Perihan Mağden

Mağden, Ketenciler - Insulting the President of the Republic Trial

Perihan Mağden’in, “Survivor adasında Tayyip modeli Semih Öztürk” başlıklı, Survivor programına katılan Öztürk’ü Cumhurbaşkanı Erdoğan’a benzeterek eleştirdiği yazı, Nisan 2016’da ilk olarak Nokta Dergisi’nde, daha sonra da T24 haber sitesinde yayımlandı.

Semih Öztürk, “yazının şahsına ve Cumhurbaşkanına hakaret içerikli” olduğu iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulundu.

Perihan Mağden, 16 Mart 2017’de savcılığa verdiği ifadede Semih Öztürk ile Cumhurbaşkanı arasında bazı noktalarda benzetme yaptığını, Cumhurbaşkanının avukatlarının şikayeti olmadığını, yazıda Survivor programı ile programdaki sıra dışı bir yarışmacı portresi çizen Semih Öztürk’ü tavırları nedeniyle eleştirdiğini söyledi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında da belirtildiği gibi eleştirinin bazen ağır, şok edici ve incitici olabileceğini, yazının Cumhurbaşkanı ile ilgili olmadığını beyan etti.

Semih Öztürk’ün şikayeti üzerine açılan soruşturmada t24.com.tr yazı işleri müdürü İnan Ketenciler ise “şüpheli” olarak yer aldı.

Cumhuriyet Savcısı Yasemin Baba’nın hazırladığı iddianame 6 Haziran 2017 tarihli. İddianamede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “mağdur”, Nokta dergisi yazarı Perihan Mağden ve t24.com.tr yazı işleri müdürü İnan Ketenciler ise “şüpheli” olarak yer alıyor.

Savcı, iki gazeteciye “Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret” (Türk Ceza Kanunu 299/1-2 ve 53. Madde) suçlamasını yöneltiyor.
İddianame, soruşturmanın Semih Öztürk’ün Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazdığı ihbar dilekçesi ile başladığını anlatarak başlıyor. Bu dilekçede Öztürk’ün “Survivor isimli yarışma tutanağına katıldığı sırada Perihan Mağden’in Nokta Dergisi’nde şahsına ve Cumhurbaşkanına hakaret içerikli yazı kaleme aldığı, yazının t24.com.tr’de yayımlandığı, yazı sebebiyle ilgililerden şikayetçi olduğunu” belirtmiş.

Bu girişin ardından Perihan Mağden’in Nokta Dergisi’nde ve t24.com.tr’de 18 Nisan 2016’da yayımlanan “Survivor adasının Tayyip modeli olarak Semih Öztürk” başlıklı yazısından yaklaşık bir sayfalık bir bölüm kopyalanıyor.

İddianameye yazıdan alıntılanan bölüm şöyle:

“Zira adada bizi Tayyip amcasının miniskül bir kopyası bekliyor: Huzursuzluğunuzda Semih Öztürk! Acun Ilıcalı maharetle bu korkunç irritanı adaya yarışmacı olarak yerleştirmiş meğer. Ayrıca amcasının modeli, Gönüllüler arasında her hafta birinci çıkıyor! Halk onu seçiyor. Yani onu adadan yollamanın, kurtulmanın imkan ve ihtimali yok. Bu denli pis ‘’oynayan’‘, amcasının tüm taktiklerini uygulayarak halkının teveccühlerini her hafta kazanan Semih, sinirlerimizi lime lime lime etmeyi başarıyor. Ağır çekim çenesi bi dakka kapanmıyor. Semih sayesinde anlıyoruz ve biliyoruz ki; bize kaçıp kurtuluş yok! Hiç kimse Türk Halkıyla irrasyonalitesinin, bakar körlüğünün, feci tercihlerinin, özdeşleşmeyi yeğlediğinin arasına giremez! Semihler kazandıkça, bizler küçülüyoruz. Büzüşüyoruz. (…)

“Atamazsın Semih’i girdiği bünyeden. Onun işi bu yani: kıl olmak. Kıl etmek. Geçimini inatçı geçimsizliğiyle temin etmek. Semih’in alameti farikası, haksızken haklıymış GİBİ yapmak esasında. Haklıyken haksız çıkmanın adaletsizliğiyle, her Allahın günü unufak edildiğimiz bu ülkede; Semih yüzsüz ve arsız külliyen haksızların, öyleyken haklıymış pozunu iffetsizce takınanların şansız bayrağını dalgalandırıyor. Bilmem bu özellikler size birilerini, birilerini hatırlatıyor mu? Diyelim hayranları (insanı asıl kahreden bu ‘unsurlar’) Semih’in sürekli büyük haksızlıklara uğradığı konusunda, ısrarcı mı, kararlı. Nuh diyor, adalet, hakikat demiyorlar. (…)

“Birinci olduğunda korkunç nasyonalist bir şiir okudu. Arif Nihat Asya’nın ‘Bayrak’ şiiriymiş. ‘Bayram değil, seyran değil; bu nasyonalist bizi niye öptü’’ dememize kalmadı- Meğer, rol modeli Tayyip Amcası (Semih diğer yarışmacıların amcası olduğunu iddia ediyor zira ikide bibuçukta) stat açılışında Bursaspor’a okumuş bu kıymetli şiiri!

“Semih de Bursalı. Hem ordan, hem Tayyibistlerden gelecek oyları çarpacak yani. Böyle de 1 Şark kurnazı! Oy devşirme ayak oyunlarının, mutlak üstadı. Daha önce de 1 Necip Fazıl şiiri okudu. Şair tercihleri de çakalca ve nokta atışçı yani. Kütlesinin sinir ayarlarıyla oynayıp, oy toplamada eline su dökemiyor CHPli İzmirli çocuk kimliğindeki diğer Gönüllüler.(…)

“Böyle hesap kitaplarda acayip iyi Semih. Küçük Sezar’ın hakkı, amcasına. Aynı rol modeli gibi, büyük hezimetleri kapıda bekleyen başarı, yarattığı tüm çalkantıları nefsi müdafaa, neden olduğu tüm istikrarsızlıkları başkalarının eseri gibi yansıtmakta 1 kopya kedi olarak, mide bulandırıcı, sinirden göz karartıcı bir başarısı var yani. Semih Semih’tir. Besbelli tedaviye muhtaç, öz önemsemeden, aşağılık ve yükseklik kompleksi sarkaçında gidip gelmekten başı dönmüş bir gariban, acıklı vaziyette biri.

“Peki ya Semih’in; onun ve modelinin önüne habire yatmaktan imtina etmeyen hassstaları? Hayranları? Şakşakçıları? Zafere taşıyıcıları? O kadar çok ve o kadar körlüklerine adanmışlar ki- Yanmışız biz. Survivor adasında da hakikat müptelalarına huzur, rahat yok yani.”

Savcı, yazının alıntısının ardından Perihan Mağden’nin Cumhuriyet Başsavcılığı’nda verdiği ifadesini özetliyor. Mağden bu ifadede Semih Öztürk ile Cumhurbaşkanı arasında bazı noktalarda benzetme yaptığını, Cumhurbaşkanının avukatlarının şikayeti olmadığını, yazıda Survivor programı ile programdaki sıra dışı bir yarışmacı portresi çizen Semih Öztürk’ü tavırları nedeniyle eleştirdiğini söylüyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında da belirtildiği gibi eleştirinin bazen ağır, şok edici ve incitici olabileceğini, yazının Cumhurbaşkanı ile ilgili olmadığını beyan ediyor.

İnan Ketenciler’in savcılık ifadesi ise yazının t24.com.tr’ye ait olmadığı, Nokta Dergisi’nden alıntı yaparak yayımladıkları, bu nedenle üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği şeklinde özetleniyor.

Savcı, Nokta Dergisi’nin Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında kapatılması nedeniyle siteye erişim engellendiği için bu siteden çıktı alınamadığını söylüyor.

