İshak Karakaş

İshak Karakaş - Propaganda Trial

Halkın Nabzı gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Artı Gerçek yazarı İshak Karakaş, Suriye’nin Afrin kentine başlatılan “Zeytin Dalı” adlı askeri harekata karşı sosyal medyada gösterilen tepkilere yönelik başlatılan soruşturma kapsamında 22 Ocak 2018’de İstanbul’daki evinde gözaltına alındı.

Karakaş, 26 Ocak2018’de günü çıkarıldığı İstanbul 9. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından “örgüt propagandası” suçlamasıyla tutuklandı. 10 şüphelinin yer aldığı soruşturmada Karakaş ile birlikte dokuz kişi tutuklandı.

Cumhuriyet Savcısı Ergün Güçlü, İshak Karakaş’ın Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) “Terör Örgütü Propagandası Yapma” suçlamasını düzenleyen 7/2. maddesi gereği 1 yıldan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.

İddianamede PKK, KCK , Devrimci Gençlik Hareketi, Devrimci GençKadın Hareketi, PYD’ye dair bilgilere ve bu konudaki çeşitli gazete haberlerine yaklaşık 14 sayfa ayrılıyor. Ardından 10 şüpheli ile ilgili bölümler sıralanıyor.

İshak Karakaş hakkında, Twitter hesabından Emniyet fezlekesinde yer aldığı belirtilen paylaşımlarında “PKK/KCK/PYD/TPG/YPJ Silahlı terör örgütünün genel anlamda cebir, şiddet, tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmaya teşvik edecek şekilde propagandasını yaptığının tespit edildiği” öne sürülüyor.

Karakaş’ın özetlenen emniyet ifadesinde paylaşımların propapaganda amacı gütmediğini, insan ölümlerine karşı olduğu için paylaşımları yaptığı, atılı suçlamaları kabul etmediği belirtiliyor. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Karakaş’ın “suçtan kaçmak için gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu değerlendirdiği” belirtiliyor.

Davanın ilk duruşması İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 8 Mayıs 2018’de görüldü. Savunma yapan İshak Karakaş ve diğer tutuklu sanıklar yurtdışına çıkış yasağı ve karakola imza verme şekildeki adli kontrol tedbirleri uygulanarak tahliye edildi.

20 Kasım 2018’deki üçüncü duruşmada İshak Karakaş’ın avukatı Yıldız İmrek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve başka mahkemelerin emsal kararlarını içeren dosyayı mahkeme heyetine sundu. Dilekçe içerisinde beraate dair talepleri de yer aldı. Yurtdışına çıkış yasağının kaldırılmasını istedi.

İshak Karataş ise “Gazeteciyim. Kültürel amaçlı yurt dışına çıkmam gerekiyor. Barış Vakfı üyesi olduğumdan yurt dışına çıkmam gerekiyor. Bunun içinde yurt dışı yasağımın kaldırılmasını talep ediyorum” dedi.

Mahkeme avukatların ve sanıkların yurt dışı çıkış yasaklarının kaldırılması taleplerini reddetti.

17 Ocak 2019’daki 4. duruşmada, savcının 2 Ocak günü esas hakkında hazırladığı mütalaayı UYAP üzerinden mahkeme heyetine tebliğ ettiği görüldü. Savcı, mütalaasını duruşmada okumadı. Mütalaada 10 kişinin “zincirleme şekilde örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla cezalandırılması istendi. Savcı, twitter paylaşımlarını suçlamaya delil saydı. Mahkeme başkanının sorusu üzerine İshak Karakaş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istedi.

İshak Karakaş esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasında bir gazeteci ve Barış Vakfı kurucusu üyesi olarak barış yanlısı olduğunu, savcının suç isnat ettiği Twitter paylaşımlarında amacının sivillerin öldürülmesine karşı olmasıyla ilgili olduğunu beyan etti. Paylaşımlarında hiçbir örgütün propagandasını yapmadığını, “Siviller ölmesin” dediğini söyledi.

Heyet, İshak Karakaş ve diğer sanıkların yurt dışı yasağı ve adli kontrol uygulamalarını sanıkların savunmalarının almış olduğu gerekçesi ile kaldırılmasına, avukatların ve müvekkillerinin esas hakkındaki savunmaların hazırlaması için süre verilmesine karar verdi.

