Kibriye Evren

Kibriye Evren - JinNews Trial

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada 9 Ekim 2018 günü “Kürdistan Demokratik Topluluğu/Türkiye Meclisi (KCK/TM)” içerisinde yer aldıkları gerekçesiyle 151 kişi hakkında arama ve yakalama kararı verildi. Diyarbakır merkezli operasyonda 183 adrese yapılan baskınlarda 121 kişi gözaltına alındı. Gazeteci Kibriye Evren Diyarbakır’da gözaltına alındı.

Evren ve birlikte gözaltına alınanlar Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Evren’e emniyetteki sorgusu sırasında “PKK/KCK ile ilişki ve irtibatınız nedir? Örgüt içerisindeki konumuz nedir? Örgüt içinde kullandığınız kod isim nedir? Örgüt adına gerçekleştirdiğiniz ve planladığınız eylem ve faaliyetler nelerdir? Bu eylem ve faaliyetlerle ilgili talimat aldığınız örgüt mensupları kimlerdir?” şeklinde sorular yöneltildi.

Evren avukatlarıyla ilk görüşmesinde ev baskını ve gözaltı işlemi sırasında gördüğü kötü muameleyi şöyle aktardı:

“Bizi yere yatırarak dipçiklerle kafamıza basıldı. Hakaretler edildi. Çıplak arama dayatıldı. Ev darmadağın edildi. Hakaretler eşliğinde emniyete getirildik. Emniyette fiziki işkence olmasa da çok fazla psikolojik işkenceye maruz kaldık.”

Evren ve beraberindekiler gözaltına iken soruşturmanın ayrıntıları da ortaya çıktı. Soruşturma 19 Eylül 2018 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü’nü saat 21.31’de arayan isimsiz kişinin beyanlarıyla başlatıldı.

Söz konusu ihbarda ifadeler şöyle: “Kolay gelsin. KCK’lılar bişeyler yapıyor abi. Gizli toplantılar yapıyorlar. Irak’a kandile Erbile gidip geliyolar. Bazen pasaportla bazen kaçak gidip geliyular. Orda toplantı yapıp emirleri türkiyeye getiriyolar. Avrupayada gidip toplantı yapıyolar. Diyarbakırda çok fazla evleri var. bu evlerde gizli toplantılar yapıyolar. Durdurun bunları adım gizli kalsın”. [Yazım hatalarıyla belgeden aktarıldı.]

İhbara konu beyanlar sorgu sırasında Evren’e de yöneltildi.

Evren, üç günlük gözaltı sürecinin ardından Diyarbakır Adliyesi’ne çıkartıldı. Savcılık sorgusu sonrası “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Evren, aynı gerekçeyle mahkemeye sevk edilen 25 kişiyle birlikte tutuklandı. Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’ne götürüldü. Halen aynı cezaevinde tutuklu bulunuyor.

Kibriye Evren’in gözaltına alındığı operasyonda 121 kişi daha gözaltına alındı. Ancak Evren hakkındaki iddianame tek sanıklı olarak hazırlandı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu savcılarından Şahsuvar Yıldız tarafından hazırlanan iddianame Evren’in tutuklanmasından bir hafta sonra 18 Ekim 2018’de tamamlandı. İddianame 25 sayfadan oluşuyordu.

İddianamede, “gizli tanık” beyanları, sosyal medya paylaşımları ve Evren’in yurt dışı giriş-çıkış kayıtları suç delili olarak gösterildi. İddianamede, Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Kongreya Jinên Azad (KJA) ve Özgür Kadın Hareketi (TJA) faaliyetleri suç unsuru olarak görüldü.

İddianamenin 11 sayfalık ilk kısmında KCK’nin yapılanmasına ilişkin anlatımlara yer verilirdi. Altı sayfada ise KCK ile ilişkili olduğu iddia edilen kurumların tüm çalışmaları da “illegal” olduğu savunuldu. Söz konusu metinler benzer iddianamelerde de kullanılan metinlerdi.

İddianamenin 17’inci sayfasından itibaren Evren ile ilgili suçlamalar ve delillere yer verildi. Bu bölüm soruşturmaya “gizli tanık” olarak beyanlarda bulunanların ifadeleriyle başladı.

İddianamede, 3 Temmuz 2018 tarihinde “Ezel” isimli gizli tanığın Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde Cumhuriyet Savcısı’na verdiği ifade, 12 Eylül 2018 tarihinde “Firar” isimli gizli tanığın Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde Cumhuriyet Savcısı’na vermiş olduğu ifade, 28 Mart 2016 tarihinde “Cesur Yürek” isimli gizli tanığın Cumhuriyet Savcısı’na vermiş olduğu ifade ve teşhis beyanları da iddianameye konuldu.

“Gizli tanık” beyanlarında Evren’in “örgüt mensubu” olduğunu ve Diyarbakır’a “örgütsel faaliyet” yürütmek amacıyla gönderildiğini savunuldu. Aynı beyanlarda Evren’in son dönemde basın, yayın çalışmaları yürüttüğü de yer aldı.

İddianamede ayrıca Evren’in kullandığı belirtilen sosyal medya hesabından yapılan 12 paylaşıma da yer verildi. Paylaşımlar arasından tanınan gazetecilerin iletilerini kendi hesabından paylaşmış olması da “suç unsuru” olarak gösterildi.

Evren’in suç olarak gösterilen sosyal medya paylaşımlarından bazıları şöyleydi:

  • Seculer Kurd isimli twitter hesabının 6 Ekim 2017 tarihinde attığı tweet: “Muğla’da PKK ile çatışma olduğu yalanıyla 7 inşaat işçisi bu şekilde çıplak teşhir edildi. 5’i katledildi, 2 işçiden haber alınamıyor”. (retweet)

  • İlkehaber isimli twitter hesabının 6 Mayıs 2017 tarihinde attığı tweet; “PYD: Çatışmasızlık bölgeleri Kürtler için tehdit”. (retweet)

  • Hasan Cemal isimli twitter hesabının 21 Mart tarihinde attığı tweet: “Bombalar patladı, gencecik insanlar öldü”. (retweet)

  • Demokrat Haber isimli twitter hesabının 22 Şubat tarihinde YPG terör örgütünü simgeleyen renk, harf ve işaretler ile terör örgütü mensuplarının bulunduğu tweet. (retweet)

  • Kendi adına kayıtlı Kibriye Evren isimli twitter hesabından 19 Şubat 2017 tarihinde attığı tweet: “Nusaybin için acil çağrı. Abluka kaldırılsın”.

  • 29 Ağustos 2016 tarihinde YPJ terör örgütü mensubu kadının bulunduğu bir paylaşım. (retweet)

  • Tuğba Tekerek isimli twitter hesabının 30 Ekim 2016 tarihinde attığı tweet: “Kapatılan yayın organları Kürtlerin sesi soluğuydu. Bir Jinha muhabiriyle yapılan şu söyleşiyi izleyin lütfen”. (retweet)

  • Kendi adına kayıtlı Kibriye Evren isimli twitter hesabından 26 Haziran 2016 tarihinde attığı tweet: “Lice yanıyor”.

  • Kendi adına kayıtlı Kibriye Evren isimli twitter hesabından 14 Nisan 2016 tarihinde attığı tweet: “Jinha Susturulamaz”.

İddianamede ayrıca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27 Kasım 2010 tarihli arama kararlarında ele geçirilen dijital malzemelerin incelenmesinde elde edilen dokümanlarda Evren’in adının geçtiği iddia edildi. Ayrıca 20 Ağustos 2010 tarihinde arkadaşlarıyla pikniğe giden Evren’in burada çektirdiği fotoğraf da suç delili olarak dosyaya konuldu.

İddianamede savcı Yıldız, Evren’in 2015 ile 2018 yılları arasında çeşitli tarihlerde yaptığı yedi yurtdışı seyahati de “suç delili” olarak gösterdi. Bu seyahatlerin “örgütsel faaliyet” olarak yapıldığı savundu.

Savcı Yıldız, bu deliller ışığında Evren’in “KCK yapılanması içerisinde örgütün hiyerarşik yapısına dahil olarak faaliyet yürütmek suretiyle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği” değerlendirmesinde bulunarak, “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla cezalandırılmasını istedi.

Kibriye Evren için Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 maddesi dolayısıyla “Silahlı Örgüte Üye Olma” suçlaması yapıldı. Bu ceza Terörle Mücadele Kanunu’nun cezalara artırım getiren 5/1. maddesiyle 7,5 yıldan 15 yıla hapse yükseltildi. Ayrıca Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2-1,2 maddesi dolayısıyla “Terör Örgütü Propagandası Yapma” suçlamasıyla 1,5 yıldan 7,5 yıla kadar hapis cezası da istendi. İstenen toplam ceza 9 yıldan 22,5 yıla ulaştı.

Kibriye Evren hakkında hazırlanan iddianame Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek dava açıldı. Davanın ilk duruşması 6 Aralık 2018 günü görüldü.

Evren savunmasında, gizli tanıkların mesleğini lekelemeye çalıştıklarını ifade etti. Suçlama konusu yapılan seyahatlerinin mesleki faaliyetleri kapsamında yapıldığını söyledi. Mesleğinin “illegal” gösterilmeye çalışıldığını söyleyen Evren, sosyal medya paylaşımlarının da gazetecilik faaliyeti kapsamında olduğunu savundu.

Evren’in avukatı Pirozhan Karali, “gizli tanık” olarak ifade veren “Cesur Yürek” kod isimli kişinin 4. ve 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen farklı davalarda tanıklıktan düşürüldüğünü belirtti. Davanın bir sonraki duruşması, diğer iki sanığın beyanlarının tespiti amacıyla 10 Ocak 2019’a bırakıldı.

İkinci Duruşma

Davanın ikinci duruşması 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde görüldü. Evren duruşmaya tutuklu bulunduğu Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

Evren, suçlamaları kabul etmeyerek, yurtdışına çıktığı dönemlerde yaptığı haberleri avukatları tarafından mahkemeye sunuldu.

Avukatların tahliye talebini ret eden mahkeme heyeti, mevcut delil durumu ve suçlama mahiyetini dikkate alarak tutukluluğa devam kararı verdi. Bir sonraki duruşma ise 16 Nisan 2019 tarihine bırakıldı.

Üçüncü Duruşma

Davanın üçüncü duruşmasının yapıldığı 16 Nisan 2019, Kibriye Evren’in açlık grevinin 122. Günüydü. Sağlık sorunları arttığı için dilekçe sunarak duruşmaya katılmadı. Duruşmada avukatları hazır bulundu. Duruşmada Evren hakkında Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan farklı bir dosyanın bu dava ile birleştirilmesine karar verildi.

Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, Evren’in “örgüt üyesi olmak” suçlamasından 15 yıla, “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla da 5 yıla kadar cezalandırılmasını talep etti. Avukatların Evren’in meslektaşlarının tanık olarak dinlenmesi talebi reddedildi.

Davanın bir sonraki duruşması 7 Mayıs 2019’a bırakıldı.

Dördüncü Duruşma

Davanın 7 Mayıs’taki duruşmasında savcı Ozan Oğuz, bir önceki celse verdiği mütalaayı yeniledi. Savcı ayrıca üzerine atılı suçun vasfı ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve kuvvetli suç şüphesini gerekçe göstererek adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağını ve tutuklama tedbirinin ölçülü olacağını iddia ederek Evren’in tutukluluk halinin devamını talep etti.

Avukatların savunma yapmak için ek süre talepleri kabul edildi. Bir sonraki duruşma 18 Temmuz 2019’a bırakıldı.

