Murat Şevki Çoban

Baransu, Çoban - MGK News Trial

Taraf gazetesinde 28 Kasım 2013 tarihinde “Gülen’i bitirme kararı 2004’te MGK’da alındı” başlıklı, Mehmet Baransu imzalı haber yayınlandı. 25 Ağustos 2004 tarihli MGK toplantısında alınan karara dair belgeye yer veren haberin ardından Başbakanlık, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK), Aralık 2013’te Taraf gazetesi hakkında suç duyurusunda bulundu. Ankara Başsavcıvekilliği’nin yetkisizlik kararı üzerine suç duyuruları İstanbul’a gönderildi.

Haberin ardından dönemin Hükümet Sözcüsü ve Basından Sorumlu Bakan Bülent Arınç “Bu gazetecilik değil edepsizlik”, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan “Biz de mi açıklayalım, yer yerinden oynar. Devletin kimseyle paylaşılmayacak gizli sırları vardır, sevsinler o basın özgürlüğünü” yorumunda bulundu.

Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aydın’ın 11 Nisan 2014 tarihinde tamamladığı iddianamede Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı ihbar eden konumunda.

İddianamede Taraf Gazetesi’nde üç farklı tarihte yayınlanan MGK ve MİT’e dair haber ve makaleler yer alıyor. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ihbar yazıları, ilgili Taraf gazetesi nüshaları deliller arasında.

İki gazeteciye üç suçlama yöneltiliyor;
• Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları temin etme,
• Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgileri basın ve yayın yoluyla ifşa etme,
• MİT’in görev ve faaliyetlerine ilişkin belge ve bilgini istihsal ve basın yoluyla ifşa edilmesi suretiyle 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’na muhalefet.

İddianamedeki ilk haber 28 Kasım 2013 tarihli, “Gülen’i bitirme kararı 2004’te MGK’da alındı” başlıklı haber.

Savcı “gizli kalması gereken 25 Ağustos 2004 tarihli MGK toplantısı kararını manşetten yayınladığı, yayınlara iki gün daha devam ettiği, haberlerde MGK’nın 471 sayılı kararının ekleri olduğu, eklerde Gülen grubunun faaliyetlerinin tasfiye edilmesine ilişkin tedbirlerin alındığı şeklinde gerçeğe aykırı yayın yapıldığı” iddiasında bulunuyor.

Mehmet Baransu’nun 17 Şubat 2014’te köşesinde yayınladığı makale de iddianamede. Savcı, “MGK planı devrede” başlıklı makalesinin “mevcut olmayan plandan mevcutmuş gibi bahsettiği, makaledeki ifadelerin MGK’nın kararında varmış gibi gösterildiği”ni söylüyor.

Son haber 2 Aralık 2013 tarihli ve Mehmet Baransu imzalı. “MİT tarafından yapılan fişlemelere” dair haber, iddianamede “MİT’in mevzuata uygun olarak yerine getirdiği görevleri yasa dışı fişleme faaliyetleri, MİT Müsteşarlığını da yasa dışı fişleme yapan kurum olarak göstermek” suçlamasıyla yer alıyor.

Savcı, iki gazetecinin “MİT görev ve faaliyetlerine ilişkin belge ve bilgileri istihsal ve ifşa etmek suretiyle üzerlerine atılı suçları işledikleri” iddiasında. Mehmet Baransu’nun yazıyı yazan, Murat Şevki Çoban’ın ise sorumlu yazı işleri müdür olarak sorumlu olduğunu belirtiyor.

Dava İstanbul Anadolu 10. Ağır Mahkemesi’nde açıldı.

3 Haziran 2015’teki ilk duruşmada Murat Şevki Çoban savunmasını yaptı. Dava konusu haberler yayımlandığında Taraf gazetesinin sorumlu yazı işleri müdürü olduğunu, şu anda bu görevi yapmadığını, haberlerin yapılmasında hazırlanmasında yayınlanmasında katkısı olmadığını söyledi.

“Haberi yazan muhabirin kimliği ve kim olduğu bellidir. İmzası bellidir. Basın kanununa göre haberi yapan muhabirin kimliği belli olduğu takdirde ve imzası da bulunduğu takdirde yazı işleri müdürlüğüne sorumluluk düşmez.”

Çoban, gazetede yer alan ve dava konusu yapılan haberlerin basın özgürlüğü kapsamında kaldığını düşündüğünü belirtti.
“Kişilerin özel hayatına dair fişleme yapılması, belge toplanması, bu belgelerin arşivlenmesi, anayasa normlarla güvence altına alınmış kişisel hak ve özgürlüklerin ihlali niteliğindedir.”

Habercilik yapıldığını vurgulayarak beraatını istedi.

Avukatı Veysel Ok, “Dünyanın herhangi bir yerinde eline bu belge geçen gazeteci bu belgeleri haber yapabilir. Tam tersi yayınlamadığı zaman suç işlemiş olur. Gazeteci meslek etik ilkelerine aykırı davranmış olur. Bu nedenle suç işleyen ve gazeteciler değildir belgeyi kurumundan dışarı çıkaranlardır” dedi. Meclis’e verilen soru önergelerinin celbini, Milli Güvenlik Kurulu’nda (MGK) bu belgelerin kurum dışına çıkarılması konusunda soruşturma açılıp açılmadığının tespitini talep etti. Çoban’ın duruşmalardan vareste tutulmasını istedi.

Mahkeme başkanı Mahir Merdun ile üye hakimler Derya Alkan ve Elif Ayko’dan oluşan heyet, Meclis’teki önergelerin celbine, MGK’dan soruşturma açılıp açılmadığına dair bilgi istenmesine karar verdi. Çoban’ın duruşmalardan vareste tutulması talebini kabul etti.
9 Eylül 2015’teki ikinci duruşmada Baransu’nun avukatı Serkan Sakallı ve her iki sanığın müdafii Veysel Ok, Basın Kanunu’nda belirtilen sürede dava açılmadığında düşme kararı verilmesini talep etti.

Müşteki Milli Güvenlik Kurulu Sekreterliği vekili “Davanın basın ya da basın özgürlüğüyle ilgisi yoktur. İddianamede bahsi geçen TCK maddeleri mevcuttur. Burada kötü niyet söz konusudur. Kötü niyetle devletin gizli belgeleri basın yoluyla ifşa edilmiştir” dedi.
Müşteki Milli İstihbarat Teşkilatı vekil, de avukatlarının taleplerinin kabul edilmemesini istedi.

