Nahide Aslan

“Van TV” Trial

Gazeteci Nahide Aslan’ın sunucu olarak çalıştığı Van TV hakkında, G. D. isimli şahıs tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarda bulunuldu.

G.D., dilekçesinde; Van TV ile birlikte daha sonra kapatılan IMC TV, K24 TV, Hayat TV, Denge TV, MED Nuçe TV, Sterk TV, Newroz TV ve Ronahi TV isimli televizyon kanallarındaki yayın içeriklerini ihbar etti.

İhbar dilekçesinde; kanallarda “terör örgütü propagandası yapıldığı” ve “yalan haber yayınlandığını” iddia edildi.

İhbar dilekçesinde ismi geçen televizyon kanallarından IMC TV, Hayat TV ve Denge TV, Türkiye’de yayın yapan televizyon kanallarıydı. Bu yayın organlarının tamamı daha sonra Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler ile kapatıldı.

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, ihbarın ardından Van TV ile ilgili soruşturma başlattı. Nahide Aslan’ın da dahil olduğu 8 Van TV çalışanı soruşturmaya dahil edildi. Haklarında soruşturma yürütülenlerden altısı gazeteci, ikisi kanalın yöneticisiydi.

Soruşturma kapsamında, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden kanalın yayınları ile ilgili rapor alındı.

Aslan’ın da aralarında olduğu kanal çalışanları hakkındaki iddianame 13 Haziran 2018’de tamamlandı.

Gazeteci Nahide Aslan’ın da aralarında olduğu altısı gazeteci sekiz Van TV çalışanı hakkındaki iddianame, Van Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından 13 Haziran 2018’de tamamlandı. İddianame beş sayfadan oluşuyordu.

İddianamede, G.D. isimli şahsın TV kanalları ile ilgili ihbar dilekçesine yer verildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen dilekçesinde; Van TV ile birlikte IMC TV, K24 TV, Hayat TV, Denge TV, MED Nuçe TV, Sterk TV, Newroz TV ve Ronahi TV’nin, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ ne karşı tehdit, düşmanlık dolu yayınlar yaptığı” ileri sürüldü. Dilekçede, “halkı yalan haberlerle isyan ve etnik bir kökene karşı kışkırtıp”, “terör örgütü propagandası yapıldığı” öne sürüldü.

İddianamede, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nden Van TV’nin yayınlarına dair raporuna da yer verildi. Bu bölümde, Van TV’de; çeşitli tarihlerde yayımlanan sekiz haber bülteni ve açık oturum programında kullanılan bazı ifadeler suçlama konusu yapıldı.

Aslan, “Gün Ortası” haber bülteninde çeşitli tarihlerde sunduğu üç ayrı haberin içeriği üzerinden suçlandı.

Suçlandığı haberlerden birisi, 19 Şubat 2016 bültenindeki; “Cizre’de bir vahşet bodrumu daha” başlıklı haberdi. Sokağa çıkma yasaklarının olduğu döneme ilişkin haberde, Cizre’de iki ayrı binanın bodrum katında onlarca kişinin öldürüldüğü iddia ediliyordu.

23 Mart 2016’da yayımlanan bültende, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan’ın açıklamaları; Aslan’a suçlama olarak yöneltildi. İddianamede, söz konusu yayın; şu ifadelerle aktarıldı:

“Sunucu tarafından haberin girişinde sokağa çıkma yasaklarından ve sokağa çıkma yasağı olan ilçelerden her gün ölüm haberinin geldiğinden bahsedildiği; Bedia Özgökçe Ertan’ın açıklamalarına yer verildiği, bu açıklamalarda; Kürt halkının zorla yerinden edilip katledildiğinin, insanlığa karşı suçların işlendiğinin, olayların vahşet, soykırım ve katliam gibi kelimelerle anlatıldığının…”

14 Mayıs 2016’daki bültende yer alan ve “Diyarbakır’da vicdani retçilerin buluşması” ile ilgili haber de iddianamede suç olarak gösterildi.

İddianamede, Aslan’ın; soruşturma aşamasında verdiği ifade de yer aldı. Aslan, ifadesinde; Cizre ile ilgili haber için “ajanslardan gelen haber içeriklerinin doğru olduğuna inandığını, bunun için haberini yaptığını, sonuçta kanallarının bölgede muhabirlerinin olmadığını” söyledi.

