Mehmet Güleş

Mehmet Güleş - Trial for Membership and Propaganda

Gazeteci Mehmet Güleş, 6 Aralık 2016’da Elazığ’da yapılan ev baskınlarında gözaltına Elazığ Adliyesi’ndeki işlemlerini takip etmek için bulunduğu sırada polislerce kimlik kontrolü yapıldı. Kimlik kontrolünün sonrasında kendisine herhangi bir gerekçe bildirilmeden polis aracına bindirilerek Elazığ Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Emniyetteki ifade işlemleri sırasında Güleş, susma hakkını kullandı. Bir günlük gözaltı sürecinin ardından 7 Aralık 2017’de Elazığ Adliesi’ne götürüldü. Savcılık ifadesinin ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla tutuklanmasına karar verildi. Tutuklamaya gerekçe olarak ise Güleş’in Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan DİHA’da çalıştığı dönemde yaptığı haberler, telefon görüşmeleri ve sosyal medya paylaşımları gösterildi.

Tutuklama kararıyla birlikte Güleş aynı gün Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne götürüldü.

Gazeteci Mehmet Güleş, hakkındaki yedi sayfalık iddianame ise 22 Aralık 2016’da tamamlandı. İddianameyi Cumhuriyet Savcısı Kadir Akbulut hazırladı.

Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianame kapsamından Mehmet Güleş hakkında Türk Ceza Kanunu (TCK) 314/2 uyarınca “Örgüt üyesi olmak” ve Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 7/2-2. cümle uyarınca “Zincirleme şekilde basın ve yayın yoluyla örgüt propagandası yapmak” suçlaması yöneltildi. Bu suçlamalar doğrultusunda Mehmet Güleş hakkında TCK 314/2 uyarınca 5 yıldan 10 yıla ve TMK 7/2-2 uyarınca 1,5 yıldan 7,5 yıla kadar hapis ile cezalandırılması talep edildi. Böylece toplamda istenen ceza 6,5 yıldan 17,5 yıla kadar hapis cezası oldu.

İddianamede Mehmet Güleş’in daha sonra Kanun Hükmünde Kararname ile (KHK) ile kapatılan Dicle Haber Ajansı’nda çalıştığı sırada haber kaynakları ile yaptığı çok sayıda telefon görüşmesi ve Facebook paylaşımları delil olarak gösterildi.

Mehmet Güleş’in telefonlarının dinlenmesi sonrası elde edilen 35 ayrı tape, iddianameye konu edildi. Suçlamalara delil olarak gösterilen telefon görüşmelerinden birisi Mehmet Güleş’in Bingöl’de bir PKK mensubunun cenazesinin ne zaman defnedileceğini öğrenmek amacıyla gerçekleştirdiği görüşmeydi.

İddianameye konu 26 Aralık 2015’te tarihinde gerçekleşen bir başka telefon görüşmesi ise Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde Roboski’de (Uludere) 34 kişinin savaş uçaklarınca bombalanarak yaşamını yitirmesinin yıl dönümü nedeniyle yapılan anma etkinliğinin görüntülerini istemesi idi. Söz konusu görüşme kaydına iddianamede “OLAY-2” olarak yer verildi.

Güleş’in Elezığ’daki bir operasyonda gözaltına alınıp tutuklanan üç şahsın durumunu haberleştirmek amacıyla yapmış olduğu telefon görüşmesi de iddianamede delil olarak gösterilen telefon görüşmelerinden birisiydi.

Güleş’in sokağa çıkma yasakları döneminde bulunduğu Şırnak’ın Silopi ilçesindeki gelişmeleri MED Nuçe isimli televizyona telefonla bağlanarak aktarması da iddianameye konuldu. Söz konusu televizyon bağlantısı için “görüşme içerikleri dikkate alındığında haber aktarmaktan ziyade örgütsel bilinci taşıdığı, sahiplendiği, güvenlik güçlerini düşman olarak gördüğü görülmüştür” değerlendirmesi yapıldı.

Ardından hakkındaki değerlendirmede Güleş’in “sözde haber” yaptığı öne sürüldü. Güleş’in bu haberleri “İnternet üzerinden sitelere girişinin çeşitli mahkemelerce yasaklandığı Dicle Haber Ajansı, Mednüçe TV gibi örgüt güdümünde yayın yapan haber kanalları için” yaptığı belirtildi. Savcıya göre Güleş bu haberlerle “örgütü övdü”, “terör örgütünün eylemlerinden direniş olarak bahsetti”, “örgütün eylemlerini meşru göstermeye çalıştı”.

İddianamenin ilerleyen bölümünde Güleş’in Facebook isimli sosyal medya hesabından 28 Temmuz 2013 ile 21 Ekim 2016 yılları arasında yapmış olduğu 20 paylaşımla suçlandı. Ancak söz konusu paylaşımların detaylarına yer verilmezken, açık kaynak araştırma tutanağı olarak dava dosyasına konuldu.

Güleş’in, PKK mensuplarınca alıkonulan Astsubay Semih Özbey’in babası Malatya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Özbey ile yaptığı röportaja ilişkin notları da, iddianamede suçlamaya delil olarak gösterildi.

İddianamede beşinci sayfadan sonrasında Güleş’in söz konusu görüşme ve suçlamalara dair 14 başlıkta sıralanan değerlendirme ve tespitlerine dair savunmasına yer verildi.

İddianamenin son bölümünde ise savcı Akbulut, Güleş’in suçlama konusu olayların gazetecilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi yönündeki savunmasına ilişkin “itibar edilmesinin mümkün olmadığı” değerlendirmesi yaptı.