“Yazı içeriğinin eleştiri sınırlarını aştığı, eser sahibi bakımından suç oluşturduğu ve aynen yayımlanmasının da aynı suçun tekrar işlenmesi niteliğinde olduğu” değerlendirmesinde bulunuyor. “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan kovuşturma yapılabilmesi için Adalet Bakanlığı’ndan 30 Mayıs 2017 tarihli onay geldiğini belirtiyor. İki gazetecinin bu suçlamadan yargılanarak ayrı ayrı cezalandırılmasını talep ediyor.

Dava, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

2 Kasım 2017’deki ilk duruşmada İnan Ketenciler süre talep etti. Perihan Mağden mazereti nedeniyle duruşmaya katılmadı. Müşteki Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı Hatice Özay yazılı şikayetini sunarak davaya katılma talebinde bulundu. Mağden’in avukatı Melike Polat, yazının Semih Öztürk ile ilgili olduğunu, cumhurbaşkanına yönelik olmadığını belirterek bu talebin reddini istedi. Mahkeme başkanı Nursel Bedir, katılma talebini kabul etti.

15 Şubat 2018’deki 2. duruşmada savunma yapan İnan Ketenciler, yazıda hakaret unsuru olmadığını, zaten yayımlanmış olan bir yazıyı yayımladıklarını, bir sorumluluğu olmadığını belirterek beraat talep etti.

21 Haziran 2016’daki mahkeme başkanı Nursel Bedir izinli olduğu için bir başka hakim görev aldı. Sanık avukatları ve katılan vekili de mazeret dilekçesi vererek duruşmaya katılmadı.

22 Kasım 2019’daki 4. duruşmaya katılan Recep Tayyip Erdoğan vekili Abdulsamet Aydın ve İnan Ketenciler’in avukatı Halil Kocabaş geldi. Kocabaş, müvekkilinin savunmasını yaptığını, bir diyeceği olmadığını söyledi. Katılan vekili şikayetlerinin devam ettiğini belirterek, sanıkların cezalandırılmalarını talep etti. Mahkeme başkanı Nursel Bedir, Perihan Mağden’in zorla getirilmesi için kolluk birimine müzekkere yazılmasına karar verdi.

10 Ocak 2019’daki 5. Duruşmada Perihan Mağden savunmasını yaptı.

Mağden’in savunmasında şu ifadeler öne çıktı:

“Olay tarihinde Survivor yarışması çok yüksek reyting alan ve herkes tarafından izlenen bir yarışma idi. Yarışmacılardan Semih Öztürk te çok iyi bir yarışmacı olmamasına rağmen dilbazlığı ve çeşitli hareketleri ile yarışmanın en çok konuşulan kişisi idi. Ben de köşe yazarıyım, işim bu. Onunla ilgili bir yazı kaleme aldım. Yazımda anlatmak istediğim şey Semih’in cumhurbaşkanının popülaritesinden nemalanmaya çalışmasıdır. Cumhurbaşkanına hakaret gibi bir kastım yoktur, yazının cumhurbaşkanı ile ilgisi de yoktur. Cumhurbaşkanının tavırlarını öykündüğü için böyle bir yazı yazıldı. Konu Semih Öztürk idi Cumhurbaşkanı değildi. Atılı suçu işlemedim.”
Mağden’in avukatı Melike Polat da yazının Öztürk ile ilgili olduğunu cumhurbaşkanı ile ilgilisi olmadığını, cumhurbaşkanına hakaret bulunmadığını söyledi. Mahkeme başkanı, Mağden hakkındaki zorla getirme yazısının iptaline karar verdi.

21 Şubat 2019’daki 6. Duruşmada Perihan Mağden’in avukatı Figen Albuga Çalıkuşu savunma dilekçesini sundu. Katılan Recep Tayyip Erdoğan vekili Muhammed Cemil İmamoğulları şikâyetlerinin devam ettiğini söyleyerek sanıkların cezalandırılmasını talep etti. İnan Ketenciler’in avukatı Halil Kocabaş da esasa ilişkin savunma için süre talep etti. Hakim, ek süre verdi.

21 Mart 2019’daki 7. duruşmada İnan Ketenciler savunma yaptı. Ketenciler, dava konusu yazı T24’te yayımlandığında yazı işleri müdürü olduğunu, Perihan Mağden’i yazısının ifade ve basın özgürlüğü çerçevesinde olduğunu ve cumhurbaşkanını hedef almadığını söyledi.

Avukatı Halil Kocabaş, Ketenciler’in eser sahibi değil yayımlayan olduğunu söyledi. Perihan Mağden’in yazısında Survivor isimli yarışmada mastürbasyon yapan bir kişiyi eleştirdiğini, bu kişinin dosyanın ihbarcısı olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanının avukatlarının davaya sonradan müdahil olduğunu belirterek “Cumhurbaşkanının da bu davayla anılmak istediğini düşünmüyorum” dedi. Hedef alma durumu olmadığını, yazının cumhurbaşkanıyla değil yarışmacı ile ilgili olduğunu anlattı. İddianamede de hangi cümlenin hedef almaya ve hakarete yer açtığının gösterilmediğini söyledi. Suçun unsurları oluşmadığından beraat talep etti.

Perihan Mağden’in avukatı Figen Albuga Çalıkuşu Yargıtay ve AİHM kararlarını içeren yazılı dilekçelerini sunduklarını söyledi. Yarışmacının cumhurbaşkanı ile özdeşleşme yaklaşımı olduğunu, yazının yarışmacı ile ilgili olduğunu anlattı. Bu konuyla ilgili cumhurbaşkanının şikayette bulunmamasına karşın yarışmacının ihbarda bulunduğunu söyledi. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek beraat talep etti.
Katılan Recep Tayyip Erdoğan’ın vekili Ela Ezgi Yelmen, şikayetlerinin devam ettiğini söyledi. Yazıda “Rol modeli Tayyip amcası” ifadesinin birkaç kez geçtiğini belirterek, ihbar eden yarışmacı üzerinden Erdoğan’a yönelik ithamda bulunulduğunu savundu. Bunların da hakaret kapsamında olduğunu savunarak cezalandırma talep etti.

Mahkeme Başkanı Nursel Bedir, İnan Ketenciler hakkında “atılı suçun unsurları oluşmadığı” gerekçesiyle beraat kararı verdi. Perihan Mağden hakkında ise 7 bin TL adli para cezası verdi.

Mahkeme’nin Mağden hakkında kararı 11 ay 20 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesiyle oluştu.

7. Standing - March 21, 2019


Nisan 2016’da kapatılan Nokta dergisinde yayımlanan “Survivor adasının Tayyip modeli Semih” başlıklı yazısı üzerine, söz konusu TV yarışmasının katılımcılarından Semih Öztürk, Perihan Mağden ve aynı yazıyı yayınlayan T24 internet sitesi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarda bulundu. Öztürk, Perihan Mağden’in şahsına ve Cumhurbaşkanına hakarette bulunduğu iddiasıyla yaptığı ihbar üzerine soruşturma başlatıldı.

Savcılık bu kapsamda Perihan Mağden’in ifadesini aldı. Mağden, savcılıktaki ifadesinde Survivor adlı TV yarışmasının yarışmacılarından Semih Öztürk’ü, sıra dışı davranışları nedeniyle eleştirdiğini, Öztürk ile Cumhurbaşkanı arasında bazı benzerlikler kurduğunu anlattı. Yazının Cumhurbaşkanıyla ilgili olmadığını belirtti. Cumhurbaşkanının avukatlarınca da yapılmış bir şikâyet olmadığını beyan eden Perihan Mağden, AİHM’in içtihatlarını hatırlatarak, eleştirinin bazen ağır, şok edici, incitici de olabileceğinin altını çizdi.

Soruşturma kapsamında ifadesi alınan T24 yazı işleri müdürü İnan Ketenciler de yazının kendilerine ait olmadığını, Nokta dergisinden alıntı yaptıklarını belirterek, üzerine atılı suçları kabul etmedi.

Savcı soruşturma esnasında, söz konusu yazının yayınlandığı Nokta dergisinin OHAL kapsamında KHK ile kapatılması ve internet sitesine de erişim engeli konulması nedeniyle yazının aslına ulaşılamadığını iddianameye yazdı.

