Perihan Mağden

Perihan Mağden, İnan Ketenciler - “Publicy Insulting the President” Trial

Yazar Perihan Mağden’in, “Survivor adasında Tayyip modeli Semih Öztürk” başlıklı yazısı daha sonra kapatılan Nokta Dergisi’nde, Nisan 2016’da yayımlandı. Mağden, yazısında; Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı, bir televizyon yarışması olan Survivor yarışmacısı Semih Öztürk’e benzetmişti.

Yazı Nokta Dergisi’nden sonra, T24 internet haber sitesinde de yayımlandı.

Yarışmacı Semih Öztürk, yazıyı; “şahsına ve Cumhurbaşkanına hakaret içerikli olduğu” iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet etti. Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Perihan Mağden ile birlikte T24 internet haber sitesinin yazı işleri müdürü İnan Ketenciler hakkında soruşturma başlattı.

Perihan Mağden, 16 Mart 2017’de savcılığa verdiği ifadede; “Semih Öztürk ile Cumhurbaşkanı arasında bazı noktalarda benzetme yaptığını, Cumhurbaşkanının avukatlarının şikayetinin olmadığını, yazıda Survivor programı ile programdaki sıra dışı bir yarışmacı portresi çizen Semih Öztürk’ü tavırları nedeniyle eleştirdiğini” söyledi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadında da belirtildiği gibi, “eleştirinin bazen ağır, şok edici ve incitici olabileceğini, yazının Cumhurbaşkanı ile ilgili olmadığını” dile getirdi.

Türk Ceza Kanunu’na göre; bir kişi hakkında, “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla dava açılabilmesi için Adalet Bakanı’nın izni gerekiyor.

Bu doğrultuda, Perihan Mağden ile birlikte İnan Ketenciler hakkında dava açılabilmesi için gereken bakan onayı da 30 Mayıs 2017’de alındı.

Mağden ve Ketenciler hakkındaki iddianame 6 Haziran 2017’de tamamlandı.

Yazar Perihan Mağden ve T24 internet haber sitesi yazı işleri müdürü İnan Ketenciler hakkındaki iddianame İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu tarafından 6 Haziran 2017’de tamamlandı. İddianamede, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan “mağdur” olarak yer aldı.

İddianamede, Mağden ve Ketenciler hakkındaki soruşturmanın; televizyon yarışması Survivor yarışmacısı Semih Öztürk’ün, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı ihbarın ardından başlatıldığı belirtildi.

İddianameye göre Semih Öztürk, ihbar dilekçesinde; “Survivor isimli yarışma programına katıldığı sırada Perihan Mağden’in, Nokta Dergisi’nde şahsına ve Cumhurbaşkanına hakaret içerikli yazı kaleme aldığını, yazının t24’te yayımlandığını” iddia etti, şikayetçi olduğunu belirtti.

İddianamede; Perihan Mağden’in, daha sonra kapatılan Nokta Dergisi’nde ve T24 internet haber sitesinde, 18 Nisan 2016’da “Survivor adasının Tayyip modeli olarak Semih Öztürk” başlığı ile yayımlanan yazısından şu bölüm aktarıldı:

“Zira adada bizi Tayyip amcasının miniskül bir kopyası bekliyor: Huzursuzluğunuzda Semih Öztürk! Acun Ilıcalı maharetle bu korkunç irritanı adaya yarışmacı olarak yerleştirmiş meğer. Ayrıca amcasının modeli, gönüllüler arasında her hafta birinci çıkıyor! Halk onu seçiyor. Yani onu adadan yollamanın, kurtulmanın imkan ve ihtimali yok. Bu denli pis oynayan, amcasının tüm taktiklerini uygulayarak halkının teveccühlerini her hafta kazanan Semih, sinirlerimizi lime lime lime etmeyi başarıyor. Ağır çekim çenesi bi dakka kapanmıyor. Semih sayesinde anlıyoruz ve biliyoruz ki; bize kaçıp kurtuluş yok! Hiç kimse Türk Halkıyla irrasyonalitesinin, bakar körlüğünün, feci tercihlerinin, özdeşleşmeyi yeğlediğinin arasına giremez! Semihler kazandıkça, bizler küçülüyoruz. Büzüşüyoruz. (…)

Atamazsın Semih’i girdiği bünyeden. Onun işi bu yani: kıl olmak. Kıl etmek. Geçimini inatçı geçimsizliğiyle temin etmek. Semih’in alameti farikası, haksızken haklıymış GİBİ yapmak esasında. Haklıyken haksız çıkmanın adaletsizliğiyle, her Allah’ın günü unufak edildiğimiz bu ülkede; Semih yüzsüz ve arsız külliyen haksızların, öyleyken haklıymış pozunu iffetsizce takınanların şansız bayrağını dalgalandırıyor. Bilmem bu özellikler size birilerini, birilerini hatırlatıyor mu? Diyelim hayranları (insanı asıl kahreden bu ‘unsurlar’) Semih’in sürekli büyük haksızlıklara uğradığı konusunda, ısrarcı mı, kararlı. Nuh diyor, adalet, hakikat demiyorlar. (…)

Birinci olduğunda korkunç nasyonalist bir şiir okudu. Arif Nihat Asya’nın ‘Bayrak’ şiiriymiş. ‘Bayram değil, seyran değil; bu nasyonalist bizi niye öptü’ dememize kalmadı- Meğer, rol modeli Tayyip Amcası (Semih diğer yarışmacıların amcası olduğunu iddia ediyor zira ikide bibuçukta) stat açılışında Bursaspor’a okumuş bu kıymetli şiiri!

