Meltem Oktay

Meltem Oktay, Uğur Akgül - DİHA Trial

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Dicle Haber Ajansı muhabirleri Meltem Oktay ve Uğur Akgül, Mardin’in Nusaybin ilçesindeki sokağa çıkma yasaklarını takip ediyordu. İlçede operasyon devam ederken Oktay ve Akgül’ün kaldığı Çatalözü Mahallesi’ndeki evi özel harekat polisleri tarafından baskın düzenlendi. Evde yapılan aramanın ardından iki gazeteci de gözaltına alındı. Arama sırasında gazetecilerin telefonlarına ve teknik ekipmanlarına da el konuldu.

Nusaybin Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi’ne götürülen Oktay’ın elbiselerine de “inceleme” gerekçesiyle el konuldu. Emniyetteki ifade işlemlerinin ardından 13 Nisan’da Nusaybin Adliyesi’ne çıkartıldı. Ancak, “adliyenin yerinin güvenli olmadığı” gerekçesiyle savcılık sorguları yapılmadı ve emniyete geri götürüldü.

14 Nisan günü adliye olarak kullanılan Nusaybin Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Savcılık ifadesinin ardından “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanma talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi.

Mahkemedeki işlemlerinin ardından aynı gerekçeyle tutuklandı. Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’ne götürüldü. Oktay’ın, ilçedeki “operasyonel faaliyetleri” deşifre ettiği ileri sürüldü.

Oktay ile birlikte gözaltına alınan Uğur Akgül ise “örgüt propagandası yapmak” gerekçesiyle tutuksuz yargılanmak üzere adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

Tutuklama kararı verilen mahkemedeki ilk sorgusunda “Neye göre haber yapıyorsun?” sorusu soruldu. Yine Oktay’a, sorgusunda “Ne zaman gazeteciliğe başladın?”, “Neye göre haber yapıyorsun?”, “Hiç sınır dışına çıktın mı?”, “Türkiye dışında ideolojik ve basın eğitimi aldın mı?”, “Neden Nusaybin’de bulunuyorsun?” ve “Sosyal medyayı hangi amaçla kullanıyorsun?” şeklinde sorular yöneltildi.

Meltem Oktay ve Uğur Akgül hakkındaki soruşturma Mardin Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütüldü. Soruşturma sonunda iddianameyi Cumhuriyet Savcısı Ahmet Bülent Karaaslan 29 Nisan 2016 tarihinde tamamladı. İddianame Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Altı sayfalık iddianamede, Oktay ve Akgül’ün sokağa çıkma yasağı nedeniyle dışarı çıkamadıkları için bulundukları evden operasyona katılan askeri konvoyların fotoğraf ve görüntülerini çekip, haberleştirmeleri nedeniyle yapılan inceleme başlatıldığı kaydedildi. Ardından adreslerinin tespit edilerek gözaltı kararı verildiğine yer verilen iddianamede Oktay ve Akgül’ün operasyonel faaliyetleri “deşifre ettikleri” ileri sürüldü.

İddianamedeki deliller, aralarında gizli tanığın da bulunduğu dokuz tanık beyanı ile sosyal medya paylaşımlarından oluştu. Bu tanık beyanları, iddianamede şu şekilde yer aldı:

“Şahsın ismini bilmiyorum. Gazeteci olarak biliyorum, bu şahıs Kürtçe konuşmasını fazla bilmezdi, Zeynelabidin Mahallesi’nde bulunan karargaha gelerek sorumlu düzeyde faaliyet yürüten Hebun kod veya Halit kod ile görüşürdü. Mahalleyi gezerek hendek ve barikatları, örgüt mensuplarının fotoğraflarını çekerdi. Bu şahsın açık kimliğinin Meltem Oktay olduğunu, buradan sizlerden öğrendim.”

Oktay hakkında tanıklık yapan diğer isimlerde Oktay’ı “gazeteci olarak” tanıdıklarını, sokağa çıkma yasağı olan mahallelerde fotoğraf çektiğini ve röportajlar yaptığı yönünde ifadeler verdi.

İddianamede Oktay’ın sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda “örgüt propagandası yapmak” kapsamında değerlendirildi. Ancak hangi paylaşımları yaptığına iddianamede yer verilmedi.

Tanıklar arasında, dosyada aynı zamanda “mağdur” sıfatıyla yer alan ilçedeki YPS’liler tarafından alıkonulduktan sonra serbest bırakılan üç Anadolu Ajansı (AA) muhabiri de yer aldı. Mağdur sıfatıyla tanık olarak dinlenilen AA muhabiri Rauf Maltaş, foto muhabiri Onur Çoban ve kameraman Kenan Yeşilyurt, verdikleri beyanlarında, alıkonuldukları süre zarfında Oktay’ı bulundukları mahallede gördüklerini belirtti.

Davanın ilk duruşması 24 Haziran’da Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Meltem Oktay ile birlikte tutuksuz yargılanan gazeteci Uğur Akgül duruşmada hazır bulundu.