Davanın 18 Temmuz’daki duruşmasında Evren’in üzerine atılı suçun vasfı ve mahiyeti ile mevcut delil durumu nedeniyle tutukluluk halinin devamına karar verildi. Bir sonraki duruşma 24 Eylül tarihinde görüldü.

Yedinci Duruşma

Davanın 24 Eylül’deki görülen 7’inci duruşmasına Evren, tutuklu bulunduğu cezaevinden jandarma eşliğinde getirildi. Duruşmada Recep Sinan Yurttutan (başkan), Ozan Oğuz (savcı) ile Vedat Efe
ve Deniz Kayıhan (üyeler) görev aldı. Savcı, davanın esası hakkında hazırladığı mütalaayı tekrar ettiğini söyledi. Eksik hususların giderilmesini isteyerek, Evren’in üzerine atılı suçun vasfı ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve kuvvetli suç şüphesini gerekçe göstererek adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağını ve tutuklama tedbirinin ölçülü olacağını iddia ederek Evren’in tutukluluk halinin devamını talep etti.

Evren, süre talebinin olmadığını söyleyerek geçen celse yaptığı savunmaya ek olarak söylemek istedikleri olduğunu bildirdi. Evren, “Gazetecilik, demokrasinin işleyişi için yaşamsal bir öneme sahiptir. Toplumun haber alma hakkı vardır. Türkiye bu ilkelere imza atmıştır. Gazetecilik faaliyetlerim boyunca bu ilkelere her zaman riayet ettim. Evrensel Hukuk ilkeleri beni de bağlıyor” dedi.

Sosyal medya paylaşımlarına ilişkin de Evren, “Kesinlikle propoganda amaçlı değil, tamamen haber yayma amaçlı paylaşımlardır. Aksi halde bir algı dosyayı illegalize eder. Basının ayağına pranga vurmak toplumu sakat bırakmaktır.” Dedi. Bu sırada Mahkeme Başkanı araya girerek, “Bu propaganda suçuyla ilgili savunmanız, üyelik için ne diyorsunuz? “ diye sordu.

Evren, “Oraya da geleceğim” diyerek sözlerine devam etti. Evren, “Tüm dünyada basının kullandığı dil aynıdır, kuralları vardır ve gazeteci de bu kurallara uyar. Kullanılan bu dil benim dosyamda illegalize edilerek bir örgütle bağlantı kurulmaya çalışılmaktadır. Bu durum kabul edilemez. Benim hem sosyal hem de gazeteci arkadaşlarım var. Fotoğraf anı biriktirmek için çekilir. Ben de anı biriktirmek için bir piknikte çektirdiğim fotoğraf örgüt eğitimindeymişim gibi lanse edildi. Ben hiçbir eğitime katılmadım. Yaptığım her çalışma gazetecilik faaliyetidir. Gizli tanık ifadeleri, yalandır, iftiradır. Tahliyemi talep ediyorum” dedi.

Daha sonra Evren’in avukatları Resul Temur ve Pirozhan Karaali beyanda bulundu. Temur, Dosyanın aslında Kibriye Evren’e özel olmadığını, dosya kapsamında yaklaşık 200 kişinin gözaltına alındığını ve tek tutuklunun Evren olduğunu anımsattı. Gizli tanıklar Ezel ve Firar’ın beyanlarının bir bütün olarak dosyaya alındığında benzer durumda olan 8 gazeteci için birebir aynı beyanlarda bulunduklarının görüleceğini söyleyen Av Temur, bu gazetecilerin beraat ettiğini dolayısıyla bu beyanlara itibar edilmemesini talep etti.

Karaali de mütaalaya katılmadıklarını söyleyerek, müvekkilinin 4 ana başlıkta yargılandığını ve buna ilişkin hiçbir somut delilin bulunmadığını söyledi. Av. Karaali, “Gazetecileri yargılarken kıblemiz AİHM kararları olmalı. Şiddet ve nefret içermeyen her türlü görüş ve eleştiri yapma özgürlüğü vardır” diye konuştu. Av. Karaali, Evren’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak müvekkilinin tahliyesini talep etti. Duruşmaya verilen on dakikalık aranın ardından Evren’in tutukluluk halinin devamına karar verildi. Bir sonraki duruşmas 12 Kasım 2019’a bırakıldı.

Davanın 8’inci duruşmasında Evren’in tutuklulukta geçirdiği süre gözönünde bulundurularak tahliyesine karar verildi. Tahliye kararıyla birlikte yurtdışı çıkış yasağı ve ayda bir ikametgahına en yakın karakola giderek imza atma yükümlülüğü getirildi.

Davanın bir sonraki duruşması ise 10 Mart 2020’ye bırakıldı.

8. Standing - Nov. 12, 2019


Jin News Muhabiri Kibriye Evren, Diyarbakır merkezli, 9 Ekim günü yapılan operasyon kapsamında gözaltına alındı. 11 Ekim günü tutuklanarak Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

Evren hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak 18 Ekim 2018 tarihinde iddianame hazırlandı. Cumhuriyet Savcısı Şahsuvar Yıldız’ın “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” suçlamalarıyla hazırladığı iddianameyi, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi kabul etti. İlk duruşma için 6 Aralık 2018 tarihi belirlendi.

Kibriye Evren’in gazetecilik faaliyetleri ve sosyal medya paylaşımlarının suç unsuru olarak görüldüğü iddianamede, gizli tanık ve elektronik ihbarlar soruşturma için yeterli görüldü.

Cumhuriyet Savcısı’nın Evren hakkında hazırladığı 25 sayfadan oluşan iddianamede, gizli tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları ve yurt dışı giriş-çıkış kayıtları suç delili olarak gösterildi. İddianamede, Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Kongreya Jinên Azad (KJA) ve Tevgera Jinên Azad (TJA) faaliyetleri suç unsuru olarak görüldü.

İddianamenin 11 sayfalık bölümünde KCK’nin yapılanmasından, altı sayfada ise bununla ilişiği olduğu iddia edilen kurumlardan söz edilerek, yaptıkları her türlü çalışmanın “illegal olduğu” savunuldu.

Yine iddianamede TJA’nın kadın sorunu, erkek şiddetine dönük eylem ve etkinlikleri, “örgüt lehine illegal eylem ve etkinlikler” olarak lanse edildi. İddianamede, bu iddia Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü’ne internet üzerinden ve kimden geldiği bilinmeyen şu ihbara dayandırıldı:

“TJA merkez memur bey iyi akşamlar. Size PKK hakında bir kaç şey anlatacağım. Bunların kadınlarının takıldığı KJA vardı, mühürlenince TJA oldu. Kadınlar burada toplanır. Ofis tarafında. İşleri güçleri toplantı yapıp, Öcalan ve tecrit konuşmak. En azılıları buraya gider. Başka bişey duyarsam tekrar mesaj atarım.”

Diyarbakır merkezli olan ve birçok kentte temsilcileri bulunan DTK için de illegal bir yapılanma olduğu ve “örgüt” ile bağlantısı olduğu belirtildi. Yine DTK’nin milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti, dernek ve sendikalarla bir araya gelerek gerçekleştirdiği toplantılar, DTK üyeliği ve delegeliği de suç unsuru olarak görüldü.

İddianamede, Kibriye Evren hakkında soruşturmanın başlatılmasına gerekçe olarak 3 Temmuz 2018 tarihinde “EZEL” isimli gizli tanığın Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde Cumhuriyet Savcısı’na verdiği ifade, 12 Eylül 2018 tarihinde “FİRAR” isimli gizli tanığın Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde Cumhuriyet Savcısı’na verdiği ifade, 28 Mart 2016 tarihinde “CESUR YÜREK” isimli gizli tanığın Cumhuriyet Savcısı’na verdiği ifade ve teşhis beyanı ile sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlar gösterildi.

Yine Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27 Kasım 2010 tarihli arama kararlarında ele geçirilen dijital malzemelerin incelenmesinden elde edilen dokümanlarda Kibriye Evren’in adı geçtiği iddia edildi. Ayrıca 20 Ağustos 2010 günü arkadaşları ile pikniğe giden Evren’in çektiği fotoğraf da dosyaya suç delili olarak eklendi. 2015 ile 2018 yılları arasında gazetecilik faaliyetleri çerçevesinde yaptığı yurtdışı seyahatleri de iddianamede suç delili olarak sunuldu.

Davasının ilk duruşması 6 Aralık 2018, ikinci duruşması 10 Ocak 2019, üçüncü duruşması 16 Nisan 2019 ve 7 Mayıs tarihinde görüldü. Kibriye Evren son iki duruşmaya açlık grevinde olması nedeniyle katılamadı. 18 Temmuz’daki duruşmada heyet değişikliği nedeniyle karar çıkmadı. Evren, Türkçe savunma yaptı. 24 Eylül tarihinde beklenen tahliye kararı çıkmadı.

Davanın 8. duruşması 12 Kasım 2019’da görüldü. Duruşma sonunda tutuklu kaldığı süre gözönünde bulundurularak, yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verildi. Davanın bir sonraki duruşması 10 Mart 2020’ye bırakıldı.



Next Trial: March 10, 2020, 9:20 a.m.


Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 8. duruşmasında heyet değişikliği nedeniyle önceki zabıtlar okundu.

Yeni heyet Recep Sinan Yurttutan başkanlığında üye hakimler Deniz Kayıhan ve Vedat Efe’den oluştu.

Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazılan yazıya cevap verildiği belirtilerek okunup dosyaya eklendi. Savcı, davanın esası hakkında hazırladığı mütalaayı tekrar ettiğini söyledi. Eksik hususların giderilmesini isteyerek, üzerine atılı suçun vasfı ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve kuvvetli suç şüphesini gerekçe göstererek adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağını ve tutuklama tedbirinin ölçülü olacağını iddia ederek Evren’in tutukluluk halinin devamını talep etti.

Kibriye Evren son iki celsedir yaptığı savunmayı tekrar ettiğini söyleyerek, “Gazetecilik faaliyeti dışında illegal bir şey yapmadım. Urfa ve Mersin’e haber amaçlı gitmiştim. Sosyal medya paylaşımlarım ise haber amaçlı ve eleştirel nitelikte paylaşımlardı” dedi.

Avukat Resul Temur, mütalaaya katılmadıklarını belirterek, geçen celse ayrıntılı olarak savunmalarını yaptıklarını söyledi. Yargılamaya konu olan tanık beyanlarının somut karşılığının olmadığını belirten Avukat Temur, “Diğer dosyalarda da gizli tanık beyanlarına itibar edilmediği için gazetecilerin beraat ettiğine ilişkin kararların tamamını dosyaya sunmuştuk” dedi.

Temur ayrıca Mersin’le ilgili olarak müvekkilinin ifadesine başvurulmadığını hatırlattı. 13 aydır tutuklu bulunan Evren’in tutukluluk halinin sosyal medya paylaşımları nedeniyle olduğunu anımsatan Temur, 7188 Sayılı Yasa ile eleştiriyi aşmayan ve gazetecilik faaliyeti kapsamında bulunan paylaşımların suç olarak tanımlanamayacağını belirterek müvekkilinin tahliyesini istedi.

Avukat Pirozhan Karaali de müvekkilinin yurt dışına giriş çıkışlarının haber amaçlı olduğunu, öncesi ve sonrasında yaptığı haberleri de dosyaya sunduklarını hatırlattı. Müvekkilinin İstanbul’da oldukları için duruşmalara yaşlı anne ve babasının gelmekte zorlandığını, kendisinin sağlık sorunlarının olduğunu belirterek, daha fazla mağdur edilmemesi için tahliyesini istedi.