Savcı Kenan Pehlivan, taleplerin reddini istedi. Heyet de talebi reddetti. Heyet, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı’nın kamu davasına katılma talebini kabul etti.

17 Kasım 2015’teki 3. Duruşmada, avukatlar Basın Kanunu’nu gereğince tekrar düşme taleplerinde bulundu. Heyet talebi reddetti.
Murat Şevki Çoban’a “Yasaklanan bilgileri temin ve açıklama” başlıklarındaki TCK’nın 334/1, 336/1 maddelerinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verildi.

Çoban, ek savunmasında “Ben davaya konu olan haberlerin yayınlandığı dönemde Taraf Gazetesi’nin sorumlu yazı işleri müdürü ve kültür sanat editörü olarak çalışıyordum. 2 yıldır bu görevde değilim. Bu haberlerin yazılmasında veya yapılmasında benim bir dahlim yoktur. Haberin içeriğini yayınlandıktan sonra okurlarla birlikte öğrendim. Fakat bununla birlikte ben bu davaya söz konusu olan haberin bir habercilik faaliyeti olduğunu düşünüyorum ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Dava konusu haberlere soruşturma açılmasını bile baştan sona hukuksuzluk olarak yorumluyorum” dedi.

Bu duruşmada Çoban’ın tüm duruşmalardan vareste tutulmasına, dava konusu olan belgeyle ilgili adli ve idari soruşturma yapılıp yapılmadığı hususlarında Milli İstihbarat Teşkilatı, Türk Silahlı Kuvvetleri ve İçişleri Bakanlığı’na müzekkere yazılarak sorulmasına karar verdi.

Murat Şevki Çoban, bunda sonraki duruşmalara katılmadı. Bundan sonraki duruşmalarda diğer sanık Mehmet Baransu’nun savunması üzerinden devam etti.

Davanın 4. duruşması, 10 Mart 2016’da, 5. duruşması 19 Nisan 2016’da ve 6. duruşması 2 Mayıs 2016’da görüldü.

22 Eylül 2016’daki 7. duruşmada savcı Halil İbrahim Beşer, “Yasaklanan bilgileri temin ve açıklama” yönünden ek savunma verilse de her iki sanığın da iddianamede yer alan “Devletin güvenliğine ilişkin belgeler, temin etme”, “Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri ifşa etme” “MİTin görev faaliyetlerine ilişkin belgelerin ifşa edilmesi” suçlamalarından ayrı ayrı cezalandırılmalarını istedi. (Türk Ceza Kanunu’nun 326/1, 329/1, 43/1 ve 53/1-2 maddeleri ile 2937 Sayılı Kanunun 27/1-3-4 maddeleri)

Davanın 8. duruşması 9 Kasım 2016’da, 9. duruşmas 8 Şubat 2017’de, 10. duruşması 19 Nisan 2017’de, 11. duruşması 5 Temmuz 2017’de, 12. duruşmas 25 Ekim 2017’de, 13. duruşması 9 Ocak 2018’de, 14. duruşması 21 Mart 2018’de, 15. duruşmaso 27 Haziran 2018’de, 16. duruşma 17 Ekim 2018’de, 17. duruşması ise 12 Aralık 2018’de görüldü.

6 Mart 2019’daki 18. duruşmada, Murat Şevki Çoban’ın yeni avukatı Figen Albuga Çalıkuşu savunmasını yazılı olarak sundu. Avukatı “Basın yasasına göre eser sahibi belli olduğundan müvekkilimin yazı işleri müdürü olarak sorumluluğu yoktur. Bu nedenle müvekkilim hakkında beraat kararı verilmesini talep ediyorum, ayrıca zaman aşımı ve suçun unsurları yönünden de dilekçemizdeki beyanları tekrar ediyoruz, emsal Yargıtay 16. Ceza dairesi kararını ekledik” dedi.

19 Haziran 2019’daki 19. duruşmada da Çoban’ın avukatı düşme kararı verilmesi gerektiği, müvekkilinin sorumlu olmadığı yönündeki beyanlarını yineledi. Dosyaya yeni savcının atandığı görüldü. Mahkeme dosyanın esas hakkında mütalaa için Başsavcılığa gönderilmesine karar verdi.

24 Eylül 2019’da görülen 20. duruşmada savcı, verdiği mütalaasında suçun basın yoluyla işlendiğini öne sürerek, görevsizlik nedeniyle dosyanın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etti.

Murat Şevki Çoban 24 Ekim 2019 günü yapılan 21. duruşmaya katılmadı. Çoban’ın avukatı Figen Çalıkuşu, Mehmet Baransu ve Baransu’nun avukatı Yahya Engin mütalaaya karşı savunma yaptı. Mahkeme dosyanın esas hakkındaki mütalaasını hazırlanması için iddia makamına gönderilmesine karar verdi.

21. Standing - Oct. 24, 2019


Taraf Gazetesi’nde 28 Kasım 2013 tarihinde “Gülen’i bitirme kararı 2004’te MGK’da alındı” başlıklı, Mehmet Baransu imzalı haber yayınlandı. Haberde, 25 Ağustos 2004 tarihli Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında alınan karara dair belge yayınlanıyordu. Haberin ardından Başbakanlık, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve MGK, Aralık 2013’te Taraf Gazetesi hakkında suç duyurusunda bulundu. Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği’nin yetkisizlik kararı üzerine suç duyuruları İstanbul’a gönderildi. Ardından Taraf Gazetesi’nin muhabiri Mehmet Baransu ile dönemin sorumlu yazı işleri müdürü Murat Şevki Çoban hakkında soruşturma başlatıldı.

Haberin ardından dönemin Hükümet Sözcüsü ve Basından Sorumlu Bakanı Bülent Arınç “Bu gazetecilik değil edepsizlik”, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan “Biz de mi açıklayalım, yer yerinden oynar. Devletin kimseyle paylaşılmayacak gizli sırları vardır, sevsinler o basın özgürlüğünü” yorumunda bulundu.

Dava İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.

Mehmet Baransu, 3 Haziran 2015’teki ilk duruşmada başka suçtan Silivri Cezaevi’nde tutukluydu. Rahatsızlığından dolayı duruşmaya katılmadı.

