Meryem Yıldırım

Meryem Yıldırım - Trial for Propaganda

Gazeteci Meryem Yıldırım, hakkında 2017 yılına ait iki sosyal medya hesabındaki paylaşımları gerekçe gösterilerek, soruşturma başlatıldı. Yıldırım, soruşturma kapsamında 20 Mart 2019’da emniyete giderek soruşturma kapsamında ifade verdi.

Soruşturmada Yıldırım’ın 30 Mart 2017 tarihinde “2 yıl oldu… 24 yaşındaki hukuk öğrencisi Şafak’ın #BerkinElvan’a adalet istediği için hayatını ortaya koyalı…#ŞafakYayla” ve 6 Mayıs 2017 tarihinde de “#BerkinElvan için açlık grevi yapmış, 18 yaşındaki bir çocuğu DHKPC’nin en üst düzeyi ismi ilan edip katletmeyi haklı göstermek.. #SılaAbalay” paylaşımları soruldu.

Yıldırım, soruşturma aşamasındaki ifadesinde paylaşımların üzerinden iki yıl geçmesi nedeniyle ne amaçla yaptığını hatırlamadığını, gazeteci olduğu için paylaşımları haber niteliği taşıdığını düşünerek paylaşmış olabileceğini söyledi. Paylaşımlardaki Şafak Yayla ve Sıla Abalay’ın “terör örgütü üyesi” olup olmadığını bilmediğini kaydetti.

Soruşturma sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu savcılarından Hafize Demir Hamurcu tarafından iddianame hazırlandı.

Gazeteci Meryem Yıldırım, hakkında 2017 yılında sosyal medya hesabından yaptığı iki paylaşım gerekçe gösterilerek, soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu savcılarından Hafize Demir Hamurcu tarafından iddianame hazırlandı.

27 Mart 2019’da tamamlanan üç sayfalık iddianamede Yıldırım’a “örgüt propagandası yapmak” suçlaması yöneltildi.

İddianamede, Yıldırım’ın sosyal medya hesabından 20 Mart 2017’de “2 yıl oldu… 24 yaşındaki hukuk öğrencisi Şafak’ın #BerkinElvan’a adalet istediği için hayatını ortaya koyalı…#ŞafakYayla” ve 6 Mayıs 2017 tarihinde de “#BerkinElvan için açlık grevi yapmış, 18 yaşındaki bir çocuğu DHKPC’nin en üst düzeyi ismi ilan edip katletmeyi haklı göstermek.. #SılaAbalay” paylaşımları suçlama konusu yapıldı.

Savcı Hamurcu, iddianamede söz konusu paylaşımlarda ismi geçen Şafak Yayla ve Sıla Abalay’ın Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (DHKP-C) üyesi olduklarını savundu.

(Şafak Yayla, 31 Mart 2015 tarihinde İstanbul Adliyesi Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın makam odasında rehin alınıp daha sonra öldürülmesi sırasında yaşanan çatışmada yaşamını yitirmişti. Sıla Abalay ise 7 Aralık 2016’da İstanbul’da polislerle yaşanan bir çatışmada yaşamını yitirmişti.)

İddianamede Yıldırım’ın soruşturma aşamasında emniyette verdiği ifadesi özetlenerek yer aldı. İddianamenin sonraki kısımlarında DHKP-C’nin kuruluşuna ve örgüt hakkında genel bilgilere yer verildi.

Savcı Hamurcu, değerlendirme bölümünde Yıldırım’ın savunmasının “suçtan ve yaptırımdan kurtulmaya yönelik” olduğunu savundu. Yıldırım’ın herkese açık bir şekilde paylaşımlar yaparak, “terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek ve bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek nitelikte paylaşımlarda” yaptığı savunuldu.

Bu kapsamda Yıldırım’ın “örgüt propagandası yapmak” (TMK 7/2) suçlamasıyla cezalandırılması talep edildi. Bu maddeye göre örgüt propogandası yapanlar 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılıyor. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılıyor.

