Mehmet Güleş

Mehmet Güleş - “Membership of an Armed Terrorist Organization” and “Propaganda of Terrorist Organization Through Media” Trial

Kapatılan Dicle Haber Ajansı muhabiri Mehmet Güleş, 5 Aralık 2016’da Elazığ’da yapılan gözaltına alınanların işlemlerini takip etmek için bulunduğu Elazığ Adliyesi’nde, polislerin kimlik kontrolü sırasında herhangi bir gerekçe gösterilmeden gözaltına alındı. Polis aracına bindirilerek, Elazığ Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Güleş’in Emniyetteki gözaltı işlemleri üç gün sürdü. 7 Aralık 2016’da Elazığ Adliyesi’ne götürüldü. Savcılıkta verdiği ifadenin ardından tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk edildi. Aynı gün, Elazığ 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla tutuklandı. “Silahlı terör örgütü üyesi olmakla” suçlandı. Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne götürüldü.

Hakkındaki iddianame 22 Aralık 2016’da tamamlandı.

Kapatılan Dicle Haber Ajansı muhabiri Mehmet Güleş hakkındaki yedi sayfalık iddianame 22 aralık 2016’da Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlandı.

İddianamede, Güleş’in, kapatılan DİHA’nın muhabiri olduğu dönemde haber kaynakları ile yaptığı telefon görüşmeleri ve sosyal medya paylaşımları delil olarak sıralandı.

Güleş’in telefonlarının dinlenmesi ile elde edilen 35 ayrı tape kaydı delil olarak gösterildi. Bunlardan biri, Güleş’in; PKK mensubu olduğu ileri sürülen bir kişinin Bingöl’deki cenazesinin ne zaman defnedileceğini öğrenmek için gerçekleştirdiği görüşmeye aitti.

İddianamedeki tape kayıtlarından biri de 26 Aralık 2015’te, Uludere’de 34 kişinin bombalanarak yaşamını yitirmesinin yıldönümü nedeniyle yapılacak anma etkinliğinin görüntülerinin istenmesi ile ilgiliydi.

Yine Güleş’in, Elazığ’daki gözaltına alınıp tutuklanan üç şahsın durumunu haberleştirmek amacıyla yaptığı telefon görüşmesine ait tape kaydı da iddianamede delil olarak gösterildi.

Güleş’in sokağa çıkma yasakları döneminde Şırnak’ın Silopi ilçesinde yaşanan gelişmeleri Med Nuçe TV yayınına telefonla katılarak aktarması da iddianamede yer aldı. Bu tape kaydı için, iddianamede; “görüşme içerikleri dikkate alındığında haber aktarmaktan ziyade örgütsel bilinci taşıdığı, sahiplendiği, güvenlik güçlerini düşman olarak gördüğü görülmüştür” iddiası öne sürüldü.

Güleş için “sözde haber yaptığı” iddiası öne sürüldü. Güleş’in, bu haberleri; “İnternet üzerinden sitelere girişinin çeşitli mahkemelerce yasaklandığı Dicle Haber Ajansı, Med Nüçe TV gibi örgüt güdümünde yayın yapan haber kanalları için” yaptığı iddia edildi. Güleş’in, haberleri ile “örgütü övdüğü,” “terör örgütünün eylemlerinden direniş olarak bahsettiği” ve “örgütün eylemlerini meşru göstermeye çalıştığı” iddia edildi.

İddianamede, Güleş’in; Facebook hesabındaki paylaşımlarına da yer verildi. İddianamenin bu bölümünde Güleş’in, 28 Temmuz 2013 ve 21 Ekim 2016 tarihlerindeki 20 paylaşımı sıralandı. Paylaşımların detaylarına yer verilmedi. Paylaşımlar, açık kaynak araştırma tutanağı adıyla iddianamede değil, dosyanın içinde yer aldı.

Güleş’in, “PKK mensuplarınca alıkonulduğu iddia edilen Astsubay Semih Özbey’in” babası Malatya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Özbey ile yaptığı röportaja ilişkin notları da iddianamedeki deliller arasındaydı.
İddianamede, Güleş’in; soruşturma aşamasında, 7 Aralık 2016’da savcılıkta yaptığı savunması da özetlendi. Güleş; “Cenaze törenine haber için katıldığını,” “gazeteci olduğunu, haber niteliği taşıyan bir olayın olduğu yerde bulunmak istemesinin gazeteci için önemli olduğunu” söyledi.

Med Nuçe TV’nin yayınında söylediği sözler için de “kurmuş olduğum cümleler, yapmış olduğum aktarımlar habercilik maksadıyla yapılmıştır” ifadelerini kullandı.

Güleş. sosyal medya paylaşımlarına ilişkin açık kaynak araştırma tutanağı için de “Tarihini tam hatırlayamamakla birlikte bir dönem Facebook şifremi kaybetmiştim, sonrasında buldum, suç unsuru olabilecek paylaşım içeriklerini kabul etmiyorum” savunmasını yaptı.

İddianamede; “Güleş’in suçlama konusu olayların gazetecilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi yönündeki savunmasına itibar edilmesinin mümkün olmadığının” iddia edilmesi dikkat çekti.

İddianame, Güleş; Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesi uyarında “silahlı terör örgütü üyesi olmakla” suçlandı. Güleş’in ayrıca Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 ve Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca “zincirleme şekilde ve basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yaptığı” iddia edildi.

Güleş hakkında toplamda dokuz yıl dört ay 15 günden 28 yıl bir ay 15 güne kadar hapis cezası istendi.

Güleş’in ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “beli haklardan yoksun bırakılması” da talep edildi.

İddianame, Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edildi.

