Kadir Cesur

Van TV - Propaganda Trial

Gazeteci Kadir Cesur’un sonucu olarak çalıştığı Van TV hakkında, G. D. isimli şahıs tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarda bulunuldu.

D., dilekçesinde; Van TV ile birlikte daha sonra kapatılan IMC TV, K24 TV, Hayat TV, Denge TV, MED Nuçe TV, Sterk TV, Newroz TV ve Ronahi TV isimli televizyon kanallarındaki yayın içeriklerini ihbar etti.

İhbar dilekçesinde; kanallarda “terör örgütü propagandası yapıldığı” ve “yalan haber yayınlandığını” iddia edildi.

İhbar dilekçesinde ismi geçen televizyon kanallarından IMC TV, Hayat TV ve Denge TV, Türkiye’de yayın yapan televizyon kanallarıydı. Bu yayın organlarının tamamı daha sonra Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler ile kapatıldı.

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, ihbarın ardından Van TV ile ilgili soruşturma başlattı. Cesur’un da dahil olduğu 8 Van TV çalışanı soruşturmaya dahil edildi. Haklarında soruşturma yürütülenlerden altısı gazeteci, ikisi kanalın yöneticisiydi.

Soruşturma kapsamında, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden kanalın yayınları ile ilgili rapor alındı.

Kadir Cesur’un da aralarında olduğu kanal çalışanları hakkındaki iddianame 13 Haziran 2018’de tamamlandı.

Gazeteci Kadir Cesur’un da aralarında olduğu altısı gazeteci sekiz Van TV çalışanı hakkındaki iddianame,13 Haziran 2018’de tamamlandı. İddianame beş sayfadan oluşuyordu.

İddianamede, G.D. isimli şahsın TV kanalları ile ilgili ihbar dilekçesine yer verildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen dilekçesinde; Van TV ile birlikte IMC TV, K24 TV, Hayat TV, Denge TV, MED Nuçe TV, Sterk TV, Newroz TV ve Ronahi TV’nin, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ ne karşı tehdit, düşmanlık dolu yayınlar yaptığı” ileri sürüldü. Dilekçede, “halkı yalan haberlerle isyan ve etnik bir kökene karşı kışkırtıp”, “terör örgütü propagandası yapıldığı” öne sürüldü.

İddianamede, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden Van TV’nin yayınlarına dair raporuna da yer verildi. Bu bölümde, Van TV’de; çeşitli tarihlerde yayımlanan sekiz haber bülteni ve açık oturum programında kullanılan bazı ifadeler suçlama konusu yapıldı.

Cesur’un, 6 Mart 2016’da yayımlanan programda; “AKP ve Saray’ın başlattığı savaş yangını tüm ülkeyi sararken”, “Sur’un ardından Amed’in Bağlar ilçesinde de yasağa ve saldırıya karşı direnişe geçildi”, “Gençlerin eylemine saldıran JÖH ve PÖH 4 kişiyi katletti”, “Gever, Nusaybin ve Şırnak’a toplarla vuruluyor” gibi ifadeler kullandığı iddia edildi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Van Milletvekili Lezgin Botan’ın 8 Nisan 2016’daki programa katılarak, yaptığı değerlendirmeler de Cesur’un aleyhine delil olarak gösterildi.

İddianameye göre, Cesur; soruşturma aşamasında verdiği ifadede, “Van TV’de sabah haberlerinde de yerel ve ulusal basında yer alan gazetelerin sür manşetlerini okuyarak haber yaptığını ve yorum katmadığını” savunmasını yaptı.

İddianamede, Cesur’a; bunlar dışında tekil bir suçlama yöneltilmedi. Cesur ile ilgili suçlamalar, diğer sanık gazeteciler Sibel Eres, Gülsün Altan ve Nahide Aslan ile ilgili yapılan “ortak değerlendirmeler” bölümünde yer aldı.

Bu bölümde, gazetecilerin; “Van TV’de çıkmış oldukları yayınlarda bölücü terör örgütünün sözcülüğü niteliğinde yayınlar yaptıkları; yine PKK/KCK terör örgütünü eylemlerinin ve mensuplarının, sembollerinin, elebaşının meşru, özendirici ve sempatik bir şekilde gösterildiği, özellikle Doğu illerine yerel yayın yaparak PKK/KCK terör örgütünün ideolojisini, halk arasında yayıp örgüte yeni katılımlara neden oldukları” iddia edildi.

