Reyhan Çapan

Reyhan Çapan was the managing editor-in-chief of the now-closed Özgür Gündem newspaper.

Özgür Gündem newspaper was “fully” shut down, by Statutory Decree 675 issued on 29 October 2016 as part of the State of Emergency rule declared following the military coup attempt on 15 July 2016. During the state of emergency period, the government shut down many media outlets by statutory decrees that were put into effect without the parliament’s approval.

Çapan acted as the co-executive editor of Özgür Gündem newspaper between 2013 and 2016. Several court cases were filed against the newspaper’s managers, writers and correspondents after the newspaper was shut down.

As the managing editor-in-chief of the newspaper, Çapan was included in at least 169 court cases as a defendant. Most of these case files were later merged. In May 2018, Çapan was placed in custody after the finalisation of the imprisonment sentence of 15 months on the charge of “terrorist organisation propaganda”. She was released on 18 January 2019.

16 different indictments were prepared concerning Çapan over the news items and articles published in 16 different issues of the newspaper between November 2015 and March 2016. She was tried along with Eren Keskin and Hüseyin Aykol, the co-executive editors of the newspaper, and Ayşe Berktay, Nuray Özdoğan, Celalettin Can, Ayşe Batumlu and Filiz Koçali, writers for the newspaper. The indictment charged Çapan with “terrorist organisation propaganda”, “praising offences and offenders” and “publicly inciting people to commit crime”. The prosecution demanded that Çapan be sentenced to imprisonment of between 18 months and 12 years. Çapan was sentenced to imprisonment of three years and nine months for the crime of “consecutive terrorist organisation propaganda by means of the media” at the end of the trial process, which commenced in May 2016 and lasted approximately three years. The sentence was not postponed; the pronouncement of the judgment was not delayed. The court of appeals’ examination concerning the ruling is underway.

Çapan was charged with “public defamation of the president” and “terrorist organisation propaganda” over a news item published in the newspaper on 8 September 2015 with the headline, Saray Çıldırdı [The Palace Has Gone Crazy]. The prosecution demanded that Çapan, along with Eren Keskin and Hüseyin Aykol, the co-executive editors of the newspaper, be sentenced to imprisonment of between 26 months and nine years and eight months. The trial which commenced by the end of 2015 is currently underway.

Another 18 separate indictments were prepared concerning Çapan over several news items and articles published on different dates in 2012, 2013 and 2014. The indictments, which were later merged, charged Çapan with “terrorist organisation propaganda by means of the media” and “printing and publishing the statements of terrorist organisations”. The prosecution demanded that Çapan be sentenced to imprisonment of between three years and six months and 15 years and six months. The trial concerning Çapan is currently underway without remand. The prosecutor’s office has still not presented its opinion as to the accusations in the trial which commenced in December 2014.

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi, 8 Eylül 2015 tarihinde, “Saray Çıldırdı” başlıklı bir haber yayımladı. Haber, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, o dönemde Türkiye’deki çatışmalı ortamın anımsatılması üzerine yaptığı “400 vekil alınsaydı, durum bugün çok farklı olurdu” açıklaması ile ilgiliydi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, haberin yayımlanmasının ardından, 14 Eylül 2015’te suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda, haber ile; “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “terör örgütü propagandası” suçlarının işlendiği iddia edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suç duyurusu üzerine; gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü Reyhan Çapan ile birlikte, eş genel yayın yönetmenleri Hüseyin Aykol ve Eren Keskin ile birlikte hakkında soruşturma başlattı.

Türk Ceza Kanunu’na göre, bir kişi hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla dava açılabilmesi için Adalet Bakanı’nın izni gerekiyor. Aykol ile birlikte, Keskin ve Çapan hakkında dava açılabilmesi için gereken bakanlık izni ise 11 Kasım 2015’te alındı.

Reyhan Çapan ile birlikte Eren Keskin ve Hüseyin Aykol hakkındaki iddianame 26 Kasım 2015’te tamamlandı.

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin sorumlu yazı işleri müdürü Reyhan Çapan ile birlikte, eş genel yayın yönetmenleri Hüseyin Aykol ve Eren Keskin hakkındaki iddianame, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından 26 Kasım 2015’te tamamlandı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, iddianamede, “şikayetçi” olarak yer aldı.

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nde, 8 Eylül 2015’te, “Saray Çıldırdı” başlığı ile yayımlanan haber, iddianamede tek delil olarak yer aldı. İddianamede, söz konusu haber içeriği şu şekilde aktarıldı:

“Bilanço dehşet verici; çözüm masasını başkan olmak için deviren Erdoğan’ın 24 Temmuz’da halklara yönelik olarak başlattığı savaş, ülkeyi ateş çemberine çevirdi. 100’ü aşkın çocuk, kadın ve genç infaz edildi, yüzlerce özel harekâtçı ve asker Saray’ın savaşında, 50’yi aşkın gerilla da savunma savaşında yaşamını yitirdi. Açıklamaları şoke etti; Erdoğan operasyona gönderdiği askerlerin Oremar’da ağır kayıp verdiği gün, tüm Türkiye’yi şoke eden açıklamalar yaptı. 400 vekil verilseydi bunlar olmazdı dedi. Daha çok kanın akacağını vurgulayan Erdoğan’ın açıklamaları toplumu dehşete düşürdü, tepki çığ gibi büyüdü.”

İddianamede, ayrıca, haberde; Erdoğan’ın sözlerinden alıntı yapılarak, “Erdoğan: 400 vekil verilseydi bunlar olmazdı, bazı asker aileleri karaktersiz” ifadelerinin kullanıldığı belirtildi. İddianamede, Erdoğan’ın fotoğrafı altında, “Erdoğan: Karaktersiz” yazısının yazdığı ifade edildi.

İddianamede haberin yayımlandığı sayfada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafının altında “Erdoğan: Karaktersiz!” şeklinde bir yazının yer aldığı, yine Hakkari’nin Dağlıca ilçesi kırsalındaki bir çatışmadaki askeri aracın fotoğrafına yer verildiği belirtildi.

İddianamede, haberin yayımlandığı sayfadaki bir görsel için de şu iddialara yer verildi:

“Hakkari ili Dağlıca kırsalında, PKK silahlı terör örgütü üyelerince gerçekleştirilen terör saldırısında şehit düşen askerlerimizin ve içinde bulundukları ‘Akrep’ tabir edilen askeri aracın patlama sonrası görüntülerinin olduğu; bu görselin üzerinde ‘HPG kendi denetiminde bulunan asker cenazeleri için TSK’nin köylüler aracılığı ile ateşkes istediğini açıkladı. HPG’nin izin vermesi üzerine köylüler, asker cenazelerini aldı’ şeklinde haberlerin bulunduğu görülmüştür.”

İddianamede, Erdoğan’ın habere konu olan sözlerinin; “PKK silahlı terör örgütünün söz konusu Dağlıca terör saldırısından çok önce, terörün yoğun olarak yaşanmadığı bir ortamda, bir toplu açılış töreninde; yeni Anayasanın inşası, yeni Anayasa temelinde yeni Türkiye adımının rahatlıkla atılabilmesi amacıyla” söylenen sözler olduğu iddia edildi.

Haberde ise; “Cumhurbaşkanının halklara yönelik savaş başlattığının ve bu amaçla ülkemizi kan gölüne çevirdiğinin; Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının ölümüne neden olduğunun belirtildiği” iddia edildi. Bu şekilde, “Cumhurbaşkanının onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek somut bir olgu isnat edildiği” öne sürüldü.

İddianamede, aynı haberde; “PKK silahlı terör örgütü üyelerinden gerilla olarak bahsedilerek savunma savaşında yaşamını yitirdiklerinden bahsedilmesi sureti ile PKK silahlı terör örgütünün terör saldırılarının meşru bir savaşın savunması kapsamında değerlendirilerek, bu şekilde terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren eylemlerinin meşru gösterilerek terör örgütü propagandası yapıldığı” iddia edildi.

Suçlanan haberin, asker cenazeleri ile ilgili bölümünde ise “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz güçsüzmüş gibi gösterilerek şehitlerimizin cenazelerinin alınması konusunda gerçeğe aykırı olarak silahlı terör örgütüne ateşkes teklif edildiği ve izin alındığı belirtilerek, terör örgütü propagandası yapıldığı” öne sürüldü.

İddianamede, “basın özgürlüğünün sınırsız olmadığı, kişilik haklarına zararda bulunulmamasının yasal ve hukuki bir zorunluluk olduğu” belirtildi. İddianamede, şu ifadeler kullanıldı:

“Eleştirinin verilişinde gereksiz, yararlı olmayan beyan, niteleme ve değerlendirmelere gidilerek içerik ile uygun düşmeyen tahrik edici, yalın bir okuyucuda husumet ve kuşku yaratıcı dil ve ifade kullanılır, seçilen sözcükler aşağılayıcı, küçük düşürücü, incitici nitelikle olursa, haber veya eleştiri hukuka aykırı hale gelir.”

İddianamede, Çapan; Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesi uyarınca “Cumhurbaşkanına hakaret etmekle” suçlandı. Hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede, “suçun alenen işlendiği” iddia edildi. Bu nedenle, Çapan hakkında talep edilen cezanın, Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında altıda bir oranında arttırılması istendi. Böylece, Çapan hakkında, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla, toplamda; bir yıl iki aydan dört yıl sekiz aya kadar hapis cezası talep edildi.

Çapan’a ayrıca; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçlaması yöneltildi. Çapan hakkında, bu kapsamında da bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası istendi.

Çapan hakkında, toplamda, iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası talep edildi.

İddianamede, Çapan için iddia edilen suçlamalar ve karşılığında talep edilen hapis cezalarının aynısı Eren Keskin ve Hüseyin Aykol’a da yöneltildi.

Üç gazetecinin, ayrıca; Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” da istendi.

İddianame, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin sorumlu yazı işleri müdürü Reyhan Çapan ile birlikte, eş genel yayın yönetmenleri Hüseyin Aykol ve Eren Keskin’in yargılanmasına İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı.

Yargılamanın dokuzuncu duruşması 28 Şubat 2019’da görüldü. Savcılığın, esas hakkındaki mütalaasını, iki duruşma arasında, mahkemeye sunduğu açıklandı. Mütalaada, gazetede yayımlanan haberler sıralandı. Çapan ile birlikte üç gazetecinin cezalandırılması istendi.

Yargılamanın 11. duruşması 15 Nisan 2019’da görüldü. Duruşma savcısı, esas hakkında mütalaanın yenilenmesi için ek süre istedi. Talep kabul edildi. Bu duruşmada, ayrıca; Eren Keskin’in dosyasının ayrılarak İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde üzerinde yargılama yürütülen dosya ile birleştirilmesine karar verildi.

Karar ile birlikte Keskin’in dosyası, hakkında İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakkında devam eden yargılama ile birleştirildi. Yargılama, Reyhan Çapan ve Hüseyin Aykol açısından bu mahkemede devam etti.

