Kadir Cesur

“Van TV” Trial

Gazeteci Kadir Cesur’un sunucu olarak çalıştığı Van TV hakkında, G. D. isimli şahıs tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarda bulunuldu.

D., dilekçesinde; Van TV ile birlikte daha sonra kapatılan IMC TV, K24 TV, Hayat TV, Denge TV, MED Nuçe TV, Sterk TV, Newroz TV ve Ronahi TV isimli televizyon kanallarındaki yayın içeriklerini ihbar etti.

İhbar dilekçesinde; kanallarda “terör örgütü propagandası yapıldığı” ve “yalan haber yayınlandığını” iddia edildi.

İhbar dilekçesinde ismi geçen televizyon kanallarından IMC TV, Hayat TV ve Denge TV, Türkiye’de yayın yapan televizyon kanallarıydı. Bu yayın organlarının tamamı daha sonra Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler ile kapatıldı.

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, ihbarın ardından Van TV ile ilgili soruşturma başlattı. Cesur’un da dahil olduğu 8 Van TV çalışanı soruşturmaya dahil edildi. Haklarında soruşturma yürütülenlerden altısı gazeteci, ikisi kanalın yöneticisiydi.

Soruşturma kapsamında, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden kanalın yayınları ile ilgili rapor alındı.

Kadir Cesur’un da aralarında olduğu kanal çalışanları hakkındaki iddianame 13 Haziran 2018’de tamamlandı.

Gazeteci Kadir Cesur’un da aralarında olduğu altısı gazeteci sekiz Van TV çalışanı hakkındaki iddianame,13 Haziran 2018’de tamamlandı. İddianame beş sayfadan oluşuyordu.

İddianamede, G.D. isimli şahsın TV kanalları ile ilgili ihbar dilekçesine yer verildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen dilekçesinde; Van TV ile birlikte IMC TV, K24 TV, Hayat TV, Denge TV, MED Nuçe TV, Sterk TV, Newroz TV ve Ronahi TV’nin, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ ne karşı tehdit, düşmanlık dolu yayınlar yaptığı” ileri sürüldü. Dilekçede, “halkı yalan haberlerle isyan ve etnik bir kökene karşı kışkırtıp”, “terör örgütü propagandası yapıldığı” öne sürüldü.

İddianamede, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden Van TV’nin yayınlarına dair raporuna da yer verildi. Bu bölümde, Van TV’de; çeşitli tarihlerde yayımlanan sekiz haber bülteni ve açık oturum programında kullanılan bazı ifadeler suçlama konusu yapıldı.

Cesur’un, 6 Mart 2016’da yayımlanan programda; “AKP ve Saray’ın başlattığı savaş yangını tüm ülkeyi sararken”, “Sur’un ardından Amed’in Bağlar ilçesinde de yasağa ve saldırıya karşı direnişe geçildi”, “Gençlerin eylemine saldıran JÖH ve PÖH 4 kişiyi katletti”, “Gever, Nusaybin ve Şırnak’a toplarla vuruluyor” gibi ifadeler kullandığı iddia edildi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Van Milletvekili Lezgin Botan’ın 8 Nisan 2016’daki programa katılarak, yaptığı değerlendirmeler de Cesur’un aleyhine delil olarak gösterildi.

İddianameye göre, Cesur; soruşturma aşamasında verdiği ifadede, “Van TV’de sabah haberlerinde de yerel ve ulusal basında yer alan gazetelerin sür manşetlerini okuyarak haber yaptığını ve yorum katmadığını” savunmasını yaptı.

İddianamede, Cesur’a; bunlar dışında tekil bir suçlama yöneltilmedi. Cesur ile ilgili suçlamalar, diğer sanık gazeteciler Sibel Eres, Gülsün Altan ve Nahide Aslan ile ilgili yapılan “ortak değerlendirmeler” bölümünde yer aldı.

Bu bölümde, gazetecilerin; “Van TV’de çıkmış oldukları yayınlarda bölücü terör örgütünün sözcülüğü niteliğinde yayınlar yaptıkları; yine PKK/KCK terör örgütünü eylemlerinin ve mensuplarının, sembollerinin, elebaşının meşru, özendirici ve sempatik bir şekilde gösterildiği, özellikle Doğu illerine yerel yayın yaparak PKK/KCK terör örgütünün ideolojisini, halk arasında yayıp örgüte yeni katılımlara neden oldukları” iddia edildi.