İddianamede, Cesur’a; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 ve Terörle Mücadele Kanunu’nun 43. maddesinde düzenlenen “zincirleme şekilde, basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlaması yöneltildi. Cesur’un toplamda 1 yıl 10 ay 15 günden 13 yıl 1 ay 15 hapisle cezalandırılması istendi. Ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesinde yer alan “belirli haklardan yoksun bırakma” yaptırımının uygulanması talep edildi.

Cesur ile birlikte altısı gazeteci sekiz kişi hakkında hazırlanan iddianame Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

Gazeteci Kadir Cesur da aralarında bulunduğu altısı gazeteci sekiz kişi hakkındaki yargılama, 17 Ekim 2018’de Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma ile başladı. Cesur, ilk duruşmaya katıldı.

Cesur, suçlamaya konu haberlerin kendi yorumunu katarak yaptığı haberler olmadığını söyledi. Cesur, şu ifadeleri kullandı:

“Ulusal ve yerel gazetelerde manşetleri olduğu gibi paylaşmıştım. Sadece bahsi geçen Özgür Gündem Gazetesi’ni değil, Türkiye’de ulusal yayın yapan diğer gazetelerin manşetlerini de paylaştım. Her gazeteye eşit süre ayırıyordum. Propaganda amaçlı herhangi bir konuşmam yoktur. Sadece gazete manşetlerini paylaştım. Özgür Gündem Gazetesi okuduğum tarih itibariyle yasaklı olmayan satımı ve dağıtımı yasal olan bir gazeteydi.”

Cesur’un avukatı Ersin Biricik ise suçlama konusu yapılan haberlerden birisinin KHK ile kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’ne ait olduğunu, ancak gazetenin yayının yapıldığı tarihte henüz kapatılmadığına dikkat çekti. Biricik, şöyle devam etti:

“Özgür Gündem isimli gazetenin manşetini diğer ulusal gazetelerin manşetini paylaştığı gibi paylaşmıştır. Bu manşeti paylaşırken kişisel yorumunu katmamıştır. Özgür Gündem gazetesi her gün çıkan dağıtımı yasak olmayan Türkiye’nin her tarafında satılan bir gazeteydi. İddianamede müvekkilin hangi eyleminin suç teşkil ettiği belirsizdir. Gazete manşetinde ya da içeriğinde suç teşkil eden bir haberin olması müvekkilin elinde olmayan bir durumdur. Haberler 15 Temmuz 2016 tarihten önce yapılan haberlerdir. OHAL kapsamında Van TV’nin kapatılması amacını taşıyan bir ihbar neticesinde bu dava açılmıştır. Vatandaşların bilgilendirilmesi amacını taşıyan bir haberin yayınlanması, suç olarak değerlendirilmemelidir. Vatandaşların bilgilendirilmesi zaten müvekkilin mesleğinin gereğidir. Müvekkilin eyleminin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekir.”

Mahkeme heyeti, sanıkların duruşmalardan vareste tutulmasına, yani duruşmalara katılma zorunluluklarının kaldırılmasına karar verdi. Mahkeme ayrıca, Van TV’nin yayıncı şirketinin sorumluları, yönetim kurulu üyeleri, sorumlu müdür ve yöneticilerinin kim olduğunun bildirilmesi için Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) yazı yazılmasına karar verdi.

Yargılamanın ikinci duruşması 13 Şubat 2019’da görüldü. Duruşma savcılığı görevini ise Mustafa Özyurt yürüttü. Duruşma, RTÜK’ten beklenen yazının gelmemesi nedeniyle ertelendi.

Yargılamanın üçüncü duruşması, 20 Mart 2019’da görüldü. Duruşma, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için 10 Temmuz 2019’a bırakıldı.

Yargılamanın dördüncü duruşması, 10 Temmuz 2019’da görüldü. Avukatlar, bilirkişi raporları üzerinde inceleme yapabilmek için ek süre istedi. Talep kabul edildi. Mahkeme; esas hakkında mütalaanın hazırlanması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar verdi.

