Necdet Önemli

Avşar, Önemli - Trial for Targeting a Public Official

Sözcü Gazetesi’nin internet sitesi sorumlu müdürü Necdet Önemli, internet sitesinde, gazeteye yönelik davanın iddianamesini hazırlayan Savcı Asım Ekren’in geçmişte yargılandığı bir davada aldığı cezanın kesinleştiğini ortaya koyan haberi yayınladı.

Haber Cumhuriyet Gazetesi’nde Seyhan Avşar’ın “Sözcü Savcısı Sabıkalı Çıktı” başlıklı haberin aynısıydı. Sözcü Gazetesi’nin internet sitesinde, Cumhuriyet Gazetesi’ne ve muhabir Seyhan Avşar’a atıf yapılmıştı. Sitede yayımlanan haberde başka herhangi bir unsur yer almamıştı.

Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Avşar haberinde, Sözcü Gazetesi’nin muhabir ve çalışanlarına hazırladığı iddianame ile “FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçlaması yönelten İstanbul Savcısı Ekren’in kendisinin de yargılandığı yönündeki iddialarına yer verdi. Haberde Ekren’in, yürüttüğü bir soruşturma ile ilgili olarak “görevi kötüye kullanmak” iddiasıyla hapis cezası verildiği iddia edildi. Habere göre Ekren’in aldığı ceza mahkeme kararı ile “2 ay 15 gün memuriyetten men” cezasına çevrildi. Haberde Ekren’in aldığı bu cezanın Yargıtay tarafından 23 Eylül 2004 tarihinde onandığı ifade edilmişti. Habere göre Ekren ayrıca, “6 yaşındaki çocukla evlenilebilir” açıklaması ile tepki çeken Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nurettin Yıldız hakkında açılan soruşturmada da takipsizlik kararı vermişti. Ekren, kararında, bu ifadelerin düşünce özgürlüğü kapsamında olduğunu savunmuştu. Haberde, Ekren’in hakkında kesinleşmiş hüküm olmasına karşın görevine devam ettiği sorgulanmıştı.

Cumhuriyet muhabiri Seyhan Avşar ile birlikte, Avşar’ın haberini yayımladığı için Sözcü Gazetesi internet sitesi sorumlu müdürü Necdet Önemli hakkında da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Avşar’ın haberi ile savcı Ekren’i hedef gösterdiği iddia edildi. Necdet Önemli’nin de bu haberi yayımlayarak Ekren’i hedef gösterdiği öne sürüldü.

Önemli İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade verdi. Önemli, suçlamaları kabul etmedi. Basın özgürlüğü dikkate alınarak haklarında takipsizlik kararı verilmesini talep etti.

Önemli ve Avşar hakkındaki iddianame İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu savcılarından Yavuz Şahin tarafından 12 Temmuz 2019’da tamamlandı.

Sözcü Gazetesi’nin internet sitesi sorumlu müdürü Necdet Önemli, gazeteye yönelik davanın ilk iddianamesini hazırlayan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Asım Ekren ile ilgili “Sözcü Savcısı Sabıkalı Çıktı” başlığı ile Cumhuriyet Gazetesi’nde Seyhan Avşar imzası ile yayımlanan haberi yayınlamakla suçlandı.

Savcı Asım Ekren iddianamede mağdur olarak yer aldı. İddianamede Seyhan Avşar’ın haberi ile, Sözcü Gazetesi çalışanları hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek” iddiası ile kamu davası açan savcı Asım Ekren’i hedef gösterdiği iddia edildi. Ekren, Sözcü Gazetesi çalışanları hakkında “terör örgütü üyeliği” davası açtığı için Avşar’a “terörle mücadelede görev almış kamu görevlisini hedef gösterme” suçlaması yöneltildi. İddianamede, Sözcü Gazetesi internet sitesi sorumlu müdürü Necdet Önemli’e de aynı suçlama yöneltildi. Necdet Önemli, Seyhan Avşar’ın haberini sorumlu müdürü olduğu Sözcü Gazetesi’nin internet sitesinde yayımlamıştı.

İddianamenin 12 Temmuz 2019’da hazırlanarak mahkemeye gönderilmesi ile Seyhan Avşar ve Necdet Önemli hakkında aslında iki iddianamenin hazırlandığı ortaya çıktı. Avşar ve Önemli hakkında aynı haber üzerinden önce “hakaret” suçlaması ile iddianame hazırlanmıştı. Bu iddianame İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti.