İddianamede, Cesur; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Ancak, suçlamanın “basın ve yayın yoluyla işlendiği” iddia edildi. Bu nedenle haklarında istenen hapis cezasının da Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranında arttırılması talep edildi. İddianamede, gazetecilerin “terör örgütü propagandası suçlamasını” sadece “basın ve yayın yoluyla” değil, aynı zamanda “zincirleme şekilde işledikleri” de iddia edildi. Bu kapsamda da gazeteciler hakkında istenen cezanın Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılması talep edildi. Hakkında, bir yıl 10 ay 15 günden 13 yıl bir ay 15 gün hapis cezası talep edildi.

Cesur’un ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” da istendi.

Cesur ile birlikte altısı gazeteci sekiz kişi hakkında hazırlanan iddianame Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

Gazeteci Kadir Cesur da aralarında bulunduğu altısı gazeteci sekiz kişi hakkındaki yargılama, 17 Ekim 2018’de Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma ile başladı. Cesur, ilk duruşmaya katıldı.

Cesur, suçlamaya konu haberlerin kendi yorumunu katarak yaptığı haberler olmadığını söyledi. Cesur, şu ifadeleri kullandı:

“Ulusal ve yerel gazetelerde manşetleri olduğu gibi paylaşmıştım. Sadece bahsi geçen Özgür Gündem Gazetesi’ni değil, Türkiye’de ulusal yayın yapan diğer gazetelerin manşetlerini de paylaştım. Her gazeteye eşit süre ayırıyordum. Propaganda amaçlı herhangi bir konuşmam yoktur. Sadece gazete manşetlerini paylaştım. Özgür Gündem Gazetesi okuduğum tarih itibariyle yasaklı olmayan satımı ve dağıtımı yasal olan bir gazeteydi.”

Cesur’un avukatı Ersin Biricik ise suçlama konusu yapılan haberlerden birisinin KHK ile kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’ne ait olduğunu, ancak gazetenin yayının yapıldığı tarihte henüz kapatılmadığına dikkat çekti. Biricik, şöyle devam etti:

“Özgür Gündem isimli gazetenin manşetini diğer ulusal gazetelerin manşetini paylaştığı gibi paylaşmıştır. Bu manşeti paylaşırken kişisel yorumunu katmamıştır. Özgür Gündem gazetesi her gün çıkan dağıtımı yasak olmayan Türkiye’nin her tarafında satılan bir gazeteydi. İddianamede müvekkilin hangi eyleminin suç teşkil ettiği belirsizdir. Gazete manşetinde ya da içeriğinde suç teşkil eden bir haberin olması müvekkilin elinde olmayan bir durumdur. Haberler 15 Temmuz 2016 tarihten önce yapılan haberlerdir. OHAL kapsamında Van TV’nin kapatılması amacını taşıyan bir ihbar neticesinde bu dava açılmıştır. Vatandaşların bilgilendirilmesi amacını taşıyan bir haberin yayınlanması, suç olarak değerlendirilmemelidir. Vatandaşların bilgilendirilmesi zaten müvekkilin mesleğinin gereğidir. Müvekkilin eyleminin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekir.”

Mahkeme heyeti, sanıkların duruşmalardan vareste tutulmasına, yani duruşmalara katılma zorunluluklarının kaldırılmasına karar verdi. Mahkeme ayrıca, Van TV’nin yayıncı şirketinin sorumluları, yönetim kurulu üyeleri, sorumlu müdür ve yöneticilerinin kim olduğunun bildirilmesi için Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) yazı yazılmasına karar verdi.

Yargılamanın ikinci duruşması 13 Şubat 2019’da görüldü. Duruşma savcılığı görevini ise Mustafa Özyurt yürüttü. Duruşma, RTÜK’ten beklenen yazının gelmemesi nedeniyle ertelendi.

Yargılamanın üçüncü duruşması, 20 Mart 2019’da görüldü. Duruşma, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için 10 Temmuz 2019’a bırakıldı.

Yargılamanın dördüncü duruşması, 10 Temmuz 2019’da görüldü. Avukatlar, bilirkişi raporları üzerinde inceleme yapabilmek için ek süre istedi. Talep kabul edildi. Mahkeme; esas hakkında mütalaanın hazırlanması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar verdi.

Yargılamanın beşinci duruşması 25 Ekim 2019’da görüldü. Duruşma, mahkeme heyetinin değişmesi ve duruşma savcısının da izinde olması nedeniyle ertelendi.