İddianamede, Aslan’a; bunlar dışında tekil bir suçlama yöneltilmedi. Cesur ile ilgili suçlamalar, diğer sanık gazeteciler Sibel Eres, Kadir Cesur ve Nahide Aslan ile ilgili yapılan “ortak değerlendirmeler” bölümünde yer aldı.

Bu bölümde, gazetecilerin; “Van TV’de çıkmış oldukları yayınlarda bölücü terör örgütünün sözcülüğü niteliğinde yayınlar yaptıkları; yine PKK/KCK terör örgütünü eylemlerinin ve mensuplarının, sembollerinin, elebaşının meşru, özendirici ve sempatik bir şekilde gösterildiği, özellikle Doğu illerine yerel yayın yaparak PKK/KCK terör örgütünün ideolojisini, halk arasında yayıp örgüte yeni katılımlara neden oldukları” iddia edildi.

İddianamede, Aslan; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Ancak, suçlamanın “basın ve yayın yoluyla işlendiği” iddia edildi. Bu nedenle haklarında istenen hapis cezasının da Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranında arttırılması talep edildi. İddianamede, gazetecilerin “terör örgütü propagandası suçlamasını” sadece “basın ve yayın yoluyla” değil, aynı zamanda “zincirleme şekilde işledikleri” de iddia edildi. Bu kapsamda da hakkında istenen cezanın Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılması talep edildi. Hakkında, toplamda, bir yıl 10 ay 15 günden 13 yıl bir ay 15 gün hapis cezası talep edildi.

Ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesinde yer alan “belirli haklardan yoksun bırakılması” da talep edildi.

Aslan ile birlikte altısı gazeteci sekiz kişi hakkında hazırlanan iddianame Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Gazeteci Nahide Aslan’ın da aralarında bulunduğu altısı gazeteci sekiz kişi hakkındaki yargılama, 17 Ekim 2018’de Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma ile başladı. Aslan, duruşmaya katıldı.

Aslan, haberlerde kişisel yorum yapmadığını belirterek; “O dönem kapatılmamış ve yasaklanmamış haber ajanslarından derlenen haberleri sunuyordum” dedi.

Mahkeme heyeti, sanıkların duruşmalardan vareste tutulmasına, yani duruşmalara katılma zorunluluklarının kaldırılmasına karar verdi. Mahkeme ayrıca, Van TV’nin yayıncı şirketinin sorumluları, yönetim kurulu üyeleri, sorumlu müdür ve yöneticilerinin kim olduğunun bildirilmesi için Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) yazı yazılmasına karar verdi.

Yargılamanın ikinci duruşması 13 Şubat 2019’da görüldü. Duruşma, RTÜK’ten beklenen yazının gelmemesi nedeniyle ertelendi.

Yargılamanın üçüncü duruşması, 20 Mart 2019’da görüldü. Duruşma, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için 10 Temmuz 2019’a bırakıldı.

Yargılamanın dördüncü duruşması, 10 Temmuz 2019’da görüldü. Avukatlar, bilirkişi raporları üzerinde inceleme yapabilmek için ek süre istedi. Talep kabul edildi. Mahkeme; esas hakkında mütalaanın hazırlanması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar verdi.

Yargılamanın beşinci duruşması 25 Ekim 2019’da görüldü. Duruşma, mahkeme heyetinin değişmesi ve duruşma savcısının da izinde olması nedeniyle ertelendi.

Yargılamanın altıncı duruşması 11 Şubat 2020’de görüldü.

Duruşma savcısı bu duruşmada, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Nahide Arslan’ın “zincirleme şekilde terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla cezalandırılması talep edildi. Avukatlar, mütalaa karşısında savunma için ek süre istedi. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılama, 7 Mayıs 2020’de görülecek yedinci duruşma ile devam edecekti. Ancak, duruşma; koronavirüs pandemisi karşısında alınan tedbirler kapsamında görülmeden ertelendi.

Yargılamanın sekizinci duruşması 15 Eylül 2020 tarihinde görüldü. Yargılamanın gazetecilerden hiçbiri duruşmaya katılmadı. Gazeteci Koçali Özipek, duruşmada; avukatı Berken Özipek tarafından temsil edildi. Bir mahkeme heyeti üyesinin ve duruşma savcısının değiştiği gözlendi.

