İpek Özbey

Hazal Ocak, Vedat Arık v.d. - “Disclose or Publish the Identity of Officials on Anti-Terrorist Duties” and “Violation of Privacy” Trial

Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Hazal Ocak’ın, “Boğaz’da Kaçak Var” başlıklı haberi, Cumhuriyet Gazetesi’nde 14 Nisan 2020 tarihinde yayımlandı.

Haber, Türkiye’de basın yayın kuruluşları ile bürokrasi arasındaki ilişkiyi kurmakla görevli Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın başkanı Fahrettin Altun’un İstanbul Boğaziçi’nde bulunan Kuzguncuk semtinde, evinin yanındaki arazi ile ilgiliydi.

Haberde, Altun’un; evinin yanındaki “araziyi başka bir devlet kurumu olan Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden kiraladığı, arazide daha sonra yoğun bir çalışma başlatıldığı, peyzaj düzenlemeleri yapıldığı, duvarlar örüldüğü, jiletli teller çekildiği” iddia edildi. Oysa evin ve yanındaki arazinin bulunduğu bölgede yapılaşmanın yasak olduğu öne sürüldü.

Haber, 14 Nisan 2020 tarihinde yayımlandı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na haberin yayımlanmasından beş gün sonra, 20 Nisan 2020’de suç duyurusunda bulundu.

Altun, suç duyurusunda; “evinin fotoğrafının çekildiğini ve açık adresinin izinsiz olarak yayımlandığını” iddia etti. “Hedef gösterildiğini” öne sürdü. Evinin ve kendisinin koruma altında olduğunu belirten Altun, suç duyurusunda, haberin; “Terör örgütlerinin amacıyla paralel olarak, Altun’un güvenlik duygusunu zayıflatmak, korku ve endişeye sevk etmek, saldırı ve tehlikeye açık hale getirmek amacını taşıdığını” iddia etti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, haberi ve şikayeti “basın suçları” kapsamında değil, “terör suçları” kapsamında değerlendirdi. Savcılığın Terör Suçları Soruşturma Bürosu, Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Hazal Ocak hakkında soruşturma başlattı. Savcılık, soruşturmaya; gazetenin yazı işleri müdürü İpek Özbey, sorumlu yazı işleri müdürü Olcay Büyüktaş Akça ile gazetenin foto-muhabiri Vedat Arık’ı da dahil etti. Gazetecilerin, Altun’u; “terör örgütlerine hedef gösterdiği” iddia edildi.

Olcay Büyüktaş Akça ile Hazal Ocak, İpek Özbey ve Vedat Arık, haklarındaki soruşturma kapsamında gözaltına alınmadı. Gazeteciler, ifade vermek için davet edildi.

İddianameye göre, İpek Özbey, soruşturma aşamasında, 30 Nisan 2020 tarihinde verdiği ifadesinde; “Konunun, kendisinin de bulunduğu toplantıda gündeme geldiğini ve araştırmalar yapılarak teyit edilmesi üzerine haber yapıldığını” dile getirdi. Sürece dahil olmadığını, sadece fotoğrafın Vedat Arık tarafından çekildiğini bildiğini, “haberin yazı işleri masasının onayı sonrasından basıldığını, haberin yayınlanmasında direk sorumluluğunun olmadığını” belirtti.

Haberde verilen adresin Fahrettin Altun’a değil, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün arazisine ait olduğunu dile getirdi.

Özbey; haberi de içeren gazetenin ilk baskısının yapılmasının ardından, üst düzey bir bakanlık yetkilisinin arayarak, adres ve bölgeye ait fotoğraf varsa haberden çıkarılmasını rica ettiğini aktardı. Bölge fotoğrafları ile adres bilgisinin, gazetenin ikinci baskısından ve internet sayfasından çıkarıldığını söyledi. “Yapılan işlemin habercilik maksadıyla yapıldığını, kimseyi hedef göstermediklerini” ifade etti.

“Boğaz’da Kaçak Var” haberi, sadece ceza talepli bir iddianamenin hazırlanması ile karşılanmadı.

İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliği haberlere ve sosyal medya paylaşımlarına erişim engeli getirildi.

Altun, ayrıca; İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi’ne şikayet dilekçesi verdi. Sadece “Boğazda Kaçak Var” başlıklı haber değil, haberin kamuoyundaki yansımalarına ilişkin “CHP: Dolandırıcılık” ve “Suçumuz Suçu İfşa, Suçumuz Kaçağa Suç Üstü Yapmak” başlıklı haberler de dilekçede şikayet konusu oldu. Altun; Hazal Ocak ve gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü Olcay Büyüktaş Akça ile gazetenin yayıncı şirketinden, toplamda, 250 bin TL manevi tazminat talep etti.

