Ragıp Zarakolu

Özgür Gündem Main Trial

İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi’nin Özgür Gündem Gazetesi’ni kapatma kararı üzerine polis, 16 Ağustos 2016’da gazetenin İstanbul’daki binasına baskın yaptı. Gazetenin yetkilileri hakkında gözaltı kararı alındı.

Ragıp Zarakolu’nun evinde bulunmaması üzerine hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Zarakolu bu durum üzerine sosyal medya üzerinden şu açıklamayı yaptı:

“Özgür Gündem Gazetesi’nin kapatılmasını ve oğlumun evine yapılan barbarca baskını protesto ediyorum…

Geçmişte yayın yönetmenliği ve köşe yazarlığı yaptığım Özgür Gündem Gazetesi kapatıldı. Gazete binası, polis olduğunu iddia eden bir güruh tarafından basılarak, gazeteci arkadaşlarım darp edilerek gözaltına alındı. Bunlar arasında gazetenin şef redaktörü Zana Kaya, işletme müdürü Davut Uçar ve şair M. Ender Öndeş de var.

Gazetemizin yayın yönetmenliğini yapan Eren Keskin’in ve köşe yazarı Filiz Koçali’nin evine baskınlar düzenlendi.

Tatilde bulunan oğlumun evi, yasal ikametgahım olduğu gerekçesi ile bugün öğleden sonra, polis olduğunu iddia eden bir çete tarafından, çelik kapı tahrip olunarak basıldı. Ona hediye ettiğim, tercüme ettiğim, yayınladığım Ermeni, Pontus ve Süryani soykırımı ile ilgili kitaplara el konuldu.

Bu barbarca davranışı protesto ediyorum.

Kırk yıl basın davalarında yargılandım… Savcılıktan bana tebligat yapıldı. Ben de gidip yazılarıma her zaman sahip çıkıp, saçma iddiaları yanıtladım… Böyle rezalet görmedim, doksanların kirli savaş yılları dahil…

Kazanan barbarlık, ırkçılık ve kitap düşmanlığı değil; hakikat ve insanlık, özgürlük ve demokrasi olacak.”

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, gazetenin yazar ve yöneticileri hakkındaki iddianameyi 9 Kasım 2016’da tamamladı. İddianame, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 23 Kasım 2016’da kabul edildi.

31 sayfalık iddianame, gazetenin “PKK/KCK terör örgütünün basın organı olarak hareket ettiği” iddiası üzerine kuruldu. İlk 13 sayfa, ifadeler ve kimlik bilgilerinin yanı sıra gazetedeki yazılar, haberler, ev aramalarında el konan kitaplardan oluştu.

18 sayfada ise Özgür Gündem Gazetesi, “PKK/KCK”, “basın faaliyetlerinin önemi”, gazetede fotoğraf ve beyanları yer alan “PKK/KCK/HPG/MLK-P/KONGRA-GEL mensubu olduğu iddia edilen kişiler hakkında bilgiler, bu kişiler hakkında yayınlanan haberler sıralandı.

Köşe yazılarının suçlamaya delil olarak konulduğu iddianamede tüm sanıklar için aynı iddialar sıralandı:

“İdeolojisi PKK/KCK terör örgütünün sözcüsü olan bir gazetede bilerek İmtiyaz Sahibi/ Yayın Danışma Kurulu Üyesi olarak yer almasının örgütün nihai amacını desteklediği, örgüt adına hareket ettiğinin kanıtı olduğu…“

Yazılar dışındaki diğer delil niteliğinde görülen belgeler ise kitaplar oldu. Abdullah Öcalan ve Duran Kalkan imzalı 6 kitap, gazete binasındaki aramada bulunan Abdullah Öcalan fotoğrafı ve sekiz adet yayın iddianamede delil olarak sıralandı.

İddianamede Zarakolu hakkındaki bölüm yarım sayfadan oluştu.

Özgür Gündem Gazetesi’nde yer alan iki köşe yazısına şu iddialarla yer verildi:

• 24 Mart 2014 tarihli Özgür Gündem Gazetesi’ne ait internet sitesinde Ragıp Zarakolu tarafından kaleme alınan “Başkan Öcalan’a Mektup” başlıklı köşe yazısı ve içeriğindeki; “Belki adası bir gün, Barış Adası olarak anılacak, Mandela’nın adası gibi…” “PKK terör örgüt elebaşı olan A. Öcalan’a ‘Başkan’ nitelemesinin yapıldığı, Mandela ile kıyaslanarak demokratik bir yol izlediğini dile getirdiği, terör örgütü elebaşını övgü ve güzellemeler yaparak desteklediği, örgütün aleni bir şekilde propagandasını yaptığı,”

• 25 Temmuz 2016 tarihli Özgür Gündem Gazetesinin 14. sayfasında yer alan Ragıp Zarakolu tarafından kaleme alınan “Ağla Sevgili Ülkem” başlıklı yazı ve içeriğindeki; “Ama Jandarma komutanlığı, Bolu Komando, Şırnak özel kuvvetler vb. gibi isimler geçmeye başlayınca, askerlerin soyunuk resimleri geçtikçe, hava kuvvetlerinin bomba sallamaları aklımdan geçtikçe… Bırakın 90’lı yılları, geçen yıldan bu yana Kürt kentlerinde yaşanan vahşet geçti aklımdan… Kandil’i bombalayan jetler şimdi TBMM’ye bomba sallıyordu. Kürt gençlerini acımasızca infaz edenler, şimdi öfke, kin ve korku ile birbirini vuruyordu” şeklindeki beyan ile “dağ yerleşkelerinde bulunan teröristlere güvenlik güçlerinin yapmış olduğu operasyonların eleştirilerek emniyet güçlerinin Kürt gençlerini öldürdüğü algısının verildiği, yapılan operasyonların vahşet olarak adlandırıldığı, örgüt propagandasının yapıldığı anlaşılmıştır.”

“Tespit” bölümünde ise Zarakolu için şu iddialara yer verildi:

“Ragıp Zarakolu’nun yazmış olduğu yazı içeriklerinde PKK/KCK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan ve terör örgütü mensuplarını övdüğü, PKK/KCK terör örgütünü meşrulaştırmaya çalıştığı.”

İddianame ile Zarakolu’na; Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 maddesi doğrultusunda “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma”, 302/1 maddesi doğrultusunda “Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma”, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi doğrultusunda “Terör Örgütünün Propagandasını Yapma”, Türk Ceza Kanunu’nun 220/1, 2, 8. maddeleri doğrultusunda “Örgüt Kurucusu ve Yöneticisi; Örgüte Üye Olma; Örgüt Propagandası Yapma” suçlamaları yöneltildi.

Böylece Zarakolu hakkında, TCK 302/1 kapsamında ağırlaştırılmış müebbet, TCK 314/2 kapsamında 10 yıldan 15 yıla kadar, TCK 220/1,2,8 kapsamında 4 yıldan 12 yıla kadar ve TMK 7/2 kapsamında 1 yıldan 5 yıla kadar hapsi istendi.

Zarakolu hakkında istenen toplam ceza, bir ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıldan 32 yıla kadar hapis cezası oldu.

‘Özgür Gündem Ana Davası’ yargılaması 29 Aralık 2016’da başladı.

Mahkeme, ilk duruşmada Zarakolu hakkında yakalama kararının infazının beklenmesine karar verdi.

İsveç’te yaşayan Zarakolu’nun avukatı açık adresini bildirdi. SEGBİS sistemi üzerinden savunmasının alınması için Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü ve Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’na yazı yazıldı.

6 Mart 2018’deki yedinci duruşmada “adli yardımlaşmaya yönelik işlemlerin devam ediyor oluşu dikkate alınarak bu aşamada yakalama kararının kaldırılması söz konusu işlemlerden sonuç alınamadığı takdirde bu hususun yeniden yargılamanın ilerleyen sürecinde değerlendirilmesine” karar verildi.

4 Haziran 2018’deki dokuzuncu duruşmada ise “İsveç Adli makamları ile adli yardımlaşma işlemlerinin devam ediyor oluşu ve sanığın yurtdışındaki adresinin belirli olması nedeni ile” yakalama emri kaldırıldı.

Yargılama, 28 Kasım 2019’da devam etti. Duruşma savcısı izinde olduğu için Cumhuriyet Savcılığı’nın ek süre talebini kabul eden mahkeme, bir sonraki duruşmanın 13 Ocak 2020’de görülmesine karar verdi.

On beşinci duruşmada, duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu.

Savcı Zarakolu’nun ifadesinin alınmamış olması nedeniyle dosyasının ayrılarak yargılamanın devam etmesini talep etti.

14 Şubat 2020 tarihli duruşmada mahkeme heyeti, Zarakolu’nun dosyasının “savunması alınmadığı için” ayrılmasına karar verildi.

Ayrılan dosya için duruşma tarihi belirlenmedi.

17. Standing - May 15, 2020


Özgür Gündem gazetesi 16 Ağustos 2016’da İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından “terör örgütü propagandası yaptığı” iddiasıyla kapatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu gazetenin dokuz yöneticisi ve yazarı hakkında gözaltı kararı çıkardı. Polis tarafından gazetenin İstanbul’daki binasına baskın düzenlendi.

Hakkında gözaltı kararı çıkarılan dokuz kişi; Özgür Gündem imtiyaz sahibi Kemal Sancılı, Genel Yayın Yönetmeni Bilir Kaya, Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya ile Yayın Danışma Kurulu Üyeleri Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay, Eren Keskin, Filiz Koçali, Ragıp Zarakolu ve Bilge Aykut Contepe’ydi.

Aslı Erdoğan 19 Ağustos’ta, İnan Kızılkaya ve Bilir Kaya 22 Ağustos’ta, Necmiye Alpay gözaltı kararına istinaden teslim olduğu 31 Ağustos’ta, Kemal Sancılı ise 2 Ocak’ta tutuklandı. Eren Keskin, 25 Ağustos 2016’da gözaltı kararına ilişkin ifade vermeye gittiği savcılıkça tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Aynı gün mahkemece adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay, Bilir Kaya 29 Aralık 2016’da, İnan Kızılkaya ve Kemal Sancılı 31 Aralık 2017’de tahliye edildi. Kemal Sancılı 11 Mayıs 2018’de tekrar tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianameyi 9 Kasım 2016’da tamamladı. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi 23 Kasım 2016’da kabul etti. 31 sayfalık iddianamede Özgür Gündem Gazetesi’nin, “PKK/KCK terör örgütünün basın organı olarak hareket ettiği” iddia edildi. “PKK/KCK/HPG/MLKP/KONGRA-GEL mensubu” olduğu iddia edilen kişiler hakkında gazetede yayımlanan haberler bu iddiaya delil olarak sunuldu. Gazeteyi, “PKK/KCK terör örgütünün sözcüsü” suçlaması yönelten savcı, gazetenin yazar ve yöneticileri hakkında şu ifadeleri kullandı:

“İdeolojisi PKK/KCK terör örgütünün sözcüsü olan bir gazetede bilerek İmtiyaz Sahibi/ Yayın Danışma Kurulu Üyesi olarak yer almasının örgütün nihai amacını desteklediği, örgüt adına hareket ettiğinin kanıtı olduğu…”

Savcı, Abdullah Öcalan ve Duran Kalkan’a ait altı kitap ile gazete binasındaki aramada bulunan Abdullah Öcalan kitapları da delilleri arasında yer aldı.

İddianamede Aslı Erdoğan’ın dört köşe yazısına yer veren ve bunlardan alıntı yapan savcı, yazarın “terör örgütü mensubunu sivil vatandaş olarak gösterdiğini,” “güvenlik güçlerinin PKK’ya yönelik operasyonlarını eleştirdiğini ve güvenlik güçlerinin sivil halkı katlettiği algısını okuyucuya aktardığını” iddia etti.

Savcı, Erdoğan’ın yazılarından yaptığı çıkarsama ve onun eleştirilerinden hareketle de “PKK/KCK terör örgütünün nihai amacını desteklediği ve örgüt adına hareket ettiği” suçlamasını öne sürdü.

Necmiye Alpay’ın ise “Kendi Özgürlüğünü Kendisi Yaratan Gazete” başlıklı 5 Haziran 2016 tarihli yazısına iddianamede yer veren savcı, yazıdaki “Özgür Gündem geleneği, kirli savaşın önde gelen kurbanlarından biri” şeklindeki ifade nedeniyle suçlamalarda bulundu. Savcı, Necmiye Alpay’ı; “Özgür Gündem gazetesinin savunuculuğunu yaparak terör örgütünün yayın organı olarak hareket eden gazeteyi ve gazetenin geçmişini sahiplenmekle” suçladı.

İddianamede dört köşe yazısına yer verilen Eren Keskin de “PKK/KCK propagandası yapmakla,” “militanca beyanlarda bulunmakla” ve “örgüte taraftar toplamaya çalışmakla” suçlandı.

Bir dönem gazetenin Eş Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapan Keskin’in, “PKK/KCK yöneticilerinin gazetede mahlasla yazı yazdığı yönünde bilgisi olmadığı” yönündeki beyanı da iddianamede yer aldı.

Savcı, Keskin’in ifade tutanaklarından; “terör örgütü” ifadesinin çıkarılmasını isteyen ve bir hak savunucusu olarak hiçbir örgüt için bu nitelemeyi kullanmadığını açıklayan Eren Keskin ile ilgili, “terör örgütünün kalem silahşörü” iddiasında bulundu.

Filiz Koçali ve Ragıp Zarakolu’nun da suçlamalara dayanak oluşturulan yazılarına yer verilen iddianamede, Genel Yayın Yönetmeni Bilir Kaya’nın PKK/KCK örgütünün yöneticileri hakkındaki haberleri neden yaptıkları sorusuna yanıt olarak anlattığı anlaşılan ifadelerine yer verildi. Ayrıca Bilir’in, haber kaynaklarıyla ilgili yöneltildiği anlaşılan bir soruya cevabıyla, gazete binasında bulunan kitaplara ilişkin açıklaması da iddianamede yer aldı.

İddianamede gözaltına alındığı ve nezarethaneye götürüldüğü süreçte kolluğun hakaret ve darbına uğradığını anlatarak kayda geçirdiği savunmasına yer verilen İnan Kızılkaya’nın, “Sorumlu Yazı İşleri Müdürü olmasının dahi örgütün nihai amacını desteklediğinin ve örgüt adına hareket ettiğinin kanıtı” olduğu ileri sürüldü.

Yargılamanın ilk duruşması, 29 Aralık 2016’da İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Yargılamanın 28 Kasım 2019’da görülen duruşmasında savcının mütalaasını sunması bekleniyordu. Ancak duruşma savcısı izinde olduğu için duruşma 13 Ocak 2020’ye ertelendi.

13 Ocak 2020’deki duruşmada esas hakkında mütalaasını sunan savcılık; Aslı Erdoğan ile Zana Bilir Kaya için, “basın yoluyla zincirleme örgüt propagandası”; Eren Keskin ile İnan Kızılkaya için “örgüt üyeliği”nden ceza verilmesini; Bilge Aykut ve Necmiye Alpay’ın beraatini istedi. Ragıp Zarakolu ve Filiz Koçali’nin ifadeleri alınmadığı için dosyaları ayrılmasını talep etti.

