ‘Adaletin bekçileri geçiyor, bugün içki servisi yok’ dediğini söyledi.

Ketenciler, bunun üzerine bekçilerin; “sen bize Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bekçisisin dedin’ dediklerini, ‘görürsün sen’ diyerek sözlü taciz ve tehditte bulunurken diğer bekçi arkadaşlarını çağırdıklarını” söyledi. Lokanta çalışanı ile bekçiler arasında tartışma yaşandığını, kendisinin de Artı TV’de dış haberler editörü ve seslendirmeci olması nedeniyle hukuksuz gözaltı olduğunu düşündüğünü, olayı telefonla kameraya aldığını dile getirdi.

Olaya ilişkin “görüntüleri Twitter’de paylaştıktan sonra, mekanın sahibinin talebi üzerine paylaşımı sildiğini” belirtti. Suçlamaları kabul etmedi.

Ketenciler’in paylaştığı görüntülerdeki lokanta çalışanı hakkındaki soruşturmada takipsizlik kararı verildi.

Ancak, Ketenciler hakkındaki iddianame, 5 Mart 2020 tarihinde tamamlandı.

Artı TV televizyon kanalının dış haberler editörü İnan Ketenciler hakkındaki iddianame İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu tarafından 5 Mart 2020 tarihinde tamamlandı.

İddianamede, Ketenciler; bir lokanta çalışanı ile üç bekçi arasındaki tartışmanın ve çalışanın gözaltına alınmasına ilişkin görüntüleri, kendisine ait sosyal medya hesabında paylaşmakla suçlandı.

İddianamede, Ketenciler’in paylaştığı görüntülerde görülen üç bekçinin şikayeti özetlendi. Bekçiler, iddianamede “şikayetçi” olarak yer aldı. İddianamede, Ketenciler’in soruşturma aşamasındaki savunmasına da yer verildi.

İddianamede, Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin Temmuz 2019 tarihli bir kararından alıntı yapıldı. İddianameye aktarılan bölüme göre, kararda; Türk Ceza Kanunu’ndaki “kişisel verilerin korunmasına” ilişkin düzenlemelerde sadece sır niteliğindeki kişisel verilerin korunmadığı belirtildi. Kararda, “kişiyle ilgili her türlü bilginin kişisel veri olarak kabul edilmesinin gerektiği” ifade edildi. “Kişinin, kimliğini belirlenebilir kılan görüntüsünün ya da sesinin, yasal anlamda ‘kişisel veri’ olarak kabul edilmesi gerekmektedir” denildi.

İddianamede, Ketenciler; Türk Ceza Kanunu’nun 136/1 maddesi uyarınca “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymakla” suçlandı. Hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası istendi. Ketenciler’in, ayrıca; Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” da istendi.

Ketenciler hakkındaki iddianame, İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Artı TV televizyon kanalının dış haberler editörü İnan Ketenciler hakkındaki yargılama, 24 Eylül 2020 tarihinde, İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma ile başladı. Yargılanan gazeteci İnan Ketenciler, duruşmaya; avukatları Erselan Aktan ve Zelal Pelin Doğan ile birlikte katıldı. Ketenciler’den şikayetçi olan üç bekçiden biri de duruşmaya katıldı.

Olay sırasında; bekçiler tarafından, garsonun saldırıya uğradığını, bu yüzden tepki gösterdiğini söyleyen Ketenciler, olay sırasında bekçilerin üst arama yetkisi olmadığını hatırlattı. Gazeteci olduğu için yaşanan haksızlığı, cep telefonuyla çekerek, kendi sosyal medya hesabından paylaştığını, sonrasında mekan sahibinin rica etmesi üstüne paylaşımı sildiğini vurguladı. Ketenciler, hakkındaki olası bir hapis cezasına karar verilmesi durumunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etti.

Ketenciler’in avukatı Zelal Pelin Doğan, müvekkilinin suçsuz olduğunu, gazeteci olduğu için kamusal görevini icra ettiğini söyleyerek, Ketenciler’in beraatini istedi. Avukatlar, Ketenciler’in çektiği ve yayınladığı görüntülerdeki bekçilerin gözaltı işlemi ile ilgili bilirkişi raporu hazırlandığını, raporda işlemin hukuksuz olduğunun tespit edildiğini belirtti.

Ketenciler’den şikayetçi olan bekçi, maddi değil manevi bir zararının olduğunu, şikayetinin de devam ettiğini dile getirdi.

2020-2021 Adli Yılı’nın başlaması ile birlikte adliyelerde daha önce kaldırılan bir uygulamaya geri dönüldü. Buna göre; savcıların asliye ceza mahkemeleri yargılamalarına katılmalarının önü açıldı. Asliye Ceza Mahkemeleri’ndeki duruşma savcısı uygulamasına 2011 yılında son verilmişti.