Avukatı Sercan Sakallı, “Görülmekte olan davada müvekkilimiz tarafından yapılan haber kamu yararına uygun olduğu görülerek yapılmıştır ve bu da anayasaya uygundur” dedi.

Milli Güvenlik Kurulu’na (MGK) yazı yazılarak herhangi bir idari ve adli soruşturma olup olmadığının sorulmasını ve TBMM’ye yazı yazılarak ilgili soru önergelerinin ve cevaplarının gönderilmesini talep etti. Mahkeme iki talebi de kabul etti.

9 Eylül 2015’teki ikinci duruşmada Baransu’nun avukatı Serkan Sakallı ve her iki sanığın müdafii Veysel Ok, Basın Kanunu’nda belirtilen sürede dava açılmadığında düşme kararı verilmesini talep etti.

Müşteki Milli Güvenlik Kurulu Sekreterliği vekili “Davanın basın ya da basın özgürlüğüyle ilgisi yoktur. İddianamede bahsi geçen TCK maddeleri mevcuttur. Burada kötü niyet söz konusudur. Kötü niyetle devletin gizli belgeleri basın yoluyla ifşa edilmiştir” dedi.

Müşteki Milli İstihbarat Teşkilatı vekil, de avukatlarının taleplerinin kabul edilmemesini istedi. Savcı Kenan Pehlivan, taleplerin reddini istedi. Heyet de talebi reddetti.

Mehmet Baransu, usule ilişkin savunma yapacağını belirtti, esasa ilişkin savunma için süre istedi.

Heyet, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı’nın kamu davasına katılma talebini kabul etti.

17 Kasım 2015’teki 3. duruşmada, avukatlar Basın Kanunu’nu gereğince tekrar düşme taleplerinde bulundu. Baransu da avukatlara katıldığını belirtti. Heyet talebi reddetti.

Baransu, bu duruşmada cezaevinden saat 11.00’de alındığını, yemek yiyemediğini, saat 18.00 olduğunu ve ayakta durmakta zorlandığını belirterek savunma yapamayacağını söyledi.

Bu duruşmada Çoban’ın tüm duruşmalardan vareste tutulmasına, dava konusu olan belgeyle ilgili adli ve idari soruşturma yapılıp yapılmadığı hususlarında Milli İstihbarat Teşkilatı, Türk Silahlı Kuvvetleri ve İçişleri Bakanlığı’na müzekkere yazılarak sorulmasına karar verdi.

10 Mart 2016’daki 4. duruşmada, Baransu davanın Basın Kanunu’nun davanın açılması için belirlediği dört ay içinde açılmadığını söyledi.

19 Nisan 2016’daki 5. duruşmada Baransu’nun avukatı duruşmanın yaklaşık 3,5 saat geç başladığını belirterek, savunmanın bölünmemesi için duruşmanın ileri tarihe ertelenmesini istedi. Mahkeme talebi kabul etti.

2 Mayıs 2016’daki 6. duruşmada Baransu savunmasına başladı. Savunma, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile kayıt altına alındı. Baransu, “Yasaklanan bilgileri temin etme ve açıklama” başlıklarındaki TCK’nın 334/1, 336/1 maddelerinin uygulanması ihtimaline binaen yaptığı ek savunmasında da suçlamaları kabul etmediğini, mesleğini yaptığını söyledi.

22 Eylül 2016’daki 7. duruşmada savcı Halil İbrahim Beşer, “Yasaklanan bilgileri temin ve açıklama” yönünden ek savunma verilse de Mehmet Baransu ve Murat Şevki Çoban’ın iddianamede yer alan “Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etme”, “Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri ifşa etme”, “MİTin görev faaliyetlerine ilişkin belgelerin ifşa edilmesi” suçlamalarından ayrı ayrı cezalandırılmalarını istedi. Savcı Beşer, Baransu ile birlikte Çoban hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun 326/1, 329/1, 43/1 maddeleri ile birlikte MİT Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca 21 yıl 9 aydan 47 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep etti. Baransu, mütalaaya katılmadığını belirtti.

Davanın 8. duruşması, 9 Kasım 2016’da görüldü. Baransu’nun avukatı Ahmet Emre Bayrak, müvekkilinin erken saatlerde cezaevinden çıkarıldığını, yemek yiyemediğini ve savunma yapamayacak durumda olduğunu söyledi. Baransu, dosyadaki belgelerin kendisine eksik olarak ulaştığını dile getirdi. Bunun için süre talep etti. Mahkeme, duruşma saati 14:00 olmasına rağmen 18:30’da duruşmanın başlaması nedeniyle savunma yapmak için süre verilmesi talebini kabul etti.

8 Şubat 2017’deki 9. duruşmada Baransu, Adana F Tiği Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ne sevk edildiği için duruşmaya getirilemedi.

Baransu, 19 Nisan 2017’deki 10. duruşmaya getirildi. Baransu bu duruşmada, MGK belgesinin, Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanan “FETÖ Çatı iddianamesinin”, Meclis Darbe Araştırma Komisyonu Raporu’nun, “İnternet Andıcı” davasının tutanaklarının ve bazı gazetelerin dosyaya eklenmesini istedi. Talep reddedildi.

5 Temmuz 2017’deki 11. duruşmada Baransu “İstediğimiz belgelerin tümünü mahkemece reddettiniz. Ben belgeleri toparlamaya çalışıyorum. OHAL olduğu için ben de cezaevinde bulunduğum için biraz zaman alıyor ve belgelere ulaşmakta güçlük çekiyorum” dedi.

25 Ekim 2017’de 12. duruşma görüldü. Baransu hastalığı nedeniyle hastaneye sevkedildiğini, uzun bir tedavi süreci olacağını belirterek “Tüm belgelerimi hazırladım. Size sunacağım belgelere el koydular. Kitaplara el koydular. Mahkeme tarafından yazı yazılırsa delillerimi sunacağım” dedi. Mahkeme, Baransu’nun cezaevi idaresince el konulduğunu söylediği belgelerin mahkemeye ibrazınının istenmesine karar verdi.

Baransu, 9 Ocak 2018’deki 13. duruşmaya, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan davası nedeniyle katılamadı.

