Ozan Kaplanoğlu

Ozan Kaplanoğlu - “Propaganda of Terrorist Organization Through Press” Trial

Bursa Muhalif internet haber sitesi editörü Ozan Kaplanoğlu hakkında 10 Ekim 2016 tarihinde Bursa Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü’ne ihbar içerikli e-posta gönderildi. E-postada, Ozan Kaplanoğlu’na ait internet sitesinde “suç teşkil eden yayınlar bulunduğu” iddia edildi.

İhbarın ardından Bursa Emniyet Müdürlüğü, Ozan Kaplanoğlu’nun internet sitesi üzerinde inceleme başlattı. İnternet sitesinde, “THKP/C terör örgütü kurucusu Mahir Çayan ve THKP/C terör örgütünün amaç ve stratejisinin” anlatıldığı öne sürüldü. Sitede, “halkı silahlı eyleme ve iç savaşa çağırarak isyana teşvik edici dijital belgelerin olduğu” iddia edildi.

Kaplanoğlu’nun kendi adına açtığı internet sitesi üzerinden “THKP/C terör örgütü amaç ve stratejileri doğrultusunda faaliyet yürüttüğü, silahlı terör örgütüne militan kazandırmak adına çalışmalarda bulunduğu” öne sürüldü.

Bursa Emniyet Müdürlüğü, Kaplanoğlu’nun Facebook hesabı üzerinde de inceleme yaptı. Kaplanoğlu’nun burada da “Cumhurbaşkanı aleyhinde paylaşımlarda bulunduğu, halkın çoğunluğunun sahip olduğu dini inanca, ahlaki değerlere küfrettiği, terör örgütü propagandası içerikli paylaşımlarda bulunduğu” iddia edildi.

Bilgisayarına, cep telefonuna, ses kayıt cihazına, hafıza kartlarına el kondu. Kaplanoğlu’nun evinde yapılan aramada; “Devrimci Gençlik,” “Genç Umut,” “Halkın Devrimci Yolu,” “Devrimci Öğretmen” isimli dergilerine, “İnsancı Yaşam İstiyoruz” yazılı afişine de el kondu.

Soruşturma kapsamında Kaplanoğlu, “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla 4 Mayıs 2017’de evi basılarak gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından mahkemeye çıkarıldı. Bursa 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin 5 Mayıs 2017 tarihli kararı ile tutuklandı. Bursa Cezaevi’nde yer olmadığı gerekçesiyle Denizli T Tipi Kapalı Cezaevi’ne götürüldü.

Kaplanoğlu, hakkındaki iddianame 2 Haziran 2017’de tamamlandı.

Gazeteci Ozan Kaplanoğlu hakkındaki iddianame, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından 2 Haziran 2017’de tamamlandı.

Toplamda 16 sayfadan oluşan iddianamenin yedi sayfasında “Türkiye’deki sol örgütlenmelerin tarihine” ilişkin iddialar sıralandı. Devrimci Gençlik Federasyonu (Dev-Genç), Türkiye Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi (THKP/C) ve Dev-Yol’un kuruluş ve faaliyetleri anlatıldı. Bunların “terör örgütü” olduğu iddia edildi.

İddianamede Kaplanoğlu’nun kendi adına açtığı internet sitesinde yayımladığı “Devrimci İç Savaş,” “Savaş ve Devrim,” “Silahlı Devrim: Ekmek ve Yaşam Silahlı Devrimle Elde Edilir” ve “Mahir Çayan: Bütün Yazılar” başlıklı kitaplar sıralandı.

İddianamede Kaplanoğlu’nun, “kitapları yayınlayarak THKP/C terör örgütü amaç ve stratejileri doğrultusunda faaliyet yürüttüğü, silahlı terör örgütüne militan kazandırmak adına çalışmalarda bulunduğu” öne sürüldü.