Yargılamanın 12. duruşması 17 Temmuz 2019’da görüldü. Duruşma savcısı, yenilenen esas hakkındaki mütalaayı okudu.

Gazeteciler, mütalaada, iddianamede delil olarak yer almayan ve Ocak ve Mart 2016’da yayımlanan çeşitli haberler ve yazılar üzerinden de suçlandı. Ancak, delil olarak gösterilen yazı ve haberlerden birçoğu, yargılanan gazetecilere ait değildi. Haber ve yazılarda imzası bulunan isimlerin, “gerçek kimlik bilgilerinin bulunmadığı” iddia edildi. Haber ve yazılarda imzası bulunan ve kimliği tespit edilen başka kişiler de dosyaya sanık olarak eklendi. Suçlanan yazıların, bu kişilerin bulundukları cezaevinden gazeteye gönderdikleri mektuplar olduğu öğrenildi.

Haberlerde, “gazetedeki tüm haberlerin PKK eylemlerini meşrulaştırma övme amacına yönelik olduğu” iddia edildi.

Mütalaada, delil olarak sunulan yazı içeriklerinden sorumlu yazı işleri müdürü olarak Reyhan Çapan’ın, eş genel yayın yönetmeni olarak da Hüseyin Aykol’un sorumlu olduğu iddia edildi.

Esas hakkındaki mütalaada, Çapan; hakkındaki iddianamede yer alan “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” iddiası ile suçlanmadı. Çapan hakkındaki bu suçlama düştü.

Mütalaada, Çapan; Türk Ceza Kanunu’nun 214/1 maddesi uyarınca “suç işlemeye alenen tahrik etmekle” suçladı. Hakkında altı aydan beş yıla kadar hapis cezası talep edildi. Ancak, iddianamede; “suçun zincirleme şekilde işlendiği” öne sürüldü. Bu nedenle, hakkında istenen cezanın, Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılması talep edildi. Böylece, Çapan hakkında, “zincirleme şekilde suç işlemeye alenen tahrik etmek” suçlamasıyla, toplamda; yedi ay 15 günden sekiz yıl dokuz aya kadar hapis cezası istendi.

Mütalaada, Çapan, ayrıca; Türk Ceza Kanunu’nun 215/1 maddesi uyarınca, “suçu ve suçluyu övmekle” suçlandı. Bu kapsamda da hakkında, iki yıla kadar hapis cezası talep edildi. Ancak yine, iddianamede; “suçun zincirleme şekilde işlendiği” öne sürüldü. Bu nedenle, hakkında istenen cezanın, Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılması talep edildi. Çapan hakkında, “zincirleme şekilde suçu ve suçluyu övmek” suçlaması ile toplamda üç yıl altı aya kadar hapis cezası istendi.

Mütalaada, Çapan bir de, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Bu kapsamda, hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası istendi. Ancak, mütalaada, yine; “suçun zincirleme şekilde işlendiği” iddia edildi. Bu nedenle, hakkında istenen cezanın; Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılması talep edildi. Çapan hakkında, bu kapsamda da bir yıl üç aydan sekiz yıl dokuz aya kadar hapis cezası istendi.

Mütalaa ile Çapan hakkında, toplamda, sekiz yıl üç ay 15 günden 21 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Oysa, hakkındaki iddianamede, Çapan hakkında; iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası istenmişti.

Mütalaada, Çapan ile birlikte yargılanan Hüseyin Aykol hakkında herhangi bir suçlamaya ce ceza talebine yer verilmedi.

Duruşmada, gazetecilerin avukatları, mütalaa karşısında savunma hazırlamak üzere ek süre istedi. Duruşma ertelendi.

Yargılamanın 13. duruşması 21 Kasım 2019’da görüldü. Duruşma savcısı, bir önceki duruşmada okuduğu esas hakkındaki mütalaada hata yapıldığını belirterek, düzeltilmesini istedi. Savcı, Çapan’ın suçlandığı bölüme Hüseyin Aykol’un isminin yazılmadığını belirtti. Çapan’a yöneltilen tüm suçlamalar, yapılan düzeltme ile Aykol’a da yöneltildi. Gazetecilerin avukatı Özcan Kılıç, savunma hazırlamak için süre istedi. Duruşma ertelendi.

Yargılamanın 14. duruşması 20 Şubat 2020’de görüldü. Bu duruşmada, cezaevinden gönderdikleri mektupları yayımlanan sanıklar savunma yaptı. Gazetecilerin avukatları Özcan Kılıç, bu yazıları yazan kişilerin sorumluluğunun olmadığını, sorumluluğun gazetenin yazıişleri müdüründe olduğunu savundu.

Yargılamanın 15. duruşması 14 Mayıs 2020’de görülecekti. Ancak, duruşma; “koronavirüs” pandemisi karşında Türkiye’de alınan tedbirler kapsamında, görülmeden ertelendi.

Yargılamanın 16. duruşması, 16 Haziran 2020’de görüldü. Çapan, duruşmaya katılmadı. Gazeteye yazı yazdıkları gerekçesiyle yargılanan iki sanık hakkındaki yakalama kararının gereğinin yerine getirilmesinin beklenmesine karar verildi.

Yargılamanın 17. duruşması 1 Ekim 2020 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetindeki bir üyenin değiştiği gözlendi. Yargılanan gazeteciler Hüseyin Aykol ve Reyhan Çapan duruşmaya katılmadı. Gazetecileri, duruşmada; avukatları Özcan Kılıç temsil etti.

Aykol ve Çapan ile birlikte yargılanın ancak gazeteci olmayan iki kişi hakkındaki yakalama kararının gereğinin yerine getirilmediği açıklandı. Duruşma savcısı, bu eksikliğin giderilmesini talep etti. Mahkeme, bu eksikliğin tamamlanmasının beklenmesine karar verdi.

Yargılamanın 18. duruşması, 3 Aralık 2020 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinden bir üyenin değiştiği gözlendi. Yargılanan gazeteciler duruşmaya katılmadı. Avukatları Sercan Korkmaz da mazeret bildirerek, duruşmaya katılmadı. Bu yüzden, duruşma; yargılama dosyası üzerinden görüldü. Mahkeme, gazeteci olmayan iki sanık hakkında daha önce çıkarılan yakalama kararının gereğinin yerine getirilmesinin beklenmesine karar verdi.

Yargılamanın, 24 Şubat 2021 tarihinde görülen 19. duruşmasına, Reyhan Çapan ve Hüseyin Aykol katılmadı. Avukatlarının hazır bulunduğu duruşmada mahkeme heyeti, dosyadaki bazı sanıklar hakkında çıkarılan yakalama kararlarının infaz edilmediğini belirtti.

Mahkeme, söz konusu yakalama kararlarının infazının beklenilmesine karar verdi.

Duruşma, 22 Haziran 2021 tarihine ertelendi.

20. Standing - June 22, 2021


Mahkeme heyetinin yerini almasıyla duruşma, daha önce belirlenen saatinde başladı. Gazeteciler Hüseyin Aykol ve Reyhan Çapan’ın katılmadığı duruşmada avukatları hazır bulundu.

Dava kapsamında yargılanan diğer sanıklar hakkında çıkarılan yakalama kararının gerçekleşmediği belirtildi. Duruşma savcısı, yakalama kararlarının yerine getirilmesini istedi.

Avukat Özcan Kılıç da mahkemenin verdiği bir kararın Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nde olduğunu, iki dosya arasında hukuki ve fiili bağlantı olduğunu ifade etti. Kılıç, Yargıtay 16. Ceza Dairesi’ndeki dosyada karar çıkmasının beklenilmesini istedi.


Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların tamamlanmasına karar vererek, duruşmayı 3 Kasım 2021 tarihine, saat 13:30’a erteledi.


Duruşma Öncesi

Covid-19 önlemleri kapsamında adliyeye girişler tek sıra haline yapıldı. Girişler bariyerlerle çevrilmişti. Ateş ölçümü ve HES kodu sorgulandıktan sonra avukat ve yurttaşlar adliyeye alındı. Duruşmanın yapıldığı salonun bulunduğu koridor güvenlik bariyerleri ile kapatılmıştı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü salon ufak bir salondu. Salonda izleyiciler için hazırlanan koltuklara uyarı yazıları yazıldığı görüldü. Salonda iki SEGBİS ekranı kuruluydu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı MLSA, P24 ve Disk Basın İş izledi.

19. Standing - Feb. 24, 2021


11:00’da başlaması beklenen duruşma, mahkeme heyetinin yerini alması ile 11:20’de başladı. Gazeteciler Hüseyin Aykol ve Reyhan Çapan’ın katılmadığı duruşmada avukatları hazır bulundu.

Dava kapsamında yargılanan diğer sanıklar hakkında çıkarılan yakalama kararının gerçekleşmediği belirtildi. Duruşma savcısı, yakalama kararlarının yerine getirilmesini istedi.


Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların tamamlanmasına karar vererek, duruşmayı 22 Haziran 2021 tarihine, saat 11:30’a erteledi.


Duruşma Öncesi

Covid-19 önlemleri kapsamında adliyeye girişler tek sıra haline yapıldı. Girişler bariyerlerle çevrilmişti. Ateş ölçümü ve HES kodu sorgulandıktan sonra avukat ve yurttaşlar adliyeye alındı. Duruşmanın yapıldığı salonun bulunduğu koridor güvenlik bariyerleri ile kapatılmıştı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü salon ufak bir salondu. Salonda izleyiciler için hazırlanan koltuklara uyarı yazıları yazıldığı görüldü. Salonda iki SEGBİS ekranı kuruluydu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı MLSA, P24 ve Disk Basın İş izledi.

18. Standing - Dec. 3, 2020


Mahkeme heyetinden bir üyenin değiştiği gözlendi. Yargılanan gazeteciler duruşmaya katılmadı. Avukatları Sercan Korkmaz da mazeret bildirerek, duruşmaya katılmadı.

Bu yüzden, duruşma; yargılama dosyası üzerinden görüldü.

Mahkeme, gazeteci olmayan iki kişi hakkındaki yakalama kararının gereğinin yerine getirilmediğini belirledi.

Duruşma savcısı, yargılama dosyasındaki eksiklerin giderilmesini talep etti.


Mahkeme, gazeteci olmayan iki sanık hakkında daha önce çıkarılan yakalama kararının gereğinin yerine getirilmesinin beklenmesine karar verdi.

Yargılamanın, 24 Şubat 2021 tarihinde görülecek 19. duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Yargılamanın 18. duruşmasının, saat 11.30’da görülmesi gerekiyordu. Yargılanan gazetecilerin avukatı Sercan Korkmaz, saat 10.30’da duruşma salonuna gelerek, mübaşirle konuştu. Koronavirüs pandemisi nedeniyle, heyetin de duruşmaları ertelemeyi tercih ettiği konuşuldu. Bunun üzerine avukat Sercan Korkmaz, mazeret bildireceklerini belirtti.

