Reyhan Çapan

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi, 8 Eylül 2015 tarihinde, “Saray Çıldırdı” başlıklı bir haber yayımladı. Haber, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, o dönemde Türkiye’deki çatışmalı ortamın anımsatılması üzerine yaptığı “400 vekil alınsaydı, durum bugün çok farklı olurdu” açıklaması ile ilgiliydi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, haberin yayımlanmasının ardından, 14 Eylül 2015’te suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda, haber ile; “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “terör örgütü propagandası” suçlarının işlendiği iddia edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suç duyurusu üzerine; gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü Reyhan Çapan ile birlikte, eş genel yayın yönetmenleri Hüseyin Aykol ve Eren Keskin ile birlikte hakkında soruşturma başlattı.

Türk Ceza Kanunu’na göre, bir kişi hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla dava açılabilmesi için Adalet Bakanı’nın izni gerekiyor. Aykol ile birlikte, Keskin ve Çapan hakkında dava açılabilmesi için gereken bakanlık izni ise 11 Kasım 2015’te alındı.

Reyhan Çapan ile birlikte Eren Keskin ve Hüseyin Aykol hakkındaki iddianame 26 Kasım 2015’te tamamlandı.

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin sorumlu yazı işleri müdürü Reyhan Çapan ile birlikte, eş genel yayın yönetmenleri Hüseyin Aykol ve Eren Keskin hakkındaki iddianame, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından 26 Kasım 2015’te tamamlandı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, iddianamede, “şikayetçi” olarak yer aldı.

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nde, 8 Eylül 2015’te, “Saray Çıldırdı” başlığı ile yayımlanan haber, iddianamede tek delil olarak yer aldı. İddianamede, söz konusu haber içeriği şu şekilde aktarıldı:

“Bilanço dehşet verici; çözüm masasını başkan olmak için deviren Erdoğan’ın 24 Temmuz’da halklara yönelik olarak başlattığı savaş, ülkeyi ateş çemberine çevirdi. 100’ü aşkın çocuk, kadın ve genç infaz edildi, yüzlerce özel harekâtçı ve asker Saray’ın savaşında, 50’yi aşkın gerilla da savunma savaşında yaşamını yitirdi. Açıklamaları şoke etti; Erdoğan operasyona gönderdiği askerlerin Oremar’da ağır kayıp verdiği gün, tüm Türkiye’yi şoke eden açıklamalar yaptı. 400 vekil verilseydi bunlar olmazdı dedi. Daha çok kanın akacağını vurgulayan Erdoğan’ın açıklamaları toplumu dehşete düşürdü, tepki çığ gibi büyüdü.”

İddianamede, ayrıca, haberde; Erdoğan’ın sözlerinden alıntı yapılarak, “Erdoğan: 400 vekil verilseydi bunlar olmazdı, bazı asker aileleri karaktersiz” ifadelerinin kullanıldığı belirtildi. İddianamede, Erdoğan’ın fotoğrafı altında, “Erdoğan: Karaktersiz” yazısının yazdığı ifade edildi.

İddianamede haberin yayımlandığı sayfada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafının altında “Erdoğan: Karaktersiz!” şeklinde bir yazının yer aldığı, yine Hakkari’nin Dağlıca ilçesi kırsalındaki bir çatışmadaki askeri aracın fotoğrafına yer verildiği belirtildi.

İddianamede, haberin yayımlandığı sayfadaki bir görsel için de şu iddialara yer verildi:

“Hakkari ili Dağlıca kırsalında, PKK silahlı terör örgütü üyelerince gerçekleştirilen terör saldırısında şehit düşen askerlerimizin ve içinde bulundukları ‘Akrep’ tabir edilen askeri aracın patlama sonrası görüntülerinin olduğu; bu görselin üzerinde ‘HPG kendi denetiminde bulunan asker cenazeleri için TSK’nin köylüler aracılığı ile ateşkes istediğini açıkladı. HPG’nin izin vermesi üzerine köylüler, asker cenazelerini aldı’ şeklinde haberlerin bulunduğu görülmüştür.”

İddianamede, Erdoğan’ın habere konu olan sözlerinin; “PKK silahlı terör örgütünün söz konusu Dağlıca terör saldırısından çok önce, terörün yoğun olarak yaşanmadığı bir ortamda, bir toplu açılış töreninde; yeni Anayasanın inşası, yeni Anayasa temelinde yeni Türkiye adımının rahatlıkla atılabilmesi amacıyla” söylenen sözler olduğu iddia edildi.

Haberde ise; “Cumhurbaşkanının halklara yönelik savaş başlattığının ve bu amaçla ülkemizi kan gölüne çevirdiğinin; Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının ölümüne neden olduğunun belirtildiği” iddia edildi. Bu şekilde, “Cumhurbaşkanının onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek somut bir olgu isnat edildiği” öne sürüldü.

İddianamede, aynı haberde; “PKK silahlı terör örgütü üyelerinden gerilla olarak bahsedilerek savunma savaşında yaşamını yitirdiklerinden bahsedilmesi sureti ile PKK silahlı terör örgütünün terör saldırılarının meşru bir savaşın savunması kapsamında değerlendirilerek, bu şekilde terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren eylemlerinin meşru gösterilerek terör örgütü propagandası yapıldığı” iddia edildi.

Suçlanan haberin, asker cenazeleri ile ilgili bölümünde ise “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz güçsüzmüş gibi gösterilerek şehitlerimizin cenazelerinin alınması konusunda gerçeğe aykırı olarak silahlı terör örgütüne ateşkes teklif edildiği ve izin alındığı belirtilerek, terör örgütü propagandası yapıldığı” öne sürüldü.

İddianamede, “basın özgürlüğünün sınırsız olmadığı, kişilik haklarına zararda bulunulmamasının yasal ve hukuki bir zorunluluk olduğu” belirtildi. İddianamede, şu ifadeler kullanıldı:

“Eleştirinin verilişinde gereksiz, yararlı olmayan beyan, niteleme ve değerlendirmelere gidilerek içerik ile uygun düşmeyen tahrik edici, yalın bir okuyucuda husumet ve kuşku yaratıcı dil ve ifade kullanılır, seçilen sözcükler aşağılayıcı, küçük düşürücü, incitici nitelikle olursa, haber veya eleştiri hukuka aykırı hale gelir.”

İddianamede, Çapan; Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesi uyarınca “Cumhurbaşkanına hakaret etmekle” suçlandı. Hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede, “suçun alenen işlendiği” iddia edildi. Bu nedenle, Çapan hakkında talep edilen cezanın, Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında altıda bir oranında arttırılması istendi. Böylece, Çapan hakkında, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla, toplamda; bir yıl iki aydan dört yıl sekiz aya kadar hapis cezası talep edildi.

Çapan’a ayrıca; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçlaması yöneltildi. Çapan hakkında, bu kapsamında da bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası istendi.

Çapan hakkında, toplamda, iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası talep edildi.

İddianamede, Çapan için iddia edilen suçlamalar ve karşılığında talep edilen hapis cezalarının aynısı Eren Keskin ve Hüseyin Aykol’a da yöneltildi.

Üç gazetecinin, ayrıca; Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” da istendi.

İddianame, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin sorumlu yazı işleri müdürü Reyhan Çapan ile birlikte, eş genel yayın yönetmenleri Hüseyin Aykol ve Eren Keskin’in yargılanmasına İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı.

Yargılamanın dokuzuncu duruşması 28 Şubat 2019’da görüldü. Savcılığın, esas hakkındaki mütalaasını, iki duruşma arasında, mahkemeye sunduğu açıklandı. Mütalaada, gazetede yayımlanan haberler sıralandı. Çapan ile birlikte üç gazetecinin cezalandırılması istendi.

Yargılamanın 11. duruşması 15 Nisan 2019’da görüldü. Duruşma savcısı, esas hakkında mütalaanın yenilenmesi için ek süre istedi. Talep kabul edildi. Bu duruşmada, ayrıca; Eren Keskin’in dosyasının ayrılarak İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde üzerinde yargılama yürütülen dosya ile birleştirilmesine karar verildi.

Karar ile birlikte Keskin’in dosyası, hakkında İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakkında devam eden yargılama ile birleştirildi. Yargılama, Reyhan Çapan ve Hüseyin Aykol açısından bu mahkemede devam etti.

Yargılamanın 12. duruşması 17 Temmuz 2019’da görüldü. Duruşma savcısı, yenilenen esas hakkındaki mütalaayı okudu.

Gazeteciler, mütalaada, iddianamede delil olarak yer almayan ve Ocak ve Mart 2016’da yayımlanan çeşitli haberler ve yazılar üzerinden de suçlandı. Ancak, delil olarak gösterilen yazı ve haberlerden birçoğu, yargılanan gazetecilere ait değildi. Haber ve yazılarda imzası bulunan isimlerin, “gerçek kimlik bilgilerinin bulunmadığı” iddia edildi. Haber ve yazılarda imzası bulunan ve kimliği tespit edilen başka kişiler de dosyaya sanık olarak eklendi. Suçlanan yazıların, bu kişilerin bulundukları cezaevinden gazeteye gönderdikleri mektuplar olduğu öğrenildi.

Haberlerde, “gazetedeki tüm haberlerin PKK eylemlerini meşrulaştırma övme amacına yönelik olduğu” iddia edildi.

Mütalaada, delil olarak sunulan yazı içeriklerinden sorumlu yazı işleri müdürü olarak Reyhan Çapan’ın, eş genel yayın yönetmeni olarak da Hüseyin Aykol’un sorumlu olduğu iddia edildi.

Esas hakkındaki mütalaada, Çapan; hakkındaki iddianamede yer alan “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” iddiası ile suçlanmadı. Çapan hakkındaki bu suçlama düştü.

