Öncü Akgül

Faruk Eren, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu vd. – “Özgür Gündem Newspaper Solidarity” Trial

Özgür Gündem Gazetesi; İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararıyla, 16 Ağustos 2016’da önce “geçici olarak” kapatıldı. Ardından, gazetenin eş genel yayın yönetmenleri Eren Keskin ve Hüseyin Aykol ile gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya hakkında dava açıldı. 3 Mayıs 2016 ile 7 Ağustos 2016 tarihleri arasında, gazeteye destek için; “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyası yürütüldü.

Gazete; 15 Temmuz 2016’daki askeri darbe girişiminin ardından ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) yönetimi kapsamında 29 Ekim 2016’da çıkarılan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile bu kez “tamamen” kapatıldı. Hükümet, Meclis onayına başvurmadan yürürlüğe koyduğu KHK’ler ile çok sayıda basın yayın kuruluşunu kapattı.

Özgür Gündem Gazetesi için başlatılan nöbetçi genel yayın yönetmenliği kampanyasına 56 gazeteci destek verdi. Bunlardan 49’u hakkında soruşturma başlatıldı. Soruşturmalardan 11’i hakkında takipsizlik kararı verildi. Deniz Türkali hakkındaki dava ise soruşturma süresinin zamanaşımına uğraması nedeniyle düştü.

Takipsizlik kararı verilenler

Kampanyaya katıldıkları için hakkında soruşturma açılıp takipsizlik kararı verilen 11 isim şöyle:

İhsan Eliaçık, Sebahat Tuncel, Ahmet Abakay, Eşber Yağmurdereli, Hasip Kaplan, Işın Eliçin, Kemal Can, Mustafa Sönmez, Melda Onur, Uğur Karadaş, Nurcan Baysal.

Nöbetçi Genel Yayın Yönetmeni kampanyasına destek veren gazeteciler hakkında 37 dava açıldı. Yargılamalar; İstanbul 13., 14. ve 22. Ağır Ceza mahkemelerinde görüldü.

Dava açılanlar

Hakkında dava açılan 37 isim şöyle:

A. Kumru Başer, Ahmet Nesin, Ayşe Batumlu, Ayşe Düzkan, Beyza Üstün, Can Dündar, Celal Başlangıç, Celalettin Can, Cengiz Baysoy, Çilem Küçükkeleş, Derya Okatan, Dicle Anter, Erol Önderoğlu, Ertuğrul Mavioğlu, Faruk Balıkçı, Faruk Eren, Fehim Işık, Hüseyin Tahmaz, Hakkı Boltan, Hasan Cemal, Hasan Hayri Şanlı, İbrahim Bodur, İhsan Çaralan, Julide Kural, Murat Çelikkan, Murat Uyurkulak, Nadire Mater, Necmiye Alpay, Nevin Erdemir, Öncü Akgül, Ragıp Duran, Said Sefa, Şanar Yurdatapan, Şebnem Korur Fincancı, Tuğrul Eryılmaz, Veysi Altay, Yıldırım Türker.

Kızılkaya 37 davada da sanık

Özgür Gündem Gazetesi’nin nöbetçi genel yayın yönetmenleri hakkında açılan 37 davanın tek ortak sanığı, gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya oldu. Kızılkaya hakkında açılan davaların büyük bir bölümü, kamuoyunda “Özgür Gündem Ana Davası” olarak bilinen yargılama dosyası ile birleştirildi.

İstenen cezalar

Nöbetçi genel yayın yönetmeni olarak Özgür Gündem Gazetesi’ne destek veren gazeteciler, Türk Ceza Kanunu’nun ve Terörle Mücadele Kanunu’nun hapis cezası öngörülen maddeleri üzerinden suçlandı. Suçlamalar ve öngörülen hapis cezaları şöyle:

. Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinde düzenlenen “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla bir yıldan beş yıla kadar hapis.
. Terörle Mücadele Kanunu’nun 6. maddesinde düzenlenen “terör örgütlerinin bildiri ve açıklamalarını basmak veya yayınlamak” suçlamasıyla bir yıldan üç yıla kadar hapis.
. Türk Ceza Kanunu’nun 215/1 maddesinde düzenlenen “suç işlemeye alenen tahrik” suçlamasıyla iki yıla kadar hapis.
. Türk Ceza Kanunu’nun 213/1 maddesinde düzenlenen “suçu ve suçluyu övmek” suçlamasıyla altı aydan beş yıla kadar hapis.

