Orhan Şahin

Orhan Şahin is the editor-in-chief and managing editor of the Yurt Newspaper.

A suit was filed against him with the charge of “insulting the president of the Republic” by publishing the interview of journalist Tunca Öğreten with Perihan Mağden, which was first published on diken.com.tr.

The subject of the interview with Perihan Mağden was the government’s decision to pull Nokta Magazine from the market.

Mağden and Öğreten, who conducted the interview with her, were fined 7,000 Turkish Liras each on the accusation of “insulting the president of the Republic.”

Mehmet Çağlar Tekin and Orhan Şahin were acquitted of the charge.

Moreover, Orhan Şahin was sentenced to 11 months and 20 days of imprisonment for “insulting the president” by publishing a news report titled as “Tayyip’s jihadists ensanguined Kobanê.” The sentence was suspended.

Perihan Mağden, Tunca Öğreten vd. - “Publicy Insulting the President” Trial

One of the columnists of the magazine, Perihan Mağden, gave an interview to the journalist Tunca Öğreten of diken.com.tr, and said that “Erdoğan behaves like a wild animal, like a wild tiger with its back to the wall.”

The Yurt Newspaper published the interview on Sept 15, 2015 in both the printed version and on its website.

Therefore, a suit was filed against Orhan Şahin for “insulting the president.”

The three-page indictment includes nothing more than one sentence in the content of the interview.

The indictment starts with the publishing of the interview by the Yurt Newspaper. Orhan Şahin’s, Perihan Mağden’s and Tunca Öğreten’s statements are then summarized.

In Orhan Şahin’s statement, he said they regarded the quoted expressions on diken.com.tr as harsh criticism. In Perihan Mağden’s defense, she said she used the words “a wild animal” as a metaphor and she changed it to “like a tiger.” Her statements, that the words had nothing to do with insulting the president, were also included in the indictment.

Tunca Öğreten’s testimony, in which he said he published the interview with zero edits, adding that Perihan Mağden expressed her thoughts with metaphors as she is a woman of letters, and he also did not regard her words as an insult, were also summed up in the indictment.

After the summary of the statements of the defendants, the prosecutor said the words “he behaves like a wild animal” do “bear the characteristics of a crime of insult on their own” and that “these words exceed the limits of criticism and are an obvious insult, so that publishing them should also be regarded as a major crime.”

The prosecutor convicted Mağden for “committing the crime of insulting the president in his absence and the other defendants committed the same crime publicly.”

The prosecutor demanded that Orhan Şahin be sentenced according to TCK 299/2, which refers to committing the major crime of “insulting the president” and thus the sentence should be aggravated at the rate of 1/6.

The verdict

The Istanbul 2nd Criminal Court of First Instance fined Perihan Mağden and Tunca Öğreten 7,000 Turkish Liras each, on the charge of “insulting the president of the Republic.”

The court also decided that the journalists Orhan Şahin and Mehmet Çağlar Tekin be acquitted of the charge.

12. Standing - Jan. 10, 2019


10:00’da başlayacağı duyurulan duruşma 10:20’de başladı.

Hâkim, Tunca Öğreten’e esas hakkındaki son savunmasını sordu. Öğreten, şunları söyledi:

“Sayın yargıç, bu bir söyleşiydi. Bana ne söylendiyse cevapları alıp yazıya döktüm. Perihan Hanım da edebiyatçı olduğu için teşbih yapmıştır. Ben de bunda bir hakaret görmediğim için metne döktüm. Adliye koridorlarında kimse bile isteye bu kadar çok mesai yapmak istemez diye düşünüyorum. ‘Elçiye zeval olmaz’ sözünün geçerliliğini koruyup korumadığını bugün göreceğiz. Beraatimi talep ediyorum.”

Öğreten’in savunmasının ardından avukatı Sevgi Kalan söz aldı ve röportajın tamamına bakılmadan yargılama konusu edildiğine dikkat çekti.

Kalan şunları söyledi:

“Müvekkilim gazetecidir. Dava konusu sözler röportajın bağlamından koparılmıştır. Röportajda Cumhurbaşkanı’nın yönetim politikası eleştiriliyor. Söz konusu röportaj bir gazetecilik faaliyetidir. Bununla ilgili Anayasa Mahkemesi kararları da vardır. Siyasilerin eleştirilere anlayışlı olmasıyla ilgili de Yargıtay içtihatları vardır.”“

Kalan’dan sonra Perihan Mağden’in avukatı Melike Polat söz aldı. İlk olarak müvekkili Perihan Mağden’in ifade özgürlüğünü kullandığını söyledi.