Mütalaada, Çapan; Türk Ceza Kanunu’nun 214/1 maddesi uyarınca “suç işlemeye alenen tahrik etmekle” suçladı. Hakkında altı aydan beş yıla kadar hapis cezası talep edildi. Ancak, iddianamede; “suçun zincirleme şekilde işlendiği” öne sürüldü. Bu nedenle, hakkında istenen cezanın, Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılması talep edildi. Böylece, Çapan hakkında, “zincirleme şekilde suç işlemeye alenen tahrik etmek” suçlamasıyla, toplamda; yedi ay 15 günden sekiz yıl dokuz aya kadar hapis cezası istendi.

Mütalaada, Çapan, ayrıca; Türk Ceza Kanunu’nun 215/1 maddesi uyarınca, “suçu ve suçluyu övmekle” suçlandı. Bu kapsamda da hakkında, iki yıla kadar hapis cezası talep edildi. Ancak yine, iddianamede; “suçun zincirleme şekilde işlendiği” öne sürüldü. Bu nedenle, hakkında istenen cezanın, Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılması talep edildi. Çapan hakkında, “zincirleme şekilde suçu ve suçluyu övmek” suçlaması ile toplamda üç yıl altı aya kadar hapis cezası istendi.

Mütalaada, Çapan bir de, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Bu kapsamda, hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası istendi. Ancak, mütalaada, yine; “suçun zincirleme şekilde işlendiği” iddia edildi. Bu nedenle, hakkında istenen cezanın; Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılması talep edildi. Çapan hakkında, bu kapsamda da bir yıl üç aydan sekiz yıl dokuz aya kadar hapis cezası istendi.

Mütalaa ile Çapan hakkında, toplamda, sekiz yıl üç ay 15 günden 21 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Oysa, hakkındaki iddianamede, Çapan hakkında; iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası istenmişti.

Mütalaada, Çapan ile birlikte yargılanan Hüseyin Aykol hakkında herhangi bir suçlamaya ce ceza talebine yer verilmedi.

Duruşmada, gazetecilerin avukatları, mütalaa karşısında savunma hazırlamak üzere ek süre istedi. Duruşma ertelendi.

Yargılamanın 13. duruşması 21 Kasım 2019’da görüldü. Duruşma savcısı, bir önceki duruşmada okuduğu esas hakkındaki mütalaada hata yapıldığını belirterek, düzeltilmesini istedi. Savcı, Çapan’ın suçlandığı bölüme Hüseyin Aykol’un isminin yazılmadığını belirtti. Çapan’a yöneltilen tüm suçlamalar, yapılan düzeltme ile Aykol’a da yöneltildi. Gazetecilerin avukatı Özcan Kılıç, savunma hazırlamak için süre istedi. Duruşma ertelendi.

Yargılamanın 14. duruşması 20 Şubat 2020’de görüldü. Bu duruşmada, cezaevinden gönderdikleri mektupları yayımlanan sanıklar savunma yaptı. Gazetecilerin avukatları Özcan Kılıç, bu yazıları yazan kişilerin sorumluluğunun olmadığını, sorumluluğun gazetenin yazıişleri müdüründe olduğunu savundu.

Yargılamanın 15. duruşması 14 Mayıs 2020’de görülecekti. Ancak, duruşma; “koronavirüs” pandemisi karşında Türkiye’de alınan tedbirler kapsamında, görülmeden ertelendi.

Yargılamanın 16. duruşması, 16 Haziran 2020’de görüldü. Çapan, duruşmaya katılmadı. Gazeteye yazı yazdıkları gerekçesiyle yargılanan iki sanık hakkındaki yakalama kararının gereğinin yerine getirilmesinin beklenmesine karar verildi.

Yargılamanın 17. duruşması 1 Ekim 2020 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetindeki bir üyenin değiştiği gözlendi. Yargılanan gazeteciler Hüseyin Aykol ve Reyhan Çapan duruşmaya katılmadı. Gazetecileri, duruşmada; avukatları Özcan Kılıç temsil etti.

Aykol ve Çapan ile birlikte yargılanın ancak gazeteci olmayan iki kişi hakkındaki yakalama kararının gereğinin yerine getirilmediği açıklandı. Duruşma savcısı, bu eksikliğin giderilmesini talep etti. Mahkeme, bu eksikliğin tamamlanmasının beklenmesine karar verdi.

Yargılamanın 18. duruşması, 3 Aralık 2020 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinden bir üyenin değiştiği gözlendi. Yargılanan gazeteciler duruşmaya katılmadı. Avukatları Sercan Korkmaz da mazeret bildirerek, duruşmaya katılmadı. Bu yüzden, duruşma; yargılama dosyası üzerinden görüldü. Mahkeme, gazeteci olmayan iki sanık hakkında daha önce çıkarılan yakalama kararının gereğinin yerine getirilmesinin beklenmesine karar verdi.

Yargılamanın, 24 Şubat 2021 tarihinde görülecek 19. duruşma ile devam etmesine karar verildi.

18. Standing - Dec. 3, 2020


Mahkeme heyetinden bir üyenin değiştiği gözlendi. Yargılanan gazeteciler duruşmaya katılmadı. Avukatları Sercan Korkmaz da mazeret bildirerek, duruşmaya katılmadı.

Bu yüzden, duruşma; yargılama dosyası üzerinden görüldü.

Mahkeme, gazeteci olmayan iki kişi hakkındaki yakalama kararının gereğinin yerine getirilmediğini belirledi.

Duruşma savcısı, yargılama dosyasındaki eksiklerin giderilmesini talep etti.


Mahkeme, gazeteci olmayan iki sanık hakkında daha önce çıkarılan yakalama kararının gereğinin yerine getirilmesinin beklenmesine karar verdi.

Yargılamanın, 24 Şubat 2021 tarihinde görülecek 19. duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Yargılamanın 18. duruşmasının, saat 11.30’da görülmesi gerekiyordu. Yargılanan gazetecilerin avukatı Sercan Korkmaz, saat 10.30’da duruşma salonuna gelerek, mübaşirle konuştu. Koronavirüs pandemisi nedeniyle, heyetin de duruşmaları ertelemeyi tercih ettiği konuşuldu. Bunun üzerine avukat Sercan Korkmaz, mazeret bildireceklerini belirtti.

Duruşma, bu yüzden yargılama dosyası üzerinden görüldü.

17. Standing - Oct. 1, 2020


Saat 10.30’da başlaması gereken duruşma, bir saat 20 dakika gecikmeyle, saat 11.50’de başladı.

Mahkeme heyetindeki bir üyenin değiştiği gözlendi.

Yargılanan gazeteciler Hüseyin Aykol ve Reyhan Çapan duruşmaya katılmadı. Gazetecileri, duruşmada; avukatları Özcan Kılıç temsil etti.

Aykol ve Çapan ile birlikte yargılanın ancak gazeteci olmayan iki kişi hakkındaki yakalama kararının gereğinin yerine getirilmediği açıklandı.

Duruşma savcısı, bu eksikliğin giderilmesini talep etti.


Mahkeme; Aykol ve Çapan ile birlikte yargılanan ancak gazeteci olmayan iki kişi hakkındaki yakalama kararının gereğinin yerine getirilmesinin beklenmesine karar verdi.

Yargılamanın, 3 Aralık 2020 tarihinde görülecek 18. duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Koronavirüs pandemisi karşısında alınan önlemler kapsamında, adliyeye; tek sıra halinde girilebildi. Girişler, bu düzeni sağlamak için bariyerlerle kapatılmıştı.

Pandemi önlemleri kapsamında adliyeye, ateş ölçümü ve X-Ray taramasından geçildikten sonra girilebildi.

Duruşmanın yapıldığı salonun bulunduğu koridor güvenlik bariyerleri ile kapatılmıştı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma, küçük bir salonda görüldü. Koronavirüs pandemisi karşısında alınan sosyal mesafe önleminin sağlanması için, izleyiciler için ayrılan her iki oturma yerinden birine uyarı yazıldı.

Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) için duruşma salonuna iki ekran kurulmuştu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) gözlemcisi takip etti.

Genel Gözlemler

Mahkeme heyeti başkanının, koronavirüs pandemisi karşısında alınan önlemlerden biri olan maskeyi takmadığı görüldü. Hakim, uyarılara rağmen maskesini takmadı. Bir heyet üyesi ise “Söyleseniz de boş, maske taktığını görmedim” dedi.

16. Standing - June 16, 2020


Duruşmanın saat 11:00’da başlaması gerekiyordu. Ancak duruşma, gecikmeli olarak saat 13:00’da başladı.

Gazeteciler Reyhan Çapan ve Hüseyin Aykol, duruşmaya katılmadı. Gazetecileri avukatları Özcan Kılıç ve Sercan Korkmaz temsil etti.

Gazeteye yazı yazdıkları gerekçesiyle yargılanan iki sanık hakkındaki yakalama kararının yerine getirilmediği belirtildi.

Avukatlar, bu aşamada beyanda bulunmayacaklarını ifade etti. İddia makamı da eksik hususların giderilmesini istedi.


Gazeteye yazı yazdıkları gerekçesiyle yargılanan iki sanık hakkındaki yakalama kararının infazının beklenmesine karar verildi.

Yargılamanın 1 Ekim 2020 tarihli duruşma ile devam etmesi kararlaştırıldı.


Duruşma Öncesi

İzleyiciler ve gazeteciler X-Ray cihazından geçirilerek adliyeye alındı. Duruşma, “koronavirüs” pandemisi karşısında Türkiye’de alınan tedbirlerin kaldırıldığı ilk gün görüldü. Bu nedenle adliye önünde uzun kuyruklar oluştu.

Avukatların, gazetecilerin ve tüm sanıkların vücut ısıları, ateş ölçer ile ölçüldü. Maske takılmasına ilişkin zorunluluk tek tek hatırlatıldı. Ellerine dezenfektan uygulandı.

Tüm adliyede, sosyal mesafenin korunmasını sağlamak adına belirli aralıklarla şeritler çekildiği görüldü.