Oktay, savunmasında “Gözaltına alınmadan üç buçuk ay önce Nusaybin’e geldim. Bu dönemde yaptığım haberleri ve fotoğrafları ajansıma gönderdim. Ben gazeteciyim, herhangi bir örgütle bağlantım yoktur” dedi. 

Twitter sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlar ve Özgür Gündem Gazetesi’nde yayınlanan bir haberi gösterilen Oktay, söz konusu gazetenin ajans abonesi olduğunu ve haberlerin kendisine ait olduğunu belirtti. Oktay, kaldığı evin dışında özel harekatçılar tarafından yapılan baskın sonucunda bulunduğu belirtilen eşyaların kendisi ile ilgisi olmadığını söyledi.

Oktay’ın savunmasından sonra hakkında ifade veren dokuz tanıktan ikisi mahkeme heyeti tarafından dinlendi. İlk tanık, Oktay’ı sokağa çıkma yasağı öncesinde Nusaybin’de gördüğünü söyleyerek, pişmanlık yasasından yararlandığını, Oktay’ı ve birçok kişiyi fotoğrafı üzerinden teşhis ettiğini söyledi. İkinci tanığa ise mahkeme heyeti tarafından Oktay ve Akgül’ü tanıyıp tanımadıkları soruldu. Kürtçe ifade veren tanık, Oktay’ı tanımadığını söylemesi üzerine Nusaybin İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde verdiği ifadesi okundu. Beyanların “psikolojik ve fiziksel işkence” koşullarında imzaladığını dile getiren tanık, Oktay’ı tanımadığını ve beyanları da kabul etmediğini söyledi.

Yapılan savunmaların ardından mahkeme heyeti, “atılı suçun vasıf ve mahiyeti yasada yer alan ceza miktarı” gerekçesiyle Oktay’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. İkinci duruşmayı ise 18 Ağustos 2016 tarihine bıraktı.

Oktay, ikinci duruşmaya getirilmedi. Yargılandığı dosya kapsamında savunmasını duruşma salonunda yapmak istediği için Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) sistemi ile duruşmaya bağlanmayı kabul etmedi. Duruşmada dosyada bulunan diğer tanıkların SEGBİS sistemi ile ifadeleri alındı. Tanıkların dinlenmesinden sonra iddia makamı Oktay’ın tutukluluğunun devamını talep etti. Mahkeme kararında heyeti Oktay’a “yurt dışına çıkış yasağı” konularak tahliyesine karar verdi. Üçüncü duruşma ise 8 Kasım tarihine ertelendi. 

Davanın üçüncü duruşmasına karar çıktı.

Oktay’a dönük “örgüt üyeliği” suçlamasına dair verilen tanık ifadelerine itibar edilemeyeceğini karar veren mahkeme, üyelik için herhangi bir somut delilin bulunmaması nedeniyle de beraatine karar verdi.

Ancak Oktay’ın Twitter hesabındaki paylaşımları gerekçe göstererek, 2 yıl hapis cezası verdi. Mahkeme kararında suçun basın ve yayın yolu ile işlenmiş olmasını gerekçe göstererek, yarı oranında artırıma gidilerek, ceza 3 yıla çıkarıldı. Sosyal medya hesaplarındaki çeşitli tarihlerdeki paylaşımları da “zincirleme suç işleme” olarak değerlendiren mahkeme 1/3 oranında artırıma giderek 4 yıla çıkardı.

Cezada 2 yıl artırıma gidilirken, herhangi bir indirim uygulanmadı.

24 Kasım 2016’da açıklanan gerekçeli kararda, “örgüt propagandası yapmak” suçlamasına dayanak gösterilen sosyal medya paylaşımları için “yayınlanma şekli, yazılan yazıların içeriği dikkate alındığında somut bir tehlike doğurduğunun çok açık olduğu, sanığın gazeteci olduğu iddia edilmiş ise de yapılan paylaşımların mesleğiyle bir ilgisinin bulunmadığı” denildi.

Oktay hakkında verilen hapis cezasına Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’ne itirazda bulunuldu. Avukatlar tarafından “bozma” talepli yapılan başvuru reddedildi ve cezası onandı. Cezanın onanmasının ardından 20 Nisan 2017’de Edirne’de gözaltına alındı ve tutuklandı.

Cezanın infazı kapsamında tutulduğu Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nden 24 Ekim 2019’da yürürlüğe giren 1. Yargı Paketi’yle beş yılın altındaki hapis cezalarına itirazın önünün açılması sonucu, 25 Ekim 2019 günü tahliye edildi. Meltem Oktay açısından Yargıtay yolu Yeni Yargı paketiyle açılmış oldu.

Meltem Oktay, Uğur Akgül - DİHA Trial (Indictment)

Meltem Oktay, Uğur Akgül - DİHA Trial (Reasoned Judgement)