Öte yandan, Basın İlan Kurumu, 13 Mayıs 2020 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nin, 35 günlük resmi ilan ve reklam hakkını kesti. Karar yine Altun’un şikayeti üzerine alındı. Gazeteler ile işlemlerini kamuoyuna açık bir şekilde duyurmak zorunda olan kamu kurumları arasındaki ilan ilişkilerini düzenlemekle görevli kurum, kararının gerekçesini, “Cumhuriyet Gazetesi’nin haber verme ve ifade özgürlüğü sınırlarını aşması” iddiasına dayandırdı.

İpek Özbey ile Olcay Büyüktaş Akça, Hazal Ocak ve Vedat Arık hakkındaki iddianame, 16 Temmuz 2020 tarihinde tamamlandı.

Cumhuriyet Gazetesi’nin yazı işleri müdürü İpek Özbey, muhabiri Hazal Ocak, sorumlu yazı işleri müdürü Olcay Büyüktaş Akça ve gazetenin foto-muhabiri Vedat Arık hakkındaki iddianame, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından 16 Temmuz 2020 tarihinde tamamlandı.

İddianamede, Hazal Ocak’ın 14 Nisan 2020 tarihinde “Boğaz’da Kaçak Var” başlıklı haberine yer verildi. İddianamede, haberin yayınlanması üzerine Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun tarafından verilen suç duyurusu özetlendi. Altun’un kendisi ve konutu ile ilgili alınan koruma kararlarının dosyaya eklendiği belirtildi. Ayrıca; Büyüktaş Akça ile diğer gazetecilerin, soruşturma aşamasında savcılığa verdiği ifadelerin özeti aktarıldı.

İddianamede, daha sonra, “düşüne özgürlüğü” ve “düşünceyi açıklama özgürlüğüne” ilişkin geniş değerlendirmeler yapıldı.

Topluma haber verme ile özgür düşünceleri yayma ve açıklamanın, basın yayın organlarının temel görevi olduğu belirtildi. Düşünceyi açıklama özgürlüğünün, özgürlükçü demokratik devletlerin temelini oluşturduğu belirtildi.

Özgürlüklerin sınırsız olmadığının ifade edildiği iddianamede, “Özgürlüğü yok etme özgürlüğünün verilmesi. insan odaklı bir rejim olan demokrasiyi ortadan kaldırabilir. Bu nedenle düşünceyi açıklama özgürlüğünü, kamuoyu ve devleti korumaya yönelik olarak sınırlandırmak zorunludur” denildi. İddianamede, düşünceyi açıklama özgürlüğünün “kutuplaşma” ve “anarşiye” kadar varabileceği ileri sürüldü.

İddianamede, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un; “terör örgütleri hakkında yapmış olduğu açıklamalar ve çalışmaları göz önüne alındığında terörle mücadele kapsamında görev ve sorumluluk aldığı” iddia edildi.

İddianamede, haberde; “terörle mücadelede aktif görev ve sorumluluk aldığı kabul edilen Fahrettin Altun’un açık adresinin, tespitine yarayacak şekilde belirtildiği ve ikametin bulunmasını kolaylaştıracak fotoğrafların bulunduğu” öne sürüldü. Bu şekilde, haberin; “Fahrettin Altun’u, terör örgütlerinin hedefi haline getireceği” ileri sürüldü.

İddianamede, ayrıca; “Fahrettin Altun’un ailesi ile birlikte kullandığı konutunun, kamuoyunca bilinmediği ve bilinmesi imkanının bulunmadığı” iddia edildi. “Adresin tespitinin yapılması için özel çaba sarf edildiği” öne sürüldü. Gazetecilerin, bu şekilde “özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği” iddia edildi.

İddianamede, İpek Özbey’in; “haberin son onayını yapmak suretiyle Hazal Ocak ve Vedat Arık’ın eylemine iştirak ettiği” öne sürüldü.

İddianamede, İpek Özbey; Terörle Mücadele Kanunu’nun 6/1 maddesi uyarınca “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermekle” suçlandı. Hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası istendi.

Özbey’e, ayrıca; Türk Ceza Kanunu’nun 134/1 maddesi uyarınca “kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek” suçlaması yöneltildi. Bu kapsamda hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede, “gizliliğin, görüntü kayda alınması suretiyle ihlal edildiği” öne sürüldü. Bu yüzden de hakkında istenen cezanın, bir kat arttırılarak, iki yıldan altı yala kadar çıkarılması talep edildi.

