Özgür Boğatekin

Özgür Boğatekin - Publicy Insulting" Trial

Soruşturma, 03 Mayıs 2020 tarihinde Eğitim Bir Sendikası ve Memur Sen Adıyaman İl Başkanı Ali Deniz’in, Özgür Boğatekin’in kendisi hakkında yaptığı ve Facebook üzerinden yayınladığı haber paylaşımını şikayet etmesi üzerine başlatıldı. Ancak, iddia edilen suçun 5271 sayılı Kanunun 253. Maddesi gereğince “uzlaşma” kapsamında olması nedeniyle kamu davası açılmadan önce dosya Uzlaştırma Bürosuna gönderildi.

Tarafların uzlaşamaması üzerine Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu tarafından iddianame hazırlandı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu tarafından 12 Kasım 2020 tarihinde iddianame hazırlandı. İddianamede Eğitim Bir Sendikası ve Memur Sen Adıyaman İl Başkanı Ali Deniz müşteki olarak yer aldı. Gazeteci Özgür Boğatekin ve Hüseyin Polat isimli yurttaş ise “sanık” olarak iddianamede yer aldı.

26 Nisan 2019 tarihinde Özgür Boğatekin’in sosyal medya sayfası Facebook’tan yaptığı paylaşım suçlama konusu yapıldı. Söz konusu paylaşımda Boğatekin, Eğitim Bir Sendikası ve Memur Sen Adıyaman İl Başkanı Ali Deniz hakkında iddialarda bulundu.

Boğatekin, paylaşımda Deniz için ‘’Gerger İmam Hatip Lisesinde öğretmenlerin bilgisi ve gözetiminde onlarca çocuğa yapılan taciz olayında ilçeye çıkarma yaparak tacize göz yumanları koruyup, kollamış ve olayın üstünü kapatmak istemişti’‘ iddiasında bulunmuştu.

Boğatekin, suçlama karşısında yaptığı savunmasına yaptığı paylaşımın eleştiri sınırları dahilinde olduğunu belirtti.

İddianamede, Boğatekin’in söz konusu paylaşım ile müşteki Ali Deniz’e hakaret ettiğine yer verildi.

İddianamede Özgür Boğatekin’e, “Sesli Yazılı veya Görüntülü Bir İleti İle Hakaret” suçlaması yöneltilerek, TCK’nın 125/1,2, 4 maddeleri uyarınca cezalandırılması istendi. Boğatekin’in 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılması istendi. Cezanın 1/6 oranında arttırılarak 3 buçuk aydan 2 yıl 4 aya kadar arttırılması ya da para cezası ile cezalandırılması istendi. TCK’nın 53 maddesi kapsamında da Boğatekin’in bazı haklardan yoksun bırakılması talep edildi.

Hazırlanan iddianame Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. Davanın ilk duruşması 05Ocak 2021 tarihinde görüldü. Davanın ilk duruşmasında mahkeme heyeti kararını açıkladı. Gerekçeli kararda, yargılanan gazeteci Özgür Boğatekin’in davanın açılmasından kısa bir süre sonra yazılı savunmasını mahkeme hakimine bildirdiğine yer verildi.

Boğatekin ve avukatının katılmadığı duruşmada mahkeme hakimi, Özgür Boğatekin açısından “hakaret” suçunun unsurlarının oluşmadığına kanaat getirerek, beraat kararı verdi.

Özgür Boğatekin - Publicy Insulting" Trial (Reasoned Judgement)

Özgür Boğatekin - Publicy Insulting" Trial (Indictment)

Özgür Boğatekin - “Publicly Offences” Trial

Adıyaman’daki Gerger Jandarma Komutanlığı’nda görevli bir uzman çavuş, 7 Mayıs 2011 tarihinde, “kaçak balık avı yapıldığı” yönündeki ihbar üzerine olay yerine gitti. Uzman çavuş, üç kişi hakkında tutanak tuttu. Üç kişi, daha sonra; tutulan tutanak uyarınca idari para cezası kesilmesini sağlamak amacıyla 9 Mayıs 2011’de Gerger Jandarma Komutanlığı’na çağırıldı. Burada, şüphelilerden biriyle uzman çavuş arasında bir tartışma yaşandı. Uzman çavuş ile tartışan kişi, iddianamede anlatılana göre “rahatsızlığını belirterek Gerger Toplum Sağlığı Merkezi’ne götürüldü.”

Gerger Fırat Gazetesi istihbarat şefi Özgür Boğatekin, şüphelinin bulunduğu Gerger Toplum Sağlığı Merkezi’ne gitti.

Boğatekin, hastane koridorunda, şüphelinin yaşadığı sağlık durumu ile ilgili olarak bir başka şüpheli ile görüntülü röportaj yaptı. Görüntülü röportaj, 10 Mayıs 2011 tarihinde, Gerger Fırat Gazetesi’nin internet sitesinde “Jandarmada İşkence İddiası” başlığı ile yayınlandı.

Röportajda; uzman çavuşun, hastanedeki şüpheliyi jandarma karakolu içinde dövdüğü, yumrukladığı iddia edildi. “Bunun üzerine şüphelinin, kalp krizi geçirdiği” ileri sürüldü.

Gazeteci Özgür Boğatekin’in babası ve Gerger Fırat Gazetesi’nin sahibi ve sorumlu müdürü Hacı Boğatekin ise 13 Mayıs 2011’de olayla ilgili bir köşe yazısı kaleme aldı.

Adıyaman’daki Gerger Cumhuriyet Başsavcılığı, haberde ve köşe yazısında adı geçen uzman çavuşun şikayeti üzerine Özgür Boğatekin ile Hacı Boğatekin hakkında soruşturma başlattı. Gazetecilerin, yazdıkları haber ve köşe yazısı üzerinden, uzman çavuşa karşı “iftira” suçunu işledikleri iddia edildi.

Özgür Boğatekin ile Hacı Boğatekin, haklarındaki soruşturma kapsamında, emniyete ifade vermeye çağrıldı.

Özgür Boğatekin, savcılıkta alınan ifadesinde; sağlık ocağına gittiğinde, haberinde adını geçirdiği kişinin baygın halde olduğunu, vücudun çeşitli yerlerinde kalp ritminin ölçülmesi için cihazlar takılı olduğunu gördüğünü belirtti. Habere kendi yorumlarını katmadığını, haberini şüphelilerin anlattıklarına dayandırdığını dile getirdi. Kimseye iftira atmadığını, anlatılanların iddia olduğunu haberde sık sık vurguladığını belirtti. Kendisinden şikayetçi olan uzman çavuşun tekzip gönderdiğini ve tekzip metnini de yayınladığını ifade etti.

Hacı Boğatekin ise ifadesinde; iftira atmak gibi bir niyetlerinin olmadığını, “haberi, mağdur olduğunu iddia eden tarafın beyanlarını dikkate alarak yaptıklarını” söyledi.

Özgür Boğatekin ve Hacı Boğatekin ile haberde anlatımlarına yer verilen bir kişi hakkındaki iddianame 4 Temmuz 2011’de tamamlandı.