Duruşmaya 15 dakika ara verildikten sonra heyet kararını açıkladı. Şanlıurfa ve Mersin Cumhuriyet Baş Savcılığı’na yazılan yazıların akıbetinin sorulmasına ve sanığın tutuklulukta geçirdiği süre nazara alınarak; yurtdışına çıkışının yasaklanması ve ayda bir ikametine en yakın kolluk birimine imza vererek adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verildi. Davaya 10 Mart 2020 tarihinde görülecek 9. duruşma ile devam edilecek.


Duruşma Öncesi

Duruşma Diyarbakır Adliyesi’ndeki 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Başlama saati 10:40 olarak belirlenmesine rağmen öğleden sonraya bırakıldı. Saat 15:20’de başlayan duruşma öncesi biri kadın iki polis, tedbir kararı olduğu gerekçesiyle izleyicileri üst araması yaparak teker teker içeri aldı. Tutuklu yargılanan Kibriye Evren dört jandarma eşliğinde getirilmişti. İzleyicilerin bulunduğu kısımda iki üniformalı polis de hazır bulundu

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü mahkeme salonu, Diyarbakır Adliyesi’ndeki standart salonlardan birisiydi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya. Avukatlar Pirozhan Karaali ve Resul Temur duruşma salonundaki yerini aldı. Duruşmaya, Mezopotamya Gazeteciler İnisiyatifi Sözcüsü Hakkı Boltan, Jin News çalışanları ve Evren’in yakınları izleyici olarak katıldı.

Genel Gözlemler

Enerjisi ve morali oldukça yüksek olduğu gözlenen Kibriye Evren, heyet hazırlıklarını sürdürürken izleyicilere dönüp selamlaşarak, hal hatır sordu. Duruşmaya ara verildiğinde ailesi ve yakınları çok heyecanlıydı. Tahliye kararı alkış ve zılgıtlarla karşılanınca polis memurları sessiz olmaları için uyardı.

7. Standing - Sept. 24, 2019


Jin News Muhabiri Kibriye Evren, Diyarbakır merkezli, 9 Ekim günü yapılan operasyon kapsamında gözaltına alındı. 11 Ekim günü tutuklanarak Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

Evren hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak, 18 Ekim 2018 tarihinde iddianame hazırlandı. Cumhuriyet Savcısı Şahsuvar Yıldız tarafından “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” suçlamalarıyla hazırlanan iddianame, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, ilk duruşma 6 Aralık 2018 olarak belirlendi.

Kibriye Evren’in gazetecilik faaliyetleri ve sosyal medya paylaşımlarının suç unsuru olarak görüldüğü iddianamede, gizli tanık ve elektronik ihbarlar soruşturma için yeterli görüldü.

Cumhuriyet Savcısı’nın Evren hakkında hazırladığı 25 sayfadan oluşan iddianamede, gizli tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları ve yurt dışı giriş-çıkış kayıtları suç delili olarak gösterildi. İddianamede, Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Kongreya Jinên Azad (KJA) ve Tevgera Jinên Azad (TJA) faaliyetleri suç unsuru olarak görüldü.

İddianamenin 11 sayfalık bölümünde KCK’nin yapılanmasından, 6 sayfada ise bununla ilişiği olduğu iddia edilen kurumlardan söz edilerek, yaptıkları her türlü çalışmanın illegal olduğu savunuldu.

Yine iddianamede TJA’nın kadın sorunu, erkek şiddetine dönük eylem ve etkinlikleri, “örgüt lehine illegal eylem ve etkinlikler” olarak lanse edildi. İddianamede, bu iddia Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü’ne internet üzerinden ve kimden geldiği bilinmeyen şu ihbara dayandırıldı:

“TJA merkez memur bey iyi akşamlar. Size PKK hakında bir kaç şey anlatacağım. Bunların kadınlarının takıldığı KJA vardı, mühürlenince TJA oldu. Kadınlar burada toplanır. Ofis tarafında. İşleri güçleri toplantı yapıp, Öcalan ve tecrit konuşmak. En azılıları buraya gider. Başka bişey duyarsam tekrar mesaj atarım.”

Diyarbakır merkezli olan ve birçok kentte temsilcileri bulunan DTK için de illegal bir yapılanma olduğu ve “örgüt” ile bağlantısı olduğu belirtildi. Yine DTK’nin milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti, dernek ve sendikalarla bir araya gelerek gerçekleştirdiği toplantılar, DTK üyeliği ve delegeliği de suç unsuru olarak görüldü.

İddianamede, Kibriye Evren hakkında soruşturmanın başlatılmasına gerekçe olarak 3 Temmuz 2018 tarihinde “EZEL” isimli gizli tanığın Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde Cumhuriyet Savcısı’na verdiği ifade, 12 Eylül 2018 tarihinde “FİRAR” isimli gizli tanığın Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde Cumhuriyet Savcısı’na vermiş olduğu ifade, 28 Mart 2016 tarihinde “CESUR YÜREK” isimli gizli tanığın Cumhuriyet Savcısı’na vermiş olduğu ifade ve teşhis beyanı ile sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlar gösterildi.

Yine Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27 Kasım 2010 tarihli arama kararlarında ele geçirilen dijital malzemelerin incelenmesinden elde edilen dokümanlarda Kibriye Evren’in adı geçtiği iddia edildi. Ayrıca 20 Ağustos 2010 günü arkadaşları ile pikniğe giden Evren’in çektiği fotoğraf da dosyaya suç delili olarak eklendi. 2015 ile 2018 yılları arasında gazetecilik faaliyetleri çerçevesinde yaptığı yurtdışı seyahatleri de iddianamede suç delili olarak sunuldu.

Davasının ilk duruşması 6 Aralık 2018’de, ikinci duruşması 10 Ocak 2019, üçüncü duruşması 16 Nisan 2019 ve 7 Mayıs tarihinde görüldü. Kibriye Evren son iki duruşmaya açlık grevinde olması nedeniyle katılamadı. 18 Temmuz’daki duruşmada heyet değişikliği nedeniyle karar çıkmadı. Evren, Türkçe savunma yaptı. 24 Eylül tarihinde beklenen tahliye kararı çıkmadı ve Evren’in 8. duruşması 12 Kasım 2019’da görülecek.



Next Trial: Nov. 12, 2019, 9 a.m.


Duruşmada heyet değişikliği nedeniyle önceki zabıtlar okundu.

Yeni heyet Recep Sinan Yutturan başkanlığında üye hakimler Deniz Kayıhan ve Vedat Efe’den oluştu.

Şanlıurfa Cumhuriyet Savcılığı’na yazılan yazıya cevap verilmediği belirtildi. Savcı, davanın esası hakkında hazırladığı mütalaayı tekrar ettiğini söyledi. Eksik hususların giderilmesini isteyerek, Evren’in üzerine atılı suçun vasfı ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve kuvvetli suç şüphesini gerekçe göstererek adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağını ve tutuklama tedbirinin ölçülü olacağını iddia ederek Evren’in tutukluluk halinin devamını talep etti.

Mahkeme Başkanı Evren’e süre talep edip etmeyeceğini sordu. Evren, süre talebinin olmadığını söyleyerek geçen celse yaptığı savunmaya ek olarak söylemek istedikleri olduğunu bildirdi.

Evrensel hukukta basın özgürlüğünün ilkelerinin tüm dünyada işleyişinin aynı olduğunu ve buna seyahat hakkının da dahil olduğunu belirten Evren, “Gazetecilik, demokrasinin işleyişi için yaşamsal bir öneme sahiptir. Toplumun haber alma hakkı vardır. Türkiye bu ilkelere imza atmıştır. Gazetecilik faaliyetlerim boyunca bu ilkelere her zaman riayet ettim. Evrensel Hukuk ilkeleri beni de bağlıyor” dedi.

Sosyal medya paylaşımlarına ilişkin ise Evren, “Kesinlikle propaganda amaçlı değil, tamamen haber yayma amaçlı paylaşımlardır. Aksi halde bir algı dosyayı illegalize eder. Basının ayağına pranga vurmak toplumu sakat bırakmaktır” dedi.

Bu sırada Mahkeme Başkanı araya girerek, “Bu propaganda suçuyla ilgili savunmanız, üyelik için ne diyorsunuz? “ diye sordu.

Evren, “Oraya da geleceğim” diyerek sözlerine devam etti. Evren, “Tüm dünyada basının kullandığı dil aynıdır, kuralları vardır ve gazeteci de bu kurallara uyar. Kullanılan bu dil benim dosyamda illegalize edilerek bir örgütle bağlantı kurulmaya çalışılmaktadır. Bu durum kabul edilemez. Benim hem sosyal hem de gazeteci arkadaşlarım var. Fotoğraf anı biriktirmek için çekilir. Ben de anı biriktirmek için bir piknikte çektirdiğim fotoğraf örgüt eğitimindeymişim gibi lanse edildi. Ben hiçbir eğitime katılmadım. Yaptığım her çalışma gazetecilik faaliyetidir. Gizli tanık ifadeleri, yalandır, iftiradır. Tahliyemi talep ediyorum” dedi.

Av. Resul Temur, mütalaaya katılmadıklarını belirterek, müvekkilinin geniş bir izahat yaptığını söyledi. Dosyanın aslında Kibriye Evren’e özel olmadığını, dosya kapsamında yaklaşık 200 kişinin gözaltına alındığını ve tek tutuklunun Evren olduğunu anımsattı. “Müvekkilim özgün olarak herhangi bir suç iddiasıyla gözaltına alınmamıştır. Sonrasında oluşturulmuş ve bir araya getirilmiş bir dosyadan yargılanıyor. O liste nasıl oluşturuluyor bilemiyoruz.”

Gizli tanıklar Ezel ve Firar’ın beyanlarının bir bütün olarak dosyaya alındığında benzer durumda olan 8 gazeteci için birebir aynı beyanlarda bulunduklarının görüleceğini söyleyen Av Temur, bu gazetecilerin beraat ettiğini dolayısıyla bu beyanlara itibar edilmemesini talep etti. Piknik fotoğraflarının üzerinde Kibriye ön adlı biri olarak geçtiği ve o kişinin müvekkili olduğuna dair bir kanıt olmadığını belirten Av. Temur, Emniyet tarafından bu fotoğrafların eğitim başlangıcında çekildiğinin tahmin edildiğine yönelik bir not düşüldüğünü söyledi. “Fotoğraftaki diğer kişileri tanıyoruz. Müvekkilin gazeteci arkadaşlarıdır ve kendileri hakkında açılmış herhangi bir dava yoktur. Şayet örgüt eğitimi olduğuna inanılıyorsa bu kişilerin de yargılanması gerekmez miydi?” diye sordu.

Av. Pirozhan Karaali de mütalaaya katılmadıklarını söyleyerek, müvekkilinin 4 ana başlıkta yargılandığını ve buna ilişkin hiçbir somut delilin bulunmadığını söyledi. Av. Karaali, “Gazetecileri yargılarken kıblemiz AİHM kararları olmalı. Şiddet ve nefret içermeyen her türlü görüş ve eleştiri yapma özgürlüğü vardır” diye konuştu. Av. Karaali, Evren’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak müvekkilinin tahliyesini talep etti.


10 dakika ara verildikten sonra heyet kararını açıkladı.

Evren’in üzerine atılı suçun vasfı ve mahiyeti ile mevcut delil durumu, yapılan teşhisler dikkate alındığında sanık aleyhine kuvvetli suç şüphesini gösteren olguların mevcut olması nedeniyle tutukluluk halinin devamına karar verildi. Sanığın tutukluluk halinin devamına karşı yedi gün içinde itiraz etme hakkının olduğunu belirten mahkeme heyeti duruşmayı 12 Kasım 2019 tarihine bıraktı.