Özbey’in bir de, “kişilerin özel hayatına ilişkin görüntüleri hukuka aykırı olarak ifşa ettiği” iddia edildi. Bu yüzden de hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapsi istendi.

Özbey hakkında, toplamda beş yıldan 14 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

İpek Özbey’in, ayrıca; Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” da talep edildi.

İddianame, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Cumhuriyet Gazetesi’nin yazı işleri müdürü İpek Özbey, muhabiri Hazal Ocak, sorumlu yazı işleri müdürü Olcay Büyüktaş Akça ve gazetenin foto-muhabiri Vedat Arık hakkındaki yargılama, 16 Aralık 2020 tarihinde, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma ile başladı.

Gazeteciler hakkında suç duyurusunda bulunan ve iddianamede “şikayetçi” sıfatı ile yer alan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve avukatının, duruşmaya katılması için Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi’ne talimat yazıldığı belirtildi. Ancak Altun ve avukatı duruşmaya katılmadı.

Suçlamalara katılmadığını belirten İpek Özbey, “Gazeteciyim. Kamu yararına haber varsa, yapmadığımız zaman görevimizi yapmamış oluruz. Gelen istihbarat üzerine haberi yaptık. Fahrettin Bey ya da başkası… Haber, haberdir. Kimseyi hedef göstermiş değiliz. Fahrettin Bey ile daha önce röportaj yapmışlığım var, kendisi de bunu bilir” dedi.

Herkesin, yasalar karşısında eşit olduğunu dile getiren Olcay Büyüktaş Akça, haberi yayımlayana kadar inşaatın İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından yıkıldığını dile getirdi. “Biz bunu haber yaptık sadece. Kimseyi hedef göstermedik, kimsenin adresini yazmadık” dedi.

Hazal Ocak ise haberi yapmaktaki amacının, toplumu bilgilendirmek olduğunu dile getirdi. “Bugüne kadar çok sayıda haber yaptım. Ama ilk defa böyle bir durum ile karşılaştım” dedi. Herkese açık bir ihaleden söz ettiklerini dile getiren Ocak, “Adres, halka açık. Bilgileri topladıktan sonra, tarafların görüşlerini aldım. Fahrettin Bey’e de soru gönderdim, ama yanıt vermedi” dedi. İzinsiz yapılan bir işlemin, her yerde haber olduğunu belirten Ocak; haberin, gazetenin taşra baskısında yayınlanmasının ardından bakanlıktan bir yetkilinin arayarak, haberin doğru olduğunu söylediğini ancak adres ve fotoğrafın kullanılmamasını istediğini aktardı. “Biz de, gazetenin şehir baskısı ve internette yayımlanan haberde, adres ve fotoğrafı kullanmadık” dedi. Ocak, savunmasında şunları söyledi:

“Özel uzmanlık alanım kent ve çevre. Bu alanda Türkiye’nin saygın meslek kuruluşlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda yerden, 11 tane ödül aldım. Türkiye’nin en prestijli gazetecilik ödülü olarak kabul edilen Sedat Simavi Ödülü’ne, başka bir kent haberiyle layık görüldüm. Yarın ödül törenine katılacağım bugün burada savunma yapıyorum. Ben suçlamaları kabul etmiyorum. Sadece gazetecilik görevini yaptım.”

20 yıldır foto-muhabirlik yaptığını belirten Vedat Arık ise “Ben Fahrettin Altun’un ne evini bilirim ne de adresini. Sadece haber fotoğraflarını çektim. Ben gazeteciyim ve yaptığım iş gazetecilik faaliyetleri kapsamındadır” dedi. Arık, “İddianamede yer alan yüz kızartıcı suçu hiçbir zaman işlemedim. 20 yıllık foto-muhabiriyim. Şimdiye kadar hiç kimsenin hayatının gizliliğini ihlal etmedim” diye konuştu.

Avukat Buket Yazıcı ise haberde, hukuka aykırı bir ifşanın söz konusu olmadığını dile getirdi. Gazetecilerin avukatları, haber ile ilgili delillerini sunmaları için ek süre istedi. Talep, kabul edildi.

Yargılamanın ikinci duruşması 18 Mart 2021 tarihinde görüldü. Gazetecilerin ve taraf avukatların hazır bulunduğu duruşmada, Fahrettin Altun’un avukatları, davaya katılma taleplerinin olduğunu ve şikayetlerinin devam ettiğini söyledi.

Duruşma savcısı, Fahrettin Altun’un davaya katılma talebinin kabulü talep etti.

Mahkeme heyeti, Fahrettin Altun’un davaya katılma talebini kabul ederken, dosyada eksik hususlar kalmadığından esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için Cumhuriyet Savcısına gönderilmesine karar verdi.