Duruşma savcısı, Ketenciler’e yöneltilen suçlamanın değiştirilebileceğini iddia etti. Ketenciler’in, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” ile değil, “soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses ve görüntüleri yetkisiz olarak kayda almak veya nakletmekle” suçlanabileceğini öne sürdü.

Böylece, iddianame ile hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası talep edilen Ketenciler hakkında altı aya kadar hapis cezası istenmesi gündeme geldi.

Duruşma savcısı, Ketenciler’e; hakkındaki suçlamanın bu şekilde değişme ihtimali karşısında ek savunma yapması için süre verilmesini talep etti.

Mahkeme, bekçinin yargılamaya katılma talebini kabul etti.

Mahkeme, Ketenciler hakkındaki değiştirilmesi değerlendirilen, “soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses ve görüntüleri yetkisiz olarak kayda almak veya nakletmek” suçlamanın “ön ödemeli” suçlardan olduğunu açıkladı. Suçlamanın karşılığının altı aya kadar hapis cezası olduğunu tespit eden mahkeme, yasada; cezaya ilişkin bir alt sınırın belirlenmediğini açıkladı. Buna göre, mahkeme; Ketenciler’in bir ay hapis cezası karşılığı 600 TL adli para cezası ile mahkeme giderlerini 10 gün içinde ödemesi halinde davanın düşmesine hükmetti.

Ancak, Ketenciler; ön ödeme teklifine uymadı. Bu nedenle, yargılamanın ikinci duruşması 8 Ekim 2020 tarihinde görüldü. Gazetecilerin ve gözlemcilerin duruşma salonuna girmesine, koronavirüs pandemisi karşısında alınan tedbirler kapsamında izin verilmedi. Yargılanan gazeteci İnan Ketenciler, duruşmaya avukatı Veysel Ok ile birlikte katıldı.

Duruşma savcısı, bu duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sundu. Ketenciler’e iddianame ile yöneltilen “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve yaymak” suçlaması değiştirildi. Mütalaada, Ketenciler’in; “soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses ve görüntüleri yetkisiz olarak kayda almak veya nakletmek” iddiasıyla cezalandırılması talep edildi.

Mahkeme, Ketenciler’in; “soruşturma işlemleri sırasındaki ses ve görüntüleri yetkisiz olarak kayda almak veya nakletmek” suçunu işlediğine karar verdi. Ketenciler’in, Türk Ceza Kanunu’nun 286/1 maddesi uyarınca bir ay hapisle cezalandırılmasına karar verildi.

Mahkeme, verdiği hapis cezası kararını; Ketenciler’in yargılama sürecindeki iyi halini göz önünde bulundurarak 25 gün hapis cezasına indirdi. Hapis cezası kararın, Türk Ceza Kanunu’nun 52/2 maddesi kapsamında 500 TL adli para cezasına dönüştürüldü. Adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.

2. Standing - Oct. 8, 2020


Saat 11.05’te başlaması gereken duruşma, 15 dakika gecikmeli olarak, saat 11.20’de başladı.

Mahkeme başkanı değişmedi. Hakim; gazetecilerin ve gözlemcilerin duruşma salonuna girmesine, koronavirüs pandemisi karşısında alınan tedbirler kapsamında izin vermedi.

Yargılanan gazeteci İnan Ketenciler, duruşmaya avukatı Veysel Ok ile birlikte katıldı.

Duruşma savcısı, bu duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sundu. Ketenciler’e iddianame ile yöneltilen “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve yaymak” suçlaması değiştirildi. Mütalaada, Ketenciler’in; “soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses ve görüntüleri yetkisiz olarak kayda almak veya nakletmek” iddiasıyla cezalandırılması talep edildi.

Savcı; önceki duruşmada, Ketenciler’e yöneltilen suçlamanın değiştirileceğinin belirtildiğini anımsattı. Bir önceki duruşmada, Ketenciler’e yöneltilen yeni suçlamanın “ön ödeme” kapsamındaki suçlardan olduğu belirtilmiş ve ön ödeme yapması durumunda Ketenciler hakkındaki davanın düşürüleceği açıklanmıştı. Savcı, mütalaasını açıklarken Ketenciler’in ön ödeme yapmadığını da bildirdi.


Mahkeme, Ketenciler’in; “soruşturma işlemleri sırasındaki ses ve görüntüleri yetkisiz olarak kayda almak veya nakletmek” suçunu işlediğine karar verdi. Ketenciler’in, Türk Ceza Kanunu’nun 286/1 maddesi uyarınca bir ay hapisle cezalandırılmasına karar verildi.