Yargılamanın son duruşması 14 Şubat 2020’de görüldü. Mahkeme, Bilge Oykut ve Necmiye Alpay’ın beraatına karar verdi.

Mahkeme; Aslı Erdoğan’ın “devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğü bozma”, “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamalarından beraatına karar verdi. “Basın yayın yoluyla zincirleme şekilde örgüt propagandası” iddiasının ise Basın Kanunu’ndaki 4 aylık zaman aşımı süresinin aşılması sebebiyle düşmesine karar verildi.

Mahkeme; haklarındaki yakalama emrinin gereği yerine getirilemeyen Filiz Koçali ve Ragıp Zarakolu’nun dosyalarının ayrılmasına karar verdi.

Zana Bilir Kaya, İnan Kızılkaya, Kemal Sancılı ve Eren Keskin’in dosyaları, esas hakkındaki mütalaa karşısındaki savunma için süre talep ettikleri için ayrıldı. Dosyaları ayrılan gazetecilerin yargılamalarına devam etmek için duruşma günü olarak 15 Mayıs 2020 tarihi belirlendi. Ancak, duruşma; pandemi ilan edilen “coranavirüs” salgını nedeniyle alınan tedbirler kapsamında görülmeden ertelendi.



Next Trial: Sept. 9, 2020, 10 a.m.


Duruşma, pandemi ilan edilen “coronavirüs” salgını nedeniyle alınan tedbirler kapsamında görülmeden ertelendi. Bir sonraki duruşma 9 Eylül 2020 tarihine bırakıldı.

16. Standing - Feb. 14, 2020


Özgür Gündem Gazetesi 16 Ağustos 2016’da İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından “terör örgütü propagandası yaptığı” iddiasıyla kapatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu’nca başlatılan 2016/95651 No’lu soruşturma kapsamında gazetenin 9 yöneticisi ve yazarı hakkında da gözaltı kararı çıkarıldı. Polis tarafından gazetenin İstanbul’daki binasına baskın düzenlendi.

Hakkında gözaltı kararı çıkarılan dokuz kişi; Özgür Gündem imtiyaz sahibi Kemal Sancılı, Genel Yayın Yönetmeni Bilir Kaya, Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya ile Yayın Danışma Kurulu Üyeleri Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay, Eren Keskin, Filiz Koçali, Ragıp Zarakolu ve Bilge Oykut Contepe’ydi.

Aslı Erdoğan 19 Ağustos’ta, İnan Kızılkaya ve Bilir Kaya 22 Ağustos’ta, Necmiye Alpay gözaltı kararına istinaden teslim olduğu 31 Ağustos’ta, Kemal Sancılı 2 Ocak’ta tutuklandı.

Eren Keskin, 25 Ağustos 2016’da gözaltı kararına ilişkin ifade vermeye gittiği savcılıkça tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Aynı gün mahkemece adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay, Bilir Kaya 29 Aralık 2016’da, İnan Kızılkaya ve Kemal Sancılı 31 Aralık 2017’de tahliye edildi. Kemal Sancılı 11 Mayıs 2018’de tekrar tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, iddianameyi 9 Kasım 2016’da tamamladı. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi 23 Kasım 2016’da kabul etti.

31 sayfalık iddianamede Özgür Gündem Gazetesi’nin, “PKK/KCK terör örgütünün basın organı olarak hareket ettiği” iddia edildi. Bu iddianın dayanağı olarak da PKK/KCK/HPG/MLKP/KONGRA-GEL mensubu olduğu belirtilen kişiler hakkında gazetede yer alan haberler sıralandı.

Bu şekilde gazeteyi, “PKK/KCK terör örgütünün sözcüsü” olmakla suçlayan savcı, gazetenin yazar ve yöneticileri hakkında şu iddialarda bulundu:

“İdeolojisi PKK/KCK terör örgütünün sözcüsü olan bir gazetede bilerek İmtiyaz Sahibi/ Yayın Danışma Kurulu Üyesi olarak yer almasının örgütün nihai amacını desteklediği, örgüt adına hareket ettiğinin kanıtı olduğu…”

İddianamede Aslı Erdoğan’ın dört köşe yazısına yer veren ve bunlardan alıntı yapan savcı; yazarı, “terör örgütü mensubunu sivil vatandaş olarak göstermekle,” “güvenlik güçlerinin PKK’ya yönelik operasyonlarını eleştirmek ve güvenlik güçlerinin sivil halkı katlettiği algısını okuyucuya aktarmakla” suçladı. Savcı, Erdoğan’ın yazılarından yaptığı çıkarsama ve onun eleştirilerinden hareketle de “PKK/KCK terör örgütünün nihai amacını desteklediği ve örgüt adına hareket ettiği” suçlamasını öne sürdü.

Necmiye Alpay’ın ise “Kendi Özgürlüğünü Kendisi Yaratan Gazete” başlıklı 5 Haziran 2016 tarihli yazısına iddianamede yer veren savcı, yazıdaki “Özgür Gündem geleneği, kirli savaşın önde gelen kurbanlarından biri” şeklindeki ifade nedeniyle suçlamalarda bulundu. Savcı, Alpay’ı; “Özgür Gündem Gazetesi’nin savunuculuğunu yaparak terör örgütünün yayın organı olarak hareket eden gazeteyi ve gazetenin geçmişini sahiplenmekle” suçladı.

İddianamede dört köşe yazısına yer verilen Eren Keskin de alıntı yapılan bu yazılarında “PKK/KCK propagandası yapmak,” “militanca beyanlarda bulunmakla” ve “örgüte taraftar toplamaya çalışmakla” suçlandı. Bir dönem gazetenin Eş Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapan Keskin’in, “PKK/KCK yöneticilerinin gazetede mahlasla yazı yazdığı yönünde bilgisi olmadığı” yönündeki beyanına da iddianamede yer verildi.

Savcı, ifade tutanağından “terör örgütü” ifadesinin çıkarılmasını isteyen ve “bir hak savunucusu olarak hiçbir örgüt için bu nitelemeyi kullanmadığını” açıklayan Eren Keskin ile ilgili, “terör örgütünün kalem silahşörü” ifadesini kullandı.

Filiz Koçali ve Ragıp Zarakolu’nun da suçlamalara dayanak oluşturulan yazılarına yer verilen iddianamede, Genel Yayın Yönetmeni Bilir Kaya’nın PKK/KCK örgütünün yöneticileri hakkındaki haberleri neden yaptıkları sorusuna yanıt olarak anlattığı anlaşılan ifadelerine yer verildi. Ayrıca Bilir’in, haber kaynaklarıyla ilgili yöneltildiği anlaşılan bir soruya cevabıyla, gazete binasında bulunan kitaplara ilişkin açıklaması da iddianamede yer aldı.

İddianamede, gözaltına alındığı ve nezarethaneye götürüldüğü süreçte kolluğun hakaret ve darbına uğradığını anlatarak kayda geçirdiği savunmasına yer verilen İnan Kızılkaya’nın, “Sorumlu Yazı İşleri Müdürü olmasının dahi örgütün nihai amacını desteklediğinin ve örgüt adına hareket ettiğinin kanıtı” olduğu ileri sürüldü.

Davanın görülmesine 29 Aralık 2016’da İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı.

Yargılananlardan Aslı Erdoğan savunmasında, gazetenin yayın politikasının belirlenmesinde bir yetki ve sorumluluk taşımadığını, sadece yazılarından sorumlu olduğunu anlatarak, gazetenin künyesinde Danışma Kurulu Üyesi olarak adının bulunmasına rağmen fiilen bu görevi yapmadığını söyledi. Gazetede mahlas ile yazan kişileri bilme olanağı bulunmadığını anlatan Erdoğan, savaş karşıtı, anti militarist olduğunu, meşru müdafaa için dahi olsa insan öldürmeyi kabul etmediğini belirterek, suçlamaları reddetti.

Gazeteci olduğunu, habercilik kurallarına uyduğunu savunmasında anlatan İnan Kızılkaya ise, gazetenin PKK’nın yayın organı olduğu yönündeki suçlamaların hiçbir somut delili bulunmadığını işaret ederek, suçlamaları reddetti.

Zana Bilir Kaya ise savunmasında, iddianamedeki suçlamalara konu haber ve yazılardan sadece üçünün kendisinin genel yayın yönetmeni olduğu döneme ilişkin olduğunu anlatarak, bunların da açık kaynaklardan derlenen ve basın özgürlüğü kapsamında habercilik faaliyeti olduğunu anlattı.

Necmiye Alpay da savunmasında, basın özgürlüğünü savunmak için üstlendiği Danışma Kurulu Üyeliği’nin ve Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliğinin sembolik olduğunu belirterek suçlamaları reddetti.

Eren Keskin ise mahkemedeki savunmasında iddianamede yer verilen suçlamalara konu yazılarının tarihlerinin belli olduğunu, o tarihlerde herhangi bir soruşturma açılmadığını hatırlattı. Faili meçhullere karşı olduğunu ve ömründe şiddeti savunmadığını vurgulayarak, üyelik iddiasını ve suçlamaları reddetti.

Bilge Oykut Contepe de davadaki suçlamalara ilişkin savunmasında, gazeteye 5 yıl öncesine kadar ekoloji sayfası hazırladığını, bu çerçevede bir teklif üzerine Danışma Kurulu Üyesi olmayı kabul ettiğini anlattı. Danışma Kurulu olarak hiç toplantı yapılmadığını, görevinin sembolik olduğunu ifade eden Contepe, suçlamaları reddetti.

Özgür Gündem imtiyaz sahibi Kemal Sancılı ise yargılamanın dördüncü duruşmasında yaptığı savunmasında 2015 yılının Eylül ayından kapandığı tarihe kadar gazetenin imtiyaz sahibi olduğunu anlattı.

Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay ve Bilir Kaya; 29 Aralık 2016’daki ilk duruşmada yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

Erdoğan ve Alpay hakkındaki yurt dışı yasağı tedbirleri ise davanın 22 Haziran 2017’deki duruşmasında kaldırıldı. İnan Kızılkaya ise 31 Ekim 2017’deki duruşmada yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

Eren Keskin hakkında uygulanan adli kontrol tedbiri de 22 Haziran 2017’de görülen duruşmada kaldırıldı.

Gazetenin imtiyaz sahibi Kemal Sancılı da 31 Ekim 2017’de yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliye edilmesinin ardından, Yunanistan sınırındaki askeri yasak bölgede “kaçma hazırlığında” yakalanması üzerine 11 Mayıs 2018’de adli kontrol tedbirine uyulmadığı gerekçesiyle yeniden tutuklandı.

İkamet ettiği İsveç’te istinabe yoluyla ifadesi alınacak olan Ragıp Zarakolu’nun hakkındaki yakalama kararı ise 4 Haziran 2018’de kaldırıldı. Filiz Koçali hakkındaki yakalama karanın gereği yerine getirilmedi.

Yargılamanın 28 Kasım 2019’da görülen 14. duruşmasında, savcının esas hakkındaki mütalaasını sunması bekleniyordu. Ancak savcı izinli olduğu için duruşma ertelendi.

Yargılamanın 15. duruşması 13 Ocak 2020’de görüldü. Mütalaasını sunan savcılık; Aslı Erdoğan ile Zana Bilir Kaya’nın, “basın yoluyla ve zincirleme şekilde terör örgütü propagandası”; Eren Keskin ile İnan Kızılkaya için “silahlı terör örgütü örgüt üyeliği” iddiasıyla cezalandırılmasını talep etti.

Bilge Oykut Contepe ve Necmiye Alpay’ın beraatini istedi.

Ragıp Zarakolu ve Filiz Koçali’nin ifadeleri alınmadığı için dosyaları ayrılmasını talep etti.

Yargılamanın 16. ve son duruşması 14 Şubat 2020’de görüldü.


40 dakika gecikmeli başlayan duruşmanın başında mahkeme başkanı, bir önceki celsede savunmalar için ek süre verdiklerini anımsattı.

İlk olarak söz alan Eren Keskin, mütalaaya katılmadığını belirtti. Keskin özetle şunları söyledi:

“Ben silahlı örgüt üyesi değil, insan hakları savunucusuyum. Ömrümde elime silah almadım. Ben Kürt sorunu, Kıbrıs ve Ermeni meseleleri hakkında resmi ideolojiden farklı düşünüyorum. Özgür Gündem Gazetesi bombalandı, defalarca kapatıldı. Benden dayanışma için genel yayın yönetmenliği hanesine ismimi yazmak istediklerinde seve seve kabul ettim. Bunu Musa Anter’e, Ferhat Tepe ve diğerlerine gönül borcum için yapıyorum. Devletin sürekli fikri değiştiği için çözüm sürecinde, 2013’te bu gazeteye dava açılmıyordu; ben de terörist olarak görülmüyordum. Hakkımda 17 yıl 2 ay hapis cezası var. Yurtdışına gidebilirdim ama gitmedim. Sizlerle aynıyım, hukukçuyum, aynı okullarda okuduk. Örgüt üyesi kararının nasıl verilebileceğini biliyorum. Bununla ilgili Yargıtay’ın içtihatları var biliyorsunuz. Bu içtihatlarda kişinin örgüte iradesini teslim etmesinden bahsediliyor. Ben kimseye irademi teslim etmedim, etmem de. Örgüt üyelerinin avukatlığını yaptım ama üye değilim. Düşüncelerim sebebiyle kimseye hesap vermek zorunda değilim.”

Ardından söz alan Necmiye Alpay, savcının kendisi hakkında beraat istediğini hatırlattı. “Bu beraat talebi, bu davada bize verilen zararı ortadan kaldırmıyor” diye konuştu.

Gazetenin imtiyaz sahibi Kemal Sancılı’nın ardından İnan Kızılkaya, ‘Özgür Gündem geleneğinden’, ‘Kürt basın’ tarihinden bahsetti. Kızılkaya şöyle konuştu:

“Kamuoyunun, bir meselenin farklı boyutlarını, muhataplarının ağzından öğrenme hakkı yadsınamaz. Dolayısıyla yapılan iş gazeteciliktir, başka bir şey değil. Metnin tematik analizi dışında, bir haberden kim nasıl bir okuma yapar ve ne tür siyasal çıkar sağlar ya da umar sorusu, gazetecinin temel alacağı bir yöntem değildir. Hiçbir gazeteci de bu durumdan dolayı sorumlu tutulamaz ve yargılanamaz. Davaya konu olan, sorumlu olduğum dönemde, bu özellikler dışında hiçbir habere, yazıya ve görsel malzemeye yönelik bir itiraz yok. İddianamede hiçbir habere yalanlama, maddi delillerin çarpıtıldığına dair suçlama yok. Suçlamalara konu olan yorum, analiz, haber ve röportajlardır. Toplumun merak ettiği güncel sorunlarda halkı, okuru bilgilendirme amaçlı gazetecilik faaliyetleridir. Devlete vergi veren, mali kaynakları belli olan, mali ve yargısal denetime tabi tüzel bir kurumun yasadışı ilişkileri olduğunu iddia etmek akla ve izana muhtaçtır” diye konuştu. Beraatını talep etti.

