Mehmet Gündem

Mehmet Gündem - “Membership of an Armed Terrorist Organization” Trial

Türkiye, 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan askeri darbe girişiminden Fethullah Gülen Cemaati olarak bilinen yapılanmayı sorumlu tuttu. 20 Temmuz 2016’da toplanan Milli Güvenlik Kurulu, askeri darbe girişiminin “FETÖ tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki mensupları vasıtasıyla başlatıldığını” tespit etti.

On yıllardır devlet kurumları içerisinde gizlice örgütlendiği belirtilen yapılanma önce 2014’te bir mahkeme tarafından, daha sonra ise Milli Güvenlik Kurulu’nun 27 Mayıs 2016’daki tavsiye kararlarıyla “terör örgütü” olarak tanımlanmıştı. MGK Temmuz ayı bildirisinde ise daha önce “illegal paralel yapılanma” olarak tarif ettiği hareketi “Fethullahçı Terör Örgütü ve Paralel Devlet Yapılanması - kısaca FETO-PDY” olarak isimlendirmişti.

Darbe girişiminin ardından bu yapılanma ile “ilişkili olduğu” ileri sürülen pek çok kişi ve kurum hakkında soruşturmalar başlatıldı, davalar açıldı, yakalama ve tutuklama kararları verildi. Türkiye’nin pek çok ilinde çok sayıda gazeteci ve yazar da bu soruşturmalar kapsamında, “Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olduğu” ya da “FETÖ üyesi olmasa da bilerek ve isteyerek örgüte yardım etmek” iddiasıyla gözaltına alındı ve/veya tutuklandı. Soruşturma ve kovuşturmalar darbe girişiminden kısa süre sonra ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) yönetiminde yürütüldü.

Zaman Gazetesi, Samanyolu TV, Cihan Haber Ajansı gibi çok sayıda gazete, televizyon ve radyo kanalı ve internet haber sitesi; benzer bağlamdaki iddialarla, OHAL kapsamında yürürlüğe giren Kanun Hükmünde Kararnameler’le (KHK), Meclisin onayına başvurmadan kapatıldı.

Bu kapsamda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu, “FETÖ/PDY üyesi olduğu” iddiasıyla 89 gazeteci veya basın yayın kuruluşu çalışanı hakkında soruşturma başlattı. Hakkında gözaltı kararı verilen isimler ve soruşturmaya ilişkin detaylar, kamu yayıncısı niteliğindeki Anadolu Ajansı tarafından servis edildi, ayrıca Sabah Gazetesi internet sitesinde de yayımlandı.

Çok sayıda gazeteci, Temmuz 2016 tarihli aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınsalar da farklı iddianameler karşısında yargılandılar. Örneğin; gazeteciler Mümtazer Türköne, Şahin Alpay, Ali Bulaç ve pek çok gazeteci kamuoyunda “Zaman Gazetesi Davası” olarak bilinen dava kapsamında yargılanırken; Nazlı Ilıcak, Ahmet Altan, Mehmet Altan, Bülent Keneş, Mehmet Kamış ve pek çok gazeteci kamuoyunda “Subliminal Darbe Mesajı Davası” olarak bilinen dava kapsamında kaldı.

Benzer bir soruşturma, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından başlatıldı. Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kapatılan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın yönetici, üye ve çalışanlarından oluşan 111 kişi yakalama ve gözaltı kararı çıkarıldı. Fethullah Gülen’in vakfın onursal başkanı olduğu iddia edildi.

Milliyet Gazetesi’nin eski yazarı Mehmet Gündem de soruşturmaya dahil edilen isimlerden biriydi. Gündem, 1 Kasım 2017’de gözaltına alındı. Gündem ile birlikte gözaltına alınanlar arasında kapatılan Bugün Gazetesi köşe yazarı Behram Kılıç ve yine kapatılan Zaman Gazetesi köşe yazarı Nuh Gönültaş da vardı. Kapatılan Zaman Gazetesi’nin eski genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı da hakkında soruşturma açılan isimlerden biriydi.

Gündem ve diğer kişiler, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Gözaltı işlemleri sekiz gün sürdü. Gündem, Kılıç ve Gönültaş’ın aralarında olduğu dört kişi “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlaması ile tutuklandı.

Mehmet Gündem hakkındaki soruşturmanın detaylarına, iddianameye ve duruşma tutanaklarına ulaşılamamıştır. Hakkındaki suçlamalar ve deliller ve hapis cezası kararının dayanakları üzerindeki çalışmalar sürmektedir.

Mehmet Gündem hakkındaki soruşturmanın detaylarına, iddianameye ve duruşma tutanaklarına ulaşılamamıştır. Hakkındaki suçlamalar üzerindeki çalışmalar sürmektedir

Mehmet Gündem hakkındaki soruşturmanın detaylarına, iddianameye ve duruşma tutanaklarına ulaşılamamıştır. Hakkındaki suçlamalar ve deliller ve hapis cezası kararının dayanakları üzerindeki çalışmalar sürmektedir

Gazeteci yazar Mehmet Gündem’in yargılanmasına, 14 Ağustos 2018 tarihinde, İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Gündem, ilk duruşmaya avukatları Ömer Faik Çetiner ve Mecit Ceylan ile birlikte katıldı. Gündem, ilk kez hakim kapısına çıktığında, dokuz aydan uzun süredir hapishanedeydi.