Mahkeme, verdiği hapis cezası kararını; Ketenciler’in yargılama sürecindeki iyi halini göz önünde bulundurarak 25 gün hapis cezasına indirdi.

Hapis cezası kararın, Türk Ceza Kanunu’nun 52/2 maddesi kapsamında 500 TL adli para cezasına dönüştürüldü.

Adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.


Duruşma Öncesi

Adliye girişinde, koronavirüs pandemisi karşısında önlemler alınmıştı. Duruşma, belirlenen saatinden yaklaşık 15 dakika geç başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Hakim; gazetecilerin ve gözlemcilerin duruşma salonuna girmesine, koronavirüs pandemisi karşısında alınan tedbirler kapsamında izin vermedi. Bu nedenle mahkeme salonuna ilişkin gözlem yapılamadı.

Duruşmaya Katılım

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ve Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24) gözlemcileri, duruşmayı izlemek için adliyedeydi. Ancak; gözlemcilerin duruşma salonuna girmesine, koronavirüs pandemisi karşısında alınan tedbirler kapsamında izin verilmedi.

Genel Gözlemler

Duruşma salonunda, koronavirüs pandemisi karşısında alınan sosyal mesafe önlemine de uygun olarak üç izleyicinin oturacağı kadar yer vardı. Duruşmayı da zaten üç gözlemci takip edecekti.

Ancak, mahkeme katibi; “pandemide duruşma izlemenin yasak olduğunu” söyledi. Gözlemciler, itiraz etti. Katip, itirazlar karşısında bu kez hakimin salona kimseyi almak istemediğini dile getirdi.

1. Standing - Sept. 24, 2020


Saat 10.55’te başlaması gereken duruşma, 25 dakika gecikmeyle, saat 11.20’de başladı.

Yargılanan gazeteci İnan Ketenciler, duruşmaya; avukatları Erselan Aktan ve Zelal Pelin Doğan ile birlikte katıldı.

Ketenciler’den şikayetçi olan üç bekçiden biri de duruşmaya katıldı.

Ketenciler, ilk duruşmada savunmasını yaptı. İddianameyi anlamadığını söyleyen Ketenciler, suçlamaların tümünü reddetti.

Olay sırasında; bekçiler tarafından, garsonun saldırıya uğradığını, bu yüzden tepki gösterdiğini söyleyen Ketenciler, olay sırasında bekçilerin üst arama yetkisi olmadığını hatırlattı.

Gazeteci olduğu için yaşanan haksızlığı, cep telefonuyla çekerek, kendi sosyal medya hesabından paylaştığını, sonrasında mekan sahibinin rica etmesi üstüne paylaşımı sildiğini vurguladı.

Ketenciler, hakkındaki olası bir hapis cezasına karar verilmesi durumunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etti.

Ketenciler’in avukatı Zelal Pelin Doğan, müvekkilinin suçsuz olduğunu, gazeteci olduğu için kamusal görevini icra ettiğini söyleyerek, Ketenciler’in beraatini istedi.

Avukatlar, Ketenciler’in çektiği ve yayınladığı görüntülerdeki bekçilerin gözaltı işlemi ile ilgili bilirkişi raporu hazırlandığını, raporda işlemin hukuksuz olduğunun tespit edildiğini belirtti.

Ketenciler’den şikayetçi olan bekçi, maddi değil manevi bir zararının olduğunu, şikayetinin de devam ettiğini dile getirdi.

2020-2021 Adli Yılı’nın başlaması ile birlikte adliyelerde daha önce kaldırılan bir uygulamaya geri dönüldü. Buna göre; savcıların asliye ceza mahkemeleri yargılamalarına katılmalarının önü açıldı. Asliye Ceza Mahkemeleri’ndeki duruşma savcısı uygulamasına 2011 yılında son verilmişti.

Duruşma savcısı, Ketenciler’e yöneltilen suçlamanın değiştirilebileceğini iddia etti. Ketenciler’in, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” ile değil, “soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses ve görüntüleri yetkisiz olarak kayda almak veya nakletmekle” suçlanabileceğini öne sürdü.

Böylece, iddianame ile hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası talep edilen Ketenciler hakkında altı aya kadar hapis cezası istenmesi gündeme geldi.

Duruşma savcısı, Ketenciler’e; hakkındaki suçlamanın bu şekilde değişme ihtimali karşısında ek savunma yapması için süre verilmesini talep etti.


Mahkeme, bekçinin yargılamaya katılma talebini kabul etti.

Mahkeme, Ketenciler hakkındaki değiştirilmesi değerlendirilen, “soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses ve görüntüleri yetkisiz olarak kayda almak veya nakletmek” suçlamanın “ön ödemeli” suçlardan olduğunu açıkladı.