Davanın 26 Mart 2019’daki 5. duruşmasında , avukatlar esas hakkındaki mütalaaya karşı, beyan ve savunmada bulundular.

İshak Karakaş’ın müdafii Yıldız İmrek, savaşa karşı barışın propagandasının yapılmasının insanlık tarihi kadar eski olduğunu hatırlattı.

İshak Karakaş’ın suçlamaya konu sosyal medya paylaşımlarının sadece Afrin’e yönelik askeri müdahale hakkında olduğuna işaret eden Avukat İmrek, “atılı suçu destekleyecek şekilde herhangi bir terör örgütünün propagandasına yönelik başkaca hiçbir paylaşımı bulunmadığının” altını çizdi.

Müvekkilinin bir barış aktivisti olduğunu, Türkiye Barış Vakfı’nın kurucu üyelerinden ve yöneticilerinden biri olduğunu hatırlatan İmrek, suçlamaya konu mesajlarında, savaşa karşı görüşlerini ve sivillerin ölümüne ilişkin haberleri paylaştığını kaydetti.

Atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını belirten Avukat İmrek, müvekkilinin beraatini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise İshak Karakaş’ın lehine olacak hususların uygulanmasını talep etti.

Mahkeme heyeti avukatların savunmalarını tamamlamasının ardından sanıkların son beyanlarını aldı. Gazeteci İshak Karakaş, şunları söyledi:

“Savaşa karşıyım. Afrin, Suriye savaşı sırasında tek silahın patlamadığı bir yerdi. Bölge halkları oraya sığınmıştı. Afrin’e askeri müdahalede bulunulması nedeniyle buna karşı çıktım ve barışı savundum.”

Mahkeme gazeteci İshak Karakaş’ı, TMK’nın 7/2. maddesi kapsamında “PKK/KCK/YPG terör örgütünün propagandasını yapmak” suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ile cezalandırdı.

1 yıl olan ceza atılı suçun basın yoluyla işlendiği gerekçesiyle 1 yıl 6 ay, takdiren indirim ile 1 yıl 10 ay 15 gün, yargılamadaki davranışlar üzerinden yapılan indirimle 1 yıl 6 ay 22 gün olarak belirlendi.

Mahkeme hükmün açıklanmasını geri bıraktı. Karakaş, 5 yıl içinde kasten bir suç işlemediği takdirde Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı gereği, hakkındaki kamu davası düşecek.

5. Standing - March 26, 2019


Halkın Nabzı gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Artı Gerçek yazarı İshak Karakaş, Suriye’nin Afrin kentine başlatılan “Zeytin Dalı” adlı askeri harekata karşı sosyal medyada gösterilen tepkilere yönelik başlatılan soruşturma kapsamında 22 Ocak 2018’de evinde geceyarısı saatlerinde gözaltına alındı.

Karakaş, 26 Ocak günü çıkarıldığı İstanbul 9. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından “örgüt propagandası” suçlamasıyla tutuklandı. 10 şüphelinin yer aldığı soruşturmada Karakaş ile birlikte şüphelilerden dokuzu tutuklandı. Cumhuriyet Savcısı Ergün Güçlü tarafından hazırlanan iddianameyle Karakaş’a, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2. maddesindeki “terör örgütü propagandası” suçlaması yöneltildi.

Davanın ilk duruşması İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 8 Mayıs 2018’de görüldü. Savunma yapan Karakaş ve diğer tutuklu sanıklar adli kontrol tedbirleri uygulanarak tahliye edildi. Davanın 20 Kasım 2018’deki duruşmasında Karakaş’ın imza şartı, 17 Ocak 2019 tarihindeki duruşmada da yurt dışına çıkış yasağı kaldırıldı.

17 Ocak’taki duruşmada savcılık esas hakkındaki mütalaasını da sunarak, İshak Karakaş’ın “zincirleme örgüt propagandası” suçundan cezalandırılmasını talep etti.

Yargılama sonunda Karataş’a 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çarptırılarak hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakıldı.