21 Mart 2018’deki 14. duruşmada, Baransu’nun avukatının müdafilikten istifa ettiği görüldü. Baransu kendisinin avukat tutacağını belirtti. Baransu’ya son savunması için süre verildi.

27 Haziran 2018’deki 15. duruşmaya Baransu ve avukatı Yahya Engin katıldı. Baransu, mahkemeden bazı belgeler talep etti. Avukatı, yeni müdafii olarak atandığını belirterek süre talep etti.

Baransu 17 Ekim 2018’de görülen 16. duruşmaya, başka bir mahkemedeki duruşmaya katılması nedeniyle, 12 Aralık 2018’deki 17. ve 6 Mart 2019’daki 18. duruşmalara ise sağlık sorunu sebebiyle katılamadı.

19 Haziran 2019’daki 19. duruşmaya avukatsız olarak katıldı. Bu dosyadan dolayı daha önce İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde ve Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanıp beraat ettiğini söyledi. Davanın reddine karar verilmesi ve zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verilmesini istedi.

Dosyaya yeni savcının atandığı görüldü. Mahkeme dosyanın esas hakkında mütalaa için Başsavcılığa gönderilmesine karar verdi.

24 Eylül 2019’da görülen 20. duruşmada savcı, verdiği mütalaasında suçun basın yoluyla işlendiğini öne sürerek, görevsizlik nedeniyle dosyanın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etti.

24 Eylül’de görülen davanın 20’nci duruşmasında mahkeme heyeti, avukatlara mütalaaya karşı beyanda bulunmak için süre verdi.

Murat Şevki Çoban 24 Ekim 2019 günü yapılan 21. duruşmaya katılmadı. Çoban’ın avukatı Figen Çalıkuşu, Mehmet Baransu ve Baransu’nun avukatı Yahya Engin mütalaaya karşı savunma yaptı. Mahkeme dosyanın esas hakkındaki mütalaasını hazırlanması için iddia makamına gönderilmesine karar verdi.



Next Trial: Dec. 4, 2019, 2 p.m.


İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 21. duruşmanın 13:50 başlaması bekleniyordu. Duruşma saatinden 10 dakika önce başladı.

Cengiz Doğan başkanlığında üye hakimler Elmas Güner ve Sedat Yılmaz’dan oluşan mahkeme heyetinin yerini almasıyla başlayan duruşmaya, Mehmet Baransu Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Murat Şevki Çoban ise duruşmaya katılmadı.

Katılan MİT’in avukatı duruşmada hazır bulunurken, Baransu ve Çoban’ın avukatı duruşma başladıktan sonra geldi.

Ardından katılan avukatı, taleplerini içeren savunmasını yazılı olarak mahkeme heyetine sundu. Katılan avukatı, suçun basın suçu olmadığı yönündeki görüşünü yineleyerek, “Savcılık daha önce verdiği mütalaasında suçun basın suçu olmadığını belirtmiştir. Savcının talebini mahkeme heyeti reddetmişti. Suç devlet sırlarına karşı işlenen bir suçtur. Bu suçla genel mahkemeler yetkilidir. Görevsizlik kararı verilmeyerek sanıkların cezalandırılmasını istiyoruz” dedi.

Ardından söz alan Baransu, önceki savunmalarını tekrar ederek, MİT TIR’ları ve Oda TV davalarına atıfta bulundu. Baransu, “Can Dündar’ın yargılandığı MİT TIR’ları dava dosyasında suçun basın suçu olduğu ve dört aylık süreye dikkat edilmesi gerektiği hususu, Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından belirtilmiştir. Oda TV davasında da dört aylık süreye dikkat edilip düşme kararı verilmiştir. Bu dosyada da görevsizlik ve düşme kararı verilmesini talep ediyorum” dedi.

Murat Şevki Çoban’ın avukatı Figen Çalıkuşu da suçun basın suçu olduğunu dile getirerek, “Savcılık mütalaasını değiştirebilir. Görevsizlik kararı verilmesini talep ediyoruz. Bu husus kabul edilmezse dört aylık süre göz önünde bulundurularak düşmesi yönünde karar verilmesini talep ediyorum” dedi.

Baransu’nun avukatı Yahya Engin de görevsizlik kararı verilmesini, aksi durumda davanın düşürülmesi yönünde karar verilmesini istedi.

Ardından mütalaasını açıklayan duruşma savcısı, “Görevin kamu düzenine ilişkin olduğu göz önünde bulundurularak, dosyanın geldiği aşamada gerek görev yönünden gerekse esas hakkında mütalaada bulunmak üzere dosyanın tarafımıza gönderilmesini talep ederiz” dedi.


Mahkeme heyeti verdiği kararında, savcının talebini kabul ederek, dosyanın esas hakkındaki mütalaasının hazırlanması için iddia makamına gönderilmesine karar verdi.

Davaya 4 Aralık 2019 günü saat 14:00’de devam edilecek.


Duruşma Öncesi

Adliye girişinde gazeteciler ve izleyicier X-Ray cihazından geçirildi. Duruşmanın görüleceği koridorda güvenlik bariyerleri bulunmuyordu. Duruşma saati gelince sanık ve gazeteciler duruşma salonuna alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda 24 avukat sandalyesi, sekiz sanık sandalyesi, tanık kürsüsü ve izleyiciler için iki sandalye bulunuyordu.

Duruşma sırasında salonda güvenlik görevlisi beklemedi. Duruşmanın yapıldığı salon normal büyüklükteki bir duruşma salonuydu. SEGBİS için iki ayrı TV ekranı kuruluydu. İzleyici, avukat ve sanıklar hakkında da oturma yerleri mevcuttu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), P24 izledi.

Gözlemler

Duruşma, saatinden 10 dakika önce başladı. Dosya avukatları bile duruşmaya yetişemedi. Mahkeme heyeti, avukatların gelmesini beklemek zorunda kaldı. Gözlemcilerin büyük çoğunluğu da duruşmaya ancak, duruşma esnasında girebildi. Mübaşirin başlayan duruşmaları dışarıda okumadığı ve kapıdaki listede görülen duruşmaları işaretlemediği görüldü.

20. Standing - Sept. 24, 2019


Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, savcı Mehmet Aydın tarafından hazırlanan iddianamede ihbar eden sıfatını Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı taşıyor.