27 Nöbetçi Yayın Yönetmeni ceza aldı

Kampanyaya katılan 27 kişi, yargılama sürecinin sonunda toplamda 352 ay 15 gün hapis ve 68 bin TL para cezasına çarptırıldı. Bu isimler, şöyle:

Şanar Yurdatapan, İbrahim Bodur, Cengiz Baysoy, İmam Canpolat, Çilem Küçükkeleş, Nadire Mater, Yıldırım Türker, Hasan Cemal, Faruk Balıkçı, Dicle Anter, Derya Okatan, Kumru Başer, Ayşe Batumlu, Jülide Kural, İlham Bakır, Murat Uyurkulak, Murat Çelikkan, Beyza Üstün, Nevin Erdemir, Hakkı Boltan, Hasan Hayri Şanlı ve Tuğrul Eryılmaz, Hüseyin Aykol, Ayşe Düzkan, Ragıp Duran, Mehmet Ali Çelebi ve Hüseyin Bektaş.

Çelikkan ve Düzkan hapis yattı

Cezası ertelenmeyen nöbetçi genel yayın yönetmenlerinden Murat Çelikkan, 14 Ağustos 2017’de Kırklareli Cezaevi’ne girdi, 14 Ekim 2017’de açık cezaevine alındı, 21 Ekim 2017’de tahliye edildi.

Cezası ertelenmeyen diğer nöbetçi genel yayın yönetmeni Ayşe Düzkan ise, İstinaf Mahkemesi’nin bir yıl altı aylık hapis cezasını onamasının ardından cezasının infazı için 29 Ocak’ta teslim olarak Bakırköy Kadın Cezaevi’ne konuldu. Daha sonra nakledildiği Eskişehir Açık Cezaevi’nden 12 Haziran 2019’da tahliye oldu.

Tutuklanan ilk üç Nöbetçi Yayın Yönetmeni beraat etti

Soruşturma kapsamında, ilk olarak; Erol Önderoğlu, Ahmet Nesin ve Şebnem Korur Fincancı tutuklandı. 20 Haziran 2016’da tutuklanan üç isim 10 gün sonra serbest bırakıldı. Bu üç isim, yargılamanın 17 Temmuz 2019’da görülen 11. duruşmasında beraat etti.

Kampanyaya katılan DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren, Evrensel yazarları İhsan Çaralan ve Fehim Işık; gazeteciler Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Celalettin Can ve Öncü Akgül, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı. Yargılama sonunda bu isimlerin nöbetçi genel yayın yönetmenliği yaptığı gün yayınlanan yazıları nedeniyle yargılanan altı kişinin davaları birleştirildi. Söz konusu altı isim arasında; Özgür Gündem Gazetesi’nin Eş Genel Yayın Yönetmeni ve yazarı Hüseyin Aykol ile yazarlarından Ömer Ağın da bulunuyordu. Yargılama sonunda Hüseyin Aykol, basın yoluyla propaganda suçundan çeşitli indirim ve artırmalarla birlikte 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Faruk Eren, Ertuğrul Mavioğlu, Fehim Işık, Celal Başlangıç, Öncü Akgül ve İhsan Çaralan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılırken, cezalar ertelendi. Celalettin Can’a verilen 1 yıl 3 ay hapis cezası ise ertelenmedi. Ömer Ağın ise beraat etti.

Yargılamaları ayrı ayrı görülen nöbetçi genel yayın yönetmenlerinden; Can Dündar, Said Sefa, Veysi Altay’ın davaları görülmeye devam ediyor.