Cumhuriyet Savcısı Yasemin Baba tarafından 6 Haziran 2017’de tamamlanan iddianamede, söz konusu yazıda Perihan Mağden’in eleştiri sınırlarını aşarak suç işlediğini öne sürdü. Yazının T24 internet sitesinde aynen yeniden yayınlanmasının da suçun müstakilen tekrar işlenmesi olduğunu öne süren Savcı Baba, Cumhurbaşkanına hakaret suçunun kovuşturulması için yasal zorunluluk olan bakan olurunu da alarak, şüphelilerin yargılanması ve cezalandırılmalarını talep etti.

İddianamenin 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabulüyle açılan davanın ilk duruşması 2 Kasım 2017’de görüldü. İlk duruşmaya sanıklardan İnan Ketenci katıldı ve bir avukat tutarak kendini mahkeme önünde müdafii ile savunmak istediğini belirterek süre istedi. Hakim, Ketenci’ye, soruşturma aşamasındaki ifadelerini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan adına müdahil olmak için dilekçe sunan avukatın katılma talebine karşı beyanını sordu. Duruşmaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müdahilliğinin kabulüne karar verildi.

Davanın 22 Kasım 2018’de görülen dördüncü duruşmasında, Perihan Mağden’in duruşmalara katılmaması ve ifade vermemesi nedeniyle hakkında zorla getirme kararı çıkarıldı. Davanın 10 Ocak 2019’daki beşinci duruşmasına katılan Mağden, savunmasını yaptı. Suçlamaya konu yazısında, bir TV kanalının en yüksek izlenme oranlarına sahip “Survivor” adlı yarışmasındaki Semih Öztürk’ün davranışları ile programın en çok konuşulan kişisi olduğunu anlattı. Yazısında Semih Öztürk ile Cumhurbaşkanı arasında benzerlikler kurduğunu ve Öztürk’ün eleştiriye konu davranışlarıyla Cumhurbaşkanının popülaritesinden yararlanmaya çalıştığını anlattığını beyan etti. Mağden bir köşe yazarı olarak bunun işi ve hakkı olduğunun altını çizdi. Mağden, yazısında konunun Cumhurbaşkanı değil, Semih Öztürk olduğunu, hakaret kastı bulunmadığını ifade etti ve suçlamayı reddetti.

21 Şubat 2019’da görülen altıncı duruşmada İnan Ketenciler’in avukatı Halil Kocabaş ise esas hakkındaki savunma için süre istedi.


İnan Ketenciler, dava konusu yazı T24’te yayımlandığında yazı işleri müdürü olduğunu, Perihan Mağden’i yazısının ifade ve basın özgürlüğü çerçevesinde olduğunu ve cumhurbaşkanını hedef almadığını söyledi.

Avukatı Halil Kocabaş, Ketenciler’in eser sahibi değil yayımlayan olduğunu söyledi. Perihan Mağden’in yazısında Survivor isimli yarışmada mastürbasyon yapan bir kişiyi eleştirdiğini, bu kişinin dosyanın ihbarcısı olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanının avukatlarının davaya sonradan müdahil olduğunu belirterek “Cumhurbaşkanının da bu davayla anılmak istediğini düşünmüyorum” dedi. Hedef alma durumu olmadığını, yazının cumhurbaşkanıyla değil yarışmacı ile ilgili olduğunu anlattı. İddianamede de hangi cümlenin hedef almaya ve hakarete yer açtığının gösterilmediğini söyledi. Suçun unsurları oluşmadığından beraat talep etti.

Perihan Mağden’in avukatı Figen Albuga Çalıkuşu Yargıtay ve AİHM kararlarını içeren yazılı dilekçelerini sunduklarını söyledi. Yarışmacının cumhurbaşkanı ile özdeşleşme yaklaşımı olduğunu, yazının yarışmacı ile ilgili olduğunu anlattı. Bu konuyla ilgili cumhurbaşkanının şikayette bulunmamasına karşın yarışmacının ihbarda bulunduğunu söyledi. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek beraat talep etti.

Katılan Recep Tayyip Erdoğan’ın vekili Ela Ezgi Yelmen, şikayetlerinin devam ettiğini söyledi. Yazıda “Rol modeli Tayyip amcası” ifadesinin bir kaç kez geçtiğini belirterek, ihbar eden yarışmacı üzerinden Erdoğan’a yönelik ithamda bulunulduğunu savundu. Bunların da hakaret kapsamında olduğunu savunarak cezalandırma talep etti.


21 Mart 2019’da kararını açıklayan İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi İnan Ketenciler hakkında “atılı suçun unsurları oluşmadığı” gerekçesiyle beraat kararı verdi.

Mahkeme, Perihan Mağden hakkında ise 7 bin TL adli para cezası verdi.

Mahkeme’nin Mağden hakkında kararı şöyle oluştu:

Üzerine atılı bulunan ve sabit kabul edilen Cumhurbaşkanına hakaret suçu nedeniyle suçun işleniş şekli suç konusunun önem ve değeri meydana gelen neticenin ağırlığı sanığın kasıtlarının yoğunluğu”nu gözönüne alarak 1 yıl hapis cezasına, eylemi alenen gerçekleştirdiği gerekçesiyle yapılan arttırımla 1 yıl 2 ay hapis cezasına, yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle yapılan indirimle 11 ay 20 gün hapis cezasına karar verdi. Mağden’in sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikleri göz önüne alarak cezayı 350 gün karşılığı adli parasına çevirerek 7 bin TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verdi.


Duruşma Öncesi

Duruşma salonuna çıkan koridorda barikat yoktu. Salona girişte basın mensuplarına kimlik sorulmadı. Bir sorun yaşanmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda seyirciler için altı sandalye ayrılmıştı. Küçük bir salondu. Penceresizdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve iki gazetecinin de aralarında olduğu beş kişi takip etti. Perihan Mağden duruşmada değildi, avukatı onu temsil etti. İnan Ketenciler ve avukatı salondaydı. Katılan Recep Tayyip Erdoğan’ın vekili salondaydı.

Genel Gözlemler

Mahkeme başkanı sanık Ketenciler ve avukatları dinledi. Karar için ara verdi.

6. Standing - Feb. 21, 2019


Nisan 2016’da kapatılan Nokta dergisinde yayımlanan “Survivor adasının Tayyip modeli Semih” başlıklı yazısı üzerine, söz konusu TV yarışmasının katılımcılarından Semih Öztürk, Perihan Mağden ve aynı yazıyı yayınlayan T24 internet sitesi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarda bulundu. Öztürk, Perihan Mağden’in şahsına ve Cumhurbaşkanına hakarette bulunduğu iddiasıyla yaptığı ihbar üzerine soruşturma başlatıldı.

Savcılık bu kapsamda Perihan Mağden’in ifadesini aldı. Mağden, savcılıktaki ifadesinde Survivor adlı TV yarışmasının yarışmacılarından Semih Öztürk’ü, sıra dışı davranışları nedeniyle eleştirdiğini, Öztürk ile Cumhurbaşkanı arasında bazı benzerlikler kurduğunu anlatarak, yazının Cumhurbaşkanıyla ilgili olmadığını belirtti. Cumhurbaşkanının avukatlarınca da yapılmış bir şikâyet olmadığını beyan eden Mağden, AİHM’in içtihatlarını hatırlatarak, eleştirinin bazen ağır, şok edici, incitici de olabileceğinin altını çizdi.

Soruşturma kapsamında ifadesi alınan T24 yazı işleri müdürü İnan Ketenciler de yazının kendilerine ait olmadığını, Nokta dergisinden alıntı yaptıklarını belirterek, üzerine atılı suçları kabul etmedi.

Savcı soruşturma esnasında, söz konusu yazının yayınlandığı Nokta dergisinin OHAL kapsamında KHK ile kapatılması ve internet sitesine de erişim engeli konulması nedeniyle yazının aslına ulaşılamadığını iddianameye yazdı.

Cumhuriyet Savcısı Yasemin Baba tarafından 6 Haziran 2017’de tamamlanan iddianamede, söz konusu yazıda Perihan Mağden’in eleştiri sınırlarını aşarak suç işlediğini öne sürdü. Yazının T24 internet sitesinde aynen yeniden yayınlanmasının da suçun müstakilen tekrar işlenmesi olduğunu öne süren Savcı Baba, Cumhurbaşkanına hakaret suçunun kovuşturulması için yasal zorunluluk olan bakan olurunu da alarak, şüphelilerin yargılanması ve cezalandırılmalarını talep etti.