Duruşmayı takip etmek isteyen gazeteciler ve dava avukatları kimlik kontrolüne tabi tutulmadan, duruşma saatinden önce duruşmanın görüleceği salonun önüne alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü salon ufak bir salondu. Salonda avukat, sanık ve izleyiciler için yerler ayrılmıştı. Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) için iki ayrı ekranın yerleştirildiği görüldü.

Duruşma salonunda bulunan iki koltuktan biri, sosyal mesafenin korunması için bantlarla kapatıldı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ve P24 gözlemcileri takip etti.

Genel Gözlemler

Sanık yakınları, “koronavirüs” önlemleri kapsamında duruşma salonuna alınmadı. Özel güvenlik görevlilerinin ve mübaşirlerin maske taktığı görüldü.

15. Standing - May 14, 2020


Duruşma; “coronavirüs” pandemisi karşında Türkiye’de alınan tedbirler kapsamında, görülmeden 16 Haziran 2020 tarihine ertelendi.

14. Standing - Feb. 20, 2020


Duruşmanın 13:30’de başlaması bekleniyordu; ancak mahkeme heyeti 10 dakika geç kaldı.

Cezaevinden yazdıkları mektupların gazetede yayımlanması nedeniyle yargılanan M.K. ve L.Y., duruşmaya bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden bağlandı.

Duruşmada, gazetecileri avukatları Özcan Kılıç temsil etti.

Duruşma savcısı, önceki celselerde açıkladığı esas hakkındaki mütalaayı tekrar ettiklerini açıkladı.

Ardından söz alan M. K. ve L. Y. de önce beyanlarını tekrar ettiklerini savundu.

Gazetecilerin avukatları Özcan Kılıç, bu yazıları yazan kişilerin sorumluluğunun olmadığını, sorumluluğun gazetenin yazıişleri müdüründe olduğunu savundu.

Mahkeme heyeti, ara kararını açıkladı.


Mahkeme heyeti, savunmaların alınmayan sanıkların ifadelerinin alınması için haklarında yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi.

Yargılamanın 14 Mayıs 2020’de görülecek duruşmada devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

İzleyiciler ve gazeteciler, adliyeye X-Ray cihazından geçirilerek alındı. Duruşmayı takip etmek isteyen gazeteciler ve dava avukatları kimlik kontrolüne tabi tutulmadan, duruşma saatinden önce duruşmanın görüleceği salonun önüne alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü salon ufak bir salondu. Salonda avukat, sanık ve izleyiciler için yerler ayrılmıştı. Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) için iki ekran kurulmuştu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ve P24 gözlemcileri takip etti.

Duruşma yaklaşık 10 dakika sürdü.

13. Standing - Nov. 21, 2019


Duruşma saatinde başladı. Gazeteciler Hüseyin Aykol ve Reyhan Çapan, duruşmaya katılmadı. Gazetecileri, avukat Özcan Kılıç temsil etti.

Duruşma savcısı, önceki duruşmada açıkladığı esas hakkında mütalaayı tekrar etti. Ancak savcı, mütalaadaki bazı hataların düzeltilmesini talep etti.

Savcı, Çapan’ın suçlandığı bölüme Hüseyin Aykol’un isminin yazılmadığını belirtti. Çapan’a yöneltilen tüm suçlamalar, Aykol’a da yöneltildi.

Avukat Özcan Kılıç, savunma için süre talebinde bulundu.


Mahkeme heyeti, avukatların ek süre talebini kabul etti.

Yargılamanın 20 Şubat 2020’de görülecek duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Gazeteciler ve yurttaşlar, adliyeye X-Ray cihazından geçerek girebildi. Yargılanan gazeteciler ve duruşmayı takip edenler, ana koridorda bekletildi. Gazeteciler, duruşma saatinde salona alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma, normal büyüklükte bir salonda görüldü. Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) için iki ekran kuruluydu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği(MLSA) ve bazı haber ajanslarının muhabirleri takipm etti.

Genel Gözlemler

Herhangi bir olağanüstü durumun yaşanmadığı duruşma, yaklaşık beş dakika sürdü.

12. Standing - July 17, 2019


Duruşmanın başında söz alan M. K.’nın avukatı Reşat Aydın, müvekkiline yöneltilen suçlamanın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, savunma için ek süre talep etti.

Reyhan Çapan ve Hüseyin Aykol’un avukatı Özcan Kılıç, bu aşamada bir ekleyeceğinin olmadığını, esas hakkında mütalaanın açıklanmasını beklediklerini söyledi.

Duruşma savcısı, yenilenen esas hakkındaki mütalaayı okudu. Gazeteciler, mütalaada, iddianamede delil olarak yer almayan ve Ocak ve Mart 2016’da yayımlanan çeşitli haberler ve yazılar üzerinden de suçlandı. Ancak, delil olarak gösterilen yazı ve haberlerden birçoğu, yargılanan gazetecilere ait değildi. Haber ve yazılarda imzası bulunan isimlerin, “gerçek kimlik bilgilerinin bulunmadığı” iddia edildi. Haber ve yazılarda imzası bulunan ve kimliği tespit edilen başka kişiler de dosyaya sanık olarak eklendi. Suçlanan yazıların, bu kişilerin bulundukları cezaevinden gazeteye gönderdikleri mektuplar olduğu öğrenildi.

Haberlerde, “gazetedeki tüm haberlerin PKK eylemlerini meşrulaştırma övme amacına yönelik olduğu” iddia edildi.

Mütalaada, delil olarak sunulan yazı içeriklerinden sorumlu yazı işleri müdürü olarak Reyhan Çapan’ın, eş genel yayın yönetmeni olarak da Hüseyin Aykol’un sorumlu olduğu iddia edildi.

Esas hakkındaki mütalaada, sadece Çapan; “zincirleme şekilde suç işlemeye alenen tahrik etmek,” “zincirleme şekilde suçu ve işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen övmek,” “zincirleme şekilde terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı.

Avukatlar, açıklanan esas hakkındaki mütalaa karşısında savunmalarını hazırlama için ek süre talep etti.


Mahkeme heyeti, avukatların süre talebini kabul etti.

Yargılamanın 21 Kasım 2019’da görülecek duruşmada devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşma, bir önceki duruşmada belirlenen saatten yaklaşık 55 dakika geç başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonunda 20 kişilik oturma yeri bulunuyordu. Avukat ve sanıklar için ayrı ayrı yerler ayrıldı. Duruşmaya kimse katılmadığı için tüm sıralar boş kaldı. Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi için iki dev ekran kuruluydu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı gazeteciler takip etti.

Genel Gözlemler

Toplam beş dakika süren duruşmada, savcı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Savcının sözleri, izleyiciler bölümünden zor duyuldu.

11. Standing - April 15, 2019


Duruşmanın, başlama saati öne çekildiğinden, saat 13.30’da değil, 10.30’da başladı.

Mahkeme Başkanı, Eren Keskin’in dosyasının ayrılarak, kamuoyunda “Özgür Gündem Gazetesi Ana Davası” olarak bilinen dosya ile birleştirilip birleştirilmemesi konusunda, tarafların onay verip, vermediklerini sordu.

Duruşma savcısı, Eren Keskin’in dosyasının ayrılmasını talep etti.

Duruşma savcısı, ayrıca; esas hakkında mütalaanın tekrar hazırlanması için süre istedi.


Mahkeme heyeti, kararını açıkladı.

Eren Keskin’in dosyasının ayrılmasına ve bu dosyanın ise esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için savcılığa iletilmesine karar verildi.

Yargılamanın 17 Temmuz 2019’da görülecek duruşma ile sürmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşma saat önceden belirlendiği gibi 9.00’da başladı. Duruşmaya kimse gelmedi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonunda 20 kişilik oturma yeri bulunuyordu. Avukat ve sanıklar için ayrı ayrı yerler ayrıldı. Duruşmaya izleyici olarak kimse katılmadığı için tüm sıralar boş kaldı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya sadece M.K.’nın avukatı Reşat Aydın katıldı.

Genel Gözlemler

13.30’da başlayacağı duyurulan duruşma sabah 10.30’da görüldü.

9. Standing - Feb. 28, 2019


Gazetecilerin avukatı Özcan Kılıç duruşmaya katılmadı. Avukat Kılıç, yazılı savunmasını daha önce Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden sunmuştu.

Savcılığın, esas hakkındaki mütalaasını, iki duruşma arasında, mahkemeye sunduğu açıklandı. Mütalaada, gazetede yayımlanan haberler sıralandı. Üç gazetecinin cezalandırılması istendi.

Mütalaada, gazeteciler hakkındaki iddianamede yer almayan birçok yazı ve haber de sıralandı. Bu yazılar, bazı tutukluların gazeteye gönderdiği yazılardı. Bu kişiler, mütalaada; “terör örgütü propagandası yapmak,” “suç ve suçluyu övmek” ve “suç işlemeye tahrik etmekle” suçlandı.

Başka bir suçlama üzerinden tutuklu bulunan, ancak gazeteye gönderdiği bir mektubun yayınlanması üzerinden suçlanan M.K. bu duruşmada savunmasını yaptı. M.K., savunmasında; “mütalaanın düşünce özgürlüğü ve demokrasinin önüne bir set çektiğini, eleştirel bir yazı olduğunu” ifade edip, beraatini istedi.

Mahkeme heyeti ara kararını açıkladı.


Mahkeme heyeti, kararını duruşmaya ara vermeden açıkladı.

Avukatların; bu dosyanın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve yine gazetecilerin üzerinde yargılandığı başka bir dosya ile birleştirilmesi talebinin, bir sonraki celsede değerlendirilmesine karar verildi.

Yargılamanın, 15 Nisan 2019 tarihinde sürdürülmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşma, önceden belirlendiği gibi, saat 9.00’da başladı. Duruşmaya kimse gelmedi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonunda 20 kişilik oturma yeri bulunuyordu. Avukat ve sanıklar için ayrı ayrı yer ayrılmıştı. Duruşmaya kimse katılmadığı için tüm sıralar boş kaldı. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi için iki dev ekran kuruluydu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı; Medya ve Hukuk Derneği ile birlikte bazı haber ajanslarının muhabirleri izledi.