Adıyaman’da yayın yapan Gerger Fırat Gazetesi’nin istihbarat şefi Özgür Boğatekin ile aynı gazetenin sahibi ve sorumlu müdürü Hacı Boğatekin hakkındaki iddianame, Adıyaman Gerger Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4 Temmuz 2011’de tamamlandı.

İddianamede, Özgür Boğatekin ile Hacı Boğatekin hakkında başlatılan soruşturmanın nedenleri sıralandı.

Özgür Boğatekin’in 10 Mayıs 2011’de “Jandarmada İşkence İddiası” başlıklı haberine yer verildi. İddianameye göre, haberde; “Bir yumruk yedi kalbi durdu. Karakolda yumruk yiyen vatandaş kap krizi geçirdi. Uzman Çavuş’un hışmına uğrayan R.M. karakolda kalp krizi geçirdi. Yere yığılan M. koridorda kalp krizi geçirdi” ifadeleri kullanıldı.

İddianamede, Boğatekin’in; “olayları sanki kendisi de görmüş ve doğruluğu sabitlenmiş gibi haber yaptığı” iddia edildi. “Yazı metninin genelinde, yaptığı haberin iddia olduğunu belirtir ifadeler kullanmasına rağmen gerçekmiş gibi haber yaptığı” ileri sürüldü. İddianamede şu ifadeler kullanıldı:

“Okuyucuların da haber altına yaptığı yorumlardan, söz konusu iddiaların doğru olduğu hissine kapılarak yorum yaptıklarının gözlemlendiği…”

Hacı Boğatekin ise 13 Mayıs 2011 tarihli yazısında “Yumrukçu uzmanın namını Gerger’de duymayan yok. Jandarma Uzman Çavuş karakolda yumruk attı, R.M. kalp krizi geçirdi. Bu uzman çavuş, Jandarma içinde geçmişte yaşandı gibi derin kolları JİT, JİTEM adlı benzer bir görevlendirmenin unsuru mudur…” ifadelerini kullandı.

İddianamede, ayrıca; haberde ve yazıda “kalp krizi geçirdiği” iddia edilen kişi hakkında düzenlenen adli rapordaki bilgilere yer verildi. Buna göre, raporda; “vücudunda herhangi darp ve cebir izi yoktur, herhangi bir sağlık sorununa rastlanılmamıştır” ifadeleri kullanılıyordu.

Bir de Özgür Boğatekin’in röportaj yaptığı kişinin de savcılıkta, ‘’olayın heyecanı ve siniriyle böyle dedim’‘ ifadesini verdiği aktarıldı.

Gazetecilerden şikayetçi olan uzman çavuş hakkında da hem adli hem idari soruşturma başlatıldığı belirtildi. Uzman çavuş, iddianamede “şikayetçi” sıfatıyla yer aldı.

İddianamede, Özgür Boğatekin’in; Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesi uyarınca “iftira” suçunu işlediği iddia edildi. Bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası talep edildi. Hacı Boğatekin hakkında da aynı suçlama karşısında aynı hapis cezası istendi.

Gazetecilerin ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” da talep edildi.

İddianame, Adıyaman’daki Gerger Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Adıyaman’da yayın yapan Gerger Fırat Gazetesi’nin istihbarat şefi Özgür Boğatekin ile aynı gazetenin sahibi ve sorumlu müdürü Hacı Boğatekin’in yargılanmasına Adıyaman Gerger Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı.

Mahkeme, 26 Aralık 2012 tarihinde Özgür Boğatekin ile Hacı Boğatekin hakkındaki yargılamanın ertelenmesine karar verdi.

Yargılamanın ertelenmesi kararı, 2 Temmuz 2013 tarihinde Meclis’te kabul edilen, 5 Temmuz 2012’de de yürürlüğe giren “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un” geçici 1. ve 2. maddelerine dayandırıldı.

Yasal düzenleme, “basın ve yayın yoluyla, düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; adli para cezasını ya ad üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda” yargılamanın hangi aşamada olursa olsun ertelenmesinin önünü açıyordu.

Kanuna göre, “hakkındaki yargılamanın ertelenmesine karar veren gazetecinin üç yıl içinde basın ve yayın yoluyla başka bir suç daha işlememesi gerekiyordu.

Mahkeme, Özgür Boğatekin ile Hacı Boğatekin hakkındaki yargılamanın, bu kanun kapsamında kalacağına karar verdi. Mahkeme, Özgür Boğatekin ve Hacı Boğatekin’i üç yıl içinde hakkında başka bir dava açılması ve bu yargılama kapsamında mahkum edilmesi durumunda, bu yargılamanın yeniden açılacağı yönünde uyardı.

Böylece Özgür Boğatekin ile Hacı Boğatekin hakkındaki yargılama ertelendi.

Gerger Asliye Ceza Mahkemesi, Özgür Boğatekin hakkında “iftira” suçlamasıyla dava açıldığını, davaya konu suç tarihinin, yargılamanın ertelendiği tarihten sonraki üç yıl içinde olduğunu tespit etti. Mahkeme, Boğatekin’in, hakkında açılan yeni davada 12 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldığını, hapis cezasının 9 Mart 2020 tarihinde kesinleştiğini belirledi.

Bu nedenle, mahkeme; Boğatekin hakkında daha önce ertelenen yargılamanın yeniden başlamasına karar verdi.

Hacı Boğatekin hakkında, üç yıl içinde benzer suçlamalarla yeni bir dava açılmadı. Bu nedenle Hacı Boğatekin hakkındaki bu yargılama, düşmüş sayıldı.

Mahkeme, Boğatekin hakkındaki yargılamanın 30 Eylül 2020 tarihinde yeniden başlamasını kararlaştırdı.

Yeniden yargılamanın ilk duruşması 30 Eylül 2020 tarihinde görüldü. Boğatekin, duruşmaya; avukatı Hüseyin Boğatekin ile birlikte katıldı. Ancak, Boğatekin’den şikayetçi olan uzman çavuş, duruşmaya katılmadı.

Mahkeme, Boğatekin’den şikayetçi olan uzman çavuşun ifadesinin alınması için, yeni görev yeri olan Mardin’deki nöbetçi asliye ceza mahkemesine yazı yazılmasına karar verdi.

Yargılamanın ikinci duruşması, 25 Kasım 2020 tarihinde görüldü. Mahkeme başkanı, değişmedi. Boğatekin, duruşmaya katıldı. Ancak, Boğatekin’den şikayetçi olan uzman çavuş veya avukatı, duruşmaya katılmadı. Boğatekin’in, mahkemeye; 30 Eylül 2020 tarihinde mahkemeye bir dilekçe sunduğu belirtildi. Ancak, Boğatekin’in dilekçesindeki talepleri, “yargılamaya katkısı olmayacağı” gerekçesiyle reddedildi. Duruşma, tanıkların dinlenmesi için ertelendi.

Yargılamanın, 27 Ocak 2021 tarihinde görülecek üçüncü duruşma ile devam etmesine karar verildi.

Özgür Boğatekin - “Publicly Offences” Trial (Minutes of the Hearing)

Özgür Boğatekin - “Publicly Offences” Trial (Indictment)

Özgür Boğatekin - “Calumny in Successive Intervals” Trial

Adıyaman’da yayın yapan Gerger Fırat Gazetesi’nin muhabiri ve haber müdürü Özgür Boğatekin; Nisan, Ekim ve Kasım 2013 yılında, dönemin Adıyaman’ın Gerger kaymakamı ile ilgili dört köşe yazısı kaleme aldı.