İddianamenin 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabulüyle açılan davanın ilk duruşması 2 Kasım 2017’de görüldü. İlk duruşmaya sanıklardan İnan Ketenci katıldı ve bir avukat tutarak kendini mahkeme önünde müdafii ile savunmak istediğini belirterek süre istedi. Hakim, Ketenci’ye, soruşturma aşamasındaki ifadelerini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan adına müdahil olmak için dilekçe sunan avukatın katılma talebine karşı beyanını sordu. Duruşmaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müdahilliğinin kabulüne karar verildi.

Davanın 22 Kasım 2018’de görülen dördüncü duruşmasında, Perihan Mağden’in duruşmalara katılmaması ve ifade vermemesi nedeniyle hakkında zorla getirme kararı çıkarıldı. Davanın 10 Ocak 2019’daki beşinci duruşmasına katılan Mağden, savunmasını yaptı. Suçlamaya konu yazısında, bir TV kanalının en yüksek izlenme oranlarına sahip “Survivor” adlı yarışmasındaki Semih Öztürk’ün davranışları ile programın en çok konuşulan kişisi olduğunu anlattı. Yazısında Semih Öztürk ile Cumhurbaşkanı arasında benzerlikler kurduğunu ve Öztürk’ün eleştiriye konu davranışlarıyla Cumhurbaşkanının popülaritesinden yararlanmaya çalıştığını anlattığını beyan etti. Mağden bir köşe yazarı olarak bunun işi ve hakkı olduğunun altını çizdi. Mağden, yazısında konunun Cumhurbaşkanı değil, Semih Öztürk olduğunu, hakaret kastı bulunmadığını ifade etti ve suçlamayı reddetti.

Perihan Mağden’in müdafii Melike Polat Bursalı da yazıda sadece “rol modeli Tayyip amcası” ifadesinin bulunduğunu, bunun da hakaret olmadığını beyan etti.



Next Trial: March 21, 2019, 12:05 p.m.


Önceki celsede belirlenen saati 11:35 olan duruşma, 11:50’de başladı. Katılan tarafların tespiti ve tutanağa geçirilmesinin ardından Perihan Mağden’in avukatı Figen Albuga Çalıkuşu, esas hakkındaki savunmalarını yazılı olarak mahkemeye sundu.

Katılan vekili şikayetlerinin devam ettiğini ve sanıkların cezalandırılmalarını istedi.
Sanıklardan İnan Ketenciler’in avukatı Halil Kocabaş ise esas hakkındaki savunma için süre istedi.

Bunun üzerine hakim Nursel Bedir, esas hakkında savunma için söz alacak olan Perihan Mağden’in müdafii Avukat Çalıkuşu’ndan, gelecek duruşmada sözlü beyanda bulunmasını isteyerek duruşmayı sonlandırdı.


Sanık İnan Ketenciler’in avukatına esasa ilişkin savunma için süre verilmesine karar veren mahkeme, duruşmayı 21 Mart 2019’a saat 12.05’e bıraktı.


Duruşma Öncesi

Duruşma öncesinde bir destek ya da protesto gösterisi gerçekleşmedi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Görülen dava açısından duruşma salonu yeterliydi. Avukatlar için ayrılan yer, sanık ve katılan müdafileri açısından yeterli durumdaydı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmada sanıklar yoktu. Yargılanan gazetecilerden Perihan Mağden’in müdafilerinden Avukat Figen Albuga Çalıkuşu, İnan Ketenciler’in müdafii Avukat Halil Kocabaş ile katılan vekili Avukat Muhammed Cemil İmamoğulları duruşmada hazır bulundu. Ayrıca duruşmayı Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ile 2 gazeteci takip etti.

Genel Gözlemler

Duruşmada izleyenler açısından herhangi bir engel çıkarılmadı, mahkeme salonunda dizüstü bilgisayar gibi elektronik aygıtların kullanımına ilişkin bir kısıtlama getirilmedi.

5. Standing - Nov. 22, 2018


Dava konusu, Perihan Mağden’in, “Survivor adasında Tayyip modeli Semih Öztürk” başlıklı, Survivor programına katılan Öztürk’ü Cumhurbaşkanı Erdoğan’a benzeterek eleştirdiği yazı. Nisan 2016’da ilk olarak Nokta Dergisi’nde yayımlanan yazı, daha sonra T24 haber sitesinde aynen yer aldı.

Semih Öztürk’ün yazı nedeniyle şikayetçi olmasıyla soruşturma başlatıldı. Recep Tayyip Erdoğan dosyada mağdur olarak yer aldı.

Perihan Mağden, iddianamede yer alan ilk ifadesinde yazı içeriğinde Perihan Mağden ile Cumhurbaşkanı arasında bazı noktalarda benzetme yaptığını, Cumhurbaşkanı’nın avukatlarının konuyla ilgili bir şikayeti olmadığını, yazıda esasen hem Surivor isimli programı hem de bu programdaki son derece sıradışı bir yarışmacı portresi çizen Semih Öztürk’ün tavırları sebebiyle eleştirdiğini, AİHM içtihatlarında da belirtildiği gibi eleştirinin bazen ağır, şok edici ve incitici de olabileceğini, yazının esasının Cumhurbaşkanı ile ilgili olmadığını belirtti.

T24 yazı işleri müdürü İnan Ketenciler de yazının t24.com.tr sitesine ait olmadığını, Nokta dergisinden alıntı yaparak yayımladıklarını belirterek, suçlamayı kabul etmedi.
Cumhuriyet Savcısı Yasemin Baba’nın hazırladığı iddianamede, “yazı içeriği eleştiri sınırlarını aştığı, eser sahibi bakımından suç oluşturduğu ve aynen yayımlanmasının da aynı suçun müstakilen tekrar işlenmesi niteliğinde olduğu” gerekçeleriyle iki ismin ayrı ayrı cezalandırılması istendi.



Next Trial: Feb. 21, 2019, 11:35 a.m.


Duruşma Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’de İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma, belirtildiği gibi 10.50’de başladı.

Duruşmaya Perihan Mağden ve avukatı ile İnan Ketenciler katılmadı. Ketenciler’in avukatı Halil Kocabaş duruşmada yer aldı.

Hakim Nursel Bedir, Perihan Mağden’in avukatının istifa dilekçesi sunduğunun görüldüğünü belirtti. Avukat Halil Kocabaş, beyanı olmadığını söyledi. Katılan vekili Abdulsamet Aydın şikayetlerinin devam ettiğini iletti.


Hakim, Perihan Mağden’in zorla getirilmesi için ilgili kolluk birimine müzekkere yazılmasına karar verdi. Bir sonraki duruşma 21 Şubat 2019 saat 11.35’te.


Duruşma Öncesi

Duruşma Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’de İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma, belirtildiği gibi 10.50’de başladı.

Duruşma salonuna giriş koridorunda bariyerler yoktu. Basın mensuplarına kimlik kartı sorulmadı. Salona girişte herhangi bir arama yapılmadı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya Perihan Mağden ve avukatı ile İnan Ketenciler katılmadı. Ketenciler’in avukatı Halil Kocabaş duruşmada yer aldı. Duruşmayı iki gazeteci olmak üzere dört kişi izledi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü mahkeme salonu tek sıra izleyici sandalyelerinin dışında sanık ve avukatlara ayrılan yerden oluşan, küçük, penceresiz bir oda şeklindeydi. Salonun ısısı iyiydi.

Genel Gözlemler

Duruşma oldukça kısa sürdü. Zorla getirilme kararına rağmen hakimin sert bir ifadesi yoktu.

Mağden, Ketenciler - Insulting the President of the Republic Trial Download

Mağden, Ketenciler - Insulting the President of the Republic Trial 6. Standing (Minutes of the Hearing)

Mağden, Öğreten - Insulting the President of the Republic Trial

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın asker cenazesi önünde “selfie” çekerken tasvir edildiği kapağı nedeniyle Nokta Dergisi’nin binası 14 Eylül 2015’te polis baskınına uğradı ve dergi toplatıldı.