Polat, Mağden’in bugüne kadar yayınlanmış 21 kitabı olan bir edebiyatçı olduğunu hatırlattı. TDK’da da “Teşbihte hata olmaz” yazdığını ifade etti:

“Yeri geldiği zaman çirkin, kabaca bir benzetme yapılırken kullanılır. Bundan alınılmamasını dilemek için söz arasında söylenir. Sevimsiz bulunabilir ama bunu es geçmemeliyiz. Nihai olarak müvekkilimin sözleri ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasetçi olduğu için daha hoşgörülü olmak zorunda.”

Hâkim, Öğreten’e son sözünü sordu. Öğreten, “Bir suçum yok. Beraatimi talep ediyorum” dedi.

Duruşma 20 dakika kadar sürdü, 5 dakika ara verildikten sonra karar açıklandı.


Perihan Mağden, iddianamede; Türk Ceza Kanunu’nun 299/1 maddesi uyarınca “Cumhurbaşkanına hakaret etmekle” suçlandı. Ancak mahkeme, Mağden’in; Türk Ceza Kanunu’nun 299/2 maddesindeki “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla 11 ay 20 gün hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Ceza, 7 bin TL adli para cezasına çevrildi.

Tunca Öğreten de “Cumhurbaşkanına alenen hakaret etmek” suçlamayla 7 bin TL adli para cezasına çarptırıldı.

Hakim, Mağden ve Öğreten’in; “yeniden suç işlemekten çekineceklerine dair olumlu kanaat oluşmadığı” gerekçesiyle haklarındaki hükmün açıklanmasını geri bırakmadı.

Yurt Gazetesi’nin çalışanları Orhan Şahin ve Mehmet Çağlar Tekin’in ise beraatına karar verildi.

Kararın istinaf mahkemesine taşınacağı öğrenildi.


Duruşma Öncesi

Salon önünde Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, tutuksuz yargılanan gazeteci Tunca Öğreten ve avukatı Sevgi Kalan ile Perihan Mağden’in avukatı Melike Polat ve gazeteciler bulunuyordu.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma görüleceği salon küçüktü fakat katılan kişi sayısına göre yeterliydi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya, Tunca Öğreten; avukatı Sevgi Kalan ile Perihan Mağden ise avukatı Melike Polat ile birlikte katıldı. Duruşmayı gazeteciler de izledi.

11. Standing - Dec. 27, 2018


11:55’te başlayacağı duyurulan duruşma 12:15’te başladı.

Hakim ile avukatlar arasında evlilik sonrası değişen soyadları ile ilgili şakalaşmalar oldu.
Avukat Tolgay Güvencin, Tunca Öğreten’in rahatsızlandığını, son savunmasını yapmak üzere hazırlandığını, savunma için süre talep ettiğini söyledi.

Bir önceki duruşmada; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılarak, Yurt Gazetesi’nin suçlama konusu yapılan haberin basıldığı sırada sorumlu yazı işleri müdürü ile bağlı bulunduğu yetkilinin kim olduğunun sorulmasına karar verilmişti. Yanıtın geldiği görüldü.

Ancak avukat Melike Polat, UYAP sistemine düşen yanıtı görmediğini, cevabı incelemek istediğini, hazırlıksız olduğunu bu yüzden savunma yapmak için ek süre istediğini söyledi.


Avukatların savunma için ek süre talepleri kabul edildi,

Bir sonraki duruşma için 10 Ocak 2019 tarihi belirlendi.


Duruşma Öncesi

6 Nisan 2017 tarihinde avukatlar tarafından pek çok yargılama sürecini protesto için başlatılan, 85 hafta süren ve son kez buluşulacak “Adalet Nöbeti” eyleminin aynı güne denk gelmesi nedeniyle Çağlayan Adliyesi kalabalıktı.

Duruşma saatinin, protesto için belirlenen saate denk gelmesi nedeniyle; duruşma öncesinde salon önünde bekleyen kimse yoktu.

Aynı gün birçok gazetecinin duruşması vardı.

Gazeteci Pelin Ünker hakkında, “Paradise Papers” belgelerine ilişkin haberleri nedeniyle eski Başbakan Binali Yıldırım ve oğulları tarafından açılan davanın duruşması da aynı mahkemede, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin görüleceği duruşma salonu küçüktü. Duruşma salonunda avukatlar, bir stajyer avukat ve bir izleyici dışında katılım gösteren olmadığı için salonun küçük olması sorun oluşturmadı.

Duruşmaya Katılım

Duraşmaya, Tunca Öğreten; avukatı Tolgay Güvencin ile Perihan Mağden ise avukatı Melike Polat ile katıdı. Duruşmayı hiçbir gazeteci izlemedi.