Yargılamanın altıncı duruşması 11 Şubat 2020’de görüldü.

Duruşma savcısı, bu duruşmada, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Cesur’un “zincirleme şekilde terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla cezalandırılması talep edildi. Avukatlar, mütalaa karşısında savunma için ek süre istedi. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılama, 7 Mayıs 2020’de görülecek yedinci duruşma ile devam edecekti. Ancak, duruşma; koronavirüs pandemisi karşısında alınan tedbirler kapsamında görülmeden ertelendi.

Yargılamanın sekizinci duruşması 15 Eylül 2020 tarihinde görüldü. Yargılamanın gazetecilerden hiçbiri duruşmaya katılmadı. Gazeteci Koçali Özipek, duruşmada; avukatı Berken Özipek tarafından temsil edildi. Bir mahkeme heyeti üyesinin ve duruşma savcısının değiştiği gözlendi.

Sadece bir gazetecinin avukatı ile temsil edilmesine karşın, duruşma savcısı; daha önce açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar sundu. Mütalaada gazetecilere yöneltilen suçlamalar ve karşılığında istenen hapis cezaları, gazeteciler hakkındaki iddianame ile aynıydı.

Mütalaada, yargılanan gazeteciler Sibel Eres ve Gülsün Altan, iddianamede olduğu gibi Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Ancak, mütalaada; yine iddianamede olduğu gibi iki gazeteciye yöneltilen suçlamanın “basın ve yayın yoluyla işlendiği” iddia edildi. Bu nedenle haklarında istenen hapis cezasının da Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranında arttırılması talep edildi. Eres ve Altan hakkında, mütalaa ile toplamda; bir yıl altı aydan yedi yıl yıl altı aya kadar hapis cezası talep edildi.

Mütalaada, gazeteciler Serdar Altan, Nahide Aslan, Koçali Özipek ve Kadir Cesur hakkında ise, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Ancak, mütalaada; yine iddianamede olduğu gibi gazetecilere yöneltilen suçlamanın “basın ve yayın yoluyla işlendiği” iddia edildi. Bu nedenle haklarında istenen hapis cezasının da Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranında arttırılması talep edildi. Mütalaada, gazetecilerin “terör örgütü propagandası suçlamasını” sadece “basın ve yayın yoluyla” değil, aynı zamanda “zincirleme şekilde işledikleri” de iddia edildi. Bu kapsamda da gazeteciler hakkında istenen cezanın Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılması talep edildi. Dört gazeteci hakkında, ayrı ayrı, bir yıl 10 ay 15 günden 13 yıl bir ay 15 gün hapis cezası talep edildi.

Avukat Berken Özipek, bu yargılamanın beşinci celsesinden verilen ara kararı anımsattı. Avukat Özipek, gazetecilere yöneltilen “terör örgütü propagandası suçlamasının” dayandığı kanun maddesinde değişiklik yapıldığını, bu kapsamda haber ve eleştiri niteliğindeki yayınların suç kapsamına girmemesinin sağlandığını dile getirdi. Yargılama dosyasının bu nedenle ve esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması amacıyla savcılığa iletildiğini belirtti. Avukat Özipek, buna rağmen mütalaa ile iddianamenin birbirinin aynısı olduğunu ifade etti.

Duruşma, esas hakkındaki mütalaa karşısında savunmaların hazırlanması için ertelendi.

Yargılamanın, 29 Ocak 2021 günü görülecek dokuzuncu duruşma ile devam etmesine karar verildi.

8. Standing - Sept. 15, 2020


Duruşmanın saat 11.10’da başlaması gerekiyordu. Ancak duruşma, yaklaşık yedi saat gecikmeyle saat 16.00’da başladı.

Duruşmaya, yargılanan gazetecilerden hiçbiri katılmadı.

Yargılanan gazetecilerden Koçali Özipek’in avukatı Berken Özipek ile gazetecilerle birlikte yargılanan kanal yöneticilerinin avukatları da duruşma salonundaydı.

Van’dan ve Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ile Diyarbakır’dan katılması beklenen avukatlar da mazeret bildirdi.

Bir mahkeme heyeti üyesinin ve duruşma savcısının değiştiği gözlendi.

Yargılanan gazetecilerden birinin avukatı ile temsil edilmesine karşın, duruşma savcısı; esas hakkındaki mütalaasını sundu.

Mütalaada gazetecilere yöneltilen suçlamalar ve karşılığında istenen hapis cezaları, gazeteciler hakkındaki iddianame ile aynıydı.