Semih de Bursalı. Hem ordan, hem Tayyibistlerden gelecek oyları çarpacak yani. Böyle de 1 Şark kurnazı! Oy devşirme ayak oyunlarının, mutlak üstadı. Daha önce de 1 Necip Fazıl şiiri okudu. Şair tercihleri de çakalca ve nokta atışçı yani. Kütlesinin sinir ayarlarıyla oynayıp, oy toplamada eline su dökemiyor CHP’li İzmirli çocuk kimliğindeki diğer Gönüllüler.(…)

Böyle hesap kitaplarda acayip iyi Semih. Küçük Sezar’ın hakkı, amcasına. Aynı rol modeli gibi, büyük hezimetleri kapıda bekleyen başarı, yarattığı tüm çalkantıları nefsi müdafaa, neden olduğu tüm istikrarsızlıkları başkalarının eseri gibi yansıtmakta 1 kopya kedi olarak, mide bulandırıcı, sinirden göz karartıcı bir başarısı var yani. Semih Semih’tir. Besbelli tedaviye muhtaç, öz önemsemeden, aşağılık ve yükseklik kompleksi sarkacında gidip gelmekten başı dönmüş bir gariban, acıklı vaziyette biri.

Peki ya Semih’in; onun ve modelinin önüne habire yatmaktan imtina etmeyen hassstaları? Hayranları? Şakşakçıları? Zafere taşıyıcıları? O kadar çok ve o kadar körlüklerine adanmışlar ki- Yanmışız biz. Survivor adasında da hakikat müptelalarına huzur, rahat yok yani.”

İddianamede, T24 internet haber sitesinin yazı işleri müdürü İnan Ketenciler’in, soruşturma aşamasında, savcılıkta verdiği ifade de özetlendi. Buna göre, Ketenciler; yazının T24 sitesine ait olmadığını, Nokta Dergisi’nden alıntı yapılarak yayımlandığını, bu nedenle de suçlamayı kabul etmediğini söyledi.

İddianamede, Nokta Dergisi’nin OHAL kapsamında kapatılması nedeniyle, derginin internet sitesine de erişimin engellendiği belirtildi. Bu yüzden Mağden’in yazısının çıktısının alınamadığı ifade edildi.

İddianamede, Mağden’in yazısı için; “Yazı içeriğinin eleştiri sınırlarını aştığı, eser sahibi bakımından suç oluşturduğu” iddia edildi. Yazının, T24 internet haber sitesinde aynen yayımlanmasının da “aynı suçun tekrar işlenmesi niteliğinde olduğu” öne sürüldü.

İddianamede, Mağden ve Ketenciler; Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesi uyarınca “Cumhurbaşkanına hakaret etmekle” suçlandı. Hakkında bir yıl iki aydan dört yıl sekiz aya kadar hapis cezası istendi.

Mağden’in ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” da talep edildi.

İddianame, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Yazar Perihan Mağden ve T24 internet haber sitesi yazı işleri müdürü İnan Ketenciler’in yargılanmasına, 2 Kasım 2017’de, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma ile başlandı. Mağden duruşmaya katılmadı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Hatice Özay, Mağden’in daha sonra kapatılan Nokta Dergisi’nde yayımlanan yazısı nedeniyle şikayet dilekçesini mahkemeye sundu, davaya katılma talebinde bulundu. Mağden’in avukatı Melike Polat, yazının Semih Öztürk ile ilgili olduğunu, Cumhurbaşkanı’na yönelik olmadığını dile getirdi. Polat, bu gerekçeyle, Erdoğan’ın avukatının katılma isteğinin reddedilmesini talep etti. Mahkeme başkanı, Erdoğan’ın davaya katılma talebini kabul etti.

Yargılamanın ikinci duruşması, 15 Şubat 2018’de görüldü. Ketenciler, bu duruşmada savunmasını yaptı. Mağden’in yazısında hakaret unsuru olmadığını, zaten yayımlanmış olan bir yazıyı yayımladıklarını, yazı nedeniyle bir sorumluluğunun olmadığını belirtti. Beraatını talep etti.

Yargılamanın üçüncü duruşması 21 Haziran 2018’da görüldü. Bu duruşmada, mahkeme başkanı izinli olduğundan, başka bir hakim görev yaptı. Gazeteciler de duruşmaya katılmadı.

Yargılamanın dördüncü duruşması 22 Kasım 2018’da görüldü. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Abdulsamet Aydın, yazı nedeniyle şikayetlerinin devam ettiğini belirtti, gazetecilerin cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme, Perihan Mağden’in bir sonraki duruşmaya zorla getirtilmesine karar verdi.

Yargılamanın beşinci duruşması 10 Ocak 2019’da görüldü. Perihan Mağden, savunmasını bu duruşmada yaptı. Mağden şunları söyledi:

“Olay tarihinde Survivor yarışması çok yüksek reyting alan ve herkes tarafından izlenen bir yarışma idi. Yarışmacılardan Semih Öztürk de çok iyi bir yarışmacı olmamasına rağmen dilbazlığı ve çeşitli hareketleri ile yarışmanın en çok konuşulan kişisi idi.

Ben de köşe yazarıyım, işim bu. Onunla ilgili bir yazı kaleme aldım. Yazımda anlatmak istediğim şey Semih’in cumhurbaşkanının popülaritesinden nemalanmaya çalışmasıdır. Cumhurbaşkanı’na hakaret gibi bir kastım yoktur, yazının Cumhurbaşkanı ile ilgisi de yoktur. Cumhurbaşkanı’nın tavırlarını öykündüğü için böyle bir yazı yazıldı. Konu Semih Öztürk idi Cumhurbaşkanı değildi. Atılı suçu işlemedim.”