Derginin yazarlarından Perihan Mağden, aynı gün diken.com.tr’den Tunca Öğreten’e verdiği röportajda “Erdoğan, köşeye sıkışmış vahşi bir kaplan, vahşi bir hayvan gibi davranıyor” ifadelerini kullandı.

Yurt Gazetesi, röportaja 15 Eylül 2015 tarihli nüshasında ve internet sitesinde yer verdi.

Mağden ve Öğreten ile Yurt Gazetesi’nden dönemin sorumlu yazı işleri müdürü Orhan Şahin ve dönemin yetkilisi Mehmet Çağlar Tekin hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla soruşturma açıldı.

Perihan Mağden, savcılık ifadesinde diken.com.tr muhabiri Tunca Öğreten’e derginin toplatılması sonrasında sorduğu sorulara cevap verdiğini söyledi. Konuşma sırasında lafın gelişi olarak kullandığı “vahşi bir hayvan gibi” ifadesinin teşbih olduğunu söyleyerek “kaplan gibi” şeklinde değiştirdiğini anlattı. Kendisinin sadece muhabire telefonda fikrini açıkladığını, hakaret teşkil edecek söz kullanmadığını, sonradan yayımlanan sözlerin kendi sözlerinden farklı olduğunu, bu sözlerden dolayı sorumluluk kabul etmediğini belirtti.

Cumhuriyet Savcısı Emin Aydinç “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla dört isim hakkındaki iddianameyi 13 Ocak 2016’da tamamladı. Aynı ay içinde İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul etti.

İlk duruşma 12 Mayıs 2016’da görüldü.

Cumhuriyet Savcısı Emin Aydinç’in hazırladığı iddianame 13 Ocak 2016 tarihli. İddianamede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan müşteki, Tunca Öğreten, Mehmet Çağlar Tekin, Orhan Şahin ve Perihan Mağden şüpheli olarak yer alıyor. Savcı, dört isme “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlaması yöneltiyor. (Mağden’e 299/1, Öğreten, Şahin ve Tekin’e 299/2 ve 53)

İddianamede Yurt Gazetesi’nde, Nokta Dergisi’nin toplatılması konusunda 15 Ağustos 2015 tarihinde yayımlanan haberde Mağden’in açıklamasının verildiği belirtiliyor. “Köşeye sıkışmış vahşi hayvan gibi” başlığıyla verilen haberde Mağden’in “Erdoğan köşeye sıkışmış vahşi bir kaplan, vahşi bir hayvan gibi davranıyor” sözlerinin yer aldığı özetleniyor.

Savcı, yazının bir başkasının görüşünü yansıtma mahiyetinde olmasına karşın gazetede yayımlanmasından ötürü sorumlu yazı işleri müdürü Orhan Şahin ile sorumlu müdürün bağlı bulunduğu yetkili olarak Mehmet Çağlar Tekin’in sorumluluklarının bulunduğunu söylüyor.

Sanıkların savcılık ifadeleri özetleniyor.

Orhan Şahin, iddianamede özetlenen ifadesinde, söz konusu haberi diken.com.tr’den alıntıladığını, Mağden’in beyanını ağır eleştiri gördükleri için yayınladıklarını, hakaret kastı olmadığını belirterek suçlamaları reddediyor. Mehmet Çağlar Tekin’in ise ifadesinin alınamadığı notu düşülüyor.

Perihan Mağden, iddianameye yansıyan savunmasında diken.com.tr muhabiri Tunca Öğreten’e derginin toplatılması sonrasında sorduğu sorulara cevap verdiğini söylüyor. Konuşma sırasında lafın gelişi olarak kullandığı “vahşi bir hayvan gibi” ifadesinin teşbih olduğunu söyleyerek “kaplan gibi” şeklinde değiştirdiğini anlatıyor. Kendisinin sadece muhabire telefonda fikrini açıkladığını, hakaret teşkil edecek söz kullanmadığını, sonradan yayımlanan sözlerin kendi sözlerinden farklı olduğunu, bu sözlerden dolayı sorumluluk kabul etmediğini belirtiyor.

Savcı, Mağden’in yorumunun Yurt Gazetesi’nden önce 14 Eylül 2015’te diken.com.tr’de Tunca Öğreten imzasıyla yayımlandığını belirterek Öğreten’in savunmasını özetliyor. Tunca Öğreten, Perihan Mağden ile telefonla röportaj yaptığını, açıklamalarının noktasına virgülüne dokunmadığını söylüyor. Perihan Mağden’in fikrini açıklarken bir hakaret edasıyla değil bir edebiyatçı olarak benzetme yaptığını, Mağden’in açıklamalarını hakaret olarak algılamadığını, kendisinin de hakaret kastı bulunmadığını anlatıyor.

Savcı, sanıkların ifadelerini özetledikten sonra “Mağden’in ve Öğreten’e Cumhurbaşkanı için ‘vahşi bir hayvan gibi davranıyor’ sözünün başlıbaşına hakaret suçu oluşturduğunu, eleştiriyi aşan ve açıkça hakaret kabul edilebilecek bu sözlerin yansıtılmasının da aynı nitelikteki suçu aleni biçimde işleme anlamına geldiği” iddiasında bulunuyor.

Perihan Mağden’in Cumhurbaşkanının gıyabında hakaret suçu işlediği, diğer gazetecilerin ise aynı suçu aleni olarak işledikleri kanaatine varıyor.

Mağden’in Türk Ceza Kanunu 299/1, Öğreten, Şahin ve Tekin’in 299/2 ve 53. Maddelerince ayrı ayrı cezalandırılmalarını talep ediyor. TCK 299/1’de “Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” deniyor.

Dava, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

İlk duruşma 12 Mayıs 2016’daydı.
Mehmet Çağlar bu duruşmada yaptığı savunmasında, suçlamaya konu sözlerin bir hakaret içerdiğini düşünmediğini, “Kaplan” kelimesinin Anadolu’da övgü nedeni ile söylenen bir söz olduğunu belirtti. Yazı tarihinde sorumlu görevde olmadığını
aktardı. Hakimin sorusu üzerine o tarihte istifa etmiş olduğu görevini Veysi Şahin’in devraldığını söyledi.

Orhan Şahin, “haberde nokta dergisinin kapatılmasına ilişkin bir haber içeriği var. Perihan Mağden nokta dergisinin bir yazarı olduğu için tepkisini bildirmiş” diyerek içerikte bir hakaret olduğunu düşünmediğini, bu kasıt ile yayımlamadıklarını belirtti.

Perihan Mağden, yazılı olarak hazırladığı savunmasını okudu. Eleştirisinin ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu vurguladı. “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasını düzenleyen Türk Ceza Kanunu 299. Maddenin Anayasa Mahkemesi’ne taşındığını vurguladı.

Tunca Öğreten, Perihan Mağden ile yaptığı görüşmeyi olduğu gibi habere aktardığını söyledi. Bu söylemlerde hakaret içeriği olmadığını belirtti.

Tunca Öğreten’in avukatı Ali Deniz Ceylan, mahkemenin TCK 299. Maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmasını talep etti.

Hakim Abdurrahman Orkun Dağ, bu talebi reddetti.

Avukat Ceylan, dosyaya sundukları TCK 299. Madde yönünden Anayasa Mahkemesi’ne yapılan mevcut iptal başvurularının bekletici mesele sayılmasını talep etti.

Perihan Mağden’in avukatı Veysel Ok da her iki talebi yineledi.

Müşteki vekili Hatice Özay, şikayetlerinin devam ettiğini belirterek katılma talebini iletti. Mağden’in sözlerinin “ağır hakaret niteliğinde, eleştiri kapsamı dışında olduğunu” savundu.
Avukat Veysel Ok, katılma talebini kabul etmediklerini, ifade özgürlüğünün olduğunu söyledi. Katılma talebinin cumhurbaşkanı adına mı Recep Tayyip Erdoğan adına mı olduğu konusunda açıklama talep etti.
Mahkeme, katılma talebini kabul etti. Veysel Şahin hakkında bu davanın iddianamesine eklenmek suretiyle savcılığa suç duyurusunda bulunulmasına, dava açılır ise bu dava ile birleştirilmesine, takipsizlik kararı verilirse dosyanın gönderilmesine karar verdi.