Yargılamanın üçüncü duruşması 24 Haziran 2021 tarihinde görülecek.

2. Standing - March 18, 2021


Mahkeme heyetinin yerini alması ile birlikte duruşma 45 dakika gecikme ile başladı. Duruşmada, yargılanan gazeteciler ile taraf avukatları hazır bulundu.

Fahrettin Altun’un avukatı Sezgin Tunç, davaya katılma taleplerinin olduğunu ve şikayetlerinin devam ettiğini söyledi.

Gazetecilerin avukatı Turan Karakaş, davaya konu haberde yer alan mülkün daha önce ihaleye çıktığını ifade ederek, “Zaten ihalede tüm bilgiler var. Gazete ortada, gazetenin neresinde terörle mücadele yer alanları hedef gösterilmiş. Komşuların belediyeyi arayıp, ihbar ettiğine dair kayıtlar var. Yıkıma ilişkin belge var. Bu tutanaktan sonra haber yapılıyor. Bu tutanak belediyede var. İstenebilir. Ya da bizde olanı verebiliriz. Vakıfların ihale ilanı var. İlanda evin adresine dair tüm bilgiler var. Hem başkan hem de eşi tanınan isimler” diye konuştu.

Duruşma savcısı, Fahrettin Altun’un davaya katılma talebinin kabulü talep etti.


Mahkeme heyeti, Fahrettin Altun’un davaya katılma talebini kabul ederken, dosyada eksik hususlar kalmadığından esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için Cumhuriyet Savcısına gönderilmesine karar verdi. Duruşma, 24 Haziran 2021 tarihine, saat 15:00’a ertelendi.


Duruşma Öncesi

Adliye girişinde izleyiciler ve gazeteciler X-Ray cihazından geçirilerek adliyeye alındı. Adliye girişinde koronavirüs önlemleri kapsamında bir kısım önlemler alındığı görüldü. Ateş ölçümü, sosyal mesafe ve maske takılmasına dikkat edildi. Adliye girişinde HES koduna bakılarak yurttaşlar, gazeteciler ve avukatlar adliyeye alındı. Gazetecilerin duruşma başlamadan salon önüne geçmesine izin verilmedi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu adliyedeki standart salonlardan biriydi. İzleyiciler, sanıklar ve avukatlar için yerler ayrılmıştı. İki ayrı SEGBİS ekranının kurulduğu salonda oturma sıralarına Covid-19 kapsamında uyarı yazıları konulduğu görüldü.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı, MLSA, TGS, P24 ve yargılanan gazetecilerin yakınları izledi.

1. Standing - Dec. 16, 2020


Saat 10.00’da başlaması gereken duruşma, bir saat 13 dakika gecikmeyle, saat 11.13’te başladı.

Yargılanan gazeteciler Hazal Ocak, Olcay Büyüktaş Akça, İpek Özbey ve Vedat Arık, duruşmaya; avukatları Turan Karakaş ve Buket Yazıcı ile birlikte katıldı.

Gazeteciler hakkında suç duyurusunda bulunan ve iddianamede “şikayetçi” sıfatı ile yer alan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve avukatının, duruşmaya katılması için Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi’ne talimat yazıldığı belirtildi. Ancak Altun ve avukatı duruşmaya katılmadı.

Gazeteciler savunmaları, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile kayıt altına alındı.

Suçlamalara katılmadığını belirten İpek Özbey, “Gazeteciyim. Kamu yararına haber varsa, yapmadığımız zaman görevimizi yapmamış oluruz. Gelen istihbarat üzerine haberi yaptık. Fahrettin Bey ya da başkası… Haber, haberdir. Kimseyi hedef göstermiş değiliz. Fahrettin Bey ile daha önce röportaj yapmışlığım var, kendisi de bunu bilir” dedi.

Herkesin, yasalar karşısında eşit olduğunu dile getiren Olcay Büyüktaş Akça ise haberi yayımlayana kadar inşaatın İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından yıkıldığını dile getirdi. “Biz bunu haber yaptık sadece. Kimseyi hedef göstermedik, kimsenin adresini yazmadık” dedi.

Gazeteci Hazal Ocak ise haberi yapmaktaki amacının, toplumu bilgilendirmek olduğunu dile getirdi. “Bugüne kadar çok sayıda haber yaptım. Ama ilk defa böyle bir durum ile karşılaştım” dedi. Herkese açık bir ihaleden söz ettiklerini dile getiren Ocak, “Adres, halka açık. Bilgileri topladıktan sonra, tarafların görüşlerini aldım. Fahrettin Bey’e de soru gönderdim, ama yanıt vermedi” dedi.