Kaymakam, 20 Kasım 2013’te, Boğatekin’den şikayetçi oldu. Yazılar üzerinden “hedef alındığını, iftira suçunu işlendiğini” iddia etti. Adıyaman Gerger Cumhuriyet Başsavcılığı, şikayet üzerine, Boğatekin hakkında soruşturma başlattı.

İddianameye göre, Boğatekin, soruşturma sürecinde verdiği ifadesinde; amacının iftira değil, kamuoyunun merak ettiği konuları haberde dillendirmek ve haber yapmak olduğunu dile getirdi. Yazılarında iftira kastı olmadan, bazı sorular sorduğunu dile getirdi.

Boğatekin hakkındaki iddianame 21 Şubat 2014’te tamamlandı.

Adıyaman’da yayın yapan Gerger Fırat Gazetesi’nin muhabiri ve haber müdürü Özgür Boğatekin hakkındaki iddianame Adıyaman Gerger Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 21 Şubat 2014 tarihinde tamamlandı.
İddianamede, Özgür Boğatekin’in; dönemin Gerger kaymakamı ile ilgili yazdığı dört yazısına yer verildi. Nisan, Ekim ve Kasım 2013’te yayınlanan yazıların başlıkları, iddianamede; “Namussuz Kim,” “Rant Kime Gidiyor,” “Kanun Mu Kaymakam Mı” ve “Et Kokarsa Tuzlarsın” ifadeleri ile sıralandı. İddianamede yazıların içerikleri de aktarıldı.

İddianamede, Boğatekin hakkındaki soruşturmanın; Boğatekin’in yazılarında işaret ettiği, dönemin Gerger Kaymakamı’nın şikayeti üzerine başlatıldığı belirtildi. İddianameye göre, kaymakam; Boğatekin’in “kendisini hedef aldığını ve iftira suçunu işlediğini” öne sürdü. Kaymakam, iddianamede “şikayetçi” olarak yer aldı.

Boğatekin, yazılarında; “köy muhtarları ile belediye başkanlarının görevi olan evlendirme işlemlerinin nüfus müdürlüğü çalışanları tarafından yürütüldüğünü,” “bazı arazilerin ihalesiz, pazarlıksız, bedelsiz olarak verildiğini,” ve “Gerger’de yaşayan insanlardan toplu konut projeleri için para toplandığını” iddia etti.

Adıyaman Gerger Cumhuriyet Başsavcılığı, Boğatekin’in yazılarında dile getirdiği iddialarla ilgili Toplu Konut İdaresi, Ziraat Bankası Gerger Şubesi, Adıyaman Valiliği ve Gerger Kaymakamlığı ile yazıştı. Kurumlardan genel yanıtlar, soruşturma dosyasına eklendi.

İddianamede, Boğatekin; Türk Ceza Kanunu’nun 267/1 maddesi uyarınca “iftira” ile suçlandı. Hakkında, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası istendi. Ancak, iddianamede, suçlamanın “zincirleme şekilde işlendiği” iddia edildi. Bu nedenle, hakkında istenen cezanın, Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılması istendi. Boğatekin hakkında, toplamda, bir yıl üç aydan yedi yıla kadar hapis cezası istendi. Boğatekin’in ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” da talep edildi.

Boğatekin hakkındaki iddianame, Gerger Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Adıyaman’da yayın yapan Gerger Fırat Gazetesi’nin muhabiri ve haber müdürü Özgür Boğatekin’in yargılanmasına, 19 Mart 2014 tarihinde, Gerger Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma ile başlandı.

Boğatekin, savunmasını avukatı ile birlikte yapmak istediğini dile getirdi. Talebi kabul edildi. Boğatekin’in yazısında adını geçirdiği Gerger Kaymakamı da duruşmaya katıldı. Mahkeme, Boğatekin’in yazılarındaki iddialarını kaymakama sordu. Kaymakam, şikayetinin devam ettiğini belirterek, Boğatekin’in cezalandırılmasını talep etti. Kaymakamın yargılamaya katılmasına karar verildi. Duruşma Boğatekin’in savunmasını avukatı aracılığıyla yapması için ertelendi.

Yargılamanın ikinci duruşması, 14 Mayıs 2014 tarihinde görüldü. Boğatekin, hakkındaki bir başka yargılama kapsamında cezaevinde olduğu için duruşmaya katılmadı. Mahkeme; Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı’na ve Adıyaman Valiliği’ne yazı yazılarak kaymakam hakkında adli veya idari bir soruşturma açılıp açılmadığının sorulmasına karar verdi.

Yargılamanın üçüncü duruşması, 4 Haziran 2014 tarihinde görüldü. Boğatekin bu duruşmaya katıldı. Bir sonraki duruşmada, avukatı aracılığıyla savunma yapacağını söyledi. Duruşmanın, 25 Haziran 2014 tarihine ertelenmesini talep etti. Duruşma, Boğatekin’in talep ettiği tarihe ertelendi.

Yargılamanın dördüncü duruşması, 25 Haziran 2014 tarihinde görüldü. Boğatekin, duruşmada; hakkındaki suçlamaya delil olarak gösterilen Gerger Fırat Gazetesi’nin internet sitesinde yayımlanan yazılarının; savcılıktaki ifadesinde, kendisinin yazdığını dile getirmesine rağmen, babası Hacı Boğatekin tarafından kaleme alındığını belirtti. Babasının internet kullanmayı bilmediğini, yazıları bu nedenle kendisinin internet sayfasına girdiğini belirtti. İnternet sitesi ile herhangi bir bağlantısının olmadığını ifade etti.

Duruşma savcısı, Boğatekin’in babası Hacı Boğatekin’in tanık olarak dinlenmesini istedi. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılamanın beşinci duruşması, 10 Eylül 2014 tarihinde görüldü. Hakimin değiştiği görüldü. Hakim; mahkemeye yeni atandığını, 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ilçe seçim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, daha sonra izne ayrıldığını, adli tatilin ardından göreve başladığını, bu nedenle dosyayı kapsamlı olarak incelemediğini açıkladı. Tüm bunlar, duruşma tutanağına da aktarıldı.

Önceki duruşmada, Özgür Boğatekin’in tanık olarak dinlenmesine karar verilen babası Hacı Boğatekin, duruşmaya katılmadı. Boğatekin de babası Hacı Boğatekin’in tanık olarak dinlenmesini talep etti. Duruşma ertelendi.

Yargılamanın altıncı duruşması, 22 Ekim 2014 tarihinde görüldü. Özgür Boğatekin duruşmaya katıldı, ancak babası yine katılmadı. Özgür Boğatekin, babasının ilçe dışında olduğunu, önümüzdeki günlerde ilçeye geleceğini söyledi. Duruşma ertelendi.

Yargılamanın yedinci duruşması, 26 Kasım 2014 tarihinde görüldü. Hakimin değiştiği gözlendi. Duruşmaya katılan olmadı. Tanık olarak dinlenmesine karar verilen Hacı Boğatekin de mazeret dilekçesi sunarak katılmadı. Bu nedenle duruşma ertelendi.