Bekletici mesele yönündeki taleplerin incelenmesine karar verdi. Tüm sanıkları yargılamadan vareste tuttu.

  1. duruşma 20 Ekim 2016’da görüldü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ağustos 2016’da hakaret davalarında şikayetini bir kereliğe mahsus olarak geri çektiğini duyurmuştu. Şikayetin çekilmesi üzerine müdahil sıfatı kaldırılarak müşteki sıfatına dönüldü. Veysi Şahin hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazılan müzekkerenin sorulmasına karar verildi.

31 Ocak 2017’deki 3. Duruşmada, Başsavcılığın Veysi Şahin hakkında takipsizlik kararı verdiği görüldü. Avukatının talebi üzerine o tarihte başka bir davadan tutuklu olan Tunca Öğreten’in savunmasını sunmak üzere gelecek duruşmaya getirilmesine karar verildi.

13 Nisan 2017’deki 4. Duruşmadan itibaren hakim Nursel Bedir oldu. Tunca Öğreten’in duruşmaya katılmayacağına dair dilekçe, savunma dilekçesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını sunduğu görüldü. Hakim Nursel Bedir, Tunca Öğreten’in SEGBİS (Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi) ile hazır edilmesi için cezaevine yazı yazılmasına karar verdi.

23 Mayıs 2017’deki 5. duruşmada Tunca Öğreten’in SEGBİS ile hazır edilmediği görüldü, tekrar cezaevine yazı yazılmasına karar verildi.

4 Temmuz 2017’deki 6. Duruşmada Tunca Öğreten SEGBİS ile cezaevinden bağlandı. Perihan Mağden, öncelikle beraat, mahkeme aksi kanaatteyse ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep etti.
Tunca Öğreten, kendisinin gazeteci, Mağden’in ise edebiyatçı olduğunu söyledi. Perihan Mağden’in suç teşkil edecek bir şey söylediğini, kendisinin de bunu yayımladığını kabul etmediğini belirtti.
“Suç işlemediğim için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmiyorum” diyen Öğreten “Gazetecilere dava açmak milli bir hobi haline gelmiştir” diye ekledi.
Perihan Mağden’in avukatı Veysel Ok ve Tunca Öğreten’in avukatı Sevgi Kalan savunma yaptı. Hakim, dosyanın karar verilmek üzere incelemeye alınmasına karar verdi.

19 Ekim 2017’deki 7. Duruşmada Veysel Ok’un Perihan Mağden’in vekilliğinden çekilmesi üzerine vekillik görevini alan Avukat Melike Polat, dosyayı incelemek için süre talep etti. Hakim talebi kabul etti.

11 Ocak 2018’deki 8. Duruşmada Tunca Öğreten “Perihan Mağden bir edebiyatçıdır, kendisi ile yaptığım röportajda edebi bir benzetme kastı ile sarfettiği cümleyi yayınladım. Hakaret kastı olduğunu anlasaydım ya da hissetseydim bunu asla yayınlamazdım, bu edebi bir benzetmedir, ben de röportajı yayınlayan kişi olarak suçu işlemediğimi düşünüyorum, beraatimi talep ediyorum” dedi. Hakim, tüm sanıklara “Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır” ifadesini içeren TCK 299/2 maddesinin uygulanması ihtimaline karşın ek savunma verdi.

17 Mayıs 2018’deki 9. Duruşmada Mehmet Çağlar Tekin ek savunma yaparak “oOlay tarihinde ben gazetenin sorumlu yazı ileri müdürü değildim, suçlamaları kabul etmiyorum önceki yazılı savunmalarımı tekrar ediyorum” dedi. Tunca Öğreten savunma için süre talep etti. Hakim, suçlama konusu haberin yayımlandığı tarihte Yurt Gazetesi’nin sorumlu yazı işleri müdürü ve bağlı olduğu yetkilinin belirlenmesi için savcılığa yazı yazılmasına karar verdi.

18 Ekim 2018’deki 10. Duruşmada Tunca Öğreten savunma yaptı.
Öğreten’in savunmasına şu ifadeler öne çıktı:

“Daha önce anlatmıştım. Perihan Mağden ile 2016 yılında bir söyleşi yaptım. Kendisi edebiyatçı kimliğiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında edebi bir benzetme yaptı ve ‘Köşeye sıkışmış bir kaplan gibi’ dedi. Bu benzetmesinin Türkiye’de hakaret olarak kullanıldığını ben hiç duymadım. Türkçede kaplan, aslan gibi kelimeler hakaret olarak algılanmaz. Eşek, ayı gibi ifadeler hakaret olur. Bu edebi benzetmeden ötürü sözlerini kendi nazarımda hakaret algısı oluşmadığı için yazdım. Biz gazeteciler mütemadiyen yargılanıyoruz. Ben zaten profesyonel sanığım. Bile bile bir hakareti yazmam. Hakaret içeriği ya da kastı olduğunu düşünsem yazmazdım. Elçiye zeval olmaz denilir. Perihan Mağden’in sözünü yazdım. Ayrıca 2016’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kendisine edilen hakaretlerle ilgili açtığı davaları geri çekti. Bu davada sonuçlanmadı.”
Bunun üzerine hakim, Öğreten’in sözünü keserek bunun şikayete tabi olmadığını, kamu davası olduğunu ifade etti: “Sanki hepsi düştü, bu dava devam ediyor gibi bir algı yaratılmasın.” Öğreten, böyle bir algı yaratmak istemediğini söyledi ve beraatini talep ederek savunmasını bitirdi.

Öğreten’in avukatı Sevgi Kalan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) içtihatlarını hatırlatarak röportaj yapan gazetecinin cezalandırılamayacağını, aktarım yapan gazetecinin cezalandırılmasının gazeteci üzerinde baskı oluşturacağını ve kamuyu ilgilendiren konularda rahatça haber yapamayacağını ifade etti. Kalan, röportajın içeriğinde hakaret oluşturan bir durumun söz konusu olmadığını, sanık Perihan Mağden’in edebi bir benzetme yaptığını, Recep Tayyip Erdoğan’ın başka devlet başkanları ile olan ilişkisinin değerlendirildiğini ve dolayısıyla hakaret oluşturan bir durumun söz konusu olmadığını anlattı. Kalan son olarak, Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi kişiliği nedeniyle eleştirilere tahammül etme sınırının diğer insanlardan fazla olması gerektiğini söyleyerek beraat talebinde bulundu.
Mahkeme başkanı Nursel Bedir, Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılarak suç tarihi itibariyle Yurt Gazetesi’nin yazı işleri müdürü ve bağlı bulunduğu yetkilinin sorulmasına karar verdi.

27 Aralık 2018’deki 11. duruşmada avukat Tolgay Güvencin, müvekkili Tunca Öğreten’in son savunması için avukat Melike Polat da savunma için ek süre istedi. Mahkeme başkanı ek süre talebini kabul etti.

10 Ocak 2019’daki 12. duruşmada Tunca Öğreten’e esas hakkındaki son savunmasını yaptı:
“Sayın yargıç, bu bir söyleşiydi. Bana ne söylendiyse cevapları alıp yazıya döktüm. Perihan Hanım da edebiyatçı olduğu için teşbih yapmıştır. Ben de bunda bir hakaret görmediğim için metne döktüm. Adliye koridorlarında kimse bile isteye bu kadar çok mesai yapmak istemez diye düşünüyorum. ‘Elçiye zeval olmaz’ sözünün geçerliliğini koruyup korumadığını bugün göreceğiz. Beraatimi talep ediyorum.”
Öğreten’in savunmasının ardından avukatı Sevgi Kalan söz aldı ve röportajın tamamına bakılmadan yargılama konusu edildiğine dikkat çekti. Kalan şunları söyledi:
“Müvekkilim gazetecidir. Dava konusu sözler röportajın bağlamından koparılmıştır. Röportajda Cumhurbaşkanı’nın yönetim politikası eleştiriliyor. Söz konusu röportaj bir gazetecilik faaliyetidir. Bununla ilgili Anayasa Mahkemesi kararları da vardır. Siyasilerin eleştirilere anlayışlı olmasıyla ilgili de Yargıtay içtihatları vardır“ dedi.