Gazeteci Öncü Akgül, “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına destek veren gazetecilerden biriydi. Akgül, 23 Mayıs 2016 günü gazetenin genel yayın yönetmenliği görevini üstlendi. Hakkında, soruşturma başlatıldı. Yayın yönetmenliğini yürüttüğü gün Özgür Gündem Gazetesi’nde yayımlanan haberler ve yazılar üzerinden suçlandı.

İddianameye göre, Akgül, soruşturma sürecinde, 13 Haziran 2016’da verdiği ifadesinde; genel yayın yönetmenliği görevini Özgür Gündem Gazetesi ile dayanışmak için üstlendiğini dile getirdi. Haberlerin editörler toplantısında tartışıldığını, ancak içeriğe yönelik müdahalesinin olmadığını, haber içeriklerine gazeteyi okuduktan sonra vakıf olduğunu, ancak bir sakınca görmediğini söyledi.

Hakkındaki iddianame, 24 Mayıs 2016’da tamamlandı.

Gazeteci Öncü Akgül hakkındaki iddianame İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 24 Mayıs 2016’da tamamlandı.

Özgür Gündem Gazetesi’nin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya da iddianamede şüpheli olarak yer aldı.

İddianamede, Öncü Akgül; Özgür Gündem Gazetesi’nin, nöbetçi genel yayın yönetmenliğini yaptığı, 23 Mayıs 2016 tarihli sayısında yayımlanan üç haber gazetenin “Binevş” isimli ekinde yayımlanan “Anneler Çocuklarını İstismarcılardan Korumalı” başlıklı haber üzerinden suçlandı.

İddianamede delil olarak yer alan haberlerden ikisi “Egidlerin Destanı Kürdistan’ı Özgürleştiriyor” ve “Şırnak’da devletin soykırım saldırılarına karşı öz yönetim direnişi 70. gününe girdi” başlığı ile yayımlanmıştı. İddianameye göre haberlerden birinde de “Kars Sarıkamış ilçesinde 15 Mayıs’ta devlet güçleri ile çıkan çatışmalarda yaşamını yitiren HDP’li Bülent Çetin’in cenazesi toprağa verildi” ifadeleri kullanılmıştı.

Yine, iddianameye göre, gazetenin “Binevş” ekinde yayımlanan haberde ise “Bütün anneler çocuklarına sahip çıkmalı, çocuklarını tecavüzcü erkek zihniyetine, kirli siyasete ve politikaya teslim etmemelidirler. Ahlaki ve politik toplumun oluşumunda annelerimizin üzerine büyük sorumluluk düşüyor” ifadelerine yer verilmişti. İddianamede, içeriklerle ilgili şu iddialar sıralandı:

“Türkiye Cumhuriyeti Devletini topraklarının bir bölümünde güvenlik güçlerine karşı iç isyan başlatan, bu bağlamda eli silahlı mensuplarını şehirlere yerleştiren, hendek kazdıran, güvenlik görevlilerine silahla saldıran, meşru hukuki kurum ve kişilerin otoritesini yok sayarak zorbalığa dayalı kendi otoritesini kabul ettirmeye çalışan PKK/KCK terör örgütü mensuplarının gerçekleştirdikleri eylemlerin propagandası yapıldığının, bu bağlamda işlenen suçların övüldüğünün, halkın bir kesiminin suç işlemek üzere tahrik edildiğinin tespit edilmesi üzerine soruşturmaya geçildiği…”

İddianamede, haberlerde; “PKK/KCK örgüt mensuplarının eylem ve faaliyetlerinin meşru gösterildiği, övüldüğü, bu eylemlerin kitleler nezdinde itibar görülmesinin amaçlandığı” ileri sürüldü.

Gazetedeki tüm haber ve içeriklerin “terör örgütü PKK eylemlerini meşrulaştırma, övme amacına yönelik olduğunu” öne sürüldü.