Yargılamanın altıncı duruşması 21 Şubat 2019’da görüldü. Perihan Mağden’in avukatı Figen Albuga Çalıkuşu savunma dilekçesini sundu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Muhammed Cemil İmamoğulları, yazı ile ilgili şikayetlerinin devam ettiğini söyledi, gazetecilerin cezalandırılmasını talep etti. İnan Ketenciler’in avukatı Halil Kocabaş ise esas ilişkin savunma için süre talep etti. Hakim, ek süre talebini kabul etti.

Yargılamanın yedinci duruşması, 21 Mart 2019’da görüldü. Perihan Mağden’in avukatı Figen Albuga Çalıkuşu Yargıtay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını içeren bir dilekçeyi sunduklarını söyledi. Yarışmacının cumhurbaşkanı ile özdeşleşme yaklaşımı olduğunu, yazının yarışmacı ile ilgili olduğunu anlattı. Bu konuyla ilgili Cumhurbaşkanı’nın şikayette bulunmamasına karşın yarışmacının ihbarda bulunduğunu söyledi. Suçlamanın unsurlarının oluşmadığını belirterek beraat talep etti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Ela Ezgi Yelmen, şikayetlerinin devam ettiğini söyledi. Yazıda, “Rol modeli Tayyip amcası” ifadesinin birkaç kez geçtiğini belirterek, yarışmacı üzerinden Erdoğan’a yönelik ithamda bulunulduğunu savundu. Bunların da hakaret kapsamında olduğunu savunarak gazetecilerin cezalandırılmasını talep etti.

Mahkeme Başkanı, Perihan Mağden hakkında 11 ay 20 gün hapis cezasına karar verdi. Ancak hapis cezasını 7 bin TL adli para cezasına çevirdi.

Hakim, İnan Ketenciler’in ise beraatına karar verdi.

7. Standing - March 21, 2019


Duruşmada, İnan Ketenciler; dava konusu yazı T24’te yayımlandığında yazı işleri müdürü olduğunu, Perihan Mağden’i yazısının ifade ve basın özgürlüğü çerçevesinde olduğunu ve cumhurbaşkanını hedef almadığını söyledi.

Avukat Halil Kocabaş, Ketenciler’in eser sahibi değil yayımlayan olduğunu söyledi. Perihan Mağden’in, yazısında; “Survivor isimli yarışmada mastürbasyon yapan bir kişiyi eleştirdiğini, bu kişinin dosyanın ihbarcısı olduğunu” söyledi.

Cumhurbaşkanının avukatlarının davaya sonradan müdahil olduğunu belirterek “Cumhurbaşkanının da bu davayla anılmak istediğini düşünmüyorum” dedi. Hedef alma durumu olmadığını, yazının cumhurbaşkanıyla değil yarışmacı ile ilgili olduğunu anlattı.

İddianamede de hangi cümlenin hedef almaya ve hakarete yer açtığının gösterilmediğini söyledi. Suçun unsurları oluşmadığından beraat talep etti.

Perihan Mağden’in avukatı Figen Albuga Çalıkuşu, Yargıtay ve AİHM kararlarını içeren yazılı dilekçelerini sunduklarını söyledi. “Yarışmacının cumhurbaşkanı ile özdeşleşme yaklaşımı olduğunu, yazının yarışmacı ile ilgili olduğunu” anlattı. Bu konuyla ilgili cumhurbaşkanının şikayette bulunmamasına karşın yarışmacının ihbarda bulunduğunu söyledi. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek beraat talep etti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Ela Ezgi Yelmen, şikayetlerinin devam ettiğini söyledi. Yazıda “Rol modeli Tayyip amcası” ifadesinin birkaç kez geçtiğini belirterek, “yarışmacı üzerinden Erdoğan’a yönelik ithamda bulunulduğunu” savundu. Bunların da hakaret kapsamında olduğunu savunarak gazetecilerin cezalandırılmasını talep etti.


Kararını açıklayan mahkeme, Perihan Mağden’in “atılı bulunan ve sabit kabul edilen Cumhurbaşkanına hakaret suçu nedeniyle; suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen neticenin ağırlığı, sanığın kasıtlarının yoğunluğu” gözönüne alınarak 1 yıl hapis cezasına karar verdi.

Ceza, “eylemin alenen yapılması” gerekçesiyle 1 yıl 2 ay hapis cezasına çıkarıldı.

Mağden’in “yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle” ise 11 ay 20 gün hapis cezasına indirildi.

Hapis cezası, “Mağden’in sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikleri göz önüne alınarak” 350 gün karşılığı adli parasına çevrildi.

Böylece Mağden 7 bin TL adli para cezasına çarptırıldı.

Hakim, İnan Ketenciler’in ise beraatına karar verdi.


Duruşma Öncesi

Duruşma salonuna çıkan koridorda barikat yoktu. Salona girişte basın mensuplarına kimlik sorulmadı. Herhangi bir sorun yaşanmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda seyirciler için altı sandalye ayrılmıştı. Küçük bir salondu. Penceresizdi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve iki gazetecinin de aralarında olduğu beş kişi takip etti. Duruşmada, Perihan Mağden’i avukatı temsil etti. İnan Ketenciler ve avukatı ise salondaydı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı da avukatı temsil etti.

Genel Gözlemler

Mahkeme başkanı Ketenciler ve avukatları dinledi, daha sonra karar için ara verdi.

6. Standing - Feb. 21, 2019


Saat 11:35’te başlayacağı belirlenen duruşma saat 11:50’de başladı.

Perihan Mağden’in avukatı Figen Albuga Çalıkuşu, esas hakkındaki savunmalarını yazılı olarak mahkemeye sundu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Muhammed Cemil İmamoğulları şikayetlerinin devam ettiğini söyledi ve gazetecilerin cezalandırılmalarını istedi.