Kalan’dan sonra Perihan Mağden’in avukatı Melike Polat söz aldı. İlk olarak müvekkili Perihan Mağden’in ifade özgürlüğünü kullandığını söyledi.

Polat, Mağden’in bugüne kadar yayınlanmış 21 kitabı olan bir edebiyatçı olduğunu hatırlattı. Türk Dil Kurumu’nda da “Teşbihte hata olmaz” yazdığını ifade etti:

“Yeri geldiği zaman çirkin, kabaca bir benzetme yapılırken kullanılır. Bundan alınılmamasını dilemek için söz arasında söylenir. Sevimsiz bulunabilir ama bunu es geçmemeliyiz. Nihai olarak müvekkilimin sözleri ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasetçi olduğu için daha hoşgörülü olmak zorunda.”

Hâkim Bedir’in son sözünü sorduğu Öğreten, “Bir suçum yok. Beraatimi talep ediyorum” dedi.

Mahkeme başkanı, Yurt gazetesi eski çalışanları Orhan Şahin ve Mehmet Çağlar Tekin’in beraatine karar verdi. Öğreten ve Mağden için ise 7’şer bin TL’lik adli para cezası verdi. Cezalar TCK 299/1 maddesince verilen 1 yıl hapis cezasının 299/2 maddesince arttırılarak 1 yıl 2 aya çevrilmesine, yapılan indirimle 11 ay 20 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesiyle oluştu.

Hakim, Öğreten ve Mağden’in “yeniden suç işlemekten çekineceklerine dair mahkemece olumlu kanaat oluşmadığı” gerekçesiyle hükmün açıklanması geri bırakmadı.

12. Standing - Jan. 10, 2019


Eylül 2015’te Nokta dergisinin “Erdoğan Selfiesi” kapağı nedeniyle toplatılmasının ardından aynı zamanda derginin yazarı olan Perihan Mağden 14 Eylül 2015’te diken.com.tr ’de gazeteci Tunca İlker Öğreten’e röportaj vermiş ve röportajda Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Erdoğan köşeye sıkışmış vahşi bir kaplan gibi davranıyor” benzetmesi yapmıştı.

Röportajda kullanılan bu benzetmeden dolayı yazar Perihan Mağden, röportajı yapan Tunca İlker Öğreten ve röportajı yayınlayan Yurt gazetesinin o dönemki yöneticileri Orhan Şahin ve Mehmet Çağlar Tekin hakkında “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla dava açıldı.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 10 Ocak 2019’daki karar duruşmasında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla Mağden ve Öğreten ayrı ayrı 7 bin TL para cezası verildi. Mahkeme Öğreten ve Mağden’in cezalarında ertelemeye gitmezken, Şahin ve Tekin’in beraatine karar verdi.


10:00’da başlayacağı duyurulan duruşma 10:20’de başladı.

Hâkim Nursel Bedir, Öğreten’e esas hakkındaki son savunmasını sordu. Öğreten, şunları söyledi:
“Sayın yargıç, bu bir söyleşiydi. Bana ne söylendiyse cevapları alıp yazıya döktüm. Perihan Hanım da edebiyatçı olduğu için teşbih yapmıştır. Ben de bunda bir hakaret görmediğim için metne döktüm. Adliye koridorlarında kimse bile isteye bu kadar çok mesai yapmak istemez diye düşünüyorum. ‘Elçiye zeval olmaz’ sözünün geçerliliğini koruyup korumadığını bugün göreceğiz. Beraatimi talep ediyorum.”

Öğreten’in savunmasının ardından avukatı Sevgi Kalan söz aldı ve röportajın tamamına bakılmadan yargılama konusu edildiğine dikkat çekti.

Kalan şunları söyledi:

“Müvekkilim gazetecidir. Dava konusu sözler röportajın bağlamından koparılmıştır. Röportajda Cumhurbaşkanı’nın yönetim politikası eleştiriliyor. Söz konusu röportaj bir gazetecilik faaliyetidir. Bununla ilgili Anayasa Mahkemesi kararları da vardır. Siyasilerin eleştirilere anlayışlı olmasıyla ilgili de Yargıtay içtihatları vardır“ dedi.

Kalan’dan sonra Perihan Mağden’in avukatı Melike Polat söz aldı. İlk olarak müvekkili Perihan Mağden’in ifade özgürlüğünü kullandığını söyledi.

Polat, Mağden’in bugüne kadar yayınlanmış 21 kitabı olan bir edebiyatçı olduğunu hatırlattı. TDK’da da “Teşbihte hata olmaz” yazdığını ifade etti:

“Yeri geldiği zaman çirkin, kabaca bir benzetme yapılırken kullanılır. Bundan alınılmamasını dilemek için söz arasında söylenir. Sevimsiz bulunabilir ama bunu es geçmemeliyiz. Nihai olarak müvekkilimin sözleri ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasetçi olduğu için daha hoşgörülü olmak zorunda.”

Hâkim Bedir, Öğreten’e son sözünü sordu. Öğreten, “Bir suçum yok. Beraatimi talep ediyorum” dedi.

Duruşma 20 dakika kadar sürdü, 5 dakika ara verildikten sonra karar açıklandı.


Hâkim Bedir, Yurt gazetesi eski çalışanlarının beraatine hükmetti. Öğreten ve Mağden’i ise 7’şer bin TL’lik adli para cezasına çarptırdı. Öğreten ve Mağden’in yeniden suç işlemekten çekineceklerine dair mahkemece olumlu kanaat oluşmadığı iddia edilerek hükmün açıklanması geri bırakılmadı.

Kararın açıklanmasının ardından Tunca İlker Öğreten, savunmasındaki sözlerine atfen “Elçiye zeval oldu” dedi. Hâkim Bedir, Öğreten’i kollarını iki yana açarak yanıtladı.

Karar istinaf mahkemesine taşınacak.


Duruşma Öncesi

Salon önünde Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, muhabirler Cansu Pişkin, Canan Coşkun, tutuksuz yargılanan gazeteci Tunca İlker Öğreten ve avukatı Sevgi Kalan ile Perihan Mağden’in avukatı Melike Polat bulunuyordu.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin görüleceği duruşma salonu küçüktü fakat katılan kişi sayısına göre yeterliydi denilebilir.

Duruşmaya Katılım

Sanık Tunca İlker Öğreten, müdafi avukat Sevgi Kalan ve Perihan Mağden, müdafi avukat Melike Polat duruşmada hazır oldular. Duruşmaya basın mensupları da katıldı.

11. Standing - Dec. 27, 2018


Eylül 2015’te Nokta dergisinin “Erdoğan Selfiesi” kapağı nedeniyle toplatılmasının ardından aynı zamanda derginin yazarı olan Perihan Mağden 14 Eylül 2015’te diken.com.tr ’de gazeteci Tunca İlker Öğreten’e röportaj vermiş ve röportajda Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Erdoğan köşeye sıkışmış vahşi bir kaplan gibi davranıyor” benzetmesi yapmıştı.

Röportajda kullanılan bu benzetmeden dolayı yazar Perihan Mağden, röportajı yapan Tunca İlker Öğreten ve röportajı yayınlayan Yurt gazetesinin o dönemki yöneticileri Orhan Şahin ve Mehmet Çağlar Tekin hakkında “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla dava açıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilgili benzer davalar için (Cumhurbaşkanlığına hakaret) şikayetini geri çekmişti. Ancak duruşmalar kamu davası olduğu için devam ediyor.

İddianameye göre deliller; şüphelilerin savunmaları ve bu savunmalarına ekli beyan ve yargısal kararlar, 15/ 09/ 2015 tarihli Yurt Gazetesi nüshası, Adalet Bakanlığı tarafından verilen kovuşturma izin yazısı.



Next Trial: Jan. 10, 2019, 10 a.m.


11:55’te başlayacağı duyurulan duruşma 12:15’te başladı.