Bu içeriklerin yayımlanmasının “düşünce ve ifade hürriyeti veya basın hürriyeti kapsamında değerlendirilmeyeceği” iddia edildi.

İddianamede, haberler üzerinden Öncü Akgül ve İnan Kızılkaya hakkında soruşturma açılması, Basın Kanunu’nun 11. maddesinin üçüncü fıkrası ile açıklandı. Düzenlemenin, “Süreli yayınlarda eser sahibinin belli olmaması, ceza ehliyetine sahip bulunmaması ya da yurt dışında bulunması nedeniyle yargılanamaması hallerinde, sorumlu müdür ve yayın yönetmeni, genel yayın yönetmeni sorumlu olur” hükmünü içerdiği anımsatıldı. İddianamede, buna göre; “haber sahibinin belli olmaması halinde sorumlu yazı işleri müdürü, genel yayın yönetmeni gibi kişilerin sorumlu olacağı” ifadeleri kullanıldı.

İddianamede, Öncü Akgül; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Bu kapsamda hakkında, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası istendi.

Akgül hakkında, ayrıca; Türk Ceza Kanunu’nun 214/1 maddesi uyarınca “suç işlemeye tahrik etmekle” suçlandı. Bu kapsamda da hakkında, altı aydan beş yıla hapis cezası talep edildi.

İddianamede, Akgül bir de; Türk Ceza Kanunu’nun 215/1 maddesi uyarınca “suçu ve suçluyu övmekle” suçlandı. Buna göre de hakkında iki yıla kadar hapis cezası istendi.

Akgül hakkında toplamda, bir yıl altı aydan 12 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Akgül’ün, ayrıca; Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” da istendi.

Akgül ve Kızılkaya hakkındaki iddianame, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Gazeteci Öncü Akgül ve Özgür Gündem Gazetesi’nin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya’nın yargılanması İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütüldü.

Yargılamanın üçüncü duruşması 21 Şubat 2017’de görüldü. Akgül ve Kızılkaya hakkındaki yargılama dosyası, bu duruşmada; Akgül gibi nöbetçi yayın yönetmenliği kampanyasına katılan Faruk Eren, Ertuğrul Mavioğlu, İhsan Çaralan, Celal Başlangıç, Fehim Işık, Hüseyin Aykol ve Ömer Ağın hakkında açılan yargılama dosyaları ile birleştirildi.

Gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya’nın yargılama dosyası ise yine bu duruşmada, bu dosyadan ayrılarak, kamuoyunda “Özgür Gündem Gazetesi Davası” olarak bilinen yargılama dosyası ile birleştirildi.

Yargılamanın dördüncü duruşması, 4 Temmuz 2017’de, beşinci duruşması 26 Ekim 2017’de görüldü.

Yargılamanın yedinci duruşması, 7 Mayıs 2018 tarihinde görüldü. Duruşma savcısı, bu duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.

Mütalaada, Akgül; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Mütalaada, Akgül’ün; “terör örgütü propagandası” suçunu “basın ve yayın yoluyla işlediği” iddia edildi. Böylece, hakkında istenen hapis cezasının; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranında arttırılması talep edildi. Oysa, Akgül; hakkındaki iddianamede, sadece “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Mütalaada, Akgül hakkında; bir yıl altı aydan yedi yıl altı aya kadar hapis cezası talep edildi.

Savcı mütalaasında, Akgül’ün; “suçu ve suçluyu övmek” ve “suç işlemeye tahrik etmek” suçlamalarından cezalandırılmasını istemedi. Oysa, iddianamede Akgül’e bu suçlamalar da yöneltilmişti.

Yargılamanın sekizinci duruşması 16 Temmuz 2018’de görüldü.

Yargılamanın dokuzuncu duruşması ise 10 Ekim 2018 tarihinde görüldü. Akgül’ün avukatı Ekin Güneş Saygılı, savunma için ek süre talep etti.