Gündem, ilk savunmasında; “23 yıldık gazeteciyim. 1995’te gazeteciliğe başladım, haftalık röportajlar yapıyordum. Her gazetede bir röportajcı vardır. 7 sene boyunca Zaman gazetesinde bu işi ben yapıyordum. Böylece kamuoyunda tanındım. 2005’te o dönem çalıştığım Milliyet’in talebi üzerine ABD’de Fethullah Gülen ile röportaj yaptım. Yeni Şafak’ta yöneticilik yaptım. 2011’de aldığım teklif üzerine Köşk’te Çankaya Kitaplığı çalışmasını başlattık. 70’e yakın prestij kitabı yayımladık” dedi.

Babasını, cezaevindeyken kaybettiğini dile getirdi, “Gerekli izinler çıkmadı. Cenazeye katılamadım. Geçen 9 ay çok uzun bir süreçti. Tedbirden çok cezalandırmanın da ötesine geçti” dedi. Gündem hakkında tahliye ve beraat kararı verilmesini talep etti. Gündem, pek çok mahkeme kararında “FETÖ üyesi kişilerin iletişim için kullandıkları iddia edilen” Bylock uygulamasını kullanmadığını dile getirdi.

Mahkeme, Gündem’in tutukluluğunun devam ettirilmesine karar verdi.

Yargılamanın ikinci duruşması 30 Ekim 2018 tarihinde görüldü. Gündem, duruşmaya; avukatları ile birlikte katıldı. Gündem’in avukatı Ömer Faik Çetiner, Gündem’in Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’na üye olmak ile suçlandığını anımsattı. Çetiner, “Bu vakfın yönetimine sadece gazeteci ya da yazar sıfatıyla girilebilir. Altı ay gibi kısa bir süre bu yönetimde bulunmuştur. Bunun dışında aktif bir görev almamıştır” dedi. Vakfın, 15 Temmuz 2016’daki askeri darbe girişiminin ardından kapatıldığını belirtti, “Dolayısıyla burada görev almak suç teşkil etmez. Bu tarihten sonra kapatılmış bir vakfın müvekkilimce terörle iltisaklı olduğunun önceden bilinmesinin mümkün olmayacağı düşüncesindeyiz” dedi. Çetiner, şunları söyledi:

“Kendisi gazetecidir, yazardır. Herhangi bir dönemde de bu yapıyla irtibatı olmamıştır. 1999 yılında Zaman Gazetesi’nde kısa bir süre çalıştı. Bu dönemde Zaman Gazetesi’nde çalışması da suç teşkil etmez. Müvekkilimin bir yılı aşkın süredir tutukludur. Delillerin büyük kısmı toplanmıştır. Toplanmayan kısımların da müvekkilimce karartılması mümkün değildir. Bu nedenle bu aşamada tahliyesini talep ediyoruz.”

Gündem’in diğer bir avukatı Mecit Ceylan ise, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’na Gündem gibi üye olan bazı isimlerin tutuklu olmadığına dikkat çekti. “Müvekkilim gazeteci olduğu için o vakfa üyeydi. Vakfın ‘ağır abileri’ diye tabir edilen isimler tutuklu değiller. Üyesi olmuş olsaydı, diğer gazeteciler gibi yurt dışında olup örgütüne destek vermeye devam ederdi” dedi.

Mahkeme, Gündem’in tutukluluğunun devam ettirilmesine karar verdi.

Yargılamanın üçüncü duruşması 8 Ocak 2019 tarihinde görüldü. Duruşma savcısı, Gündem’in tutukluluğunun devam ettirilmesini talep etti. Gündem ise Bylock kullanmadığını, savcının “bazı kişilerle irtibat” iddiasına ilişkin tarihlerin geçmiş tarih olduğunu söyledi. “Gazeteci için ulaşılabilir olmanın öneminden” söz etti. Mesleğinin gazetecilik olduğunu, gazeteciliğin iletişim anlamına geldiğini söyledi. İletişimde olduğu iddia edilen kişilerle irtibatının, haklarında dava ya da soruşturma açılmayan zamanlara ait olduğunu dile getirdi. Biyografi yazarı olduğunu; İshak Alaton, Mehdi Eker, Abdullah Gül gibi kişilerin hayatlarını yazdığını ifade etti. “Beni belli bir çevreyle sınırlamak pek mümkün değil. Bir terör örgütü ile bağlantılı olarak burada bulunmak beni rahatsız ediyor, utandırıyor” dedi. Gündem, şunları söyledi:

“1 Kasım 2017’de gözaltına alındım yedi gün sonra tutuklandım. 433 gündür Silivri’de 45 metrekare alanda üç kişi yaşıyoruz. Vaktimin büyük bölümü plastik bir masa başında plastik sandalyede geçiyor. İçeride yazıyorum. Buraya gelmeden önce yazdıklarıma baktım. Yazdıklarım arasında adalet ve hukuk kelimelerine rastlamadım. İnancımı yitirmeye başladım, halbuki beni buradan çıkaracak olan bu iki kelime dedim. 433 gün. Olmayan bir şeyden dolayı beni cezalandırmak istiyorlarsa daha neyle cezalandıracaklar merak ediyorum.”

Mahkeme, Gündem’in tutukluluk halinin devam ettirilmesine karar verdi.

Yargılamanın dördüncü duruşması 14 Mart 2019 tarihinde görüldü. Gündem, 500 güne yakın bir süredir tutuklu olduğunu, kendisine yönelik suçlamalarda somut bir delilin olmadığını dile getirdi.

Mahkeme, yargılama dosyasının esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için savcılığa iletilmesine karar verdi. Gündem’in tutukluluk halinin de devam ettirilmesine karar verildi.