Mütalaada, yargılanan gazeteciler Sibel Eres ve Gülsün Altan, iddianamede olduğu gibi Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Ancak, mütalaada; yine iddianamede olduğu gibi iki gazeteciye yöneltilen suçlamanın “basın ve yayın yoluyla işlendiği” iddia edildi. Bu nedenle haklarında istenen hapis cezasının da Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranında arttırılması talep edildi. Eres ve Altan hakkında, mütalaa ile toplamda; bir yıl altı aydan yedi yıl yıl altı aya kadar hapis cezası talep edildi.

Mütalaada, gazeteciler Serdar Altan, Nahide Aslan, Koçali Özipek ve Kadir Cesur hakkında ise, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Ancak, mütalaada; yine iddianamede olduğu gibi gazetecilere yöneltilen suçlamanın “basın ve yayın yoluyla işlendiği” iddia edildi. Bu nedenle haklarında istenen hapis cezasının da Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranında arttırılması talep edildi. Mütalaada, gazetecilerin “terör örgütü propagandası suçlamasını” sadece “basın ve yayın yoluyla” değil, aynı zamanda “zincirleme şekilde işledikleri” de iddia edildi. Bu kapsamda da gazeteciler hakkında istenen cezanın Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılması talep edildi. Dört gazeteci hakkında, ayrı ayrı, bir yıl 10 ay 15 günden 13 yıl bir ay 15 gün hapis cezası talep edildi.

Avukat Berken Özipek, bu yargılamanın beşinci celsesinden verilen ara kararı anımsattı. Avukat Özipek, gazetecilere yöneltilen “terör örgütü propagandası suçlamasının” dayandığı kanun maddesinde değişiklik yapıldığını, bu kapsamda haber ve eleştiri niteliğindeki yayınların suç kapsamına girmemesinin sağlandığını dile getirdi. Yargılama dosyasının bu nedenle ve esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması amacıyla savcılığa iletildiğini belirtti. Avukat Özipek, buna rağmen mütalaa ile iddianamenin birbirinin aynısı olduğunu ifade etti.

Avukat Özipek ve duruşmaya katılan diğer avukatlar, bir sonraki duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi üzerinden katılmayı talep etti.


Mahkeme, duruşmaya katılmayan avukatların mazeretleri kabul etti.

Bir sonraki duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılmayı talep eden avukatların, bu istekleri kabul edildi.

Yargılamanın, 29 Ocak 2021 günü görülecek dokuzuncu duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Adliyenin ana kapısı, koronavirüs pandemisi karşısında Türkiye’de alınan tedirler kapsamında kapalıydı. Girişler, adliyenin arka kapısından yapıldı.

Duruşmanın görüleceği Van Adliyesi’ne girişler X-Ray taraması ile sağlandı.

Yine pandemi önlemleri kapsamında, girişte ateş ölçümü yapıldı.

Adliye koridorlarında çok sayıda dezenfektan istasyonu kurulmuştu. Hepsi de çalışıyordu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) gözlemcisi takip etti.

Genel Gözlemler

Duruşmanın saat 11.10’da başlaması gerekiyordu. Saat 12.00 olduğunda dosya avukatları ile temas kuruldu. Avukatlar, duruşmanın öğleden sonra saatlerinde görüleceğini bildirdi. Ancak, duruşma; saat 15.00’a kadar başlamadı. Bunun üzerine, avukatlar; mahkeme heyetine mazeret bildirdiklerini, duruşmanın erteleneceğini aktardı.

Ancak daha sonra, saat 16.00’da bazı avukatların duruşmaya katıldığı, duruşma tutanağından öğrenildi.

7. Standing - May 7, 2020


Duruşma, pandemi ilan edilen “coronavirüs” karşısında alınan tedbirler kapsamında görülmeden ertelendi.

Yargılama 15 Eylül 2020 tarihine bırakıldı.

6. Standing - Feb. 11, 2020


Duruşmanın saat 09:00’da başlaması gerekiyordu. Ancak, duruşama; bir saat yedi dakika gecikmeli olarak, 10:07’de başladı.

Duruşmaya, yargılanın gazetecilerden hiçbiri katılmadı. Avukatlardan ise sadece gazeteci Kadir Cesur’un avukatı Savaş Avcı katıldı. Diğer sanık avukatları ise mazeret bildirdi.