İnan Ketenciler’in avukatı Halil Kocabaş ise esas hakkındaki savunma için süre istedi.

Bunun üzerine hakim , esas hakkında savunma için söz alacak olan Perihan Mağden’in avukatı Figen Albuge Çalıkuşu’ndan, gelecek duruşmada sözlü beyanda bulunmasını isteyerek duruşmayı sonlandırdı.


İnan Ketenciler’in avukatına, esasa ilişkin savunma için süre verilmesine karar veren mahkeme, duruşmayı 21 Mart 2019’a saat 12.05’e erteledi.


Duruşma Öncesi

Duruşma öncesinde bir destek ya da protesto gösterisi gerçekleşmedi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Görülen dava açısından duruşma salonu yeterliydi. Avukatlar için ayrılan yer yeterliydi.

Duruşmaya Katılım

Gazeteciler duruşmaya katılmadı.

Yargılanan gazetecilerden Perihan Mağden’in avukatı Figen Albuga Çalıkuşu, İnan Ketenciler’in avukatı Avukat Halil Kocabaş ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Muhammed Cemil İmamoğulları duruşmada hazır bulundu.

Ayrıca duruşmayı Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ile iki gazeteci takip etti.

Genel Gözlemler

Duruşmada izleyenlere herhangi bir engel çıkarılmadı, mahkeme salonunda dizüstü bilgisayar gibi elektronik aygıtların kullanımına ilişkin bir kısıtlama getirilmedi.

4. Standing - Nov. 22, 2018


Duruşma, İstanbul Adliyesi’de İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma, önceden belirlendiği gibi saat 10.50’de başladı.

Perihan Mağden ve avukatı ile İnan Ketenciler duruşmaya katılmadı. Ketenciler’i, duruşmada; avukatı Halil Kocabaş temsil etti.

Hakim, Perihan Mağden’in avukatının istifa dilekçesi sunduğunun görüldüğünü belirtti. Avukat Halil Kocabaş, beyanı olmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Abdulsamet Aydın ise yazı ile ilgili şikayetlerinin devam ettiğini söyledi, gazetecilerin cezalandırılmasını talep etti.


Hakim, Perihan Mağden’in bir sonraki duruşmaya zorla getirilmesina karar verdi.

Yargılamanın beşinci duruşmasının 10 Ocak 2019’da görülmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşma Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’de İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma, önceden belirlendiği gibi saat 10.50’de başladı.

Duruşma salonuna giriş koridorunda bariyerler yoktu. Basın mensuplarına kimlik kartı sorulmadı. Salona girişte herhangi bir arama yapılmadı.

Duruşmaya Katılım

Perihan Mağden ve avukatı ile İnan Ketenciler duruşmaya katılmadı. Ketenciler’i, duruşmada; avukatı Halil Kocabaş temsil etti. Duruşmayı ikisi gazeteci olmak üzere dört kişi izledi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü mahkeme salonu tek sıra izleyici sandalyelerinin dışında sanık ve avukatlara ayrılan yerden oluşan, küçük, penceresiz bir oda şeklindeydi. Salonun ısısı iyiydi.

Genel Gözlemler

Duruşma kısa sürdü. Mağden hakkındaki zorla getirilme kararına rağmen hakimin sert bir ifadesi yoktu.

Perihan Mağden, İnan Ketenciler - “Publicy Insulting the President” Trial (Indictment)

Perihan Mağden, İnan Ketenciler - “Publicy Insulting the President” Trial 6. Standing (Minutes of the Hearing)

Perihan Mağden, Tunca Öğreten vd. - “Publicy Insulting the President” Trial

Nokta Dergisi, 14 Eylül 2015 günü gece yarısı polis tarafından basıldı. Derginin 18. sayısı da savcılık kararı ile toplatıldı. Dergi hakkındaki soruşturma “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “terör örgütü propagandası” gerekçelerine dayandırıldı. Derginin 18. sayısının kapağında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan; asker tabutuyla birlikte “selfie” çekerken tasvir ediliyordu. Derginin sorumlu yazı işleri müdürü Murat Çapan, aynı gün gözaltına alındı ve ifadesinin ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Derginin Genel Yayın Yönetmeni Cevheri Güven ve sorumlu yazı işleri müdürü Murat Çapan, 2 Kasım 2015 tarihli kapak gerekçe gösterilerek, tutuklandı. Gazeteciler, yargılama sürecinin ilk duruşmasında tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Güven ve Çapan, 22 Mayıs 2017 tarihli karar duruşmasında, derginin iki sayısındaki kapak gerekçe gösterilerek 22 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Gazeteciler, “Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne karşı silahlı isyana tahrik etmek” ve “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı.

Dergi, 15 Temmuz 2016’daki askeri darbe girişiminin ardından 27 Temmuz 2016’da yayımlanan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatıldı. Hükümet, askeri darbe girişiminin ardından başlattığı Olağanüstü Hal döneminde, Meclis’in onayına sunmadan yürürlüğe koyduğu KHK’lerle çok sayıda basın yayın kuruluşunu kapatmıştı.

Derginin yazarlarından Perihan Mağden, dergi merkezinin polis tarafından basıldığı gün; Diken internet haber sitesinden Tunca Öğreten’e röportaj verdi. Mağden, röportajında; “Erdoğan köşeye sıkışmış vahşi bir kaplan, vahşi bir havyan gibi davranıyor” dedi. Mağden’in Öğreten’e verdiği röportaj, Diken internet haber sitesi ile birlikte 15 Eylül 2015 tarihinde Yurt Gazetesi’nde de yayımlandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı; Perihan Mağden ve Tunca Öğreten ile birlikte Yurt Gazetesi’nde dönemin sorumlu yazı işleri müdürü olan Orhan Şahin ve yetkilisi Mehmet Çağlar Tekin hakkında soruşturma başlattı. Mağden ile birlikte diğer gazeteciler, “Cumhurbaşkanı’na hakaret etmekle” suçlandı.