Duruşma, bu yüzden yargılama dosyası üzerinden görüldü.

17. Standing - Oct. 1, 2020


Saat 10.30’da başlaması gereken duruşma, bir saat 20 dakika gecikmeyle, saat 11.50’de başladı.

Mahkeme heyetindeki bir üyenin değiştiği gözlendi.

Yargılanan gazeteciler Hüseyin Aykol ve Reyhan Çapan duruşmaya katılmadı. Gazetecileri, duruşmada; avukatları Özcan Kılıç temsil etti.

Aykol ve Çapan ile birlikte yargılanın ancak gazeteci olmayan iki kişi hakkındaki yakalama kararının gereğinin yerine getirilmediği açıklandı.

Duruşma savcısı, bu eksikliğin giderilmesini talep etti.


Mahkeme; Aykol ve Çapan ile birlikte yargılanan ancak gazeteci olmayan iki kişi hakkındaki yakalama kararının gereğinin yerine getirilmesinin beklenmesine karar verdi.

Yargılamanın, 3 Aralık 2020 tarihinde görülecek 18. duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Koronavirüs pandemisi karşısında alınan önlemler kapsamında, adliyeye; tek sıra halinde girilebildi. Girişler, bu düzeni sağlamak için bariyerlerle kapatılmıştı.

Pandemi önlemleri kapsamında adliyeye, ateş ölçümü ve X-Ray taramasından geçildikten sonra girilebildi.

Duruşmanın yapıldığı salonun bulunduğu koridor güvenlik bariyerleri ile kapatılmıştı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma, küçük bir salonda görüldü. Koronavirüs pandemisi karşısında alınan sosyal mesafe önleminin sağlanması için, izleyiciler için ayrılan her iki oturma yerinden birine uyarı yazıldı.

Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) için duruşma salonuna iki ekran kurulmuştu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) gözlemcisi takip etti.

Genel Gözlemler

Mahkeme heyeti başkanının, koronavirüs pandemisi karşısında alınan önlemlerden biri olan maskeyi takmadığı görüldü. Hakim, uyarılara rağmen maskesini takmadı. Bir heyet üyesi ise “Söyleseniz de boş, maske taktığını görmedim” dedi.

16. Standing - June 16, 2020


Duruşmanın saat 11:00’da başlaması gerekiyordu. Ancak duruşma, gecikmeli olarak saat 13:00’da başladı.

Gazeteciler Reyhan Çapan ve Hüseyin Aykol, duruşmaya katılmadı. Gazetecileri avukatları Özcan Kılıç ve Sercan Korkmaz temsil etti.

Gazeteye yazı yazdıkları gerekçesiyle yargılanan iki sanık hakkındaki yakalama kararının yerine getirilmediği belirtildi.

Avukatlar, bu aşamada beyanda bulunmayacaklarını ifade etti. İddia makamı da eksik hususların giderilmesini istedi.


Gazeteye yazı yazdıkları gerekçesiyle yargılanan iki sanık hakkındaki yakalama kararının infazının beklenmesine karar verildi.

Yargılamanın 1 Ekim 2020 tarihli duruşma ile devam etmesi kararlaştırıldı.


Duruşma Öncesi

İzleyiciler ve gazeteciler X-Ray cihazından geçirilerek adliyeye alındı. Duruşma, “koronavirüs” pandemisi karşısında Türkiye’de alınan tedbirlerin kaldırıldığı ilk gün görüldü. Bu nedenle adliye önünde uzun kuyruklar oluştu.

Avukatların, gazetecilerin ve tüm sanıkların vücut ısıları, ateş ölçer ile ölçüldü. Maske takılmasına ilişkin zorunluluk tek tek hatırlatıldı. Ellerine dezenfektan uygulandı.

Tüm adliyede, sosyal mesafenin korunmasını sağlamak adına belirli aralıklarla şeritler çekildiği görüldü.

Duruşmayı takip etmek isteyen gazeteciler ve dava avukatları kimlik kontrolüne tabi tutulmadan, duruşma saatinden önce duruşmanın görüleceği salonun önüne alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü salon ufak bir salondu. Salonda avukat, sanık ve izleyiciler için yerler ayrılmıştı. Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) için iki ayrı ekranın yerleştirildiği görüldü.

Duruşma salonunda bulunan iki koltuktan biri, sosyal mesafenin korunması için bantlarla kapatıldı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ve P24 gözlemcileri takip etti.

Genel Gözlemler

Sanık yakınları, “koronavirüs” önlemleri kapsamında duruşma salonuna alınmadı. Özel güvenlik görevlilerinin ve mübaşirlerin maske taktığı görüldü.

15. Standing - May 14, 2020


Duruşma; “coronavirüs” pandemisi karşında Türkiye’de alınan tedbirler kapsamında, görülmeden 16 Haziran 2020 tarihine ertelendi.

14. Standing - Feb. 20, 2020


Duruşmanın 13:30’de başlaması bekleniyordu; ancak mahkeme heyeti 10 dakika geç kaldı.

Cezaevinden yazdıkları mektupların gazetede yayımlanması nedeniyle yargılanan M.K. ve L.Y., duruşmaya bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden bağlandı.

Duruşmada, gazetecileri avukatları Özcan Kılıç temsil etti.

Duruşma savcısı, önceki celselerde açıkladığı esas hakkındaki mütalaayı tekrar ettiklerini açıkladı.

Ardından söz alan M. K. ve L. Y. de önce beyanlarını tekrar ettiklerini savundu.

Gazetecilerin avukatları Özcan Kılıç, bu yazıları yazan kişilerin sorumluluğunun olmadığını, sorumluluğun gazetenin yazıişleri müdüründe olduğunu savundu.

Mahkeme heyeti, ara kararını açıkladı.


Mahkeme heyeti, savunmaların alınmayan sanıkların ifadelerinin alınması için haklarında yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi.

Yargılamanın 14 Mayıs 2020’de görülecek duruşmada devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

İzleyiciler ve gazeteciler, adliyeye X-Ray cihazından geçirilerek alındı. Duruşmayı takip etmek isteyen gazeteciler ve dava avukatları kimlik kontrolüne tabi tutulmadan, duruşma saatinden önce duruşmanın görüleceği salonun önüne alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü salon ufak bir salondu. Salonda avukat, sanık ve izleyiciler için yerler ayrılmıştı. Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) için iki ekran kurulmuştu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ve P24 gözlemcileri takip etti.

Duruşma yaklaşık 10 dakika sürdü.

13. Standing - Nov. 21, 2019


Duruşma saatinde başladı. Gazeteciler Hüseyin Aykol ve Reyhan Çapan, duruşmaya katılmadı. Gazetecileri, avukat Özcan Kılıç temsil etti.

Duruşma savcısı, önceki duruşmada açıkladığı esas hakkında mütalaayı tekrar etti. Ancak savcı, mütalaadaki bazı hataların düzeltilmesini talep etti.

Savcı, Çapan’ın suçlandığı bölüme Hüseyin Aykol’un isminin yazılmadığını belirtti. Çapan’a yöneltilen tüm suçlamalar, Aykol’a da yöneltildi.

Avukat Özcan Kılıç, savunma için süre talebinde bulundu.


Mahkeme heyeti, avukatların ek süre talebini kabul etti.

Yargılamanın 20 Şubat 2020’de görülecek duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Gazeteciler ve yurttaşlar, adliyeye X-Ray cihazından geçerek girebildi. Yargılanan gazeteciler ve duruşmayı takip edenler, ana koridorda bekletildi. Gazeteciler, duruşma saatinde salona alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma, normal büyüklükte bir salonda görüldü. Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) için iki ekran kuruluydu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği(MLSA) ve bazı haber ajanslarının muhabirleri takipm etti.

Genel Gözlemler

Herhangi bir olağanüstü durumun yaşanmadığı duruşma, yaklaşık beş dakika sürdü.

12. Standing - July 17, 2019


Duruşmanın başında söz alan M. K.’nın avukatı Reşat Aydın, müvekkiline yöneltilen suçlamanın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, savunma için ek süre talep etti.

Reyhan Çapan ve Hüseyin Aykol’un avukatı Özcan Kılıç, bu aşamada bir ekleyeceğinin olmadığını, esas hakkında mütalaanın açıklanmasını beklediklerini söyledi.

Duruşma savcısı, yenilenen esas hakkındaki mütalaayı okudu. Gazeteciler, mütalaada, iddianamede delil olarak yer almayan ve Ocak ve Mart 2016’da yayımlanan çeşitli haberler ve yazılar üzerinden de suçlandı. Ancak, delil olarak gösterilen yazı ve haberlerden birçoğu, yargılanan gazetecilere ait değildi. Haber ve yazılarda imzası bulunan isimlerin, “gerçek kimlik bilgilerinin bulunmadığı” iddia edildi. Haber ve yazılarda imzası bulunan ve kimliği tespit edilen başka kişiler de dosyaya sanık olarak eklendi. Suçlanan yazıların, bu kişilerin bulundukları cezaevinden gazeteye gönderdikleri mektuplar olduğu öğrenildi.

Haberlerde, “gazetedeki tüm haberlerin PKK eylemlerini meşrulaştırma övme amacına yönelik olduğu” iddia edildi.

Mütalaada, delil olarak sunulan yazı içeriklerinden sorumlu yazı işleri müdürü olarak Reyhan Çapan’ın, eş genel yayın yönetmeni olarak da Hüseyin Aykol’un sorumlu olduğu iddia edildi.

Esas hakkındaki mütalaada, sadece Çapan; “zincirleme şekilde suç işlemeye alenen tahrik etmek,” “zincirleme şekilde suçu ve işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen övmek,” “zincirleme şekilde terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı.

Avukatlar, açıklanan esas hakkındaki mütalaa karşısında savunmalarını hazırlama için ek süre talep etti.


Mahkeme heyeti, avukatların süre talebini kabul etti.

Yargılamanın 21 Kasım 2019’da görülecek duruşmada devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşma, bir önceki duruşmada belirlenen saatten yaklaşık 55 dakika geç başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonunda 20 kişilik oturma yeri bulunuyordu. Avukat ve sanıklar için ayrı ayrı yerler ayrıldı. Duruşmaya kimse katılmadığı için tüm sıralar boş kaldı. Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi için iki dev ekran kuruluydu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı gazeteciler takip etti.

Genel Gözlemler

Toplam beş dakika süren duruşmada, savcı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Savcının sözleri, izleyiciler bölümünden zor duyuldu.

11. Standing - April 15, 2019


Duruşmanın, başlama saati öne çekildiğinden, saat 13.30’da değil, 10.30’da başladı.

Mahkeme Başkanı, Eren Keskin’in dosyasının ayrılarak, kamuoyunda “Özgür Gündem Gazetesi Ana Davası” olarak bilinen dosya ile birleştirilip birleştirilmemesi konusunda, tarafların onay verip, vermediklerini sordu.