Genel Gözlemler

Olağanüstü bir gelişmenin yaşanmadığı duruşma yaklaşık 5 dakika sürdü.

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial (Minutes of the Hearing)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial (Indictment)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial 9. Standing (Minutes of the Hearing)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial 11. Standing (Minutes of the Hearing)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial 12. Standing (Minutes of the Hearing)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial 14. Standing (Minutes of the Hearing)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial 15. Standing (Minutes of the Hearing)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial 16. Standing (Minutes of the Hearing)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial 17. Standing (Minutes of the Hearing)

Hüseyin Aykol, Eren Keskin, Reyhan Çapan - “Publicly Insulting the President” and “Propaganda of Terrorist Organization” Trial 18. Standing (Minutes of the Hearing)

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial

Özgür Gündem Gazetesi; İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararıyla, 16 Ağustos 2016’da önce “geçici olarak” kapatıldı.

Ardından, gazetenin eş genel yayın yönetmenleri Eren Keskin ve Hüseyin Aykol ile gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya hakkında dava açıldı. 3 Mayıs 2016 ile 7 Ağustos 2016 tarihleri arasında, gazeteye destek için; “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyası yürütüldü.

Gazete; 15 Temmuz 2016’daki askeri darbe girişiminin ardından ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) yönetimi kapsamında 29 Ekim 2016’da çıkarılan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile bu kez “tamamen” kapatıldı. Hükümet, Meclis onayına başvurmadan yürürlüğe koyduğu KHK’ler ile çok sayıda basın yayın kuruluşunu kapattı.

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin sorumlu yazı işleri müdürü Reyhan Çapan, gazetenin yayınları nedeniyle açılan 163 farklı soruşturmada ve davada sanık olarak yer aldı.

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin yazarları ile eş yayın yönetmenleri hakkında açılan çok sayıda soruşturmaya, gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü Reyhan Çapan da dahil edildi.

Çapan, soruşturmalarda; gazetenin Kasım 2015 ile Mart 2016 tarihleri arasında yayımlanan sayılarındaki haberler ve yazılar üzerinden suçlandı. Çapan’ın suçlandığı haber ve yazıların tamamı, gazete ile dayanışmak için düzenlenen “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenleri Kampanyası’ndan” önce yayımlanmıştı.

Çapan, hakkında açılan soruşturmalar kapsamında gözaltına alınmadı. Çapan, savcılığa ifade vermeye davet edildi. Hakkındaki iddianamelere göre; Çapan, soruşturma aşamasında 21 Ocak 2016, 17 Mart 2016, 23 Mart 2016 ve 5 Nisan 2016 tarihlerinde verdiği ifadelerde, suçlamalara delil olarak gösterilen “yazıları, değişik ajanslardan temin ederek gazeteye aldıklarını, haberlerde propaganda mahiyetinde bir içerik bulunmadığı” yönünde savunma yaptı.

Çapan hakkında, gazetenin 16 farklı sayısında yayımlanan haber ve yazılar üzerinden soruşturma başlatıldı. Ancak, hakkındaki iddianamelerde, Çapan’ın savcılığa bundan çok daha az sayıda savunma verdiği görüldü.

Çapan hakkında, gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü olduğu dönemde açılan soruşturmalar sonucunda, Şubat 2016 ile Haziran 2016 arasında 16 ayrı iddianame hazırlandı.

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin sorumlu yazı işleri müdürü Reyhan Çapan hakkındaki 16 ayrı iddianame, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Şubat 2016 ile Haziran 2016 arasında farklı tarihlerde tamamlandı.

İddianameler, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda görevli iki savcı tarafından hazırlandı.

Hakkındaki iddianamelerin tamamında, gazetenin eş genel yayın yönetmeni Eren Keskin de sanık olarak yer aldı. Çapan ve Keskin; gazetenin eş genel yayın yönetmeni Hüseyin Aykol, gazetenin editörü Reyhan Hacıoğlu ile yazarlar Ayşe Berktay, Nuray Özdoğan, Celalettin Can, Ayşe Batumlu ve Filiz Koçali hakkında hazırlanan iddianamelerin tamamında sanık olarak yer aldı. Söz konusu gazeteciler hakkında hazırlanan, toplamda 16 iddianame birleştirildi.

Reyhan Çapan’ın sanık olarak yer aldığı iddianamelerin ilk ikisi 2 Şubat 2016 tarihinde tamamlandı. Gazetenin eş genel yayın yönetmeni Eren Keskin iki iddianamede de sanık olarak yer aldı.

İki iddianamede, gazetenin 9 Ocak 2016 ve 11 Ocak 2016 tarihlerinde yayımlanan haberler delil olarak gösterildi. “Ölüm Ablukasını Kıracağız,” “Devlet İmralı’da Psikolojik Savaş Yürütüyor,” “İnsanlık Kar Altında,” “Ablukaya Karşı Kesintisiz Direniş,” “PKK: Söz Veriyoruz,” “Gerillalar: Hiçbir Teknik Direnişi Yenemez,” “Çatışma Değil İnfaz,” “Tecridin Yansıması Katliamlardır,” “12 Kurşun 12 İnfaz” başlıklı haberler ve içerikleri sıralandı.

Çapan hakkındaki üçüncü iddianame, 8 Şubat 2016 tarihinde tamamlandı. İddianamede, Çapan ve Keskin ile birlikte, gazetenin eş genel yayın yönetmeni Hüseyin Aykol da sanık olarak yer aldı.

İddianamede, gazetenin 13 Ocak 2016 tarihli sayısında yayımlanan haber ve yazılara delil olarak yer verildi. “Botan’ın Evlatları Baharı Getirecek,” “Gülüşleriyle Yaşamı Aydınlatan Kadınlar,” “9 Şehit Derik’e Uğurlandı,” “Cenazeyi Taradılar,” “Cizir Tehdide Boyun Eğmez,” “Her Yeri Botan’a Çevireceğiz,” “Kimin Kime Diz Çöktüreceğini Göreceğiz” haberler ve içerikleri sıralandı.

Çapan hakkındaki dördüncü iddianame 11 Mart 2016 tarihinde tamamlandı. İddianamede, Çapan ve Keskin ile birlikte; gazetenin eş genel yayın yönetmeni Hüseyin Aykol, editörü Reyhan Hacıoğlu ile yazarları Ayşe Berktay ve Nuray Özdoğan da sanık olarak yer aldı.

Bu iddianamede, gazetenin, 16 Kasım 2015 tarihli sayısındaki haber ve yazılar, delil olarak gösterildi. “Halk Kahramanlarını Uğurladı,” “AKP Barbarlıkta DAİŞ Çeteleri ile Yarışıyor,” “Özgürlük Sarısı Şengal’in Köylerinde,” ve “YPG: Teröre Karşı Yanınızdayız” başlıklı haberler sıralandı.

İddianamede, gazetenin yazarı Nuray Özdoğan; “Cizre: Direnişin Kadim Kenti” başlıklı yazısı üzerinden suçlandı.

Ayşe Berktay’ın, “Barışı ve Huzuru İrademize Sahip Çıkarak Kuracağız” başlıklı yazısı, hakkındaki suçlamalara delil olarak gösterildi.

Reyhan Hacıoğlu ise “Mirabellerden Arinlere: Erkek Şiddetine Karşı Özsavunmaya” ve “İnsanlığın Umudu YPJ” başlıkları ile yayımlanan yazısı üzerinden suçlandı.

Çapan hakkındaki beşinci iddianame, 23 Mart 2016 tarihinde tamamlandı. İddianamede, gazetenin 24 Şubat 2016 tarihinde yayımlanan sayısındaki haberler ve yazılar sıralandı. “Gever Konuştu: İşgalci Gidecek,” “Hazex’in İradesi Zafer Kazanacak,” “YPS’den Yine Büyük Darbe,” “Çocukları Direnişle Yaşatalım,” “Mücadelenin Adı Sur Direnişi” başlıklı haber ve yazılara delil olarak yer verildi.

Çapan hakkındaki altıncı iddianame 24 Mart 2016 tarihinde tamamlandı. İddianamede, gazetenin 26 Ocak 2016 tarihli sayısında yer alan haber ve yazılar sıralandı. “Cizir’de Bir Bodrum Katında Can Çekişen 25 Yaralı Sivilin Son Mesajı: Binayı Üzerimize Yıktılar. Nefes Alamıyoruz,” “Açlık Grevine Giriyoruz,” “Kürt Soykırımı; Avrupa ve ABD,” “Sen Sustukça Her Ölüm Bir İnfazdır,” “Botan’dan Kürdistan’a, Daha Ne Kadar Susacaksınız” başlıklı yazı ve haberlere, delil olarak yer verildi.

Çapan hakkındaki yedinci iddianame, 25 Mart 2016 tarihinde tamamlandı. İddianamede, gazetenin 18 Mart 2016 tarihinde yayımlanan haber ve yazılarına yer verildi. “Amed’in Göbeğine Tank Yığını,” “Her Eve Bir Top Güllesi,” “YPS: 27 Asker ve Polis Öldürüldü,” “Nevroz Ateşini İsyana Dönüştüreceğiz” başlıklı haber ve yazılara delil olarak yer verildi.

Çapan hakkındaki sekizinci iddianame, 28 Mart 2016 tarihinde tamamlandı. İddianamede, gazetenin 10 Şubat 2016 tarihli sayısında yayımlanan haber ve yazılara yer verildi. “Hesap Günüdür,” “Halk Yürürse İktidar Yıkılır,” “Direnmekten Başka Yol Yok”, “Katliamcı Rejim Suçunu Gizliyor,” “YPS’den Devlet Güçlerine Darbe,” “Katliama Öfke Büyüyor” başlıklı haber ve yazılara suç delili olarak yer verildi.