Mağden, savcılıkta verdiği ifadede; Diken internet haber sitesi muhabiri Tunca Öğreten’in, derginin toplatılması sonrasında sorduğu sorulara cevap verdiğini söyledi. İddianameye göre, Mağden; “Konuşma sırasında lafın gelişi olarak kullandığı ‘vahşi hayvan gibi’ ifadesinin teşbih olduğunu” söyleyerek, ifadeyi “kaplan gibi” ifadesi ile değiştirdiğini dile getirdi. Fikirlerini, muhabire telefonda açıkladığını, hakaret teşkil edecek söz kullanmadığını, yayımlanan sözlerin kendi sözlerinden farklı olduğunu, bu sözlerden dolayı sorumluluk kabul etmediğini dile getirdi.

Mağden ile birlikte dört gazeteci hakkındaki iddianame 13 Ocak 2016’da tamamlandı.

Kapatılan Nokta Dergisi yazarı Perihan Mağden, Diken internet haber sitesi muhabiri Tunca Öğreten ile Yurt Gazetesi’nden Orhan Şahin ve Mehmet Çağlar Tekin hakkındaki iddianame; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu tarafından 13 Ocak 2016 tarihinde tamamlandı.

İddianamedeki bilgilere göre, gazeteciler hakkındaki soruşturmanın, Yurt Gazetesi’nde 15 Eylül 2015 günü “Selfie ‘Nokta’landı” başlığı ile çıkan haber üzerine başlatıldığı belirtildi.

Nokta Dergisi’nin 14 Eylül 2015 tarihli sayısı toplatılmış ve dergi merkezi polis tarafından basılmıştı. Bunun üzerine derginin yazarlarından Perihan Mağden, Diken internet haber sitesinin sorularını yanıtlamıştı. Yurt Gazetesi ise, derginin toplatılması ile ilgili haberinde, Mağden’in Diken’de yayımlanan röportajından bazı bölümleri aktarmıştı.

İddianamede, Yurt Gazetesi’nde, Mağden’in; “Erdoğan köşeye sıkışmış vahşi bir kaplan, vahşi bir hayvan gibi davranıyor” sözlerine yer verildiği belirtildi.

Söyleşinin aslının Diken internet haber sitesinde yayımlandığına ilişkin bilgiye, iddianamede; “Perihan Mağden’in konu ile ilgili yorumu Yurt Gazetesi’nden önce 14 Eylül 2015 tarihinde ‘diken’ isimli internet haber sitesinde Tunca Öğreten imzasıyla yayımlanmış…” ifadeleri ile yer verildi.

İddianamede; “Cumhurbaşkanı için ‘vahşi bir hayvan gibi davranıyor’ sözünün başlı başına hakaret suçunu oluşturduğu” iddia edildi. Bu ifadenin “eleştiriyi aşan ve açıkça hakaret kabul edilebilecek sözler olduğu” öne sürüldü. Mağden’in bu sözlerinin Yurt Gazetesi’nde de yayımlanması ile ilgili olarak, iddianamede; “Bu sözlerin yansıtılmasının da aynı nitelikteki suçu aleni biçimde işleme anlamına geldiği” ileri sürüldü.

İddianamede, Mağden; Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesi uyarınca “Cumhurbaşkanı’na hakaret etmekle” suçlandı. Hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası istendi.

İddianamede Diken internet haberi sitesi muhabiri Tunca Öğreten ile Yurt Gazetesi’nden Orhan Şahin ve Mehmet Çağlar Tekin ise, Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca “Cumhurbaşkanına alenen hakaret etmekle” suçlandı. Haklarında bir yıl iki aydan dört yıl sekiz aya kadar hapis cezası istendi.

İddianamede, tüm gazetecilerin; Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılmaları” talep edildi.

İddianame, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Kapatılan Nokta Dergisi yazarı Perihan Mağden, Diken internet haber sitesi muhabiri Tunca Öğreten ile Yurt Gazetesi yayın sorumluları Orhan Şahin ve Mehmet Çağlar Tekin’in yargılanmasına, 12 Mayıs 2016’da İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma ile başlandı.

Mağden, savunmasını bu duruşmada yaptı. Eleştirisinin ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu söyledi. Türk Ceza Kanunu’nun “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasını düzenleyen 29. maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapıldığını anımsattı.

Tunca Öğreten’in avukatı ali Deniz Ceylan da Türk Ceza Kanunu’nun 29. maddesinin iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasını talep etti. Hakim, talebi reddetti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Hatice Özay, şikayetlerinin devam ettiğini belirterek, davaya katılma talebini iletti. Özay, Mağden’in sözlerinin “ağır hakaret niteliğinde, eleştiri kapsamı dışında olduğunu” savundu.

Mağden’in avukatı Veysel Ok, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın katılma talebini “ifade özgürlüğü gerekçesiyle kabul etmediklerini” söyledi. “Katılma talebinin Cumhurbaşkanı adına mı, Tayyip Erdoğan adına mı iletildiğinin açıklanmasını” istedi. Ancak, mahkeme; Erdoğan’ın katılma talebini kabul etti.

Mahkeme ayrıca, tüm gazetecilerin; duruşmalardan vareste tutulmasına karar verdi, yani duruşmalara katılma zorunluluklarını kaldırdı.