Suçlamanın karşılığının altı aya kadar hapis cezası olduğunu tespit eden mahkeme, yasada; cezaya ilişkin bir alt sınırın belirlenmediğini açıkladı.

Buna göre, mahkeme; Ketenciler’in bir ay hapis cezası karşılığı 600 TL adli para cezası ile mahkeme giderlerini 10 gün içinde ödemesi halinde davanın düşmesine hükmetti.

Belirlenen ön ödeme yapılmazsa, yargılama 8 Ekim 2020’de devam edecek.


Duruşma Öncesi

İstanbul’daki Çağlayan Adliyesi’ne yoğun güvenlik önlemleri ile birlikte girildi.

Bununla birlikte koronavirüs pandemisi karşısında alınan ek sağlık önlemleri de alındığı için adliye girişinde yığılmalar oluştu.

Bu duruşmanın görüleceği İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesi’nin o gün 30 duruşma görmesi gerekiyordu.

Duruşma yaklaşık olarak 25 dk. geç başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu yaklaşık olarak 20-30 metrekare büyüklüğündeydi. Avukatlar, taraflar ve izleyiciler için ayrılan yer yetersizdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı; Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) gözlemcisi takip etti.

Genel Gözlemler

Duruşmada olağanüstü bir gelişme yaşanmadı.

İnan Ketenciler - “Obtaining or Disseminating Personal Data” Trial (Indictment)

İnan Ketenciler - “Obtaining or Disseminating Personal Data” Trial 1. Standing (Minutes of the Hearing)

İnan Ketenciler - “Obtaining or Disseminating Personal Data” Trial 2. Standing (Minutes of the Hearing)

Perihan Mağden, İnan Ketenciler - “Publicy Insulting the President” Trial

Yazar Perihan Mağden’in, “Survivor adasında Tayyip modeli Semih Öztürk” başlıklı yazısı daha sonra kapatılan Nokta Dergisi’nde, Nisan 2016’da yayımlandı. Mağden, yazısında; Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı, bir televizyon yarışması olan Survivor yarışmacısı Semih Öztürk’e benzetmişti.

Yazı Nokta Dergisi’nden sonra, T24 internet haber sitesinde de yayımlandı.

Yarışmacı Semih Öztürk, yazıyı; “şahsına ve Cumhurbaşkanına hakaret içerikli olduğu” iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet etti. Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Perihan Mağden ile birlikte T24 internet haber sitesinin yazı işleri müdürü İnan Ketenciler hakkında soruşturma başlattı.

Ketenciler, savcılığa verdiği ifadede; yazının T24 internet sitesine ait olmadığını, Nokta Dergisi’nden alıntı yapılarak yayımladıklarını belirtti. Suçlamayı kabul etmedi.

Türk Ceza Kanunu’na göre; bir kişi hakkında, “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla dava açılabilmesi için Adalet Bakanı’nın izni gerekiyor.

Bu doğrultuda, Ketenciler ile birlikte Mağden hakkında dava açılabilmesi için gereken bakan onayı da 30 Mayıs 2017’de alındı.
Ketenciler ve Mağden hakkındaki iddianame 6 Haziran 2017’de tamamlandı.

T24 internet haber sitesi yazı işleri müdürü İnan Ketenciler ve yazar Perihan Mağden hakkındaki iddianame İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu tarafından 6 Haziran 2017’de tamamlandı. İddianamede, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan “mağdur” olarak yer aldı.

İddianamede, Ketenciler ve Mağden hakkındaki soruşturmanın; televizyon yarışması Survivor yarışmacısı Semih Öztürk’ün, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı ihbarın ardından başlatıldığı belirtildi.

İddianameye göre Öztürk, ihbar dilekçesinde; “Survivor isimli yarışma programına katıldığı sırada Perihan Mağden’in, Nokta Dergisi’nde şahsına ve Cumhurbaşkanına hakaret içerikli yazı kaleme aldığını, yazının t24’te yayımlandığını” iddia etti, şikayetçi olduğunu belirtti.