Yargılamanın beşinci duruşması 7 Mayıs 2019 tarihinde görüldü. Savcılık, esas hakkındaki mütalaayı sundu. Mütalaada, Gündem’in cezalandırılması talep edildi. Avukatlar, esas hakkındaki mütalaa karşısında savunma için ek süre istedi.

Yargılamanın altıncı duruşması 29 Mayıs 2019 tarihinde görüldü. Avukatlar, birçok duruşmada dijital materyaller üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesine ilişkin raporun beklendiğine dikkat çekti. Raporda değişiklik yapılamayacağına dikkat çeken avukatlar, tüm delillerin toplandığını belirterek Gündem hakkında tahliye kararı verilmesini talep etti.

Avukatı Mecit Ceylan ise Gündem’in; Bylock’u 12 saniye kullandığı tespit edildiği için tutuklu olarak yargılandığını dile getirdi. Ceylan, “Kendisi gazetecidir ve herkesi tanır. Bir tek Mehmet Gündem mi suçlu” dedi. Gündem’in tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmesini talep eden Ceylan, “Elektronik kelepçe takılsın ve gerekirse evinde otursun” dedi.

Bilirkişi raporunun beklenmesine karar veren mahkeme, Gündem’in tutukluluk halinin de devam ettirilmesine karar verdi.

Yargılamanın yedinci ve son duruşması 9 Temmuz 2019 tarihinde görüldü.

Esas hakkındaki mütalaa karşısında savunma yapan Mehmet Gündem, 21 aydır tutuklu olduğunu, “terör” ile suçlanmanın ağır ve onur kırıcı olduğunu dile getirdi. Gündem, “Masumiyetimden şüphe etmedim. ‘Ya suçluysa’ demek mi, daha kolaydır yoksa ‘ya masumsa’ demek mi? Hangisi adalete daha iyi hizmet eder?” dedi.

Gazeteciler ve Yasarlar Vakfı’nın toplantılarına katılmadığını, açıklamalarında yer almadığını, Fethullah Gülen’in onursal başkanlığına devam kararının alındığı karara da imza atmadığını belirtti. “Mesleki amaçlı olarak vakfa kısa süreli üyeliğim terör örgütü üyeliğine delil olamaz” dedi.

Suç işleme kastı olmadığını, Bylock kullanmadığını, kaçma şüphesini kabul etmediğini aktardı. Gündem, “Ben burada olmamalıydım. Böyle bir dava hiç açılmamalıydı” diyen Gündem “Tek talebim adalete sahip çıkmanız. Beraat ve tahliyemi talep ediyorum” dedi.

Son sözü sorulan Mehmet Gündem tutukluluk süresince yaşadıklarını özetleyerek “Bunları hak etmiyoruz. Bu kadarı yeter, daha fazla kalmayayım. Adalete, akla vicdana güveniyorum” diyerek beraatını talep etti.

Mahkeme, Gündem’in; “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlaması karşısında altı yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi.

Gündem, hapis cezası kararı ile birlikte tahliye edildi. Tahliye kararı, “tutuklu kaldığı süreye” dayandırıldı. Ancak Gündem’in yurtdışına çıkışı yasaklandı.

Gündem, hakkındaki tahliye kararı verildiğinde, yaklaşık 20 aydır tutukluydu.

Mehmet Gündem hakkındaki soruşturmanın detaylarına, iddianameye ve duruşma tutanaklarına ulaşılamamıştır. Hakkındaki suçlamalar ve deliller ve hapis cezası kararının dayanakları üzerindeki çalışmalar sürmektedir

7. Standing - July 9, 2019


Savcı, Gündem hakkında ceza talep ettiği mütalaasını tekrarladığını belirtti. Tutukluluğun devamını istedi.

Mehmet Gündem 21 aydır tutuklu olduğunu “terör” ile suçlanmanın ağır ve onur kırıcı olduğunu söyledi. Gündem, “Suçu üzerime alamıyorum. Bugüne dek trafik cezası dışında cezam olmadı” dedi.

Tutukluluk süresince hayatında çok şeyin değiştiğini, cezaevindeyken babasını kaybettiğini ancak cenazeye katılmasına izin verilmediğini anlattı.

Gündem, “Masumiyetimden şüphe etmedim. ‘Ya suçluysa’ demek mi, daha kolaydır yoksa ‘ya masumsa’ demek mi? Hangisi adalete daha iyi hizmet eder?” dedi.

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Kadri Gürsel ve Ali Bulaç ile ilgili kararlarını anlattı. Bu kararlarda AYM’nin “bir kişi ile görüşmenin direk örgütle bağlandırılamayacağı,” “örgüte yakın bir vakıfta mütevelli heyeti üyesi olmanın tek başına örgüt üyesi olmayı gösteremeyeceğini” belirttiğini vurguladı.

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’na üye olduğu süreçte vakıf başkanının akil insanlar heyetinde yer aldığını, üye olmakta sakınca görmediğini, beklediği desteği bulamayınca da istifa ettiğini söyledi.

Vakfın toplantılarına katılmadığını, açıklamalarında yer almadığını, Fethullah Gülen’in onursal başkanlığına devam kararının alındığı karara da imza atmadığını belirtti. “Mesleki amaçlı olarak vakfa kısa süreli üyeliğim terör örgütü üyeliğine delil olamaz” dedi.

Suçlamalara konu olan telefon görüşmelerine dair ise “gazetecilikte iletişim esas olduğunu, toplumun her kesiminde insanla çalıştığını, sadece belirli kişilerle irtibatta olunduğu algısının oluşturulmaya çalışıldığını” söyledi.