Duruşma Öncesi

Duruşma Diyarbakır Adliyesi’ndeki 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Arama noktalarında uygulamanın daha sıkı olduğu görüldü. X Ray cihazından geçerken herhangi bir sinyal sesi gelmemesine rağmen kadın polis tarafından üzerimizde arama yapıldı.

İzleyicilerin duruşma salonunun bulunduğu koridora geçişine izin verildi. Tutuklu yargılanan Kibriye Evren, 4 jandarma eşliğinde getirildi. Duruşma sırası olarak 22. sırada bulunan Evren’in avukatı mahkeme heyetiyle görüşüp Evren’in duruşmasını öne aldırdı. Duruşma saat 10.00’da başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü mahkeme salonu, Diyarbakır Adliyesi’ndeki standart salonlardan birisiydi. Salon havalandırılmış ve temizdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya. Avukatlar Pirozhan Karaali ve Resul Temur duruşma salonundaki yerini aldı. Duruşmaya, Mezopotamya Gazeteciler İnisiyatifi Sözcüsü Hakkı Boltan, TGS Avukatı Ülkü Şahin, Susma Platformu’ndan Özkan Küçük, Jin TV, Jin News çalışanları ve Evren’in yakınları izleyici olarak katıldı. Salonda üç sivil polis memuru, iki stajyer avukat mahkeme heyetinin bulunduğu tarafta duruşmayı izledi.

Genel Gözlemler

Enerjisi ve morali oldukça yüksek olduğu gözlenen Kibriye Evren, heyet hazırlıklarını sürdürürken izleyicilere dönüp selamlaşarak, hal hatır sordu. Arkadaşlarından biri Kibriye’ye “Gözüne ne oldu, neden kısıyorsun?” diye sorunca Kibriye, “İçeride çok fazla okuyoruz ondandır” diye cevap verdi. Duruşmaya ara verildiği için salondan dışarı çıkarken Kibriye’nin annesi ağlamaya başladı. Arkadaşları, “Kibriye seni kapıda bekleyeceğiz, akşam cezaevinden almaya geleceğiz” dedi. Kibriye yakınlarına dönerek, “Hepinizi çok seviyorum” dedi.

6. Standing - July 18, 2019


Jin News Muhabiri Kibriye Evren, Diyarbakır merkezli, 9 Ekim günü yapılan operasyon kapsamında gözaltına alındı. 11 Ekim günü tutuklanarak Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

Kibriye Evren hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak, 18 Ekim 2018 tarihinde iddianame hazırlandı. Cumhuriyet Savcısı Şahsuvar Yıldız’ın “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” suçlamalarıyla hazırladığı iddianame, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İlk duruşma günü olarak 6 Aralık 2018 belirlendi.

Kibriye Evren’in gazetecilik faaliyetleri ve sosyal medya paylaşımlarının suç unsuru olarak görüldüğü iddianamede, gizli tanık ve elektronik ihbarlar soruşturma için yeterli görüldü.

Cumhuriyet Savcısı’nın Kibriye Evren hakkında hazırladığı 25 sayfadan oluşan iddianamede, gizli tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları ve yurt dışı giriş-çıkış kayıtları suç delili olarak gösterildi. Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Kongreya Jinên Azad (KJA) ve Tevgera Jinên Azad (TJA) faaliyetleri suç unsuru olarak görüldü.

İddianamenin 11 sayfalık bölümünde KCK’nin yapılanmasından, altı sayfasında ise bununla ilişiği olduğu iddia edilen kurumlardan söz edilerek, yaptıkları her türlü çalışmanın illegal olduğu savunuldu.

Yine iddianamede TJA’nın kadın sorunu, erkek şiddetine dönük eylem ve etkinliklerin, “örgüt lehine illegal eylem ve etkinlikler” olduğu iddia edildi. Bu iddia Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü’ne internet üzerinden ve kimden geldiği bilinmeyen şu ihbara dayandırıldı: “TJA merkez memur bey iyi akşamlar. Size PKK hakında bir kaç şey anlatacağım. Bunların kadınlarının takıldığı KJA vardı, mühürlenince TJA oldu. Kadınlar burada toplanır. Ofis tarafında. İşleri güçleri toplantı yapıp, Öcalan ve tecrit konuşmak. En azılıları buraya gider. Başka bişey duyarsam tekrar mesaj atarım.” 

Diyarbakır merkezli olan ve birçok kentte temsilcileri bulunan DTK için de illegal bir yapılanma olduğu ve “örgüt” ile bağlantısı olduğu belirtildi. Yine DTK’nin milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti, dernek ve sendikalarla bir araya gelerek gerçekleştirdiği toplantılar, DTK üyeliği ve delegeliği de suç unsuru olarak görüldü.   

İddianamede, Kibriye Evren hakkında soruşturmanın başlatılmasına gerekçe olarak 3 Temmuz 2018 tarihinde “EZEL” isimli gizli tanığın Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde Cumhuriyet Savcısı’na verdiği ifade, 12 Eylül 2018 tarihinde “FİRAR” isimli gizli tanığın Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde Cumhuriyet Savcısı’na vermiş olduğu ifade, 28 Mart 2016 tarihinde “CESUR YÜREK” isimli gizli tanığın Cumhuriyet Savcısı’na vermiş olduğu ifade ve teşhis beyanı ile sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlar gösterildi. 

Yine Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27 Kasım 2010 tarihli arama kararlarında ele geçirilen dijital malzemelerin incelenmesinden elde edilen dokümanlarda Kibriye Evren’in adı geçtiği iddia edildi. Ayrıca 20 Ağustos 2010 günü arkadaşları ile pikniğe giden Kibriye Evren’in çektiği fotoğraf da dosyaya suç delili olarak eklendi. 2015 ile 2018 yılları arasında gazetecilik faaliyetleri çerçevesinde yaptığı yurtdışı seyahatleri de iddianamede suç delili olarak sunuldu. 

Davasının ilk duruşması 6 Aralık 2018’de, ikinci duruşması 10 Ocak 2019, üçüncü duruşması 16 Nisan 2019 ve 7 Mayıs 2019 tarihinde görüldü. Kibriye Evren son iki duruşmaya açlık grevinde olması nedeniyle katılamadı. 18 Temmuz’daki duruşmada heyet değişikliği nedeniyle karar çıkmadı. Kibriye Evren, Türkçe savunma yaptı. Bir sonraki duruşma 24 Eylül tarihinde görülecek.



Next Trial: Sept. 24, 2019, 9 a.m.


Duruşma bir üye eksik başladı. Yedek kadın üye mahkeme başladıktan 15 dakika sonra yerini aldı. Duruşmada Recep Sinan Yurttutan (başkan) ve üyeler Vedat Efe ile Deniz Kayıhan, savcı Ozan Oğuz görev aldı.

Duruşmada ilk olarak söz alan savcı, davanın esası hakkında hazırladığı mütalaayı tekrar ettiğini söyledi. Savcı,eksik hususların giderilmesini isteyerek, Evren’in üzerine atılı suçun vasfı ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve kuvvetli suç şüphesini gerekçe göstererek adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağını ve tutuklama tedbirinin ölçülü olacağını iddia ederek Evren’in tutukluluk halinin devamını talep etti.

Ardından Kibriye Evren’e söz verildi. Evren daha önceki savunmalarını Kürtçe yaptığını ancak yeterince anlaşılamadığını belirterek, Türkçe savunma yapacağını ifade edip, ”Bunun için annemden ve halkımdan özür diliyorum” dedi. Elinde bir sayfalık yazılı savunması bulunan savunmasını okumak yerine ara ara bakarak anlatmayı tercih etti. 10 ay önce farklı gazete çalışanlarıyla birlikte gözaltına alındığını, birlikte gözaltına alınanların serbest kaldığını ancak kendisinin gizli tanık beyanlarıyla 10 aydan beri haksız yere tutuklu bulunduğunu söyledi. Yıllardır kadına yönelik cinsel istismar, şiddet, taciz, tecavüz ve kadın soykırımı gibi konularda haberler yaptığını belirten Evren, “Kadının emeğini görünür kılma adına kalemimi her tarafa çevirdim. Burada bulunmamın tek sebebi gazetecilik faaliyetimdir.” Sivil Toplum Kuruluşları, siyasi partiler, avukatlar, mahalledeki kadınlar gibi pek çok haber kaynağının bulunduğunu söyleyen Evren, “Siyasi partilere giriş çıkışım örgüt faaliyeti olarak gösterilmiş. Bu benim özgürlüğümdür ve bundan sonra da bunu devam ettireceğim.” dedi.

Dosyada yer alan yurtdışına giriş-çıkışlarının da tamamen haber amaçlı olduğunu söyleyen Evren, o tarihlerde yayınlanan haberlerin de dosyaya eklendiğini söyledi. Sosyal medya paylaşımlarının kendine ait olduğunu söyleyen Evren, “Kendi ajansımın ve başka ajansların haberlerini paylaşmam suç olarak gösterilmiş. Ben bu bölgede habercilik yapan biriyim “Lice yanıyor” başlıklı paylaşım propaganda amaçlı olduğu söylenmiş, ben Antalya’da habercilik yapsam “Antalya yanıyor” derdim.

Bir diğer paylaşımının ise “Jinha Susturulamaz” olduğunu hatırlatan Evren, “JİNHA bu topraklarda kurulmuş bir kadın ajansıdır. Kapatılmıştır ve biz ekonomik olarak da mağdur edilmişiz. İşsiz kalmışızdır O nedenle bu paylaşımı yapmam gayet doğaldır. Paylaştığım her şeyi gazetecilik refleksiyle yaptım. Haber yayma amacıyla faaliyet yürüttüm, asla propaganda amaçlı değildi” Gizli tanık beyanlarında isminin bilindiğini anımsatan Evren, kendisinin tanınan bir gazeteci olduğunu ve gizli tanık ifadelerini kabul etmediğini söyledi.

Mahkeme Başkanı Evren’in sözünü keserek,” Gizli tanık beyanında sizi il binasında gördüğünü ve burada fikirlerini beyan ederek, konuştuğunu söylüyor. Bunu kabul ediyor musun” diye sordu. Evren, “Asla kabul etmiyorum hatta bu ithamı hakaret sayarım” dedi. Mesleğinin tutuklanma nedeni olmasından dolayı üzüntü duyduğunu belirten Evren, “Tahliyemi değil, beraatimi istiyorum” dedi.
Av. Resul Temur, mütalaaya katılmadıklarını belirterek, müvekkilinin geniş bir izahat yaptığını söyledi. Dosyalarda tutuklu olarak yargılanan ya da toplanmayan delilin bulunmadığını söyleyerek, benzer durumda yargılanan Savaş Arslan’ın mütalaaya uygun şekilde beraatine karar verildiğini hatırlattı. Gizli tanık beyanlarının bir bütün olarak dosyaya alındığında benzer durumda pek çok gazeteci için aynı beyanlarda bulunduklarının görüleceğini söyleyen Av Temur, bu beyanlara itibar edilmemesini talep etti. Gizli tanık beyanlarıyla benzer durumda yargılanan Esra Solin Dal ve Mehmet Akdoğan’ında beraat ettiğini hatırlattı. Yargılanan 200 kişi hakkında yurtdışı giriş-çıkışıyla ilgili tanık beyanları olduğunu söyleyen Av. Temur, hepsine aynı soruların sorulduğunu söyledi. Av Temur, sosyal medya paylaşımlarının ifade özgürlüğü olduğunu buna ilişkin 9 Temmuz’da AİHM’den Selahattin Demirtaş’a karar çıktığını hatırlattı.