Duruşma, önceki yargılamalarda meydana gelen sarkma nedeniyle öğleden sonraya kaldı. Ersin Özaslan başkanlığında üye hakimler Merve Çınar ve Muhsin Onay’dan oluşan mahkeme heyetinin saat 13.50’de salondaki yerini almasının ardından önceki celsede süre tanınan savunma avukatları, esas hakkındaki mütalaaya karşı, beyan ve savunmada bulundular.

Gazeteci olmayan diğer sanık avukatlarının beyan ve savunmalarının ardından İshak Karakaş’ın müdafii Yıldız İmrek söz aldı. Yıldız İmrek savunmasında, savaşa karşı barışın propagandasının yapılmasının insanlık tarihi kadar eski olduğunu hatırlattı. Bu hakkın günümüzde de geçerliliğini sürdüren başta Birleşmiş Milletler’e ait olan çok sayıda bildirgeye yansıdığına işaret etti.

İnsanların din, milliyet gibi sebeplerle tarih boyunca yıkıcı savaşlara giriştiğini anımsatan Avukat İmrek, Ortadoğu’da da yıkıcı savaşların yaşandığını ve müvekkilinin, Türkiye’nin de böyle bir yıkıcı savaşa girmesine karşı çıktığını belirtti.

İshak Karakaş’ın suçlamaya konu sosyal medya paylaşımlarının sadece Afrin’e yönelik askeri müdahale hakkında olduğuna işaret eden Avukat İmrek, atılı suçu destekleyecek şekilde herhangi bir terör örgütünün propagandasına yönelik başkaca hiçbir paylaşımı bulunmadığının altını çizdi.

İmrek, esas hakkındaki mütalaada İshak Karakaş’ın Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2. maddesi kapsamında cezalandırılmasını talep eden savcılığın, zorunlu olmasına karşın, bu mütalaasına ilişkin hiçbir gerekçe göstermediğini vurguladı. Esas hakkındaki mütalaada, “paylaşımların yapıldığı zaman aralığı…” denilerek, sadece paylaşımların zamanına işaret edildiğini ifade eden İmrek, atılı suçu düzenleyen yasa maddesindeki maddi ve manevi unsurların arasında böyle bir şey bulunmadığını kaydetti.

Avukat Yıldız İmrek, savcılığın bu tutumunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarında bahsedilen “olguya dayalı kanaat özgürlüğü” denilen ihlali oluşturduğunu ifade etti.

İmrek, müvekkilinin sadece iddianamede yer verilenler arasında değil, sosyal medya hesaplarındaki hiçbir paylaşımında, “PKK, PYD, YPJ” gibi örgütlerle ilgili övücü ya da mazur gösterici mesaj olmadığını söyledi.

İmrek, yasada atılı suça ilişkin gösterilen maddi unsurların, “terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek propaganda” olduğunu belirtti. İmrek, müvekkilinin paylaşımlarında, atılı suçun bu maddi unsurlarının hiçbirinin bulunmadığını söyledi. TMK 7/2. maddesinde gösterilen suçun manevi unsuru olarak Yargıtay kararlarında “genel kast”ın arandığını anlatan ve buna ilişkin örnek kararlar gösteren Avukat İmrek, suçun unsurlarının bu yönüyle de oluşmadığını ifade etti.

Müvekkilinin bir barış aktivisti olduğunu, Türkiye Barış Vakfı’nın kurucu üyelerinden ve yöneticilerinden biri olduğunu hatırlatan İmrek, müvekkilinin suçlamaya konu mesajlarında, savaşa karşı görüşlerini ve sivillerin ölümüne ilişkin haberleri paylaştığını kaydetti. Müvekki İshak Karakaş’ın terör örgütünün cebir ve şiddet yöntemlerinin propagandasını yapıp teşvik etmesinin söz konusu olmadığını, tam aksine tüm aktörlerin cebir ve şiddet yöntemlerine bir barış aktivisti olarak karşı çıktığının altını çizdi.