Duruşma savcısı, Eren Keskin’in dosyasının ayrılmasını talep etti.

Duruşma savcısı, ayrıca; esas hakkında mütalaanın tekrar hazırlanması için süre istedi.


Mahkeme heyeti, kararını açıkladı.

Eren Keskin’in dosyasının ayrılmasına ve bu dosyanın ise esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için savcılığa iletilmesine karar verildi.

Yargılamanın 17 Temmuz 2019’da görülecek duruşma ile sürmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşma saat önceden belirlendiği gibi 9.00’da başladı. Duruşmaya kimse gelmedi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonunda 20 kişilik oturma yeri bulunuyordu. Avukat ve sanıklar için ayrı ayrı yerler ayrıldı. Duruşmaya izleyici olarak kimse katılmadığı için tüm sıralar boş kaldı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya sadece M.K.’nın avukatı Reşat Aydın katıldı.

Genel Gözlemler

13.30’da başlayacağı duyurulan duruşma sabah 10.30’da görüldü.

9. Standing - Feb. 28, 2019


Gazetecilerin avukatı Özcan Kılıç duruşmaya katılmadı. Avukat Kılıç, yazılı savunmasını daha önce Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden sunmuştu.

Savcılığın, esas hakkındaki mütalaasını, iki duruşma arasında, mahkemeye sunduğu açıklandı. Mütalaada, gazetede yayımlanan haberler sıralandı. Üç gazetecinin cezalandırılması istendi.

Mütalaada, gazeteciler hakkındaki iddianamede yer almayan birçok yazı ve haber de sıralandı. Bu yazılar, bazı tutukluların gazeteye gönderdiği yazılardı. Bu kişiler, mütalaada; “terör örgütü propagandası yapmak,” “suç ve suçluyu övmek” ve “suç işlemeye tahrik etmekle” suçlandı.

Başka bir suçlama üzerinden tutuklu bulunan, ancak gazeteye gönderdiği bir mektubun yayınlanması üzerinden suçlanan M.K. bu duruşmada savunmasını yaptı. M.K., savunmasında; “mütalaanın düşünce özgürlüğü ve demokrasinin önüne bir set çektiğini, eleştirel bir yazı olduğunu” ifade edip, beraatini istedi.

Mahkeme heyeti ara kararını açıkladı.


Mahkeme heyeti, kararını duruşmaya ara vermeden açıkladı.

Avukatların; bu dosyanın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve yine gazetecilerin üzerinde yargılandığı başka bir dosya ile birleştirilmesi talebinin, bir sonraki celsede değerlendirilmesine karar verildi.

Yargılamanın, 15 Nisan 2019 tarihinde sürdürülmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşma, önceden belirlendiği gibi, saat 9.00’da başladı. Duruşmaya kimse gelmedi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonunda 20 kişilik oturma yeri bulunuyordu. Avukat ve sanıklar için ayrı ayrı yer ayrılmıştı. Duruşmaya kimse katılmadığı için tüm sıralar boş kaldı. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi için iki dev ekran kuruluydu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı; Medya ve Hukuk Derneği ile birlikte bazı haber ajanslarının muhabirleri izledi.

Genel Gözlemler

Olağanüstü bir gelişmenin yaşanmadığı duruşma yaklaşık 5 dakika sürdü.

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial (Minutes of the Hearing)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial (Indictment)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial 9. Standing (Minutes of the Hearing)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial 11. Standing (Minutes of the Hearing)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial 12. Standing (Minutes of the Hearing)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial 14. Standing (Minutes of the Hearing)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial 15. Standing (Minutes of the Hearing)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial 16. Standing (Minutes of the Hearing)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial 17. Standing (Minutes of the Hearing)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial 18. Standing (Minutes of the Hearing)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial 19. Standing (Minutes of the Hearing)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial 20. Standing (Minutes of the Hearing)

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial

The Istanbul 8th Criminal Court of Peace “temporarily” shut down the newspaper Özgür Gündem on August 16, 2016. Previously, in order to support the newspaper in the face of mounting pressure, the “Editor-in-chief on Watch” campaign had been launched on May 3, 2016, whereby prominent individuals took turns as the editor-in-chief of the newspaper. The campaign had become necessary after lawsuits were filed against the newspaper’s co-editors-in-chief Eren Keskin and Hüseyin Aykol, and its managing editor İnan Kızılkaya.

The campaign ended on August 7, 2016. Özgür Gündem was permanently shut down by Decree Law no. 675 on October 29, 2016.

Reyhan Çapan, the managing editor-in-chief of the now-closed Özgür Gündem newspaper, was included in 163 different investigations and court cases over the newspaper’s publications as a defendant.

Reyhan Çapan, the managing editor-in-chief of the newspaper, was also included in several investigations launched concerning the writers and co-executive editors of the now-closed Özgür Gündem newspaper.

Çapan was charged over the news items and articles published in the newspaper’s November 2015 and March 2016 issues in the investigations. The entirety of the news items and articles which formed the basis of accusations against Çapan was published prior to the “Editors-in-Chief on Watch” campaign organised to act in solidarity with the newspaper.

Çapan was not detained over the investigations launched against her. She was called to the prosecutor’s office to give her testimony. According to the indictments concerning her, Çapan stated in the testimonies she gave on 21 January 2016, 17 March 2016, 23 March 2016 and 5 April 2016 that the articles cited as evidence for the allegations “were procured by the newspaper from various news agencies and that these news items did not contain any propaganda material”.

Çapan was placed under investigation over the news items and articles published in 16 separate issues of the newspaper. However, the indictments concerning Çapan indicated that she gave fewer defensive statements to the prosecutor’s office.

16 separate indictments were prepared concerning Çapan between February 2016 and June 2016 as a result of the investigations launched during the time she acted as the newspaper’s managing editor-in-chief.

16 separate indictments concerning Reyhan Çapan, the managing editor-in-chief of the now-closed Özgür Gündem newspaper, were completed by the Chief Public Prosecutor’s Office of Istanbul on different dates between February 2016 and June 2016.

The indictments were prepared by two prosecutors from the Chief Public Prosecutor’s Office of Istanbul.

All of the indictments also included Eren Keskin, the co-executive editor of the newspaper, as a defendant. All indictments concerning Hüseyin Aykol, the co-executive editor of the newspaper, Reyhan Hacıoğlu, the editor of the newspaper and Ayşe Berktay, Nuray Özdoğan, Celalettin Can, Ayşe Batumlu and Filiz Koçali, writers for the newspaper, included Keskin and Çapan as defendants. The total of 16 indictments prepared concerning the said journalists was merged.

The first two indictments that included Reyhan Çapan as a defendant were completed on 2 February 2016. Eren Keskin, the co-executive editor of the newspaper, was included in both indictments as a defendant.

The two indictments cited as evidence the news items published in the newspaper on 9 January 2016 and 11 January 2016. The indictment listed the news reports and their content with the headlines, Ölüm Ablukasını Kıracağız [We Will Break the Blockade of Death], Devlet İmralı’da Psikolojik Savaş Yürütüyor [The State Wages Psychological Warfare at İmralı], İnsanlık Kar Altında [Humanity Covered in Snow], Ablukaya Karşı Kesintisiz Direniş [Nonstop Resistance Against the Blockade], PKK: Söz Veriyoruz [The PKK: We Promise], Gerillalar: Hiçbir Teknik Direnişi Yenemez [Guerrillas: No Method Can Beat the Resistance], Çatışma Değil İnfaz [Not A Clash: An Execution], Tecridin Yansıması Katliamlardır [The Result of Isolation is Massacres] and 12 Kurşun 12 İnfaz [12 Bullets, 12 Executions].

The third indictment concerning Çapan was completed on 8 February 2016. The indictment included Hüseyin Aykol, the co-executive editor of the newspaper, as a defendant along with Keskin and Çapan.

The indictment cited as evidence the news items and articles published in the newspaper’s 13 January 2016 issue. The indictment listed the news reports and their content with the headlines, Botan’ın Evlatları Baharı Getirecek [The Children of Botan Usher in Spring], Gülüşleriyle Yaşamı Aydınlatan Kadınlar [Women Whose Smiles Brighten Life], 9 Şehit Derik’e Uğurlandı [9 Martyrs Bid on Their Way to Derik], Cenazeyi Taradılar [They Strafed the Funeral], Cizir Tehdide Boyun Eğmez [Cizir Will Not Surrender to Threats], Her Yeri Botan’a Çevireceğiz [We Will Make Everywhere into Botan] and Kimin Kime Diz Çöktüreceğini Göreceğiz [Who Will Fall on Their Knees: We Will See].

The fourth indictment concerning Çapan was completed on 11 March 2016. The indictment included Hüseyin Aykol, the co-executive editor of the newspaper, Reyhan Hacıoğlu, the editor of the newspaper and Ayşe Berktay and Nuray Özdoğan, writers for the newspaper, as defendants along with Keskin and Çapan.

The indictment cited as evidence the news items and articles published in the newspaper’s 16 November 2015 issue. The indictment listed news items with the headlines, Halk Kahramanlarını Uğurladı [The People Bid Farewell to Their Heroes], AKP Barbarlıkta DAİŞ Çeteleri ile Yarışıyor [AKP Competes with ISIS Gangs in Barbarity], Özgürlük Sarısı Şengal’in Köylerinde [The Yellow of Freedom in the Villages of Sinjar] and YPG: Teröre Karşı Yanınızdayız [YPG: We Stand By You Against Terrorism].

The indictment charged Nuray Özdoğan, a writer of the newspaper, over her article with the headline: Cizre: Direnişin Kadim Kenti [Cizre: The Ancient City of Resistance].

The indictment cited as evidence Ayşe Berktay’s article with the title Barışı ve Huzuru İrademize Sahip Çıkarak Kuracağız [We Will Build Peace and Harmony by Protecting Our Will] for the accusations concerning her.

The indictment charged Reyhan Hacıoğlu over her articles with the headlines Mirabellerden Arinlere: Erkek Şiddetine Karşı Özsavunmaya [From the Mirabal Sisters to Arins: Self-Defence against Male Violence] and İnsanlığın Umudu YPJ [YPJ: Humanity’s Hope].

The fifth indictment concerning Çapan was completed on 23 March 2016. The indictment listed the news items and articles published in the newspaper’s 24 February 2016 issue. The indictment cited as evidence the news items and articles with the headlines, Gever Konuştu: İşgalçi Gidecek [Gever: “The Invader Will Leave”], Hazex’in İradesi Zafer Kazanacak [The Will of Hazex Will Be Victorious], YPS’den Yine Büyük Darbe [Another Blow by the YPS], Çocukları Direnişle Yaşatalım [Let Us Keep Children Alive With Resistance] and Mücadelenin Adı Sur Direnişi [The Name of the Struggle is the Sur Resistance].