Sadece bir gazetecinin avukatı ile temsil edilmesine karşın, duruşma savcısı; daha önce açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar sundu. Mütalaada gazetecilere yöneltilen suçlamalar ve karşılığında istenen hapis cezaları, gazeteciler hakkındaki iddianame ile aynıydı.

Mütalaada, yargılanan gazeteciler Sibel Eres ve Gülsün Altan, iddianamede olduğu gibi Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Ancak, mütalaada; yine iddianamede olduğu gibi iki gazeteciye yöneltilen suçlamanın “basın ve yayın yoluyla işlendiği” iddia edildi. Bu nedenle haklarında istenen hapis cezasının da Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranında arttırılması talep edildi. Eres ve Altan hakkında, mütalaa ile toplamda; bir yıl altı aydan yedi yıl yıl altı aya kadar hapis cezası talep edildi.

Mütalaada, gazeteciler Serdar Altan, Nahide Aslan, Koçali Özipek ve Kadir Cesur hakkında ise, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Ancak, mütalaada; yine iddianamede olduğu gibi gazetecilere yöneltilen suçlamanın “basın ve yayın yoluyla işlendiği” iddia edildi. Bu nedenle haklarında istenen hapis cezasının da Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranında arttırılması talep edildi. Mütalaada, gazetecilerin “terör örgütü propagandası suçlamasını” sadece “basın ve yayın yoluyla” değil, aynı zamanda “zincirleme şekilde işledikleri” de iddia edildi. Bu kapsamda da gazeteciler hakkında istenen cezanın Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılması talep edildi. Dört gazeteci hakkında, ayrı ayrı, bir yıl 10 ay 15 günden 13 yıl bir ay 15 gün hapis cezası talep edildi.

Avukat Berken Özipek, bu yargılamanın beşinci celsesinden verilen ara kararı anımsattı. Avukat Özipek, gazetecilere yöneltilen “terör örgütü propagandası suçlamasının” dayandığı kanun maddesinde değişiklik yapıldığını, bu kapsamda haber ve eleştiri niteliğindeki yayınların suç kapsamına girmemesinin sağlandığını dile getirdi. Yargılama dosyasının bu nedenle ve esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması amacıyla savcılığa iletildiğini belirtti. Avukat Özipek, buna rağmen mütalaa ile iddianamenin birbirinin aynısı olduğunu ifade etti.

Duruşma, esas hakkındaki mütalaa karşısında savunmaların hazırlanması için ertelendi.

Yargılamanın, 29 Ocak 2021 günü görülecek dokuzuncu duruşma ile devam etmesine karar verildi.

8. Standing - Sept. 15, 2020


Duruşmanın saat 11.10’da başlaması gerekiyordu. Ancak duruşma, yaklaşık yedi saat gecikmeyle saat 16.00’da başladı.

Duruşmaya, yargılanan gazetecilerden hiçbiri katılmadı.

Yargılanan gazetecilerden Koçali Özipek’in avukatı Berken Özipek ile gazetecilerle birlikte yargılanan kanal yöneticilerinin avukatları da duruşma salonundaydı.

Van’dan ve Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ile Diyarbakır’dan katılması beklenen avukatlar da mazeret bildirdi.

Bir mahkeme heyeti üyesinin ve duruşma savcısının değiştiği gözlendi.

Yargılanan gazetecilerden birinin avukatı ile temsil edilmesine karşın, duruşma savcısı; esas hakkındaki mütalaasını sundu.

Mütalaada gazetecilere yöneltilen suçlamalar ve karşılığında istenen hapis cezaları, gazeteciler hakkındaki iddianame ile aynıydı.

Mütalaada, yargılanan gazeteciler Sibel Eres ve Gülsün Altan, iddianamede olduğu gibi Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Ancak, mütalaada; yine iddianamede olduğu gibi iki gazeteciye yöneltilen suçlamanın “basın ve yayın yoluyla işlendiği” iddia edildi. Bu nedenle haklarında istenen hapis cezasının da Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranında arttırılması talep edildi. Eres ve Altan hakkında, mütalaa ile toplamda; bir yıl altı aydan yedi yıl yıl altı aya kadar hapis cezası talep edildi.