Suç işleme kastı olmadığını, Bylock kullanmadığını, kaçma şüphesini kabul etmediğini aktardı. Gündem, “Ben burada olmamalıydım. Böyle bir dava hiç açılmamalıydı” diyen Gündem “Tek talebim adalete sahip çıkmanız. Beraat ve tahliyemi talep ediyorum” dedi.

Avukatı Ömer Faik Çetiner dosyada özel kasta dair delilin olmadığını belirtti. “Tüm dosya kapsamında atılı suçu islediğine dair somut yeterli delil yok” diyerek beraat, tahliye ya da adli kontrol ile tahliye talep etti.

Diğer avukat Osman Bera Yurdakul da bilirkişi raporunda müvekkilinin Bylock kullanıcısı olduğunun kanıtlanmadığını söyledi. Ceza verilecekse de alt sınırdan uzaklaşılmamasını talep etti.

Avukat Mecit Ceylan da “Bu dosyada beraat verilmesi gerekiyor. Gazetecilerin kıymetini bilmeliyiz. Müvekkilim gerçekten masum. Özgürlüklerin ne kadar kıymetli olduğunu bilen insanlarsınız. Sizden tahliye ve beraat talep ediyorum” diye konuştu.

Son sözü sorulan Mehmet Gündem tutukluluk süresince yaşadıklarını özetleyerek “Bunları haketmiyoruz. Bu kadarı yeter, daha fazla kalmayayım. Adalete, akla vicdana güveniyorum” diyerek beraatını talep etti.


Mahkeme, kararı avukat ve sanık dışında kimseyi salona almadan açıkladı.

Mehmet Gündem, “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla altı yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Karar ile birlikte tahliye edildi.


Duruşma öncesi

11:20’de başlaması beklenen duruşma 14:36’da başladı. Duruşma salonuna girişte bir sorun yaşanmadı.

Mahkeme salonu koşulları

Mahkeme salonunda 30 kişilik izleyici alanı vardı. Salon, penceresizdi.

Duruşmaya katılım

Duruşmayı Mehmet Gündem’in 10 yakını ve üç gazeteci izledi. Gündem’in yanında iki jandarma yer aldı. Gündem’i üç avukatı da salondaydı.

6. Standing - May 29, 2019


Dijital materyallere dair bilirkişi raporunun, mahkemeye sunulmadığı görüldü. Savcı, bu raporun beklenmesini ve tutukluluk halinin devamını talep etti.

Mahkeme başkanı, bu duruşmada karar vermeyeceklerini söyledi.

Avukatları beklenen dijital materyal raporunda değişiklik yapılamayacağını belirtti. Delillerin toplandığını söyledi. Tahliye talep etti.

Bu talep uygun görülmezse de elektronik kelepçe ile ev hapsi gibi adli kontrol yöntemlerinin uygulanmasını istedi.


Mahkeme bilirkişi raporunun beklenmesine karar verdi. Mehmet Gündem’in tutukluluk halinin devam ettirilmesine karar verildi.

Yargılamanın, 9 Temmuz 2019 tarihinde görülecek yedinci duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma öncesi

10.10’da başlayacağı belirtilen duruşma 11.45’te başladı. Duruşma salonuna girişte bir sorun yaşanmadı.

Mahkeme salonu koşulları

Mahkeme salonu penceresizdi. Sanıklar için 30 sandalye ayrılmıştı.

Duruşmaya katılım

Duruşmayı, Mehmet Gündem’in dört yakını ve dört gazeteci takip etti.

5. Standing - May 7, 2019


İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı, savcının esas hakkında mütalaasını yazılı olarak sunduğunu belirtti. Mehmet Gündem’in avukatlarına mütalaanın kendilerine ulaşıp ulaşmadığını sordu.

Mehmet Gündem’in avukatları mütalaayı sabah aldıklarını belirterek beyan için süre talebinde bulundu.

Mahkeme Başkanı başsavcılıktan bir evrakın geldiğini söyledi. Evraka göre “Ele geçirilen ve büyük ölçüde örgüt yapılanmasında yer alanlardan oluşan listede şüphelinin de yer aldığını” açıkladı. Mehmet Gündem böyle bir listeyi ilk defa duyduğunu söyledi.

Mahkeme başkanı, duruşmaya yazılı olarak hazırlandığı görülen Mehmet Gündem’in “Bir iki cümle etmek isterim” sözünü “Esas hakkında mütalaa karşısıda süre talep edildi, vereceğiz” diye yanıtladı.

Mehmet Gündem’in avukatları dosyada somut delil olmadığını, Mehmet Gündem ile benzer durumda olup tutuksuz yargılananların bulunduğunu söyledi. Kaçma şüphesi olmadığını belirterek tahliye talep etti.


Mahkeme başkanı, mali suçlar bürosuna yazılan yazıya verilecek cevabın beklenmesine ve tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Yargılamanın, 29 Mayıs 2019’da görülecek altıncı duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

11:30’da başlayacağı duyurulan duruşma 14:34’te başladı. Duruşma salonuna girişte sıkıntı yaşanmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonu penceresizdi.

Duruşmaya Katılım

Mehmet Gündem üç jandarma ile salona getirildi. Salona girmeden kelepçesinin çıkarıldığı görüldü. İki jandarma yanında kaldı. Üç avukatı salondaydı. İki gazeteci ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’ndan bir gözlemci avukat ile ailesinin de aralarında olduğu dokuz kişi duruşmayı izledi.