Kapatılan Taraf Gazetesi’nin 28 Kasım 2013 tarihli sayısında, “Gülen’i Bitirme Kararı 2004 MGK’da Alındı” manşetine konu haberle ilgili olarak, haberi yazan gazeteci Mehmet Baransu ile gazetenin eski Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Murat Şevki Çoban yargılanıyor.

İddianamede, Mehmet Baransu’nun 28 Kasım 2013 tarihli Taraf Gazetesi’nde “Gülen’i Bitirme Kararı 2004’te MGK’da Alındı” başlıklı haberde, nitelik itibariyle gizli kalması gereken 25 Ağustos 2004 tarihli MGK toplantısı kararını manşetten yayınladığı ve bu yayınlarını ilerleyen günlerde de devam ettirdiği vurgulanıyor.

İddianamede şüphelilerin savunmaları, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ihbar yazıları, ilgili Taraf gazetesi nüshaları delil gösteriliyor. Soruşturma evrakında ise Mehmet Baransu imzasıyla yayınlanan haber ve köşe yazıları inceleniyor.

Savcı davanın 20. duruşmasında verdiği mütalaasında suçun basın yoluyla işlendiğini öne sürerek, görevsizlik nedeniyle dosyanın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etti.



Next Trial: Oct. 24, 2019, 1:50 p.m.


İstanbul Anadolu Adliyesi 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma 13:48’de katılanların tespiti ile başladı.

Cengiz Doğan’ın başkanlığındaki mahkeme heyetinde Halil Serin ve Sedat Yılmaz yer aldı. Duruşma savcısı Ali Dereli’ydi. Katılan kurumlar Milli İstihbarat Teşkilatı ve Milli Güvenlik Kurulu vekili avukat Serhat Karğın, Mehmet Baransu’nun avukatı Yahya Engin ve Murat Şevki Çoban’ın avukatı Figen Albuga Çalıkuşu salondaydı.

Mehmet Baransu ve Murat Şevki Çoban ise duruşmaya katılmadı. Baransu’nun avukatı, müvekkilinin bugün bir başka duruşmaya katıldığını buraya gelemeyeceğini belirtti. Başka dosyadan tutuklu olan Baransu mahkemeye duruşmaya katılmak istemediğine dair dilekçesini sunmuştu.

Savcı, görev yönünden mütalaa sundu. Suçun basın yoluyla işlendiğini öne sürdü ve görevsizlik nedeniyle dosyanın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine dair mütalaa verdi.

Katılan kurumlar vekili Serhat Karğın, mütalaaya iştirak etmediklerini belirterek mütalaaya karşı detaylı beyan sürmek için süre istedi.

Avukat Yahya Engin ve avukat Figen Albuga Çalıkuşu, mütalaaya karşı yazılı beyanını sunmak için ayrı ayrı süre talep etti.


Mahkeme, avukatlara mütalaaya karşı beyanda bulunmak için gelecek celseye dek süre verdi. Gelecek duruşma için 24 Ekim 2019 13:50’yi belirledi.


Duruşma öncesi:

Anadolu Adliyesi’ne girişte kuyruk yoktu. Girişte arama noktaları vardı. Duruşma salonuna giren koridorda ya da salon başında barikat yoktu. Salona girişte bir sıkıntı yaşanmadı.

Mahkeme salonu koşulları:

Mahkeme salonu büyüktü. Seyirciler için 21 kişilik yer ayrılmıştı.

Duruşmaya katılım:

Katılan kurumlar vekili avukat Serhat Karğın, Mehmet Baransu’nun avukatı Yahya Engin ve Murat Şevki Çoban’ın avukatı Figen Albuga Çalıkuşu, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ve P24’ten birer gazeteci duruşmayı takip etti.

Genel gözlemler:

Duruşma 5 dakika sürdü. Savcı, mahkeme heyetinin yanında oturdu.

19. Standing - June 19, 2019


Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, savcı Mehmet Aydın tarafından hazırlanan iddianamede ihbar eden sıfatını Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarlığı taşıyor.

Kapatılan Taraf Gazetesi’nin 28 Kasım 2013 tarihli sayısında, “Gülen’i Bitirme Kararı 2004 MGK’da Alındı” manşetine konu haberle ilgili olarak, haberi yazan gazeteci Mehmet Baransu ile gazetenin eski Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Murat Şevki Çoban yargılanıyor.

İddianamede, Mehmet Baransu’nun 28 Kasım 2013 tarihli Taraf Gazetesi’nde “Gülen’i Bitirme Kararı 2004’te MGK’da Alındı” başlıklı haberde, nitelik itibariyle gizli kalması gereken 25 Ağustos 2004 tarihli MGK toplantısı kararını manşetten yayınladığı ve bu yayınlarını ilerleyen günlerde de devam ettirdiği vurgulanıyor.

İddianamede şüphelilerin savunmaları, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ihbar yazıları, ilgili Taraf gazetesi nüshaları delil gösteriliyor. Soruşturma evrakında ise Mehmet Baransu imzasıyla yayınlanan haber ve köşe yazıları inceleniyor.

Davanın bir sonraki duruşması 24 Eylül 2019’a bırakıldı.



Next Trial: Sept. 24, 2019, 11:30 a.m.


Duruşmanın başlaması saati 11.00’de olarak belirlenmişti. Mehmet Baransu’nun avukatı Yahya Engin, bekleme mazereti verdi. 12.15’te duruşma başladı. Baransu’nun avukatı duruşmada yer almadı.

Savcı, dosyaya yeni atandığını belirterek dosyanın hem görev yönünden hem de esas hakkında mütalaada değişiklik yapılması ihtimaline binaen dosyanın başsavcılığa verilmesini istedi.

Katılan kurumlar vekili Serhat Karğın, mütalaanın verilmiş olduğunu söyleyerek, önceki mütalaaya göre sanıkların cezalandırılmasını talep etti.

Mehmet Baransu, hazırladığı savunmanın heyete ulaşıp ulaşmadığını sordu. Heyet ulaşmadığını söyleyince yazılı olarak vereceğini belirtti. Aynı dosyadan İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde beraat ettiğini, Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ise zaman aşımı nedeniyle dosyanın düştüğünü söyledi.