İddianamede; Perihan Mağden’in, daha sonra kapatılan Nokta Dergisi’nde ve T24 internet haber sitesinde, 18 Nisan 2016’da “Survivor adasının Tayyip modeli olarak Semih Öztürk” başlığı ile yayımlanan yazısından şu bölüm aktarıldı:

“Zira adada bizi Tayyip amcasının miniskül bir kopyası bekliyor: Huzursuzluğunuzda Semih Öztürk! Acun Ilıcalı maharetle bu korkunç irritanı adaya yarışmacı olarak yerleştirmiş meğer. Ayrıca amcasının modeli, gönüllüler arasında her hafta birinci çıkıyor! Halk onu seçiyor. Yani onu adadan yollamanın, kurtulmanın imkan ve ihtimali yok. Bu denli pis oynayan, amcasının tüm taktiklerini uygulayarak halkının teveccühlerini her hafta kazanan Semih, sinirlerimizi lime lime lime etmeyi başarıyor. Ağır çekim çenesi bi dakka kapanmıyor. Semih sayesinde anlıyoruz ve biliyoruz ki; bize kaçıp kurtuluş yok! Hiç kimse Türk Halkıyla irrasyonalitesinin, bakar körlüğünün, feci tercihlerinin, özdeşleşmeyi yeğlediğinin arasına giremez! Semihler kazandıkça, bizler küçülüyoruz. Büzüşüyoruz. (…)

Atamazsın Semih’i girdiği bünyeden. Onun işi bu yani: kıl olmak. Kıl etmek. Geçimini inatçı geçimsizliğiyle temin etmek. Semih’in alameti farikası, haksızken haklıymış GİBİ yapmak esasında. Haklıyken haksız çıkmanın adaletsizliğiyle, her Allah’ın günü unufak edildiğimiz bu ülkede; Semih yüzsüz ve arsız külliyen haksızların, öyleyken haklıymış pozunu iffetsizce takınanların şansız bayrağını dalgalandırıyor. Bilmem bu özellikler size birilerini, birilerini hatırlatıyor mu? Diyelim hayranları (insanı asıl kahreden bu ‘unsurlar’) Semih’in sürekli büyük haksızlıklara uğradığı konusunda, ısrarcı mı, kararlı. Nuh diyor, adalet, hakikat demiyorlar. (…)

Birinci olduğunda korkunç nasyonalist bir şiir okudu. Arif Nihat Asya’nın ‘Bayrak’ şiiriymiş. ‘Bayram değil, seyran değil; bu nasyonalist bizi niye öptü’ dememize kalmadı- Meğer, rol modeli Tayyip Amcası (Semih diğer yarışmacıların amcası olduğunu iddia ediyor zira ikide bibuçukta) stat açılışında Bursaspor’a okumuş bu kıymetli şiiri!

Semih de Bursalı. Hem ordan, hem Tayyibistlerden gelecek oyları çarpacak yani. Böyle de 1 Şark kurnazı! Oy devşirme ayak oyunlarının, mutlak üstadı. Daha önce de 1 Necip Fazıl şiiri okudu. Şair tercihleri de çakalca ve nokta atışçı yani. Kütlesinin sinir ayarlarıyla oynayıp, oy toplamada eline su dökemiyor CHP’li İzmirli çocuk kimliğindeki diğer Gönüllüler.(…)

Böyle hesap kitaplarda acayip iyi Semih. Küçük Sezar’ın hakkı, amcasına. Aynı rol modeli gibi, büyük hezimetleri kapıda bekleyen başarı, yarattığı tüm çalkantıları nefsi müdafaa, neden olduğu tüm istikrarsızlıkları başkalarının eseri gibi yansıtmakta 1 kopya kedi olarak, mide bulandırıcı, sinirden göz karartıcı bir başarısı var yani. Semih Semih’tir. Besbelli tedaviye muhtaç, öz önemsemeden, aşağılık ve yükseklik kompleksi sarkacında gidip gelmekten başı dönmüş bir gariban, acıklı vaziyette biri.

Peki ya Semih’in; onun ve modelinin önüne habire yatmaktan imtina etmeyen hassstaları? Hayranları? Şakşakçıları? Zafere taşıyıcıları? O kadar çok ve o kadar körlüklerine adanmışlar ki- Yanmışız biz. Survivor adasında da hakikat müptelalarına huzur, rahat yok yani.”

İddianamede, Mağden’in, soruşturma aşamasında verdiği ifadenin özetine de yer verildi. Buna göre Mağden, “Semih Öztürk ile Cumhurbaşkanı arasında bazı noktalarda benzetme yaptığını, Cumhurbaşkanının avukatlarının şikayetinin olmadığını, yazıda Survivor programı ile programdaki sıra dışı bir yarışmacı portresi çizen Semih Öztürk’ü tavırları nedeniyle eleştirdiğini” söyledi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadında da belirtildiği gibi, “eleştirinin bazen ağır, şok edici ve incitici olabileceğini” belirtti, yazısının Cumhurbaşkanı ile ilgili olmadığını dile getirdi.

İddianamede, Nokta Dergisi’nin OHAL kapsamında kapatılması nedeniyle, derginin internet sitesine de erişimin engellendiği belirtildi. Bu yüzden Mağden’in yazısının çıktısının alınamadığı ifade edildi.