Savcı Hamurcu’nun hazırladığı iddianame İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edilerek, yargılamasına başlandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu savcılarından Hafize Demir Hamurcu tarafından hazırlanan iddianame 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

Davanın ilk duruşması için 20 Haziran 2019 günü belirlendi. Yıldırım ve avukatı Şerif Özgür Urfa, duruşmada hazır bulundu. Duruşmada Hakan Özer (başkan), Onur Engin Deniz ve Merve Akyüz (üyeler) ile savcı Hasan Adalı görev aldı. İddianamenin okunmasının ardından savunma yapan gazeteci Meryem Yıldırım, savunmasında şunları dile getirdi:

“Söz konusu paylaşımlar üzerinden iki yıl geçmiş durumda. Bu paylaşımları yaptığımı hatırlamıyorum. Ayrıca suç teşkil eden paylaşımlar değil. Basın ve ifade özgürlüğü kapsamında yapılmış olan paylaşımlardır. Beraatimi talep ediyorum. Ceza verilecekse de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istiyorum.”

Yıldırım’ın avukatı Şerif Özgür Urfa ise mahkemeye yazılı savunma sundu. Müvekkilinin beyanlarına katılan Urfa, suça konu paylaşımlarının propaganda çerçevesinde değerlendirilemeyeceğini belirtti.

Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı Hasan Adalı, yapılan paylaşımların düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, paylaşımlarda DHKP-C’nin eylemlerini meşru gösterdiğini ve zincirleme şekilde propagandasını yaptığını belirtti. Savcı, Meryem Yıldırım’ın cezalandırılmasını istedi.

Mütalaanın ardından Yıldırım, son sözünü söyledi. Yıldırım, “Beraatimi talep ediyorum. Ben hiçbir zaman şiddet içeren eylemleri tasvip etmedim, bundan sonra etmeyeceğim” dedi.

Avukat Urfa ise “Soruşturma aşamasında mahkeme ve hakimin bilgisi olmadan delil toplanmıştır. Yapılan bu işlem Ceza Muhakemeleri Kanunu’na aykırıdır. Paylaşımlar Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamındadır. Burada herhangi bir teşvik söz konusu değildir. Savcının mütalaasına bu kapsamda katılmıyoruz. Yine propaganda yapılmış değil. Müvekkilimin beraatini talep ediyorum.” Dedi.

Mahkeme heyeti daha sonra kararını açıkladı. Kararda Meryem Yıldırım’ın paylaşımlarla “DHKP-C’nin propagandasını yapmak” suçunun sabit olduğundan hareketle 1 yıl 3 ay hapis cezası verilmesine hükmedildi. Ayrıca suçun basın yayın yoluyla yapılması nedeniyle cezada yarı oranında artırım yapılarak, 1 yıl 10 aya çıkardı. Mahkeme, birden fazla paylaşım yapıldığı için de cezayı 1 yıl 16 ay 3 güne çıkardı (2 yıl 4 ay 3 gün). Cezada herhangi bir indirime gidilmedi.

Hapis cezası Yıldırım’ın avukatları tarafından istinaf mahkemesine taşındı. Davanın istinaf süreci devam ediyor.

1. Standing - June 19, 2019


Gazeteci Meryem Yıldırım, hakkında 2017 yılına ait iki sosyal medya hesabındaki paylaşımları gerekçe gösterilerek, soruşturma başlatıldı. Yıldırım, soruşturma kapsamında 20 Mart 2019’da emniyete giderek soruşturma kapsamında ifade verdi. Soruşturmada Yıldırım’ın 30 Mart 2017 tarihinde “2 yıl oldu… 24 yaşındaki hukuk öğrencisi Şafak’ın #BerkinElvan’a adalet istediği için hayatını ortaya koyalı…#ŞafakYayla” ve 6 Mayıs 2017 tarihinde de “#BerkinElvan için açlık grevi yapmış, 18 yaşındaki bir çocuğu DHKPC’nin en üst düzeyi ismi ilan edip katletmeyi haklı göstermek.. #SılaAbalay” paylaşımları soruldu.