İmrek, AİHM’in, TMK’nın 7/2. maddesi kapsamında verilen hükümlere ilişkin yapılan başvurularda, bu maddenin “yasadaki anlamından koparılarak, konjonktürel olarak yorumlandığı ve bu nedenle de yasa maddesine ilişkin öngörülebilirliğin ortadan kalktığı” yorumunda bulunduğunu anlattı. İmrek, AİHM’in yasa maddesinin bu şekilde yorumlanmasını eleştirdiği ve fikir açıklama ve ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine hükmettiği kararlarından örnekler sundu. Atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını belirten Avukat İmrek, müvekkilinin beraatini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise İshak Karakaş’ın lehine olacak hususların uygulanmasını talep etti.

Mahkeme heyeti avukatların savunmalarını tamamlamasının ardından sanıkların son beyanlarını aldı. Gazeteci İshak Karakaş, Türkiye Barış Vakfı’nın kurucu üyesi ve yöneticisi bir barış aktivisti olduğunu hatırlatarak, şunları söyledi: “Savaşa karşıyım. Afrin, Suriye savaşı sırasında tek silahın patlamadığı bir yerdi. Bölge halkları oraya sığınmıştı. Afrin’e askeri müdahalede bulunulması nedeniyle buna karşı çıktım ve barışı savundum. Suç işlemedim, beraatimi talep ederim.”

Mahkeme heyeti daha sonra karar müzakeresi için duruşmaya ara verdi ve sanıklara ilişkin kararını açıkladı.


Mahkeme gazeteci İshak Karakaş’ı, TMK’nın 7/2. maddesi kapsamında “PKK/KCK/YPG terör örgütünün propagandasını yapmak” suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ile cezalandırdı. Mahkeme hükmün açıklanmasını geri bıraktı. Karakaş, 5 yıl içinde kasten bir suç işlemediği takdirde Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı gereği, hakkındaki kamu davası düşecek.


Duruşma Öncesi

Duruşma öncesinde herhangi bir protesto ya da destek gösterisi, basın açıklaması gerçekleşmedi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunun koşulları sanıklar ve izleyiciler açısından, duruşmanın izlenebilmesi ve sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi yönünden yeterli durumdaydı. Ancak toplamda 10 sanıklı olan duruşma salonunda, savunma avukatları için ayrılan, mahkeme heyeti ile Cumhuriyet savcısının bulunduğu kürsünün, heyete göre sol yanında bulunan kısım yetersizdi. Toplamda 10 avukatın bulunduğu duruşmada, avukatlar, savunma avukatlarına ayrılan yerin karşısında bulunan müşteki avukatları kısmına oturdu. Davada müşteki olmaması nedeniyle bu konuda bir sorun yaşanmadı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı gazeteci Ahmet Tulgar, basın mensupları, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ile gözlemci kurumların temsilcilerinden oluşan yaklaşık 10 kişi izledi.

4. Standing - Jan. 17, 2019


Halkın Nabzı gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Artı Gerçek yazarı İshak Karakaş, Suriye’nin Afrin kentine başlatılan “Zeytin Dalı” adlı askeri harekata karşı sosyal medyada gösterilen tepkilere yönelik başlatılan soruşturma kapsamında 22 Ocak 2018’de evinde geceyarısı saatlerinde gözaltına alındı.

Karakaş, 26 Ocak günü çıkarıldığı İstanbul 9. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından “örgüt propagandası” suçlamasıyla tutuklandı. 10 şüphelinin yer aldığı soruşturmada Karakaş ile birlikte şüphelilerden 9’u tutuklandı. Cumhuriyet Savcısı Ergün Güçlü tarafından hazırlanan iddianameyle Karakaş’a, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2. maddesindeki “terör örgütü propagandası” suçlaması yöneltildi.

Davanın ilk duruşması İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 8 Mayıs 2018’de görüldü. Savunma yapan Karakaş ve diğer tutuklu sanıklar adli kontrol tedbirleri uygulanarak tahliye edildi. Davanın 20 Kasım 2018’deki duruşmasında Karakaş’ın imza şartı, 17 Ocak 2019 tarihindeki duruşmada da yurt dışına çıkış yasağı kaldırıldı.

17 Ocak’taki duruşmada savcılık esas hakkındaki mütalaasını da sunarak, İshak Karakaş’ın “zincirleme örgüt propagandası” suçundan cezalandırılmasını talep etti.