İddianamede, Kaplanoğlu’nun; “kendi ismini gizleyerek ‘Uğur Gündüz’ ismiyle kitap yayınladığı” iddia edildi. Ancak Uğur Gündüz, bir rumuz değildi. Uğur Gündüz ismiyle yazılan ve iddianameye delil olarak dahil edilen kitaplar, 1990’ların ilk yıllarında yayınlanmıştı. Ozan Kaplanoğlu ise 1991 doğumlu.

İddianamede, Kaplanoğlu’nun; Facebook hesabı üzerindeki incelemenin sonuçlarına da yer verildi.

Kaplanoğlu’nun, “bir Üniversiteli Kadın Kolektifi üyesinin tutuklanmasına tepki gösterdiği” iddia edildi. İddianamede, “Üniversiteli Kadın Kolektifi’nin, THKP/C Dev-Yol terör örgütünün alan yapılanması olduğu” öne sürüldü.

Aralarında CHP, HDP, EMEP, ÖDP, KESK, DİSK gibi siyasi parti ve sendikaların da bulunduğu Bursa Demokratik Güçler Platformu’nun, Bursa’da düzenlediği, “Hayırlar Devam Ediyor” konulu basın açıklamasının fotoğrafını paylaşması da iddianamede “suç unsuru” olarak yer aldı.

Kaplanoğlu; fotoğrafı, “Hayır biz kazandık… Yine kazanacağız. Çaldığınız oyların hesabını elbet vereceksiniz ve katlettiklerinizin ve işkencelerden geçirdiklerinizin ve zindanlarda gençliklerini çaldıklarınızın acıları yanında çok hafif kalacak” yorumu ile birlikte paylaştığı gerekçesiyle “devleti ve hükümeti hedef almak” ile suçlandı.

Kaplanoğlu, ayrıca; yine Facebook hesabı üzerinden “Onlara sözümüz devrim olacak” ifadelerini paylaşmıştı. Paylaşımla ilgili, “Türkiye Cumhuriyeti Devlet sistemini silahlı devrim yoluyla yıkmaktan bahsettiği anlaşılmaktadır” iddiasında bulunuldu.

Kaplanoğlu Halkevleri’nin düzenlediği anma yürüyüşlerine katılmakla da suçlandı.

İddianamede, Kaplanoğlu; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Bu kapsamda bir yıl altı aydan yedi yıl altı aya kadar hapisle cezalandırılması istendi. Kaplanoğlu’nun ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” da talep edildi.

Kaplanoğlu hakkındaki iddianame Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Gazeteci Ozan Kaplanoğlu hakkındaki yargılama, 2 Ağustos 2017 tarihinde Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma ile başladı.

Kaplanoğlu duruşmaya, tutuklu bulunduğu Denizli T Tipi Kapalı Cezaevi’nden Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Kaplanoğlu, iddianamede; Halkevleri, Öğrenci Kolektifleri, Liseli Genç Umut gibi kuruluşların terör örgütü olarak suçlanması karşısında, Halkevleri’nin hükümet tarafından kamuya yararlı dernek olarak kabul edildiğini dile getirdi. Katıldığı etkinlikler üzerinden suçlanması karşısında da şu savunmayı yaptı:

“Ben solcuyum, tabii ki anmalara katılacağım. Tabii ki iktidara ‘seni yıkacağım’ diyeceğim. 68 kuşağının neferleri bizim için onurdur. Onların katledildiği darağacı müzelerde sergilenirken onları anmak mı suç oldu?”

Kaplanoğlu, beraatini talep etti. Hakkında verilecek olası ceza hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasını (HAGB) ise kabul etti.

Avukat Özgür Özcan, Kaplanoğlu’nun son 1 aydır tek başına hücrede tutulduğunu, avukat görüşlerinin kısıtlandığını belirtti. Kaplanoğlu’nun tahliyesini talep etti.