Yargılamanın sekizinci duruşması, 14 Ocak 2015 tarihinde görüldü. Hakimin yine değiştiği gözlendi. Özgür Boğatekin’in babası Hacı Boğatekin, duruşmaya tanık olarak katıldı. Hacı Boğatekin, şunları söyledi:

“Özgür’ün yargılanmasına sebep olan söz konusu yazılar benim sahibi olduğum Gerger Fırat Gazetesinin internet sitesinde yayınlanmış olup, bu sitenin sorumluğu bana aittir. Özgür hakkında açılan davalar ile ilgili olarak benim hakkımda da soruşturma yapılmış olup, hakkımda takipsizlik kararı verilmesine rağmen aynı dava konularıyla ilgili olarak Özgür hakkında iddianame düzenlenmiştir. İddianame düzenlenen dava konusu haberler benim hakkımda takipsizlik kararı verilen haberlerle bire bir aynıdır. Neden Özgür hakkında dava açıldığını bilmiyorum. Site bana aittir, sorumluluğu bana aittir, oğlum Özgür’ün herhangi bir sorumluluğu yoktur” dedi. Duruşma, dosyanın incelenmesi için ertelendi.

Yargılamanın dokuzuncu duruşması, 25 Şubat 2015 tarihinde görüldü. Ancak duruşmaya katılan olmadı. Hakim, Gerger Kaymakamlığı’na yazı yazılarak; Gerger Fırat Gazetesi’nin 2013 yılında basılıp, basılmadığının sorulmasına karar verildi. Mahkeme, gazetenin söz konusu tarihlerde basılmış olması durumunda 2-5 Nisan 2013 ve 9-26 Ekim 2013 tarihlerinde yayımlanan dört sayısının birer örneğinin istenmesini kararlaştırdı.

Yargılamanın 10. duruşması, 25 Mart 2015 tarihinde görüldü. Gazeteci Özgür Boğatekin, duruşmaya katıldı. Önceki duruşmada, Gerger Kaymakamlığı’na yazılan yazıya yanıt verildiği ve yanıtın dosyaya konduğu belirtildi. Özgür Boğatekin, önceki savunmalarını tekrar ederek, beraatini talep etti.

Yargılamanın 11. duruşması 31 Mart 2015’te görüldü. Özgür Boğatekin duruşmaya katıldı. Boğatekin, son savunmasını yapmak için süre istedi. Hakim; Boğatekin’in bu aşamaya kadar savunmasını yaptığını belirterek, “son savunma için süre talebinin, yargılamayı uzatmayı amaçladığını” iddia etti. Boğatekin’in, süre talebi reddedildi.

Boğatekin, son söz olarak, suçlamaları kabul etmediğini söyledi, beraatini istedi. Hakim, kararını açıkladı.

Boğatekin, Türk Ceza Kanunu’nun 267/1 maddesi uyarınca “iftira” suçlamasıyla bir yıl hapis cezasına çarptırıldı. “Suçun zincirleme şekilde işlendiği” iddia edildi. Boğatekin hakkında verilen ceza, bu nedenle, Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca bir yıl üç ay hapis cezasına çıkarıldı. Yargılama sürecindeki davranışları göz önünde bulundurularak, Boğatekin; bir yıl 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme; Boğatekin hakkındaki verilen cezayı; “sabıkalı kişiliği, suç işleme eğilimi” iddiaları ile ertelenmedi. Boğatekin’in daha önce de benzer bir suç işlediği ve “kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaate varılmadığı” gerekçeleriyle, karara ilişkin hükmün açıklanması da geri bırakılmadı.

Mahkeme, gerekçeli kararında; Özgür Boğatekin’in hakkındaki suçlamalara konu olan yazıları kendisinin yazmadığı yönündeki savunmasını reddetti. Gerekçeli kararda, “haber sitesinden alınan çıktılarda, haberin altında isminin bulunduğu” belirtildi. Özgür Boğatekin’in bu savunmasının “suçtan kurtulmaya yönelik olduğu” iddia edildi.

Yargıtay Süreci

Hapis cezası kararına karşı itiraz edildi. Temyiz başvurusu, Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından incelendi. Daire, kararını; yerel mahkemenin kararından yaklaşık beş yıl sonra verildi. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 9 Mart 2020 tarihinde verdiği kararında; Boğatekin hakkında verilen hapis cezası kararını onadı.

Yargıtay, kararında; Boğatekin’in temyiz başvurusunun bir sebebe dayanmadığı gerekçesini kullandı. Hapis cezası kararının; hukuka uygun, yasal ve yeterli gerekçeyle açıklandığı belirtildi.

Hapis cezası kararının onanmasının ardından, Boğatekin’e, cezanın infazı için çağrı kağıdı yazıldı. 21 Temmuz 2020 tarihinde düzenlenen çağrı kağıdında, Boğatekin’in; hakkındaki cezanın infazı için 10 gün içerisinde savcılığa teslim olması gerektiği belirtildi.

Boğatekin, kararın tebliğ edilmesinin ardından cezanın infazı için 26 Ağustos 2020 günü Adıyaman Adliyesi’ne giderek teslim oldu. Buradaki işlemlerinin ardından Adıyaman Yarı Açık Cezaevi’ne gönderildi.

Ancak, Koronavirüs pandemisi kapsamında infazı ertelenerek, 27 Ağustos 2020 günü tahliye edildi.

Özgür Boğatekin - “Calumny in Successive Intervals” Trial (Reasoned Judgement)

Özgür Boğatekin - “Calumny in Successive Intervals” Trial (Minutes of the Hearing)

Özgür Boğatekin - “Calumny in Successive Intervals” Trial (The Court of Cassation's Judgement)

Özgür Boğatekin - “Calumny in Successive Intervals” Trial (Indictment)

Özgür Boğatekin - “Propaganda of Terrorist Organization in Successive Intervals Through Media” Trial

Adıyaman Emniyet Müdürlüğü, sosyal paylaşım sitelerinde “PKK/KCK terör örgütüne müzahir paylaşımlara yorum yapan, paylaşımlarda bulunan ve beğenen kullanıcılar” üzerinde soruşturma başlattı.

Gazeteci Özgür Boğatekin de soruşturmaya dahil edildi. Boğatekin’in, Facebook’ta “terör örgütüne müzahir paylaşımlar yaptığı” iddia edildi.

Boğatekin, soruşturma kapsamında; 19 Mart 2018’de gözaltına alındı.

İddianameye göre, Boğatekin, soruşturma aşamasındaki ifadesinde; paylaşımları kendisinin yapıp yapmadığını hatırlamadığını dile getirdi. Facebook hesabının Gerger Fırat Gazetesi’ne ait bir hesap olduğunu belirtti. “Hesap üzerinden haber niteliği taşıyan paylaşımların kendisi tarafından ve gazete çalışanları tarafından paylaşıldığını” ifade etti. “Paylaşımların şiddet içermediğini” söyledi.

Gözaltı işlemleri iki gün sürdü. 21 Mart 2018’de, serbest bırakıldı. Boğatekin hakkında, belirli aralıklarla adresine en yakın karakola imza vermesi şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verildi. Ayrıca, yurtdışına çıkışı yasaklandı.