İddianamede, Mağden’in yazısı için; “Yazı içeriğinin eleştiri sınırlarını aştığı, eser sahibi bakımından suç oluşturduğu” iddia edildi. Yazının, T24 internet haber sitesinde aynen yayımlanmasının da “aynı suçun tekrar işlenmesi niteliğinde olduğu” öne sürüldü.

İddianamede, Ketenciler ve Mağden; Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesi uyarınca “Cumhurbaşkanına hakaret etmekle” suçlandı. Hakkında bir yıl iki aydan dört yıl sekiz aya kadar hapis cezası istendi.

Ketenciler’in ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” da talep edildi.

İddianame, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

T24 internet haber sitesi yazı işleri müdürü İnan Ketenciler ile birlikte yazar Perihan Mağden’in yargılanmasına, 2 Kasım 2017’de, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma ile başlandı. Ketenciler bu duruşmada, savunma için süre talep etti. Mağden ise duruşmaya katılmadı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Hatice Özay, Mağden’in daha sonra kapatılan Nokta Dergisi’nde yayımlanan yazısı nedeniyle şikayet dilekçesini mahkemeye sundu, davaya katılma talebinde bulundu. Mağden’in avukatı Melike Polat, yazının Semih Öztürk ile ilgili olduğunu, Cumhurbaşkanı’na yönelik olmadığını dile getirdi. Polat, bu gerekçeyle, Erdoğan’ın avukatının katılma isteğinin reddedilmesini talep etti. Mahkeme başkanı, Erdoğan’ın davaya katılma talebini kabul etti.

Yargılamanın ikinci duruşması, 15 Şubat 2018’de görüldü. Ketenciler, bu duruşmada savunmasını yaptı. Mağden’in yazısında hakaret unsuru olmadığını, zaten yayımlanmış olan bir yazıyı yayımladıklarını, yazı nedeniyle bir sorumluluğunun olmadığını belirtti. Beraatını talep etti.

Yargılamanın üçüncü duruşması 21 Haziran 2018’da görüldü. Bu duruşmada, mahkeme başkanı izinli olduğundan, başka bir hakim görev yaptı. Gazeteciler de duruşmaya katılmadı.

Yargılamanın dördüncü duruşması 22 Kasım 2018’da görüldü. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Abdulsamet Aydın, yazı nedeniyle şikayetlerinin devam ettiğini belirtti, gazetecilerin cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme, Perihan Mağden’in bir sonraki duruşmaya zorla getirtilmesine karar verdi.

Yargılamanın beşinci duruşması 10 Ocak 2019’da görüldü. Perihan Mağden, savunmasını bu duruşmada yaptı. Mağden şunları söyledi:

“Olay tarihinde Survivor yarışması çok yüksek reyting alan ve herkes tarafından izlenen bir yarışma idi. Yarışmacılardan Semih Öztürk de çok iyi bir yarışmacı olmamasına rağmen dilbazlığı ve çeşitli hareketleri ile yarışmanın en çok konuşulan kişisi idi.

Ben de köşe yazarıyım, işim bu. Onunla ilgili bir yazı kaleme aldım. Yazımda anlatmak istediğim şey Semih’in cumhurbaşkanının popülaritesinden nemalanmaya çalışmasıdır. Cumhurbaşkanı’na hakaret gibi bir kastım yoktur, yazının Cumhurbaşkanı ile ilgisi de yoktur. Cumhurbaşkanı’nın tavırlarını öykündüğü için böyle bir yazı yazıldı. Konu Semih Öztürk idi Cumhurbaşkanı değildi. Atılı suçu işlemedim.”

Yargılamanın altıncı duruşması 21 Şubat 2019’da görüldü. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Muhammed Cemil İmamoğulları, yazı ile ilgili şikayetlerinin devam ettiğini söyledi, gazetecilerin cezalandırılmasını talep etti. İnan Ketenciler’in avukatı Halil Kocabaş ise esas ilişkin savunma için süre talep etti. Hakim, ek süre talebini kabul etti.

Yargılamanın yedinci duruşması, 21 Mart 2019’da görüldü. Ketenciler; davaya konu olan yazının T24’te yayımlanması sırasında yazı işleri müdürü olduğunu, Mağden’in yazısının ifade ve basın özgürlüğü çerçevesinde olduğunu ve Cumhurbaşkanını hedef almadığını söyledi.