Esas hakkındaki mütaalasını açıklayan savcı, gazeteciler Sibel Eres (Özcan) ve Gülsün Altan’ın “terör örgütü propagandası yapmak”, diğer sanık gazeteciler Nahide Altan, Serdar Altan, Kadir Cesur ve Koçali Özipek’in “zincirleme şekilde terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla cezalandırılmalarını talep etti.

Mütalaaya karşı beyanda bulunan avukat Savaş Avcı, “Mütalaaya katılmamakla birlikte mütalaanın hazırlanış yöntemini de kabul etmiyoruz. Savcı bey mütalaayı duruşma sırasında iddianameden kopyala yapıştır yöntemiyle hazırladı. Bu bile tek başına yargılamayı etkisiz hale getirmektedir” dedi.

Ardından karar verildi.


Mahkeme heyeti, duruşmaya ara vermeden kararını açıkladı.

Duruşmaya katılmayan avukatların mazereti kabul edildi. Mütalaaya karşı savunma yapmak üzere ek süre verildi.

Yargılamanın bir sonraki duruşması 7 Mayıs 2020 saat 10:30’aa bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüleceği Van Adliyesi’ne girişler X-ray cihazları ile yapılıyor. Ana kapı girişinde tek X-ray cihazı sebebiyle girişler yoğun ve sıkışık.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu havalandırılmış, temiz ve aydınlıktı. İzleyiciler için yeteri kadar oturma yeri vardı. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) sistemi için iki büyük TV ekranından biri izleyicileri diğeri hakim heyetine dönük olarak salonda asılı bir şekilde hazırdı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya, tutuklu gazetecilerden hiçbiri katılmadı. Avukatlardan ise gazeteci Kadir Cesur’un avukatı Ersin Biricik yerine yetkilendirilen avukat Savaş Avcı katıldı. Duruşmayı, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği izledi.

Genel Gözlemler

Mütalaa sonrası savunma yapan avukat Savaş Avcı’nın, “Savcı bey mütalaayı duruşma sırasında iddianameden kopyala yapıştır yöntemiyle hazırladı. Bu bile tek başına yargılamayı etkisiz hale getirmektedir” ifadeleri dikkat çekti. Duruşmada olağanüstü bir durum yaşanmadı.

5. Standing - Oct. 25, 2019


Duruşma 35 dakika gecikme ile 11:50’de başladı. Duruşmaya katılan tek sanık Kadir Cesur’un savunması alınmadı. Duruşma, mahkeme heyetinin değişmesi ve duruşma savcısının izinde olması sebebiyle 11 Şubat 2020 tarihine bırakıldı.


Mahkeme heyeti, kararını duruşmaya ara vermeden açıkladı.

Bilirkişi raporunun avukatların isteği doğrultusunda yeniden hazırlanmasına karar verildi.

Yargılamanın bir sonraki duruşması 11 Şubat 2020 tarihine bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüleceği Van Adliyesi’ne X-Ray cihazlarıyla yapılan aramadan sonra girildi. Ana kapı girişinde tek X-Ray cihazı olması nedeniyle girişler yoğun ve sıkışıktı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu havalandırılmış, temiz ve aydınlıktı. İzleyiciler için yeteri kadar oturma yeri vardı. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) için iki büyük ekrandan biri izleyicileri diğeri hakim heyetine dönük olarak hazırdı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya tutuksuz yargılanan altı gazeteciden dördünün avukatı katıldı. Kadir Cesur’u avukat Ersin Biricik, Koçali Özipek’i avukat Berken Özipek, Sibel Eres Özcan’ı avukat Erdem Yavuz Ekici ve Nedim Dalgay’ı avukat Şivan Cemil Özen temsil etti.

Genel Gözlemler

Avukatlar, izinde olan duruşma savcısı için hakim heyetine dönerek; “İddianameyi kopyala yapıştır yapmış” dedi. İzinde olan savcının yerine bakan savcı ise “Savcının arkadaşının yüzüne yüzüne söylemeyin bari, nihayetinde meslektaşım. Gidin arkada ne konuşursanız konuşun ama burada böyle yapmayın. Bu böyle olmuyor avukat beyler. Bu savunma değil” dedi.

Duruşmada yaşanan bu diyaloğun dışında olağanüstü bir durum yaşanmadı.

“Van TV” Trial (Indictment)

“Van TV” Trial 5. Standing (Minutes of the Hearing)

“Van TV” Trial 6. Standing (Minutes of the Hearing)

“Van TV” Trial 8. Standing (Minutes of the Hearing)

Contact: pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License

Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.