The sixth indictment concerning Keskin was completed on 24 March 2016. The indictment listed the news items and articles published in the newspaper’s 26 January 2016 issue. The indictment listed the news items and articles published in the newspaper’s 26 January 2016 issue. The indictment cited as evidence the news items and articles with the headlines, Cizir’de Bir Bodrum Katında Can Çekişen 25 Yaralı Sivilin Son Mesajı: Binayı Üzerimize Yıktılar. Nefes Alamıyoruz [Final Communication from 25 Injured Civilians Near Death in a Basement Floor in Cizir: They Knocked the Building on Top of Us. We Cannot Breathe], Açlık Grevine Giriyoruz [We Are Going on a Hunger Strike], Kürt Soykırımı; Avrupa ve ABD [The Kurdish Genocide: Europe and the USA], Sen Sustukça Her Ölüm Bir İnfazdır [Every Death Is an Execution If You Keep Silent] and Botan’dan Kürdistan’a, Daha Ne Kadar Susacaksınız [From Botan to Kurdistan, How Much Longer Will You Keep Silent].

The seventh indictment concerning Çapan was completed on 25 March 2016. The indictment listed the news items and articles published in the newspaper’s 18 March 2016 issue. The indictment cited as evidence the news items and articles with the headlines, Amed’in Göbeğine Tank Yığını [Pile of Tanks in the Centre of Amed], Her Eve Bir Top Güllesi [One Cannon Shell for Each House], YPS 27 Asker ve Polis Öldürüldü [YPS: 27 Soldiers and Police Were Killed] and Nevroz Ateşini İsyana Dönüştüreceğiz [We Will Turn the Fire of Newroz into a Rebellion].

The eightieth indictment concerning Çapan was completed on 28 March 2016. The indictment listed the news items and articles published in the newspaper’s 10 February 2016 issue. The indictment cited as evidence the news items and articles with the headlines, Hesap Günüdür [It Is the Day of Reckoning], Halk Yürürse İktidar Yıkılır [The Goverment Will Collapse if the People March], Direnmekten Başka Yol Yok [No Other Way But To Resist], Katliamcı Rejim Suçunu Gizliyor [The Murderous Regime Hides Its Crime], YPS’den Devlet Güçlerine Darbe [Blow by the YPS Against State Forces] and Katliama Öfke Büyüyor [Rage Against the Massacre Grows].

The ninth indictment concerning Çapan was completed on 29 March 2019. The indictment listed the news items and articles published in the newspaper’s 27 January 2016 issue. The indictment cited as evidence the news items and articles with the headlines, Her Yer Cizre, Her Sur [Everywhere is Cizre, Everywhere is Sur], Kobane Ruhu Hendeklerde [The Spirit of Kobane in the Trenches] and Cizir İçin Her Alan Bir Direniş Mevzisi Olmalı [Every area in Cizir Should be a Site for Resistance].

The tenth indictment concerning Çapan was completed on 20 March 2016. The indictment listed the news items and articles published in the newspaper’s 4 February 2016 issue. The indictment cited as evidence the news items and articles with the headlines, Kim Bu Katiller [Who Are These Killers], Kürdistan Şehidin Uğurladı [Kurdistan Bids Farewell to Its Martyr], Cizre’deki İnfaz Timleri Kim? [Who Are the Execution Teams in Cizre?], Sur için Yaşam için Direniş [Resistance for Sur Resistance for Life] and Direnişin Adı Genç Kadın [The Name of the Resistance is the Young Woman].

The eleventh indictment concerning Çapan was completed on 20 April 2016. The indictment listed the news items and articles published in the newspaper’s 16 January 2016 issue. The indictment cited as evidence the news items and articles with the headlines, Ahlaksız Savaşa Karşı Tek Cephe [A Single Front Against the Immoral War], Bizim İrademiz Sizin Tanklarınızı Yenecek [Our Willpower Will Defeat Your Tanks] and Erdoğan Bu Savaşın Altında Kalacak [Erdoğan Will Be Trapped Under This War].

The twelfth indictment concerning Çapan was completed on 25 April 2016. This indictment included Celalettin Can, whose article was published in the newspaper, as a defendant along with Keskin and Çapan. The indictment listed the news items and articles published in the newspaper’s 7 February 2016 issue. The indictment listed the news items and articles with the headlines, Şeref Yolunda Şehit Düştüler [Martyred on Honour’s Path], Cizir 56 Gündür Direniyor [Cizir Resisting for 56 Days], YPS: 22 Çeteci Öldürüldü [YPS: 22 Gang Members Killed] and Her Yer Kürdistan Her Yer Barikat [Everywhere is Kurdistan, Barricades are Everywhere].

The indictment charged Celalettin Can over the article with the headline, Gün Direnme, Hakkını Kullanma Günü [The Day Has Come to Resist and Use Your Rights].

The thirteenth indictment concerning Çapan was completed on 25 April 2016. The indictment included Filiz Koçali as a defendant along with Keskin and Çapan. The indictment listed the news items and articles published in the newspaper’s 8 March 2016 issue. The indictment cited as evidence the news items and articles with the headlines, Oremar’da 26 Asker Öldürüldü [26 Soldiers Killed in Oremar], Kürdistan Özgürlük Meşaleleri, Özyönetim Onur Şelaleleri [The Freedom Torches of Kurdistan, Honour Cascades of Self-Government], Barikatların Ardında 8 Mart [8 March Behind Barricades] and PJAK’tan 8 Mart Mesajı Serhildana [8 March Message from PJAK: To The Uprising].

The indictment charged Filiz Koçali over her article with the headline, Korkun Bizden Bahar Geliyor [Be Afraid of Us: Spring Is Coming].

The fourteenth indictment concerning Çapan was completed on 27 May 2016. The indictment included Ayşe Batumlu as a defendant along with Keskin and Çapan. The indictment listed the news items and articles published in the newspaper’s 2 March 2016 issue. The indictment cited as evidence the news items and articles with the headlines, YPS-Jin Direnişi Yükseliyor [YPS-Jin Resistance Rises], Yürekler Sur ile Atıyor [Hearts Beat With Sur], Botan Sizinle Gurur Duyuyor [Botan Is Proud of You] and Kobani Ruhuyla Serhildan Günü [Uprising Day in the Spirit of Kobane].

The indictment charged Ayşe Batumlu over the article, O Küllerden Yeniden Doğacak Özgür Kadınlar [Those Free Women Who Will Be Reborn From Their Ashes].

The fifteenth indictment concerning Çapan was completed on 13 June 2016. The indictment listed the news items and articles published in the newspaper’s 19 January 2016 issue. The indictment cited as evidence the news items and articles with the headlines, Saraların, Sevelerin Özgürlük Ruhundan Korkuyorlar [They Are Afraid of the Spirits of Freedom of Saras and Seves], Aynı Yolda Sonsuzlaşan 2 Yoldaş [Two Comrades Eternalised on the Same Path] and Cizir’den Kürdistanlılara Direniş Çağrısı [Call for Resistance from Cizir to People of Kurdistan].

The sixteenth indictment concerning Çapan was completed on 27 June 2016. The indictment included Hüseyin Aykol, the co-executive editor of the newspaper, as a defendant along with Keskin and Çapan. The indictment cited as evidence the news items and articles published in the newspaper’s 7 March 2016 issue. The indictment cited as evidence the news items and articles with the headlines, Ferman Saray’ın Serhildan Bizim [The Palace May Give Out Orders, We Rise Up], Diz Çökmediler Boyun Eğmediler [They Did Not Kneel, They Did Not Bow] and Biz Kazandık Düşman Yenildi [We Won and the Enemy Is Defeated].

The 16 merged indictments charged Çapan, along with Keskin, with “legitimising and praising the acts and activities of the PKK/KCK terrorist organisation members”, “depicting security officers as people who randomly kill people and disturb the peace”, and “praising and inciting armed attacks and pressure against security officers and all persons and groups who do not share their opinion” over the news reports and articles that were cited as evidence.

The indictment asserted that the publishing of these contents “cannot be evaluated to fall within the scope of freedom of thought and expression or freedom of the press”.

Some of the indictments asserted that “for the recognition of the rights of the press to disseminate, criticise and interpret information, the information should be factual and current, and its disclosure should be to the public’s interest and benefit”. Some of the indictments claimed:

“If criticism contains unnecessary and unbeneficial statements, attributions or interpretations and uses language and expressions that generate hostility and doubt in an ordinary reader or contains defamatory, insulting and derogatory statements, the balance between the subject and expression is disrupted. The article or criticism thus becomes unlawful.”

The indictments asserted that Çapan was responsible for all the news reports and articles due to her title of managing editor-in-chief of the newspaper. This claim was grounded on Article 11 of the Press Law. According to the article, “If the author is unknown, the editor-in-chief or the person he/she reports to holds criminal liability”.

The 16 indictments concerning Çapan charged her with “terrorist organisation propaganda” in accordance with Article 7/2 of the Law on Anti-Terrorism. The prosecution demanded that Çapan be sentenced to imprisonment of between one year and five years.

The indictments also charged Çapan with “publicly inciting people to commit crime” in accordance with Article 214/1 of the Turkish Penal Code. The prosecution demanded that Çapan be sentenced to imprisonment of between six months and five years for this charge.

The indictment also charged Çapan with “praising offences and offenders” in accordance with Article 215/1 of the Turkish Penal Code. The prosecution demanded that Çapan be sentenced to imprisonment of up to two years for this charge.

In total, the prosecution demanded that Çapan be sentenced to imprisonment of between 18 months and 12 years.

It was also demanded that Çapan “be deprived of the enjoyment of certain rights” in accordance with Article 53 of the Turkish Penal Code.

16 separate indictments concerning Çapan along with the co-executive editors and writers of the newspaper were merged and accepted by the 14th High Criminal Court of Istanbul.

The trial of Reyhan Çapan, the managing editor-in-chief of the now-closed Özgür Gündem newspaper, along with the co-executive directors and writers of the newspaper, commenced with the first hearing at the 14th High Criminal Court of Istanbul on 26 May 2016.

Along with Çapan, Eren Keskin, the co-executive editor of the newspaper, and Ayşe Berktay and Nuray Özdoğan, writers of the newspaper, attended the hearing with their attorneys.

Çapan rejected the charges and stated that the articles and news items should be evaluated within the scope of freedom of the press and expression. She rejected the delaying of the pronouncement of a possible judgment.

The court ruled that a order be issued for Hüseyin Aykol, who resided in Ankara, to give his defensive statement in Ankara.

The second hearing of the trial took place on 29 September 2016. The panel of judges had changed at this hearing.

Along with Çapan, Hüseyin Aykol and Nuray Özdoğan attended the hearing with their attorneys. Çapan repeated the defensive statement she made in the first hearing. The court ruled that Hüseyin Aykol and Nuray Özdoğan be exempted from the hearings, meaning their mandatory attendance to the hearings was lifted.