Seyhan Avşar’ın avukatı Nesrullah Oğuz’un basına verdiği bilgiye göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği “hakaret” iddiasıyla açılan iddianameyi inceledi ve gazeteciler hakkında “hakaret” değil, “terörle mücadelede görev almış kamu görevlisini hedef göstermek” suçlaması ile dava açılmasına karar verdi.

Önemli ve Avşar hakkındaki, “terörle mücadelede görev almış kamu görevlisini hedef göstermek” (TMK 6/1) suçlaması ile bir yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istenen iddianame İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Necdet Önemli ve Seyhan Avşar hakkında “terörle mücadelede görev almış kamu görevlisini hedef göstermek” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması 9 Ocak 2020’de görüldü.

Duruşmada başkan Mustafa Çakar, üyeler Berhan Hamdi Şefkatlioğlu ve Resıl Akın Akyüz ile savcı Arif Kaplan yerini aldı. Önemli davanı ilk duruşmasına katılmadı. Savunmasının alınması için duruşma 21 Mayıs 2020 tarihine bırakıldı.

1. Standing - Jan. 9, 2020


Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Seyhan Avşar, 6 Mart 2019’da Sözcü Gazetesi’nin çalışanlarına yönelik davada ilk iddianameyi hazırlayan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Asım Ekren’in geçmişte yargılandığına dair habere imza attı.

Avşar’ın haberine göre, savcı Asım Ekren, daha önce yürüttüğü bir soruşturmanın şüphelileri tarafından şikayet edilmişti. Ekren hakkında, bu nedenle dava açılmış ve dava sonucunda hapis cezasına hükmedilmişti. Mahkeme, verdiği cezada indirime giderek Ekren’e “görevi kötüye kullanmak” iddiasıyla “2 ay 15 gün memuriyetten men” cezası vermişti. Habere göre Ekren’in aldığı bu ceza Yargıtay tarafından da onanmıştı. Haberde, Ekren’in hakkında kesinleşmiş ceza olmasına karşın savcılık görevini nasıl sürdürdüğü sorgulanıyordu.

Sözcü Gazetesi’nin internet sitesi sorumlu müdürü Necdet Önemli de, görev yaptığı gazeteye yönelik davanın savcısı ile ilgili bu haberi yayınladı. Haberde Cumhuriyet Gazetesi ve Seyhan Avşar’a atıf yapılmış, başka herhangi bir unsura yer verilmemişti.

Avşar ve Önemli hakkında Savcı Asım Ekren’i hedef gösterdikleri iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

Savcı Asım Ekren, Avşar ve Önemli hakkındaki iddianamede “mağdur” sıfatıyla yer aldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada Avşar hakkında iki ayrı iddianame düzenlendi. İlk iddianamede savcı, Avşar’ın “hakaret” suçundan yargılanması istendi. Ancak Başsavcı vekili iddianameye müdahale ederek, Avşar’ın, “Terörle mücadelede görev almış kamu görevlisini hedef gösterme” suçundan yargılanması gerektiğini belirtti. Hazırlanan yeni iddianame İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Ayrıca Seyhan Avşar’ın haberinin sözcü.com.tr. haber sitesinde yer alması nedeniyle Sözcü Gazetesi Sorumlu Müdürü Necdet Önemli de iddianamede şüpheli sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede Ekren’in Sözcü Gazetesi’nin çalışanları hakkında “terör örgütü üyeliği” iddiasıyla dava açtığı anımsatıldı. Avşar ve Önemli’nin bu nedenle, Ekren’i, yani “terörle mücadelede görev almış kamu görevlisini hedef göstermekle” (TMK 6/1) suçlanıyor.