Yargılamanın ikinci duruşması 20 Ekim 2016’da görüldü. İki duruşma arasında; Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz 2016’daki askeri darbe girişiminin ardından hakaret davalarındaki tüm şikayetlerini geri çektiğini açıkladı. Bu nedenle Erdoğan’ın “katılan” sıfatı, “şikayetçi” sıfatına dönüştürüldü.

Yargılamanın üçüncü duruşması 31 Ocak 2017’de görüldü. Yargılamanın gazetecilerden Tunca Öğreten, bu tarihte, hakkındaki başka bir yargılama kapsamında tutukluydu. Avukatının talebi üzerine mahkeme, Öğreten’in; savunmasını sunmak üzere bir sonraki duruşmaya getirilmesine karar verdi.

Yargılamanın dördüncü duruşması 13 Nisan 2017’de görüldü. Gazeteci Tunca Öğreten’in savunma dilekçesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin örnek kararlarını mahkemeye sunduğu belirtildi. Hakim, tutuklu Tunca Öğreten’in savunmasının, bir sonraki duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden alınmasına karar verdi.

Yargılamanın beşinci duruşması 23 Mayıs 2017’de görüldü. Tunca Öğreten’in savunmasının alınması için SEGBİS sisteminin hazır edilmediği görüldü. Duruşma ertelendi.

Yargılamanın altıncı duruşması 4 Temmuz 2017’de görüldü. Öğreten, savunmasını bu duruşmada tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS aracılığıyla yaptı. Öğreten; kendisinin gazeteci, Mağden’in ise edebiyatçı olduğunu söyledi. “Mağden’in suç teşkil edecek bir şey söylediği, kendisinin de bunu yayımladığı suçlamasını kabul etmediğini” dile getirdi. “Suç işlemediğim için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmiyorum” diyen Öğreten, “Gazetecilere dava açmak milli bir hobi haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.

Perihan Mağden ise beraatini talep etti. Mahkeme, aksi bir kanaatte ise hakkındaki olası hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını (HAGB) talep etti.

Hakim, dosyanın karar verilmek üzere incelenmeye alınmasına karar verdi. Duruşma ertelendi.

Yargılamanın yedinci duruşması 19 Ekim 2017’de görüldü. Veysel Ok, Mağden’in avukatlığından çekildi. Yerine gelen avukat Melike Polat ise dosyayı incelemek için süre talep etti. Duruşma ertelendi.

Yargılamanın sekizinci duruşması 11 Ocak 2018’de görüldü. Öğreten, duruşmada; “Perihan Mağden bir edebiyatçıdır, kendisi ile yaptığım röportajda edebi bir benzetme kastı ile sarf ettiği cümleyi yayınladım. Hakaret kastı olduğunu anlasaydım ya da hissetseydim bunu asla yayınlamazdım, bu edebi bir benzetmedir, ben de röportajı yayınlayan kişi olarak suçu işlemediğimi düşünüyorum, beraatimi talep ediyorum” dedi.

Hakim, tüm gazetecilere; haklarında Türk Ceza Kanunu’nun 299/2 maddesi uyarınca “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasının işletilmesi halinde ek savunma yapmaları için süre verdi. Duruşma ertelendi.

Yargılamanın dokuzuncu duruşması 17 Mayıs 2018’de görüldü. Hakim, suçlama konusu haberin yayımlandığı tarihte Yurt Gazetesi’nin sorumlu yazı işleri müdürü ve bağlı olduğu yetkilinin belirlenmesi için savcılığa yazı yazılmasına karar verdi.

Yargılamanın 10. duruşması 18 Ekim 2018’de görüldü. Tunca Öğreten, “köşeye sıkışmış bir kaplan gibi” benzetmesinin Türkiye’de hakaret olarak kullanıldığını hiç duymadığını dile getirdi. Öğreten, “Biz gazeteciler mütemadiyen yargılanıyoruz. Ben zaten profesyonel sanığım. Bile bile bir hakareti yazmam. Hakaret içeriği ya da kastı olduğunu düşünsem yazmazdım. Elçiye zeval olmaz denilir. Perihan Mağden’in sözünü yazdım” dedi.

Yargılamanın 11. duruşması 27 Aralık 2018’de görüldü. Avukatların savunma için ek süre talepleri kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılamanın 12. duruşması 10 Ocak 2019’da görüldü. Mağden’in avukatı Melike Polat, Mağden’in ifade özgürlüğünü kullandığını söyledi. Mağden’in yayınlanmış 21 kitabı olduğunu belirten avukat Polat, “teşbihte hata olmaz” sözü ile ilgili olarak şunları söyledi:

“Yeri geldiği zaman çirkin, kabaca bir benzetme yapılırken kullanılır. Bundan alınılmamasını dilemek için söz arasında söylenir. Sevimsiz bulunabilir ama bunu es geçmemeliyiz. Nihai olarak müvekkilimin sözleri ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasetçi olduğu için daha hoşgörülü olmak zorunda.”

Tunca Öğreten ise “Elçiye zeval olmaz’ sözünün geçerliliğini koruyup korumadığını bugün göreceğiz. Beraatimi talep ediyorum” dedi.

Perihan Mağden, iddianamede; Türk Ceza Kanunu’nun 299/1 maddesi uyarınca “Cumhurbaşkanına hakaret etmekle” suçlandı. Ancak mahkeme, Mağden’in; Türk Ceza Kanunu’nun 299/2 maddesindeki “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla 11 ay 20 gün hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Ceza, 7 bin TL adli para cezasına çevrildi.

Tunca Öğreten de “Cumhurbaşkanına alenen hakaret etmek” suçlamayla 7 bin TL adli para cezasına çarptırıldı.