The third hearing of the trial took place on 13 October 2016. One member of the panel of judges from the second hearing had changed in this hearing. The prosecutor for the hearing demanded that the case file be sent to the prosecutor’s office for the opinion of the prosecution as to the accusations to be prepared. The demand was accepted and the hearing was adjourned.

The fourth hearing of the trial took place on 1 December 2016. The panel of judges had changed at this hearing. The prosecutor for the hearing demanded that the indictments concerning Reyhan Çapan, which were previously completed and contained the same allegations with the present case file to be merged. Çapan’s attorney Sercan Korkmaz demanded additional time to prepare defensive statements against the indictments, the merger of which was demanded. The demand was accepted and the hearing was adjourned.

The fifth hearing of the trial took place on 9 March 2017. The panel of judges had changed once again. The court ruled to wait for the merging of the case files concerning the defendants to be completed. The hearing was adjourned.

The sixth hearing of the trial took place on 28 June 2017. One member of the panel of judges had changed at this hearing. The prosecutor for the hearing demanded that the case file be sent to the prosecutor’s office for the opinion of the prosecution as to the accusations to be prepared. The demand was accepted and the hearing was adjourned.

The seventh hearing of the trial took place on 26 October 2017. One member of the panel of judges had changed at this hearing. The prosecutor for the hearing presented the opinion of the prosecution as to the accusations in this hearing.

The opinion of the prosecution charged Çapan with “terrorist organisation propaganda” in accordance with Article 7/2 of the Law on Anti-Terrorism. The prosecution demanded that Çapan be sentenced to imprisonment of between one year and five years for this charge. However, the opinion of the prosecution asserted that Çapan committed this crime “by means of the media”. The prosecution thus demanded that the sentence be increased by half in accordance with the second subsection of Article 7/2 of the Law on Anti-Terrorism. The prosecution thus demanded that Çapan be sentenced to imprisonment of between 18 months and seven years and six months. However, the indictment once again asserted that “the crime was committed consecutively”. The prosecution demanded that the sentence be increased further by between a quarter and three-quarters in accordance with Article 43 of the Turkish Penal Code.

The opinion of the prosecution thus demanded that Çapan be sentenced to imprisonment of between 22 months and 15 days and 13 years, one month and 15 days.

The opinion of the prosecution did not charge Çapan with the allegations of “publicly inciting people to commit crime” and “praising offences and offenders”, with which she was charged in the indictment.

The opinion of the prosecution demanded the same imprisonment sentences for Eren Keskin and Hüseyin Aykol on the same charges.

The opinion of the prosecution demanded that Ayşe Berktay, Reyhan Hacıoğlu, Nuray Özdoğan, Celalettin Can and Ayşe Batumlu be acquitted on the grounds of “holding no liability under the Press Law”.

Attorney Özcan Kılıç demanded additional time to prepare defensive statements against the opinion of the prosecution as to the accusations. The demand was accepted and the hearing was adjourned.

The eighth hearing of the trial took place on 15 March 2018. The panel of judges had changed at this hearing. Attorney Özcan Kılıç demanded additional time to prepare defensive statements once again on the grounds of the case file being extensive. The demand was accepted and the hearing was adjourned.

The ninth hearing of the trial took place on 7 May 2018. One member of the panel of judges had changed at this hearing. Attorney Özcan Kılıç once again demanded additional time to prepare defensive statements on the grounds of the case file being extensive. The demand was accepted and the hearing was adjourned.

The tenth hearing of the trial took place on 9 July 2018. The panel of judges had not changed at this hearing. Attorney Özcan Kılıç stated that the content which formed the basis of the accusations “fell within the scope of freedom of expression in accordance with rulings of the European Court of Human Rights and the Constitutional Court”. Stating that these rulings were binding, attorney Kılıç demanded his client’s acquittal.

The eleventh hearing of the trial took place on 9 October 2018. The panel of judges had changed at this hearing. Attorney Özcan Kılıç demanded that the case file concerning Eren Keskin, the co-executive editor of the newspaper, be merged with the case file of the trial being carried out at the 23rd High Criminal Court of Istanbul. The hearing was adjourned to receive the opinion of the 23rd High Criminal Court of Istanbul on the case merger request. The court also demanded the publication and copyright records of the now-closed Özgür Gündem newspaper from the Press Crimes Investigation Bureau of the Chief Public Prosecutor’s Office of Istanbul.

The twelfth hearing of the trial took place on 28 March 2019. It was announced that the Investigation Bureau of the Chief Public Prosecutor’s Office of Istanbul had sent the previously requested documents. The hearing was adjourned to receive the opinion of the 23rd High Criminal Court of Istanbul on the case merger request.

The thirteenth hearing of the trial took place on 8 May 2019. The panel of judges had changed once again. It was announced that the 23rd High Criminal Court of Istanbul had rejected the request to merge the case file concerning Eren Keskin. Attorney Özcan Kılıç demanded additional time to prepare final defensive statements. The demand was accepted and the hearing was adjourned.

The fourteenth hearing of the trial took place on 21 May 2019. Çapan attended the hearing. She stated that the articles and news items, which formed the basis of the accusations, fell within the scope of freedom of the press and expression.

The court ruled that Çapan be sentenced to imprisonment of two years on the charge of “terrorist organisation propaganda”. However, the court ruled that “the crime was committed by means of the media”. Thus, the sentence was increased by half and Çapan was sentenced to imprisonment of three years. The court also ruled that “the crime was committed consecutively”. Thus, the sentence concerning Çapan was increased further to imprisonment of four years and six months. Çapan’s sentence was reduced by one-sixth due to her “good conduct, attitude and behaviour during the trial process”.

Çapan was thus sentenced to imprisonment of three years and nine months for the crime of “consecutive terrorist organisation propaganda by means of the media”.

Çapan was not sentenced over the charges of “praising offences and offenders” and “publicly inciting people to commit crime”, with which she was charged in the indictment. This ruling was grounded on Article 44 of the Turkish Penal Code. According to Article 44, “A person who commits more than one offence through a single act may only be sentenced for the offence which carries the severest penalty”.

The sentence concerning Çapan was not postponed, the pronouncement of the judgment was not delayed.

Çapan’s attorneys launched an appeal against the imprisonment sentence at the court of appeals. The court of appeals’ examination concerning the ruling is pending.

14. Standing - May 21, 2019


Duruşma bir saat on dakika gecikmeli başladı.

Duruşmaya, yargılanan gazetecilerden Eren Keskin ve Reyhan Çapan katıldı.

Son savunmalar, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi aracılığıyla kaydedildi.

Keskin ve Çapan, kısa birer savunma yaptı. Keskin ve Çapan; yargılanmalarına neden olan yazılarına basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu söylediler.

Avukatlar, daha önce yaptıkları savunlarını tekrarladılar. Sanıkların beraatlerini talep ettiler.

Daha önceki duruşmada, hakkındaki başka bir yargılama kapsamında İstanbul Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Reyhan Hacıoğlu’nun savunmasını yapmak üzere duruşmaya getirilmesine karar verilmişti.

Mahkeme Başkanı, Hacıoğlu’nun; duruşmanın görüldüğü İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne getirildiğini söyledi.

Oysa avukat Özcan Kılıç, Hacıoğlu’nun; “duruşmayı protesto ettiğini ve duruşmaya katılmayacağını yazılı ve sözlü olarak beyan ettiğini” belirtti. Buna yönelik dilekçesini de mahkemeye gönderdiğini belirtti.

Yaklaşık bir saatlik bir saatlik beklemenin ardından, Hacıoğlu’nun Bakırköy Cezaevi’nde olduğu ve adliyeye gelmediği anlaşıldı.

Hacıoğlu’nun, duruşmaya katılmayacağını beyan ettiği dilekçesi, yargılama dosyasına eklendi.

Mahkeme başkanı, karar için; duruşmaya 10 dakika ara verdi.


Verilen aranın ardından, kararın açıklanması için duruşma salonunun kapısı açıldı. Ancak, duruşmaya katılan gözlemciler, karar açıklanırken, salona alınmadı.

Eren Keskin ve Reyhan Çapan; “zincirleme şekilde, basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla üç yıl dokuz ay hapis cezasına çarptırıldı. Çapan hakkındaki ceza ertelenmedi, cezaya ilişkin hükmün açıklanması geri bırakılmadı.

Hüseyin Aykol, “zincirleme şekilde, basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla iki yıl bir ay hapis cezasına çarptırıldı. Aykol hakkındaki ceza ertelenmedi, cezaya ilişkin hükmün açıklanması geri bırakılmadı.

Keskin, Aykol ve Çapan hakkındaki kararlara ilişkin istinaf mahkemesi incelemesi sürüyor.

Ayşe Batumlu ve Reyhan Hacıoğlu “basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla bir yıl üç ay hapis cezasına çarptırıldı. Karara ilişkin hükmün açıklanması geri bırakılmadı. Ancak ceza ertelendi.

Mahkeme; Celalettin Can, Nuray Özdoğan, Ayşe Berktay’ın ise beraatine karar verdi.

Filiz Koçali hakkındaki yargılama dosyasının ise ayrılmasına karar verildi.


Duruşma Öncesi

Yargılanan gazeteciler ve gözlemciler, duruşma öncesinde, duruşmanın görüleceği salonun bulunduğu koridora alınmadı.

Gazeteciler ve gözlemciler, duruşma salonuna; ancak duruşma başladıktan sonra alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride kolluk kuvveti yoktu. İki avukatın bulunduğu yerin karşısında yer alan masada, tercüman oturuyordu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı; İrlanda Büyükelçiliği yetkilileri ile Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Bağımsız Gazeteciler Platformu (P24), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) gözlemcileri takip etti.

Genel Gözlemler

Mahkeme heyeti, o gün boyunca, 12 duruşma gördü.

Bu yargılamanın duruşmasının o günkü listeye göre 11. sırada görülmesi gerekiyordu. Ancak duruşma, o günün listesinin son sırasına alındı.

13. Standing - May 8, 2019


Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nde yazısı yayımlandığı için yargılanan H.G., duruşmaya; tutuklu bulunduğu hapishaneden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı.

Mahkeme Başkanı, H.G.’ye “ister Kürtçe ister Türkçe savunma yapabileceğini, mahkeme heyetinin anadilde savunma hakkına saygı duyduğunu, bu nedenle de mahkemede Kürtçe tercümanın hazır bulunduğunu” söyledi.

Cezaevinden yazdığı ve Özgür Gündem Gazetesi’nde, Mart 2016’da yayınlanan bir yazısı nedeniyle yargılanan H.G., savunmasını tercüman aracılığıyla Kürtçe verdi.

Duruşmaya, yargılanan gazetecilerden hiçbiri katılmadı.

Duruşma savcısı, daha önce açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar etti.