4. Standing - March 14, 2019


Savcı, “üzerine atılı suçun katalog suçlardan oluştuğu, bu suçu işlediğine dair delillerin olması” gerekçesiyle tutukluluğun devamını istedi.

Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) açıldı.

Mehmet Gündem, 500 güne yakındır tutuklu olduğunu, kendisine yönelik suçlamalarda somut bir delil olmadığını belirtti.

25 yıldır gazetecilik yaptığını, gazeteciliğin temelinde iletişim olduğunu anlattı. Görüşmelerinin suçlama yapıldığı kişilerle de mesleki faaliyetleri çerçevesinde görüştüğünü aktardı. Bylock kullanmadığını belirtti. Gözaltına alınıp serbest bırakıldıktan sonra ikametini değiştirmediğini, tekrar gözaltına alındığında tutuklandığını anlattı. Babasının ve dedesinin cenazesine katılamadığını belirtti.

Avukatları, Mehmet Gündem’in Bylock kullanmadığının aşikar olduğunu, Bank Asya hesabının eskiden açılması nedeniyle örgütsel faaliyet olmadığının açık olduğunu, Mehmet Gündem’in Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’ndan istifa ettiğini aktardı. Somut bir delil konmadığını belirtti. Tutukluluğun tedbir olmaktan çıktığını aktardı. El konulan dijital materyallere dair incelemenin gelmemesine karşın, bu materyallerin beklenmesinin dosyaya katkı sağlamasının şüpheli olduğunu belirtti. Tahliye talep etti.


Mahkeme, dijital materyallerin bilirkişiye teslimi için gerekli yazının yazılmasına, dosyanın esas hakkında mütalaa için savcıya verilmesine ve tutukhalinin devamına karar verdi.

Yargılamanın, 8 Mayıs 2019’da görülecek beşinci duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşma öncesi salona girişte bir sorun yaşanmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu izleyicilere iki tarafta üçer sıra ayrılmış, orta büyüklükte bir salondu. Penceresizdi. İçerinin sıcaklığı ve havalandırmasında sorun yoktu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Mehmet Gündem’in dokuz yakını, üç gazeteci ve üç avukat takip etti. Mehmet Gündem’in yanında bir jandarma bekledi. Bir diğer jandarma da sanık bölümünde oturdu. Gündem’in üç avukatı salondaydı.

3. Standing - Jan. 8, 2019


Duruşma başında söz verilen savcı, “dijital materyal inceleme sonuçlarının beklenmesi, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair ByLock tespiti ve terör örgütü yöneticileriyle irtibatta olduğunda dair HTS kayıtlarının kuvvetli suç şüphesi oluşturduğu” gerekçesiyle tutukluluğun devamını istedi.

Mehmet Gündem beyanda bulunarak suçlamaları kabul etmediğini anlattı, tahliyesini istedi. Avukatları da tahliyesini, mahkeme aksi kanaatteyse de adli kontrol kararı ile tahliyesini talep etti.

Mehmet Gündem, beyanında; Bylock kullanmadığını, savcının söz ettiği bazı kişilerle irtibatta olduğuna dair dokümanları incelediğinde geçmiş tarihli olduğunu, gazeteci için ulaşılabilir olmanın öneminden söz etti, HTS kayıtlarında söz edilen kişilerle ilgili iletişimine dair bilgiler verdi. Gündem, şunları söyledi:

Mesleğim gazetecilik. Gazetecilik iletişim demektir. Ulaşılabilir olmak bizim meslek açısından önemli. Bahsedilen isimlerden çoğunu 2002’nin sonuna dek çalıştığım Zaman Gazetesi’nden tanıyorum. Mesleki iletişimden öte anım yok. Yine bazıları, Yenişafak’ta çalışırken yazılarını bana gönderiyordu.

İletişimde olduğum söylenen tepe yöneticisi kişilere yönelik konu ise o şahıslara yönelik dava ya da soruşturma olmadığı zamanlardı.

Şerif Ali Tekalan, Fatih Üniversitesi rektörüydü. Bir albüm kitabı çıkarmıştı, onu dağıtıyordu. Yenişafak’ta iken bana da getirmişti. Bir de televizyon programına davet ettiğimi hatırlıyorum. Sistematik, yoğun ve başka bir amaçlı iletişim ağının bu kişi ve diğer kişilerle olması mümkün değil.

Biri komşumdu, oğluna iş arıyordu. Yardım da edemedim. Diğer isimlerle de benzer durumlar var.

Bankaya motivasyon ya da destek düşüncesiyle para yatırmadım. Öyle bir düşüncem olsa fotoğraf çeker paylaşırdım. Milliyet gazetesinde yazardım o sıra, oraya yazar ‘destek olun’ derdim. Bunu yapmadığıma göre, bu şekilde irtibat kurmak da zorlama.

Bunlarla irtibatım olmadığının küçük bir göstergesi de şu; 2009 sonunda ve 2014’te yaklaşık birer yıl işsiz kaldım. Bu sürelerde bu yapıdan hiçbir iş teklifi almadım. Onlar için önemli olsaydım teklif yaparlardı diye düşünüyorum.

Biyografi yazarıyım. Geniş bir çevre ile çalıştım. İshak Alaton, Mehdi Eker, Abdullah Gül gibi kişilerin hayatını yazdım. Beni belli bir çevreyle sınırlamak pek mümkün değil gibi geliyor. Bir terör örgütü ile bağlantılı olarak burada bulunmak beni rahatsız ediyor, utandırıyor ama böyle bir suçla aramda bağlantı kurmanın mümkün olmadığına inanıyorum. Adaletin de er gece bunu sağlayacağına inancım var.”