Yargılama sonunda Karataş’a 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çarptırılarak hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakıldı.



Next Trial: March 26, 2019, 10:50 a.m.


Duruşmada, gazeteci İshak Karakaş, Cevat Taş, Şervan Dinçer, Yücel Üney, Murat Demir, Yaşar Yılmaz Altunbiler ile avukatları hazır bulundu.

Mahkeme heyeti Ersin Özaslan başkanlığında üye hakimler Merve Çınar ve Muhsin Onay’dan oluştu.

İddia savcısı Ergün Güçlü’nün 2 Ocak günü esas hakkında hazırladığı iddianameyi UYAP üzerinden mahkeme heyetine tebliğ ettiği görüldü. Duruşma savcısı Fatih Aldemir, mütalaasını duruşmada okumadı. Mütalaada 10 kişinin “zincirleme şekilde örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla cezalandırılması istendi. Savcı, mütalaasında twitter paylaşımlarını suçlamaya delil saydı.

Mahkeme heyeti, sanıklara “hükmün açıklanıp, açıklanmamasını sormadı”ğını söyleyip, sanıkların hükmün açıklamasının geri bırakılmasını isteyip istemediğini sordu. Sanıklar ve avukatlar hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istedi.

Duruşmada, söz alan tüm avukatlar mütalaaya katılmadıklarını ve esas hakkındaki savunmalarının sonraki celsede yapmak istediklerini söyledi.

Sonra gazeteci İshak Karakaş da söz alarak, hazırladığı esas hakkındaki yazılı savunmasını mahkeme heyetine sundu. Karakaş, savunmasını duruşma salonunda okudu.

Konuşmasında bir gazeteci ve Barış Vakfı kurucusu üyesi olarak barış yanlısı olduğunu, savcının suç isnat ettiği Twitter paylaşımlarında amacının sivillerin öldürülmesine karşı olmasıyla ilgili olduğunu beyan etti. Paylaşımlarında hiçbir örgütün propagandasını yapmadığını, “Siviller ölmesin” dediğini söyledi.

Diğer sanıklar söz almadı.


Mahkeme heyeti, duruşmaya beş dakika ara verdi. Ara ardından kararını açıkladı. Heyet, sanıkların yurt dışı yasağı ve adli kontrol uygulamalarını sanıkların savunmalarının almış olduğu gerekçesi ile kaldırılmasına, avukatların ve müvekkillerinin esas hakkındaki savunmaların hazırlaması için süre verilmesine karar verdi. Duruşma, 26 Mart 2019, saat 10.50’ye ertelendi.


Duruşma Öncesi

09.50’de başlaması beklenen duruşma 12.30’da başladı. Duruşma öncesinde herhangi bir destek açıklaması yapılmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Salonda izleyiciler için 20 kişilik oturma alanı ayrılmıştı. SEGBİS bağlantıları için iki ekran vardı. Penceresiz olan salon Çağlayan Adliyesi’ndeki diğer standart ağır ceza mahkemeleri salonuydu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı gazeteciler ve bazı insan hakları savunucuları izledi. Salonda 13 kişi izleyici olarak yer aldı.

Genel Gözlemler

Mahkeme heyeti oldukça sakin ve sanık avukatları dinledi. Sanık ve avukatlara müdahale etmedi. Yer yer mahkeme heyeti ve avukatlar arasında şakalaşmalar yaşandı. Duruşma günü de avukatların planlamasına göre belirlendi. Duruşma 20 dakika sürdü.

3. Standing - Nov. 20, 2018


Halkın Nabzı gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Artı Gerçek yazarı İshak Karakaş, Suriye’nin Afrin kentine başlatılan “Zeytin Dalı” adlı askeri harekata karşı sosyal medyada gösterilen tepkilere yönelik başlatılan soruşturma kapsamında 22 Ocak 2018’de evinde geceyarısı saatlerinde gözaltına alındı.