Kapatılan Dicle Haber Ajansı muhabiri Mehmet Güleş’in yargılanmasına 3 Nisan 2017’da Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma ile başlandı. Güleş, ilk kez hakim karşısına çıktığında yaklaşık dört aydır cezaevindeydi.

Güleş, suçlandığı sosyal medya paylaşımlarının yaptığı haberler olduğunu ve gazetecilik faaliyeti kapsamında kaldığını belirtti.

Güleş, telefonlarının dinlenmesi sonucunda elde edilen tape kayıtları ile ilgili olarak; “Fırat Üniversitesi’nde öğrenciyim ve aynı zamanda DİHA’da gazetecilik mesleğini sürdürmekteyim. 2016 yılının Mayıs ayına kadar telefonum dinleniyor ancak Aralık ayında ‘ifadem olduğu’ gerekçesiyle gözaltına alındım. Bu süre zarfında neden hakkımda herhangi bir işlem yapılmadı” diye sordu.

İddianamede hakkındaki suçlamalara delil olarak gösterilen cenaze töreni ile ilgili olarak Güleş, şunları söyledi:

“Söz konusu şahıs IŞİD’in Kobanê’ye yönelik saldırıları sırasında yaralanmıştır. Diyarbakır’da 6 ay tedavi görmüştür. Diyarbakır’da bulunduğumdan dolayı haberini yaptım. O dönem devlet yetkilileri ve PYD arasında Ankara’da görüşmeler vardı. Hatta MİT müsteşarı PYD lideri ile görüşmüştür. Aynı dönemde peşmergeler Türkiye topraklarını kullanarak Kobane’ye destek amaçlı geçiş sağlamıştır. Bu gelişmelerin yaşandığı bir dönemde benim gazetecilik faaliyetlerim neden suç sayılıyor. Şimdi yaralanan YPG’li şahısın haberini yaptığım için suçlanıyorum. Kabul etmiyorum.”

Güleş, Med Nuçe TV yayınındaki sözleri için de şunları söyledi:

“Televizyon bağlantıları gazetecilik sorumluluğu gereği, bulunduğum bölgede yaşananları aktarmak durumundayım. Hangi televizyon ararsa arasın, bir gazetecinin yaşananları aktarması gazetecilik sorumluluğudur. Bunun herhangi bir örgüt ile bağlantısı yoktur. Görüştüğüm kişiler haber kaynağı edinmek üzere yapılmıştır.”

Mahkeme, ilk duruşmada; savcılığın talebi doğrultusunda Güleş’in tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Yargılamanın ikinci duruşması 3 Mayıs 2017’de görüldü. Güleş hakkındaki karar, Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ne denk gelen, bu duruşmada verildi.

Savcılığın esas hakkındaki mütalaasında, Güleş’in; “silahlı terör örgütü üyesi olmak” ve “zincirleme şekilde ve basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” iddialarıyla cezalandırılması talep edildi.

İkinci duruşmada Güleş, mütalaa karşısındaki savunmasında; “Suç sayılan bütün haberlerim ve sosyal medya paylaşımlarım, gazetecilik faaliyetidir” dedi, tahliyesini talep etti.

Mahkeme heyeti, Güleş’i “silahlı terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla 6 yıl 3 ay; “zincirleme şekilde ve basın ve yayın yoluyla terör örgütünün propagandasını yapmak” iddiasıyla da 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Güleş, toplamda; 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme ayrıca, Güleş’in tutukluluk halinin de devamına karar verildi.

Mahkeme, gerekçeli kararında, silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasına için Güleş’in Dicle Haber Ajansı’nın (DİHA) muhabiri olmasını dayanak gösterdi. Gerekçeli kararda, DİHA için; “Milli Güvenlik Kurulunun (MGK) Mayıs 2015 tarihli toplantısında tarif olunan ‘Legal Görünümlü İllegal Yapı’ tanımına uygunluk göstermektedir” iddiası kullanıldı. Gerekçeli kararda, şu iddialara yer verildi:

“Sözde haber geçerken kullandığı örgütsel jargon, dil, haberlerin sunumu, ele alınan haber konuları birlikte değerlendirildiğinde sanığın silahlı terör örgütünün basın yayın ayağına üye olduğu sonucuna varılmış, sabit görülen eylemine uyan yasa maddeleri ve TCK’nın 61. maddesi [Cezanın belirlenmesine dair madde] çerçevesinde cezası belirlenip bireyselleştirilmiştir.”

İstinaf Süreci

Mehmet Güleş’in avukatı Resul Tamur, Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına karşı Gaziantep Bölge Adliyesi’ne itiraz etti. İstinaf yargılamasını yürüten Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, istinaf başvurusunu esastan reddetti, yerel mahkemenin mahkumiyet kararını onadı.

Yargıtay Süreci

İstinaf mahkemesinin kararına karşı Yargıtay’da itiraz edildi. Yargıtay 16. Ceza Dairesi de 4 Ekim 2018’de verdiği kararla Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin kararını yerinde buldu. Güleş hakkındaki mahkumiyet kararı kesinleşti.

Güleş, 4 Ekim 2018’den bu yana Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde hükümlü olarak bulunuyor.

Anayasa Mahkemesi Süreci

Mehmet Güleş’in avukatı Resul Temur, Güleş adına Anayasa Mahkemesi’ne bireysel hak ihlali başvurusunda bulundu. Ancak Anayasa Mahkemesi kararını henüz vermedi.

Mehmet Güleş - “Membership of an Armed Terrorist Organization” and “Propaganda of Terrorist Organization Through Media” Trial (Reasoned Judgement)

Mehmet Güleş - “Membership of an Armed Terrorist Organization” and “Propaganda of Terrorist Organization Through Media” Trial (Indictment)

Contact: pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License

Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.