Hakimin, beyanını tutanağa geçirmesinin ardından devam eden Gündem, tutuklandıktan sonra babasının hayatını kaybettiğini, cenaze ve taziyesine katılamadığını anlattı. Gündem, şunları söyledi:

“1 Kasım 2017’de gözaltına alındım yedi gün sonra tutuklandım. 433 gündür Silivri’de 45 metrekare alanda üç kişi yaşıyoruz. Vaktimin büyük bölümü plastik bir masa başında plastik sandalyede geçiyor. İçeride yazıyorum. Buraya gelmeden önce yazdıklarıma baktım. Yazdıklarım arasında adalet ve hukuk kelimelerine rastlamadım. İnancımı yitirmeye başladım, halbuki beni buradan çıkaracak olan bu iki kelime dedim.

Tutuklandıktan iki gün sonra avukat görüşmesine çağırdılar. OHAL zamanıydı, kamera ve görevli memur vardı. Avukat baktı, bir şey diyecek ama diyemiyor. ‘Başın sağolsun, baban’ dedi. Uzun sure bos yere baktım. İçimden büyük bir şeyin büyük bir gürültüyle koptuğunu fark ettim. Sadece sustum. Biz konuşurken bizden 100 km uzakta babam defnediliyordu. Avukat dünden beri uğraşmış izin alamamış. Gerekçe ‘kaçma şüphesi’. Cenazeye, taziyeye gidemedim. Ben hayatımda hiçbir yerden 2016’da gözaltı kararı çıkınca ertesi ertesi gün gelip teslim oldum. Hakim bizi bıraktı 1 Kasım’da tekrar gözaltına alındım. Evim belli.

Silivri’de bir avlu var. Babamın mezarına gitmediğim için sabah kalkıyorum, avluda bir yeri mezar olarak işaretledim, oraya gidip dua ediyorum. İnsanın babası hayatta bir kez ölür. 433 gün, böyle yaşayan insan için az sure değil. Olmayan bir şeyden dolayı beni cezalandırmak istiyorlarsa daha neyle cezalandıracaklar merak ediyorum.”

Gündem’in avukatı Ömer Faik Çetiner ise darbe girişiminin ardından görülen davaların ilk zamanlarında Bylock ve banka hesaplarının suç sayıldığını ancak daha sonra Yargıtay’ın bu konuda içtihat oluşturduğunu anlattı. Çetiner, şunları söyledi:

“Bankadaki hesabın tek başına suç olmayacağı, ByLock için de kullanıcı adı, numarası ve içeriklerinin dosyaya celbiyle karar verilmesine dair içtihat oluşturdu. Bunların nedeni yapılanların örgüt talimatıyla, bilerek isteyerek yapıldığının ortaya çıkarılması.

Müvekkilimin dediği gibi, tepe yöneticileri olduğu iddia edilen kişilerle ilgili kayıtların çoğunun eski tarihli ve mesleğinin gazetecilik olduğu için yapılan görüşmeler olduğu aşikar.

Tarih baz almak gerekiyor. Görüşmeler eski. Dosya kapsamında görüştüğü iddia edilen kişilerle görüşmelerinin terör örgütü ile bağlantılı olduğuna dair tespit yok.

Bylock tutanağına bakılınca ise bir kere 13 saniye bağlandı diye bir şey konusu. Müvekkil Bylock iddiasınu kabul etmiyor zaten ama Yargıtay Bylock’un terör örgütünün talimatı ve terör amacıyla kullanılmış olmasını şart koşuyor. Bu kadar sürede nasıl örgütsel talimatla kullanacağı meçhul.

Etkin pişmanlıkta bulunanların, müvekkil hakkımda beyan verenlerin ‘şuarada gördüm, örgüte destek gördü’ şeklinde iddiası yok. Örgüt üyeleri kod isim kullanır. Müvekkil için bu da söz konusu değil.

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı üyesi olana dek irtibatı söz konusu değil. Müvekkilimin popülerliğinden istifade etmek için vakfa üye yapılmış. Müvekkilimin terör örgütüne yardımı söz konusu değil.

Üççocuk babası müvekkilimin 14 ay içeride kalması ailesi için de ceza mahiyetinde. Tahliyesini, aksi kanaatteyseniz adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını talep ediyoruz.”

Gündem’in avukatı Osman Bera Yurdakul, Gündem’in ve avukatı Çetiner’in beyanlarına katıldığını belirtti. Yurdakul, şunları söyledi:

“ByLock isnadına ilişkin elimizdeki tespit değerlendirme tutanağı çelişkiyle dolu. Teyite muhtaç noktalar var. Ceza yargılamalarının amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır ama tutanakta Bylock kullandığına ilişkin somut delil yok.

Örgütün tepe yöneticileri ile irtibatta olduğu iddiasına ilişkin ise, tek telefon görüşmesi irtibatta olduğu anlamına gelmez. 20 yıldır aynı cep telefonunu kullanıyor. Gazeteci olması sebebiyle ulaşılabilir olmayı tercih etmiş. Görüşmeler eski tarihli. Çevresi geniş. Farklı kültürlerden insanlara hitap eden farklı kesimler insanları tanıyan biri.

Vakıf örgüt için ciddi. Vakıftakilerin büyük çoğunluğu kaçak. Müvekkil istifa etmişti. Gülen’in onursal başkanlığa devam kararındaki imzası ise kasıtla attığı bir imza değil.