Karakaş, 26 Ocak günü çıkarıldığı İstanbul 9. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından “örgüt propagandası” suçlamasıyla tutuklandı. 10 şüphelinin yer aldığı soruşturmada Karakaş ile birlikte şüphelilerden 9’u tutuklandı. Cumhuriyet Savcısı Ergün Güçlü tarafından hazırlanan iddianameyle Karakaş’a, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2. maddesindeki “terör örgütü propagandası” suçlaması yöneltildi.

Davanın ilk duruşması İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 8 Mayıs 2018’de görüldü. Savunma yapan Karakaş ve diğer tutuklu sanıklar adli kontrol tedbirleri uygulanarak tahliye edildi.



Next Trial: Jan. 17, 2019, 9:50 a.m.


İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 4. duruşma Ersin Özaslan (Başkan), Muhsin Onay, Saffet Merve Başbekleyen’den oluşan mahkeme heyetinin yerini almasıyla başladı. Duruşmada, ilk olarak gelen belgeler okundu. İstanbul TEM’den gelen talimata cevap yazısında, gözaltına alınanların dijital materyallerinin akıbetinin sorulması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM Şube’ye gönderilen yazıya, söz konusu materyallerin Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne gönderildiği ve imaj alma ve eksport işlemlerinin henüz başlamadığına yer verildi.

Avukat Yıldız İmrek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve başka mahkemelerin emsal kararlarını içeren dosyayı mahkeme heyetine sundu. Dilekçe içerisinde beraate dair talepleri de yer aldı. İmrek: “Savcının mütalaasına katılmıyoruz. Biz eksik evrakların tamamlanmasını istiyoruz. Müvekkilim hakkında yurt dışı yasağının kaldırılmasını istiyorum. Müvekkilim gazeteci ve insan hakları savunucusudur.”

İshak Karataş ise “Gazeteciyim. Kültürel amaçlı yurt dışına çıkmam gerekiyor. Barış Vakfı üyesi olduğumdan yurt dışına çıkmam gerekiyor. Bunun içinde yurt dışı yasağımın kaldırılmasını talep ediyorum” dedi.


Mahkeme kararında avukatların ve sanıkların yurt dışı çıkış yasaklarının kaldırılması taleplerinin reddetti. Önceki duruşmalarda istenilen raporların dosyaya bir şey katmayacağı yönünde kanaat bildiren mahkeme heyeti, bu kararlardan vazgeçilmesine, esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için dosyanın Cumhuriyet Savcısına tebliğine karar verdi.


Duruşma Öncesi

Adliye girişlerinde tek tek üstler arandı, kemerler bile çıkarıldı. Bilgisayar gibi teknik eşyaşar ayrı ayrı x-ray cihazından geçirildi. Duruşmanın görüldüğü 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bulunduğu adliyenin dördüncü katında bir araya gelindi. Bariyerlerle kapalı duruşma salonu koridorunda, gazeteci Karakaş ve izleyiciler ile gazeteciler duruşma başlayan kadar bekletildi. Bir süre sonra adliye muhabirleri duruşma salonunun kapısının önüne alınırken, izleyici olarak gelen gazeteciler ile izleyiciler duruşmaya yakın bir süre kala alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin görüleceği duruşma salonu orta büyüklükte bir salondu. Sanıklar ve avukatlar için ayrı oturma yerleri, izleyici ve basın içinde arka tarafta oturma yerleri oluşturuldu. Mahkeme başkanı ayakta kalan izleyicilerin dışarı çıkarılmasını istedi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya tutuklu gazetecilerin aileleri, 10’u aşkın avukat, birkaç gazeteci katıldı. Tutuksuz yargılanan Karataş’da duruşmaya katıldı.

Genel Gözlemler

Mahkeme heyeti ile avukatlar arasında duruşma günü verilmesi konusunda anlaşmazlık yaşandı. En son 17 Ocak 2019 tarihinde karar kılındı.

Mahkeme heyeti, duruşma boyunca sanık ve avukatlara müdahale etmedi. Mahkeme heyeti duruşmadan sık sık notlar aldı.

İshak Karakaş - Propaganda Trial 3. Standing (Minutes of the Hearing)

İshak Karakaş - Propaganda Trial 4. Standing (Minutes of the Hearing)

İshak Karakaş - Propaganda Trial 5. Standing (Minutes of the Hearing)