Yıldırım, soruşturma aşamasındaki ifadesinde paylaşımların üzerinden iki yıl geçmesi nedeniyle ne amaçla yaptığını hatırlamadığını, gazeteci olduğu için paylaşımları haber niteliği taşıdığını düşünerek paylaşmış olabileceğini söyledi. Paylaşımlardaki Şafak Yayla ve Sıla Abalay’ın “terör örgütü üyesi” olup olmadığını bilmediğini kaydetti.

Soruşturma sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu savcılarından Hafize Demir Hamurcu tarafından iddianame hazırlandı.

27 Mart 2019’da tamamlanan üç sayfalık iddianamede Yıldırım’a “örgüt propagandası yapmak” suçlaması yöneltildi.

İddianamede, Yıldırım’ın sosyal medya hesabından 20 Mart 2017’de “2 yıl oldu… 24 yaşındaki hukuk öğrencisi Şafak’ın #BerkinElvan’a adalet istediği için hayatını ortaya koyalı…#ŞafakYayla” ve 6 Mayıs 2017 tarihinde de “#BerkinElvan için açlık grevi yapmış, 18 yaşındaki bir çocuğu DHKPC’nin en üst düzeyi ismi ilan edip katletmeyi haklı göstermek.. #SılaAbalay” paylaşımları suçlama konusu yapıldı.

Savcı Hamurcu, iddianamede söz konusu paylaşımlarda ismi geçen Şafak Yayla ve Sıla Abalay’ın Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (DHKP-C) üyesi olduklarını savundu.

(Şafak Yayla, 31 Mart 2015 tarihinde İstanbul Adliyesi Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın makam odasında rehin alınıp daha sonra öldürülmesi sırasında yaşanan çatışmada yaşamını yitirmişti. Sıla Abalay ise 7 Aralık 2016’da İstanbul’da polislerle yaşanan bir çatışmada yaşamını yitirmişti.)

İddianame 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Davanın ilk duruşması için 20 Haziran 2019 günü belirlendi. Yıldırım ve avukatı Şerif Özgür Urfa, duruşmada hazır bulundu. Duruşmada Hakan Özer (başkan), Onur Engin Deniz ve Merve Akyüz (üyeler) ile savcı Hasan Adalı görev aldı. İddianamenin okunmasının ardından savunma yapan gazeteci Meryem Yıldırım, savunmasında şunları dile getirdi:

“Söz konusu paylaşımlar üzerinden iki yıl geçmiş durumda. Bu paylaşımları yaptığımı hatırlamıyorum. Ayrıca suç teşkil eden paylaşımlar değil. Basın ve ifade özgürlüğü kapsamında yapılmış olan paylaşımlardır. Beraatimi talep ediyorum. Ceza verilecekse de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istiyorum.”

Yıldırım’ın avukatı Şerif Özgür Urfa ise mahkemeye yazılı savunma sundu. Müvekkilinin beyanlarına katılan Urfa, suça konu paylaşımlarının propaganda çerçevesinde değerlendirilemeyeceğini belirtti.

Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı Hasan Adalı, yapılan paylaşımların düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, paylaşımlarda DHKP-C’nin eylemlerini meşru gösterdiğini ve zincirleme şekilde propagandasını yaptığını belirtti. Savcı, Meryem Yıldırım’ın cezalandırılmasını istedi.

Mütalaanın ardından Yıldırım, son sözünü söyledi. Yıldırım, “Beraatimi talep ediyorum. Ben hiçbir zaman şiddet içeren eylemleri tasvip etmedim, bundan sonra etmeyeceğim” dedi.

Mahkeme heyeti daha sonra kararını açıkladı. Kararda Meryem Yıldırım’ın paylaşımlarla “DHKP-C’nin propagandasını yapmak” suçunun sabit olduğundan hareketle 1 yıl 3 ay hapis cezası verilmesine hükmedildi. Ayrıca suçun basın yayın yoluyla yapılması nedeniyle cezada yarı oranında artırım yapılarak, 1 yıl 10 aya çıkardı. Mahkeme, birden fazla paylaşım yapıldığı için de cezayı 1 yıl 16 ay 3 güne çıkardı. Cezada herhangi bir indirime gidilmedi.