Avşar ve Önemli hakkında, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Yargılamanın ilk duruşması 9 Ocak 2020’de görüldü. Bu duruşmada savunma yapan Avşar’ın savunmasının öne çıkan başlıkları şöyleydi:

“Siyasi iktidar gazetecilerin gerçekleri yazmasını istemiyor. Kimi zaman bunu, yargıyı gazeteciler üzerinde bir sopa olarak kullanarak yapıyor; kimi zaman ise kendileri ile çıkar ilişkisi olan sermayeyi, medya patronlarını kullanarak. İstiyorlar ki gerçekler bilinmesin, duyulmasın, yazılmasın. Çünkü biliyorlar ki bir zamanın muktedirlerinin yargılandığı bu salonlarda bir gün onlar da yargılanacak. Ve biz mesleğini hakkıyla yapmaya çalışan gazeteciler onların yargılanma süreçlerini de yazacağız.

“Dosyanın esasına gelirsem, Cumhuriyet gazetesinde yaklaşık 1 yıldır yargı muhabiri olarak görev yapmaktayım. Her sabah erkenden geldiğim bu adliyede, gün boyu bu koridorlarda koşturup bazen birkaç tane duruşma takip ediyorum. Yargının verdiği kararları, yargı içerindeki hukuksuzlukları, kamuoyunun yakından takip ettiği dosyaları izliyorum. Kadın cinayetler, çocuk istismarlarını, kendi meslektaşlarıma karşı açılmış basın davalarını haberleştiriyorum. Mağdur edilmiş, haksızlığa uğramış ancak sesini duyuramamış, yurttaşların bir nebzede olsa sesini duyurmaya çalışıyorum.

“Yargılandığım bu iddianame biz gazetecilere, yaptığınız haberlerden dolayı size dava açılabilir, yargılanabilirsiniz ama kesinleşmiş mahkeme kararı ile suç işlediği sabit olan bir savcı hakkında haber yapamazsınız denilmek isteniyor. Oysaki dünyanın neresine giderseniz gidin böylesi bir iddia ile yargılanıp ceza alan bir savcı hakkındaki karar, haber değeri taşır ve haber yapılması gerekmektedir. Ayrıca bu kararın elime geçmesinin ardından kararla yetinmeyip olayın mağdurlarına ulaşıp, onlarla da görüştüm. Bu haberin hedef gösterme amacıyla yapılmadığını açıklamaya bile gerek görmüyorum.

“İddianamede savcı Asım Ekren’i terör örgütünün hedefi haline getirdiğim iddia ediliyor. Benim haberimden öncede Asım Ekren basının yakından tanıdığı, hakkında sürekli haberler çıkan bir savcıydı. İsmi ilk kez benim haberimle duyulmadı. Dahası Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman geçen günlerde bir açıklama yaptı. Kocaman açıklamasında FETÖ/PDY ile mücadelede çok ciddi mesafe kat edildiğini belirterek, ‘Örgütün yüzde yüz temizlendiğini kimse söyleyemez; ancak operasyonel gücü kalmadığını söyleyebiliriz’ ifadelerini kullandı. Operasyonel gücü kalmayan bir örgüte Asım Ekren’i hedef göstermiş olmakla yargılanıyorum. Ya Başsavcı Kocaman yanılıyor ya da iddianameyi hazırlayan savcı.

“Beraatimi talep ediyorum. Mahkemeniz aksi kanaatte ise hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasını istemiyorum.”

Duruşma Önemli’nin savunmasının alınması için 21 Mayıs 2020, saat 14:00’e bırakıldı.



Next Trial: May 21, 2020, 2 p.m.


Mustafa Çakar başkanlığında üye hakimler Resül Akın Akyüz ve Berhan Hamdi Şefkatlıoğlu’ndan oluşan mahkeme heyeti saat 12:50’de duruşma salonunda yerini aldı.

Duruşmanın 11:00’de başlayacağı duyurulmuştu.

Gazeteci Seyhan Avşar ve avukatları duruşmada hazır bulundu. Gazeteci Necdet Önemli duruşmaya katılmadı; avukatı tarafından mazereti bildirildi.

Duruşma Seyhan Avşar’ın yoklamasıyla başladı. Yoklama sırasında Avşar: “İddianameyi okudum ama bana tebliğ edilmedi” dedi. Mahkeme başkanı bu sözleri tutanağa geçirdi.

Sanık avukatı Avukat Hüseyin Boğatekin sorguya geçmeden talepte bulunmak istedi. Mahkeme başkanı talebin uzun olup olmadığını sordu. Uzun olduğu anlaşılınca Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) kaydının açılmasına karar verildi.