Mütalaada, gazeteciler Serdar Altan, Nahide Aslan, Koçali Özipek ve Kadir Cesur hakkında ise, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Ancak, mütalaada; yine iddianamede olduğu gibi gazetecilere yöneltilen suçlamanın “basın ve yayın yoluyla işlendiği” iddia edildi. Bu nedenle haklarında istenen hapis cezasının da Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranında arttırılması talep edildi. Mütalaada, gazetecilerin “terör örgütü propagandası suçlamasını” sadece “basın ve yayın yoluyla” değil, aynı zamanda “zincirleme şekilde işledikleri” de iddia edildi. Bu kapsamda da gazeteciler hakkında istenen cezanın Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılması talep edildi. Dört gazeteci hakkında, ayrı ayrı, bir yıl 10 ay 15 günden 13 yıl bir ay 15 gün hapis cezası talep edildi.

Avukat Berken Özipek, bu yargılamanın beşinci celsesinden verilen ara kararı anımsattı. Avukat Özipek, gazetecilere yöneltilen “terör örgütü propagandası suçlamasının” dayandığı kanun maddesinde değişiklik yapıldığını, bu kapsamda haber ve eleştiri niteliğindeki yayınların suç kapsamına girmemesinin sağlandığını dile getirdi. Yargılama dosyasının bu nedenle ve esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması amacıyla savcılığa iletildiğini belirtti. Avukat Özipek, buna rağmen mütalaa ile iddianamenin birbirinin aynısı olduğunu ifade etti.

Avukat Özipek ve duruşmaya katılan diğer avukatlar, bir sonraki duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi üzerinden katılmayı talep etti.


Mahkeme, duruşmaya katılmayan avukatların mazeretleri kabul etti.

Bir sonraki duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılmayı talep eden avukatların, bu istekleri kabul edildi.

Yargılamanın, 29 Ocak 2021 günü görülecek dokuzuncu duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Adliyenin ana kapısı, koronavirüs pandemisi karşısında Türkiye’de alınan tedirler kapsamında kapalıydı. Girişler, adliyenin arka kapısından yapıldı.

Duruşmanın görüleceği Van Adliyesi’ne girişler X-Ray taraması ile sağlandı.

Yine pandemi önlemleri kapsamında, girişte ateş ölçümü yapıldı.

Adliye koridorlarında çok sayıda dezenfektan istasyonu kurulmuştu. Hepsi de çalışıyordu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) gözlemcisi takip etti.

Genel Gözlemler

Duruşmanın saat 11.10’da başlaması gerekiyordu. Saat 12.00 olduğunda dosya avukatları ile temas kuruldu. Avukatlar, duruşmanın öğleden sonra saatlerinde görüleceğini bildirdi. Ancak, duruşma; saat 15.00’a kadar başlamadı. Bunun üzerine, avukatlar; mahkeme heyetine mazeret bildirdiklerini, duruşmanın erteleneceğini aktardı.

Ancak daha sonra, saat 16.00’da bazı avukatların duruşmaya katıldığı, duruşma tutanağından öğrenildi.

7. Standing - May 7, 2020


Duruşma, pandemi ilan edilen “coronavirüs” karşısında alınan tedbirler kapsamında görülmeden ertelendi.

Yargılama 15 Eylül 2020 tarihine bırakıldı.

6. Standing - Feb. 11, 2020


Duruşmanın saat 09:00’da başlaması gerekiyordu. Ancak, duruşama; bir saat yedi dakika gecikmeli olarak, 10:07’de başladı.

Duruşmaya, yargılanın gazetecilerden hiçbiri katılmadı. Avukatlardan ise sadece gazeteci Kadir Cesur’un avukatı Savaş Avcı katıldı. Diğer sanık avukatları ise mazeret bildirdi.

Esas hakkındaki mütaalasını açıklayan savcı, gazeteciler Sibel Eres (Özcan) ve Gülsün Altan’ın “terör örgütü propagandası yapmak”, diğer sanık gazeteciler Nahide Altan, Serdar Altan, Kadir Cesur ve Koçali Özipek’in “zincirleme şekilde terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla cezalandırılmalarını talep etti.