Ketenciler’in avukatı Halil Kocabaş ise Ketenciler’in eser sahibi değil yayımlayan olduğunu söyledi. Perihan Mağden’in, yazısında; “Survivor isimli yarışmada mastürbasyon yapan bir kişiyi eleştirdiğini, bu kişinin dosyanın ihbarcısı olduğunu” söyledi. Cumhurbaşkanının avukatlarının davaya sonradan müdahil olduğunu belirten Kocabaş, “Cumhurbaşkanının da bu davayla anılmak istediğini düşünmüyorum” dedi. Hedef alma durumu olmadığını, yazının cumhurbaşkanıyla değil yarışmacı ile ilgili olduğunu anlattı. İddianamede de hangi cümlenin hedef almaya ve hakarete yer açtığının gösterilmediğini söyledi.

Perihan Mağden’in avukatı Figen Albuga Çalıkuşu Yargıtay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını içeren bir dilekçeyi sunduklarını söyledi. Yarışmacının cumhurbaşkanı ile özdeşleşme yaklaşımı olduğunu, yazının yarışmacı ile ilgili olduğunu anlattı. Bu konuyla ilgili Cumhurbaşkanı’nın şikayette bulunmamasına karşın yarışmacının ihbarda bulunduğunu söyledi. Suçlamanın unsurlarının oluşmadığını belirterek beraat talep etti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Ela Ezgi Yelmen, şikayetlerinin devam ettiğini söyledi. Yazıda, “Rol modeli Tayyip amcası” ifadesinin birkaç kez geçtiğini belirterek, yarışmacı üzerinden Erdoğan’a yönelik ithamda bulunulduğunu savundu. Bunların da hakaret kapsamında olduğunu savunarak gazetecilerin cezalandırılmasını talep etti.

Mahkeme Başkanı, İnan Ketenciler’in beraatına karar verdi.

Hakim, Perihan Mağden hakkında ise 11 ay 20 gün hapis cezasına karar verdi. Ancak hapis cezasını 7 bin TL adli para cezasına çevirdi.

7. Standing - March 21, 2019


Duruşmada, İnan Ketenciler; dava konusu yazı T24’te yayımlandığında yazı işleri müdürü olduğunu, Perihan Mağden’i yazısının ifade ve basın özgürlüğü çerçevesinde olduğunu ve cumhurbaşkanını hedef almadığını söyledi.

Avukat Halil Kocabaş, Ketenciler’in eser sahibi değil yayımlayan olduğunu söyledi. Perihan Mağden’in, yazısında; “Survivor isimli yarışmada mastürbasyon yapan bir kişiyi eleştirdiğini, bu kişinin dosyanın ihbarcısı olduğunu” söyledi.

Cumhurbaşkanının avukatlarının davaya sonradan müdahil olduğunu belirterek “Cumhurbaşkanının da bu davayla anılmak istediğini düşünmüyorum” dedi. Hedef alma durumu olmadığını, yazının cumhurbaşkanıyla değil yarışmacı ile ilgili olduğunu anlattı.

İddianamede de hangi cümlenin hedef almaya ve hakarete yer açtığının gösterilmediğini söyledi. Suçun unsurları oluşmadığından beraat talep etti.

Perihan Mağden’in avukatı Figen Albuga Çalıkuşu, Yargıtay ve AİHM kararlarını içeren yazılı dilekçelerini sunduklarını söyledi. “Yarışmacının cumhurbaşkanı ile özdeşleşme yaklaşımı olduğunu, yazının yarışmacı ile ilgili olduğunu” anlattı. Bu konuyla ilgili cumhurbaşkanının şikayette bulunmamasına karşın yarışmacının ihbarda bulunduğunu söyledi. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek beraat talep etti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Ela Ezgi Yelmen, şikayetlerinin devam ettiğini söyledi. Yazıda “Rol modeli Tayyip amcası” ifadesinin birkaç kez geçtiğini belirterek, “yarışmacı üzerinden Erdoğan’a yönelik ithamda bulunulduğunu” savundu. Bunların da hakaret kapsamında olduğunu savunarak gazetecilerin cezalandırılmasını talep etti.


Kararını açıklayan mahkeme, Perihan Mağden’in “atılı bulunan ve sabit kabul edilen Cumhurbaşkanına hakaret suçu nedeniyle; suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen neticenin ağırlığı, sanığın kasıtlarının yoğunluğu” gözönüne alınarak 1 yıl hapis cezasına karar verdi.

Ceza, “eylemin alenen yapılması” gerekçesiyle 1 yıl 2 ay hapis cezasına çıkarıldı.

Mağden’in “yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle” ise 11 ay 20 gün hapis cezasına indirildi.

Hapis cezası, “Mağden’in sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikleri göz önüne alınarak” 350 gün karşılığı adli parasına çevrildi.

Böylece Mağden 7 bin TL adli para cezasına çarptırıldı.