Savunmaların ardından duruşma savcısı, Kaplanoğlu’nun adli kontrol talebi ile tahliye edilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, Kaplanoğlu’nun yurtdışına çıkış yasağı ile birlikte tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar verdi.

Yargılamanın ikinci duruşması 14 Kasım 2017 tarihinde görüldü. Mahkeme, iddianamede bahsedilen Halkevleri’nin faaliyetleri yasaklanan bir kurum ya da kuruluş olup olmadığının Bursa Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne sorulmasına karar verildi.

Yargılamanın üçüncü duruşması 1 Mart 2018 tarihinde görüldü. Kaplanoğlu’nun gözaltı işlemleri sırasında el konulan dijital materyallerine ilişkin bilirkişi raporunun hızla iletilmesine karar verildi.

Yargılamanın dördüncü duruşması 19 Haziran 2018 tarihinde görüldü. Kaplanoğlu’nun avukatı Kemal Özgür Yetkin, iddianamenin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, “Biz bu davayı ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götüreceğiz” dedi. Kaplanoğlu hakkındaki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep etti.

Mahkeme; Halkevleri’nin kamu yararına dernek statüsünün devam edip etmediğinin Bursa Dernekler Masası ve İçişleri Bakanlığı’na sorulmasına karar verildi.

Yargılamanın altıncı duruşması 16 Ocak 2019 tarihinde görürdü. Duruşma savcısı, bu duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, Kaplanoğlu’nun; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca, “basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla cezalandırılmasını talep etti. Kaplanoğlu’nun avukatları, esas hakkındaki mütalaa karşısında savunma yapmak için süre talep etti. Duruşma ertelendi.

Yargılamanın yedinci duruşması 17 Nisan 2019’da görüldü. Duruşma savcısı, bir önceki duruşmada sunduğu esas hakkındaki mütalaayı tekrarladı.

Kaplanoğlu, esas hakkındaki mütalaa karşısında savunma yaptı. Kaplanoğlu, “hakkında açılan başka yargılama dosyalarında hem THKP-C, hem PKK-KCK hem de FETÖ propagandası yaptığının iddia edildiğini söyledi. Kaplanoğlu, “Bir kişinin üç ayrı propaganda yapması mümkün olamaz. 30’a yakın açılmış davam mevcuttur. Uluslararası basın kartım vardır. Ben bu örgütün propagandasını yapmadım, sosyal medya paylaşımları propaganda içerikli değildir” dedi.

Kaplanoğlu’nun avukatı ise “THKP-C örgütü faaliyetine 1972 yılında son vermiş bir örgüttür. Olmayan bir örgütün propagandasını yapmak mümkün değildir” dedi.

Yargılama sekiz duruşma sürdü. Yargılamanın tüm duruşmalarında mahkeme heyeti üyelerinde değişiklik olduğu görüldü. Ancak mahkeme başkanı, yargılama boyunca değişmedi.

Yargılamanın sekizinci duruşması 12 Eylül 2019’da görüldü. Savcı, Kaplanoğlu’nun tekrar; “THKP/C terör örgütünün propagandasını yapmak” suçlamasıyla cezalandırılmasını istedi.

Kaplanoğlu, “En son avukatım hesapladığında 13 davadan beraat kararı almışım. Ben bu dosyadan da beraatime karar verilmesini talep ediyorum” dedi.

Duruşma sonunda Kaplanoğlu’nun “basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla bir yıl altı ay 22 gün hapisle cezalandırılmasına karar verdi.

Karar istinaf mahkemesine taşındı. Karara ilişkin istinaf mahkemesi incelemesi sürüyor.

Ozan Kaplanoğlu - “Propaganda of Terrorist Organization Through Press” Trial (Indictment)

Ozan Kaplanoğlu - “Propaganda of Terrorist Organization Through Press” Trial (Minutes of the Hearing)

Press in Arrest is a database, monitoring, documentation and collective memory study of Press Research Association.
+90 (312) 945 15 56 | pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License
Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.