Zana Bilir Kaya, gazetecilik mesleğinin hakimlik mesleği gibi kamusal bir görev olduğunu belirtti. Toplumun gerçeği öğrenmesi amacıyla haber alma ve yapmasının, gazetecinin hakkı olduğunu dile getirdi. Hakkındaki suçlamaların genel geçer ve soyut suçlamalar olduğunu ifade etti. Kaya, “Ben sadece gazetecilik örgütü mensubuyum. Yaptığımız haberler iktidarı rahatsız edebilir, basının görevlerinden biri iktidarı denetlemektir. İktidar eleştirildi diye yargılanmamız kabul edilemez” dedi.

Avukat Erdal Doğan, müvekkili Aslı Erdoğan’ın savunmasını okudu. Erdoğan yazılı beyanında, iddianamedeki yazılarının rastgele seçildiğini belirtti; bu yazıların farklı dillere çevrilip yayınlandığını, şiddet karşıtı metinler olduğunu söyledi.

Avukatlar esas hakkında savunmalar için süre talep etti. Savcı mütalaasında soruşturmanın genişletilmesine yönelik taleplerin reddedilmesini, süre talebinin ise kabulünü istedi.

Mahkeme başkanı tüm sanık ve avukatlarına son beyanlarını sordu. Ekleyecek bir şeyleri olmadığını söylediler. Duruşmaya karar için ara verildi.


Haklarında yakalama emri bulunan ve henüz ifadesi alınmamış olan Filiz Koçali ve Ragıp Zarakolu’nun dosyalarının ayrılmasına,

Yazar Aslı Erdoğan’ın “devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma” ve “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamalarında beraatine, “terör örgüt propagandası” suçlaması yönünden de Basın Kanunu’ndaki dört aylık sürenin aşılması sebebiyle düşmesine,

Necmiye Alpay ve Bilge Aykut’un tüm suçlamalardan beraatine,

Savunma için ek süre talep eden Zana Kaya, Eren Keskin, Kemal Sancılı ve İnan Kızılkaya’nın süre talebi olduğundan, dosyanın ayrılmasına ve ayrı bir dosyada yargılanmasına devamına karar verildi.

Bu dosyanın duruşma tarihi henüz belli olmadı.


Duruşma Salonu

Duruşma salonunda yaklaşık 50 kişilik izleyici alanı vardı. Duruşmayı yaklaşık 60 kişi izledi.

Mahkeme başkanı mikrofon kullanarak konuştu, söyledikleri izleyici alanından rahatlıkla duyuldu. Savcı ise mikrofon kullanmadı, söyledikleri anlaşılmadı.

Avukatlar için ayrılmış masada tek bir mikrofon vardı. Duruşmaya katılan 11 avukat mikrofonu bazen elden ele geçirerek, mikrofonun kablosunun yetmediği zamanlarda ise yer değiştirerek savunma yapmak zorunda kaldılar.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Sınır Tanımayan Gazetciler Örgütü, Af Örgütü Türkiye, Af Örgütü Almanya, Uluslararası Af Örgütü, Medya ve Hukuk Derneği; Hakikat, Adalet ve Hafıza Merkezi, Eşit Haklar için İzleme Derneği, milletvekilleri Ahmet Şık, Züleyha Gülüm ve Sezgin Tanrıkulu ile birlikte gazetciler takip etti.

Genel Gözlemler

Saat 10.24’te izleyiciler salona alındı. Mahkeme heyeti ise saat 10.40’ta salona girdi ve duruşma başladı. Saat 12.20’de kararın açıklanmasıyla duruşma sona erdi.

Duruşma devam ederken (saat 11.17’de) savcı yerinden kalkarak 1-2 dakikalığına duruşma salonundan çıkıp geri geldi.

Mahkeme başkanı karar için ara verdiğinde tüm seyirciler dışarı çıkarıldı ancak savcı salonda oturuyordu.

Karar için verilen ara 10 dakika sürdü. Baktığı diğer davalarda karar ve/veya ara karar açıklarken basının ve gözlemcilerin salonda bulunmasına izin vermeyen hakim, bu davada kararı açıklarken izleyicilerin salona girmesine izin verdi.

15. Standing - Jan. 13, 2020


Özgür Gündem Gazetesi 16 Ağustos 2016’da İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından “terör örgütü propagandası yaptığı” iddiasıyla kapatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu’nca başlatılan 2016/95651 No’lu soruşturma kapsamında gazetenin 9 yöneticisi ve yazarı hakkında da gözaltı kararı çıkarıldı. Polis tarafından gazetenin İstanbul’daki binasına baskın düzenlendi.

Hakkında gözaltı kararı çıkarılan dokuz kişi; Özgür Gündem imtiyaz sahibi Kemal Sancılı, Genel Yayın Yönetmeni Bilir Kaya, Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya ile Yayın Danışma Kurulu Üyeleri Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay, Eren Keskin, Filiz Koçali, Ragıp Zarakolu ve Bilge Oykut Contepe’ydi.

Aslı Erdoğan 19 Ağustos’ta, İnan Kızılkaya ve Bilir Kaya 22 Ağustos’ta, Necmiye Alpay gözaltı kararına istinaden teslim olduğu 31 Ağustos’ta, Kemal Sancılı 2 Ocak’ta tutuklandı.

Eren Keskin, 25 Ağustos 2016’da gözaltı kararına ilişkin ifade vermeye gittiği savcılıkça tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Aynı gün mahkemece adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay, Bilir Kaya 29 Aralık 2016’da, İnan Kızılkaya ve Kemal Sancılı 31 Aralık 2017’de tahliye edildi. Kemal Sancılı 11 Mayıs 2018’de tekrar tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, iddianameyi 9 Kasım 2016’da tamamladı. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi 23 Kasım 2016’da kabul etti.

31 sayfalık iddianamede Özgür Gündem Gazetesi’nin, “PKK/KCK terör örgütünün basın organı olarak hareket ettiği” iddia edildi. Bu iddianın dayanağı olarak da PKK/KCK/HPG/MLKP/KONGRA-GEL mensubu olduğu belirtilen kişiler hakkında gazetede yer alan haberler sıralandı.

Bu şekilde gazeteyi, “PKK/KCK terör örgütünün sözcüsü” olmakla suçlayan savcı, gazetenin yazar ve yöneticileri hakkında şu iddialarda bulundu:

“İdeolojisi PKK/KCK terör örgütünün sözcüsü olan bir gazetede bilerek İmtiyaz Sahibi/ Yayın Danışma Kurulu Üyesi olarak yer almasının örgütün nihai amacını desteklediği, örgüt adına hareket ettiğinin kanıtı olduğu…”

İddianamede Aslı Erdoğan’ın dört köşe yazısına yer veren ve bunlardan alıntı yapan savcı; yazarı, “terör örgütü mensubunu sivil vatandaş olarak göstermekle,” “güvenlik güçlerinin PKK’ya yönelik operasyonlarını eleştirmek ve güvenlik güçlerinin sivil halkı katlettiği algısını okuyucuya aktarmakla” suçladı. Savcı, Erdoğan’ın yazılarından yaptığı çıkarsama ve onun eleştirilerinden hareketle de “PKK/KCK terör örgütünün nihai amacını desteklediği ve örgüt adına hareket ettiği” suçlamasını öne sürdü.

Necmiye Alpay’ın ise “Kendi Özgürlüğünü Kendisi Yaratan Gazete” başlıklı 5 Haziran 2016 tarihli yazısına iddianamede yer veren savcı, yazıdaki “Özgür Gündem geleneği, kirli savaşın önde gelen kurbanlarından biri” şeklindeki ifade nedeniyle suçlamalarda bulundu. Savcı, Alpay’ı; “Özgür Gündem Gazetesi’nin savunuculuğunu yaparak terör örgütünün yayın organı olarak hareket eden gazeteyi ve gazetenin geçmişini sahiplenmekle” suçladı.

İddianamede dört köşe yazısına yer verilen Eren Keskin de alıntı yapılan bu yazılarında “PKK/KCK propagandası yapmak,” “militanca beyanlarda bulunmakla” ve “örgüte taraftar toplamaya çalışmakla” suçlandı. Bir dönem gazetenin Eş Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapan Keskin’in, “PKK/KCK yöneticilerinin gazetede mahlasla yazı yazdığı yönünde bilgisi olmadığı” yönündeki beyanına da iddianamede yer verildi.

Savcı, ifade tutanağından “terör örgütü” ifadesinin çıkarılmasını isteyen ve “bir hak savunucusu olarak hiçbir örgüt için bu nitelemeyi kullanmadığını” açıklayan Eren Keskin ile ilgili, “terör örgütünün kalem silahşörü” ifadesini kullandı.

Filiz Koçali ve Ragıp Zarakolu’nun da suçlamalara dayanak oluşturulan yazılarına yer verilen iddianamede, Genel Yayın Yönetmeni Bilir Kaya’nın PKK/KCK örgütünün yöneticileri hakkındaki haberleri neden yaptıkları sorusuna yanıt olarak anlattığı anlaşılan ifadelerine yer verildi. Ayrıca Bilir’in, haber kaynaklarıyla ilgili yöneltildiği anlaşılan bir soruya cevabıyla, gazete binasında bulunan kitaplara ilişkin açıklaması da iddianamede yer aldı.

İddianamede, gözaltına alındığı ve nezarethaneye götürüldüğü süreçte kolluğun hakaret ve darbına uğradığını anlatarak kayda geçirdiği savunmasına yer verilen İnan Kızılkaya’nın, “Sorumlu Yazı İşleri Müdürü olmasının dahi örgütün nihai amacını desteklediğinin ve örgüt adına hareket ettiğinin kanıtı” olduğu ileri sürüldü.

Davanın görülmesine 29 Aralık 2016’da İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı.

Yargılananlardan Aslı Erdoğan savunmasında, gazetenin yayın politikasının belirlenmesinde bir yetki ve sorumluluk taşımadığını, sadece yazılarından sorumlu olduğunu anlatarak, gazetenin künyesinde Danışma Kurulu Üyesi olarak adının bulunmasına rağmen fiilen bu görevi yapmadığını söyledi. Gazetede mahlas ile yazan kişileri bilme olanağı bulunmadığını anlatan Erdoğan, savaş karşıtı, anti militarist olduğunu, meşru müdafaa için dahi olsa insan öldürmeyi kabul etmediğini belirterek, suçlamaları reddetti.

Gazeteci olduğunu, habercilik kurallarına uyduğunu savunmasında anlatan İnan Kızılkaya ise, gazetenin PKK’nın yayın organı olduğu yönündeki suçlamaların hiçbir somut delili bulunmadığını işaret ederek, suçlamaları reddetti.

Zana Bilir Kaya ise savunmasında, iddianamedeki suçlamalara konu haber ve yazılardan sadece üçünün kendisinin genel yayın yönetmeni olduğu döneme ilişkin olduğunu anlatarak, bunların da açık kaynaklardan derlenen ve basın özgürlüğü kapsamında habercilik faaliyeti olduğunu anlattı.

Necmiye Alpay da savunmasında, basın özgürlüğünü savunmak için üstlendiği Danışma Kurulu Üyeliği’nin ve Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliğinin sembolik olduğunu belirterek suçlamaları reddetti.

Eren Keskin ise mahkemedeki savunmasında iddianamede yer verilen suçlamalara konu yazılarının tarihlerinin belli olduğunu, o tarihlerde herhangi bir soruşturma açılmadığını hatırlattı. Faili meçhullere karşı olduğunu ve ömründe şiddeti savunmadığını vurgulayarak, üyelik iddiasını ve suçlamaları reddetti.

Bilge Oykut Contepe de davadaki suçlamalara ilişkin savunmasında, gazeteye 5 yıl öncesine kadar ekoloji sayfası hazırladığını, bu çerçevede bir teklif üzerine Danışma Kurulu Üyesi olmayı kabul ettiğini anlattı. Danışma Kurulu olarak hiç toplantı yapılmadığını, görevinin sembolik olduğunu ifade eden Contepe, suçlamaları reddetti.

Özgür Gündem imtiyaz sahibi Kemal Sancılı ise yargılamanın dördüncü duruşmasında yaptığı savunmasında 2015 yılının Eylül ayından kapandığı tarihe kadar gazetenin imtiyaz sahibi olduğunu anlattı.

Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay ve Bilir Kaya; 29 Aralık 2016’daki ilk duruşmada yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

Erdoğan ve Alpay hakkındaki yurt dışı yasağı tedbirleri ise davanın 22 Haziran 2017’deki duruşmasında kaldırıldı. İnan Kızılkaya ise 31 Ekim 2017’deki duruşmada yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

Eren Keskin hakkında uygulanan adli kontrol tedbiri de 22 Haziran 2017’de görülen duruşmada kaldırıldı.

Gazetenin imtiyaz sahibi Kemal Sancılı da 31 Ekim 2017’de yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliye edilmesinin ardından, Yunanistan sınırındaki askeri yasak bölgede “kaçma hazırlığında” yakalanması üzerine 11 Mayıs 2018’de adli kontrol tedbirine uyulmadığı gerekçesiyle yeniden tutuklandı.

İkamet ettiği İsveç’te istinabe yoluyla ifadesi alınacak olan Ragıp Zarakolu’nun hakkındaki yakalama kararı ise 4 Haziran 2018’de kaldırıldı. Filiz Koçali hakkındaki yakalama karanın gereği yerine getirilmedi.

Yargılamanın 28 Kasım 2019’da görülen 14. duruşmasında, savcının esas hakkındaki mütalaasını sunması bekleniyordu. Ancak savcı izinli olduğu için duruşma ertelendi.

Yargılamanın 15. duruşması 13 Ocak 2020’de görüldü.



Next Trial: Feb. 14, 2020, 10 a.m.


Yargılamanın 15. duruşması mahkeme heyetinin yerini almasıyla saat 10.00’da başladı.

Duruşmaya sanıklardan gazetenin Yayın Danışma Kurulu üyesi Necmiye Alpay ve Eş Genel Yayın Yönetmeni Eren Keskin katıldı.

Bir önceki duruşmada izinde olan duruşma savcısı, esas hakkındaki mahkemeye sundu.

Mütalaanın sekiz sayfadan oluştuğunu belirten savcı, avukatlara bunun hepsini mi yoksa özetini mi mahkeme salonunda okumasının istediklerini sordu. Avukatlar özet ve sanıklar hakkında istenen cezaların okumasının yeter olacağı yanıtını verdi.

Savcı Aslı Erdoğan ile Zana Bilir Kaya’ya “basın yoluyla ve zincirleme şekilde terör örgütü propagandası;” Eren Keskin ile İnan Kızılkaya’ya “silahlı terör örgütü üyeliği” iddiasıyla ceza verilmesini istedi.

Bilge Oykut Contepe ve Necmiye Alpay’ın ise beraatini istedi.

Ragıp Zarakolu ve Filiz Koçali’nin ifadeleri alınmadığı için dosyaları ayrılmasını talep etti.

Ardından mahkeme başkanı sanıklara ve sanık avukatlarına mütalaaya karşı beyanlarını sordu. Necmiye Alpay bu aşamada bir diyeceği olmadığını söyledi.

Eren Keskin ise esas hakkında mütalaaya karşı ek süre istedi.

