Mehmet Erol

Mehmet Erol started journalism as a correspondent at Dicle News Agency (DİHA). Worked as a correspondent and a cameraman at media outlets such as IMC TV and Özgürüz web-page. For a while he worked as a press advisor at Democratic Regions Party.

He continues to work as a freelance journalist in Diyarbakır.

DİHA and IMC TV, where Erol had worked previously, were shut down with a decree-law put in motion within the scope of the state of emergency, after the July 15th Coup Attempt. During the state of emergency, numerous press organisations were shut down with the decree-laws passed by the government, without having the laws voted in the parliament.

An investigation was launched against Erol in 2018, based on his social media publications. At the end of the investigation, a lawsuit was opened with the accusation of “making propaganda for a terrorist organisation in a successive manner”. He was requested to be sentenced to from 1 year 3 months to 8 years 9 months of imprisonment.

Erol was acquitted at the first hearing of the case in February 28th, 2020.

Mehmet Erol - 'Terör Örgütü Propagandası' Davası

Diyarbakır Chief Public Prosecutor’s Office launched an investigation against journalist Mehmet Erol, in 2018, based on his social media publications. Erol, who was not arrested within the scope of the investigation, appears at the police center and gave a statement.

During the statement, Erol was accused of his social media publications which also included some news and the publications made from the Twitter account of Democratic Regions Party (DBP).

Investigation was completed in November 2019, and a lawsuit was opened.

The indictment against journalist Mehmet Erol, was 3-pages-long.

The indictment was concluded and presented to the court by prosecutor Emrah Cintemir at November 11th, 2019. 5 publications made from the official Twitter account of DBP, where he had worked as the press consultant for a while, were the base of the accusations in the indictment.

Erol’s statements taken during the investigation process, saying he was no longer working there at the time of the publications, were also included in the indictment.

3 publications made from Erol’s personal twitter account were used as the base of the accusations.

Publications that were the base of the accusations were as follows:

• ”YPG ambush killed numerous gangs. Sterk tv”
• ”Hundreds of young people moved to Rojova from North Kurdistan. Armed teens joined Kobane defence in the lines of YPG.”
• ”I hope this YPG ends these damned gansters”

The indictment included Erol’s comprehensive statement during the investigation process.

In his statement, Erol said he used DBP’s official twitter account until July 2015 as he was the press consultant, but he had no information on who had used the account after that time and regarding his term using the account, said “content specified by the party would be sent to me as written and visual material and I would publish them”.

Regarding the publications made in his personal account, he said “one of the publications is a post from Sterk tv I copy-pasted. I did it to inform the public. The word gang indicates to El-Nasra and ISIS in Syria.”

Prosecutor Cintemir, voiced his opinion as “statements to deny the accusations” on Erol’s statement.

Erol was accused of “making propaganda for a terrorist organisation” according to article 7/2 of the Turkish Penal Code. It was also claimed that Erol had committed this crime in a successive manner according to the article 43 of the TPC. Erol was also requested to be bereaved of specific rights according to the article 53 Turkish Penal Code.

He was requested to be sentenced to from 1 year 3 months to 8 years 9 months of imprisonment.

The indictment against journalist Erol was accepted by Diyarbakır 10th Assize Court. First hearing of the case was set to February 28th, 2020.

Erol was present at the hearing with his attorney Mustafa Murtezaoğlu. Court board was made up of presiding judge İlyas Yumrutaş and members Banu İnce and Haşim Taştan. Prosecutor of the case was Mustafa Bilen.

Erol in his statement at the courthouse, said that publications, made base for the accusations, belonged to him and made in his personal twitter account. Erol, stating that he made these publications as an act of journalism, with the purpose of “getting informed” and “informing”, and said he was not making “propaganda for a terrorist organisation.”

Attorney Mustafa Murtezaoğlu presented social security records of Erol, regarding the term he worked at DBP. He said, if the records are inspected, it will be revealed that at the time of these publications, his client was not working at DBP headquarters.

Murtazaoğlu also stated that these publications should be considered within the scope of “freedom of thought”.

The prosecutor presented his opinion as to the accusations at the hearing and said Erol’s publications were not ”legitimising, praising or encouraging the forceful, violent and threatening methods of the terrorist organisation” and were in the scope of “freedom of thought” and requested him to be acquitted.