Genel Gözlemler

Hakim bir önceki duruşmaya göre neşeliydi. Duruşma, avukatlarla diyalog halinde sürdü. Bir sonraki duruşma için uygun olan tarih de hakim ile avukatlar arasındaki diyalog sonucunda belirlendi.

Duruşma 5 dakika kadar sürdü.

10. Standing - Oct. 18, 2018


Tunca İlker Öğreten savunmasında şunları söyledi:

“Daha önce anlatmıştım. Perihan Mağden ile 2016 yılında bir söyleşi yaptım. Kendisi edebiyatçı kimliğiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında edebi bir benzetme yaptı ve ‘Köşeye sıkışmış bir kaplan gibi’ dedi. Bu benzetmesinin Türkiye’de hakaret olarak kullanıldığını ben hiç duymadım. Türkçede kaplan, aslan gibi kelimeler hakaret olarak algılanmaz. Eşek, ayı gibi ifadeler hakaret olur. Bu edebi benzetmeden ötürü sözlerini kendi nazarımda hakaret algısı oluşmadığı için yazdım. Biz gazeteciler mütemadiyen yargılanıyoruz. Ben zaten profesyonel sanığım. Bile bile bir hakareti yazmam. Hakaret içeriği ya da kastı olduğunu düşünsem yazmazdım. Elçiye zeval olmaz denilir. Perihan Mağden’in sözünü yazdım. Ayrıca 2016’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kendisine edilen hakaretlerle ilgili açtığı davaları geri çekti.”

Öğreten’in bu sözleri üzerine, hakim, Öğreten’in sözlerini keserek; bu davanın şikayete bağlı bir dava olmadığını, kamu davası olduğunu dile getirdi. Hakim, “Sanki hepsi düştü, bu dava devam ediyor gibi bir algı yaratılmasın” dedi. Öğreten ise böyle bir algı yaratmak istemediğini söyledi ve beraatini talep ederek savunmasını bitirdi.

Öğreten’in avukatı Sevgi Kalan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) içtihadını anımsatarak; röportaj yapan gazetecinin cezalandırılamayacağını, aktarım yapan gazetecinin cezalandırılmasının gazeteci üzerinde baskı oluşturacağını ve kamuyu ilgilendiren konularda rahatça haber yapamayacağını ifade etti.

Kalan, röportajın içeriğinde hakaret oluşturan bir durumun söz konusu olmadığını, sanık Perihan Mağden’in edebi bir benzetme yaptığını, Recep Tayyip Erdoğan’ın başka devlet başkanları ile olan ilişkisinin değerlendirildiğini ve dolayısıyla hakaret oluşturan bir durumun söz konusu olmadığını anlattı.

Avukat Kalan, Anayasa Mahkemesi içtihadına göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi kişiliği nedeniyle eleştirilere tahammül etme sınırının diğer insanlardan fazla olması gerektiğini söyleyerek, beraat talebinde bulundu.

Hakim duruşmada, ara karar aşamasına geçtiğinde, bir sonraki duruşma için uygun olan tarihi, gazetecilerin avukatlarına sordu.


Hakim, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılarak, Yurt Gazetesi’nin suçlama konusu yapılan haberin basıldığı sırada sorumlu yazı işleri müdürü ile bağlı bulunduğu yetkilinin kim olduğunun sorulmasına karar verdi.

Bir sonraki duruşma için 27 Aralık 2018 tarihi belirlendi.


Duruşma Öncesi

İstanbul Adliyesi’ndeki vatandaş girişinde uzun bir kuyruk vardı.

Gazeteciler, sarı basın kartları ile avukat ve personel için ayrılan girişi kullandı.

10:35’te başlaması gereken duruşma 11:15’te başladı.

Salon önünde avukatlar, izleyiciler ve gazetecilerin bulunduğu görüldü. Duruşma, Asliye Ceza Mahkeme’sinde görüleceği için güvenlik bariyeri yoktu.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin görüleceği duruşma salonu küçüktü. Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) bağlantıları için ekipman kurulu değildi.

Duruşmaya Katılım

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, gazeteci Tuğba Tekerek ve Evrensel Gazetesi muhabiri Cansu Pişkin duruşmayı izlemek için salondaydılar. Tutuksuz yargılanan Tunca İlker Öğreten ile avukatlar Sevgi Kalan ve Melike Polat duruşma salonundaydı.

Genel Gözlemler

Hakimin gergin olduğu gözlemlendi. Duruşma 20 dakika kadar sürdü.

Perihan Mağden, Tunca Öğreten vd. - “Publicy Insulting the President” Trial (Indictment)

Contact: pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License

Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.