Bu nedenle Evren’in tahliyesini istediklerini belirtti.

Av. Pirozhan Karaali de heyet değişikliği nedeniyle bugüne kadar yaptıkları savunmayı bir daha tekrar etti. Müvekkilinin 4 ana başlıkta yargılandığını ve buna ilişkin hiçbir somut delilin bulunmadığını söyledi. Av. Karaali, Evren’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak müvekkilinin tahliyesini talep etti.


10 dakika ara verildikten sonra heyet kararını açıkladı. Evren’in üzerine atılı suçun vasfı ve mahiyeti ile mevcut delil durumu, yapılan teşhisler dikkate alındığında sanık aleyhine kuvvetli suç şüphesini gösteren olguların mevcut olması nedeniyle tutukluluk halinin devamına karar verildi. Sanığın tutukluluk halinin devamına karşı 7 gün içinde itiraz etme hakkının olduğunu belirten mahkeme heyeti duruşmayı 24 Eylül tarihine erteledi.


Duruşma Öncesi

Duruşma Diyarbakır Adliyesi’ndeki 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
İzleyicilerin duruşma salonunun bulunduğu koridora geçişine izin verildi. Tutuklu yargılanan Kibriye Evren,4 jandarma eşliğinde getirildi. Saat 10:00 olarak belirlenen duruşma saat 11:30’da başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü mahkeme salonu, Diyarbakır Adliyesi’ndeki standart salonlardan birisiydi. Salon havalandırılmış ve temizdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya. Avukatlar Pirozhan Karaali ve Resul Temur duruşma salonundaki yerini aldı. Duruşmaya, HDP Diyarbakır Milletvekili Saliha Aydeniz, HDP Diyarbakır İl Başkanı Hülya Alökmen Uyanık, TGS Başkanı Mahmut Oral, Jin Tv, Jin News çalışanları ve Evren’in yakınları izleyici olarak katıldı. Salonda üç sivil polis memuru mahkeme heyetinin bulunduğu tarafta dururken, üç polis de izleyicilerin bulunduğu yerin arka sırasında duruşmayı izledi.

Genel Gözlemler

Mahkeme Başkanı Av. Pirozhan Karaali’nin heyet değişikliği nedeniyle savunmasını tekrar etmek istemesine engel olunca Karaali, “Sayın başkan, burada bir gazeteci yargılanıyor ve izleyenlerin hemen hepsi gazeteci. Heyet değişikliğinden dolayı savunmalarımıza açıklık getirmek durumundayız dedi” Mahkeme başkanı bu sözleri tutanağa geçirmedi.

Duruşma bir üye eksik başladı. Yedek kadın üye mahkeme başladıktan 15 dakika sonra yerini aldı. Savcı, Kibriye Evren ve Av. Resul Temur savunma yaparken notlar aldı. Mahkeme başkanı ara sıra Evren’in sözünü keserek bazı yerleri tekrar ettirdi.

Ara kararın ardından tutanağın bir örneği polislere verildi. Av. Resul Temur bunun ilk defa yaşandığını, tutuklamaya yapacakları itiraz dilekçesinde bu durumu da ekleyeceğini söyledi. Ara kararın son sayfasında kararın eksik kaldığı görülünce Avukatlar yeniden içeri girip son sayfayı tekrar yazdırdı.

Enerjisi ve morali oldukça yüksek olduğu gözlenen Kibriye Evren, heyet hazırlıklarını sürdürürken izleyicilere dönüp selamlaşarak, hal hatır sordu. Duruşma bitiminde ise “Hepinizi çok seviyorum” dedi.

4. Standing - May 7, 2019


Jin News Muhabiri Kibriye Evren, Diyarbakır merkezli, 9 Ekim günü yapılan operasyon kapsamında gözaltına alındı. 11 Ekim günü tutulanarak Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

Kibriye Evren hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak, 18 Ekim 2018 tarihinde iddianame hazırlandı. Cumhuriyet Savcısı Şahsuvar Yıldız tarafından “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” suçlamalarıyla hazırlanan iddianame, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, ilk duruşma 6 Aralık 2018 olarak belirlendi.

Kibriye Evren’in gazetecilik faaliyetleri ve sosyal medya paylaşımlarının suç unsuru olarak görüldüğü iddianamede, gizli tanık ve elektronik ihbarlar soruşturma için yeterli görüldü.

Cumhuriyet Savcısı’nın Evren hakkında hazırladığı 25 sayfadan oluşan iddianamede, gizli tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları ve yurt dışı giriş-çıkış kayıtları suç delili olarak gösterildi. İddianamede, Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Kongreya Jinên Azad (KJA) ve Tevgera Jinên Azad (TJA) faaliyetleri suç unsuru olarak görüldü. İddianamenin 11 sayfalık bölümünde KCK’nin yapılanmasından, altı sayfasında ise bununla ilişiği olduğu iddia edilen kurumlardan söz edilerek, yaptıkları her türlü çalışmanın illegal olduğu savunuldu.

Yine iddianamede TJA’nın kadın sorunu, erkek şiddetine dönük eylem ve etkinlikleri, “örgüt lehine illegal eylem ve etkinlikler” olarak lanse edildi. İddianamede, bu iddia Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü’ne internet üzerinden ve kimden geldiği bilinmeyen şu ihbara dayandırıldı: “TJA merkez memur bey iyi akşamlar. Size PKK hakında bir kaç şey anlatacağım. Bunların kadınlarının takıldığı KJA vardı, mühürlenince TJA oldu. Kadınlar burada toplanır. Ofis tarafında. İşleri güçleri toplantı yapıp, Öcalan ve tecrit konuşmak. En azılıları buraya gider. Başka bişey duyarsam tekrar mesaj atarım.”

Diyarbakır merkezli olan ve birçok kentte temsilcileri bulunan DTK için de illegal bir yapılanma olduğu ve “örgüt” ile bağlantısı olduğu belirtildi. Yine DTK’nin milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti, dernek ve sendikalarla bir araya gelerek gerçekleştirdiği toplantılar, DTK üyeliği ve delegeliği de suç unsuru olarak görüldü.   

İddianamede, Kibriye Evren hakkında soruşturmanın başlatılmasına gerekçe olarak 3 Temmuz 2018 tarihinde “EZEL” isimli gizli tanığın Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde Cumhuriyet Savcısı’na verdiği ifade, 12 Eylül 2018 tarihinde “FİRAR” isimli gizli tanığın Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde Cumhuriyet Savcısı’na vermiş olduğu ifade, 28 mart 2016 tarihinde “CESUR YÜREK” isimli gizli tanığın Cumhuriyet Savcısı’na vermiş olduğu ifade ve teşhis beyanı ile sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlar gösterildi. 

Yine Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27 Kasım 2010 tarihli arama kararlarında ele geçirilen dijital malzemelerin incelenmesinden elde edilen dokümanlarda Kibriye Evren’in adı geçtiği iddia edildi. Ayrıca 20.08.2010 günü arkadaşları ile pikniğe giden Evren’in çektiği fotoğraf da dosyaya suç delili olarak eklendi. 2015 ile 2018 yılları arasında gazetecilik faaliyetleri çerçevesinde yaptığı yurtdışı seyahatleri de iddianamede suç delili olarak sunuldu. 

Davasının ilk duruşması 6 Aralık 2018’de, ikinci duruşması 10 Ocak 2019, üçüncü duruşması 16 Nisan 2019 ve 7 Mayıs tarihinde görüldü. Bir sonraki duruşma ise 18 Temmuz 2019’a bırakıldı.



Next Trial: July 18, 2019, 9 a.m.


Mahkeme heyeti Onur Yerdelen (Başkan), Deniz Kayıhan ve Nuran Çalık Zıvalı’dan oluştu.

Duruşmada ilk olarak söz alan savcı, davanın esas hakkında hazırladığı mütalaayı tekrar ettiğini söyledi. Savcı, Kibriye Evren’in sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımlarla örgütün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini meşru göstererek, yayın yoluyla örgüt propagandası yaptığını iddia etti ve basın ve yayın yoluyla “örgüt propagandası yapmak” suçundan cezalandırılmasını talep etti.

Savcı ayrıca üzerine atılı suçun vasfı ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve kuvvetli suç şüphesini gerekçe göstererek adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağını ve tutuklama tedbirinin ölçülü olacağını iddia ederek Evren’in tutukluluk halinin devamını talep etti.

Avukat Resul Temur, açlık grevinde olan ve sağlık koşulları uygun olmadığı için duruşmaya katılamayan Evren’in açlık grevini bitirme ihtimali olduğunu belirtti. Bu nedenle bir önceki celse mütalaa verilen davanın bugün karara bağlanmaması ve Evren’in savunma yapması ve son sözlerini söylemesi için duruşmanın ertelenmesini istedi. Avukat Resul Temur, dosyalarda tutuklu olarak yargılanan ya da toplanmayan delilin bulunmadığını söyleyerek, benzer durumda yargılanan Savaş Arslan’ın mütalaaya uygun şekilde beraatine karar verildiğini hatırlattı.

Avukat Pirozhan Karaali, müvekkilinin yaşadığı sağlık sorunları ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak müvekkilinin tahliyesini talep etti.


10 dakika ara verildikten sonra heyet kararını açıkladı.

Mahkeme, avukatların talebi doğrultusunda süre verilmesine karar verdi. Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/119 esas sayılı dosyasında sanığın hangi suçtan yargılandığının uyap kayıtlarından incelenmesine, eğer örgüt üyeliğinden yahut yardım ve örgüt adına suç işleme suçlarından yargılanmakta ise dosya suretinin celbine, Evren’in üzerine atılı suçun vasfıve mahiyeti ile mavcut delil durumu, yapılan teşhisler dikkate alındığında sanık aleyhine kuvvetli suç şüphesini gösteren olguların mavcut olması nedeniyle tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Sanığın tutukluluk durumunun 31 Mayıs 2019 günü dosya üzerinde res’en incelenmesine tutukluluk halinin devamına karar verilmesi halinde tutukluluk durumunun ikinci kez 19 Haziran 2019 günü dosya üzerinden incelenmesine bu nedenle 18 Temmuz günü saat 10.00’a bırakılmasına karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşma Diyarbakır Adliyesi’ndeki 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İzleyicilerin duruşma salonunun bulunduğu koridora geçişine izin verildi. Tutuklu yargılanan Kibriye Evren Diyarbakır E Tipi Cezaevinde 122 gündür açlık grevinde olduğu ve yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle katılamadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü mahkeme salonu, Diyarbakır Adliyesi’ndeki standart salonlardan birisiydi. Salon havalandırılmış ve temizdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya. Avukatlar Pirozhan Karaali ve Resul Temur duruşma salonundaki yerini aldı. Duruşmaya, Özgür Gazeteciler İnisiyatifi (ÖGİ) Sözcüsü Hakkı Boltan ve Evren’in yakınlarının yanı sıra gazeteciler de izleyici olarak katıldı.

Genel Gözlemler

Mahkeme Başkanı Av. Resul Temur’un “Müvekkilimin açlık grevini bitirme ihtimali vardır” sözlerini tutanağa açlık grevini bitirmek istemektedir şeklinde yazdırınva Av. Temur ita-iraz ederek düzeltme yaptırdı. Duruşmada üç sivil polis de hazır bulundu. Biri kitap okuyarak mahkemeye kayıtsız kaldı.