Çapan hakkındaki dokuzuncu iddianame, 29 Mart 2019 tarihinde tamamlandı. İddianamede, gazetenin 27 Ocak 2016 tarihinde yayımlanan haber ve yazılarına yer verildi. “Her Yer Cizre, Her Yer Sur,” “Kobane Ruhu Hendeklerde,” “Cizir İçin Her Alan Bir Direniş Mevzisi Olmalı” başlıklı haber ve yazılar, suçlamalara delil olarak gösterildi.

Hakkındaki 10. iddianame 20 Mart 2016 tarihinde tamamlandı. İddianamede, gazetenin 4 Şubat 2016 tarihli sayısında yer alan haber ve yazılara yer verildi. “Kim Bu Katiller,” “Kürdistan Şehidin Uğurladı,” “Cizre’deki İnfaz Timleri Kim?,” “Sur için Yaşam için Direniş,” “Direnişin Adı Genç Kadın” başlıklı haber ve yazılar suçlamalara delil olarak gösterildi.

Çapan hakkındaki 11. iddianame, 20 Nisan 2016 tarihinde tamamlandı. İddianamede, gazetenin 16 Ocak 2016 tarihli sayısında yer alan haber ve yazılara yer verildi. “Ahlaksız Savaşa Karşı Tek Cephe,” “Bizim İrademiz Sizin Tanklarınızı Yenecek,” “Erdoğan Bu Savaşın Altında Kalacak” başlıklı haber ve yazılar suçlamalara delil olarak gösterildi.

Çapan hakkında hazırlanan 12. iddianame ise 25 Nisan 2016 tarihinde tamamlandı. Bu iddianamede Çapan ve Keskin ile birlikte gazetede yazısı yayımlanan Celalettin Can da sanık olarak yer aldı. İddianamede, gazetenin 7 Şubat 2016 tarihinde yayımlanan sayısındaki haber ve yazılara yer verildi. “Şeref Yolunda Şehit Düştüler,” “Cizir 56 Gündür Direniyor,” “YPS: 22 Çeteci Öldürüldü,” “Her Yer Kürdistan Her Yer Barikat” başlıklı haber ve yazılara yer verildi.

İddianamede, Celalettin Can; “Gün Direnme, Hakkını Kullanma Günü” başlıklı yazısı üzerinden suçlandı.

Çapan hakkındaki 13. iddianame, 25 Nisan 2016 tarihinde tamamlandı. İddianamede Çapan ve Eren Keskin ile birlikte Filiz Koçali de sanık olarak yer aldı. İddianamede, gazetenin 8 Mart 2016 tarihli sayısında yer alan haber ve yazılara yer verildi. “Oremar’da 26 Asker Öldürüldü,” “Kürdistan Özgürlük Meşaleleri, Özyönetim Onur Şelaleleri,” “Barikatların Ardında 8 Mart,” “PJAK’tan 8 Mart Mesajı: Serhildana” başlıklı haber ve yazılar suçlamalara delil olarak gösterildi.

İddianamede, Filiz Koçali ise “Korkun Bizden Bahar Geliyor” başlıklı yazısı üzerinden suçlandı.

Çapan hakkındaki 14. iddianame, 27 Mayıs 2016 tarihinde tamamlandı. İddianamede Çapan ve Keskin ile birlikte Ayşe Batumlu da sanık olarak yer aldı. İddianamede, gazetenin 2 Mart 2016 tarihli sayısında yayımlanan haber ve yazılar sıralandı. “YPS-Jin Direnişi Yükseliyor,” “Yürekler Sur ile Atıyor,” “Botan Sizinle Gurur Duyuyor,” “Kobani Ruhuyla Serhildan Günü” başlıklı yazı ve haberler suçlamalara delil olarak gösterildi.

İddianamede, Ayşe Batumlu; “O Küllerden Yeniden Doğacak Özgür Kadınlar” başlıklı yazısı üzerinden suçlandı.

Çapan hakkındaki 15. iddianame, 13 Haziran 2016 tarihinde tamamlandı. İddianamede, gazetenin 19 Ocak 2016 tarihinde yayımlanan haber ve yazılarına yer verildi. “Saraların, Sevelerin Özgürlük Ruhundan Korkuyorlar,” “Aynı Yolda Sonsuzlaşan 2 Yoldaş,” “Cizir’den Kürdistanlılara Direniş Çağrısı” başlıklı haber ve yazılar suçlamalara delil olarak gösterildi.

Çapan hakkındaki 16. iddianame ise 27 Haziran 2016 tarihinde yayımlandı. İddianamede, Çapan ve Keskin ile birlikte gazetenin eş genel yayın yönetmeni Hüseyin Aykol da sanık olarak yer aldı. İddianamede, gazetenin 7 Mart 2016 tarihinde yayımlanan haber ve yazıları suçlamalara delil olarak sıralandı. “Ferman Saray’ın Serhildan Bizim,” “Diz Çökmediler Boyun Eğmediler,” “Biz Kazandık Düşman Yenildi” başlıklı yazılar ve haberler suçlamalara delil olarak gösterildi.

Haklarındaki 16 iddianamede Çapan ile birlikte Keskin; delil olarak gösterilen haberler ve yazılar üzerinden, “PKK/KCK terör örgütü mensuplarının eylem ve faaliyetlerini meşru göstermek ve övmekle,” “güvenlik görevlilerini rastgele kişi öldüren, asayişi bozan kişiler olarak göstermekle,” “açıkça şiddeti, isyanı, güvenlik görevlilerine ve kendileri ile aynı görüşü savunmayan diğer tüm kişi ve gruplara karşı silahlı saldırıyı, baskıyı övmek ve teşvik etmekle” suçlandı.

İddianamelerde, “bu içeriklerin yayımlanmasının düşünce ve ifade hürriyeti veya basın hürriyeti kapsamında değerlendirilemeyeceği” öne sürüldü.

İddianamelerin birkaçında, “basının, bilgiyi yayma ve eleştirme ve yorumlama haklarının kabulü için bilginin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamunun ilgi ve yararının bulunması gerektiği” öne sürüldü. Bazı iddianamelerde, şu iddialar öne sürüldü:

“Eleştirinin verilişinde gereksiz, yararlı olmayan beyan, niteleme ve değerlendirmelere gidilerek, içerik ile uygun düşmeyen tahrik edici, yalın bir okuyucuda husumet ve kuşku yaratıcı dil ve ifade kullanılır, seçilen sözcükler aşağılayıcı küçük düşürücü, incitici nitelikte olursa, konu ile ifade arasındaki denge bozulur. Haber veya eleştiri, hukuka aykırı hale gelir.”

İddianamelerde Çapan’ın, tüm bu haber ve yazılardan, gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü olduğu için sorumlu olduğu iddia edildi. Bu iddia, Basın Kanunu’nun 11. maddesine dayandırıldı. Maddenin, “eser sahibinin belli olmaması durumunda yazı işleri müdürü ile bağlı bulunduğu kişinin cezai sorumluluğunun bulunduğu” hükmünü içerdiği anımsatıldı.

Hakkındaki 16 iddianamede, Çapan; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası istendi.

İddianamelerde Çapan, ayrıca; Türk Ceza Kanunu’nun 214/1 maddesi uyarınca, “suç işlemeye alenen tahrik etmekle” suçlandı. Bu kapsamda da hakkında, altı aydan beş yıla kadar hapsi istendi.

Çapan’a bir de, Türk Ceza Kanunu’nun 215/1 maddesi uyarınca “suçu ve suçluyu övmek” suçlaması yöneltildi. Bu kapsamda da hakkında iki yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Çapan hakkında, toplamda, bir yıl altı aydan 12 yıla kadar hapis cezası istendi.

Çapan’ın ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” talep edildi.

Çapan ile birlikte gazetenin eş yayın yönetmenleri ve yazarları hakkındaki 16 ayrı iddianame, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından birleştirilerek kabul edildi.

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin sorumlu yazı işleri müdürü Reyhan Çapan ile birlikte gazetenin eş genel yayın yönetmenleri ve yazarlarının yargılanmasına, 26 Mayıs 2016 tarihinde, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma ile başlandı.

Duruşmaya; Çapan ile birlikte, gazetenin eş genel yayın yönetmeni Eren Keskin ile yazarları Ayşe Berktay ve Nuray Özdoğan, avukatları ile birlikte katıldı.

Suçlamaları kabul etmeyen Çapan, yazılan yazılar ve haberlerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Hakkında verilecek olası bir ceza hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmedi.

Mahkeme, Ankara’da yaşayan Hüseyin Aykol’un savunmasının Ankara’da alınması için talimat yazılmasına karar verdi.

Yargılamanın ikinci duruşması 29 Eylül 2016 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinin değiştiği gözlendi.

Duruşmaya; Çapan ile birlikte Hüseyin Aykol ve Nuray Özdoğan, avukatları ile birlikte katıldı. Çapan, ilk duruşmada yaptığı savunmasını tekrar etti. Mahkeme, Hüseyin Aykol ve Nuray Özdoğan’ın duruşmalardan vareste tutulmasına, yani duruşmalara katılma zorunluluklarının kaldırılmasına karar verdi.

Yargılamanın üçüncü duruşması 13 Ekim 2016 tarihinde görüldü. İkinci duruşmada görev alan mahkeme heyetinden bir üye hakimin değiştiği gözlendi. Duruşma savcısı, yargılama dosyasının, esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için savcılığa iletilmesini talep etti. Savcılığın talebi kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılamanın dördüncü duruşması, 1 Aralık 2016 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinin değiştiği gözlendi. Duruşma savcısı; Çapan hakkında, daha önce tamamlanan ve bu yargılama dosyasında yöneltilen suçlamalarla aynı iddiaları taşıyan iddianamelerin birleştirilmesini talep etti. Çapan’ın avukatı Sercan Korkmaz, birleştirilmesi talep edilen iddianameler karşısında savunma yapmak için süre istedi. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılamanın beşinci duruşması 9 Mart 2017 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinin yine değiştiği gözlendi. Sanıklar hakkındaki yargılama dosyalarının birleştirilme işleminin tamamlanmasının beklenmesine karar verildi. Duruşma ertelendi.