Hakim, İnan Ketenciler’in ise beraatına karar verdi.


Duruşma Öncesi

Duruşma salonuna çıkan koridorda barikat yoktu. Salona girişte basın mensuplarına kimlik sorulmadı. Herhangi bir sorun yaşanmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda seyirciler için altı sandalye ayrılmıştı. Küçük bir salondu. Penceresizdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve iki gazetecinin de aralarında olduğu beş kişi takip etti. Duruşmada, Perihan Mağden’i avukatı temsil etti. İnan Ketenciler ve avukatı ise salondaydı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı da avukatı temsil etti.

Genel Gözlemler

Mahkeme başkanı Ketenciler ve avukatları dinledi, daha sonra karar için ara verdi.

6. Standing - Feb. 21, 2019


Saat 11:35’te başlayacağı belirlenen duruşma saat 11:50’de başladı.

Perihan Mağden’in avukatı Figen Albuga Çalıkuşu, esas hakkındaki savunmalarını yazılı olarak mahkemeye sundu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Muhammed Cemil İmamoğulları şikayetlerinin devam ettiğini söyledi ve gazetecilerin cezalandırılmalarını istedi.

İnan Ketenciler’in avukatı Halil Kocabaş ise esas hakkındaki savunma için süre istedi.

Bunun üzerine hakim , esas hakkında savunma için söz alacak olan Perihan Mağden’in avukatı Figen Albuge Çalıkuşu’ndan, gelecek duruşmada sözlü beyanda bulunmasını isteyerek duruşmayı sonlandırdı.


İnan Ketenciler’in avukatına, esasa ilişkin savunma için süre verilmesine karar veren mahkeme, duruşmayı 21 Mart 2019’a saat 12.05’e erteledi.


Duruşma Öncesi

Duruşma öncesinde bir destek ya da protesto gösterisi gerçekleşmedi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Görülen dava açısından duruşma salonu yeterliydi. Avukatlar için ayrılan yer yeterliydi.

Duruşmaya Katılım

Gazeteciler duruşmaya katılmadı.

Yargılanan gazetecilerden Perihan Mağden’in avukatı Figen Albuga Çalıkuşu, İnan Ketenciler’in avukatı Avukat Halil Kocabaş ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Muhammed Cemil İmamoğulları duruşmada hazır bulundu.

Ayrıca duruşmayı Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ile iki gazeteci takip etti.

Genel Gözlemler

Duruşmada izleyenlere herhangi bir engel çıkarılmadı, mahkeme salonunda dizüstü bilgisayar gibi elektronik aygıtların kullanımına ilişkin bir kısıtlama getirilmedi.

4. Standing - Nov. 22, 2018


Duruşma, İstanbul Adliyesi’de İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma, önceden belirlendiği gibi saat 10.50’de başladı.

Perihan Mağden ve avukatı ile İnan Ketenciler duruşmaya katılmadı. Ketenciler’i, duruşmada; avukatı Halil Kocabaş temsil etti.

Hakim, Perihan Mağden’in avukatının istifa dilekçesi sunduğunun görüldüğünü belirtti. Avukat Halil Kocabaş, beyanı olmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Abdulsamet Aydın ise yazı ile ilgili şikayetlerinin devam ettiğini söyledi, gazetecilerin cezalandırılmasını talep etti.


Hakim, Perihan Mağden’in bir sonraki duruşmaya zorla getirilmesina karar verdi.

Yargılamanın beşinci duruşmasının 10 Ocak 2019’da görülmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşma Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’de İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma, önceden belirlendiği gibi saat 10.50’de başladı.

Duruşma salonuna giriş koridorunda bariyerler yoktu. Basın mensuplarına kimlik kartı sorulmadı. Salona girişte herhangi bir arama yapılmadı.

Duruşmaya Katılım

Perihan Mağden ve avukatı ile İnan Ketenciler duruşmaya katılmadı. Ketenciler’i, duruşmada; avukatı Halil Kocabaş temsil etti. Duruşmayı ikisi gazeteci olmak üzere dört kişi izledi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü mahkeme salonu tek sıra izleyici sandalyelerinin dışında sanık ve avukatlara ayrılan yerden oluşan, küçük, penceresiz bir oda şeklindeydi. Salonun ısısı iyiydi.

Genel Gözlemler

Duruşma kısa sürdü. Mağden hakkındaki zorla getirilme kararına rağmen hakimin sert bir ifadesi yoktu.

Perihan Mağden, İnan Ketenciler - “Publicy Insulting the President” Trial (Indictment)

Perihan Mağden, İnan Ketenciler - “Publicy Insulting the President” Trial 6. Standing (Minutes of the Hearing)

Contact: pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License

Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.