3. Standing - April 16, 2019


Jin News Muhabiri Kibriye Evren, Diyarbakır merkezli, 9 Ekim günü yapılan operasyon kapsamında gözaltına alındı. 11 Ekim günü tutulanarak Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Evren hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak, 18 Ekim 2018 tarihinde iddianame hazırlandı. Cumhuriyet Savcısı Şahsuvar Yıldız tarafından “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” suçlamalarıyla hazırlanan iddianame, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, ilk duruşma 6 Aralık 2018 olarak belirlendi.

Kibriye Evren’in gazetecilik faaliyetleri ve sosyal medya paylaşımlarının suç unsuru olarak görüldüğü iddianamede, gizli tanık ve elektronik ihbarlar soruşturma için yeterli görüldü.
Cumhuriyet Savcısı’nın Evren hakkında hazırladığı 25 sayfadan oluşan iddianamede, gizli tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları ve yurt dışı giriş-çıkış kayıtları suç delili olarak gösterildi. İddianamede, Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Kongreya Jinên Azad (KJA) ve Tevgera Jinên Azad (TJA) faaliyetleri suç unsuru olarak görüldü. İddianamenin 11 sayfalık bölümünde KCK’nin yapılanmasından, 6 sayfada ise bununla ilişiği olduğu iddia edilen kurumlardan söz edilerek, yaptıkları her türlü çalışmanın illegal olduğu savunuldu.

Yine iddianamede TJA’nın kadın sorunu, erkek şiddetine dönük eylem ve etkinlikleri, “örgüt lehine illegal eylem ve etkinlikler” olarak lanse edildi. İddianamede, bu iddia Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü’ne internet üzerinden ve kimden geldiği bilinmeyen şu ihbara dayandırıldı: “TJA merkez memur bey iyi akşamlar. Size PKK hakında bir kaç şey anlatacağım. Bunların kadınlarının takıldığı KJA vardı, mühürlenince TJA oldu. Kadınlar burada toplanır. Ofis tarafında. İşleri güçleri toplantı yapıp, Öcalan ve tecrit konuşmak. En azılıları buraya gider. Başka bişey duyarsam tekrar mesaj atarım.”

Diyarbakır merkezli olan ve birçok kentte temsilcileri bulunan DTK için de illegal bir yapılanma olduğu ve “örgüt” ile bağlantısı olduğu belirtildi. Yine DTK’nin milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti, dernek ve sendikalarla bir araya gelerek gerçekleştirdiği toplantılar, DTK üyeliği ve delegeliği de suç unsuru olarak görüldü.

İddianamede, Kibriye Evren hakkında soruşturmanın başlatılmasına gerekçe olarak 03.07.2018 tarihinde “Ezel” isimli gizli tanığın Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde Cumhuriyet Savcısı’na verdiği ifade, 12.09.2018 tarihinde “FİRAR” isimli gizli tanığın Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde Cumhuriyet Savcısı’na vermiş olduğu ifade, 28.03.2016 tarihinde “Cesur Yürek” isimli gizli tanığın Cumhuriyet Savcısı’na vermiş olduğu ifade ve teşhis beyanı ile sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlar gösterildi.

Yine Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27.11.2010 tarihli arama kararlarında ele geçirilen dijital malzemelerin incelenmesinden elde edilen dokümanlarda Kibriye Evren’in adı geçtiği iddia edildi. Ayrıca 20.08.2010 günü arkadaşları ile pikniğe giden Evren’in çektiği fotoğraf da dosyaya suç delili olarak eklendi. 2015 ile 2018 yılları arasında gazetecilik faaliyetleri çerçevesinde yaptığı yurtdışı seyahatleri de iddianamede suç delili olarak sunuldu.

Davasının ilk duruşması 6 Aralık 2018’de, ikinci duruşması 10 Ocak 2019, üçüncü duruşması 16 Nisan 2019 ve 7 Mayıs tarihinde görüldü. Bir sonraki duruşma ise 18 Temmuz 2019’a ertelendi.



Next Trial: May 7, 2019, 9 a.m.


Duruşma başlarken heyet değişikliği nedeniyle zabıtlar tekrar okundu. Yeni heyet Onur Yerdelen (Başkan), Deniz Kayıhan ve Nuran Çalık Zıvalı’dan oluştu.

Kibriye Evren’in cezaevinden mahkemeye kendi el yazısıyla gönderdiği dilekçe mahkeme başkanı tarafından okundu.

Dilekçede Evren, Kürt sorunun çözümü için Öcalan’ın üzerine düşen rol ve misyonu yerine getirmesinin önünde tecridin en büyük engel olduğunu belirtti.

Cezaevlerinde beş ayı aşkın süredir Öcalan’ın üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle açlık grevlerinin olduğunu ve buna ilişkin sessiz kalındığını anımsattı. Başta Leyla Güven olmak üzere açlık grevi eylemcilerinin hayati risk taşıdığını söyleyen Evren, buna karşılık hiçbir adım atılmamasından kaynaklı vicdani ve ahlaki olarak duruşmalara katılmayacağını ve savunma yapmayacağını belirtti. Mahkeme başkanı “Abdullah Öcalan üzerindeki sözde tecridin kaldırılması talebini içeren aksi takdirde duruşmalara katılmayacağını bildiren dilekçe sunuldu, okundu ve dosyaya eklendi” şeklinde tutanak tutturdu.

Duruşmada ilk olarak söz alan savcı, davanın esası hakkında hazırladığı mütalaayı okudu.

Mütalaaya karşı söz alan Evren’in avukatı Pirozhan Karali, savunma yapmak için ek süre istedi. Karali, müvekkilinin tutukluluğuna karşı beyanda bulanacaklarını belirterek uzun süredir tutuklu olan müvekkilinin girdiği açlık grevi nedeniyle sağlık sorunlarının ciddi bir aşamaya geldiğini ve bu nedenle cezaevinde avukat görüşüne dahi çıkamadığına dikkat çekti. Karali, müvekkilinin yaşadığı sağlık sorunları ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak müvekkilinin tahliyesini talep etti.

Avukat Resul Temur ise müvekkili hakkında ifade veren gizli tanığın verdiği ifadeler gerekçe gösterilerek başka mahkemelerde yargılanan birçok kişinin beraat ettiğine dikkat çekerek bu kişilerin davada tanık olarak dinlenmesini talep etti. Temur, müvekkili ile aynı dönemde eğitimde olduğu iddia edilen hiç kimsenin bugüne kadar tutuklu yargılanmadığını vurguladı. Temur uzun süredir tutuklu olan müvekkilinin savunmasını daha sağlıklı koşullarda yapabilmesi için mahkeme hüküm vermeden müvekkilinin tahliye edilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını belirterek müvekkilinin tahliyesini talep etti.

Mütala

Savcı mütalaasında gazeteci Evren’in KCK yapılanması içerisinde yer aldığına, bir dönem kadın örgütlenmesi olan TJA içerisinde faaliyet yürüttüğüne veKCK yapılanmasına bağlı olarak basın alanında sorumlu olduğuna dair üç ayrı gizli tanık ifadesinin bulunduğunu iddia ederek, değişik tarihlerde yurtdışına giriş-çıkış kayıtlarının da olduğunu ileri sürdü.

Savcı, yapılan açık kaynak araştırması, ikametinde elde edilen materyaller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde gazeteci Evren’in KCK yapılanması içerisinde örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle üzerine atılı “örgüt üyesi olmak” suçunu işlediğini savunarak, bu suçtan cezalandırılmasını istedi.

Savcı, Kibriye Evren’in sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımlarla örgütün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini meşru göstererek, yayın yoluyla örgüt propagandası yaptığını iddia etti. Basın ve yayın yoluyla “örgüt propagandası yapmak” suçundan cezalandırılmasını talep etti.

Savcı ayrıca Evren’in üzerine atılı suçun vasfı ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve kuvvetli suç şüphesini gerekçe göstererek adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağını ve tutuklama tedbirinin ölçülü olacağını iddia ederek tutukluluk halinin devamını talep etti.


10 dakika ara verildikten sonra heyet kararını açıkladı. Mahkeme, Evren’in el konulan dijital materyaller üzerinden yapılacak inceleme sonucunda hazırlanacak raporlarının davanın esasına etkisi olmaması nedeniyle beklenilmesinin vazgeçilmesine, aynı gizli tanık ifadeleri nedeniyle haklarında dava açılan ancak beraat eden kişilerin mahkemede dinlenmesine yönelik talebin ise reddedilmesine karar verdi.

Mahkeme, davanın esası hakkında hazırlanan mütalaanın bulunduğu duruşma zaptının bir örneğinin cezaevinde kalan Evren’e tebliğ edilmesine hükmederek tutukluluk halinin devamına karar verdi. Evren ve avukatlarının davanın esası hakkında savunmalarını hazırlamaları için bir sonraki duruşmayı 7 Mayıs tarihine bıraktı.


Duruşma Öncesi

Duruşma Diyarbakır Adliyesi’ndeki 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İzleyicilerin duruşma salonunun bulunduğu koridora geçişine izin verildi. Tutuklu yargılanan Kibriye Evren Diyarbakır E Tipi Cezaevinde 122 gündür açlık grevinde olduğu ve yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle katılamadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü mahkeme salonu, Diyarbakır Adliyesi’ndeki standart salonlardan birisiydi. Salon havalandırılmış ve temizdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya avukatlar Pirozhan Karaali ve Resul Temur duruşma salonundaki yerini aldı. Duruşmaya, Özgür Gazeteciler İnisiyatifi (ÖGİ) Sözcüsü Hakkı Boltan ve Evren’in yakınlarının yanı sıra gazeteciler de izleyici olarak katıldı.

Genel Gözlemler

Mahkeme Başkanı avukatların sözlerini kesmeden dinledi. Ve tutanaklara yansıttı.

2. Standing - Jan. 10, 2019


Jin News Muhabiri Kibriye Evren, Diyarbakır merkezli, 9 Ekim günü yapılan operasyon kapsamında gözaltına alındı. 11 Ekim günü tutuklanarak Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak, 18 Ekim 2018 tarihinde iddianamesi hazırlandı. Cumhuriyet Savcısı Şahsuvar Yıldız’ın hazırladığı iddianamede “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” suçlamaları yöneltildi. İddianame Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İlk duruşma için 6 Aralık 2018 günü belirlendi.

Kibriye Evren’in gazetecilik faaliyetleri ve sosyal medya paylaşımlarının suç unsuru olarak görüldüğü iddianamede, gizli tanık ve elektronik ihbarlar soruşturma için yeterli görüldü.

Cumhuriyet Savcısı’nın Evren hakkında hazırladığı 25 sayfadan oluşan iddianamede, gizli tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları ve yurt dışı giriş-çıkış kayıtları suç delili olarak gösterildi. Ayrıca Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Kongreya Jinên Azad (KJA) ve Tevgera Jinên Azad (TJA) faaliyetleri suç unsuru olarak görüldü. İddianamenin 11 sayfalık bölümünde KCK’nin yapılanmasından, altı sayfada ise bununla ilişiği olduğu iddia edilen kurumlardan söz edilerek, yaptıkları her türlü çalışmanın illegal olduğu savunuldu.

TJA’nın kadın sorunu, erkek şiddetine dönük eylem ve etkinlikleri, “örgüt lehine illegal eylem ve etkinlikler” olarak lanse edildi. Bu iddia Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü’ne internet üzerinden ve kimden geldiği bilinmeyen şu ihbara dayandırıldı: “TJA merkez memur bey iyi akşamlar. Size PKK hakkında bir kaç şey anlatacağım. Bunların kadınlarının takıldığı KJA vardı, mühürlenince TJA oldu. Kadınlar burada toplanır. Ofis tarafında. İşleri güçleri toplantı yapıp, Öcalan ve tecrit konuşmak. En azılıları buraya gider. Başka bişey duyarsam tekrar mesaj atarım.”