Boğatekin hakkındaki iddianame, 5 Haziran 2018 tarihinde tamamlandı.

Gazeteci Özgür Boğatekin hakkındaki iddianame, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5 Haziran 2018 tarihinde tamamlandı.

İddianamede, Boğatekin hakkındaki soruşturmanın, Adıyaman Emniyet Müdürlüğü’nün sosyal medya hesapları üzerinde yaptığı araştırmanın ardından başlatıldığı belirtildi.

Boğatekin’e ait olduğu iddia edilen sekiz Facebook paylaşımı sıralandı. İddianamede suç tarihinin 19 Ağustos 2016 olduğu belirtildi. Oysa, Boğatekin’e ait olduğu iddia edilen sosyal medya paylaşımları Ağustos 2014 ile Aralık 2015 tarihleri arasında yapılmıştı. İddianamede, paylaşımların çeşitli görseller içerdiği belirtildi.

Boğatekin’in “2014 yılında ölen bir örgüt mensubunun örgüt propagandasına dönüşen cenaze etkinliğine ait görseli paylaştığı” iddia edildi.

“Elinde silah ve üzerinde PKK/KCK terör örgütünü simgeleyen elbisenin yer aldığı ve muhtemelen örgüt mensubu Mahzun Korkmaz’a ait olan heykelin bulunduğu görseli” “Şehit Mahzun Korkmaz’ın heykeli dikildi” ifadeleri ile paylaştığı ileri sürüldü.

Özgür Boğatekin’in, “PKK şehre indi” ifadelerinin bulunduğu görseli “PKK Ortadoğu halklarının umudu olmuştur” başlığı altında paylaştığı öne sürüldü.

“Barışın tek mimarı olan Apo’ya yol ver Türkiye” ifadelerinin olduğu Abdullah Öcalan görselini “Devlet Apo’ya Yol Ver” başlığı altında paylaştığı iddia edildi.

Boğatekin’in paylaştığı bir başka görselde ise “Geçen gün kendi sosyal medya hesabımdan dile getirdiğim görüşlerin aynısını bugün PKK de ifade ediyor. Kürt özgürlük hareketi birlikte yaşamı desteklerken, ülkelerin liderleri ise bölünmeyi istiyor, demiştim. Dün dediklerimin aynısını bugün Karayılan da söylüyor” ifadelerinin yer aldığı öne sürüldü.

Boğatekin’in, “terör örgütünü destekleyici paylaşımlarda bulunarak bu paylaşımlarını geniş kitlelerle ulaştırmaya çalıştığı” iddia edildi. “Terör örgütü militanlarının yer aldığı görsel ile diğer paylaşımları ile terör örgütünün faaliyetlerini ortaya koyduğu, ölen örgüt mensuplarının yer aldığı görselleri paylaşarak örgüt mensubu şahısları överek sahiplenmeye çalıştığı” ileri sürüldü.

İddianamede, Boğatekin; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası” yapmakla suçlandı. Bir yıldan beş yıla kadar hapsi istendi. İddianamede, “suçun basın ve yayın yoluyla işlendiği” iddia edildi. Bu nedenle, hakkında istenen cezanın Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası gereğince yarı oranında artırılması istendi. “Basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası suçunun” bir de “zincirleme şekilde işlendiği” öne sürüldü. Bu nedenle, zaten artırılması talep edilen hapis cezasının bir de Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılması istendi.

Boğatekin hakkında, “zincirleme şekilde; basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlaması ile toplamda, bir yıl 10 ay 15 günden 13 yıl bir ay 15 güne kadar hapis cezası talep edildi.

İddianame, Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Gazeteci Özgür Boğatekin’in yargılanmasına, 26 Eylül 2018 tarihinde, Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma ile başlandı.

İddianameyi kabul eden mahkeme heyetinin, ilk duruşmada değiştiği gözlendi.

Boğatekin, ilk duruşmaya katıldı. Avukatının, kardeşi Hüseyin Boğatekin olduğunu dile getirdi. Savunmasını avukatı ile birlikte yapmak istediğini söyledi.

Mahkeme, Boğatekin hakkında uygulanan, adresine en yakın karakola belirli aralıklarla imza verme şeklindeki adli kontrol tedbirinin devamına karar verdi. Duruşma, ertelendi.

Boğatekin, iki duruşma arasında; imza mahkemeye yazılı olarak başvurarak, imza yükümlülüğünün kaldırılmasını talep etti. Boğatekin hakkında uygulanan, imza atmak şeklindeki adli kontrol şartı 15 Ekim 2018 tarihinde kaldırıldı.

Yargılamanın ikinci duruşması 26 Kasım 2018 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinden bir üyenin değiştiği gözlendi. Yargılanan gazeteci Özgür Boğatekin, duruşmaya; avukatı Hüseyin Boğatekin ile birlikte katıldı.

Özgür Boğatekin, savunmasında; paylaşımların haber paylaşımları olduğunu dile getirdi. “Ben sonuçta bir gazeteciyim. Bu gazetedeki haberler, savcı tarafından incelenir. Savcı, suç olduğuna kanaat getirirse bu haber gazetede yayımlanamaz. Suça konu iddialar gazetedeki haberlerdir” dedi.

Suçlamaya konu olan paylaşımların yapıldığı Facebook sayfasının kendisine değil gazeteye ait olduğunu dile getirdi. “Birden fazla kullanıcısı vardır. Üzerinden dört yıl, beş yıl geçmiştir. Paylaşımları kimin yaptığını bilmiyorum. Kendim yapıp, yapmadığımı da bilmiyorum” dedi.

Boğatekin, hakkındaki olası bir mahkumiyet kararında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istedi.

Boğatekin’in avukatı Hüseyin Boğatekin ise “Bir suç varsa bu iddia kapsamında, sorumlu müdürün sorumlu tutulması gerekir. Bu kişi de Gerger Fırat Gazetesi’nin sorumlu yazı işleri müdürü Hacı Boğatekin’dir” dedi.

Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını bu duruşmada sundu. Mütalaada, Boğatekin’in üç Facebook paylaşımı üzerinden “zincirleme şekilde terör örgütü propagandası yapmak” suçlaması ile cezalandırılması talep edildi. Savcı, iddianamede yer alan diğer beş paylaşımın “suç unsuru olmadığını” belirtti.

Mahkeme; Boğatekin’in yurtdışına çıkış yasağını kaldırdı. Boğatekin ve avukatına, esas hakkındaki mütalaa karşısında süre tanındı.

Yargılamanın üçüncü duruşması 10 Aralık 2018 tarihinde görüldü. Mahkeme heyeti değişmedi. Özgür Boğatekin, duruşmaya katılmadı. Boğatekin’i, avukatları Ferat Boğatekin ve Hüseyin Boğatekin temsil etti.

Duruşma savcısı ise bir önceki duruşmada açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar etti.

Boğatekin’in avukatları, suçlamaya konu edilen Facebook hesabının bilirkişi tarafından incelenmesini talep etti. Talep reddedildi.

