Orhan Kemal Cengiz

Zaman Newspaper Main Trial

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Zaman Gazetesi’nin yazar ve yöneticileri hakkında soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Bugün Gazetesi’nin yazarı avukat Orhan Kemal Cengiz de 21 Temmuz 2016’da gözaltına alındı. Atatürk Havalimanı’nda gözaltına alınan Orhan Kemal Cengiz, İngiltere’ye gitmek üzereydi. Cengiz’in, İngiltere’ye; Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin katledilmesinin ardından kurulan Tahir Elçi Vakfı’nın düzenlediği bir konferansa katılmak üzere gitmek istediği belirtildi.

Havalimanında üç saat gözaltında tutuldu. Cengiz ifadesi alınmak üzere havaalanından İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Emniyet sorgusunda Cengiz’e sadece sosyal medya hesabından yaptığı iki paylaşım soruldu.

İfadesi alınmak üzere savcılığa götürülürken Cengiz’e ters kelepçe takıldı. Cengiz, uygulamaya itiraz ettiğinde, polislerin kendisine, “Bize talimat yukarıdan böyle geldi” karşılığının verildiğini aktardı.

Dört gün süren gözaltı işlemlerinin ardından 24 Temmuz 2016’da serbest bırakıldı. Hakkında, yurtdışına çıkış yasağı kondu.

Hakkındaki iddianame 10 Nisan 2018’de tamamlandı.

Zaman Gazetesi yönetici ve yazarları hakkındaki iddianame İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından 10 Nisan 2017’de tamamlandı. Bugün Gazetesi’nin yazarı avukatı Orhan Kemal Cengiz de iddianameye dahil edildi.

“FETÖ ile ilişki” suçlamasının yöneltildiği pek çok iddianamede olduğu gibi bu iddianamede de yaklaşık 20 sayfa boyunca; “FETÖ’nün kuruluşu, amacı, yöntem ve stratejisi, hiyerarşik yapısı, istihbarat ağı, mali yapısı ve gelir kaynakları, silahlı gücünün” yanısıra, “FETÖ’nün medyadaki yapılanmasına, medyanın soruşturmalardaki etkisine” yönelik iddialar sıralandı.

“Şüphelilere atfedilen suçların açıklanması” bölümünde şüphelilerden değil, şüphelilerin farklı pozisyonlarda görev aldıkları medya kurumlarının FETÖ ile iddia edilen bağlantısı ispatlanmaya çalışıldı. Ayrıca Zaman Gazetesi eski genel yayın yönetmenleri Ekrem Dumanlı ve Abdülhamit Bilici, Samanyolu TV yöneticisi Hidayet Karaca, Taraf Gazetesi Yazarı Emre Uslu, Mehmet Baransu, Cumhuriyet Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar gibi dosyanın doğrudan sanığı olmayan, başka dosyalar üzerinden yargılananların isimlerinin bu iddianamede de kullanıldığı görüldü.

Sanıklara ilişkin suçlamalara ancak sayfalar sonra geçilebilen iddianamede Orhan Kemal Cengiz’in, “FETÖ’nün medya gücünü oluşturduğu, örgütün genel amacı doğrultusunda anayasal düzeni, Meclis’i ve hükümeti ortadan kaldırmak için örgüt stratejisi ve hiyerarşisi içinde rolünü yerine getirdiği” iddia edildi.

İddianamede, Cengiz’in adı; bir tanesi kimlik bölümünde olmak üzere sadece iki kere kullanıldı. Hiçbir yazısı ve sosyal medya paylaşımı delil olarak gösterilmedi.

İddianamede, Cengiz’in; “Görünürde suç unsurlarına rastlanmayan yazılarda dahi basın ve ifade özgürlüğü sınırlarını aşarak devlet yetkililerinin ve kurumlarının haklarını ihlal niteliğinde ifadeler kullanıldığı ya da ön hazırlık niteliğinde yazılar yazıldığı” iddia edildi.