Mütalaanın Türkiye iç hukukuna aykırı olduğunu söyleyen Keskin, “Bizi düşman olarak görüyorsunuz” dedi. Yıllardır insan hakları savunuculuğu yaptığını ve eş genel yayın yönetmenliği görevini gazeteye yönelik baskılara karşı dayanışma amacıyla üstlendiğini hatırlattı.

Hakkında birçok dava açıldığını söyleyen Keskin, “silahlı terör örgütüne üyelik” suçlamasının kendisine ilk defa yöneltildiğini ve bu ağır suçlama karşısında savunma hazırlamak için süre istedi.

Ardından söz alan avukatı Gülizar Tuncer, müvekkili Eren Keskin’in gazeteci değil, avukat olduğunu hatırlattı.

Fiilen gazetenin yayın yönetmenliğini yapmadığını belirtti. “Silahlı terör örgütü üyeliğinin ne demek olduğu yargı işleyişinde unutuldu. Sıkıyönetim mahkemeleri bile bu suçlama için delil arardı. Siz neyle suçladığınızı bilmiyorsunuz” diye konuştu.

Tuncer, Özcan Kılıç ve diğer avukatlar, esas hakkında mütalaaya karşı savunma için süre istedi.

Mütalaa

  • Özgür Gündem gazetesi yazarı ve yayın danışma kurulu üyesi Aslı Erdoğan’ın gazetede yayınlanan dört yazısı nedeniyle “terör örgütü propagandası suçunu basın yayın yoluyla zincirleme işlemek” (TMK 7/2) suçlamasıyla cezalandırılması ve “Silahlı terör örgütüne üyelik” ve “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçlamalarından beraati istendi.

  • Gazetenin Eş Genel Yayın Yönetmeni Eren Keskin’in gazetede yayınlanan dört yazısı ve genel yayın yönetmeni olması nedeniyle “silahlı terör örgütü üyesi olmak” (TCK 314/2 ve TMK 5/1) suçlamasıyla cezalandırılması istendi; “örgüt propagandası” ve “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçlamalarından cezalandırılmasına yer olmadığı belirtildi.

  • Gazetenin eski Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya’nın gazetedeki görevi ve gazetede yayınlanan yazılar nedeniyle “silahlı terör örgütüne üye olmak” (TCK 314/2 ve TMK 5/1) suçundan cezalandırılması istendi; “örgüt propagandası” ve “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçlamalarından cezalandırılmasına yer olmadığı belirtildi.

  • Gazetenin eski Genel Yayın Yönetmeni Zana Bilir Kaya’nın gazetedeki görevi ve gazetede yayınlanan 11 yazı nedeniyle “basın yoluyla zincirleme örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamasından cezalandırılması istendi; “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçlamalarından cezalandırılmasına yer olmadığı belirtildi.

  • Özgür Gündem gazetesi yazarı ve yayın danışma kurulu üyesi Necmiye Alpay’ın silahlı terör örgütüne üye olmak”, “örgüt propagandası yapmak” ve “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçlamalarından cezalandırılmasına yer olmadığı belirtildi.

  • Özgür Gündem gazetesi yazarları ve yayın danışma kurulu üyeleri Ragıp Zarakolu ve Filiz Koçali’nin ise savunmaları alınmadığı için dosyalarının ayrılması istendi.


Savunma için süre talebini kabul eden mahkeme, bir sonraki duruşmanın 14 Şubat 2020 günü saat 10.00’da görülmesine karar verdi.


Duruşma Öncesi

Özgür Gündem Ana Davası, o gün İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen tek duruşmaydı. Salona açılan barikatlarda herhangi bir sorun yaşanmadı, gazeteciler ve avukatlar duruşma salonunun önüne sorunsuz geçti.

Duruşmaya Katılım

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Medya ve Hukuk Derneği (MLSA), Mezopotamya Ajansı, Evrensel Gazetesi’nden gazeteciler ve birçok adliye muhabiri duruşmayı izledi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonu yaklaşık 35 kişilikti. Duruşmaya yaklaşık 15 kişi katıldı.
Mahkeme başkanı ve savcı mikrofonu kullanarak konuştu, konuşulanlar izleyici bölümünden rahatlıkla duyuldu.

Genel Gözlemler

Duruşma saatinde başladı ve yaklaşık 15 dakika sürdü.

Savcının mütalaayı okumasının ardından avukat Gülizar Tuncer mütalaayı eleştiren bir konuşma yaptı. Mahkeme başkanı, birkaç kez Tuncer’in sözünü keserek “Savunma sınırlarını aşmayın” uyarısında bulundu.

Mahkeme heyeti karar verirken salonu boşaltmadı. Mahkeme başkanı önce 29 Ocak tarihini önerdi. Avukatlar iki haftanın mütalaaya karşı savunmaları hazırlamak için çok kısa bir süre olduğunu belirtti. Mahkeme başkanı duruşmanın 1 ay sonra görülmesine karar verdi.

14. Standing - Nov. 28, 2019


Özgür Gündem Gazetesi 16 Ağustos 2016’da İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından “terör örgütü propagandası yaptığı” iddiasıyla kapatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu’nca başlatılan 2016/95651 No’lu soruşturma kapsamında gazetenin 9 yöneticisi ve yazarı hakkında da gözaltı kararı çıkarıldı. Polis tarafından gazetenin İstanbul’daki binasına baskın düzenlendi.

Hakkında gözaltı kararı çıkarılan dokuz kişi; Özgür Gündem imtiyaz sahibi Kemal Sancılı, Genel Yayın Yönetmeni Bilir Kaya, Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya ile Yayın Danışma Kurulu Üyeleri Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay, Eren Keskin, Filiz Koçali, Ragıp Zarakolu ve Bilge Oykut Contepe’ydi.

Aslı Erdoğan 19 Ağustos’ta, İnan Kızılkaya ve Bilir Kaya 22 Ağustos’ta, Necmiye Alpay gözaltı kararına istinaden teslim olduğu 31 Ağustos’ta, Kemal Sancılı 2 Ocak’ta tutuklandı.

Eren Keskin, 25 Ağustos 2016’da gözaltı kararına ilişkin ifade vermeye gittiği savcılıkça tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Aynı gün mahkemece adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay, Bilir Kaya 29 Aralık 2016’da, İnan Kızılkaya ve Kemal Sancılı 31 Aralık 2017’de tahliye edildi. Kemal Sancılı 11 Mayıs 2018’de tekrar tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, iddianameyi 9 Kasım 2016’da tamamladı. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi 23 Kasım 2016’da kabul etti.

31 sayfalık iddianamede Özgür Gündem Gazetesi’nin, “PKK/KCK terör örgütünün basın organı olarak hareket ettiği” iddia edildi. Bu iddianın dayanağı olarak da PKK/KCK/HPG/MLKP/KONGRA-GEL mensubu olduğu belirtilen kişiler hakkında gazetede yer alan haberler sıralandı.

Bu şekilde gazeteyi, “PKK/KCK terör örgütünün sözcüsü” olmakla suçlayan savcı, gazetenin yazar ve yöneticileri hakkında şu iddialarda bulundu:

“İdeolojisi PKK/KCK terör örgütünün sözcüsü olan bir gazetede bilerek İmtiyaz Sahibi/ Yayın Danışma Kurulu Üyesi olarak yer almasının örgütün nihai amacını desteklediği, örgüt adına hareket ettiğinin kanıtı olduğu…”

İddianamede Aslı Erdoğan’ın dört köşe yazısına yer veren ve bunlardan alıntı yapan savcı; yazarı, “terör örgütü mensubunu sivil vatandaş olarak göstermekle,” “güvenlik güçlerinin PKK’ya yönelik operasyonlarını eleştirmek ve güvenlik güçlerinin sivil halkı katlettiği algısını okuyucuya aktarmakla” suçladı. Savcı, Erdoğan’ın yazılarından yaptığı çıkarsama ve onun eleştirilerinden hareketle de “PKK/KCK terör örgütünün nihai amacını desteklediği ve örgüt adına hareket ettiği” suçlamasını öne sürdü.

Necmiye Alpay’ın ise “Kendi Özgürlüğünü Kendisi Yaratan Gazete” başlıklı 5 Haziran 2016 tarihli yazısına iddianamede yer veren savcı, yazıdaki “Özgür Gündem geleneği, kirli savaşın önde gelen kurbanlarından biri” şeklindeki ifade nedeniyle suçlamalarda bulundu. Savcı, Alpay’ı; “Özgür Gündem Gazetesi’nin savunuculuğunu yaparak terör örgütünün yayın organı olarak hareket eden gazeteyi ve gazetenin geçmişini sahiplenmekle” suçladı.

İddianamede dört köşe yazısına yer verilen Eren Keskin de alıntı yapılan bu yazılarında “PKK/KCK propagandası yapmak,” “militanca beyanlarda bulunmakla” ve “örgüte taraftar toplamaya çalışmakla” suçlandı. Bir dönem gazetenin Eş Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapan Keskin’in, “PKK/KCK yöneticilerinin gazetede mahlasla yazı yazdığı yönünde bilgisi olmadığı” yönündeki beyanına da iddianamede yer verildi.

Savcı, ifade tutanağından “terör örgütü” ifadesinin çıkarılmasını isteyen ve “bir hak savunucusu olarak hiçbir örgüt için bu nitelemeyi kullanmadığını” açıklayan Eren Keskin ile ilgili, “terör örgütünün kalem silahşörü” ifadesini kullandı.

Filiz Koçali ve Ragıp Zarakolu’nun da suçlamalara dayanak oluşturulan yazılarına yer verilen iddianamede, Genel Yayın Yönetmeni Bilir Kaya’nın PKK/KCK örgütünün yöneticileri hakkındaki haberleri neden yaptıkları sorusuna yanıt olarak anlattığı anlaşılan ifadelerine yer verildi. Ayrıca Bilir’in, haber kaynaklarıyla ilgili yöneltildiği anlaşılan bir soruya cevabıyla, gazete binasında bulunan kitaplara ilişkin açıklaması da iddianamede yer aldı.

İddianamede, gözaltına alındığı ve nezarethaneye götürüldüğü süreçte kolluğun hakaret ve darbına uğradığını anlatarak kayda geçirdiği savunmasına yer verilen İnan Kızılkaya’nın, “Sorumlu Yazı İşleri Müdürü olmasının dahi örgütün nihai amacını desteklediğinin ve örgüt adına hareket ettiğinin kanıtı” olduğu ileri sürüldü.

Davanın görülmesine 29 Aralık 2016’da İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı.

Yargılananlardan Aslı Erdoğan savunmasında, gazetenin yayın politikasının belirlenmesinde bir yetki ve sorumluluk taşımadığını, sadece yazılarından sorumlu olduğunu anlatarak, gazetenin künyesinde Danışma Kurulu Üyesi olarak adının bulunmasına rağmen fiilen bu görevi yapmadığını söyledi. Gazetede mahlas ile yazan kişileri bilme olanağı bulunmadığını anlatan Erdoğan, savaş karşıtı, anti militarist olduğunu, meşru müdafaa için dahi olsa insan öldürmeyi kabul etmediğini belirterek, suçlamaları reddetti.

Gazeteci olduğunu, habercilik kurallarına uyduğunu savunmasında anlatan İnan Kızılkaya ise, gazetenin PKK’nın yayın organı olduğu yönündeki suçlamaların hiçbir somut delili bulunmadığını işaret ederek, suçlamaları reddetti.

Zana Bilir Kaya ise savunmasında, iddianamedeki suçlamalara konu haber ve yazılardan sadece üçünün kendisinin genel yayın yönetmeni olduğu döneme ilişkin olduğunu anlatarak, bunların da açık kaynaklardan derlenen ve basın özgürlüğü kapsamında habercilik faaliyeti olduğunu anlattı.

Necmiye Alpay da savunmasında, basın özgürlüğünü savunmak için üstlendiği Danışma Kurulu Üyeliği’nin ve Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliğinin sembolik olduğunu belirterek suçlamaları reddetti.

Eren Keskin ise mahkemedeki savunmasında iddianamede yer verilen suçlamalara konu yazılarının tarihlerinin belli olduğunu, o tarihlerde herhangi bir soruşturma açılmadığını hatırlattı. Faili meçhullere karşı olduğunu ve ömründe şiddeti savunmadığını vurgulayarak, üyelik iddiasını ve suçlamaları reddetti.

Bilge Oykut Contepe de davadaki suçlamalara ilişkin savunmasında, gazeteye 5 yıl öncesine kadar ekoloji sayfası hazırladığını, bu çerçevede bir teklif üzerine Danışma Kurulu Üyesi olmayı kabul ettiğini anlattı. Danışma Kurulu olarak hiç toplantı yapılmadığını, görevinin sembolik olduğunu ifade eden Contepe, suçlamaları reddetti.

Özgür Gündem imtiyaz sahibi Kemal Sancılı ise yargılamanın dördüncü duruşmasında yaptığı savunmasında 2015 yılının Eylül ayından kapandığı tarihe kadar gazetenin imtiyaz sahibi olduğunu anlattı.

Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay ve Bilir Kaya; 29 Aralık 2016’daki ilk duruşmada yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

Erdoğan ve Alpay hakkındaki yurt dışı yasağı tedbirleri ise davanın 22 Haziran 2017’deki duruşmasında kaldırıldı. İnan Kızılkaya ise 31 Ekim 2017’deki duruşmada yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

Eren Keskin hakkında uygulanan adli kontrol tedbiri de 22 Haziran 2017’de görülen duruşmada kaldırıldı.

Gazetenin imtiyaz sahibi Kemal Sancılı da 31 Ekim 2017’de yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliye edilmesinin ardından, Yunanistan sınırındaki askeri yasak bölgede “kaçma hazırlığında” yakalanması üzerine 11 Mayıs 2018’de adli kontrol tedbirine uyulmadığı gerekçesiyle yeniden tutuklandı.

İkamet ettiği İsveç’te istinabe yoluyla ifadesi alınacak olan Ragıp Zarakolu’nun hakkındaki yakalama kararı ise 4 Haziran 2018’de kaldırıldı. Filiz Koçali hakkındaki yakalama karanın gereği yerine getirilmedi.

Yargılamanın 14. duruşması 28 Kasım 2019’da görüldü.



Next Trial: Jan. 13, 2020, 10 a.m.


Mahkeme heyetinin yerini almasıyla duruşma başladı.

Duruşmaya; Özgür Gündem Gazetesi’nin Yayın Danışma Kurulu üyesi Necmiye Alpay, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya ile Eş Genel Yayın Yönetmeni ve Eren Keskin katıldı.

Katılan sanık ve avukatların tutanağa geçirilmesinin ardından mahkeme başkanı, geçici olarak atanan duruşma savcısından mütalaasını sordu. Savcı, bu kapsamlı dosyaya bakan savcının izinde olduğunu söyleyerek ek süre talep etti.

Mahkeme başkanının söz vermesi üzerine yargılanan gazeteciler, bu aşamada bir söyleyecekleri olmadığını ifade etti.

Eren Keskin ise sözlerinin tutanağa geçmesini istediğini söyledi ve 28 Kasım 2015’te öldürülen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’yi anarak konuşmaya başladı.