Yargılamanın 10. duruşması 28 Mart 2019 tarihinde görüldü. Öncü Akgül de avukatı Ekin Güneş Saygılı da duruşmaya katılmadı. Mahkeme, avukat Saygılı’nın mazeretini, esas hakkındaki mütalaanın sunulmuş olması nedeniyle reddetti.

Mahkeme, daha önceki duruşmalarda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı basın bürosundan Özgür Gündem Gazetesi’nin künye bilgilerini talep etmişti. Savcılığın, bu duruşmada, istenen belgeleri gönderdiği açıklandı. Buna göre, nöbetçi genel yayın yönetmenlerinin isimleri bir günlüğüne gazetenin künyesine de basılmıştı.

Yargılamanın 11. ve son duruşması ise 3 Nisan 2019 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinin değiştiği gözlendi.

Mahkeme, Öncü Akgül’ün; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasından bir yıl hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Ancak, mahkeme; “terör örgütü propagandası suçunun basın ve yayın yoluyla işlendiğine” karar verdi. Bu nedenle, Akgül hakkındaki ceza, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırıldı, Akgül bir yıl üç ay hapis cezasına çıkarıldı.

Mahkeme, Akgül hakkında; “suç işlemeye alenen tahrik etmek” ve “suç ve suçluyu övmek” suçlamalarından hüküm verilmesine yer olmadığına karar verdi.

Hükmün açıklanması geri bırakılmadı (HAGB); ancak hapis cezasının ertelenmesine karar verildi.

İstinaf Süreci

Hapis cezası kararı, Akgül’ün avukatları tarafından istinaf mahkemesine taşındı.

İstinaf incelemesini yürüten İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, kararını 15 Eylül 2020’de verdi.

Mahkeme, Akgül hakkında verilen hapis cezası kararını onadı. İstinaf Mahkemesi, yerel mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulmadı.

Karar oy birliği ile alındı.

11. Standing - April 3, 2019


Duruşma, mahkeme heyetinin salondaki yerini almasıyla, yarım saat gecikmeli olarak başladı.

Avukat Özcan Kılıç; yargılanan gazetecilerin, daha sonra kapatılan Özgür Gündem Gazetesi için “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği Kampanyasına” gazete ile dayanışmak amacıyla ve gönüllülük esası ile bir günlüğüne katıldıklarını dile getirdi. Gazetecilerin isimlerinin, gazetenin künyesine, bu nedenle bir günlüğüne yazıldığını aktardı. Gazetecilerin, Basın Kanunu’na göre cezai sorumluluklarının olmadığını belirtti, bu nedenle yargılanmalarının da doğru olmadığını ifade etti.

Avukat Kılıç, dava dosyasının çok özensiz hazırlandığını söyledi.

Savcılığın, esas hakkındaki mütalaada iddianameyi tekrar ettiğini dile getiren Özcan Kılıç, yargılama süreci boyunca yapılan savunmaların ve dosyaya eklenen belgelerin de dikkate alınmadığını vurguladı.

Avukatlar Devrim Avcı, Yıldız İmrek, Rozerin Seda Kip, Yeşinil Yeşilyurt, Fikret İlkiz ve Ekin Güneş Saygılı nöbetçi yayın yönetmenliğinin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Basın Kanunu’na göre bu davada yargılanan gazetecilerin cezai sorumluluklarının olmadığını tekrar eden avukatlar, iddianamede neyin propaganda olduğunun dahi belirtilmediğinin altını çizdi.

Tutuksuz olarak yargılanan gazeteci Faruk Eren ise duruşmada şu savunmayı yaptı:

“30 yıldan fazladır gazetecilik yapıyorum, DİSK Basın-İş Sendikasının genel başkanıyım. Eğer Özgür Gündem’i koruyamazsak basın ve ifade özgürlüğünü savunamayacağımızı biliyordum. O nedenle ilk nöbetçi yayın yönetmenlerinden biri oldum. Ne yazık ki başarılı olamadık. Özgür Gündem artık yok. Biz aslında mesleğimizi savunuyoruz. Sizden de talebim mesleğinizi, hukuku ve adaleti savunmanızdır.”