Cengiz’in, “örgüt amacına hizmet ettiği”, “ulusal güvenliği tehdit edebilecek; toplum huzurunu, toplumsal barışı ve asayişi bozabilecek beyanlarda bulunduğu”, “askeri darbe çağrısında bulunmaktan çekinmediği” öne sürüldü.

Cengiz’in, “FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün silahlı medya gücünü oluşturduğu”, “FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün genel amacı doğrultusunda anayasal düzeni, TBMM’yi ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmak için örgüt stratejisi ve hiyerarşisi içerisinde rollerini yerine getirdiği” ileri sürüldü.

İddianame ile Orhan Kemal Cengiz; Türk Ceza Kanunu’nun 309/1, 311/1, 312/1 maddeleri uyarınca, “Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek”, “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etmek” ve “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmekle” suçlandı.

Ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve Terörle Mücadele Kanunu 5. maddesi uyarınca “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlaması yöneltildi.

Hakkında, toplamda, üç kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.

Ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, “belirli haklardan yoksun bırakılması” da talep edildi.

İddianame, 11 Nisan 2017’de, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. 24 Nisan 2017’de İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Bugün Gazetesi yazarı avukat Orhan Kemal Cengiz ile birlikte Zaman Gazetesi’nin yönetici ve yazarlarının yargılanmasına; 18-19 Eylül 2017’de, Silivri Cezaevi içinde kurulan adliye binasındaki İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmayla başlandı. İlk duruşmada sadece tutuklu sanıkların savunmaları alındı.

Yargılamanın ikinci duruşması 8 Aralık 2017’de görüldü. Cengiz, ilk savunmasını bu duruşmada yaptı. Cengiz şunları söyledi:

“İki duruşmadır benim neden burada olduğumu anlamaya çalışıyoruz. Çünkü iddianame bunu anlatmıyor. İddianamede köşe yazarları arasında geçiyorum, ama suçlama yapılan bir yazı da yok.”

Yargılamanın üçüncü duruşması 5 Nisan 2018 tarihinde görüldü. Savcı bu duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. İddianamede, herhangi bir köşe yazısının aleyhinde delil olarak gösterilmediği Orhan Kemal Cengiz, mütalaada Bugün Gazetesi’ndeki köşe yazıları üzerinden suçlandı.

Cengiz, yazılar üzerinden; “Fetullahçı Terör Örgütüne bağlılığını ifade etmek”, “örgüte bağlı emniyet ve yargı personeli tarafından tezgahlanan sözde yolsuzluk operasyonlarını övmek suretiyle örgüt içinde kendisine verilen görevi yerine getirmekle” suçlandı.

Cengiz’in; “sadece üyelik aşamasında kalmadığı”, “yazılarıyla hükümeti işlevini yerine getiremeyen bir devlet erki gibi göstererek ve özellikle örgüt üyelerine savaş esiri muamelesi yaptığını iddia ederek darbenin nesnel koşullarının oluştuğuna toplumu ikna etmeye çalıştığı” öne sürüldü.

Savcı, esas hakkındaki mütalaasıyla, Cengiz hakkında; “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlaması üzerinden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi. Savcı, bu iddia ve talebine; “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçunu işlendiği iddiasıyla 15 yıla kadar hapis cezası talebini de ekledi.

Savcılık, ilk mütalaasını; 20 gün geçtikten sonra sadece aralarında Orhan Kemal Cengiz’in de bulunduğu dört sanık yönünden değiştirdi. İddianamede olmayan üç sosyal medya paylaşımı, mütalaaya delil olarak eklendi.

Cengiz için “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlaması düşürüldü. “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlaması da düşürülerek, “zincirleme şekilde terör örgütü propagandası” iddiasına dönüştürüldü. Böylece Cengiz hakkında istenen hapis cezası; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve ek olarak 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezasından, 8 yıl 9 aya düştü.