Avukat Özcan Kılıç, daha önceki duruşmalarda dile getirdiği; Eren Keskin hakkındaki yargılama dosyasının, kamuoyunda “Özgür Gündem Gazetesi Ana Davası” olarak bilinen ve İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen yargılama dosyası ile birleştirme talebini yineledi.

Avukat Kılıç’ın talebi, tutanaklara yansıtılmadı.

Mahkeme bir önceki duruşmada, Keskin hakkındaki yargılama dosyalarının birleştirilmesi karşısında İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin görüşünün alınmasına karar vermişti. Mahkeme Başkanı, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, birleştirme talebi karşısında olumsuz görüş bildirdiğini açıkladı.

Mahkeme Başkanı, avukat Özcan Kılıç’tan, esas hakkındaki mütalaa karşısındaki savunmasını yapmasını istedi. Mahkeme Başkanı, “savunma yapılırsa, bu duruşmada karar vermek istediğini” belirtti.

Avukat Kılıç ise birleştirme talebi konusunda, bu mahkemenin ısrarcı olabileceğini vurguladı.

Kılıç, savunma için ek süre talep etti. Ayşe Berktay’ın avukatı Sercan Korkmaz da savunma için ek süre istedi.

Mahkeme; karar için, duruşmaya beş dakika ara verdi.


Mahkeme, avukatların savunma için ek süre taleplerini kabul etti.

Hakkındaki bir başka yargılama kapsamında Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Reyhan Hacıoğlu’nun bir sonraki duruşmaya katılması ve hakkında hazırlanıp birleştirilen dosyalar karşısında savunmasını yapması için cezaevine yazı yazılmasına karar verildi.

Yargılamanın, 21 Mayıs 2019 tarihinde görülecek 14. duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Gözlemciler ve gazeteciler, duruşma öncesinde, duruşa salonunun bulunduğu koridora alınmadı. İzleyiciler, duruşma salonuna ancak duruşma başladıktan sonra alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride kolluk kuvveti yoktu. İki avukatın bulunduğu yerin karşısında yer alan masada ise tercüman oturuyordu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı; Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) gözlemcileri ile gazeteciler takip etti.

Genel Gözlemler

Mahkeme Başkanı; diğer yargılamalarda da yaptığı gibi, sanığa “sen” diye hitap etti.

Salonda Kürtçe tercümanın hazır bulunduğunu söylerken, “heyet olarak anadilde savunma hakkına saygı duyduklarını” birkaç kez vurguladı.

12. Standing - March 28, 2019


Duruşmaya, yargılanan gazetecilerden hiçbiri katılmadı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma Bürosu’ndan daha önce talep edilen gazeteye ait künye bilgilerinin, mahkemeye ulaştığı açıklandı. Duruşma savcısı, daha önce açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar etti. Ancak, savcı; künye bilgilerinin incelenmesinin ardından mütalaanın değişebileceğini ifade etti.

Avukat Özcan Kılıç, yargılanan gazeteci sayısı fazla olduğundan savunmalar için ek süre istedi. Avukat Kılıç, Eren Keskin’in bu davadaki yargılama dosyasının, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunda “Özgür Gündem Gazetesi Ana Davası” olarak bilinen yargılama dosyası ile birleştirilmesini talep etti.


Eren Keskin’in yargılama dosyaları ile ilgili birleştirme talebi karşısında, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin görüşünün alınmasına karar verildi.

Yargılamanın, 8 Mayıs 2019 tarihli 13. duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşma öncesinde gazeteciler, duruşmanın görüleceği mahkeme salonunun bulunduğu koridora alınmadı.

Duruşma başladıktan sonra sanıkların isimleri okunmaya başladı.

Gözlemciler, duruşma salonuna; duruşma başladıktan sonra alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride kolluk kuvveti yoktu. Mahkeme başkanı ve savcı mikrofon kullanmadığı için söyledikleri zor duyuldu.

Duruşmaya Katılım

Yargılanan gazetecilerden hiçbiri duruşmaya katılmadı.

Duruşmayı; Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ve Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24) gözlemcileri ile az sayıda gazeteci takip etti.

Genel Gözlemler

Duruşmada olağanüstü bir durum yaşanmadı.

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial (Reasoned Judgement)

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial (Minutes of the Hearing)

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial (Indictment)

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial 12. Standing (Minutes of the Hearing)

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial 13. Standing (Minutes of the Hearing)

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial 14. Standing (Minutes of the Hearing)

Reyhan Çapan - “Propaganda of Terrorist Organization,” “Propaganda of Terrorist Organization Through Media” and “Disclosure and Publication of Terrorist Organization” Trial

The Chief Public Prosecutor’s Office of Istanbul launched several investigations concerning Reyhan Çapan, managing editor-in-chief of the now-closed Özgür Gündem newspaper, over the contents published in the newspaper in 2012, 2013 and 2014.
Çapan was not detained over the investigations. She was called to the prosecutor’s office to give testimony. However, Çapan did not give defensive statements in any of the investigations concerning her.

Most of the articles and news items that were cited as evidence against her were not prepared by Çapan. However, the prosecutor’s office held Çapan responsible for said articles and news items as she was the managing editor-in-chief of the newspaper.

After the investigations were completed, 18 separate indictments were prepared concerning Çapan and submitted on different dates in 2012, 2013, 2014 and 2015. The indictments were prepared by three different prosecutors.

The Chief Public Prosecutor’s Office of Istanbul prepared 18 different indictments concerning Reyhan Çapan, the managing editor-in-chief of the now-closed Özgür Gündem newspaper.

The prosecutor, who prepared nine of the indictments concerning Çapan was one of the prosecutors who conducted the investigation publicly known as “17-25 December corruption and bribery operation”. Three ministers in the government and their children were implicated in the allegations of corruption and bribery as part of the operation launched at the end of 2013. As part of the investigation that was launched on 25 December 2013, then-Prime Minister Recep Tayyip Erdoğan and his son Bilal Erdoğan were also called to bear testimony as suspects. The prosecutor was expelled from the legal profession following the operation. The prosecutor travelled abroad and several lawsuits were filed against him.

Meanwhile, the prosecutor who prepared one of the indictments concerning Çapan was the prosecutor who launched the investigation concerning the management, writers and correspondents of Cumhuriyet newspaper in October 2016. It was later revealed during the investigation on Cumhuriyet newspaper that the prosecutor was “tried over the allegations of being a FETO member”. Upon this finding, the prosecutor turned over the Cumhuriyet newspaper investigation.

The indictment dated 7 November 2012 cited as evidence two articles under headlines, “Artık Gerçeği Görün” [See the Truth Already] and “Tuğluk: Devlet artık yenilmiştir” [Tuğluk: The State has lost], which were published in the newspaper’s 29 August 2012 issue. The indictment asserted that “the articles forming the basis of the accusations praised the terrorist organisation’s terror and violence methods and incited terror and violence”. The second indictment that was prepared the same day charged Çapan over the article published in the newspaper’s 10 September 2012 issue with the headline, “Biz de AKP’li vekillere Kürdistan’ı yasaklarız” [Then we will ban AKP MP’s from Kurdistan”. The indictment prepared the same day concerning Çapan included another article published in the newspaper’s 15 August 2012 issue with the headline, “Nereden nereye” [How times change].

The indictment prepared on 20 November 2012 charged Çapan over the article published in the newspaper’s 27 August 2012 issue with the headline, “Askerden İtiraf: Denetim HPG’de” [The Military Confesses: HPG is in Control]. The indictment asserted that the article “carried out terrorist organisation propaganda”.

The indictment dated 7 January 2013 cited as evidence the article published in the newspaper’s 23 October 2012 issue with the headline, “Vebali Hükümetindi” [The Blames Lies with the Government]. The indictment asserted that the newspaper “published memos or statements that legitimise, praise or encourage terrorist organisations’ methods, which include coercion, violence and intimidation and encouraged adopting these methods”.

Another indictment prepared the same day charged Çapan over the articles and news items published in the newspaper’s 29 October 2012 issue with the headlines, “Serhildan dalga dalga büyüyor” [The uprising grows in waves], “Halk Öcalan Serhildanı başlatmalı” [The People Should Start an Öcalan Uprising], and “Yarın şalterler iniyor, kontaklar kapanıyor” [Tomorrow switches will come down, engines will be turned off]. Another indictment prepared the same day charged Çapan with the article dated 6 November 2012 with the headline, “Bir Bardak Suda Fırtına” [Storm in a Teacup]. Another indictment dated the same day listed an article dated 29 November 2012 with the headline, “Eşsiz Bir Direniş Geleneği” [A Unique Tradition of Resistance]. Çapan was charged with “terrorist organisation propaganda” over these articles and news items.

The indictment dated 20 September 2013 charged Çapan with the article dated 17 August 2013 with the headline, “15 Ağustos Ruhuyla Sonuç Alma Zamanı” [Time to Get Results with the Spirit of 15 August].

Meanwhile, the article dated 3 February 2014 listed the articles published in the newspaper’s 1 December 2013 issue with the headlines, “Devrimi Şehitlere Borçluyuz” [We Owe the Revolution to Martyrs], “Özgürlüğe Kadar Durmayacağız” [We Won’t Stop Until Freedom] and “PKK’nın 35 yılı” [35 Years of the PKK].

The indictment dated 16 May 2015 charged Çapan with the articles published in the newspaper’s 29 March 2014 issue with the headline, “Kürtlerin Che’si” [The Kurdish Che] and “İlk kurşun ilk komutan” [The first bullet, the first commander]. Another indictment dated the same day included an article dated 28 March 2014 with the headline, “İnsanlık Savunmasına Katılalım” [Let’s Join the Defence of Humanity]. The third indictment prepared the same day charged Çapan with the article published in the newspaper’s 27 March 2014 issue with the headline, “Bu Bir Onur Savaşı” [This is a War of Honour]. The indictment asserted that the articles “carried out terrorist organisation propaganda” and “published memos and statements of terrorist organisations”.

The indictment dated 3 June 2014 included the article published in the newspaper’s 21 February 2014 issue with the headline, “Zap Karizmayı Çizdi” [Zap Loses Face]. The indictment prepared on 5 January 2015 cited as evidence the article published in the newspaper’s 21 September 2014 issue with the headline, “Akın Akın Kobane’ye” [To Kobane in Flocks].

Two indictments prepared on 6 January 2015 charged Çapan over the articles published in the newspaper’s 26 September 2014 issue with the headline, “Bir Mevziiyi de Siz Tutun” [You Too Should Hold A Front] and “Kobane Direnişi Özgür Bir Kürdistan İçin Başlangıç” [The Kobane Resistance is the Beginning for Free Kurdistan].

Two indictments dated 14 January 2015 cited the articles, which formed the basis of the accusations, published in the newspaper’s 8 October 2014 and 9 October 2014 issues with the headlines, “Her Sokak Bir Kobane” [Every Street is Another Kobane] and “AKP’nin Kobane Hesabı ve Yasakları Halkın Ayakları Altında/Kobane Serhildanı” [AKP’s Kobane Plans and Prohibitions Trampled by the People/the Kobane Uprising].