Davanın öncelikle reddini, Basın Kanunu’na belirtilen 4 aylık süre içinde iddianame hazırlanmadığı için de düşmesini talep etti. Erdem Gül’ün yargılandığı davada da yerel mahkemenin verdiği mahkumiyet kararının Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekçesiyle bozulduğunu hatırlattı. Savunma için süre istedi.

Murat Şevki Çoban’ın avukatı Figen Albuga Çalıkuşu, Basın Kanunu’nda tanımlanan bir suç olduğunu, bu kanunda belirtilen süreden sonra davanın açıldığını söyledi. Basın Kanunu 11. Maddeye göre eser sahibi belli iken sorumlu müdüre dava açılamayacağını, MİT Kanunu 27. Maddenin de bunu onayladığını belirtti. Müvekkilinin sorumlu yazı işleri müdürü olduğunu, iddianamede de böyle geçtiğini açıkladı. Müvekkilinin sorumluluğu olmadığını, zamanaşımı süresinin de geçtiğini söyledi. Esas hakkındaki mütalaadan sonra savunmalarını yapacaklarını belirtti.


Heyet, dosyanın esas hakkında mütalaa hazırlanmak üzere İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, Baransu’nun tutuklu bulunduğu cezaevine müzekkere yazılarak gelecek duruşmaya hazır edilmesine karar verdi.


Duruşma Öncesi:

Duruşma salonuna giren koridorda ya da salon başında barikat yoktu. Salona girişte bir sıkıntı yaşanmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları:

Mahkeme salonu büyüktü. Seyirciler için 30 kişilik yer ayrılmıştı. Savcı, mahkeme heyetinin hemen yanında oturuyordu.

Duruşmaya Katılım:

Mehmet Baransu’nun yanında iki jandarma görevlisi vardı. Salonda ayrıca jandarma komutanı yer aldı. Murat Şevki Çoban duruşmaya katılmadı. Duruşmayı bir izleyici ve altı gazeteci takip etti.

Genel Gözlemler:

Heyet, dosyaya yeni atanmıştı. Duruşma yaklaşık 20 dakika sürdü. Savcının, mahkeme heyetinin hemen yanında oturması dikkat çekiciydi.

18. Standing - March 6, 2019


Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, savcı Mehmet Aydın tarafından hazırlanan iddianamede ihbar eden sıfatını Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı taşıyor.

Kapatılan Taraf Gazetesi’nin 28 Kasım 2013 tarihli sayısında, “Gülen’i Bitirme Kararı 2004 MGK’da Alındı” manşetine konu haberle ilgili olarak, haberi yazan gazeteci Mehmet Baransu ile gazetenin eski Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Murat Şevki Çoban yargılanıyor.

İddianamede, Mehmet Baransu’nun 28 Kasım 2013 tarihli Taraf Gazetesi’nde “Gülen’i Bitirme Kararı 2004’te MGK’da Alındı” başlıklı haberde, nitelik itibariyle gizli kalması gereken 25 Ağustos 2004 tarihli MGK toplantısı kararını manşetten yayınladığı ve bu yayınlarını ilerleyen günlerde de devam ettirdiği vurgulanıyor.

İddianamede şüphelilerin savunmaları, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ihbar yazıları, ilgili Taraf gazetesi nüshaları delil gösteriliyor. Soruşturma evrakında ise Mehmet Baransu imzasıyla yayınlanan haber ve köşe yazıları inceleniyor.



Next Trial: June 19, 2019, 11 a.m.


Duruşma 10:30’da başlayıp 10:54’te sona erdi. Tutuklu sanık Mehmet Baransu ve Murat Şevki Çoban bir önceki celselerde olduğu gibi duruşmaya katılmadı.

Mahkeme Başkanı Elmas Güner duruşma tutanağına, “Sanık Mehmet Baransu’nun vekili, başka bir duruşmada olacağından duruşmada hazır bulunmak istemediğini, bugünkü duruşma sebebiyle vareste tutulmak istediğini belirten dilekçe gönderdiği görüldü” cümlesini geçirdi.

Mahkeme Başkanı Güner tutanağı yazdırırken zorlandı. Bu esnalarda üyelerden ve sanık avukatı Figen Albuga Çalıkuşu’ndan yardım aldı. Genel bir izlenim olarak heyetin davaya ilişkin bilgisi azdı. Kaldı ki savcı da dosyayı incelemediğini duruşma esnasında söyledi.

Sanık Murat Şevki Çoban müdafinin savunmasını yazılı olarak sundu. UYAP sistemindeki bir arıza nedeniyle -dipnotların kaydığı söylenildi- savunmanın çıktısının alınması heyet tarafından istendi. Savunmanın yazıldığı sayfaların birinde hata olduğu için bu tek sayfa değiştirilip, sorun giderildi.

Sanık Murat Şevki Çoban’ın avukatı Figen Albuğa Çalıkuşu, yeni düzenlenen basın yasasına göre davaya konu eser sahibinin belli olduğunu belirterek, “Müvekkilimin yazı işleri müdürü olarak sorumluluğu yoktur. Bu nedenle müvekkilim hakkında beraat kararı verilmesini talep ediyorum. Ayrıca zaman aşımı ve suçun unsurları yönünden dilekçemizdeki beyanları tekrar ediyoruz. Emsal kararlarını da ekledik” dedi. 

Milli İstihbarat Teşkilatı adına katılan avukat, “Dosyanın tekemmül ettiği kanaatindeyim. Sanıkların cezalandırılmasını talep ediyorum” dedi.

(Duruşma sonrasında isminin haber ya da başka belgelerde yazılmaması ricasında bulundu)

Heyet, Baransu’nun mahkemeye bilinçli gelmediği kanaatinde yorumlarda bulundu.

Mahkeme Başkanı Elmas Güler tutanağa, sanık Mehmet Baransu’nun ve müdafinin C. Savcısının mütaalasına karşı diyeceklerini bildirmesi için değişik günlerde süre istemiş olup ancak mütaalaya diyeceklerini esaslı bir şekilde bildirmediği ve duruşmaları değişik mazeretler ile gelmediği hususu dikkat çekilerek yargılamanın uzatılmasına engel olmak adına duruşmada hazır bulundurulması ve mütalaya karşı diyeceklerinin bildirmeleri için süre verilmesine, sanık müdafinin duruşma gününü sistemden öğrenmesine…” ifadelerini geçirdi.