Savcı Kadir Akbulut tarafından hazırlanan iddianame, Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Güleş’in tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması 3 Nisan 2017’de görüldü. Güleş, duruşmada hazır edildi.

Duruşmada Facebook paylaşımları sorulan Güleş, paylaşımlarının yaptığı haberler olduğunu ve gazetecilik faaliyeti kapsamında olduğunu belirtti.

Telefon dinlemelerine ilişkin de savunma yapan Güleş, “Fırat Üniversitesi’nde öğrenciyim ve aynı zamanda DİHA’da gazetecilik mesleğini sürdürmekteyim. 2016 yılının Mayıs ayına kadar telefonum dinleniyor ancak Aralık ayında ifadem olduğu gerekçesiyle gözaltına alındım. Bu süre zarfında neden hakkımda herhangi bir işlem yapılmadı” diye sordu.

Hakkında hazırlanan iddianamede, takip ettiği cenaze törenine atıf yapılarak, “OLAY 1” şeklinde geçen suçlamaya ilişkin Güleş, “Adı geçen söz konusu şahıs HPG’li değil, YPG’lidir(1). IŞİD’in Kobanê’ye yönelik saldırıları sırasında yaralanmıştır. Diyarbakır’da 6 ay tedavi görmüştür. Diyarbakır’da bulunduğumdan dolayı haberini yaptım. O dönem devlet yetkilileri ve PYD(2) yetkilileri arasında Ankara’da görüşmeler vardı. Hatta MİT müsteşarı PYD lideri ile görüşmüştür. Aynı dönemde peşmergeler Türkiye topraklarını kullanarak Kobanê’ye destek amaçlı geçiş sağlamıştır. Bu gelişmelerin yaşandığı bir dönemde benim gazetecilik faaliyetlerim neden suç sayılıyor. Şimdi yaralanan YPG’li şahısın haberini yaptığım için suçlanıyorum. Kabul etmiyorum” dedi.

Suçlamalar arasında bulunan televizyon bağlantılılarına ilişkin de savunma yapan Güleş, “Televizyon bağlantıları gazetecilik sorumluluğu gereği, bulunduğum bölgede yaşananları aktarmak durumundayım. Hangi televizyon ararsa arasın, bir gazetecinin yaşananları aktarması gazetecilik sorumluluğudur. Bunun herhangi bir örgüt ile bağlantısı yoktur. Görüştüğüm kişiler haber kaynağı edinmek üzere yapılmıştır” dedi.

Savcılık makamı dosyadaki eksikliklerin tamamlanması ve Güleş’in tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti ise, Güleş’in tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 3 Mayıs 2017’ye erteledi.

Davanın 3 Mayıs Basın Özgürlüğü Günü görülen ikinci duruşmasında karar çıktı. Duruşmada Suat Alaca (başkan), üyeler Sadık Çimen ile Özcan İnan ve savcı Erdal Karakaş yerini aldı.

Güleş mütalaaya ilişkin yaptığı savunmasında, “Suç sayılan bütün haberlerim ve sosyal medya paylaşımlarım, gazetecilik faaliyetidir” diyerek, tahliyesini talep etti.

Mahkemeye heyeti ise “örgüt üyesi olmak” suçundan 6 yıl 3 ay, “örgüt propagandası yapmak” suçundan da 3 yıl 1 ay 15 gün olmak üzere toplam 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verilmesine hükmetti. Aynı zamanda Güleş’in tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Aynı gün açıklanan 17 sayfalık gerekçeli kararın sekiz sayfasında PKK ve KCK’nin kuruluşu, yapısı ve işleyişine yer verildi. Kararda, istinat edilen “örgüt üyeliği” suçunun hukuki değerlendirmesine ilişkin Güleş’in KHK ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri olduğu belirtildi. Ardından DİHA için “Milli Güvenlik Kurulunun (MGK) Mayıs 2015 tarihli toplantısında tarif olunan ‘Legal Görünümlü İllegal Yapı’ tanımına uygunluk göstermektedir” ifadeleri kullanıldı.

Kararda, “Sözde haber geçerken kullandığı örgütsel jargon, dil, haberlerin sunumu, ele alınan haber konuları birlikte değerlendirildiğinde sanığın silahlı terör örgütünün basın yayın ayağına üye olduğu sonucuna varılmış, sabit görülen eylemine uyan yasa maddeleri ve TCK’nın 61. Maddesi [Cezanın belirlenmesine dair madde] çerçevesinde cezası belirlenip bireyselleştirilmiştir” değerlendirmesinde bulunuldu.

İstinaf ve Yargıtay Süreci

Karar avukat Resul Tamur tarafından Gaziantep Bölge İstinaf Mahkemesi’ne taşındı. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 4. Ceza Dairesi başvuruyu esastan reddederek, cezayı onadı.

Bunun üzerine 6 yıl 3 aylık hapis cezası temyiz için Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 16. Ceza Dairesi ise Gaziantep BAM 4. Ceza Dairesi kararını yerinde bularak, Güleş hakkındaki hükmü onadı.

Güleş hakkında avukatı Resul Tamur tarafından Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuru da yapıldı. Ancak AYM henüz dosyayı görüşmedi.

(1) YPG: (Yekîneyên Parastina Gel - Halk Savunma Birlikleri) Suriye’de IŞİD saldırılarına karşı kurulan silahlı birlik. HPG: (Halk Savunma Güçleri Halk Savunma Güçleri) PKK’nin silahlı kanadı. (2) PYD: Suriye’de 2003’te kurulan Demokratik Birlik Partisi - Partiya Yekîtiya Demokrat.

Mehmet Güleş - Trial for Membership and Propaganda (Indictment)

Mehmet Güleş - Trial for Membership and Propaganda (Reasoned Judgement)