“Dava üç yıldır devam ediyor. Bugün mütalaa verilecek diye geldik, üç yıldır bekliyoruz. Duruşma günü belliydi, hepimiz hazırlandık. Bir sonraki duruşmanın yakın bir tarihe verilmesini talep ediyorum” dedi.

Avukat Erdal Doğan da en baştan beri beraat istediklerini, mütalaanın bir an önce verilmesini beklediklerini söyledi.

Mahkeme başkanı, duruşmaya ara vermeden kararını açıkladı.


Duruşmaya bakan savcı izinde olduğu için Cumhuriyet Savcılığı’nın ek süre talebini kabul eden mahkeme, bir sonraki duruşmanın 13 Ocak 2020’de görülmesine karar verdi.


Duruşma öncesi:

İstanbul Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi binasının 4. katındaki ağır ceza mahkemelerine açılan barikatlarda görevli güvenlik görevlileri değişmişti. Duruşma öncesi gözlemcilerin ve basının barikatlardan geçişinde bir sorun yaşanmadı.

Duruşma salonunun önü avukatlar, gazeteciler ve gözlemcilerle doluydu.

Duruşmaya katılım:

Duruşmayı izlemeye yurtdışından gelen heyetler arasında Avrupa Gazeteciler Federasyonu (European Federation of Journalists, EFJ), Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (International Federation of Journalists, IFJ), Uluslararası Basın Ensttitüsü (International Press Institute, IPI), gazeteciler Tim Dawson, Marta Barcenilla Escaño, hukukçu Anna Adamska – Gallant vardı.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Medya ve Hukuk Derneği (MLSA) ve Mezopotamya Ajansı’ndan gazeteciler de duruşmayı izledi.

Mahkeme salonu koşulları:

Mahkeme salonu yaklaşık 35 kişilikti. 3-4 kişi duruşmayı ayakta izledi.

Kürsüde mikrofon olmasına rağmen mahkeme başkanının ve savcının konuşmaları izleyicilerin bulunduğu bölümden güçlükle duyuluyordu.

Duruşma

Duruşma 10.42’de başladı. Yaklaşık 13 dakika sürdü.

Mahkeme başkanı ve duruşma savcısı bu duruşmada değişmişti. Daha önceki duruşmalarda mahkeme heyeti üyesi olan hakimlerden biri mahkemenin yeni başkanı olarak görev yapıyordu. Bu duruşmada mütalaasını vermesi beklenen savcının ise izinde olduğu belirtildi.

13. Standing - July 3, 2019


Özgür Gündem Gazetesi 16 Ağustos 2016’da İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından “terör örgütü propagandası yaptığı” iddiasıyla kapatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu’nca başlatılan 2016/95651 No’lu soruşturma kapsamında gazetenin 9 yöneticisi ve yazarı hakkında da gözaltı kararı çıkarıldı. Polis tarafından gazetenin İstanbul’daki binasına baskın düzenlendi.

Hakkında gözaltı kararı çıkarılan dokuz kişi; Özgür Gündem imtiyaz sahibi Kemal Sancılı, Genel Yayın Yönetmeni Bilir Kaya, Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya ile Yayın Danışma Kurulu Üyeleri Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay, Eren Keskin, Filiz Koçali, Ragıp Zarakolu ve Bilge Oykut Contepe’ydi.

Aslı Erdoğan 19 Ağustos’ta, İnan Kızılkaya ve Bilir Kaya 22 Ağustos’ta, Necmiye Alpay gözaltı kararına istinaden teslim olduğu 31 Ağustos’ta, Kemal Sancılı 2 Ocak’ta tutuklandı.

Eren Keskin, 25 Ağustos 2016’da gözaltı kararına ilişkin ifade vermeye gittiği savcılıkça tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Aynı gün mahkemece adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay, Bilir Kaya 29 Aralık 2016’da, İnan Kızılkaya ve Kemal Sancılı 31 Aralık 2017’de tahliye edildi. Kemal Sancılı 11 Mayıs 2018’de tekrar tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, iddianameyi 9 Kasım 2016’da tamamladı. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi 23 Kasım 2016’da kabul etti.

31 sayfalık iddianamede Özgür Gündem Gazetesi’nin, “PKK/KCK terör örgütünün basın organı olarak hareket ettiği” iddia edildi. Bu iddianın dayanağı olarak da PKK/KCK/HPG/MLKP/KONGRA-GEL mensubu olduğu belirtilen kişiler hakkında gazetede yer alan haberler sıralandı.

Bu şekilde gazeteyi, “PKK/KCK terör örgütünün sözcüsü” olmakla suçlayan savcı, gazetenin yazar ve yöneticileri hakkında şu iddialarda bulundu:

“İdeolojisi PKK/KCK terör örgütünün sözcüsü olan bir gazetede bilerek İmtiyaz Sahibi/ Yayın Danışma Kurulu Üyesi olarak yer almasının örgütün nihai amacını desteklediği, örgüt adına hareket ettiğinin kanıtı olduğu…”

İddianamede Aslı Erdoğan’ın dört köşe yazısına yer veren ve bunlardan alıntı yapan savcı; yazarı, “terör örgütü mensubunu sivil vatandaş olarak göstermekle,” “güvenlik güçlerinin PKK’ya yönelik operasyonlarını eleştirmek ve güvenlik güçlerinin sivil halkı katlettiği algısını okuyucuya aktarmakla” suçladı. Savcı, Erdoğan’ın yazılarından yaptığı çıkarsama ve onun eleştirilerinden hareketle de “PKK/KCK terör örgütünün nihai amacını desteklediği ve örgüt adına hareket ettiği” suçlamasını öne sürdü.

Necmiye Alpay’ın ise “Kendi Özgürlüğünü Kendisi Yaratan Gazete” başlıklı 5 Haziran 2016 tarihli yazısına iddianamede yer veren savcı, yazıdaki “Özgür Gündem geleneği, kirli savaşın önde gelen kurbanlarından biri” şeklindeki ifade nedeniyle suçlamalarda bulundu. Savcı, Alpay’ı; “Özgür Gündem Gazetesi’nin savunuculuğunu yaparak terör örgütünün yayın organı olarak hareket eden gazeteyi ve gazetenin geçmişini sahiplenmekle” suçladı.

İddianamede dört köşe yazısına yer verilen Eren Keskin de alıntı yapılan bu yazılarında “PKK/KCK propagandası yapmak,” “militanca beyanlarda bulunmakla” ve “örgüte taraftar toplamaya çalışmakla” suçlandı. Bir dönem gazetenin Eş Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapan Keskin’in, “PKK/KCK yöneticilerinin gazetede mahlasla yazı yazdığı yönünde bilgisi olmadığı” yönündeki beyanına da iddianamede yer verildi.

Savcı, ifade tutanağından “terör örgütü” ifadesinin çıkarılmasını isteyen ve “bir hak savunucusu olarak hiçbir örgüt için bu nitelemeyi kullanmadığını” açıklayan Eren Keskin ile ilgili, “terör örgütünün kalem silahşörü” ifadesini kullandı.

Filiz Koçali ve Ragıp Zarakolu’nun da suçlamalara dayanak oluşturulan yazılarına yer verilen iddianamede, Genel Yayın Yönetmeni Bilir Kaya’nın PKK/KCK örgütünün yöneticileri hakkındaki haberleri neden yaptıkları sorusuna yanıt olarak anlattığı anlaşılan ifadelerine yer verildi. Ayrıca Bilir’in, haber kaynaklarıyla ilgili yöneltildiği anlaşılan bir soruya cevabıyla, gazete binasında bulunan kitaplara ilişkin açıklaması da iddianamede yer aldı.

İddianamede, gözaltına alındığı ve nezarethaneye götürüldüğü süreçte kolluğun hakaret ve darbına uğradığını anlatarak kayda geçirdiği savunmasına yer verilen İnan Kızılkaya’nın, “Sorumlu Yazı İşleri Müdürü olmasının dahi örgütün nihai amacını desteklediğinin ve örgüt adına hareket ettiğinin kanıtı” olduğu ileri sürüldü.

Davanın görülmesine 29 Aralık 2016’da İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı.

Yargılananlardan Aslı Erdoğan savunmasında, gazetenin yayın politikasının belirlenmesinde bir yetki ve sorumluluk taşımadığını, sadece yazılarından sorumlu olduğunu anlatarak, gazetenin künyesinde Danışma Kurulu Üyesi olarak adının bulunmasına rağmen fiilen bu görevi yapmadığını söyledi. Gazetede mahlas ile yazan kişileri bilme olanağı bulunmadığını anlatan Erdoğan, savaş karşıtı, anti militarist olduğunu, meşru müdafaa için dahi olsa insan öldürmeyi kabul etmediğini belirterek, suçlamaları reddetti.

Gazeteci olduğunu, habercilik kurallarına uyduğunu savunmasında anlatan İnan Kızılkaya ise, gazetenin PKK’nın yayın organı olduğu yönündeki suçlamaların hiçbir somut delili bulunmadığını işaret ederek, suçlamaları reddetti.

Zana Bilir Kaya ise savunmasında, iddianamedeki suçlamalara konu haber ve yazılardan sadece üçünün kendisinin genel yayın yönetmeni olduğu döneme ilişkin olduğunu anlatarak, bunların da açık kaynaklardan derlenen ve basın özgürlüğü kapsamında habercilik faaliyeti olduğunu anlattı.

Necmiye Alpay da savunmasında, basın özgürlüğünü savunmak için üstlendiği Danışma Kurulu Üyeliği’nin ve Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliğinin sembolik olduğunu belirterek suçlamaları reddetti.

Eren Keskin ise mahkemedeki savunmasında iddianamede yer verilen suçlamalara konu yazılarının tarihlerinin belli olduğunu, o tarihlerde herhangi bir soruşturma açılmadığını hatırlattı. Faili meçhullere karşı olduğunu ve ömründe şiddeti savunmadığını vurgulayarak, üyelik iddiasını ve suçlamaları reddetti.

Bilge Oykut Contepe de davadaki suçlamalara ilişkin savunmasında, gazeteye 5 yıl öncesine kadar ekoloji sayfası hazırladığını, bu çerçevede bir teklif üzerine Danışma Kurulu Üyesi olmayı kabul ettiğini anlattı. Danışma Kurulu olarak hiç toplantı yapılmadığını, görevinin sembolik olduğunu ifade eden Contepe, suçlamaları reddetti.

Özgür Gündem imtiyaz sahibi Kemal Sancılı ise yargılamanın dördüncü duruşmasında yaptığı savunmasında 2015 yılının Eylül ayından kapandığı tarihe kadar gazetenin imtiyaz sahibi olduğunu anlattı.

Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay ve Bilir Kaya; 29 Aralık 2016’daki ilk duruşmada yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

Erdoğan ve Alpay hakkındaki yurt dışı yasağı tedbirleri ise davanın 22 Haziran 2017’deki duruşmasında kaldırıldı. İnan Kızılkaya ise 31 Ekim 2017’deki duruşmada yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

Eren Keskin hakkında uygulanan adli kontrol tedbiri de 22 Haziran 2017’de görülen duruşmada kaldırıldı.

Gazetenin imtiyaz sahibi Kemal Sancılı da 31 Ekim 2017’de yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliye edilmesinin ardından, Yunanistan sınırındaki askeri yasak bölgede “kaçma hazırlığında” yakalanması üzerine 11 Mayıs 2018’de adli kontrol tedbirine uyulmadığı gerekçesiyle yeniden tutuklandı.

İkamet ettiği İsveç’te istinabe yoluyla ifadesi alınacak olan Ragıp Zarakolu’nun hakkındaki yakalama kararı ise 4 Haziran 2018’de kaldırıldı. Filiz Koçali hakkındaki yakalama karanın gereği yerine getirilmedi.

Yargılamanın 13. duruşması 3 Temmuz 2019’da görüldü.



Next Trial: Nov. 28, 2019, 10:30 a.m.


Duruşma, önceki celse belirtildiği gibi 09.30’da başladı. Yaklaşık 5 dakika süren duruşmada sanıklar Eren Keskin ve Necmiye Alpay ile 6 avukat hazır bulundu.

Duruşmada, ilk olarak Eren Keskin söz alarak, beraatını istedi. Necmiye Alpay’da söz alarak beraatını talep etti.

Ardından söz alan Avukat Erdal Doğan, davanın çok uzadığını dile getirerek, yargılanan herkesin beraatını talep etti. Doğan, dava ile düşünce ve ifade özgürlüğünün yargılandığının belirtti.

Duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasını hazırlayarak, mahkeme heyetine sunmak için ek süre talep etti.


Mahkeme heyeti, savcının süre talebini kabul etti.

Duruşma 28 Kasım 2019 tarihine, saat 10.30’a ertelendi.


Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın yapıldığı salon normal büyüklükteki bir duruşma salonuydu. SEGBİS için iki ayrı TV ekranı kuruluydu. İzleyci, avukat ve sanıklar hakkında da oturma yerleri mevcuttu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı izleyen kimse olmadı.

Genel Gözlemler

Yaklaşık beş dakika süren duruşmada olağanüstü herhangi bir durum yaşanmadı.

12. Standing - April 10, 2019


Özgür Gündem Gazetesi 16 Ağustos 2016’da İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından “terör örgütü propagandası yaptığı” iddiasıyla kapatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu’nca başlatılan 2016/95651 No’lu soruşturma kapsamında gazetenin 9 yöneticisi ve yazarı hakkında da gözaltı kararı çıkarıldı. Polis tarafından gazetenin İstanbul’daki binasına baskın düzenlendi.

Hakkında gözaltı kararı çıkarılan dokuz kişi; Özgür Gündem imtiyaz sahibi Kemal Sancılı, Genel Yayın Yönetmeni Bilir Kaya, Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya ile Yayın Danışma Kurulu Üyeleri Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay, Eren Keskin, Filiz Koçali, Ragıp Zarakolu ve Bilge Oykut Contepe’ydi.

Aslı Erdoğan 19 Ağustos’ta, İnan Kızılkaya ve Bilir Kaya 22 Ağustos’ta, Necmiye Alpay gözaltı kararına istinaden teslim olduğu 31 Ağustos’ta, Kemal Sancılı 2 Ocak’ta tutuklandı.

Eren Keskin, 25 Ağustos 2016’da gözaltı kararına ilişkin ifade vermeye gittiği savcılıkça tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Aynı gün mahkemece adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay, Bilir Kaya 29 Aralık 2016’da, İnan Kızılkaya ve Kemal Sancılı 31 Aralık 2017’de tahliye edildi. Kemal Sancılı 11 Mayıs 2018’de tekrar tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, iddianameyi 9 Kasım 2016’da tamamladı. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi 23 Kasım 2016’da kabul etti.

31 sayfalık iddianamede Özgür Gündem Gazetesi’nin, “PKK/KCK terör örgütünün basın organı olarak hareket ettiği” iddia edildi. Bu iddianın dayanağı olarak da PKK/KCK/HPG/MLKP/KONGRA-GEL mensubu olduğu belirtilen kişiler hakkında gazetede yer alan haberler sıralandı.