Müvekkili Türkiye’de yetkin, alanında kıymetli bir gazeteci yazar. Benzer durumda tutuksuz yargılanan insanlar var. Beraat edeceğine inanıyoruz.

ByLock temaüllerini etkileyecek kararlar olacak. Teamüller değişip tahliyeler başladığında müvekkil hak etmediği ceza yüzünden tutuklu kalmış olacak. Delil karartma imkanı yok. İki kez gözaltına alındı. İlk gözaltından 16 ay sonra tutuklandı. Örgütle alakası olduğuna inansa, vakfın yönetiminde bulunan üst düzeydekiler gibi kaçabilirdi. Şüphesi olsa giderdi.

İsnat edilen suçlamaları kabul etmek mümkün değil. Vicdana, hukuka uygun suçlamalar değil. Tahliye talep ediyoruz.”


Mahkeme, Gündem hakkındaki dijital materyallerin istenip, bilirkişiye iletilmesi için gerekli araştırma ve işlemlerin yapılmasına ve tutukluluğun devamına karar verdi.

Yargılamanın, 14 Mart 2019’da görülecek dördüncü duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nden İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma, belirtilen saat olan 11.30’da başlamadı.

Mesainin bittiği saat 17.00’ye dek Gündem’in yakınları koridorda bekledi. Mesai bitiminde on yakını, avukatı ve iki gazeteci duruşma salonlarının bulunduğu alana alındı. Duruşma 19.23’te başladı.

Mehmet Gündem yanında iki jandarma ile sanık için ayrılan bölümde ayaktaydı, kelepçesizdi. Tutuklu sanıkların girdiği kapıda bir jandarma daha bekliyordu.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu izleyicilere iki tarafta üçer sıra ayrılmış, orta büyüklükte bir salondu. Penceresizdi. İçerinin sıcaklığı ve havalandırmasında sorun yoktu.

Duruşmaya Katılım

Salonda gündemin yakınlarından oluşan 10 kişi, iki gazeteci ile Gündem’in avukatları Ömer Faik Çetiner ile Osman Bera Yurdakul vardı.

Genel Gözlemler

Duruşmanın yedi saat geç başlaması bekleyenler için yorucuydu. Heyet de Gündem’in 11. sıradaki duruşmasına dek çoğu tutuklu sanığın olduğu 10 duruşmadan çıkmış durumdaydı.

Mehmet Gündem beyanının başında “O tarihlerde şahısları nereden tanıdığımı anlatmıştım” dediğinde hakim, daha önce anlattıklarını tekrar anlatmasına gerek olmadığını söyledi. Beyanının devamında bir daha müdahale olmadı. Mehmet Gündem babasının hayatını kaybettiğini anlatırken duygusaldı. Zaman zaman duraklayarak konuşabildi.

2. Standing - Oct. 30, 2018


Duruşma, tutuklu yargılanan Mehmet Gündem’in kimlik tespitiyle başladı.

Hakim, Gündem’in el konulan dijital materyalleri ile ilgili soruşturma aşamasında bilirkişi incelemesi yapıldığını ancak materyallerin bir kısmına dair rapor bulunmadığını söyledi.

Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nden gelen cevaba göre dijital materyallerin bir kısmının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edildiğini belirtti.

Daha sonra görüşü sorulan savcı, tutukluluk halinin devamı yönünde karar verilmesini istedi.

Mehmet Gündem, “Geçen duruşmada savunma yapmıştım. Tekrar edeceğim ama” dediği sırada sırada, Mahkeme Başkanı; “aynı şeyleri aynı şekilde söylemen gerek yok. Zabıtta var” diyerek sözünü kesti.

Gündem ise “Bazı şahıslarla irtibattan bahsediliyor. Bu kişilerle örgütsel anlamda hiçbir irtibatım yoktur. Sanki bu irtibatlar yeni olmuş gibi iddia edilmektedir. Ancak arama kayıtları 10 yıldan önceye aitti. BYLOCK kullanmadığımı vurgulamak istiyorum. Bankaya para yatırmadım” dedi.

Gündem’in avukatı Ömer Faik Çetiner, şu savunmayı yaptı:

“Müvekkilim açısından dört başlıkta istinatta bulunuluyor. Bunlardan bir tanesi Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın yönetim kurulunda olması iddiasıdır. Kendisi de ifade etti; bu vakfın yönetimine sadece yazar olunması ya da gazeteci olunması sıfatıyla girilebilmektedir. Altı ay gibi kısa bir süre bu yönetimde bulunmuştur. Bunun dışında aktif bir görev almamıştır. İddianamede vakfın 2014-2015’te FETÖ ile irtibatı alenileştiği öne sürülmüş ancak vakıf 15 Temmuz’dan sonra Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılmıştır. Dolayısıyla burada görev almak suç teşkil etmez. Bu tarihten sonra sonra kapatılmış bir vakfın müvekkilimce terörle iltisaklı olduğunun önceden bilinmesinin mümkün olmayacağı düşüncesindeyiz. Daha önce yapılmış fiiller açısından bir suç istinadına dayanak oluşturması hukuka aykırıdır. Müvekkilin örgütle ilgisi yoktur.

Seyahatleri de diğer bir kısım şüphelilerle hareket ettiği belirtiliyor. Ama bunların kim olduğu da belirtilmiyor. Müvekkilimin kendisi gazetecidir, yazardır. Herhangi bir dönemde de bu yapıyla irtibatı olmamıştır. 1999 yılında Zaman Gazetesi’nde kısa bir süre çalıştı. Bu dönemde Zaman Gazetesi’nde çalışması da suç teşkil etmez.