Duruşmaya, karar için 20 dakika ara verildi. Duruşma salonu boşaltıldı.


Aranın ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı.

Mahkeme Başkanı, kararında önce; gazetecilerin ve avukatlarının “nöbetçi yayın yönetmenliğinin Basın Kanunu kapsamında sorumluluk doğurmadığı” yönündeki savunmalarına karşılık verdi.

Mahkeme Başkanı, “Geçici olarak sorumlu yayın yönetmenliği yapan sanıkların sorumluluğunu biz kabul ettik” dedi.

Mahkeme, Faruk Eren, İhsan Çaralan, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Celalettin Can, Ömer Ağın ve Öncü Akgül’ün; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasından bir yıl hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Ancak, mahkeme; “terör örgütü propagandası suçunun basın ve yayın yoluyla işlendiğine” karar verdi. Bu nedenle, gazeteciler hakkındaki ceza, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırıldı, gazeteciler bir yıl üç ay hapis cezasına çıkarıldı.

Mahkeme, gazeteciler hakkında; “suç işlemeye alenen tahrik etmek” ve “suç ve suçluyu övmek” suçlamalarından hüküm verilmesine yer olmadığına karar verdi.

Ömer Ağın ise hakkındaki tüm suçlamalardan beraat ettirildi.

Eren, Işık, Mavioğlu, Başlangıç, Can ve Akgül hakkında verilen hükmün açıklanmasını geri bırakılmadı; ancak hapis cezasının ertelenmesine karar verildi. İhsan Çaralan hakkında verilen hükmün ise açıklanması geri bırakıldı.

Mahkeme, Aykol’un; “Sürgünlere Doyamadılar” başlıklı yazısı nedeniyle “terör örgütü propagandası yapmak,” “suçu ve suçluyu övmek” ve “suç işlemeye alenen tahrik etmek” suçlamalarından beraatine karar verdi.

Mahkeme, Aykol hakkında; birleştirilen dosyalarda yöneltilen suçlamalar açısından kararını da bu duruşmada verdi.

Buna göre, mahkeme, Aykol hakkında; başka iddianamelerde yöneltilen “terör örgütü propagandası yapmak,” “suçu ve suçluyu övmek” ve “suç işlemeye alenen tahrik etmek” suçlamaları üzerinden hüküm verilmesine yer olmadığına karar verdi.

Yine, Aykol’un; başka bir iddianame ile yöneltilen “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlamasından beraatine karar verildi.

Ancak, mahkeme, Hüseyin Aykol’un; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla iki yıl hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Mahkeme, “suçun basın ve yayın yoluyla işlendiğini” değerlendirdi. Bu yüzden, verilen hapis cezası, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca üç yıl hapis cezasına çıkarıldı. Yine, “suçun zincirleme şekilde işlendiğine” karar verildi. Bu nedenle, verilen hapis cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca dört yıl altı ay hapis cezasına çıkarıldı. Bu hapis cezası da Aykol’un; “yargılama sürecindeki iyi hal, tutum ve davranışları” gerekçe gösterilerek üç yıl dokuz ay hapis cezasına indirildi. Hükmün açıklanması geri bırakılması, hapis cezası ertelenmedi.


Duruşma Öncesi

Mahkeme mübaşiri, duruşma öncesinde mahkeme salonu önünde bekleyen gazeteciler ve gözlemcilere, “Sessiz olmalarını, mahkeme başkanının rahatsız olduğunu” söyledi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride bir güvenlik görevlisi oturuyordu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya, tutuksuz olarak yargılanan gazeteci Faruk Eren katıldı.

Karar duruşması olması nedeniyle, duruşmayı; aralarında gazetecilerin de olduğu yaklaşık 20 kişi izledi.

Genel Gözlemler

Mahkeme başkanı ve duruşma savcısı mikrofon kullanmadığı için söyledikleri zor duyuldu. Karar okunurken, kararın yazıldığı bilgisayara bağlı olan yazıcı çalıştırıldı. Bu nedenle, kararın duyulması daha da zorlaştı.