Without taking a break, the board announced the verdict and acquitted journalist Erol of all of the accusations.

1. Standing - Feb. 28, 2020


Gazeteci Mehmet Erol hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2018 yılında sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınmayan Erol, emniyet müdürlüğüne giderek ifade verdi. İfade sırasında Erol’a kişisel sosyal medya hesabından yaptığı, aralarında haberlerin de olduğu paylaşımlar ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP)’nin resmi Twitter adresinden yapılan paylaşımlar, suçlama olarak yöneltildi.

Erol, soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde DBP’ye ait sosyal medya hesabını Temmuz 2015 tarihine kadar basın danışmanı olmasından dolayı kullandığını söyledi. Bu tarihten sonra hesabın kim tarafından kullanıldığını bilmediğini belirterek, çalıştığı dönemdeki paylaşımlar için “parti tarafından belirlenen içerikler bana yazılı ve görsel olarak iletilirdi ve paylaşırdım” dedi.

Erol hakkındaki soruşturma Kasım 2019’ta tamamlanarak, davaya dönüştü. İddianame, savcı Emrah Cintemir tarafından 11 Kasım 2019’da tamamlanarak mahkemeye sunuldu.

İddianamede Erol’un bir dönem basın danışmanı olarak çalıştığı DBP’ye ait resmi Twitter hesabından yapılan beş paylaşım ve kişisel Twitter hesabından yaptığı üç ayrı paylaşım suçlamaya dayanak gösterildi.

Erol’un suçlamaya dayanak gösterilen paylaşımları şunlardı:

• “YPG pususunda çok sayıda çete öldürüldü. Sterk tv”
• “Yüzlerce genç, Kuzey Kürdistan’dan Rojava’ya geçti. Silahlanan gençler YPG mevzilerinde Kobanê savunmasına dahil oldu. “
• “umarım ypg bu çeteci alçakların kökünü kurutur.”

İddianamede Erol, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” ile suçlandı. Erol’un bu suçu Türk Ceza Kanunu (TCK)’nin 43’üncü maddesince “zincirleme şekilde” işlediği iddia edildi. Ayrıca TCK 53/1 maddesince “belirli haklardan yoksun bırakılma” yaptırımının da uygulanması talep edildi.

Erol’un 1 yıl 3 aydan, 8 yıl 9 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Gazeteci Erol hakkındaki iddianame, Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Yargılamanın ilk duruşması için 28 Şubat 2020 günü belirlendi. Erol, duruşmada avukatı Mustafa Murtezaoğlu ile birlikte hazır bulundu. Mahkeme heyetinde Başkan İlyas Yumrutaş ile üyeler Banu İnce ve Haşim Taştan görev aldı. Duruşma savcısı Mustafa Bilen idi.

Erol, mahkemedeki savunmasında, iddianamede suçlama konusu yapılan paylaşımları, “haber alma” ve “bilgi verme” amacıyla, gazetecilik faaliyeti kapsamında yaptığını belirtti.

Avukat Mustafa Murtezaoğlu, mahkemeye Erol’un DBP’de çalıştığı döneme dair sigorta giriş ve çıkış kayıtlarını sundu. Sigorta giriş ve çıkış kayıtları incelendiğinde DBP Genel Merkezi’nin Twitter hesabında yapılan paylaşımların müvekkilinin çalıştığı dönemde paylaşılmadığının ortaya çıkacağını söyledi. Murtezaoğlu, bu paylaşımların “düşünce özgürlüğü” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini de ifade etti.

Duruşmada esas hakkında mütalaasını veren savcı, Erol’un paylaşımlarının, “terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit yöntemlerini öven ve meşru gösteren nitelikte olmadığının” ve “ifade özgürlüğü” kapsamında olduğunu belirterek, beraatine karar verilmesini talep etti.

Duruşmaya ara vermeksizin kararını açıklayan mahkeme, gazeteci Erol’un atılı suçlamadan beraatine karar verdi.


Duruşma Diyarbakır Adliyesi’ndeki 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma saati 11.00 olarak belirlenmesine rağmen duruşma 25.sırada yer aldığı için öğleden sonraya ertelendi. Duruşma 14:15’te başladı. Tutuksuz yargılanan gazeteci Mehmet Erol avukatı Mustafa Murtezaoğlu ile birlikte duruşmada hazır bulundu. Duruşmada İlyas Yumrutaş başkanlığında üyeler Banu İnce ve Haşim Taştan’da oluşan mahkeme heyeti görev aldı. Duruşma savcısı Mustafa Bilen idi.