Tutanaktaki bu uzun cümle yazdırılırken, anlatım bozukluğu nedeniyle üyelerden biri ve sanık Murat Şevki Çoban’ın avukatı Figen Albuğa Çalıkuşu mahkeme başkanına yardımcı oldu.

Cumhuriyet Savcısına soruldu. Tutanağa “Bir önceki celse vermiş olduğumuz esas hakkındaki mütalaamızı tekrar eder, bu doğrultuda karar verilmesi talep olunur” ara kararı geçirildi.


1- Sanık Mehmet Baransu’nun ve müdafinin C. Savcısının mütaalasına karşı diyeceklerini bildirmesi için değişik günlerde süre istemiş olup ancak mütaalaya diyeceklerini esaslı bir şekilde bildirmediği ve duruşmaları değişik mazeretler ile gelmediği hususu dikkat çekilerek yargılamanın uzatılmasına engel olmak adına duruşmada hazır bulundurulması ve mütalaya karşı diyeceklerinin bildirmeleri için süre verilmesine, sanık müdafinin duruşma gününü sistemden öğrenmesine,

2- Duruşmaya esaslı bir mazeret eklenmeden gelinmemesi halinde duruşmaya uzatmaya yönelik olduğunun kabülüne,

3- Başka suçtan tutuklu sanık Mehmet Baransu’nun duruşmada hazır edilmesi için ilgili ceza infaz kurumuna müzekker yazılmasına,

4- Bu nedenle duruşmanın 19/ 06/ 2019 günü saat 11:00’e bırakılmasına karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşma saati duyurulduğu gibi 10:30’da başladı. Salon önünde Medya ve Hukuk’tan Zeynep Sıla Sarıkaya duruşmayı izlemek için oradaydı.

Sanık Murat Şevki Çoban avukatı Figen Albuga Çalıkuşu ile sanığın yakını da salon önünde bekliyordu. Milli İstihbarat Teşkilatı adına katılan avukat duruşma saatine yakın geldi. İki celse önce söylediği gibi isminin haber ya da başka yazılı belgede geçmesini istemediğini belirtti.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin görüleceği duruşma salonu büyük, havalandırılmış ve temizdi.

Duruşmaya Katılım

Sanık avukatları dışında izleyenler kısmında davayı izleyen iki kişi bulunuyordu. Salonda iki adet televizyon olduğu görüldü.

Genel Gözlemler

Heyetin dosya hakkında bilgisi yoktu. Tutanak yazılırken zorlanıldı. Mütalaayı veren savcı dahi verdiği mütalaayı hatırlamadı. Sanık Mehmet Baransu duruşmaya 2,5 yıldır katılmıyor. Bu bilgiyi hatırlatarak kendi halinde formaliteden işleyen bir yargı mekanizmasının izlendiğinin notunu düşebilirim.

17. Standing - Dec. 12, 2018


Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, savcı Mehmet Aydın tarafından hazırlanan iddianamede ihbar eden sıfatını Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarlığı taşıyor.

Kapatılan Taraf Gazetesi’nin 28 Kasım 2013 tarihli sayısında, “Gülen’i Bitirme Kararı 2004 MGK’da Alındı” manşetine konu haberle ilgili olarak, haberi yazan gazeteci Mehmet Baransu ile gazetenin eski Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Murat Şevki Çoban yargılanıyor.

İddianamede, Mehmet Baransu’nun 28 Kasım 2013 tarihli Taraf Gazetesi’nde “Gülen’i Bitirme Kararı 2004’te MGK’da Alındı” başlıklı haberde, nitelik itibariyle gizli kalması gereken 25 Ağustos 2004 tarihli MGK toplantısı kararını manşetten yayınladığı ve bu yayınlarını ilerleyen günlerde de devam ettirdiği vurgulanıyor.

İddianamede şüphelilerin savunmaları, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ihbar yazıları, ilgili Taraf gazetesi nüshaları delil gösteriliyor. Soruşturma evrakında ise Mehmet Baransu imzasıyla yayınlanan haber ve köşe yazıları inceleniyo



Next Trial: March 6, 2019, 9 a.m.


Mahkeme başkanı Mahir Merdun, Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünce yazılan ve Mehmet Baransu’nun sağlık sorunları nedeniyle duruşmaya katılamayacağını belirten müzekkereyi okudu.

Baransu’nun talep ettiği İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/212 esas sayılı davanın duruşma zabıtlarının, dosyaya eklenmesinin ardından avukatlar söz aldı.

MİT ve MGK avukatı Karğın, sanıkların mütalaa doğrultusunda cezalandırılmasını istedi.

Murat Şevki Çoban’ın müdafii Cinmen, esas hakkındaki savunmalarını tekrarladıklarını söylerken, mütalaanın verilmesinden sonra dosyanın safahat geçirdiğini belirtti ve savunma için süre istedi.

Savcı, her iki sanığın da “Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etme”, “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri basın ve yayın yoluyla ifşa etme” ve “MİT’in görev ve faaliyetlerine ilişkin belge ve bilgiyi basın yoluyla ifşa etme” suçlarından cezalandırılmasına yönelik mütalaasını tekrar etti.


Mehmet Baransu’nun mazeretini kabul eden mahkeme heyeti, müdafiinin mazeret talebini reddetti. Baransu’nun bir sonraki duruşmada hazır edilmesi için cezaevine müzekkere yazılmasına, müdafiine ise ihtaratlı davetiye* kağıdı çıkarılmasına karar verdi. Mahkeme Çoban’ın müdafiinin mehil (ek süre) talebini reddetti.

“1- Sanıklardan Mehmet Baransu’nun başka suçtan Silivri Cezaevi’nde tutuklu olduğu sağlık problemi nedeniyle doktora sevk edileceği, bu nedenle kurum yazısından sağlık problemleri yönündeki mazeret talebinin kabulüne, sanığın gelecek celse duruşmada hazır edilmesi için bulunduğu cezaevi müdürlüğüne yazı yazılmasına,

2- Sanık Mehmet Baransu müdafiinin soyut mazeret talebinin reddine, duruşmada hazır olması hususunda duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye kağıdı çıkarılmasına,

3- Duruşmanın sanık Mehmet Baransu mazereti nedeniyle ertelenmiş olmasına göre sanık Murat Şevki Çoban müdafiinin esas hakkında yapılan savunmada dikkate alınarak diğer taleplerin reddine,

4- Sanık Mehmet Baransu ve müdafiinin mahkememizin geçen celselerinde İstanbul 18. Ağır Ceza Mahemesi’nin 2014/112 esas sayılı dosyasında talep ettikleri hususlarla ilgili mahkememizce gereği yerine getirildiğinden diğer taleplerin reddine,

5- Bu nedenle duruşmanın 06/03/2019 günü saat 10.30’a bırakılmasına karar verildi.”