Gerger Fırat Gazetesi sorumlu yazı işleri müdürü Hacı Boğatekin, yargılamaya katılmayı talep etti. Mahkeme; Hacı Boğatekin’in yargılanan gazeteci Özgür Boğatekin’in babası olduğunu belirledi. Hacı Boğatekin’in tanık olarak dinlenmesi ve yargılama katılması talebi reddedildi.

Özgür Boğatekin, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca, “terör örgütü propagandası” yapmakla suçlanıp bir yıl hapis cezasına çarptırıldı. “Terör örgütü propagandası suçunun basın ve yayın yoluyla” işlendiğine karar verildi. Boğatekin hakkındaki ceza, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir yıl altı aya çıkarıldı. “Basın ve yayın yoluyla işlenen terör örgütü propagandası suçunun bir de zincirleme şekilde işlendiğine” karar verildi. Cezanın, bir de, Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca, dörtte bir oranında artırılmasına karar verildi. Boğatekin, bir yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Bu hapis cezası, Boğatekin’in “geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak” altıda bir oranında düşürüldü.

Sonuç olarak, Boğatekin; “zincirleme şekilde, basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla bir yıl altı ay 22 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Boğatekin’e verilen ceza miktarları, kanunda belirtilen alt sınıra uyularak verildi.

Boğatekin hakkındaki ceza, hakkında daha önce verilmiş ve ertelenmiş hapis cezaları olduğu gerekçesiyle, ertelenmedi.

İstinaf Süreci

Gazeteci Özgür Boğatekin hakkındaki hapis cezası, avukatı Hüseyin Boğatekin tarafından istinaf mahkemesine taşındı.

İstinaf incelemesi, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından yürütüldü.

Daire, kararını 26 Şubat 2020 tarihinde verdi. İstinaf mahkemesi, Boğatekin hakkında verilen hapis cezası kararını bozdu.

Bozma kararında, Boğatekin hakkında Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir başka soruşturmaya atıf yapıldı. Bu soruşturmadaki suç tarihinin 11 Haziran 2017 olduğu belirtildi. Boğatekin hakkında hapis cezası kararı verilmesine neden olan iddianamenin hazırlanma tarihinin ise 5 Haziran 2018 olduğu ifade edildi.

Bozma kararında iki dosyanın, hukuki bağlantının tespit edilmesi durumunda birleştirilmesi gerektiği ifade edildi. Bozma kararı, yerel mahkeme tarafından bu incelemenin yapılmadığı gerekçesine dayandırıldı.

İstinaf mahkemesi kararı ile birlikte, yargılama dosyası tekrar, ilk yargılamanın yürütüldüğü Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

Yeniden Yargılama Süreci

İstinaf mahkemesinin bozma kararının ardından, gazeteci Özgür Boğatekin’in hakkındaki yargılama yeniden başladı.

Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi, istinaf mahkemesinin kararı uyarınca; Boğatekin hakkında Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmanın sonucunun öğrenilmesine karar verdi.

Yeniden başlayan yargılamanın ilk duruşması 30 Haziran 2020 tarihinde görüldü. Verdiği karar istinaf mahkemesi tarafından bozulan Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkanı ve bir üyesi ile değiştiği görüldü. Duruşmaya katılan olmadı.

Duruşma öncesinde, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazılan ve Boğatekin hakkında açılan soruşturmanın sonucunun sorulduğu yazıya yanıt verildiği belirtildi. Başsavcılık, mahkemeye; soruşturmanın sürdüğünü bildirdi. Duruşma ertelendi.

Yeniden başlayan yargılamanın ikinci duruşması 13 Ekim 2020 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinin başkanı ve tüm üyeleri ile birlikte değiştiği gözlendi. Duruşmaya katılan olmadı.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Boğatekin hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” ve “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlamasıyla dava açıldığını bildirdiği açıklandı.

Mahkeme, Tunceli’deki mahkemenin Tunceli’de devam eden yargılamanın bu dosya ile birleştirilmesine onay verip vermediğinin sorulmasına karar verdi.

Yeniden üçüncü duruşması 19 Kasım 2020 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinden bir üyenin değiştiği gözlendi. Boğatekin, duruşmaya; avukatı Aysun Avci ile birlikte katıldı.

Mahkeme, daha önce; Boğatekin hakkında Tunceli’de yargılama yürüten mahkemeye, yargılama dosyasının bu dosya ile birleştirilmesine onayının olup olmadığının sorulmasına karar vermişti. Birleştirme talebine olumlu yanıt verildiği, ancak; yargılama dosyasının gönderilmediği belirlendi.

Boğatekin, “Uzun yıllar, önce basılı şimdi de internet gazeteciliği yapmaktayız. Gerger Fırat Gazetesi, kurulduğu günden beri; korkusuzca, halkın haber alma hakkının tesisi için, basın etiğine uygun şekilde faaliyet yürütmektedir. Yazar ve muhabirleri hakkında sayısız soruşturma ve dava açılmıştır. Birçok kez gözaltına alındık ve tutuklandık” dedi.

Sürekli soruşturma ve kavuşturmalar ile karşı karşıya olduklarını belirten Boğatekin, “Yerel mahkeme bu paylaşımlar hakkında mahkumiyet kararı verirken, gazeteci olduğumuzu dikkate bile almamıştır. 2013-2015 yılları arasında, örgüt ile doğrudan barış süreci yürüten, PYD yetkilisi ile Ankara’da resmi görüşme yapan devlet, gazetecinin haber yapmasını suç saymaktadır. Bu çelişkidir. Hukuki değil siyasidir” dedi.

Boğatekin, “Dürüst ve kamu yararına gazetecilik, tek derdim oldu. Basın ilkelerinden sapmadan, görevimi yerine getirmeye çabaladım. Basının üzerindeki yargı kıskacının ortadan kalkması toplumun haber alma hakkı açısından zorunludur. Beraatımı talep ederim” diye konuştu.

Ardından söz alan avukat Aysun Avci, esas hakkındaki savunmalarının sonra yapacaklarını kaydederek, “Basın, Anayasa gereği özgürdür. Basının görevi sadece iktidar yanlısı haberler yapmak değildir. Örgüt haberleri de yapılabilir. Yargılamalar siyasi konjonktüre göre yapılamaz. Müvekkilimiz basın mensubudur” diye konuştu.

Basın mensuplarının her türlü haberi yapabileceğini dile getiren Avcı, “Suçun tarihi, ‘çözüm sürecine’ denk gelmiştir . Devlet adamları bu süre içerisinde, bu örgütün yanlarında oturup konuşabiliyorlar. Bu süreç geçtikten sonra, müvekkilim hakkında, haber yaptığı için soruşturma başlatılmış. Televizyonlarda, her zaman, Abdullah Öcalan’ın haberleri yapılmaktadır. O zaman bu haberlerde de terör örgütü propagandası yaptı, demeliyiz” ifadelerini kullandı. İddiaya konu paylaşımların, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Mahkeme, Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bu yargılama dosyası ile birleştirilmesine onay verdiği yargılama dosyasının gönderilmesinin beklenmesine karar verdi.

Yargılamanın dördüncü duruşması, 22 Aralık 2020 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinin değiştiği gözlendi.

Özgür Boğatekin, duruşmaya katıldı. Avukatları Ferat Boğatekin ve Hüseyin Boğatekin ise duruşmaya, İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi salonundan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile katıldı.