Yargılamanın altıncı duruşması, 28 Haziran 2017 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinden bir üye hakimin değiştiği gözlendi. Duruşma savcısı; yargılama dosyasının, esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için savcılığa iletilmesini talep etti. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılamanın yedinci duruşması 26 Ekim 2017 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinden bir üye hakimin değiştiği gözlendi. Duruşma savcısı, bu duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.

Mütalaada, Çapan; Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlandı. Buna göre hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası talep edildi. Ancak, mütalaada, Çapan’ın; “suçu basın ve yayın yoluyla” işlediği iddia edildi. Bu nedenle hakkında istenen cezanın, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranında arttırılması talep edildi. Buna göre hakkında bir yıl altı aydan yedi yıl altı aya kadar hapis cezası istendi. Ancak, mütalaada yine, “suçun zincirleme şekilde işlendiği” öne sürüldü. Bu nedenle de hakkında istenen cezanın, Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılması talep edildi.

Böylece, mütalaada, Çapan hakkında, toplamda; bir yıl 10 ay 15 günden 13 yıl bir ay 15 güne kadar hapis cezası talep edildi.

Çapan, mütalaada; iddianame ile kendisine yöneltilen “suç işlemeye alenen tahrik” ve “suç ve suçluyu övme” iddiaları ile suçlanmadı.

Mütalaada, Eren Keskin ve Hüseyin Aykol hakkında da aynı suçlamalar karşısında aynı hapis cezaları talep edildi.

Mütalaada, ayrıca; Ayşe Berktay, Reyhan Hacıoğlu, Nuray Özdoğan, Celalettin Can ve Ayşe Batumlu hakkında, “Basın Kanunu kapsamında sorumluluklarının bulunmadığı” gerekçesiyle beraat talep edildi.

Avukat Özcan Kılıç, esas hakkındaki mütalaa karşısında savunma hazırlamak için ek süre istedi. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılamanın sekizinci duruşması 15 Mart 2018 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinin değiştiği gözlendi. Avukat Özcan Kılıç, dosyanın kapsamlı olması nedeniyle, savunma için bir kez daha ek süre istedi. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılamanın dokuzuncu duruşması 7 Mayıs 2018 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinden bir üyenin değiştiği gözlendi. Avukat Özcan Kılıç, dosyanın kapsamlı olması nedeniyle, savunma için yeniden ek süre istedi. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılamanın 10. duruşması 9 Temmuz 2018 tarihinde görüldü. Mahkeme heyeti, bu kez değişmedi. Avukat Özcan Kılıç; suçlamalara konu içeriklerin, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına göre ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu” söyledi. Bu kararların bağlayıcı olduğunu dile getiren avukat Kılıç, beraat talep etti.

Yargılamanın 11. duruşması 9 Ekim 2018 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinin değiştiği gözlendi. Avukat Özcan Kılıç, gazetenin eş genel yayın yönetmeni Eren Keskin hakkındaki bu yargılama dosyasının, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın yargılama dosyası ile birleştirilmesini talep etti. Duruşma, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin birleştirme talebine karşı görüşünün alınması için ertelendi. Mahkeme ayrıca, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’ndan, kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin künyesine ilişkin bilgi istedi.

Yargılamanın 12. Duruşması 28 Mart 2019 tarihinde görüldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma Bürosu’ndan daha önce talep edilen künye bilgilerinin mahkemeye ulaştığı açıklandı. Duruşma, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin birleştirme talebine karşı görüşünün alınması için ertelendi.

Yargılamanın 13. duruşması 8 Mayıs 2019 tarihinde görüldü. Mahkeme heyetinin yine değiştiği görüldü. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Eren Keskin hakkındaki yargılama dosyasının birleştirilmesi talebini reddettiği açıklandı. Avukat Özcan Kılıç, son savunmaların hazırlanması için süre talep etti. Talep kabul edildi, duruşma ertelendi.

Yargılamanın 14. duruşması 21 Mayıs 2019 tarihinde görüldü. Çapan, duruşmaya katıldı. Yargılamaya konu olan yazı ve haberlerin, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu söyledi.

Mahkeme, Çapan’ı; “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla iki yıl hapis cezasına çarptırdı. Ancak, mahkeme; “suçun basın ve yayın yoluyla işlendiğine” karar verdi. Bu nedenle Çapan hakkındaki ceza yarı oranında arttırılarak üç yıl hapis cezasına çıkarıldı. Mahkeme bir de “suçun zincirleme şekilde işlendiğini” kararlaştırdı. Bu nedenle, Çapan hakkındaki ceza bir kez daha arttırılarak, dört yıl altı ay hapis cezasına çıkarıldı. Çapan hakkındaki ceza, “yargılama sürecinde iyi hal, tutum ve davranışları” gerekçesiyle altı bir oranında indirildi.

Sonuç olarak Çapan, “zincirleme şekilde, basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla üç yıl dokuz ay hapis cezasına çarptırıldı.

Çapan hakkında, iddianamede kendisine yöneltilen “suçu ve suçluyu övme” ve “suç işlemeye alenen tahrik” suçlamasından ceza verilmedi. Bu karar, Türk Ceza Kanunu’nun 44. maddesine dayandırıldı. Buna göre, “bir fiil ile birden fazla suçun oluşması durumunda en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırıldığı” ifade edildi.

Çapan hakkındaki ceza ertelenmedi, cezaya ilişkin hükmün açıklanması geri bırakılmadı.

Hapis cezasına ilişkin karara, istinaf mahkemesinde itiraz edildi. Karara ilişkin istinaf mahkemesi incelemesi sürüyor.

14. Standing - May 21, 2019


Duruşma bir saat on dakika gecikmeli başladı.

Duruşmaya, yargılanan gazetecilerden Eren Keskin ve Reyhan Çapan katıldı.

Son savunmalar, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi aracılığıyla kaydedildi.

Keskin ve Çapan, kısa birer savunma yaptı. Keskin ve Çapan; yargılanmalarına neden olan yazılarına basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu söylediler.

Avukatlar, daha önce yaptıkları savunlarını tekrarladılar. Sanıkların beraatlerini talep ettiler.

Daha önceki duruşmada, hakkındaki başka bir yargılama kapsamında İstanbul Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Reyhan Hacıoğlu’nun savunmasını yapmak üzere duruşmaya getirilmesine karar verilmişti.

Mahkeme Başkanı, Hacıoğlu’nun; duruşmanın görüldüğü İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne getirildiğini söyledi.

Oysa avukat Özcan Kılıç, Hacıoğlu’nun; “duruşmayı protesto ettiğini ve duruşmaya katılmayacağını yazılı ve sözlü olarak beyan ettiğini” belirtti. Buna yönelik dilekçesini de mahkemeye gönderdiğini belirtti.

Yaklaşık bir saatlik bir saatlik beklemenin ardından, Hacıoğlu’nun Bakırköy Cezaevi’nde olduğu ve adliyeye gelmediği anlaşıldı.

Hacıoğlu’nun, duruşmaya katılmayacağını beyan ettiği dilekçesi, yargılama dosyasına eklendi.

Mahkeme başkanı, karar için; duruşmaya 10 dakika ara verdi.


Verilen aranın ardından, kararın açıklanması için duruşma salonunun kapısı açıldı. Ancak, duruşmaya katılan gözlemciler, karar açıklanırken, salona alınmadı.

Eren Keskin ve Reyhan Çapan; “zincirleme şekilde, basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla üç yıl dokuz ay hapis cezasına çarptırıldı. Çapan hakkındaki ceza ertelenmedi, cezaya ilişkin hükmün açıklanması geri bırakılmadı.

Hüseyin Aykol, “zincirleme şekilde, basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla iki yıl bir ay hapis cezasına çarptırıldı. Aykol hakkındaki ceza ertelenmedi, cezaya ilişkin hükmün açıklanması geri bırakılmadı.

Keskin, Aykol ve Çapan hakkındaki kararlara ilişkin istinaf mahkemesi incelemesi sürüyor.

Ayşe Batumlu ve Reyhan Hacıoğlu “basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla bir yıl üç ay hapis cezasına çarptırıldı. Karara ilişkin hükmün açıklanması geri bırakılmadı. Ancak ceza ertelendi.

Mahkeme; Celalettin Can, Nuray Özdoğan, Ayşe Berktay’ın ise beraatine karar verdi.

Filiz Koçali hakkındaki yargılama dosyasının ise ayrılmasına karar verildi.


Duruşma Öncesi

Yargılanan gazeteciler ve gözlemciler, duruşma öncesinde, duruşmanın görüleceği salonun bulunduğu koridora alınmadı.

Gazeteciler ve gözlemciler, duruşma salonuna; ancak duruşma başladıktan sonra alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride kolluk kuvveti yoktu. İki avukatın bulunduğu yerin karşısında yer alan masada, tercüman oturuyordu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı; İrlanda Büyükelçiliği yetkilileri ile Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Bağımsız Gazeteciler Platformu (P24), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) gözlemcileri takip etti.

Genel Gözlemler

Mahkeme heyeti, o gün boyunca, 12 duruşma gördü.

Bu yargılamanın duruşmasının o günkü listeye göre 11. sırada görülmesi gerekiyordu. Ancak duruşma, o günün listesinin son sırasına alındı.

13. Standing - May 8, 2019


Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nde yazısı yayımlandığı için yargılanan H.G., duruşmaya; tutuklu bulunduğu hapishaneden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı.

Mahkeme Başkanı, H.G.’ye “ister Kürtçe ister Türkçe savunma yapabileceğini, mahkeme heyetinin anadilde savunma hakkına saygı duyduğunu, bu nedenle de mahkemede Kürtçe tercümanın hazır bulunduğunu” söyledi.