Bank Asya’ya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından el konulmuş, zaman içinde de iflas ettirilmiştir. Bu açıdan Bank Asya’nın terör ile ilgili bir irtibatı yoktur.

Müvekkilimin bir yılı aşkın süredir tutukludur. Delillerin büyük kısmı toplanmıştır. Toplanmayan kısımların da müvekkilimce karartılması mümkün değildir. Bu nedenle bu aşamada tahliyesini talep ediyoruz.”

Gündem’in avukatı Mecit Ceylan ise şunları söyledi:

“Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’na üye olan bazı isimler tutuklu değildir. Müvekkilim gazeteci olduğu için o vakfa üyeydi. Vakfın ‘ağır abileri’ diye tabir edilen isimler tutuklu değiller. Üyesi olmuş olsaydı, diğer gazeteciler gibi yurt dışında olup örgütüne destek vermeye devam ederdi.

Fetullah Gülen’in vakfın onursal başkan yapılmasına dair kararın altında imzası yoktur. Tek imzası olan yer istifa kararıdır.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararına göre ByLock’un kripto haberleşme programı olarak olarak kullanılmaya başlandığı tarih; 24 Aralık 2014’tür. Ancak müvekkilim için istinat edilen iddia da bu tarihten bir ay öncedir. Kripto haberleşme aracı sayılmadığı tarihtir. Google Play ve Appstore’den açık bir şekilde indirilebilen bir dönemdir. Çeşitli internet siteleri çerezlerle ByLock sunucularına yönlendirildiği yönünde bir durum ortaya çıktı ve 12 bin kişi hakkında beraat kararı verildi.”

Avukat Ceylan, gazeteci Müyesser Yıldız’ın Oda TV’de yayınlanan ByLock’un tespitine ilişkin yazısını mahkemeye sundu.

Avukat beyanlarından sonra hakim, Gündem’e; el konulan dijital materyallerinden ele geçirilen dokümanlarla ile ilgili sorular sordu. Gündem, sorulan belgelerin Kavurmacı ailesine ilişkin yazdığı biyografi kitabıyla ilgili olduğunu söyledi.


Mahkeme heyeti ara kararını duruşmaya ara vermeden açıkladı.

Dijital materyallerin akıbetinin sorulması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına karar verildi.

ByLock kullanma iddiasına karşılık tespit ve değerlendirme tutanağı ile telefon ID’sinden kimlik tespiti çalışmalarının beklenmesine karar verildi.

Gündem’in tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Yargılamanın üçüncü duruşmasının 8 Ocak 2019 tarihinde görülecek üçüncü duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşma İstanbul Çağlayan Adliyesi’ndeki 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma saati için 11:20 saatinin belirlenmesine rağmen, duruşma, saatinde başlamadı.

İzleyicilerin, duruşma salonunun bulunduğu koridora geçişine duruşma sırası gelince izin verildi.

Salona girişte üst araması yapılmadı. Basın mensuplarına basın kartı sorulmadı.

Tutuklu yargılanan Mehmet Gündem, jandarma eşliğinde salona saat 14:05’te getirildi. Gündem’in getirildiği sırada farklı bir yargılamanın duruşması görülüyordu. Duruşması başlayıncaya kadar izleyicilere ait oturma sırasının bir bölümünde elleri kelepçeli olarak jandarma eşliğinde bekletildi.

Duruşmayı izleyenler ise oturma yerlerinin diğer bölümüne yönlendirildi. Bekleme sırasında Gündem’in yakınlarının kendisiyle iletişim kurmasına izin verilmedi.

Duruşma başladığı sırada ellerindeki kelepçe çıkarılarak sanık bölümüne geçirildi. Duruşma 15:00’te başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonu penceresizdi. Duruşma salonunun bulunduğu koridorda iki ayrı yere bariyer konulmuştu. Salon havalandırılmış ve temizdi.

Gündem, diğer salonlardan farklı olarak, ayrı bir tutuklu giriş kapısı olmadığı için, izleyicilerin bulunduğun alandan kelepçeli ve jandarma eşliğinde getirildi.

Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) bağlantısı için bir ekran kuruluydu.

Basın için ayrı bir oturma yeri ayrılmadı. İzleyicilerle aynı sıralarda duruşmayı izledi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya Gündem’in avukatı Ömer Faruk Çetiner ile Mecit Ceylan’ın yanı sıra yakınları ve duruşmayı takip eden gazeteciler dışında katılan olmadı.

İzleyiciler, duruşmayı; sıkışarak izlemek zorunda kaldı.

Salonda 18 izleyici ve üç de gazeteci vardı.

Genel Gözlemler

Mahkeme heyeti Gündem ve avukatlarının beyanlarını dinliyordu. Gündem’in savunması, tekrar olduğu gerekçesiyle iki kez kesildi. Gündem de bu nedenle fazla bir savunma yapmadı.

Duruşmada savunma yaptığı sırada jandarma yanı başında durdu. Bir saatten fazla süre kelepçeli olarak bekletildi. Salondaki iki izleme bölümünden birisi izleyenlere ayrıldı.

Diğer tarafta başka dosya kapsamındaki tutuklu sanıklar ve jandarma oturdu. 15 kişilik izleyici bölümünde 21 kişinin sıkışarak oturmak zorunda kaldığı görüldü.
Duruşması biten tutuklu sanıklar da diğer duruşma sırasında çıkartılmadı. Gündem’in duruşmasının bitmesinin ardından farklı dosyalardan tutuklu iki sanıkla birlikte salondan çıkarıldı.

Contact: pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License

Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.