Bir önceki duruşmada, Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin üzerinde yargılama yürüttüğü ve bu dosya ile birleştirilmesine onay verdiği iddianamenin mahkeme dosyasına eklendiği açıklandı.

Boğatekin, bu yargılama dosyası ile birleştirilen iddianamede; sosyal medya paylaşımları üzerinden, “terör örgütü propagandası yapmak” ve “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” ile suçlandı. Hakkında, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası talip edildi.

Özgür Boğatekin, savunmasında; Halkların Demokratik Partisi milletvekili Alican Önlü’nün tanık olarak dinlenmesini talep etti. Boğatekin, Önlü’nün; bu yargılama dosyası ile birleştirilen iddianamede, kendisinden şikayetçi olan kişi ile ilgili bilgisinin olduğunu belirtti. Savunmasını Önlü’nün dinlenmesinden sonra yapmak istediğini ifade etti. Hakkında beraat kararı verilmesini istedi. Hakkında verilecek olası bir ceza hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasını talep etti.

Boğatekin’in avukatı Hüseyin Boğatekin de HDP milletvekili Alican Önlü’nün dinlenmesini talep etti. “Müştekinin para çaldığına, yolsuzluk yaptığına dair durumların araştırılması gerekir. İfade özgürlüğü davalarında bu ispat hakkının yerine getirilmesi gerekir. Biz gerçeği mi söylüyoruz. Bunun araştırılmasını istiyoruz” dedi. Boğatekin’in, Adıyaman’ın Gerger ilçesine gelen üst düzey bir kamu görevlisiyle ilgili objektif yorum katmadan bir haber yaptığını belirtti.

Mahkeme, HDP milletvekili Alican Önlü’nün dinlenmesine ilişkin talebi reddetti.

Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını sundu. Mütalaada, Boğatekin; “zincirleme şekilde terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Oysa, Boğatekin, hakkındaki iddianamede; “zincirleme şekilde, basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmakla” suçlanmıştı. Savcı, mütalaasında; Boğatekin’in iddianameye delil olarak eklenen bazı sosyal medya paylaşımlarının “terör örgütü propagandası suçunu oluşturmadığını” iddia etti.

Mütalaada ayrıca, Boğatekin hakkında; bu yargılama dosyası ile birleştirilen iddianamede yer alan “terör örgütü propagandası” ve “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlaması karşısında beraat kararı verilmesini talep etti.

Özgür Boğatekin, mütalaa karşısında savunma yaptı. “Benim yazdığım her haber, davaya dönüşüyor. Kim, gelse; ‘Özgür’den şikayetçiyim’ dese, dava açılıyor. Haberi paylaşan başka büyük gazeteler var. Gerger Fırat Gazetesi haber paylaşsa suç oluşuyor gibi dava açılıyor” dedi. “Adıyaman Adliyesi’nde çıkar kararların hepsini Yargıtay ve İstinaf Mahkemesi bozdu” ifadelerini kullandı.

Boğatekin’in avukatı Hüseyin Boğatekin ise “Sizden çok açık talepte bulunuyoruz. ‘Anasaya göre ispat hakkımız var’ diyoruz. Tanık dinletemiyoruz. Tanık dinlenmediği için ifade özgürlüğü kısıtlaması var” dedi.

Boğatekin’in avukatları esas hakkındaki mütalaa karşısında savunma için ek süre istedi. Talep kabul edildi.

Yargılamanın, 12 Ocak 2021 tarihinde görülen beşinci duruşmasında mahkeme heyeti kararını açıkladı.

Mahkeme heyeti, Özgür Boğatekin hakkında Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Terörle Mücadelede Görev Almış Kişileri Hedef Göstermek” ve “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” iddiasıyla hazırlanan söz konusu dosya ile birleştirilen dava yönünden beraat kararı verdi.

“Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçu bakımından 1 yıl hapis cezası verdi. TMK’nın 7/2-2 maddesi uyarınca suçun “basın–yayın yoluyla” işlendiği ileri sürülerek, ceza yarı oranında arttırılarak 1 yıl 6 aya çıkarıldı.

Söz konusu suçun değişik zamanlarda birden fazla defa işlendiği ileri sürülerek, TCK’nın 43. Maddesi uyarınca “zincirleme” şekilde işlendiğine kanaat getirilerek cezanın ¼ oranında arttırılarak, 1 yıl 10 ay 15 güne çıkarıldı.

TCK’nın 62. Maddesi uyarınca “cezanın sanığın geleceği üzerinde olası etkileri gözetilerek” cezadan 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırıldı.

Boğatekin hakkında TCK’nın 53. Maddesi kapsamında bazı haklardan yoksun bırakılmasına karar verildi.

5. Standing - Jan. 12, 2021


Önceki duruşmada belirlenen saatinden yaklaşık 30 dakika geç, 12.00’de başladı. Mahkeme heyetini yerini alması ile birlikte başlayan duruşmada yargılanan gazeteci Özgür Boğatekin hazır bulundu. Boğatekin’in avukatı Ferhat Boğatekin de İstanbul’dan SEGBİS ile duruşmaya katıldı.

Duruşmada ilk olarak duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasını mahkeme heyetine sundu. Mütalaada, Özgür Boğatekin’in Facebook sayfasından yaptığı paylaşımların “zincirleme şekilde terör örgütü propagandası” içerdiğine yer verilerek, cezalandırılması istendi.

Mütalaada, Özgür Boğatekin hakkında Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Terörle Mücadelede Görev Almış Kişileri Hedef Göstermek” ve “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” iddiasıyla hazırlanan söz konusu dosya ile birleştirilen dava açısından “yeterli açık, kesin ve inandırıcı delil” elde edilemediği iddiasıyla beraat talebinde bulunuldu.

Mütalaaya karşı savunma yapan özgür Boğatekin, suçlamaları kabul etmediğini dile getirerek,
“Şiddeti övmedim. Bir gazetecinin şiddeti övmesi mümkün değildir. Silahlı faaliyeti yoktur. Bugüne kadar özgür basın ilkemizden vazgeçmedik. 40 yıldır devam ettiriyoruz. Adıyaman’da bunu yapan başaran tek gazete biziz. Örgüt propagandası yapma söz konusu değildir. Yaptığım tüm faaliyetlerim gazete faaliyetleridir. Yaptığım gazete haberlerinin arkasındayım” dedi.

Avukat Ferhat Boğatekin de savunmasında, müvekkilinin örgüt propagandası yapmadığını dile getirerek, “Dosyadaki hususlar örgüt propagandası suçunu oluşturmaz Yargıtay kararları var, şiddeti öven bir durum yok. Mahkemenizden bütün bu durumların göz önüne alınarak beraatini istiyoruz” dedi.


Mahkeme heyeti verdiği kısa bir aranın ardından, Özgür Boğatekin hakkında Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Terörle Mücadelede Görev Almış Kişileri Hedef Göstermek” ve “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” iddiasıyla hazırlanan söz konusu dosya ile birleştirilen dava yönünden beraat kararı verdi.