10. Standing - March 28, 2019


Duruşma, önceki duruşmada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’ndan talep edilen bilginin dosyaya eklenmesi ile başladı.

Mahkeme, önceki duruşmada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’ndan; Özgür Gündem Gazetesi’nin künye bilgilerini talep etmişti.

Savcılığın, dosyaya eklenen yanıta göre, nöbetçi genel yayın yönetmenlerinin isimleri bir günlüğüne gazetenin künyesine de basılmıştı.

Duruşma savcısı, daha önce açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar etti.

Avukat Özcan Kılıç, dosyada özensizlikler olduğunu söyledi.

Sanıklardan Fehim Işık’ın sorumlu yayın yönetmeni olduğuna dair bir belge olmadığını belirten Kılıç, savcılıktan gelen belgenin de bunu desteklediğini ifade etti.

Avukat Kılıç, Basın Kanunu’nun 11. maddesinin de ihlal edildiğini dile getirdi.

Özcan Kılıç, Ömer Ağın’ın suçlanmasına konu olan yazının başlığındaki “Savaşanlar kaybedebilir ancak savaşmayanlar baştan kaybetmiştir” sözünün ünlü şair ve tiyatro yazarı Bertolt Brecht’e ait olduğunu dile getirdi. Kılıç, alıntının, iddianameye; “terör örgütü propagandası” olarak yansıtıldığını belirtti.

Kılıç; savcılığın esas hakkındaki mütalaasını gözden geçirmesi ve sanıkların cezai sorumluluğuna dair yeni bir inceleme yapılması gerektiğini ifade etti.

Avukatlar Hatice Ezgi Güngördü, Fikret İlkiz, Rozerin Seda Kip ve Devrim Avcı, dosyaya eklenen evrakları incelemek için süre talep etti.


Sanıklar ve avukatlarına evrakları incelemesi için süre verilmesine ve bir sonraki duruşmanın bir hafta sonra görülmesine karar verildi.

Buna göre, yargılamanın; 3 Nisan 2019 tarihinde görülecek 11. duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride kolluk kuvveti yoktu. Mahkeme başkanı ve savcı mikrofon kullanmadığı için söyledikleri zor duyuldu.

Duruşmaya Katılım

Yargılanan gazeteciler duruşmaya katılmadı. Celal Başlangıç’ı avukatı Fikret İlkiz, Ertuğrul Mavioğlu’nu avukatı Rozerin Seda Kip, İhsan Çaralan’ı avukatı Devrim Avcı Özkurt temsil etti.

Ayrıca, duruşmayı; Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24) ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) gözlemcileri takip etti.

Genel Gözlemler

Mahkeme başkanı, bu duruşmada karar vermek istediğini söyledi, avukatlar dosyaya eklenen evrakları incelemek için süre istedi. Mahkeme başkanı buna gerek olmadığını ifade etti. Avukatlar, taleplerinde ısrarcı olunca duruşma bir hafta sonraya ertelendi.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) gözlemcisi; mahkeme başkanının duruşma başladıktan sonra salona giriş yapılmasını istemediği için duruşma salonuna alınmadı.

9. Standing - Oct. 10, 2018


Yargılamanın dokuzuncu duruşması, duruşma savcısının, daha önce açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar etmesi ile başladı. Mahkeme heyetinin değiştiği görüldü.

Avukat Özcan Kılıç, “Mütalaada çok ciddi hatalar var” dedi. Mahkeme Başkanı, “Maddi hata olma olasılığı olabilir. Zaten savcı mütalaayı yenileyeceğini mütalaa etti” yanıtı verdi. Avukat Kılıç ise “Biz mütalaanın savcıya iadesini istiyoruz” karşılığını verdi.

Öncü Akgül’ün avukatı Ekin Güneş Saygılı ise ek süre talebinde bulundu.