Bu şekilde gazeteyi, “PKK/KCK terör örgütünün sözcüsü” olmakla suçlayan savcı, gazetenin yazar ve yöneticileri hakkında şu iddialarda bulundu:

“İdeolojisi PKK/KCK terör örgütünün sözcüsü olan bir gazetede bilerek İmtiyaz Sahibi/ Yayın Danışma Kurulu Üyesi olarak yer almasının örgütün nihai amacını desteklediği, örgüt adına hareket ettiğinin kanıtı olduğu…”

İddianamede Aslı Erdoğan’ın dört köşe yazısına yer veren ve bunlardan alıntı yapan savcı; yazarı, “terör örgütü mensubunu sivil vatandaş olarak göstermekle,” “güvenlik güçlerinin PKK’ya yönelik operasyonlarını eleştirmek ve güvenlik güçlerinin sivil halkı katlettiği algısını okuyucuya aktarmakla” suçladı. Savcı, Erdoğan’ın yazılarından yaptığı çıkarsama ve onun eleştirilerinden hareketle de “PKK/KCK terör örgütünün nihai amacını desteklediği ve örgüt adına hareket ettiği” suçlamasını öne sürdü.

Necmiye Alpay’ın ise “Kendi Özgürlüğünü Kendisi Yaratan Gazete” başlıklı 5 Haziran 2016 tarihli yazısına iddianamede yer veren savcı, yazıdaki “Özgür Gündem geleneği, kirli savaşın önde gelen kurbanlarından biri” şeklindeki ifade nedeniyle suçlamalarda bulundu. Savcı, Alpay’ı; “Özgür Gündem Gazetesi’nin savunuculuğunu yaparak terör örgütünün yayın organı olarak hareket eden gazeteyi ve gazetenin geçmişini sahiplenmekle” suçladı.

İddianamede dört köşe yazısına yer verilen Eren Keskin de alıntı yapılan bu yazılarında “PKK/KCK propagandası yapmak,” “militanca beyanlarda bulunmakla” ve “örgüte taraftar toplamaya çalışmakla” suçlandı. Bir dönem gazetenin Eş Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapan Keskin’in, “PKK/KCK yöneticilerinin gazetede mahlasla yazı yazdığı yönünde bilgisi olmadığı” yönündeki beyanına da iddianamede yer verildi.

Savcı, ifade tutanağından “terör örgütü” ifadesinin çıkarılmasını isteyen ve “bir hak savunucusu olarak hiçbir örgüt için bu nitelemeyi kullanmadığını” açıklayan Eren Keskin ile ilgili, “terör örgütünün kalem silahşörü” ifadesini kullandı.

Filiz Koçali ve Ragıp Zarakolu’nun da suçlamalara dayanak oluşturulan yazılarına yer verilen iddianamede, Genel Yayın Yönetmeni Bilir Kaya’nın PKK/KCK örgütünün yöneticileri hakkındaki haberleri neden yaptıkları sorusuna yanıt olarak anlattığı anlaşılan ifadelerine yer verildi. Ayrıca Bilir’in, haber kaynaklarıyla ilgili yöneltildiği anlaşılan bir soruya cevabıyla, gazete binasında bulunan kitaplara ilişkin açıklaması da iddianamede yer aldı.

İddianamede, gözaltına alındığı ve nezarethaneye götürüldüğü süreçte kolluğun hakaret ve darbına uğradığını anlatarak kayda geçirdiği savunmasına yer verilen İnan Kızılkaya’nın, “Sorumlu Yazı İşleri Müdürü olmasının dahi örgütün nihai amacını desteklediğinin ve örgüt adına hareket ettiğinin kanıtı” olduğu ileri sürüldü.

Davanın görülmesine 29 Aralık 2016’da İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı.

Yargılananlardan Aslı Erdoğan savunmasında, gazetenin yayın politikasının belirlenmesinde bir yetki ve sorumluluk taşımadığını, sadece yazılarından sorumlu olduğunu anlatarak, gazetenin künyesinde Danışma Kurulu Üyesi olarak adının bulunmasına rağmen fiilen bu görevi yapmadığını söyledi. Gazetede mahlas ile yazan kişileri bilme olanağı bulunmadığını anlatan Erdoğan, savaş karşıtı, anti militarist olduğunu, meşru müdafaa için dahi olsa insan öldürmeyi kabul etmediğini belirterek, suçlamaları reddetti.

Gazeteci olduğunu, habercilik kurallarına uyduğunu savunmasında anlatan İnan Kızılkaya ise, gazetenin PKK’nın yayın organı olduğu yönündeki suçlamaların hiçbir somut delili bulunmadığını işaret ederek, suçlamaları reddetti.

Zana Bilir Kaya ise savunmasında, iddianamedeki suçlamalara konu haber ve yazılardan sadece üçünün kendisinin genel yayın yönetmeni olduğu döneme ilişkin olduğunu anlatarak, bunların da açık kaynaklardan derlenen ve basın özgürlüğü kapsamında habercilik faaliyeti olduğunu anlattı.

Necmiye Alpay da savunmasında, basın özgürlüğünü savunmak için üstlendiği Danışma Kurulu Üyeliği’nin ve Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliğinin sembolik olduğunu belirterek suçlamaları reddetti.

Eren Keskin ise mahkemedeki savunmasında iddianamede yer verilen suçlamalara konu yazılarının tarihlerinin belli olduğunu, o tarihlerde herhangi bir soruşturma açılmadığını hatırlattı. Faili meçhullere karşı olduğunu ve ömründe şiddeti savunmadığını vurgulayarak, üyelik iddiasını ve suçlamaları reddetti.

Bilge Oykut Contepe de davadaki suçlamalara ilişkin savunmasında, gazeteye 5 yıl öncesine kadar ekoloji sayfası hazırladığını, bu çerçevede bir teklif üzerine Danışma Kurulu Üyesi olmayı kabul ettiğini anlattı. Danışma Kurulu olarak hiç toplantı yapılmadığını, görevinin sembolik olduğunu ifade eden Contepe, suçlamaları reddetti.

Özgür Gündem imtiyaz sahibi Kemal Sancılı ise yargılamanın dördüncü duruşmasında yaptığı savunmasında 2015 yılının Eylül ayından kapandığı tarihe kadar gazetenin imtiyaz sahibi olduğunu anlattı.

Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay ve Bilir Kaya; 29 Aralık 2016’daki ilk duruşmada yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

Erdoğan ve Alpay hakkındaki yurt dışı yasağı tedbirleri ise davanın 22 Haziran 2017’deki duruşmasında kaldırıldı. İnan Kızılkaya ise 31 Ekim 2017’deki duruşmada yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

Eren Keskin hakkında uygulanan adli kontrol tedbiri de 22 Haziran 2017’de görülen duruşmada kaldırıldı.

Gazetenin imtiyaz sahibi Kemal Sancılı da 31 Ekim 2017’de yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliye edilmesinin ardından, Yunanistan sınırındaki askeri yasak bölgede “kaçma hazırlığında” yakalanması üzerine 11 Mayıs 2018’de adli kontrol tedbirine uyulmadığı gerekçesiyle yeniden tutuklandı.

İkamet ettiği İsveç’te istinabe yoluyla ifadesi alınacak olan Ragıp Zarakolu’nun hakkındaki yakalama kararı ise 4 Haziran 2018’de kaldırıldı. Filiz Koçali hakkındaki yakalama karanın gereği yerine getirilmedi.

Yargılamanın 12. duruşması 10 Nisan 2019’da görüldü.



Next Trial: July 3, 2019, 9:30 a.m.


Saat 10:25’te duruşmanın başlaması için mahkeme heyeti, tutuklu yargılanan imtiyaz sahibi Kemal Sancılı’ya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanmak istedi.

Ancak Sancılı’nın tutulduğu Edirne Cezaevi’ne yapılan görüntülü aramaya cevap veren cezaevi görevlisi, “Sancılı’nın duruşmaya katılmak için kurumdan (cezaevi yerleşkesinden) ayrıldığını” söyledi.

Salonda yaşanan kısa süreli şaşkınlığın ardından mahkeme heyeti salondan ayrıldı. Yaklaşık 15 dakika sonra, saat 10.40’ta, tutuklu sanık Sancılı’nın adliye nezaretinde tutulduğu anlaşıldı. Sancılı saat 10.53’te kelepçeli bir şekilde mahkeme salonuna getirildi ve duruşma başladı.

Sancılı, dosyadaki dijital materyallerin kendisine ulaştırılmadığını ve bu nedenle inceleyemediğini söyledi. Tahliyesini talep etti.

Tutuksuz yargılanan Eş Genel Yayın Yönetmeni Eren Keskin “Bu gazetenin yayın yapmasını desteklemek için künyedeki genel yayın yönetmenliği hanesine ismimi yazdırdım, suç olduğunu da düşünmüyorum” diye konuştu.

Duruşmada hazır bulunan iki sanığın ardından söz alan avukat Özcan Kılıç, imtiyaz sahibi Sancılı’nın başka bir davadan hüküm giydiğini ve “kaçma şüphesinin” ortadan kalktığını söyleyerek, bu davadan tahliyesini istedi.

Kılıç dosyadaki dijital inceleme raporlarına da değindi. Özgür Gündem’in içinde bulunduğu 6 katlı binanın tamamında arama yapıldığını ancak binanın sadece ikinci katının Özgür Gündem’e ait olduğunu söyleyen Kılıç “Kayyum her şeye el koyduğu için bu malzemeleri inceleyip kime ait olduğunu belirleyemiyoruz” dedi.

Kılıç ayrıca Eren Keskin’in İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyasının İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ana davayla birleştirilmesini talep etti; tek tek farklı mahkemelerde görülen tüm bu davaların gazetenin yayın politikası ile ilgili olduğunu ifade etti.

Kılıç’ın ardından, Aslı Erdoğan’ın avukatı Erdal Doğan söz aldı. Avukat Doğan, müvekkilinin evinde yapılan arama sonucu el konulan ve iddianamede sıralanan “malzemelerin” suç teşkil etmediğini ve tamamen yasal olduğunu söylerken, bu malzemeler arasında çok sayıda kitabın da sıralandığını ifade etti, “Bir yazarın evinde bu kitapların bulunması normaldir” dedi.

Duruşma savcısı, dosyanın geldiği aşama ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak Kemal Sancılı’nın tahliyesini mütalaa etti.

Duruşmaya karar için ara verildi.


Mahkeme, avukatların talebi üzerine Eş Genel Yayın Yönetmeni Eren Keskin’in İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı dosyanın Özgür Gündem Ana Davasıyla birleştirilmesi talebini kabul ederek, bu konuda 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne müzekkere yazılmasına karar verdi.

Ayrıca 11 Mayıs 2018’den bu yana tutuklu bulunan ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başka bir davada hakkında verilen mahkumiyet kararı Ocak 2019’da kesinleşen Özgür Gündem Gazetesi İmtiyaz Sahibi Kemal Sancılı’nın bu davadan tahliyesine karar verildi.


Duruşmaya Katılım

Duruşmaya tutuksuz sanıklardan sadece avukat Eren Keskin katıldı.

Genel Gözlemler

Duruşmanın saat 9:45’te başlaması öngörülüyordu. Önceki beş duruşmanın sarkması nedeniyle saat 10:25’te duruşma salonuna girildi. Ancak önce SEGBİS’le bağlanılmaya çalışılan tutuklu sanık Sancılı’nın cezaevinde değil, adliyede olduğu anlaşılması 15 dakika sürdü.

Sancılı saat 10:53’te duruşma salonuna getirildi ve duruşma başladı. Yedi dakika süren duruşmanın ardından saat 11:00’da karar için ara verildi. Saat 11:08’de karar açıklandı ve duruşma sona erdi.

11. Standing - Jan. 17, 2019


Özgür Gündem Gazetesi 16 Ağustos 2016’da İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından “terör örgütü propagandası yaptığı” iddiasıyla kapatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu’nca başlatılan 2016/95651 No’lu soruşturma kapsamında gazetenin 9 yöneticisi ve yazarı hakkında da gözaltı kararı çıkarıldı. Polis tarafından gazetenin İstanbul’daki binasına baskın düzenlendi.

Hakkında gözaltı kararı çıkarılan dokuz kişi; Özgür Gündem imtiyaz sahibi Kemal Sancılı, Genel Yayın Yönetmeni Bilir Kaya, Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya ile Yayın Danışma Kurulu Üyeleri Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay, Eren Keskin, Filiz Koçali, Ragıp Zarakolu ve Bilge Oykut Contepe’ydi.

Aslı Erdoğan 19 Ağustos’ta, İnan Kızılkaya ve Bilir Kaya 22 Ağustos’ta, Necmiye Alpay gözaltı kararına istinaden teslim olduğu 31 Ağustos’ta, Kemal Sancılı 2 Ocak’ta tutuklandı.

Eren Keskin, 25 Ağustos 2016’da gözaltı kararına ilişkin ifade vermeye gittiği savcılıkça tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Aynı gün mahkemece adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay, Bilir Kaya 29 Aralık 2016’da, İnan Kızılkaya ve Kemal Sancılı 31 Aralık 2017’de tahliye edildi. Kemal Sancılı 11 Mayıs 2018’de tekrar tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, iddianameyi 9 Kasım 2016’da tamamladı. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi 23 Kasım 2016’da kabul etti.

31 sayfalık iddianamede Özgür Gündem Gazetesi’nin, “PKK/KCK terör örgütünün basın organı olarak hareket ettiği” iddia edildi. Bu iddianın dayanağı olarak da PKK/KCK/HPG/MLKP/KONGRA-GEL mensubu olduğu belirtilen kişiler hakkında gazetede yer alan haberler sıralandı.

Bu şekilde gazeteyi, “PKK/KCK terör örgütünün sözcüsü” olmakla suçlayan savcı, gazetenin yazar ve yöneticileri hakkında şu iddialarda bulundu:

“İdeolojisi PKK/KCK terör örgütünün sözcüsü olan bir gazetede bilerek İmtiyaz Sahibi/ Yayın Danışma Kurulu Üyesi olarak yer almasının örgütün nihai amacını desteklediği, örgüt adına hareket ettiğinin kanıtı olduğu…”

İddianamede Aslı Erdoğan’ın dört köşe yazısına yer veren ve bunlardan alıntı yapan savcı; yazarı, “terör örgütü mensubunu sivil vatandaş olarak göstermekle,” “güvenlik güçlerinin PKK’ya yönelik operasyonlarını eleştirmek ve güvenlik güçlerinin sivil halkı katlettiği algısını okuyucuya aktarmakla” suçladı. Savcı, Erdoğan’ın yazılarından yaptığı çıkarsama ve onun eleştirilerinden hareketle de “PKK/KCK terör örgütünün nihai amacını desteklediği ve örgüt adına hareket ettiği” suçlamasını öne sürdü.

Necmiye Alpay’ın ise “Kendi Özgürlüğünü Kendisi Yaratan Gazete” başlıklı 5 Haziran 2016 tarihli yazısına iddianamede yer veren savcı, yazıdaki “Özgür Gündem geleneği, kirli savaşın önde gelen kurbanlarından biri” şeklindeki ifade nedeniyle suçlamalarda bulundu. Savcı, Alpay’ı; “Özgür Gündem Gazetesi’nin savunuculuğunu yaparak terör örgütünün yayın organı olarak hareket eden gazeteyi ve gazetenin geçmişini sahiplenmekle” suçladı.