Yargılamanın beşinci duruşması 25 Ekim 2019’da görüldü. Duruşma, mahkeme heyetinin değişmesi ve duruşma savcısının da izinde olması nedeniyle ertelendi.

Yargılamanın altıncı duruşması 11 Şubat 2020’de görüldü.

Duruşma savcısı, bu duruşmada, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Cesur’un “zincirleme şekilde terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla cezalandırılması talep edildi. Avukatlar, mütalaa karşısında savunma için ek süre istedi. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılama, 7 Mayıs 2020’de görülecek yedinci duruşma ile devam edecekti. Ancak, duruşma; pandemi ilan edilen “coronavirüs” karşısında Türkiye’de alınan tedbirler kapsamında görülmeden, 15 Eylül 2020 tarihine ertelendi.

7. Standing - May 7, 2020


Kapatılan Van TV çalışanlarına ilişkin soruşturma; G.D. isimli bir şahsın 2016 yılında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı şikâyetle başladı.

D., dilekçesinde; Van TV ile birlikte daha sonra kapatılan IMC TV, K24 TV, Hayat TV, Denge TV, MED Nuçe TV, Sterk TV, Newroz TV ve Ronahi TV isimli televizyon kanallarındaki yayın içeriklerini ihbar etti.

İhbar dilekçesinde; kanallarda “terör örgütü propagandası yapıldığı” ve “yalan haber yayınlandığını” iddia edildi.

İhbar dilekçesinde ismi geçen televizyon kanallarından IMC TV, Hayat TV ve Denge TV, Türkiye’de yayın yapan televizyon kanallarıydı. Bu yayın organlarının tamamı daha sonra Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler ile kapatıldı.

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, ihbarın ardından Van TV ile ilgili soruşturma başlattı. Altısı gazeteci sekiz Van TV çalışanı soruşturmaya dahil edildi.

Soruşturma kapsamında, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden kanalın yayınları ile ilgili rapor alındı.

Sekiz Van TV çalışanı hakkındaki iddianame, 13 Haziran 2018’de tamamlandı. İddianame beş sayfadan oluşuyordu.

İddianamede, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden Van TV’nin yayınlarına dair raporuna da yer verildi. Bu bölümde, Van TV’de; çeşitli tarihlerde yayımlanan sekiz haber bülteni ve açık oturum programında kullanılan bazı ifadeler suçlama konusu yapıldı.

İddianamede televizyon kanalının çalışanları Serdar Altan, Gülsün Altan, Kadir Cesur, Koçali Özipek, Nahide Aslan ve Sibel Özcan ile iki şirket ortağı sanık olarak yer aldı.

Gazeteciler hakkında, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçlaması yöneltildi. Gazeteciler hakkında 1 yıl 6 aydan 13 yıl 1 ay 15 güne kadar farklı hapis cezaları talep edildi.

İddianame Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Yargılamanın ilk duruşması, 17 Ekim 2018 tarihinde görüldü. Bu duruşmada gazetecilerin duruşmalardan vareste tutulmasına, yani duruşmalara katılma zorunluluklarının kaldırılmasına karar verildi.

Yargılamanın ikinci duruşması, 13 Şubat 2019’da görüldü. RTÜK’ün Van TV yayınlarını içeren altı adet CD’nin incelenmek üzere mahkemeye göndermesine karar verildi. .

Yargılamın üçüncü duruşması 20 Mart 2019’ta görüldü. Sanık avukatları, CD’lerin incelenmek üzere kendilerine verilmesini talep etti. Duruşma sonunda suçlamaya dayanak gösterilen yayınların yer aldığı CD’lerin iki bilirkişiden oluşan bir heyete gönderilmesine karar verildi.

Yargılamanın dördüncü duruşması, 10 Temmuz 2019’da görüldü. Avukatlar, bilirkişi raporları üzerinde inceleme yapabilmek için ek süre istedi. Talep kabul edildi. Mahkeme; esas hakkında mütalaanın hazırlanması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar verdi.

Yargılamanın beşinci duruşması, 25 Ekim 2019’da görüldü. Duruşma, mahkeme heyetinin değişmesi ve duruşma savcısının da izinde olması nedeniyle ertelendi.

Yargılamanın altıncı duruşması 11 Şubat 2020’de görüldü.