İhsan Çaralan’ın avukatı Devrim Avcı Özkurt, esas hakkındaki mütalaa karısındaki dokuz sayfadan oluşan savunma metnini, mahkemeye sundu.

Ertuğrul Mavioğlu’nun avukatı Rozerin Seda Kip, “Celse arasında, tevsii tahkikat (yargılamanın genişletilmesi) taleplerimizi içeren dosyayı mahkemenize sunmuştuk. Taleplerimizi tekrarladık. Önceki heyet tarafından değerlendirilmeyen taleplerimizin değerlendirilmesini istiyoruz. Esas hakkındaki savunmamızı yeni mütalaa sunulduğunda yapacağız” dedi.


Mahkeme; karar için, duruşmaya beş dakika ara verdi.

Mahkeme, gazetecilerin ve avukatların savunma için ek süre taleplerini kabul etti. Mavioğlu ve avukatının yargılamanın genişletilmesi talebi ise “yargılamanın geldiği aşama göz önünde bulundurularak” reddedildi.

Mahkeme; İstanbul CUmhuriyet Başsavcılığı basın bürosundan Özgür Gündem Gazetesi’nin künye bilgilerini talep etmişti.

Yargılamanın, 28 Mart 2019 tarihinde görülecek 11. duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Saat 11.12’de başlaması gereken duruşma 10 dakika gecikmeli olarak başladı.

Duruşmanın başlaması ile gazeteciler, avukatları ve izleyiciler duruşma salonuna alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin görüldüğü duruşma salonu orta büyüklükte bir salondu.

Yargılamanın gazeteciler için farklı, izleyiciler ve gazeteciler için farklı oturma yerleri ayrılmıştı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya, tutuksuz olarak yargılanan gazeteciler Faruk Eren ve Ertuğrul Mavioğlu katıldı.

Duruşmayı; Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Ahmet Şık ve çok sayıda gazeteci takip etti.
Genel Gözlemler

Mahkeme heyeti yargılanan gazetecileri ve avukatlarını dikkatle dinledi. Bir sonraki duruşmanın tarihi ve başlama saati avukatların taleplerine göre belirlendi.

Avukatlar ile heyet üyeleri arasında şakalaşmalar bile oldu.

Ancak duruşmaya, ara karar için ara verildiğinde; avukatlar, izleyiciler ve gazeteciler; duruşma salonundan çıkarıldı. Aranın bitmesi beklenilirken, bir gazeteci duruşma salonu önünde bekleyenlerin fotoğrafını çekmek istedi. Özel güvenlik görevlileri, gazeteciye engel oldu. Özel güvenlik görevlileri ile gazeteciler ile izleyiciler arasında tartışma yaşandı.

Ara kararın açıklanması için duruşma salonunun kapısı açıldı. Özel güvenlik görevlileri, duruşma salonuna, avukatların dışında kimsenin alınmayacağını duyurdu. Kararın, mahkeme heyeti tarafından verildiği açıklandı. Ancak, mahkeme heyetinin bu yönde bir kararının olmadığı görüldü.

Özel güvenlik görevlilerinin uyarına rağmen, duruşma salonu önündeki tüm bekleyenler salona girdi.

Faruk Eren, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu vd. – “Özgür Gündem Newspaper Solidarity” Trial (Indictment)

Faruk Eren, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu vd. – “Özgür Gündem Newspaper Solidarity” Trial (The Court of Appeal's Judgement)

Faruk Eren, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu vd. – “Özgür Gündem Newspaper Solidarity” Trial (The Court of Appeal's Judgement)

Faruk Eren, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu vd. – “Özgür Gündem Newspaper Solidarity” Trial 10. Standing (Minutes of the Hearing)

Faruk Eren, Fehim Işık, Ertuğrul Mavioğlu vd. – “Özgür Gündem Newspaper Solidarity” Trial 11. Standing (Minutes of the Hearing)

Press in Arrest is a database, monitoring, documentation and collective memory study of Press Research Association.
+90 (312) 945 15 56 | pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License
Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.