Diyarbakır merkezli olan ve birçok kentte temsilcileri bulunan DTK için de illegal bir yapılanma olduğu ve “örgüt” ile bağlantısı olduğu belirtildi. Yine DTK’nin milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti, dernek ve sendikalarla bir araya gelerek gerçekleştirdiği toplantılar, DTK üyeliği ve delegeliği de suç unsuru olarak görüldü

İddianamede, Kibriye Evren hakkında soruşturmanın başlatılmasına gerekçe olarak 3 Temmuz 2018’de “EZEL” isimli gizli tanığın Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde, 12 Eylül 2018’de “FİRAR” isimli gizli tanığın Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde, 28 Mart 2016’da “CESUR YÜREK” isimli gizli tanığın Cumhuriyet Savcısı’na vermiş olduğu ifade ve teşhis beyanı ile sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlar gösterildi

Yine Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27 Kasım 2010 tarihli arama kararlarında ele geçirilen dijital malzemelerin incelenmesinden elde edilen dokümanlarda Kibriye Evren’in adı geçtiği iddia edildi. Ayrıca 20 Ağustos 2010 günü arkadaşları ile pikniğe giden Evren’in çektiği fotoğraf da dosyaya suç delili olarak eklendi. 2015 ile 2018 yılları arasında gazetecilik faaliyetleri çerçevesinde yaptığı yurtdışı seyahatleri de iddianamede suç delili olarak sunuldu.

Davasının ilk duruşması 6 Aralık 2018’de, ikinci duruşması 10 Ocak 2019’da görüldü. Üçüncü duruşmanın tarihi ise 16 Nisan 2019.



Next Trial: April 16, 2019, 10:20 a.m.


Hakim Onur Yerdelen başkanlığında üye hakimler Deniz Kayıhan ve Nuran Çalık Zıvalı’dan olun oluşan heyetin yerini almasıyla Jin News Muhabiri Kibriye Evren’in yargılandığı davanın 2. duruşması başladı.

Duruşmada bir gün önce dinlenen gizli tanıkların beyanları mahkeme başkanı tarafından okundu. Ezel ve Firar adlı kişilerin yaptığı tanıklıkta Kibriye Evren’in örgüt talimatlarıyla hareket ettiğine ilişkin beyanları okundu. Duruşmaya SEGBİS sistemi ile katılan Kibriye Evren tercüman Mazhar Aktaş aracılığıyla ifade verdi. Kibriye Evren açlık grevinde olduğu için duruşmaya kendi isteğiyle gelmediğini söyledi. Gazeteci olduğunu ve yaptığı her şeyin gazetecilik faaliyeti olduğunu belirten Evren, gizli tanık beyanlarını kabul etmediğini söyledi. Evren, “Konuşmak isteyenler sırf konuşmak için konuşuyor. İddiaların tamamı soyuttur” diyerek, tahliyesini ve beraatini istedi.

Savcı Mehmet Karababa verdiği mütalaada; “Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin bulunması, sanığın üzerine atılı suç için kanunda ön görülen ceza miktarı ve verilmesi beklenen ceza dikkate alınarak, tutuklama tedbirinin ölçülü olması ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı nazara alınarak, tutukluluk halinin devamına karar verilmesini kamu adına mütalaa olunur” dedi.

Ardından avukat Pirozhan Karaali’ye söz verildi.

Karaali, müvekkille ilgili dosyada dört delilin bulunduğunu ifade ederek şöyle sıraladı: “Gizli tanık beyanları, attığı twittler, yurtdışı giriş çıkışları ve 2010 yılında Ankara’da elde edilen verilerdir.” Elde edilen materyallere ilişkin herhangi bir rapor sunulmadığını söyleyen Karaali, müvekkilinin evde tek yaşamadığını, el konulan eşyaların sadece kendisine ait olmadığını anımsattı.

Gizli tanıkların müvekkil hakkında gerçekten ne yaptığına ilişkin somut bir şey söylemediğini bu şekilde örgüt üyesi olarak değerlendirilmesinin mümkün olamayacağını belirten Karaali, savunmasına şöyle devam etti: “Müvekkilim gazeteci olduğunu daha önceki savunmalarında da ifade etmiştir. SGK kayıtları incelendiğinde, sigortasının gazete şirketi tarafından ödendiği görülecektir. Bu müvekkilimin yasal olarak çalıştığını göstermektedir. Yurtdışına giriş çıkışları pasaportla yapmıştır. Retweetlere bakılırsa mavi tiklerden kimin bu hesapları kullandığı görülecektir. Müvekkilimin tweet ve retweetleri suç içermemektedir.”

Söz konusu flash belleğe ilişkin 2012 yılında Ankara’da 2012/155914 soruşturma sayılı dosyasında soruşturma yapıldığını anımsatan Av. Karaali, “Yargılamalar Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2015/355 esas sayılı dosyasında devam etmektedir. Müvekkilim o dosyadan tutuksuz yargılanmaktadır ve gözaltına bile alınmamıştır. Bu flasha ilişkin somut veri ortaya konulmamaktadır. Aynı delilin yeniden kullanılması söz konusudur. Müvekkilim gazetecidir. Tüm faaliyetlerin tamamı gazetecilik faaliyetine ilişkindir. İllegal hiçbir şey yapmamıştır. Olmayan hiçbir şeyi de haber yapmamıştır. Örgüt üyesi olarak yargılanması hukuka uygun değildir. Bu aşamada tahliyesine karar verilmesini istiyoruz” dedi.

Avukat Resul Temur’a söz verildi. Temur, Kibriye Evren ile birlikte aynı operasyonda dokuz gazetecinin gözaltına alındığını; bunların üçünün emniyetten, bir kişinin savcılık ifadesinden sonra, diğerlerinin de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını hatırlattı. Temur Gazetecilerin hemen hepsinin sorgusuna girdiğini söyledi. Tüm sorgularda gizli tanık Firar’ın beyanlarının sorulduğunu söyleyen Temur, “Gizli tanık beyanının tamamının dosya arasına alınmaması bizi denetimden uzaklaştırıyor. Mehmet Akdoğan için de Kibriye Evren için söylediklerinin aynısını söylemiştir. Gizli tanık birçok kişiyi basından sorumlu olarak göstermiştir. Firar beyanlarında son üç yıl için bir şey diyemem diyor. Buradaki çelişkiyi belirtmek istiyoruz. Firar’ın beyanları gerçeği yansıtmamaktadır. Müvekkilin yurtdışına çıkması ile aynı gün başkalarının da çıkmış olması bir kombinasyondur. Yurt dışında yasadışı bir fiil işlediği anlamına gelmiyor. Bu nedenle müvekkilin tahliyesine karar verilmesini istiyoruz” dedi.

Kibriye Evren tekrar söz aldı. Leyla Güven’in 64 gündür açlık grevinde olduğunu anımsatarak, “Onun talepleri bizim de talebimizdir. Ben de 23 gündür açlık grevindeyim” dedi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, “Neymiş talepleriniz?” diye sordu.

Evren de “Leyla Güven diyor ki Sayın Öcalan üzerinde uygulanan tecrit kaldırılsın, ülkede barış ve güven ortamı tesis edilsin” diye cevap verdi.


Duruşma Öncesi

Duruşma Diyarbakır Adliyesi’ndeki 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İzleyicilerin duruşma salonunun bulunduğu koridora geçişine izin verilmeden önce iki kadın polis tarafından tek tek üzerleri ve çantaları arandı. Bir önceki duruşmada arama yapılmamıştı. Aramaya gerekçe olarak SEGBİS sistemi olduğu için gerilim çıkabilme olasılığı gösterildi. Basın mensuplarına basın kartı soruldu. Duruşma saati 10.00 olarak belirlenmesine rağmen 11:40’da başladı. Tutuklu yargılanan Kibriye Evren açlık grevinde olduğu için duruşmaya getirilmedi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü mahkeme salonu, Diyarbakır Adliyesi’ndeki standart salonlardan birisiydi. Duruşmada polisler de yer aldı. Üniformalı polisler de yer aldı. Salon havalandırılmış ve temizdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya HDP milletvekili Remziye Tosun, siyasetçi Ayşe Gökhan, Jin News çalışanları ve çok sayıda kadın katıldı. Avukatlar Pirozhan Karaali ve Resul Temur duruşma salonundaki yerini aldı.

Genel Gözlemler

Kibriye Evren’e karşı gayet nazik davranmaya çalışan Mahkeme Başkanı, Evren’in söylediklerini tutanağa yazdırdıktan sonra kendisine teşekkür etti. Duruşma salonundaki polisler cep telefonunu açan izleyicilerden birini engelledi. Kibriye Evren’in konuşması daha devam ederken polisler izleyicileri dışarı çıkarttı.

1. Standing - Dec. 6, 2018


Jin News muhabiri Kibriye Evren, Diyarbakır merkezli, 9 Ekim 2018 günü yapılan operasyon kapsamında gözaltına alındı. 11 Ekim günü tutulanarak Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

Evren hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak, 18 Ekim 2018 tarihinde iddianame hazırlandı. Cumhuriyet Savcısı Şahsuvar Yıldız tarafından “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” suçlamalarıyla hazırlanan iddianame, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, ilk duruşma 6 Aralık 2018 olarak belirlendi.

Kibriye Evren’in gazetecilik faaliyetleri ve sosyal medya paylaşımlarının suç unsuru olarak görüldüğü iddianamede, gizli tanık ve elektronik ihbarlar soruşturma için yeterli görüldü.

Cumhuriyet Savcısı’nın Evren hakkında hazırladığı 25 sayfadan oluşan iddianamede, gizli tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları ve yurt dışı giriş-çıkış kayıtları suç delili olarak gösterildi. İddianamede, Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Kongreya Jinên Azad (KJA - Özgür Kadın Kongresi) ve Tevgera Jinên Azad (TJA - Özgür Kadın Hareketi) faaliyetleri suç unsuru olarak görüldü.

İddianamenin 11 sayfalık bölümünde KCK’nin yapılanmasından, altı sayfada ise bununla ilişiği olduğu iddia edilen kurumlardan söz edilerek, yaptıkları her türlü çalışmanın illegal olduğu savunuldu.

Yine iddianamede TJA’nın kadın sorunu, erkek şiddetine dönük eylem ve etkinlikleri, “örgüt lehine illegal eylem ve etkinlikler” olarak ileri sürüldü.

İddianamede, bu iddia Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü’ne internet üzerinden ve kimden geldiği bilinmeyen şu ihbara dayandırıldı:

“TJA merkez memur bey iyi akşamlar. Size PKK hakında bir kaç şey anlatacağım. Bunların kadınlarının takıldığı KJA vardı, mühürlenince TJA oldu. Kadınlar burada toplanır. Ofis tarafında. İşleri güçleri toplantı yapıp, Öcalan ve tecrit konuşmak. En azılıları buraya gider. Başka bişey duyarsam tekrar mesaj atarım.

Diyarbakır merkezli olan ve birçok kentte temsilcileri bulunan DTK için de illegal bir yapılanma olduğu ve “örgüt” ile bağlantısı olduğu belirtildi. Yine DTK’nin milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti, dernek ve sendikalarla bir araya gelerek gerçekleştirdiği toplantılar, DTK üyeliği ve delegeliği de suç unsuru olarak görüldü.