Duruşma savcısı, bu duruşmada, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Gazetecilerin, “zincirleme şekilde terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla cezalandırılmaları talep edildi. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılama, 7 Mayıs 2020’de görülecek yedinci duruşma ile devam etti.



Next Trial: Sept. 15, 2020, 11:10 a.m.


Duruşma, pandemi ilan edilen “coronavirüs” karşısında alınan tedbirler kapsamında görülmeden ertelendi.

Yargılama 15 Eylül 2020 tarihine bırakıldı.

6. Standing - Feb. 11, 2020


Kapatılan Van TV çalışanlarına ilişkin soruşturma; G.D. isimli bir şahsın 2016 yılında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı şikâyetle başladı.

D., dilekçesinde; Van TV ile birlikte daha sonra kapatılan IMC TV, K24 TV, Hayat TV, Denge TV, MED Nuçe TV, Sterk TV, Newroz TV ve Ronahi TV isimli televizyon kanallarındaki yayın içeriklerini ihbar etti.

İhbar dilekçesinde; kanallarda “terör örgütü propagandası yapıldığı” ve “yalan haber yayınlandığını” iddia edildi.

İhbar dilekçesinde ismi geçen televizyon kanallarından IMC TV, Hayat TV ve Denge TV, Türkiye’de yayın yapan televizyon kanallarıydı. Bu yayın organlarının tamamı daha sonra Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler ile kapatıldı.

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, ihbarın ardından Van TV ile ilgili soruşturma başlattı. Altısı gazeteci sekiz Van TV çalışanı soruşturmaya dahil edildi.

Soruşturma kapsamında, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden kanalın yayınları ile ilgili rapor alındı.

Sekiz Van TV çalışanı hakkındaki iddianame, 13 Haziran 2018’de tamamlandı. İddianame beş sayfadan oluşuyordu.

İddianamede, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden Van TV’nin yayınlarına dair raporuna da yer verildi. Bu bölümde, Van TV’de; çeşitli tarihlerde yayımlanan sekiz haber bülteni ve açık oturum programında kullanılan bazı ifadeler suçlama konusu yapıldı.

İddianamede televizyon kanalının çalışanları Serdar Altan, Gülsün Altan, Kadir Cesur, Koçali Özipek, Nahide Aslan ve Sibel Özcan ile iki şirket ortağı sanık olarak yer aldı.

Gazeteciler hakkında, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçlaması yöneltildi. Gazeteciler hakkında 1 yıl 6 aydan 13 yıl 1 ay 15 güne kadar farklı hapis cezaları talep edildi.

İddianame Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Yargılamanın ilk duruşması, 17 Ekim 2018 tarihinde görüldü. Bu duruşmada gazetecilerin duruşmalardan vareste tutulmasına, yani duruşmalara katılma zorunluluklarının kaldırılmasına karar verildi.

Yargılamanın ikinci duruşması, 13 Şubat 2019’da görüldü. RTÜK’ün Van TV yayınlarını içeren altı adet CD’nin incelenmek üzere mahkemeye göndermesine karar verildi. .

Yargılamın üçüncü duruşması 20 Mart 2019’ta görüldü. Sanık avukatları, CD’lerin incelenmek üzere kendilerine verilmesini talep etti. Duruşma sonunda suçlamaya dayanak gösterilen yayınların yer aldığı CD’lerin iki bilirkişiden oluşan bir heyete gönderilmesine karar verildi.

Yargılamanın dördüncü duruşması, 10 Temmuz 2019’da görüldü. Avukatlar, bilirkişi raporları üzerinde inceleme yapabilmek için ek süre istedi. Talep kabul edildi. Mahkeme; esas hakkında mütalaanın hazırlanması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar verdi.

Yargılamanın beşinci duruşması, 25 Ekim 2019’da görüldü. Duruşma, mahkeme heyetinin değişmesi ve duruşma savcısının da izinde olması nedeniyle ertelendi.

Yargılamanın altıncı duruşması 11 Şubat 2020’de görüldü.

Duruşma savcısı, bu duruşmada, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Gazetecilerin, “zincirleme şekilde terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla cezalandırılmaları talep edildi. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılama, 7 Mayıs 2020’de görülecek yedinci duruşma ile devam edecek.