İzinsiz yapılan bir işlemin, her yerde haber olduğunu belirten Ocak; haberin, gazetenin taşra baskısında yayınlanmasının ardından bakanlıktan bir yetkilinin arayarak, haberin doğru olduğunu söylediğini ancak adres ve fotoğrafın kullanılmamasını istediğini aktardı. “Biz de, gazetenin şehir baskısı ve internette yayımlanan haberde, adres ve fotoğrafı kullanmadık” dedi. Ocak, savunmasında şunları söyledi:

“Özel uzmanlık alanım kent ve çevre. Bu alanda Türkiye’nin saygın meslek kuruluşlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda yerden, 11 tane ödül aldım. Türkiye’nin en prestijli gazetecilik ödülü olarak kabul edilen Sedat Simavi Ödülü’ne, başka bir kent haberiyle layık görüldüm. Yarın ödül törenine katılacağım, bugün burada savunma yapıyorum. Ben suçlamaları kabul etmiyorum. Sadece gazetecilik görevini yaptım.”

20 yıldır foto-muhabirlik yaptığını belirten Vedat Arık ise “Ben Fahrettin Altun’un ne evini bilirim ne de adresini. Sadece haber fotoğraflarını çektim. Ben gazeteciyim ve yaptığım iş gazetecilik faaliyetleri kapsamındadır” dedi. Arık, “İddianamede yer alan yüz kızartıcı suçu hiçbir zaman işlemedim. 20 yıllık foto-muhabiriyim. Şimdiye kadar hiç kimsenin hayatının gizliliğini ihlal etmedim” diye konuştu.

Avukat Buket Yazıcı ise haberde, hukuka aykırı bir ifşanın söz konusu olmadığını dile getirdi.

Gazetecilerin avukatları, haber ile ilgili delillerini sunmaları için ek süre istedi.

Duruşma savcısı ise dosyadaki eksiklerin tamamlanmasını talep etti.

Mahkeme, duruşmaya kısa bir ara verdi. Bu sırada; tüm gazeteciler ve avukatları ile gözlemciler duruşma salonundan çıkarıldı.


Mahkeme; gazetecilerin avukatlarına, haber ile ilgili delilleri sunmaları için ek süre tanıdı.

Yargılamanın, 18 Mart 2021 günü görülecek ikinci duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüldüğü İstanbul Adliyesi girişinde, koronavirüs pandemisi nedeniyle ateş ölçümü yapıldı. İçeri girmek isteyenler, maskelerini takmaları ve sosyal mesafe kuralına özen göstermeleri yönünde uyarıldı.

Adliyeye girmek isteyenlerin Hayat Eve Sığar kodları kontrol edildi.

Sağlık Bakanlığı, koronavirüs pandemisi karşısında alınan önlemler kapsamında geliştirdiği Hayat Eve Sığar uygulaması ile kişisel kod üretilebiliyordu. Kod, kişinin; koronavirüs ile temasını, hastalık durumunu arşivliyor ve saklıyordu. Adalet Bakanlığı da kod uygulamasını yürürlüğe sokarak, pandemi ile teması olan kişilerin adliyelere girmesinin önüne geçmeyi planladı.

Son olarak x-ray taramasının ardından adliyeye girildi.

Gazetecilerin ve gözlemcilerin, duruşma saatinden önce mahkeme salonunun önüne geçmesine izin verilmedi.

Mahkeme Salonu Koşulları

İzleyiciler için ayrılan her iki oturma yerinden biri, koronavirüs karşısında alınan sosyal mesafe önleminin sağlanması için bantla kapatılmıştı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı; Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) gözlemcileri ile Anka Haber Ajansı muhabiri takip etti.

Genel Gözlemler

Koronavirüs pandemisi karşısında alınan önlemler kapsamında, duruşma salonuna sınırlı sayıda gözlmeci alındı. Gecikmeli olarak başlayan duruşma, 35 dakika sürdü.

Hazal Ocak, Vedat Arık v.d. - “Disclose or Publish the Identity of Officials on Anti-Terrorist Duties” and “Violation of Privacy” Trial (Indictment)

Hazal Ocak, Vedat Arık v.d. - “Disclose or Publish the Identity of Officials on Anti-Terrorist Duties” and “Violation of Privacy” Trial 1. Standing (Minutes of the Hearing)

Hazal Ocak, Vedat Arık v.d. - “Disclose or Publish the Identity of Officials on Anti-Terrorist Duties” and “Violation of Privacy” Trial 2. Standing (Minutes of the Hearing)

Contact: pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License

Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.