Hapis cezası Yıldırım’ın avukatları tarafından temyiz için istinaf mahkemesine taşındı. Davanın istinaf süreci devam ediyor.


11.00’de başlaması beklenen duruşma saatinde başladı. Duruşmada ilk olarak mahkeme başkanı iddianamenin özetini okudu. Sonrasında Meryem Yıldırım, savunma yaptı.

Meryem Yıldırım: Söz konusu paylaşımlar üzerinden iki yıl geçmiş durumda. Bu paylaşımları yaptığımı hatırlamıyorum. Ayrıca suç teşkil eden paylaşımlar değil. Basın ve ifade özgürlüğü kapsamında yapılmış olan paylaşımlardır. Beraatimi talep ediyorum. Ceza verilecekse de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istiyorum.

Avukat Özgür Urfa: Heyetinize yazılı savunmamı sunuyorum. Yazılı savunmamı tekrar ederim. Müvekkilimin beyanlarına katılıyorum. Anayasa Mahkemesi’nin Ayşe Çelik (Öğretmen) kararını hatırlatmak istiyorum. Söz konusu kararın dikkate alınmasını istiyorum.

Mütalaa

Savcı, dosyanın genişletilmesi yönünde talepleri olmadığını, esas hakkındaki mütalaa vermek istediğini beyan etti. Savcı, yapılan paylaşımların düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, paylaşımlarda DHKP-C’nin eylemlerini meşru gösterdiğini ve zincirleme şekilde propagandasını yaptığını belirtti. Savcı, Meryem Yıldırım’ın cezalandırılmasını istedi.

Son Savunma Sanık

Beraatimi talep ediyorum. Ben hiçbir zaman şiddet içeren eylemleri tasvip etmedim, bundan sonra etmeyeceğim.

Son Savunma Avukat

Soruşturma aşamasında mahkeme ve hakimin bilgisi olmadan delil toplanmıştır. Yapılan bu işlem CMK’ya aykırıdır. Paylaşımlar Anayasa ve AİHS’in düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamındadır. Burada her hangi bir teşvik söz konusu değildir. Savcının mütalaasına bu kapsamda katılmıyoruz. Yine propaganda yapılmış değil. Müvekkilimin beraatini talep ediyorum.


Duruşma Öncesi

Duruşma öncesi basın mensuplarının girişinde bir sorun yaşanmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda seyirciler için 15 sandalyelik yer ayrılmıştı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı iki gazeteci izledi. Meryem Yıldırım, avukatı ile birlikte duruşmada hazır bulundu.

Genel Gözlemler

Saatinde başlayan duruşma, 35 dakika sürdü. Mahkeme heyeti, müzakere için duruşmaya 10 dakika verdi. Sanık ve avukatlar ile izleyiciler duruşma salonunda çıkarıldı. Duruşmada olağan dışı bir durum gözlenmedi.


Mahkeme, kararında Meryem Yıldırım’ın paylaşımlarla “DHKP-C’nin propagandasını yapmak” suçunun sabit olduğunu, TMK 7/2 kapsamında kastın yoğunluğu, tehlikenin ağırlığı, suçun işlenmesinde kullanılan araçları gözeterek, 1 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Suçun basın yayın yoluyla yapılması nedeniyle mahkeme heyeti, cezayı yarı oranında arttırarak, 1 yıl 10 aya çıkardı. Mahkeme, birden fazla paylaşım yapıldığı içinde cezayı ¼ oranında arttırarak 1 yıl 16 ay 3 güne çıkardı. Kararda, sanığın geçmişini, yargılama sürecindeki davranışlarını ve her hangi bir pişmanlığın gözlemlenmemiş olması nedeniyle cezada indirime gitmedi. Mahkeme heyeti, hükmün açıklanmasını geri bırakmadı.

Meryem Yıldırım - Trial for Propaganda (Indictment)

Meryem Yıldırım - Trial for Propaganda (Indictment)