Hakim Nursel Bedir ile avukatlar arasında evlilik sonrası değişen soyad konusunda şakalaşmalar oldu.

Müdafi avukat Tolgay Güvencin müvekkili Tunca İlker Öğreten’in rahatsızlandığını, müvekkilinin son savunmasını yapmak üzere hazırlandığını, savunma için süre talep ettiğini söyledi.

Bir önceki duruşmada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç tarihi itibari ile yazı yazılarak Yurt Gazetesinin yazı işleri müdürü ve bağlı bulunduğu yetkilinin sorulması ara kararı verilmişti. Müdafi avukat Melike Polat, UYAP sistemine düşen yanıtı görmediğini, cevabı incelemek istediğini, hazırlıksız olduğunu bu yüzden savunma yapmak için ek süre istediğini söyledi.


Gazeteci avukatlarının savunma için süre talebinini kabul edilmesiyle, bir sonraki duruşma 10 Ocak 2019 saat 10:00 bırakıldı.


Duruşma Öncesi

6 Nisan 2017 yılında başlayan, 85 hafta süren ve son kez buluşulacak “Adalet Nöbeti” eyleminin olması sebebiyle Çağlayan Adliyesi kalabalıktı. Duruşma saatinin bu eyleme denk gelmesi sebebiyle duruşma öncesinde salon önünde bekleyen kimse yoktu. Var olan gazeteciler de Adalet Nöbeti eylemine katılmak üzere salon önünden ayrıldılar. Aynı gün birçok gazetecinin duruşması vardı. Gazeteci Pelin Ünker hakkında Paradise Papers haberleri nedeniyle Binali Yıldırım ve oğulları tarafından açılan davanın duruşması da İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin görüleceği duruşma salonu küçüktü. Duruşma salonunda müdafi avukatlar, bir stajyer avukat ve bir izleyen kişi dışında katılım gösteren olmadığı için salonun küçük olması sorun teşkil etmedi.

Duruşmaya Katılım

Sanık Tunca İlker Öğreten müdafi avukat Tolgay Güvencin ve Perihan Mağden müdafi avukat Melike Polat duruşmada hazır oldular. Duruşmaya basın mensubu olarak katılım yoktu.

Genel Gözlemler

Hakim bir önceki duruşmaya göre neşeliydi. Avukatlarla diyalog halinde duruşma görüldü ve uygun olan duruşma tarihi seçildi. Duruşma 5 dakika kadar sürdü.

10. Standing - Oct. 18, 2018


Eylül 2015’te Nokta dergisinin “Erdoğan Selfiesi” kapağı nedeniyle toplatılmasının ardından aynı zamanda derginin yazarı olan Perihan Mağden 14 Eylül 2015’te diken.com.tr ’de gazeteci Tunca İlker Öğreten’e röportaj vermiş ve röportajda Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Erdoğan köşeye sıkışmış vahşi bir kaplan gibi davranıyor” benzetmesi yapmıştı.

Röportajda kullanılan bu benzetmeden dolayı yazar Perihan Mağden, röportajı yapan Tunca İlker Öğreten ve röportajı yayınlayan Yurt gazetesinin o dönemki yöneticileri Orhan Şahin ve Mehmet Çağlar Tekin hakkında “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla dava açıldı. İddianameyi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı savcılarından Emin Aydinç hazırladı.

Davanın karar duruşması 10 Ocak’taki karar duruşmasında gazetecileri “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla Mağden ve Öğreten ayrı ayrı 7 bin TL para cezasına çarptırıldı. Mahkeme Öğreten ve Mağden’in cezalarında ertelemeye gitmezken, Şahin ve Tekin’in beraatine karar verdi.



Next Trial: Dec. 27, 2018, 11:55 a.m.


Sanık Tunca İlker Öğreten savunmasında şunları söyledi: “Daha önce anlatmıştım. Perihan Mağden ile 2016 yılında bir söyleşi yaptım. Kendisi edebiyatçı kimliğiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında edebi bir benzetme yaptı ve ‘Köşeye sıkışmış bir kaplan gibi’ dedi. Bu benzetmesinin Türkiye’de hakaret olarak kullanıldığını ben hiç duymadım. Türkçede kaplan, aslan gibi kelimeler hakaret olarak algılanmaz. Eşek, ayı gibi ifadeler hakaret olur. Bu edebi benzetmeden ötürü sözlerini kendi nazarımda hakaret algısı oluşmadığı için yazdım. Biz gazeteciler mütemadiyen yargılanıyoruz. Ben zaten profesyonel sanığım. Bile bile bir hakareti yazmam. Hakaret içeriği ya da kastı olduğunu düşünsem yazmazdım. Elçiye zeval olmaz denilir. Perihan Mağden’in sözünü yazdım. Ayrıca 2016’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kendisine edilen hakaretlerle ilgili açtığı davaları geri çekti. Bu davada sonuçlanmadı.”

Bunun üzerine hakim Nursel Bedir, Öğreten’in sözünü keserek bunun şikayete tabi olmadığını, kamu davası olduğunu ifade etti: “Sanki hepsi düştü, bu dava devam ediyor gibi bir algı yaratılmasın.” Öğreten, böyle bir algı yaratmak istemediğini söyledi ve beraatini talep ederek savunmasını bitirdi.

Öğreten’in avukatı Sevgi Kalan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) içtihatlarını hatırlatarak röportaj yapan gazetecinin cezalandırılamayacağını, aktarım yapan gazetecinin cezalandırılmasının gazeteci üzerinde baskı oluşturacağını ve kamuyu ilgilendiren konularda rahatça haber yapamayacağını ifade etti. Kalan, röportajın içeriğinde hakaret oluşturan bir durumun söz konusu olmadığını, sanık Perihan Mağden’in edebi bir benzetme yaptığını, Recep Tayyip Erdoğan’ın başka devlet başkanları ile olan ilişkisinin değerlendirildiğini ve dolayısıyla hakaret oluşturan bir durumun söz konusu olmadığını anlattı. Kalan son olarak, Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi kişiliği nedeniyle eleştirilere tahammül etme sınırının diğer insanlardan fazla olması gerektiğini söyleyerek beraat talebinde bulundu.

Yurt gazetesinin bulunduğu yerden taşınmasından dolayı sanık avukatı Melike Polat esasa ilişkin eklemelerle ilgili söz almasına hakim tarafından gerek olmadığı söylendi.

Hakim, duruşma tarihi belirlenirken, Yurt gazetesini kast ederek “inşallah duruşmaya kadar taşınmazlar” dedi.

Uygun olan tarihin, sanık avukatlarına sorulduğu görüldü.


Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılarak suç tarihi itibariyle Yurt Gazetesi’nin yazı işleri müdürü ve bağlı bulunduğu yetkilinin sorulmasına karar verilerek, duruşma ertelendi. Bir sonraki duruşma 27 Aralık 2018’e bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Adliye’deki vatandaş girişinde uzun bir kuyruk vardı. Avukat ve personel girişi kullanıldı. Sarı basın kartı olanlar bu girişi rahatlıkla kullanabiliyor. Fakat yine bu giriş için diğer kurum ve Türkiye Gazeteciler Sendikası kimlik kartlarının sorun arz ettiği sıklıkla yaşanıyor. 10:35’te başlaması gereken duruşma 11:15’te başladı. Salon önünde sanık avukatları ve izleyenler olarak dört gazeteci bulunuyordu. Duruşma, Asliye Ceza Mahkeme’sinde görüleceği için güvenlik bariyeri yoktu.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin görüleceği duruşma salonu küçüktü. SEGBİS bağlantıları için teçhizat bulunmuyordu.

Duruşmaya Katılım

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, gazeteci Tuğba Tekerek ve Evrensel Gazetesi muhabiri Cansu Pişkin duruşmayı izlemek için salondaydılar. Tutuksuz yargılanan Tunca İlker Öğreten, sanık avukatları Sevgi Kalan ve Melike Polat hazır bulundu.

Genel Gözlemler

Hakim tutum olarak asabiydi. Hiç gülümsemedi. Duruşma 20 dakika kadar sürdü.

Mağden, Öğreten - Insulting the President of the Republic Trial (Indictment)