Avukat Hüseyin Boğatekin, soruşturmanın en başından açılmaması gerektiğini söyleyerek sözlerine başladı. Atılı suçun, terörle mücadele cezalandırılabilir olma özelliğini yitirdiğini söyledi ve Yargıtay kararlarını hatırlattı:

“İddianamedeki atılı suçlama olan terörle mücadelede görev alanları hedef gösterme suçu, Yargıtay ve AİHM kararlarına göre cezalandırılabilir bir suç değildir. Şan ve şöhretin korunması kişilik haklarının korunması anlamına gelmiyor. Müvekkil Seyhan Avşar, savcının hobilerinden, kişisel özeliklerinden, eşinden bahsetmiyor. Kamu denetimine açık olan belgeyi paylaşıyor. Gereksiz bir yargıyı meşgul etme davası bu. Derhal beraat talep ediyoruz.”

Avukat Buket Yazıcı ise usule ilişkin itirazda bulundu. Basın Kanunu’nda belirlenen hak düşürücü sürenin dolduğunu; bu nedenle davanın düşürülmesi gerektiğini söyledi. Duruşma savcısı bu talebin reddini istedi.

Sanık Avşar’ın sorgusuna geçildi. Avşar, savunmasına başlamadan dayanışma için gelen meslektaşlarına teşekkür etti ve şunları söyledi:

“Savunmama tutsak gazeteci meslektaşlarıma değinerek başlayacağım. Basın meslek örgütlerinin verilerine göre 150’yi aşkın gazetecinin tutuklu olduğu ülkemizde, gün geçmiyor ki bir gazeteci hakkında soruşturma başlatılmasın; dava açılmasın. Bunun dışında hapiste olmayan ancak özgür olmayan gazetecileri de bu listeye eklediğimizde durum ülkem açısından çok daha karamsar ve korkunç bir hal alıyor.

“Siyasi iktidar gazetecilerin gerçekleri yazmasını istemiyor. Kimi zaman bunu, yargıyı gazeteciler üzerinde bir sopa olarak kullanarak yapıyor; kimi zaman ise kendileri ile çıkar ilişkisi olan sermayeyi, medya patronlarını kullanarak. İstiyorlar ki gerçekler bilinmesin, duyulmasın, yazılmasın. Çünkü biliyorlar ki bir zamanın muktedirlerinin yargılandığı bu salonlarda bir gün onlar da yargılanacak. Ve biz mesleğini hakkıyla yapmaya çalışan gazeteciler onların yargılanma süreçlerini de yazacağız.

“Dosyanın esasına gelirsem, Cumhuriyet gazetesinde yaklaşık 1 yıldır yargı muhabiri olarak görev yapmaktayım. Her sabah erkenden geldiğim bu adliyede, gün boyu bu koridorlarda koşturup bazen birkaç tane duruşma takip ediyorum. Yargının verdiği kararları, yargı içerindeki hukuksuzlukları, kamuoyunun yakından takip ettiği dosyaları izliyorum. Kadın cinayetler, çocuk istismarlarını, kendi meslektaşlarıma karşı açılmış basın davalarını haberleştiriyorum. Mağdur edilmiş, haksızlığa uğramış ancak sesini duyuramamış, yurttaşların bir nebzede olsa sesini duyurmaya çalışıyorum.

“Şimdi ise mesleğimi yaptığım için sanık sandalyesinde karşınızdayım. Yaptığım bir haber nedeniyle ‘Terörle mücadelede görev almış kamu görevlisini terör örgütlerinin hedefi gösterme’ iddiasıyla yargılanıyorum. Ancak yaptığım haber tamamen kesinleşmiş bir Yargıtay ilamının haberleştirilmesinden ibaret. Söz konusu haberde hedef gösterdiğim iddia edilen savcı Asım Ekren hakkında Osmaniye 1 Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2002/88 Esas Sayılı dosyasında yer alan bazı ifadelere değinmek istiyorum. Asım Ekren’in ‘Osmaniye Cumhuriyet Savcısı olarak görev de bulunduğu sırada 15 yaşından küçük bir mağdurenin nitelikli cinsel istismara uğraması ve zorla alıkonulması olayıyla ilgili yürütmüş olduğu soruşturmada şüphelileri adliyeye davet ederek ifadelerine başvurduğu ve bu süre zarfı içerisinde şüphelileri gözaltına aldırdığı, gözaltına alınan ve galerisi bulunan şüphelilerden birine bu soruşturmadan ceza alacağını, kendisinin hatırı sayılır bir esnaf olduğu için bundan zarar göreceğini ama bu işin çaresinin olduğunu elini taşın altına koyması gerektiğini belirtiği’ aktarılıyor. Kendisine Clio marka bir araba verilmesi halinde şüphelinin soruşturmadan zarar görmeyeceğini belirtmesi nedeniyle savcı Asım Ekren hakkında irtikâp suçundan Osmaniye 1 Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılıyor. Yargılama sonucunda ise mahkeme savcı Ekren’in eyleminin görevi kötüye kullanma olduğuna kanaat getirip 1 yıl hapis cezası ve 3 ay süre ile memuriyette men etme kararı veriyor. Bu karar ise Yargıtay tarafından onanıyor.