Hakim, Mağden ve Öğreten’in; “yeniden suç işlemekten çekineceklerine dair olumlu kanaat oluşmadığı” gerekçesiyle haklarındaki hükmün açıklanmasını geri bırakmadı.
Yurt Gazetesi’nin çalışanları Orhan Şahin ve Mehmet Çağlar Tekin’in ise beraatına karar verildi.

12. Standing - Jan. 10, 2019


10:00’da başlayacağı duyurulan duruşma 10:20’de başladı.

Hâkim, Tunca Öğreten’e esas hakkındaki son savunmasını sordu. Öğreten, şunları söyledi:

“Sayın yargıç, bu bir söyleşiydi. Bana ne söylendiyse cevapları alıp yazıya döktüm. Perihan Hanım da edebiyatçı olduğu için teşbih yapmıştır. Ben de bunda bir hakaret görmediğim için metne döktüm. Adliye koridorlarında kimse bile isteye bu kadar çok mesai yapmak istemez diye düşünüyorum. ‘Elçiye zeval olmaz’ sözünün geçerliliğini koruyup korumadığını bugün göreceğiz. Beraatimi talep ediyorum.”

Öğreten’in savunmasının ardından avukatı Sevgi Kalan söz aldı ve röportajın tamamına bakılmadan yargılama konusu edildiğine dikkat çekti.

Kalan şunları söyledi:

“Müvekkilim gazetecidir. Dava konusu sözler röportajın bağlamından koparılmıştır. Röportajda Cumhurbaşkanı’nın yönetim politikası eleştiriliyor. Söz konusu röportaj bir gazetecilik faaliyetidir. Bununla ilgili Anayasa Mahkemesi kararları da vardır. Siyasilerin eleştirilere anlayışlı olmasıyla ilgili de Yargıtay içtihatları vardır.”“

Kalan’dan sonra Perihan Mağden’in avukatı Melike Polat söz aldı. İlk olarak müvekkili Perihan Mağden’in ifade özgürlüğünü kullandığını söyledi.

Polat, Mağden’in bugüne kadar yayınlanmış 21 kitabı olan bir edebiyatçı olduğunu hatırlattı. TDK’da da “Teşbihte hata olmaz” yazdığını ifade etti:

“Yeri geldiği zaman çirkin, kabaca bir benzetme yapılırken kullanılır. Bundan alınılmamasını dilemek için söz arasında söylenir. Sevimsiz bulunabilir ama bunu es geçmemeliyiz. Nihai olarak müvekkilimin sözleri ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasetçi olduğu için daha hoşgörülü olmak zorunda.”

Hâkim, Öğreten’e son sözünü sordu. Öğreten, “Bir suçum yok. Beraatimi talep ediyorum” dedi.

Duruşma 20 dakika kadar sürdü, 5 dakika ara verildikten sonra karar açıklandı.


Perihan Mağden, iddianamede; Türk Ceza Kanunu’nun 299/1 maddesi uyarınca “Cumhurbaşkanına hakaret etmekle” suçlandı. Ancak mahkeme, Mağden’in; Türk Ceza Kanunu’nun 299/2 maddesindeki “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla 11 ay 20 gün hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Ceza, 7 bin TL adli para cezasına çevrildi.

Tunca Öğreten de “Cumhurbaşkanına alenen hakaret etmek” suçlamayla 7 bin TL adli para cezasına çarptırıldı.

Hakim, Mağden ve Öğreten’in; “yeniden suç işlemekten çekineceklerine dair olumlu kanaat oluşmadığı” gerekçesiyle haklarındaki hükmün açıklanmasını geri bırakmadı.

Yurt Gazetesi’nin çalışanları Orhan Şahin ve Mehmet Çağlar Tekin’in ise beraatına karar verildi.

Kararın istinaf mahkemesine taşınacağı öğrenildi.


Duruşma Öncesi

Salon önünde Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, tutuksuz yargılanan gazeteci Tunca Öğreten ve avukatı Sevgi Kalan ile Perihan Mağden’in avukatı Melike Polat ve gazeteciler bulunuyordu.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma görüleceği salon küçüktü fakat katılan kişi sayısına göre yeterliydi.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya, Tunca Öğreten; avukatı Sevgi Kalan ile Perihan Mağden ise avukatı Melike Polat ile birlikte katıldı. Duruşmayı gazeteciler de izledi.

11. Standing - Dec. 27, 2018


11:55’te başlayacağı duyurulan duruşma 12:15’te başladı.

Hakim ile avukatlar arasında evlilik sonrası değişen soyadları ile ilgili şakalaşmalar oldu.
Avukat Tolgay Güvencin, Tunca Öğreten’in rahatsızlandığını, son savunmasını yapmak üzere hazırlandığını, savunma için süre talep ettiğini söyledi.

Bir önceki duruşmada; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılarak, Yurt Gazetesi’nin suçlama konusu yapılan haberin basıldığı sırada sorumlu yazı işleri müdürü ile bağlı bulunduğu yetkilinin kim olduğunun sorulmasına karar verilmişti. Yanıtın geldiği görüldü.

Ancak avukat Melike Polat, UYAP sistemine düşen yanıtı görmediğini, cevabı incelemek istediğini, hazırlıksız olduğunu bu yüzden savunma yapmak için ek süre istediğini söyledi.


Avukatların savunma için ek süre talepleri kabul edildi,

Bir sonraki duruşma için 10 Ocak 2019 tarihi belirlendi.


Duruşma Öncesi

6 Nisan 2017 tarihinde avukatlar tarafından pek çok yargılama sürecini protesto için başlatılan, 85 hafta süren ve son kez buluşulacak “Adalet Nöbeti” eyleminin aynı güne denk gelmesi nedeniyle Çağlayan Adliyesi kalabalıktı.