Duruşma Öncesi

11.00’da başlaması öngörülen duruşma 12.00’da başladı. 15 dakika sürdü.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda 24 avukat sandalyesi, sekiz sanık sandalyesi, tanık kürsüsü ve izleyiciler için 25 sandalye bulunuyordu.

Duruşma sırasında salonda güvenlik görevlisi beklemedi. Salon kapısında iki güvenlik görevlisi bekliyordu.

Duruşmaya Katılım

Bu duruşmada savunmasını vermesi beklenen sanık Baransu, sağlık sorunları nedeniyle duruşmaya katılmadı. Baransu’nun müdafii Engin de mazeret bildirerek duruşmaya katılmadı.

Sanık Çoban’ın avukatları Cinmen ile davaya katılan kurumların (Milli Güvenlik Kurulu [MGK] Genel Sekreterliği ve Milli İstihbarat Teşkilatı [MİT]) avukatı duruşmada hazır bulundu. Sanık Çoban’ın müdafiilerinden Polat Bursalı duruşmayı izleyicilerin arasından takip etti.

Avukatlar dışında duruşmayı izleyen toplam üç gazeteci vardı.

Ayrıca duruşma salonunda 7-8 stajyer hakim ve avukat bulunuyordu.

Genel Gözlemler

Mahkeme başkanının önündeki mikrofon açık olmasına rağmen, mahkeme başkanı mikrofona oldukça uzak ve çok kısık sesle konuştu, söyledikleri izleyicilere ayrılan bölümden duyulmadı. Mahkeme başkanının söylediklerini duyabiliyorlar mı diye sorduğum stajyerler, hiçbir şey duymadıklarını belirtti.

16. Standing - Oct. 17, 2018


Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı savcılarından Mehmet Aydın tarafından hazırlanan iddianamede ihbar eden sıfatını Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı taşıyor.

Kapatılan Taraf Gazetesi’nin 28 Kasım 2013 tarihli sayısında, “Gülen’i Bitirme Kararı 2004 MGK’da Alındı” manşetine konu haberle ilgili olarak, haberi yazan gazeteci Mehmet Baransu ile gazetenin eski Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Murat Şevki Çoban yargılanıyor.

İddianamede, Mehmet Baransu’nun sözkonusu haberde, nitelik itibariyle gizli kalması gereken 25 Ağustos 2004 tarihli MGK toplantısı kararını manşetten yayınladığı ve bu yayınlarını ilerleyen günlerde de devam ettirdiği vurgulanıyor.

İddianamede şüphelilerin savunmaları, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ihbar yazıları, ilgili Taraf gazetesi nüshaları delil gösteriliyor. Soruşturma evrakında ise Mehmet Baransu imzasıyla yayınlanan haber ve köşe yazıları inceleniyor.



Next Trial: Dec. 12, 2018, 11 a.m.


İstanbul 23. Ağır Ceza mahkemesi’nde görülen davanın 16. duruşmasında mahkeme heyeti Mahir Merdun başkanlığında üye hakimler Halil Serin ve Sevilay Çakar’dan oluştu. Duruşmaya gelen olmadığı görüldü. Duruşma başladıktan kısa süre sonra Milli İstihbarat Teşkilatı adına katılan avukat salonda yerini aldı. Kurum adına katılan avukat önceki beyanları tekrar ettiklerini söyledi. Mahkeme başkanı tarafından kısık sesle duruşma tutanağı yazdırıldı ve bir sonraki duruşma tarihi verildi.

Milli İstihbarat Teşkilatı adına katılan avukat duruşma sonrası yanıma gelerek isminin yazılmaması ricasında bulundu.


1- Başka suçtan tutuklu sanık Mehmet Baransu’nun hazır edilmesi için müzekkere yazılmasına,

2- Sanık Murat Şevki Çoban’ın müdafisinin istifa dilekçesinin tebliği sonucunun beklenilmesine,

3- İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nin cevabı yazısına göre 2014/ 112 esas sayılı dosya-nın mahkememiz geçen ara kararında belirtilen 3 no’lu bentte yer alan evrakların mahkememize gönderilmesi konusunda İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Yol-ları Bürosu’na müzekkere yazılmasına, dosyanın mahkemesine geri dönmesi ihtimaline göre mahkemesine aynı konuda yeniden müzekkere yazılmasına,

4- Bu nedenle duruşmanın 12 Aralık 2018 günü saat 11:00 bırakılmasına karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşma saati duyurulduğu gibi 10:30’da başladı. Bekleme salonunda Sözcü, İhlas Haber muhabirleri ve bir avukat dışında kimse yoktu.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin görüleceği duruşma salonu büyük, havalandırılmış ve temizdi. Bunun dışında salondaki aydınlatmanın göz yoracak kadar fazla olduğu söylenilebilir. Salonda iki dev ekran televizyon vardı.

Duruşmaya Katılım

Salonda, duruşmayı izlemek üzere halihazırda 11 kişi bulunuyordu. Fakat salondaki kişiler, duruşma bittikten sonra dışarı çıkmadı. Davayı izleyen toplamda dört kişiydi.

Genel Gözlemler

Duruşmaya gelen olmadığı için dava 10 dakika kadar sürede görüldü. Mahkeme başkanı tutanağa geçmeden gülümseyerek “gazeteciler kimler” diye sordu ve sanık Mehmet Baransu’nun aynı gün 23. Ağır Ceza’da olduğunun bilgisini paylaştı. Duruşma tutanağı kısık sesle tutuldu. Söylenilen hiç bir şey duyulmadı.

Baransu, Çoban - MGK News Trial (Indictment)

Baransu, Çoban - MGK News Trial 17. Standing (Minutes of the Hearing)

Baransu, Çoban - MGK News Trial 19. Standing (Minutes of the Hearing)