“Yargılandığım bu iddianame biz gazetecilere, yaptığınız haberlerden dolayı size dava açılabilir, yargılanabilirsiniz ama kesinleşmiş mahkeme kararı ile suç işlediği sabit olan bir savcı hakkında haber yapamazsınız denilmek isteniyor. Oysaki dünyanın neresine giderseniz gidin böylesi bir iddia ile yargılanıp ceza alan bir savcı hakkındaki karar, haber değeri taşır ve haber yapılması gerekmektedir. Ayrıca bu kararın elime geçmesinin ardından kararla yetinmeyip olayın mağdurlarına ulaşıp, onlarla da görüştüm. Bu haberin hedef gösterme amacıyla yapılmadığını açıklamaya bile gerek görmüyorum.

“Bu haberi yaptıktan hemen sonra henüz hakkımda soruşturma başlatılmadan ifadem alınmadan yandaş bir gazete tarafından hedef gösterildim. Haberde benim şu an suçlandığım Terörle Mücadele Kanunu (TMK) maddesiyle yargılanabileceğim yazıyordu. Yani baştan adı konulmuş bir yargılama ile karşınızdayım.

“İddianamemin hazırlanma sürecine de değinmek istiyorum. Hakkımdaki soruşturmayı yürüten savcı, ilk hazırladığı iddianamede ‘Kamu görevlisine hakaret’ ettiğimi öne sürüyordu. Aslında bu suç maddesini görünce biraz şaşırmıştım çünkü bizler bazı gazetecilerin yazdıkları haberlerin yargı içerisinde birebir uygulandığını biliyorduk. Hakkımda TMK’dan dava açılacağını yazan gazete yanılmıştı. Olacak iş değildi çünkü bu gazete daha önce kimi hangi suçlama ile hedef gösterdiyse o şahıs hedef gösterildiği suçlama ile yargılanmıştı. Hemen savcının kalemi ile görüştüm. Kâtip, dosyamın 2 Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildiğini belirtti. Ancak o mahkemeye gittiğimde hâkim hanımla bakmamıza rağmen dosyayı bir türlü bulamadık. O an anladım ki dosyanın üzerinde bir el var. Tam bir ay sonra ise UYAP’a ikinci bir iddianame düştü. Aynı soruşturmaydı ancak iddianame değiştirilmişti. Terörle Mücadele Kanunu kapsamında yargılanacaktım. Bu kez mahkemem Asliye Ceza değil, Ağır Ceza Mahkemesi’ydi. Soruşturmayı yürüten savcı ile yaptığım görüşmede başsavcı vekilinin, ‘kamu görevlisine hakaret’ suçlamasıyla hazırlanan iddianamenin TMK 6/1 olarak değiştirilmesini istediğini öğrendim. İddianameme nasıl müdahale ettiklerine tanık oldum.

“İddianamede savcı Asım Ekren’i terör örgütünün hedefi haline getirdiğim iddia ediliyor. Benim haberimden öncede Asım Ekren basının yakından tanıdığı, hakkında sürekli haberler çıkan bir savcıydı. İsmi ilk kez benim haberimle duyulmadı. Dahası Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman geçen günlerde bir açıklama yaptı. Kocaman açıklamasında FETÖ/PDY ile mücadelede çok ciddi mesafe kat edildiğini belirterek, ‘Örgütün yüzde yüz temizlendiğini kimse söyleyemez; ancak operasyonel gücü kalmadığını söyleyebiliriz’ ifadelerini kullandı. Operasyonel gücü kalmayan bir örgüte Asım Ekren’i hedef göstermiş olmakla yargılanıyorum. Ya Başsavcı Kocaman yanılıyor ya da iddianameyi hazırlayan savcı.