Mütalaaya karşı beyanda bulunan avukat Savaş Avcı, “Mütalaaya katılmamakla birlikte mütalaanın hazırlanış yöntemini de kabul etmiyoruz. Savcı bey mütalaayı duruşma sırasında iddianameden kopyala yapıştır yöntemiyle hazırladı. Bu bile tek başına yargılamayı etkisiz hale getirmektedir” dedi.

Ardından karar verildi.


Mahkeme heyeti, duruşmaya ara vermeden kararını açıkladı.

Duruşmaya katılmayan avukatların mazereti kabul edildi. Mütalaaya karşı savunma yapmak üzere ek süre verildi.

Yargılamanın bir sonraki duruşması 7 Mayıs 2020 saat 10:30’aa bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüleceği Van Adliyesi’ne girişler X-ray cihazları ile yapılıyor. Ana kapı girişinde tek X-ray cihazı sebebiyle girişler yoğun ve sıkışık.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu havalandırılmış, temiz ve aydınlıktı. İzleyiciler için yeteri kadar oturma yeri vardı. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) sistemi için iki büyük TV ekranından biri izleyicileri diğeri hakim heyetine dönük olarak salonda asılı bir şekilde hazırdı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya, tutuklu gazetecilerden hiçbiri katılmadı. Avukatlardan ise gazeteci Kadir Cesur’un avukatı Ersin Biricik yerine yetkilendirilen avukat Savaş Avcı katıldı. Duruşmayı, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği izledi.

Genel Gözlemler

Mütalaa sonrası savunma yapan avukat Savaş Avcı’nın, “Savcı bey mütalaayı duruşma sırasında iddianameden kopyala yapıştır yöntemiyle hazırladı. Bu bile tek başına yargılamayı etkisiz hale getirmektedir” ifadeleri dikkat çekti. Duruşmada olağanüstü bir durum yaşanmadı.

5. Standing - Oct. 25, 2019


Duruşma 35 dakika gecikme ile 11:50’de başladı. Duruşmaya katılan tek sanık Kadir Cesur’un savunması alınmadı. Duruşma, mahkeme heyetinin değişmesi ve duruşma savcısının izinde olması sebebiyle 11 Şubat 2020 tarihine bırakıldı.


Mahkeme heyeti, kararını duruşmaya ara vermeden açıkladı.

Bilirkişi raporunun avukatların isteği doğrultusunda yeniden hazırlanmasına karar verildi.

Yargılamanın bir sonraki duruşması 11 Şubat 2020 tarihine bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüleceği Van Adliyesi’ne X-Ray cihazlarıyla yapılan aramadan sonra girildi. Ana kapı girişinde tek X-Ray cihazı olması nedeniyle girişler yoğun ve sıkışıktı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu havalandırılmış, temiz ve aydınlıktı. İzleyiciler için yeteri kadar oturma yeri vardı. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) için iki büyük ekrandan biri izleyicileri diğeri hakim heyetine dönük olarak hazırdı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya tutuksuz yargılanan altı gazeteciden dördünün avukatı katıldı. Kadir Cesur’u avukat Ersin Biricik, Koçali Özipek’i avukat Berken Özipek, Sibel Eres Özcan’ı avukat Erdem Yavuz Ekici ve Nedim Dalgay’ı avukat Şivan Cemil Özen temsil etti.

Genel Gözlemler

Avukatlar, izinde olan duruşma savcısı için hakim heyetine dönerek; “İddianameyi kopyala yapıştır yapmış” dedi. İzinde olan savcının yerine bakan savcı ise “Savcının arkadaşının yüzüne yüzüne söylemeyin bari, nihayetinde meslektaşım. Gidin arkada ne konuşursanız konuşun ama burada böyle yapmayın. Bu böyle olmuyor avukat beyler. Bu savunma değil” dedi.

Duruşmada yaşanan bu diyaloğun dışında olağanüstü bir durum yaşanmadı.

“Van TV” Trial (Indictment)

“Van TV” Trial 5. Standing (Minutes of the Hearing)

“Van TV” Trial 6. Standing (Minutes of the Hearing)

“Van TV” Trial 8. Standing (Minutes of the Hearing)

Press in Arrest is a database, monitoring, documentation and collective memory study of Press Research Association.
+90 (312) 945 15 56 | pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License
Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.