Duruşma Erol’un kimlik tespiti ve iddianame özetinin okunmasıyla başladı.

Erol, duruşmadaki savunmasında iddianamede suç konusu yapılan paylaşımların kendisine ait olduğunu ve kişisel Twitter hesabı üzerinden paylaştığını belirtti. Bu paylaşımları “haber alma” ve “bilgi verme” amacıyla, gazetecilik faaliyeti kapsamında yaptığını belirtti. “Terör örgütü propagandası” yapmadığını söyledi.

DBP Genel Merkezi’nde yaklaşık 6 ay süreyle basın danışmanlığı görevinde bulunduğunu hatırlatan Erol, suçlama konusu olan ve DBP’nin resmi Twitter hesabından yapılan paylaşımların kendisinin çalıştığı dönemde yapılmadığını ifade etti.

Duruşmada söz alan avukat Mustafa Murtezaoğlu ise müvekkilinin DBP’de çalıştığı döneme dair sigorta giriş ve çıkış kayıtlarını mahkemeye sundu. Sigorta giriş ve çıkış kayıtları incelendiğinde DBP Genel Merkezi’nin Twitter hesabında yapılan paylaşımların müvekkilinin çalıştığı dönemde paylaşılmadığının ortaya çıkacağını söyledi. Murtezaoğlu, bu paylaşımların “düşünce özgürlüğü” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini de ifade etti.

Murtezaoğlu son olarak müvekkilinin beraatini, mahkeme aksi kanaate ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep etti.
Mahkeme başkanı, savcıya “Mütalaa verecek misiniz?” diye sordu. Savcı da “beş dakika ara verelim” dedi. Araya çıkarken Başkan Avukat Murtezaoğlu’na, “Verilecek kararda hükmün geri bırakılmasını kabul eder misiniz? diye sordu. Murtezaoğlu da kabul edeceklerini söyledi.

Mütalaa

Verilen aranın ardından esas hakkında mütalaasını veren savcı, Erol hakkında hazırlanan iddianamede belirtilen sosyal medya paylaşımlarının “terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit yöntemlerini öven ve meşru gösteren nitelikte” olmadığının ve “ifade özgürlüğü” kapsamında olduğu belirterek, beraat kararı verilmesi yönünde görüş bildirdi.

Savcı mütalaasına karşı söz alan Erol, mütalaaya katıldığını ve beraatini istediğini söyledi.


Duruşma Öncesi

Duruşma Diyarbakır Adliyesi’ndeki 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma saati 11.00 olarak belirlenmesine rağmen 25.sırada yer aldığı için öğleden sonraya ertelendi. Duruşma 14:15’te başladı.

İzleyicilerin duruşma salonunun bulunduğu koridora geçişine izin verildi. Duruşma salona girişte herhangi bir üst araması yapılmadı. Basın mensuplarına basın kartı sorulmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü mahkeme salonu, Diyarbakır Adliyesi’ndeki standart salonlardan birisiydi.

Duruşmaya Katılım

Mehmet Erol ve avukatı Mustafa Murtezaoğlu’nun hazır bulunduğu duruşmayı Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Diyarbakır temsilcisi Mahmut Oral ve TGS avukatı Ülkü Şahin ile üç basın mensubu takip etti.

Genel Gözlemler

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA) savunmanlığını üstlendiği Erol’un avukatı Mustafa Murtezaoğlu İstanbul’dan geldi. Mahkeme Başkanı Erol’un savunmasını iki kez tekrar ettirerek, beraat istemini yeniletti. Hakimin tavırları olumlu yöndeydi.


Karar, duruşmaya ara verilmeksizin açıklandı. Mahkeme heyeti, gazeteci Mehmet Erol’un atılı “terör örgütü propagandası yapmak”” suçlamasından beraatine karar verdi.

Mehmet Erol - 'Terör Örgütü Propagandası' Davası (Indictment)

Mehmet Erol - 'Terör Örgütü Propagandası' Davası 1. Standing (Minutes of the Hearing)