Cezaevinden yazdığı ve Özgür Gündem Gazetesi’nde, Mart 2016’da yayınlanan bir yazısı nedeniyle yargılanan H.G., savunmasını tercüman aracılığıyla Kürtçe verdi.

Duruşmaya, yargılanan gazetecilerden hiçbiri katılmadı.

Duruşma savcısı, daha önce açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar etti.

Avukat Özcan Kılıç, daha önceki duruşmalarda dile getirdiği; Eren Keskin hakkındaki yargılama dosyasının, kamuoyunda “Özgür Gündem Gazetesi Ana Davası” olarak bilinen ve İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen yargılama dosyası ile birleştirme talebini yineledi.

Avukat Kılıç’ın talebi, tutanaklara yansıtılmadı.

Mahkeme bir önceki duruşmada, Keskin hakkındaki yargılama dosyalarının birleştirilmesi karşısında İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin görüşünün alınmasına karar vermişti. Mahkeme Başkanı, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, birleştirme talebi karşısında olumsuz görüş bildirdiğini açıkladı.

Mahkeme Başkanı, avukat Özcan Kılıç’tan, esas hakkındaki mütalaa karşısındaki savunmasını yapmasını istedi. Mahkeme Başkanı, “savunma yapılırsa, bu duruşmada karar vermek istediğini” belirtti.

Avukat Kılıç ise birleştirme talebi konusunda, bu mahkemenin ısrarcı olabileceğini vurguladı.

Kılıç, savunma için ek süre talep etti. Ayşe Berktay’ın avukatı Sercan Korkmaz da savunma için ek süre istedi.

Mahkeme; karar için, duruşmaya beş dakika ara verdi.


Mahkeme, avukatların savunma için ek süre taleplerini kabul etti.

Hakkındaki bir başka yargılama kapsamında Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Reyhan Hacıoğlu’nun bir sonraki duruşmaya katılması ve hakkında hazırlanıp birleştirilen dosyalar karşısında savunmasını yapması için cezaevine yazı yazılmasına karar verildi.

Yargılamanın, 21 Mayıs 2019 tarihinde görülecek 14. duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Gözlemciler ve gazeteciler, duruşma öncesinde, duruşa salonunun bulunduğu koridora alınmadı. İzleyiciler, duruşma salonuna ancak duruşma başladıktan sonra alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride kolluk kuvveti yoktu. İki avukatın bulunduğu yerin karşısında yer alan masada ise tercüman oturuyordu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı; Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) gözlemcileri ile gazeteciler takip etti.

Genel Gözlemler

Mahkeme Başkanı; diğer yargılamalarda da yaptığı gibi, sanığa “sen” diye hitap etti.

Salonda Kürtçe tercümanın hazır bulunduğunu söylerken, “heyet olarak anadilde savunma hakkına saygı duyduklarını” birkaç kez vurguladı.

12. Standing - March 28, 2019


Duruşmaya, yargılanan gazetecilerden hiçbiri katılmadı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma Bürosu’ndan daha önce talep edilen gazeteye ait künye bilgilerinin, mahkemeye ulaştığı açıklandı. Duruşma savcısı, daha önce açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar etti. Ancak, savcı; künye bilgilerinin incelenmesinin ardından mütalaanın değişebileceğini ifade etti.

Avukat Özcan Kılıç, yargılanan gazeteci sayısı fazla olduğundan savunmalar için ek süre istedi. Avukat Kılıç, Eren Keskin’in bu davadaki yargılama dosyasının, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunda “Özgür Gündem Gazetesi Ana Davası” olarak bilinen yargılama dosyası ile birleştirilmesini talep etti.


Eren Keskin’in yargılama dosyaları ile ilgili birleştirme talebi karşısında, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin görüşünün alınmasına karar verildi.

Yargılamanın, 8 Mayıs 2019 tarihli 13. duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşma öncesinde gazeteciler, duruşmanın görüleceği mahkeme salonunun bulunduğu koridora alınmadı.

Duruşma başladıktan sonra sanıkların isimleri okunmaya başladı.

Gözlemciler, duruşma salonuna; duruşma başladıktan sonra alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkeme salonunda yaklaşık 20 kişilik izleyici alanı bulunuyordu. İçeride kolluk kuvveti yoktu. Mahkeme başkanı ve savcı mikrofon kullanmadığı için söyledikleri zor duyuldu.

Duruşmaya Katılım

Yargılanan gazetecilerden hiçbiri duruşmaya katılmadı.

Duruşmayı; Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ve Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24) gözlemcileri ile az sayıda gazeteci takip etti.

Genel Gözlemler

Duruşmada olağanüstü bir durum yaşanmadı.

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial (Reasoned Judgement)

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial (Minutes of the Hearing)

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial (Indictment)

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial 12. Standing (Minutes of the Hearing)

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial 13. Standing (Minutes of the Hearing)

"Özgür Gündem Newspaper Writers and Co-Editorial Directors" Trial 14. Standing (Minutes of the Hearing)

Reyhan Çapan - “Propaganda of Terrorist Organization,” “Propaganda of Terrorist Organization Through Media” and “Disclosure and Publication of Terrorist Organization” Trial

The Chief Public Prosecutor’s Office of Istanbul launched several investigations concerning Reyhan Çapan, managing editor-in-chief of the now-closed Özgür Gündem newspaper, over the contents published in the newspaper in 2012, 2013 and 2014.

Çapan was not detained over the investigations. She was called to the prosecutor’s office to give testimony. However, Çapan did not give defensive statements in any of the investigations concerning her.

Most of the articles and news items that were cited as evidence against her were not prepared by Çapan. However, the prosecutor’s office held Çapan responsible for said articles and news items as she was the managing editor-in-chief of the newspaper.

After the investigations were completed, 18 separate indictments were prepared concerning Çapan and submitted on different dates in 2012, 2013, 2014 and 2015. The indictments were prepared by three different prosecutors.

The Chief Public Prosecutor’s Office of Istanbul prepared 18 different indictments concerning Reyhan Çapan, the managing editor-in-chief of the now-closed Özgür Gündem newspaper.

The prosecutor, who prepared nine of the indictments concerning Çapan was one of the prosecutors who conducted the investigation publicly known as “17-25 December corruption and bribery operation”. Three ministers in the government and their children were implicated in the allegations of corruption and bribery as part of the operation launched at the end of 2013. As part of the investigation that was launched on 25 December 2013, then-Prime Minister Recep Tayyip Erdoğan and his son Bilal Erdoğan were also called to bear testimony as suspects. The prosecutor was expelled from the legal profession following the operation. The prosecutor travelled abroad and several lawsuits were filed against him.

Meanwhile, the prosecutor who prepared one of the indictments concerning Çapan was the prosecutor who launched the investigation concerning the management, writers and correspondents of Cumhuriyet newspaper in October 2016. It was later revealed during the investigation on Cumhuriyet newspaper that the prosecutor was “tried over the allegations of being a FETO member”. Upon this finding, the prosecutor turned over the Cumhuriyet newspaper investigation.

The indictment dated 7 November 2012 cited as evidence two articles under headlines, “Artık Gerçeği Görün” [See the Truth Already] and “Tuğluk: Devlet artık yenilmiştir” [Tuğluk: The State has lost], which were published in the newspaper’s 29 August 2012 issue. The indictment asserted that “the articles forming the basis of the accusations praised the terrorist organisation’s terror and violence methods and incited terror and violence”. The second indictment that was prepared the same day charged Çapan over the article published in the newspaper’s 10 September 2012 issue with the headline, “Biz de AKP’li vekillere Kürdistan’ı yasaklarız” [Then we will ban AKP MP’s from Kurdistan”. The indictment prepared the same day concerning Çapan included another article published in the newspaper’s 15 August 2012 issue with the headline, “Nereden nereye” [How times change].

The indictment prepared on 20 November 2012 charged Çapan over the article published in the newspaper’s 27 August 2012 issue with the headline, “Askerden İtiraf: Denetim HPG’de” [The Military Confesses: HPG is in Control]. The indictment asserted that the article “carried out terrorist organisation propaganda”.

The indictment dated 7 January 2013 cited as evidence the article published in the newspaper’s 23 October 2012 issue with the headline, “Vebali Hükümetindi” [The Blames Lies with the Government]. The indictment asserted that the newspaper “published memos or statements that legitimise, praise or encourage terrorist organisations’ methods, which include coercion, violence and intimidation and encouraged adopting these methods”.

Another indictment prepared the same day charged Çapan over the articles and news items published in the newspaper’s 29 October 2012 issue with the headlines, “Serhildan dalga dalga büyüyor” [The uprising grows in waves], “Halk Öcalan Serhildanı başlatmalı” [The People Should Start an Öcalan Uprising], and “Yarın şalterler iniyor, kontaklar kapanıyor” [Tomorrow switches will come down, engines will be turned off]. Another indictment prepared the same day charged Çapan with the article dated 6 November 2012 with the headline, “Bir Bardak Suda Fırtına” [Storm in a Teacup]. Another indictment dated the same day listed an article dated 29 November 2012 with the headline, “Eşsiz Bir Direniş Geleneği” [A Unique Tradition of Resistance]. Çapan was charged with “terrorist organisation propaganda” over these articles and news items.

The indictment dated 20 September 2013 charged Çapan with the article dated 17 August 2013 with the headline, “15 Ağustos Ruhuyla Sonuç Alma Zamanı” [Time to Get Results with the Spirit of 15 August].

Meanwhile, the article dated 3 February 2014 listed the articles published in the newspaper’s 1 December 2013 issue with the headlines, “Devrimi Şehitlere Borçluyuz” [We Owe the Revolution to Martyrs], “Özgürlüğe Kadar Durmayacağız” [We Won’t Stop Until Freedom] and “PKK’nın 35 yılı” [35 Years of the PKK].