Next Trial: May 7, 2020, 10:30 a.m.


Duruşmanın saat 09:00’da başlaması gerekiyordu. Ancak, duruşama; bir saat yedi dakika gecikmeli olarak, 10:07’de başladı.

Duruşmaya, yargılanın gazetecilerden hiçbiri katılmadı. Avukatlardan ise sadece gazeteci Kadir Cesur’un avukatı Savaş Avcı katıldı. Diğer sanık avukatları ise mazeret bildirdi.

Esas hakkındaki mütaalasını açıklayan savcı, gazeteciler Sibel Eres (Özcan) ve Gülsün Altan’ın “terör örgütü propagandası yapmak”, diğer sanık gazeteciler Nahide Altan, Serdar Altan, Kadir Cesur ve Koçali Özipek’in “zincirleme şekilde terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla cezalandırılmalarını talep etti.

Mütalaaya karşı beyanda bulunan avukat Savaş Avcı, “Mütalaaya katılmamakla birlikte mütalaanın hazırlanış yöntemini de kabul etmiyoruz. Savcı bey mütalaayı duruşma sırasında iddianameden kopyala yapıştır yöntemiyle hazırladı. Bu bile tek başına yargılamayı etkisiz hale getirmektedir” dedi.

Ardından karar verildi.


Mahkeme heyeti, duruşmaya ara vermeden kararını açıkladı.

Duruşmaya katılmayan avukatların mazereti kabul edildi. Mütalaaya karşı savunma yapmak üzere ek süre verildi.

Yargılamanın bir sonraki duruşması 7 Mayıs 2020 saat 10:30’aa bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüleceği Van Adliyesi’ne girişler X-ray cihazları ile yapılıyor. Ana kapı girişinde tek X-ray cihazı sebebiyle girişler yoğun ve sıkışık.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu havalandırılmış, temiz ve aydınlıktı. İzleyiciler için yeteri kadar oturma yeri vardı. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) sistemi için iki büyük TV ekranından biri izleyicileri diğeri hakim heyetine dönük olarak salonda asılı bir şekilde hazırdı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya, tutuklu gazetecilerden hiçbiri katılmadı. Avukatlardan ise gazeteci Kadir Cesur’un avukatı Ersin Biricik yerine yetkilendirilen avukat Savaş Avcı katıldı. Duruşmayı, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği izledi.

Genel Gözlemler

Mütalaa sonrası savunma yapan avukat Savaş Avcı’nın, “Savcı bey mütalaayı duruşma sırasında iddianameden kopyala yapıştır yöntemiyle hazırladı. Bu bile tek başına yargılamayı etkisiz hale getirmektedir” ifadeleri dikkat çekti. Duruşmada olağanüstü bir durum yaşanmadı.

5. Standing - Oct. 25, 2019


Kapatılan Van TV çalışanlarına ilişkin soruşturma; G.D. isimli bir şahsın 2016 yılında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı şikâyetle başladı.

D., dilekçesinde; Van TV ile birlikte daha sonra kapatılan IMC TV, K24 TV, Hayat TV, Denge TV, MED Nuçe TV, Sterk TV, Newroz TV ve Ronahi TV isimli televizyon kanallarındaki yayın içeriklerini ihbar etti.

İhbar dilekçesinde; kanallarda “terör örgütü propagandası yapıldığı” ve “yalan haber yayınlandığını” iddia edildi.

İhbar dilekçesinde ismi geçen televizyon kanallarından IMC TV, Hayat TV ve Denge TV, Türkiye’de yayın yapan televizyon kanallarıydı. Bu yayın organlarının tamamı daha sonra Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler ile kapatıldı.

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, ihbarın ardından Van TV ile ilgili soruşturma başlattı. Altısı gazeteci sekiz Van TV çalışanı soruşturmaya dahil edildi.

Soruşturma kapsamında, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden kanalın yayınları ile ilgili rapor alındı.

Sekiz Van TV çalışanı hakkındaki iddianame, 13 Haziran 2018’de tamamlandı. İddianame beş sayfadan oluşuyordu.

İddianamede, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden Van TV’nin yayınlarına dair raporuna da yer verildi. Bu bölümde, Van TV’de; çeşitli tarihlerde yayımlanan sekiz haber bülteni ve açık oturum programında kullanılan bazı ifadeler suçlama konusu yapıldı.