It is worth noting that most of the indictments highlighted the fact that freedom of thought and expression were protected by the Constitution and established practices of the Court of Human Rights. However, the indictments asserted that “taking into account the established practices of the Court of Human Rights, expression of opinions that clearly encourage terror and violence cannot be evaluated within freedom of thought”.

The indictments charged Çapan over the articles and news items that were authored by other people or published anonymously. Charges were grounded on the third subsection of Article 11 of the Press Law. The indictments stated that the law contained the provision: “If the owner of a periodical was not specified or he/she did not hold criminal liability during the publication or he/she could not be tried due to being abroad, the acting manager, editor-in-chief or executive editor shall be held responsible”.

Çapan was charged over three different allegations in 18 different indictments.

Çapan was charged with “terrorist organisation propaganda” in accordance with Article 7/2 of the Law on Anti-Terrorism. The prosecution demanded that Çapan be sentenced to imprisonment of between one year and five years within this scope.

Çapan was also charged with “terrorist organisation propaganda by means of the media” in accordance with the second subsection of Article 7/2 of the Law on Anti-Terrorism. Accordingly, the prosecution demanded that the sentence of imprisonment of between one year and five years over the charge of “terrorist organisation propaganda” be increased by half. The prosecution then demanded that Çapan be sentenced to imprisonment of between eighteen months and seven years and six months.

The indictments charged Çapan with “printing or publishing the statements of terrorist organisations” in accordance with Article 6/2 of the Law on Anti-Terrorism. Fort his charge, the prosecution demanded that Çapan be sentenced to imprisonment of between one year and three years.

The prosecution also demanded a judicial fine of between 1,000 days and 5,000 days in accordance with the fourth subsection of Article 6/2 of the Law on Anti-Terrorism. According to this, Çapan was held responsible for the publication “despite not becoming complicit in the crime of printing or publishing statements of terrorist organisations”.

In total, the indictments demanded that Çapan be sentenced to imprisonment of three years and six months and 15 years and six months and a judicial fine of between 1,000 days and 5,000 days.

It was also demanded that Çapan “be deprived of the enjoyment of certain rights” in accordance with Article 53 of the Turkish Penal Code.

The 18 indictments concerning Çapan were merged and accepted by the 2nd High Criminal Court of Istanbul.

The trial concerning Reyhan Çapan, the managing editor,in-chief of the now-closed Özgür Gündem newspaper, commenced with the first hearing at the 2nd High Criminal Court of Istanbul on 4 December 2014 after the ruling to merge the 18 indictments concerning her.

Çapan attended the hearing with her attorney Özcan Kılıç. Çapan presented her two-page written defensive statement to the court. She stated that she had no criminal intent. Çapan stated that the articles and news items should be considered within the freedom of the press and speech. She demanded her acquittal. Çapan did not accept a potential delaying of the pronouncement of the judgment.

Attorney Özcan Kılıç stated that the articles forming the basis of the accusations concerning Çapan were written by other people. The court provided additional time for the presentation of documents regarding the sources of said articles and the hearing was adjourned.

The second hearing of the trial took place on 5 March 2015. The panel of judges had not changed; however the prosecutor for the hearing had changed. The hearing was adjourned to receive Çapan’s defensive statements against other trial cases that were merged.

The third hearing of the trial took place on 11 May 2015. One member of the panel of judges had changed. Çapan attended the hearing with her attorney Özcan Kılıç. Çapan stated that her defensive statement concerning the new and merged cases was the same as her previous statement.

The fourth hearing of the trial took place on 2 June 2015. The hearing was adjourned to receive defensive statements of people who were the authors of the articles and news items that led to Çapan’s trial.

The fifth hearing of the trial took place on 10 November 2015. Çapan stated that she repeated her previous defensive statement. The hearing was adjourned to receive the defensive statements of other defendants.

The sixth hearing of the trial took place on 16 March 2016. The court announced that other defendants were abroad. An arrest warrant was issued concerning one of these defendants. The court ruled to not receive the defensive statement of another suspect on the grounds that his/her address abroad was unknown.

The seventh hearing of the trial took place on 11 October 2016. The court ruled to wait for the fulfilment of the arrest warrant concerning a defendant and the hearing was adjourned.

The eight hearing of the trial took place on 22 February 2017. The hearing was adjourned for the same reasons.

The ninth hearing of the trial took place on 31 May 2017. One member of the panel of judges had changed. The court ruled to wait for the fulfilment of the arrest warrant concerning a defendant. In addition, the court ruled to merge four separate indictments concerning two defendants with this trial case. The hearing was adjourned to receive the defensive statements of these defendants.

The tenth hearing of the trial took place on 1 November 2017. One member of the panel of judges had changed once again. The hearing was adjourned once again to receive the defensive statements of other defendants.

The eleventh hearing of the trial took place on 1 March 2018. The hearing was adjourned for the same reasons.

The twelfth hearing of the trial took place on 3 July 2018. One member of the panel of judges had changed. Çapan was being held in remand at Erzurum Type E Closed Prison for another case during this hearing. The hearing was adjourned again to receive the defensive statements of other defendants.

The thirteenth hearing of the trial took place on 22 January 2019. The president of the court who conducted the first 12 hearings of the trial had changed at this hearing. The court ruled to wait for the fulfilment of the arrest warrants previously issued concerning two defendants. The court also ruled to wait to receive the defensive statement of another defendant.

The fourteenth hearing of the trial took place on 20 June 2019. Members of the panel of judges had changed at this hearing. The hearing was adjourned for the same reasons.

The fifteenth hearing of the trial took place on 31 October 2019. The hearing was adjourned for the same reasons.

The sixteenth hearing of the trial took place on 18 March 2020. The hearing was adjourned for the same reasons.

The seventeenth hearing of the trial took place on 23 September 2020. One member of the panel of judges had changed. Çapan and her attorney Özcan Kılıç did not attend this hearing and the hearing did not take place. The court ruled to wait for the fulfilment of the arrest warrants issued concerning some individuals who were on trial with Çapan.

The court ruled that the trial would continue with the eighteenth hearing on 26 January 2021.

The prosecutor’s office has still not presented its opinion as to the accusations for the trial which commenced in December 2014.

19. Standing - June 3, 2021


Mahkeme heyetinin yerini alması ile başlayan duruşmada, avukatı Sercan Korkmaz hazır bulundu. Avukat Korkmaz ve duruşma savcısı, eksik bilgi ve belgelerin tamamlanmasını istedi.


Mahkeme heyeti, dosyada Çapan ile birlikte yargılanan bazı kişiler hakkında çıkarılan yakalama kararının infazının beklenilmesine karar vererek, duruşmayı 30 Kasım 2021 tarihine, saat 09:40’a erteledi.


Duruşma Öncesi

Covid-19 önlemleri kapsamında adliyeye girişler tek sıra haline yapıldı. Adliyeye girişlerde HES kodu okutulduç Girişler bariyerlerle çevrilmişti. Ateş ölçümü yapıldıktan sonra avukat ve yurttaşlar adliyeye alındı. Duruşmanın yapıldığı salonun önünde her hangi bir bariyer bulunmuyordu.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma görülmediği için duruşma salonundan izlenim yapılamadı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı izleyen herhangi bir kurum olmadı.

18. Standing - Jan. 26, 2021


Mahkeme heyetinin yerini alması ile başlayan duruşmaya sanık gazeteci Reyhan Çapan ve avukatları mazeret bildirerek katılmadı. Duruşma günü UYAP üzerinden avukatlara bildirildi.


Mahkeme heyeti, dosyada Çapan ile birlikte yargılanan bazı kişiler hakkında çıkarılan yakalama kararının infazının beklenilmesine karar vererek, duruşmayı 3 Haziran 2021 tarihine saat 09:40’a erteledi.


Duruşma Öncesi

Covid-19 önlemleri kapsamında adliyeye girişler tek sıra haline yapıldı. Adliyeye girişlerde HES kodu okutulduç Girişler bariyerlerle çevrilmişti. Ateş ölçümü yapıldıktan sonra avukat ve yurttaşlar adliyeye alındı. Duruşmanın yapıldığı salonun önünde her hangi bir bariyer bulunmuyordu.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma görülmediği için duruşma salonundan izlenim yapılamadı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı izleyen her hangi bir kurum olmadı.

17. Standing - Sept. 23, 2020


Reyhan Çapan ve avukatı Özcan Kılıç, duruşmaya katılmadı. Avukat Kılıç, duruşma öncesinde mahkeme heyetine mazeret sundu. Bu yüzden duruşma görülmedi.

Mahkeme heyetinde bir üyenin değiştiği gözlendi. Bu yüzden, duruşma; önceki duruşma tutanaklarının okunması ile başladı.


Mahkeme heyeti, Çapan ile birlikte yargılanan bazı kişiler hakkında çıkarılan yakalama kararının gereğinin yerine getirilmesinin beklenmesine karar verdi.

Yargılamanın, 26 Ocak 2020 tarihinde görülecek 18. duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Adliyeye girişler, koronavirüs pandemisi karşısında alınan önlemler kapsamında tek sıra halinde yapıldı. Girişler, bu nedenle bariyerlerle çevrilmişti.

Gelenler, ateş ölçümü yapıldıktan ve X-Ray taramasının ardından adliyeye alındı.

Duruşmanın yapıldığı salonun önünde herhangi bir bariyer yoktu.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma görülmediği için mahkeme salonuna ilişkin gözlem yapılamadı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya yargılanan gazeteci ve avukatları dahil kimse katılmadı.

Genel Gözlemler

Duruşma görülmediği için duruşmaya ilişkin genel gözlem yapılamadı.

Reyhan Çapan - “Propaganda of Terrorist Organization,” “Propaganda of Terrorist Organization Through Media” and “Disclosure and Publication of Terrorist Organization” Trial (Minutes of the Hearing)

Reyhan Çapan - “Propaganda of Terrorist Organization,” “Propaganda of Terrorist Organization Through Media” and “Disclosure and Publication of Terrorist Organization” Trial (Indictment)

Reyhan Çapan - “Propaganda of Terrorist Organization,” “Propaganda of Terrorist Organization Through Media” and “Disclosure and Publication of Terrorist Organization” Trial 17. Standing (Minutes of the Hearing)

Reyhan Çapan - “Propaganda of Terrorist Organization,” “Propaganda of Terrorist Organization Through Media” and “Disclosure and Publication of Terrorist Organization” Trial 18. Standing (Minutes of the Hearing)

Reyhan Çapan - “Propaganda of Terrorist Organization,” “Propaganda of Terrorist Organization Through Media” and “Disclosure and Publication of Terrorist Organization” Trial 19. Standing (Minutes of the Hearing)

Contact: pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License

Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.