Yargılamanın dördüncü duruşması 10-11 Mayıs tarihlerinde görüldü. Orhan Kemal Cengiz bu soruşturmada, değiştirilen esas hakkındaki mütalaa karşısındaki son savunmasını yaptı. Cengiz şöyle konuştu:

“Ben yazarlık değil, avukatlık faaliyetim nedeniyle yargılanıyorum. Savcı bey ilk mütalaada ölümü gösterdi, sonra tadilatla sıtmaya razı etti. Ama ben o sıtmaya da razı değilim. İddianamede fiil yok. Adım oraya Zaman Gazetesi’ne kayyum atanmasını dair davayı Anayasa Mahkemesi’ne götürdüğüm için eklendi. Ahmet Altan ve Mehmet Altan’ın davalarını da Anayasa Mahkemesi’ne ben götürdüm. Bundan dolayı kriminalize edilmem kabul edilemez. Bugün Gazetesi’ne yazdığım için yargılanıyorsam, neden bu davada benden başka Bugün yazarı yok?” dedi.

10 bin tane tweet attığını sadece üç tanesi üzerinden kendisine suçlama yöneltildiğini dile getirdi.

Orhan Kemal Cengiz’in avukatı Ali Koç ise, “Orhan Kemal Cengiz alanında uzman bir hukukçu ve hak savunucusudur. Müvekkilim bir yazısında cemaate ‘ceberut’ diyor. Cemaat yargısı ve polisinin uygulamalarını eleştirdiği onlarca yazı ve tweet’i var. Orhan Kemal Cengiz’in beraatini, aksi takdirde davanın Basın Kanunu’nun 26. maddesi gereği zaman aşımı nedeniyle düşmesini talep ediyoruz” dedi.

Yargılamanın altıncı duruşması 5-6 Temmuz 2018 tarihlerinde görüldü. Orhan Kemal Cengiz, hakkındaki tüm suçlamalardan beraat etti. Cengiz hakkındaki tüm adli kontrol tedbirleri de kaldırıldı.

İstinaf Süreci

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Cengiz hakkında verilen beraat kararına istinaf mahkemesinde itiraz etti. İstanbul Bölge Adliyesi 2. Ceza Dairesi, 25 Haziran 2019 tarihinde verdiği kararda, beraat kararını onadı.

Yargıtay Süreci

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, istinaf mahkemesinin, Orhan Kemal Cengiz hakkındaki beraat kararının onanması yönündeki karara karşı Yargıtay’a temyiz başvurusu yaptı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, temyiz talebine ilişkin tebliğnamesini, 23 Aralık 2019’da sundu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı Yardımcısı tarafından tamamlanarak, temyiz yargılamasını yürüten 16. Ceza Dairesi’ne sunulan tebliğnamede; Cengiz hakkındaki beraat kararının onanması talep edildi.

Tebliğnamede, köşe yazarları İhsan Duran Dağı, Nuriye Ural ve Lalezar Sarıibrahimoğlu hakkında verilen beraat kararlarının ise onanması talep edildi. Mehmet Özdemir hakkındaki beraat kararının ise bozulması istendi.

Öte yandan; İbrahim Karayeğen, Ahmet Turan Alkan, Mümtazer Türköne ve Mustafa Ünal hakkında “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla verilen hapis cezalarının onanması talep edildi. Şahin Alpay ve Ali Bulaç hakkında “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla verilen hükmün bozulmasını talep eden başsavcılık, Alpay ve Bulaç’ın “hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan yargılanmaları gerektiğini belirtti.

Zaman Newspaper Main Trial (Indictment)

Zaman Newspaper Main Trial (Verdict)

Zaman Newspaper Main Trial (Notification of the Prosecutor's Office (CoC))

Zaman Newspaper Main Trial (The Court of Appeal's Judgement)

Press in Arrest is a database, monitoring, documentation and collective memory study of Press Research Association.
+90 (312) 945 15 56 | pressinarrest@gmail.com