İddianamede televizyon kanalının çalışanları Serdar Altan, Gülsün Altan, Kadir Cesur, Koçali Özipek, Nahide Aslan ve Sibel Özcan ile şirketin ortakları Gürcan Bayrakçı ve Nedim Dalga sanık olarak yer aldı.

Gazeteciler hakkında, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçlaması yöneltildi. Gazeteciler hakkında 1 yıl 6 aydan 13 yıl 1 ay 15 güne kadar farklı hapis cezaları talep edildi.

İddianame Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Yargılamanın ilk duruşması, 17 Ekim 2018 tarihinde görüldü. Bu duruşmada gazetecilerin duruşmalardan vareste tutulmasına, yani duruşmalara katılma zorunluluklarının kaldırılmasına karar verildi.

Yargılamanın ikinci duruşması, 13 Şubat 2019’da görüldü. RTÜK’ün Van TV yayınlarını içeren altı adet CD’nin incelenmek üzere mahkemeye göndermesine karar verildi. .

Yargılamın üçüncü duruşması 20 Mart 2019’ta görüldü. Sanık avukatları, CD’lerin incelenmek üzere kendilerine verilmesini talep etti. Duruşma sonunda suçlamaya dayanak gösterilen yayınların yer aldığı CD’lerin iki bilirkişiden oluşan bir heyete gönderilmesine karar verildi.

Yargılamanın dördüncü duruşması, 10 Temmuz 2019’da görüldü. Avukatlar, bilirkişi raporları üzerinde inceleme yapabilmek için ek süre istedi. Talep kabul edildi. Mahkeme; esas hakkında mütalaanın hazırlanması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar verdi.

Yargılamanın beşinci duruşması, 25 Ekim 2019’da görüldü.



Next Trial: Feb. 11, 2020, 9 a.m.


Duruşma 35 dakika gecikme ile 11:50’de başladı. Duruşmaya katılan tek sanık Kadir Cesur’un savunması alınmadı. Duruşma, mahkeme heyetinin değişmesi ve duruşma savcısının izinde olması sebebiyle 11 Şubat 2020 tarihine bırakıldı.


Mahkeme heyeti, kararını duruşmaya ara vermeden açıkladı.

Bilirkişi raporunun avukatların isteği doğrultusunda yeniden hazırlanmasına karar verildi.

Yargılamanın bir sonraki duruşması 11 Şubat 2020 tarihine bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüleceği Van Adliyesi’ne X-Ray cihazlarıyla yapılan aramadan sonra girildi. Ana kapı girişinde tek X-Ray cihazı olması nedeniyle girişler yoğun ve sıkışıktı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu havalandırılmış, temiz ve aydınlıktı. İzleyiciler için yeteri kadar oturma yeri vardı. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) için iki büyük ekrandan biri izleyicileri diğeri hakim heyetine dönük olarak hazırdı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya tutuksuz yargılanan altı gazeteciden dördünün avukatı katıldı. Kadir Cesur’u avukat Ersin Biricik, Koçali Özipek’i avukat Berken Özipek, Sibel Eres Özcan’ı avukat Erdem Yavuz Ekici ve Nedim Dalgay’ı avukat Şivan Cemil Özen temsil etti.

Genel Gözlemler

Avukatlar, izinde olan duruşma savcısı için hakim heyetine dönerek; “İddianameyi kopyala yapıştır yapmış” dedi. İzinde olan savcının yerine bakan savcı ise “Savcının arkadaşının yüzüne yüzüne söylemeyin bari, nihayetinde meslektaşım. Gidin arkada ne konuşursanız konuşun ama burada böyle yapmayın. Bu böyle olmuyor avukat beyler. Bu savunma değil” dedi.

Duruşmada yaşanan bu diyaloğun dışında olağanüstü bir durum yaşanmadı.

Van TV - Propaganda Trial (Indictment)

Van TV - Propaganda Trial 5. Standing (Minutes of the Hearing)

Van TV - Propaganda Trial 6. Standing (Minutes of the Hearing)

Press in Arrest is a database, monitoring, documentation and collective memory study of Press Research Association.
+90 (312) 945 15 56 | pressinarrest@gmail.com