“Terör Örgütü Propagandası Yapmak” yönünden 1 yıl hapis cezası verdi. TMK’nın 7/2-2 maddesi uyarınca suçun basın–yayın yoluyla işlendiği ileri sürülerek, ceza yarı oranında arttırılarak 1 yıl 6 aya çıkarıldı.

Söz konusu suçun değişik zamanlarda birden fazla işlendiği ileri sürülerek, TCK’nın 43. Maddesi uyarınca “zincirleme” şekilde işlendiğine kanaat getirilerek cezanın ¼ oranında arttırılarak, 1 yıl 10 ay 15 güne çıkarıldı.

TCK’nın 62. Maddesi uyarınca “cezanın sanığın geleceği üzerinde olası etkileri gözetilerek” cezadan 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırıldı.

Boğatekin hakkında TCK’nın 53. Maddesi kapsamında bazı haklardan yoksun bırakılmasına karar verildi.


Duruşma Öncesi

Adliye girişince her hangi bir engel bulunmuyordu. X-Ray cihazından geçirilerek adliyeye giriş yapıldı. Adliye girişinde pandemi dolayısıyla her hangi bir önlem alınmadığı görüldü. Avukat, basın ve yurttaşlar aynı girişi kullandı. Duruşma salonunun önünde her hangi bir önlem yoktu. Basın kartı sorulmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda sanıklar için 50 kişilik yer ayrılırken, izleyiciler içinde 20 kişilik yer ayrıldı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı, Özgür Boğatekin’in ailesi, HDP yöneticileri ve MLSA takip etti. .

3. Standing - Nov. 19, 2020


Saat 09.30’da başlaması gereken duruşma, beş dakika erken, saat 09.25’tebaşladı. Mahkeme heyetinden bir üyenin değiştiği gözlendi.

Yargılanan gazeteci Özgür Boğatekin, duruşmaya; avukatı Aysun Avci ile birlikte katıldı.

Mahkeme, daha önce; Boğatekin hakkında Tunceli’de yargılama yürüten mahkemeye, yargılama dosyasının bu dosya ile birleştirilmesine onayının olup olmadığının sorulmasına karar vermişti. Birleştirme talebine olumlu yanıt verildiği, ancak; yargılama dosyasının gönderilmediği belirlendi.

Ardından söz alan gazeteci Özgür Boğatekin, “Uzun yıllar, önce basılı şimdi de internet gazeteciliği yapmaktayız. Gerger Fırat Gazetesi, kurulduğu günden beri; korkusuzca, halkın haber alma hakkının tesisi için, basın etiğine uygun şekilde faaliyet yürütmektedir. Yazar ve muhabirleri hakkında sayısız soruşturma ve dava açılmıştır. Birçok kez gözaltına alındık ve tutuklandık” dedi.

Sürekli soruşturma ve kavuşturmalar ile karşı karşıya olduklarını belirten Boğatekin, “Yerel mahkeme bu paylaşımlar hakkında mahkumiyet kararı verirken, gazeteci olduğumuzu dikkate bile almamıştır. 2013-2015 yılları arasında, örgüt ile doğrudan barış süreci yürüten, PYD yetkilisi ile Ankara’da resmi görüşme yapan devlet, gazetecinin haber yapmasını suç saymaktadır. Bu çelişkidir. Hukuki değil siyasidir” dedi.

Boğatekin, “Dürüst ve kamu yararına gazetecilik, tek derdim oldu. Basın ilkelerinden sapmadan, görevimi yerine getirmeye çabaladım. Basının üzerindeki yargı kıskacının ortadan kalkması toplumun haber alma hakkı açısından zorunludur. Beraatımı talep ederim” diye konuştu.

Ardından söz alan avukat Aysun Avci, esas hakkındaki savunmalarının sonra yapacaklarını kaydederek, “Basın, Anayasa gereği özgürdür. Basının görevi sadece iktidar yanlısı haberler yapmak değildir. Örgüt haberleri de yapılabilir. Yargılamalar siyasi konjonktüre göre yapılamaz. Müvekkilimiz basın mensubudur” diye konuştu.

Basın mensuplarının her türlü haberi yapabileceğini dile getiren Avcı, “Suçun tarihi, ‘çözüm sürecine’ denk gelmiştir . Devlet adamları bu süre içerisinde, bu örgütün yanlarında oturup konuşabiliyorlar. Bu süreç geçtikten sonra, müvekkilim hakkında, haber yaptığı için soruşturma başlatılmış. Televizyonlarda, her zaman, Abdullah Öcalan’ın haberleri yapılmaktadır. O zaman bu haberlerde de terör örgütü propagandası yaptı, demeliyiz” ifadelerini kullandı. İddiaya konu paylaşımların, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Duruşma savcısı, dosyadaki eksiklerin tamamlanmasını talep etti.


Mahkeme, Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bu yargılama dosyası ile birleştirilmesine onay verdiği yargılama dosyasının gönderilmesinin beklenmesine karar verdi.

Yargılamanın, 22 Aralık 2020 tarihinde görülecek dördüncü duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Adıyaman Adliyesi girişinde herhangi bir engel yoktu. Adliyeye, X-Ray taramasının ardından girildi. Ancak adliye girişinde, koronavirüs pandemisi karşısında alınan önlemlerin hiçbirinin uygulanmadığı görüldü. Avukatlar, basın mensupları ve yurttaşlar, adliyeye, aynı kapıyı kullanarak girdi. Gazetecilerden, basın kartlarını göstermeleri istenmedi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma, büyük bir mahkeme salonunda görüldü. Sanıklar için 50, izleyiciler için ise 20 kişilik oturma yeri ayrılmıştı. Duruşma salonunda, avukatlar için ayrılan bölüm ise ayrıydı.

Adliye girişinde olduğu gibi, duruşma salonunda da koronavirüs pandemisi karşısında herhangi bir önlem alınmamıştı. Sadece, yan yana oturan gözlemciler, mübaşir tarafından uyarıldı.

Duruşmaya Katılım

Duruşma, Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) gözlemcileri tarafından takip edildi. Yargılanan gazeteci Özgün Boğatekin’in ailesi de duruşma salonundaydı.

Genel Gözlemler

Mahkeme heyet sakindi. Yargılanan gazeteci ve avukatın savunmalarını kesmedi. Duruşmayı izleyici sıralarından iki üniformalı polis takip etti.

Özgür Boğatekin - “Propaganda of Terrorist Organization in Successive Intervals Through Media” Trial (Minutes of the Hearing)

Özgür Boğatekin - “Propaganda of Terrorist Organization in Successive Intervals Through Media” Trial (Minutes of the Hearing)

Özgür Boğatekin - “Propaganda of Terrorist Organization in Successive Intervals Through Media” Trial (Indictment)

Özgür Boğatekin - “Propaganda of Terrorist Organization in Successive Intervals Through Media” Trial (The Court of Appeal's Judgement)

Özgür Boğatekin - “Propaganda of Terrorist Organization in Successive Intervals Through Media” Trial 3. Standing (Minutes of the Hearing)

Özgür Boğatekin - “Propaganda of Terrorist Organization in Successive Intervals Through Media” Trial 5. Standing (Minutes of the Hearing)

Press in Arrest is a database, monitoring, documentation and collective memory study of Press Research Association.
+90 (312) 945 15 56 | pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License
Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.