İddianamede dört köşe yazısına yer verilen Eren Keskin de alıntı yapılan bu yazılarında “PKK/KCK propagandası yapmak,” “militanca beyanlarda bulunmakla” ve “örgüte taraftar toplamaya çalışmakla” suçlandı. Bir dönem gazetenin Eş Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapan Keskin’in, “PKK/KCK yöneticilerinin gazetede mahlasla yazı yazdığı yönünde bilgisi olmadığı” yönündeki beyanına da iddianamede yer verildi.

Savcı, ifade tutanağından “terör örgütü” ifadesinin çıkarılmasını isteyen ve “bir hak savunucusu olarak hiçbir örgüt için bu nitelemeyi kullanmadığını” açıklayan Eren Keskin ile ilgili, “terör örgütünün kalem silahşörü” ifadesini kullandı.

Filiz Koçali ve Ragıp Zarakolu’nun da suçlamalara dayanak oluşturulan yazılarına yer verilen iddianamede, Genel Yayın Yönetmeni Bilir Kaya’nın PKK/KCK örgütünün yöneticileri hakkındaki haberleri neden yaptıkları sorusuna yanıt olarak anlattığı anlaşılan ifadelerine yer verildi. Ayrıca Bilir’in, haber kaynaklarıyla ilgili yöneltildiği anlaşılan bir soruya cevabıyla, gazete binasında bulunan kitaplara ilişkin açıklaması da iddianamede yer aldı.

İddianamede, gözaltına alındığı ve nezarethaneye götürüldüğü süreçte kolluğun hakaret ve darbına uğradığını anlatarak kayda geçirdiği savunmasına yer verilen İnan Kızılkaya’nın, “Sorumlu Yazı İşleri Müdürü olmasının dahi örgütün nihai amacını desteklediğinin ve örgüt adına hareket ettiğinin kanıtı” olduğu ileri sürüldü.

Davanın görülmesine 29 Aralık 2016’da İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı.

Yargılananlardan Aslı Erdoğan savunmasında, gazetenin yayın politikasının belirlenmesinde bir yetki ve sorumluluk taşımadığını, sadece yazılarından sorumlu olduğunu anlatarak, gazetenin künyesinde Danışma Kurulu Üyesi olarak adının bulunmasına rağmen fiilen bu görevi yapmadığını söyledi. Gazetede mahlas ile yazan kişileri bilme olanağı bulunmadığını anlatan Erdoğan, savaş karşıtı, anti militarist olduğunu, meşru müdafaa için dahi olsa insan öldürmeyi kabul etmediğini belirterek, suçlamaları reddetti.

Gazeteci olduğunu, habercilik kurallarına uyduğunu savunmasında anlatan İnan Kızılkaya ise, gazetenin PKK’nın yayın organı olduğu yönündeki suçlamaların hiçbir somut delili bulunmadığını işaret ederek, suçlamaları reddetti.

Zana Bilir Kaya ise savunmasında, iddianamedeki suçlamalara konu haber ve yazılardan sadece üçünün kendisinin genel yayın yönetmeni olduğu döneme ilişkin olduğunu anlatarak, bunların da açık kaynaklardan derlenen ve basın özgürlüğü kapsamında habercilik faaliyeti olduğunu anlattı.

Necmiye Alpay da savunmasında, basın özgürlüğünü savunmak için üstlendiği Danışma Kurulu Üyeliği’nin ve Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliğinin sembolik olduğunu belirterek suçlamaları reddetti.

Eren Keskin ise mahkemedeki savunmasında iddianamede yer verilen suçlamalara konu yazılarının tarihlerinin belli olduğunu, o tarihlerde herhangi bir soruşturma açılmadığını hatırlattı. Faili meçhullere karşı olduğunu ve ömründe şiddeti savunmadığını vurgulayarak, üyelik iddiasını ve suçlamaları reddetti.

Bilge Oykut Contepe de davadaki suçlamalara ilişkin savunmasında, gazeteye 5 yıl öncesine kadar ekoloji sayfası hazırladığını, bu çerçevede bir teklif üzerine Danışma Kurulu Üyesi olmayı kabul ettiğini anlattı. Danışma Kurulu olarak hiç toplantı yapılmadığını, görevinin sembolik olduğunu ifade eden Contepe, suçlamaları reddetti.

Özgür Gündem imtiyaz sahibi Kemal Sancılı ise yargılamanın dördüncü duruşmasında yaptığı savunmasında 2015 yılının Eylül ayından kapandığı tarihe kadar gazetenin imtiyaz sahibi olduğunu anlattı.

Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay ve Bilir Kaya; 29 Aralık 2016’daki ilk duruşmada yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

Erdoğan ve Alpay hakkındaki yurt dışı yasağı tedbirleri ise davanın 22 Haziran 2017’deki duruşmasında kaldırıldı. İnan Kızılkaya ise 31 Ekim 2017’deki duruşmada yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

Eren Keskin hakkında uygulanan adli kontrol tedbiri de 22 Haziran 2017’de görülen duruşmada kaldırıldı.

Gazetenin imtiyaz sahibi Kemal Sancılı da 31 Ekim 2017’de yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliye edilmesinin ardından, Yunanistan sınırındaki askeri yasak bölgede “kaçma hazırlığında” yakalanması üzerine 11 Mayıs 2018’de adli kontrol tedbirine uyulmadığı gerekçesiyle yeniden tutuklandı.

İkamet ettiği İsveç’te istinabe yoluyla ifadesi alınacak olan Ragıp Zarakolu’nun hakkındaki yakalama kararı ise 4 Haziran 2018’de kaldırıldı. Filiz Koçali hakkındaki yakalama karanın gereği yerine getirilmedi.

Yargılamanın 11. duruşması 17 Ocak 2019’da görüldü.



Next Trial: April 10, 2019, 9:15 a.m.


Başlaması saati 09:15 olarak belirlenen duruşma, önceki duruşmadaki sarkma nedeniyle saat 09:35’te başladı.

Taraflar ve izleyiciler salona alındığında, mahkeme heyeti ve duruşma savcısı kürsüdeki yerlerini almıştı.

Mahkeme heyeti başkanı katılanları belirleyerek zapta geçirdikten sonra, dosyaya ilişkin gelişmeleri duyurdu.

Tutuksuz yargılananlardan İnan Kızılkaya karar için ara verildiği sırada duruşmaya geldi; Kemal Sancılı ise tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS aracılığıyla bağlandı.

Mahkeme Başkanı; İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, İnan Kızılkaya ve Kemal Saygılı hakkındaki dosyanın, bu yargılama ile irtibatı nedeniyle birleştirilmesi için onaylarını sorduğunu belirtti.

Mahkeme heyeti başkanı, dosyanın geldiği aşama nedeniyle, yargılamanın söz konusu dosya ile birleştirilmesine onay vermediklerini açıkladı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı emanetince, soruşturma başladığı sırada el konulan materyallerinin yargılananlara iade edildiğini bildiren mahkeme heyeti başkanı, emniyetin dijital materyallerin incelenmesine ilişkin raporunun da geldiğini ifade etti.
Ardından Kemal Sancılı’nın tutuklu bulunduğu cezaevine SEGBİS bağlantısı yapıldı. Bağlantının beklendiği sırada mahkeme heyeti başkanı ve bir heyet üyesi, yer olmadığı için müştekilere ayrılan kısma oturan Avukat Erdal Doğan ile şakalaştı ve bir başka dava hakkında sohbet etti.

Ardından SEGBİS bağlantısı sağlanınca heyet başkanı sanıklardan Kemal Sancılı’ya dijital materyallerin incelenmesine ilişkin rapora karşı beyan ve savunması olup olmadığını sordu.

Cezaevine ulaşmadığı için raporu inceleme ve avukatlarıyla bu konuda görüşme fırsatı bulunmadığını söyleyen Sancılı, tutuklu kaldığı sürenin göz önüne alınarak tahliyesini talep etti.

Ardından avukatlar söz aldı. İlk olarak beyanda bulunan tüm sanıklar müdafi Özcan Kılıç, İnan Kızılkaya ve Kemal Sancılı için 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nce sorulan birleştirme görüşüne olumlu yanıt verilmesini talep etti ve müvekkilleri hakkında bir birleştirme talebinin daha bulunduğunu ifade etti.

Ardından dijital materyallerle ilgili beyanda bulunan Avukat Özcan Kılıç, henüz raporu inceleyemediklerini, çok hacimli bir rapor olduğunu belirterek, şu hususları bildirdi:

“Özgür Gündem gazetesinin bulunduğu bina dört katlı ve gazete bu binanın sadece iki katında. Polis baskını gerçekleştiğinde binanın tamamı mühürlendi ve polis o binada gazete dışında bulunan 2-3 şirketteki bilgisayar ve dijital materyallere de el koydu. Dolayısıyla bu gelen raporda hangi bilgisayar ve dijital materyallerin Özgür Gündem’e ait olduğunu belirleyip, inceledikten sonra savunma yapacağız.”

Avukat Kılıç bu konuda mahkemeden süre istedi.

Özcan Kılıç, müvekkillerinden Kemal Sancılı’nın tutukluluğunun da artık infaza dönüştüğünü ifade ederek tahliyesini talep etti.

Daha sonra Necmiye Alpay’ın müdafilerinden Avukat Adil Demirci söz aldı ve dijital materyallerle ilgili raporda kendileriyle ilgili bir husus bulunmadığını, bu aşamada bir talepleri olmadığını dile getirdi.

Eren Keskin ve İnan Kızılkaya’nın müdafilerinden Avukat Gülizar Tuncer de dijital materyallerin incelemesine ilişkin rapora ilişkin savunmalarını incelemelerini müteakiben yapacaklarını belirterek süre talep etti.

Ragıp Zarakolu ile Bilge Aykut Contepe’nin avukatı Sennur Baybuğa da bu aşamada bir talep ve beyanları olmadığını ifade etti.

Daha sonra söz alan Aslı Erdoğan’ın avukatı Erdal Doğan ise, yargılamanın müvekkilinin yaşamı üzerindeki olumsuz etkisinden söz ederek, şu ana kadar verdikleri dilekçelerin iddianameye yönelik savunmalarını içerdiğini belirtti ve CMK’nın 223. maddesinde düzenlenen “derhal beraat kararı” verilmesini talep etti.

Mahkeme heyeti daha sonra savcının mütalaasını alarak ara karar için duruşmaya ara verdi.


Mahkeme heyeti; Kemal Sancılı’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Bunun gerekçesi olarak da sanığın adli kontrol tedbirini ihlal ederek, Yunanistan sınırında bir botta üç kişiyle birlikte yurt dışı kaçma hazırlığında yakalanmasını, kaçma şüphesinin yanı sıra kuvvetli suç şüphesi bulunmasını gösterdi. Tutukluluğun devamı yönündeki karara İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde itirazda bulunulabileceği hatırlatıldı.

Dijital materyallere ilişkin rapora karşı savunma yapabilmeleri için avukatlara süre tanınmasına hükmeden mahkeme, İnan Kızılkaya ve Kemal Sancılı hakkındaki birleştirme taleplerinin de avukatlarının beyanı dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesine karar verdi.

Tutukluluk incelemesinin 14 Şubat ve 15 Mart 2019 tarihlerinde heyetçe dosya üzerinden yapılması kararını veren mahkeme duruşmayı, 10 Nisan 2019 tarihine, saat 09:15’e bıraktı.


Duruşma Öncesi

Duruşma öncesinde herhangi bir basın açıklaması, destek ya da protesto gösterisi yapılmadı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunun fiziksel koşulları izleyiciler için yeterliydi ancak dokuz sanık bulunan davada savunma avukatlarına ayrılan bölüm yetersiz kaldı. Aslı Erdoğan’ın avukatı Erdal Doğan, müşteki avukatlarına (bu davada müşteki yok) ayrılan tarafa, savunma avukatlarının karşısına oturdu. Bu durum mahkeme heyeti başkanı ve üyeler ile avukat Doğan arasında şakalaşmalara yol açtı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı yargılananlardan Aslı Erdoğan’ın annesi ile destek için gelen birkaç kişi ve gazetecilerden oluşan yaklaşık 15 kişi takip etti.

Genel Gözlemler

Duruşmada herhangi bir gerginlik yaşanmadı. Duruşmayı izleyenlere ve duruşma salonunda dizüstü bilgisayar gibi aygıtların kullanımına bir sınırlama getirilmedi.

10. Standing - Oct. 10, 2018


Özgür Gündem Gazetesi 16 Ağustos 2016’da İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından “terör örgütü propagandası yaptığı” iddiasıyla kapatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu’nca başlatılan 2016/95651 No’lu soruşturma kapsamında gazetenin 9 yöneticisi ve yazarı hakkında da gözaltı kararı çıkarıldı. Polis tarafından gazetenin İstanbul’daki binasına baskın düzenlendi.

Hakkında gözaltı kararı çıkarılan dokuz kişi; Özgür Gündem imtiyaz sahibi Kemal Sancılı, Genel Yayın Yönetmeni Bilir Kaya, Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya ile Yayın Danışma Kurulu Üyeleri Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay, Eren Keskin, Filiz Koçali, Ragıp Zarakolu ve Bilge Oykut Contepe’ydi.

Aslı Erdoğan 19 Ağustos’ta, İnan Kızılkaya ve Bilir Kaya 22 Ağustos’ta, Necmiye Alpay gözaltı kararına istinaden teslim olduğu 31 Ağustos’ta, Kemal Sancılı 2 Ocak’ta tutuklandı.

Eren Keskin, 25 Ağustos 2016’da gözaltı kararına ilişkin ifade vermeye gittiği savcılıkça tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Aynı gün mahkemece adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay, Bilir Kaya 29 Aralık 2016’da, İnan Kızılkaya ve Kemal Sancılı 31 Aralık 2017’de tahliye edildi. Kemal Sancılı 11 Mayıs 2018’de tekrar tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, iddianameyi 9 Kasım 2016’da tamamladı. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi 23 Kasım 2016’da kabul etti.

31 sayfalık iddianamede Özgür Gündem Gazetesi’nin, “PKK/KCK terör örgütünün basın organı olarak hareket ettiği” iddia edildi. Bu iddianın dayanağı olarak da PKK/KCK/HPG/MLKP/KONGRA-GEL mensubu olduğu belirtilen kişiler hakkında gazetede yer alan haberler sıralandı.

Bu şekilde gazeteyi, “PKK/KCK terör örgütünün sözcüsü” olmakla suçlayan savcı, gazetenin yazar ve yöneticileri hakkında şu iddialarda bulundu:

“İdeolojisi PKK/KCK terör örgütünün sözcüsü olan bir gazetede bilerek İmtiyaz Sahibi/ Yayın Danışma Kurulu Üyesi olarak yer almasının örgütün nihai amacını desteklediği, örgüt adına hareket ettiğinin kanıtı olduğu…”

İddianamede Aslı Erdoğan’ın dört köşe yazısına yer veren ve bunlardan alıntı yapan savcı; yazarı, “terör örgütü mensubunu sivil vatandaş olarak göstermekle,” “güvenlik güçlerinin PKK’ya yönelik operasyonlarını eleştirmek ve güvenlik güçlerinin sivil halkı katlettiği algısını okuyucuya aktarmakla” suçladı. Savcı, Erdoğan’ın yazılarından yaptığı çıkarsama ve onun eleştirilerinden hareketle de “PKK/KCK terör örgütünün nihai amacını desteklediği ve örgüt adına hareket ettiği” suçlamasını öne sürdü.