“Son olarak şunu söylemek isterim. Başka bir ülkede bir gazeteci böyle bir Yargıtay ilamına ulaşıp, bunu haberleştirse ödüllendirilir. Ne yazık ki bizim ülkemizde haberi yapan gazeteci cezalandırılmak isteniyor. Cezalandırılması için yargı, sopa niyetine kullandırılmaya kalkılıyor. Açıkçası bu kadar trajikomik bir iddianame ile yargılanıyor olmam Türkiye yargı sistemi adına bir utanç tablosu.

“Beraatimi talep ediyorum. Mahkemeniz aksi kanaatte ise hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasını istemiyorum.”

Seyhan Avşar’ın savunmasının ardından söz alan avukat Nasrullah Oğuz, “Bir kamu görevlisinin görevi kötüye kullanma durumu var. Müvekkilim de kamu yararı gözeterek bu durumu haberleştirmiştir. Hedef gösterme amacı yoktur” dedi.

Avukat Buket Yazıcı ise müvekkili hakkında iki ayrı iddianame düzenlendiğini hatırlatarak itirazda bulundu: “Biri Haziran diğeri, Temmuz ayında ve ikisi de kendisine tebliğ edilmedi. İlki hakaret, ikinci hedef göstermeden düzenleniyor. Suç isnadı değiştiği durumda sanığın ifadesi alınması gerekirdi. Ancak müvekkilin ifadesi alınmamıştır.”

Mahkeme, bu talebi de reddetti.

Avukat Harun Avşar, Cem Küçük’ün, savcı Asım Ekren’e övgüler düzdüğünü söylediği köşe yazısını hatırlatarak Cem küçük hakkında suç duyurusunda bulundu ve şunları söyledi:

“Savcının hedef gösterildiğine dair dosyada somut delil yoktur. Cem Küçük de Türkiye gazetesindeki köşe yazısında söz konusu savcıyla ilgili yazı yazmış ve kendisine övgüler dizmiştir. Buradan Cem Küçük hakkında suç duyurusunda bulunuyorum.”
Necdet Önemli’nin avukatı İsmail Yılmaz, söz konusu savcının terör değil basın savcısı olduğunu ve hakkında defalarca haber yapılan biri olduğunu belirtti.

Savcı, avukatların ardından dinlenmeyen sanığın sonraki celse dinlenmesini talep etti.

Mahkeme duruşmayı 21 Mayıs 2020, saat 14:00 olarak belirledi.


Mahkeme ara kararında savcı Asım Ekren’ın yargılandığı davanın dosyasının Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nden istenmesine karar verdi.

Mazereti kabul edien Necdet Önemli’nin savunması, 21 Mayıs 2020 tarihinde görülecek 2. duruşmada dinlenecek.


Duruşma Öncesi

İstanbul Adliyesi haftanın ilk günlerine nazaran sakindi. Bu yüzden adliyeye giriş de kolay oldu. Salon önünde gazeteci Seyhan Avşar ve duruşmayı izlemek için gelen meslektaşları bulunuyordu.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu büyüktü. İzleyenler için 50’ye yakın sandalye bulunuyordu. Salonda Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) bağlantıları için cihazların olduğu görüldü.

Duruşmaya Katılım

Duruşma saatine kadar birçok gazeteci ve meslek örgütü temsilcisi salon önünde bekledi. 11:00’de başlayacağı duyurulan duruşma 12:50’de başladı. Salonda izleyiciler kısmında 22 kişi vardı. 10 sanık avukatı vardı.
Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24), Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Evrensel Gazetesi duruşmayı izledi.

Genel Gözlemler

Mahkeme başkanı ve üyelerin avukatlarla sakin bir diyalog sürdürdüğü görüldü. Sözler kesilmedi ve herhangi münakaşa yaşanmadı.

Avşar, Önemli - Trial for Targeting a Public Official (Indictment)

Avşar, Önemli - Trial for Targeting a Public Official 1. Standing (Minutes of the Hearing)