Duruşma saatinin, protesto için belirlenen saate denk gelmesi nedeniyle; duruşma öncesinde salon önünde bekleyen kimse yoktu.

Aynı gün birçok gazetecinin duruşması vardı.

Gazeteci Pelin Ünker hakkında, “Paradise Papers” belgelerine ilişkin haberleri nedeniyle eski Başbakan Binali Yıldırım ve oğulları tarafından açılan davanın duruşması da aynı mahkemede, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin görüleceği duruşma salonu küçüktü. Duruşma salonunda avukatlar, bir stajyer avukat ve bir izleyici dışında katılım gösteren olmadığı için salonun küçük olması sorun oluşturmadı.

Duruşmaya Katılım

Duraşmaya, Tunca Öğreten; avukatı Tolgay Güvencin ile Perihan Mağden ise avukatı Melike Polat ile katıdı. Duruşmayı hiçbir gazeteci izlemedi.

Genel Gözlemler

Hakim bir önceki duruşmaya göre neşeliydi. Duruşma, avukatlarla diyalog halinde sürdü. Bir sonraki duruşma için uygun olan tarih de hakim ile avukatlar arasındaki diyalog sonucunda belirlendi.

Duruşma 5 dakika kadar sürdü.

10. Standing - Oct. 18, 2018


Tunca İlker Öğreten savunmasında şunları söyledi:

“Daha önce anlatmıştım. Perihan Mağden ile 2016 yılında bir söyleşi yaptım. Kendisi edebiyatçı kimliğiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında edebi bir benzetme yaptı ve ‘Köşeye sıkışmış bir kaplan gibi’ dedi. Bu benzetmesinin Türkiye’de hakaret olarak kullanıldığını ben hiç duymadım. Türkçede kaplan, aslan gibi kelimeler hakaret olarak algılanmaz. Eşek, ayı gibi ifadeler hakaret olur. Bu edebi benzetmeden ötürü sözlerini kendi nazarımda hakaret algısı oluşmadığı için yazdım. Biz gazeteciler mütemadiyen yargılanıyoruz. Ben zaten profesyonel sanığım. Bile bile bir hakareti yazmam. Hakaret içeriği ya da kastı olduğunu düşünsem yazmazdım. Elçiye zeval olmaz denilir. Perihan Mağden’in sözünü yazdım. Ayrıca 2016’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kendisine edilen hakaretlerle ilgili açtığı davaları geri çekti.”

Öğreten’in bu sözleri üzerine, hakim, Öğreten’in sözlerini keserek; bu davanın şikayete bağlı bir dava olmadığını, kamu davası olduğunu dile getirdi. Hakim, “Sanki hepsi düştü, bu dava devam ediyor gibi bir algı yaratılmasın” dedi. Öğreten ise böyle bir algı yaratmak istemediğini söyledi ve beraatini talep ederek savunmasını bitirdi.

Öğreten’in avukatı Sevgi Kalan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) içtihadını anımsatarak; röportaj yapan gazetecinin cezalandırılamayacağını, aktarım yapan gazetecinin cezalandırılmasının gazeteci üzerinde baskı oluşturacağını ve kamuyu ilgilendiren konularda rahatça haber yapamayacağını ifade etti.

Kalan, röportajın içeriğinde hakaret oluşturan bir durumun söz konusu olmadığını, sanık Perihan Mağden’in edebi bir benzetme yaptığını, Recep Tayyip Erdoğan’ın başka devlet başkanları ile olan ilişkisinin değerlendirildiğini ve dolayısıyla hakaret oluşturan bir durumun söz konusu olmadığını anlattı.

Avukat Kalan, Anayasa Mahkemesi içtihadına göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi kişiliği nedeniyle eleştirilere tahammül etme sınırının diğer insanlardan fazla olması gerektiğini söyleyerek, beraat talebinde bulundu.

Hakim duruşmada, ara karar aşamasına geçtiğinde, bir sonraki duruşma için uygun olan tarihi, gazetecilerin avukatlarına sordu.


Hakim, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılarak, Yurt Gazetesi’nin suçlama konusu yapılan haberin basıldığı sırada sorumlu yazı işleri müdürü ile bağlı bulunduğu yetkilinin kim olduğunun sorulmasına karar verdi.

Bir sonraki duruşma için 27 Aralık 2018 tarihi belirlendi.


Duruşma Öncesi

İstanbul Adliyesi’ndeki vatandaş girişinde uzun bir kuyruk vardı.

Gazeteciler, sarı basın kartları ile avukat ve personel için ayrılan girişi kullandı.

10:35’te başlaması gereken duruşma 11:15’te başladı.

Salon önünde avukatlar, izleyiciler ve gazetecilerin bulunduğu görüldü. Duruşma, Asliye Ceza Mahkeme’sinde görüleceği için güvenlik bariyeri yoktu.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin görüleceği duruşma salonu küçüktü. Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) bağlantıları için ekipman kurulu değildi.

Duruşmaya Katılım

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, gazeteci Tuğba Tekerek ve Evrensel Gazetesi muhabiri Cansu Pişkin duruşmayı izlemek için salondaydılar. Tutuksuz yargılanan Tunca İlker Öğreten ile avukatlar Sevgi Kalan ve Melike Polat duruşma salonundaydı.

Genel Gözlemler

Hakimin gergin olduğu gözlemlendi. Duruşma 20 dakika kadar sürdü.

Perihan Mağden, Tunca Öğreten vd. - “Publicy Insulting the President” Trial (Indictment)

Contact: pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License

Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.