Necmiye Alpay’ın ise “Kendi Özgürlüğünü Kendisi Yaratan Gazete” başlıklı 5 Haziran 2016 tarihli yazısına iddianamede yer veren savcı, yazıdaki “Özgür Gündem geleneği, kirli savaşın önde gelen kurbanlarından biri” şeklindeki ifade nedeniyle suçlamalarda bulundu. Savcı, Alpay’ı; “Özgür Gündem Gazetesi’nin savunuculuğunu yaparak terör örgütünün yayın organı olarak hareket eden gazeteyi ve gazetenin geçmişini sahiplenmekle” suçladı.

İddianamede dört köşe yazısına yer verilen Eren Keskin de alıntı yapılan bu yazılarında “PKK/KCK propagandası yapmak,” “militanca beyanlarda bulunmakla” ve “örgüte taraftar toplamaya çalışmakla” suçlandı. Bir dönem gazetenin Eş Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapan Keskin’in, “PKK/KCK yöneticilerinin gazetede mahlasla yazı yazdığı yönünde bilgisi olmadığı” yönündeki beyanına da iddianamede yer verildi.

Savcı, ifade tutanağından “terör örgütü” ifadesinin çıkarılmasını isteyen ve “bir hak savunucusu olarak hiçbir örgüt için bu nitelemeyi kullanmadığını” açıklayan Eren Keskin ile ilgili, “terör örgütünün kalem silahşörü” ifadesini kullandı.

Filiz Koçali ve Ragıp Zarakolu’nun da suçlamalara dayanak oluşturulan yazılarına yer verilen iddianamede, Genel Yayın Yönetmeni Bilir Kaya’nın PKK/KCK örgütünün yöneticileri hakkındaki haberleri neden yaptıkları sorusuna yanıt olarak anlattığı anlaşılan ifadelerine yer verildi. Ayrıca Bilir’in, haber kaynaklarıyla ilgili yöneltildiği anlaşılan bir soruya cevabıyla, gazete binasında bulunan kitaplara ilişkin açıklaması da iddianamede yer aldı.

İddianamede, gözaltına alındığı ve nezarethaneye götürüldüğü süreçte kolluğun hakaret ve darbına uğradığını anlatarak kayda geçirdiği savunmasına yer verilen İnan Kızılkaya’nın, “Sorumlu Yazı İşleri Müdürü olmasının dahi örgütün nihai amacını desteklediğinin ve örgüt adına hareket ettiğinin kanıtı” olduğu ileri sürüldü.

Davanın görülmesine 29 Aralık 2016’da İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı.

Yargılananlardan Aslı Erdoğan savunmasında, gazetenin yayın politikasının belirlenmesinde bir yetki ve sorumluluk taşımadığını, sadece yazılarından sorumlu olduğunu anlatarak, gazetenin künyesinde Danışma Kurulu Üyesi olarak adının bulunmasına rağmen fiilen bu görevi yapmadığını söyledi. Gazetede mahlas ile yazan kişileri bilme olanağı bulunmadığını anlatan Erdoğan, savaş karşıtı, anti militarist olduğunu, meşru müdafaa için dahi olsa insan öldürmeyi kabul etmediğini belirterek, suçlamaları reddetti.

Gazeteci olduğunu, habercilik kurallarına uyduğunu savunmasında anlatan İnan Kızılkaya ise, gazetenin PKK’nın yayın organı olduğu yönündeki suçlamaların hiçbir somut delili bulunmadığını işaret ederek, suçlamaları reddetti.

Zana Bilir Kaya ise savunmasında, iddianamedeki suçlamalara konu haber ve yazılardan sadece üçünün kendisinin genel yayın yönetmeni olduğu döneme ilişkin olduğunu anlatarak, bunların da açık kaynaklardan derlenen ve basın özgürlüğü kapsamında habercilik faaliyeti olduğunu anlattı.

Necmiye Alpay da savunmasında, basın özgürlüğünü savunmak için üstlendiği Danışma Kurulu Üyeliği’nin ve Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliğinin sembolik olduğunu belirterek suçlamaları reddetti.

Eren Keskin ise mahkemedeki savunmasında iddianamede yer verilen suçlamalara konu yazılarının tarihlerinin belli olduğunu, o tarihlerde herhangi bir soruşturma açılmadığını hatırlattı. Faili meçhullere karşı olduğunu ve ömründe şiddeti savunmadığını vurgulayarak, üyelik iddiasını ve suçlamaları reddetti.

Bilge Oykut Contepe de davadaki suçlamalara ilişkin savunmasında, gazeteye 5 yıl öncesine kadar ekoloji sayfası hazırladığını, bu çerçevede bir teklif üzerine Danışma Kurulu Üyesi olmayı kabul ettiğini anlattı. Danışma Kurulu olarak hiç toplantı yapılmadığını, görevinin sembolik olduğunu ifade eden Contepe, suçlamaları reddetti.

Özgür Gündem imtiyaz sahibi Kemal Sancılı ise yargılamanın dördüncü duruşmasında yaptığı savunmasında 2015 yılının Eylül ayından kapandığı tarihe kadar gazetenin imtiyaz sahibi olduğunu anlattı.

Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay ve Bilir Kaya; 29 Aralık 2016’daki ilk duruşmada yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

Erdoğan ve Alpay hakkındaki yurt dışı yasağı tedbirleri ise davanın 22 Haziran 2017’deki duruşmasında kaldırıldı. İnan Kızılkaya ise 31 Ekim 2017’deki duruşmada yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

Eren Keskin hakkında uygulanan adli kontrol tedbiri de 22 Haziran 2017’de görülen duruşmada kaldırıldı.

Gazetenin imtiyaz sahibi Kemal Sancılı da 31 Ekim 2017’de yurt dışı yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliye edilmesinin ardından, Yunanistan sınırındaki askeri yasak bölgede “kaçma hazırlığında” yakalanması üzerine 11 Mayıs 2018’de adli kontrol tedbirine uyulmadığı gerekçesiyle yeniden tutuklandı.

İkamet ettiği İsveç’te istinabe yoluyla ifadesi alınacak olan Ragıp Zarakolu’nun hakkındaki yakalama kararı ise 4 Haziran 2018’de kaldırıldı. Filiz Koçali hakkındaki yakalama karanın gereği yerine getirilmedi.

Yargılamanın 10. duruşması 10 Ekim 2018’de görüldü.



Next Trial: Jan. 17, 2019, 9:15 a.m.


Duruşma kimlik kontrollerinin yapılması ile başladı. Mahkeme Başkanı, duruşmaya katılanların bilgisinin duruşma öncesinde verilmesini, böylece zaman kaybedilmeyeceğini ifade edince sanık avukatlardan biri itiraz etti.

Bunun üzerine başkan, “Alınganlık yapmayın. Biz burada yargılama yapıyoruz. Duruşmaya kimlerin geldiğini takip edecek değiliz” dedi. Duruşma boyunca, bu diyalog dışında münakaşa yaşanmadı. Heyet, kısa süren duruşma boyunca mahkemeye karşı ilgiliydi.

Mahkeme başkanı, dijital inceleme raporlarının klasör halinde dosyaya sunulduğunu ifade etti. Avukatlara bu raporların incelenip incelenmediğini sordu. Sanık avukatları raporu henüz inceleme fırsatı bulamadıklarını kaydetti.

Beyanlara geçildi. Dava kapsamında tutuksuz yargılanan gazeteci İnan Kızılkaya, dijital inceleme raporlarını henüz incelemediğini, inceledikten sonra beyanda bulunacağını söyledikten sonra talebi olmadığını ifade etti.

Tutuksuz yargılanan yazar Necmiye Alpay’da raporları henüz incelemediğini söyledi ve “Diyeceğim bir şey yok” diyerek beyanını kısa tuttu.

Tutuksuz yargılanan Eren Keskin ise şunları söyledi:

“Eski beyanımı tekrar ediyorum. Yargılama Türkiye’nin altına imza attığı uluslararası sözleşmelere ve anayasaya aykırıdır. İfade özgürlüğümüz ihlal edilmiştir. Kendi yazmamış olduğum bir yazı sebebiyle yargılanıyorum.”

Savunamalar sırasında tutuklu yargılanan Kemal Sancılı, Edirne F tipi Kapalı Cezaevi’nden SEGBİS bağlantısı ile bekletiliyordu.

Mahkemenin kendisine söz vermesiyle, salonda bulunanlara selam ve saygılarını iletti. Öncelikle dijital inceleme raporlarının kendisine henüz ulaştırılmadığını bu yüzden inceleme fırsatının oluşmadığını ifade etti. Yazılı ve sözlü beyanını tekrar ettiğini fakat bir ekleme yapmak istediğini belirtti. Mahkeme heyetinin, basın kanunun 11. Maddesinin incelemesini talep ederek tahliyesini talep etti.

Sanık beyanları alındıktan sonra avukatlara soruldu.

İlk sözü sanık müdafii avukat Özcan Kılıç aldı. Kılıç, öncelikle dijital inceleme raporlarının henüz incelemediklerini, incelemeyi yaptıktan sonra beyanda bulunacaklarını belirtti. Avukat Özcan Kılıç, dosyada sanık olmayan birçok insanın dijital eşyalarına el konulduğunu ve bu eşyaların kaybolduğunu, el konulan eşyaların akıbeti için merci bulamadıklarını, İstanbul 5. Asliye Mahkemesine ve 13 Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvuruda bulunduklarını fakat sonuç alamadıklarını ifade ederek mahkemeden iadesini istedi. Kılıç, Sancılı’nın uzun süredir tutuklu bulunduğunu, kaçarken yakalandığı için mahkemenin haklı gerekçeleri olduğunu fakat içerde bulunduğu süre boyunca cezasının infaza dönüştüğünün belirterek tahliyesini talep etti.

Kılıç, bunun dışında Eren Keskin’in yurt dışı yasağına değindi. İstanbul Baro Başkanı Adayı ve İHD Genel Başkanı olan Keskin’in çalışmalarını yapabilmesi için yurtdışı yasağının kaldırılmasını talep etti.

Aslı Erdoğan’ın avukatı Erdal Doğan, iddianameden sonra dosyaya giren dijital materyallerin yeni bir delil olarak nitelendirilmesinin CMK’nın 160. maddesine aykırılık teşkil ettiğini ifade ederek incelemesi biten dijital materyallerin sanığa iadesini talep etti.

Diğer sanık avukatları, raporları ineceledikten sonra beyanda bulunacaklarını, bu aşamada bir diyeceklerinin olmadıklarını söylediler.

Eren Keskin avukatı Gülizar Tuncel, Eren Keskin için şunları söyledi:

“Eren Keskin 30 yıldır avukatlık yapan bir meslektaşımız. Ailesi, yakınları bu ülkede yaşıyor. Bu topraklardan ayrılacağı yok. Hakkında yürütülen soruşturmalar var. Bir yere gitmedi. Kendisi aynı zamanda baro seçimlerinde baro başkan adayıdır ve İnsan Hakları Derneği’nin eş başkanıdır. İnsan haklarının korunmasına yönelik faaliyetlerine devam edebilmesi için eş başkan olduğu derneğin uluslararası devlet ve kurumların panel, konferans gibi davetlerine katılma yönünde bir takım görev ve zaruretleri vardır. İnsan haklarıyla ilgili yürüttüğü çalışmaları bilgilendirme yükümlülükleri vardır. Sürdürdüğü avukatlık mesleğinde kamuoyunu aydınlatma görevi vardır. Bundan devlet hoşlanmayabilir ama bu bir sorumluluktur. Bütün bunları yapabilmesi için yurt dışı yasağının kaldırılmasına yönelik talebimizi tekrarlıyoruz.”


Mahkeme heyeti, kararında; Kemal Sancılı’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Eren Keskin hakkındaki yurtdışına çıkış yasağı şartının kaldırılmasına ve Filiz Koçali hakkındaki yakalama emrinin devamına karar verildi.

Bir sonraki duruşma 17 Ocak 2019 günü saat 09:15’e bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Davanın onuncu duruşması İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüleceği biliniyordu. 09.45’de başlayacağı duyurulan duruşma 10:30 sularında başladı. Duruşma üçüncü sıradaydı. Mahkeme salonuna güvenlik bariyerlerinde sorun yaşanmadan girildi. Öyle ki girişlerde kimlik dahi sorulmadı.

Sanık avukatları, sanıklar ve davayı izleyecek gazeteciler duruşma salonu önündeydiler. Bekleme süreci boyunca sohbetler yapıldı. Giriş güvenliği dışında bekleme salonunda kolluk görülmedi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin görüleceği duruşma salonu katılımın da fazla olmadığı göz önüne alınırsa yeteri kadar büyüktü. Duruşmayı izlemek üzere salon dışında bekletilen olmadı. Salonda SEGBİS bağlantısı için bir adet televizyon ve izleyiciler, avukatlar, sanıklar ve gazeteciler için ayrı ayrı oturma yerleri vardı.

Duruşmaya Katılım

Salonda müdafii avukatları, heyet ve sanıklar dışında 20 kişi kadar izleyici vardı. Duruşmada dava kapsamında tutuksuz yargılanan Necmiye Alpay, Eren Keskin, İnan Kızılkaya ve avukatları hazır bulundu.

Sanıklardan Aslı Erdoğan’ın annesi de duruşmayı izleyenler arasındaydı. Tutuklu yargılanan Kemal Sancılı ise hapishaneden SEGBİS ile katıldı.

Duruşmayı; Mezopotamya Ajansı, Evrensel Gazetesi, Cumhuriyet Gazetesi muhabirleri ile Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24) gözlemcileri izledi.

Duruşma günü ayrıca yine aynı gazeteye destek vermek amacıyla nöbetçi genel yayın yönetmenliği kampanyasına katılan gazetecilerin duruşması olduğu için katılımda bölünmeler yaşandı.

Genel Gözlemler

Davada mahkeme heyetinin sanıkları ve avukatları dinlediği görüldü. Duruşma 10-15 dakika sürdü. Tutuksuz yargılanan sanıklar ve müdafi avukatları beyanlarını kısa tuttu. SEGBİS bağlantısında sorun yaşanmadı. Ara karar için 5 dakika ara verildi. Duruşma tarihi ve saatinin uygun olup olmadığı sorulduktan sonra tarih kesinleştirildi.

Özgür Gündem Main Trial (Indictment)

Özgür Gündem Main Trial 10. Standing (Minutes of the Hearing)

Özgür Gündem Main Trial 12. Standing (Minutes of the Hearing)

Özgür Gündem Main Trial 13. Standing (Minutes of the Hearing)

Özgür Gündem Main Trial 14. Standing (Minutes of the Hearing)

Özgür Gündem Main Trial 15. Standing Download