The indictment dated 16 May 2015 charged Çapan with the articles published in the newspaper’s 29 March 2014 issue with the headline, “Kürtlerin Che’si” [The Kurdish Che] and “İlk kurşun ilk komutan” [The first bullet, the first commander]. Another indictment dated the same day included an article dated 28 March 2014 with the headline, “İnsanlık Savunmasına Katılalım” [Let’s Join the Defence of Humanity]. The third indictment prepared the same day charged Çapan with the article published in the newspaper’s 27 March 2014 issue with the headline, “Bu Bir Onur Savaşı” [This is a War of Honour]. The indictment asserted that the articles “carried out terrorist organisation propaganda” and “published memos and statements of terrorist organisations”.

The indictment dated 3 June 2014 included the article published in the newspaper’s 21 February 2014 issue with the headline, “Zap Karizmayı Çizdi” [Zap Loses Face]. The indictment prepared on 5 January 2015 cited as evidence the article published in the newspaper’s 21 September 2014 issue with the headline, “Akın Akın Kobane’ye” [To Kobane in Flocks].

Two indictments prepared on 6 January 2015 charged Çapan over the articles published in the newspaper’s 26 September 2014 issue with the headline, “Bir Mevziiyi de Siz Tutun” [You Too Should Hold A Front] and “Kobane Direnişi Özgür Bir Kürdistan İçin Başlangıç” [The Kobane Resistance is the Beginning for Free Kurdistan].

Two indictments dated 14 January 2015 cited the articles, which formed the basis of the accusations, published in the newspaper’s 8 October 2014 and 9 October 2014 issues with the headlines, “Her Sokak Bir Kobane” [Every Street is Another Kobane] and “AKP’nin Kobane Hesabı ve Yasakları Halkın Ayakları Altında/Kobane Serhildanı” [AKP’s Kobane Plans and Prohibitions Trampled by the People/the Kobane Uprising].

It is worth noting that most of the indictments highlighted the fact that freedom of thought and expression were protected by the Constitution and established practices of the Court of Human Rights. However, the indictments asserted that “taking into account the established practices of the Court of Human Rights, expression of opinions that clearly encourage terror and violence cannot be evaluated within freedom of thought”.

The indictments charged Çapan over the articles and news items that were authored by other people or published anonymously. Charges were grounded on the third subsection of Article 11 of the Press Law. The indictments stated that the law contained the provision: “If the owner of a periodical was not specified or he/she did not hold criminal liability during the publication or he/she could not be tried due to being abroad, the acting manager, editor-in-chief or executive editor shall be held responsible”.

Çapan was charged over three different allegations in 18 different indictments.

Çapan was charged with “terrorist organisation propaganda” in accordance with Article 7/2 of the Law on Anti-Terrorism. The prosecution demanded that Çapan be sentenced to imprisonment of between one year and five years within this scope.

Çapan was also charged with “terrorist organisation propaganda by means of the media” in accordance with the second subsection of Article 7/2 of the Law on Anti-Terrorism. Accordingly, the prosecution demanded that the sentence of imprisonment of between one year and five years over the charge of “terrorist organisation propaganda” be increased by half. The prosecution then demanded that Çapan be sentenced to imprisonment of between eighteen months and seven years and six months.

The indictments charged Çapan with “printing or publishing the statements of terrorist organisations” in accordance with Article 6/2 of the Law on Anti-Terrorism. Fort his charge, the prosecution demanded that Çapan be sentenced to imprisonment of between one year and three years.

The prosecution also demanded a judicial fine of between 1,000 days and 5,000 days in accordance with the fourth subsection of Article 6/2 of the Law on Anti-Terrorism. According to this, Çapan was held responsible for the publication “despite not becoming complicit in the crime of printing or publishing statements of terrorist organisations”.

In total, the indictments demanded that Çapan be sentenced to imprisonment of three years and six months and 15 years and six months and a judicial fine of between 1,000 days and 5,000 days.

It was also demanded that Çapan “be deprived of the enjoyment of certain rights” in accordance with Article 53 of the Turkish Penal Code.

The 18 indictments concerning Çapan were merged and accepted by the 2nd High Criminal Court of Istanbul.

The trial concerning Reyhan Çapan, the managing editor,in-chief of the now-closed Özgür Gündem newspaper, commenced with the first hearing at the 2nd High Criminal Court of Istanbul on 4 December 2014 after the ruling to merge the 18 indictments concerning her.

Çapan attended the hearing with her attorney Özcan Kılıç. Çapan presented her two-page written defensive statement to the court. She stated that she had no criminal intent. Çapan stated that the articles and news items should be considered within the freedom of the press and speech. She demanded her acquittal. Çapan did not accept a potential delaying of the pronouncement of the judgment.

Attorney Özcan Kılıç stated that the articles forming the basis of the accusations concerning Çapan were written by other people. The court provided additional time for the presentation of documents regarding the sources of said articles and the hearing was adjourned.

The second hearing of the trial took place on 5 March 2015. The panel of judges had not changed; however the prosecutor for the hearing had changed. The hearing was adjourned to receive Çapan’s defensive statements against other trial cases that were merged.

The third hearing of the trial took place on 11 May 2015. One member of the panel of judges had changed. Çapan attended the hearing with her attorney Özcan Kılıç. Çapan stated that her defensive statement concerning the new and merged cases was the same as her previous statement.

The fourth hearing of the trial took place on 2 June 2015. The hearing was adjourned to receive defensive statements of people who were the authors of the articles and news items that led to Çapan’s trial.

The fifth hearing of the trial took place on 10 November 2015. Çapan stated that she repeated her previous defensive statement. The hearing was adjourned to receive the defensive statements of other defendants.

The sixth hearing of the trial took place on 16 March 2016. The court announced that other defendants were abroad. An arrest warrant was issued concerning one of these defendants. The court ruled to not receive the defensive statement of another suspect on the grounds that his/her address abroad was unknown.

The seventh hearing of the trial took place on 11 October 2016. The court ruled to wait for the fulfilment of the arrest warrant concerning a defendant and the hearing was adjourned.

The eight hearing of the trial took place on 22 February 2017. The hearing was adjourned for the same reasons.

The ninth hearing of the trial took place on 31 May 2017. One member of the panel of judges had changed. The court ruled to wait for the fulfilment of the arrest warrant concerning a defendant. In addition, the court ruled to merge four separate indictments concerning two defendants with this trial case. The hearing was adjourned to receive the defensive statements of these defendants.

The tenth hearing of the trial took place on 1 November 2017. One member of the panel of judges had changed once again. The hearing was adjourned once again to receive the defensive statements of other defendants.

The eleventh hearing of the trial took place on 1 March 2018. The hearing was adjourned for the same reasons.

The twelfth hearing of the trial took place on 3 July 2018. One member of the panel of judges had changed. Çapan was being held in remand at Erzurum Type E Closed Prison for another case during this hearing. The hearing was adjourned again to receive the defensive statements of other defendants.

The thirteenth hearing of the trial took place on 22 January 2019. The president of the court who conducted the first 12 hearings of the trial had changed at this hearing. The court ruled to wait for the fulfilment of the arrest warrants previously issued concerning two defendants. The court also ruled to wait to receive the defensive statement of another defendant.

The fourteenth hearing of the trial took place on 20 June 2019. Members of the panel of judges had changed at this hearing. The hearing was adjourned for the same reasons.

The fifteenth hearing of the trial took place on 31 October 2019. The hearing was adjourned for the same reasons.

The sixteenth hearing of the trial took place on 18 March 2020. The hearing was adjourned for the same reasons.

The seventeenth hearing of the trial took place on 23 September 2020. One member of the panel of judges had changed. Çapan and her attorney Özcan Kılıç did not attend this hearing and the hearing did not take place. The court ruled to wait for the fulfilment of the arrest warrants issued concerning some individuals who were on trial with Çapan.

The court ruled that the trial would continue with the eighteenth hearing on 26 January 2021.

The prosecutor’s office has still not presented its opinion as to the accusations for the trial which commenced in December 2014.

17. Standing - Sept. 23, 2020


Reyhan Çapan ve avukatı Özcan Kılıç, duruşmaya katılmadı. Avukat Kılıç, duruşma öncesinde mahkeme heyetine mazeret sundu. Bu yüzden duruşma görülmedi.

Mahkeme heyetinde bir üyenin değiştiği gözlendi. Bu yüzden, duruşma; önceki duruşma tutanaklarının okunması ile başladı.


Mahkeme heyeti, Çapan ile birlikte yargılanan bazı kişiler hakkında çıkarılan yakalama kararının gereğinin yerine getirilmesinin beklenmesine karar verdi.

Yargılamanın, 26 Ocak 2020 tarihinde görülecek 18. duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Adliyeye girişler, koronavirüs pandemisi karşısında alınan önlemler kapsamında tek sıra halinde yapıldı. Girişler, bu nedenle bariyerlerle çevrilmişti.

Gelenler, ateş ölçümü yapıldıktan ve X-Ray taramasının ardından adliyeye alındı.

Duruşmanın yapıldığı salonun önünde herhangi bir bariyer yoktu.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma görülmediği için mahkeme salonuna ilişkin gözlem yapılamadı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya yargılanan gazeteci ve avukatları dahil kimse katılmadı.

Genel Gözlemler

Duruşma görülmediği için duruşmaya ilişkin genel gözlem yapılamadı.

Reyhan Çapan - “Propaganda of Terrorist Organization,” “Propaganda of Terrorist Organization Through Media” and “Disclosure and Publication of Terrorist Organization” Trial (Minutes of the Hearing)

Reyhan Çapan - “Propaganda of Terrorist Organization,” “Propaganda of Terrorist Organization Through Media” and “Disclosure and Publication of Terrorist Organization” Trial (Indictment)

Reyhan Çapan - “Propaganda of Terrorist Organization,” “Propaganda of Terrorist Organization Through Media” and “Disclosure and Publication of Terrorist Organization” Trial 17. Standing (Minutes of the Hearing)

Press in Arrest is a database, monitoring, documentation and collective memory study of Press Research Association.
+90 (312) 945 15 56 | pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License
Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.