İddianamede, Kibriye Evren hakkında soruşturmanın başlatılmasına gerekçe olarak 3 Temmuz 2018 tarihinde “EZEL” isimli gizli tanığın Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde Cumhuriyet Savcısı’na verdiği ifade, 12 Eylül 2018 tarihinde “FİRAR” isimli gizli tanığın Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde Cumhuriyet Savcısı’na vermiş olduğu ifade, 28 Mart 2016 tarihinde “CESUR YÜREK” isimli gizli tanığın Cumhuriyet Savcısı’na vermiş olduğu ifade ve teşhis beyanı ile sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlar gösterildi.

Yine Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27 Kasım 2010 tarihli arama kararlarında ele geçirilen dijital malzemelerin incelenmesinden elde edilen dokümanlarda Kibriye Evren’in adı geçtiği iddia edildi. Ayrıca 20 Ağustos 2010 günü arkadaşları ile pikniğe giden Evren’in çektiği fotoğraf da dosyaya suç delili olarak eklendi.

2015 ile 2018 yılları arasında gazetecilik faaliyetleri çerçevesinde yaptığı yurtdışı seyahatleri de iddianamede suç delili olarak sunuldu.



Next Trial: Jan. 4, 2019, midnight


Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada mahkeme heyeti Nuran Çalık Zıvalı (Başkan), Alper Utku ve Deniz Kayıhan’dan oluştu. Duruşma saat 13:40’da duruşma yeniden başladı. Kibriye Evren kelepçesi çözülerek, yerine geçti. Avukat Pirozhan Karaali duruşma salonundaki yerini aldı. Diyarbakır Adli Yargı Adalet Komisyonluğu Başkanlığı listesine kayıtlı tercüman Hıdır Karataş, Kibriye Evren’in yazılı olarak okuduğu Kürtçe savunmasını Türkçeye çevirdi. Evren’e mahkeme heyeti tarafından üzerine atılı suçlar anlatıldı.

Evren, savunma için ek süre istemediğini ve savunma yapmak istediğini söyledi. Yargılanma nedeninin “gazeteci” olmasından kaynaklandığını belirten Evren, savunmasında şunları söyledi:
“Gazetecilik benim mesleğim. Kendi çevremde de bu şekilde tanınıyorum. Gazetecilerin görevi haber yapmaktır. Haber kaynaklarıyla görüşmeler yaparlar. Kimi zaman ülke içinde ve dışında da haber yaparlar. Ben mesleğim gereği birden fazla kez yurtdışına çıktım. Gizli tanık beyanlarını kabul etmiyorum. Ben yasal bir kurumda çalışıyorum. Üzerime ifade verenler beni lekelemeye çalışıyorlar. Benim işimi illegal göstermeye çalışıyorlar. Oysa ki yaptığım iş legaldir. Hukuk, siyaset, STK alanlarında pekçok kişiyle görüşmeler yapmaktayım. Ben basında kadın alanında çalışmaktayım. KJA bir kadın kurumudur. Onlarla da görüşme yapmam ve bu görüşmeleri haberleştirmem normaldir. 2012 yılında memleketteydim ve çalışmalarımı burada yapıyordum. Gizli tanık beyanları soyut iddialardan ibarettir. Ben illegal hiçbir faaliyette bulunmadım. Sözkonusu twitter hesabı bana aittir. Attığım twittleri farklı zamanlarda alıp hesabımda yayınladım. Bunların suç olduğunu düşünmüyorum. Hepsi haber niteliğindeki tweetlerdi. Ben 42 yaşındayım ve ilk kez cezaevine giriyorum. Durumum değerlendirilirken bunun da gözönünde bulundurulmasını istiyorum.”

Evren ayrıca, gazeteciliğin bir suç olarak görüldüğü bu ülkenin bir “gazeteci mezarlığına” çevrildiğini ifade ederek, tahliyesini ve beraatini istedi.

Savcı Mehmet Karababa verdiği mütalada; “sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin bulunması, sanığın üzerine atılı suç için kanunda ön görülen ceza miktarı ve verilmesi beklenen ceza dikkate alınarak, tutuklama tedbirinin ölçülü olması ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı nazara alınarak, tutukluluk halinin devamına karar verilmesini kamu adına mütala olunur” dedi.

Ardından Avukat Pirozhan Karaali’ye söz verildi. Karaali, müvekkille ilgili dosyada dört delilin bulunduğunu ifade ederek şöyle sıraladı: “Gizli tanık beyanları, attığı twittler, yurtdışı giriş çıkışları ve 2010 yılında Ankara’da elde edilen verilerdir.”

Bu sebeple Evren’in örgüt üyesi ve propoganda yaptığı yönünde hazırlanan iddianameyi kabul etmediklerini belirten Karaali, savunmasına şöyle devam etti:

“Müvekkilim gazeteci olduğunu ifade etmiştir. SGK kayıtları incelendiğinde, sigortasının gazete şirketi tarafından ödendiği görülecektir. Bu müvekkilimin yasal olarak çalıştığını göstermektedir. Yurtdışına giriş çıkışları, pasaportla yapmıştır. Retweetlere bakılırsa mavi tiklerden kimin bu hesapları kullandığı görülecektir. Müvekkilimin tweet ve retweetleri suç içermemektedir.”

Söz konusu flash belleğe ilişkin 2012 yılında Ankara’da 2012/155914 soruşturma sayılı dosyasında soruşturma yapıldığını anımsatan Karaali, “Yargılamalar Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2015/355 esas sayılı dosyasında devam etmektedir. Müvekkilim o dosyadan tutuksuz yargılanmaktadır ve gözaltına bile alınmamıştır. Flashı hazırlayanın kim olduğu, ses kayıtlarının olup olmadığı, kim tarafından, nerede, nasıl yazıldığına ilişkin araştırmalar devam etmektedir. Esas mahkeme bunu delilden saymadığı için bu yargılamadan kimseyi tutuklamamıştır. Mükerrer bir yargılama görülmektedir, bu delillerin tefrik edilmesini istiyoruz”dedi.

Gizli tanıkların somut olarak Evren’in ne yaptığını açıklamadığını ve duyumsal beyanlarda bulunduklarını ifade eden Karaali, “Hangi talimatı nereye, kime getirmiş, talimatlar doğrultusunda ne yapılmış buna ilişkin somut bir delil yoktur. Beyanları soyuttur. Cesur Yürek’in yaptığı tanıklık kabul edilmemektedir, kendisine de ulaşılamamaktadır. Tanıkların yeniden dinlenmesini talep ediyoruz. Tüm bu hususlar dikkate alınarak, müvekkilimin tahliyesine karar verilmesini, aksi halde adli kontrol hükümlerinin bir veya birkaçının uygulanmasını talep ediyoruz” dedi. Karaali, Kibriye Evren’in haberlerinin bulunduğu bir dosyayı da heyete sundu.


Mahkeme heyeti karar için duruşmaya ara verdi. Heyetin ara kararında; Siber Suçlarla Mücadele Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak, Evren’in ikametinden ele geçirilen materyallere ilişkin düzenlenecek raporun akıbetinin sorulmasına, gizli tanıklar Ezel, Firar ve Cesur Yürek’in beyanlarının tespiti amacıyla celse arasında hazır edilmelerine, bu hususta Tanık Koruma Şube Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmasına, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne müzekkere yazılarak 2015/355 esas sayılı dosyasının bir örneğinin gönderilmesinin istenmesine karar verdi.

Mahkeme heyeti, “Evren’in üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, tanık beyanları nazara alındığında; sanık aleyhine kuvvetle suç şüphesini gösteren somut olguların mevcut olması, atılı suçun CMK 100/3 maddesinde sayılan katalog suçlardan olması, müsnet suç için kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sınırı, tutuklu kaldığı süre, tutuklama tedbirinin ölçülü olması sebebiyle; adli kontrolün yetersiz kalacağı anlaşılmakla, sanığın tahliye talebinin reddi ile sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi” dedi.

Davanın ikinci duruşması 10 Ocak 2019 tarihinde görülecek.


Duruşma Öncesi

Duruşma Diyarbakır Adliyesi’ndeki 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

İzleyicilerin duruşma salonunun bulunduğu koridora geçişine izin verildi. Duruşma salona girişte herhangi bir üst araması yapılmadı. Basın mensuplarına basın kartı sorulmadı. Duruşma saati 10:10 olarak belirlenmesine rağmen 10:40’da başladı.

Tutuklu yargılanan Kibriye Evren dört jandarma eşliğinde getirildi. Kelepçeleri çözüldükten sonra sanık kürsüsündeki yerini aldı.

Mahkeme Başkanı kimlik bilgilerini okuduktan sonra Evren’e doğru mudur? diye sordu. Kibriye Evren, Mahkeme Başkanını Kürtçe “Raste (doğrudur)” diye yanıtlayınca, mahkeme başkanı tercümanın nerede olduğunu sordu. Avukat Pirozhan Karaali, tercümanı telefonla aradı ama tercüman başka bir duruşmada olduğu için yanıt vermedi. İzleyiciler arasında bulunan Jin News muhabiri çeviri yapabileceğini söyledi, fakat heyet tarafından Evren’in arkadaşı olduğu gerekçe gösterilerek, bu talep kabul edilmedi. Tercüman bulunamadığı için mahkeme başkanı saat 11:00 olmasına rağmen öğle arası verdi ve duruşmayı 13.30’a bıraktı. Evren tekrar kelepçelenerek adliye nezaretine götürüldü.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya HDP milletvekilleri Remziye Tosun, Semra Güzel, HDP ve BDP Diyarbakır il Eşbaşkanları, parti yöneticileri, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği, Türkiye Gazeteciler Sendikası Diyarbakır Şube Başkanı Mahmut Oral ve Jin News çalışanları olmak üzere 36 kişi katıldı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü mahkeme salonu, Diyarbakır Adliyesi’ndeki standart salonlardan birisiydi. Duruşma salonunun bulunduğu koridorda iki ayrı yere bariyer konulmuştu. Salon havalandırılmış ve temizdi.

Genel Gözlemler

Mahkeme Başkanı, Kibriye Evren’in söylediklerini tutanağa yazdırırken “PKK terör örgütüyle alakam yoktur. Kabul ediyor musun” deyince Kibriye Evren bu ifadeyi kabul etmeyerek, “İllegal hiçbir yapılanmayla ilişkim yoktur ve böyle bir faaliyetim yoktur. Yaptıklarım legaldir” dedi. Mahkeme heyeti tercüman aracılığıyla savunmasını yapan Evren’i dikkatlice dinledi. Bu arada heyete adliye çaycısı tarafından çay getirildi. Ancak heyet tarafından çaylar geri gönderildi. Evren, savunmasını yaparken tercümanın çevirisine izleyici tarafından müdahale edilince Heyet Başkanı sesini yükselterek, “Sana mı kaldı, yanlışını düzeltmek? Ne diye müdahale ediyorsun” dedi. Mahkeme heyeti tercümanı beklerken, Kibriye Evren izleyici kısmına dönerek, arkadaşları ve ailesiyle selamlaşarak, hal hatır sordu.

Kibriye Evren - JinNews Trial (Indictment)

Kibriye Evren - JinNews Trial 1. Standing (Minutes of the Hearing)

Kibriye Evren - JinNews Trial 2. Standing (Minutes of the Hearing)

Kibriye Evren - JinNews Trial 3. Standing (Minutes of the Hearing)

Kibriye Evren - JinNews Trial 4. Standing (Minutes of the Hearing)

Kibriye Evren - JinNews Trial 6. Standing (Minutes of the Hearing)

Kibriye Evren - JinNews Trial 7. Standing (Minutes of the Hearing)

Kibriye Evren - JinNews Trial 8. Standing (Minutes of the Hearing)